Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 soru

Soru 21Soru

3030 yaşında kadın hasta, menarştan itibaren devam eden seyrek adet görme (yılda 33-44 kez) ve son yıllarda belirginleşen dudak üstü ve çene bölgesinde tüylenme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede FerrimanFerriman-GallweyGallwey skoru 99 olarak saptanıyor. Transvajinal ultrasonografide uterus ve her iki over normal görünümde olup, over hacimleri 77 mlml ve 88 mlml ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum total testosteron düzeyi hafif yüksek, 1717-hidroksiprogesteron, TSHTSH ve prolaktin düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polikistik over sendromu

Cevap

Polikistik over sendromu
Polikistik over sendromu tanısı için kullanılan Rotterdam kriterlerine göre; 1) Oligo-anovulasyon, 2) Klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, 3) Ultrasonografide polikistik over görünümü kriterlerinden en az ikisinin varlığı gereklidir. Bu hastada oligomenore ve hirsutizm/yüksek testosteron bulunması (Fenotip B), ultrasonografik görünüm normal olsa dahi tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hastada yılda 33-44 kez adet görme (oligomenore) ve hirsutizm (FerrimanFerriman-GallweyGallwey skoru 8\geq 8) mevcuttur.
Oligo-anovulasyon ve hiperandrojenizm Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısı için ana bileşenlerdir.
2
Ultrasonografi bulgularını analiz et.
Over hacimleri (<10< 10 mlml) ve görünüm normaldir.
Rotterdam kriterlerine göre ultrasonografide polikistik over görünümü olması tanı için zorunlu değildir; diğer iki kriter varsa tanı konulabilir (Fenotip B).
3
Etiyolojik ayırıcı tanıyı yap.
1717-hidroksiprogesteron, TSHTSH ve prolaktin normaldir.
PKOS tanısı koymadan önce benzer tabloya yol açabilecek diğer endokrinopatiler (NCAH, hiperprolaktinemi, tiroid hastalıkları) dışlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Polikistik Over Sendromu tanısında Rotterdam kriterlerinden ikisinin varlığı (Oligo-anovulasyon, Hiperandrojenizm, Polikistik over görünümü) yeterlidir; ultrason bulgusu şart değildir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

Psikiyatri servisinde yatarak tedavi gören 31 yaşında kadın hasta, şizoaffektif bozukluk tanısıyla 18 aydır haloperidol kullanmaktadır. Son 3 aydır amenore ve bilateral meme başı akıntısı gelişen hastanın serum prolaktin düzeyi 87 ng/mL olarak ölçülüyor. Hipofiz MRI'ında 4 mm'lik mikroadenom saptanıyor. Psikiyatrist, antipsikotik tedavinin değiştirilmesini uygun bulmadığı için endokrinoloji konsültasyonu isteniyor. Bu hastada hiperprolaktineminin birincil kaynağını ayırt etmek ve doğru yönetimi belirlemek amacıyla aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haloperidolü keserek 3 gün sonra prolaktin düzeyini yeniden ölçmek ve prolaktin normalleşirse ilaç kaynağını teyit etmek

Cevap

Haloperidolü keserek 3 gün sonra prolaktin düzeyini yeniden ölçmek ve prolaktin normalleşirse ilaç kaynaklı hiperprolaktinemiyi teyit etmek en uygun yaklaşımdır; ancak psikiyatristin bu kararı uygulamaya koyup koymaması klinik yargıya bağlıdır. Bu seçenek, tanısal algoritmanın mantığını en doğru biçimde yansıtır.
Haloperidol, dopamin D2 reseptörlerini bloke ederek laktotrop hücrelerde dopaminerjik inhibisyonu ortadan kaldırır ve bu mekanizmayla tek başına 200 ng/mL'ye kadar prolaktin yüksekliği yapabilir. 87 ng/mL'lik değer bu aralıkla tam uyumludur. MRI'daki 4 mm'lik lezyon ise genel popülasyonda sık rastlanan insidental mikroadenomla açıklanabilir; dolayısıyla mevcut bulgular ilaç kaynaklı hiperprolaktinemi + insidentaloma kombinasyonuyla daha iyi örtüşmektedir. Bu nedenle ilacı kesmek ve prolaktini yeniden ölçerek normalleşip normalleşmediğini görmek, kaynağı ayırt etmenin en doğrudan ve en az invazif yoludur.

Adım Adım Çözüm

1
Prolaktin yüksekliğinin olası kaynağını değerlendir
Haloperidol, dopamin D2 reseptörlerini bloke ederek tüberoinfundibuler yolda dopaminerjik inhibisyonu ortadan kaldırır ve tek başına 200 ng/mL'ye kadar prolaktin yüksekliğine yol açabilir. 87 ng/mL, bu aralıkla uyumludur.
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi, idiyopatik veya tümör kaynaklıdan ayırt edilmeden tedaviye başlanmamalıdır.
2
MRI bulgusunu klinik bağlamda yorumla
4 mm'lik mikroadenom, genel popülasyonda %10-20 sıklıkta rastlanan insidentalomdur ve haloperidol kullanımıyla eş zamanlı saptandığından tümör kaynaklı hiperprolaktinemi tanısı için yeterli kanıt sağlamaz.
Prolaktinoma tanısı için hem görüntüleme hem de prolaktin düzeyinin ilaç etkisiyle açıklanamadığının kanıtlanması gerekir.
3
Tanısal ayrımı gerçekleştir
Mümkünse ilacı kesmek (veya psikiyatrist onayıyla geçici arayla prolaktini ölçmek) en doğrudan kanıtı sağlar. Prolaktin normalleşirse ilaç kaynağı teyit edilmiş olur; normalleşmezse prolaktinoma ihtimali artar.
Doğru tanı, gereksiz kabergolin kullanımını (antipsikotik etkileşimi riski) ve gereksiz cerrahiyi önler.
4
Yönetim kararını ver
İlaç kaynağı doğrulanırsa: antipsikotiği mümkünse düşük prolaktin etkili ajana değiştirmek için psikiyatristle müzakere edilir; semptomlar belirginse (kemik kaybı, amenore) östrojen replasman tedavisi düşünülebilir. Prolaktinoma doğrulanırsa: dopamin agonisti başlanır.
Tedavi, hiperprolaktineminin kaynağına göre farklılaşır; hatalı kaynak tespiti yanlış tedaviye yol açar.

Anahtar Kavram

İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi ile prolaktinoma ayrımı: haloperidol gibi dopamin blokeri antipsikotikler tüberoinfundibuler yolda inhibisyonu kaldırarak prolaktin yüksekliği ve galaktore/amenoreye yol açabilir; bu durum MRI'da insidentaloma ile birlikte bulunduğunda tanı algoritması kritik önem taşır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 23Soru

17 yaşında bir kız hasta, hiç adet görmediği yakınmasıyla polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede boy 155 cm, kilo 52 kg, meme gelişimi Tanner evre 4 ve aksiller/pubik kıllanma normal. Pelvik muayenede kör sonlanan bir vajina saptanıyor, ultrasonografide uterus izlenemiyor. Karyotip analizi yapılıyor. Bu hastada en olası karyotip ve tanı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 46,XY — Androjenik duyarsızlık sendromu (Komplet tip)

