Akut Böbrek Hasarı

57 soru

Soru 41Soru →

Kronik kalp yetersizliği nedeniyle uzun süredir yüksek doz loop diüretik (furosemid) tedavisi alan 68 yaşında erkek hasta, halsizlik ve baş dönmesi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 95/60 mmHg, mukozalar kuru ve turgor tonusu azalmış olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde akut böbrek hasarı tablosu izlenen hastanın verileri aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.1 mg/dL (Bazal: 1.0)
BUN58 mg/dL
İdrar Sodyumu55 mEq/L
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%2.8
İdrar SedimentHyalin silendirler

Bu hastada prerenal azotemi ile akut tübüler nekroz (ATN) ayrımını yapmak için en güvenilir parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUrea)

Cevap

Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUrea) bu hastada en güvenilir parametredir.
Doğru seçenek Fraksiyone Üre Ekskresyonu'dur (FEUrea). Hastanın klinik tablosu (hipotansiyon, kuru mukoza, BUN/Kreatinin oranı > 20) güçlü bir şekilde prerenal azotemiyi düşündürmektedir. Ancak, kullanılan diüretik (furosemid) sodyum geri emilimini bloke ettiği için İdrar Sodyumu ve FENa değerlerini yükselterek bu parametreleri 'yalancı ATN' görünümüne sokar. Üre taşınması ise diüretiklerden doğrudan etkilenmez ve volüm eksikliğinde artan proksimal geri emilim nedeniyle idrarla atılımı azalır. Bu nedenle diüretik kullanan hastalarda prerenal/renal ayrımında FEUrea < %35 olması en güvenilir göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Hipovolemi bulguları (kuru mukoza, hipotansiyon) ve akut böbrek hasarı (kreatinin artışı) mevcut. Prerenal azotemi şüphesi yüksek.
Klinik öykü prerenal sebepleri destekliyor.
2
Mevcut laboratuvar verilerindeki çelişkiyi belirle
Prerenal beklentisine rağmen İdrar Na > 40 ve FENa > %2 saptanmış. Bu değerler normalde ATN ile uyumludur.
Klasik prerenal kriterleri (FENa < %1) burada karşılanmıyor.
3
Diüretik kullanımının etkisini değerlendir
Hasta furosemid (loop diüretiği) kullanıyor. Bu ilaç sodyum geri emilimini engelleyerek idrar sodyumunu ve FENa'yı yapay olarak yükseltir.
Diüretik alan hastalarda FENa prerenal/renal ayrımında güvenilmezdir (yalancı negatif prerenal sonucu).
4
Alternatif ve güvenilir parametreyi seç
Üre geri emilimi diüretiklerden etkilenmez ve proksimal tübülde suyla birlikte emilir. FEUrea < %35 olması, diüretik alanlarda bile prerenal azotemiyi gösterir.
FEUrea, diüretik alan hastalarda FENa'nın yerini alan altın standarttır.

Anahtar Kavram

Diüretik kullanan hastalarda FENa güvenilir değildir; prerenal-renal ayrımı için Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUrea) kullanılmalıdır.

İpuçları

1
Hastanın kullandığı ilaçlara dikkat edin; sodyum atılımını etkileyen bir ilaç var mı?
2
Furosemid (loop diüretiği) sodyumun geri emilimini engeller, bu yüzden FENa ve idrar sodyumu 'yapay olarak' yüksek çıkar.
3
Sodyum yerine, diüretiklerden etkilenmeyen ve volüm azlığında geri emilimi artan başka bir molekülün (örneğin üre) atılımına bakmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Contrast nefropatisi riskini azaltmak için kullanılan yöntemleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru →

6868 yaşında kadın hasta, bilinen kalp yetersizliği ve hipertansiyon tanılarıyla ramipril ve furosemid kullanmaktadır. Diz ağrısı nedeniyle son 44 gündür günde iki kez naproksen kullanmaya başlayan hastanın idrar miktarında azalma ve halsizlik şikayetleri gelişiyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 8888/dakika saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 2.82.8 mg/dL (bazal: 1.01.0 mg/dL), BUN değeri 6868 mg/dL bulunuyor. İdrar tetkikinde idrar sodyumu 1212 mEq/L, fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFE_{Na}) ise %0.6\%0.6 olarak hesaplanıyor. İdrar mikroskopisinde hiyalen silindirler dışında özellik saptanmıyor.

Bu hastadaki akut böbrek hasarının patogenezinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aferent arteriolde vazokonstriksiyon sonucu intraglomerüler filtrasyon basıncının düşmesi

Cevap

Aferent arteriolde vazokonstriksiyon gelişmesi sonucu intraglomerüler basıncın azalmasıdır.
Naproksen gibi non-steroid anti-enflamatuar ilaçlar (NSAİİ), böbrekte aferent arteriolün vazodilatasyonundan sorumlu olan prostaglandinlerin sentezini baskılar. Bu durum aferent arteriolde vazokonstriksiyona ve glomerüler filtrasyon basıncında düşüşe neden olur. Hastanın zaten eferent arteriolü genişleten bir ACE inhibitörü kullanıyor olması, filtrasyon basıncının korunmasını imkansız hale getirerek akut böbrek hasarını tetiklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve ilaç etkileşimlerini analiz edin.
Hasta halihazırda eferent arteriolü genişleten bir ACE inhibitörü ve intravasküler volümü azaltan bir diüretik kullanmaktadır. Bu tabloya aferent arteriolü daraltan bir NSAİİ (Naproksen) eklenmiştir.
'Triple Whammy' (Üçlü Darbe) olarak bilinen bu kombinasyon, glomerüler filtrasyon basıncını dramatik şekilde düşürür.
2
Laboratuvar verilerini yorumlayın.
BUN/Kreatinin oranı >20>20 ve FENa<%1FE_{Na} < \%1 olarak saptanmıştır.
Bu bulgular, böbreğin sodyum tutma kapasitesinin korunduğunu ve hasarın henüz tübüler hasar (ATN) evresine geçmediğini, fonksiyonel/prerenal düzeyde olduğunu gösterir.
3
Spesifik ilacın (NSAİİ) böbrek hemodinamisi üzerindeki etkisini belirleyin.
NSAİİ'ler, aferent arteriolün açık kalmasını sağlayan prostaglandinlerin (prostasiklin ve PGE2) sentezini inhibe eder.
Aferent arteriolün daralması, glomerüle giren kan akımını ve dolayısıyla filtrasyon basıncını azaltarak akut böbrek hasarına yol açar.

