Mide ve Duodenum Hastalıkları
52 soru
yaşında kadın hasta, son aydır giderek artan yorgunluk, halsizlik ve epigastrik bölgede dolgunluk hissi şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin , ve serum vitamini düzeyi (Normal: ) saptanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunun doğal olduğu, ancak korpus ve fundus mukozasının soluk ve atrofik görünümde olduğu izleniyor. Alınan biyopsilerde korpus ve fundusta yoğun inflamasyon ve parietal hücre kaybı raporlanıyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi beklenen bir bulgudur?
yaşında erkek hasta, uzun süredir devam eden ve yüksek doz proton pompa inhibitörü (PPI) tedavisine rağmen tam kontrol altına alınamayan epigastrik ağrı ve günde kez olan sulu diyare şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum düzeyi , fosfor , klor ve açlık serum gastrin düzeyi (: ) olarak ölçülüyor. Yapılan sekretin stimülasyon testinde gastrin değerinin bazal seviyeye göre arttığı gözleniyor. Endoskopik ultrasonografide duodenum duvarında adet çapında hipoekoik lezyon ve pankreas kuyruğunda çapında bir kitle izleniyor.
Bu hastada tedavi planlanırken cerrahi olarak atılması gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta; tekrarlayan peptik ülserler, kronik ishal ve böbrek taşı öyküsü ile başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde açlık serum gastrini pg/mL (N: ), mide asit değeri (), serum kalsiyumu mg/dL () ve paratiroid hormon () düzeyi pg/mL () saptanıyor. Hastaya uygulanan sekretin stimülasyon testi sonucunda serum gastrin düzeyinde pg/mL'lik bir artış gözleniyor. Görüntüleme yöntemlerinde pankreasta belirgin kitle saptanmazken, duodenum duvarında multipl milimetrik nodüller izleniyor. Bu hastanın klinik yönetiminde, gastrinomaya yönelik cerrahi planlamadan önce yapılması önerilen en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
58 yaşında erkek hasta dispeptik yakınmalarla başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, 'Sydney Protokolü'ne uygun olarak alınan biyopsilerin histopatolojik incelemesi sonucunda; hem antrumda hem de korpusta orta şiddette atrofi ve intestinal metaplazi (yaygın tutulum) saptanıyor. Biyopsilerde displazi izlenmiyor. H. pylori enfeksiyonu saptanan hastaya eradikasyon tedavisi veriliyor ve başarısı teyit ediliyor. Ailesinde mide kanseri öyküsü bulunmayan bu hasta için, güncel kılavuzlara (MAPS II) göre en uygun takip yaklaşımı hangisidir?
yaşında kadın hasta, mide korpusunda yerleşen multifokal gastrointestinal stromal tümör () nedeniyle opere ediliyor. Tümör dokusunun immünohistokimyasal incelemesinde ** (Süksinat Dehidrogenaz B) ekspresyon kaybı** saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanma olasılığı en yüksektir?
yaşında kadın hasta, son birkaç haftadır yemeklerden sonra azalan ancak açlık durumunda şiddetlenen epigastrik ağrı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbusunda cm çapında aktif ülser saptanıyor ve antrumdan alınan biyopsi örneğinde pozitifliği izleniyor. Hastanın tıbbi öyküsünde penisilin kullanımına bağlı anafilaksi geliştiği bilindiğine göre, bu hasta için en uygun birinci basamak eradikasyon tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, epigastrik bölgede yaklaşık saattir devam eden ve özellikle yemeklerden saat sonra ortaya çıkan kemirici tarzda ağrı şikayetiyle başvuruyor. Hasta, bu ağrının geceleri kendisini uykudan uyandırdığını ancak yemek yediğinde veya antiasit ilaç kullandığında hızla rahatladığını ifade ediyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son bir aydır özellikle geceleri uyandıran ve yemek yemekle hafifleyen epigastrik ağrı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede epigastrik bölgede hafif hassasiyet dışında özellik saptanmıyor. Bu hastadaki anamnez bulguları göz önüne alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son saattir devam eden melena ve kahve telvesi şeklinde kusma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbusu arka duvarında çapında bir ülser saptanıyor. Ülser tabanında aktif fışkırır tarzda kanama izlenmiyor ancak belirgin bir "kanamayan görünür damar" (non-bleeding visible vessel) tespit ediliyor. Bu hastadaki endoskopik bulgunun Forrest sınıflaması ve en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?
52 yaşında kadın hasta, son bir yıldır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve ellerinde uyuşma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin , MCV ve serum vitamin düzeyi (N: 200-900) olarak saptanıyor. Hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunun normal olduğu, ancak korpus ve fundus mukozasının atrofik görünümde olduğu izleniyor. Biyopside fundal bezlerde şiddetli kayıp ve yoğun lenfositik infiltrasyon raporlanıyor.
Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?
yaşında, kronik hepatit zemininde gelişen karaciğer sirozu (- B) tanılı erkek hasta, son aydır giderek artan halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, laboratuvar incelemesinde hemoglobin , ortalama eritrosit hacmi () ve ferritin saptanıyor. Hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; mide korpusunda hafif derecede "mozaik patern" izlenirken, antrumda pilor merkezli, proksimale doğru lineer şekilde uzanan, üzerinde yer yer noktasal kanama odakları bulunan belirgin eritematöz vasküler yapılar saptanıyor. Bu hastadaki antral lezyonların yönetimi ve seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, son aydır devam eden epigastrik ağrı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunda nodüler ve eritematöz mukoza izleniyor. Alınan biyopsilerin histopatolojik incelemesinde "Düşük dereceli marjinal zon B hücreli lenfoma ( lenfoma)" tanısı konuluyor. H. pylori testi pozitif saptanan ve Lugano sınıflamasına göre evre (mideye sınırlı) olarak değerlendirilen bu hastada, kür sağlamak amacıyla uygulanması gereken ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, tekrarlayan epigastrik ağrı ve günde kez olan sulu diyare şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde standart doz proton pompası inhibitörü (PPİ) tedavisine rağmen iyileşmeyen çoklu peptik ülserleri olduğu öğreniliyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenumun ikinci kıtasında ve proksimal jejunumda aktif ülserler saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, bilinen kronik bir hastalığı veya ilaç kullanım öyküsü olmayan erkek hasta; ani gelişen, ağrısız masif hematemez ve melena şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı mmHg, nabız /dakika saptanıyor. Resüsitasyon sonrası yapılan acil üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; midenin proksimalinde, küçük kurvatur üzerinde, etrafında erozyon veya ülser odağı bulunmayan, yaklaşık mm çapındaki mukozal bir açıklıktan fışkırır tarzda arteriyel kanama izleniyor. Bu klinik tabloya göre, kanamadan sorumlu olması en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?
58 yaşında erkek hasta, yaklaşık 4 haftadır devam eden epigastrik ağrı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuruyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide antrumunda 15 mm çapında, kenarları hafif kaba, tabanı fibrinli ülser saptanıyor. Alınan biyopsi örneklerinde 'H. pylori pozitif kronik gastrit' raporlanıyor ve malignite izlenmiyor. Hastaya 14 gün süreyle bizmutlu dörtlü eradikasyon tedavisi veriliyor. Tedavi bitiminden 4 hafta sonra yapılan kontrolde hastanın yakınmalarının tamamen geçtiği görülüyor. Bu aşamada hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, uzun süredir devam eden epigastrik yanma ve açlık ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbusunda aktif ülser saptanıyor. Peptik ülser tanısı alan bu hastada, hastalık seyrinde gelişebilecek en sık komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, ( ) pozitifliği saptanması üzerine günlük standart üçlü eradikasyon tedavisi almıştır. Tedavinin tamamlanmasından hafta sonra, eradikasyonun başarılı olup olmadığını kontrol etmek amacıyla kullanılabilecek en güvenilir non-invaziv yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
45 yaşında erkek hasta, epigastrik ağrı ve sık tekrarlayan mide yanması şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünde non-steroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanımı olmayan hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde, duodenumun ikinci kıtasında (post-bulber) çoklu ülserler görülüyor. Antrumdan alınan biyopsi örneklerinde negatif saptanıyor. Hastanın bir hafta boyunca proton pompası inhibitörü kullanmadığı dönemde bakılan açlık serum gastrin düzeyi pg/mL (N: pg/mL) ve bazal asit üretim hızı (BAO) mEq/saat (N: mEq/saat) olarak ölçülüyor.
Bu aşamada hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aydır devam eden epigastrik ağrı, bulantı ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi g/dL olarak ölçülüyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide fundus ve korpusunda antrumu tutmayan, beyin kıvrımlarını andıran dev mukoza katlantıları izleniyor. Biyopsi sonucunda foveolar hiperplazi ve glandüler atrofi rapor ediliyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Epigastrik ağrı ve kilo kaybı nedeniyle tetkik edilen yaşında bir erkek hastada yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; mide gövdesini (korpus) çevreleyen, lümende daralmaya yol açan ancak belirgin bir kitle oluşturmayan infiltratif bir lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu 'taşlı yüzük hücreli karsinom' olarak raporlanıyor.
Bu klinik ve histopatolojik bulgulara sahip hasta hakkında, Lauren sınıflaması göz önüne alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?