Gastrointestinal Kanamalar

50 soru

Soru 21Soru →

5454 yaşında erkek hasta, karaciğer sirozu tanısıyla takip edilirken acil servise bol miktarda taze kan kusma şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 118/dakika118/dakika ölçülüyor. Hastaya intravenöz kristaloid resüsitasyonu ve terlipressin infüzyonu başlanıyor. Yapılan acil endoskopide özofagus varislerinden aktif kanama saptanıyor ve endoskopik band ligasyonu (EBLEBL) başarıyla uygulanıyor.

Kanama kontrolü sağlanan bu hastanın uzun dönem takibinde, tekrar kanama riskini azaltmak amacıyla (sekonder profilaksi) yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varisler oblite olana kadar seri EBL uygulanması ve tedaviye non-selektif beta bloker eklenmesi

Cevap

Varisler oblite olana kadar seri endoskopik band ligasyonu (EBL) uygulanması ve tedaviye non-selektif beta bloker eklenmesi bu hasta için en uygun yaklaşımdır.
Geçirilmiş özofagus varis kanaması olan sirotik hastalarda, tekrar kanama riskini azaltmak için en etkili yöntem (sekonder profilaksi), varisler tamamen ortadan kalkana kadar yapılan seri band ligasyonları ile non-selektif beta blokerlerin (propranolol gibi) birlikte kullanılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve mevcut risk faktörlerini değerlendir.
Hasta akut varis kanaması geçirmiş ve EBL ile kontrol altına alınmıştır. Karaciğer sirozu mevcuttur.
Geçirilmiş varis kanaması, sekonder profilaksi endikasyonudur.
2
Sekonder profilaksi için güncel kılavuz önerilerini hatırla.
Kılavuzlar, tekrar kanamayı önlemek için kombine tedaviyi (EBL + NSBB) en üst düzeyde önermektedir.
Kombinasyon tedavisi, re-bleeding (tekrar kanama) oranlarını ve mortaliteyi tek başına uygulanan yöntemlere göre daha belirgin azaltır.
3
Tedavi planını belirle.
EBL seansları varisler kaybolana kadar (2−42-4 haftada bir) devam ettirilmeli ve hasta tolere edebildiği maksimum dozda propranolol kullanmalıdır.
Tedavi etkinliğinin maksimize edilmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Özofagus varis kanamalarında sekonder profilaksi (tekrar kanamanın önlenmesi), akut kanama kontrol altına alındıktan sonra zorunludur ve ideal olarak Endoskopik Band Ligasyonu (EBL) ile Non-selektif Beta Bloker (NSBB) kombinasyonu ile yapılır.

İpuçları

1
Akut kanama kontrol edildikten sonra tekrar kanama riski yüksektir.
2
Sekonder profilakside hem endoskopik hem de farmakolojik yöntemlerin birlikte kullanımı en iyi sonuçları verir.
3
Band ligasyonu, varisleri mekanik olarak yok ederken; beta blokerler portal basıncı düşürerek alttaki nedeni kontrol eder.

Daha Fazla Pratik

Varis kanaması yönetiminde Forrest sınıflamasının değil, varislerin derecelendirilmesinin ve Child-Pugh skorunun prognozu belirlediğini unutmayın. Peptik ülser kanamalarında Forrest sınıflamasını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru →

5252 yaşında erkek hasta, masif hematemez şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ikter, asit ve spider anjiyomlar saptanıyor. Kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika ölçülüyor. Yapılan acil üst GİS endoskopisinde özofagusta grade 11 (küçük) varisler saptanıyor ancak kanama odağı izlenmiyor. Mide antrumunda 22 cm çapında, üzerinde yerinden oynamayan bir pıhtı (Forrest IIb) bulunan peptik ülser saptanıyor. Pıhtı endoskopik olarak uzaklaştırıldığında, altta fışkırır tarzda arteryel kanama (Forrest Ia) saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lezyona endoskopik kombine tedavi (adrenalin enjeksiyonu ve termal/mekanik yöntem) uygulanması ve intravenöz seftriakson tedavisi başlanması

Cevap

Lezyona endoskopik kombine tedavi uygulanması ve intravenöz seftriakson tedavisi başlanması
Karaciğer sirozu olan hastalarda, üst gastrointestinal kanamanın kaynağı ister varis olsun ister varis dışı (bu vakada Forrest Ia peptik ülser), bakteriyel translokasyonu önlemek, re-kanama riskini düşürmek ve sağkalımı artırmak için intravenöz seftriakson (11 g/gün) gibi geniş spektrumlu antibiyotik profilaksisi verilmelidir. Endoskopik olarak Forrest Ia lezyonlarda adrenalin enjeksiyonuna ek olarak mekanik (hemoklips) veya termal (argon plazma koagülasyonu, heater probe) yöntemlerin kombine edilmesi standart tedavi yaklaşımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve altta yatan hastalıklarını değerlendir
Hastada karaciğer sirozu bulguları (ikter, asit, spider anjiyom) mevcut.
Sirozlu hastalarda Gİ kanama yönetimi, standart hastalardan farklılık gösterir.
2
Endoskopik bulguları Forrest sınıflamasına göre yorumla
Kanama odağı varis değil, fışkırır tarzda arteryel kanama gösteren (Ia) bir peptik ülserdir.
Forrest Ia ve Ib lezyonlar en yüksek re-kanama riskine sahiptir ve agresif endoskopik tedavi gerektirir.
3
Endoskopik tedavi modalitesini seç
Sadece adrenalin yerine kombine tedavi (adrenalin + klips veya termal koagülasyon) uygulanır.
Kombine tedavi, yüksek riskli peptik ülserlerde tekli tedaviye göre üstündür.
4
Eşlik eden siroz için gereken ek önlemleri belirle
İntravenöz seftriakson profilaksisi başlanır.
Sirozlu hastalarda Gİ kanama kaynağı ne olursa olsun antibiyotik profilaksisi re-kanama ve mortaliteyi anlamlı düzeyde azaltır.

Anahtar Kavram

Siroz zemininde gelişen varis dışı Gİ kanamalarda antibiyotik profilaksisi ve Forrest Ia lezyon yönetimi.

Daha Fazla Pratik

Forrest sınıflamasına göre endoskopik bulguların re-kanama risk oranlarını ve hangi sınıflarda taburculuğun güvenli olduğunu tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru →

2828 yaşında erkek hasta, alkol alımını takiben gelişen şiddetli ve tekrarlayan öğürme ve kusmaların ardından taze kan kustuğunu (hematemez) ifade ederek acil servise başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde kronik bir hastalık veya ilaç kullanım öyküsü bulunmuyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 82/dakika82/dakika ve batın muayenesi doğal olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mallory-Weiss sendromu

Cevap

Zorlu kusma ve öğürme sonrası gelişen hematemez tablosunda en olası tanı Mallory-Weiss sendromudur.
Mallory-Weiss sendromu, özellikle alkol alımı gibi durumlardan sonra gelişen şiddetli öğürme ve kusmaları takiben ortaya çıkan, gastroözofageal bileşkedeki lineer mukozal yırtıklardan kaynaklanan bir üst gastrointestinal sistem kanamasıdır. Hastanın stabil olması ve klasik öyküsü bu tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın anamnezindeki tetikleyici faktörü belirle.
Alkol alımı sonrası şiddetli öğürme ve kusma öyküsü saptandı.
Mallory-Weiss sendromu tipik olarak karın içi basıncın aniden arttığı (kusma, öksürük vb.) durumlarda gelişir.
2
Klinik bulguları ve vital bulguları değerlendir.
Hasta hemodinamik olarak stabil ve taze kan kusma şikayeti mevcut.
Bu sendromda kanama genellikle kendiliğinden durur ve hastaların çoğunda hemodinamik stabilite korunur.
3
Tetikleyici olay ile semptom arasındaki ilişkiyi kurarak tanıyı doğrula.
Kusma sonrası gelişen hematemez, gastroözofageal bileşkedeki mukozal yırtığı (Mallory-Weiss) işaret eder.
Diğer üst GİS kanama nedenleri (ülser, varis) genellikle bu tip bir mekanik zorlanma öyküsü ile başlamaz.

Anahtar Kavram

Mallory-Weiss sendromu, gastroözofageal bileşkede zorlu kusma sonucu oluşan lineer mukozal yırtıklara bağlı kanamadır.

İpuçları

1
Kanama başlamadan hemen önce hastanın yaptığı eyleme (öğürme/kusma) odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Mallory-Weiss sendromunun tanısında altın standart yöntem olan üst GİS endoskopisi bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru →

5454 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik siroz (Child−PughChild-Pugh BB) tanısıyla takip edilmektedir. Son birkaç aydır devam eden belirgin halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuran hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor; kan basıncı 115/70115/70 mmHg, nabız 7878/dakika olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.48.4 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) 7474 fL ve ferritin 1212 ng/mL (Du¨s\cu¨kDüşük) saptanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagusta varis izlenmiyor; ancak mide proksimalinde (fundus ve korpus) yaygın olarak mozaik benzeri "yılan derisi" görünümü veren kırmızı noktacıklı mukozal değişiklikler gözleniyor. Bu hastada saptanan lezyonların yönetimiyle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-selektif beta bloker tedavi başlanması

Cevap

En uygun yaklaşım, portal basıncı düşürerek kanama riskini azaltan non-selektif beta bloker (propranolol gibi) tedavisine başlanmasıdır.
Portal hipertansif gastropati (PHG), sirozlu hastalarda portal basınç artışına bağlı olarak gelişen ve endoskopide proksimal mide yerleşimli mozaik/yılan derisi görünümü ile karakterize bir tablodur. Bu durum kronik gizli kanamalara ve demir eksikliği anemisine yol açabilir. PHG'nin patogenezi doğrudan portal hipertansiyona dayandığı için, tedavisinde splanknik vazokonstriksiyon yaparak portal venöz basıncı düşüren non-selektif beta blokerler (propranolol veya nadolol) ilk basamakta en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Sirozlu hastada mikrositer anemi ve demir eksikliği saptanmıştır, bu durum kronik bir gastrointestinal kanamayı işaret eder.
Anemi ve ferritin düşüklüğü, hastadaki halsizliğin nedenini açıklar.
2
Endoskopi bulgularını yorumla
Mide proksimalinde (fundus/korpus) izlenen "mozaik/yılan derisi" görünümü, portal hipertansif gastropati (PHG) için tipiktir.
Bu görünüm, mukoza ve submukozadaki damarların portal hipertansiyon nedeniyle konjesyona uğramasıyla oluşur.
3
Tedavi stratejisini belirle
PHG'nin temel nedeni portal hipertansiyon olduğundan, tedavi portal basıncı düşürmeye yöneliktir.
Non-selektif beta blokerler splanknik vazokonstriksiyon yaparak portal basıncı azaltır ve PHG'den kaynaklanan kanamaları kontrol altına alır.

Anahtar Kavram

Portal Hipertansif Gastropati (PHG) Tanı ve Tedavisi

Alternatif Yöntem

PHG tanısında endoskopik biyopsi genellikle gerekli değildir ve kanama riskini artırabilir; tanı tipik endoskopik görünümle konur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru →

6262 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır devam eden epigastrik ağrı ve son 66 saattir gelişen melena şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde osteoartrit nedeniyle yoğun non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 9595/dk saptanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem (GİS) endoskopisinde mide antrumunda 22 cm çapında ülser ve ülser tabanında kuvvetli irrigasyon ile yerinden ayrılmayan, koyu renkli, geniş bir yapışık pıhtı (Forrest IIb) izleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pıhtının endoskopik olarak nazikçe uzaklaştırılması ve alttaki vasküler odağın uygun yöntemle (enjeksiyon, termal veya mekanik) tedavi edilmesi

Cevap

Pıhtının endoskopik olarak nazikçe uzaklaştırılması ve alttaki vasküler odağın uygun yöntemle tedavi edilmesi en uygun yaklaşımdır.
Forrest IIb (yapışık pıhtı) lezyonlarda, güncel endoskopi kılavuzları pıhtının nazikçe uzaklaştırılmasını (soymayı/snare ile almayı) ve alttaki lezyonun (genellikle Forrest Ia veya IIa çıkar) doğrudan tedavi edilmesini önerir. Bu yaklaşım, sadece PPI tedavisine göre daha düşük yeniden kanama oranları ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Endoskopik bulgunun (Forrest IIb) sınıflandırılması.
Yapışık pıhtı izlenen ülserlerde yeniden kanama riskinin yaklaşık %22\%22 olduğu belirlenir.
Yönetim stratejisi Forrest sınıflamasına göre belirlenir.
2
Pıhtı yönetimine karar verilmesi.
Vigorous irrigasyon ile ayrılmayan pıhtının snare veya aspirasyon ile uzaklaştırılması planlanır.
Pıhtı altında gizlenen aktif kanama veya görünür damar (Forrest Ia, IIa) odaklarını saptamak ve tedavi etmek gerekir.
3
Uzaklaştırma sonrası zeminin değerlendirilmesi ve tedavi uygulanması.
Eğer altta yüksek riskli bir stigmata (görünür damar gibi) çıkarsa kombine endoskopik tedavi uygulanır.
Endoskopik tedavi, Forrest IIb lezyonlarda yüksek doz PPI tedavisine eklendiğinde yeniden kanama ve cerrahi ihtiyacını azaltır.

Anahtar Kavram

Peptik ülser kanamalarında Forrest IIb (yapışık pıhtı) yönetimi

Daha Fazla Pratik

Forrest Ia ve IIa arasındaki endoskopik tedavi farklarını ve epinefrin enjeksiyonunun tek başına neden yetersiz olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru →

50 yaşında erkek hasta, bilinen karaciğer sirozu zemininde ani başlayan masif kan kusma (hematemez) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan ilk muayenede hastanın konfüzyonel olduğu, kan basıncının 80/4080/40 mmHg ve nabzının 130/dakika130/dakika olduğu saptanıyor. Bu hastanın acil yönetiminde öncelikle yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hava yolu güvenliğinin sağlanması ve geniş lümenli damar yolu açılarak sıvı resüsitasyonuna başlanması

Cevap

Hava yolu güvenliğinin sağlanması ve sıvı resüsitasyonuna başlanması, hemodinamik şok tablosundaki bir hastada hayati öneme sahip olan ilk adımdır.
Masif kanama ile başvuran ve hemodinamisi bozulmuş (hipotansif, taşikardik) bir hastada tanısal işlemlerden (endoskopi vb.) veya spesifik ilaçlardan (terlipressin vb.) önce hayati fonksiyonların desteklenmesi (ABC) ve kaybolan hacmin yerine konulması (sıvı resüsitasyonu) gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşamsal bulgularının (tansiyon, nabız) değerlendirilmesi.
Hipovolemik şok tablosunun saptanması (80/4080/40 mmHg, nabız 130130).
Müdahalenin önceliğini ve aciliyetini belirlemek için gereklidir.
2
Hava yolu açıklığının sağlanması ve gerekirse entübasyon hazırlığı yapılması.
Aspirasyon riskinin azaltılması ve oksijenasyonun korunması.
Masif hematemez durumunda hastanın kendi kanını aspire etme riski yüksektir.
3
Geniş lümenli iki adet intravenöz yolun açılması ve izotonik kristaloid sıvıların başlanması.
Damar içi hacmin yerine konulması ve doku perfüzyonunun sağlanması.
Şok tablosundaki hastada doku hasarını önlemek ve hemodinamik stabilizasyonu sağlamak için ilk yapılması gereken işlemdir.

Anahtar Kavram

Akut GİS Kanamalarında İlk Yaklaşım (ABC)
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru →

6060 yaşında erkek hasta, bilinen karaciğer sirozu tanısıyla takip edilirken ani başlayan masif hematemez şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hemodinamik resüsitasyon ve stabilizasyon sağlandıktan sonra yapılan acil üst GİS endoskopisinde özofagus distalinde aktif kanayan varisler saptanıyor. Bu hastada kanama kontrolü için uygulanması gereken altın standart endoskopik tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endoskopik band ligasyonu

Cevap

Akut varis kanamasında altın standart endoskopik tedavi yöntemi endoskopik band ligasyonudur.
Endoskopik band ligasyonu, özofagus varis kanamalarında kanamayı durdurmada yüksek başarı oranına sahip olması ve skleroterapiye kıyasla daha az komplikasyon (özofagus ülseri, perforasyon, striktür) geliştirmesi nedeniyle güncel tıbbi uygulamalarda altın standart olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Siroz zemininde aktif varis kanaması tespit edildi.
Tedavi stratejisinin belirlenmesi için kanama kaynağının doğrulanması gerekir.
2
Endoskopik tedavi yöntemlerini karşılaştır
Band ligasyonunun skleroterapiye üstün olduğu belirlendi.
Literatürde band ligasyonunun daha düşük komplikasyon ve daha yüksek başarı oranına sahip olduğu kanıtlanmıştır.
3
Birinci basamak tedaviyi seç
Endoskopik band ligasyonu kararı verildi.
Güncel kılavuzlar akut varis kanamasında band ligasyonunu ilk seçenek olarak önermektedir.

Anahtar Kavram

Özofagus varis kanamalarında akut endoskopik yönetim.

Daha Fazla Pratik

Varis dışı üst GİS kanamalarında (örneğin peptik ülser) endoskopik tedavi yöntemlerini ve Forrest sınıflamasını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 28Soru →

5555 yaşında erkek hasta, son iki gündür devam eden siyah renkli dışkılama (melenamelena) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde hemodinamik olarak stabil (KB:120/80KB: 120/80 mmHgmmHg, nabız: 78/dk78/dk) saptanan hastanın yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; duodenal bulbus arka duvarda 11 cmcm çaplı bir ülser ve ülser tabanında ForrestForrest IIcIIc (düz, pigmente spot) ile uyumlu görünüm saptanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endoskopik tedavi uygulanmadan oral PPIPPI tedavisi başlanması ve erken taburculuk düşünülmesi

Cevap

Endoskopik tedavi uygulanmadan oral PPIPPI tedavisi başlanması ve erken taburculuk düşünülmesi
Üst gastrointestinal sistem kanamalarında ForrestForrest sınıflaması prognozu ve tedaviyi belirler. ForrestForrest IIcIIc (düz pigmente spot) ve ForrestForrest IIIIII (temiz tabanlı ülser) 'düşük riskli' lezyonlar olarak kabul edilir. Bu lezyonların yeniden kanama riski çok düşüktür (%5\%5-1010 ve <%5<\%5). Bu nedenle, bu bulgulara sahip hemodinamik olarak stabil hastalar endoskopik tedaviye gerek duyulmadan oral PPIPPI tedavisi ile erken taburcu edilebilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Endoskopik bulguları ForrestForrest sınıflamasına göre değerlendiriniz.
Düz pigmente spotlar ForrestForrest IIcIIc olarak sınıflandırılır.
Yönetim planı ülser tabanındaki bulguların yeniden kanama riskine göre belirlenir.
2
Lezyonun yeniden kanama riskini belirleyiniz.
ForrestForrest IIcIIc için risk yaklaşık %5\%5-1010 düzeyindedir.
Düşük riskli lezyonlarda (IIc ve III) invaziv girişimlerden kaçınılır.
3
Hastanın klinik durumunu ve tedavi gereksinimini analiz ediniz.
Hemodinamik stabilite ve düşük riskli endoskopi bulgusu oral tedavi için yeterlidir.
Bu hastalarda erken taburculuk güvenlidir ve maliyet etkin bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Peptik ülser kanamalarında ForrestForrest sınıflamasına göre düşük riskli lezyonların (IIcIIc, IIIIII) yönetimi.
Soru 29Soru →

52 yaşında, bilinen alkolik siroz tanısı olan erkek hasta, masif hematemez şikayeti ile acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 120/dk120/dk ve konjonktivalar soluk saptanıyor. Hastaya hızlı sıvı resüsitasyonu ve hava yolu güvenliği sağlandıktan sonra üst gastrointestinal sistem endoskopisi planlanıyor.

Bu hastada endoskopi öncesi dönemde, portal basıncı düşürerek kanama kontrolünü kolaylaştırmak ve mortaliteyi azaltmak amacıyla başlanması gereken en uygun farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terlipressin

Cevap

Sirozlu bir hastada akut üst GİS kanaması yönetiminde vazoaktif tedavi olarak Terlipressin en uygun seçenektir.
Sirozlu hastalarda akut üst gastrointestinal kanama vakalarında, varis kanaması şüphesi çok yüksektir. Terlipressin, splanknik vazokonstrüksiyon yaparak portal basıncı düşüren sentetik bir vazopressin analoğudur. Akut varis kanamalarında hem kanamanın durdurulmasında hem de 7 günlük mortalitenin azaltılmasında kanıta dayalı etkinliği en yüksek ilaçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve özgeçmişini değerlendir.
Siroz tanısı olan hastada masif üst GİS kanaması (hematemez) ve hipovolemik şok bulguları mevcut.
Sirozlu hastalarda üst GİS kanamalarının yaklaşık %70-80'i özofagus veya mide varislerinden kaynaklanır ve mortalitesi yüksektir.
2
Hemodinamik stabilizasyon sonrası farmakolojik önceliği belirle.
Vazoaktif ajanlar (Terlipressin, Somatostatin, Oktreotid) endoskopi öncesi başlanmalıdır.
Bu ilaçlar splanknik vazokonstrüksiyon yaparak portal ven akımını ve basıncını düşürür, böylece kanamayı durdurmaya yardımcı olur.
3
Profilaksi ile akut tedavi farkını ayırt et.
Propranolol gibi beta-blokerler profilakside kullanılırken, Terlipressin akut kanama tedavisinde kullanılır.
Akut kanama sırasında beta-bloker kullanımı refleks taşikardi yanıtını baskılayarak hemodinamik çöküşe neden olabilir.

Anahtar Kavram

Akut varis kanamasında vazoaktif ilaçlar (Terlipressin vb.) endoskopiden önce başlanmalı ve mortaliteyi azalttığı bilinmelidir.

İpuçları

1
Sirozlu bir hastada hematemez aksi ispatlanana kadar varis kanamasıdır.
2
Tedavide amaç portal basıncı acilen düşürmek olmalıdır; ancak bu amaçla kullanılan bazı ilaçlar sadece profilaksi içindir.
3
Vazoaktif ajanlar (Terlipressin gibi) splanknik yatağı daraltarak portal kan akımını azaltır.

Daha Fazla Pratik

Varis kanaması yönetiminde antibiyotik profilaksisinin (örneğin Seftriakson) sağkalım üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 30Soru →

7272 yaşında erkek hasta, acil servise masif taze kanlı dışkılama (hematokezihematokezi) ve halsizlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon mevcut olup kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, nabız 124/dk124/dk ve cilt soğuk-nemli olarak saptanıyor. Özgeçmişinde kronik osteoartrit nedeniyle uzun süreli NSAI˙I˙NSAİİ kullanımı öyküsü bulunmaktadır. Nazogastrik tüp aspirasyonunda berrak sıvı geldiği ve kan saptanmadığı görülüyor. Hızlı sıvı resüsitasyonu sonrası kan basıncı 105/70105/70 mmHgmmHg düzeyine yükselen hastada, kanama odağının saptanması amacıyla yapılması gereken en uygun ilk tanısal işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst gastrointestinal endoskopi

Cevap

Üst gastrointestinal endoskopi
Üst gastrointestinal endoskopi doğru cevaptır. TUS ve klinik pratikte masif hematokezi (taze kanlı dışkılama) ile başvuran ve hemodinamik olarak anstabil (şokta) olan hastaların %10−15\%10-15'inde kanama odağı üst gastrointestinal sistemdir. Özellikle masif seyreden duodenum ülseri kanamaları bu tabloya neden olabilir. Nazogastrik aspiratın berrak gelmesi, pilor spazmı veya kanamanın duodenum distalinde olması nedeniyle üst GİS odağını kesin olarak dışlamaz. Bu nedenle resüsitasyon sonrası yapılacak ilk tanısal işlem üst GİS endoskopisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik durumunun değerlendirilmesi ve stabilizasyonu.
Kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg ve nabız 124/dk124/dk olan hastanın şok tablosunda olduğu belirlenerek sıvı resüsitasyonu başlanır.
Tanısal işlemlerden önce vital bulguların güvenli sınırlara çekilmesi önceliklidir.
2
Hematokeziye rağmen üst GİS kanaması olasılığının değerlendirilmesi.
Nazogastrik aspiratın berrak olması, özellikle duodenumdan kaynaklanan masif bir üst GİS kanamasını dışlamaz.
Masif üst GİS kanamaları, hızlı bağırsak geçişi nedeniyle melena yerine hematokezi ile prezante olabilir.
3
İlk tanısal işlemin seçilmesi.
Şok tablosundaki masif hematokezi vakalarında odağın %10−15\%10-15 oranında üst GİS (örneğin duodenum ülseri) olduğu bilinerek üst GİS endoskopisi yapılır.
Üst GİS endoskopisi, kolonoskopiye göre daha hızlı uygulanabilir ve hayatı tehdit eden kanama odaklarını (ülser, varis) saptayıp tedavi edebilir.

Anahtar Kavram

İnstabil Hematokezide Üst GİS Kanaması Olasılığı

İpuçları

1
Hastanın hemodinamik olarak instabil (şokta) olması, kanamanın çok hızlı ve masif olduğunu gösterir.
2
Taze kanlı dışkılama (hematokezi) her zaman kalın bağırsak kaynaklı mıdır? Üst GİS kanamaları hangi durumda hematokezi yapar?
3
Nazogastrik aspirasyonun temiz gelmesi, duodenum ülserinden kaynaklanan masif bir kanamayı %100 dışlar mı?

Daha Fazla Pratik

Forrest sınıflamasına göre yüksek riskli peptik ülser kanamalarında endoskopik tedavi yöntemlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru →

5454 yaşında kadın hasta, son 22 gündür devam eden halsizlik ve siyah renkli, yapışkan karakterde dışkılama (melenamelena) şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süreli aspirin kullanımı öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde epigastrik bölgede hafif hassasiyet saptanıyor. Bu hastanın kliniği ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Melena varlığı, kanama odağının anatomik olarak Treitz ligamanının proksimalinde yer aldığını düşündürür.

Cevap

Melena varlığı, kanama odağının anatomik olarak Treitz ligamanının proksimalinde yer aldığını gösterir.
Melena, midedeki asit ve intestinal floranın etkisiyle hemoglobinin hematine dönüşmesi sonucu oluşan siyah, katranımsı dışkıdır. Bu klinik bulgu, kanamanın %90'ın üzerinde bir ihtimalle Treitz ligamanının (duodenojejunal fleksura) proksimalinden (üst GİS) kaynaklandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulgunun tanımlanması
Hastada saptanan melena (siyah, katranımsı dışkı), hemoglobinin mide asidi ve bakteriler tarafından parçalanmasıyla oluşur.
Kanamanın anatomik kökenini belirlemek için klinik prezantasyon ilk adımdır.
2
Anatomik sınırın belirlenmesi
Üst ve alt GİS kanaması ayrımı için anatomik sınır Treitz ligamanıdır (duodenojejunal birleşim).
Melena genellikle bu sınırın proksimalinden kaynaklanan kanamalarda görülür.
3
Yanlış seçeneklerin elenmesi
Akut tedavide beta bloker kullanımı yanlıştır, Forrest III düşük risklidir ve tanı için hematemez şart değildir.
Ayırıcı tanı ve yönetim algoritmalarındaki hataların elenmesi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Üst ve Alt Gastrointestinal Sistem Kanaması Ayrımı ve Anatomik Sınır (Treitz Ligamanı)

Daha Fazla Pratik

Üst GİS kanaması ile başvuran bir hastada, Forrest sınıflamasını ve buna bağlı olarak hangi hastaların eve gönderilebileceğini (Forrest IIc ve III) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru →

54 yaşında karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen erkek hasta, ani başlayan hematemez ve melena şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan endoskopide özofagus varis kanaması saptanarak bant ligasyonu başarıyla uygulanıyor. Bu hastada, varis dışı gastrointestinal kanamalardan farklı olarak, enfeksiyon riskini azaltmak ve sağkalımı (survival) artırmak amacıyla uygulanması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ampirik antibiyotik tedavisi (örneğin seftriakson) başlanması

Cevap

Sirozlu hastalarda varis kanaması sonrası sağkalımı artırmak için ampirik antibiyotik tedavisi (seftriakson veya kinolon) başlanmalıdır.
Karaciğer sirozu olan hastalarda her türlü gastrointestinal kanama (varisli veya varis dışı), bakteriyel translokasyon ve bağışıklık yetmezliği nedeniyle ciddi enfeksiyon riskini beraberinde getirir. Yapılan çalışmalar, bu hastalarda kanama anında başlanan antibiyotik profilaksisinin (genellikle 7 gün süreyle seftriakson veya oral kinolonlar) sadece enfeksiyonları önlemekle kalmayıp, aynı zamanda kanamanın tekrarlamasını azalttığını ve sağkalımı (survival) anlamlı şekilde artırdığını göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilizasyonunun sağlanması ve vazoaktif ilaçların (terlipressin, oktreotid) başlanması.
Kanama hızı azalır ve endoskopi için uygun şartlar oluşur.
Akut varis kanamasında mortaliteyi azaltan ilk adımlardan biri vazoaktif hasardır.
2
Endoskopik olarak varislerin doğrulanması ve bant ligasyonu uygulanması.
Aktif kanama durdurulur.
Lokal kontrol sağkalım ve re-bleeding riski için kritiktir.
3
Ampirik antibiyotik profilaksisinin (tercihen IV seftriakson) başlanması.
Enfeksiyon komplikasyonları önlenir ve sağkalım artar.
Sirozlu hastalarda GİS kanaması sonrası gelişen enfeksiyonlar re-bleeding riskini ve mortaliteyi doğrudan artırır.

Anahtar Kavram

Sirozlu hastalarda gastrointestinal kanama sırasında ampirik antibiyotik kullanımı sağkalımı artırır.

İpuçları

1
Sirozlu hastalarda kanama sonrası en sık ölüm nedenlerinden biri enfeksiyonlardır.

Daha Fazla Pratik

Peptik ülser kanamalarında hangi Forrest evrelerinin endoskopik tedavi gerektirdiğini (Forrest Ia, Ib, IIa ve bazen IIb) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

Kronik karaciğer hastalığı bulguları olan 5454 yaşında bir erkek hasta, son 22 gündür devam eden melena şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede asit ve splenomegali saptanıyor. Hemodinamik stabilizasyon sonrası uygulanan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagogastrik varis izlenmiyor; ancak antrumda 1.5 cm1.5\text{ cm} çapında, tabanında "kanama olmayan görünür damar (visible vessel)" izlenen peptik ülser saptanıyor. Bu bulguya göre hastanın Forrest evresi ve yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Forrest IIa; lezyona endoskopik tedavi (hemoklip veya termal yöntem) uygulanmalı ve hasta hastanede izlenmelidir.

Cevap

Forrest IIa evresindeki lezyonlara endoskopik tedavi uygulanmalı ve hasta hastanede izlenmelidir.
Peptik ülser kanamalarında endoskopide saptanan 'görünür damar' (visible vessel), Forrest sınıflamasına göre evre IIa olarak kabul edilir. Bu evredeki lezyonlar, müdahale edilmediği takdirde %40-50 oranında tekrar kanama riski taşır. Bu nedenle, endoskopik tedavi (hemoklip, termal koagülasyon veya enjeksiyon) uygulanması ve hastanın parenteral PPI tedavisi ile takip edilmesi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Endoskopik bulgunun Forrest sınıflamasındaki yerini belirleyin.
Görünür damar (visible vessel) Forrest IIa olarak tanımlanır.
Peptik ülser kanamalarında prognozu belirlemek için Forrest sınıflaması kullanılır.
2
Lezyonun re-kanama riskini değerlendirin.
Forrest IIa lezyonlarında tedavi edilmezse re-kanama riski yaklaşık %40-50 civarındadır.
Yüksek riskli lezyonlar (Ia, Ib, IIa, IIb) aktif müdahale veya yakın takip gerektirir.
3
Uygun tedavi yöntemini seçin.
Endoskopik tedavi (klip, termal koagülasyon veya skleroterapi kombinasyonu) ve intravenöz PPI tedavisi uygulanmalıdır.
Endoskopik tedavi, Forrest IIa lezyonlarında mortalite ve cerrahi gereksinimini azaltır.

Anahtar Kavram

Peptik ülser kanamalarında Forrest sınıflaması ve risk yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru →

6868 yaşında kadın hasta, yaklaşık 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süredir devam eden gastroözofageal reflü hastalığı dışında özellik saptanmıyor. Yapılan fizik muayenede konjonktivalar soluk izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8,28,2 g/dL, hematokrit %25\%25, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 7272 fL ve ferritin 55 ng/mL olarak saptanıyor. Hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, yaklaşık 66 cm boyutunda büyük bir sliding hiatal herni saptanıyor. Herni kesesi içinde, diyaframın bası yaptığı seviyede (pinch point) mukoza kıvrımları üzerinde lineer mukoza erozyonları ve yer yer yüzeyel ülserler izleniyor. Midenin diğer kısımları ve duodenum normal olarak değerlendiriliyor.

Bu klinik tabloda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cameron lezyonları

Cevap

Büyük hiatal herni kesesi içinde diyafram basısına bağlı oluşan lineer mukoza erozyonları ve ülserleri tanımlayan Cameron lezyonlarıdır.
Cameron lezyonları, genellikle 55 cm'den büyük hiatal hernisi olan hastalarda, diyaframın midede oluşturduğu darlık noktasında (diyafram kruslarının basısı) mekanik travma, iskemi ve asit reflüsü kombinasyonu ile oluşan lineer mukoza erozyonlarıdır. Bu hastalar sıklıkla kronik demir eksikliği anemisi ile başvururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Hb:8,2Hb: 8,2 g/dL, MCV: 7272 fL ve ferritin: 55 ng/mL değerleri mikrositer demir eksikliği anemisine işaret eder.
Hastanın klinik şikayetlerinin (halsizlik, nefes darlığı) kökenini belirlemek için gereklidir.
2
Aneminin kaynağını saptamak için endoskopik bulguları analiz et.
Büyük bir hiatal herni varlığı ve herni kesesi içinde diyaframın mekanik bası yaptığı bölgede lineer lezyonlar saptanmıştır.
Demir eksikliği anemisi olan yaşlı hastalarda gastrointestinal sistemin incelenmesi standart yaklaşımdır.
3
Endoskopik bulgu ile anatomik ilişkiyi kurarak tanıyı koy.
Büyük hiatal hernisi olanlarda, diyaframın mide duvarına yaptığı tekrarlayan mekanik travma ve sürtünme sonucu oluşan bu spesifik lezyonlar 'Cameron lezyonları' olarak adlandırılır.
Anemi ve hiatal herni birlikteliğinde bu spesifik patolojik tanım klinik tabloyu tam açıklar.

Anahtar Kavram

Cameron lezyonları, büyük hiatal hernisi olan hastalarda gizli veya aşikar gastrointestinal kanama ve demir eksikliği anemisinin önemli bir nedenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru →

Epigastrik ağrı ve sonrasında gelişen siyah renkli dışkılama (melenamelena) şikayetiyle acil servise başvuran 4545 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHgmmHg, nabız 82/dakika82/dakika olarak saptanmıştır. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbusta 11 cmcm çapında, tabanında düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) izlenen bir ülser saptanmıştır. Bu hasta için en olası Forrest sınıflaması ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Forrest IIcIIc - Oral proton pompa inhibitörü tedavisi başlanarak taburculuk planlanması

Cevap

Ülser tabanında düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) izlenmesi Forrest IIcIIc olarak sınıflandırılır ve düşük re-kanama riski nedeniyle oral PPI tedavisi ile taburculuk uygundur.
Endoskopik olarak saptanan 'düz pigmente spot' (flatflat pigmentedpigmented spotspot), Forrest IIcIIc sınıflamasına girer. Bu evre, düşük yeniden kanama riski taşıyan bir gruptur. Güncel kılavuzlar Forrest IIcIIc ve Forrest IIIIII (temiz tabanlı ülser) vakalarında endoskopik tedaviye gerek olmadığını, oral PPI tedavisinin yeterli olduğunu ve hastanın hemodinamik stabilitesine göre erken taburculuğun planlanabileceğini belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Endoskopik bulgunun Forrest kriterlerine göre tanımlanması
Düz pigmente spot (flatflat pigmentedpigmented spotspot) bulgusu Forrest IIcIIc ile eşleşir.
Forrest sınıflaması, peptik ülser kanamalarında prognozu ve tedavi gerekliliğini belirlemede altın standarttır.
2
Yeniden kanama (re−bleedingre-bleeding) riskinin değerlendirilmesi
Forrest IIcIIc ve Forrest IIIIII lezyonlarında yeniden kanama riski oldukça düşüktür (<%10<\%10).
Düşük riskli lezyonlar agresif endoskopik girişim gerektirmez.
3
Uygun tedavi ve izlem planının oluşturulması
Endoskopik tedaviye gerek duyulmadan oral proton pompa inhibitörü (PPIPPI) ve ayaktan takip planlanır.
Yüksek riskli bulgular (Ia, Ib, IIa) dışında hastanede yatış ve IV PPI tedavisi maliyet-etkin değildir.

Anahtar Kavram

Peptic Ulcer Forrest Classification and Management
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru →

Hepatit C enfeksiyonuna bağlı karaciğer sirozu tanısı olan 48 yaşında erkek hasta, hematemez ve melena şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/60 mmHg ve nabız 112/dakika olarak ölçülüyor. Sıvı resüsitasyonu ve medikal tedavi başlandıktan sonra yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagusta varis görülmüyor, ancak mide fundusunda özofagusla ilişkisi olmayan, aktif sızıntı şeklinde kanayan geniş varis pakeleri (İzole Gastrik Varis tip 1 - IGV1) saptanıyor. Bu hastada kanamayı durdurmak için en uygun endoskopik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: N-bütil-2-siyanoakrilat (doku yapıştırıcısı) enjeksiyonu

Cevap

N-bütil-2-siyanoakrilat (doku yapıştırıcısı) enjeksiyonu
Soru kökünde tarif edilen lezyon, midenin fundusunda yerleşen ve özofagusla ilişkisiz olan 'İzole Gastrik Varis Tip 1' (IGV1) dir. Sarin sınıflandırmasına göre yapılan bu ayrım tedavi seçimi için kritiktir. IGV1 ve GOV2 (kardiya-fundus uzanımlı) varislerin akut kanamasında endoskopik bant ligasyonu teknik olarak zor ve risklidir. Bu vakalarda ilk tercih edilmesi gereken yöntem, varis lümeni içine N-bütil-2-siyanoakrilat (glue/doku yapıştırıcısı) enjeksiyonudur. Bu ajan kanla temas ettiğinde hızla polimerize olarak damarı tıkar (obturasyon) ve kanamayı durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Kanamamn kaynağını ve tipini belirle
Hasta sirotik ve endoskopide mide fundusunda izole gastrik varis (IGV1) saptanmış.
Tedavi seçimi varisin anatomik lokalizasyonuna (Özofagus vs Mide Fundusu) göre değişir.
2
Gastrik varis tiplerine göre tedavi algoritmasını hatırla
Gastroözofageal varisler (GOV1) özofagus varisleri gibi bant ligasyonu ile tedavi edilebilirken, fundal varisler (IGV1, GOV2) bant ligasyonu için uygun değildir.
Fundal varisler genellikle geniştir ve mide duvarı kalındır; bant ligasyonu yetersiz kalır ve tekrar kanama riski yüksektir.
3
En uygun tedaviyi seç
İzole gastrik varislerin (IGV1) akut kanamasında ilk tercih endoskopik obturasyon yani siyanoakrilat (glue) enjeksiyonudur.
Siyanoakrilat, varis lümeni içinde polimerize olarak kan akımını keser ve en yüksek başarı oranına sahiptir.

Anahtar Kavram

İzole gastrik varislerin (IGV1) tedavisi özofagus varislerinden farklıdır; ilk tercih bant ligasyonu değil, siyanoakrilat enjeksiyonudur.
Soru 37Soru →

62 yaşında erkek hasta, bilinen Child−PughChild-Pugh BB alkolik siroz ve koroner arter hastalığı (1 yıl önce stentstent uygulanmış) öyküsüyle, masif hematemez sonrası acil servise başvuruyor. Resüsitasyon ile hemodinamisi sağlanan hastanın fizik muayenesinde; TA: 95/6095/60 mmHg, nabız: 105105/dk, batında asit ve palmar eritem saptanıyor. Üst GİS endoskopisinde; özofagus ve mide fundusunda varis izlenmiyor, ancak duodenum bulbusunda 1.51.5 cm çapında, üzerinde yıkamakla yerinden ayrılmayan yapışık pıhtı bulunan bir ülser (ForrestForrest IIbIIb) saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin uygulanması yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem kanamanın kontrol altına alınması hem de splanknik kan akımını azaltarak portal venöz basıncın düşürülmesi amacıyla intravenöz somatostatin veya oktreotid infüzyonu başlanmalıdır.

Cevap

Peptik ülser kanaması (non-varis) yönetiminde somatostatin veya oktreotid infüzyonunun yeri yoktur; bu tedavi varis kanamaları için rezervedir.
Sirozlu bir hastada gastrointestinal kanama geliştiğinde, kanama odağı varis olsun ya da olmasın enfeksiyon profilaksisi (antibiyotik) ve kısıtlı transfüzyon stratejisi hayatta kalma üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Ancak, somatostatin veya oktreotid gibi splanknik vazokonstriktörler sadece varis kanaması veya portal hipertansif gastropati gibi portal basınç bağımlı kanamalarda etkilidir. Duodenum ülseri (peptik ülser) bir non-varis kanamadır ve tedavisinde birincil farmakolojik ajan proton pompası inhibitörleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu (siroz + peptik ülser) analiz et.
Kanama kaynağının duodenal ülser (Forrest IIb) olduğu saptandı.
Sirozlu hastalarda kanama her zaman varis kaynaklı olmayabilir (%15-20 non-varis).
2
Siroza bağlı genel önlemleri değerlendir.
Kısıtlı transfüzyon (hedef 7-9 g/dL) ve antibiyotik profilaksisi (seftriakson) gereklidir.
Portal hipertansiyon varlığında transfüzyon ve enfeksiyon yönetimi kritiktir.
3
Ülser tipine göre spesifik endoskopik ve farmakolojik tedaviyi seç.
Oktreotid/somatostatin kullanımı bu vaka için hatalıdır.
Forrest IIb (yapışık pıhtı) için irrigasyon ve endoterapi gerekirken, ilaç olarak PPI seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Sirozlu hastalarda gastrointestinal kanama yönetimi; kanama kaynağı varis olmasa dahi antibiyotik profilaksisi ve kısıtlı transfüzyon gerektirirken, spesifik hemostatik ajanlar (oktreotid gibi) sadece varis kanamalarında endikedir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 38Soru →

6060 yaşında erkek hasta, bilinen karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Acil servise ani başlayan, bol miktarda taze kan kusma ve baş dönmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konfüzyon, kan basıncı 80/5080/50 mmHg ve nabız 125/dk125/dk saptanıyor. Karın muayenesinde splenomegali ve asit mevcuttur. Bu hastanın acil yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin uygulanması uygun değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Portal venöz basıncı düşürmek amacıyla hemen oral veya intravenöz propranolol başlanması

Cevap

Akut varis kanaması sırasında portal venöz basıncı düşürmek amacıyla propranolol gibi beta blokerlerin kullanılması, hastanın hemodinamik yanıtını bozabileceği için uygun değildir.
Propranolol ve nadolol gibi non-selektif beta blokerler, splanknik vazokonstrüksiyon yaparak portal venöz basıncı düşürürler. Ancak bu etkileri, varis kanaması riskini azaltmak (birincil profilaksi) veya tekrar kanamayı önlemek (ikincil profilaksi) için stabil hastalarda kullanılır. Akut kanama ve hemodinamik instabilite (şok) varlığında, hastanın en önemli savunma mekanizması olan taşikardiyi engelledikleri ve kan basıncını düşürdükleri için kesinlikle kullanılmamalıdırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunun ve tanısının değerlendirilmesi
Siroz ve portal hipertansiyon zemininde gelişen akut üst gastrointestinal sistem (varis) kanaması ve hipovolemik şok tablosu saptandı.
Hastalık yönetimine başlamadan önce kanamanın şiddeti ve hastanın hemodinamik durumu belirlenmelidir.
2
Akut varis kanamasında standart tedavi protokollerinin gözden geçirilmesi
Hacim resüsitasyonu, vazoaktif ilaçlar, profilaktik antibiyotik ve endoskopik müdahalenin akut dönemde endike olduğu görüldü.
Bu dörtlü yaklaşım sirotik hastalarda kanama yönetiminin temelini oluşturur.
3
Beta blokerlerin farmakodinamik etkilerinin ve kullanım zamanlamasının analizi
Beta blokerlerin (propranolol) akut şok tablosunda taşikardiyi önleyerek kardiyak debiyi düşürdüğü ve kan basıncını daha da azalttığı belirlendi.
Beta blokerler akut tedavi için değil, kanama durduktan sonra birincil veya ikincil koruma (profilaksi) amacıyla kullanılır.

Anahtar Kavram

Akut varis kanaması yönetiminde beta blokerlerin kullanımı kontrendikedir; bu ilaçlar sadece profilaksi amaçlıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru →

6868 yaşında erkek hasta, bilinen Child-Pugh B siroz ve koroner arter hastalığı (düşük doz aspirin kullanımı) öyküsü ile acil servise masif hematemez şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHg, nabız 118118/dk, batında asit ve splenomegali saptanıyor. Acil yapılan üst GİS endoskopisinde özofagusta kanama saptanmayan evre 22 varisler izleniyor; ancak mide antrumunda 2.52.5 cm çapında, zemini pıhtı ile kaplı ve pıhtı kenarından sızıntı şeklinde aktif kanaması olan (Forrest Ib) bir ülser saptanıyor. Bu hastada re-kanama riskini azaltmak ve mortaliteyi düşürmek için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pıhtının uzaklaştırılarak endoskopik hemostaz uygulanması, İV PPI infüzyonu ve profilaktik antibiyotik (seftriakson) tedavisi

Cevap

Pıhtının uzaklaştırılarak endoskopik hemostaz uygulanması, İV PPI infüzyonu ve profilaktik seftriakson tedavisidir.
Sirotik bir hastada gastrointestinal kanama geliştiğinde, kanama odağından bağımsız olarak profilaktik antibiyotik (tercihen seftriakson) kullanımı bakteriyel enfeksiyonları, re-kanamayı ve mortaliteyi anlamlı düzeyde azaltır. Forrest Ib (aktif sızıntı) ülserlerde endoskopik hemostaz tedavisi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik stabilizasyon ve endoskopik değerlendirme
Hastada şok bulguları mevcut; kristalloid ve kan ürünleri ile resüsitasyon sağlanırken yapılan endoskopide Forrest Ib (aktif sızıntı) ülser saptandı.
Aktif üst GİS kanamalarında ilk adım havayolu, solunum ve dolaşımın (ABC) güvenliğe alınmasıdır.
2
Forrest Ib ve IIb lezyonun yönetimi
Ülser üzerindeki pıhtı irrige edilerek uzaklaştırılır ve aktif kanama odağına (Forrest Ib) kombine endoskopik tedavi (epinefrin + termal/mekanik) uygulanır.
Forrest Ia, Ib ve IIa lezyonlarda re-kanama riski yüksek olduğu için endoskopik hemostaz zorunludur.
3
Siroza özgü adjuvan tedavi
Hastaya İV seftriakson (11 g/gün) başlanır.
Sirotik hastalarda GİS kanaması sırasında gelişen enfeksiyonlar ve sepsis mortaliteyi artırır; antibiyotik profilaksisi sağkalımı artırdığı kanıtlanmış bir uygulamadır.

Anahtar Kavram

Sirotik hastalarda non-varis GİS kanamalarında da antibiyotik profilaksisinin zorunluluğu ve Forrest Ib yönetimi.
Soru 40Soru →

5858 yaşında erkek hasta, bilinen Child-Pugh B evre karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Acil servise son 66 saattir olan masif melena ve baş dönmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 115/dk115/dk saptanıyor; asit ve hafif splenomegali dışında ek özellik saptanmıyor. Acil üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus ve mide varislerinde aktif kanama veya yeni kanama belirtisi saptanmıyor; ancak duodenum bulbusunda 1.21.2 cm çaplı, üzerinde "kanamayan görünür damar" (ForrestForrest IIaIIa) saptanan bir ülser izleniyor. Bu hastanın yönetiminde aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülsere yönelik endoskopik tedavi (enjeksiyon, termal veya mekanik yöntemler) uygulanması ve ardından intravenöz proton pompası inhibitörü başlanması

Cevap

Duodenumda saptanan Forrest IIa ülser lezyonuna yönelik kombine endoskopik tedavi uygulanması ve ardından intravenöz proton pompası inhibitörü başlanması en uygun yaklaşımdır.
Siroz hastalarında üst GİS kanaması görüldüğünde ayırıcı tanıda peptik ülser mutlaka dışlanmalıdır. Endoskopide saptanan Forrest IIa (kanamayan görünür damar) lezyonu, re-bleeding riski çok yüksek olduğu için stabil kabul edilmez. Bu hastalarda endoskopik yöntemlerle damarın kapatılması ve ardından mide asit salgısının PPİ ile güçlü bir şekilde baskılanması standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanama odağının ve tipinin belirlenmesi
Hastada siroz bulunmasına rağmen aktif kanama kaynağı varis değil, duodenumdaki Forrest IIa ülserdir.
Sirozlu hastalardaki üst GİS kanamalarının yaklaşık %20-25'i varis dışı nedenlere (en sık peptik ülser) bağlı gelişir.
2
Forrest sınıflamasına göre risk analizi yapılması
Ülser tabanında kanamayan görünür damar (Forrest IIa) saptanmıştır.
Bu evre, tedavi edilmediği takdirde %40-50 oranında yüksek yeniden kanama riski taşır.
3
Uygun tedavi stratejisinin belirlenmesi
Endoskopik tedavi (enjeksiyon + hemoklip/termal) ve yüksek doz IV PPİ tedavisi uygulanmalıdır.
Yüksek riskli Forrest evrelerinde (Ia, Ib, IIa, IIb) endoskopik müdahale ve sistemik PPİ kombinasyonu mortaliteyi ve operasyon ihtiyacını anlamlı düzeyde azaltır.

Anahtar Kavram

Sirozlu her üst GİS kanaması varis kaynaklı değildir; peptik ülser saptandığında Forrest sınıflaması baz alınarak agresif tedavi uygulanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Gastrointestinal Kanamalar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin