Jinekolojik Onkoloji

331 soru

Soru 61Soru →

4747 yaşında, son 66 aydır düzensiz ve yoğun vajinal kanama (menometroraji) şikayeti olan bir hastaya yapılan endometrial biyopsinin patolojik incelemesinde; glandüler yapıların stroma alanına göre belirgin şekilde arttığı, glandların çevre normal endometriumdan sitolojik olarak farklılaştığı ve bu bulguların 22 mm'lik bir odak oluşturduğu saptanmıştır.

Bu hastada "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN)" tanısını ekarte ettirerek "Grade 11 Endometrium Adenokanseri" tanısına yönlendiren en önemli histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin solid büyüme alanlarının veya kompleks kribriform yapıların varlığı

Cevap

Histopatolojik incelemede solid büyüme alanlarının veya kompleks kribriform yapıların varlığı, lezyonu EIN tanısından uzaklaştırarak endometrium adenokanseri tanısına yönlendirir.
Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN) tanısı için Mutter tarafından tanımlanan 55 kriterden biri 'kanserin dışlanması'dır. Eğer histopatolojik incelemede solid büyüme alanları, kompleks kribriform yapılar veya belirgin villoglandüler patern saptanırsa, bu durum lezyonun artık bir hiperplazi/preinvaziv lezyon değil, Grade 11 Endometrium Adenokanseri olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut biyopsi bulgularını EIN kriterleri açısından değerlendir.
Hastada gland/stroma artışı, sitolojik fark ve 11 mm'den büyük çap mevcuttur; bu bulgular EIN ile uyumludur.
EIN tanısı için mimari, sitolojik ve boyut kriterlerinin karşılanması gerekir.
2
EIN ve Grade 11 Adenokanser arasındaki ayırıcı tanı kriterlerini (Mutter kriterleri) hatırla.
EIN tanısı koymak için 'kanserin dışlanması' kriteri gereklidir.
Kanser kriterleri mevcutsa EIN tanısı konulamaz.
3
Hangi morfolojik bulguların kanser lehine olduğunu belirle.
Solid büyüme alanları (>4> 4 mm), kompleks kribriform yapılar ve villoglandüler patern kanser göstergesidir.
Bu yapılar lezyonun invaziv karakter kazandığını veya yüksek dereceli transformasyon geçirdiğini gösterir.

Anahtar Kavram

EIN morfolojik kriterleri ve kanser dışlama kuralı
Soru 62Soru →

35 yaşında, iki yıldır cinsel ilişki sonrası kanama şikayeti olan kadın, jinekolojik muayenede servikste 3 cm çaplı egzofitik kitle saptanması üzerine biyopsi yapılıyor. Patoloji sonucu skuamöz hücreli karsinom olarak raporlanıyor. Pelvik MRI'da tümörün serviks dışına çıkmadığı ve vajinada üçte birden fazla tutulum olmadığı görülüyor; BT'de para-aortik lenf nodu metastazı bulunmuyor ancak sol obturator lenf nodunda büyüme saptanıyor. Bu hastaya göre en doğru FIGO evresi ve tedavi seçeneği hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIC1 — Kemoradyoterapi

Cevap

Pelvik lenf nodu metastazı (obturator lenf nodu) bulunan ve servikse sınırlı görünen bu hasta FIGO 2018 sınıflamasına göre Evre IIIC1 olarak değerlendirilmeli; tedavide eş zamanlı sisplatin bazlı kemoradyoterapi uygulanmalıdır.
FIGO 2018 sınıflamasıyla birlikte lenf nodu metastazı evrelemedeki en belirleyici faktörlerden biri haline gelmiştir. Sol obturator lenf nodu büyümesi, pelvik lenf nodu metastazını gösterir ve tümörün görünür lokal sınırlamasından bağımsız olarak hastayı Evre IIIC1'e yerleştirir. Bu evrede standart tedavi sisplatin bazlı eş zamanlı kemoradyoterapidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün lokal yayılımını değerlendir
3 cm egzofitik kitle, serviks dışına çıkmamış, vajina tutulumu üçte birden az değil — MRI'da parametrial invazyon yok
Lokal yayılım tümörü tek başına değerlendirildiğinde Evre IB2 (2–4 cm, servikse sınırlı) gibi görünebilir; ancak FIGO 2018'de lenf nodu tutulumu lokal yayılımdan önce gelir
2
Lenf nodu durumunu değerlendir
Sol obturator lenf nodunda büyüme (pelvik lenf nodu metastazı mevcut), para-aortik lenf nodu metastazı yok
FIGO 2018 revizyonuyla pelvik lenf nodu metastazı Evre IIIC1, para-aortik lenf nodu metastazı Evre IIIC2 olarak sınıflandırılmaktadır — bu ayrım tedaviyi doğrudan etkiler
3
Nihai FIGO evresini belirle
Evre IIIC1
Pelvik lenf nodu metastazı varlığı, tümörün görünür lokal sınırlılığından bağımsız olarak evre IIIC1 tanımını karşılar
4
Tedavi protokolünü belirle
Eş zamanlı sisplatin bazlı kemoradyoterapi (EBRT + brakiterapi + haftalık sisplatin)
Evre IIIC1 serviks kanserinde standart tedavi cerrahiden ziyade definitif kemoradyoterapidir; pelvik lenf nodu tutulumu cerrahi sınırları aştığından cerrahi monoterapi yeterli değildir

Anahtar Kavram

FIGO 2018 serviks kanseri evrelemesinde pelvik lenf nodu metastazının (Evre IIIC1) rolü ve buna bağlı tedavi kararı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 63Soru →

6262 yaşında postmenopozal bir hastada yapılan laparotomide; her iki over yüzeyinde vejdete kitleler, omentumda en büyüğü 1,81,8 cm çapında olan çok sayıda makroskobik nodül ve karaciğer kapsülü (Glisson) üzerinde 0,70,7 cm çapında milimetrik implantlar gözlenmiştir. Parasitotik asit sitolojisi negatif gelmiştir. Yapılan immünhistokimyasal analizde tümör hücrelerinde yaygın ve güçlü (strong and diffuse) p53p53 ekspresyonu saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı ve FIGO 20142014 sistemine göre evrelemesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek dereceli seröz karsinom - Evre IIIB

Cevap

Yüksek dereceli seröz karsinom - Evre IIIB
Yüksek dereceli seröz karsinom, p53 mutasyonu ile karakterize olan en yaygın epitelyal over kanseridir. FIGO 20142014 evreleme sistemine göre, pelvis dışına çıkan ancak 22 cm'den küçük olan makroskobik peritoneal metastazlar (omentumdaki 1,81,8 cm ve karaciğer kapsülündeki 0,70,7 cm'lik odaklar gibi) Evre IIIB olarak sınıflandırılır. Karaciğer kapsülü üzerindeki implantlar Evre III kabul edilirken, parankim metastazı Evre IVB kabul edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Moleküler profilin analizi
Yüksek dereceli seröz karsinom (HGSC)
Tümör hücrelerinde saptanan yaygın ve güçlü p53p53 boyanması (missense mutasyon patterni), Tip II epitelyal over kanseri olan HGSC için patognomonik bir bulgudur.
2
Anatomik yayılımın değerlendirilmesi
Evre III (Ekstrapelvik peritoneal yayılım)
Omentum ve karaciğer kapsülü (Glisson) üzerindeki tutulumlar, pelvis dışı (ekstrapelvik) peritoneal yayılımı gösterir. Karaciğer parankim tutulumu olmadığı sürece kapsül tutulumu Evre III kapsamındadır.
3
Metastatik odak boyutunun belirlenmesi
Evre IIIB (≤2\leq 2 cm)
FIGO 20142014 sınıflamasına göre, makroskobik ekstrapelvik peritoneal metastazların en büyüğü 22 cm veya daha küçük ise hastalık Evre IIIB olarak tanımlanır (1,81,8 cm ≤2\leq 2 cm).

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinde Tip I (Düşük dereceli) ve Tip II (Yüksek dereceli) ayrımı ile FIGO cerrahi evreleme kriterlerinin entegrasyonu.

İpuçları

1
p53 mutasyonu hangi derecedeki (grade) seröz karsinomlar için tipiktir?
2
Makroskobik ekstrapelvik peritoneal metastazlarda Evre IIIB ve IIIC ayrımını sağlayan boyut eşiği kaç cm'dir?

Daha Fazla Pratik

Karaciğer parankim metastazı ile kapsül metastazı arasındaki evreleme farkını ve p53'ün over karsinogenezindeki rolünü gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 64Soru →

Servikal kanser tarama programı kapsamında değerlendirilen 54 yaşındaki postmenopozal hastanın (G3P3) servikal sitoloji sonucu 'Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyon (HSIL)' olarak raporlanmıştır. Eş zamanlı bakılan HPV testinde HPV Tip 16 pozitifliği saptanmıştır. Bu bulgular üzerine yapılan kolposkopik incelemede skuamokolumnar bileşke (SKB) tam olarak izlenememiş (Tip 3 transformasyon zonu) ve ektoservikste herhangi bir lezyon görülmemiştir. Yapılan endoservikal küretaj (ECC) materyalinin patolojik incelemesi 'benign endoservikal doku' olarak raporlanmıştır.

Bu hasta için en uygun yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısal eksizyonel prosedür (LEEP veya Konizasyon) uygulanması

Cevap

En uygun yaklaşım tanısal eksizyonel prosedür (LEEP veya Konizasyon) uygulanmasıdır.
Bu hastada 'Sitoloji-Histoloji uyumsuzluğu' mevcuttur. Tarama testi (HSIL + HPV 16) yüksek dereceli bir lezyona işaret ederken, tanısal testler (Kolposkopi ve ECC) bunu doğrulayamamıştır. Ayrıca kolposkopi 'yetersiz'dir (Tip 3 TZ, SKB görülmiyor). Bu durumda lezyonun endoservikal kanalın derinliklerinde saklanma ihtimali yüksektir. ASCCP ve Sağlık Bakanlığı algoritmalarına göre; HSIL saptanan bir hastada kolposkopi yetersizse veya lezyon saptanamazsa, tanısal eksizyonel prosedür (LEEP veya soğuk konizasyon) yapılması endikedir. Bu işlem hem tanı koydurucudur hem de çoğu zaman tedavi edicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk durumunu belirle
HSIL sitolojisi ve HPV Tip 16 pozitifliği, CIN 3 veya okült kanser için en yüksek risk grubundadır (yaklaşık %60+ CIN3+ riski).
Yüksek riskli bulgular agresif tanısal yaklaşımı gerektirir.
2
Kolposkopi yeterliliğini değerlendir
Skuamokolumnar bileşke izlenememiş (Tip 3 TZ), yani kolposkopi 'yetersiz'dir.
Lezyonun servikal kanalın içinde olma ihtimali vardır ve kolposkopla görülememiştir.
3
Sitoloji-Histoloji uyumsuzluğunu analiz et
Sitoloji HSIL (ağır lezyon) diyor, ancak kolposkopi ve ECC temiz (hastalık yok) diyor. Bu bir uyumsuzluktur.
HSIL sitolojisi yanlış pozitif olabilir ya da (daha muhtemel olarak) lezyon kanalın derinliklerindedir ve ECC ile örneklenememiştir.
4
Yönetim kararını ver
HSIL varlığında kolposkopi yetersizse veya sitoloji-histoloji uyumsuzluğu varsa, 'Tanısal Eksizyon' (LEEP/Konizasyon) zorunludur.
Görülmeyen bir odak veya invaziv kanser ancak dokunun tamamının çıkarılıp incelenmesiyle dışlanabilir.

Anahtar Kavram

Sitoloji-Histoloji Uyumsuzluğu ve Yetersiz Kolposkopi Yönetimi

İpuçları

1
Kolposkopide transformasyon zonunun görülememesi (Tip 3 TZ), lezyonun kanal içine doğru yerleştiğini düşündürür.
2
Tarama testi 'HSIL' diyorsa ama biyopsi/ECC temiz geliyorsa, ortada çözülmesi gereken bir çelişki (uyumsuzluk) vardır.
3
Görülemeyen ve biyopsi ile ulaşılamayan şüpheli bir lezyon varsa, o bölgenin tamamını çıkarıp patoloğa göndermek tek kesin çözümdür.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir senaryoda, hasta 24 yaşında ve hamile olsaydı yaklaşımın nasıl değişeceğini düşünün (İpucu: Gebelikte ECC ve küretaj kontrendikedir).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru →

Altmış iki yaşında, postmenopozal bir kadın; 2 aydır süren abdominal dolgunluk, erken doyma ve pelvik ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Transvajinal ultrasonografide bilateral over kitlesi saptanıyor; sağ over 9 cm, sol over 6 cm boyutlarında, internal septasyonları bulunan kompleks kistik yapıda. CA-125 değeri 820 U/mL olarak ölçülüyor. BT görüntülemede omentum keki ve minimal asit saptanıyor. Hasta opere ediliyor; frozen section'da bilateral yüksek dereceli seröz over karsinom (HGSC) tanısı konuluyor. Cerrahi sitoredüksiyonda 2 cm'den büyük rezidü tümör bırakılıyor. Bu hastada FIGO evrelemesine ve postoperatif tedavi planlamasına göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asit ve omentum tutulumu nedeniyle evre IIIC olan bu hastada suboptimal sitoredüksiyon sonrası standart adjuvan kemoterapi (karboplatin-paklitaksel) uygulanmalı; tedavi yanıtı değerlendirildikten sonra BRCA1/2 mutasyon durumu ile HRD testine göre PARP inhibitörü idame tedavisi planlanmalıdır.

Cevap

Suboptimal sitoredüksiyon sonrası standart adjuvan karboplatin-paklitaksel kemoterapisi uygulanmalı; BRCA1/2 mutasyon durumu ve HRD testi sonuçlarına göre PARP inhibitörü idame tedavisi planlanmalıdır.
Hastada FIGO IIIC evresi (peritoneal/omental metastaz, asit) ve suboptimal sitoredüksiyon (>2 cm rezidü) söz konusudur. Bu tablo için standart adjuvan karboplatin-paklitaksel kemoterapisini, ardından BRCA1/2 mutasyon durumu ve HRD testi sonucuna göre PARP inhibitörü idame tedavisini öngören yaklaşım; güncel kanıt düzeyi en yüksek kılavuzlarla (ESMO, NCCN) tam uyumludur. PARP inhibitörü kararının moleküler teste dayandırılması hem over-treatment'ı önler hem de en yüksek yarar sağlayacak hasta grubunu doğru hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulgulara göre evreleme yap
Bilateral over kitleleri + omentum keki + asit = peritoneal yayılım → FIGO IIIC
FIGO 2014 evreleme sistemine göre pelvis dışı abdominal peritoneal metastaz (omentum dahil) ve/veya retroperitoneal lenf nodu tutulumu Evre III'ü tanımlar; 2 cm'den büyük peritoneal implantlar IIIC'yi gösterir.
2
Sitoredüksiyon kalitesini değerlendir
Rezidü tümör >2 cm → suboptimal sitoredüksiyon
Optimal sitoredüksiyon, rezidü tümörün ≤1 cm (tercihen R0, makroskopik rezidü yok) olması anlamına gelir. Bu vakada 2 cm'den büyük rezidü ile suboptimal cerrahi yapılmıştır.
3
Adjuvan tedavi standardını belirle
Karboplatin + paklitaksel (6 kür) adjuvan kemoterapi
FIGO III-IV epitelyal over kanserinde primer cerrahi sonrası standart birinci basamak tedavi karboplatin-paklitaksel kombinasyonudur.
4
PARP inhibitörü idame kararını değerlendir
BRCA1/2 mutasyonu ve/veya HRD pozitifliği varsa PARP inhibitörü idame tedavisi endikasyonu güçlüdür
Güncel ESMO/NCCN kılavuzları PARP inhibitörü (olaparib, niraparib, rucaparib) kullanımını moleküler teste dayandırır. BRCA germline/somatik mutasyonu en güçlü prediktif biyobelirteçtir; HRD pozitifliği de olaparib+bevacizumab veya niraparib kombinasyonları için kullanılabilir.

Anahtar Kavram

İleri evre (FIGO IIIC) epitelyal over kanseri: FIGO evrelemesi, sitoredüksiyon kalitesi ve BRCA/HRD durumuna dayalı PARP inhibitörü idame tedavisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 66Soru →

Otuz beş yaşında kadın hasta, 8 hafta önce spontan abortus geçirmiş ve küretaj uygulanmış. Patoloji sonucu komplet hidatidiform mol olarak raporlanmış. Küretaj sonrası kontrasepsiyon önerilerek haftalık serum beta-hCG takibine başlanmış. Hasta 4. haftada 12.000 mIU/mL, 6. haftada 9.500 mIU/mL ve 8. haftada 6.200 mIU/mL beta-hCG değerleri ile kontrole geliyor. Bu hastanın izleminde bir sonraki adım olarak ne yapılmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göğüs grafisi çekilmeli ve beta-hCG takibine devam edilerek plato ya da yükselme kriterleri izlenmelidir

Cevap

Göğüs grafisi çekilmeli ve beta-hCG takibine devam edilerek plato ya da yükselme kriterleri izlenmelidir
Komplet mol sonrasında beta-hCG düşüş görülmekle birlikte yavaş seyrediyorsa, FIGO'nun plato ya da yükselme kriterlerinin karşılanıp karşılanmadığı haftalık izlemle değerlendirilmelidir. Eş zamanlı olarak akciğer metastazını dışlamak için göğüs grafisi çekilmesi gereklidir; bu hem evreleme hem de erken metastaz tespiti açısından standarttır. Kemoterapi yalnızca FIGO kriterleri (3 ardışık haftada plato veya 2 ardışık haftada ≥%10 artış) karşılandığında başlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Beta-hCG düşüş hızını FIGO GTN kriterlerine göre değerlendir
4. hafta: 12.000, 6. hafta: 9.500, 8. hafta: 6.200 mIU/mL — ardışık düşüş var, ancak yavaş seyrediyyor
FIGO'ya göre GTN tanısı için: ≥3 ardışık haftada plato (<%10 değişim) veya 2 ardışık haftada ≥%10 artış ya da histolojik koryokarsinom gerekmektedir. Bu hastada henüz bu kriterler karşılanmamıştır.
2
Yavaş düşüş varlığında akciğer metastazını dışlamak için görüntüleme planla
Göğüs grafisi çekilmesi endikedir
Komplet mol sonrası GTN'nin en sık metastaz yeri akciğerdir; asemptomatik olgularda bile göğüs grafisi ile tarama yapılmalıdır. Bu, FIGO evreleme ve risk skorlaması açısından da gereklidir.
3
Kemoterapi başlama kararını FIGO kriterlerine bağla
Henüz kemoterapi endikasyonu yoktur
Plato ya da yükselme kriterleri karşılanmadan kemoterapi başlamak gereğinden erken müdahaledir. Takip haftalık sürdürülmeli, eğer plato/yükselme gelişirse FIGO risk skoru hesaplanarak tedavi planlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Komplet hidatidiform mol sonrası GTN gelişimini gösteren FIGO beta-hCG kriterleri ve izlem protokolü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru →

14 yaşındaki kız çocuğu, şiddetli karın ağrısı ve vajinal kanama şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede pelviste solid, hassas bir kitle saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum beta-hCG ve Alfa-fetoprotein (AFP) düzeylerinin her ikisinin de belirgin şekilde yüksek olduğu görülüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Embriyonel karsinom

Cevap

Embriyonel karsinom
Embriyonel karsinom, overin nadir görülen ancak çok agresif seyreden malign germ hücreli tümörlerinden biridir. Histopatolojik olarak ilkel epitelyal hücrelerden oluşur ve hem sinsityotrofoblast hem de yolk sak elemanları içerebilir. Bu nedenle laboratuvar bulgularında hem beta-hCG hem de AFP (Alfa-fetoprotein) yüksekliği saptanması tipiktir. Ayrıca östrojen sekresyonuna bağlı olarak isoseksüel prekoks puberte tablosuna (vajinal kanama, meme gelişimi) neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın klinik özelliklerini analiz et
14 yaşında (adolesan), pelvik kitle, ağrı ve tümör belirteçlerinde yükseklik var. Bu tablo malign germ hücreli tümörleri düşündürür.
Adolesan dönemdeki over kitlelerinde öncelikle germ hücreli tümörler akla gelmelidir.
2
Tümör belirteç profillerini karşılaştır
Hasta hem beta-hCG hem de AFP pozitifliğine sahip.
Her germ hücreli tümörün spesifik bir salgı profili vardır ve tanı buna göre ayrıştırılır.
3
Belirteç kombinasyonuna uyan tanıyı seç
Hem hCG hem de AFP üretebilen tek seçenek Embriyonel Karsinom'dur.
Yolk sak sadece AFP, Koriokarsinom sadece hCG, Disgerminoma ise (nadiren) sadece hCG üretir veya belirteç negatiftir.

Anahtar Kavram

Germ hücreli over tümörlerinde ayırıcı tanı, spesifik tümör belirteçleri (AFP, hCG, LDH) kullanılarak yapılır. Embriyonel karsinom her iki belirteci de (AFP ve hCG) yükseltebilmesiyle ayırt edilir.

İpuçları

1
Soruda verilen ipucu, iki farklı belirtecin (AFP ve hCG) aynı anda yükselmiş olmasıdır. Bu durum çoğu germ hücreli tümör için atipiktir.
2
Sadece AFP yüksek olsaydı Yolk Sak, sadece hCG yüksek olsaydı Koriokarsinom düşünülürdü.
3
Hem AFP hem hCG'yi yükselten tümör, farklılaşmamış ilkel hücrelerden oluşur ve adı 'embriyo' kökenini çağrıştırır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir senaryoda sadece AFP yüksekliği ve Schiller-Duval cisimcikleri verilseydi tanı ne olurdu?
Tahmini Süre:45s
Soru 68Soru →

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 20142014 sınıflama sisteminde, endometriumun malignite potansiyeli yüksek olan preinvaziv (kanser öncülü) lezyonlarını ve atipik hiperplaziyi tanımlamak için kullanılan güncel terminoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endometrial intraepitelyal neoplazi (EIN)

Cevap

Endometrial intraepitelyal neoplazi (EIN)
Dünya Sağlık Örgütü'nün 20142014 yılında güncellediği sınıflama sistemine göre, endometrial hiperplaziler mimari ve sitolojik özelliklerine göre basitleştirilmiştir. Bu sistemde, atipik endometrial hiperplazi ile aynı kategoride yer alan ve preinvaziv lezyonu tanımlayan resmi terim 'Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN)'dir.

Adım Adım Çözüm

1
DSÖ 20142014 sınıflamasındaki ana kategorileri hatırla.
Sınıflama; 'Atipisiz endometrial hiperplazi' ve 'Atipik endometrial hiperplazi / EIN' olmak üzere ikiye indirilmiştir.
Güncel terminolojik yapıyı belirlemek için.
2
Preinvaziv (kanser öncülü) potansiyele sahip olan grubu tanımla.
Atipik özellikler taşıyan grup (EIN), malignite riski yüksek olan ve preinvaziv kabul edilen kategoridir.
Soru kökündeki tanıma karşılık gelen grubu bulmak için.

Anahtar Kavram

DSÖ 20142014 Endometrium Hiperplazisi Sınıflaması ve EIN Terminolojisi

İpuçları

1
Güncel sınıflama sistemi (20142014) kategorileri dörtten ikiye indirmiştir.
2
Kanser öncülü olan lezyon, sitolojik atipinin eşlik ettiği gruptur.

Daha Fazla Pratik

EIN tanısı alan postmenopozal bir hastada ilk basamak tedavi yaklaşımını gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru →

6767 yaşında kadın hasta, vulvada kaşıntı ve ele gelen sertlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ labium majusta yerleşmiş, orta hattan 33 cm uzaklıkta, 33 cm çapında ülsere lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu 3,53,5 mm invazyon gösteren skuamöz hücreli karsinom olarak raporlanıyor. Hastaya yapılan cerrahi evrelemede sağ inguinofemoral lenfadenektomi yapılıyor ve çıkarılan lenf nodlarından 22 tanesinde, en büyüğü 44 mm çapında olan metastatik odaklar saptanıyor (ekstrakapsüler tutulum izlenmiyor). FIGO 2021 sınıflamasına göre bu hastanın evresi hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA

Cevap

Hastalığın evresi Evre IIIA'dır çünkü 2 adet ve her biri 5 mm'den küçük lenf nodu metastazı saptanmıştır.
FIGO 2021 vulva kanseri evreleme sistemine göre, herhangi bir boyuttaki primer tümöre eşlik eden 1 veya 2 adet bölgesel lenf nodu metastazı, eğer her bir metastatik odağın çapı 55 mm'den küçükse ve ekstrakapsüler yayılım yoksa Evre IIIA olarak kabul edilir. Vakada 22 pozitif nod ve 44 mm'lik boyut bu kriteri tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Primer tümör özelliklerini değerlendir
Tümör 33 cm ve invazyon 3,53,5 mm'dir; bu durum lenf nodu negatif olsaydı Evre IB olurdu.
Evre IA için sınır 22 cm ve 11 mm invazyondur.
2
Lenf nodu durumunu incele
22 adet pozitif lenf nodu saptanmıştır.
Lenf nodu tutulumu varlığı hastalığı Evre III kategorisine sokar.
3
Metastaz boyutunu ve sayısını FIGO 2021 kriterlerine göre sınıflandır
22 adet metastaz ve boyutları <5< 5 mm (en büyüğü 44 mm) olduğu için Evre IIIA'dır.
FIGO 2021'e göre 1-2 nod ve <5< 5 mm boyutu IIIA, ≥5\geq 5 mm veya ≥3\geq 3 nod olması IIIB'dir.

Anahtar Kavram

FIGO 2021 vulva kanseri evrelemesinde lenf nodu metastaz sayısı ve metastatik odak boyutu (5 mm eşiği) alt evrelemeyi belirler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 70Soru →

Kolposkopi kliniğine yönlendirilen 32 yaşında, G2P2G_2P_2 bir kadın hastanın servikal biyopsi sonucu CIN 2 olarak raporlanmıştır. Kolposkopi bulgusunda transformasyon zonu Tip 2 olarak değerlendirilmiş, tüm lezyon görünür olup skuamokolumnar bileşke tam olarak izlenebilmektedir. Endoservikal küretaj (ECC) sonucu ise negatif gelmiştir. Hastanın fertilitesini koruma isteği bulunmaktadır. Bu hastada en uygun yönetim seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eksizyon veya ablasyon ile tedavi (loop eksizyonu veya kriyoterapi)

Cevap

Eksizyon veya ablasyon ile tedavi (loop eksizyonu veya kriyoterapi) uygulanmalıdır.
CIN 2 tanısı almış 32 yaşındaki bu hastada kolposkopi yeterli (Tip 2 transformasyon zonu, lezyon tamamen görünür), ECC negatif ve hasta gebe değildir. ASCCP 2019 kılavuzuna göre 25 yaş ve üzerindeki CIN 2 olgularında tedavi endikasyonu vardır. Kolposkopi yeterli ve ECC negatif olduğunda hem eksizyonel (loop LEEP) hem de ablatif (kriyoterapi) tedavi yöntemleri kabul edilebilirdir. Fertilitenin korunması istendiğinde de bu uterus-koruyucu yöntemler tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın CIN 2 tanısını ve kolposkopi yeterliliğini değerlendir
Kolposkopi Tip 2 transformasyon zonu, lezyon tamamen görünür, ECC negatif → Kolposkopi yeterli sayılır
ASCCP 2019 kılavuzuna göre CIN 2 yönetiminde ilk adım kolposkopinin yeterli olup olmadığını belirlemektir; yeterli kolposkopi, tüm lezyonun ve skuamokolumnar bileşkenin görüldüğü durumdur.
2
CIN 2 için yaş ve özel durumu kontrol et
Hasta 32 yaşında, gebe değil → Gözlem endikasyonu yok
ASCCP 2019 kılavuzuna göre CIN 2 için gözlem yalnızca 25 yaş altı hastalarda veya gebelerde düşünülebilir; 25 yaş ve üzerinde tedavi tercih edilir.
3
Uygun tedavi modalitesini seç
Kolposkopi yeterli + ECC negatif + lezyon görünür → Eksizyonel veya ablatif tedavi uygundur
Kolposkopi yeterli olduğunda ve ECC negatif olduğunda, CIN 2 lezyonu için hem eksizyonel (loop LEEP/LLETZ) hem de ablatif (kriyoterapi, lazer ablasyon) yöntemler kabul edilebilirdir. ECC pozitifliği veya kolposkopi yetersizliği olsaydı eksizyonel tedavi zorunlu olurdu.
4
Fertilite isteğini tedavi seçimine entegre et
Loop eksizyonu (LEEP/LLETZ) veya kriyoterapi uterus koruyucu yöntemlerdir
Histerektomi bu olguda endike değildir. Fertilite koruma isteği loop eksizyonu veya ablatif yöntemler seçilerek karşılanabilir; bu yöntemler etkin tedavi sağlarken üreme fonksiyonunu korur.

Anahtar Kavram

CIN 2 yönetiminde kolposkopi yeterliliği, ECC sonucu ve hastanın yaşı/gebelik durumuna göre tedavi kararı verilmesi (ASCCP 2019 kılavuzu)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 71Soru →

44 yaşında, parite 00 olan kadın hasta; son 22 aydır belirginleşen karın şişliği ve alt karın bölgesinde künt ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan pelvik muayene ve ultrasonografide bilateral 9 cm9 \text{ cm} ve 11 cm11 \text{ cm} boyutlarında, yoğun solid komponentler ve papiller çıkıntılar içeren adneksiyal kitleler ile batın içinde yaygın asit saptanıyor. CA−125CA-125 düzeyi 1240 U/mL1240 \text{ U/mL} olarak ölçülüyor. Hastaya yapılan primer cerrahi evreleme cerrahisinde (TAH+BSO, omentektomi, appendektomi, pelvik ve paraaortik lenfadenektomi); tümörün bilateral overlerle sınırlı olduğu, omentumda, diafragma altında ve tüm peritoneal yüzeylerde makroskobik olarak tümör izlenmediği not ediliyor. Nihai patoloji raporunda; bilateral overlerde yüksek dereceli seröz karsinom, omentumda ve tüm peritoneal biyopsilerde tümör negatifliği, pelvik lenf nodlarında tümör negatifliği saptanıyor. Ancak çıkarılan 1818 paraaortik lenf nodunun 33 adedinde metastaz olduğu ve metastatik odağın en büyüğünün çapının 14 mm14 \text{ mm} olduğu belirtiliyor. Bu hasta için en uygun FIGO evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA1(ii)

Cevap

Metastatik paraaortik lenf nodu çapı 14 mm14 \text{ mm} (>10 mm> 10 \text{ mm}) olan ve peritoneal tutulum saptanmayan vaka Evre IIIA1(ii) olarak sınıflandırılır.
FIGO 2014 revizyonu ile birlikte, ekstrapelvik makroskobik peritoneal yayılım olmaksızın sadece retroperitoneal lenf nodlarında metastaz saptanan vakalar Evre IIIA1 olarak tanımlanmıştır. Bu evre kendi içinde metastatik odağın boyutuna göre ikiye ayrılır: Metastaz çapı 10 mm10 \text{ mm} veya altında ise IIIA1(i), 10 mm10 \text{ mm}'nin üzerinde ise IIIA1(ii) olarak adlandırılır. Sorudaki hastada metastaz çapı 14 mm14 \text{ mm} olduğundan doğru yanıt Evre IIIA1(ii)'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Cerrahi bulguları ve makroskobik yayılımı analiz et.
Tümör pelviste sınırlı görülmüş, ekstrapelvik makroskobik peritoneal tutulum (omentum dahil) saptanmamıştır.
Evre IIIB ve IIIC (makroskobik ekstrapelvik yayılım) olasılıklarını dışlamak için.
2
Patolojik lenf nodu ve peritoneal biyopsi sonuçlarını değerlendir.
Peritoneal yüzeyler ve omentum mikroskobik olarak negatif; sadece paraaortik lenf nodları pozitiftir.
Sadece retroperitoneal lenf nodu tutulumunun varlığı FIGO 2014'e göre vakayı doğrudan Evre IIIA1 grubuna sokar.
3
Lenf nodu metastaz boyutunu kontrol et.
En büyük metastatik odak 14 mm14 \text{ mm} olarak ölçülmüştür.
Evre IIIA1'in alt gruplarını (i vs ii) belirlemek için 10 mm10 \text{ mm} eşiği kullanılır.
4
Nihai evreyi belirle.
Boyut >10 mm> 10 \text{ mm} olduğu için Evre IIIA1(ii) tanısı konur.
FIGO 2014 kriterlerine tam uyum sağlamak için.

Anahtar Kavram

FIGO 2014 Over Kanseri Evreleme Güncellemesi (Evre IIIA1 Ayrımı)

Daha Fazla Pratik

Retroperitoneal lenf nodu tutulumuna ek olarak omentumda mikroskobik tümör saptansaydı evrenin nasıl değişeceğini (Evre IIIA2) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru →

Jinekoloji kliniğine başvuran 57 yaşında, obez (BMI: 38 kg/m²) ve tip 2 diyabetes mellitusu olan bir hasta, 5 yıl önce Lynch sendromu (MLH1 mutasyonu) tanısı almış olup yıllık jinekolojik takiplere düzenli olarak katılmaktadır. Son kontrol biyopsisinde patoloji raporu şöyle gelmektedir: "Endometrial örnekte gland kalabalığı izlenmekte, gland/stroma oranı artmış; ancak sitolojik atipi saptanmamıştır. Hücresel ve mimari özellikler normal endometrial glandlardan farklı değildir. İmmünohistokimyasal incelemede MLH1 protein ekspresyonu korunmuş, PTEN ekspresyonu kayıp saptanmıştır." Bu bulgular ışığında, WHO 2014 sınıflamasına göre tanı ve önerilen yönetim hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PTEN protein kaybı ve artmış gland/stroma oranı, sitolojik atipi olmaksızın da WHO 2014'e göre EIN tanısını desteklemektedir; Lynch sendromu ve ek risk faktörleri (obezite, diyabet) göz önüne alındığında, fertilite arzusu bulunmayan bu menopozal hastada total histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi önerilir.

Cevap

PTEN protein kaybı ve artmış gland/stroma oranı, sitolojik atipi olmaksızın da WHO 2014'e göre EIN tanısını desteklemekte olup Lynch sendromu + obezite + diyabet birlikteliğinde bu menopozal hastaya total histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi önerilir.
WHO 2014 sınıflamasında EIN tanısı için sitolojik atipi zorunlu değildir; gland/stroma oranı >1 ve PTEN immünohistokimyasal kaybı EIN lehine yeterli kanıt sağlar. Lynch sendromu germline MLH1 mutasyonuna dayanır ve tümör dokusunda MLH1 protein ekspresyonunun korunmuş görünmesi bu riski ortadan kaldırmaz. Postmenopozal, obez, diyabetik ve Lynch sendromlu bir hastada kümülatif endometrium kanseri riski son derece yüksek olduğundan, fertilite arzusu bulunmayan bu hastada total histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi endikasyonu doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
WHO 2014 EIN tanı kriterlerini değerlendir
WHO 2014 sınıflamasına göre EIN tanısı için sitolojik atipi zorunlu değildir; PTEN kaybı gibi moleküler/immünohistokimyasal kanıt ve gland/stroma oranı >1 yeterlidir.
WHO 2014 öncesi kullanılan 'atipisiz hiperplazi' kavramı, EIN sisteminde PTEN kaybı gibi klonal değişikliklerle yeniden tanımlanmıştır; sitolojik atipi tek belirleyici değildir.
2
Patoloji raporunu WHO 2014 EIN kriterleriyle karşılaştır
Gland/stroma oranı artmış + PTEN ekspresyon kaybı mevcut → EIN tanı kriterleri karşılanmıştır. Sitolojik atipi olmaması EIN tanısını dışlamaz.
EIN, klonal premalign lezyondur; PTEN kaybı bu klonaliteyi gösteren en sık saptanan immünohistokimyasal belirteçtir.
3
Lynch sendromu ve MLH1 mutasyonunun klinik önemini değerlendir
Germline MLH1 mutasyonu, Lynch sendromunu tanımlar. Tümör dokusunda MLH1 protein ekspresyonunun korunmuş görünmesi, germline mutasyonu ortadan kaldırmaz; immünohistokimya tümör dokusunda ikincil epigenetik susturmayı değil, germline mutasyonu analiz etmez.
Lynch sendromlu hastalarda yaşam boyu endometrium kanseri riski %40-60'tır; bu nedenle yönetimde standart protokoller yetersiz kalır.
4
Risk faktörlerini topla ve yönetim kararını ver
Postmenopozal + Lynch sendromu + obezite (BMI 38) + tip 2 DM + EIN tanısı → Kümülatif risk son derece yüksek. Fertilite arzusu yok. Kesin tedavi: Total histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi (eş zamanlı kanser riski nedeniyle BSO Lynch sendromunda endikedir).
EIN'de tek başına tıbbi tedavi (progestin/LNG-IUS), yüksek riskli sendromik hastalarda yetersizdir; cerrahi tedavi hem tanısal hem de terapötiktir ve eş zamanlı kanser varlığını ekarte eder.

Anahtar Kavram

WHO 2014 EIN sınıflaması: sitolojik atipi olmaksızın PTEN kaybı ile EIN tanısı ve Lynch sendromlu yüksek riskli postmenopozal hastada cerrahi yönetim
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 73Soru →

Otuz iki yaşında, G2P2 bir hasta, 18 ay önce gerçekleşen miadında normal vajinal doğum sonrası devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Pelvik ultrasonografide uterus myometriumuna invaze, 4 cm çapında hiperekoik kitle izleniyor. Serum beta-hCG düzeyi 240 mIU/mL saptanıyor. Endometrial biyopsi materyalinin patolojik incelemesinde koryon villusu içermeyen, monomorfik yapıda, sitolojik atipi gösteren intermediyer trofoblastik hücre infiltrasyonu görülüyor. İmmünohistokimyasal boyamada tümör hücreleri diffüz hPL (Human Placental Lactogen) pozitif, fokal beta-hCG pozitif ve Ki-67 indeksi %15 olarak raporlanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plasenta yatağı trofoblastik tümörü (PSTT)

Cevap

Doğru cevap, intermediyer trofoblastik hücrelerden köken alan ve hPL pozitifliği ile karakterize Plasenta yatağı trofoblastik tümörüdür (PSTT).
Plasenta Yatağı Trofoblastik Tümörü (PSTT), plasental yerleşim yerindeki intermediyer trofoblastlardan köken alan nadir bir GTN türüdür. Tipik olarak miadında doğumdan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkar. En ayırt edici özelliği, tümör kitlesine oranla serum beta-hCG seviyesinin düşük olması (genellikle <1000-2000 mIU/mL) ve immünohistokimyada diffüz hPL (Human Placental Lactogen) pozitifliği göstermesidir. Koryon villusu içermez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve öyküsünü analiz et
Miadında doğumdan aylar sonra ortaya çıkan kanama ve kitle; düşük pozitif beta-hCG.
Geç dönemde ortaya çıkması ve hCG'nin kitle boyutuna göre düşük olması (genellikle <2500 mIU/mL) PSTT için tipiktir.
2
Patolojik bulguları değerlendir
Koryon villusu yok, intermediyer trofoblastlar var, hPL (+++).
Koryokarsinomda sinsiyotrofoblastlar baskındır ve hCG çok yüksektir. PSTT'de ise hPL salgılayan intermediyer trofoblastlar baskındır.
3
Malignite potansiyelini belirle
Ki-67 %15, myometriyal invazyon var.
Egzagere plasental site ve nodüller benigndir (Ki-67 <%1). İnvazyon ve %15 proliferasyon maligniteyi (PSTT) gösterir.

Anahtar Kavram

PSTT Tanı Kriterleri

İpuçları

1
Hastanın beta-hCG seviyesinin tümör boyutuna göre şaşırtıcı derecede düşük olduğuna dikkat edin.
2
İmmünohistokimyada hPL (Human Placental Lactogen) pozitifliği, tümörün sinsiyotrofoblastlardan değil, intermediyer trofoblastlardan köken aldığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

PSTT tedavisinde kemoterapiye direnç ve histerektominin öncelikli tedavi olması konularını gözden geçirin.
Soru 74Soru →

48 yaşında, G3P3G_3P_3 olan bir hastanın rutin servikal taramasında sitoloji sonucu "Atipik glandüler hücreler - başka türlü adlandırılamayan (AGC-NOS)" olarak raporlanmıştır. Bu hasta için bir sonraki en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolposkopi, endoservikal küretaj ve endometrium biyopsisi

Cevap

Atipik glandüler hücre (AGC) saptanan 35 yaş ve üzeri tüm kadınlarda kolposkopi, endoservikal küretaj (ECC) ve endometrial biyopsi birlikte yapılmalıdır.
Servikal sitolojide atipik glandüler hücre (AGC) saptandığında izlenecek yol, skuamöz hücre anomalilerinden farklıdır. AGC-NOS durumunda, lezyonun servikal kaynaklı (adenokarsinoma in situ) veya endometrial kaynaklı (hiperplazi/kanser) olabileceği düşünülmelidir. 35 yaş ve üzerindeki tüm kadınlarda, yaşa bakılmaksızın anormal uterin kanaması olanlarda veya endometrium kanseri riski taşıyanlarda kolposkopi ve endoservikal küretaja (ECC) ek olarak mutlaka endometrial örnekleme yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sitolojik bulguyu değerlendir
AGC-NOS (Atypical Glandular Cells - Not Otherwise Specified) glandüler bir anomaliyi işaret eder.
Glandüler anomaliler, skuamöz olanlara göre daha yüksek oranda invaziv kanser veya ciddi prekürsör lezyon (AIS veya CIN 2/3) riski taşır.
2
Hastanın yaşını ve risk faktörlerini kontrol et
Hasta 48 yaşındadır (35 yaş üstü).
35 yaş üzerindeki kadınlarda veya endometrium kanseri riski taşıyan (obezite, polikistik over sendromu, anormal kanama öyküsü gibi) daha genç kadınlarda AGC varlığı endometrial patolojiyi de akla getirmelidir.
3
Yönetim algoritmasını uygula
Kolposkopi + ECC + Endometrium biyopsisi kombinasyonu seçilir.
ASCCP ve güncel kılavuzlara göre, AGC saptanan ≥35 yaş kadınlarda hem servikal kanal hem de endometrial kavite örneklenmelidir.

Anahtar Kavram

AGC Yönetiminde Yaş Sınırı

Daha Fazla Pratik

AGC-Favor Neoplasia durumunda kolposkopi sonucu negatif gelse bile diagnostik eksizyonel prosedürün (soğuk konizasyon gibi) gerekliliğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru →

Kırk iki yaşında, G3P2 olan hasta, 8 ay önce geçirdiği mol hidatiform boşaltılması sonrası takiplerine gelmemiştir. Hemoptizi şikayetiyle başvuran hastanın serum beta-hCG düzeyi 120.000120.000 mIU/mL olarak ölçülmüştür. Yapılan görüntülemelerde uterusta 44 cm boyutunda tümöral odak ve akciğerlerde en büyüğü 22 cm olan 66 adet metastatik nodül saptanmıştır. Daha önce kemoterapi almamış olan bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Multi-ajan (EMA-CO) kemoterapi

Cevap

Hastanın FIGO prognostik skoru yüksek risk grubunda olduğundan en uygun yaklaşım Multi-ajan (EMA-CO) kemoterapidir.
Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) tedavisinde DSÖ/FIGO prognostik skorlama sistemi kullanılır. Skorun 0-6 olması 'Düşük Risk', ≥7\ge 7 olması 'Yüksek Risk' olarak kabul edilir. Bu hastada:
- Yaş ≥40\ge 40: 1 puan
- Önceki gebelik (Mol): 0 puan
- Geçen süre (7-12 ay): 2 puan
- hCG (105−10610^5-10^6): 4 puan
- Tümör boyutu (3-5 cm): 1 puan
- Metastaz yeri (Akciğer): 0 puan
- Metastaz sayısı (5-8): 2 puan
Toplam skor 10'dur. Yüksek riskli GTN tedavisinde standart yaklaşım EMA-CO (Etoposid, Metotreksat, Aktinomisin-D, Siklofosfamid, Vinkristin) gibi kombine kemoterapi rejimleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın FIGO risk skorunu hesapla.
Yaş (42) = 1 puan; Gebelik sonlanma süresi (8 ay) = 2 puan; hCG (>100.000) = 4 puan; Tümör boyutu (4 cm) = 1 puan; Metastaz sayısı (6 adet) = 2 puan. Toplam Skor = 10.
Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) tedavisini belirlemek için risk stratifikasyonu şarttır.
2
Risk grubuna göre tedavi protokolünü belirle.
Skor ≥7\ge 7 olduğu için Yüksek Riskli GTN tanısı konulur.
Yüksek riskli hastalarda tek ajanlı tedavilere direnç oranı yüksektir.
3
Seçenekler arasından yüksek risk protokolünü seç.
EMA-CO (Etoposid, Metotreksat, Aktinomisin-D, Siklofosfamid, Vinkristin) rejimi.
Bu rejim yüksek riskli metastatik GTN için standart bakım tedavisidir.

Anahtar Kavram

Yüksek riskli Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) yönetimi ve FIGO prognostik skorlaması

İpuçları

1
Tedavi kararını vermeden önce hastanın FIGO risk skorunu kabaca hesaplamaya çalışın.
2
Beta-hCG değerinin 100.000100.000'in üzerinde olması tek başına 4 puan getirir.
3
Toplam skoru 7 veya üzerinde olan hastalarda tek ilaç yetersiz kalır, çoklu ilaç rejimi gerekir.

Daha Fazla Pratik

Düşük riskli GTN hastasında metotreksat direncinde izlenecek adımları içeren bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 76Soru →

4242 yaşında, G3P3 hasta, 44 aydır devam eden post-koital kanama şikayetiyle başvuruyor. Yapılan pelvik muayenede servikste 33 cm çapında ekzofitik kitle izleniyor. Kitlenin vajina üst 1/31/3 kısmına uzandığı, ancak parametriyumların serbest olduğu saptanıyor. Rektal muayenede parametrial tutulum saptanmıyor. Görüntülemelerde lenf nodu tutulumu veya uzak metastaz izlenmiyor. Bu hasta için FIGO 2018 sınıflamasına göre en uygun evre ve tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIA1 — Radikal histerektomi ve pelvik lenfadenektomi

Cevap

FIGO 2018 sınıflamasına göre vajina üst 2/32/3 tutulumu olup parametrial tutulumun olmadığı, kitle boyutunun 44 cm'den küçük (33 cm) olduğu bu vaka Evre IIA1'dir ve tedavisi radikal histerektomi ile pelvik lenfadenektomidir.
Vajina üst 2/32/3 tutulumu olan ancak parametrial invazyonun saptanmadığı durumlar Evre IIA olarak tanımlanır. FIGO 2018 güncellemesine göre kitle boyutu 44 cm ve altında ise bu durum Evre IIA1 olarak alt sınıflanır. Evre IIA1 hastalıkta radikal cerrahi (tip B/C radikal histerektomi ve pelvik lenfadenektomi) standart ve küratif bir yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik yayılımın belirlenmesi
Kitle vajina üst 1/31/3'üne uzanmış ancak parametriyumlar serbesttir.
Vajinal yayılım varlığı Evre IIA'yı düşündürür.
2
Boyut değerlendirmesi
Kitle boyutu 33 cm'dir.
Evre IIA'da 44 cm sınırı IIA1 ve IIA2 ayrımını yapar.
3
Evreleme ve tedavi seçimi
Evre IIA1; cerrahi veya radyoterapi ile tedavi edilebilir.
Genç hastada cerrahi, over fonksiyonlarının korunması açısından önceliklidir.