Anahtar Kavram

Renal hemodinamiklerin ilaçlarla düzenlenmesi: NSAİİ'ler aferent arteriolü daraltırken, ACE inhibitörleri eferent arteriolü genişleterek filtrasyon basıncını düşürür.

Daha Fazla Pratik

Renal hemodinamiği etkileyen ilaçların (NSAİİ, ACEi/ARB, Diüretikler) birlikte kullanımında ortaya çıkan klinik tabloyu ve KDIGO evreleme kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru →

6868 yaşında kadın hasta, her iki dizindeki osteoartrit ağrıları nedeniyle son 11 haftadır günde 22 kez 500500 mg naproksen sodyum kullanmaktadır. Son 22 gündür idrar miktarında azalma ve iştahsızlık şikayeti başlayan hastanın bazal serum kreatinin değeri 0,90,9 mg/dL olarak bilinmektedir. Fizik muayenede kan basıncı 145/85145/85 mmHg, nabız 82/dk82/dk ölçülüyor. Sistem muayeneleri doğal olup pretibial bölgede +1+1 ödem saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2,12,1 mg/dL
BUN4848 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1212 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0,3\%0,3

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal azotemi (hemodinamik mekanizma)

Cevap

En olası tanı, NSAİİ kullanımına bağlı gelişen prerenal azotemidir (hemodinamik mekanizma).
Naproksen gibi NSAİİ'ler, afferent arteriolü genişleten prostaglandinlerin (PGE2 ve PGI2) sentezini bloke ederek afferent arteriolde vazokonstriksiyona yol açar. Bu durum glomerüler filtrasyon basıncını ve GFR'yi düşürür. Tübüller başlangıçta sağlam olduğu için sodyumu koruma mekanizmaları çalışır ve idrar sodyumu düşük (< 20), FENa düşük (< %1) kalır. Bu tablo tipik 'prerenal azotemi' bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve ilaç kullanımı değerlendirilir.
Hastanın yüksek doz NSAİİ (naproksen) kullanımı olduğu ve idrar miktarının azaldığı (oligüri) saptandı.
NSAİİ'ler renal kan akımını düzenleyen prostaglandinleri inhibe ederek hemodinamik değişikliklere yol açabilir.
2
Laboratuvar parametreleri analiz edilir.
BUN/Kreatinin oranının 48/2,1≈22,848/2,1 \approx 22,8 (> 20) ve idrar sodyumunun 1212 mEq/L (< 20) olduğu görüldü.
Bu değerler böbreğin tübüler fonksiyonlarının sağlam olduğunu ve renal perfüzyonun azaldığını gösteren prerenal bir paterndir.
3
Fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) yorumlanır.
FENaFENa değerinin %0,3\%0,3 (< %1) olması prerenal durumu doğrular.
FENa<%1FENa < \%1 olması, böbreğin sodyumu geri emme kapasitesinin korunduğunu ve hasarın intrinsik (renal) değil fonksiyonel (prerenal) olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

NSAİİ'ler afferent arteriolde prostaglandinlerin vazodilatör etkisini ortadan kaldırarak vazokonstriksiyona ve prerenal tipte akut böbrek hasarına yol açar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru →

7070 yaşında erkek hasta, 22 gündür devam eden şiddetli ishal, bulantı ve genel halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve koroner arter hastalığı olan hastanın ramipril, hidroklorotiyazid ve asetilsalisilik asit kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika, cilt turgoru azalmış ve mukozalar kurudur. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar saptanıyor:

* Serum Kreatinin: 2.92.9 mg/dL (Bazal: 0.90.9 mg/dL)
* BUN: 7878 mg/dL
* İdrar Sodyumu (UNaUNa): 1414 mEq/L
* Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa): %0.5\%0.5
* İdrar mikroskopisi: Hyalin silendirler

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal akut böbrek hasarı

Cevap

Prerenal akut böbrek hasarı
Hastanın öyküsündeki şiddetli ishal ve kullandığı diüretik (hidroklorotiyazid) volüm kaybına yol açmıştır. Ayrıca ACE inhibitörü (ramipril) kullanımı, hipovolemi sırasında afferent arteriyol dilatasyonuna karşılık efferent arteriyol vazokonstriksiyonu ile GFR'yi koruma mekanizmasını bozarak tabloyu ağırlaştırmıştır. Laboratuvardaki düşük idrar sodyumu (<20<20 mEq/L) ve düşük FENaFENa (<%1<\%1) böbreğin perfüzyon azlığına sodyum tutarak yanıt verdiğini, yani hasarın prerenal düzeyde olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme yapılması
Hastada hipotansiyon (85/5585/55 mmHg), taşikardi (115115/dak) ve mukozal kuruluk saptanması ciddi intravasküler volüm azalmasını gösterir.
Prerenal AKB'nin en sık nedeni renal perfüzyon azalmasıdır.
2
BUN/Kreatinin oranının hesaplanması
78/2.9≈26.978 / 2.9 \approx 26.9
Prerenal durumlarda ürenin tübüler geri emilimi arttığı için oran >20>20 olması beklenir.
3
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa) yorumlanması
FENa<%1FENa < \%1 ve İdrar Sodyumu <20< 20 mEq/L saptanması.
Böbreklerin sodyum tutma kapasitesinin korunduğunu ve yanıtın perfüzyon azalmasına bağlı olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Prerenal Akut Böbrek Hasarı Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru →

64 yaşında kalp yetersizliği tanılı kadın hasta, artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle servise yatırılıyor. Fizik muayenede jugüler venöz dolgunluk, bilateral akciğer bazallerinde raller ve gode bırakan pretibial ödem (+3) saptanıyor. Hastaya intravenöz furosemid infüzyonu başlanıyor. Tedavinin 3. gününde hastanın nefes darlığı geriliyor ancak idrar miktarında belirgin azalma (oligüri) gelişiyor. Serum kreatinin değeri 1.1 mg/dL'den 2.8 mg/dL'ye yükseliyor. Eş zamanlı bakılan idrar tetkik sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})52 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na})%2.6
İdrar Osmolalitesi650 mOsm/kg
İdrar MikroskopisiNadir hiyalin silindirler, hücresiz

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal akut böbrek hasarı

Cevap

Prerenal akut böbrek hasarı
Hastada diüretik tedavisi sonrası gelişen bir akut böbrek hasarı tablosu vardır. Normal şartlarda FENa>%1FE_{Na} > \%1 renal hasarı (ATN) düşündürse de, furosemid kullanımı sodyum geri emilimini bloke ettiği için bu indeksi güvenilmez kılar. Prerenal/ATN ayrımında belirleyici olan diğer iki faktör idrar osmolalitesi ve sedimenttir. İdrar osmolalitesinin yüksek olması (650 mOsm/kg), tübüllerin konsantrasyon yeteneğini koruduğunu gösterir (ATN'de tübüler hasar nedeniyle idrar dansitesi plazmaya eşitlenir). Ayrıca idrar sedimentinin 'temiz' olması ve sadece hiyalin silindir (Tamm-Horsfall proteini presipitasyonu) içermesi prerenal etyolojiyi kanıtlar. ATN'de tübüler epitel hücreleri ve granüler silindirler görülürdü.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz et
Kalp yetersizliği olan ve yüksek doz diüretik alan bir hastada gelişen akut böbrek hasarı tablosu mevcuttur.
Etiyolojiyi belirlemek için hastanın ilaç öyküsü ve volüm durumu kritik öneme sahiptir.
2
Böbrek fonksiyon indekslerini ve karıştırıcı faktörleri değerlendir
FENaFE_{Na} > %1 ve UNaU_{Na} > 40 mEq/L normalde renal hasarı (ATN) düşündürür, ancak hasta diüretik (furosemid) kullanmaktadır.
Loop diüretikleri sodyum geri emilimini engelleyerek FENaFE_{Na} ve UNaU_{Na} değerlerini yapay olarak yükseltir (yalancı pozitiflik).
3
Tübüler fonksiyonu ve idrar sedimentini yorumla
İdrar osmolalitesi yüksek (650 mOsm/kg) ve sediment temiz (sadece hiyalin silindirler var).
Yüksek osmolalite tübüllerin suyu geri emebildiğini (fonksiyonel olduğunu) gösterir. Hiyalin silindirler prerenal azoteminin tipik bulgusudur. ATN'de ise 'kirli kahverengi' granüler silindirler ve izostenüri (idrar osmolalitesi ~ plazma osmolalitesi) görülür.
4
Tanıyı kesinleştir
Diüretik etkisiyle sodyum atılımı artmış olsa da, tübüler fonksiyonların korunduğunu gösteren bulgular (yüksek osmolalite, temiz sediment) nedeniyle tanı Prerenal ABH'dir.
Diüretik kullanan hastalarda prerenal/renal ayrımında FENaFE_{Na} yerine FEUreaFE_{Urea} (Fraksiyone Üre Ekskresyonu) kullanımı daha güvenilirdir ancak mevcut verilerle (osmolalite ve sediment) tanıya gidilebilir.

Anahtar Kavram

Diüretik kullanan hastalarda Prerenal ABH ile Akut Tübüler Nekroz (ATN) ayrımında FENaFE_{Na} güvenilir değildir; idrar osmolalitesi ve mikroskopisi (sediment) daha değerlidir.

İpuçları

1
Hastanın aldığı ilaç tedavisinin (furosemid) idrar sodyum atılımı üzerindeki etkisini düşünün.
2
Akut Tübüler Nekrozda (ATN) böbrek idrarı konsantre edebilir mi? İdrar osmolalitesi 650 mOsm/kg olan bir hastada tübüller hasarlı mıdır?
3
Diüretik kullanan hastalarda FENaFE_{Na} değeri prerenal/renal ayrımında yanıltıcıdır. Tanı için idrar sedimentine (hiyalin silindirler) ve osmolaliteye odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Diüretik kullanımının asit-baz dengesi üzerindeki etkisini (metabolik alkaloz) sorgulayan bir soru ile devam edilebilir.

Alternatif Yöntem

Diüretik kullanan hastalarda prerenal/renal ayrımı için FENaFE_{Na} yerine Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUreaFE_{Urea}) hesaplanabilir. FEUrea<%35FE_{Urea} < \%35 olması prerenal azotemiyi güçlü şekilde destekler.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 46Soru →

3232 yaşında erkek hasta, büyük bir deprem sonrası 1414 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtarılıyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede belirgin ödem, palpasyonla sertlik ve şiddetli ağrı saptanıyor. Hastanın idrar renginin koyu kahverengi olduğu gözleniyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin4.24.2 mg/dL
BUN6868 mg/dL
Potasyum6.56.5 mEq/L
Kreatin Kinaz (CK)95.00095.000 U/L
İdrar Sodyumu1010 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.5\%0.5

İdrar tetkikinde dipstick ile 4+4+ kan saptanmasına rağmen mikroskopide her sahada yalnızca 0−20-2 eritrosit görülüyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası mekanizması ve yerleşimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntrinsik (renal) hasar; pigmentlere bağlı akut tübüler nekroz

Cevap

İntrinsik (renal) hasar; pigmentlere bağlı akut tübüler nekroz
Hastanın travma öyküsü, yüksek CK değerleri ve idrardaki dipstick-mikroskopi uyumsuzluğu (myoglobinüri lehine) tanıyı rabdomiyolize bağlı pigment nefropatisi olarak koydurur. Bu durum bir Akut Tübüler Nekroz (ATN) tipidir, yani intrinsik böbrek hasarıdır. Myoglobinin neden olduğu yoğun renal vazokonstriksiyon ve erken tübüler tıkanma nedeniyle, klasik ATN'nin aksine bu vakalarda FENa %1'in altında görülebilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Travma hikayesi, koyu renkli idrar ve çok yüksek CK seviyesi (95.00095.000 U/L) rabdomiyolizi doğrular.
Kas yıkımı sonucu kana myoglobin salınır.
2
İdrar bulgularını yorumla
Dipstick testinde 4+4+ kan varken mikroskopide eritrosit olmaması pigmentüriyi (myoglobinüri) gösterir.
Dipstick testi hemoglobini olduğu gibi myoglobini de saptar, ancak mikroskopide hücre görülmez.
3
Akut Böbrek Hasarı (ABH) tipini belirle
FENa değerinin %0.5\%0.5 (düşük) olması kafa karıştırıcı olsa da, pigment nefropatisi ve kontrast nefropatisi gibi durumlarda ATN'ye rağmen FENa %1'in altında kalabilir.
İntrinsik bir hasar olan pigment nefropatisinde afferent arteriyol vazokonstriksiyonu baskındır.

Anahtar Kavram

Rabdomiyolize bağlı pigment nefropatisi (ATN), intrinsik bir böbrek hasarı olmasına rağmen erken dönemde düşük FENa (%1'den küçük) ile seyredebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 47Soru →

4545 yaşında kadın hasta, son 4848 saattir devam eden üşüme, titreme, yüksek ateş ve idrar miktarında belirgin azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika ve vücut sıcaklığı 38,9∘C38,9^\circ C saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 2,92,9 mg/dL (bazal: 0,80,8 mg/dL), BUN değeri 5252 mg/dL bulunuyor. İdrar tetkikinde bol lökosit ve lökosit silindirleri izlenirken, idrar sedimentinde kirli kahverengi granüler silindirler görülüyor. Spot idrar sodyumu 4848 mEq/L ve fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %2,2\%2,2 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut tübüler nekroz

Cevap

Akut tübüler nekroz
Sepsis ve hipotansiyon zemininde gelişen akut böbrek hasarında, fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENaFENa) %2\%2’nin üzerinde olması ve idrar sodyumunun 4040 mEq/L’den yüksek olması böbrek tübüllerinin sodyumu geri emme kapasitesinin bozulduğunu, yani parankimal hasar (intrinsik ABH) geliştiğini gösterir. İdrar sedimentinde görülen kirli kahverengi (muddy brown) granüler silindirler ise akut tübüler nekroz için patognomonik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve böbrek fonksiyonlarını değerlendir.
Hastada sepsis (ateş, hipotansiyon, taşikardi) bulguları ve kreatinin değerinde bazale göre 33 kattan fazla artış mevcuttur, bu durum KDIGO evre 33 Akut Böbrek Hasarı ile uyumludur.
Tanının ilk basamağı akut böbrek hasarının varlığını ve evresini belirlemektir.
2
İdrar biyokimyası ve sediment bulgularını yorumla.
Spot idrar sodyumunun 4848 mEq/L (>40>40) ve FENaFENa değerinin %2,2\%2,2 (>%2>\%2) olması, böbreğin sodyum koruma yeteneğini kaybettiğini gösterir. Sedimentteki kirli kahverengi granüler silindirler tübüler hasarı doğrular.
Prerenal azotemi ile intrinsik renal hasar (ATN) arasındaki ayırımda idrar sodyumu ve FENaFENa en kritik parametrelerdir.
3
Elde edilen bulgularla ayırıcı tanı yap.
Sepsis zemininde gelişen tübüler hasar bulguları bizi en olası tanı olan Akut Tübüler Nekroz'a götürür.
Klinik senaryo ve laboratuvar verilerinin sentezi doğru tanıyı sağlar.

Anahtar Kavram

Prerenal azotemi ve Akut Tübüler Nekroz (ATN) arasındaki ayırıcı tanıda idrar sodyumu ve FENa kullanımı.

Daha Fazla Pratik

Akut tübüler nekrozda kullanılan 'muddy brown' silindirlerin oluşum mekanizmasını ve evrelerine göre (başlangıç, idame, iyileşme) beklenen elektrolit değişikliklerini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru →

5555 yaşında kadın hasta, 33 gündür devam eden şiddetli sulu diyare, bulantı ve kusma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \, mmHg, nabız 115/dk115/dk, mukozalar kuru ve cilt turgoru azalmış olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.6 mg/dL2.6 \, mg/dL (bazal: 0.8 mg/dL0.8 \, mg/dL), BUNBUN (kan üre azotu) 72 mg/dL72 \, mg/dL saptanıyor.

Diğer laboratuvar bulguları şöyledir:

TetkikSonuç
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})15 mEq/L15 \, mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na})%0.6\%0.6
İdrar Osmolalitesi550 mOsm/kg H2O550 \, mOsm/kg \, H_2O
İdrar SedimentiHyalen silendirler

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal akut böbrek hasarı

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar verileri, böbrek perfüzyonunun azaldığı prerenal akut böbrek hasarı tablosu ile tam uyumludur.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın fizik muayenesindeki dehidratasyon bulguları, idrar sodyumunun 20 mEq/L20 \, mEq/L'nin altında olması ve fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENaFE_{Na}) %1\%1'den küçük olması nedeniyle en olası tanıdır. Bu laboratuvar profili, böbreğin hipovolemiye yanıt olarak sodyum ve suyu geri emdiğini, tübüler fonksiyonların henüz bozulmadığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hipotansiyon, taşikardi ve sıvı kaybı öyküsü (diyare/kusma) renal perfüzyonun azaldığını (hipovolemi) göstermektedir.
Prerenal ABH'nin en sık nedeni efektif arteriyel volüm azalmasıdır.
2
BUN/KreatininBUN/Kreatinin oranının hesaplanması
72/2.6≈27.772 / 2.6 \approx 27.7
Oranın 2020'den büyük olması, böbreğin üreyi pasif olarak geri emme yeteneğinin korunduğunu (sağlam tübüller) ve perfüzyonun azaldığını gösterir.
3
İdrar indekslerinin yorumlanması
FENa<%1FE_{Na} < \%1, UNa<20 mEq/LU_{Na} < 20 \, mEq/L ve yüksek idrar osmolalitesi saptanmıştır.
Bu değerler böbreğin sodyumu ve suyu agresif bir şekilde tutmaya çalıştığını, yani tübüler fonksiyonların intakt olduğunu kanıtlar; bu prerenal azoteminin temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Prerenal Akut Böbrek Hasarı Tanısı

Alternatif Yöntem

Eğer hasta diüretik kullanıyor olsaydı, sodyum atılımı yanıltıcı olacağından Fraksiyone Üre Ekskresyonu (FEUreaFE_{Urea}) hesaplanması tanıda daha güvenilir olurdu (Prerenal için <%35< \%35).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru →

5252 yaşında HIVHIV pozitif erkek hasta, antiretroviral tedavi (tenofovir disoproksil fumarat, emtrisitabin, dolutegravir) altında izlenirken rutin kontrollerinde serum kreatinin düzeyinde artış saptanıyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7878/dakika olup ödem saptanmıyor. Hastanın laboratuvar değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Laboratuvar ParametresiDeğer
Serum Kreatinin2.42.4 mg/dL (Bazal: 0.80.8 mg/dL)
BUN3838 mg/dL
Serum Potasyum3.23.2 mEq/L
Serum Fosfor1.81.8 mg/dL
Serum Glukoz9494 mg/dL
İdrar Sodyumu5555 mEq/L
FENaFENa%2.2\%2.2
İdrar TetkikiGlukoz (3+3+), Protein (1+1+), pH 5.85.8

Bu hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni ve mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenofovir kullanımı - Proksimal tübül disfonksiyonu (Fanconi sendromu)

Cevap

Tenofovir kullanımı - Proksimal tübül disfonksiyonu (Fanconi sendromu)
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularını tam olarak açıklar. Tenofovir, proksimal tübül hücrelerinde mitokondriyal DNA polimeraz gama'yı inhibe ederek mitokondriyal hasara yol açar. Bu durum, tübüler enerji üretimini bozarak glukoz, fosfat, potasyum ve aminoasitlerin geri emiliminin bozulmasına (Fanconi sendromu) ve progresif akut böbrek hasarına neden olur. Hastadaki normoglisemik glukozüri bu mekanizmanın patognomonik bir bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kreatinin düzeyinin değerlendirilmesi
Kreatinin değerinin 0.80.8'den 2.42.4'e çıkması (33 kat artış), KDIGO kriterlerine göre evre 2−32-3 akut böbrek hasarı (ABH) ile uyumludur.
ABH'nin şiddetini ve renal/prerenal ayrımı için temel veriyi sağlar.
2
Serum ve idrar glukoz düzeylerinin karşılaştırılması
Serum glukozu 9494 mg/dL (normal) iken idrarda 3+3+ glukoz saptanması 'normoglisemik glukozüri' olarak tanımlanır.
Bu bulgu proksimal tübülde glukoz reabsorpsiyonunun bozulduğunu kanıtlar.
3
Elektrolit ve tübüler fonksiyonun analizi
Hipofosfatemi (1.81.8 mg/dL), hipokalemi (3.23.2 mEq/L) ve FENaFENa'nın >%1>\%1 olması, proksimal tübülün genel bir transport bozukluğu (Fanconi sendromu) içinde olduğunu gösterir.
Fanconi sendromu, birden fazla proksimal tübül fonksiyonunun (glukoz, fosfat, aminoasit, bikarbonat) kaybıdır.
4
İlaç öyküsü ile klinik tablonun birleştirilmesi
Tenofovir disoproksil fumarat, antiretroviral ilaçlar arasında ilaca bağlı Fanconi sendromu ve ABH'nin en yaygın nedenidir.
Tanıyı spesifik bir etiyolojiye bağlar.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı (Tenofovir) proksimal tübül hasarı ve Fanconi sendromu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru →

6868 yaşında diyabetik ve bilinen evre 33 kronik böbrek hastalığı (bazal kreatinin: 1,61,6 mg/dL) olan erkek hasta, kararlı angina pektoris nedeniyle yapılan koroner anjiyografi sonrası 2424. saatte değerlendiriliyor. Hastanın idrar çıkışının son 2424 saatte 600600 mL olduğu saptanıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg olup volüm fazlalığı veya açığına dair bulgu saptanmıyor.

Laboratuvar ParametresiDeğer
Serum Kreatinin2,52,5 mg/dL
BUN4242 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1414 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0,7\%0,7
İdrar SedimentiKahverengi granüler silindirler

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrast nefropatisi

Cevap

Kontrast nefropatisi
Kontrast nefropatisi (CI-AKI), renal tübüler epitelde doğrudan toksik hasar ve kontrast maddeye bağlı gelişen şiddetli medüller vazokonstrüksiyon sonucu oluşur. Bu hastada olduğu gibi sedimentte kahverengi granüler silindirlerin olması ATN'yi gösterir. ATN'de genellikle sodyum geri emilimi bozulduğu için FENaFENa değerinin %1\%1'in (hatta %2\%2'nin) üzerinde olması beklenir; ancak kontrast nefropatisi, yoğun vazokonstrüksiyonun sodyum reabsorpsiyonunu uyarması nedeniyle başlangıçta düşük FENaFENa ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zamanlamayı analiz et
İşlemden (kontrast maruziyeti) 2424 saat sonra kreatinin artışı saptanmıştır.
Kontrast nefropatisi tipik olarak maruziyetten 24−4824-48 saat sonra başlar ve 3−53-5. günlerde pik yapar.
2
İdrar sedimentini yorumla
Kahverengi granüler silindirler saptanmıştır.
Bu bulgu akut tübüler nekrozun (ATN) kesin kanıtıdır ve prerenal nedenleri dışlar.
3
Fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) değerini değerlendir
FENaFENa değerinin %0,7\%0,7 (yani <%1<\%1) olduğu görülmüştür.
Genellikle ATN'de FENaFENa >%2>\%2 olması beklense de, kontrast nefropatisi erken dönemdeki yoğun vazokonstrüksiyon nedeniyle düşük FENaFENa ile seyredebilen nadir ATN nedenlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Kontrast nefropatisi, ATN tipinde bir hasar olmasına rağmen erken dönemde düşük FENaFENa (%1\%1'in altı) ile seyreden nadir tablolardan biridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru →

6262 yaşında erkek hasta, son bir haftadır gövdesinde ve kollarında yaygın kaşıntılı döküntü, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinden yaklaşık 1212 gün önce mide yanması şikayeti için omeprazol başlandığı öğreniliyor. Fizik muayenede ateş 37.9∘C37.9^{\circ}C, kan basıncı 135/85135/85 mmHg saptanıyor; gövdede makülopapüler döküntüler mevcut, pretibial ödem saptanmıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Serum Kreatinin2.82.8 mg/dL (bazal: 0.90.9 mg/dL)
BUN4242 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaUNa)4848 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%1.9\%1.9
İdrar MikroskopisiSteril piyüri, lökosit silendirleri, nadir eritrosit

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

Klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı Akut interstisyel nefrit seçeneğidir.
Doğru cevap olan 'Akut interstisyel nefrit', hastanın proton pompası inhibitörü kullanım öyküsü, eşlik eden sistemik aşırı duyarlılık bulguları (ateş, döküntü) ve idrardaki spesifik enflamasyon bulguları (steril piyüri ve lökosit silendirleri) ile tam uyumludur. FENaFENa değerinin %1.9\%1.9 olması da hasarın renal (intrinsik) bölgede olduğunu teyit eder.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek hasarının tipini belirlemek için FENaFENa ve laboratuvar değerlerini analiz et.
FENa=%1.9FENa = \%1.9 (%1\%1'den büyük) olması böbrek hasarının prerenal değil, intrinsik (renal) kaynaklı olduğunu gösterir.
FENa>%1FENa > \%1 değeri tübüler sodyum geri emiliminin bozulduğunu ve hasarın parankimal olduğunu kanıtlar.
2
Klinik ipuçlarını (ilaç öyküsü ve fizik muayene) değerlendir.
Proton pompası inhibitörü (omeprazol) kullanımı, ateş ve makülopapüler döküntü varlığı ilaç ilişkili bir aşırı duyarlılık reaksiyonunu düşündürür.
Akut interstisyel nefrit (AİN), özellikle PPI, NSAİİ ve antibiyotik kullanımı sonrası klasik triadı (ateş, döküntü, eozinofili) veya bu bulguların bir kısmını gösteren immünolojik bir tablodur.
3
İdrar sedimenti bulgularını yorumla.
Steril piyüri ve lökosit silendirlerinin varlığı, tübülointerstisyel bölgede enflamasyon olduğunu gösterir.
Lökosit silendirleri, böbrek parankiminden (özellikle interstisyumdan) kaynaklanan enflamasyonun en önemli mikroskobik kanıtıdır.

Anahtar Kavram

İlaç ilişkili Akut İnterstisyel Nefrit (AİN), ateş, döküntü ve böbrek fonksiyonlarında bozulma ile karakterize intrinsik bir akut böbrek hasarı nedenidir.
Soru 52Soru →

7272 yaşında kadın hasta, 33 gündür devam eden şiddetli ishal ve halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde turgor ve tonus azalmış, kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabız 110110/dakika saptanıyor. Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin1.81.8 mg/dL (Bazal: 0.90.9 mg/dL)
BUN6262 mg/dL
İdrar Sodyumu1212 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENa)%0.6\%0.6

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki akut böbrek hasarı için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal azotemi

Cevap

Prerenal azotemi
Hastanın klinik tablosundaki sıvı kaybı öyküsü (ishal) ve fizik muayene bulguları (hipotansiyon, turgor kaybı) böbrek öncesi bir yetmezliği düşündürmektedir. Laboratuvar verilerinde BUN/Kreatinin oranının 3434 olması, idrar sodyumunun 2020 mEq/L altında (1212 mEq/L) ve fraksiyone sodyum ekskresyonunun %1\%1 altında (%0.6\%0.6) olması, böbrek tübüllerinin sodyumu geri emme yeteneğinin korunduğunu gösterir. Bu bulgular prerenal azotemi tanısı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
Hipovolemi/Dehidratasyon
Hastada ishal öyküsü, hipotansiyon, taşikardi ve turgor-tonus azalması vücut sıvı hacminin azaldığını gösterir.
2
BUN ve Kreatinin oranının hesaplanması
62/1.8≈3462 / 1.8 \approx 34 (oran >20>20)
Prerenal durumlarda böbrek perfüzyonu azaldığı için üre geri emilimi artar ve BUN/Kreatinin oranı tipik olarak 20'nin üzerine çıkar.
3
İdrar sodyumu ve FENa değerlerinin yorumlanması
FENa <%1<\%1 ve İdrar Na <20<20 mEq/L
Böbreklerin hipovolemiye yanıtı, sodyum ve suyu maksimum düzeyde geri emerek volümü korumaya çalışmaktır; bu da idrarda sodyumun çok düşük olmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Prerenal azotemi, böbrek parankim hasarı olmaksızın böbrek kan akımının azalmasına bağlı gelişen ve uygun sıvı tedavisiyle hızla düzelen fonksiyonel bir böbrek yetmezliğidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 53Soru →

5858 yaşında erkek hasta, karın şişliğinde artış ve son 33 gündür idrar miktarında belirgin azalma şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı karaciğer sirozu (Child-Pugh C) mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 9292/dakika, yaygın asit ve derin ikter saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 2.82.8 mg/dL (bir ay önceki bazal değeri 1.11.1 mg/dL), BUN 5252 mg/dL, idrar sodyumu 88 mEq/L ve FENa <%1<\%1 olarak saptanıyor. Tam idrar tetkikinde proteinüri saptanmıyor ve mikroskopide silindir görülmüyor. Hastaya yapılan 22 günlük 11 g/kg/gün dozunda albümin infüzyonu sonrası kreatinin değerinde düşüş gözlenmiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepatorenal sendrom

Cevap

Hepatorenal sendrom
Hepatorenal sendrom (HRS), ileri evre karaciğer hastalığı olan bireylerde gelişen, belirgin vazokonstriksiyon ve azalmış renal perfüzyon ile karakterize bir ABH tipidir. Tanı için hastanın böbrek dışı nedenlerle (şok, nefrotoksik ilaçlar) açıklanamayan bir ABH tablosunda olması ve en az 22 gün boyunca albümin ile hacim genişletilmesine yanıt vermemesi gerekir. Hastada düşük idrar sodyumu ve düşük FENa gibi prerenal bulgular mevcuttur ancak albümin infüzyonu sonrası kreatinin düşmemesi, tanıyı hepatorenal sendroma yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Akut Böbrek Hasarı (ABH) tanısının doğrulanması
Kreatinin değerinin bazalin 22 katından fazla artması (1.1→2.81.1 \rightarrow 2.8 mg/dL) ABH tanısını doğrular.
Tanısal kriterleri belirlemek.
2
İdrar sodyumu ve FENa değerlerinin analizi
İdrar sodyumu (88 mEq/L) ve FENa'nın (<%1<\%1) düşük olması, böbreğin sodyum tutma yeteneğinin korunduğunu ve tablonun 'prerenal' fizyolojide olduğunu gösterir.
Yetmezliğin mekanizmasını (prerenal vs renal) ayırt etmek.
3
Hacim genişletme (Albümin) testinin değerlendirilmesi
22 gün boyunca uygulanan yüksek doz albümin tedavisine yanıt alınamaması, basit prerenal azotemi tanısını dışlar.
Hepatorenal sendrom (HRS) tanısı için zorunlu olan kriteri test etmek.
4
Diğer nedenlerin (ATN, nefrotoksisite) dışlanması
İdrar sedimentinin bland olması ve şok öyküsünün olmaması ile ATN dışlanır.
Ayırıcı tanıyı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Hepatorenal Sendrom Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 54Soru →

7474 yaşında erkek hasta, bacaklarında ağrılı morarmalar ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon, tip 2 diabetes mellitus ve yaygın aterosklerotik damar hastalığı öyküsü mevcut olup, 33 hafta önce koroner arter hastalığı nedeniyle perkütan koroner girişim (anjiyografi) yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde bacaklarda livedo reticularis ve ayak parmaklarında siyanotik görünüm (mavi parmak sendromu) saptanıyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin4.54.5 mg/dL (Bazal: 1.21.2 mg/dL)
BUN7272 mg/dL
İdrar Sodyumu4444 mEq/L
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%1.6\%1.6
Tam Kan SayımıEozinofili saptandı
Serum Kompleman (C3)Düşük

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aterombolik böbrek hastalığı

Cevap

Aterombolik böbrek hastalığı (Kolesterol Embolizasyonu Sendromu)
Aterombolik böbrek hastalığı (Kolesterol Embolizasyon Sendromu), sıklıkla anjiyografi gibi damar içi girişimlerden sonra kolesterol kristallerinin embolize olmasıyla oluşur. Hastada görülen progresif böbrek yetmezliği, livedo reticularis, mavi parmak sendromu, eozinofili ve kompleman düşüklüğü bu tanı için klasik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü ve tetikleyici faktörü değerlendir.
Hastanın 33 hafta önce geçirdiği vasküler girişim (anjiyografi), kolesterol plaklarının rüptürü için ana risk faktörüdür.
Vasküler girişimler kolesterol kristallerinin renal arterlere ve periferik damarlara yayılmasına neden olur.
2
Sistemik muayene bulgularını yorumla.
Livedo reticularis ve mavi parmak sendromu (blue toe syndrome), kolesterol embolizasyonunun deri bulgularıdır.
Kristallerin küçük arterleri tıkaması doku iskemisine ve karakteristik deri değişikliklerine yol açar.
3
Laboratuvar verilerini ve zamanlamayı analiz et.
Gecikmiş ABH seyri (33 hafta sonra), eozinofili ve düşük kompleman seviyeleri aterombolik hastalığı destekler.
Kontrast nefropatisi erken (2424-4848 saat) gelişirken, aterombolik ABH haftalar içinde kademeli bir seyir izler. Eozinofili ve kompleman aktivasyonu kristal kaynaklı inflamasyonu gösterir.

Anahtar Kavram

Vasküler girişim sonrası gelişen ve deri bulgularının eşlik ettiği akut böbrek hasarında, eozinofili ile birlikte en olası tanı aterombolik böbrek hastalığıdır.

Alternatif Yöntem

Zaman çizelgesi yöntemi: İşlemden 11-33 gün sonra ABH -> Kontrast nefropatisi; 11-44 hafta sonra sistemik bulgulu ABH -> Aterombolik hastalık.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 55Soru →

6868 yaşında erkek hasta, tip 22 diabetes mellitus ve hipertansiyon tanılarıyla izlenmektedir. Koroner arter hastalığı şüphesiyle koroner anjiyografi yapılan hastanın işlem öncesi bazal serum kreatinin değeri 1.41.4 mg/dL saptanmıştır. İşlemden 2424 saat sonra hastanın idrar miktarında azalma (500500 mL/gün) ve halsizlik şikayeti gelişiyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85135/85 mmHg, kalp hızı 7878/dakika, turgor ve tonus normaldir. Laboratuvar incelemesinde;

ParametreSonuç
Serum Kreatinin2.02.0 mg/dL
BUN3030 mg/dL
Serum Sodyum140140 mEq/L
İdrar Sodyumu1414 mEq/L
İdrar Kreatinini7070 mg/dL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrast nefropatisi

Cevap

Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları Kontrast Nefropatisi ile uyumludur.
Kontrast nefropatisi, diyabetik ve bazal böbrek fonksiyonu bozuk hastalarda riskin yüksek olduğu, kontrast madde sonrası ilk 24-48 saatte kreatinin artışıyla karakterize bir durumdur. Patofizyolojisinde medüller hipoksi ve doğrudan tübüler toksisite yer alsa da, klinik olarak FENa değerinin prerenal hastalar gibi düşük (%1 altı) saptanması ayırt edici ve önemli bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENa) hesaplanır.
FENa=I˙drarSodyumu×SerumKreatininSerumSodyum×I˙drarKreatinini×100FENa = \frac{İdrar Sodyumu \times Serum Kreatinin}{Serum Sodyum \times İdrar Kreatinini} \times 100 formülüyle; 14×2.0140×70×100=%0.28\frac{14 \times 2.0}{140 \times 70} \times 100 = \%0.28 olarak bulunur.
ABH tipini (prerenal/renal) ayırt etmek için en değerli parametrelerden biridir.
2
BUN/Kreatinin oranı değerlendirilir.
30/2.0=1530 / 2.0 = 15 olarak bulunur.
Prerenal azotemide bu oranın genellikle 20'nin üzerinde olması beklenir.
3
Zaman çizelgesi ve risk faktörleri analiz edilir.
İşlemden 24 saat sonra gelişen kreatinin artışı, bazal diyabet ve kronik böbrek hastalığı varlığı (Kreatinin 1.4) kontrast nefropatisi riskini artırır.
Kontrast nefropatisi tipik olarak ilk 24-48 saatte başlarken, aterom embolisi daha geç ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Kontrast nefropatisi, bir akut tübüler nekroz (ATN) formu olmasına rağmen, renal vazokonstriksiyon nedeniyle prerenal azotemi gibi düşük FENa (%1'in altı) ile seyredebilen nadir renal (intrinsik) ABH nedenlerinden biridir.

Daha Fazla Pratik

Kontrast nefropatisinden korunmada en etkili yöntemin işlem öncesi ve sonrası uygun intravenöz hidrasyon olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru →

2424 yaşında erkek hasta, bir gün önce katıldığı yoğun bir maraton sonrası yaygın kas ağrısı, halsizlik ve idrar renginde belirgin koyulaşma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85 mmHg135/85 \, mmHg, nabız 92/dakika92/dakika ölçülüyor; sistemik muayenede her iki bacak kas grubunda yaygın hassasiyet ve ödem saptanıyor. Hastanın laboratuvar ve idrar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin3.4 mg/dL3.4 \, mg/dL (Önceki yıl: 0.9 mg/dL0.9 \, mg/dL)
BUN52 mg/dL52 \, mg/dL
Serum Potasyum5.6 mEq/L5.6 \, mEq/L
Serum Kreatin Kinaz (CK)85.000 U/L85.000 \, U/L
İdrar Sodyumu (UNaUNa)58 mEq/L58 \, mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%2.9\%2.9
İdrar MikroskopisiKahverengi granüler (çamur gibi) silendirler
İdrar DipstickKan: 3+3+, Protein: 1+1+
İdrar Sediment MikroskopisiEritrosit: 0−10-1 /her sahada

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rabdomiyolize bağlı akut tübüler nekroz

Cevap

Yoğun egzersiz öyküsü, miyoglobinüri bulguları (dipstick/mikroskopi uyumsuzluğu) ve intrensek tipte böbrek hasarı (FENa>%2FENa > \%2, granüler silendirler) nedeniyle en olası tanı rabdomiyolize bağlı akut tübüler nekrozdur.
Hastanın maraton sonrası gelişen yaygın kas ağrısı ve aşırı yüksek Kreatin Kinaz (85.000 U/L85.000 \, U/L) düzeyi rabdomiyolizi doğrular. İdrar dipstick testinde 'kan' pozitifliği varken mikroskopide eritrosit saptanmaması, idrardaki pigmentin hemoglobin değil miyoglobin olduğunu (miyoglobinüri) gösterir. Akut gelişen kreatinin artışına eşlik eden yüksek idrar sodyumu (58 mEq/L58 \, mEq/L), yüksek fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENa>%2FENa > \%2) ve idrar sedimentindeki tipik 'kahverengi granüler silendirler', tablonun intrensek bir hasar olan Akut Tübüler Nekroz (ATN) olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve idrar rengi analizi
Maraton sonrası kas ağrısı ve koyu idrar, rabdomiyoliz şüphesini uyandırır.
Yoğun fiziksel aktivite çizgili kas yıkımına (rabdomiyoliz) yol açabilir.
2
İdrar tetkikinin (dipstick ve mikroskopi) karşılaştırılması
Dipstickte kan pozitif ancak mikroskopide eritrosit yok; bu durum miyoglobinüriye işaret eder.
Dipstickteki psödoperoksidaz aktivitesi hemoglobini olduğu gibi miyoglobini de saptar, ancak mikroskopide hücre görülmez.
3
Böbrek hasarının tipinin belirlenmesi
FENaFENa değerinin %2.9\%2.9 (yüksek) ve idrarda kahverengi granüler silendirlerin olması intrensek böbrek hasarını gösterir.
Tübüler epitel hasarı (Akut Tübüler Nekroz) durumunda sodyum geri emilimi bozulur ve hasarlı hücreler granüler silendirleri oluşturur.

Anahtar Kavram

Miyoglobinüriye bağlı gelişen nefrotoksisite sonucu oluşan Akut Tübüler Nekroz (ATN) tablosunun tanınması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru →

Alkolik siroz tanısıyla takip edilen 54 yaşında erkek hasta, karın şişliğinde artış ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede masif asit saptanıyor, kan basıncı 105/65 mmHg, nabız 88/dakika olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde Serum Kreatinin: 2.4 mg/dL (bazal değeri 0.8 mg/dL), BUN: 55 mg/dL olarak bulunuyor. Tam idrar tetkikinde proteinüri veya hematüri saptanmıyor; idrar mikroskopisinde özellik görülmüyor. İdrar sodyumu < 10 mEq/L olarak ölçülüyor. Hastanın mevcut diüretik tedavisi kesilip 2 gün boyunca 1 g/kg/gün albümin infüzyonu ile hacim genişletmesi yapılmasına rağmen serum kreatinin değerinde düzelme gözlenmiyor. Şok tablosu veya nefrotoksik ilaç kullanım öyküsü bulunmayan hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepatorenal sendrom

Cevap

En olası tanı Hepatorenal Sendrom'dur (HRS-AKI).
Bu hasta Uluslararası Asit Kulübü'nün (ICA) Hepatorenal Sendrom (HRS-AKI) tanı kriterlerini karşılamaktadır: 1) Siroz ve asit varlığı, 2) AKI tanısı, 3) Diüretik kesilip plazma hacim genişletmesi (albümin) yapılmasına rağmen kreatininde düzelme olmaması, 4) Şok tablosunun olmaması, 5) Nefrotoksik ilaç kullanımının olmaması, 6) Parankimal böbrek hastalığı (proteinüri, hematüri, anormal USG) bulgularının olmaması. İdrar sodyumunun düşük olması ve normal idrar sedimenti, tanıyı ATN'den uzaklaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Siroz zemininde gelişen AKI, düşük idrar sodyumu (< 10 mEq/L) ve normal idrar sedimenti (benign) varlığı.
Bu bulgular öncelikle prerenal azotemi veya hepatorenal sendrom gibi fonksiyonel böbrek yetmezliklerini düşündürür.
2
Volüm replasmanına yanıtı analiz et
Diüretik kesilmesi ve albümin ile volüm genişletilmesine rağmen kreatinin düzelmemiştir.
Prerenal azotemi volüm replasmanına yanıt verir. Yanıt alınamaması ve yapısal böbrek hastalığı (ATN, AIN) bulgularının olmaması Hepatorenal Sendrom tanısını koydurur.

Anahtar Kavram

Sirozlu hastalarda Hepatorenal Sendrom (HRS) tanısı, prerenal azotemiden volüm replasmanına (albümin) yanıt alınamaması ile ayırt edilir. Her iki durumda da idrar sodyumu düşük olabilir.

İpuçları

1
Hastanın idrar sodyumu çok düşük (< 10 mEq/L), bu durum böbrek tübüllerinin sağlam olduğunu ve sodyumu geri emebildiğini gösterir.
2
Prerenal azotemi ile karışabilen bu tabloda, ayırıcı tanıdaki en önemli basamak hastanın sıvı tedavisine (albümin) verdiği yanıttır.
3
Sirozlu bir hastada, sıvı tedavisine yanıt vermeyen 'fonksiyonel' böbrek yetmezliği tablosudur.

Daha Fazla Pratik

Hepatorenal sendrom tedavisinde kullanılan vazokonstriktör ajanların (terlipressin, midodrin) etki mekanizmalarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 3
Akut Böbrek Hasarı Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin