Nefroloji

568 soru

Soru 261Soru

Kronik böbrek hastalığı (evre G4) nedeniyle izlenen 5454 yaşındaki erkek hastanın yapılan laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum: 8.98.9 mg/dL, fosfor: 4.24.2 mg/dL (N: 2.54.52.5-4.5), albumin: 4.04.0 g/dL ve 2525-hidroksivitamin D: 3838 ng/mL (N: >30>30) saptanıyor. Hastanın intakt paratiroid hormon (PTH) düzeyi ise 320320 pg/mL (N: 156515-65) olarak ölçülüyor. Bu hastada progresif seyreden sekonder hiperparatiroidizmi kontrol altına almak için en uygun medikal tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsitriol

Cevap

Sekonder hiperparatiroidizmi kontrol altına almak için aktif D vitamini olan kalsitriol tedavisi başlanmalıdır.
Kronik böbrek hastalığı evre 3 ve sonrasında, nefron kaybı nedeniyle böbrekte 1-alfa hidroksilaz enzim aktivitesi azalır. Bu durum, karaciğerden gelen 25-hidroksivitamin D'nin aktif form olan 1,25-dihidroksivitamin D'ye (kalsitriol) dönüşememesine neden olur. Aktif D vitamini eksikliği, paratiroid bezinden PTH salınımını uyarır. Hastada besinsel D vitamini (25-OH D) depoları normal olduğu halde PTH yüksekliği saptandığı için, doğrudan aktif form olan kalsitriol veya analoglarının verilmesi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın KBH evresini ve mineral dengesini analiz et.
Hasta evre G4 KBH hastasıdır ve kalsiyum/fosfor düzeyleri normal sınırlardayken belirgin PTH yüksekliği mevcuttur.
Tedavi kararını belirlemek için mineral bozukluğunun evresini ve tipini anlamak gerekir.
2
D vitamini depolarını değerlendir.
25-hidroksivitamin D düzeyi 3838 ng/mL ile normaldir, yani besinsel bir eksiklik yoktur.
PTH yüksekliği bazen sadece öncü D vitamini eksikliğine bağlı olabilir; ancak burada sorun başkadır.
3
KBH fizyopatolojisini uygula.
Böbrek yetmezliği derinleştikçe 1-alfa hidroksilaz enzimi azalır ve aktif form olan 1,25-dihidroksivitamin D üretilemez.
Normal olan 25(OH)D'nin aktifleşememesi sekonder hiperparatiroidizmin ana tetikleyicisidir.
4
Uygun ilacı seç.
Eksik olan aktif formu (kalsitriol) doğrudan vererek paratiroid bezi üzerindeki baskılayıcı etkiyi yeniden sağla.
Aktif vitamin D, paratiroid hücrelerindeki VDR (Vitamin D Reseptörü) üzerinden PTH sentezini inhibe eder.

Anahtar Kavram

Kronik Böbrek Hastalığı'nda aktif D vitamini (1,25-dihidroksivitamin D) sentez yetersizliği sekonder hiperparatiroidizme yol açar.
Soru 262Soru

4242 yaşında kadın hasta, son 22 aydır tekrarlayan sinüzit atakları, burun tıkanıklığı ve kanlı burun akıntısı şikayetleriyle başvuruyor. Son 11 haftadır öksürük ve hemoptizi (öksürükle kan gelmesi) eklenen hastanın fizik muayenesinde burun kökünde çökme (semer burun deformitesi) saptanıyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin2.62.6 mg/dL0.71.20.7 - 1.2 mg/dL
Tam İdrar TetkikiBol eritrosit, eritrosit silendirleriNegatif
2424 Saatlik İdrar Proteini1.81.8 g/gün<0.15< 0.15 g/gün
Akciğer GrafisiBilateral kaviter nodüler lezyonlarNormal
Serolojic-ANCA (PR3-ANCA) pozitifNegatif

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada görülen böbrek tutulumundan sorumlu en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granülomatoz polianjitis

Cevap

Granülomatoz polianjitis, üst ve alt solunum yolları ile böbrek tutulumu gösteren, c-ANCA pozitifliği ile karakterize bir küçük damar vaskülitidir.
Hastada görülen kronik sinüzit, semer burun deformitesi, hemoptizi, akciğerde kaviter nodüller ve böbrek yetmezliği ile giden nefritik tablo (hematüri, eritrosit silendirleri) 'Granülomatoz polianjitis' (eski adıyla Wegener) için klasik triaddır. Bu tabloya eşlik eden c-ANCA pozitifliği tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve fizik muayeneyi analiz et.
Tekrarlayan sinüzit, kanlı burun akıntısı ve semer burun deformitesi Granülomatoz polianjitis (Wegener) için spesifik üst solunum yolu bulgularıdır.
Vaskülit tiplerini ayırmak için tutulan organ sistemlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Radyolojik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Akciğerdeki kaviter nodüller ve idrardaki eritrosit silendirleri ile birlikte artan kreatinin, hızlı ilerleyen bir glomerulonefrit (RPGN) tablosuna işaret eder.
Böbrek tutulumunun tipini (nefritik/nefrotik) ve ciddiyetini belirlemek için gereklidir.
3
Serolojik belirteçleri klinik tablo ile birleştir.
c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği, Wegener granülomatozisi tanısını %90'ın üzerinde özgüllükle destekler.
ANCA ilişkili vaskülitlerin (GPA, MPA, EGPA) ayırıcı tanısında seroloji kritiktir.

Anahtar Kavram

ANCA İlişkili Vaskülitlerde Organ Tutulum Paternleri

İpuçları

1
Hastadaki üst solunum yolu, alt solunum yolu ve böbrek tutulumu üçlüsüne odaklanın.
2
Semer burun deformitesi ve akciğerdeki 'kaviter' nodüller hangi vaskülit için tipiktir?
3
c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği en çok Wegener granülomatozisi ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

ANCA ilişkili vaskülitlerin böbrek biyopsisi bulgularını (pauci-immün kresentik GN) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 263Soru

2929 yaşında kadın hasta, son birkaç yıldır giderek artan halsizlik, yaygın kas krampları ve belirgin tuz yeme isteği (saltsalt cravingcraving) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 92/5892/58 mmHgmmHg, nabız 82/dak82/dak ve mukozalarda hafif kuruluk saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Serum Sodyum (Na+Na^+)138138 mEq/LmEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)2.42.4 mEq/LmEq/L
Serum Klorür (ClCl^-)9090 mEq/LmEq/L
Serum Magnezyum (Mg2+Mg^{2+})1.21.2 mg/dLmg/dL
Arteriyel kan gazı pHpH7.527.52
Arteriyel kan gazı HCO3HCO_3^-3535 mEq/LmEq/L
İdrar Potasyumu (K+K^+)4545 mEq/LmEq/L
İdrar Klorürü (ClCl^-)6060 mEq/LmEq/L
İdrar Kalsiyum/Kreatinin oranı0.0150.015 (Normal: >0.1>0.1)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gitelman sendromu

Cevap

Düşük tansiyon, hipokalemik metabolik alkaloz, belirgin hipomagnezemi ve karakteristik hipokalsiüri bulguları nedeniyle en olası tanı Gitelman sendromudur.
Doğru seçenek Gitelman sendromudur çünkü klinik tabloda yer alan erişkin yaşta başlangıç, düşük/normal kan basıncı, hipokalemik metabolik alkaloz, derin hipomagnezemi ve en önemlisi patognomonik sayılabilecek hipokalsiüri (idrar kalsiyumunun düşük olması) bu tanıyı doğrular. Tiyazid tipi diüretik kullanımını taklit eden bu genetik bozuklukta, sodyum-klor kotransportöründeki defekt nedeniyle distal tübülden kalsiyum geri emilimi artar.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz ve elektrolit durumunun değerlendirilmesi
Hastada pHpH 7.527.52 ve HCO3HCO_3^- 3535 mEq/LmEq/L ile metabolik alkaloz; ayrıca belirgin hipokalemi (2.42.4 mEq/LmEq/L) ve hipomagnezemi (1.21.2 mg/dLmg/dL) mevcuttur.
Klinik tablonun ana bileşenlerini tanımlamak için.
2
Kan basıncı ve volüm durumunun analizi
Kan basıncı 92/5892/58 mmHgmmHg (hipotansif/düşük normal).
Hipertansif nedenleri (Liddle, Conn) normotansif/hipotansif nedenlerden (Bartter, Gitelman, kusma, diüretik) ayırt etmek için.
3
İdrar klorür düzeyinin incelenmesi
İdrar klorürü 6060 mEq/LmEq/L (yüksek).
Klorüre yanıtlı (kusma gibi düşük idrar ClCl^-) ve klorüre dirençli (renal kayıplar gibi yüksek idrar ClCl^-) nedenleri ayırmak için.
4
İdrar kalsiyum atılımının değerlendirilmesi
İdrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.0150.015 (belirgin derecede düşük).
Bartter (normal/yüksek kalsiyum) ve Gitelman (düşük kalsiyum) ayrımında en spesifik parametredir.

Anahtar Kavram

Gitelman sendromu, distal kıvrımlı tübüldeki NaClNa-Cl kotransportörünün (tiyazid duyarlı kanal) fonksiyon kaybı sonucu gelişen, hipokalemik metabolik alkaloz, hipomagnezemi ve hipokalsiüri ile karakterize bir tüpülopatidir.

Daha Fazla Pratik

Bartter sendromu alt tipleri ve tutulan kanallar (NKCC2, ROMK, CLC-Kb) arasındaki farkları gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

İdrar kalsiyumunun düşük olması tiyazid diüretik etkisini, yüksek olması ise loop (kulp) diüretik etkisini düşündürür. Gitelman sendromu genetik olarak 'kronik tiyazid kullanımı' gibi davranır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 264Soru

7272 yaşında erkek hasta, bilinen düşük ejeksiyon fraksiyonlu (EF:%25EF: \%25) kalp yetersizliği öyküsüyle, artan nefes darlığı, ortopne ve periferik ödem nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde yaygın raller ve 3+3+ gode bırakan pretibial ödem saptanıyor. Hastaya hastaneye yatırılarak yüksek doz intravenöz furosemid tedavisi başlanıyor. Yatışının 4848. saatinde serum kreatinin değeri 1,21,2 mg/dL'den 2,32,3 mg/dL'ye yükseliyor.

Yapılan laboratuvar incelemeleri şu şekildedir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2,32,3 mg/dL
Serum BUN5858 mg/dL
İdrar Sodyumu4646 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%2,4\%2,4
Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUreaFEUrea)%26\%26
İdrar SedimentiBirkaç hyalin silindir

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal azotemi

Cevap

En olası tanı prerenal azotemidir (Kardiyorenal Sendrom Tip 1).
Bu hastada akut böbrek hasarının nedeni, dekompanse kalp yetersizliğine bağlı gelişen düşük debi ve diüretik kullanımının neden olduğu hacim kaybı sonucunda ortaya çıkan prerenal azotemidir. Hastanın loop diüretiği alıyor olması, sodyum geri emilimini bozarak FENa değerini yanıltıcı bir şekilde yükseltmiştir. Ancak diüretiklerden etkilenmeyen proksimal üre geri emilimi arttığı için FEUrea %35'in altında (bu hastada %26) kalarak gerçek prerenal durumu ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı analiz edin.
Düşük EF'li bir hastada dekompanse kalp yetersizliği ve yoğun diüretik tedavisi mevcuttur.
Kalp yetersizliği böbrek perfüzyonunu azaltarak prerenal bir duruma zemin hazırlar.
2
Laboratuvar verilerini, özellikle diüretik etkisini göz önüne alarak değerlendirin.
FENaFENa %2,4 (yüksek), ancak FEUreaFEUrea %26 (düşük) bulunmuştur.
Loop diüretikleri Henle kulpunda sodyum geri emilimini engellediği için prerenal durumlarda bile FENaFENa değerini %1'in üzerine çıkarır.
3
Fraksiyone Üre Ekskresyonunu (FEUreaFEUrea) yorumlayın.
FEUrea<%35FEUrea < \%35 prerenal azotemiyi gösterir.
Üre geri emilimi proksimal tübülde gerçekleşir ve diüretiklerden etkilenmez; bu nedenle diüretik kullananlarda daha güvenilir bir göstergedir.

Anahtar Kavram

Diüretik kullanan hastalarda prerenal azotemi ile ATN ayrımında FENa yerine FEUrea kullanımı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 265Soru

6262 yaşında erkek hasta, 1818 gün önce geçirdiği gut atağı sonrası tedavi başlanmasından sonra ortaya çıkan ateş, yaygın makülopapüler döküntü ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.3C38.3^\circ C, kan basıncı 135/85135/85 mmHg ve gövdede yaygın eritematöz döküntüler saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 3.23.2 mg/dL (bazal: 1.11.1 mg/dL) ve periferik yaymada eozinofili saptanıyor. Tam idrar tetkikinde proteinüri (+1+1), steril piyüri ve eozinofilüri saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

İlaç kullanım öyküsü, ateş, döküntü ve idrar tetkikinde saptanan eozinofilüri/steril piyüri bulguları akut interstisyel nefrit tanısını doğrular.
Hastadaki gut atağı öyküsü sonrası başlanan ilaç (allopurinol) kullanımı, ateş, döküntü ve eozinofili varlığı ile idrardaki steril piyüri ve eozinofilüri bulguları birleştiğinde, tablo ilaca bağlı gelişen klasik akut interstisyel nefrit ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik hikayesini analiz et
Gut atağı sonrası ilaç (allopurinol olması muhtemel) başlanması ve yaklaşık 2-3 hafta sonra semptomların ortaya çıkması saptandı.
İlaca bağlı akut interstisyel nefrit (AİN) tipik olarak ilaç başlandıktan 7-21 gün sonra gelişir.
2
Sistemik bulguları ve fizik muayeneyi değerlendir
Ateş, makülopapüler döküntü ve periferik eozinofili saptandı.
Bu bulgular ilaca karşı gelişen aşırı duyarlılık reaksiyonunu (AİN) destekleyen klasik triaddır.
3
Laboratuvar ve idrar bulgularını yorumla
Akut böbrek hasarı, steril piyüri (kültürde üreme olmaksızın lökosit varlığı) ve eozinofilüri saptandı.
Eozinofilüri ve steril piyüri, interstisyel enflamasyonun tipik göstergeleridir.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı Akut İnterstisyel Nefrit, sıklıkla hipersensitivite bulguları (ateş, döküntü, eozinofili) ve steril piyüri/eozinofilüri ile seyreder.

Daha Fazla Pratik

NSAİİ kullanımına bağlı gelişen akut interstisyel nefritin, diğer ilaçlardan farklı olarak nefrotik düzeyde proteinüri ile seyredebileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 266Soru

42 yaşında kadın hasta, son dönemde artan halsizlik ve yaygın kas güçsüzlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 3 yıldır göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) nedeniyle romatoloji takibinde olduğu öğreniliyor.

Laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreDeğer
Kan pH7.32
PaCO228 mmHg
Serum Na+139 mEq/L
Serum K+2.6 mEq/L
Serum Cl-115 mEq/L
Serum HCO3-14 mEq/L
BUN / Kreatinin18 / 0.9 mg/dL
İdrar GlukozNegatif

Bu hastada tanıya yönelik değerlendirmede aşağıdaki idrar bulgularından hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar anyon açığının pozitif olması

Cevap

İdrar anyon açığının pozitif olması
Hastada Sjögren sendromu zemininde gelişen hipokalemik, normal anyon açıklı metabolik asidoz tablosu Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidozu (RTA) düşündürmektedir. Distal RTA'da temel patoloji, distal tübülün hidrojen iyonu (H+) sekresyon yeteneğinin bozulmasıdır. H+ sekrete edilemediği için amonyak (NH3) ile birleşip amonyum (NH4+) oluşturulamaz ve atılamaz. İdrar anyon açığı formülü [U_Na + U_K] - [U_Cl] şeklindedir ve aslında ölçülemeyen katyon olan NH4+'u yansıtır. NH4+ atılımı bozuk olduğu için Cl- atılımı düşüktür ve formül sonucu POZİTİF çıkar. (Normalde asidozda böbreğin yanıtı NH4Cl şeklinde asit atmaktır, bu da Cl- miktarını artırarak UAG'yi negatif yapar; ancak Distal RTA'da bu mekanizma çalışmaz).

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu tanımla.
pH < 7.35 (Asidoz), HCO3 düşük (Metabolik), PaCO2 düşük (Respiratuar kompanzasyon). Tablo: Metabolik Asidoz.
Hastanın temel patolojisini belirlemek için.
2
Anyon açığını (AG) hesapla.
AG = Na - (Cl + HCO3) = 139 - (115 + 14) = 10. Normal sınırlarda (Normal Anyon Açıklı Metabolik Asidoz).
Ayırıcı tanıyı daraltmak için (Gastrointestinal kayıp vs Renal tübüler asidoz).
3
Klinik tablo ve potasyum düzeyini değerlendir.
Sjögren sendromu öyküsü + Hipokalemi + Normal AG Metabolik Asidoz = Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidoz (RTA) ile uyumlu.
Spesifik RTA tipini belirlemek için.
4
Distal RTA'nın idrar bulgularını hatırla.
Distal RTA'da böbrek H+ iyonunu distalde sekrete edemez, bu nedenle NH4+ (amonyum) oluşumu ve atılımı azalır. NH4+ atılımının azalması, idrar anyon açığının [Na + K - Cl] pozitif olmasına neden olur.
Doğru tanısal testi seçmek için.

Anahtar Kavram

Normal anyon açıklı metabolik asidozda ayırıcı tanı: İdrar Anyon Açığı (UAG). Negatif UAG (NH4+ yüksek) diyareyi; Pozitif UAG (NH4+ düşük) Distal RTA'yı işaret eder.

İpuçları

1
Hastadaki asidoz tipini belirleyin: Anyon açığı artmış mı, normal mi? Hastalığı (Sjögren) hangi tübüler patolojiyle eşleştirirsiniz?
2
Normal anyon açıklı metabolik asidozda ayırıcı tanı böbrek (RTA) vs bağırsak (Diyare) kaybıdır. Bunu ayıran en temel idrar testi 'İdrar Anyon Açığı'dır.
3
Sjögren sendromu Distal (Tip 1) RTA yapar. Distal RTA'da böbrek asit (amonyum/NH4+) atamaz. Amonyum atılamazsa, ona eşlik edecek klorür de idrarda azalır. Bu durum formülü ([Na+K] - Cl) nasıl etkiler?

Daha Fazla Pratik

Benzer bir vakada idrar pH'ının < 5.5 olduğu ve hiperkaleminin eşlik ettiği durum (Tip 4 RTA) ile ilgili bir soru çözerek farkları pekiştirin.

Alternatif Yöntem

İdrar ozmolar açığı hesaplamak da bir yöntemdir ancak pratikte İdrar Anyon Açığı (UAG) daha sık kullanılır. UAG pozitif ise idrarda amonyum (NH4+) düşüktür (RTA); UAG negatif ise amonyum yüksektir (Diyare).
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 267Soru

6868 yaşında erkek hasta, bilinen kalp yetersizliği öyküsü nedeniyle 4040 mg/gu¨nmg/gün furosemid kullanmaktadır. Son 33 gündür iştahsızlık ve idrar miktarında azalma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg, nabız 110/dakika110/dakika ve mukoza kuruluğu saptanıyor.

Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.82.8 mg/dLmg/dL (Bazal: 1.11.1 mg/dLmg/dL)
BUN7878 mg/dLmg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})4545 mEq/LmEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%1.8\%1.8
Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUreaFEUrea)%22\%22

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal azotemi

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları, diüretik kullanımına bağlı yanıltıcı FENa yüksekliği varlığında prerenal azotemi ile uyumludur.
Prerenal azotemi tanısı, özellikle diüretik kullanan hastalarda zorlaşabilir. Bu hastalarda furosemid gibi ilaçlar tübüler sodyum geri emilimini bloke ederek idrar sodyumunu ve dolayısıyla fraksiyone sodyum ekskresyonunu (FENaFENa) artırır. Bu durum, hasta aslında prerenal olsa bile laboratuvarda akut tübüler nekroz (ATN) benzeri bir tabloya (FENa>%1FENa > \%1) neden olur. Bu gibi durumlarda, proksimal tübülden geri emilimi diüretiklerden daha az etkilenen ürenin fraksiyone ekskresyonuna (FEUreaFEUrea) bakılır. FEUreaFEUrea değerinin %35\%35'in altında olması, tübüler fonksiyonların korunduğunu ve renal perfüzyon azalmasına bağlı prerenal bir tablo olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
BUN/Kreatinin oranını değerlendir
78/2.827.878 / 2.8 \approx 27.8
Oranın 2020'nin üzerinde olması prerenal azotemiyi destekleyen ilk bulgudur.
2
Diüretik kullanımının FENaFENa üzerindeki etkisini analiz et
FENa=%1.8FENa = \%1.8 (Yanıltıcı yüksek)
Loop diüretikleri sodyumun geri emilimini engellediği için prerenal durumlarda bile FENaFENa >%1> \%1 çıkabilir.
3
FEUreaFEUrea değerini yorumla
FEUrea=%22FEUrea = \%22
Diüretik kullananlarda FEUrea<%35FEUrea < \%35 olması prerenal akut böbrek hasarı için en duyarlı parametredir.

Anahtar Kavram

Diüretik kullanan hastalarda prerenal ve renal ayrımında Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUreaFEUrea) kullanımı.
Soru 268Soru

6464 yaşında, koroner arter hastalığı ve sigara öyküsü olan erkek hastanın poliklinik kontrolünde kan basıncı 168/102168/102 mmHg ölçülüyor. Fizik muayenesinde abdominal bölgede sistolik üfürüm duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 1.11.1 mg/dL saptanan hastaya tedaviye uyumun artırılması amacıyla 55 mg/gün ramipril başlanıyor. Tedavinin birinci haftasında yapılan kontrolde kan basıncı 142/88142/88 mmHg, serum kreatinin değeri ise 1.71.7 mg/dL olarak saptanıyor. Bu hastadaki klinik gidiş göz önüne alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilateral renal arter stenozu

Cevap

Aterosklerotik risk faktörleri, abdominal üfürüm ve ACE inhibitörü sonrası serum kreatinin düzeyinde %30\%30'dan fazla artış saptanan bu hastada en olası tanı bilateral renal arter stenozudur.
Bilateral renal arter stenozu veya soliter böbrek arter stenozu varlığında, renal perfüzyon basıncı düşüktür. Böbrek, filtrasyon basıncını (GFR) korumak için anjiyotensin II aracılığıyla efferent (götürücü) arteriolde vazokonstrüksiyon yapar. ACE inhibitörü başlandığında bu mekanizma bloke edilir, intraglomerüler basınç aniden düşer ve serum kreatinin düzeyinde anlamlı bir artış (>%30>\%30) gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hasta yaşlı, sigara içiyor, koroner arter hastalığı var (ateroskleroz riski yüksek) ve abdominal üfürümü var.
Bu bulgular renal arter stenozu şüphesini artırır.
2
İlaç ve böbrek fonksiyonu ilişkisini analiz et
Ramipril (ACE inhibitörü) başlandıktan sonra kreatinin 1.11.1 mg/dL'den 1.71.7 mg/dL'ye çıkmıştır.
Kreatinindeki bu artış (%50ninu¨zerinde)(\%50'nin üzerinde), bilateral renal arter stenozunda veya soliter böbrekteki darlıkta görülen tipik bir yanıttır.
3
Patofizyolojik mekanizmayı onayla
Anjiyotensin II'nin efferent arteriol üzerindeki vazokonstrüktör etkisinin ortadan kalkmasıyla intraglomerüler basınç düşer.
Bilateral darlıkta GFR korunması anjiyotensin II'ye bağımlıdır; ACE inhibitörü bu korumayı kaldırarak GFR'yi düşürür.

Anahtar Kavram

Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda GFR'nin sürdürülmesi, anjiyotensin II aracılı efferent arteriol vazokonstrüksiyonuna bağımlıdır; ACE inhibitörü veya ARB kullanımı bu mekanizmayı bozarak akut böbrek hasarına yol açabilir.

İpuçları

1
Hastanın yaşını, sigara öyküsünü ve abdominal üfürümü dikkate alın.

Daha Fazla Pratik

Renal arter stenozu tanısında altın standart test olan renal anjiyografiyi ve fibromusküler displazi ile aterosklerotik darlık arasındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 269Soru

2828 yaşında kadın hasta, katıldığı bir maraton koşusunu tamamladıktan 22 saat sonra şiddetli baş ağrısı, bulantı ve kafa karışıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Acil servisteki takibi sırasında jeneralize tonik-klonik nöbet geçiriyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70mmHg110/70 mmHg, nabız 85/dakika85/dakika ölçülüyor ve hasta övolemik görünümde saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Sodyum (Na+Na^+)118mEq/L118 mEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)3.8mEq/L3.8 mEq/L
Serum Ozmolalitesi245mOsm/kgH2O245 mOsm/kg H_2O
İdrar Ozmolalitesi450mOsm/kgH2O450 mOsm/kg H_2O
İdrar Sodyumu (Na+Na^+)50mEq/L50 mEq/L

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 100mL100 mL %3\%3'lük hipertonik salin bolusu uygulanması

Cevap

Ağır nörolojik semptomların eşlik ettiği akut hiponatremide en uygun yaklaşım 100mL100 mL %3\%3'lük hipertonik salin bolusu uygulanmasıdır.
Hastada görülen klinik tablo, maraton koşucularında sıkça karşılaşılan 'Egzersiz İlişkili Hiponatremi' (EAH) ile uyumludur. Jeneralize nöbet geçirmesi, tablonun 'ağır semptomatik' olduğunu gösterir. Uluslararası kılavuzlar, nöbet veya koma gibi ağır nörolojik bulguların varlığında, plazma sodyumunu hızla 46mEq/L4-6 mEq/L yükseltmek amacıyla 100mL100 mL %3\%3'lük hipertonik salinin bolus olarak (10 dakikada) verilmesini, semptomlar düzelene kadar bunun 2 kez daha tekrarlanabileceğini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve laboratuvarın değerlendirilmesi
Hastada maraton sonrası gelişen, nöbetin eşlik ettiği ağır hiponatremi (Na+<120mEq/LNa^+ < 120 mEq/L) mevcuttur.
Egzersiz ilişkili hiponatremi (EAH), genellikle aşırı hipotonik sıvı alımı ve uygunsuz ADH salınımı sonucu gelişen bir akut hiponatremi tablosudur.
2
Tedavi önceliğinin belirlenmesi
Öncelik, serebral ödem ve herniasyon riskini azaltmak için sodyum düzeyini hızla 46mEq/L4-6 mEq/L yükseltmektir.
Akut gelişen (<48 saat) hiponatremide beyin adaptasyonu henüz tamamlanmadığı için herniasyon riski yüksek, osmotik demiyelinizasyon (ODS) riski düşüktür.
3
Uygun solüsyon ve dozun seçilmesi
100mL100 mL %3\%3 NaCl bolusu (10 dakikada infüzyon) uygulanır ve gerekirse tekrarlanır.
Bu yaklaşım, plazma sodyumunu hızla yükselterek beyin ödemini geri çevirir ve nöbeti durdurur.

Anahtar Kavram

Egzersiz İlişkili Hiponatremi (EAH) ve Akut Semptomatik Hiponatremi Yönetimi

Alternatif Yöntem

Eğer %3'lük hipertonik salin hemen hazır değilse, geçici olarak mannitol infüzyonu veya hiperventilasyon ile kafa içi basıncı düşürülmeye çalışılabilir ancak asıl tedavi hipertonik salindir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 270Soru

1919 yaşında erkek hasta, çocukluk çağından beri devam eden ve özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarını (ÜSYE) takip eden makroskobik hematüri atakları nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/95145/95 mmHg ölçülüyor. Hastanın yapılan odyometrik incelemesinde bilateral yüksek frekanslı sensorinöral işitme kaybı tespit ediliyor. Aile öyküsünde dayısının 3434 yaşında son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize başladığı, annesinde ise izole mikroskobik hematüri olduğu öğreniliyor. Bu hastada tanıya yardımcı olması en olası oftalmolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anterior lentikonus

Cevap

Alport sendromu tanısı alan bu hastada en olası oftalmolojik bulgu anterior lentikonustur.
Vakada sunulan hematüri, bilateral işitme kaybı ve ailede genç yaşta diyaliz öyküsü klasik Alport sendromu tablosudur. Bu hastalarda tip IV kollajen defekti sadece böbrekte değil, kulak ve gözdeki bazal membranlarda da bulunur. Gözde lens kapsülünün ön kısmının konik bir şekilde öne doğru çıkıntı yapması olan anterior lentikonus, bu hastalık için oldukça spesifik ve yardımcı bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Hematüri (özellikle ÜSYE sonrası), sensorinöral işitme kaybı ve aile öyküsü birleştiğinde Alport sendromu düşünülür.
Alport sendromu, glomerül bazal membranındaki tip IV kollajen (alfa-3, 4 veya 5 zincirleri) sentez bozukluğu ile giden kalıtsal bir hastalıktır.
2
Kalıtım paterninin analizi
Dayının etkilenmesi ve annenin taşıyıcı (mikroskobik hematüri) olması X'e bağlı dominant kalıtımı (COL4A5 mutasyonu) destekler.
Alport vakalarının yaklaşık %80'i X'e bağlı kalıtılır.
3
Oküler bulguların taranması
Alport sendromunda lens kapsülünün zayıflığına bağlı anterior lentikonus ve retinada 'dot-and-fleck' retinopati görülür.
Anterior lentikonus Alport sendromu için patognomonik kabul edilen bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Alport sendromu; persistan hematüri, sensorinöral işitme kaybı ve anterior lentikonus triadı ile karakterize, tip IV kollajen defektine bağlı gelişen kalıtsal bir nefrittir.
Soru 271Soru

3535 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, yaygın kas güçsüzlüğü ve ağız kuruluğu şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde Sjögren sendromu tanısı mevcuttur ve aktif şikayetleri için semptomatik tedavi almaktadır. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 84/dk84/dk ve mukozalar kuru saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Sodyum138138 mEq/L135145135-145
Serum Potasyum2.62.6 mEq/L3.55.03.5-5.0
Serum Klor114114 mEq/L9810798-107
Serum Bikarbonat1515 mEq/L222822-28
Kan pH7.267.267.357.457.35-7.45
İdrar pH6.86.84.58.04.5-8.0

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Distal renal tübüler asidoz (Tip 1)

Cevap

Distal renal tübüler asidoz (Tip 1)
Hastada görülen hiperkloramik (normal anyon açıklı) metabolik asidoz, hipokalemi ve idrar pH'sının asidoza rağmen 5.55.5'in üzerinde olması (idrar asidifikasyon kusuru), distal renal tübüler asidozun (Tip 1) karakteristik bulgularıdır. Sjögren sendromu gibi otoimmün hastalıklar distal tübüldeki hidrojen pompasının (H+H^+-ATPaz) fonksiyonunu bozarak bu tabloya neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH 7.267.26 ve HCO3HCO_3 1515 mEq/L ile metabolik asidoz mevcuttur.
Hastanın pH değeri normalin altındadır ve buna düşük bikarbonat eşlik etmektedir.
2
Anyon açığını hesapla ve klor düzeyini kontrol et
Anyon açığı: 138(114+15)=9138 - (114 + 15) = 9 mEq/L (Normal). Serum kloru 114114 mEq/L (Yüksek).
Normal anyon açıklı (hiperkloramik) metabolik asidoz ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
3
İdrar pH'sını ve elektrolitleri yorumla
Sistemik asidoza rağmen idrar pH'sı 6.86.8 (Yüksek) ve serum potasyumu 2.62.6 mEq/L (Düşük).
Böbreklerin idrarı asidifiye edememesi (idrar pH > 5.5) distal tübülde hidrojen sekresyon defektini gösterir.
4
Klinik öykü ile birleştir
Sjögren sendromu Tip 1 RTA ile ilişkili klasik bir tablodur.
Tanıyı destekleyen epidemiyolojik ve klinik bir ipucudur.

Anahtar Kavram

Distal renal tübüler asidozda (Tip 1) temel defekt, distal nefronda hidrojen sekresyonunun yapılamamasıdır; bu da asidoza rağmen alkalen idrar oluşmasına yol açar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 272Soru

50 yaşında bir erkek hasta; bacaklarda ele gelen mor döküntüler (palpabl purpura), eklem ağrıları ve idrar renginde koyulaşma şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde kronik Hepatit C enfeksiyonu öyküsü mevcuttur. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde; tam idrar analizinde hematüri, eritrosit silindirleri ve 1+1+ proteinüri saptanıyor. Serum kompleman profilinde hem C3C_3 hem de C4C_4 düzeylerinin belirgin derecede düşük olduğu görülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki böbrek tutulumunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Esansiyel mikst kriyoglobulinemi

Cevap

Hepatit C öyküsü, palpabl purpura ve hem C3C_3 hem C4C_4 düşüklüğü ile seyreden nefritik tablo 'Esansiyel mikst kriyoglobulinemi' tanısı için karakteristiktir.
Doğru yanıt olan esansiyel mikst kriyoglobulinemide, dolaşan immün kompleksler (genellikle Hepatit C ile ilişkili) kompleman sistemini klasik yolak üzerinden aktive eder. Bu durum hem C3C_3 hem de C4C_4 düzeylerinin tüketilmesine yol açar. Hastada görülen palpabl purpura, artralji ve nefritik sediment bulguları bu tanı için tipik olan Meltzer triadını ve renal tutulumu yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta; hematüri ve eritrosit silindirleri ile seyreden 'nefritik sendrom' tablosundadır. Ek olarak purpura ve Hepatit C öyküsü gibi sistemik bulgular mevcuttur.
Primer ve sekonder glomerüler hastalıkların ayrımını yapmak için sistemik bulguların varlığı kritiktir.
2
Kompleman profilini değerlendir
Hem C3C_3 hem de C4C_4 düzeyleri düşüktür. Bu durum, kompleman sisteminin 'klasik yolak' üzerinden aktive olduğunu gösterir.
Glomerülonefritlerin ayırıcı tanısında kompleman aktivasyon paterni (klasik vs. alternatif yolak) en önemli tanısal araçlardan biridir.
3
Hastalık-kompleman eşleşmesini yap
Hem C3C_3 hem C4C_4 düşüklüğü yapan ana tablolar SLE ve Kriyoglobulinemidir. Hepatit C varlığı tanıyı kriyoglobulinemiye yönlendirir.
Post-streptokokal ve MPGN Tip 2'de alternatif yolak aktivasyonu nedeniyle C4C_4 genellikle korunur.

Anahtar Kavram

Nefritik sendrom ayırıcı tanısında kompleman profili (C3C_3 ve C4C_4 düzeyleri) klasik yolak (SLE, Kriyoglobulinemi) ve alternatif yolak (PSGN, MPGN) aktivasyonunu ayırt etmede kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Kompleman düzeyleri normal olan diğer nefritik sendrom nedenlerini (örneğin ANCA ilişkili vaskülitler ve IgA nefropatisi) gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 273Soru

4242 yaşında erkek hasta, şiddetli akut pankreatit tanısıyla yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Takibinin 2424. saatinde idrar çıkışının son 44 saattir <10< 10 mL/saat olduğu fark ediliyor. Fizik muayenede batın oldukça gergin ve timpanik saptanıyor. Hastanın mekanik ventilatördeki tepe havayolu basınçlarının (peak airway pressure) 2222 cm H2OH_2O’dan 3535 cm H2OH_2O’ya yükseldiği görülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin: 2,42,4 mg/dL (Başvuru: 0,90,9 mg/dL), BUN: 5858 mg/dL, idrar sodyumu: 1212 mEq/L, FENa: %0,6\% 0,6 ve santral venöz basınç (CVP): 1818 mmHg olarak ölçülüyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Abdominal kompartman sendromu

Cevap

Abdominal kompartman sendromu
Abdominal kompartman sendromu, intraabdominal basıncın 2020 mmHg üzerine çıkması ve buna eşlik eden yeni bir organ disfonksiyonu olarak tanımlanır. Şiddetli akut pankreatit bu durum için önemli bir risk faktörüdür. Hastadaki gergin batın, yükselen havayolu basınçları ve yüksek CVP'ye rağmen gelişen prerenal paternli ABH (düşük FENa), renal venöz konjesyon ve azalmış perfüzyon basıncı mekanizmasıyla açıklanan abdominal kompartman sendromunu işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki akut böbrek hasarı (ABH) evresinin belirlenmesi.
Serum kreatinin düzeyinin bazale göre 2,5 kat artması ve belirgin oligüri (<0,5< 0,5 mL/kg/saat) hastada KDIGO Evre 22 ABH olduğunu gösterir.
Tedavi yönetimi ve prognoz tayini için evreleme kritiktir.
2
Renal indekslerin (FENa) ve hemodinamik verilerin (CVP) birlikte analizi.
FENa değerinin <%1<\% 1 olması sodyumun korunduğunu (prerenal patern) gösterir. Ancak CVP'nin 1818 mmHg (yüksek) olması, böbrek perfüzyonundaki azalmanın klasik hipovolemiye bağlı olmadığını kanıtlar.
Prerenal patern sadece hipovolemi değil, efektif arteriyel volüm azalması veya venöz konjesyon durumlarında da görülür.
3
Klinik ek bulguların (batın gerginliği ve solunum basınçları) sentezlenmesi.
Gergin batın ve tepe havayolu basınçlarındaki artış, intraabdominal basıncın (İAB) kritik seviyeye ulaştığını ve hem diyaframı iterek solunumu zorlaştırdığını hem de renal perfüzyon basıncını düşürerek ABH'ye yol açtığını gösterir.
Abdominal kompartman sendromu tanısı için İAB artışı ile birlikte yeni gelişen organ yetmezliği (böbrek, solunum vb.) varlığı gereklidir.

Anahtar Kavram

Abdominal kompartman sendromunda böbrek hasarı, artan karın içi basıncın renal venlere bası yapması (venöz konjesyon) ve renal arter perfüzyonunu azaltması sonucu oluşur; bu durum yüksek CVP'ye rağmen düşük FENa (prerenal benzeri tablo) ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Kardiyorenal sendrom Tip 1'deki benzer hemodinamik bulguları (yüksek CVP, düşük FENa) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 274Soru

6262 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır tip 22 diyabet ve hipertansiyon öyküsü ile nefroloji polikliniğinde izlenmektedir. Hastanın yapılan tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.81.8 mg/dL (eGFR:42eGFR: 42 ml/dk/1.73m21.73m^2) olarak saptanmıştır. Diğer laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum kalsiyum9.19.1 mg/dL8.510.58.5 - 10.5 mg/dL
Serum fosfor3.83.8 mg/dL2.54.52.5 - 4.5 mg/dL
Serum albümin4.24.2 g/dL3.55.03.5 - 5.0 g/dL
İntakt parathormon (iPTH)150150 pg/mL156515 - 65 pg/mL
2525-hidroksi vitamin D1414 ng/mL>30>30 ng/mL

Bu hastada saptanan mineral ve kemik bozukluğunun yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolekalsiferol (D3 vitamini) tedavisi başlanması

Cevap

Kolekalsiferol (D3 vitamini) tedavisi başlanması
Kronik böbrek hastalığı (KBH) Evre 353-5 arasında olup henüz diyalize girmeyen hastalarda, KDIGO rehberleri sekonder hiperparatiroidizm varlığında öncelikle değiştirilebilir risk faktörlerinin (fosfor yüksekliği, kalsiyum düşüklüğü ve D vitamini eksikliği) düzeltilmesini önerir. Bu vakada serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri normal sınırlarda iken 2525-hidroksi vitamin D düzeyi belirgin olarak düşüktür (<20<20 ng/mL). Bu durumda ilk yapılması gereken müdahale, nutrisyonel D vitamini olan kolekalsiferol (D3 vitamini) veya ergokalsiferol (D2 vitamini) ile replasman yapmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın böbrek fonksiyonlarını ve laboratuvar bulgularını değerlendirin.
Hasta Evre 3b3b KBH (eGFR:42eGFR: 42) ve laboratuvarda normal kalsiyum/fosfor düzeylerine rağmen yüksek PTH ve düşük 25(OH)D25(OH)D vitamini saptanmıştır.
KBH-MBD (Mineral Kemik Bozukluğu) yönetiminde hastanın evresine göre hedef parametreler belirlenmelidir.
2
KDIGO rehberlerine göre sekonder hiperparatiroidizm yönetim sırasını uygulayın.
İlk olarak değiştirilebilir faktörler (hiperfosfatemi, hipokalsemi ve D vitamini eksikliği) düzeltilmelidir.
Diyaliz almayan hastalarda nutrisyonel D vitamini eksikliği, PTH yüksekliğinin en yaygın ve düzeltilebilir nedenlerinden biridir.
3
Uygun tedavi ajanını seçin.
Nutrisyonel eksiklik olduğu için kolekalsiferol veya ergokalsiferol replasmanı planlanır.
Aktif D vitamini (kalsitriol) yerine öncelikle inaktif formun (D3) verilmesi, hiperkalsemi riskini azaltır ve fizyolojik regülasyon sağlar.

Anahtar Kavram

KBH'de Mineral Kemik Bozukluğu (KBH-MBD) Yönetimi

İpuçları

1
Hastanın böbrek yetmezliği evresine (eGFR:42eGFR: 42) ve PTH yüksekliğinin eşlik ettiği diğer parametrelere (Ca, P, 2525-OH D) odaklanın.
2
Sekonder hiperparatiroidizmde PTH artışının nedeni kalsiyum düşüklüğü, fosfor yüksekliği veya D vitamini eksikliği olabilir. Bu hastada hangisi belirgindir?
3
Diyaliz öncesi hastalarda PTH'yi düşürmek için aktif formdan (kalsitriol) önce nutrisyonel form (kolekalsiferol) tercih edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

KBH evrelerine göre hedef PTH aralıklarını ve kemik biyopsisi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 275Soru

4545 yaşında erkek hasta, kolesistit tanısıyla seftriakson tedavisi başlanmasından 1212 gün sonra halsizlik ve vücudunda döküntü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.138.1 °C, kan basıncı 135/85135/85 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 2.42.4 mg/dL (bazal: 1.01.0 mg/dL) ve hemogramda eozinofili saptanıyor. İdrar sedimentinde her sahada 101510-15 lökosit görülmesine rağmen idrar kültürü steril kalıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

İlaç maruziyeti, ateş, döküntü, akut böbrek hasarı ve steril piyüri kombinasyonu Akut İnterstisyel Nefrit tanısını koydurur.
Doğru yanıt olan Akut İnterstisyel Nefrit, penisilinler, sefalosporinler ve NSAI˙I˙NSAİİ gibi ilaçların kullanımını takiben gelişen akut böbrek hasarının önemli bir nedenidir. Olgudaki ateş, döküntü, eozinofili ve steril piyüri bulguları bu tanı için klasik (ancak her zaman tam olarak bulunmayan) dörtlüdür. Seftriakson kullanımı sonrası 1212. günde ortaya çıkması tipik latent süreci yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Seftriakson (antibiyotik) kullanımı, ateş, makülopapüler döküntü ve eozinofili varlığı saptandı.
Bu bulgular tipik bir aşırı duyarlılık reaksiyonuna işaret eder.
2
Böbrek fonksiyonlarını ve idrar bulgularını analiz et
Serum kreatinin düzeyinde ani artış (1.02.41.0 \rightarrow 2.4 mg/dL) ve idrarda steril piyüri saptandı.
Bakteriyüri olmadan lökosit varlığı (steril piyüri) tübulointerstisyel inflamasyonun önemli bir göstergesidir.
3
Ayırıcı tanı yap
ATN, prerenal nedenler ve glomerulonefritler elendi; Akut İnterstisyel Nefrit (AI˙NAİN) tanısı netleşti.
İlaç ilişkili AI˙NAİN, antibiyotik kullanımından genellikle 121-2 hafta sonra ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Akut İnterstisyel Nefrit (AI˙NAİN), ilaçlara karşı gelişen ve interstisyumda ödem ile inflamatuar infiltrasyonla karakterize bir immünolojik reaksiyondur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 276Soru

Septik şok nedeniyle yoğun bakım ünitesinde izlenen ve aminoglikozid grubu antibiyotik tedavisi alan 65 yaşındaki erkek hastada, takibinin 5. gününde idrar miktarında azalma ve serum kreatinin düzeyinde artış saptanıyor. Hastanın fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %2'nin üzerinde bulunuyor. Bu hastanın idrar mikroskobisi incelemesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaba granüler silindirler (Muddy brown casts)

Cevap

Kaba granüler silindirler (Muddy brown casts)
Hastanın öyküsü (sepsis, aminoglikozid kullanımı) ve laboratuvar bulguları (FENa>FENa > %2) Akut Tübüler Nekroz (ATN) tablosunu işaret etmektedir. ATN'de hasarlanan tübül epitel hücreleri ve sellüler debrisin birleşmesiyle oluşan 'kaba granüler silindirler' (muddy brown casts) en karakteristik idrar sediment bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta sepsis ve nefrotoksik ilaç (aminoglikozid) kullanımı sonrası akut böbrek hasarı (ABH) geliştirmiştir.
Etiyolojiyi belirlemek sediment tahmininde ilk adımdır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
FENa>FENa > %2 bulgusu renal parankimal hasarı (özellikle Akut Tübüler Nekrozu) işaret eder.
Prerenal azotemide FENa<FENa < %1 olması beklenirdi. Bu ayrım beklenen silindir tipini değiştirir.
3
Tanıya özgü sediment bulgusunu eşleştir
Aminoglikozid nefrotoksisitesi ve sepsis, Akut Tübüler Nekroz (ATN) nedenidir. ATN'nin patognomonik idrar sediment bulgusu 'kaba granüler silindirler'dir.
Tübül epitel hücrelerinin nekrozu ve dökülmesi sonucu oluşurlar.

Anahtar Kavram

Akut Tübüler Nekrozda (ATN) İdrar Sediment Bulguları

İpuçları

1
Hastada kullanılan ilaç ve FENa değeri, böbrek hasarının 'prerenal' değil, 'renal' (parankimal) kökenli olduğunu gösteriyor.
2
Aminoglikozidler doğrudan tübül toksisitesi yaparak Akut Tübüler Nekroza (ATN) neden olur.
3
ATN tanısında idrar sedimentinde ölü tübül hücre artıklarını içeren 'çamur rengi' silindirler aranır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir senaryoda FENa <%1 olsaydı hangi silindir tipinin bekleneceğini düşünün.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 277Soru

4242 yaşında kadın hasta, alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle reçete edilen oral sefalosporin tedavisinin 1010. gününde halsizlik, hafif ateş ve gövdesinde yeni başlayan döküntüler nedeniyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.42.4 mg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dL) saptanıyor. Tam idrar tetkikinde proteinüri (++), lökositüri ve lökosit silendirleri izleniyor; idrar kültürü ise negatif sonuçlanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

İlaç kullanımı sonrası sistemik bulgular ve steril piyüri ile seyreden tablo Akut İnterstisyel Nefrit'tir.
Doğru seçenek olan Akut İnterstisyel Nefrit, sıklıkla ilaç maruziyeti (burada sefalosporin) sonrası gelişen, ateş, döküntü ve periferik eozinofili (her zaman bulunmasa da) ile karakterize bir hipersensitivite reaksiyonudur. İdrar tetkikinde lökosit silendirlerinin görülmesi, interstisyel enflamasyonun parankimal kökenli olduğunu kanıtlar ve steril piyüri ile birleştiğinde tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ilaç öyküsünü değerlendir.
Sefalosporin kullanımı saptandı.
Birçok ilaç (antibiyotikler, NSAİİ, PPI) akut interstisyel nefriti tetikleyebilir.
2
Sistemik bulguları ve böbrek fonksiyonlarını analiz et.
Ateş, döküntü ve serum kreatinin artışı (akut böbrek hasarı) mevcut.
Akut interstisyel nefritte hipersensitivite reaksiyonuna bağlı ateş ve döküntü sık görülür.
3
İdrar sedimentini incele.
Lökositüri ve lökosit silendirleri var, ancak kültür steril.
Steril piyüri ve lökosit silendirleri, tübülointerstisyel alandaki enflamasyonun idrardaki yansımasıdır ve tanıda çok değerlidir.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) kliniği ve idrar bulguları.

Daha Fazla Pratik

Analjezik nefropatisinin radyolojik bulgularını ve kronik tübülointerstisyel nefrit nedenlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 278Soru

35 yaşında erkek hasta, evinde konfüzyonel halde bulunarak acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde derin ve hızlı solunumu (KussmaulKussmaul solunumu) dikkat çekiyor. İdrar mikroskopisinde bol miktarda zarf şeklinde kalsiyum oksalat dihidrat kristalleri görülüyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
pHpH7.247.24
pCO2pCO_22323 mmHg
HCO3HCO_3^-1010 mEq/L
Na+Na^+140140 mEq/L
ClCl^-104104 mEq/L
K+K^+4.54.5 mEq/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz (uygun kompanse)

Cevap

Sadece yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz (uygun kompanse)
Hastanın pH'sı asidemi ile uyumludur ve düşük bikarbonat düzeyi primer bir metabolik asidozu gösterir. Anyon açığı hesaplandığında (140(104+10)=26140 - (104 + 10) = 26) yüksek bulunmuştur. Metabolik asidoza karşı gelişen solunumsal kompanse yanıtı değerlendirmek için kullanılan Winter formülüne göre beklenen pCO2 düzeyi 23±223 \pm 2 (212521-25) mmHg olmalıdır. Hastanın ölçülen pCO2 değeri 23 mmHg olduğu için bu durum 'uygun kompanse' bir yüksek anyon açıklıklı metabolik asidozdur.

Adım Adım Çözüm

1
Anyon açıklığını (AG) hesapla
AG=Na(Cl+HCO3)=140(104+10)=26AG = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (104 + 10) = 26 mEq/L
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 mEq/L'dir; 26 değeri yüksek anyon açıklıklı metabolik asidozu (HAGMA) gösterir.
2
Beklenen pCO2pCO_2 değerini Winter formülü ile hesapla
BeklenenpCO2=(1.5×HCO3)+8±2=(1.5×10)+8±2=23±2Beklenen pCO_2 = (1.5 \times HCO_3) + 8 \pm 2 = (1.5 \times 10) + 8 \pm 2 = 23 \pm 2 (212521-25 mmHg)
Metabolik asidozda solunumsal kompanse yanıtın yeterliliğini değerlendirmek için kullanılır.
3
Hesaplanan değeri ölçülen değerle karşılaştır
Ölçülen pCO2pCO_2 2323 mmHg, beklenen aralık (212521-25) içindedir.
Solunumsal yanıtın uygun olduğunu ve ek bir respiratuvar bozukluk olmadığını gösterir.
4
Delta-Delta oranını kontrol et
ΔAG/ΔHCO3=(2612)/(2410)=14/14=1\Delta AG / \Delta HCO_3 = (26 - 12) / (24 - 10) = 14 / 14 = 1
Oranın 1 ile 1.6 arasında olması saf HAGMA lehinedir; ek bir metabolik bozukluk yoktur.

Anahtar Kavram

Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidozda solunumsal kompanse yanıtın Winter formülü ile doğrulanması.

İpuçları

1
Önce anyon açıklığını hesaplayarak asidozun tipini (HAGMA veya NAGMA) belirleyin.
2
Metabolik asidozlarda beklenen pCO2'yi hesaplamak için Winter formülünü [1.5×HCO3+8±21.5 \times HCO_3 + 8 \pm 2] kullanın.

Daha Fazla Pratik

Etilen glikol zehirlenmesinde görülen osmolal gap artışını ve idrar bulgularını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 279Soru

42 yaşında erkek hasta, bilinen evre 5 kronik böbrek hastalığı tanısıyla nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hasta son bir haftadır artan halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve göğüs ağrısı şikayetleri olduğunu belirtiyor. Fizik muayenede kan basıncı 145/90145/90 mmHg, nabız 9292/dk ve ritmik saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda sol sternal kenarda, hasta öne eğilince belirginleşen, nefes tutmakla kaybolmayan, sistol ve diyastolde duyulan kaba bir sürtünme sesi (frotman) alınıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; kan üre azotu (BUN) 110110 mg/dL, kreatinin 9.89.8 mg/dL, potasyum 5.75.7 mEq/L, HCO 3_3 1515 mEq/L olarak ölçülüyor. EKG'de sinüs ritmi izleniyor ve anlamlı ST-T değişikliği saptanmıyor. Bu hasta için en uygun acil tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil hemodiyaliz uygulanması

Cevap

Hastada üremik perikardit bulguları mevcut olduğu için doğru yaklaşım acil hemodiyaliz uygulanmasıdır.
Hastada tipik 'frotman' (sürtünme sesi) duyulması ve yüksek azotemi değerleri ile birlikte göğüs ağrısı olması 'Üremik Perikardit' tanısını koydurur. Üremik perikardit, kronik böbrek hastalığında acil diyaliz gerektiren mutlak endikasyonlardan biridir (diğerleri: tedaviye dirençli hiperkalemi, tedaviye dirençli hipervolemi, üremik ensefalopati). Viral perikarditin aksine, üremik perikarditte EKG'de yaygın ST elevasyonu (epikardiyal inflamasyon eksikliği nedeniyle) görülmeyebilir, bu nedenle EKG'nin normal olması tanıyı dışlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Evre 5 KBH hastasında göğüs ağrısı ve oskültasyonda 'frotman' (sürtünme sesi) duyulması üremik perikarditi işaret eder.
Sistol ve diyastolde duyulan, nefes tutmakla kaybolmayan ses perikardiyal sürtünme sesidir.
2
Acil diyaliz endikasyonlarını değerlendir
Üremik perikardit, kronik böbrek hastalığında diyalize başlama için 'mutlak' ve 'acil' endikasyonlardan biridir.
Üremik perikardit tedavi edilmezse kardiyak tamponad ve ölüme yol açabilir.
3
Diğer seçenekleri ele
Potasyum ve asidoz düzeyleri medikal tedaviyle yönetilebilir sınırdadır, ancak perikardit varlığı mekanik temizleme (diyaliz) gerektirir.
Medikal tedavi veya takip bu aşamada yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

Üremik Perikardit Yönetimi
Soru 280Soru

3232 yaşında kadın hasta, ani başlayan 39C39^{\circ}C ateş, titreme ve sol yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sol kostovertebral açı hassasiyeti (KVAHKVAH) pozitif olarak saptanıyor. Yapılan tam idrar tetkikinde lökositüri ve bakteriüri izleniyor. Bu hastada idrar sedimentinin mikroskopik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması, enfeksiyonun böbrek parankimini tuttuğunu (piyelonefrit) göstermede en spesifik bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lökosit silendirleri

Cevap

Lökosit silendirleri, enfeksiyonun kaynağının böbrek parankimi olduğunu gösteren en spesifik bulgudur.
İdrar sedimentinde görülen lökosit silendirleri, lökositlerin böbrek tübülleri içinde protein matrisiyle birleşmesi sonucu oluşur. Bu durum, iltihabi hücrelerin doğrudan böbrek parankiminden kaynaklandığını kanıtlar ve piyelonefrit tanısı için oldukça spesifiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik semptomlarını (yüksek ateş, yan ağrısı) ve fizik muayene bulgusunu (KVAHKVAH hassasiyeti) analiz et.
Bulgular üst üriner sistem enfeksiyonunu (piyelonefrit) işaret etmektedir.
Sadece sistit (alt üriner sistem) durumunda sistemik bulgular ve böbrek loju hassasiyeti beklenmez.
2
İdrar sedimentinde saptanabilecek hücresel elemanların ve silendirlerin oluşum mekanizmasını değerlendir.
Silendirler sadece renal tübüller içerisinde oluşabilir.
Silendir yapısının oluşması için tübüllerdeki asit ortam ve Tamm-Horsfall mukoproteini gereklidir.
3
Lökositüri ile lökosit silendiri arasındaki farkı belirle.
Lökosit silendirinin varlığı, piyürinin böbrekten kaynaklandığını kanıtlar.
İdrardaki serbest lökositler mesaneden de gelebilir ancak silendir halindeki lökositler mutlaka böbrek tübüllerinde paketlenmiş olmalıdır.

Anahtar Kavram

İdrar sedimentindeki silendirler (casts), içerdikleri hücresel elemanların kaynağının böbrek parankimi olduğunu gösteren 'lokalize edici' bulgulardır.
ÖncekiSayfa 14 / 29Sonraki
Nefroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 14 | Examkin