Kistik ve Kalıtsal Böbrek Hastalıkları

59 soru

Soru 1Soru →

3232 yaşında erkek hasta, babasında otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ADPKDADPKD) olması nedeniyle yapılan taramada her iki böbrekte çok sayıda kist saptanarak ADPKDADPKD tanısı alıyor. Kan basıncı 145/95145/95 mmHgmmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1.11.1 mg/dLmg/dL (eGFR: 9292 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) saptanıyor. Abdominal MRG ile yapılan hacim ölçümünde boya göre düzeltilmiş toplam böbrek hacmi (htTKVhtTKV) 820820 mL/mmL/m (MayoMayo SınıfSınıf 1E1E) olarak hesaplanıyor.

Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mayo Sınıf 1E olması ve genç yaşta olması nedeniyle hızlı progresyon riski yüksektir; Tolvaptan tedavisi endikedir.

Cevap

Hızlı progresyon riski yüksek olan Mayo Sınıf 1E hastasında Tolvaptan tedavisi endikedir.
Hastanın Mayo Sınıf 1E1E kategorisinde olması, htTKV değerinin yaşa göre çok yüksek olduğunu ve hızlı bir şekilde son dönem böbrek yetmezliğine ilerleme riskinin bulunduğunu gösterir. Güncel nefroloji kılavuzları, Mayo 1C1C, 1D1D ve 1E1E olan, 18−5018-50 yaş aralığındaki ve eGFR değeri 3030 ml/dkml/dk üzerinde olan ADPKD hastalarında progresyonu yavaşlatmak amacıyla Tolvaptan başlanmasını önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın progresyon riskini değerlendir
Boya göre düzeltilmiş toplam böbrek hacminin (htTKVhtTKV) 820820 mL/mmL/m ve Mayo Sınıf 1E1E olması, hastanın çok yüksek risk grubunda olduğunu gösterir.
Tedavi planı için hastanın prognozunun belirlenmesi gerekir.
2
Tolvaptan endikasyon kriterlerini kontrol et
Genç yaş (18−5018-50), eGFR > 3030 ml/dkml/dk ve Mayo 1C−1E1C-1E sınıflandırması Tolvaptan başlanması için temel kriterlerdir.
Tolvaptan, kist proliferasyonunu yavaşlatarak böbrek fonksiyon kaybını geciktiren tek spesifik tedavidir.
3
Ekstrarenal ve sistemik bulguları doğrula
En sık ekstrarenal kist karaciğerdedir; HT tedavisinde ise ACEi/ARB ilk seçenektir.
Diğer şıkların yanlışlığını teyit etmek için sistemik bilgiler kullanılır.

Anahtar Kavram

ADPKD'de Mayo Klinik Görüntüleme Sınıflandırması ve Tolvaptan Endikasyonları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru →

2626 yaşında kadın hasta, tesadüfen saptanan böbrek kistleri ve kan şekeri yüksekliği nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinde 1919 yaşında "tip 22 diyabet" tanısı aldığı ve oral antidiyabetiklerle kan şekerinin regüle edilemediği, insülin tedavisine başlandığı öğreniliyor. Yapılan jinekolojik muayenesinde uterus didelfis saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1.41.4 mg/dL, magnezyum 1.21.2 mg/dL (N: 1.7−2.21.7-2.2), potasyum 3.83.8 mEq/L bulunuyor. Renal ultrasonografide her iki böbrekte dağınık yerleşimli, en büyüğü 1.51.5 cm olan birkaç adet kistik oluşum ve ekojenite artışı saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası genetik mutasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HNF1B

Cevap

HNF1B mutasyonuna bağlı Renal Kist ve Diyabet (RCAD) Sendromu
HNF1B mutasyonu, 'Renal Kist ve Diyabet (RCAD) Sendromu' olarak da bilinen tabloya yol açar. Bu tabloda en önemli özellikler; genç yaşta ortaya çıkan ve insülin gerektirebilen diyabet (MODY5), böbreklerde kistik değişiklikler (genellikle küçük ve az sayıda), hipomagnezemi ve Müllerian kanal anomalileridir (uterus didelfis, bikornuat uterus vb.). Vaka bu bulguların tamamını içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Renal kistler + Erken başlangıçlı diyabet (MODY5) + Genital anomali (Uterus didelfis) + Hipomagnezemi
Herediter böbrek hastalıklarında ekstraneral bulgular tanı koydurucudur.
2
Ayırıcı tanı yap
Diyabetin varlığı ve hipomagnezemi, ADTKD alt tipleri arasından HNF1B'yi işaret eder.
UMOD mutasyonunda gut ön plandadır, HNF1B mutasyonunda ise diyabet ve kistler (RCAD) karakteristiktir.

Anahtar Kavram

HNF1B mutasyonu (ADTKD-HNF1B) - Renal Kist ve Diyabet (RCAD) Sendromu

Daha Fazla Pratik

ADTKD-UMOD ve ADTKD-HNF1B arasındaki temel klinik farkları (Gut vs. Diyabet) içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru →

2828 yaşında bir kadın hasta, babasında otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ADPKDADPKD) öyküsü olması nedeniyle tarama amaçlı nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg olup, laboratuvar incelemelerinde serum kreatinin düzeyi 0.70.7 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Yapılan renal ultrasonografide sağ böbrekte 11, sol böbrekte 22 adet basit kist izleniyor; karaciğer ve pankreas normal değerlendiriliyor. Bu hasta için en olası tanısal değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15−3915-39 yaş aralığında, aile öyküsü varlığında toplamda en az 33 renal kist bulunması tanı için yeterlidir.

Cevap

Aile öyküsü olan 15−3915-39 yaş arası hastalarda toplamda en az 33 kist bulunması tanı koydurucudur.
Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ADPKDADPKD) tanısında, birinci derece akrabasında hastalık öyküsü olan bireyler için güncel Pei-Curhan kriterleri uygulanır. Bu kriterlere göre, 15−3915-39 yaş arasındaki bir kişide ultrasonografide tek veya çift taraflı fark etmeksizin toplamda en az 33 renal kist saptanması tanı için yeterlidir. Hasta 2828 yaşında olduğundan ve 33 kisti bulunduğundan tanı kriterlerini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve risk durumunu belirle.
2828 yaşında ve birinci derece akrabada ADPKDADPKD öyküsü var (%5050 risk).
Tanı kriterleri yaşa ve aile öyküsüne göre değişir.
2
Ultrasonografideki toplam renal kist sayısını hesapla.
Sağda 11, solda 22 olmak üzere toplam 33 kist.
Güncel kriterler toplam kist sayısına veya her iki böbrekteki kist dağılımına odaklanır.
3
Yaşa özgü Pei-Curhan kriterlerini uygula.
15−3915-39 yaş grubu için ≥3\geq 3 kist kriteri karşılanmaktadır.
Pei kriterleri, yüksek riskli popülasyonlarda ultrasonografinin tanısal gücünü yaş gruplarına göre standardize eder.

Anahtar Kavram

ADPKD'de ultrasonografi ile tanı koymada yaşa göre değişen kist sayısı kriterleri (Pei-Curhan Kriterleri).
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 4Soru →

34 yaşında erkek hasta, rutin kontroller sırasında serum kreatinin yüksekliği saptanması üzerine nefroloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın öyküsünden 22 yaşından beri sık tekrarlayan podagra (gut) atakları nedeniyle tedavi gördüğü öğreniliyor. Soy geçmişinde babasının 55 yaşında son dönem böbrek yetmezliği tanısı aldığı ve amcasının da genç yaşta gut tanısı olduğu belirtiliyor.

Yapılan fizik muayenede kan basıncı 130/80 mmHg olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 1.8 mg/dL, ürik asit 9.2 mg/dL saptanıyor. Tam idrar tetkikinde dansite 1.012, protein negatif, eritrosit negatif ve lökosit negatif olarak bulunuyor. Renal ultrasonografide her iki böbrek boyutu hafif küçülmüş olup, kortikomedüller ayrım silinmiş ve her iki böbrekte birkaç adet milimetrik kortikomedüller kist izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otozomal Dominant Tübülointerstisyel Böbrek Hastalığı (ADTKD)

Cevap

Otozomal Dominant Tübülointerstisyel Böbrek Hastalığı (ADTKD)
Soruda tarif edilen vaka Otozomal Dominant Tübülointerstisyel Böbrek Hastalığı (ADTKD), eski adıyla Medüller Kistik Böbrek Hastalığı için klasiktir. Bu hastalığın en önemli özelliği, böbrek fonksiyonlarındaki bozulmayla orantısız şekilde erken dönemde ortaya çıkan hiperürisemi ve gut ataklarıdır. Hastalar genellikle 30-50 yaşlarında son dönem böbrek yetmezliğine ilerler. İdrar tetkikinin 'bland' olması (hematüri ve proteinüri olmaması), glomerüler hastalıklardan ayrımda kilit noktadır. Ultrasonda böbreklerin normal veya küçük boyutta olması ve kortikomedüller bileşkede kistlerin görülmesi tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, erken başlangıçlı gut öyküsü, ilerleyici kronik böbrek yetmezliği (KBY) ve aile öyküsü var.
Semptomlar kalıtsal bir böbrek hastalığını işaret ediyor.
2
İdrar bulgularını değerlendir
İdrar sedimenti 'bland' (sakin); hematüri veya proteinüri yok.
Bu bulgu glomerüler hastalıkları (Alport, Fabry gibi) dışlar ve tübülointerstisyel bir süreci düşündürür.
3
Görüntüleme bulgularını yorumla
Böbrekler küçük veya normal boyutta, kortikomedüller kistler var ama ODPBH'deki gibi masif kistik büyüme yok.
Büyük böbrekler ODPBH'yi, normal/küçük böbrekler ve kistler ADTKD'yi (eski adıyla Medüller Kistik Böbrek Hastalığı) destekler.
4
Ayırıcı tanıyı yap
Erken yaşta gut ve KBY birlikteliği, özellikle Uromodulin (UMOD) mutasyonuna bağlı ADTKD için tipiktir.
ADTKD-UMOD hastalarında fraksiyonel ürik asit ekskresyonu düşüktür, bu da hiperürisemi ve gut ataklarına neden olur.

Anahtar Kavram

Erken başlangıçlı gut, ailevi geçişli kronik böbrek yetmezliği ve 'temiz' idrar sedimenti (hematüri/proteinüri yokluğu) üçlüsü Otozomal Dominant Tübülointerstisyel Böbrek Hastalığı'nın (ADTKD) tipik özellikleridir.

İpuçları

1
Hastada glomerüler bir patoloji (hematüri, proteinüri) yok, sorun tübülointerstisyel alanda.
2
Genç yaşta başlayan gut öyküsü ve ailede böbrek yetmezliği, bu hastalığın en tipik ipucudur (özellikle UMOD gen mutasyonu).
3
Eskiden 'Medüller Kistik Böbrek Hastalığı' olarak bilinen bu hastalıkta böbrekler ODPBH'nin aksine büyümez, küçülür.

Daha Fazla Pratik

ADTKD tanısı konan bir ailede genetik danışmanlık ve hiperürisemi yönetimi üzerine bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru →

2222 yaşında kadın hasta, babasına otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanısı konulması üzerine nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın herhangi bir şikayeti olmayıp fizik muayenesi ve kan basıncı normaldir. Yapılan renal ultrasonografisinde sağ böbrekte 22, sol böbrekte 11 adet kist saptanıyor. Bu hastada ODPBH tanısı koymak için kullanılan ultrasonografik tanı kriterlerine (Pei-Unified kriterleri) göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15−3915-39 yaş grubunda toplam 33 kist (unilateral veya bilateral) yeterli olduğu için hastaya ODPBH tanısı konur.

Cevap

Hastanın yaşı ve ultrasonografide saptanan toplam kist sayısı Pei-Unified kriterlerini karşıladığı için ODPBH tanısı konulur.
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanısında, aile öyküsü olan riskli bireylerde ultrasonografi birincil tanı aracıdır. Pei-Unified kriterlerine göre 15−3915-39 yaş aralığındaki bireylerde, böbreklerin birinde veya her ikisinde toplamda en az 33 kist saptanması tanı koymak için yeterlidir. Bu hastada saptanan toplam 33 kist (2+12+1), yaş grubu için belirlenen eşiği karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve aile öyküsünü belirle.
2222 yaşında, birinci derece akrabasında ODPBH öyküsü mevcut.
ODPBH tanısı için yaşa özgü ultrasonografik kriterler, aile öyküsü olan bireylerde uygulanır.
2
Ultrason bulgularını ve toplam kist sayısını değerlendir.
Sağda 22, solda 11 olmak üzere toplam 33 kist saptanmıştır.
Kriterler genellikle toplam kist sayısı veya her iki böbrekteki kist dağılımı üzerinden tanımlanır.
3
15−3915-39 yaş grubu için Pei-Unified (Modifiye Ravine) kriterlerini hatırla.
Bu yaş grubunda tanı için tek veya iki taraflı toplam ≥3\geq 3 kist bulunması gereklidir.
Pei ve arkadaşlarının güncellediği kriterler, hem PKD1 hem de PKD2 genetik mutasyonlarını kapsayacak şekilde optimize edilmiştir.
4
Bulguları kriterlerle karşılaştırarak sonucu belirle.
Hasta 33 kiste sahip olduğu için tanı eşiğini tam olarak karşılamaktadır.
Yaş grubu kriterlerine uyum, klinik tanının kesinleşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

ODPBH Ultrasonografik Tanı Kriterleri (Pei-Unified)

Daha Fazla Pratik

ODPBH hastalarında hangi klinik ve radyolojik parametrelerin (örneğin Mayo sınıflaması) hızlı progresyon riskini öngördüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru →

1818 yaşında erkek hasta, idrarda çay rengi renk değişikliği ve halsizlik şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki kulakta sensorinöral işitme kaybı tespit ediliyor. Oftalmolojik muayenede ise "anterior lentikonus" saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde mikroskobik hematüri ve 1.21.2 g/gu¨ng/gün proteinüri saptanıyor. Bu hastanın tanısının doğrulanması amacıyla yapılan böbrek biyopsisinde, elektron mikroskobik incelemede aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glomerül bazal membranında lamina densanın incelme ve kalınlaşma alanları ile karakterize sepet örgüsü (basket-weave) görünümü

Cevap

Glomerül bazal membranında lamina densanın incelme ve kalınlaşma alanları ile karakterize sepet örgüsü (basket-weave) görünümü
Alport Sendromu, glomerül bazal membranında Tip IVIV kollajenin α−3\alpha-3, α−4\alpha-4 veya α−5\alpha-5 zincirlerindeki defekt sonucu oluşur. Elektron mikroskobunda bazal membranın lamina densasında lamelizasyon, düzensiz kalınlaşma ve incelme odakları izlenir ki bu görünüme 'sepet örgüsü' (basket-weave) adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada hematüri, sensorinöral işitme kaybı ve anterior lentikonus saptandı.
Bu üçlü bulgu Alport Sendromu'nun klasik klinik triadıdır.
2
Tanının netleştirilmesi
Hastalık Alport Sendromu olarak teşhis edildi.
Genç erkek hastada işitme ve göz bulgularıyla birlikte seyreden kalıtsal nefrit tablosu Alport Sendromu'na işaret eder.
3
Morfolojik bulgunun belirlenmesi
Elektron mikroskobunda sepet örgüsü görünümü beklenir.
Tip IVIV kollajen zincirlerindeki genetik defekt nedeniyle bazal membranda düzensiz incelme, kalınlaşma ve lamelizasyon (sepet örgüsü) oluşur.

Anahtar Kavram

Alport Sendromu, tip IVIV kollajen sentezindeki genetik defekte bağlı gelişen, hematüri, sensorinöral işitme kaybı ve oküler bulgularla (anterior lentikonus) seyreden kalıtsal bir hastalıktır; elektron mikroskobunda 'sepet örgüsü' (basket-weave) görünümü ile tanınır.
Soru 7Soru →

Her iki böbrekte çok sayıda kist ve evre 22 kronik böbrek hastalığı saptanan 4646 yaşında erkek hastanın babasının 5050 yaşında intrakraniyal anevrizma rüptürü nedeniyle eks olduğu öğreniliyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 160/100160/100 mmHgmmHg ölçülüyor. Bu hastanın klinik özellikleri ve olası komplikasyonları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastalarda en sık görülen ekstrarenal tutulum karaciğer kistleridir.

Cevap

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı'nda en sık saptanan ekstrarenal bulgu karaciğer kistleridir.
Karaciğer kistleri, ODPBH tanısı alan yetişkinlerde en yaygın görülen ekstrarenal bulgudur. Genellikle asemptomatik seyretmekle birlikte, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar ve kadınlarda (özellikle çok doğum yapmış olanlarda) kist boyutları daha büyük olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Hasta bilateral böbrek kistleri, hipertansiyon ve ailede anevrizma öyküsü ile tipik ODPBH tablosundadır.
Sorunun hangi kalıtsal hastalıkla ilgili olduğunu netleştirmek için.
2
Ekstrarenal bulguları ve sıklıklarını değerlendir.
Karaciğer kistleri (%70-90), MVP (%25), divertiküller ve intrakraniyal anevrizmalar (%5-10) en önemli bulgulardır.
En sık görülen bulguyu seçeneklerle karşılaştırmak için.
3
Doğru ifadeyi seç.
Karaciğer kistlerinin en sık görülen böbrek dışı tutulum olduğu bilgisi doğrulanır.
Hastalığın sistemik doğasını ve epidemiyolojisini bilmek doğru cevaba götürür.

Anahtar Kavram

ODPBH'nin en sık ekstrarenal manifestasyonu karaciğer kistleridir.
Soru 8Soru →

4545 yaşında bir erkek hasta, son altı aydır giderek artan halsizlik ve gece idrara çıkma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın tıbbi geçmişinde hipertansiyon veya diyabet saptanmamıştır. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHgmmHg ölçülmüştür. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2,32,3 mg/dLmg/dL, serum ürik asit düzeyi 9,29,2 mg/dLmg/dL bulunmuş; idrar tetkikinde hematüri veya proteinüri saptanmamıştır. Renal ultrasonografide her iki böbrek boyutu normalin alt sınırında (99 cmcm) olup kortikomedüller bileşkede birkaç adet küçük kist izlenmiştir. Hastanın aile öyküsünde babasının ve bir kardeşinin benzer yaşlarda böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü öğrenilmiştir.

Bu klinik tablo ve aile öyküsü dikkate alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otozomal dominant tübülointerstisyel böbrek hastalığı (ADTKDADTKD)

Cevap

Otozomal dominant tübülointerstisyel böbrek hastalığı (ADTKDADTKD)
Otozomal dominant tübülointerstisyel böbrek hastalığı (ADTKDADTKD), erişkin dönemde sinsi başlayan kronik böbrek yetmezliği, normal veya küçük boyutlu böbrekler, idrar sedimentinin temiz olması ve karakteristik olarak kortikomedüller bileşkede kistlerin varlığı ile tanınır. Soruda verilen hastanın yaşı (4545), aile öyküsündeki dominant geçiş, 'bland' idrar sedimenti ve ultrasonografik bulguları bu tanıya tam uyum sağlamaktadır. Ayrıca hiperürisemi ve gut atakları (özellikle UMODUMOD mutasyonlarında) tanıya yardımcı önemli bir klinik ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve kalıtım paternini değerlendiriniz.
4545 yaş (erişkin) ve ailede birden fazla kuşakta görülmesi (otozomal dominant).
Kalıtsal böbrek hastalıklarında başlangıç yaşı ve kalıtım şekli en önemli ayırıcı tanı kriteridir.
2
Böbrek morfolojisini ve idrar bulgularını analiz ediniz.
Normal/küçük böbrekler, kortikomedüller kistler ve 'bland' (protein/kan içermeyen) idrar sedimenti.
Bu bulgular tübülointerstisyel bir süreci işaret eder ve kistik kitle etkisi yapan ADPKD'yi dışlar.
3
Eşlik eden laboratuvar bulgularını (hiperürisemi) göz önünde bulundurunuz.
Serum ürik asit düzeyinin böbrek yetmezliği derecesiyle orantısız yüksek olması.
UMODUMOD (Üromodulin) mutasyonuna bağlı ADTKD'de hiperürisemi ve gut sıklıkla erken dönemde görülür.

Anahtar Kavram

ADTKD (eski adıyla Medüller Kistik Böbrek Hastalığı Tip 2), erişkin yaşta başlayan, otozomal dominant geçişli, proteinüri/hematüri içermeyen ve ilerleyici böbrek yetmezliği ile seyreden bir hastalıktır.

İpuçları

1
Hastanın yaşını ve aile öyküsündeki kalıtım tipini (dominant mı resesif mi) belirleyerek seçenekleri eleyiniz.
2
Böbrek boyutları normal veya küçük olan, idrar tetkiki normal seyreden ancak kortikomedüller kistleri bulunan hastalıkları düşününüz.
3
Hiperürisemi ve gut öyküsü, UMODUMOD geni mutasyonları ile ilişkili tübülointerstisyel hastalıklar için karakteristiktir.

Daha Fazla Pratik

ADPKD hastalarında Tolvaptan tedavisi endikasyonlarını (Mayo Sınıf 1C-1E) ve Alport sendromundaki anti-GBM nefriti riskini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanıda 'Kistik hastalık + Büyük böbrek = ADPKD' ve 'Kistik hastalık + Küçük/Normal böbrek = ADTKD/NPHP' kuralını kullanabilirsiniz. Sonrasında yaşına göre ADTKD (erişkin) ve NPHP (çocuk) ayrımı yapınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru →

42 yaşında erkek hasta, ani başlayan "gök gürültüsü" tarzında şiddetli baş ağrısı, bulantı ve fışkırır tarzda kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Tıbbi özgeçmişinde otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBHODPBH) tanısı bulunan ve hipertansiyon nedeniyle tedavi gören hastanın babasının da benzer bir böbrek hastalığı olduğu ve 48 yaşında intrakraniyal kanama nedeniyle vefat ettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 185/110 mmHg185/110 \text{ mmHg} saptanıyor ve ense sertliği (menenjizm bulgusu) pozitif değerlendiriliyor. Bu hastadaki mevcut akut nörolojik tablonun en olası nedeni olan vasküler anomali aşağıdakilerin hangisinde yerleşim gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Willis poligonu

Cevap

Mevcut klinik tablo subaraknoid kanama ile uyumludur ve ODPBH hastalarında bu durumun en olası nedeni Willis poligonundaki berry anevrizmalarıdır.
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı olan hastalarda intrakraniyal anevrizma sıklığı genel popülasyona göre anlamlı derecede yüksektir. Hastada tarif edilen ani şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği, Willis poligonu üzerinde yerleşen bir anevrizmanın rüptüre olması sonucu gelişen subaraknoid kanamayı işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada ani başlayan şiddetli baş ağrısı (gök gürültüsü baş ağrısı) ve ense sertliği mevcuttur. Bu bulgular subaraknoid kanama (SAK) için tipiktir.
Tanıya gitmek için semptom ve bulguların hangi acil durumu işaret ettiğini belirlemek gerekir.
2
Zemin hastalığı ile ilişki kur
Hasta ODPBH tanısına sahiptir ve aile öyküsünde genç yaşta intrakraniyal kanama mevcuttur.
ODPBH ile intrakraniyal anevrizmalar arasında genetik bir ilişki (özellikle aile öyküsü varsa risk artar) olduğu bilinmektedir.
3
Vasküler anomalinin yerini belirle
İntrakraniyal berry anevrizmaları en sık Willis poligonunda (Circulus Arteriosus Cerebri) yerleşir.
Anatomik lokalizasyon, SAK etiyolojisinde primer sorumlu bölgeyi tanımlar.

Anahtar Kavram

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) ve İntrakraniyal Anevrizma İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru →

1919 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve günlük 4−54-5 litreye varan idrar çıkarma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, konjunktivalar soluk saptanıyor; ödem saptanmıyor. Laboratuvar bulgularında; serum kreatinin 3.23.2 mg/dL, hemoglobin 9.29.2 g/dL, serum sodyum 138138 mEq/L, potasyum 4.14.1 mEq/L saptanıyor. Tam idrar tetkikinde dansite 10051005 olup proteinüri veya aktif idrar sedimenti saptanmıyor. Renal ultrasonografide her iki böbrek boyutu 7.57.5 cm (küçük) saptanıyor ve kortikomedüller bileşkede milimetrik kistler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nefronofitizis

Cevap

Nefronofitizis (NPHP), genç yaşta progresif renal yetmezlik, küçük böbrekler ve kortikomedüller kistler ile karakterize en olası tanıdır.
Nefronofitizis (NPHP), otozomal resesif geçişli bir hastalık olup çocukluk ve gençlik döneminde poliüri, polidipsi, anemi ve progresif böbrek yetmezliği ile başvurur. Ultrasonografide böbreklerin küçük olması ve kortikomedüller kistlerin varlığı patognomonik bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Hastadaki poliüri, polidipsi ve düşük idrar dansitesi (10051005) tübüler konsantrasyon yeteneğinin bozulduğunu gösterir.
Herediter tübülointerstisyel hastalıklarda ilk bulgu genellikle idrarı konsantre etme yeteneğinin kaybıdır.
2
Görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi
Böbrek boyutlarının küçük (7.57.5 cm) olması ve kistlerin kortikomedüller bileşkede yerleşmesi.
Bu bulgular polikistik böbrek hastalığının (büyük böbrekler) ve medüller sünger böbreğin (normal boyut/toplayıcı kanal dilatasyonu) dışlanmasını sağlar.
3
Laboratuvar ve yaş uyumunun kontrolü
Anemi ve 1919 yaşında renal yetmezlik tablosu.
Nefronofitizis çocuklarda ve genç erişkinlerde son dönem böbrek yetmezliğinin en sık genetik nedenidir.

Anahtar Kavram

Nefronofitizis, küçük böbrekler, kortikomedüller kistler ve konsantrasyon kusuru (poliüri) triadıyla tanınan bir silio-patidir.

İpuçları

1
Hastadaki böbrek boyutlarının küçülmüş olması ve idrar sedimentinin 'sessiz' olması ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Poliüri ve polidipsi gibi belirtiler tübüler fonksiyonların erken dönemde bozulduğunu (konsantrasyon kusuru) gösterir.

Daha Fazla Pratik

Nefronofitizis'in ekstra-renal bulguları (örneğin retinitis pigmentosa ile giden Senior-Loken sendromu) hakkında okuma yapılması önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru →

3030 yaşında erkek hasta, başka bir nedenle çekilen batın ultrasonografisinde her iki böbrekte çok sayıda kist saptanması üzerine nefroloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHgmmHg, nabız 78/dk78/dk ve sistem bakıları doğaldır. Serum kreatinin düzeyi 0.80.8 mg/dLmg/dL, tam idrar tetkiki normaldir. Soygeçmişinde kız kardeşinin 3535 yaşında rüptüre beyin anevrizması nedeniyle opere olduğu öğreniliyor. Bu hastada intrakraniyal anevrizma taraması ile ilgili en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailede birinci derece akrabada anevrizma öyküsü olması nedeniyle MRA veya BTA ile tarama yapılmalıdır.

Cevap

Ailede birinci derece akrabada anevrizma öyküsü olan ADPKD hastalarında MRA veya BTA ile tarama yapılması en uygun yaklaşımdır.
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında intrakraniyal berry anevrizmaları %5-10 oranında görülür. Ailede birinci derece akrabalarda anevrizma veya subaraknoid kanama öyküsü bulunması, tarama için en güçlü endikasyondur. Bu hastalarda tarama için Manyetik Rezonans Anjiyografi (MRA) veya Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi (BTA) gibi non-invaziv yöntemler tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Hasta, tesadüfen saptanan kistleri olan ve muhtemelen Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ADPKD) tanısı alacak bir hastadır.
Bilateral çok sayıda kist ve aile öyküsü ADPKD için tipiktir.
2
Ekstrarenal risk faktörlerini değerlendir.
Hastanın kız kardeşinde (birinci derece akraba) rüptüre anevrizma öyküsü mevcuttur.
ADPKD hastalarında intrakraniyal anevrizma riski genel popülasyondan yüksektir ve aile öyküsü riski daha da artırır.
3
Tarama endikasyonlarını ve yöntemini belirle.
Aile öyküsü nedeniyle tarama endikedir; ilk seçenek Manyetik Rezonans Anjiyografi (MRA) veya Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi (BTA) olmalıdır.
MRA ve BTA, invaziv olmayan ve anevrizmaları saptamada yüksek duyarlılığa sahip yöntemlerdir.

Anahtar Kavram

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığında (ADPKD) intrakraniyal anevrizma tarama endikasyonları.

Daha Fazla Pratik

ADPKD hastalarında görülen diğer ekstrarenal bulguları (mitral kapak prolapsusu, kolonik divertiküller) gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Anevrizma taraması için diğer endikasyonlar arasında hastanın aşırı anksiyetesi, pilotluk gibi yüksek riskli meslek grupları ve majör cerrahi girişim öncesi hazırlık sayılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru →

14 yaşında bir erkek çocuk; halsizlik, solukluk ve aşırı su içme şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyunun yaş grubuna göre 3. persentilin altında olduğu ve belirgin konjonktival solukluk olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 9.2 g/dL9.2\text{ g/dL}, serum kreatinin 2.6 mg/dL2.6\text{ mg/dL} ve serum sodyum 136 mEq/L136\text{ mEq/L} bulunuyor. İdrar tetkikinde hematüri veya proteinüri saptanmazken, idrar dansitesi 1.0061.006 olarak ölçülüyor. Renal ultrasonografide her iki böbreğin boyutları normalden küçük, ekojeniteleri artmış ve kortikomedüller ayrımın kaybolduğu izleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, tanıyı destekleyen veya hastalığa eşlik etmesi beklenen en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Retinitis pigmentosa varlığı

Cevap

Retinitis pigmentosa varlığı (Nefronofitizis-Senior Løken Sendromu)
Vakadaki poliüri, düşük idrar dansitesi, büyüme geriliği, küçük böbrekler ve GFR kaybına oranla derin anemi (9.2 g/dL9.2\text{ g/dL} Hb) bulguları juvenil nefronofitizis (NPHP) tanısını koydurur. NPHP, siliopati grubunda yer alan bir hastalık olup en sık eşlik eden ekstrarenal bulgu retinitis pigmentosa'dır ve bu birliktelik Senior-Løken sendromu olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Pediatrik yaş grubu (14 yaş), büyüme geriliği, aneminin böbrek yetmezliği derecesine göre beklenenden ağır olması, poliüri/polidipsi ve küçük böbrekler.
Bu bulgular kronik bir tübülointerstisyel hastalığı işaret eder.
2
Olası tanıyı belirle
Nefronofitizis (NPHP).
Çocuklarda son dönem böbrek yetmezliğinin en sık genetik nedeni olan NPHP, AR geçişli, küçük böbrek ve konsantrasyon kusuru ile giden bir tablodur.
3
Ekstrarenal bulguları sorgula
Retinitis pigmentosa (Senior-Løken sendromu).
NPHP'ye eşlik eden en spesifik ve sık ekstrarenal bulgu göz tutulumudur.

Anahtar Kavram

Nefronofitizis (NPHP) pediatrik yaş grubunda poliüri, ağır anemi ve küçük böbreklerle giden AR bir hastalıktır.
Soru 13Soru →

18 yaşında erkek hasta, geçirdiği bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası idrar renginde koyulaşma şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 3 yıldır ilerleyici işitme azlığı nedeniyle takip edildiği ve kendisine işitme cihazı önerildiği öğreniliyor. Soygeçmişinde dayısının 25 yaşında diyalize girmeye başladığı biliniyor. Fizik muayenede kan basıncı 130/80 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1.1 mg/dL, tam idrar analizinde bol eritrosit ve (+) proteinüri tespit ediliyor.

Bu hastanın olası tanısı ile ilişkili olarak aşağıdaki göz bulgularından hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ön lentikonus

Cevap

Ön lentikonus
Soruda tarif edilen vaka; hematüri, ilerleyici sensörinöral işitme kaybı ve ailede son dönem böbrek yetmezliği öyküsü ile tipik bir Alport Sendromu tablosudur. Alport sendromu, Tip 4 kollajen (alfa-3, 4, 5 zincirleri) defektine bağlı gelişir ve bazal membran yapısını bozar. Hastalığın en karakteristik ve patognomonik göz bulgusu, lensin ön kapsülünün öne doğru konikleşmesi olan 'Ön Lentikonus'tur. Ayrıca retinada sarı-beyaz granülasyonlar (dot-and-fleck retinopati) da görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç erkek hasta, enfeksiyon tetikli hematüri (nefritik bulgu), sensörinöral işitme kaybı ve ailede erken yaşta diyaliz öyküsü (X'e bağlı geçişi düşündürür) mevcut.
Bu triad (Böbrek yetmezliği + Sağırlık + Aile öyküsü) Alport Sendromu için tipiktir.
2
Alport sendromunun sistemik tutulumlarını hatırla
Tip 4 kollajen mutasyonu nedeniyle glomerüler bazal membran, koklea ve göz (lens/retina) etkilenir.
Göz bulguları arasında ön lentikonus (patognomonik) ve retinal flekler yer alır.
3
Seçenekleri değerlendir
Ön lentikonus seçeneği Alport sendromu ile doğrudan ilişkilidir.
Diğer seçenekler farklı herediter veya metabolik sendromlara aittir.

Anahtar Kavram

Alport sendromu triadı: Hematüri/Böbrek yetmezliği, Sensörinöral işitme kaybı, Göz bulguları (Ön lentikonus).
Soru 14Soru →

3838 yaşında erkek hastaya yapılan fizik muayene ve radyolojik tetkikler sonucunda otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBHODPBH) tanısı konulmuştur. Hastanın tedavi ve takip planı oluşturulurken intrakraniyal anevrizma varlığı açısından tarama yapılması düşünülmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu hastada intrakraniyal anevrizma taraması (MR anjiyografi veya BT anjiyografi) yapılması için kabul edilen endikasyonlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada yaygın karaciğer kistlerinin (polikistik karaciğer) bulunması

Cevap

Yaygın karaciğer kistlerinin bulunması intrakraniyal anevrizma taraması için bir endikasyon değildir.
Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında (ODPBHODPBH) karaciğer kistleri en sık görülen ekstrarenal bulgudur ancak bu kistlerin varlığı intrakraniyal anevrizma riskini artırmaz veya tarama gerekliliği doğurmaz. Tarama için temel endikasyonlar ailede kanama/anevrizma öyküsü, yüksek riskli iş kolu, majör cerrahi hazırlığı ve hastanın talebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastalıktaki vasküler riskleri belirle.
ODPBHODPBH hastalarında intrakraniyal anevrizma prevalansı genel popülasyondan yüksektir ( %10~\%10).
Tarama stratejisini belirlemek için bazal riski bilmek gerekir.
2
Tarama endikasyonlarını gözden geçir.
Endikasyonlar: Aile öyküsü, yüksek riskli meslek, majör cerrahi öncesi, semptom varlığı ve hasta anksiyetesi.
Kılavuzlara göre hangi durumların tarama gerektirdiğini saptamak gerekir.
3
Ekstrarenal bulguların anevrizma riskiyle ilişkisini değerlendir.
Karaciğer kistleri sık görülür ancak anevrizma varlığını öngörmez.
En sık görülen bulgu ile en riskli bulgu arasındaki ayrımı yapmak gerekir.

Anahtar Kavram

ODPBH'de intrakraniyal anevrizma tarama endikasyonları

İpuçları

1
ODPBH'de tarama tüm hastalara rutin olarak yapılmaz; belirli risk grupları seçilir.
2
Anevrizma riski daha çok genetik yatkınlık (aile öyküsü) ve hastanın klinik durumu ile ilişkilidir.
3
En sık görülen ekstrarenal bulgu ile tarama gerektiren en ciddi komplikasyonu birbirine karıştırmayın.

Daha Fazla Pratik

ODPBH'de Tolvaptan kullanımı için gerekli olan Mayo sınıflaması kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru →

34 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında serum kreatinin değerinin yüksek saptanması üzerine nefroloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinde 18 yaşından beri ataklar halinde gelen ve özellikle ayak başparmağını tutan şiddetli eklem ağrıları (podagra) olduğu öğreniliyor. Soygeçmişinde annesinin ve dayısının 50'li yaşlarda böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize girmeye başladığı biliniyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg ölçülüyor, pretibial ödem saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Serum Kreatinin: 1.7 mg/dL, Ürik Asit: 9.2 mg/dL olarak bulunuyor. Tam idrar tetkikinde proteinüri ve hematüri izlenmiyor (bland sediment). Yapılan renal ultrasonografide her iki böbrek boyutu hafif küçülmüş, kortikomedüller ayrım silinmiş olarak izleniyor; ancak kist veya taş saptanmıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otozomal Dominant Tübulointerstisyel Böbrek Hastalığı (ADTKD)

Cevap

Otozomal Dominant Tübulointerstisyel Böbrek Hastalığı (ADTKD)
Soruda tarif edilen vaka 'Otozomal Dominant Tübulointerstisyel Böbrek Hastalığı' (ADTKD), özellikle üromodulin (UMOD) ilişkili tip ile uyumludur. Bu hastalığın en tipik özelliği, böbrek yetmezliği gelişmeden önce genç yaşlarda ortaya çıkan hiperürisemi ve gut ataklarıdır. İdrar sedimentinin temiz olması (hematüri veya proteinüri olmaması) ve ultrasonografide kist görülmemesi (veya sadece medüller bölgede birkaç kist olması) ADPKD ve glomerüler hastalıklardan (Alport vb.) ayrımını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu özetle
Genç erkek hasta, Kronik Böbrek Hastalığı (KBH), genç yaşta başlayan Gut hastalığı, güçlü aile öyküsü (Otozomal Dominant patern düşündüren).
Tanısal ipuçlarını birleştirmek için verileri analiz et.
2
Böbrek görüntüleme ve idrar bulgularını değerlendir
Ultrasonografide kist yok, böbrekler küçük/normal. İdrar sedimenti temiz (hematüri/proteinüri yok).
Yapısal (kistik) ve glomerüler (Alport, Fabry) hastalıkları ekarte etmek için.
3
Bulguları eşleştir
Otozomal Dominant geçiş + Genç yaşta Gut + Kist olmaması + Temiz idrar = ADTKD (Eski adıyla Medüller Kistik Böbrek Hastalığı veya Üromodulin İlişkili Böbrek Hastalığı).
Ayırıcı tanıyı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Erken yaşta gut (hiperürisemi) ve ilerleyici böbrek yetmezliği ile başvuran, idrar sedimenti temiz ve ultrasonografide kist saptanmayan hastalarda ADTKD (özellikle UMOD mutasyonu) düşünülmelidir.

İpuçları

1
Hastanın idrarında kan veya protein yok, ancak genç yaşta gut atakları geçirmiş.
2
Polikistik böbrek hastalığının aksine, bu hastalıkta böbreklerde kist görülmez veya çok azdır.

Daha Fazla Pratik

ADTKD tanısı konulan bir hastada genetik danışmanlık süreci ve aile taraması hakkında bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru →

2828 yaşında kadın hasta, son 33 yıl içerisinde tekrarlayan sağ yan ağrısı ve dört kez taş düşürme öyküsü ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sağ kostovertebral açı hassasiyeti saptanıyor, kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 0.80.8 mg/dLmg/dL ve idrar pHpH'ı 6.26.2 olarak bulunuyor. Hastaya çekilen intravenöz piyelografide (İVP), renal papilla bölgelerinde kontrast maddenin toplayıcı kanallardaki dilatasyonlara dolmasıyla karakterize "fırça demeti" (paintbrush appearance) görünümü saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medüller sünger böbrek

Cevap

Medüller sünger böbrek
Medüller sünger böbrek tanısı, intravenöz piyelografi (İVP) sırasında kontrast maddenin papiller bölgedeki dilated toplayıcı kanallara sızmasıyla oluşan 'fırça demeti' (paintbrush appearance) veya 'buket' görünümü ile konur. Bu hastalar tipik olarak tekrarlayan kalsiyum taşları ve renal tübüler asidoz (tip 1) benzeri idrar pH değişiklikleri ile başvurabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını değerlendir
Genç yaşta başlayan tekrarlayan nefrolitiyazis (taş düşürme) ve normal böbrek fonksiyonları saptandı.
Medüller sünger böbrek hastaları sıklıkla kalsiyum taşları ve idrar yolu enfeksiyonları ile klinik verirler.
2
Görüntüleme bulgusunu analiz et
İVP'de saptanan "fırça demeti" (paintbrush appearance) görünümü tanımlandı.
Bu görünüm, medulla tabakasındaki papiller toplayıcı kanalların fuziform veya kistik dilatasyonuna kontrast maddenin dolmasıyla oluşur.
3
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş
Diğer kistik ve kalıtsal hastalıklar ekarte edilerek medüller sünger böbrek tanısı kondu.
Patognomonik radyolojik bulgu ve klinik uyum bu tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Medüller sünger böbrek (MSK), papiller toplayıcı kanalların kistik dilatasyonu ile karakterize, benign seyirli ancak taş oluşumuna eğilim yaratan bir hastalıktır; İVP'deki 'fırça demeti' görünümü en tipik tanısal bulgusudur.

İpuçları

1
İVP'deki spesifik radyolojik görünüm ismine odaklanın.
2
Toplayıcı kanalların papiller uçlardaki dilatasyonu hangi kistik hastalıkta görülür?
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru →

3030 yaşında erkek hasta, son bir yıl içinde iki kez sağ yan ağrısı ve idrarda kum dökme şikayeti ile başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 0.90.9 mg/dL saptanıyor. Çekilen kontrastlı abdominal BT'de her iki böbrek boyutu normal (1111 cm) bulunurken, papiller bölgedeki toplayıcı kanallarda fırça ucu (brush-like) şeklinde ektaziler ve yaygın medüller nefrokalsinozis izleniyor. Bu hastada aşağıdaki klinik özelliklerden hangisinin varlığı, tanının nefronofitizis yerine medüller sünger böbrek (MSK) lehine değerlendirilmesini sağlayan en önemli bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbrek boyutlarının normal olması ve tekrarlayan nefrolitiyazis öyküsü

Cevap

Böbrek boyutlarının normal olması ve tekrarlayan nefrolitiyazis öyküsü, medüller sünger böbreği nefronofitizisten ayıran temel klinik özelliktir.
Medüller sünger böbrek (MSK), papiller toplayıcı kanalların kistik dilatasyonu ile karakterize bir durumdur. Genellikle asemptomatik olsa da, en sık tekrarlayan kalsiyum okzalat taşları ve medüller nefrokalsinozis ile kendini gösterir. Görüntülemede (özellikle IVP veya kontrastlı BT) papillalarda kalsiyum birikimi ve ektatik kanallar 'fırça ucu' görünümü verir. En önemli ayırıcı özelliği, ilerleyici böbrek yetmezliği yapmaması ve böbrek boyutlarının normal (veya hafif büyük) kalmasıdır. Nefronofitizis ise genç yaşta progresif böbrek yetmezliği yapan, böbreklerin küçük olduğu ve sedimentin 'silik' olduğu bir hastalıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada tekrarlayan taş öyküsü, medüller nefrokalsinozis ve görüntülemede 'fırça ucu' görünümü mevcut.
Bu bulgular medüller sünger böbrek (MSK) için patognomoniktir.
2
Nefronofitizis (NPHP) ile karşılaştır
NPHP'de böbrekler küçüktür ve taş/nefrokalsinozis nadirdir.
NPHP primer olarak ilerleyici bir tübülointerstisyel hastalıktır ve son dönem böbrek yetmezliğine gidiş sıktır.
3
Böbrek boyutlarını değerlendir
Vakadaki 1111 cm boyutu MSK'yı destekler.
Kalıtsal kistik hastalıklarda böbrek boyutu ayırıcı tanıda kritik bir parametredir.

Anahtar Kavram

Medüller sünger böbrek (MSK) genellikle sporadik ve selim seyirli olup, medüller toplayıcı kanalların ektazisi, nefrolitiyazis ve normal böbrek boyutları ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Medüller sünger böbreğin Distal RTA (Tip 1) ve Beckwith-Wiedemann sendromu ile ilişkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru →

3232 yaşında erkek hasta, rutin kontrol amacıyla nefroloji polikliniğine başvuruyor. Özgeçmişinde ailesel geçişli polikistik böbrek hastalığı tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 130/80130/80 mmHg, nabız 7272/dakika olarak ölçülüyor ve batın muayenesinde bilateral böbrek lojlarında dolgunluk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 13.513.5 g/dL, serum kreatinin 1.11.1 mg/dL (eGFReGFR: 9292 mL/dk), serum sodyum 141141 mEq/L bulunuyor. Hastanın yapılan renal manyetik rezonans görüntüleme (MRGMRG) incelemesinde total böbrek hacmi (TKVTKV) ölçülüyor ve hastanın Mayo sınıflamasına göre "Sınıf 1E" (hızlı ilerleyici grup) olduğu belirleniyor. Progresyonu yavaşlatmak amacıyla hastaya Tolvaptan tedavisi başlanması düşünülüyor.

Güncel kılavuzlara göre, bu hastada Tolvaptan tedavisi başlanması için gereken temel endikasyon kriteri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızlı ilerleme riski yüksek (Mayo Sınıf 1C, 1D veya 1E) olan erişkin hastalar

Cevap

Tolvaptan tedavisi için temel endikasyon, hızlı ilerleme riski yüksek (Mayo Sınıf 1C, 1D veya 1E) olan erişkin hastalardır.
Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığında (ODPBH) vazopressin V2 reseptör antagonistleri (Tolvaptan), kistlerdeki cAMP artışını engelleyerek kist büyümesini ve eGFR kaybını yavaşlatır. Güncel kılavuzlar, yıllık total böbrek hacmi artış hızı yüksek olan veya Mayo sınıflamasına göre 1C, 1D ve 1E grubunda yer alan, yani hızlı ilerleme riski yüksek olan erişkin hastalarda bu tedaviyi önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın progresyon riskini değerlendir
Mayo Sınıf 1E (en hızlı ilerleyici grup) olduğu saptandı.
Tolvaptan tedavisi, sadece hastalığı hızlı ilerleme eğiliminde olan bireylerde maliyet-etkin ve klinik olarak faydalıdır.
2
Hastanın bazal eGFR değerini kontrol et
eGFR: 9292 mL/dk (normal sınırlar).
Tolvaptan, böbrek fonksiyonları henüz korunmuşken başlandığında en yüksek faydayı sağlar.
3
Kılavuzlara göre tedavi endikasyonunu onayla
Mayo 1C-1E arası sınıflama Tolvaptan için temel kriterdir.
TEMPO 3:4 ve REPRISE çalışmaları bu risk gruplarında anlamlı fayda göstermiştir.

Anahtar Kavram

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığında (ODPBH) progresyonu yavaşlatan tedavilerin (Tolvaptan) başlama kriterleri.
Soru 19Soru →

4545 yaşında erkek hasta, aniden başlayan şiddetli sağ yan ağrısı ve idrar renginde koyulaşma (hematüri) şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıldır Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) tanısı olduğu ve hipertansiyon nedeniyle tedavi gördüğü biliniyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 36.8∘C36.8^\circ C saptanırken, sağ kostovertebral açı hassasiyeti dışında ek bulgu saptanmıyor. Yapılan üriner sistem ultrasonografisinde her iki böbreğin ileri derecede büyüdüğü, çok sayıda kist içerdiği ve sağ böbrek alt poldeki bir kist içerisinde "sıvı-sıvı seviyelenmesi" gösteren ekojenik görünüm saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kist içi kanama

Cevap

En olası tanı, kist içi kanamadır.
Kist içi kanama, ODPBH hastalarında sık görülen akut komplikasyonlardan biridir. Aniden başlayan yan ağrısı ve hematüri kliniği ile başvururlar. Ultrasonografide kist içeriğinde ekojenite artışı veya pıhtı ile kist sıvısının ayrışmasına bağlı sıvı-sıvı seviyelenmesi görülmesi tanıyı doğrular. Ateşin olmaması, bu klinik tablonun en önemli ayırıcı tanısı olan kist enfeksiyonundan hastayı uzaklaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Ani başlayan yan ağrısı ve brüt hematüri saptanmıştır.
Bu bulgular ODPBH hastalarında kist rüptürü, kanama veya taş düşürme gibi akut olayları akla getirir.
2
Sistemik bulguların değerlendirilmesi
Hastanın ateşinin olmaması (36.8∘C36.8^\circ C).
Ateşin yokluğu, kist enfeksiyonu ve akut piyelonefrit gibi inflamatuar/enfeksiyöz süreçleri dışlamada en önemli kriterdir.
3
Görüntüleme bulgularının yorumlanması
Ultrasonografide saptanan sıvı-sıvı seviyelenmesi.
Kist içinde kan pıhtısı ile seröz sıvının yoğunluk farkı nedeniyle ayrışması sonucu oluşan bu görünüm, kist içi kanama için oldukça karakteristiktir.

Anahtar Kavram

ODPBH'de Kist İçi Kanama ve Enfeksiyon Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 20Soru →

3838 yaşında, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanılı bir hastanın takibinde böbrek hacminin hızlı arttığı ve böbrek fonksiyonlarının beklenenden daha hızlı azaldığı saptanıyor. Bu hastada renal kistlerin büyümesini yavaşlatmak ve böbrek yetmezliğine gidişi geciktirmek amacıyla kullanılan vazopressin V2V_2 reseptör antagonisti ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tolvaptan

Cevap

Tolvaptan, hızlı ilerleyici otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında kist büyümesini yavaşlatan vazopressin V2 reseptör antagonistidir.
Tolvaptan, vazopressin V2V_2 reseptörlerini selektif olarak bloke eder. Bu blokaj, kist epitel hücrelerinde hücre içi cAMPcAMP artışını engeller. Sonuç olarak, kistlerin sıvı salgılaması ve hücre çoğalması yavaşlayarak böbrek hacmindeki artış hızı ve böbrek fonksiyonlarındaki düşüş hızı azalır. Hızlı progresyon gösteren (Mayo sınıflaması 1C1C, 1D1D, 1E1E gibi) ODPBH hastalarında kullanımı onaylanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumu ve tedavi hedefini belirle.
Hızlı ilerleme gösteren ODPBH hastasında kist büyümesini yavaşlatacak tedavi gereklidir.
Hızlı böbrek hacmi artışı ve fonksiyon kaybı spesifik tedavi endikasyonudur.
2
Hedeflenen mekanizmayı (V2 antagonizması) hatırla.
Vazopressin, cAMP üzerinden kist epiteli çoğalmasını ve sıvı salgılanmasını uyarır; bu yolun bloke edilmesi gerekir.
V2 reseptör blokajı, kist içi hücre proliferasyonunu ve sıvı sekresyonunu azaltır.
3
Bu mekanizmaya uygun ilacı seç.
Tolvaptan.
Tolvaptan, güncel kılavuzlarda hızlı ilerleme riski olan hastalarda önerilen spesifik V2 antagonistidir.

Anahtar Kavram

ODPBH'de Tolvaptan kullanımı ve etki mekanizması.
Sayfa 1 / 3Sonraki
Kistik ve Kalıtsal Böbrek Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin