Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 soru

Soru 221Soru

Bir yabancı devletin bayrağını taşıyan özel bir ticaret gemisinin Türk karasularında veya bir Türk limanında bulunduğu sırada, gemi mürettebatı arasında işlenen bir yaralama suçu üzerinde Türkiye'nin yargı yetkisini kullanması, uluslararası hukukta devletlerin yetki alanına ilişkin aşağıdaki ilkelerden hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkesel yetki (Mülkilik ilkesi)

Cevap

Suçun işlendiği yerin devletin ülkesel sınırları (liman/karasuları) içinde olması nedeniyle doğru yanıt mülkilik ilkesidir.
Doğru seçenek olan mülkilik ilkesi, devletin egemenlik sınırları (kara, deniz ve hava ülkesi) içinde gerçekleşen her türlü fiil üzerinde yargı yetkisine sahip olmasıdır. Bir liman veya karasuları, devletin ülkesinin ayrılmaz bir parçası olduğundan, burada işlenen suçlar üzerinde devletin yargı yetkisi doğrudan bu ilkeye dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun işlendiği mekanın hukuki statüsünü belirle.
Limanlar ve karasuları, devletin tam egemenliğine tabi olan ülke topraklarının bir parçasıdır.
Uluslararası hukukta devletin ülkesi; kara ülkesi, iç sular (limanlar dahil) ve karasularını kapsar.
2
Mekan temelli yargı yetkisi ilkesini tespit et.
Ülkesel yetki (mülkilik) ilkesi.
Mülkilik ilkesine göre devlet, kendi ülkesi sınırları içinde işlenen tüm suçlar üzerinde (istisnalar hariç) yargı yetkisine sahiptir.

Anahtar Kavram

Ülkesel Yetki (Mülkilik İlkesi)

İpuçları

1
Soruda suçun nerede (liman ve karasuları) işlendiğine dikkat edin.
2
Devletin kendi sınırları içindeki egemenliğine dayanan yetki ilkesini hatırlayın.
3
Limanlar devletin ülkesinin bir parçasıdır; ülke topraklarında işlenen suçlar mülkilik esasına tabidir.

Daha Fazla Pratik

Devletin ülkesi dışındaki vatandaşlarının işlediği suçlar üzerindeki yetkisini (aktif şahsilik) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 222Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi genellikle mülkilik, şahsilik veya koruma ilkelerine dayanır. Ancak bazı suçların niteliği gereği, hiçbir geleneksel bağ (suçun işlendiği yer, failin veya mağdurun uyruğu) bulunmasa dahi tüm devletlerin bu suçları işleyenleri yargılama yetkisi olduğu kabul edilir. Buna göre, devletlerin uluslararası toplumun ortak menfaatlerini korumak amacıyla kullandığı "evrensel yetki" (evrensellik ilkesi) kapsamında değerlendirilebilecek suçlar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir devletin mali itibarına veya dış güvenliğine karşı yurt dışında işlenen suçlar

Cevap

Bir devletin mali itibarına veya dış güvenliğine karşı yurt dışında işlenen suçlar
Doğru seçenek, devletin mali itibarına veya güvenliğine yönelik suçların evrensel yetki değil, koruma ilkesi (protective principle) kapsamında olduğunu belirtmektedir. Evrensel yetki, suçun niteliği gereği tüm devletlerin ortak çıkarını zedeleyen (soykırım, deniz haydutluğu gibi) eylemler için kullanılırken; koruma ilkesi, bir devletin kendi temel menfaatlerini (para, güvenlik, resmi belge) yurt dışından gelen saldırılara karşı savunmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Evrensel yetki ilkesinin kapsamını belirle
Evrensel yetki; suçun işlendiği yer, fail veya mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın tüm insanlığı ilgilendiren ağır suçlarda (soykırım, deniz haydutluğu vb.) kullanılır.
Evrensellik ilkesinin temel dayanağı suçun niteliğinin tüm uluslararası toplumu sarsmasıdır.
2
Seçeneklerdeki suçları tasnif et
Deniz haydutluğu, soykırım, savaş suçları ve köle ticareti doğrudan insanlığı hedef alan suçlardır.
Bu suçlar 'hostis humani generis' (insanlığın ortak düşmanı) kavramı altında toplanır.
3
Koruma ilkesi ile ayrımı yap
Devletin parasına, güvenliğine veya resmi belgelerine yönelik saldırılar evrensel yetkiyi değil, ilgili devletin 'koruma yetkisini' doğurur.
Burada korunan değer tüm insanlık değil, o devletin kendi varlığı ve temel çıkarlarıdır.

Anahtar Kavram

Evrensel Yetki vs. Koruma İlkesi Ayrımı

İpuçları

1
Suçun kimin menfaatini hedef aldığına odaklanın: Tüm insanlık mı yoksa sadece spesifik bir devlet mi?
2
Parada sahtecilik veya casusluk gibi suçlar, bir devletin kendi bekasını korumak için yargılama yetkisi kullandığı farklı bir ilkeye (Koruma İlkesi) girer.

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı yetkisi ilkeleri (Mülkilik, Şahsilik, Koruma, Evrensellik) arasındaki farkları bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 223Soru

AA Devleti'nin sınır hattına oldukça yakın bir bölgede düzenlenen resmi bir kutlama sırasında ateşlenen büyük ölçekli bir havai fişek, rüzgârın etkisiyle rotasından saparak sınırı geçmiş ve BB Devleti topraklarında bulunan bir akaryakıt istasyonunun infilak etmesine yol açmıştır. Patlama sonucunda BB Devleti'nde geniş çaplı maddi hasar ve can kaybı meydana gelmiştir.

Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde, suç oluşturan fiilin bir devletin ülkesinde başlamasına rağmen sonucun veya etkilerinin başka bir devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda, sonucun gerçekleştiği BB Devleti'nin bu olay üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir fiilin başka bir devletin ülkesinde başlayıp, diğer bir devletin ülkesinde (veya üzerinde etkisi olan bir alanda) tamamlanması veya sonuç doğurması durumunda, sonucun gerçekleştiği devlete yargı yetkisi tanır. Olayda havai fişeğin ateşlenmesi AA Devleti'nde olsa da, yıkıcı sonuçlar BB Devleti'nde meydana geldiği için BB Devleti bu ilkeye dayanarak yargılama yapabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın unsurlarını (fiil ve netice) yer bakımından analiz etmek.
Fiil (havai fişeğin ateşlenmesi) AA Devleti'nde başlamış, ancak netice (patlama ve can kaybı) BB Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Uluslararası hukukta mülkilik ilkesinin iki farklı görünümü (öznel ve nesnel) bu tür sınır aşan olaylarda ayrım noktası oluşturur.
2
Mülkilik ilkesinin alt türlerini değerlendirmek.
Suçun neticesinin gerçekleştiği yerin yargı yetkisine 'Nesnel Mülkilik', fiilin başladığı yerin yargı yetkisine ise 'Öznel Mülkilik' denir.
BB Devleti sonucun meydana geldiği yer olduğu için nesnel mülkilik kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Sınır aşan suçlarda ve olaylarda, suçun tamamlandığı veya etkisinin görüldüğü devletin 'Nesnel Mülkilik' (Objective Territoriality) gereği yargı yetkisi mevcuttur.

İpuçları

1
Fiilin başladığı yer ile bittiği yer arasındaki farka odaklanın.
2
Eğer bir suçun etkisi veya neticesi bir ülkede oluşuyorsa, o ülke yargı yetkisini 'nesnel' bir bakış açısıyla kullanır.

Daha Fazla Pratik

Lotus Davası'ndaki yargı yetkisi tartışmalarını ve mülkilik ilkesinin gemiler üzerindeki uygulanışını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 224Soru

A Devleti Adalet Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik özel bir mobilya firması ile bakanlık binasında kullanılmak üzere standart ofis mobilyalarının alımı için bir sözleşme imzalamıştır. Teslimat sonrası çıkan uyuşmazlık nedeniyle firma, B Devleti mahkemelerinde tazminat davası açmıştır. A Devleti, işlemin bir kamu hizmeti (adalet yönetimi) için yapıldığını belirterek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.

Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisi uyarınca, B Devleti mahkemesinin bu uyuşmazlıkta yargı yetkisine sahip olup olmadığını belirlerken izlemesi gereken temel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin nihai amacına değil, hukuki niteliğine bakılarak bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) olup olmadığının saptanması

Cevap

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi çerçevesinde mahkeme, işlemin nihai amacına (kamu hizmeti) değil, hukuki niteliğine bakmalı ve işlemin bir özel hukuk kişisinin de yapabileceği bir ticari işlem (jure gestionis) olup olmadığını belirlemelidir.
Sınırlı yargı bağışıklığı (restrictive immunity) teorisi, devletin işlemlerini 'jure imperii' (egemenlik işlemleri) ve 'jure gestionis' (özel hukuk işlemleri) olarak ikiye ayırır. Bir devletin, mobilya alımı gibi herhangi bir özel kişinin de taraf olabileceği ticari nitelikteki işlemlerinden dolayı yabancı bir devlet mahkemesinde yargılanabileceği kabul edilir. Bu ayrımda işlemin nihai amacı (örneğin adalet hizmetinde kullanılması) değil, işlemin bizzat kendisinin hukuki niteliği (bir satış sözleşmesi olması) esas alınır. Dolayısıyla, işlemin niteliğine bakılarak jure gestionis olup olmadığının saptanması, sınırlı bağışıklık teorisinin temel uygulama yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünü belirlemek.
İşlem, standart ofis mobilyalarının alımına ilişkin bir sözleşmedir.
Yargı bağışıklığının kapsamını belirlemek için işlemin türü esastır.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisindeki 'nitelik' (nature) ve 'amaç' (purpose) testlerini uygulamak.
İşlemin amacı kamu hizmeti (adalet) olsa da, niteliği ticari bir alım-satım sözleşmesidir.
Modern uluslararası hukukta işlemin niteliği, amacından daha belirleyicidir.
3
Jure gestionis ve jure imperii ayrımını yapmak.
Mobilya alımı, herhangi bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek bir işlem olduğu için 'jure gestionis' (özel hukuk işlemi) kapsamındadır.
Egemenlik yetkisinin kullanılmadığı özel hukuk işlemlerinde sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca devletin yargı bağışıklığı bulunmaz.

Anahtar Kavram

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Jure Imperii vs. Jure Gestionis Ayrımı)

İpuçları

1
Modern uluslararası hukukta devletlerin her işlemi bağışıklık kapsamında değildir; işlemin bir 'ticari işlem' mi yoksa 'egemenlik yetkisi' mi olduğuna bakılır.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'amaç' (purpose) ve 'nitelik' (nature) çatıştığında, genellikle nitelik testi uygulanır.
3
Mobilya alımı sözleşmesi, bir devletin egemen gücünü kullanmadan da (bir birey gibi) yapabileceği bir işlemdir. Bu tür işlemlere 'jure gestionis' denir.

Daha Fazla Pratik

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve sınırlı bağışıklığın icra aşamasındaki durumunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 225Soru

Yabancı bir devletin vatandaşı olan ve Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir tabiiyet bağı bulunmayan bir şahsın, ikamet ettiği yabancı bir ülkede Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi kurumları tarafından kullanılan 'Yüksek Güvenlikli Diplomatik Haberleşme Şifreleri'ni yasa dışı yollarla ele geçirip sızdırdığı ve bu eylemiyle devletin milli güvenliğini doğrudan tehdit ettiği tespit edilmiştir.

Uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin, bu şahsı kendi mahkemelerinde yargılayabilmesi için dayanabileceği temel yetki ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma İlkesi

Cevap

Türkiye Cumhuriyeti, bu durumda devletin milli güvenliğini ve hayati çıkarlarını korumayı amaçlayan Koruma İlkesi uyarınca yargı yetkisi kullanabilir.
Koruma ilkesi, bir devletin, kendi güvenliğini veya hayati çıkarlarını hedef alan suçlar söz konusu olduğunda, suç nerede işlenirse işlensin ve failin uyruğu ne olursa olsun yargı yetkisi kullanabilmesine imkan tanır. Diplomatik haberleşme şifrelerinin sızdırılması casusluk niteliğinde olup devletin güvenliğini doğrudan hedef aldığı için bu ilkenin tipik bir uygulama alanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın mekanını ve failin uyruğunu analiz edin.
Suç yabancı bir ülkede, bir yabancı tarafından işlenmiştir; bu durum mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerini doğrudan devre dışı bırakır.
Yargı yetkisinin sınırlarını belirlemek için fail ve mekan bağına bakılmalıdır.
2
İşlenen suçun niteliğini ve hedefini değerlendirin.
Suç, devletin diplomatik haberleşme şifrelerini hedef alarak milli güvenliği tehdit etmektedir.
Suçun hedefi, hangi koruyucu yetki ilkesinin devreye gireceğini belirler.
3
Devletin hayati çıkarlarına yönelik suçlarda kullanılan yetki ilkesini belirleyin.
Koruma ilkesi, devletin varlığına ve güvenliğine yönelik dış saldırılara karşı yargılama hakkı verir.
Uluslararası hukukta koruma ilkesi, devletin hayati menfaatlerini yabancı unsurlara karşı savunmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)

İpuçları

1
Suçun failinin uyruğuna değil, suçun hangi devletin 'hayati menfaatlerini' hedef aldığına odaklanın.
2
Devletin güvenliğini tehdit eden casusluk ve para sahteciliği gibi suçlar, devletin sınırları dışındaki yabancılar tarafından işlense dahi devletin müdahale hakkı doğar.

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı yetkisini belirleyen beş temel ilkeyi (mülkilik, aktif şahsilik, pasif şahsilik, koruma ve evrensellik) bir tablo üzerinde karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 226Soru

Bir Türk inşaat firmasının Katar'daki şantiyesinde şef olarak görev yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı (A), şantiyede meydana gelen ve bir yerel işçinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan iş kazasında "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştır. Olayın ardından Türkiye'ye dönen (A) hakkında Katar makamları iade talebinde bulunmuş, ancak Türkiye "vatandaşın iade edilmemesi" kuralı gereği bu talebi reddederek (A) hakkında Türk mahkemelerinde yargılama süreci başlatmıştır.

Türkiye'nin, kendi vatandaşının yabancı bir ülkede işlediği iddia edilen bu suç üzerinde yargı yetkisi kullanması, uluslararası hukukta aşağıdaki yetki ilkelerinden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif Şahsilik İlkesi

Cevap

Aktif Şahsilik İlkesi
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşlarının yurt dışında işledikleri suçlar üzerinde yargı yetkisine sahip olmasını ifade eder. Senaryoda failin (A) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve suçun yurt dışında (Katar) işlenmiş olmasına rağmen Türkiye'nin yargılama başlatması bu ilkenin doğrudan uygulamasıdır. Ayrıca 'aut dedere aut judicare' (ya iade et ya yargıla) kuralı çerçevesinde, devletler kendi vatandaşlarını iade etmediklerinde onları yargılamakla yükümlüdürler.

Adım Adım Çözüm

1
Failin ve mağdurun vatandaşlık durumunu analiz etme
Fail (A) bir Türk vatandaşıdır. Mağdur ise olay yerindeki yerel bir işçidir (yabancı).
Uluslararası hukukta şahsilik ilkeleri vatandaşlık bağına göre ikiye ayrılır.
2
Suçun işlendiği yeri belirleme
Suç Katar'da (yabancı ülkede) işlenmiştir.
Eğer suç Türkiye'de işlenseydi mülkilik ilkesi öncelikli olurdu.
3
Yargılama yapan devlet ile fail arasındaki bağı kurma
Türkiye, failin kendi vatandaşı olması nedeniyle yargı yetkisi kullanmaktadır.
Failin vatandaşlığına dayalı bu yetki türü literatürde 'aktif şahsilik' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik)

İpuçları

1
Yargı yetkisi kullanılan kişinin (failin) vatandaşlığına dikkat ediniz.
2
Suçun nerede işlendiği ile kimin yargılandığı arasındaki farkı ayırt edin; fail vatandaşı olduğu devlete döndüğünde hangi ilke devreye girer?

Daha Fazla Pratik

Vatandaşın iade edilmemesi durumunda ortaya çıkan 'ya iade et ya yargıla' kuralının bu ilkeyle ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 227Soru

20262026 yılında eğitim amacıyla Kanada'nın Toronto şehrinde bulunan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, yerel bir parkta yürüyüş yaptığı sırada kimliği belirsiz bir yabancı tarafından saldırıya uğramış ve yaralanmıştır. Bu olay üzerine Türkiye'nin, suçun mağdurunun kendi vatandaşı olmasına dayanarak söz konusu suçla ilgili yargılama yetkisi tesis etmesi, uluslararası hukukta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)

Cevap

Türkiye'nin mağdurun kendi vatandaşı olmasına dayanarak yargı yetkisi tesis etmesi 'Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)' olarak tanımlanır.
Doğru yanıt olan seçenek, devletin yargı yetkisini mağdurun vatandaşlığına dayandırdığını ifade etmektedir. Uluslararası hukukta pasif şahsilik (passive personality) ilkesi, bir devletin kendi uyruğundaki bir kişinin yabancı bir ülkede yabancı bir kişi tarafından zarar görmesi durumunda devreye giren bir yetki türüdür. Bu olayda mağdur Türk vatandaşı olduğu için Türkiye'nin bu ilkeye dayanması hukukidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki süjelerin uyruğunu ve suçun işlendiği yeri belirleyin.
Mağdur: T.C. Vatandaşı, Yer: Kanada (Yurt dışı), Fail: Yabancı.
Yargı yetkisinin hangi esasa dayanacağını belirlemek için bu unsurların tespiti gerekir.
2
Türkiye'nin hangi kritere dayanarak yetki talep ettiğini analiz edin.
Türkiye, suçun mağdurunun kendi vatandaşı olması kriterine dayanmaktadır.
Soruda yargı yetkisinin 'mağdurun kendi vatandaşı olmasına dayanarak' tesis edildiği açıkça belirtilmiştir.
3
Mağdurun uyrukluğuna dayanan uluslararası hukuk ilkesini seçin.
Pasif Şahsilik İlkesi.
Uluslararası hukukta mağdurun vatandaşlığına dayalı yetki tesisine 'Pasif Şahsilik' adı verilir.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi, bir devletin, kendi vatandaşına karşı ülke dışında işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesidir.

İpuçları

1
Yargı yetkisinin kime (fail mi, mağdur mu) dayandırıldığına dikkat edin.
2
Mağdur 'pasif' konumdadır, fail ise 'aktif' konumdadır. Kelime köklerinden yola çıkarak ilkeyi bulabilirsiniz.
3
Türk Ceza Kanunu'nda da yer alan bu ilke, yurt dışında Türk vatandaşına karşı işlenen suçlarda Türkiye'nin yetkisini açıklar.

Daha Fazla Pratik

Aktif şahsilik ilkesi ile arasındaki farkı pekiştirmek için failin Türk, mağdurun yabancı olduğu bir senaryoyu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 228Soru

Uluslararası hukukta "Troyka" olarak adlandırılan üst düzey devlet temsilcilerinin (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı) sahip olduğu kişisel bağışıklık (ratione personae) ile bu kişilerin görevleri sona erdikten sonraki hukuki statüleri arasındaki ilişki büyük önem taşımaktadır.

Buna göre, görev süresi sona ermiş eski bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devletin ulusal mahkemeleri önündeki yargı bağışıklığıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görev süresi içinde gerçekleştirdiği resmi fiilleri için yargı bağışıklığı devam ederken, özel nitelikteki fiilleri nedeniyle yargılanabilir.

Cevap

Görev süresi sona eren eski bir bakan, görevdeyken gerçekleştirdiği resmi fiiller için işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kapsamında korunmaya devam ederken, özel nitelikteki fiilleri ve görev öncesi/sonrası eylemleri için yargılanabilir.
Doğru seçenek, uluslararası hukukun temel prensibini yansıtır: Devletin en üst düzey temsilcileri (Troyka) görevdeyken hem resmi hem özel tüm fiilleri için mutlak bağışıklığa sahiptir. Ancak görev sona erdiğinde kişisel bağışıklık (ratione personae) ortadan kalkar. Kişi, sadece görevde olduğu dönemde devlet adına yaptığı resmi eylemler için işlevsel bağışıklık (ratione materiae) kapsamında korunmaya devam eder. Özel nitelikteki fiilleri için ise yabancı mahkemeler önünde yargılanması mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
Kişinin mevcut statüsünü belirle.
Dışişleri Bakanı görevden ayrılmıştır (eski bakan).
Bağışıklık türünün devam edip etmediğini anlamak için görev durumuna bakılmalıdır.
2
Kişisel bağışıklık (ratione personae) ve işlevsel bağışıklık (ratione materiae) ayrımını uygula.
Kişisel bağışıklık görevle biter; işlevsel bağışıklık resmi fiiller için kalıcıdır.
UAD Yerodia kararı prensipleri uyarınca, Troyka üyeleri görevdeyken mutlak korunurken, görev sonrası koruma daralır.
3
Fiilin niteliğine göre yargılama imkanını değerlendir.
Resmi fiiller korunur, özel fiiller korunmaz.
Uluslararası hukuk, devletin egemenlik tasarrufu olan resmi işleri kişisel eylemlerden ayırır.

Anahtar Kavram

Kişisel ve İşlevsel Bağışıklık Ayrımı (Ratione Personae vs. Ratione Materiae)

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli Yerodia (Kongo v. Belçika) davasının sonuçlarını ve bağışıklıktan feragat (waiver) usullerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan bir şahsın, ikamet ettiği yabancı bir ülkede, Türkiye'nin milli güvenliğini sarsacak nitelikteki stratejik savunma yazılımlarının şifrelerini ele geçirmesi ve devletin resmi belgelerinde kullanılan elektronik imzaları taklit etmesi durumunda; Türkiye'nin bu kişi hakkında yargı yetkisi kullanabilmesi uluslararası hukuktaki hangi yetki ilkesine dayanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma ilkesi

Cevap

Uluslararası hukukta devletin güvenliği, bütünlüğü veya hayati çıkarlarını hedef alan suçlar üzerindeki yetkisini ifade eden 'Koruma ilkesi' doğru cevaptır.
Senaryoda belirtilen milli güvenliğe dair şifrelerin çalınması ve resmi elektronik imzaların taklit edilmesi, devletin egemenlik haklarına ve bekasına yönelik doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Uluslararası hukuk, devletlere kendi hayati çıkarlarını koruyabilmeleri adına, fail yabancı olsa ve suç yurt dışında işlense dahi yargı yetkisi tanır ki buna koruma ilkesi denir.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun işlendiği yer ve failin uyruğunu tespit etme
Suç yabancı bir ülkede işlenmiş ve fail yabancı bir ülke vatandaşıdır.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin elenmesi için gereklidir.
2
Suçun mahiyetini ve hedefini analiz etme
Hedef, Türkiye'nin milli güvenliği (savunma yazılımları) ve resmi belgeleridir (elektronik imzalar).
Hangi menfaatin ihlal edildiğini belirleyerek koruma veya pasif şahsilik ayrımı yapmak için kullanılır.
3
Uygun yetki ilkesini belirleme
Devletin doğrudan hayati çıkarlarını koruma amacı güden koruma ilkesine ulaşılır.
Devletin bekasına yönelik suçlar uluslararası hukukta koruma ilkesi kapsamında kabul edilir.

Anahtar Kavram

Koruma yetkisi (Protective Principle), devletin kendi güvenliğini, mali itibarını veya resmi simgelerini tehdit eden fiillere karşı, yer ve uyruk fark etmeksizin gösterdiği yetkidir.

Daha Fazla Pratik

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 13. maddesinde düzenlenen 'İkinci Grup Suçlar' ve 'Koruma İlkesi' arasındaki paralelliği inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 230Soru

2026 yılında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen bir akademik konferansa katılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir öğretim üyesi, konakladığı otelin lobisinde bir Macaristan vatandaşı tarafından fiziksel saldırıya uğramış ve ağır yaralanmıştır. Türkiye’nin, yabancı bir ülkede kendi vatandaşına karşı işlenen bu suç fiili üzerinde yargılama yetkisi iddia etmesi, uluslararası hukukta devletin yetki kullanmasına ilişkin aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi

Cevap

Türkiye'nin yargılama yetkisi iddia etmesi Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi ile açıklanır.
Doğru yanıt olan seçenek, devletin yargı yetkisini suçun mağdurunun (Türk öğretim üyesi) uyrukluğuna dayandırmaktadır. Uluslararası hukukta bu durum 'Pasif Şahsilik' veya 'Pasif Kişisel Yetki' olarak adlandırılır. Senaryoda suç Macaristan'da işlenmiş ve fail bir yabancıdır; Türkiye'nin yetkisi sadece mağdurun Türk vatandaşı olmasından kaynaklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın gerçekleştiği yer ve tarafların uyruğunu saptayın.
Olay Macaristan'da (yabancı ülke) gerçekleşmiş; fail Macar (yabancı), mağdur ise Türk vatandaşıdır.
Uluslararası hukukta yetki ilkeleri bu üç temel unsura (yer, fail, mağdur) göre belirlenir.
2
Mağdurun uyrukluğuna dayalı yetki kuralını hatırlayın.
Bir devletin, ülke dışında kendi vatandaşına karşı işlenen suçlar nedeniyle yetki kullanması Pasif Şahsilik ilkesidir.
Devletin vatandaşına karşı işlenen haksızlıklarda koruma ve cezalandırma iradesi bu ilkenin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Pasif Şahsilik İlkesi, bir suçun mağdurunun o devletin vatandaşı olması durumunda, suç nerede ve kim tarafından işlenirse işlensin devletin yargı yetkisi kullanabilmesidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 231Soru

Alfa Devleti vatandaşı olan bir finans uzmanı, turistik amaçla bulunduğu Beta Devleti'ndeyken, Alfa Devleti'nin vergi mevzuatına aykırı nitelikte bir gizli hesap yönetimi gerçekleştirmiştir. Beta Devleti kanunlarına göre bu işlem suç teşkil etmemesine rağmen, Alfa Devleti makamları söz konusu kişinin kendi vatandaşı olması ve Alfa Devleti'nin mali çıkarlarını etkilemesi hasebiyle ilgili kişi hakkında gıyabi yargılama başlatmış ve kişinin ülkeye döndüğü anda tutuklanacağını ilan etmiştir.

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisinin sınırlarını belirleyen ilkeler dikkate alındığında, Alfa Devleti'nin bu olayda kullandığı yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif Şahsilik (Kişisel Yetki) İlkesi

Cevap

Alfa Devleti'nin, Beta Devleti'nde bulunan kendi vatandaşının işlediği bir fiil üzerinde sadece vatandaşlık bağına dayanarak yargı yetkisi kullanması 'Aktif Şahsilik (Kişisel Yetki) İlkesi' kapsamında yer alır.
Doğru seçenek olan Aktif Şahsilik ilkesi, devletin kendi tabiiyetinde bulunan kişilerin (vatandaşlarının) yabancı topraklarda gerçekleştirdikleri hukuka aykırı fiiller üzerinde kural koyma (jurisdiction to prescribe) yetkisini ifade eder. Soruda Alfa Devleti'nin yargılamayı başlatma gerekçesi doğrudan failin Alfa vatandaşı olmasıdır, bu da kişisel yetki kullanımının en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Failin vatandaşlık durumunu analiz etme
Failin Alfa Devleti vatandaşı olduğu tespit edildi.
Yargı yetkisi türünü belirlemek için fail ile devlet arasındaki bağın niteliği kritiktir.
2
Fiilin işlendiği yerin (locus delicti) tespiti
Fiil yabancı bir ülke olan Beta Devleti'nde işlenmiştir.
Mülkilik ilkesinin elenmesi ve şahsilik ilkelerinin değerlendirilmesi için yer tespiti gereklidir.
3
Suçun niteliğinin ve hedeflenen menfaatin değerlendirilmesi
Fiil genel bir mali mevzuat ihlalidir, devletin temel güvenliğini (para sahteciliği, casusluk vb.) sarsmamaktadır.
Koruma ilkesi ile Aktif Şahsilik ilkesi arasındaki ayrımı yapmak için suçun devletin hayati çıkarlarına saldırıp saldırmadığına bakılır.
4
İlgili uluslararası hukuk ilkesinin belirlenmesi
Vatandaşlık bağına dayanan dışsal yargı yetkisi Aktif Şahsilik ilkesidir.
Failin tabiiyeti (vatandaşlığı), devlete o kişi üzerinde mülkilik ilkesinden bağımsız bir kişisel yetki tanır.

Anahtar Kavram

Aktif Şahsilik İlkesi (Nationality Principle): Devletlerin, yabancı bir ülkede suç işleyen kendi vatandaşlarını yargılama yetkisidir.

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı yetkisini icra ederken (enforcement) yabancı devlet topraklarında tutuklama yapamayacağını, ancak 'aktif şahsilik' ilkesine dayanarak iade talebinde bulunabileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 232Soru

Uluslararası hukukta devletin bağışıklıkları rejimi uyarınca, bir devletin yabancı bir mahkeme tarafından verilen tazminat kararına uymaması durumunda, o devletin yabancı ülkedeki malları üzerinde icra (hüküm sonrası zorlayıcı önlemler) işlemleri yürütülebilmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu kararın icrası amacıyla borçlu devletin malları üzerinde zorlayıcı önlemler alınabilmesi için devletin bu yönde açık rızasının bulunması veya ilgili malın ticari amaçlarla kullanılıyor olması gibi belirli hukuki şartların gerçekleşmesi gerekir.

Cevap

İcra işlemlerinin yürütülebilmesi için devletin açık rızasının bulunması veya malın ticari amaçlarla kullanılıyor olması şarttır.
Uluslararası hukukta devletin icra bağışıklığı, yargı bağışıklığından ayrı bir rejimdir. Bir devletin mahkeme önüne çıkmayı kabul etmesi, malvarlığına el konulmasına izin verdiği anlamına gelmez. İcra işlemlerinin yapılabilmesi için ya devletin bu yönde açık bir rıza beyanı olmalı ya da icraya konu malın ticari amaçlarla kullanıldığı ispatlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı bağışıklığı ve icra bağışıklığı ayrımını analiz etme
Devletin yargı yetkisini kabul etmesi (feragat), icra bağışıklığından da feragat ettiği anlamına gelmez. Bunlar iki ayrı bağışıklık rejimidir.
Uluslararası teamül hukuku ve 2004 BM Sözleşmesi, icra bağışıklığının daha katı şartlara tabi olduğunu kabul eder.
2
İcra bağışıklığının istisnalarını değerlendirme
İcra işlemi için ya devletin 'ayrıca ve açık' rızası/feragati gerekir ya da malın 'ticari amaçlar' (government non-commercial) için tahsis edilmiş olması gerekir.
Devlet egemenliğinin korunması amacıyla, devlet malları üzerindeki zorlayıcı önlemler sınırlı tutulmuştur.
3
Özel korumalı mal kategorilerini kontrol etme
Merkez bankası varlıkları, askeri mallar ve diplomatik misyon malları ticari amaçla kullanılsalar dahi genellikle icradan muaftır.
Bu mallar devletin temel egemenlik fonksiyonları ile doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı
Soru 233Soru

Uluslararası hukukta devletlerin yargı yetkisi sınırlarını belirleyen çeşitli ilkeler bulunmaktadır. Bu kapsamda, bir devletin kendi ülkesi dışında suç işleyen bir vatandaşını, sadece kendi uyruğuna sahip olması (failin vatandaşlığı) esasına dayanarak yargılamak istemesi durumunda başvurulan yetki ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif şahsilik ilkesi

Cevap

Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşı olan failin yurt dışında işlediği suçlar üzerinde yargı yetkisi kullanmasını ifade eder.
Doğru seçenek, devletin yargı yetkisini suçun failinin vatandaşlığına dayandırması gerektiğini belirten 'Aktif Şahsilik İlkesi'dir. Bu ilke, devletin kendi vatandaşları üzerindeki kişisel yetkisinin (jurisdiction based on nationality) bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı yetkisinin dayanağını tespit etme
Soruda yargı yetkisinin 'failin vatandaşlığı' esasına dayandığı belirtilmiştir.
Devletin yetki kullanırken hangi kriteri (yer, kişi, menfaat) baz aldığını anlamak doğru ilkeye ulaşmayı sağlar.
2
Vatandaşlık kriterini hukuk terminolojisiyle eşleştirme
Failin vatandaşlığına dayalı yetki 'Aktif Şahsilik', mağdurun vatandaşlığına dayalı yetki ise 'Pasif Şahsilik' olarak adlandırılır.
Aktif (fail odaklı) ve pasif (mağdur odaklı) ayrımı bu konudaki temel teknik bilgidir.

Anahtar Kavram

Kişisel Yetki (Aktif Şahsilik İlkesi)

Daha Fazla Pratik

Pasif şahsilik ilkesinin hangi durumlarda ve hangi şartlarla (örneğin çift taraflı suçluluk) uygulanabileceğine dair örnek senaryoları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 234Soru

Uluslararası hukuk düzeninde devletlerin yargı yetkisini tesis ederken kullandıkları ilkeler, genellikle suç ile devlet arasında belirli bir hukuki bağın (tabiiyet, yer veya menfaat) varlığını gerektirir. Ancak bazı suçların niteliği, bu bağların hiçbirine ihtiyaç duyulmaksızın her devletin yargılama yapabilmesine imkan tanır. Buna göre, bir devletin aşağıdaki olaylardan hangisi üzerinde yargı yetkisini kullanması 'evrensel yetki' (evrensellik ilkesi) kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herhangi bir devletin egemenliği altında olmayan bir sahada, bir yabancının gerçekleştirdiği köle ticareti eylemi

Cevap

Herhangi bir devletin egemenliği altında olmayan bir sahada, bir yabancının gerçekleştirdiği köle ticareti eylemi
Doğru yanıt olan köle ticareti senaryosu, suçun işlendiği yerin egemenlik dışı bir alan olması ve fail/mağdur bağının bulunmaması nedeniyle evrensel yetki ilkesinin en klasik uygulama alanlarından biridir. Uluslararası hukukta bu tür suçlar tüm insanlığa karşı işlenmiş sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı yetkisi ilkelerinin dayanaklarını analiz etmek.
Mülkilik, şahsilik ve koruma ilkelerinin devlet ile suç arasında somut bir bağ (ülke, vatandaşlık, hayati menfaat) aradığının tespit edilmesi.
Evrensel yetkiyi diğer ilkelerden ayıran temel fark, bu tür somut bağların hiçbirine ihtiyaç duymamasıdır.
2
Evrensel yetki kapsamındaki suç tiplerini belirlemek.
Köle ticareti, deniz haydutluğu, soykırım ve savaş suçları gibi eylemlerin uluslararası toplumun ortak vicdanını yaralayan suçlar olduğunun saptanması.
Bu suçlar 'insanlığın düşmanı' (hostis humani generis) olarak kabul edilir ve her devlete yargılama yetkisi verir.
3
Seçeneklerdeki senaryoları yargı yetkisi ilkeleriyle eşleştirmek.
Köle ticareti örneğinin herhangi bir bağ aranmaksızın evrensel yetki ile açıklandığının bulunması.
Diğer seçenekler mülkilik, koruma veya şahsilik ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Evrensel yetki, suçun işlendiği yer veya kişilerin vatandaşlığına bakılmaksızın, uluslararası toplumun ortak çıkarlarını korumak adına her devletin sahip olduğu yargı yetkisidir.

İpuçları

1
Suçun işlendiği yer ile devletin sınırları arasındaki ilişkiye dikkat edin.
2
Evrensel yetki genellikle 'hiç kimsenin toprağı' sayılan açık denizlerde veya uluslararası toplumu ilgilendiren ağır suçlarda uygulanır.
3
Para sahteciliği veya casusluk gibi eylemler devletin kendi menfaatini korurken, köle ticareti veya deniz haydutluğu insanlığın ortak düşmanlarına karşıdır.

Daha Fazla Pratik

Koruma ilkesi ile evrensel yetki ilkesi arasındaki farkları, özellikle devletin hayati çıkarları (jure imperii) bağlamında tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

Uluslararası hukukta devletin yetkisi ve bağışıklıkları çerçevesinde ele alınan devletin icra bağışıklığı (immunityimmunity fromfrom executionexecution) kurumu, temel olarak aşağıdaki durumlardan hangisine yönelik bir hukuki koruma sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme kararı kesinleştikten sonra, borçlu devletin yabancı ülkedeki malları üzerinde haciz gibi zorlayıcı önlemler alınmasının engellenmesi

Cevap

İcra bağışıklığı, bir mahkeme kararı kesinleştikten sonra borçlu devletin yabancı bir ülkedeki malları üzerinde haciz veya el koyma gibi zorlayıcı önlemlerin alınmasını engelleyen bir korumadır.
Devletin icra bağışıklığı, egemen bir devletin malvarlığının başka bir devletin cebri icra organları tarafından haczedilmesini veya satılmasını engelleyen bir uluslararası hukuk ilkesidir. Bu bağışıklık, yargılama sürecinden sonra gelen 'kararın yerine getirilmesi' aşamasını koruma altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklık türlerini ayrıştırın.
Devletin yabancı mahkemede yargılanmaması 'yargı bağışıklığı', mallarına el konulmaması 'icra bağışıklığı'dır.
Soruda spesifik olarak icra aşaması (karar sonrası zorlama) sorulmaktadır.
2
İcra bağışıklığının ne zaman devreye girdiğini belirleyin.
Yargılama tamamlanıp bir hüküm verildikten sonra, bu hükmün zorla yerine getirilmesi (icrası) aşamasında devreye girer.
İcra bağışıklığı, yargı bağışıklığından bağımsız ve daha güçlü bir koruma seviyesidir.

Anahtar Kavram

İcra bağışıklığı ile yargı bağışıklığının birbirinden bağımsız hukuki kurumlar olması
Soru 236Soru

Almanya'da yaşayan bir İtalyan vatandaşının, Türkiye Cumhuriyeti'nin mali güvenliğini hedef alarak sahte Türk Lirası basması ve piyasaya sürmeye çalışması durumunda; suçun yurt dışında ve bir yabancı tarafından işlenmiş olmasına rağmen Türkiye'nin bu kişi üzerinde yargı yetkisi bulunmasını sağlayan temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koruma yetkisi

Cevap

Koruma yetkisi, bir devletin kendi güvenliğine, siyasi bağımsızlığına veya hayati ekonomik menfaatlerine (para sahteciliği gibi) karşı yurt dışında yabancılar tarafından işlenen suçlar üzerinde yetki sahibi olmasını ifade eder.
Koruma yetkisi, suçun nerede ve kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın, doğrudan devletin varlığına, güvenliğine, siyasi bağımsızlığına veya mali istikrarına (para basma, mühür sahteciliği gibi) yönelik eylemleri cezalandırma hakkı tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun nerede işlendiğini belirleyin.
Suç Almanya'da işlenmiştir, bu nedenle mülkilik ilkesi doğrudan uygulanmaz.
Mülkilik ilkesi için suçun Türkiye sınırları içinde işlenmiş olması gerekir.
2
Suçu işleyenin ve mağdurun kimliğini analiz edin.
Fail yabancıdır ve suç doğrudan devletin mali menfaatini hedef almaktadır.
Failin Türk olmaması aktif şahsiliği, mağdurun bir şahıs değil devlet olması pasif şahsiliği arka plana iter.
3
Suçun konusunu değerlendirin.
Suç, devletin resmi parasını sahtelemektir (hayatî menfaat).
Uluslararası hukukta devletin hayati çıkarlarını korumak için tanıdığı yetki koruma ilkesidir.

Anahtar Kavram

Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)

Daha Fazla Pratik

Devletin koruma yetkisi kapsamında hangi suçların (casusluk, bayrak hakareti, sahte mühür vb.) yer aldığını listeleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 237Soru

(A) Devleti'nde faaliyet gösteren bir suç şebekesi, sahte sağlık raporları ve ölüm belgeleri düzenleyerek bu evrakı posta yoluyla (B) Devleti'nde bulunan bir sigorta şirketine iletmiş; şirket bu belgelere dayanarak yüklü miktarda haksız tazminat ödemesi gerçekleştirmiştir. Suçun hazırlık ve icra hareketlerinin bir kısmı (A) Devleti'nde gerçekleşmiş olsa da, suçun tamamlanması ve zararlı neticenin (B) Devleti'nde meydana gelmesi nedeniyle (B) Devleti'nin yargı yetkisi tesis etmesi, uluslararası hukukta mülkilik ilkesinin hangi özel görünümü ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Suçun neticesinin gerçekleştiği devletin yargı yetkisini kullanması nesnel (objektif) mülkilik ilkesi kapsamındadır.
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun icra hareketleri başka bir devletin ülkesinde başlasa bile, suçun tamamlandığı veya zararlı neticenin meydana geldiği devletin yargı yetkisini kullanabilmesini sağlar. Sorudaki senaryoda sigorta şirketinin zarara uğraması ve ödemenin gerçekleşmesi suçun B Devleti ülkesinde tamamlandığını gösterir, bu da B Devleti'ne nesnel mülkilik temelinde yetki verir.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun gerçekleşme aşamalarını analiz etme
İcra hareketleri A Devleti'nde başlamış, sahte belgeler posta yoluyla gönderilmiş ve netice (ödeme/zarar) B Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin türünü belirlemek için suçun nerede başlayıp nerede bittiğini tespit etmek gerekir.
2
Yargı yetkisi talep eden devleti ve dayanağını belirleme
B Devleti, suçun kendi ülkesinde tamamlandığını ve neticenin orada doğduğunu (ticari zarar) ileri sürerek yetki kullanmaktadır.
Uluslararası hukukta sınır aşan suçlarda, neticenin gerçekleştiği yerin yetkisi nesnel mülkilik olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

İpuçları

1
Suçun icra hareketlerinin nerede başlayıp, hukuki sonucun nerede doğduğuna odaklanın.
2
Sınır aşan suçlarda (transnational crimes), neticenin gerçekleştiği ülkenin yetkisi 'objektif' bir durum olarak nitelendirilir.

Daha Fazla Pratik

Lotus Davası'nda (1927) benimsenen yaklaşımı inceleyerek nesnel mülkilik ilkesinin uluslararası yargıdaki yerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 238Soru

AA Devleti sınırları içerisinden ateşlenen bir silahın, sınırın diğer tarafındaki BB Devleti'nde bulunan bir kişiye isabet ederek ölümüne neden olması durumunda; suçun neticesinin kendi ülkesinde gerçekleşmiş olması gerekçesiyle BB Devleti'nin bu fiil üzerinde yargı yetkisi kullanması, uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Cevap

Suçun neticesinin gerçekleştiği devletin yargı yetkisini kullanması nesnel (objektif) mülkilik ilkesi olarak tanımlanır.
Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun unsurlarının birden fazla devletin ülkesine yayıldığı durumlarda, suçun neticesinin gerçekleştiği devletin yargı yetkisine sahip olmasıdır. Senaryoda ölüm olayı BB Devleti'nde gerçekleştiği için bu devletin yetkisi nesnel mülkilik kapsamında değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin ve neticenin gerçekleştiği yerleri belirle.
Fiil (silahın ateşlenmesi) AA Devleti'nde, netice (ölüm) BB Devleti'ndedir.
Mülkilik ilkesinin hangi alt dalının uygulanacağını belirlemek için suçun unsurlarının mekansal dağılımına bakılır.
2
Neticenin gerçekleştiği yerin hukuk sistemindeki karşılığını tespit et.
BB Devleti neticenin gerçekleştiği yer olduğu için nesnel mülkilik ilkesine dayanır.
Uluslararası hukukta mülkilik ilkesi; suçun başladığı yer (öznel) ve sonuçlandığı yer (nesnel) olmak üzere iki şekilde genişletilmiştir.

Anahtar Kavram

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi
Soru 239Soru

Uluslararası hukukta devletlerin cezai yargı yetkisini tesis ederken başvurdukları geleneksel kriterler; suçun işlendiği yer (mülkilik), failin uyruğu (aktif şahsilik) veya mağdurun uyruğu (pasif şahsilik) gibi unsurlarla devlet arasında makul bir bağ kurulmasını gerektirir. Ancak soykırım, insanlığa karşı suçlar ve deniz haydutluğu gibi tüm uluslararası toplumu hedef alan ve 'insanlığın ortak düşmanı' (*hostis humani generis*) kabul edilen suçlarda, bu tür somut bağlar aranmaksızın her devletin yargılama yetkisine sahip olduğu kabul edilir.

Buna göre; A Devleti vatandaşının, B Devleti topraklarında B Devleti vatandaşlarına yönelik gerçekleştirdiği soykırım suçundan dolayı, olayla toprak veya şahsiyet bakımından hiçbir illiyet bağı bulunmayan C Devleti tarafından yargılanabilmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensellik İlkesi

Cevap

Evrensellik İlkesi, belirli ağır suçların niteliği gereği herhangi bir devletin, suçla doğrudan bağı olmasa dahi yargı yetkisi kullanmasına izin verir.
Evrensellik ilkesi, suçun niteliği gereği tüm uluslararası toplumu ilgilendirmesi ve vicdanları yaralaması nedeniyle, suçun nerede ve kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın her devlete yargılama yetkisi veren istisnai bir kuraldır. Soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, işkence ve deniz haydutluğu bu kapsamdaki klasik suçlardır. Senaryoda C Devleti'nin hiçbir bağı olmamasına rağmen yargılama yapabilmesi, bu suçların faillerinin 'insanlığın ortak düşmanı' kabul edilmesinden kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Suçun niteliğini analiz etme
Söz konusu suç 'soykırım'dır ve uluslararası hukukta tüm insanlığı etkileyen ağır bir suç olarak kabul edilir.
Evrensel yetki sadece belirli ağırlıktaki, uluslararası toplumun tamamını ilgilendiren suçlar için geçerlidir.
2
Devlet ile suç arasındaki bağları kontrol etme
Senaryoda C Devleti'nin ne toprak bağı (mülkilik), ne fail bağı (aktif şahsilik), ne de mağdur bağı (pasif şahsilik) bulunmaktadır.
Geleneksel yetki ilkelerinin hiçbirinin karşılanmadığını teyit etmek, evrensellik ilkesinin gerekliliğini ortaya koyar.
3
Uygun hukuk kuralını eşleştirme
Hiçbir bağ olmamasına rağmen yargı yetkisi sağlayan tek ilke 'Evrensellik İlkesi'dir.
Bu ilke, faillerin cezadan kaçmasını engellemek amacıyla 'ya teslim et ya yargıla' (*aut dedere aut judicare*) kuralıyla birlikte işler.

Anahtar Kavram

Evrensellik ilkesi, suç ile devlet arasında geleneksel bağlar (yer veya kişi) olmasa dahi, suçun ağırlığı nedeniyle her devlete yargı yetkisi tanır.

İpuçları

1
C Devleti'nin olayla, faille veya mağdurla hiçbir vatandaşlık veya toprak bağı bulunmadığına dikkat edin.
2
Uluslararası hukukta 'soykırım' suçunun tüm insanlığa karşı işlenmiş sayıldığını ve faillerin 'insanlığın ortak düşmanı' kabul edildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Devletin yargı yetkisi ilkeleri arasındaki farkları pekiştirmek için 'koruma ilkesi' ile 'evrensellik ilkesi' arasındaki korunan menfaat farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 240Soru

Uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığı (immunityimmunity fromfrom jurisdictionjurisdiction) ile icra bağışıklığı (immunityimmunity fromfrom executionexecution) arasındaki hukuki ilişki ve devlet mallarına yönelik cebri icra sınırlamaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İcra bağışıklığından feragat, yargı bağışıklığından feragatten ayrı ve bağımsız olarak ele alınır; bu nedenle yargılama safhasında bağışıklıktan vazgeçilmiş olması, mahkeme ilamının icrası için devletin mallarına el konulabileceği yetkisini kendiliğinden doğurmaz.

Cevap

İcra bağışıklığından feragat, yargı bağışıklığından feragatten ayrı ve bağımsızdır; dolayısıyla yargılama safhasındaki feragat, icra aşamasında mallara el konulabileceği anlamına gelmez.
Doğru seçenek, devletin yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığının iki ayrı ve bağımsız rejim olduğunu, dolayısıyla birinden feragat etmenin diğerinden de feragat edildiği sonucunu doğurmayacağını belirtmektedir. Bu durum, uluslararası teamül hukukunda ve 2004 tarihli BM Devletlerin Yargı Bağışıklığı Sözleşmesi'nde 'çifte feragat' (doubledouble waiverwaiver) kuralı olarak bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Yargı bağışıklığı ve icra bağışıklığı ayrımını yapın.
Yargı bağışıklığı devletin mahkeme önüne çıkarılmasını, icra bağışıklığı ise kararın uygulanması için mallarına el konulmasını engeller.
İki kavram farklı hukuki aşamaları temsil eder.
2
Feragat (vazgeçme) kurallarını inceleyin.
Yargı bağışıklığından feragat edilmesi, icra bağışıklığından da vazgeçildiği anlamına gelmez (Çifte Feragat İlkesi).
Devletin yargılanmayı kabul etmesi, malvarlığının cebren alınmasını kabul ettiği anlamına gelmez.
3
Malvarlığı kategorilerini değerlendirin.
Merkez bankası varlıkları, askeri mallar ve diplomatik binalar gibi 'jure imperii' amaçlı mallar en yüksek korumaya sahiptir.
Bu mallar devletin temel egemenlik fonksiyonlarını yürütmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

İcra Bağışıklığının Bağımsızlığı ve Çifte Feragat İlkesi

Daha Fazla Pratik

Diplomatik ajanların şahsi malları ile diplomatik misyonun malları arasındaki icra dokunulmazlığı farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 12 / 15Sonraki