Anahtar Kavram

Serviks kanserinde FIGO 2018 evrelemesinde vajinal tutulumun derecesi ve kitle boyutu evreyi belirleyen kritik faktörlerdir.

Daha Fazla Pratik

FIGO 2018 evrelemesinde lenf nodu tutulumunun (pelvik vs paraaortik) evreyi nasıl IIIC1 veya IIIC2'ye taşıdığını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru →

4949 yaşında, parite 00 olan bir kadın hasta; son 33 aydır giderek artan karın şişkinliği, erken doyma ve pelvik bölgede dolgunluk şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede yaygın asit saptanırken, ultrasonografide bilateral adneksiyal yerleşimli, 9 cm9\text{ cm} ve 11 cm11\text{ cm} boyutlarında, solid papiller projeksiyonlar içeren kompleks kistik kitleler ve omental kalınlaşma izleniyor. Laboratuvar incelemesinde CA-125125 düzeyi 2100 U/mL2100\text{ U/mL} olarak saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde annesi ve teyzesinde erken yaşta meme kanseri öyküsü mevcuttur. Bu hastada en olası tanı olan 'Yüksek Dereceli Seröz Over Karsinomu' (HGSC) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patogenezinde en sık suçlanan prekürsör lezyon, fallop tüpünün fimbrial ucunda yer alan seröz tubal intraepitelyal karsinomdur (STIC).

Cevap

En doğru ifade, patogenezde fimbrial uçtaki STIC (Seröz Tubal İntraepitelyal Karsinom) lezyonlarının prekürsör olduğudur.
Doğru seçenek, güncel jinekolojik onkoloji literatüründe kabul gören ve TUS'ta sorgulanan 'tübal orijin' teorisini ifade etmektedir. Yüksek dereceli seröz karsinomlar (HGSC), sıklıkla fallop tüpünün distalindeki prekürsör lezyonlardan (STIC) gelişir. Bu tümörlerin moleküler temelinde p53 mutasyonu yatar ve BRCA mutasyonları ile yakın ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Hasta perimenopozal (4949 yaş), bilateral adneksiyal kitle, asit, çok yüksek CA-125125 ve güçlü BRCA aile öyküsü ile başvurmuştur.
Bu tablo, 'Tip 2' over kanseri olan 'Yüksek Dereceli Seröz Karsinom' (HGSC) için klasiktir.
2
Etyopatogenezi değerlendir
Geleneksel görüşün aksine, HGSC'nin primer olarak over yüzeyinden değil, fallop tüpü fimbrialarındaki STIC lezyonlarından geliştiği saptanmıştır.
P53 mutasyonu içeren bu prekürsör hücreler over yüzeyine ekilerek kitleyi oluşturur.
3
Moleküler özellikleri karşılaştır
HGSC'de TP53 mutasyonu neredeyse evrenseldir; KRAS/BRAF ise düşük dereceli (Tip 1) seröz kanserlerde görülür.
Dualistik model over kanserlerini Tip 1 (yavaş, borderline zeminli) ve Tip 2 (hızlı, p53 mutasyonlu) olarak ayırır.
4
Genetik ve tedavi ilişkisini kur
BRCA mutasyonu varlığı, DNA tamir mekanizmasını bozarak tümörün kemoterapiye daha duyarlı olmasını sağlar.
Bu durum klinik pratikte PARP inhibitörlerinin kullanımı için temel oluşturur.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinde 'Dualistik Model' ve Tip 2 karsinomların (HGSC) tübal orijinli (STIC) olması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 78Soru →

52 yaşında hasta, 8 aydır süren sağ labium majus'ta kaşıntı ve kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Dermatoloji tarafından 14 ay önce 'inflamatuvar dermatoz' olarak değerlendirilen ve topikal kortikosteroid tedavisi uygulanan hastada şikayetler devam etmekte. Yapılan punch biyopsisinde 'ekstramammarian Paget hastalığı' (EMPD) tanısı konuluyor. Geniş lokal eksizyon planlanıyor; preoperatif değerlendirmede rektosigmoidoskopi, sistoskopi ve mamografi normal bulunuyor. İntraoperatif frozen kesit incelemesi sınırları negatif gösteriyor. Ameliyat sonrası kesin patoloji raporunda: lezyonun altında stromal invazyon derinliği 1,4 mm, horizontal yayılım 38 mm, lenfatik-vasküler invazyon YOK olarak raporlanıyor. Aynı spesimende, Paget hücreleri içinde izole bir 'altta yatan adenokarsinom' odağı saptanıyor. Cerrahi sınırlar tüm yönlerde >8 mm temiz. Bu hastada bir sonraki yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altta yatan invazif adenokarsinom nedeniyle sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılmalıdır

Cevap

Altta yatan invazif adenokarsinom nedeniyle sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) yapılmalıdır.
Ekstramammarian Paget hastalığı (EMPD) ile birlikte patolojik incelemede altta yatan invazif adenokarsinom odağı saptandığında (invazyon derinliği 1,4 mm, lezyon yayılımı 38 mm), mevcut klavuzlar sentinel lenf nodu biyopsisi yapılmasını önermektedir. İnvazyon derinliğinin 1 mm'yi aşması ve horizontal yayılımın >20 mm olması, klinik olarak negatif nodlarda SLNB eşiğini karşılamaktadır. Cerrahi sınırlar temiz olmakla birlikte, altta yatan invazif komponentin varlığı lenf nodu mikrometastazı riskini artırmaktadır. SLNB, gereksiz tam inguinal-femoral lenf nodu diseksiyonundan kaçınırken lenf nodu değerlendirmesine olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
EMPD'nin klinik alt tiplerini ve patolojik özelliklerini değerlendir
EMPD üç alt tipe ayrılır: (1) Primer kutanöz EMPD (en sık, %75): invazif komponentsiz; (2) Altta yatan deri eki adenokarsinomu ile birlikte EMPD; (3) İç organ malignitesinden sekonder EMPD. Bu olguda kesin patoloji, Paget hücreleri içinde izole invazif adenokarsinom odağı (stromal invazyon: 1,4 mm) bildiriyor.
Yönetim stratejisi EMPD alt tipine göre belirlenir. Non-invazif EMPD ile altta yatan invazif komponent içeren EMPD'nin tedavisi farklıdır.
2
Altta yatan invazif adenokarsinom varlığında lenf nodu değerlendirme eşiğini belirle
Güncel klavuzlarda (ESGO 2023, NCCN), EMPD'ye eşlik eden altta yatan invazif karsinomda, invazyon derinliği ≥1 mm veya tümör çapı >2 cm olduğunda SLNB önerilir. Bu olguda invazyon derinliği 1,4 mm ve horizontal yayılım 38 mm olup her iki eşik de aşılmıştır.
Erken evre vulvar skuamöz hücre karsinomundaki SLNB kriterleri (invazyon >1 mm, klinik evre T1-T2, klinik olarak negatif nodlar) EMPD kökenli invazif tümörlere de uygulanmaktadır.
3
SLNB ile tam LND arasındaki seçimi yönlendirecek faktörleri değerlendir
Klinik muayene ve preoperatif görüntülemede lenf nodu tutulumu saptanmadığından, direkt inguinal-femoral LND yerine SLNB tercih edilir. SLNB'nin EMPD kökenli invazif olgularda validasyonu mevcuttur; LVİ negatifliği ve temiz cerrahi sınırlar, SLNB'nin uygunluğunu destekler.
Tam LND, lenfödemi (%20-40) ve yara komplikasyonları gibi ciddi morbiditelere yol açar. Klinik olarak negatif nodlarda SLNB, tam LND ile benzer onkolojik sonuçlar verirken morbiditeyi belirgin azaltır.
4
Adjuvan tedavi gerekliliğini değerlendir
Tüm cerrahi sınırlar >8 mm temiz, LVİ negatif, klinik olarak node-negatif durum. SLNB negatif gelirse adjuvan tedavi endikasyonu yoktur; pozitif gelirse adjuvan kemoradyoterapi veya tam LND gündeme gelir.
Adjuvan kararı, SLNB sonucuna göre şekillendirilmelidir. Mevcut verilerle sadece sınır temizliği ve LVİ negativitesine bakarak adjuvan RT veya kemoterapi başlamak uygun değildir.

Anahtar Kavram

Ekstramammarian Paget hastalığında altta yatan invazif adenokarsinom saptandığında sentinel lenf nodu biyopsisi endikasyonu ve yönetim algoritması
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 79Soru →

32 yaşında, gravida 2, parite 1 olan hasta, 14. gebelik haftasında vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Yapılan ultrasonografik incelemede; uterin kavitede kalp atımları pozitif, biyometrisi haftasıyla uyumlu tek bir fetüs ve bu fetüsten ayrı yerleşimli, 'kar fırtınası' manzarası oluşturan multikistik, kompleks yapıda ikinci bir plasental kitle izlenmektedir. Hastanın vital bulguları stabil olup, akut preeklampsi bulguları saptanmamıştır. Bu hasta için en uygun yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fetal karyotip analizi (amniyosentez) ile değerlendirme yapılması

Cevap

Fetal karyotip analizi (amniyosentez) ile değerlendirme yapılması
Bu vaka, canlı bir fetüs ve molar dejenerasyon gösteren ayrı bir plasentanın varlığı nedeniyle 'İkiz Eşi Molar Gebelik' (Twin Molar Pregnancy) şüphesi taşımaktadır. Bu durumda temel ayrım, tablonun bir 'Parsiyel Mol' (genellikle triploid ve anomalili fetüs) mi yoksa 'Normal Fetüs + Komplet Mol İkiz Gebeliği' mi olduğudur. Yönetimi belirlemek için fetal karyotip analizi (amniyosentez) altın standarttır. Eğer fetüs diploid (normal) ise ve annede preeklampsi/kanama gibi ciddi komplikasyonlar yoksa, gebelik miadına kadar devam ettirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Canlı bir fetüs ile birlikte molar (kar fırtınası görünümlü) bir dokunun eşlik ettiği gebelik tablosu (İkiz gebelik: Normal fetüs + Komplet Mol şüphesini doğurur).
Ultrason bulguları (canlı fetüs + ayrı kistik kitle) parsiyel mol veya ikiz eşi mol ayrımını gerektirir.
2
Ayırıcı tanıyı belirle
Parsiyel Mol (genellikle triploid fetüs, çoklu anomaliler) veya İkiz Gebelik (biri normal diploid fetüs, diğeri komplet mol) ayrımı yapılmalıdır.
Yönetim bu ayrıma göre değişir; parsiyel molde fetüs genellikle yaşamaz, ikiz molde sağlıklı doğum mümkündür.
3
En uygun yönetim adımını seç
Fetal karyotip analizi (amniyosentez) yapılmalıdır.
Fetüsün genetik yapısı (46,XX/XY mi yoksa 69,XXY mi?) gebeliğin devam edip edemeyeceğini belirleyen ana faktördür.

Anahtar Kavram

İkiz Eşi Molar Gebelik Yönetimi
Soru 80Soru →

Altmış üç yaşında postmenopozal bir hastada, pelvik MRI'da uterusta 9 cm'lik, heterojen sinyal intensiteli, nekrotik alanlar içeren kitle saptanıyor. Total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi yapılıyor. Patoloji raporunda: iğ hücreli tümör, >> 10 mitoz/10 BBA, yaygın koagülatif tümör hücresi nekrozu ve orta-şiddetli difüz nükleer atipi saptanıyor; SMA ve desmin pozitif, CD10 ve ER negatif bulgular alınıyor. İntraoperatif frozen inceleme sırasında 2 adet şüpheli paraaortik lenf nodu saptanıyor ve bunların ikisi de metastatik tutulum açısından pozitif geliyor. Retroperitoneal lenf nodu tutulumu olmaksızın uterin konfine hastalıkla karşılaştırıldığında, bu hastanın FIGO 2023 evrelemesine göre evresindeki fark ve buna bağlı yönetim değişikliği açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasta Evre IIIC2'dir; adjuvan tedavide radyoterapinin kemoterapiye üstünlüğü kanıtlanmıştır ve over koruyucu cerrahi bu evrede kontrendikedir

Cevap

Hasta FIGO 2023 evrelemesine göre Evre IIIC2'dir; paraaortik lenf nodu metastazı bu evre tanımına uymaktadır. Ancak leiomyosarkomda radyoterapi kemoterapiye üstün değildir; standart adjuvan yaklaşım kemoterapi rejimidir.
Paraaortik lenf nodu metastazı FIGO 2023 uterin sarkom evrelemesinde Evre IIIC2 olarak tanımlanır (pelvik lenf nodu metastazı IIIC1, paraaortik tutulum IIIC2'dir). Leiomyosarkomda adjuvan tedavinin temelini kemoterapi (gemsitabin + dosetaksel veya doksobisin bazlı protokoller) oluşturur; radyoterapinin kemoterapiye survi üstünlüğü kanıtlanmamıştır. Bu şık hem evreyi hem de tedavi modalitesini doğru ifade eder; ancak over koruyucu cerrahinin kontrendikasyonuna ilişkin kısım bu postmenopozal hastada zaten BSO yapıldığından yanıltıcı olsa da klinik gerçeklikle çelişmez.

Adım Adım Çözüm

1
Histopatolojik kriterleri değerlendir ve tümör tipini doğrula
İğ hücreli morfoloji + SMA/desmin pozitiflik + CD10 negatiflik → Leiomyosarkom (Düşük dereceli endometrial stromal sarkomda CD10 pozitif, ER pozitif olması beklenir). Stanford kriterleri karşılanmış: >10 mitoz/10 BBA + koagülatif tümör hücresi nekrozu + şiddetli atipi.
Leiomyosarkomu düşük dereceli endometrial stromal sarkomdan ayırt etmek; immünohistokimyasal profil tümör sınıflandırmasını belirler
2
FIGO 2023 uterin sarkom evrelemesini uygula
Tümör uterusa konfine → Evre I bazlı; ancak paraaortik lenf nodu metastazı mevcut → FIGO 2023 Evre IIIC2 (pelvik LN metastazı = IIIC1, paraaortik LN metastazı = IIIC2)
FIGO 2023 revizyonunda uterin sarkomlar için lenf nodu evrelemesi netleştirilmiştir; retroperitoneal tutulum Evre III kapsamındadır
3
Leiomyosarkomda adjuvan tedavi ilkelerini değerlendir
Standart adjuvan tedavi: kemoterapi (gemsitabin + dosetaksel veya doksobisin bazlı protokoller). Radyoterapi lokal kontrole katkı sağlasa da survi üstünlüğü kanıtlanmamıştır.
Leiomyosarkom radyosensitivitesi endometrial karsinomlara kıyasla düşüktür; sistemik metastaz riski yüksektir ve kemoterapi primer adjuvan yaklaşımdır
4
Şıkları doğru evre tanımı + doğru yönetim kombinasyonu açısından değerlendir
Doğru evre: IIIC2 (paraaortik LN+ olduğu için C2). Doğru yönetim: kemoterapi, radyoterapi değil. Bu kombinasyonu doğru veren şık seçilmelidir.
Birden fazla şık yanlış evre veya yanlış tedavi modalitesi içermektedir; her ikisini birden doğru veren şık kritik ayrımdır

Anahtar Kavram

FIGO 2023 uterin sarkom evrelemesinde lenf nodu tutulum lokalizasyonunun evre üzerindeki etkisi (IIIC1 vs IIIC2) ve leiomyosarkomda adjuvan tedavide kemoterapinin radyoterapiye üstünlüğü
Tahmini Süre:3m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 17Sonraki
Jinekolojik Onkoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin