İdarenin Malları

187 soru

Soru 61Soru

İdare hukukunda, belirli bir topluluğun veya halkın doğrudan doğruya ortaklaşa yararlanmasına sunulan "orta malları" (mera, yaylak, kışlak, harman yeri vb.) ile bu malların tabi olduğu hukuki rejim hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir taşınmazın orta malı niteliğini kazanması ya da kaybetmesi ancak yetkili makamlarca yapılan idari bir 'tahsis' işlemi ile mümkün olup, sadece fiili kullanımın sona ermesi statü değişikliği için yeterli değildir.

Cevap

Bir taşınmazın orta malı niteliğini kazanması ya da kaybetmesi ancak yetkili makamlarca yapılan idari bir 'tahsis' işlemi ile mümkün olup, sadece fiili kullanımın sona ermesi statü değişikliği için yeterli değildir.
Orta malları (mera, yaylak, kışlak vb.), idare hukukunda kamu malı rejimine tabidir. Bu malların en temel özelliği, belirli bir kamu yararı doğrultusunda halkın veya bir topluluğun kullanımına 'tahsis' edilmiş olmalarıdır. Bu taşınmazların kamu malı niteliğini kaybetmesi için mutlaka yetkili idari makam (örneğin mülki amir veya ilgili bakanlık) tarafından tahsisin kaldırılması kararı verilmelidir. Taşınmazın artık fiilen kullanılmıyor olması, idari bir karar alınmadığı sürece onun kamu malı (orta malı) statüsünü kendiliğinden sona erdirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Orta mallarının tanımı ve özelliklerini hatırla.
Orta malları; mera, yaylak, kışlak gibi halkın veya belli bir topluluğun ortak kullanımına ayrılmış kamu mallarıdır.
Konunun temel tanımı üzerinden hukuki rejimi belirlemek gerekir.
2
Kamu mallarının statü kazanma ve kaybetme usullerini analiz et.
Bir taşınmazın kamu malı (orta malı) olması için yetkili idari makamın 'tahsis' (atamak/ayırmak) kararı vermesi gerekir.
İdare hukukunda şekil ve usul paralelliği gereği, bir statü nasıl kazanıldıysa aynı usulle kaybedilir.
3
Seçenekleri bu kurallar ışığında değerlendir.
Fiili durumun (kullanımın bitmesi) hukuki statüyü kendiliğinden değiştirmeyeceği sonucuna varılır.
İdarenin iradesi (tahsis kararı) kamu malı rejiminin temel belirleyicisidir.

Anahtar Kavram

Tahsis (Allocation)

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının haczine ilişkin yasal sınırlamaları ve bu sınırlamaların orta malları üzerindeki mutlak etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

İdarenin kamu malları üzerindeki tasarruf yetkisi çerçevesinde; bir gerçek veya tüzel kişinin, kamunun ortak kullanımına ayrılmış bir alanda (örneğin bir meydanda veya kaldırımda) başkalarının yararlanmasını engelleyecek şekilde ve belirli bir süreyle ticari faaliyet yürütmek amacıyla hak elde etmesi durumuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu durum bir özel yararlanma olup, idarenin tek taraflı bir izni (ruhsat) veya idari sözleşme ile bir kullanım hakkı tesis edilmesini gerektirir.

Cevap

Kamu mallarından, başkalarının yararlanmasını engelleyecek şekilde faydalanılması özel yararlanma olup idari bir izin veya sözleşme gerektirir.
Kamu mallarından özel yararlanma, bir kişinin kamu malından başkalarının yararlanmasını engelleyecek şekilde ve malın tahsis amacına uygun ancak genel yararlanmanın ötesinde faydalanmasıdır. Bu durum idarenin tek taraflı iradesiyle verdiği bir ruhsat (izin) veya yaptığı bir idari sözleşme (imtiyaz gibi) ile mümkün olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yararlanma Türünün Belirlenmesi
Özel Yararlanma
Kaldırıma masa atılması gibi kullanımlar, genel yararlanmanın (yürüme) ötesinde, başkalarını dışlayan bir kullanım olduğu için özel yararlanmadır.
2
Hukuki Rejimin Tespiti
Kamu Hukuku ve İdari İşlem
Kamu malları üzerinde özel hukuk sözleşmesi (kira gibi) yapılamayacağından, yararlanma hakkı ruhsat veya idari sözleşme ile tesis edilir.
3
Yaptırım ve Bedel Analizi
Ecrimisil ve Tahliye
İzinsiz kullanım 'fuzuli işgal'dir; idare bu durumda ecrimisil (tazminat) talep eder ve malı idari yoldan tahliye eder.

Anahtar Kavram

Özel Yararlanma ve İdari İzin Rejimi

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının haczedilemezliği ve zamanaşımı ile kazanılamaması gibi korunma yollarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Bir büyükşehir belediyesi, mülkiyetindeki bir binayı 'Gençlik Merkezi' olarak kullanılması amacıyla ilgili birimine tahsis etmiş ve bina bu amaca uygun olarak fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Ancak binanın tapu kaydında herhangi bir 'kamu hizmetine tahsis' şerhi bulunmamaktadır. Belediye, ödenmeyen bir borç nedeniyle icra takibi ile karşı karşıya kalmış ve alacaklı taraf bu binanın haczini talep etmiştir.

Bu durumla ilgili idare hukuku ilkeleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Binanın bir kamu hizmetinin yürütülmesine fiilen ve hukuken tahsis edilmiş olması, onun 'hizmet malı' sayılması için yeterlidir ve bu statüdeki mallar haczedilemez.

Cevap

Binanın bir kamu hizmetinin yürütülmesine fiilen ve hukuken tahsis edilmiş olması, onun 'hizmet malı' sayılması için yeterlidir; kamu hukuku rejimine tabi olan bu mallar haczedilemez.
Doğru seçenek, bir taşınmazın kamu malı (hizmet malı) sayılabilmesi için o malın bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasının yeterli olduğunu ve bu statünün doğal sonucu olarak haciz yasağının uygulanacağını doğru bir şekilde belirtmektedir. Tapuda şerh bulunmaması, malın fiilen ve hukuken kamu hizmetine özgülendiği gerçeğini değiştirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini tespit edin.
Gençlik Merkezi, belirli bir kamu hizmetinin (eğitim/sosyal hizmet) yürütülmesine ayrıldığı için bir 'Hizmet Malı'dır.
Hizmet malları, idarenin bir kamu hizmetini yürütmek için kullandığı idari binalar, hastaneler ve okullar gibi taşınmazlardır.
2
Tahsis (ayırma) işleminin geçerliliğini kontrol edin.
Tapuda şerh olmasa dahi, yetkili organın (Belediye Meclisi/Encümeni) tahsis kararı ve binanın bu amaçla fiilen kullanılması 'hukuki tahsis' için yeterlidir.
İdare hukukunda tahsis, malın kamu malı statüsüne geçmesini sağlayan idari bir işlemdir; tapu şerhi sadece açıklayıcıdır, kurucu değildir.
3
Hukuki koruma rejimini uygulayın.
Hizmet malları; haczedilemez, devredilemez ve zamanaşımı ile kazanılamaz.
Kamu malları, kamu hizmetinin kesintisiz sürmesi amacıyla özel hukuk hükümlerinden istisna tutularak kamu hukuku korumasına alınmıştır.

Anahtar Kavram

Hizmet mallarının kamu hizmetine tahsis unsuru ve haczedilemezlik özelliği
Soru 64Soru

İdare hukukunda, kamu yararına tahsis edilmiş olan kamu mallarının tabi olduğu hukuki rejim düşünüldüğünde, bu malların özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu malları üzerinde kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Cevap

Kamu malları üzerinde kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Kamu malları, kamu yararına tahsis edildikleri ve özel mülkiyete konu olamayacakları için, Medeni Kanun'da yer alan taşınmaz mülkiyetinin zamanaşımı yoluyla kazanılmasına ilişkin hükümler (olağan veya olağanüstü zamanaşımı) bu mallar hakkında uygulanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu malı kavramını tanımlama
Kamu malı, kamu yararına tahsis edilmiş, mülkiyeti bir kamu tüzel kişisine ait olan mallardır.
Soruda sorulan hukuki rejimin hangi varlıklara uygulanacağını belirlemek gerekir.
2
Temel hukuki özellikleri hatırlama
Kamu malları; devredilemez, haczedilemez, zamanaşımı ile kazanılamaz ve vergi dışıdır.
Bu özellikler kamu malını idarenin özel malından ayıran temel farklardır.
3
Seçenekleri bu kurallar ışığında değerlendirme
Zamanaşımı ile kazanılamama ilkesinin doğru ifade edildiği seçeneğe ulaşılır.
Diğer seçenekler ya yanlış bilgi içermekte ya da idarenin özel mallarına ait özellikleri kamu mallarına atfetmektedir.

Anahtar Kavram

Kamu mallarının zamanaşımı ile kazanılamama ilkesi

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının 'hizmet malı', 'orta malı' ve 'sahipsiz mal' olarak sınıflandırılmasını ve her birinin örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

İdare hukukunda, kamu tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunmasına rağmen bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edilmemiş veya kamunun doğrudan kullanımına sunulmamış mallar 'idarenin özel malları' olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, idarenin özel mallarının tabi olduğu hukuki rejimle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidirler.

Cevap

İdarenin özel malları kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidir.
İdarenin özel malları, kamu gücüyle değil mülkiyet hakkıyla ilişkili olduklarından kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidirler ve uyuşmazlıkları adli yargıda çözülür.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini tespit etme
Soruda tanımlanan malın (lojman, boş arsa vb.) herhangi bir kamu hizmetine veya kamunun kullanımına tahsis edilmediği belirlenir.
Tahsisin olmaması, malın 'kamu malı' değil 'idarenin özel malı' statüsünde olduğunu gösterir.
2
Hukuki rejimi belirleme
İdarenin özel mallarının kural olarak özel hukuk hükümlerine (Medeni Kanun, Borçlar Kanunu vb.) tabi olduğu sonucuna varılır.
İdare, bu mallar üzerinde tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi mülkiyet hakkına sahiptir.
3
Yargı yolunu belirleme
Bu mallarla ilgili uyuşmazlıkların adli yargı yerlerinde görüleceği teyit edilir.
Özel hukuk rejimine tabi işlemler kural olarak adli yargıya tabidir.

Anahtar Kavram

İdarenin özel mallarının özel hukuk rejimine tabi olması

İpuçları

1
Bir belediye lojmanını veya boş bir arazisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının (hizmet ve orta malları) haczedilemezlik ve zamanaşımı özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 66Soru

İdare hukukunda idarenin mallarının 'kamu malı' statüsünü kazanması ve bu statünün sona ermesi (tahsis ve terkin) süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahsis işlemini yapmaya yetkili olan makam, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça tahsisi kaldırmaya da yetkilidir ve sahipsiz malların kamu malı statüsünü kazanması için kural olarak bir idari tahsis işlemi gerekmez.

Cevap

Tahsis işlemini yapmaya yetkili olan makamın aynı zamanda tahsisi kaldırmaya da yetkili olduğu ve sahipsiz malların statü kazanması için ek bir idari işleme gerek duymadığı yönündeki ifade doğrudur.
Hukuk sistemimizde kamu malı statüsü iki şekilde kazanılır: Ya sahipsiz mallarda olduğu gibi doğrudan kanun/doğa gereği ya da orta ve hizmet mallarında olduğu gibi idari bir 'tahsis' işlemiyle. Tahsis işlemi, idare hukukunun genel bir kuralı olan 'yetki ve usulde paralellik' ilkesine tabidir; yani bir malı kamu hizmetine özgülemeye yetkili makam, bu özgülemeyi kaldırmaya (terkin) da yetkilidir. Bu durum, kamu malı statüsünün kazanılması ve kaybedilmesine dair en temel ve doğru hukuki ilkedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsis (özgüleme) kavramının analiz edilmesi.
Tahsis, bir malın kamu yararına veya bir kamu hizmetine adanması işlemidir.
Statünün nasıl kazanıldığını anlamak için temel hukuki aracın tanımlanması gerekir.
2
Sahipsiz mallar ile hizmet/orta malları arasındaki farkın belirlenmesi.
Sahipsiz mallar doğaları gereği statü kazanırken, diğerleri idari işlem veya fiili durumla kazanır.
Her kamu malının kazanılma yönteminin aynı olmadığını ayırt etmek gerekir.
3
Statünün sona erme hallerinin (maddi ve hukuki) incelenmesi.
Maddi yok olma statüyü kendiliğinden bitirirken, hukuki kullanımın bitmesi için 'tahsisin kaldırılması' işlemi gerekir.
Maddi olay ile hukuki işlem arasındaki farkın tespiti doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
4
Yetki ve usulde paralellik ilkesinin uygulanması.
Tahsis yetkisi olan makamın, terkin yetkisine de sahip olduğu sonucuna varılır.
İdare hukukunun genel yetki kurallarının bu özel alandaki yansımasını teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Tahsis ve Terkin Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının haczedilemezliği ve tapuya tescil zorunluluğu olmayan mallar (orta malları ve sahipsiz mallar) arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 67Soru

İdare hukukunda malların tasnifi yapılırken, bir malın "kamu malı" mı yoksa "idarenin özel malı" mı olduğu, tabi olduğu hukuki rejimi belirleyen en temel kriterdir. İdarenin özel malları; kamu hizmetine veya kamunun kullanımına doğrudan tahsis edilmemiş, idarenin özel mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz mallardır.

Buna göre, idarenin özel mallarının tabi olduğu hukuki rejim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu mallardan kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklar kural olarak adli yargı mercilerinde çözümlenir.

Cevap

İdarenin özel mallarından kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklar kural olarak adli yargı mercilerinde çözümlenir.
İdarenin özel malları, mülkiyeti idareye ait olsa da bir kamu hizmetine veya kamunun kullanımına özgülenmemiş mallardır. Bu mallar üzerinde kural olarak özel hukuk hükümleri uygulandığından, bu malların yönetimi, işletilmesi ve mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar adli yargı kolunda (Asliye Hukuk vb.) karara bağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini belirle
İdarenin özel malları, kamu hizmetine tahsis edilmemiş mallardır.
Tabi olunacak hukuki rejimi belirlemek için malın tahsis durumuna bakılmalıdır.
2
Uygulanacak hukuk rejimini tespit et
Özel hukuk hükümleri uygulanır.
Kamu malı statüsünde olmayan mallar kural olarak özel mülkiyet hukukuna tabidir.
3
Yargı kolunu belirle
Adli Yargı.
Özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargı makamlarıdır.

Anahtar Kavram

İdarenin Özel Mallarının Özel Hukuk Rejimine Tabi Olması

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının korunması için kullanılan 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un özel mallar için de geçerli olup olmadığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 68Soru

Türk idare hukuku doktrininde bir malın "idarenin özel malı" statüsünden ayrılarak "kamu malı" niteliği kazanması ve kamu hukuku rejimine tabi olması belirli kriterlere bağlanmıştır. Buna göre, bir taşınmazın kamu malı sayılabilmesi için gerekli olan kriterler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir malın kamu malı statüsü kazanabilmesi için mülkiyetinin bir kamu tüzel kişisine ait olması ve o malın kamu yararına (doğrudan halkın kullanımına veya bir kamu hizmetine) tahsis edilmiş olması gerekir.

Cevap

Bir malın kamu malı sayılabilmesi için mülkiyetinin bir kamu tüzel kişisine ait olması ve o malın doğrudan halkın kullanımına veya bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İdare hukukunda kamu malı kavramı organik (mülkiyet) ve fonksiyonel (tahsis) kriterlerin birleşimiyle tanımlanır. Bir malın kamu malı statüsünde olması için mutlaka bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde bulunması ve kamu yararına (hizmet veya kullanım) özgülenmiş olması gerekir. Bu şartlar sağlandığında mal, kamu hukukunun koruyucu rejimine (haczedilemezlik, devredilemezlik vb.) dahil olur.

Adım Adım Çözüm

1
Mülkiyet unsurunu kontrol etme
Malın bir kamu tüzel kişisine (Devlet, belediye, köy vb.) ait olduğu tespit edilir.
Özel kişilerin mülkiyetindeki mallar, kamu hizmetine sunulsa dahi (kamulaştırılmadıkça) kamu malı statüsü kazanamaz.
2
Tahsis (özgüleme) unsurunu kontrol etme
Malın doğrudan halkın ortak kullanımına (parklar, yollar) veya bir kamu hizmetinin yürütülmesine (okul binası, hastane) ayrıldığı tespit edilir.
İdarenin mülkiyetinde olup da kamu yararına tahsis edilmemiş mallar (boş arsalar, lojmanlar) idarenin özel malı sayılır.

Anahtar Kavram

Tahsis (Özgüleme) Kriteri

İpuçları

1
İdarenin her mülkü kamu malı mıdır, yoksa idarenin de bizler gibi özel malları olabilir mi?
2
Bir okul binası ile bir lojman arasındaki hukuki rejim farkını düşünün. Hangisi kamu hizmetine doğrudan hizmet eder?
3
Kamu malı olabilmek için mülkiyetin kamuya ait olması yanında 'tahsis' (özgüleme) şartının da arandığını unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının kazanılması (tahsis) ve kaybedilmesi (tahsisin kaldırılması) usullerini inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 69Soru

İdare hukukunda, bir kamu hizmetinin yürütülmesine doğrudan tahsis edilmiş olan okul binaları, hastaneler, adliye sarayları ve emniyet müdürlüğü binaları gibi taşınmazlar 'hizmet malları' kategorisinde yer almaktadır.

Buna göre, 'hizmet malları'nın tabi olduğu hukuki rejim ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu mallar kamu hizmetine tahsis edildikleri sürece haczedilemez, devredilemez ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetleri kazanılamaz.

Cevap

Hizmet malları, kamu hizmetine tahsis edildikleri sürece haczedilemez, devredilemez ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetleri kazanılamaz.
Doğru ifadeye göre, hizmet malları kamu hizmetine tahsis edilmiş kamu malları oldukları için özel hukuk hükümlerine tabi değildirler; bu malların satılması (devredilmesi), borç karşılığı haczedilmesi veya belli bir süre kullanılarak mülkiyetinin kazanılması hukuk sistemimizde yasaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımlama
Hizmet malları, bir kamu hizmetinin yürütülmesi için kullanılan (okul, hastane vb.) kamu mallarıdır.
Sorunun odağındaki mal türünün niteliğini belirlemek gerekir.
2
Hukuki Rejimi İnceleme
Kamu malları (hizmet, orta ve sahipsiz mallar); haczedilemezlik, devredilemezlik ve zamanaşımıyla kazanılamama özelliklerine sahiptir.
Hizmet mallarının tabi olduğu koruma kalkanını anlamak için gereklidir.
3
Seçenekleri Karşılaştırma
Hizmet mallarının kamu hukukuna tabi olduğu ve koruma altında olduğu bilgisi ile en uyumlu seçenek belirlenir.
Doğru hukuki tespiti yapmak ve çeldiricileri elemek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Hizmet malları, idarenin kamu hizmetini sunarken kullandığı araç/binalardır ve kamu malı rejimine (dokunulmazlık) tabidir.
Soru 70Soru

İdare hukukunda kamu mallarının kullanımı, malın niteliğine ve tahsis amacına göre farklı hukuki rejimlere tabidir. Kamu mallarının korunması, yönetimi ve bu mallardan faydalanma usulleri dikkate alındığında, kamu mallarından yararlanma biçimlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel yararlanma; kamu malının tahsis amacına aykırı olmamak şartıyla, ruhsat veya sözleşme gibi hukuki araçlarla belirli kişi veya gruplara tanınan, başkalarının yararlanmasını sınırlayan istisnai bir kullanım biçimidir.

Cevap

Kamu mallarından özel yararlanma; tahsis amacına uygunluk, ruhsat veya sözleşme dayanığı ve istisnai nitelik taşıması özellikleriyle tanımlanan doğru ifadedir.
Doğru ifade, özel yararlanmanın mahiyetini tam olarak açıklar. Özel yararlanma, kamu malının tahsis edildiği asıl amaca (örneğin bir parkın dinlenme alanı olması) zarar vermeyecek şekilde, belirli kişilere ruhsat veya sözleşme ile tanınan, başkalarının o alanı aynı anda kullanımını kısıtlayan istisnai bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu mallarından yararlanma türlerini sınıflandırın.
Genel yararlanma (herkesin eşit kullanımı) ve özel yararlanma (belirli kişilerin ayrıcalıklı kullanımı) ayrımı belirlendi.
Sorunun temelini oluşturan kavramsal çerçeveyi kurmak için gereklidir.
2
Özel yararlanmanın hukuki dayanaklarını analiz edin.
Özel yararlanmanın ruhsat (idari işlem) veya imtiyaz/kira sözleşmesi (idari sözleşme) ile kurulabileceği saptandı.
Seçeneklerdeki idari araçların doğruluğunu test etmek için gereklidir.
3
Fuzuli işgal ve ecrimisil ilişkisini değerlendirin.
Ecrimisilin bir haksız işgal tazminatı olduğu ve kullanım hakkı doğurmadığı sonucuna varıldı.
Yaygın bir yanlış algı olan ecrimisilin 'kira' gibi görülmesi yanılgısını elemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Özel Yararlanmanın Hukuki Niteliği ve Sınırları
Soru 71Soru

Bir belediye meclisi, mülkiyeti belediyeye ait olan bir taşınmazın "gençlik ve kültür merkezi" olarak kullanılmasına yönelik bir tahsis kararı almış ve ilgili yılın yatırım programına bu projeyi dahil etmiştir. Ancak bütçe kısıtları nedeniyle iki yıl boyunca inşaata başlanamamış; bu süreçte taşınmaz, mahalle sakinleri tarafından otopark ve semt pazarı olarak fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Belediyeden alacaklı olan bir özel şirket, taşınmazın üzerinde herhangi bir belediye tesisi bulunmadığını ve fiilen pazar yeri olarak (genel kullanımda) kullanıldığını, dolayısıyla malın belirli bir kamu hizmetine özgülenmediğini ileri sürerek icra müdürlüğünden taşınmazın haczini talep etmiştir.

Türk idare hukuku ilkeleri ve Danıştay içtihatları çerçevesinde, söz konusu taşınmazın hukuki rejimine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetkili organ tarafından usulüne uygun olarak alınan tahsis kararı ile taşınmaz "hizmet malı" statüsü kazanmıştır; yetkili merci tarafından bu tahsis kaldırılmadığı sürece malın atıl kalması veya amacı dışında kullanılması onun kamu malı niteliğini ve haczedilemezlik korumasını ortadan kaldırmaz.

Cevap

Yetkili organın tahsis kararı ile hizmet malı statüsü kazanan taşınmazın, bu tahsis kaldırılmadığı sürece fiili durumdan bağımsız olarak kamu malı niteliğini ve haczedilemezlik özelliğini koruyacağını belirten seçenek doğrudur.
Türk idare hukuku doktrinine göre, bir malın kamu malı (özelde hizmet malı) statüsünü kazanması için yetkili idari mercinin o malı bir kamu hizmetine özgüleme iradesini (tahsis kararı) açıklaması yeterlidir. Bu karar hukuken geçerli olduğu sürece, malın fiilen o hizmette kullanılmıyor olması veya atıl durumda bulunması, malın haczedilemezlik gibi kamu hukuku korumalarından yararlanmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla, belediye meclisi kararı yürürlükte olduğu sürece taşınmaz haczedilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Mülkiyet kriterini kontrol et.
Taşınmaz belediyeye (bir kamu tüzel kişisine) aittir.
Bir malın kamu malı sayılabilmesi için ilk şart bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde olmasıdır.
2
Tahsis kriterini analiz et.
Belediye meclisi tarafından "kültür merkezi" (kamu hizmeti) için resmi bir tahsis kararı alınmıştır.
Hizmet malları, yetkili organın iradesiyle (tahsis işlemi) bu statüyü kazanır.
3
Fiili kullanımın hukuki statüye etkisini değerlendir.
İnşaatın başlamamış olması veya halkın pazar yeri olarak kullanması mevcut "hizmet malı" statüsünü hukuken düşürmez.
Tahsis kararı, idari bir işlemle geri alınmadığı sürece geçerliliğini korur; fiili durum hukuki statüye üstün gelmez.
4
Hukuki rejim ve koruma yollarını belirle.
Taşınmaz kamu malı statüsünde olduğu için haczedilemez (İİK m. 82/1).
Kamu malları kamu hukukuna tabidir ve haczedilemezlik bu rejimin en temel sonucudur.

Anahtar Kavram

Kamu Malı Statüsünün Kazanılması ve Tahsisin Sürekliliği

Daha Fazla Pratik

İdarenin özel malları ile kamu malları arasındaki haczedilemezlik ve zamanaşımı farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 72Soru

İdare hukukunda, kamu yararına veya bir kamu hizmetinin görülmesine tahsis edilmiş olan kamu malları, idarenin özel hukuk hükümlerine tabi olan özel mallarından farklı bir koruma rejimine tabidir. Buna göre, kamu mallarının hukuki statüsü ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu malları, kamu yararına tahsis edildikleri için kural olarak devredilemez, haczedilemez ve bu mallar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanamaz.

Cevap

Kamu malları, kamu yararına tahsis edildikleri için kural olarak devredilemez, haczedilemez ve bu mallar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanamaz.
Kamu malları, toplumsal bir ihtiyacı karşılamak veya kamu hizmetini yürütmek amacıyla ayrıldıkları için 'kamu hukuku rejimi'ne tabidirler. Bu rejimin en belirgin özellikleri; malın satılamaması (devredilemezlik), borçlar nedeniyle el konulamaması (haczedilemezlik) ve ne kadar süre geçerse geçsin zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılamamasıdır (zamanaşımıyla kazanılamama).

Adım Adım Çözüm

1
Malın statüsünü belirle.
Malın kamu yararına veya hizmetine tahsis edildiğini tespit et.
Kamu malı rejiminin uygulanması için tahsis (kamu yararı amacı) şarttır.
2
Hukuki koruma yöntemlerini analiz et.
Devredilemezlik, haczedilemezlik ve zamanaşımı yasağını uygula.
Kamu hizmetinin sürekliliğini ve kamu yararının korunmasını sağlamak için bu mallar özel mülkiyet hukukunun dışına çıkarılmıştır.

Anahtar Kavram

Kamu mallarının kamu hukuku rejimi ve temel koruma ilkeleri

İpuçları

1
Kamu malları, özel mülkiyete konu olamayacak şekilde tasarlanmış koruma mekanizmalarına sahiptir.

Daha Fazla Pratik

İdarenin özel malları ile kamu malları arasındaki yargı yolu farklarını (adli vs idari) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 73Soru

1982 Anayasası, idarenin malları içinde yer alan kıyılar, ormanlar ve tabii servetler için klasik kamu mallarından farklılaşan, doğrudan anayasal güvenceye bağlanmış özel bir hukuki rejim öngörmüştür.

Buna göre, kıyılar, ormanlar ve tabii servetlerin özel rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi hakkı, Devlet tarafından kanuni şartlar çerçevesinde gerçek ve tüzel kişilere süresiz olarak devredilebilir.

Cevap

Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi hakkının gerçek ve tüzel kişilere süresiz olarak devredilebileceğini belirten ifade yanlıştır.
1982 Anayasası'nın 168. maddesine göre, tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve bunların aranması ile işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını gerçek ve tüzel kişilere devredebilir ancak bu devir anayasal bir kural olarak sadece 'belli bir süre için' yapılabilir. İşletme hakkının veya imtiyazının süresiz (sınırsız) olarak devredilmesi hukuken kesinlikle mümkün değildir. Bu detay nedeniyle ilgili ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıyılar, ormanlar ve tabii servetlerin Anayasa'daki özel hukuki rejimlerini incelemek.
Anayasa'nın 43, 168 ve 169. maddelerindeki emredici kurallar ve istisnalar tespit edilir.
Seçeneklerdeki ifadelerin anayasal geçerliliğini ve hukuki doğruluğunu değerlendirmek için.
2
Tabii servetler ve kaynakların aranması ve işletilmesi rejimini değerlendirmek.
Anayasa'nın 168. maddesi uyarınca bu hakkın ancak kanunla belirlenmiş 'belli bir süre için' devredilebileceği anlaşılır.
Devletin imtiyaz ve devir yetkisinin sınırlarını ile süresini belirlemek için.
3
Yanlış olan ifadeyi tespit etmek.
İşletme hakkının 'süresiz' olarak devredilebileceğini belirten seçeneğin Anayasa'nın süreli devir şartına açıkça aykırı olduğu sonucuna ulaşılır.
Sorunun kökünde istenen hatalı bilginin bulunması için.

Anahtar Kavram

Tabii Servetlerin ve Kaynakların İşletilmesi Rejimi ile İdarenin Malları
Soru 74Soru

İdare hukukunda kamu malları; hizmet malları, orta malları ve sahipsiz mallar olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bir ilçe kaymakamlığının faaliyetlerini yürüttüğü hükümet konağı binası, idare hukukundaki bu tasnif içerisinde "hizmet malı" kategorisinde yer almaktadır.

Buna göre, söz konusu binanın tabi olduğu hukuki rejimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğrudan bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edildiği için kamu malı statüsündedir ve zamanaşımı yoluyla kazanılamaz.

Cevap

Hükümet konağı binası bir hizmet malı olduğu için kamu malı statüsündedir ve bu mallar üzerinde zamanaşımı ile hak kazanılamaz.
Doğrudan bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edilen hükümet konağı gibi taşınmazlar hizmet malı sayılır. Bu mallar kamu malı statüsünde oldukları için özel hukuk hükümlerine değil, kamu hukuku rejimine tabidirler. Bu rejimin en temel sonuçlarından biri, bu malların zamanaşımı yoluyla mülkiyetinin kazanılamamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Malın kategorisini belirle
Hükümet konağı, idari bir hizmetin yürütülmesine özgülendiği için bir 'hizmet malı'dır.
Kamu hizmetinin sunulması için kullanılan binalar hizmet malı tanımına girer.
2
Hizmet mallarının hukuki rejimini uygula
Hizmet malları kamu malıdır; haczedilemez, zamanaşımıyla kazanılamaz ve kural olarak devredilemez.
Kamu malları kamu yararı ve hizmetin sürekliliği gereği özel koruma altındadır.

Anahtar Kavram

Hizmet Mallarının Kamu Hukuku Rejimi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

İdarenin mülkiyetinde bulunmasına rağmen, bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edilmemiş veya kamunun doğrudan kullanımına sunulmamış olan "özel malları" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu mallar üzerindeki hukuki tasarruflar ve bunlardan doğan uyuşmazlıklar kural olarak adli yargı koluna tabidir.

Cevap

İdarenin özel malları üzerindeki tasarruflar ve uyuşmazlıklar kural olarak adli yargı koluna ve özel hukuk hükümlerine tabidir.
İdarenin özel malları (belediyeye ait bir dükkanın kiralanması, idarenin gelir getiren tarlası vb.), bir kamu hizmetinin doğrudan yürütülmesine ayrılmadığı için idare burada bir özel hukuk kişisi gibi hareket eder. Bu nedenle bu mallara ilişkin işlemler özel hukuk hükümlerine tabidir ve doğacak uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür.

Adım Adım Çözüm

1
Malın niteliğini tespit etme
Soruda belirtilen malların kamu hizmetine veya halkın kullanımına tahsis edilmediği görülmektedir; bu durum malların 'özel mal' kategorisinde olduğunu kanıtlar.
İdarenin malları tahsis unsuru üzerinden kamu malları ve özel mallar olarak ikiye ayrılır.
2
Uygulanacak hukuk rejimini belirleme
İdarenin özel malları üzerindeki mülkiyet hakkı, bir özel kişinin mülkiyet hakkına benzer şekilde özel hukuk (Medeni Kanun, Borçlar Kanunu vb.) hükümlerine tabidir.
Kamu gücü ayrıcalıklarının kullanılmadığı bu alanlarda eşitlik ilkesi gereği özel hukuk uygulanır.
3
Yargı kolunu saptama
Özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklar kural olarak adli yargı (asliye hukuk, sulh hukuk vb.) mahkemelerinde çözümlenir.
İdari yargı, kural olarak idarenin kamu hukuku alanındaki işlem ve eylemlerini denetler.

Anahtar Kavram

İdarenin özel mallarının özel hukuk rejimine ve adli yargıya tabi olması.

İpuçları

1
Bir malın 'kamu malı' mı yoksa 'özel mal' mı olduğunu belirleyen en temel kriter, o malın bir kamu hizmetine tahsis edilip edilmediğidir.
2
İdarenin bir özel hukuk kişisi (şahıs) gibi davrandığı durumlarda hangi hukuk dalı ve hangi yargı kolu yetkilidir?

Daha Fazla Pratik

İstisnai olarak 'Devlet' tüzel kişiliğine ait özel malların haczedilemezliği kuralını inceleyerek genel özel mal rejiminden farkını not ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru

İdare hukukunda meralar, yaylaklar, kışlaklar, harman yerleri ve meydanlar gibi doğrudan bir topluluğun veya halkın ortak kullanımına sunulan taşınmazlar "orta malları" kategorisinde yer almaktadır. Orta mallarının hukuki rejimi ve bu mallar üzerindeki tasarruf yetkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta malları üzerinde özel mülkiyet kurulamaz, bu mallar haczedilemez ve kural olarak tapu sicilinde mülkiyete konu bir tescile tabi tutulmazlar.

Cevap

Orta malları üzerinde özel mülkiyet kurulamaz, bu mallar haczedilemez ve kural olarak tapu sicilinde mülkiyete konu bir tescile tabi tutulmazlar.
Orta malları, kamu mallarının bir alt türüdür. Bu malların en temel özelliği, kamu yararına doğrudan halkın kullanımına tahsis edilmiş olmalarıdır. Bu nedenle üzerlerinde özel mülkiyet kurulamaz, zamanaşımıyla mülkiyet kazanılamaz ve bu mallar haczedilemezler. Kadastro Kanunu uyarınca da mülkiyet olarak tapu kütüğüne tescil edilmez, özel sicillerine kaydedilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Orta mallarının tanımını ve kapsamını analiz et.
Mera, yaylak, kışlak ve meydan gibi halkın ortak kullanımına sunulan mallar orta malıdır.
Soruda istenen hukuki rejimin hangi mal türü için geçerli olduğunu saptamak gerekir.
2
Kamu mallarının temel hukuki özelliklerini (devredilemezlik, haczedilemezlik, zamanaşımı) hatırla.
Bu mallar satılamaz, haczedilemez ve zilyetlik yoluyla kazanılamaz.
Orta malları kamu malı olduğu için bu koruma kurallarına tabidir.
3
Tapu sicili ve tescil durumunu değerlendir.
Orta malları (örneğin meralar) mülkiyet hanesine tescil edilmez, özel sicillerinde gösterilir.
Özel mülkiyete konu olamayacakları için genel tapu kütüğünde kişi veya kurum adına mülkiyet tescili yapılmaz.

Anahtar Kavram

Orta Mallarının Hukuki Rejimi

Daha Fazla Pratik

Kamu mallarının diğer türleri olan hizmet malları ve sahipsiz mallar ile orta malları arasındaki tahsis usulü farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 77Soru

Mülkiyeti bir kamu tüzel kişisine ait olan boş bir arazi, idarenin yetkili karar organı tarafından alınmış açık (iradi) bir 'tahsis kararı' olmaksızın, etrafı çevrilip gerekli düzenlemeler yapılarak eylemli (fiili) olarak 'mahalle parkı' sıfatıyla uzun yıllar halkın doğrudan kullanımına sunulmuştur. Bu süre zarfında, arazinin bir bölümünü kendi bahçesiyle birleştiren komşu (K), 25 yıl süren davasız ve aralıksız zilyetliğine dayanarak Türk Medeni Kanunu uyarınca olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet talebinde bulunmuştur.

İlerleyen yıllarda park alanından geçen derenin taşması sonucu parkın büyük bir kısmı kalıcı olarak sular altında kalmış ve bataklığa dönüşerek (maddi yok olma) kullanılamaz hâle gelmiştir. Geriye kalan sağlam kısım ise, ilgili idarenin meclisi (karar organı) yerine doğrudan birim amiri sıfatındaki daire başkanı tarafından tesis edilen bir işlemle park statüsünden çıkarılıp idarenin yeni hizmet binası inşasına özgülenmiştir.

Bu olaydaki kamu malı statüsünün kazanılması, kaybedilmesi ve idari işlemlerin niteliğine ilişkin aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sular altında kalarak kullanılamaz hâle gelen kısım üzerindeki 'kamu malı' statüsü, yetkili makamın tahsisin kaldırılması (terkin) yönünde hukuki bir işlem tesis etmesine gerek kalmaksızın maddi olgunun gerçekleşmesiyle kendiliğinden sona ermiştir.

Cevap

Maddi yok olma sonucu kamu malı niteliğinin kendiliğinden sona ereceğini belirten ifade doğrudur.
İdare hukukunda bir malın kamu malı statüsü kazanması kural olarak 'tahsis' işlemiyle olurken, kaybedilmesi de 'tahsisin kaldırılması' işlemiyle olur. Ancak malın deprem, heyelan, sular altında kalma gibi sebeplerle fiziken ortadan kalkması veya kullanım amacına tahsis edilemeyecek derecede maddi bir yok oluş yaşaması durumunda statü kendiliğinden düşer. İdarenin bu maddi durum karşısında 'terkin' veya 'tahsisin kaldırılması' yönünde kurucu bir işlem yapması şart değildir; oluşan durum fiilidir ve hukuki sonuçlarını kendiliğinden doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Eylemli (fiili) tahsisin hukuki niteliğini tespit et.
Arazi, açık bir meclis kararı olmasa dahi fiilen halkın kullanımına sunularak kamu malı (orta malı/hizmet malı) niteliği kazanmıştır.
Türk idare hukukunda iradi tahsis kural olmakla birlikte, özellikle orta mallarında fiili tahsis de kamu malı statüsü yaratmak için yeterli kabul edilir ve bu mallar zamanaşımıyla kazanılamaz.
2
Kamu malı statüsünün kaybedilme yollarını analiz et.
Sular altında kalma ve bataklığa dönüşme olgusu ile statü hukuki bir işleme gerek kalmadan sona ermiştir.
Kamu malı statüsü, tahsisin kaldırılması gibi idari bir işlemle sona erebileceği gibi, malın kamu hizmeti veya kullanımına elverişliliğini tamamen yitirdiği maddi yok olma (denize kayma, yanma, çökme) hâllerinde kendiliğinden biter.
3
Tahsisin kaldırılması işleminin yetki unsurunu değerlendir.
Birim amirinin park statüsünü kaldırması yetki gaspı veya yetki tecavüzü oluşturur.
Tahsis tesisi ve kaldırılması kural olarak (yetkide paralellik ilkesi gereği) idarenin yürütme birimlerinin değil, karar organlarının (meclislerin) asli yetkisindedir.

Anahtar Kavram

Kamu Malı Statüsünün Sona Erme Hâlleri ve İdari İşlemin Yetki Unsuru
Soru 78Soru

X Belediyesi sınırları içinde yer alan ve kadimden beri yöre halkı tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanılan bir meranın hukuki statüsüyle ilgili belediye bazı tasarruflarda bulunmayı planlamaktadır. Belediye, meranın bir bölümünü artan altyapı borçlarını ödemek amacıyla özel bir şirkete satmayı, kalan kısmının ise tahsis amacını değiştirerek sadece belediye personelinin kullanımına açık bir hizmet binası inşa etmeyi düşünmektedir. Öte yandan, yöre halkından Bay Z, meranın atıl durumda olan bir bölümünü 25 yıldır nizasız ve fasılasız olarak işlediğini ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı yoluyla adına tescilini talep etmiştir.

İdarenin mallarının hukuki rejimi dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu taşınmaz, doğrudan yöre halkının ortak kullanımına özgülenmiş bir orta malı olduğundan özel mülkiyete konu olamaz ve Bay Z'nin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap talebi reddedilmelidir.

Cevap

Söz konusu taşınmazın, doğrudan yöre halkının ortak kullanımına özgülenmiş bir orta malı olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağı ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı yönündeki ifadedir.
Meralar, yaylaklar, kışlaklar ve meydanlar gibi taşınmazlar, idarenin malları içinde 'orta malları' kategorisinde yer alır. Orta malları kamu malı niteliğine sahip olduklarından mutlak bir hukuki korumaya tabidir. Bu nedenle kural olarak satılamazlar, devredilemezler, haczedilemezler ve zilyetlik (kazandırıcı zamanaşımı) yoluyla gerçek veya tüzel kişilerce kazanılamazlar. Dolayısıyla, olaydaki Bay Z'nin 25 yıllık nizasız ve fasılasız kullanımı bulunsa dahi, kamu malı niteliğindeki meranın özel mülkiyete geçirilerek adına tescil edilmesi hukuken mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki taşınmazın türünü tespit ederek idarenin malları içindeki hukuki sınıflandırmasını belirleme.
Meralar, yaylaklar, kışlaklar ve pazar yerleri gibi taşınmazlar, idare hukukunda doğrudan halkın ortak yararlanmasına tahsis edilen 'orta malları' kategorisinde yer alır.
İdarenin mallarının tabi olduğu hukuki rejim (haczedilebilirlik, devredilebilirlik, zilyetlikle kazanım), malın türüne göre değişiklik gösterir.
2
Kamu mallarının ve özelde orta mallarının hukuki özelliklerini olaydaki taleplere uygulama.
Kamu malları satılamaz, haczedilemez ve kazandırıcı zamanaşımı (zilyetlik) yoluyla mülkiyeti kazanılamaz. Tahsis amaçları ise idarenin olağan işlemleriyle değil, ancak kanunlarda (ör. Mera Kanunu) öngörülen istisnai usullerle değiştirilebilir.
Belediyenin satış planının, tahsis amacı değişikliği işleminin ve Bay Z'nin tescil talebinin hukuka uygunluğunu değerlendirmek için gereklidir.
3
Seçenekleri kamu malı rejiminin kuralları ışığında analiz etme.
Bay Z'nin 25 yıllık fiili kullanımı bulunsa dahi, kamu malı statüsündeki merayı zamanaşımıyla iktisap etmesi mümkün olmadığından tescil talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılır.
Hukuken doğru olan tek ifadeyi kesin ve net bir biçimde tespit etmek içindir.

Anahtar Kavram

Orta Mallarının Hukuki Rejimi ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru

Bir köyün mahalle statüsüne dönüştürülerek belediye sınırlarına katılması sonucunda, kadimden beri köy halkı tarafından 'harman yeri' olarak kullanılan taşınmazın mülkiyeti belediyeye geçmiştir. Belediye yönetimi, bu alanı gelir artırıcı faaliyetler kapsamında toplu konut projesine tahsis etmiş ve inşaat çalışmalarına başlamıştır. Taşınmazın hukuki rejimi ve idarenin bu tasarrufu dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harman yerleri orta malı statüsündedir; kamu yararı amacıyla dahi olsa, usulüne uygun bir 'tahsisin kaldırılması' kararı alınmadığı sürece bu alan üzerinde yapılaşmaya gidilemez.

Cevap

Harman yerleri orta malı statüsündedir ve usulüne uygun bir 'tahsisin kaldırılması' kararı alınmadığı sürece bu alan üzerinde yapılaşmaya gidilemez.
Harman yerleri, idare hukukunda doğrudan halkın veya belirli bir topluluğun ortaklaşa yararlanmasına sunulan 'orta malları' statüsündedir. Bu tür malların hukuki rejimi gereği, üzerlerindeki kamu yararına tahsis usulüne uygun bir idari işlemle (tahsisin kaldırılması) sona erdirilmediği sürece, taşınmaz başka bir amaçla kullanılamaz, özel hukuk sözleşmelerine (konut projesi, kiralama vb.) konu edilemez ve üzerine yapı yapılamaz. Belediye sınırlarına dahil olma veya imar planı değişikliği gibi durumlar bu statüyü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Taşınmazın türünü ve hukuki kategorisini belirlemek.
Harman yerleri, belirli bir topluluğun (köy/mahalle halkı) ortak kullanımına sunulan 'orta malları' (kamu malı) kategorisindedir.
Mera, yaylak, kışlak ve harman yerleri gibi alanlar idare hukukunda orta malı olarak tanımlanır.
2
Orta mallarının tabi olduğu hukuki rejimi değerlendirmek.
Orta malları devredilemez, haczedilemez, zamanaşımıyla kazanılamaz ve üzerindeki kamu tahsisi kaldırılmadığı sürece özel hukuk işlemlerine konu edilemez.
Kamu mallarının korunması ilkesi gereği, tahsisli bir malın statüsü değişmeden amacına aykırı kullanımı hukuken geçersizdir.
3
İdarenin tasarrufunun geçerliliğini kontrol etmek.
Belediyenin tahsis değişikliği yapmadan inşaata başlaması hukuka aykırıdır; işlemin geçerliliği için 'tahsisin kaldırılması' (malın kamu malı statüsünden çıkarılması) şarttır.
Sadece mülkiyetin belediyeye geçmesi veya imar planı ilanı, orta malı statüsünü kendiliğinden sona erdirmeye yetmez.

Anahtar Kavram

Orta Mallarının Tahsisi ve Korunma Rejimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru

X Madencilik A.Ş., mülkiyeti kendisine ait olan bir arazide yaptığı sondaj çalışmaları sırasında yüksek rezerve sahip yeni bir yer altı kaynağı tespit etmiştir. Şirket, arazinin mülkiyetine sahip olmasını gerekçe göstererek söz konusu kaynağın mülkiyetinin ve süresiz işletme hakkının kendisine verilmesi talebiyle ilgili idareye başvurmuştur.

İdarenin malları kapsamındaki tabii servet ve kaynakların hukuki rejimi dikkate alındığında, bu somut olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tabii servet ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan, kaynağın mülkiyeti şirkete devredilemez; arama ve işletme hakkı ise ancak kanunda gösterilen şartlarla ve belirli bir süre için devredilebilir.

Cevap

Tabii servet ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan, kaynağın mülkiyeti şirkete devredilemez; arama ve işletme hakkı ise ancak kanunda gösterilen şartlarla ve belirli bir süre için devredilebilir.
Anayasa'nın 168. maddesine göre, tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzel kişilere devredebilir. Bu kaynaklar sahipsiz mal niteliğinde olduğundan mülkiyetleri hiçbir şekilde devredilemez. Ayrıca arazi mülkiyetinin özel kişiye ait olması, yer altı kaynağının mülkiyetinin veya işletme hakkının doğrudan o kişiye geçmesini sağlamaz. İşletme hakkı tesisi de Anayasa gereği ancak 'belirli bir süre' için yapılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yer altı kaynağının hukuki statüsünü belirle.
Yer altı kaynakları, Anayasa uyarınca 'tabii servet ve kaynaklar' kapsamında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Tabii servet ve kaynaklar, idarenin özel malları değil, sahipsiz kamu malları statüsündedir.
2
Arazi mülkiyeti ile yer altı kaynağının mülkiyeti arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Arazi mülkiyeti, altındaki tabii servet ve kaynakların mülkiyetini kapsamaz. Kaynak mülkiyeti özel kişilere devredilemez.
Anayasal rejim gereği tabii servetler arzın (toprağın) mülkiyetinden bağımsızdır.
3
İşletme hakkının devredilme şartlarını incele.
İşletme hakkı ancak kanunla belirlenen usullere göre ve mutlaka 'belirli bir süre' için gerçek veya tüzel kişilere devredilebilir; süresiz devir mümkün değildir.
Anayasa'nın 168. maddesi işletme hakkının devrini süre sınırlamasına tabi tutmuştur.

Anahtar Kavram

Tabii Servet ve Kaynakların Hukuki Statüsü (Devletin Hüküm ve Tasarrufu)
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 10Sonraki
İdarenin Malları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 4 | Examkin