Jinekolojik Onkoloji

331 soru

Soru 81Soru →

Postmenopozal kanama şikayetiyle başvuran 62 yaşındaki hastaya total abdominal histerektomi, bilateral salpingo-ooferektomi ve pelvik-paraortik lenf nodu diseksiyonu uygulanıyor. Patoloji raporunda; 3,5 cm çapında, Grade 2 endometrioid tip adenokarsinom saptanıyor. Tümörün miyometriumun dış yarısına invaze olduğu (>%50), endoservikal glandüler tutulumun mevcut olduğu ancak servikal stroma invazyonunun bulunmadığı belirtiliyor. Lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) izlenmeyen ve lenf nodları negatif (0/32) olan bu hasta için en uygun FIGO evresi ve adjuvan tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB – Vajinal brakiterapi

Cevap

Evre IB – Vajinal brakiterapi
Hastada >%50 miyometrial invazyon olduğu için evre en az IB'dir. Servikal tutulum sadece 'glandüler' düzeydedir; servikal 'stroma' invazyonu olmadığı sürece bu durum Evre II olarak kabul edilmez, hasta Evre I olarak kalır. Bu nedenle doğru evre Evre IB'dir. Tedavi planlamasında ise; 60 yaş üstü, Grade 2 ve derin invazyonu olan hastalar 'Yüksek-Orta Risk' grubundadır. Bu grupta vajinal nüksü önlemek için en uygun yaklaşım Vajinal Brakiterapidir (VBT).

Adım Adım Çözüm

1
Patolojik bulgulara göre FIGO evresini belirle
Evre IB
Miyometrial invazyon >%50 olduğu için Evre IB'dir. Endoservikal gland tutulumu (stroma invazyonu olmadan) evreyi değiştirmez ve Evre II yapmaz. Evre II için servikal stroma invazyonu gereklidir.
2
Risk grubunu belirle (GOG-99 veya PORTEC kriterleri)
Yüksek-Orta Risk (High-Intermediate Risk)
Hasta 62 yaşında (>50-60 yaş), derin miyometrial invazyon var ve Grade 2. Bu faktörler hastayı 'Yüksek-Orta Risk' grubuna sokar.
3
Belirlenen risk grubu için uygun adjuvan tedaviyi seç
Vajinal Brakiterapi (VBT)
Yüksek-orta risk grubunda, vajinal nüks riskini azaltmak için vajinal brakiterapi, toksisitesi daha yüksek olan pelvik eksternal radyoterapiye (EBRT) tercih edilir (PORTEC-2 çalışması).

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinde sadece glandüler servikal tutulum Evre I olarak kabul edilir; Evre II için stromal invazyon şarttır. Derin invazyonu olan yaşlı hastalarda (Yüksek-Orta Risk) vajinal brakiterapi standarttır.

İpuçları

1
Servikal tutulumun tipine dikkat edin: Glandüler mi yoksa stromal mi? Bu ayrım evrelemeyi değiştirir.
2
FIGO evrelemesinde servikal gland tutulumu artık Evre II kriteri değildir. Evre II için tümörün serviksin bağ dokusuna (stromasına) ilerlemesi gerekir.
3
Derin miyometrial invazyon (>%50) Evre IB işaretidir. 60 yaş üstü + derin invazyon 'Yüksek-Orta Risk' demektir ve bu grup genellikle vajinal brakiterapi ile yönetilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 82Soru →

2828 yaşında G1P1 hasta, 66 ay önce gerçekleştirdiği sorunsuz bir term doğum sonrası başlayan düzensiz vajinal kanama ve nefes darlığı şikayeti ile başvuruyor. Pelvik muayenede vajina ön duvarında 22 cm boyutunda, frajil, mor renkli vasküler bir nodül saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum β\beta-hCG düzeyi 150.000150.000 mUI/mL olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koryokarsinom

Cevap

Koryokarsinom
Koryokarsinom; %50\%50 mol gebelik, %25\%25 abortus ve %25\%25 term doğum sonrasında gelişebilir. Klinik olarak yüksek β\beta-hCG seviyeleri ve hematojen yolla (özellikle akciğer ve vajina) yayılma eğilimi ile karakterizedir. Vajinadaki mor renkli vasküler nodüller, koryokarsinom için oldukça tipik bir metastaz bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın obstetrik öyküsünü ve semptomlarını analiz et.
Term doğumdan 66 ay sonra başlayan kanama, akciğer metastazını düşündüren nefes darlığı ve çok yüksek β\beta-hCG düzeyi saptanmıştır.
Gestasyonel trofoblastik neoplaziler her türlü gebelik sonrası (mol, abortus, term doğum) gelişebilir.
2
Vajinal muayene bulgusunu değerlendir.
Vajinadaki mor, vasküler nodül koryokarsinomun tipik hematojen metastazıdır.
Koryokarsinom kan yoluyla hızla metastaz yapan (akciğer, vajina, beyin, karaciğer) agresif bir tümördür.
3
Gebelik tipine göre ayırıcı tanı yap.
İnvaziv mol sadece mol gebelik sonrası görülürken, koryokarsinom term doğum sonrası gelişen GTH'ların en sık nedenidir.
Term doğum sonrası gelişen gestasyonel trofoblastik hastalık vakalarının yaklaşık %50\%50'si koryokarsinomdur.

Anahtar Kavram

Term doğum sonrası gelişen Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) ayırıcı tanısında koryokarsinomun klinik özellikleri ve metastaz bölgeleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru →

Uterin sarkomlar arasında en sık görülen malignite olan ve histopatolojik tanısında "Stanford kriterleri" (koagülatif tümör hücre nekrozu, belirgin sitolojik atipi ve artmış mitotik aktivite) kullanılan tümör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leiomyosarkom

Cevap

Leiomyosarkom, uterin sarkomlar içerisinde en sık görülen tiptir ve tanısında Stanford kriterleri (nekroz, atipi, mitoz) temel alınır.
Leiomyosarkom, uterusta en sık izlenen sarkom tipidir. Tanısında kullanılan Stanford kriterleri; koagülatif tümör hücre nekrozu (miyomlardaki hyalin nekrozdan farklıdır), belirgin hücresel atipi ve yüksek mitotik hız (genellikle ≥10\geq 10 HPF) bileşenlerinden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Uterin sarkomların görülme sıklığını değerlendir.
Leiomyosarkom (LMS), tüm uterin sarkomların yaklaşık %60-70'ini oluşturarak en sık görülen tip olarak belirlenir.
En sık görülen tipi belirlemek sorunun ilk kısmını çözer.
2
Leiomyosarkom tanısı için gerekli olan histopatolojik kriterleri hatırla.
Stanford kriterleri olarak bilinen üçlü; koagülatif tümör hücre nekrozu, belirgin sitolojik atipi ve ≥10\geq 10 mitoz /10/10 BBA (büyük büyütme alanı) olarak tanımlanır.
Bu kriterlerin varlığı, düz kaslı tümörlerin benign (leiomyom) veya malign (leiomyosarkom) ayrımında altın standarttır.

Anahtar Kavram

Leiomyosarkom Tanı Kriterleri (Stanford Kriterleri)

Daha Fazla Pratik

Uterin leiomyosarkomlarda FIGO 2023 evrelemesindeki yenilikleri (özellikle Evre I alt gruplarını) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 84Soru →

2424 yaşında kadın hasta, hızlı büyüyen pelvik kitle ve şiddetli karın ağrısı ile acil servise başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 14.214.2 mg/dL (Normal: 8.5−10.58.5-10.5 mg/dL) olarak ölçülüyor. Overdeki kitlenin histopatolojik incelemesinde, 'folikül benzeri' boşluklar oluşturan küçük hücreli neoplazik bir infiltrasyon izleniyor ve immünohistokimyasal boyamada 'BRG1' protein ekspresyonunun kaybolduğu saptanıyor. Bu klinik ve patolojik tabloya göre, bu hastada saptanması en olası genetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon

Cevap

SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon seçeneği, overin hiperkalsemik tip küçük hücreli karsinomunun (SCCOHT) temel genetik karakteristiğidir.
Overin hiperkalsemik tip küçük hücreli karsinomu (SCCOHT), oldukça nadir görülen ancak son derece agresif bir tümördür. Hastaların yaklaşık %60'ında paraneoplastik hiperkalsemi görülür. Genetik düzeyde, vakaların neredeyse tamamında kromatin modelleme kompleksi SWI/SNF'nin bir parçası olan SMARCA4 geninde biallelik inaktivasyon saptanır. Bu mutasyonun immünohistokimyasal yansıması, hücre çekirdeklerinde BRG1 protein ekspresyonunun kaybıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik bulgularını analiz et.
Genç yaş (2424 yaş) ve paraneoplastik hiperkalsemi (14.214.2 mg/dL) birlikteliği saptandı.
Overin non-epitelyal tümörleri arasında hiperkalsemi ile en güçlü ilişkisi olan tümör SCCOHT'dir.
2
Histopatolojik ve immünohistokimyasal verileri değerlendir.
Küçük yuvarlak hücreler, folikül benzeri boşluklar ve BRG1 protein kaybı saptandı.
BRG1 proteini, SMARCA4 geni tarafından kodlanır; bu proteinin kaybı genin fonksiyonel inaktivasyonunu gösterir.
3
Tanıyı genetik belirteçle eşleştir.
SCCOHT tanısı SMARCA4 inaktivasyonu ile doğrulanır.
SMARCA4 mutasyonu bu agresif tümörün neredeyse tüm vakalarında bulunan temel sürücü mutasyondur.

Anahtar Kavram

Hiperkalsemik Tip Overin Küçük Hücreli Karsinomu (SCCOHT) ve SMARCA4/BRG1 İlişkisi
Soru 85Soru →

Vücut kitle indeksi (VKİ) 33 kg/m233\text{ kg/m}^2 olan 62 yaşındaki bir kadın hasta, yeni başlayan vajinal lekelenme şikayetiyle başvurmuştur. Transvajinal ultrasonografide endometrium kalınlığı 12 mm12\text{ mm} olarak ölçülmüş ve yapılan endometrial biyopsi sonucunda "Grade 1 endometrioid tip adenokarsinom" tanısı konulmuştur. Bu hastalık süreci ve klinik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endometrium kanserinin en sık karşılaşılan klinik başvuru semptomu, bu hastada da görülen postmenopozal kanamadır.

Cevap

Endometrium kanserinin en sık karşılaşılan klinik başvuru semptomu postmenopozal kanamadır.
Endometrium kanseri vakalarının yaklaşık %75-90'ında ilk ve en sık görülen belirti anormal vajinal kanamadır. Menopoz sonrası her türlü vajinal kanama, aksi ispat edilene kadar malignite açısından değerlendirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptom ve bulgularını değerlendir
Postmenopozal kanama ve artmış endometrial kalınlık (12 mm12\text{ mm}) saptandı.
Endometrium kanserinde klinik şüphe ve tanı basamaklarını belirlemek için ilk adımdır.
2
Klinik özellikler ile hastalık arasındaki ilişkiyi kur
Postmenopozal kanamanın en sık başvuru semptomu olduğu bilgisi teyit edildi.
Hastalığın literatürdeki en karakteristik klinik prezentasyonunu tanımlamak esastır.

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinde en sık klinik bulgu postmenopozal kanamadır ve obezite (hiperöstrojenizm üzerinden) temel risk faktörüdür.
Soru 86Soru →

49 yaşında, G3P3 olan bir hasta, 8 aydır devam eden siklik olmayan pelvik ağrı ve son 2 aydır bacaklarda şişlik yakınmasıyla başvuruyor. Yapılan pelvik muayenede servikste 4.5 cm çapında kitle saptanıyor; sağ parametrium tutulumu mevcut ancak pelvik yan duvara uzanım izlenmiyor. MRG'de sağ obturator ve eksternal iliak zincirde 1.8 cm ve 1.2 cm boyutlarında lenfadenopati, ayrıca bilateral internal iliak zincirde şüpheli lenfatik tutulum saptanıyor. PET-CT'de paraaortik lenf bezi tutulumu gözlenmiyor. Sağ alt ekstremitede pitting ödem mevcuttur. Sistoskopi ve proktoskopi normaldi. Buna göre bu hastanın FIGO 2018 evrelemesine göre doğru evresi ve birincil tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapi

Cevap

Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapi
FIGO 2018 evrelemesine göre, görüntüleme ile doğrulanmış pelvik lenf nodu tutulumu (obturator, eksternal iliak ve internal iliak) varlığında —paraaortik lenf bezi tutulumu olmaksızın— hastaya Evre IIIC1 tanısı konulur. Parametrial tutulum ve tümör boyutundan bağımsız olarak, lenf nodu tutulumu FIGO 2018'de evre yükseltici bir faktördür. Pelvik ödem, lenfoödem ile açıklanabilir ve yan duvar tutulumunu (IIIB) desteklemez. Definitif sisplatin bazlı kemoradyoterapi bu evrenin standart tedavisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Primer tümör boyutu ve parametrial tutulumu değerlendir
4.5 cm tümör + sağ parametrial tutulum mevcut, pelvik yan duvara uzanım yok → en az Evre IIB
FIGO 2018'de parametrial tutulum Evre IIB'ye karşılık gelir; ancak lenf nodu tutulumu varsa evre yükseltilir.
2
Lenf nodu durumunu belirle
Pelvik lenfadenopati (obturator, eksternal iliak, internal iliak) görüntüleme ile saptandı. PET-CT'de paraaortik tutulum yok.
FIGO 2018'de görüntüleme veya patoloji ile doğrulanan pelvik LN tutulumu evrelemedeki en belirleyici faktördür ve IIIC1'e işaret eder.
3
Uzak organ ve üst batın tutulumunu dışla
Sistoskopi ve proktoskopi normal → mesane ve rektum mukozası invazyonu yok. PET-CT'de paraaortik veya uzak metastaz yok.
IVA (mesane/rektum invazyonu) ve IVB (uzak metastaz) dışlanmalıdır; bu bulgu olmadığında evreleme pelvik verilere göre yapılır.
4
Pitting ödemin klinik anlamını yorumla
Sağ alt ekstremitede pitting ödem, pelvik lenfadenopati ile açıklanabilir (lenfatik obstrüksiyon); pelvik yan duvar tutulumuna işaret etmez
IIIB'nin pelvik yan duvar tutulumu için bağımsız görüntüleme kanıtı gerekir; ödem tek başına IIIB evresini desteklemez.
5
FIGO 2018 Evre IIIC1 tanısını onayla ve tedavi belirle
Evre IIIC1: Pelvik LN tutulumu var, paraaortik yok → Sisplatin bazlı eş zamanlı kemoradyoterapi (EBRT + brakiterapi + sisplatin)
Lokal ileri serviks kanserinde (Evre IIB ve üzeri) standart tedavi definitif kemoradyoterapidir; cerrahi primer tedavi değildir.

Anahtar Kavram

FIGO 2018 Serviks Kanseri Evrelemesi: Lenf nodu tutulumu evrelemede belirleyici (IIIC1 pelvik LN, IIIC2 paraaortik LN) ve kemoradyoterapi endikasyonu
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 87Soru →

Histopatoloji sonucu düşük dereceli endometrioid endometrium adenokarsinomu (Grade 1) olarak raporlanan 55 yaşında bir hastada, total abdominal histerektomi + bilateral salpingo-ooforektomi + pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu yapılmıştır. İntraoperatif frozen section sonuçlarına göre tümör myometriuma %62 oranında invaze olmuş, peritoneal yıkama sitolojisi negatif, her iki over ve tuba uterina makroskopik ve mikroskopik olarak normal bulunmuş, serviks stromasında tümör infiltrasyonu saptanmamıştır. Operasyon sonrası patoloji raporunda omentum ve tüm lenf nodları negatif olarak bildirilmiştir. Bu hastanın nihai FIGO 2023 evresi ve bu evrelemeye göre standart adjuvan tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB — adjuvan vajinal brakiterapi

Cevap

Evre IB — adjuvan vajinal brakiterapi
Miyometrial invazyon %62 olarak saptanmıştır; bu değer FIGO 2023 eşiği olan %50'nin üzerindedir. Servikal stroma tutulumu, over/tuba invazyonu, lenf nodu metastazı ve peritoneal yayılım yoktur. Bu bulgular hastalığı Evre IB olarak konumlandırır. Grade 1 endometrioid histoloji ile lenf nodu negatif Evre IB olgularda, randomize çalışmalar vajinal brakiterapinin vajinal relapsı etkin biçimde önlediğini, pelvik EBRT'nin ise ek sağkalım katkısı sağlamadan toksisite eklediğini ortaya koymuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Evreleme için kriterleri belirle
Miyometrial invazyon: %62 (>%50); Servikal stroma: negatif; Over/tuba: normal; Peritoneal sitoloji: negatif; Lenf nodları: tamamı negatif
FIGO 2023 endometrium kanseri evrelemesi cerrahi-patolojik bulgulara dayanır; her kriter ayrı ayrı değerlendirilmelidir
2
FIGO 2023 Evre I alt gruplarını uygula
Miyometrial invazyon >%50 ve organ sınırlı hastalık → Evre IB
Evre IA: invazyon <%50 veya yok; Evre IB: invazyon ≥%50; servikal stroma negatif olduğundan Evre II dışlanır
3
Risk grubunu ve adjuvan tedavi endikasyonunu belirle
Evre IB Grade 1 endometrioid: ara risk grubu → vajinal brakiterapi endike; pelvik EBRT endikasyonu yok
GOG-99 ve PORTEC çalışmaları, lenf nodu negatif Evre IB Grade 1-2 endometrioid histolojide vajinal brakiterapinin yeterli lokal kontrolü sağladığını göstermiştir; ek pelvik EBRT toksisiteyi artırır ancak sağkalımı iyileştirmez

Anahtar Kavram

FIGO 2023 endometrium kanseri evrelemesinde miyometrial invazyon eşiği (%50) ve adjuvan tedavi seçiminde risk sınıflandırması
Soru 88Soru →

62 yaşında kadın hasta, vulvada yeni fark ettiği lezyon nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sağ labium majusta orta hattan 3 cm3\text{ cm} uzakta, 1.8 cm1.8\text{ cm} çapında ülsere lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu 'skuamöz hücreli karsinom, stromal invazyon derinliği 1.5 mm1.5\text{ mm}' olarak raporlanıyor. Pelvik MR'da şüpheli lenf nodu saptanmayan bu hasta için en uygun cerrahi yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Radikal geniş lokal eksizyon ve ipsilateral inguinal lenf nodu değerlendirmesi

Cevap

Radikal geniş lokal eksizyon ve ipsilateral inguinal lenf nodu değerlendirmesi seçeneği en uygun cerrahi yaklaşımdır.
FIGO 2021 sınıflamasına göre, boyutu 2 cm2\text{ cm} veya daha küçük olup stromal invazyonu 1 mm1\text{ mm}'den fazla olan (1.5 mm1.5\text{ mm}) tümörler Evre IB olarak kabul edilir. Bu evrede inguinal lenf nodu değerlendirmesi (sentinel biyopsi veya diseksiyon) standarttır. Lezyonun orta hattan 2 cm2\text{ cm}'den daha uzakta (3 cm3\text{ cm}) olması, lenfatik drenajın öncelikle aynı tarafa olacağını gösterdiğinden sadece ipsilateral lenf nodu değerlendirmesi yeterli ve uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
FIGO 2021 evrelemesine göre hastanın durumunu değerlendiriniz.
Lezyon boyutu ≤2 cm\leq 2\text{ cm} (1.8 cm1.8\text{ cm}) ancak stromal invazyon >1 mm> 1\text{ mm} (1.5 mm1.5\text{ mm}) olduğu için hastalık Evre IB olarak sınıflandırılır.
Evre IA için hem boyutun ≤2 cm\leq 2\text{ cm} hem de invazyonun ≤1 mm\leq 1\text{ mm} olması şarttır.
2
Lenf nodu değerlendirmesi gerekliliğini belirleyiniz.
Evre IB ve üzeri tüm olgularda inguinal lenf nodu değerlendirmesi (sentinel lenf nodu biyopsisi veya tam diseksiyon) gereklidir.
Vulva kanserinde prognozu belirleyen en önemli faktör lenf nodu tutulumudur ve 1 mm1\text{ mm} üzerindeki invazyonlarda metastaz riski anlamlıdır.
3
Lezyonun lokalizasyonuna göre diseksiyonun kapsamını seçiniz.
Lezyon orta hattan 3 cm3\text{ cm} uzakta (lateral) olduğu için ipsilateral (aynı taraf) lenf nodu değerlendirmesi yeterlidir.
Lateral yerleşimli (>1−2 cm> 1-2\text{ cm} orta hattan uzak) lezyonlarda lenfatik drenaj öncelikle aynı tarafa olur.

Anahtar Kavram

FIGO 2021 Vulva Kanseri Evre IB Yönetimi
Soru 89Soru →

38 yaşında, vücut kitle indeksi (BMIBMI) 42kg/m242 kg/m^2 olan ve polikistik over sendromu (PKOSPKOS) öyküsü bulunan, çocuk istemi devam eden bir hastaya, anormal uterin kanama nedeniyle yapılan endometrial biyopsi sonucunda "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN)" tanısı konulmuştur. Bu hastanın yönetimi ve risk değerlendirmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fertilite koruyucu tıbbi tedaviye başlanmadan önce, eş zamanlı invaziv karsinom varlığını dışlamak için Dilatasyon ve Küretaj (D&CD\&C) ve miyometrial invazyonu değerlendirmek için pelvik MRG önerilmelidir.

Cevap

Fertilite koruyucu tedavi öncesinde gizli karsinomu dışlamak amacıyla D&C ve miyometrial tutulumu görmek için pelvik MRG yapılmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, klinikte fertilite koruyucu yaklaşım benimseyen hastalarda yapılması gereken en kritik adımı vurgulamaktadır. EIN tanısı alan bir hastada yalnızca ofis biyopsisi ile yetinmek, %40 oranındaki gizli invaziv kanseri atlama riskini doğurur. Bu nedenle daha geniş bir örnekleme olan D&C ve invazyonu dışlayacak MRG altın standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının ve riskin belirlenmesi
Hastada EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi) mevcuttur; bu durum DSÖ'nün 'Atipili Kompleks Hiperplazi' tanısına eşdeğerdir.
EIN, endometrioid tip endometrial kanserin direkt öncül lezyonudur.
2
Eş zamanlı kanser riskinin değerlendirilmesi
Histerektomi yapılan EIN olgularının yaklaşık %40'ında cerrahi sonrası invaziv kanser saptanmaktadır.
Biyopsi materyali bazen altta yatan fokal kanser odağını atlayabilir.
3
Yönetim stratejisinin planlanması
Fertilite istemi olan hastada D&C (tanısal doğruluk için) ve pelvik MRG (miyometrial invazyonu ekarte etmek için) yapılmalıdır.
Medikal tedaviye başlamadan önce hastanın mevcut bir kansere sahip olup olmadığı kesinleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

EIN tanısında eş zamanlı invaziv kanser riski ve fertilite koruyucu yaklaşım öncesi staging gerekliliği.

İpuçları

1
EIN tanısı, 2014 DSÖ sınıflamasındaki hangi kategoriye denk gelmektedir?
2
Bu hastaların histerektomi materyallerinde saptanan eş zamanlı kanser oranını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Endometrium kanserinde FIGO 2023 evreleme güncellemelerini ve moleküler sınıflamanın hiperplazi yönetimine etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru →

Epitelyal over kanserlerinin klinik takibinde kullanılan serum CA−125CA-125 düzeyinin yorumlanmasıyla ilgili olarak, aşağıdakilerden hangisi bu belirteçte artışa yol açan benign (selim) durumlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Postmenopozal dönem

Cevap

Postmenopozal dönem bir artış nedeni olmayıp, bu süreçte saptanan CA−125CA-125 yükseklikleri malignite açısından daha anlamlıdır.
Postmenopozal dönem, CA−125CA-125 düzeyini artıran fizyolojik veya patolojik bir durum değildir. Aksine, menstrüasyon ve gebelik gibi benign yükselme nedenleri bu dönemde ortadan kalktığı için, postmenopozal kadınlarda saptanan yüksek değerlerin epitelyal over kanseri ile ilişkili olma olasılığı (pozitif prediktif değer) çok daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
CA−125CA-125 belirtecinin biyolojik kaynağını belirleyin.
CA−125CA-125, çölyomik epitelden (periton, plevra, perikard, endometrium) köken alan bir glikoproteindir.
Belirtecin neden yükseldiğini anlamak için hangi dokularda bulunduğunu bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki durumların periton veya endometrium üzerindeki etkisini değerlendirin.
Gebelik, endometriozis, pelvik enfeksiyonlar ve menstrüasyon bu dokuları uyararak serum seviyesini artırır.
Bu durumlar epitelyal over kanseri olmasa dahi 'yalancı pozitiflik' yaratan benign nedenlerdir.
3
Postmenopozal dönemin etkisini analiz edin.
Postmenopozal dönemde menstrüasyon ve gebelik gibi faktörler ortadan kalktığı için bazal CA−125CA-125 seviyeleri genellikle düşüktür.
Bu dönem bir yükselme nedeni değil, belirtecin spesifitesinin arttığı bir klinik tablodur.

Anahtar Kavram

CA−125CA-125 özgünlüğü düşük bir belirteçtir ve premenopozal kadınlarda benign nedenlerle (peritonal iritasyon) sıkça yükselebilir.
Soru 91Soru →

Otuz sekiz yaşında nullipar bir kadın, 6 aydır süren dispeptik yakınmalar ve kilo kaybı nedeniyle gastroenteroloji kliniğine başvurmuş; üst gastrointestinal sistem endoskopisi normal sınırlarda bulunmuştur. Batın BT'de bilateral over kitlesi (sağda 8 cm, solda 5 cm), masif asit ve omentum keki saptanmıştır. CA-125 düzeyi 980 U/mL, CEA 2,1 ng/mL, CA 19-9 78 U/mL olarak ölçülmüştür. Diagnostik laparoskopi ile alınan periton biyopsisi; papiller yapılar oluşturan, sertifiye nükleer atipi gösteren, psammom cisimcikleri içeren ve diffüz TP53 ile aberran p53 boyanmasının eşlik ettiği bir tümör olarak raporlanmıştır. Hastanın soy geçmişinde annesi ve teyzesinde over kanseri öyküsü mevcuttur. Primer cerrahi debulking öncesinde hasta ile tartışılacak tedavi planlamasında, güncel sınıflandırma ve kanıt düzeyleri açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Neoadjuvan kemoterapi (NACT) seçeneğinde, primer debulking yerine 3 siklus karboplatin-paklitaksel ardından interval debulking cerrahisi uygulanabilir; ancak NACT sonrası patolojik tam yanıt oranı düşük olduğundan, interval cerrahide tümörsüz rezeksiyon (R0) primer cerrahi kadar genel sağkalıma katkı sağlamamaktadır.

Cevap

Neoadjuvan kemoterapi sonrası interval debulking cerrahisinde R0 rezeksiyonun genel sağkalıma katkı sağlamadığı ifadesi yanlıştır; mevcut kanıtlar interval cerrahideki R0 rezeksiyonun sağkalım üzerine primer cerrahiyle benzer olumlu etkisini desteklemektedir.
NACT sonrası interval debulking cerrahisinde R0 rezeksiyon elde edilmesinin genel sağkalıma anlamlı katkı sağlamadığı iddiası güncel klinik kanıtlarla çelişmektedir. CHORUS ve EORTC 55971 çalışmaları ile bunların meta-analizleri, interval debulkingde tam rezeksiyonun (R0) elde edilmesinin genel sağkalımı primer cerrahideki R0 rezeksiyonla kıyaslanabilir düzeyde olumlu etkilediğini ortaya koymuştur. Her iki cerrahi yaklaşımda da rezidüel hastalık miktarı en güçlü bağımsız prognostik faktör olarak kalır. Bu nedenle, R0'ın sağkalıma katkı sağlamadığı şeklindeki ifade doğrudan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve patolojik özellikleri değerlendirerek olguyu sınıflandır
Bilateral over kitlesi, asit, omentum keki, papiller yapı, belirgin nükleer atipi, psammom cisimcikleri, diffüz aberran TP53 boyanması → Yüksek Dereceli Seröz Karsinom (HGSC), Tip II yolak, FIGO en az Evre IIIA
Patolojik bulgular HGSC'nin tipik özelliklerini taşımaktadır; TP53 aberrasyonu Tip II karsinogenezin biyobelirteci olarak kabul edilmektedir
2
Her seçenekteki klinik ifadeyi güncel kılavuzlar (NCCN, ESMO, ASCO) ve majör klinik çalışma verileriyle karşılaştır
Seçenek A (PARP inhibitör idamesi BRCA-mutant olguda standart): DOĞRU. Seçenek B (Psammom cisimcikleri HGSC için spesifik değil, TP53 aberrasyonu Tip II spesifik): Kısmen doğru ama yanıltıcı; HGSC teşhisi doğru. Seçenek C (FIGO 2014 evrelemede lenf nodu değerlendirmesi zorunlu): DOĞRU. Seçenek D (NACT sonrası R0 sağkalıma katkı sağlamaz): YANLIŞ. Seçenek E (Germline test somatik testi dışlamaz): DOĞRU.
CHORUS (Kehoe 2015) ve EORTC 55971 (Vergote 2010) çalışmaları; interval debulking'de R0 elde edilmesinin primer cerrahi R0 ile benzer genel sağkalım sağladığını göstermiştir
3
NACT ve interval debulking konusundaki kanıt düzeyini netleştir
Meta-analizler: NACT + interval cerrahi, rezidüel hastalık açısından primer cerrahiye eşdeğer sonuçlar verebilir; R0 rezeksiyon her iki yaklaşımda da en güçlü prognostik faktördür
Yanlış ifade, interval cerrahide R0'ın sağkalıma katkı sağlamadığını söylemektedir; bu, mevcut kanıtlarla çelişmektedir ve sorunun cevabıdır
4
Soruyu oluşturan tuzak yapısını değerlendir
Seçenek D, 'NACT sonrası patolojik tam yanıt oranının düşük olduğu' gibi doğru bir öncülü, 'interval R0'ın sağkalıma katkısı yoktur' gibi yanlış bir sonuçla birleştirerek tuzak oluşturmaktadır
Soru, yanlış ifadenin belirlenmesini gerektirmekte; bu nedenle kısmen doğru bilgi içeren ama sonuç çıkarımı hatalı olan seçenek doğru yanıttır

Anahtar Kavram

Yüksek dereceli seröz over karsinomunda (HGSC) neoadjuvan kemoterapi (NACT) sonrası interval debulking cerrahisinde R0 rezeksiyonun prognostik önemi ve BRCA mutasyonu bağlamında PARP inhibitör idame tedavisinin rolü
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 92Soru →

Otuz yedi yaşında BRCA1 germline mutasyonu taşıyıcısı olan bir kadın, bilateral salpingo-ooforektomi operasyonu öncesinde yapılan MRI görüntülemesinde sol tuba uterinada 1.2 cm'lik şüpheli lezyon saptanıyor. Histopatolojik incelemede tüp mukozasında atipik epitel proliferasyonu, belirgin nükleer pleomorfizm ve yaygın p53 mutasyonu gösteren bir lezyon izleniyor. Bu hastanın lezyonu ile yüksek dereceli seröz over kanseri arasındaki patofizyolojik ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu lezyon, STIC (seröz tubal intraepitelyal karsinom) olarak adlandırılır ve yüksek dereceli seröz karsinomun büyük çoğunluğunun fimbria ucundan köken aldığı hipotezi ile uyumludur

Cevap

Söz konusu lezyon STIC (seröz tubal intraepitelyal karsinom) olarak adlandırılır ve yüksek dereceli seröz karsinomun tuba fimbriasından köken aldığı hipotezi ile uyumludur.
Tuba uterina mukozasında saptanan, belirgin nükleer atipisi ve yaygın p53 mutasyonu olan bu lezyon STIC'i tanımlar. STIC, yüksek dereceli seröz karsinomun tuba fimbriasından köken aldığı güncel hipotezin (dual model) temel kanıtını oluşturur. BRCA1 germline mutasyonu taşıyıcılarında bu lezyonun görülme sıklığının artması ve sporadik vakalarda bile sık saptanması, tuba fimbriasının primer başlangıç noktası olduğunu kuvvetle desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyonun histopatolojik özelliklerini değerlendirin
Tuba uterina mukozasında atipik epitel proliferasyonu, nükleer pleomorfizm ve yaygın p53 mutasyonu saptanıyor
Bu bulgular STIC'in tanımlayıcı özellikleridir: epitelyal tabakada katmanlı hiperbolik atipik hücreler, artmış mitoz ve güçlü difüz p53 boyama (gain-of-function mutasyon) ya da p53 tam kaybı
2
BRCA1 germline mutasyonu ile tüp köken hipotezini ilişkilendirin
BRCA1/2 mutasyonu taşıyıcılarında STIC insidansı genel populasyona göre belirgin biçimde yüksektir
Risk azaltıcı salpingo-ooforektomi yapılan BRCA taşıyıcılarının yaklaşık %5-10'unda fimbrial bölgede STIC saptanır; bu veri tuba fimbriasının yüksek dereceli seröz karsinomun birincil kaynağı olduğunu destekler
3
Dual model hipotezini ve STIC'in konumsal önemini değerlendirin
Yüksek dereceli seröz karsinomların büyük çoğunluğunda tuba fimbriasında STIC saptanması, bu lezyonun öncü lezyon olduğuna işaret etmektedir
Sporadik yüksek dereceli seröz over kanserlerinin de yaklaşık %50-60'ında tüp incelendiğinde STIC bulunması, tüp mukozasının over yüzey epitelinden çok daha olası başlangıç noktası olduğunu gösterir
4
Diğer seçenekleri dışlayın
Borderline implant, yüzey metaplazisi, düşük dereceli yolak ve WT1 negatiflik açıklamaları bu klinik-patolojik tabloya uymaz
Her bir yanlış seçenek, yüksek dereceli seröz karsinomun ayrı bir özelliğini yanlış aktararak karışıklık yaratmaya yöneliktir

Anahtar Kavram

STIC (Seröz Tubal İntraepitelyal Karsinom) ve Yüksek Dereceli Seröz Karsinomun Tuba Fimbriasından Kökeni (Dual Model Hipotezi)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 93Soru →

Gestasyonel trofoblastik hastalıklar arasında yer alan komplet hidatidiform mol hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüm genetik materyal paternaldır ve fetal doku içermez

Cevap

Komplet hidatidiform molde tüm genetik materyal paternaldır ve fetal doku içermez.
Komplet hidatidiform molde oluşum mekanizması androgenezdir: boş bir yumurtanın tek ya da iki sperm tarafından döllenip tüm genetik materyalin paternal kaynaklı olmasıdır. Bu nedenle fetal doku, amniyotik kese ve umbilikal kord gelişmez. Bu özellikler komplet molün tanımlayıcı bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Komplet mol ile parsiyel molün temel farklarını hatırla
Komplet mol: 46,XX veya 46,XY karyotip, yalnızca paternal DNA, fetal doku yok; parsiyel mol: 69,XXY triploid, hem maternal hem paternal DNA, fetal doku olabilir
Bu iki antite arasındaki genetik ve morfolojik farkların bilinmesi doğru seçeneği belirlemek için temeldir
2
Her seçeneği komplet mol özellikleriyle karşılaştır
Fetal doku varlığı ve 69,XXY karyotipi parsiyel mol özellikleridir; yüksek beta-hCG ve malignite potansiyeli ise komplet molde daha belirgindir
Doğru seçenek yalnızca komplet mole özgü iki temel özelliği (tüm paternale DNA + fetal doku yokluğu) bir arada tanımlamalıdır

Anahtar Kavram

Komplet hidatidiform mol: tamamı paternal kaynaklı genetik materyal (androgenez), fetal doku yokluğu ve parsiyel mole kıyasla daha yüksek GTN dönüşüm riski
Tahmini Süre:45s
Soru 94Soru →

5353 yaşında postmenopozal bir hasta, pelvik ağrı ve son 22 ayda hızla büyüyen uterus şikayeti ile başvuruyor. Yapılan cerrahi ve histopatolojik inceleme sonucunda tümörün myometrium ile sınırlı, 77 cm çapında leiomyosarkom (LMS) olduğu saptanıyor. Bu hasta ve uterin leiomyosarkomlar genelinde, FIGO 2023 evreleme sistemi ve güncel yönetim prensipleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FIGO 2023 evreleme sistemine göre, tümörün uterusa sınırlı olduğu ancak en geniş çapının 55 cm'den büyük olduğu bu vaka Evre IB olarak tanımlanır.

Cevap

FIGO 2023 evrelemesine göre, tümörü uterusa sınırlı olan ve en geniş çapı 55 cm'den büyük olan leiomyosarkom vakaları Evre IB olarak sınıflandırılır.
FIGO 2023 evreleme sistemine göre, uterin leiomyosarkomlarda (LMS) tümörün uterusa sınırlı olduğu durumlar Evre I'dir. Bu evre kendi içinde tümör çapına göre ikiye ayrılır: Tümörün en geniş çapı 55 cm veya daha küçükse Evre IA, 55 cm'den büyükse Evre IB olarak tanımlanır. Soruda verilen vaka 77 cm olduğu için doğru evreleme IB'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın klinik ve patolojik özelliklerini analiz et.
Hasta postmenopozal, uterus hızla büyüyor ve patolojide 77 cm, myometrium sınırlı LMS saptanmış.
Evreleme ve yönetim planı için tümörün yayılımı ve çapı kritiktir.
2
FIGO 2023 Uterin Sarkom evreleme kriterlerini hatırla.
Evre I: Uterusa sınırlı; IA ≤5\leq 5 cm, IB >5> 5 cm. Evre II: Pelvik yayılım (IIA: Adneks, IIB: Diğer pelvik dokular).
Güncel evreleme sistemi çap bazlı sınırları değiştirmiş veya netleştirmiştir.
3
Seçenekleri evreleme ve yönetim prensipleriyle karşılaştır.
Vaka 77 cm olduğu için IB'dir. Rutin lenfadenektomi ve premenopozal ooferektomi (seçilmiş vakalarda) tartışmalıdır; hızlı büyümenin prediktif değeri düşüktür.
Doğru seçeneği belirlemek için yanlış bilgileri ele.

Anahtar Kavram

FIGO 2023 Leiomyosarkom Evrelemesi ve Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 95Soru →

2828 yaşında, G0P0G_0P_0 kadın hasta, yapılan rutin servikal sitoloji taramasında "Atipik Skuamöz Hücreler - Yüksek Dereceli Lezyon Dışlanamayan" (ASC−HASC-H) saptanması üzerine kolposkopiye yönlendiriliyor. Yapılan kolposkopik muayenede transformasyon zonu tam olarak değerlendirilemiyor (Tip 3 transformasyon zonu). Belirgin bir lezyon saptanmayan hastada yapılan endoservikal küretaj (ECCECC) ve rastgele alınan servikal biyopsiler sonucu "Kronik Servisitis" olarak raporlanıyor. Bu aşamada hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diagnostik eksizyonel işlem (LEEP veya soğuk konizasyon) uygulanması

Cevap

Diagnostik eksizyonel işlem (LEEP veya soğuk konizasyon) uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan diagnostik eksizyonel işlem, ASC−HASC-H sitolojisi saptanan ancak kolposkopik olarak transformasyon zonu tam izlenemeyen (yetersiz kolposkopi) ve biyopsi/ECC ile sitolojik bulgu açıklanamayan hastalar için standart yönetimdir. Bu hastalarda maskelenmiş bir yüksek dereceli lezyon veya mikrobiyolojik olarak saptanamayan bir invaziv odak bulunma ihtimali oldukça yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın sitoloji sonucunu ve kolposkopi bulgularını değerlendir.
Sitoloji ASC−HASC-H (yüksek risk), Kolposkopi Tip 3 (yetersiz).
Yönetim algoritmasını belirlemek için sitolojik risk ve kolposkopik yeterlilik birlikte değerlendirilmelidir.
2
Sitoloji ile histopatolojik sonuç arasındaki uyumu kontrol et.
Sitoloji yüksek dereceyi düşündürürken (ASC−HASC-H), biyopsi/ECC benign (kronik servisit) gelmiştir; yani belirgin bir uyumsuzluk mevcuttur.
Sitoloji-histoloji uyumsuzluğu olan ve kolposkopisi yetersiz vakalarda tanısal bir işlem gereklidir.
3
Güncel kılavuzlara göre son kararını ver.
Diagnostik eksizyonel işlem (LEEP/Konizasyon) kararı verilir.
ASC−HASC-H sitolojisi olan hastaların yaklaşık %25-40'ında altta yatan CINCIN 2/32/3 veya invaziv kanser bulunabilir; yetersiz kolposkopi bu riski gizleyebilir.

Anahtar Kavram

ASC-H sitolojisi varlığında, kolposkopinin yetersiz olması veya histolojik sonucun sitolojiyi açıklayamaması durumunda diagnostik eksizyonel işlem gerekliliği.
Soru 96Soru →

22 yaşında bir kadın hasta, alt karın bölgesinde hızla büyüyen ağrılı kitle ve karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede pelviste 15 cm15 \text{ cm} boyutunda, solid komponentleri olan fikse kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Alfa-fetoprotein (AFP) seviyesi 15.000 ng/mL15.000 \text{ ng/mL} (normal: <10<10) bulunurken, hCG ve LDH seviyeleri normal sınırlarda saptanıyor. Yapılan cerrahi evrelemede tek taraflı over tutulumu izleniyor ve histopatolojik incelemede 'Schiller-Duval cisimcikleri' görülüyor. Bu hastanın yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tümör evresinden bağımsız olarak, fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapisi standart tedavidir.

Cevap

Tümör evresinden bağımsız olarak, fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP kemoterapisi verilmesi en doğru yaklaşımdır.
Doğru seçenek olan fertilite koruyucu cerrahi sonrası BEP protokolü, Yolk sak tümörünün standart yönetimidir. Bu tümör, diğer germ hücreli tümörlerden (örneğin evre IA disgerminom veya grade 1 immatür teratom) farklı olarak, evre I olsa bile mutlaka adjuvan kemoterapi gerektirir çünkü nüks riski çok yüksektir ve kemosensitivitesi fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezleyin.
Genç yaş, hızlı büyüme, çok yüksek AFP (15.000 ng/mL15.000 \text{ ng/mL}) ve normal hCG/LDH varlığı.
Germ hücreli tümörler arasında AFP yüksekliği Yolk sak tümörünü (Endodermal Sinüs Tümörü) düşündürür.
2
Patolojik bulguyu tanımlayın.
Schiller-Duval cisimcikleri saptandı.
Schiller-Duval cisimcikleri Yolk sak tümörü için patognomonik bir bulgudur.
3
Cerrahi yönetim ve adjuvan tedavi gerekliliğini belirleyin.
Evre I olsa dahi tüm hastalara cerrahi sonrası BEP (Bleomisin, Etoposid, Sisplatin) kemoterapisi verilmelidir.
Yolk sak tümörü son derece agresiftir ve BEP kemoterapisine mükemmel yanıt verir; adjuvan tedavi hayatta kalma oranlarını dramatik şekilde artırır.

Anahtar Kavram

Yolk sak tümöründe (Endodermal Sinüs Tümörü) cerrahi evre ne olursa olsun adjuvan kemoterapi zorunluluğu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 97Soru →

4545 yaşında parite 22 olan kadın hasta, son 44 aydır giderek artan karın şişliği ve pelvik bası hissi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede batında umbilikus seviyesini geçen, yaklaşık 2020 cm boyutlarında fikse olmayan kitle palpe ediliyor. Pelvik ultrasonografide sağ adneksiyel bölgeden köken alan, ince septaları bulunan ve çok sayıda kistik odaktan oluşan (multiloculated) dev kistik kitle izleniyor. Laboratuvar incelemesinde CA-125125: 4242 U/mL (N: <35<35), CEA: 2424 ng/mL (N: <3<3) ve CA 19−919-9: 165165 U/mL (N: <37<37) olarak saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müsinöz kistadenokarsinom

Cevap

Müsinöz kistadenokarsinom
Müsinöz kistadenokarsinom, epitelyal over kanserleri içinde en büyük boyutlara ulaşabilen ve karakteristik olarak ultrasonografide çok sayıda ince septa ile ayrılmış kistik odaklar (multiloculated) şeklinde izlenen tümördür. Laboratuvar bulgularında CEA ve CA 19-9 yüksekliğinin görülmesi, müsinöz diferansiyasyonu destekleyen tipik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik muayene ve radyolojik bulguları değerlendir.
Hastada 2020 cm boyutunda dev bir kitle ve ultrasonografide ince septalı, multiloculated (çok odacıklı) kistik görünüm mevcut.
Müsinöz epitelyal over tümörleri, vücuttaki en büyük kitlelere neden olan over tümörleridir ve tipik olarak multiloculated kist yapısı gösterirler.
2
Tümör belirteçleri profilini analiz et.
CEA ve CA 19-9 belirgin yüksek, CA-125 ise sınırda/hafif yüksek.
Müsinöz over kanserleri gastrointestinal benzeri epitel içerdikleri için CEA ve CA 19-9 üretimi sıktır; CA-125 ise seröz tipe göre daha az güvenilirdir.
3
Ayırıcı tanı yap ve en olası tanıyı belirle.
Müsinöz kistadenokarsinom tanısına ulaşılır.
Dev kitle boyutu, multiloculated yapı ve spesifik belirteç (CEA/CA 19-9) kombinasyonu müsinöz tipi destekler.

Anahtar Kavram

Müsinöz over kanserlerinin klinik karakteristiği: Dev boyut, multiloculated kistik yapı ve CEA/CA 19-9 yüksekliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru →

4747 yaşında, G2P2G2 P2 olan bir hasta, atipisiz endometrial hiperplazi tanısı nedeniyle 66 ay boyunca oral progestin tedavisi almıştır. Tedavi sonrası yapılan kontrol endometrial biyopsisinde "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EINEIN)" saptanan ve çocuk istemi olmayan hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total abdominal histerektomi

Cevap

Çocuk istemi olmayan ve medikal tedavi altında progresyon gösteren EINEIN olgusunda en uygun yaklaşım total abdominal histerektomidir.
Total abdominal histerektomi seçeneği doğrudur çünkü WHOWHO 20142014 sınıflamasına göre EINEIN (atipili hiperplazi), preinvaziv bir lezyondur ve fertilite istemi olmayan hastalarda definitif tedavisi cerrahidir. Özellikle atipisiz hiperplazi tedavisi alırken EINEIN gelişmesi, hastalığın progrese olduğunu ve medikal tedaviye dirençli olabileceğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevcut histopatolojik tanıyı değerlendir
Atipisiz hiperplaziden EINEIN (atipili hiperplazi) yönünde bir progresyon mevcut.
Yönetim stratejisi lezyonun atipi durumuna göre değişir.
2
Hastanın fertilite isteğini ve yaşını kontrol et
Hasta 4747 yaşında, parite 22 ve çocuk istemi yok.
Fertilite istemi cerrahi kararı yerine medikal tedaviyi (yüksek doz progestin) zorunlu kılabilirdi.
3
Risk faktörlerini (eş zamanlı kanser) analiz et
EINEIN tanılı hastalarda cerrahi örneklemede %25−40\%25-40 oranında eş zamanlı endometrium kanseri saptanabilir.
Bu yüksek risk nedeniyle cerrahi (histerektomi) altın standarttır.

Anahtar Kavram

Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EINEIN) yönetiminde temel belirleyici fertilite istemidir; istem yoksa kesin tedavi histerektomidir.
Soru 99Soru →

35 yaşında kadın hasta, 8 hafta önce spontan abortus geçirmiş. Abortus sonrası vajinal kanaması devam ettiği için başvuruyor. Yapılan ultrasonografide uterusta rezidü doku saptanmış ve küretaj uygulanmış. Patoloji sonucu parsiyel hidatidiform mol olarak raporlanmış. Küretaj sonrasında β-hCG takibine başlanmış; 3. haftada ölçülen β-hCG değeri 3.800 mIU/mL, 6. haftada ise 1.200 mIU/mL olarak bulunmuştur. Bu hasta için yapılacak en doğru yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β-hCG takibine devam edilmeli; değerler düşüş eğiliminde olduğundan haftalık ölçümlerle izlem sürdürülmeli

Cevap

β-hCG değerleri düşüş eğiliminde olduğundan haftalık ölçümlerle izlem sürdürülmelidir.
Küretaj sonrası 6 haftada β-hCG değerinin 3.800'den 1.200 mIU/mL'ye gerilemesi, trofoblastik aktivitenin azalmaya devam ettiğini göstermektedir. FIGO'nun gestasyonel trofoblastik neoplazi tanı kriterleri (4 haftada plato veya 3 haftada artış) bu hastada karşılanmamaktadır. Bu nedenle haftalık β-hCG ölçümleriyle izlem doğru ve yeterli yönetim yaklaşımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parsiyel mol ile komplet molün malignite potansiyeli ve takip protokolü açısından farklarını değerlendirin.
Parsiyel mol, 69,XXY (triploid) karyotipe sahiptir ve fetal doku içerebilir; malignite riski komplet moldeki (%15-20) kadar yüksek değildir (~%1-5). Her iki tipte de küretaj sonrası β-hCG takibi zorunludur.
Malignite riski farklı olsa da persistan trofoblastik aktiviteyi dışlamak için β-hCG izlemi zorunludur.
2
Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısı için FIGO kriterlerini kontrol edin.
GTN kriterleri: (1) 4 ardışık haftada plato (±%10), (2) 3 ardışık haftada artış (>%10), (3) histolojik olarak koryokarsinom veya plasental saha tümörü saptanması, (4) metastaz. Bu hastada 3. haftada 3.800, 6. haftada 1.200 mIU/mL → belirgin düşüş devam etmektedir.
β-hCG'nin düşmeye devam etmesi, GTN kriterlerinin karşılanmadığını gösterir; bu nedenle kemoterapi endikasyonu yoktur.
3
Doğru yönetimi belirleyin.
β-hCG'nin düşüş eğiliminde sürmesi, haftalık izlemle takibin yeterli olduğuna işaret eder. Normalizasyon (genellikle <5 mIU/mL) sağlanana dek haftalık ölçüm, ardından aylık kontrol önerilir. Normalizasyona ulaşıldıktan sonra en az 6 ay kontrasepsiyon önerilir.
GTN kriterleri oluşmadığından kemoterapi veya cerrahi müdahale gerekmez; izlem standarttır.

Anahtar Kavram

Parsiyel hidatidiform mol sonrası β-hCG izlemi ve gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanı kriterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru →

6464 yaşında, vulvada uzun süredir devam eden kronik kaşıntı şikayeti olan ve biyopsisinde 'liken skleroz' zemininde 'diferansiye tip vulvar intraepitelyal neoplazi (dVIN)' saptanan bir hasta ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnvaziv skuamöz hücreli karsinoma ilerleme riski, HPV ilişkili (uVIN/HSIL) lezyonlara göre daha yüksektir.

Cevap

İnvaziv skuamöz hücreli karsinoma ilerleme riski, HPV ilişkili (uVIN/HSIL) lezyonlara göre daha yüksektir.
Diferansiye tip VIN (dVIN), vulva kanserlerinin yaklaşık %15−20\%15-20'sinden sorumlu olan ve genellikle liken skleroz zemininde gelişen bir tablodur. uVIN (HSIL) ile kıyaslandığında, dVIN'in invaziv skuamöz hücreli karsinoma ilerleme riski belirgin şekilde daha yüksektir ve bu ilerleme çok daha kısa sürede gerçekleşir. Bu nedenle dVIN saptanan hastalarda tedavi yaklaşımı her zaman cerrahi eksizyon olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik verilerini (yaş, liken skleroz öyküsü, dVIN tanısı) analiz et.
Hastanın postmenopozal dönemde olduğu ve HPV dışı bir patolojik yolak (liken skleroz - dVIN) üzerinden ilerlediği belirlenir.
dVIN, uVIN'den (HSIL) farklı olarak yaşlı popülasyonda ve liken skleroz zemininde gelişen bir prekanseröz lezyondur.
2
dVIN ve uVIN (HSIL) arasındaki biyolojik davranış farklarını karşılaştır.
dVIN'in invaziv karsinoma dönüşüm riskinin çok daha yüksek ve bu sürecin çok daha hızlı olduğu saptanır.
dVIN, p53 mutasyonu içerir ve biyolojik olarak uVIN'e göre çok daha agresif bir seyir izler.
3
Moleküler ve epidemiyolojik belirteçleri doğrula.
dVIN'in p16 negatif, p53 pozitif olduğu ve sigara/HPV ile ilişkisinin olmadığı netleştirilir.
Bu belirteçler tanısal ayrımda ve TUS sorularında kritik ayırt edici noktalardır.

Anahtar Kavram

Diferansiye tip VIN (dVIN), vulva karsinomunun p53 mutasyonu üzerinden ilerleyen, HPV-negatif ve yüksek malignite potansiyeline sahip prekanseröz lezyonudur.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 5 / 17Sonraki
Jinekolojik Onkoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin