Endokrin Cerrahi

281 soru

Soru 141Soru

5252 yaşında erkek hasta, ataklar halinde gelen zonklayıcı baş ağrısı, aşırı terleme ve çarpıntı şikayetleriyle cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 175/105 mmHg175/105\text{ mmHg}, nabız 118/dakika118/\text{dakika} olarak saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide sağ adrenal glandda 5 cm5\text{ cm} boyutunda kitle izlenen hastanın biyokimyasal taramasında plazma ve idrar metanefrin düzeyleri anlamlı derecede yüksek bulunuyor. Feokromositoma tanısı ile cerrahi planlanan bu hastanın preoperatif hazırlık sürecinde taşikardinin kontrolü için izlenmesi gereken en uygun strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk olarak α\alpha-adrenerjik blokaj başlanmalı, yeterli hidrasyon ve vazodilatasyon sağlandıktan sonra gerekirse β\beta-blokör tedaviye eklenmelidir.

Cevap

En uygun yaklaşım, öncelikle alfa-adrenerjik blokajın başlanması, ardından yeterli damar içi hacim genişlemesi (hidrasyon) sağlandıktan sonra taşikardi devam ediyorsa tedaviye beta-blokör eklenmesidir.
Feokromositoma hastalarında preoperatif dönemde kan basıncı kontrolünü sağlamak ve operasyon sırasında oluşabilecek katekolamin fırtınalarının etkisini azaltmak için öncelikle alfa-adrenerjik blokaj (genellikle fenoksibenzamin ile) uygulanır. Alfa blokajın ardından damar yatağı genişlediği için hastanın hipovolemiye bağlı hipotansiyon yaşamaması için sıvı replasmanı yapılır. Eğer alfa blokaj sağlandıktan sonra hastada hala taşikardi mevcutsa, bu aşamada tedaviye beta-blokörler eklenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Preoperatif hazırlıkta öncelik belirleme
Alfa-adrenerjik blokaj (örn. fenoksibenzamin) başlatılır.
Katekolamin deşarjına bağlı vazokonstriksiyonu kırmak ve operasyon sırasındaki hipertansif atakları önlemek için alfa blokaj zorunludur.
2
Vasküler hacmin değerlendirilmesi
Agresif sıvı replasmanı ve tuz alımı artırılır.
Kronik vazokonstriksiyon nedeniyle bu hastalar hipovolemiktir; alfa blokajla damar yatağı genişleyince ortostatik hipotansiyonu önlemek için sıvı desteği gerekir.
3
Taşikardi kontrolü
Alfa blokajdan en az 232-3 gün sonra beta-blokör eklenir.
Beta blokörler sadece alfa blokaj tam sağlandıktan sonra, taşikardi veya aritmiyi kontrol etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Feokromositomada preoperatif ilaç sırası: Önce Alfa, sonra Beta.

Daha Fazla Pratik

Feokromositoma tanısında en spesifik ve duyarlı testlerin neler olduğunu gözden geçirmek, vaka sorularında tanı aşamasını hızlandıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 142Soru

3535 yaşında kadın hasta, tesadüfen saptanan tiroid nodülü nedeniyle değerlendiriliyor. Yapılan ultrasonografide sağ lobda 1.81.8 cm boyutunda, hipoekoik, düzensiz sınırlı nodül saptanıyor; sol lob ise normal görünümde ve patolojik boyun lenf nodu izlenmiyor. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Bethesda VI: Papiller Tiroid Karsinomu" olarak raporlanıyor. Hastanın anamnezinde annesi ve kız kardeşine de papiller tiroid karsinomu tanısı ile total tiroidektomi uygulandığı öğreniliyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

Ailesel risk faktörü varlığı nedeniyle en uygun yaklaşım total tiroidektomidir.
Modern kılavuzlarda 141-4 cm arası papiller karsinomlar için lobektomi bir seçenek olarak sunulsa da, iki veya daha fazla birinci derece akrabada tiroid kanseri öyküsü olması 'yüksek risk' kriteri kabul edilir ve bu durumda nüks riskini azaltmak ve takip kolaylığı sağlamak adına total tiroidektomi önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
İİAB sonucunun değerlendirilmesi
Bethesda VI sonucu malignite tanısı koydurur ve cerrahi müdahale gerektirir.
Papiller karsinom tanısı cerrahi tedavinin temel endikasyonudur.
2
Tümör boyutu ve standart yaklaşımın belirlenmesi
1.81.8 cm boyutundaki nodül, ATA (Amerikan Tiroid Cemiyeti) kılavuzlarına göre düşük riskli hastalarda tek başına lobektomi için uygundur.
141-4 cm arası diferansiye tiroid kanserlerinde lobektomi veya total tiroidektomi tercih edilebilir.
3
Ek risk faktörlerinin analizi
Hastanın annesi ve kız kardeşinde (iki adet birinci derece akraba) tiroid kanseri öyküsü saptanmıştır.
Ailesel tiroid kanseri öyküsü, çocukluk çağı radyasyon maruziyeti ve bilateralite gibi faktörler cerrahi sınırı genişleten (total tiroidektomiye yönlendiren) durumlardır.
4
Boyun lenf nodu statüsünün kontrolü
Muayene ve USG'de lenf nodu saptanmadığı için (cN0) lateral veya rutin profilaktik santral diseksiyon planlanmaz.
Gereksiz morbiditeyi önlemek amacıyla sadece metastaz şüphesi olan bölgelere diseksiyon yapılır.

Anahtar Kavram

Papiller tiroid karsinomunda cerrahi sınırın belirlenmesinde tümör boyutu kadar ailesel öykü ve radyasyon maruziyeti gibi risk faktörleri de kritiktir.

Daha Fazla Pratik

Tiroid kanserlerinde tamamlayıcı tiroidektomi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 143Soru

48 yaşında kadın hasta, elektif kolesistektomi operasyonu için anestezi indüksiyonu sırasında kan basıncının 240/140240/140 mmHgmmHg’ye yükselmesi ve şiddetli taşikardi (130/dk130/dk) gelişmesi üzerine operasyonu ertelenmiştir. Postoperatif dönemde yapılan tetkiklerinde plazma serbest metanefrin düzeyleri anlamlı derecede yüksek saptanmış ve batın BT’de sağ adrenal lojda 55 cmcm’lik kitle izlenmiştir. Bu hastada cerrahi öncesi uygulanacak en uygun medikal hazırlık stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce α\alpha-adrenerjik blokaj (örn. fenoksibenzamin) başlanmalı, yeterli blokaj sağlandıktan sonra volüm genişletilmesi ve gerekirse β\beta-blokör eklenmelidir.

Cevap

Feokromositomada preoperatif hazırlıkta önce alfa-adrenerjik blokaj (fenoksibenzamin vb.) başlanmalı, intravasküler volüm genişletilmeli ve taşikardi persiste ederse alfa blokaj sonrası beta-blokör eklenmelidir.
Feokromositoma cerrahisi öncesinde morbidite ve mortaliteyi azaltmanın yolu uygun medikal hazırlıktır. Bu süreçte önce selektif olmayan (fenoksibenzamin) veya selektif (doksazosin vb.) alfa blokörler başlanarak vazokonstriksiyon çözülür. Alfa blokaj sağlandıktan sonra (genellikle 2-3 gün sonra), hastanın kronik hipovolemisini düzeltmek için volüm genişletilmesi (sıvı replasmanı) yapılır. Eğer hastada halen taşikardi mevcutsa, alfa blokajın tam olduğundan emin olunduktan sonra tedaviye beta-blokörler eklenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Anestezi indüksiyonu ile tetiklenen hipertansif atak ve adrenal kitle varlığı feokromositomayı kesinleştirir.
Anestezi indüksiyonu, entübasyon ve tümör manipülasyonu katekolamin salınımını tetikleyen majör olaylardır.
2
Fizyolojik öncelikleri belirleme
Katekolaminlerin periferik vazokonstriktör etkisini kırmak için alfa-blokaj ilk adımdır.
Önce beta-blokör verilirse, vazodilatör olan beta-2 reseptörler bloke olur ve alfa reseptörler üzerinden kontrolsüz vazokonstriksiyon (hypertensive crisis) gelişir.
3
Volüm yönetimini planlama
Alfa blokaj sonrası gelişen vazodilatasyonla uyumlu olarak liberal sıvı ve tuz alımı sağlanmalıdır.
Feokromositoma hastaları kronik vazokonstriksiyon nedeniyle ciddi derecede hipovolemiktir; alfa blokaj sonrası 'vasküler yatak' genişlediği için hipotansiyonu önlemek için volüm replasmanı şarttır.

Anahtar Kavram

Feokromositomada Preoperatif Hazırlık Sıralaması (Alfa > Volüm > Beta)
Soru 144Soru

42 yaşında erkek hasta, karın ağrısı nedeniyle çekilen batın tomografisinde sağ adrenal glandda 4 cm4\text{ cm}'lik kitle saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünde epizodik seyreden baş ağrısı ve çarpıntı atakları olduğu, fizik muayenesinde kan basıncının 175/105 mmHg175/105\text{ mmHg} ve nabzının 105/dakika105/\text{dakika} olduğu belirleniyor. Yapılan tetkiklerinde plazma normetanefrin düzeyi yüksek bulunan hastada feokromositoma tanısı ile cerrahi planlanıyor. Bu hastanın preoperatif hazırlığında izlenmesi gereken en doğru strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce α\alpha-adrenerjik blokaj başlanmalı; yeterli blokaj ve intravasküler volüm genişlemesi sağlandıktan sonra taşikardi devam ederse β\beta-blokör eklenmelidir.

Cevap

Preoperatif hazırlıkta önce alfa-adrenerjik blokaj başlanmalı, ardından volüm replasmanı yapılmalı ve gerekirse beta-blokör eklenmelidir.
Feokromositoma hastalarında kronik katekolamin fazlalığı hem şiddetli vazokonstriksiyona hem de buna bağlı fonksiyonel hipovolemiye neden olur. Tedaviye öncelikle alfa-blokörlerle başlanarak vazokonstriksiyon kırılmalı ve eş zamanlı olarak volüm replasmanı ile intravasküler yatak doldurulmalıdır. Eğer alfa blokaj sonrası taşikardi devam ederse, ancak o zaman beta-blokörler eklenebilir. Bu sıralama, ameliyat sırasındaki hipertansif atakları ve ameliyat sonrası gelişebilecek şiddetli hipotansiyonu önlemek için hayati önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının ve cerrahi endikasyonun doğrulanması
Klinik semptomlar ve yüksek normetanefrin düzeyi feokromositomayı doğrular; cerrahi temel tedavidir.
Hazırlık stratejisini belirlemek için tanının kesinleşmesi gerekir.
2
Alfa-adrenerjik blokajın başlatılması
Fenoksibenzamin gibi ajanlarla alfa reseptörleri bloke edilerek vazokonstriksiyon çözülür.
Ameliyat sırasındaki tümör manipülasyonu ile salınacak katekolaminlerin hipertansif kriz yapmasını önlemek.
3
İntravasküler volümün genişletilmesi
Vazokonstriksiyonun çözülmesiyle genişleyen vasküler yatağın sıvı ile doldurulması sağlanır.
Hastalar kronik olarak hipovolemiktir; cerrahi sonrası vazodilatasyonla oluşacak derin hipotansiyonu engellemek için volüm replasmanı kritiktir.
4
Gerekli durumda beta-blokajın eklenmesi
Alfa blokaj sonrası devam eden taşikardi veya aritmiler için beta blokör eklenir.
Beta blokörler asla tek başına veya alfa blokajdan önce başlanmamalıdır.

Anahtar Kavram

Feokromositoma preoperatif hazırlığında altın kural: Önce alfa blokaj, sonra volüm, en son (gerekirse) beta blokaj.

İpuçları

1
Feokromositomada kan basıncı yüksekliğinin temel nedeni alfa reseptörler üzerinden olan vazokonstriksiyondur.
2
Bu hastalarda damarlar 'daralmış' olduğu için içindeki sıvı hacmi düşüktür. Vazodilatasyon yapmadan sıvı verirseniz akciğer ödemi riski oluşur.

Daha Fazla Pratik

Postoperatif dönemde gelişen ani hipotansiyonun en sık nedenini ve bu durumda yapılması gereken ilk müdahaleyi gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 145Soru

4242 yaşında kadın hasta, boyun sağ tarafında yaklaşık 66 aydır fark ettiği ve giderek belirginleşen bir kitle şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 1212 yaşındayken Hodgkin lenfoma tanısı aldığı ve bu süreçte mediastinal bölgeyi de kapsayan geniş alanlı servikal radyoterapi gördüğü öğreniliyor. Yapılan tiroid ultrasonografisinde (USG) sağ lobda 2.42.4 cm çapında, hipoekoik, düzensiz sınırlı ve içerisinde punktat mikrokalsifikasyonlar barındıran solid bir nodül izleniyor; sol lobda ise 0.60.6 cm boyutunda, ince duvarlı benign görünümlü bir kist saptanıyor. Her iki boyun zincirinde patolojik lenfadenopati izlenmiyor. Sağ lobdaki şüpheli nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Folliküler Neoplazi (Bethesda IV)" olarak raporlanıyor.

Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

Radyasyon öyküsü gibi yüksek risk faktörleri varlığında Bethesda IV (Folliküler Neoplazi) nodüllere yaklaşım total tiroidektomi olmalıdır.
Doğru yaklaşım olan total tiroidektomi, hastanın çocukluk çağında Hodgkin lenfoma nedeniyle aldığı radyoterapi öyküsüne dayanmaktadır. ATA kılavuzlarına göre, Bethesda IV nodülü olan bir hastada radyasyon öyküsü, nodül boyutu 44 cm'den büyük olmasa bile multisentrisite ve artmış malignite riski nedeniyle başlangıç cerrahisi olarak total tiroidektomiyi zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Bethesda IV (Folliküler Neoplazi) sitopatolojik sonucunun malignite riskini değerlendir.
Bu kategoride malignite riski yaklaşık %15-30 arasındadır.
Tanısal cerrahi kararını vermek için bazal riskin bilinmesi gerekir.
2
Hastanın klinik risk faktörlerini (radyasyon öyküsü, yaş, cinsiyet, USG bulguları) analiz et.
Çocukluk çağında baş-boyun bölgesine radyasyon öyküsü, hem malignite riskini %40-50'ye çıkarır hem de multisentrisite (çok odaklılık) olasılığını artırır.
Radyasyon, tiroid kanseri için en güçlü eksojen risk faktörüdür ve cerrahi genişliğini doğrudan etkiler.
3
Amerikan Tiroid Birliği (ATA) ve güncel cerrahi kılavuzlara göre cerrahi kapsamını belirle.
Radyasyon öyküsü, 44 cm'den büyük nodül veya kontralateral nodül varlığında Bethesda IV nodüller için total tiroidektomi endikedir.
Olası bir malignite durumunda ikinci bir ameliyat (tamamlayıcı tiroidektomi) riskini ve multisentrik odakları yönetmek için en güvenli yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Bethesda IV nodüllerde cerrahi genişliğini belirleyen en önemli faktörlerden biri radyasyon öyküsüdür; bu durumda tanısal lobektomi yerine total tiroidektomi tercih edilir.

Alternatif Yöntem

Moleküler testler (Afirma, ThyroSeq vb.) mevcut olsaydı, Bethesda IV vakalarında malignite olasılığını dışlamak için kullanılabilirdi; ancak radyasyon öyküsü gibi güçlü klinik göstergeler varlığında bu testler genellikle cerrahi kararı değiştirmez.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 146Soru

4848 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır tekrarlayan şiddetli baş ağrısı, çarpıntı ve yaygın terleme şikayetleri ile başvurmuştur. Kan basıncı ataklar sırasında 210/110 mmHg210/110\text{ mmHg} olarak ölçülmüştür. Yapılan biyokimyasal tetkiklerde plazma ve idrar metanefrin düzeyleri anlamlı derecede yüksek saptanmış, batın tomografisinde sol adrenal glandda 5 cm5\text{ cm} boyutunda kitle izlenmiştir. Cerrahi rezeksiyon planlanan bu hastanın preoperatif hazırlık stratejisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öncelikle α\alpha-adrenerjik blokaj başlanmalı, yeterli blokaj sağlandıktan sonra volüm genişletilmesi yapılmalı ve gerekirse taşikardi kontrolü için β\beta-blokör eklenmelidir.

Cevap

Doğru yaklaşım; öncelikle alfa-adrenerjik blokajın başlatılması, ardından volüm genişletilmesi ve ihtiyaç halinde beta-blokör eklenmesidir.
Feokromositoma tanısı alan hastalarda preoperatif hazırlığın temel amacı, cerrahi manipülasyon sırasında tümörden salınacak katekolaminlerin neden olabileceği hipertansif krizleri ve aritmi riskini minimize etmektir. Bu amaçla önce damar yatağını genişleten alfa-adrenerjik blokaj (genellikle operasyondan 101410-14 gün önce) başlanır. Alfa blokaj sonrası damar yatağı genişlediği için hastanın intravasküler hacmini artırmak amacıyla volüm genişletilmesi (bol sıvı ve tuz alımı) yapılır. Eğer sadece alfa blokaj ile taşikardi kontrol altına alınamazsa, ancak o zaman beta-blokör tedaviye eklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın katekolamin fazlalığına bağlı vazokonstriksiyonunu kontrol altına al.
Kan basıncı kontrol altına alınır ve hipertansif kriz riski azalır.
α\alpha-blokaj (örn. fenoksibenzamin veya doksazosin) ile damar yatağı genişletilmelidir.
2
Hastanın damar yatağı genişledikçe ortaya çıkan relatif hipovolemiyi düzelt.
Dolaşım hacmi normalize olur.
Kronik vazokonstriksiyon nedeniyle bu hastalar 'kuru'dur (volüm deplesyonu). Blokaj sonrası sıvı verilmezse anestezi indüksiyonunda veya tümör çıkarıldıktan sonra şiddetli hipotansiyon gelişir.
3
Eğer alfa blokaj sonrası taşikardi devam ediyorsa veya gelişirse müdahale et.
Kalp hızı güvenli sınırlara çekilir.
β\beta-blokörler asla alfa blokajdan önce verilmemelidir; aksi halde katekolaminler sadece alfa reseptörleri uyararak kan basıncını kontrolsüzce yükseltir.

Anahtar Kavram

Feokromositoma preoperatif hazırlığında alfa blokajın beta blokajdan önce yapılması ve volüm replasmanının önemi.

Daha Fazla Pratik

Feokromositoma cerrahisi sırasında ani kan basıncı yükselmesinde kullanılabilecek kısa etkili ajanları (örn. sodyum nitroprussid, fentolamin) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 147Soru

Hipokalemi ve kontrol altına alınamayan kan basıncı yüksekliği nedeniyle başvuran 4343 yaşında erkek hastanın plazma aldosteron/renin oranı 4848 olarak saptanmıştır. BT incelemesinde sol adrenal bezde 1212 mm çapında, düşük dansiteli adenom ile uyumlu kitle izlenirken, sağ adrenal bez morfolojik olarak normal raporlanmıştır. Hastaya tanıyı kesinleştirmek için uygulanan salin infüzyon testi sonrası plazma aldosteron düzeyi 1515 ng/dLng/dL bulunmuştur. Küratif cerrahi planı öncesinde, ACTH stimülasyonu altında gerçekleştirilen adrenal venöz örnekleme (AVS) sonuçları aşağıdadır:

BölgeAldosteron (ng/dLng/dL)Kortizol (μg/dL\mu g/dL)
Sağ Adrenal Ven42004200150150
Sol Adrenal Ven600600120120
Periferik Ven24241010

Bu verilere göre en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ laparoskopik adrenalektomi

Cevap

Sağ laparoskopik adrenalektomi uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Hastanın AVS sonuçları incelendiğinde; her iki adrenal venden alınan kortizol değerlerinin periferik değerin 55 katından fazla olması (1515 ve 1212), örneklemenin teknik olarak başarılı olduğunu kanıtlar. Sağ adrenal ven aldosteron/kortizol oranı 2828, sol tarafın ise 55'tir. Bu iki oran arasındaki fark (Lateralizasyon İndeksi) 5.65.6 olarak bulunur. ACTH stimülasyonu altında 4.04.0 üzerindeki değerler tek taraflı aldosteron üretimini gösterir. BT'de sol tarafta adenom izlenmesi, yaşın 4040'ın üzerinde olması nedeniyle 'insidental' bir bulgu olabilir; bu nedenle cerrahi AVS'nin işaret ettiği sağ tarafa yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Selektivite İndeksinin (SI) hesaplanması
Sağ taraf için 150/10=15150/10 = 15; Sol taraf için 120/10=12120/10 = 12.
ACTH stimülasyonu altında SI>5SI > 5 olması örneklemenin başarılı (selektif) olduğunu gösterir.
2
Taraf spesifik Aldosteron/Kortizol (A/C) oranlarının belirlenmesi
Sağ taraf oranı: 4200/150=284200/150 = 28; Sol taraf oranı: 600/120=5600/120 = 5.
Kortizol düzeltmesi, dilüsyon farklarını ortadan kaldırarak gerçek aldosteron salınımını yansıtır.
3
Lateralizasyon İndeksinin (LI) hesaplanması
28/5=5.628 / 5 = 5.6.
Baskın olan tarafın oranının diğer tarafa bölünmesiyle elde edilir; LI>4LI > 4 olması (ACTH ile) tek taraflı hastalığı doğrular.
4
Görüntüleme ve AVS sonuçlarının sentezi
BT'de sol adenom izlenmesine rağmen AVS sağ tarafı göstermektedir.
Özellikle 4040 yaş üstü hastalarda insidental non-fonksiyonel adenomlar sık görüldüğü için AVS altın standarttır ve cerrahi tarafını belirler.

Anahtar Kavram

Primer hiperaldosteronizmde cerrahi tarafını belirlemede AVS'nin görüntüleme yöntemlerine (BT/MR) üstünlüğü ve indeks hesaplamaları.

Daha Fazla Pratik

İnsidental sürrenal kitlelerde hormonal taramanın önceliği ve 1 mg deksametazon testi eşik değerlerini tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 148Soru

3434 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır aralıklarla gelen, yaklaşık 152015-20 dakika süren şiddetli baş ağrısı, çarpıntı ve aşırı terleme şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 175/105175/105 mmHgmmHg, nabız 108/dakika108/dakika saptanıyor. İdrar metanefrin düzeyleri yüksek saptanan hastanın abdominal BT incelemesinde sağ sürrenal bezde 4.54.5 cm boyutunda kitle saptanıyor. Bu hastanın cerrahi öncesi hazırlık sürecinde izlenmesi gereken en uygun basamaklı tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Önce fenoksibenzamin ile alfa-adrenerjik blokajın sağlanması, ardından vasküler yatağın genişlemesine bağlı olarak agresif sıvı resüsitasyonu yapılması ve taşikardi persistansı durumunda beta-blokör eklenmesi

Cevap

En uygun yaklaşım, önce alfa-blokajın sağlanması (fenoksibenzamin), ardından intravasküler hacmin genişletilmesi için sıvı resüsitasyonu yapılması ve gerekirse beta-blokör eklenmesidir.
Feokromositoma yönetiminde temel fizyopatolojik prensip, katekolaminlerin damar yatağı üzerindeki etkilerini basamaklı olarak kontrol etmektir. Fenoksibenzamin (non-selektif alfa-blokör) ile başlayan tedavi, vasküler direnci düşürerek kan basıncını regüle eder. Vasküler yatak genişlediğinde hastanın kronik hipovolemisi belirginleşir, bu nedenle agresif sıvı ve tuz alımı (hacim genişletme) hayati önem taşır. Beta-blokörler ise sadece alfa-blokaj tam sağlandıktan sonra, eğer taşikardi devam ediyorsa eklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Alfa-adrenerjik blokajı başlat (Fenoksibenzamin)
Vazokonstriksiyon azalır, kan basıncı kontrol altına alınmaya başlanır.
Beta-blokaj önce yapılırsa, alfa reseptörler üzerinden gelen vazokonstriktör etki dengelenemez ve hipertansif kriz gelişir.
2
İntravasküler hacim genişletmesi (Sıvı resüsitasyonu)
Genişleyen vasküler yatak doldurulur ve kronik hipovolemi düzeltilir.
Bu hastalar kronik katekolamin fazlalığı nedeniyle vazokonstriktedir ve intravasküler volümleri düşüktür; bu adım postoperatif ani hipotansiyonu önler.
3
Gerekirse Beta-blokaj ekle
Persistan taşikardi veya aritmi kontrol altına alınır.
Beta-blokörler ancak alfa-blokaj tam sağlandıktan sonra taşikardiyi tedavi etmek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Feokromositoma hazırlığında alfa-blokaj her zaman beta-blokajdan önce gelmelidir.
Soru 149Soru

4848 yaşında erkek hastada, kolelitiazis şüphesiyle yapılan abdominal ultrasonografide pankreas gövdesinde 3.53.5 cm çapında, düzgün sınırlı solid bir kitle saptanıyor. Dinamik kontrastlı BT incelemesinde kitlenin yoğun kontrast tutan (hipervasküler) karakterde olduğu izleniyor. Hastanın anamnezinde peptik ülser öyküsü, hipoglisemi atakları, nekrolitik gezici eritem veya sulu ishal gibi herhangi bir klinik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum gastrin, insülin ve glukagon düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor.

Bu klinik tabloya göre, en olası tanı ve bu tümörle ilgili doğru ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-fonksiyonel nöroendokrin tümör; serum Chromogranin A (CgA) düzeyi hastaların çoğunda tanısal bir belirteç olarak yüksek saptanır.

Cevap

Non-fonksiyonel nöroendokrin tümör; serum Chromogranin A (CgA) düzeyi hastaların çoğunda tanısal bir belirteç olarak yüksek saptanır.
Vakada belirtilen asemptomatik seyir ve hipervasküler kitle, herhangi bir hormon spesifik semptom (hipoglisemi, ülser vb.) eşlik etmediği için non-fonksiyonel nöroendokrin tümörü (NF-PNET) işaret eder. Bu tümörlerin en önemli laboratuvar özelliği, hastaların yaklaşık %80-90'ında yüksek bulunan serum Chromogranin A düzeyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hormon salgısına bağlı (Zollinger-Ellison, Whipple triadı vb.) semptomların yokluğu
Tümörün fonksiyonel olup olmadığını ayırt etmek için gereklidir.
2
Radyolojik özelliklerin analizi
Pankreasta hipervasküler kitle saptanması
Nöroendokrin tümörlerin tipik görüntüleme özelliğidir.
3
Tanısal marker eşleştirmesi
Non-fonksiyonel tümörler için Chromogranin A (CgA) yüksekliği
Hormon spesifik olmayan ancak nöroendokrin hücrelerden salgılanan genel bir belirteçtir.

Anahtar Kavram

Non-fonksiyonel pankreatik nöroendokrin tümörler (NF-PNET), belirgin bir hormonal sendrom oluşturmayan ancak sıklıkla Chromogranin A salgılayan ve cerrahi rezeksiyon gerektiren kitlelerdir.

Alternatif Yöntem

Radyolojik olarak hipervasküler pankreas kitlesi görüldüğünde, hastanın kliniği asemptomatikse ayırıcı tanıda öncelikle NF-PNET ve metastatik lezyonlar (örn. böbrek hücreli karsinom metastazı) düşünülmelidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 150Soru

4040 yaşında kadın hastaya, sağ lobdaki 2.52.5 cm'lik "Bethesda IV: Folliküler Neoplazi" nodül nedeniyle sağ lobektomi ve istmusektomi yapılmıştır. Kesin histopatolojik incelemede 2.52.5 cm çapında, kapsül invazyonu ve yaygın (44'ten fazla odak) vasküler invazyon gösteren "Folliküler Karsinom" saptanmıştır. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tamamlayıcı tiroidektomi

Cevap

Yaygın vasküler invazyon gösteren folliküler karsinom tanısı alan hastada en uygun yaklaşım tamamlayıcı tiroidektomidir.
Diferansiye tiroid kanserlerinde (papiller ve folliküler) tümör boyutu >4>4 cm, yaygın vasküler invazyon (>4>4 odak), brüt ekstratiroidal yayılım veya uzak metastaz varlığı yüksek risk kriterleridir. Folliküler karsinomda kapsül invazyonu tek başına düşük risk (mikroinvaziv) sayılabilirken, yaygın vasküler invazyon varlığı onkolojik güvenliği sağlamak, radyoaktif iyot tedavisi verebilmek ve tiroglobulin takibi yapabilmek için total tiroidektomiyi zorunlu kılar. Bu vakada daha önce lobektomi yapıldığı için süreç tamamlayıcı tiroidektomi ile devam etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Histopatolojik sonucun risk düzeyini belirle.
Folliküler karsinomda 44'ten fazla odakta vasküler invazyon saptanması, hastayı "yüksek risk" grubuna sokar.
Vasküler invazyon derecesi, uzak metastaz riskini ve prognozu belirleyen en önemli faktörlerden biridir.
2
Cerrahi stratejiyi güncelle.
Yüksek riskli vakalarda sadece lobektomi yeterli değildir; total tiroidektomi gereklidir.
Total tiroidektomi, hem nüks riskini azaltır hem de postoperatif radyoaktif iyot (RAI) tedavisine ve tiroglobulin ile takibe olanak sağlar.
3
Eksik olan cerrahi prosedürü tanımla.
Daha önce tek lobu alınan hastada karşı lobun da alınması işlemi "tamamlayıcı tiroidektomi"dir.
Mevcut klinik durumda en uygun küratif ve onkolojik yaklaşım budur.

Anahtar Kavram

Folliküler tiroid karsinomunda tamamlayıcı tiroidektomi endikasyonları (özellikle yaygın vasküler invazyon varlığı).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 151Soru

4242 yaşında erkek hasta, işe giriş muayenesi sırasında saptanan laboratuvar anormallikleri nedeniyle genel cerrahi polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın herhangi bir kemik ağrısı, böbrek taşı öyküsü veya gastrointestinal şikayeti bulunmuyor. Fizik muayenesinde ek patoloji saptanmayan hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Serum Kalsiyum10.710.7 mg/dL8.510.58.5 - 10.5
Albümin4.14.1 g/dL3.55.03.5 - 5.0
Serum Fosfor2.32.3 mg/dL2.54.52.5 - 4.5
PTH9494 pg/mL156515 - 65
Serum Kreatinin0.80.8 mg/dL0.61.20.6 - 1.2
2424 Saatlik İdrar Kalsiyumu190190 mg/gün<250< 250

Kemik mineral dansitometrisi (DEXA) sonucunda T-skorları; lomber omurgada 0.6-0.6, femur boynunda 0.9-0.9 olarak saptanıyor. Renal ultrasonografisinde nefrolitiyazis izlenmiyor.

Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşı 5050'nin altında olduğu için paratirodektomi önerilmelidir.

Cevap

Yaşın 50'nin altında olması nedeniyle paratirodektomi önerilmelidir.
Asemptomatik primer hiperparatiroidizmde (PHPT) cerrahi endikasyonları 2022'deki 5. Uluslararası Çalıştay ile güncellenmiştir. Bu kriterlere göre, hastanın yaşının 5050'den küçük olması, biyokimyasal olarak kanıtlanmış PHPT vakalarında (diğer komplikasyonlar olmasa bile) cerrahi için kesin bir endikasyondur. Bu hastanın yaşı 4242 olduğu için doğrudan cerrahi adayıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Biyokimyasal verilerin analizi
Yüksek kalsiyum (10.710.7 mg/dL) ve yüksek PTH (9494 pg/mL) varlığı 'Primer Hiperparatiroidizm' tanısını doğrular.
Tanı koymak için kalsiyum ve PTH ilişkisi esastır.
2
Asemptomatik PHPT cerrahi kriterlerinin değerlendirilmesi
Hasta asemptomatiktir (taş yok, kemik ağrısı yok). Ancak yaş kriteri (42<5042 < 50) karşılanmaktadır.
2022 Uluslararası Asemptomatik PHPT Yönetimi kriterlerine göre yaş tek başına bir endikasyondur.
3
Karar verme
Diğer kriterler (DEXA, idrar Ca, GFR) normal olsa bile genç yaş nedeniyle cerrahi önerilir.
Yaşam boyu komplikasyon riskini azaltmak için genç hastalarda cerrahi tercih edilir.

Anahtar Kavram

Asemptomatik Primer Hiperparatiroidizm Cerrahi Endikasyonları (2022 Güncellemesi)

Daha Fazla Pratik

Primer hiperparatiroidizmde 2022 güncellemesi ile eklenen 'Vertebral Fracture Assessment (VFA)' ve 'Görüntüleme ile saptanan sessiz böbrek taşı' kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 152Soru

4848 yaşında kadın hasta, boynunun sağ tarafında fark ettiği şişlik nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ tiroid lobunda yaklaşık 33 cm'lik mobil nodül palpe ediliyor. Tiroid ultrasonografisinde; sağ lobda 2.82.8 cm çapında hipoekoik solid nodül, sol lobda ise 1.21.2 cm çapında izoekoik nodül saptanıyor. Sağ lobdaki nodülden yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) sonucu "Folliküler Neoplazi (Bethesda IV)" olarak raporlanırken, sol lobdaki nodülün biyopsisi "Benign (Bethesda II)" olarak sonuçlanıyor.

Bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

Primer kuşkulu nodüle eşlik eden karşı lobda 11 cm'den büyük nodül varlığı nedeniyle total tiroidektomi en uygun yaklaşımdır.
Diferansiye tiroid karsinomu şüphesi (Bethesda IV) taşıyan 141-4 cm arası nodüllerde cerrahi genişliği tartışmalıdır; ancak karşı lobda 11 cm'den büyük nodül varlığı total tiroidektomi lehine bir endikasyondur. Bu hastada primer nodül malign çıkarsa, karşı lobda mevcut olan 1.21.2 cm'lik nodül nedeniyle hastanın ileride tamamlayıcı tiroidektomi olma riski yüksektir. Bu riski minimize etmek ve daha güvenli bir takip (tiroglobulin takibi ve gerekirse radyoaktif iyot tedavisi) sağlamak için total tiroidektomi tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Primer nodülün ve biyopsi sonucunun değerlendirilmesi
Sağ lobdaki 2.82.8 cm'lik Bethesda IV (Folliküler Neoplazi) nodül cerrahi endikasyon oluşturur.
İndetermine kategorideki bu nodüllerin malignite riski nedeniyle cerrahi eksizyon (tanısal veya tedavi edici) gereklidir.
2
Cerrahi genişliğini etkileyen ek faktörlerin analizi
Sol lobda 1.21.2 cm çapında, biyopsisi benign gelmiş bir nodül mevcuttur.
Primer kuşkulu nodülün yanında karşı lobda 11 cm'den büyük nodül bulunması, cerrahi planını lobektomiden total tiroidektomiye kaydıran önemli bir kriterdir.
3
Kılavuzlara göre cerrahi kapsamın belirlenmesi
Total tiroidektomi kararı verilir.
ATA kılavuzları, 141-4 cm arası diferansiye tiroid karsinomu riski taşıyan veya indetermine nodülleri olan hastalarda; karşı lobda nodül varlığı, ailesel öykü veya radyasyon hikayesi gibi durumlarda tamamlayıcı cerrahi riskini azaltmak için ilk seansta total tiroidektomiyi önermektedir.

Anahtar Kavram

İndetermine tiroid nodüllerinde (Bethesda III-IV) cerrahi genişliğini belirlemede kontralateral nodül boyutunun önemi.

Daha Fazla Pratik

Tiroid kanserlerinde Bethesda sınıflandırması ve her bir kategorinin malignite risk oranlarını tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 153Soru

Gastrinomaların %80-90'ının yerleştiği ve cerrahi eksplorasyonda büyük önem taşıyan 'Gastrinoma Üçgeni'nin (Passaro Üçgeni) medial (iç) sınırını aşağıdakilerden hangisi oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pankreas boynu ve gövdesi birleşimi

Cevap

Gastrinoma Üçgeni'nin medial sınırını pankreas boynu ve gövdesi birleşimi oluşturur.
Gastrinoma Üçgeni (Passaro Üçgeni), gastrinomaların %80-90'ının bulunduğu kritik bir bölgedir. Bu üçgenin sınırları şunlardır: Süperior (üst) sınır sistik kanal ve ana hepatik kanalın birleştiği nokta; İnferior (alt) sınır duodenumun ikinci ve üçüncü kısımlarının birleştiği nokta; Medial (iç) sınır ise pankreas boynu ve gövdesinin birleştiği noktadır. Bu nedenle medial sınırı doğru tanımlayan ifade pankreas boynu ve gövdesi birleşimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Passaro Üçgeni'nin (Gastrinoma Üçgeni) üç temel anatomik noktasını belirle.
Süperior nokta: Sistik kanal-koledok birleşimi; İnferior nokta: Duodenum 232-3. parça birleşimi; Medial nokta: Pankreas boyun-gövde birleşimi.
Gastrinomaların büyük çoğunluğu bu üç noktanın birleştirilmesiyle oluşan alan içinde yer alır.
2
Soru kökünde istenen spesifik sınırı (medial) tanımla.
Medial sınır, pankreasın boyun ve gövdesinin anatomik olarak birleştiği bölgedir.
Anatomik sınırların doğru tanımlanması cerrahi lokalizasyon için kritiktir.

Anahtar Kavram

Gastrinoma (Passaro) Üçgeni Anatomik Sınırları

İpuçları

1
Passaro Üçgeni'nin bir köşesi safra yolları, bir köşesi duodenum, bir köşesi ise pankreas üzerindedir.

Daha Fazla Pratik

MEN-1 sendromunda gastrinomaların en sık yerleşim yerini (pankreas vs duodenum) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 154Soru

6060 yaşında erkek hasta, çarpıntı, terleme ve son 33 aydır giderek artan nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde tiroid bezinin her iki lobunun grade 22 hipertrofik (belirgin büyümüş) olduğu, sol lobda sert kıvamlı nodül palpe edildiği ve trakeanın sağa devie olduğu saptanıyor.

Laboratuvar Bulguları:
- Serum TSH: 0,010,01 mIU/L (Normal: 0,44,00,4-4,0)
- Serbest T3T_3: 6,86,8 pg/mL (Normal: 2,34,22,3-4,2)
- Serbest T4T_4: 2,92,9 ng/dL (Normal: 0,81,80,8-1,8)

Ultrasonografi Bulguları:
Tiroid her iki lobda çok sayıda nodül saptanmış olup; sol lobda 62×4562 \times 45 mm boyutunda, heterojen iç yapıda, toraks içine doğru (retrosternal) uzanım gösteren ve trakeaya bası yapan dominant bir nodül izlenmektedir.

Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total tiroidektomi

Cevap

En uygun küratif tedavi yaklaşımı total tiroidektomidir.
Total tiroidektomi, toksik multinodüler guatr (TMNG) hastalarında hem hipertiroidiyi kalıcı olarak tedavi eder hem de büyük boyutlu (66 cm), retrosternal uzanımlı ve trakeaya bası yaparak dispneye neden olan nodülün yarattığı mekanik sorunları ortadan kaldırır. Bu özelliklere sahip bir vakada cerrahi, definitif ve en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Düşük TSH ve yüksek serbest T3T_3/T4T_4 değerleri ile hipertiroidi tanısı konur.
Hastanın semptomlarının ve muayene bulgularının hormonal temelini doğrulamak gerekir.
2
Görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi
USG'de 66 cm'lik dominant nodül, retrosternal uzanım ve trakeal deviasyon (bası) saptanır.
Cerrahi endikasyonun varlığını ve kapsamını belirlemek için anatomik ilişkiler önemlidir.
3
Tedavi yönteminin seçilmesi
Bası semptomu, retrosternal uzanım ve büyük boyut nedeniyle total tiroidektomi kararı verilir.
Toksik multinodüler guatrda bası ve boyut, cerrahiyi radyoaktif iyota göre öncelikli kılar.

Anahtar Kavram

Toksik multinodüler guatrda cerrahi endikasyonlar; nodülün boyutu (>4>4 cm), bası semptomları (dispne, disfaji), retrosternal uzanım ve malignite şüphesidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 155Soru

4646 yaşında kadın hasta, check-up sırasında saptanan hiperkalsemi nedeniyle genel cerrahi polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın herhangi bir kemik ağrısı, böbrek taşı öyküsü veya gastrointestinal yakınması bulunmamaktadır. Yapılan fizik muayenesi doğaldır. Laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuçReferans Aralık
Serum Kalsiyum10.810.8 mg/dL8.510.28.5 - 10.2 mg/dL
Serum Fosfor2.32.3 mg/dL2.54.52.5 - 4.5 mg/dL
Serum Albumin4.04.0 g/dL3.55.03.5 - 5.0 g/dL
İntakt PTH118118 pg/mL156515 - 65 pg/mL
2424 Saatlik İdrar Kalsiyumu310310 mg/gün<250< 250 mg/gün
Kreatinin Klerensi7575 mL/dk>90> 90 mL/dk
Kemik Dansitometrisi (TT-skoru)Lomber: 1.8-1.8, Femur Boynu: 1.5-1.5-

Bu hastada, güncel kılavuzlara (55. Uluslararası Atölye Çalışması - 20222022) göre primer hiperparatiroidi tanısı kesinleştirildikten sonra cerrahi tedavi önerilmesinin en uygun gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın yaşının 5050'nin altında olması

Cevap

Asemptomatik primer hiperparatiroidi tanısı alan bu hastada, diğer biyokimyasal ve radyolojik kriterler cerrahi eşiği geçmese de, yaşın 5050'den küçük olması cerrahi tedavi için yeterli ve en uygun gerekçedir.
Asemptomatik primer hiperparatiroidi hastalarında cerrahi tedavi kararı, 55. Uluslararası Atölye Çalışması (20222022) kriterlerine dayanır. Bu kriterler arasında kalsiyumun üst sınırın >1.0> 1.0 mg/dL üzerinde olması, osteoporoz varlığı (T-skoru 2.5\leq -2.5), eGFR'nin <60< 60 mL/dk olması ve 2424 saatlik idrar kalsiyumunun >400> 400 mg/gün (artmış taş riskiyle beraber) olması yer alır. Ancak hasta bu kriterlerin hiçbirini karşılamasa bile, yaşının 5050'den küçük olması tek başına cerrahi bir endikasyondur. Vakadaki hastanın yaşının 4646 olması cerrahi tedaviyi gerekli kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal değerlendirme yapın.
Yüksek serum kalsiyumu (10.810.8 mg/dL), düşük fosfor ve uygunsuz yüksek PTH (118118 pg/mL) ile Primer Hiperparatiroidi (PHPT) tanısı konur.
PHPT'nin klasik biyokimyasal tablosu hiperkalsemi ve yüksek PTH düzeyidir.
2
Asemptomatik kriterlerini gözden geçirin.
Hastada taş öyküsü, kemik ağrısı veya kırık gibi semptomlar bulunmadığı için 'asemptomatik PHPT' olarak sınıflandırılır.
Tedavi stratejisini belirlemek için semptom varlığı kritiktir.
3
20222022 kılavuzuna göre cerrahi endikasyonları analiz edin.
Serum Ca farkı: 0.60.6 (Kriter: >1.0> 1.0); T-skoru: 1.8-1.8 (Kriter: 2.5\leq -2.5); eGFR: 7575 (Kriter: <60< 60); İdrar Ca: 310310 (Kriter: >400> 400); Yaş: 4646 (Kriter: <50< 50).
Sadece yaş kriteri (46<5046 < 50) cerrahi endikasyonunu karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Asemptomatik Primer Hiperparatiroidi Cerrahi Endikasyonları (20222022 Güncellemesi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 156Soru

3838 yaşında kadın hasta; son 44 ayda hızla gelişen kilo alımı, sivilcelenme, yüzde tüylenme artışı ve adet görememe şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 165/100165/100 mmHgmmHg, abdominal bölgede geniş mor striaeler ve klitoromegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde plazma ACTHACTH düzeyi <5<5 pg/mLpg/mL (düşük), 2424 saatlik idrar serbest kortizolü yüksek ve serum DHEASDHEA-S düzeyi belirgin derecede yüksek bulunuyor. Abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) sol adrenal bezde 7.57.5 cmcm çapında, düzensiz sınırlı ve santralinde nekrotik alanlar bulunan kitle saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenokortikal karsinom

Cevap

Adrenokortikal karsinom, hızlı seyirli Cushing sendromu ile birlikte virilizasyon bulguları ve belirgin DHEA-S yüksekliği gösteren, radyolojik olarak büyük ve heterojen kitle ile karakterize bir malignitedir.
Adrenokortikal karsinomlar (ACC) nadir görülen ancak agresif seyreden tümörlerdir. Olguların yarısından fazlası fonksiyoneldir ve en sık mikst hormon salınımı (Cushing sendromu + Virilizasyon) görülür. Belirgin DHEA-S yüksekliği karsinom için oldukça spesifiktir. Radyolojik olarak 66 cmcm üzerindeki boyut, düzensiz sınırlar, nekroz ve kalsifikasyonlar maligniteyi destekleyen bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
ACTH düzeyini değerlendir
ACTH baskılanmış (<5<5 pg/mLpg/mL)
Hiperkortizoleminin adrenal kaynaklı (ACTH-bağımsız) olduğunu doğrulamak için gereklidir.
2
Ek hormonal sekresyonu (androjenler) kontrol et
DHEA-S yüksek ve klitoromegali mevcut
Mikst hormon salınımı (kortizol + androjen) adrenal malignite riskini belirgin şekilde artırır.
3
Kitle boyutunu ve görüntüleme özelliklerini analiz et
Kitle 7.57.5 cmcm ve nekrotik alanlar içeriyor
66 cmcm üzerindeki adrenal kitlelerde malignite potansiyeli yüksektir; heterojen yapı karsinomu destekler.

Anahtar Kavram

Adrenal korteks malignitelerinde (ACC) hızlı klinik seyir, glukokortikoid ve androjenlerin birlikte salınımı (mikst sekresyon) ve büyük kitle boyutu en önemli tanısal ipuçlarıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 157Soru

45 yaşında kadın hasta; son 6 ayda belirginleşen gövdesel obezite, yüzde kızarıklık, akne ve karın cildinde genişliği 11 cmcm'den fazla olan mor çatlaklar ile başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 160/100160/100 mmHgmmHg ölçülüyor. Yapılan tetkiklerde:

- 24 saatlik idrar serbest kortizol düzeyi: Yüksek (450450 μg\mu g/gün)
- Gece 11 mgmg deksametazon supresyon testi: Kortizol 1212 μg/dL\mu g/dL (supresyon yok)
- Plazma ACTH düzeyi: 9090 pg/mLpg/mL (Normal: 106010-60 pg/mLpg/mL)
- Yüksek doz (88 mgmg) deksametazon supresyon testi: Serum kortizol düzeyinde bazale göre %75\%75 oranında azalma saptanıyor.
- Arteriyel kan gazı: Normal sınırlarda.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cushing hastalığı

Cevap

Cushing hastalığı
Cushing hastalığı (hipofiz adenomu), ACTH-bağımlı bir durumdur. Tanı algoritmasında ACTH düzeyi yüksek veya normal saptanır. Ayırıcı tanıda kullanılan yüksek doz (88 mgmg) deksametazon supresyon testinde, hipofizdeki adenomun kortizol düzeyini bazale göre %50\%50 veya daha fazla oranda baskılaması karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kortizol yüksekliğini doğrula
24 saatlik idrar serbest kortizolü yüksek ve 1 mg DST'de supresyon yok; Cushing sendromu tanısı doğrulanır.
Hiperkortizolizmin varlığını kanıtlamak ilk adımdır.
2
ACTH düzeyini değerlendir
ACTH 9090 pg/mLpg/mL (yüksek); tablo ACTH-bağımlı Cushing sendromudur.
Kaynağın sürrenal (bağımsız) mı yoksa hipofiz/ektopik (bağımlı) mı olduğunu ayırmak gerekir.
3
Yüksek doz deksametazon supresyon testini (HDDST) yorumla
Kortizol düzeyinde %75\%75 oranında (anlamlı) azalma var; kaynak hipofizdir.
HDDST'de >%50>\%50 supresyon olması, ektopik odağın aksine hipofiz adenomunun geri bildirim mekanizmasına kısmen yanıt verdiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Cushing Sendromu Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 158Soru

Feokromositoma tanısı ile adrenalektomi planlanan bir hastaya, cerrahi öncesi dönemde katekolamin deşarjına bağlı komplikasyonları önlemek amacıyla alfa-adrenerjik blokör (fenoksibenzamin) tedavisi başlanmıştır. Yaklaşık 10 günlük tedavi sürecinin sonunda hastanın yeniden değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi preoperatif hazırlığın yeterli olduğunu ve hastanın cerrahi için optimal intravasküler volüm dengesine ulaştığını gösteren en güvenilir klinik bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hafif derecede ortostatik hipotansiyonun ortaya çıkması

Cevap

Hafif derecede ortostatik hipotansiyonun ortaya çıkması
Feokromositoma cerrahisi öncesi hazırlığın (Roizen kriterleri) temel hedefleri kan basıncını kontrol altına almak ve kronik vazokonstriksiyona bağlı gelişen volüm açığını kapatmaktır. Yeterli dozda alfa-blokör verildiğinde vazodilatasyon gelişir ve hasta ayağa kalktığında venöz göllenmeye bağlı hafif ortostatik hipotansiyon gözlenir. Bu bulgu, alfa-reseptörlerin etkin şekilde bloke edildiğinin en güvenilir klinik göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Feokromositoma patofizyolojisini hatırla
Kronik yüksek katekolamin seviyeleri, yoğun vazokonstriksiyona ve buna bağlı intravasküler volüm azalmasına (hemokonsantrasyon) neden olur.
Cerrahi hazırlığın mantığını kavramak için temel fizyolojiyi bilmek gerekir.
2
Preoperatif tedavinin amacını belirle
Tedavinin amacı vazokonstriksiyonu çözmek (alfa blokaj) ve bu sayede genişleyen damar yatağını sıvı ile doldurarak volümü restore etmektir.
Cerrahi sırasında tümör çıkarıldığında ani hipotansiyonu (post-rezeksiyon şoku) önlemek için bu gereklidir.
3
Roizen Kriterlerini (Yeterlilik Kriterleri) uygula
Yeterli alfa blokajın en önemli klinik göstergesi, vazodilatasyona bağlı 'hafif ortostatik hipotansiyon' gelişmesidir (Ancak ayakta sistolik basınç >80 mmHg olmalıdır).
Bu bulgu, reseptörlerin bloke olduğunu ve damar yatağının genişlediğini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Roizen Kriterleri ve Alfa Blokaj Yeterliliği

İpuçları

1
Tedavinin amacı damarları genişletmek (vazodilatasyon) ve bu genişleyen alanı sıvıyla doldurmaktır.
2
Damarları genişlemiş bir hasta aniden ayağa kalktığında yerçekimi etkisiyle kan bacaklarda göllenir.
3
Bu durum, yatarken normal olan tansiyonun ayağa kalkınca hafifçe düşmesine (postüral değişikliğe) neden olur.

Daha Fazla Pratik

Feokromositoma cerrahisi sırasında tümör çıkarıldıktan hemen sonra gelişebilecek en olası komplikasyon nedir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 159Soru

5252 yaşında erkek hastaya, nefrolitiyazis şüphesiyle çekilen abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) sağ adrenal bezde 2.52.5 cmcm çapında, düzgün sınırlı, homojen ve lipid içeriği zengin (5-5 HUHU) bir kitle saptanıyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı normal (120/80120/80 mmHgmmHg) olup serum elektrolit düzeyleri normal sınırlardadır. Bu hasta için yapılan ilk fonksiyonel değerlendirmede aşağıdaki testlerden hangisinin istenmesi gerekli değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı

Cevap

Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı testi, hastanın normotansif olması ve elektrolit bozukluğu bulunmaması nedeniyle gerekli değildir.
Adrenal insidentaloma saptanan tüm hastalarda feokromositoma (metanefrinler) ve otonom kortizol salınımı (11 mgmg deksametazon baskılama testi) taranmalıdır. Ancak primer hiperaldosteronizm (Conn sendromu) taraması için kullanılan plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı sadece eşlik eden hipertansiyon veya hipokalemi varlığında endikedir. Vakada hastanın kan basıncı ve elektrolitleri normal olduğu için bu testin istenmesi gerekli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın klinik özelliklerini tanımlayın.
Hasta normotansif ve elektrolitleri (potasyum) normaldir.
Primer hiperaldosteronizm (Conn Sendromu) taraması spesifik klinik bulgular varlığında yapılır.
2
Adrenal insidentalomalarda rutin fonksiyonel tarama testlerini hatırlayın.
Tüm hastalarda feokromositoma (metanefrinler) ve Cushing sendromu (11 mgmg DST) taranmalıdır.
Sessiz seyreden fonksiyonel kitlelerin tespiti morbiditeyi önlemek için kritiktir.
3
Conn sendromu tarama kriterlerini uygulayın.
Hipertansiyon veya hipokalemi yoksa aldosteron/renin oranı istenmez.
Gereksiz laboratuvar testlerinden kaçınmak ve tanısal doğruluğu optimize etmek hedeflenir.

Anahtar Kavram

Adrenal insidentalomalarda Conn sendromu taraması sadece hipertansif veya hipokalemik hastalarda yapılır.

İpuçları

1
İnsidentalomalarda hangi hormon testlerinin rutin, hangilerinin seçilmiş vakalarda istendiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Adrenal karsinom şüphesi uyandıran radyolojik bulguları (Hounsfield Unit, boyut, washout oranları) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 160Soru

Pankreatik nöroendokrin tümörlerin (pNET) lokalizasyonunu belirlemede kullanılan Somatostatin Reseptör Sintigrafisi (Octreoscan), tümör hücrelerindeki somatostatin reseptör ekspresyonuna bağımlı bir yöntemdir. Buna göre, somatostatin reseptörlerini (özellikle SSTR2) düşük düzeyde eksprese etmesi nedeniyle Octreoscan ile görüntülenme olasılığı en düşük olan pNET tipi hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsülinoma

Cevap

İnsülinoma, düşük somatostatin reseptör ekspresyonu nedeniyle Octreoscan duyarlılığının en düşük olduğu pankreatik nöroendokrin tümördür.
İnsülinomalar, biyolojik yapıları gereği somatostatin reseptörlerini (özellikle SSTR2 ve SSTR5) diğer nöroendokrin tümörlere (gastrinoma, glukagonoma vb.) kıyasla çok daha az oranda eksprese ederler. Bu durum, somatostatin analogları üzerinden çalışan Octreoscan yönteminin duyarlılığını yaklaşık %50-60 seviyelerine düşürür. Diğer tümörlerde bu duyarlılık %90'ın üzerindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Octreoscan yönteminin çalışma mekanizmasını analiz et.
Yöntemin somatostatin reseptörlerine (SSTR2 ve SSTR5) bağlanarak görüntü sağladığı belirlendi.
Görüntüleme etkinliğinin tümörün biyolojik özelliklerine nasıl bağlı olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Farklı pNET tiplerinin reseptör yoğunluklarını karşılaştır.
Gastrinoma, VIPoma ve Glukagonoma'nın yüksek; İnsülinoma'nın ise düşük reseptör yoğunluğuna sahip olduğu saptandı.
Duyarlılık farkının temel nedenini ortaya koymak için karşılaştırma yapılır.
3
Sonuçları klinik duyarlılık oranları ile eşleştir.
İnsülinoma için duyarlılık %50-60 iken, diğerlerinde %90'ın üzerinde olduğu doğrulandı.
En düşük duyarlılığa sahip tümör tipini belirlemek için veriler sentezlenir.

Anahtar Kavram

İnsülinomalar, diğer fonksiyonel pNET'lerin aksine somatostatin reseptörlerini (SSTR2) düşük düzeyde eksprese ettikleri için Octreoscan ile görüntülenmeye daha az dirençlidirler; bu durumda endoskopik USG veya intraoperatif USG daha değerlidir.

Alternatif Yöntem

İnsülinoma lokalizasyonunda Octreoscan'in düşük duyarlılığı nedeniyle, preoperatif dönemde Endoskopik Ultrasonografi (EUS) veya intraoperatif dönemde İntraoperatif Ultrasonografi (IOUS) ve palpasyon birincil yöntemler olarak tercih edilir.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 8 / 15Sonraki
Endokrin Cerrahi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 8 | Examkin