Örgütsel Davranış

317 soru

Soru 221Soru

Bir büyükşehir belediyesinin Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME) görevli sivil mühendis Melis Hanım, şehrin yeni akıllı sinyalizasyon sisteminin karmaşık algoritmalarına ve yazılım kodlarına tam anlamıyla hâkim olan yegâne personeldir. Melis Hanım, kurum şemasında emir-komuta zincirinde bir amir statüsünde bulunmamasına ve astlarına doğrudan talimat verme yetkisi olmamasına rağmen, bu eşsiz teknik donanımı sayesinde alınacak ulaşım kararları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Yaklaşan daire başkanlığı atamalarında kendi adaylığını güçlendirmek isteyen Melis Hanım, otobüs filo yöneticileri ve raylı sistem şefleriyle gayriresmî toplantılar düzenlemiş; üst yönetime karşı ortak bir duruş sergilemek ve toplu bir destek bloğu oluşturmak amacıyla bu gruplarla anlaşmaya varmıştır.

Buna göre, Melis Hanım'ın kurum içindeki etkisini dayandırdığı temel güç kaynağı ve atama sürecinde başvurduğu örgütsel politika taktiği aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlık gücü – Koalisyon kurma

Cevap

Uzmanlık gücü – Koalisyon kurma
Melis Hanım'ın sadece teknik bilgi ve donanımına bağlı olarak elde ettiği etki kapasitesi, French ve Raven'ın sınıflandırmasına göre 'Uzmanlık Gücü'dür. Uzmanlık gücü, bireyin sahip olduğu özel bilgi ve beceriden kaynaklanır. Öte yandan, atamalarda destek sağlamak amacıyla diğer birim yöneticileriyle ortak bir blok oluşturması ve gayriresmî ittifak yapması, bir örgütsel politika taktiği olan 'Koalisyon Kurma' eylemidir. Bu nedenle doğru eşleşme uzmanlık gücü ve koalisyon kurma kavramlarını içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki karakterin hiyerarşik konumu ve etkisinin kaynağı analiz edilir.
Karakterin resmi bir amir statüsünün olmadığı, ancak teknik bilgisi ve donanımı (sisteme hâkim yegâne personel olması) sayesinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu tespit edilir.
Etkinin resmi otoriteye (yetkiye) mi yoksa gayriresmi bir güç kaynağına mı dayandığını belirlemek için.
2
Tespit edilen etki kaynağı, French ve Raven'ın güç tipolojisiyle eşleştirilir.
Bilgi, beceri ve deneyimden kaynaklanan bu etki türünün 'Uzmanlık gücü' olduğu sonucuna varılır.
Örgütsel davranış literatüründeki temel güç kaynaklarını doğru sınıflandırmak için.
3
Karakterin atama sürecindeki davranışı ve diğer yöneticilerle olan etkileşimi incelenir.
Ortak bir amaca ulaşmak için diğer birim yöneticileriyle gayriresmî olarak anlaşması ve üst yönetime karşı destek bloğu oluşturması tespit edilir.
Bu eylemin hangi örgütsel politika taktiği kategorisine girdiğini saptamak için.
4
Tespit edilen eylem, örgütsel politika kavramlarıyla eşleştirilir.
Ortak çıkar etrafında birleşerek oluşturulan bu müttefikliğin 'Koalisyon kurma' taktiği olduğu belirlenir.
Hem güç kaynağını hem de taktiği doğru veren seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Örgütsel Güç Türleri ve Politika Taktikleri
Soru 222Soru

Bir kamu kurumunun bilgi işlem daire başkanlığında görevli beş kişilik bir ekip, kurum içi yeni bir mesajlaşma altyapısı kurmakla görevlendirilmiştir. Süreç içerisinde ekip üyelerinden birinin, "Proje sonunda bireysel performansımız değil, tüm ekibin ortak çıktısı değerlendirilecek; benim eksikliğimi kimse fark etmez" düşüncesiyle üzerine düşen görevleri aksattığı ve tek başına çalışırken göstereceği çabanın çok daha azını sergilediği gözlemlenmiştir.

Örgütsel davranış literatürüne göre, bireylerin grup halinde çalışırken bireysel çalıştıkları durumlara kıyasla daha az efor sarf etmesi eğilimini ifade eden bu kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal kaytarma

Cevap

Doğru yanıt, bireylerin grup içinde sorumluluk duygusunu kaybederek çabalarını azaltmalarını tanımlayan sosyal kaytarma kavramıdır.
Vakada anlatılan olay, kişinin kendi çabasının doğrudan ölçülemeyeceği durumlarda grubun geneline güvenerek daha az performans sergilemesidir. Örgütsel davranış biliminde bireyin gruptayken tek başınayken gösterdiğinden daha az çaba gösterme eğilimi doğrudan 'sosyal kaytarma' kavramıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki temel örgütsel davranış probleminin tespit edilmesi
Bir çalışanın, bireysel performansının ayırt edilemeyeceği düşüncesiyle grup çalışmasında eforunu düşürdüğü belirlenmiştir.
Soruda sorulan kavramın tanımlanabilmesi için olayın odak noktasının doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen durumun literatürdeki karşılığının bulunması
Grup içinde eforun ve motivasyonun azalması durumu literatürde 'sosyal kaytarma' (Ringelmann etkisi) olarak adlandırılır.
Örgütsel davranışta performans ve grup dinamiklerini açıklayan temel kavramların bilinmesi esastır.

Anahtar Kavram

Sosyal Kaytarma (Social Loafing)
Soru 223Soru

Bir düzenleyici ve denetleyici kurumda kıdemli uzman olan Selim Bey, kurumun yeni uygulamaya koyduğu "hibrit çalışma" kotalarının sonuçları açıklandığında, kendisiyle aynı unvanda olan ve ölçülebilir iş yükü kendisinden daha az olan bir meslektaşının bu hakka sahip olup kendisinin olamadığını görmüştür. Selim Bey, kendi çabası ile elde ettiği bu netice arasındaki dengesizliğin büyük bir haksızlık olduğunu düşünmektedir. Bununla birlikte, değerlendirme kriterlerinin (hizmet süresi, yabancı dil puanı, disiplin cezası almama vb.) herkes için standart uygulandığını, süreçte itiraz hakkı tanındığını ve değerlendirme komisyonunun tarafsız çalıştığını kabul etmektedir. Durumun gerekçesini öğrenmek için daire başkanıyla görüştüğünde, başkanı karara temel teşkil eden tüm puanlama tablolarını ve teknik verileri zamanında ve oldukça anlaşılır bir şekilde kendisine sunmuştur. Ancak başkan, görüşme boyunca Selim Bey ile göz teması kurmaktan kaçınmış, alaycı bir ses tonuyla "kendini kurumun vazgeçilmezi sanma yanılgısından kurtulmasını" tavsiye etmiştir.

Buna göre, Selim Bey'in adalet algısı ve bunun muhtemel örgütsel yansımaları hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elde edilen sonuca yönelik dağıtımsal adalet inancı düşük olsa da, komisyonun işleyişine duyulan süreçsel adalet ve yöneticinin şeffaflığına dayalı bilgisel adalet algısı olumludur; ihlal edilen boyut kişilerarası adalettir.

Cevap

Selim Bey'in dağıtımsal adalet algısının düşük, süreçsel ve bilgisel adalet algısının yüksek olduğu; ancak yöneticinin kaba tavrı nedeniyle etkileşimsel adaletin kişilerarası boyutunun ihlal edildiğini ifade eden seçenektir.
Vaka incelendiğinde; Selim Bey'in kendi çabasıyla sonucu (hibrit çalışma hakkını) kıyaslayıp haksız bulması 'dağıtımsal adalet' algısının düşük olduğunu gösterir. Ancak kriterlerin eşit, tarafsız ve itiraz edilebilir standartlarda uygulandığına inanması 'süreçsel adalet' algısının yüksek olduğunu belirtir. Yöneticinin kararın nedenlerini, tablolar ve teknik verilerle zamanında ve şeffafça sunması etkileşimsel adaletin 'bilgisel' alt boyutunun sağlandığını gösterirken; görüşme sırasındaki alaycı, aşağılayıcı ve iletişime kapalı (göz temasından kaçınan) tavrı 'kişilerarası' alt boyutun net bir şekilde ihlal edildiğini kanıtlar. Doğru seçenek tüm bu boyutları eksiksiz ve hatasız ayrıştıran ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Çıktıların ve sonuçların adilliğini analiz et.
Selim Bey, daha az çalışan iş arkadaşının ödülü (hibrit çalışma) almasını kendi çabasına kıyasla haksız bulmaktadır. Bu durum dağıtımsal adalet algısının düşük (olumsuz) olduğunu gösterir.
Dağıtımsal adalet, bireyin performansı/çabası ile elde ettiği ödül/çıktı arasındaki dengenin algılanmasıdır.
2
Karar alma mekanizmasının ve kuralların adilliğini analiz et.
Kriterlerin standart uygulandığı, komisyonun tarafsız olduğu ve itiraz hakkının bulunduğu kabul edilmektedir. Bu durum süreçsel adalet algısının yüksek (olumlu) olduğunu gösterir.
Süreçsel adalet, karara varılırken izlenen yolun, yöntemlerin ve politikaların objektifliğine duyulan inançtır.
3
Yöneticinin iletişim tarzını etkileşimsel adaletin alt boyutları açısından analiz et.
Gerekçelerin verilerle zamanında ve anlaşılır şekilde sunulması 'bilgisel adalet' boyutunun sağlandığını gösterir. Ancak yöneticinin göz teması kurmaması ve alaycı tutumu 'kişilerarası adalet' boyutunun zedelendiğini kanıtlar.
Etkileşimsel adalet; açıklamaların doğruluğu ve şeffaflığı (bilgisel adalet) ile iletişimin nezaket, saygı ve onur çerçevesinde yürütülmesi (kişilerarası adalet) olmak üzere ikiye ayrılır.

Anahtar Kavram

Örgütsel Adalet Boyutları (Dağıtımsal, Süreçsel, Etkileşimsel: Bilgisel ve Kişilerarası)
Soru 224Soru

Bir bakanlıkta mali hizmetler uzmanı olarak görev yapan Ayça Hanım, yıl sonu performans değerlendirmesi sonucunda beklediğinden daha düşük bir başarı primi almıştır. Ayça Hanım, performans kriterlerinin tüm çalışanlara önceden duyurulmasını, değerlendirmelerin standart bir form üzerinden yapılmasını ve itiraz hakkı tanınmasını olumlu bulmasına rağmen, prim miktarının harcadığı çabaya uygun olmadığını düşünmektedir. İtiraz süreci kapsamında yöneticisiyle yaptığı görüşmede, yöneticisi kendisine son derece nazik ve saygılı davranmış ancak prim hesaplamasında kullanılan spesifik ağırlıklandırmaların mantığına dair doyurucu ve açık bir açıklama sunmaktan kaçınmıştır.

Bu senaryoya göre, Ayça Hanım'ın örgütsel adalet algısı ve bununla ilişkili kavramlar bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dağıtımsal ve bilgisel adalet algısı olumsuz etkilenmişken; işlemsel ve kişilerarası adalet algısı olumlu yönde şekillenmiştir.

Cevap

Doğru seçenek, Ayça Hanım'ın dağıtımsal ve bilgisel adalet algısının düşük, işlemsel ve kişilerarası adalet algısının yüksek olduğunu belirten ifadedir.
Senaryoda Ayça Hanım'ın prim miktarını harcadığı çabaya uygun bulmaması dağıtımsal adaletin düşük olduğunu; kuralların standart, şeffaf ve itiraz edilebilir olması ise işlemsel adaletin yüksek olduğunu gösterir. Yöneticinin görüşmede nazik davranması etkileşimsel adaletin 'kişilerarası adalet' boyutunun yüksek algılanmasını sağlarken, prim hesaplamasının mantığını doyurucu şekilde açıklamaması 'bilgisel adalet' boyutunun düşük algılanmasına yol açmıştır. Bu nedenle dağıtımsal ve bilgisel adalet olumsuz, işlemsel ve kişilerarası adalet olumlu yönde şekillenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki adalet boyutlarının kazanımlarını (çıktıları) ve süreçlerini analiz etme.
Prim miktarının (çıktı) yetersiz bulunması 'dağıtımsal adalet'in eksikliğini, kuralların standart ve itiraz edilebilir olması 'işlemsel adalet'in varlığını gösterir.
Dağıtımsal adalet sonuçların hakkaniyetiyle, işlemsel adalet ise bu sonuçlara ulaşılırken izlenen yolun adilliğiyle ilgilidir.
2
Yönetici ile iletişim sürecindeki etkileşimsel adalet boyutlarını ayrıştırma.
Yöneticinin saygılı ve nazik tavrı 'kişilerarası adalet'i olumlu etkilerken, kararın ardındaki mantığı yeterince açıklamaması 'bilgisel adalet'i olumsuz etkilemiştir.
Etkileşimsel adalet, bireylere gösterilen nezaket (kişilerarası) ve kararların onlara ne ölçüde açıklandığı (bilgisel) olarak iki alt boyuttan oluşur.
3
Seçeneklerdeki örgütsel bağlılık ve iş tatmini gibi kavramların senaryo ile uygunluğunu değerlendirme.
Senaryoda adalet boyutları çok nettir; diğer seçeneklerdeki devamlılık/normatif bağlılık ve iş tatmini gibi kavramlar senaryodaki verilerle kesin bir neden-sonuç ilişkisi kuracak şekilde kullanılamaz.
Çeldirici seçeneklerde adalet boyutları ile bağlılık türleri bilinçli olarak birbirine karıştırılmış ve hatalı eşleştirmeler yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Örgütsel Adalet Boyutları
Soru 225Soru

Bir kamu havacılık otoritesinde, siber güvenlik altyapısını uluslararası standartlara uyumlu hale getirmek amacıyla Bilişim, Hukuk ve İnsan Kaynakları departmanlarından uzmanların katılımıyla geçici bir birim oluşturulmuştur. İlk toplantılardaki resmi ve temkinli ortam, ilerleyen haftalarda yerini açık bir gerilime bırakmıştır. Bilişim uzmanları teknik kararların kendi inisiyatiflerinde olmasını savunurken, hukukçular yasal riskler nedeniyle nihai onayın kendilerinde olması gerektiğinde ısrar ederek liderlik mücadelesine girmiştir. Bu çatışma sürerken, birimin ortak bir amacı benimseyip sinerji yaratmaktan ziyade sadece bilgi paylaşımı için bir araya geldiği görülmektedir. Ayrıca, ortak bir hesap verebilirlik kültürünün oluşmaması nedeniyle bazı üyelerin "nasılsa birileri ilgilenir" düşüncesiyle çabalarını azalttığı ve sosyal kaytarma (social loafing) eğilimi gösterdiği tespit edilmiştir.

Tuckman'ın grup gelişim modeli ve grup/takım ayrımları dikkate alındığında, bu birimin mevcut durumuyla ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim şu anda 'fırtına (storming)' aşamasını deneyimlemektedir ve ortak bir sinerjiden ziyade bireysel sorumluluğun ön planda olması, yapının gerçek bir takımdan çok 'çalışma grubu (working group)' niteliğinde olduğunu göstermektedir.

Cevap

Birimin mevcut durumunun fırtına (storming) aşamasında olduğunu ve gerçek bir takımdan ziyade bir çalışma grubu (working group) özelliği gösterdiğini belirten ifadedir.
Senaryoda ifade edilen liderlik mücadelesi, departmanlar arası inisiyatif çatışmaları ve gerilim ortamı, Tuckman'ın modelindeki Fırtına (Storming) aşamasının en tipik göstergeleridir. İkinci olarak, bir yapının 'takım' olarak adlandırılabilmesi için üyelerin pozitif sinerji yaratması ve ortak (karşılıklı) hesap verebilirlik kültürüne sahip olması gerekir. Metinde açıkça 'sinerji yaratmaktan ziyade sadece bilgi paylaşımı' yapıldığı ve sorumluluğun bireysel kaldığı vurgulanmaktadır; bu durum literatürde 'çalışma grubu (working group)' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Tuckman'ın evrelerini senaryodaki ipuçlarıyla eşleştirme.
Liderlik mücadelesi, kimin sözünün geçeceği tartışması ve açık gerilim, grubun 'Fırtına (Storming)' aşamasında olduğunu kesin olarak belirler.
Çünkü Fırtına evresi, üyelerin grup içindeki konumlarını ve kontrolü belirlemeye çalıştığı, yapıcı veya yıkıcı çatışmaların yoğunlaştığı dönemdir.
2
Grup ve Takım (Group vs. Team) özelliklerini senaryoya göre analiz etme.
Senaryoda ortak sinerjinin olmaması, sadece bilgi paylaşımı yapılması ve hesap verebilirliğin bireysel kalması tespit edilmiştir.
Gerçek bir 'takım', ortak amaç, pozitif sinerji ve karşılıklı hesap verebilirlik gerektirir. Bunların eksikliği yapının sıradan bir 'çalışma grubu' düzeyinde kaldığını gösterir.
3
Sosyal kaytarma (social loafing) kavramının durumla ilişkisini kurma.
Grup bilincinin (takım ruhunun) tam oluşmaması, üyelerin çabalarını gizleyebilmesine ve sosyal kaytarmaya zemin hazırlamıştır.
Bireysel performansların ortak bir potada eritilememesi, motivasyon düşüklüğünü beraberinde getirir.

Anahtar Kavram

Tuckman'ın Grup Gelişim Aşamaları ve Çalışma Grubu/Takım Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 226Soru

Bir Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde, Bitkisel Üretim Şubesi ile Hayvan Sağlığı Şubesi, kuruma tahsis edilecek yeni hizmet aracı filosunun bütçe kullanımı konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır. Bitkisel Üretim Şubesi, arazilerdeki hasat denetimleri için 4x4 arazi taşıtları talep ederken; Hayvan Sağlığı Şubesi, köylerdeki aşılama programları için soğuk zincir donanımlı panelvanlar istemektedir. Şube müdürleri başlangıçta, sabit olan bütçeyi yarı yarıya bölüşerek her iki araç türünden de ihtiyaç duyulanın ancak yarısı kadar almayı teklif etmişlerdir. Ancak sürecin ilerleyen aşamalarında bir araya gelerek görev takvimlerini ve temel işlevsel gereksinimlerini detaylıca tartışmışlardır. Yapılan müzakereler sonucunda, güçlü motora sahip standart panelvanların alınıp, içlerine modüler (sökülüp takılabilir) soğuk hava kabinleri ile arazi tipi süspansiyon sistemlerinin eklenmesine karar verilmiştir. Böylece aynı araçların hasat döneminde arazi denetimlerinde, salgın dönemlerinde ise aşılama çalışmalarında tam kapasiteyle ve ortak kullanılması sağlanmıştır.

Buna göre, şube müdürlerinin başlangıçtaki tutumları ile ulaştıkları nihai çözümün Thomas-Kilmann çatışma yönetimi stilleri ve müzakere yaklaşımları bağlamındaki karşılığı sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıçta Uzlaşma stili sergilenmiş; nihai çözümde ise İşbirliği stiline ve Bütünleştirici müzakere yaklaşımına ulaşılmıştır.

Cevap

Başlangıçta Uzlaşma stili sergilenmiş; nihai çözümde ise İşbirliği stiline ve Bütünleştirici müzakere yaklaşımına ulaşılmıştır.
Şube müdürlerinin başlangıçta bütçeyi ikiye bölerek taleplerinden kısmen vazgeçmeleri, Thomas-Kilmann çatışma yönetimi modelindeki 'Uzlaşma' (Compromising) stiline tam olarak uymaktadır; çünkü uzlaşmada her iki taraf da karşılıklı taviz verir. Sürecin sonunda ise tarafların katı pozisyonları yerine asıl ihtiyaçlarına (soğuk zincir ve arazi kabiliyeti) odaklanarak modüler bir çözüm üretmeleri, hiçbir tarafın operasyonel kapasitesinden kayıp yaşamadığı 'İşbirliği' (Collaborating) stilinin kusursuz bir örneğidir. İşbirliği stiline zemin hazırlayan, sabit kaynak varsayımını aşıp değer yaratarak her iki tarafın çıkarlarını maksimize eden (kazan-kazan) yaklaşım ise müzakere literatüründe 'Bütünleştirici Müzakere' (Integrative Negotiation) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Şube müdürlerinin başlangıçtaki bütçe paylaşım teklifini analiz etme.
Her iki tarafın da başlangıçtaki taleplerinden (ihtiyaç duyulan araç sayısından) %50 oranında feragat ettiği tespit edilir.
Thomas-Kilmann modelinde, tarafların karşılıklı olarak taviz vererek kısmi bir tatmin sağladıkları, ne tam kazanç ne de tam kaybın olduğu durumlar 'Uzlaşma' (Compromising) stili olarak tanımlanır.
2
Nihai modüler araç çözümünü Thomas-Kilmann modeline göre değerlendirme.
Tarafların pozisyonları (belirli bir araç türü) yerine asıl ihtiyaçlarına (arazi kabiliyeti ve soğuk zincir) odaklanarak, her iki tarafın da kapasite kaybı yaşamadan %100 tatmin olduğu görülür.
Sorunun yeniden tanımlanarak, tarafların isteklerinin bütünüyle karşılandığı ve yaratıcı çözümlerle kazan-kazan durumunun sağlandığı bu stil 'İşbirliği' (Collaborating) olarak adlandırılır.
3
Ulaşılan nihai çözümün müzakere literatüründeki kavramsal karşılığını belirleme.
Sabit bir kaynağın (bütçenin/pastanın) bölüşülmesi yerine, modüler entegrasyon ve zaman paylaşımı ile mevcut kaynaktan elde edilen faydanın maksimize edildiği tespit edilir.
Müzakere sürecinde sorunların altında yatan çıkarları belirleyerek pastayı büyütmeye (ortak değer yaratmaya) çalışan ve tüm tarafların kazançlı çıktığı yaklaşım 'Bütünleştirici Müzakere' (Integrative Negotiation) türüdür.

Anahtar Kavram

Thomas-Kilmann Çatışma Stilleri ve Müzakere Yaklaşımları (Uzlaşma vs İşbirliği ayrımı)
Soru 227Soru

Bir büyükşehir belediyesinde peyzaj mimarı olarak çalışan Zeynep, kurumun şehre ve topluma kattığı değere yürekten inanmakta, kurumun vizyonunu kendi amaçları gibi benimsemekte ve bu ailenin bir parçası olmaktan büyük bir gurur duymaktadır. Farklı kurumlardan daha iyi şartlarda iş teklifleri almasına rağmen, kuruma karşı hissettiği bu güçlü aidiyet duygusu sebebiyle mevcut işinde kalmayı tercih etmektedir.

Meyer ve Allen'in üç boyutlu örgütsel bağlılık modeline göre, Zeynep'in kurumunda kalma motivasyonu aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duygusal bağlılık

Cevap

Duygusal bağlılık
Meyer ve Allen'in modeline göre örgütsel bağlılık üç boyuttan oluşur. Çalışanın örgütü kendi ailesi gibi görmesi, onun amaç ve değerlerini içselleştirmesi ve sırf kurumu sevdiği ve orada bulunmaktan gurur duyduğu için ayrılmak istememesi 'Duygusal Bağlılık' olarak tanımlanır. Senaryoda Zeynep'in daha iyi tekliflere rağmen aidiyet hissiyle kurumda kalması bu kavrama karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki temel motivasyonu belirleme
Zeynep'in kurumda kalma nedeni 'aidiyet duygusu', 'kurumun amaçlarını benimseme' ve 'gurur duyma' olarak tespit edilmiştir.
Bağlılık türünü saptamak için ayrılmama kararının altındaki ana neden bulunmalıdır.
2
Meyer ve Allen'in bağlılık boyutları ile eşleştirme
Duygusal (isteyerek), Devamlılık (zorunluluktan) ve Normatif (vefadan) boyutları arasından 'duygusal bağlılık' tanımına uyduğu görülmüştür.
Aidiyet, özdeşleşme ve gönüllülük duygusal bağlılığın temel özellikleridir.

Anahtar Kavram

Meyer ve Allen Örgütsel Bağlılık Modeli - Duygusal Bağlılık
Soru 228Soru

Bir il tarım ve orman müdürlüğünde ziraat yüksek mühendisi olarak görev yapan Aylin Hanım'ın işine yönelik tutumu şu üç aşamada gözlemlenmiştir:

I. Son norm kadro düzenlemesiyle çalışma şartlarının adaletsizleştiğini ve liyakat ilkelerinin ihlal edildiğini düşünmektedir.
II. Bu haksızlık algısı nedeniyle kurumuna ve işine karşı derin bir hayal kırıklığı ve öfke duymaktadır.
III. Yaşadığı bu durum karşısında üstleriyle görüşmek veya tayin istemek yerine; mesai saatlerine uymamaya, üretici şikayetlerini sümen altı etmeye, saha denetimlerini bilerek eksik yapmaya ve kurumun işleyişindeki aksaklıkların daha da kötüye gitmesine pasif bir şekilde seyirci kalmaya başlamıştır.

Buna göre, Aylin Hanım'ın (III) numaralı aşamada sergilediği nihai reaksiyonun iş tatminsizliğine verilen tepkiler (EVLN) modelindeki karşılığı ve bu reaksiyonun tutumun hangi ana bileşenini doğrudan temsil ettiği aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhmal – Davranışsal bileşen

Cevap

Doğru cevap, iş tatminsizliğine karşı pasif ve yıkıcı bir tepkiyi gösteren ve bunun eyleme dönüşmüş hâli olan 'İhmal – Davranışsal bileşen' seçeneğidir.
Doğru seçenek, yöneticisine bildirmeme ve işten ayrılmama durumunda sergilenen pasif-yıkıcı tavrı 'İhmal' olarak; bu tepkinin işe geç gelme ve eksik rapor tutma gibi somut eylemlere dökülmesini ise tutumun 'Davranışsal' bileşeni olarak eşleştiren ifadedir. Tutumlar; bilişsel (düşünce), duygusal (his) ve davranışsal (eylem) olmak üzere üç bileşenden oluşur. EVLN modelindeki ihmal boyutu doğrudan davranışsal bileşenin yıkıcı bir çıktısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tutumun üç temel bileşenini (Bilişsel, Duygusal, Davranışsal) metindeki numaralandırılmış aşamalarla eşleştirin.
I. Aşama (Düşünce/İnanç) = Bilişsel, II. Aşama (His/Öfke) = Duygusal, III. Aşama (Eylem/Tepki) = Davranışsal bileşen.
Soruda doğrudan (III) numaralı aşamadaki nihai reaksiyonun hangi bileşen olduğu sorulmaktadır. Fiziksel eylemler (işi aksatma, geç gelme) davranışsal niyeti ve eylemi yansıtır.
2
Personelin davranışlarını EVLN (Çıkış, Ses, Sadakat, İhmal) modeli kriterlerine göre analiz edin.
Personel tayin istemiyor veya istifa etmiyor (Çıkış değil). Üstleriyle konuşup düzeltmeye çalışmıyor (Ses değil). İyimser bir şekilde düzelmesini beklemiyor (Sadakat değil). İşleri bilerek aksatıp kötüye gitmesine seyirci kalıyor (İhmal).
İhmal (Neglect), iş tatminsizliği durumunda sergilenen pasif ve yıkıcı reaksiyonların tamamını (geç gelme, devamsızlık, hata oranını artırma) kapsar.
3
Bulunan iki kavramı birleştirerek doğru seçeneği belirleyin.
Tepki modeli: İhmal. Tutum bileşeni: Davranışsal.
Her iki teorik kavramın örtüştüğü tek seçenek değerlendirilerek nihai karara varılır.

Anahtar Kavram

İş Tatminsizliği Tepkileri (EVLN Modeli) ve Tutumun Bileşenleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

Bir kamu üniversitesinin merkez kütüphanesinde, Dijital Kaynaklar Birimi ile Basılı Kaynaklar Birimi yöneticileri arasında yıl sonu bütçesinin kullanımı konusunda ciddi bir anlaşmazlık yaşanmaktadır. Kütüphane Daire Başkanı, bu gerilimi çözmek yerine bütçe toplantılarını sürekli ertelemekte, konu açıldığında lafı değiştirmekte ve sorunun zamanla kendiliğinden ortadan kalkacağını ummaktadır.

Thomas-Kilmann'ın Çatışma Yönetimi Modeli'ne göre, Kütüphane Daire Başkanı'nın sergilediği bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaçınma

Cevap

Kaçınma
Yöneticinin toplantıları ertelemesi, konuyu değiştirmesi ve sorunu görmezden gelerek kendiliğinden çözülmesini beklemesi, çatışmanın üzerine gitmekten imtina ettiğini gösterir. Bu durum, bireyin ne kendi ilgilerini ne de karşı tarafın ilgilerini tatmin etme çabası güttüğü 'Kaçınma' stratejisinin ders kitaplarındaki klasik tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Daire Başkanı'nın çatışma karşısındaki eylemlerini analiz et.
Başkan bütçe toplantılarını ertelemekte, lafı değiştirmekte ve sorunun kendiliğinden çözülmesini beklemektedir.
Yöneticinin davranışı, Thomas-Kilmann modelindeki stratejilerden hangisine uyduğunu belirlemek için temel veridir.
2
Belirlenen eylemleri Thomas-Kilmann modelinin boyutlarıyla (atılganlık ve işbirliği) eşleştir.
Sorunu çözmek için kendi fikrini savunmaması atılganlığın düşük olduğunu, karşı tarafı tatmin etmeye veya ortak çözüm bulmaya çalışmaması ise işbirliğinin düşük olduğunu gösterir.
Düşük atılganlık ve düşük işbirliği kombinasyonu doğrudan 'Kaçınma' (Geri çekilme/Kaçma) tarzını tanımlar.

Anahtar Kavram

Thomas-Kilmann Çatışma Yönetimi Stilleri
Soru 230Soru

Bir bölge kalkınma ajansında görev yapan Yatırım Destek Ofisi Başkanı ile Proje Yönetimi Ofisi Başkanı, hibe programı başvuru değerlendirme takvimi konusunda anlaşmazlığa düşmüşlerdir. Proje Yönetimi Ofisi Başkanı, aralarındaki iyi ilişkilerin zedelenmemesi ve kurum içi uyumun korunması amacıyla kendi ofisinin menfaatlerinden ve zaman planlamasından tamamen vazgeçerek diğer ofis başkanının önerdiği takvimi olduğu gibi kabul etmiştir.

Thomas-Kilmann'ın çatışma yönetimi modeline göre, Proje Yönetimi Ofisi Başkanının sergilediği bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyma

Cevap

Doğru yanıt, yöneticinin kendi menfaatlerinden vazgeçerek karşı tarafın isteklerini kabul etmesini ifade eden 'Uyma' yaklaşımıdır.
Soruda tanımlanan durumda yönetici, kurum içi uyumu ve ilişkileri korumak adına kendi hedeflerinden tamamen vazgeçerek karşı tarafın talebini olduğu gibi kabul etmiştir. Thomas-Kilmann modelinde kişinin iddialılık (kendi çıkarlarını arama) düzeyinin çok düşük, işbirliği (karşı tarafın çıkarlarını tatmin etme) düzeyinin ise çok yüksek olduğu bu çatışma çözüm stili 'Uyma' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki yöneticinin çatışma anındaki davranışını analiz et.
Yönetici kendi menfaatlerinden tamamen vazgeçmiş ve diğer tarafın önerisini olduğu gibi kabul etmiştir.
Çatışma yönetim stilini belirlemek için kişinin kendi iddialılığı ve karşı tarafla işbirliği düzeyini saptamak gerekir.
2
Davranışı Thomas-Kilmann çatışma yönetimi boyutlarıyla eşleştir.
Düşük iddialılık (kendi hakkından vazgeçme) ve yüksek işbirliği (ilişkileri koruma adına karşı tarafa tam destek verme) saptanır.
Thomas-Kilmann modelinde düşük iddialılık ve yüksek işbirliği kombinasyonu doğrudan 'Uyma' (Accommodating) stilini tanımlar.

Anahtar Kavram

Thomas-Kilmann Çatışma Yönetimi Stilleri - Uyma
Soru 231Soru

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) il müdürlüğünde servis şefi olarak görev yapan Erdem Bey, iş yoğunluğunun çok yüksek olduğu dönemlerde ve vatandaşlarla yaşanan gerginliklerde sakinliğini her zaman koruyabilmektedir. Kriz anlarında paniğe kapılmayan, stres altında dahi mantıklı kararlar alabilen ve endişeye kapılmadan ekibini yönlendirebilen bir yapıya sahiptir.

Beş Faktör Kişilik Modeli'ne (Büyük Beşli) göre, Erdem Bey'in bu özellikleri aşağıdaki kişilik boyutlarından hangisinin yüksek olduğunu göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duygusal denge

Cevap

Duygusal denge (Nevrotikliğin tersi) kişilik boyutu
Doğru yanıt olan 'Duygusal denge' (düşük nevrotiklik), bireyin stresli durumlar karşısında sakin kalabilme, kaygı ve endişeden uzak durabilme kapasitesini ifade eder. Vakada Erdem Bey'in gergin anlarda ve kriz durumlarında soğukkanlılığını koruyup mantıklı kararlar alabilmesi, onun duygusal denge boyutunun yüksek olduğunu açıkça göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki yöneticinin belirgin davranış özelliklerini analiz etme
Yöneticinin kriz anlarında paniğe kapılmadığı, sakin kaldığı ve stresi iyi yönettiği tespit edilmiştir.
Hangi kişilik boyutunun vurgulandığını bulmak için temel davranış kalıplarının belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen özellikleri Beş Faktör Kişilik Modeli ile eşleştirme
Stres toleransı, sakinlik ve kriz yönetimi özelliklerinin 'Duygusal Denge' boyutu ile örtüştüğü görülmüştür.
Modeldeki her boyut farklı davranış setlerini temsil eder; stres ve kaygı yönetimi doğrudan duygusal denge ile ilgilidir.

Anahtar Kavram

Beş Faktör Kişilik Modeli - Duygusal Denge
Soru 232Soru

Bir kamu kurumunun bilgi işlem dairesinde görevli yeni bir mühendis, kurumun yeni geçtiği özel siber güvenlik yazılımı konusunda kurumdaki tek sertifikalı personeldir. Hiyerarşik olarak resmi yetkisi olmamasına rağmen, daire başkanları ve genel müdür yardımcıları bu yazılımla ilgili stratejik kararlar alırken mühendisin bilgisine başvurmakta ve onun yönlendirmelerine eksiksiz uymaktadır.

Buna göre, hiyerarşik olarak alt kademede bulunan mühendisin üst yöneticiler üzerinde sahip olduğu güç kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlık gücü

Cevap

Uzmanlık gücü
Doğru seçenek uzmanlık gücüdür. French ve Raven'ın güç tipolojisine göre, bir kişinin sahip olduğu özel bilgi, deneyim veya beceri sayesinde diğer insanların davranışlarını veya kararlarını etkileyebilmesine uzmanlık gücü denir. Vurgulanan senaryoda mühendis, resmi yetkisi (yasal gücü) olmamasına rağmen bilgi birikimiyle üst yöneticileri yönlendirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki etki kaynağını tespit etme
Mühendisin üstlerini etkileyebilmesinin temel nedeni, 'kurumdaki tek sertifikalı personel' olması ve 'özel siber güvenlik yazılımı' konusundaki derin bilgisidir.
Güç türünü belirlemek için kişinin başkalarını hangi araç veya özellikle yönlendirdiğini bulmak gerekir.
2
Tespit edilen kaynağı French ve Raven'ın güç tipolojisi ile eşleştirme
Özel bilgi, beceri, tecrübe veya yetenekten kaynaklanan güç türü 'uzmanlık gücü' olarak tanımlanır.
Hiyerarşik (yasal) bir yetki olmamasına rağmen, salt teknik bilginin getirdiği etki yalnızca uzmanlık gücüyle açıklanabilir.

Anahtar Kavram

Örgütsel Güç Kaynakları (French ve Raven)
Soru 233Soru

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Siber Olaylara Müdahale Merkezinde kıdemli analist olarak görev yapan Ayça, mesleki yaşamında 'mantıklı düşünme ve analitik olmayı' temel bir ilke olarak benimsemiştir. Hayattaki en büyük gayesi ise 'güvenli ve huzurlu bir toplum' idealine katkı sağlamaktır. Zorlu geçen bir nöbeti sırasında, kritik bir altyapıya yönelik siber saldırı girişimi tespit ettiğinde anlık olarak şiddetli bir 'öfke ve telaş' yaşamıştır. Saldırı kısa sürede püskürtülmüş olmasına rağmen, takip eden haftalar boyunca Ayça'nın üzerinde belirli bir tetikleyicisi olmayan, genel bir 'isteksizlik ve karamsarlık' hali hâkim olmuştur. Buna rağmen Ayça, birim içi olağan toplantılarda kurumun kendisinden beklediği pozitif ve enerjik tutumu sergileyebilmek adına; sadece dışarıya karşı gülümsemekle yetinmeyip, kendi içsel hislerini de bu beklentiye uygun hale getirmek için odaklanma ve bilişsel yeniden çerçeveleme çabası içine girmektedir.

Bu vakada yer alan örgütsel davranış kavramları ve süreçleriyle ilgili aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayça'nın toplantılarda kendisinden beklenen enerjik tutumu yansıtabilmek adına içsel hislerini de değiştirmeye çalışarak bilişsel çaba harcaması, duygusal emek boyutlarından 'derinden rol yapma' (deep acting) davranışını ifade eder.

Cevap

Doğru seçenek, Ayça'nın kendi içsel hislerini kurumun beklentilerine uydurmak için bilişsel düzeyde çaba harcamasının duygusal emek süreçlerinden 'derinden rol yapma' (deep acting) olduğunu belirten ifadedir.
Duygusal emek teorisinde, çalışanların örgüt tarafından istenen duyguları sergilemek için kullandıkları iki temel strateji vardır. 'Yüzeysel rol yapma'da çalışan gerçek hislerini korur ancak dışarıya istenen duyguyu maskeleyerek yansıtır. Vakadaki gibi çalışanın beklenen duyguyu (enerjik ve pozitif olma) bizzat hissetmek için kendi içsel hislerini ve bilişsel süreçlerini değiştirmeye çalışması ise 'derinden rol yapma' olarak adlandırılır. Doğru cevap bu teorik mekanizmayı eksiksiz açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki değerlerin analiz edilmesi
Mantıklı/analitik olmak araca yönelik (araçsal/instrumental) bir değerken, huzurlu toplum nihai amaca yönelik (amaç/terminal) bir değerdir.
Rokeach'ın değerler tipolojisinde davranış tarzları ile varoluşsal nihai hedeflerin ayrımını yapabilmek için.
2
Duygu (emotion) ve Duygudurumu (mood) kavramlarının ayırt edilmesi
Saldırı anındaki öfke kısa süreli ve odaklı bir 'duygu' iken; haftalarca süren karamsarlık belirsiz ve uzun süreli bir 'duygudurumu'dur.
Organizasyonel davranışta duyuşsal olayların niteliğini belirlemek için.
3
Duygusal emek boyutlarının incelenmesi
Beklenen duyguyu sadece dışarıdan yansıtmak yüzeysel rol yapma (surface acting) iken; hisleri gerçekten o yönde değiştirmeye çalışmak derinden rol yapma (deep acting) olarak sınıflandırılır.
Toplantılardaki hisleri düzenleme çabasının teorik karşılığını bulmak için.
4
Seçeneklerin eşleştirilmesi
Derinden rol yapmayı doğru tanımlayan ifade dışındaki tüm analizlerin kavramları ters verdiği veya hatalı teorilerle eşleştirdiği tespit edilmiştir.
Tek doğru ve kesin analizi belirlemek için.

Anahtar Kavram

Değerler ve Duygular, Duygusal Emek, Rokeach Değerler Sınıflandırması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 234Soru

Rekabet Kurumunda on beş yıldır başuzman olarak görev yapan Tarık Bey, kurumda son dönemde uygulamaya konulan performans değerlendirme sisteminin liyakatten uzak ve adaletsiz olduğunu düşünmektedir. Bu durum kendisinde derin bir iş tatminsizliğine yol açmıştır. Ancak, mevcut ekonomik koşullarda aynı maaş ve yan hakları sunan başka bir iş bulmasının çok zor olması ve emeklilik ikramiyesine hak kazanmasına kısa bir süre kalması nedeniyle kurumdan ayrılamamaktadır. Bununla birlikte Tarık Bey, son aylarda toplantılara mazeretsiz olarak geç katılmaya, hazırladığı sektör inceleme raporlarında önceden yapmadığı basit maddi hatalar yapmaya ve mesai saatleri içinde şahsi işlerine daha fazla vakit ayırmaya başlamıştır.

Örgütsel davranış alanyazınına göre, Tarık Bey'in kurumda kalmaya devam etmesinin temel nedeni ve iş tatminsizliğine karşı sergilediği tepkinin türü sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devamlılık bağlılığı – İhmal

Cevap

Devamlılık bağlılığı – İhmal seçeneği doğru cevaptır.
Senaryoda Tarık Bey'in kurumda kalma nedeni tamamen ayrılmanın getireceği maliyetler (emeklilik ikramiyesi kaybı ve alternatif iş yokluğu) üzerine kuruludur. Bu durum Meyer ve Allen'ın modelinde 'Devamlılık Bağlılığı' olarak adlandırılır. Öte yandan, iş tatminsizliği karşısında sergilediği işe geç kalma, dikkatsiz hatalar yapma ve zamanı boşa harcama gibi eylemler, EVLN (Çıkış, Ses, Sadakat, İhmal) modelinde organizasyona zarar veren pasif eylemler bütününü ifade eden 'İhmal' boyutuna girmektedir. Bu nedenle iki kavramın doğru eşleştiği seçenek cevap olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki personelin kurumda kalma motivasyonunu analiz etme.
Personel, aynı şartlarda iş bulamayacağı ve emeklilik hakkını kaybetmek istemediği (ayrılmanın maliyeti yüksek olduğu) için kurumda kalmaktadır.
Meyer ve Allen'ın Örgütsel Bağlılık Modeline göre, ayrılma maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklanan bağlılık türü 'Devamlılık Bağlılığı'dır.
2
İş tatminsizliği sonucunda ortaya çıkan davranışın niteliğini belirleme.
Toplantılara geç katılma, hatalar yapma ve mesaiyi şahsi işlere harcama eylemleri tespit edilmiştir.
Farrell ve Rusbult'ın EVLN (Çıkış, Sesini Duyurma, Sadakat, İhmal) modeline göre; pasif ve yıkıcı özellik taşıyan, iş performansını ve kalitesini düşüren davranışlar 'İhmal' (Neglect) kategorisine girer.
3
Bulguları sentezleyerek doğru seçeneğe ulaşma.
Kalma nedeni 'Devamlılık bağlılığı', tepki türü ise 'İhmal' olarak birleştirilir.
İki farklı örgütsel davranış kuramının senaryodaki karşılıkları bu kavramlardır.

Anahtar Kavram

Örgütsel Bağlılık Boyutları (Meyer ve Allen) ve İş Tatminsizliğine Verilen Tepkiler (EVLN Modeli)
Soru 235Soru

Bir kamu bankasının Teftiş Kurulu Başkanlığında görevli müfettişlerin, şube denetim raporlarını yazım kurallarına uygun ve eksiksiz teslim etme alışkanlıklarını güçlendirmek hedeflenmektedir. Bu amaçla yönetim, müfettişlerin arka arkaya hatasız olarak sundukları rapor sayısı önceden kestirilemeyen farklı adetlere (örneğin bazen 3, bazen 5, bazen 2 rapora) ulaştığında, o müfettişin o ay için planlanan ve sevilmeyen bir görev olan "geçmiş yıl dosyalarını arşivleme" yükümlülüğünü iptal etme kararı almıştır. Buna göre, banka yönetiminin müfettişlerin rapor yazma davranışını artırmak için kullandığı strateji ve uyguladığı pekiştirme tarifesi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olumsuz pekiştirme – Değişken oranlı

Cevap

Yönetimin kullandığı davranış değiştirme stratejisi olumsuz pekiştirme, uyguladığı tarife ise değişken oranlı pekiştirmedir.
Davranışın artırılması amacıyla hoşa gitmeyen bir durumun (arşiv nöbeti) ortadan kaldırılması kavramsal olarak olumsuz pekiştirmedir. Bu pekiştirmenin belirli bir zaman diliminden tamamen bağımsız olarak, önceden bilinemeyen farklı adetlerdeki doğru davranış (hatasız rapor) sonucunda verilmesi ise tarifenin değişken oranlı olduğunu kesin olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Davranışın artırılmak mı yoksa azaltılmak mı istendiğini belirleme
Hatasız rapor teslim etme davranışının artırılması hedeflendiği tespit edilir.
Davranış artırılmak istendiği için 'ceza' yöntemleri elenir, işlemin bir 'pekiştirme' olduğu kesinleşir.
2
Pekiştirmenin türünü analiz etme
Ortama hoşa giden bir ödül eklenmek yerine, ortamdan hoşa gitmeyen bir uyarıcının (arşivleme görevi) çıkarıldığı saptanır.
İstenmeyen bir durumun ortamdan çekilmesi yoluyla davranışın sıklığı artırıldığı için bu durum 'olumsuz pekiştirme' olarak sınıflandırılır.
3
Pekiştirmenin zamana mı yoksa davranış sayısına mı bağlı olduğunu inceleme
Uygulamanın geçecek bir süreye değil, 'sunulan rapor sayısına' bağlı olduğu görülür.
Zaman temelli olmadığından 'aralıklı' tarifeler elenir, 'oranlı' tarifelerin kullanıldığı tespit edilir.
4
Davranış sayısının sabit mi yoksa değişken mi olduğunu değerlendirme
Rapor sayısının önceden kestirilemeyen farklı adetlerde (3, 5, 2 vb.) gerçekleştiği belirlenir.
Belirli bir kurala veya sabit sayıya bağlı olmadığı için tarifenin 'değişken oranlı' olduğuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Edimsel Koşullanmada Davranış Değiştirme Stratejileri ve Pekiştirme Tarifeleri
Soru 236Soru

Bir devlet üniversitesinin bilgi işlem merkezinde uzman olarak çalışan Tarık, yıl sonu performans değerlendirmesi neticesinde kendisine yatan teşvik ikramiyesi tutarını yetersiz bulmuştur. Ayrıca ikramiye tutarının belirlenmesinde kullanılan performans ölçüm yöntemlerinin sadece nicel verilere dayanmasını da eleştirerek sürecin eksik kurgulandığını düşünmektedir. Durumu fark eden birim yöneticisi, Tarık'ı ofisine davet etmiş; ona son derece saygılı, değer veren bir üslupla yaklaşmış ve bütçe kısıtlarını, hesaplama tablolarını şeffaf, dürüst ve zamanında açıklamıştır. Tarık, aldığı ikramiye tutarını (çıktı) ve hesaplama yöntemini (süreç) halen onaylamasa da, yöneticisinin bu dürüst açıklamaları ve nazik tavrı sayesinde kuruma karşı olumsuz bir tutum geliştirmemiştir.

Buna göre, yöneticinin kararın gerekçelerini şeffaf bir şekilde açıklaması (bilgisel) ve çalışana saygılı davranması (kişilerarası), örgütsel adaletin hangi boyutuyla doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkileşimsel adalet

Cevap

Doğru yanıt, yöneticinin kararları aktarırken gösterdiği saygılı tutum ve şeffaf bilgi paylaşımını kapsayan etkileşimsel adalet kavramıdır.
Örgütsel adalet üç temel boyuttan oluşur: Dağıtımsal adalet (çıktıların adaleti), işlemsel adalet (süreç ve yöntemlerin adaleti) ve etkileşimsel adalet (iletişim ve davranışların adaleti). Etkileşimsel adalet kendi içinde 'kişilerarası adalet' (saygı ve nezaket) ile 'bilgisel adalet' (şeffaf ve yeterli açıklama) olmak üzere ikiye ayrılır. Vakada yöneticinin saygılı davranması ve kararın gerekçelerini dürüstçe açıklaması doğrudan etkileşimsel adaleti tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki farklı adalet algılarını ayrıştır.
İkramiye miktarının yetersiz bulunması (Dağıtımsal), kullanılan nicel yöntemin eleştirilmesi (İşlemsel) ve yöneticinin saygılı/şeffaf açıklamaları (Etkileşimsel) olmak üzere üç farklı durum tespit edilmiştir.
Sorunun hangi spesifik örgütsel adalet boyutunu sorduğunu belirlemek için bağlamın doğru çözümlenmesi gerekir.
2
Sorunun kökünde istenen kavramı analiz et.
Soru kökünde doğrudan 'yöneticinin kararın gerekçelerini açıklaması (bilgisel)' ve 'çalışana saygılı davranması (kişilerarası)' ifadelerinin karşılığı sorulmaktadır.
Örgütsel adaletin alt boyutlarını (dağıtımsal, işlemsel, etkileşimsel) ayırt edebilmek için odak noktanın iletişim ve tutum olduğu netleştirilmelidir.
3
Kavramları eşleştirerek doğru sonuca ulaş.
Kişilerarası saygı ve bilgisel şeffaflık boyutları, örgütsel adaletin 'Etkileşimsel adalet' boyutu altında incelenmektedir.
Etkileşimsel adalet, sürecin ve sonucun ötesinde, bu uygulamalar sırasında çalışana nasıl davranıldığıyla ilgilenir.

Anahtar Kavram

Örgütsel Adaletin Boyutları (Etkileşimsel Adalet)
Soru 237Soru

Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) uzun yıllardır memur olarak görev yapan Kemal Bey, işini ve çalışma ortamını pek sevmemesine rağmen kurumundan ayrılmayı düşünmemektedir. Bunun temel nedeni olarak; kurumda geçirdiği yıllar sayesinde elde ettiği kıdem haklarını, mevcut maaş standartlarını ve emekliliğine yaklaşmış olmasını göstermektedir. Kemal Bey, başka bir işe geçmesi durumunda bu kazanımlarını kaybedeceğini ve ciddi bir maddi zarara uğrayacağını belirtmektedir.

Buna göre, Meyer ve Allen'ın örgütsel bağlılık modeline göre Kemal Bey'in durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devamlılık bağlılığı

Cevap

Doğru yanıt, çalışanın ayrılması durumunda yaşayacağı kayıplar nedeniyle örgütte kalmasını ifade eden 'Devamlılık bağlılığı'dır.
Soruda verilen durumda Kemal Bey'in kurumda kalma motivasyonu tamamen örgütten ayrılmanın yaratacağı alternatif maliyetler (kıdem, maaş vb. kayıplar) üzerine kuruludur. Meyer ve Allen'ın üç boyutlu örgütsel bağlılık modelinde, yatırımların kaybedilmemesi ve alternatiflerin sınırlı olması nedeniyle ortaya çıkan bu tür çıkara ve zorunluluğa dayalı bağlılık 'Devamlılık bağlılığı' olarak adlandırılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka metnindeki çalışanın kurumda kalma motivasyonunu belirle.
Çalışan, kurumu sevdiği veya minnet duyduğu için değil; kıdem tazminatı, maaş standartları ve emeklilik gibi maddi kazanımlarını kaybetmemek için kalmaktadır.
Bağlılık türünü doğru tespit edebilmek için kalma nedeninin altında yatan ana faktörün bulunması gerekir.
2
Tespit edilen motivasyonu Meyer ve Allen'ın modelindeki boyutlarla eşleştir.
Maliyet ve yatırımlara dayalı olan zorunlu kalma durumu 'Devamlılık bağlılığı' ile eşleşir.
Meyer ve Allen modelinde bağlılık; istek (duygusal), zorunluluk/maliyet (devamlılık) ve ahlaki yükümlülük (normatif) olarak üçe ayrılır.

Anahtar Kavram

Meyer ve Allen Örgütsel Bağlılık Modeli (Devamlılık Boyutu)
Soru 238Soru

Ulusal çapta faaliyet gösteren bir tıbbi cihaz kurumu, ana hizmet binasının girişinde 'Sınırları Aşan Yenilikçilik ve Sıfır Hata' yazılı gösterişli bir anıt sergilemekte ve her yıl yayımladığı faaliyet raporlarında 'risk alarak sektöre yön verme' ilkesini benimsediğini duyurmaktadır. Ancak, AR-GE departmanında görevli bir mühendisin inisiyatif kullanarak geliştirdiği yeni nesil prototip, test aşamasında başarısız olunca mühendis hakkında idari soruşturma başlatılmış ve projesi iptal edilmiştir. Bu emsal teşkil eden olaydan sonra, kurumdaki diğer tüm personelin yeni tasarımlar önermek yerine yalnızca yıllar önce onaylanmış risksiz standart şablonları kopyalayarak çalıştıkları gözlemlenmiştir.

Edgar Schein'ın örgüt kültürü modeli dikkate alındığında, bu kurumdaki kültürel yapıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faaliyet raporlarındaki ilkeler kurumun "paylaşılan değerler"ini yansıtırken, personelin idari soruşturma korkusuyla standart şablonlara yönelmesine neden olan inançlar "temel varsayımlar"ı oluşturmaktadır.

Cevap

Faaliyet raporlarındaki ilkelerin 'paylaşılan değerler'i yansıttığı, personelin korkuyla standartlara yönelmesine neden olan inançların ise 'temel varsayımlar'ı oluşturduğu ifade kesinlikle doğrudur.
Doğru seçenek, Schein'ın kültür düzeylerini senaryoya en kusursuz şekilde uygulayan ifadedir. Faaliyet raporlarında açıkça beyan edilen risk alma ve yenilikçilik ilkeleri örgütün deklare ettiği 'paylaşılan değerler' düzeyindedir. Ancak çalışanların hata yaptıklarında bedel ödeyeceklerine dair geliştirdikleri ve eylemlerine yön veren bilinçdışı inanç, örgütün gerçek kültürünü yansıtan 'temel varsayımlar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki görünür unsurları ve deklare edilen ilkeleri sınıflandırmak
Girişteki anıt 'yapay unsur (artifact)' olarak, faaliyet raporlarında vurgulanan yenilikçilik ise beyan edilmiş 'paylaşılan değer (espoused value)' olarak tespit edilir.
Schein'ın modelinde vizyon, misyon ve raporlar örgütün olmasını istediği idealleri temsil eder.
2
Kurum içindeki gerçek davranışı ve altında yatan asıl nedeni analiz etmek
Mühendise açılan soruşturma sonrasında tüm personelin risk almaktan vazgeçerek standart şablonlara dönmesi, örgüt içindeki asıl kuralı ortaya koyar.
Davranışlar, beyan edilen değerlerden ziyade yaşanmış tecrübelerle oluşan inançlardan etkilenir.
3
Bulguları Schein'ın temel varsayımlar düzeyi ile eşleştirmek
Çalışanların bilinçdışında kabul ettiği 'hata yaparsan cezalandırılırsın' inancı, örgütün gerçek kültürünü yansıtan 'temel varsayım' olarak belirlenir.
Temel varsayımlar görünmezdir ancak örgütte işlerin gerçekte nasıl yürüdüğünü belirleyen en güçlü kültürel öğedir.

Anahtar Kavram

Edgar Schein'ın Örgüt Kültürü Modeli (Yapay Unsurlar, Paylaşılan Değerler, Temel Varsayımlar)
Soru 239Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı bir ihtisas denetim biriminde göreve yeni başlayan müfettiş yardımcılarının, karmaşık vergi kaçakçılığı örüntülerini tespit etme becerilerini geliştirmeleri hedeflenmektedir. Sürecin başında birim amiri, yardımcıların hazırladığı her taslak rapordaki en ufak doğru tespiti bile inceleme anında sözlü olarak takdir etmiştir. Ancak yardımcılar temel denetim becerilerini kazandıktan sonra amir, bu sürekli geri bildirimi bırakmıştır. Bunun yerine amir, artık sadece çok iyi gizlenmiş ve tespiti zor olan istisnai vakalar başarıyla raporlandığında takdirlerini sunmaya başlamıştır. Bu tür zor vakaların personelin karşısına kaçıncı dosya incelemesinde çıkacağı önceden bilinemediği için, müfettiş yardımcıları her dosyayı aynı titizlikle ve ödül beklentisini kaybetmeden yüksek bir motivasyonla incelemeye devam etmişlerdir.

Buna göre, edimsel (operant) koşullanma kuramı bağlamında birim amirinin uygulamaya başladığı yeni pekiştirme tarifesi ve bu tarifenin personel davranışı üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişken oranlı pekiştirme tarifesi uygulanmıştır; bu durum personelin sergilediği titiz inceleme davranışının sönmeye karşı son derece dirençli olmasını sağlamıştır.

Cevap

Uygulanan yeni tarife değişken oranlı pekiştirmedir ve bu tarife sergilenen davranışın sönmeye karşı en yüksek direnci göstermesini sağlar.
Senaryoda amirin takdiri (pekiştireç), belirli bir zaman diliminin geçmesine değil, başarıyla çözülen zorlu vaka (davranış) sayısına bağlıdır; bu durum tarifenin 'oranlı' olduğunu gösterir. Ayrıca, istisnai vakanın kaçıncı dosya incelemesinde karşılarına çıkacağı müfettiş yardımcıları tarafından önceden bilinememektedir; bu durum da tarifenin 'değişken' olduğunu gösterir. Edimsel koşullanma kuramına göre 'değişken oranlı pekiştirme' tarifesi (kumar makinesi etkisi), davranışın sönmeye karşı en dirençli olduğu ve tepki oranının en yüksek düzeyde seyrettiği tarifedir. Personelin her dosyayı titizlikle incelemeye devam etmesi bu teorik gerçeğin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki pekiştirecin (takdirin) verilme koşulunun incelenmesi
Ödülün zamanın geçişine (aralıklı) değil, incelenen dosya sayısına (oranlı) ve bu sayının önceden bilinememesine (değişken) bağlı olduğu tespit edilmiştir.
Edimsel koşullanmada oranlı ve aralıklı tarifeleri birbirinden doğru şekilde ayırt etmek için.
2
Pekiştirme tarifesinin davranış üzerindeki temel etkisinin analiz edilmesi
Ödülün (takdirin) ne zaman geleceğinin belirsiz olması, personelin her dosyada yüksek motivasyonla çalışmasını, yani davranışın sönmeye karşı son derece dirençli olmasını sağlamıştır.
Seçilen pekiştirme tarifesinin örgütsel davranış literatüründeki beklenen sonucunu (çıktısını) doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Edimsel Koşullanmada Pekiştirme Tarifeleri (Değişken Oranlı Tarife)
Soru 240Soru

Bir kamu kurumunun destek hizmetleri dairesinde görevli memurlar, mesai saatleri dışında da sıkça bir araya gelen, birbirlerine karşı güçlü bir aidiyet ve sadakat duygusu (sargınlık) besleyen bir çalışma grubudur. Bununla birlikte, grupta yazılı olmayan bir mutabakatla 'yönetimin dikkatini çekmemek adına yalnızca asgari düzeyde iş üretilmesi ve belirlenen günlük evrak işleme kotasının kesinlikle aşılmaması' yönünde katı bir standart benimsenmiştir. Kurum üst yönetimi, bu dairenin işlem hacmini artırmak ve verimliliği yükseltmek amacıyla, belirli bir kotanın üzerine çıkan çalışanlara ek ödeme öngören 'bireysel performansa dayalı prim sistemini' aniden yürürlüğe koyar.

Örgütsel davranış alanındaki 'grup sargınlığı (cohesiveness) ve performans normları' etkileşimi dikkate alındığında, bu çalışma grubunun mevcut üretkenlik düzeyi ve yönetimin müdahalesine vereceği en muhtemel tepki aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut üretkenlik düşüktür; grup sargınlığının yüksek olması, üyelerin düşük performans normuna daha sıkı sarılmasına yol açacak ve grup, prim sistemine karşı kolektif bir direnç göstererek üretkenliği düşük tutmaya devam edecektir.

Cevap

Üretkenliğin halihazırda düşük olduğu ve grubun yüksek sargınlık nedeniyle performans artırıcı prim sistemine karşı kolektif direnç göstererek mevcut düşük üretimi sürdüreceği yönündeki ifadedir.
Örgütsel davranışta Hawthorne araştırmalarından bu yana bilinen temel kurallardan biri, grup sargınlığı ile performans normları arasındaki matris ilişkisidir. Grup üyelerinin birbirine bağlılığı (sargınlık) yüksek olduğunda, grup normlarının ihlal edilmesi çok zordur. Eğer grubun performans normu düşükse (vaka örneğindeki asgari iş yapma mutabakatı), yüksek sargınlık bu düşük performansın herkes tarafından uygulanmasını garantiler ve üretkenlik dibe vurur. Yönetimin getirdiği bireysel prim sistemi, yüksek sargınlığa sahip bu grubu çözemez; aksine üyeler, grup içi uyumu bozmamak (dışlanmamak) adına ödülü reddederek eski bildikleri tempoda çalışmaya devam eder ve yönetime karşı kolektif bir direnç sergilerler.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki grubun sargınlık (bağlılık) düzeyini ve hakim olan performans normunu tespit etme
Grup sargınlığı 'Yüksek', Performans normu 'Düşük' (asgari düzeyde iş üretme kuralı) olarak tespit edilir.
Grup dinamiklerinde üretkenliği belirleyen iki ana değişken sargınlık ve normlardır.
2
Yüksek Sargınlık ve Düşük Performans Normu kombinasyonunun üretkenlik üzerindeki teorik etkisini analiz etme
Bu kombinasyon, teorik matriste 'Düşük Üretkenlik' sonucunu doğurur.
Çünkü yüksek sargınlık, grup üyeleri üzerindeki baskıyı artırarak herkesin o düşük norma (kurala) harfiyen uymasını sağlar.
3
Yönetimin bireysel prim sistemi müdahalesinin bu yapı üzerindeki etkisini öngörme
Grup üyeleri, yönetimin bireysel ödül sistemini benimsemek yerine, grup arkadaşlarına olan sadakatleri gereği düşük performans normunu koruyacak ve prim sistemini boykot edeceklerdir.
Yüksek sargınlığa sahip gruplar, dışarıdan gelen ve grup içi uyumu tehdit eden müdahalelere karşı güçlü bir kolektif direnç geliştirir.

Anahtar Kavram

Grup Sargınlığı ve Performans Normları İlişkisi
ÖncekiSayfa 12 / 16Sonraki
Örgütsel Davranış Alıştırma Soruları — KPSS İşletme — Sayfa 12 | Examkin