Cevap

46,XY karyotipli komplet androjen duyarsızlık sendromu (AIS)
Komplet androjen duyarsızlık sendromunun klasik triadı; 46,XY karyotip, mevcut sekonder seks karakterleri (testislerden salgılanan östrojen etkisiyle meme gelişimi) ve Müller inhibitör faktör nedeniyle uterus-tuba yokluğudur. Kör sonlanan vajina bu sendromun tipik bulgusudur. Androjen reseptörü işlevsiz olduğundan testosteron hedef organlarda etki edemez ve dişi fenotip gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Sekonder seks karakterlerini değerlendir
Meme gelişimi Tanner 4, normal aksiller/pubik kıllanma — östrojen etkisi ve androjen hedef doku yanıtı mevcut
Sekonder seks karakterlerinin varlığı aktif gonadal fonksiyonu (östrojen kaynağı) düşündürür
2
Uterus varlığını değerlendir
Ultrasonografide uterus izlenemiyor, kör sonlanan vajina var
Uterus yokluğu ya 46,XX MRKH ya da 46,XY AIS/gonadal disgenezi yönünde düşündürür; Müller inhibitör faktör (MIF) etkisini gösterir
3
Bu iki bulguyu (normal sekonder seks karakterleri + uterus yokluğu) birlikte değerlendir
Normal sekonder seks karakterleri + uterus yokluğu → Testis dokusu var ve MIF salgılanmış, ancak androjen hedef organlarda yanıt alınamamış
Komplet AIS'de XY bireyler testosteron sentezler, MIF sayesinde uterus/tuba gelişmez; ancak androjen reseptör yokluğundan dolayı maskülinizasyon olmaz, östrojen etkisiyle meme gelişir
4
Karyotip analizi ile tanıyı doğrula
46,XY karyotipi komplet AIS tanısını destekler
MRKH'dan ayırımı karyotip ile yapılır: MRKH 46,XX, AIS 46,XY

Anahtar Kavram

Primer amenore değerlendirmesinde uterus varlığı/yokluğu ve sekonder seks karakterlerinin birlikte değerlendirilmesi ile karyotip analizi
Soru 24Soru

İnfertilite ve disparoni şikayetiyle başvuran 2626 yaşındaki hastanın jinekolojik muayenesinde vajinal longitudinal septum ve iki adet serviks saptanmıştır. Yapılan pelvik MR incelemesinde fundal dış konturda derin bir indentasyon ile iki ayrı uterin gövde ve kavite izlenmiştir.

Bu hastada uterus didelfis tanısını dışlayıp uterus bikornis bikollis tanısını koyduracak olan en spesifik görüntüleme bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alt uterin segmentler arasında miyometrial doku devamlılığının izlenmesi

Cevap

Alt uterin segmentler arasında miyometrial doku devamlılığının izlenmesi (Uterus didelfis ile bikornis bikollis arasındaki en spesifik ayırıcı radyolojik kriterdir)
Uterus didelfis, Müllerian kanalların lateral füzyonunun tamamen gerçekleşmemesi sonucu oluşur; bu nedenle iki uterin gövde ve serviks birbirinden tamamen bağımsızdır. Uterus bikornis bikolliste ise füzyon parsiyeldir; serviksler ayrı kalsa da alt uterin segmentler düzeyinde bir miyometrial bağlantı/devamlılık izlenir. Bu 'miyometrial köprü', MR görüntülemede iki anomaliyi birbirinden ayıran en spesifik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et
İki serviks ve iki uterin gövde varlığı; ayırıcı tanıda Uterus Didelfis ve Uterus Bikornis Bikollis ön plana çıkar.
Her iki anomali de 'çift uterus' görüntüsü verir ve jinekolojik muayenede iki serviks izlenmesine neden olur.
2
Embriyolojik mekanizmaları karşılaştır
Uterus didelfis tam bir lateral füzyon başarısızlığıdır (organlar tamamen bağımsızdır). Uterus bikornis ise parsiyel füzyon kusurudur.
Lateral füzyonun hangi seviyeye kadar gerçekleştiği tanıyı belirleyen temel faktördür.
3
Ayırıcı radyolojik kriteri uygula
Alt uterin segmentler (supravajinal serviks seviyesi) arasında miyometrial bağlantı varsa tanı bikornistir; yoksa didelfistir.
Bicornis Bicollis, her iki Müllerian kanalın sadece alt uçlarında birleştiği, ancak servikslerin hala ayrı kaldığı nadir bir formdur.

Anahtar Kavram

Uterus didelfis ve bikornis bikollis ayrımında alt uterin segmentlerin (miyometrial köprü) birleşme durumu en güvenilir kriterdir.

Daha Fazla Pratik

Müllerian kanal anomalilerinde böbrek anomalisi (en sık renal agenezi) birlikteliği riskini ve hangi anomali grubunda bu riskin en yüksek olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Normal 2828 günlük bir menstrüel siklusta, progesteron hormonu plazma konsantrasyonu aşağıdaki dönemlerin hangisinde en yüksek düzeye ulaşır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta luteal faz

Cevap

Progesteron hormonu, korpus luteumun en aktif olduğu orta luteal fazda en yüksek plazma konsantrasyonuna ulaşır.
Normal bir menstrüel siklusta progesteron, ovülasyonu takiben lüteinizasyon süreciyle korpus luteumdan salgılanmaya başlar. Korpus luteumun en yüksek aktivite gösterdiği dönem olan orta luteal fazda (genellikle 2828 günlük bir siklusun 2121. gününde) progesteron plazma seviyesi zirve yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Menstrüel siklusun evrelerini ve bu evrelerdeki baskın yapıları tanımlayın.
Siklus foliküler ve luteal faz olarak ikiye ayrılır; ovülasyon sonrası luteal faz başlar.
Hormonların kaynağını belirlemek için evrelerin bilinmesi gerekir.
2
Progesteron hormonunun ana üretim kaynağını hatırlayın.
Progesteron, ovülasyondan sonra yırtılan folikülün dönüştüğü korpus luteum (sarı cisim) tarafından salgılanır.
Hormonun ne zaman artacağını kaynağının aktif olduğu dönem belirler.
3
Korpus luteumun fonksiyonel ömrünü ve progesteron salgısının tepe noktasını saptayın.
Korpus luteum, ovülasyondan yaklaşık 77-88 gün sonra (siklusun 2121. günü veya orta luteal fazda) maksimum fonksiyonuna ulaşır.
Bu dönem, endometriumun implantasyon için en uygun (pencere dönemi) hale geldiği zamana karşılık gelir.

Anahtar Kavram

Korpus luteum fonksiyonu ve progesteron piki
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru

Sekiz yaşında bir kız çocuk, tekrarlayan vajinal kanama ve gövdesinde düzensiz kenarlı (Coast of Maine tipi) hiperpigmente maküller nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenede meme gelişimi Tanner evre 3, pubik kıllanma Tanner evre 2 olarak saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde bazal LH<0.1 IU/LLH < 0.1 \text{ IU/L} olup, GnRH stimülasyon testine prepubertal yanıt alınmıştır. Kemik yaşı 11 yıl olarak saptanan hastanın 18 ay sonraki takibinde, bazal LHLH değerinin 5.5 IU/L5.5 \text{ IU/L} seviyesine yükseldiği ve GnRH stimülasyon testine pubertal yanıt geliştiği gözlenmiştir.

Bu hastada görülen başlangıçtaki klinik tablodan sorumlu olan moleküler defekt ve takibinde gelişen yeni durumun mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gs-α\alpha (GNAS1) protein aktivasyonu; kronik yüksek östrojen seviyelerinin kemik yaşını ilerleterek GnRH puls jeneratörünü matüre etmesi

Cevap

Gs-alfa protein aktivasyonu ve kronik östrojenin kemik yaşını ilerleterek GnRH jeneratörünü aktive etmesi
Vakada tanımlanan Coast of Maine tipi lekeler ve GnRH stimülasyon testine verilen prepubertal yanıt, GsαGs-\alpha proteinindeki aktivasyon mutasyonuna bağlı McCune-Albright Sendromu'nu (periferik puberte prekoks) işaret eder. Bu hastalarda kronik östrojen maruziyeti kemik yaşını hızla ilerletir ve kemik yaşı kritik bir eşiğe ulaştığında hipotalamus üzerindeki baskı kalkarak GnRH puls jeneratörü aktive olur; bu duruma 'sekonder santral puberte' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
McCune-Albright Sendromu (MAS)
Düzensiz hiperpigmente maküller, Tanner 3 meme ve GnRH'dan bağımsız (periferik) puberte bulguları MAS tanısını koydurur.
2
Moleküler mekanizmayı belirle
GsαGs-\alpha (GNAS1) aktivasyonu
MAS, somatik bir mutasyon sonucu GG proteininin sürekli aktif kalarak intrasellüler cAMP artışına ve otonom hormon üretimine neden olmasıyla oluşur.
3
Hormonal değişimi analiz et
Sekonder Santral Puberte
Kronik yüksek östrojen, kemik yaşını (biyolojik yaş) hızla ilerletir. Kemik yaşı pubertal sınıra (yaklaşık 11-12 yaş) ulaştığında, hipotalamo-hipofizer-gonadal aks vaktinden önce uyanır.
4
Sonucu birleştir
GsαGs-\alpha mutasyonu ve hipotalamik maturasyon
Hastanın takibinde bazal LHLH yükselmesi ve GnRH yanıtının pubertal hale gelmesi, periferik pubertenin santral puberteye dönüştüğünü kanıtlar.

Anahtar Kavram

McCune-Albright Sendromu'nda periferik pubertenin kemik yaşı maturasyonu üzerinden sekonder olarak santral puberteyi tetiklemesi.
Soru 27Soru

27 yaşında kadın hasta, beş yıldır giderek artan vücut kıllanması ve son iki yıldır adet düzensizliği şikayetiyle başvuruyor. Muayenede Ferriman-Gallwey skoru 22 olarak saptanıyor; ses kalınlaşması, kliteromegali (klitoris boyutu 15 mm) ve temporal saç çizgisi gerilemesi dikkat çekiyor. Laboratuvar bulgularında sabah 8'de alınan total testosteron 4,8 nmol/L (N: 0,5–2,6), DHEA-S 420 µg/dL (N: 65–380), 17-OHP bazal değeri 2,1 ng/mL (N: <2) ve ACTH stimülasyon testinde 60 dakikada 17-OHP 8,4 ng/mL olarak ölçülüyor. Pelvik USG'de her iki over normal boyutlarda ve morfolojide. Bu hastada en olası tanı ve bu tanıyı destekleyen en kritik bulgu kombinasyonu hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) – ACTH stimülasyon testinde 17-OHP'nin >10 ng/mL eşiğini geçmemesine karşın bazal değer ile poststimülasyon değeri arasındaki ≥5 ng/mL artış ve eşlik eden virilizasyon bulguları

Cevap

Non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) – bazal 17-OHP sınır değeri, ACTH stimülasyon testinde belirgin artış ve eşlik eden virilizasyon bulgularının kombinasyonu tanısaldır.
Non-klasik KAH (21-hidroksilaz eksikliği) tanısını destekleyen bulgular şu şekilde örtüşmektedir: (1) Virilizasyon ciddiyeti – kliteromegali 15 mm, ses kalınlaşması ve temporal saç çizgisi gerilemesi PKOS veya fonksiyonel over hiperandrojenizminin ötesinde androjen yüklenmesine işaret eder; (2) 17-OHP biyokimyası – bazal değerin 2 ng/mL sınırında seyretmesi ve ACTH stimülasyonu ile 8,4 ng/mL'ye ulaşması 21-hidroksilaz enzim bloğunu yansıtır; (3) DHEA-S'nin hafif yüksekliği adrenal kaynak lehine bir sinyal sunarken tümör eşiklerini aşmaması yavaş enzimatik defekti destekler; (4) Normal over morfolojisi PKOS üçüncü kriterini ortadan kaldırır. Bu dört bulgunun bütünlüğü non-klasik KAH'ı tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ağırlığını değerlendirin: hirsutizm mi, virilizasyon mu?
Ferriman-Gallwey skoru 22 (>8 = hirsutizm), kliteromegali >10 mm, ses kalınlaşması, temporal çizgi gerilemesi → bu bulgular yalnızca hirsutizm değil, tam virilizasyon tablosuna işaret eder.
Virilizasyon bulguları (kliteromegali, ses kalınlaşması, temporal alopesi) PKOS gibi fonksiyonel nedenlerde nadiren görülür; androjen düzeyi yüksekliğinin şiddetini ve adrenal köken olasılığını artırır.
2
Hormonal profili analiz edin: testosteron kaynağını ve seviyesini belirleyin.
Total testosteron 4,8 nmol/L (referans üst sınır 2,6 nmol/L) – yaklaşık iki katı. DHEA-S 420 µg/dL – hafif yüksek (adrenal köken işareti). Testosteron >5,2 nmol/L değil, dolayısıyla tümör kesim değerini aşmıyor.
DHEA-S adrenal kaynaklı androjenin özgül markeridir. Orta derecede yükselmesi adrenal enzimatik defekti, masif yükselmesi (>700 µg/dL) ise tümörü düşündürür. Bu hastada tümör eşiği aşılmamıştır.
3
17-OHP değerlerini yorumlayın ve ACTH stimülasyon test sonucunu değerlendirin.
Bazal 17-OHP 2,1 ng/mL (sınırda yüksek; >2 ng/mL non-klasik KAH için şüpheli). ACTH stimülasyonu sonrası 8,4 ng/mL → bazalden 6,3 ng/mL artış. Non-klasik KAH için diagnostik eşik: stimülasyon sonrası 17-OHP >10 ng/mL (bazı kılavuzlarda) veya bazal >6 ng/mL (klasik). Bu hastada bazal sınırda, stimülasyon sonrası 8,4 ng/mL ile non-klasik KAH tanısal aralığındadır.
21-hidroksilaz eksikliğinde 17-hidroksiprogesteron birikir. ACTH stimülasyon testi enzimatik rezervi zorlayarak gizli defekti ortaya çıkarır. Stimülasyon sonrası 17-OHP >10 ng/mL klasik kesim değeri olmakla birlikte, bazal değerle birlikte değerlendirildiğinde 8,4 ng/mL de non-klasik KAH için tanısal kabul edilebilir.
4
PKOS ve tümör olasılığını dışlayın.
Pelvik USG'de over morfolojisi normal → PKOS için üçüncü Rotterdam kriteri yok. Virilizasyon bulguları PKOS ile açıklanamaz. Testosteron ve DHEA-S tümör kesim değerlerinin altında, klinik seyir yavaş (5 yıl) → androjen salgılayan tümör olasılığı düşük.
Ayırıcı tanıda sistematik dışlama, gereksiz invazif tetkikten kaçınmayı sağlar. Bu hastada adrenal enzimatik defekt lehine bulgular baskındır.
5
Tanıyı netleştirin ve kritik bulgu kombinasyonunu ifade edin.
Non-klasik KAH (21-hidroksilaz eksikliği): yavaş başlangıç, virilizasyon, sınırda bazal 17-OHP + ACTH stimülasyonunda belirgin artış, hafif DHEA-S yüksekliği, normal over morfolojisi.
Tüm bulgular bütünüyle adrenal enzimatik defekti göstermektedir. Non-klasik form erişkin kadında geç başlangıçlı olabilir ve çoğunlukla yanlışlıkla PKOS tanısı alır.

Anahtar Kavram

Non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) tanısında ACTH stimülasyon testi ile 17-OHP yanıtı, virilizasyon bulgularının ağırlığı ve adrenal androjen profilinin tümör eşiğinin altında seyretmesinin kombinasyonu belirleyicidir.
Tahmini Süre:4m 0s
Soru 28Soru

32 yaşında bir hasta, iki kez geçirdiği 18. ve 20. hafta gebelik kayıpları nedeniyle değerlendirilmektedir. Çekilen histerosalpingografide (HSG) servikal kanalın tek olduğu, ancak uterus kavitesinin derin bir septumla ikiye ayrıldığı ve kaviteler arası açının 75 dereceden dar olduğu görülmüştür. Yapılan pelvik MRI incelemesinde uterusun fundal dış konturunun düz olduğu (indentasyonun 5 mm olduğu) saptanmıştır.

Bu hasta için en olası tanı ve önerilen tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uterus septus - Histeroskopik metroplasti

Cevap

Uterus septus - Histeroskopik metroplasti
Verilen vakada HSG'de ikiye ayrılmış kavite görülmesi hem uterus septus hem de uterus bikornis ile uyumlu olabilir. Ancak ayırıcı tanıda 'altın standart' kriter fundal dış konturdur. MRI'da fundal dış konturun düz olması (veya <1 cm indentasyon) uterus bikornis tanısını ekarte ettirir ve tanıyı Uterus Septus olarak kesinleştirir. Uterus septus, Müllerian anomaliler içinde en kötü obstetrik sonuçlara (tekrarlayan düşükler, erken doğum) sahip olanıdır. Tedavisinde güncel yaklaşım, abdominal cerrahi değil, histeroskopik metroplasti (septum rezeksiyonu) işlemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Görüntüleme bulgularını analiz et
HSG'de iki kavite var, ancak MRI'da fundal dış kontur düz (indentasyon < 1 cm).
Müllerian anomalilerin ayırıcı tanısında (özellikle septus vs. bikornis) en kritik ayrım noktası uterusun dış konturunun şeklidir.
2
Tanıyı belirle
Dış kontur düz olduğu için tanı 'Uterus Septus'tur.
Uterus bikornis'te fundal dış konturda derin (>1 cm) bir çentik (indentasyon) bulunur. Uterus septus'ta ise dış kontur normal/düzdür, sorun içerideki rezorpsiyon eksikliğidir.
3
Klinik tabloya göre tedaviye karar ver
Tekrarlayan 2. trimester kayıpları olduğu için cerrahi endikasyon vardır; yöntem histeroskopidir.
Uterus septus en yüksek reprodüktif başarısızlık oranına sahip anomalidir. Güncel altın standart tedavi histeroskopik metroplastidir.

Anahtar Kavram

Müllerian Anomalilerin Ayırıcı Tanısı ve Tedavisi

İpuçları

1
HSG görüntüsü ikiye ayrılmış olsa da, asıl tanı koydurucu olan uterusun dış yüzeyinin şeklidir.
2
Uterusun dış tepesi (fundus) düz ise bu bir 'birleşme' hatası değil, 'rezorpsiyon' hatasıdır.
3
Dış konturu düz olan anomali 'Septus'tur ve tedavisi karından değil, vajinal yoldan (histeroskopik) yapılır.

Daha Fazla Pratik

Uterus bikornis tanısı konulan bir hastada eşlik etmesi en muhtemel ek anomaliyi (renal agenezi) sorgulayan bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

Polikistik over sendromu (PKOS) olan bir hastada biyokimyasal hiperandrojenizmi değerlendirmek için bakılan en uygun laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum total ve serbest testosteron düzeyi

Cevap

PKOS'ta biyokimyasal hiperandrojenizmin değerlendirilmesinde serum total ve serbest testosteron düzeyi ölçümü kullanılır.
Biyokimyasal hiperandrojenizm, kanda androjenlerin yüksek düzeyde saptanması anlamına gelir. Overlerde üretilen başlıca androjen testosteron olduğu için serum total ve serbest testosteron düzeyinin ölçümü bu değerlendirme için en uygun ve önerilen testtir.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerinde hiperandrojenizm tanımını hatırla
Hiperandrojenizm klinik (hirsutizm, akne, androjenik alopesi) veya biyokimyasal (yüksek androjen düzeyleri) olarak ikiye ayrılır.
PKOS tanısı için Rotterdam kriterlerinden biri olan hiperandrojenizmin hangi testlerle gösterileceğini bilmek gerekir.
2
Biyokimyasal hiperandrojenizm için kullanılan spesifik androjenleri belirle
Total testosteron, serbest testosteron ve bazen DHEAS (dehidroepiandrosteron sülfat) ölçülür.
Biyokimyasal hiperandrojenizm androjen hormonlarının kanda yüksek saptanması ile tanımlanır; FSH, LH, östradiol veya prolaktin bu amaçla kullanılmaz.
3
En sık ve klinik pratikte önerilen testi seç
Serum total ve serbest testosteron düzeyi, biyokimyasal hiperandrojenizm tanısında birinci basamak ve en uygun testtir.
Testosteron, overlerde üretilen başlıca androjen olup PKOS'ta en sık yüksek saptanan hormondur.

Anahtar Kavram

PKOS Rotterdam kriterlerinde biyokimyasal hiperandrojenizm; androjen hormonları (özellikle testosteron) düzeyinin yüksekliği ile gösterilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

Müllerian kanalların birbirleriyle birleşmesi normal şekilde gerçekleşmiş, ancak orta hattaki septumun rezorpsiyonu tamamlanamamış bir gelişimsel anomali söz konusudur. Bu anomalide dış uterus konturu normaldir, ancak iç kavitede septum mevcuttur. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu anomaliyi en doğru şekilde tanımlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uterus septus

Cevap

Uterus septus: dış konturun normal olduğu, ancak iç kavitede fibromüsküler septum varlığıyla seyreden Müllerian anomali.
Müllerian kanalların birleşmesi tamamlanmış, ancak orta hattaki septumun rezorpsiyonu gerçekleşmemiş ise dış uterus konturu normal görünürken iç kavitede fibromüsküler septum bulunur. Bu durum tam olarak uterus septus'u tanımlar. Tedavisinde histeroskopik septum rezeksiyonu uygulanır ve tedavi sonrası gebelik sonuçları belirgin şekilde iyileşir.

Adım Adım Çözüm

1
Müllerian anomalilerin temel gelişim mekanizmalarını hatırla
Birleşme defekti → didelfis veya bikornis; rezorpsiyon defekti → septus; tek kanal gelişimi → unikornis
Hangi defekte yol açtığını anlamak, anomaliyi doğru sınıflandırmak için temel basamaktır.
2
Soruda verilen özellikleri analiz et: kanallar birleşmiş, dış kontur normal, ancak iç septum var
Birleşme gerçekleşmiş → didelfis ve bikornis dışlanır; dış kontur normal → bikornis ve arkuatus dışlanır; iç septum mevcut → rezorpsiyon defekti, yani septus
Her özellik belirli anomali gruplarını dışlamamızı sağlar ve tek doğru tanıma ulaştırır.
3
Sonucu doğrula: uterus septus tanısını destekleyen klinik bulgular
HSG veya MRI'da dış kontur normal, iç kavitede septum izlenir; tedavisi histeroskopik septum rezeksiyonudur
Klinik bağlantı kurarak öğrenilen bilgi pekiştirilir.

Anahtar Kavram

Müllerian anomalilerinde birleşme defekti ile rezorpsiyon defektinin ayrımı ve uterus septusun dış kontur normalliği ile tanınması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 31Soru

Düzenli bir menstrüel siklusta, dominant folikülün seçilip geliştiği geç foliküler evrede, yüksek östrojen ortamına rağmen folikülün yaklaşan LH pikine (surge) yanıt verebilmesi ve ovülasyon sonrası korpus luteuma dönüşebilmesi hayati önem taşır.

Bu sürecin gerçekleşebilmesi için, FSH etkisiyle granüloza hücrelerinde meydana gelen spesifik reseptör modifikasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonksiyonel LH reseptörlerinin eksprese edilmeye başlanması

Cevap

FSH etkisiyle granüloza hücrelerinde LH reseptörlerinin eksprese edilmeye başlanmasıdır.
Menstrüel siklus fizyolojisinde kritik bir dönüm noktası, granüloza hücrelerinin LH reseptörü kazanmasıdır. Normalde granüloza hücreleri sadece FSH reseptörü taşır. Ancak dominant folikül gelişirken, FSH etkisiyle bu hücrelerde LH reseptörleri de eksprese edilmeye başlanır. Bu olay, folikülün LH pikine (surge) yanıt vermesini, ovülasyonun gerçekleşmesini ve sonrasında granüloza hücrelerinin luteinize olarak progesteron üretmesini (korpus luteum oluşumu) mümkün kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru Analizi
Soru, dominant folikülün ovülasyon tetikleyicisi olan LH pikine nasıl yanıt verdiğini ve luteinizasyon (progesteron üretimi) yeteneğini nasıl kazandığını sormaktadır.
Mekanizmayı anlamak için hücresel düzeydeki reseptör değişimlerini bilmek gerekir.
2
Fizyolojik Sürecin Değerlendirilmesi
Siklusun başında granüloza hücrelerinde sadece FSH, teka hücrelerinde sadece LH reseptörleri bulunur (İki Hücre - İki Gonadotropin Teorisi).
Başlangıç durumu budur.
3
Değişimin Tespiti
FSH stimülasyonunun devam etmesiyle, geç foliküler fazda (ovülasyondan hemen önce) granüloza hücreleri de LH reseptörü eksprese etmeye başlar.
Bu reseptörler sayesinde granüloza hücreleri LH pikine yanıt verir, ovülasyon gerçekleşir ve hücreler progesteron üreten luteal hücrelere dönüşür.

Anahtar Kavram

Granüloza hücrelerinde LH reseptör indüksiyonu
Soru 32Soru

Yeni bir menstrüel siklusun başlangıcında, overlerdeki folikül kohortunun büyümesini ve gelişimini doğrudan başlatan temel gonadotropin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FSH (Folikül uyarıcı hormon)

Cevap

Yeni bir menstrüel siklusu başlatan ve folikül büyümesini uyaran temel hormon FSH (Folikül uyarıcı hormon) düzeyindeki artıştır.
Menstrüel siklusun başında, korpus luteumun regresyonu sonucu düşen östrojen, progesteron ve inhibin A düzeyleri hipofiz üzerindeki baskıyı kaldırır. Bu durum FSHFSH düzeylerinde inter-siklik bir artışa yol açar. Artan FSHFSH, folikül büyümesini ve granulosa hücre proliferasyonunu başlatarak yeni siklusun motor gücü olur.

Adım Adım Çözüm

1
Menstrüel siklusun başlangıç aşamasını analiz et.
Bir önceki siklusun sonunda korpus luteumun gerilemesiyle östrojen ve progesteron düzeyleri düşer.
Steroid hormonlardaki bu düşüş, hipotalamus-hipofiz üzerindeki negatif geri bildirimi kaldırır.
2
Negatif geri bildirimin kalkmasının sonucunu belirle.
Hipofizden FSHFSH salınımı artmaya başlar.
FSHFSH artışı, overlerdeki 'antral folikül' kohortunu uyararak büyümelerini sağlar.

Anahtar Kavram

Menstrüel siklusun foliküler fazının başlangıcı, steroid hormonların çekilmesiyle artan FSH düzeyine bağlıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

Primer amenore nedeniyle değerlendirilen 19 yaşında bir kadında pelvik MRI incelemesinde sol hemivajina ile bağlantılı, fonksiyonel endometriyum içeren kapalı bir uterus kavitesi saptanıyor. Sağ tarafta normal uterus ve açık serviks görülüyor. Böbrek ultrasonografisinde sol böbrek agenezisi tespit ediliyor. Bu tablonun oluşum mekanizması ve bu hastanın uzun dönemde karşılaşabileceği en önemli komplikasyon açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müllerian kanalların tek taraflı kanalizasyon defekti ile Wolfian kanal regresyon hatası birlikteliğinden oluşan bu sendromda tedavi edilmezse tıkalı kavitede pyohematometra gelişimi ve ipsilateral tüp torsiyonu görülebilir

Cevap

Müllerian kanalların tek taraflı kanalizasyon defekti ile Wolfian kanal regresyon hatası birlikteliğinden oluşan bu sendromda tedavi edilmezse tıkalı kavitede pyohematometra gelişimi ve ipsilateral tüp torsiyonu görülebilir
OHVIRA sendromu, tek taraflı Müllerian kanalın kanalize olamaması (tıkalı hemivajina) ile aynı taraftaki Wolfian kanalın regresyon hatasının (ipsilateral renal agenezi) birlikteliğinden oluşur. Embriyolojik olarak Wolfian kanal üreteral tomurcuğu uyardığından, tek taraflı Wolfian kanal defektinde o tarafta böbrek gelişmez. Tedavi edilmemiş olgularda tıkalı kavitede kan birikimi zamanla pyohematometray dönüşebilir ve distansiyon ipsilateral tüp torsiyonuna zemin hazırlayabilir. Bu nedenle erken cerrahi müdahale (hemivajina septum eksizyonu/marsupiyelizasyon) gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Çift uterus (sağ normal + sol kapalı kavite), tek taraflı hemivajina tıkanıklığı, sol renal agenezi → OHVIRA sendromu (Obstrükte Hemivajina ve İpsilateral Renal Anomali)
Bu üçlü birliktelik OHVIRA sendromuna patognomoniktir; MRI bulguları da tanıyı desteklemektedir
2
Embriyolojik mekanizmayı belirle
OHVIRA'da Müllerian kanalın tek taraflı kanalizasyon defekti (tıkalı hemivajina) ile aynı taraftaki Wolfian kanal regresyon hatası (ipsilateral renal agenezi) birlikte görülür
Wolfian kanal, üreteral tomurcuğu indükler; Wolfian kanal defektinde ipsilateral böbrek gelişmez. Müllerian ve Wolfian kanallar embriyolojik komşuluklarından dolayı sıklıkla beraber etkilenir
3
Uzun dönem komplikasyonları değerlendir
Tedavi edilmezse tıkalı kavitede giderek büyüyen hematometra → sekonder enfeksiyon → pyohematometra; distansiyon nedeniyle ipsilateral tüp torsiyonu; retrograd menstruasyon ile endometriozis riski
Tıkalı kavitede biriken kan steril ortamda pyohematometray dönüşebilir, mekanik baskı tüp torsiyonuna yol açabilir
4
Diğer anomalilerden ayırt et
Uterus didelphys'te tüm kanallar açık olduğundan obstrüksiyon semptomu olmaz; unikornu uterusta tek kavite ve rudimenter horn vardır; septus uterusta dış kontur normaldir
Her anomalinin kendine özgü embriyolojik mekanizması ve görüntüleme bulgusu vardır; MRI dış uterus konturu OHVIRA'da iki ayrı uterus korpusu gösterir

Anahtar Kavram

OHVIRA sendromu: embriyolojik mekanizma (Müllerian kanalizasyon + Wolfian kanal defekti birlikteliği) ve komplikasyonları
Soru 34Soru

22 yaşında bir kadın, 10 aylık sekonder amenore şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden günlük 2 saat yoğun spor yaptığı ve son 6 ayda 8 kg verdiği öğreniliyor. Fizik muayenede BMI: 17.2 kg/m217.2 \ \text{kg/m}^2, normal ikincil cinsiyet karakterleri mevcut, uterus palpe edilebiliyor. Laboratuvar tetkiklerinde; FSH: 3.2 mIU/mL3.2 \ \text{mIU/mL} (normal: 3–10), LH: 1.8 mIU/mL1.8 \ \text{mIU/mL} (normal: 2–15), Östradiol: 28 pg/mL28 \ \text{pg/mL} (normal foliküler: 20–145), Prolaktin: 11 ng/mL11 \ \text{ng/mL} (normal), TSH: 1.9 mIU/L1.9 \ \text{mIU/L} (normal), beta-HCG negatif bulunuyor. Progesteron çekilme testine yanıt alınamıyor; kombine östrojen-progesteron çekilme testine de kanama olmuyor. Tanı ve bir sonraki en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonksiyonel hipotalamik amenore; yaşam tarzı değişikliği (kilo alımı, egzersiz azaltma) ve beslenme rehabilitasyonu önerilmeli

Cevap

Fonksiyonel hipotalamik amenore; yaşam tarzı değişikliği (kilo alımı, egzersiz azaltma) ve beslenme rehabilitasyonu önerilmesi
Düşük BMI, yoğun egzersiz ve belirgin kilo kaybı öyküsü, düşük-baskılı gonadotropinler (özellikle LH) ve negatif kombine çekilme testi bir arada değerlendirildiğinde tablo fonksiyonel hipotalamik amenore ile tam uyum göstermektedir. Enerji yetersizliği GnRH puls jeneratörünü baskılar; azalan LH pulsu foliküllogenezi ve östradiol üretimini engeller. Kombine çekilme testinin de negatif çıkması endojen östrojen yokluğunu teyit eder ve anatomi bütünlüğünü gösterir. Bu durumda ilk ve öncelikli tedavi adımı altta yatan nedene yönelik yaşam tarzı değişikliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Gebeliği dışla ve amenore tipini belirle
Beta-HCG negatif → gebelik dışlandı. Daha önce adet görmüş ve sonradan kesilmiş → sekonder amenore
Algoritmanın ilk basamağı her zaman gebeliği dışlamaktır; ardından primer/sekonder ayrımı yapılır
2
Prolaktin ve TSH sonuçlarını değerlendir
Prolaktin normal, TSH normal → hiperprolaktinemi ve tiroid hastalığı dışlandı
Sekonder amenore algoritmasında anatomik/hormonal nedenler sırayla ekarte edilir
3
Gonadotropin düzeylerini yorumla
FSH:3.2 mIU/mL\text{FSH}: 3.2 \ \text{mIU/mL} (alt sınır), LH:1.8 mIU/mL\text{LH}: 1.8 \ \text{mIU/mL} (normal altı) → hipogonadotropik hipogonadizm profili
Düşük/baskılı gonadotropinler hipotalamik-hipofizer kaynaklı amenoreye işaret eder; prematür over yetmezliğinde beklenen hipergonadotropik tablo görülmez
4
Çekilme testlerini yorumla
Progesteron çekilme testi (–): endojen östrojen yetersiz veya uterin faktör. Kombine çekilme testi (–): uterin/çıkış yolu patolojisi değil, östrojen yetersizliği doğrulandı
Kombine testin de negatif olması, endojen östrojen eksikliğinin derin olduğunu ve endometrial yanıt oluşamadığını gösterir; Asherman gibi uterin patoloji dışlanır
5
Klinik bağlamı entegre et
Düşük BMI (17.2 kg/m217.2 \ \text{kg/m}^2), aşırı egzersiz (günlük 2 saat), 8 kg kilo kaybı + hipogonadotropik profil = Fonksiyonel Hipotalamik Amenore (FHA)
Enerji yetersizliği GnRH puls jeneratörünü baskılar → LH puls sıklığı ve amplitüdü azalır → gonadotropinler düşer → östrojen sentezi yetersiz kalır
6
Uygun yönetim adımını belirle
İlk tedavi: yaşam tarzı değişikliği — kilo alımı, egzersiz kısıtlaması, beslenme rehabilitasyonu; gerekirse bilişsel-davranışçı terapi
FHA'da altta yatan enerji dengesi bozukluğu düzeltilmeden hormonal tedavi başlanması önerilmez; önce nedensel tedavi uygulanır

Anahtar Kavram

Fonksiyonel hipotalamik amenore tanı algoritması: hipogonadotropik profil + negatif kombine çekilme testi + enerji yetersizliği öyküsü
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 35Soru

77 yaşındaki bir kız çocuk, son 66 aydır fark edilen genital bölgede kıllanma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; boyu ve vücut ağırlığı 50.50. persentilde saptanıyor. Meme gelişimi Tanner evre 11, pubik kıllanma Tanner evre 22 ve aksiller kıllanma Tanner evre 22 olarak değerlendiriliyor. Klitoris normal görünümde olan ve kemik yaşı ölçümü 7,57,5 yaş ile uyumlu bulunan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prematür adrenarş

Cevap

Prematür adrenarş, kızlarda 8 yaşından önce görülen izole pubik/aksiller kıllanmanın en yaygın sebebidir.
Vakada sunulan çocukta sadece pubik ve aksiller kıllanma (adrenarş) mevcuttur; meme gelişimi (telarş) henüz başlamamıştır (TannerTanner 11). Ayrıca büyüme hızının normal sınırlarda olması ve kemik yaşının takvim yaşıyla uyumlu seyretmesi, adrenal androjenlerin ılımlı artışıyla karakterize olan prematür adrenarş tanısını doğrular. Bu durum genellikle iyi huylu kabul edilir ve takip gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
7 yaşında (prepubertal dönem), izole pubik/aksiller kıllanma var, ancak meme gelişimi (telarş) yok.
Primer sorunu (adrenarş mı telarş mı) belirlemek için.
2
Büyüme verilerini ve kemik yaşını değerlendir.
Persentiller normal (50.), kemik yaşı takvim yaşıyla uyumlu (7,5 yaş).
Kemik yaşının ileride olmaması, santral puberteyi veya androjen üreten tümör/KAH gibi durumları dışlamaya yardımcı olur.
3
En olası tanıyı belirle.
İzole adrenarş + Normal büyüme hızı + Normal kemik yaşı = Prematür adrenarş.
Klinik tabloyu en iyi açıklayan benign durumdur.

Anahtar Kavram

Prematür adrenarş, adrenal androjenlerin (DHEA-S) erken artışına bağlı olarak, gerçek puberte başlamadan (gonadotropinden bağımsız) pubik ve/veya aksiller kıllanmanın görülmesidir.

Daha Fazla Pratik

Prematür adrenarş tanısı alan çocukların ileride Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve insülin direnci açısından risk altında olabileceği unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 36Soru

Otuz iki yaşında kadın hasta, son dört yıldır yılda 4-5 kez adet görmekte, üst dudak ve boyun bölgesinde artan kıllanmadan yakınmaktadır. İki yıldır infertilite tedavisi görmektedir. Fizik muayenede BMI 21 kg/m², kan basıncı 118/76 mmHg olarak ölçülmektedir. Laboratuvar tetkiklerinde sabah 8:00'de alınan bazal 17-OHP düzeyi 6,8 ng/mL, total testosteron 0,9 ng/mL (N: 0,1–0,8), DHEAS hafif yüksek, kortizol ve ACTH normal saptanmaktadır. Pelvik ultrasonografide her iki overde folikül sayısı 10-11 arasında, over hacmi sol overde 9 mL, sağ overde 8,5 mL olarak ölçülmektedir. Bu hastada PKOS tanısını kesinleştirmeden önce en öncelikli olarak dışlanması gereken tanı ve bunun için uygulanması gereken test hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nonklasik adrenal hiperplazi — ACTH stimülasyon testi

Cevap

Nonklasik adrenal hiperplazi (NKAH) — 250 mcg ACTH stimülasyon testi
Bazal 17-OHP değeri 6,8 ng/mL olması, nonklasik adrenal hiperplaziyi (NKAH / 21-hidroksilaz eksikliği) güçlü biçimde düşündürmektedir. PKOS, benzer klinik tablo oluşturan organik nedenler dışlanmadan tanı alamaz. NKAH'ın standart doğrulama testi 250 mcg ACTH stimülasyon testidir; uyarılmış 17-OHP ≥10 ng/mL saptanması NKAH tanısını kesinleştirir ve PKOS tanısını geçersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerinin kaç tanesinin karşılandığını belirle
Oligomenore (yılda 4-5 adet) mevcut. Klinik hiperandrojenizm (hirsutizm) mevcut. Biyokimyasal hiperandrojenizm (testosteron 0,9 ng/mL) mevcut. USG'de folikül sayısı sınırda (10-11 folikül) ve over hacmi <10 mL — ultrasonografik PKOS kriteri tartışmalı.
PKOS tanısı Rotterdam 2003 kriterlerine göre 3 kriterden en az 2'sinin karşılanması ile konulur; ancak PKOS bir dışlama tanısıdır.
2
Bazal 17-OHP düzeyi olan 6,8 ng/mL'yi klinik bağlamda yorumla
Bazal 17-OHP >2 ng/mL nonklasik KAH (21-hidroksilaz eksikliği) için şüphe sınırıdır; 6,8 ng/mL yüksek şüphe bölgesindedir. Bu değer, DHEAS yüksekliği ve hirsutizm ile birlikte NKAH'ı güçlü biçimde düşündürmektedir.
21-hidroksilaz enzim eksikliğinde 17-OHP progesterona dönüşemez; progesteron birikimi androjenlere yönlenir. Bu tablo PKOS ile birebir örtüşebilir.
3
PKOS dışlama listesini gözden geçir ve 17-OHP yüksekliğine göre önceliklendirme yap
Dışlanması gereken başlıca durumlar: tiroid bozuklukları, hiperprolaktinemi, Cushing sendromu, NKAH, androjen salgılayan tümörler. Bu hastada kortizol/ACTH normal, BMI normal, tümör için testosteron çok yüksek değil → Öncelik 17-OHP'yi açıklayan NKAH dışlamasına geçer.
Dışlama önceliği anormal laboratuvar bulgusunun en olası organik açıklamasına yönelik olmalıdır.
4
Doğrulama testini belirle
Standart test: 250 mcg sentetik ACTH (cosyntropin) uygulaması sonrası 60. dakika 17-OHP ölçümü. Uyarılmış 17-OHP ≥10 ng/mL → NKAH tanısı kesinleşir, CYP21A2 gen analizi planlanabilir.
Bazal 17-OHP tek başına tanı koydurucu değildir (stres, faz etkisi); uyarılmış değer altın standarttır.

Anahtar Kavram

PKOS tanısı bir dışlama tanısıdır. Bazal 17-OHP yüksekliği (özellikle >2 ng/mL) varlığında ACTH stimülasyon testi ile nonklasik adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) dışlanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 37Soru

Bir hastada amenore değerlendirmesi yapılırken progesteron çekilme testi pozitif sonuç vermiştir. Bu bulgu aşağıdaki durumların hangisiyle en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeterli östrojen ortamı mevcut, ancak ovulasyon gerçekleşmemektedir

Cevap

Progesteron çekilme testinin pozitif olması, yeterli östrojen ortamının varlığına rağmen ovulasyonun gerçekleşmediğini (anovulasyon) gösterir.
Progesteron çekilme testinde kanama görülmesi, endometriumun yeterli düzeyde östrojene maruz kaldığını ve outflow yolunun açık olduğunu doğrular. Bu bulgu, östrojen üretiminin devam ettiğini ancak ovulasyonun gerçekleşmediğini (anovulasyon) gösterir. Anovulatuar amenorede foliküler gelişme olur ve östrojen salgılanır fakat corpus luteum oluşmadığından progesteron üretilemez; bu nedenle endometrium dökülemez ve menstrüasyon gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
Progesteron çekilme testinin ne anlama geldiğini belirle
Teste pozitif yanıt (kanama), endometriumun östrojenle önceden uyarılmış ve işlevsel olduğunu gösterir
Çekilme kanaması için endometriumun yeterli östrojen etkisi altında prolifere olmuş olması ve çıkış yolunun açık olması gerekir
2
Pozitif test sonucunda amenorenin nedenini değerlendir
Östrojen mevcut olduğuna göre outflow tract ve uterus normaldir; sorun ovulasyon yokluğu (anovulasyon) nedeniyle progesteron üretilememesidir
Eğer sadece progesteron eksikse östrojen endometriumu uyarır ama siklusun luteal fazı oluşmaz ve menstrüasyon başlamaz
3
Diğer amenore nedenlerini ekarte et
Uterus yokluğu, outflow obstruksiyonu, östrojen eksikliği ve hipofizer yetmezlik durumlarında test negatif gelirdi
Bu durumlarda endometrium ya yoktur, ya atrofiktir ya da dışa açılan yol tıkalıdır

Anahtar Kavram

Progesteron çekilme testi amenore değerlendirmesinde östrojen ortamını ve uterin çıkış yolunun açıklığını test eder; pozitif sonuç anovulatuar amenoreyi işaret eder.
Soru 38Soru

2626 yaşında nulligravid hasta, infertilite nedeniyle değerlendirilmektedir. Çekilen histerosalpingografide (HSG) birbirinden geniş açıyla ayrılan iki endometrial kavite izleniyor. Yapılan pelvik MRG incelemesinde, uterus fundus dış konturunda 1.51.5 cm derinliğinde bir çöküntü (kleft) saptanıyor ve iki endometrial kavite arasındaki açının 8585^{\circ} olduğu görülüyor. Bu hastadaki uterin anomalinin gelişimindeki temel embriyolojik kusur ve en olası eşlik eden ekstragenital sistem anomalisi aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paramezonefrik kanalların parsiyel lateral füzyon hatası — Renal anomaliler

Cevap

Paramezonefrik kanalların parsiyel lateral füzyon hatası sonucu oluşan uterus bikornis ve buna sıklıkla eşlik eden renal anomaliler.
Verilen vakada fundus dış konturunda 11 cm’den derin bir kleft saptanması ve interkornual açının geniş (8585^{\circ}) olması, anomalinin bir birleşme (lateral füzyon) hatası olan uterus bikornis olduğunu gösterir. Müllerian kanal anomalilerinde (özellikle unikornis, bikornis ve didelfis) en sık eşlik eden ekstragenital anomaliler üriner sistem anomalileridir (yaklaşık %2025\%20-25 oranında renal agenezi, ektopik böbrek vb.).

Adım Adım Çözüm

1
Görüntüleme bulgularını analiz et
HSG'de iki kavite ve MRG'de fundal kleft >1> 1 cm, interkornual açı >60> 60^{\circ}
Uterus septus (rezorpsiyon hatası) ile uterus bikornis (füzyon hatası) ayrımını yapmak için fundus dış konturu ve açılanma kritiktir.
2
Tanıyı koy
Uterus Bikornis (Bicornuate Uterus)
Fundal kleftin 11 cm'den derin olması, füzyonun tam tamamlanmadığını (füzyon hatası) kanıtlar.
3
Embriyolojik ve sistemik ilişkileri belirle
Lateral füzyon hatası ve eşlik eden Renal Anomaliler
Müllerian kanalların gelişimi Wolffian kanalların rehberliğinde gerçekleştiği için, bu sistemdeki kusurlar sıklıkla ipsilateral renal agenezi gibi böbrek anomalileriyle birliktelik gösterir.

Anahtar Kavram

Uterus Bikornis vs. Uterus Septus Ayırıcı Tanısı
Soru 39Soru

25 yaşında kadın hasta, son iki yıldır çene ve karın alt bölgesinde artan kıllanma şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın menstrüel siklusları düzenli (28 günde bir) olup fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 10 olarak hesaplanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum total testosteron, serbest testosteron ve DHEA-S düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdiyopatik hirsutizm

Cevap

İdiyopatik hirsutizm
İdiyopatik hirsutizm, serum androjen düzeyleri normal olan ve düzenli adet gören kadınlarda saptanan klinik hirsutizm tablosudur. Genellikle kıl folikülündeki 5-alfa redüktaz aktivitesinin artışına bağlı olarak testosteronun daha aktif olan dihidrotestosterona (DHT) dönüşümündeki artıştan kaynaklanır. Vakada belirtilen Ferriman-Gallwey skorunun 10 olması hirsutizmi doğrular; ancak hormonal değerlerin normal olması tanıyı doğrudan idiyopatik tipe yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kıllanma skorunun değerlendirilmesi
Ferriman-Gallwey skoru 10 saptanmıştır. Skorun 8 ve üzerinde olması objektif hirsutizm tanısını doğrular.
Hirsutizm tanısı klinik bir değerlendirme olan Ferriman-Gallwey skorlaması ile konur.
2
Menstrüel düzen ve laboratuvar verilerinin incelenmesi
Adetler düzenli ve serum androjen düzeyleri (Testosteron, DHEA-S) normaldir.
Ayırıcı tanıda diğer hiperandrojenik durumları dışlamak için hormonal profil ve adet düzeni kritiktir.
3
Tanının sentezlenmesi
Hirsutizm + Düzenli Adet + Normal Androjen kombinasyonu idiyopatik hirsutizmi işaret eder.
Bu tablo, kıl foliküllerinde androjenlere karşı artmış bir duyarlılık (genellikle 5-alfa redüktaz aktivite artışı) olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

İdiyopatik hirsutizm tanısı, normal serum androjen düzeyleri ve düzenli ovülasyonu olan bir hastada klinik hirsutizm varlığı ile konur.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

Yirmi sekiz yaşında, obez (VKİ: 34 kg/m²) bir kadın hasta, evlilik öncesi değerlendirme amacıyla başvuruyor. Hastanın menarşı 13 yaşında gerçekleşmiş; ancak başlangıçtan itibaren siklus uzunluğu 40-90 gün arasında değişmekte ve yılda 5-6 kez adet görmektedir. Fizik muayenede üst dudak ve göbek altında Ferriman-Gallwey skoruna katkıda bulunan terminal tüylenme saptanıyor; akne mevcut, ancak klitoromegali, ses kalınlaşması veya erkek tipi saç dökülmesi yok. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde: serbest testosteron üst sınırın 1,8 katı, DHEA-S normal sınırlarda, 17-OH progesteron bazal değeri 3,2 ng/mL (normal: <2 ng/mL; ACTH uyarı testi yapılmadı), sabah kortizol 14 µg/dL, TSH ve prolaktin normal. Transvajinal ultrasonografide her iki overde 12'şer adet 2-9 mm çapında folikül (bilateral polikistik over morfolojisi) saptanıyor. Bu hastada tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cosyntropin (sentetik ACTH) uyarı testi yapılarak 17-OH progesteron yanıtı değerlendirilmeli ve non-klasik konjenital adrenal hiperplazi dışlanmalıdır

Cevap

Cosyntropin uyarı testi ile non-klasik konjenital adrenal hiperplazi dışlanmalıdır
Bazal 17-OH progesteron değerinin 3,2 ng/mL ile şüpheli bölgede (2-10 ng/mL) olması, non-klasik konjenital adrenal hiperplazi (21-hidroksilaz eksikliği) olasılığını gündeme getirmektedir. Bu durum PKOS ile klinik olarak tamamen örtüşebilir. PKOS bir dışlama tanısı olduğundan Rotterdam kriterleri mevcut görünse dahi ACTH uyarı testinde 17-OH progesteron yanıtı >10 ng/mL ise non-klasik KAH tanısı konulur ve PKOS tanısı reddedilir. Bu nedenle tanıya ulaşmak için önce ACTH uyarı testi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Rotterdam kriterlerini değerlendir
Üç kriterin üçü de mevcut: oligo-anovulasyon (yılda 5-6 adet), klinik hiperandrojenizm (terminal tüylenme, akne), bilateral polikistik over morfolojisi
PKOS tanısı için Rotterdam kriterlerinden en az ikisi gereklidir; üçü de mevcut görünmektedir
2
Bazal 17-OH progesteron değerini yorumla
17-OH progesteron 3,2 ng/mL; bu değer >2 ng/mL olmakla birlikte >10 ng/mL'nin altındadır
Bazal 17-OH progesteron <2 ng/mL ise non-klasik KAH dışlanır; >10 ng/mL ise tanı doğrulanır; 2-10 ng/mL arası gri bölgede ACTH uyarı testi zorunludur
3
Non-klasik KAH (21-hidroksilaz eksikliği) ile PKOS'un klinik örtüşmesini değerlendir
Her ikisi de oligomenore, hiperandrojenizm ve polikistik over görünümü yapabilir; PKOS bir dışlama tanısıdır
Non-klasik KAH tedavi edilebilir bir durumdur ve PKOS ile karıştırılmaması için 17-OH progesteron yüksekliği durumunda ACTH uyarı testi ile dışlanmalıdır
4
Diğer dışlama tanılarının gerekliliğini değerlendir
Cushing sendromunun klinik bulguları ve kortizol yüksekliği yok; DHEA-S normal olduğundan adrenal tümör olasılığı düşük; virilizasyon olmadığından over tümörü olası değil
En acil ve klinik olarak yönlendirici ipucu 17-OH progesteron yüksekliği olduğundan öncelikli adım ACTH uyarı testidir

Anahtar Kavram

PKOS tanısı bir dışlama tanısıdır; Rotterdam kriterleri karşılansa dahi bazal 17-OH progesteron gri bölgedeyse (2-10 ng/mL) non-klasik KAH ekartasyonu için ACTH uyarı testi yapılmalıdır
Tahmini Süre:3m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 12Sonraki
Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin