Mikoloji

596 soru

Soru 61Soru

Mantar hücre membranının biyosentez aşamaları incelendiğinde; ergosterol yolunda yer alan **Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,8\Delta^{7,8}-izomeraz** enzimlerini eş zamanlı olarak inhibe ederek "çift etkili" bir mekanizma sergileyen antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amorolfin

Cevap

Amorolfin, ergosterol biyosentez yolunda hem Δ14\Delta^{14}-redüktaz hem de Δ7,8\Delta^{7,8}-izomeraz enzimlerini inhibe ederek çift yönlü bir engelleme yapar.
Amorolfin, morfolin türevi bir antifungal olup, mantar hücre membranının temel yapı taşı olan ergosterolün sentez yolunda yer alan Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,8\Delta^{7,8}-izomeraz enzimlerini eş zamanlı olarak inhibe eder. Bu 'çift yönlü' inhibisyon, hücre membranında ergosterol miktarının azalmasına ve anormal sterol yapılarının birikmesine yol açarak membranın yapısını ve işlevini bozar. Klinik olarak özellikle tırnak mikozlarının (onikomikoz) topikal tedavisinde tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen enzim hedeflerini analiz etme
Hedef enzimler Δ14\Delta^{14}-redüktaz ve Δ7,8\Delta^{7,8}-izomeraz olarak belirlendi.
Bu enzimler ergosterol sentezinin geç basamaklarında görev alan spesifik morfolin hedefleridir.
2
İlaç sınıfları ile hedef enzim eşleştirmesi yapma
Morfolin grubu ilaçların (örneğin Amorolfin) bu iki enzimi inhibe ettiği sonucuna varıldı.
Azoller 14-alfa-demetillazı, alilaminler ise skualen epoksidazı inhibe eder; morfolinler ise bu iki enzimi hedef alarak ayırt edilir.

Anahtar Kavram

Antifungal ilaçların ergosterol biyosentez basamaklarındaki spesifik enzim hedefleri
Soru 62Soru

Uzun süreli immünsüpresif tedavi alan bir hastanın balgam örneğinden yapılan mikolojik incelemede; septalı hifler, hiflerden tek tek çıkan konidiyoforlar ve bunların ucunda armut biçimli (piriform) annellokonidiyalar gözlenmiştir. Kültürün inkübasyon süresi uzatıldığında, hifler arasında 5020050-200 μm\mu m çapında, koyu renkli, kalın duvarlı ve kapalı bir meyve cisimciği olan kleistotesyumlar (cleistothecia) saptanmıştır. Amfoterisin B'ye yapısal dirençli olduğu bilinen bu mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Scedosporium apiospermum

Cevap

Scedosporium apiospermum
Scedosporium apiospermum, hiyalin septalı hiflere sahip, piriform (armut biçimli) annellokonidiyalar oluşturan bir küf mantarıdır. Eşeyli üreme formu olan Pseudallescheria boydii evresinde, içerisinde askosporlar barındıran kleistotesyum adı verilen kapalı meyve cisimcikleri oluşturması en karakteristik tanısal özelliğidir. Klinik olarak Amfoterisin B'ye doğal dirençli olması bu ajanı diğer birçok fırsatçı küften ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Septalı hifler ve armut biçimli (piriform) tekil annellokonidiyaların varlığı Scedosporium kompleksini düşündürür.
Bu morfoloji, Aspergillus veya Fusarium gibi diğer septalı küflerden ayrım için ilk adımdır.
2
Eşeyli üreme yapısının analizi
Kleistotesyum (kapalı meyve cisimciği) saptanması, mantarın teleomorfik evresi olan Pseudallescheria boydii'ye işaret eder.
Klinik örneklerde ve kültürde kleistotesyum oluşumu Scedosporium apiospermum kompleksi için tanısal bir özelliktir.
3
Antifungal duyarlılık profilinin eşleştirilmesi
Amfoterisin B'ye yapısal (intrinsik) direnç, bu mantarın en önemli klinik özelliklerinden biridir.
Scedosporium türleri genellikle Amfoterisin B'ye dirençli olup, vorikonazol tedavide ilk tercihtir.

Anahtar Kavram

Scedosporium apiospermum (teleomorf: Pseudallescheria boydii) morfolojisi ve amfoterisin B direnci.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Sistematik Lupus Eritematozus (SLE) tanısıyla takip edilen ve lupus nefriti atağı nedeniyle 3 gün 1 g/gu¨n1 \text{ g/gün} metilprednizolon "pulse" tedavisi sonrası 1 mg/kg/gu¨n1 \text{ mg/kg/gün} oral prednizolon tedavisine geçilen 3232 yaşında kadın hasta; tedavinin dördüncü haftasında giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve ateş şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede takipne ve belirgin hipoksemi (PaO2:62 mmHgPaO_2: 62 \text{ mmHg}) saptanıyor. Toraks BT'de bilateral perihiler yerleşimli yaygın buzlu cam dansiteleri izleniyor. Bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyamasında "ezilmiş ping-pong topu" görünümünde kistik yapılar saptanıyor. Bu enfeksiyona neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.
Pneumocystis jirovecii, çoğu mantarın aksine hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulundurur. Amfoterisin B, mantar membranındaki ergosterole bağlanarak etki gösteren bir ilaç olduğundan, PJ bu ilaca doğal dirençlidir. Bu durum, mantar enfeksiyonu olmasına rağmen tedavisinde standart antifungaller yerine trimetoprim-sülfametoksazol (TMP-SMX) gibi ilaçların seçilmesinin temel nedenlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Yüksek doz steroid kullanan hastada ateş, nefes darlığı ve buzlu cam manzarası P. jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
İmmün süpresif hastalarda, özellikle steroid kullanımı sonrası gelişen subakut interstisyel pnömoni PJP için tipiktir.
2
Laboratuvar bulgusunu yorumla
GMS boyamasında ezilmiş ping-pong topu görünümü P. jirovecii için patognomoniktir.
GMS kist duvarını boyar ve kistlerin ortasındaki çöküklük bu karakteristik görünümü verir.
3
Mikroorganizmanın biyokimyasal özelliklerini değerlendir
P. jirovecii'nin membranında ergosterol yoktur, kolesterol vardır.
Bu biyokimyasal fark, standart antifungal ilaçlara (amfoterisin B, azoller) direnci ve TMP-SMX kullanım gerekliliğini açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran sterolü kolesteroldür ve bu durum antifungal duyarlılık profilini belirler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 64Soru

22 yaşında kadın hasta, çocukluktan beri devam eden ve son zamanlarda kontrol altına alınamayan bronşiyal astım şikayetleri ile başvuruyor. Öksürükle birlikte kahverengi renkli ve yoğun kıvamlı balgam çıkardığını belirtiyor. Laboratuvar tetkiklerinde periferik kanda eozinofili (1500/μL1500/\mu L) ve serum total IgE düzeyinde belirgin artış (>1000>1000 IU/mL) saptanıyor. Bilgisayarlı tomografide santral bronşektazi ve mukus tıkaçları izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin mikroskobik incelemesinde görülmesi beklenen tipik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren, düzenli septat hifler

Cevap

Dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösteren, düzenli septat hifler
Vakada tanımlanan astım, kahverengi balgam (mukus tıkaçları), periferik eozinofili, çok yüksek serum IgE düzeyi ve santral bronşektazi birlikteliği 'Alerjik Bronkopulmoner Aspergilloz' (ABPA) tanısı için klasiktir. ABPA'nın en yaygın etkeni olan Aspergillus fumigatus, doku ve balgam örneklerinde tipik olarak dar açılı (4545^{\circ}) dallanan ve septat hifler şeklinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Kontrolsüz astım, kahverengi balgam, kanda eozinofili ve çok yüksek IgE düzeyi saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak Alerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA) tablosuna işaret eder.
2
Radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Santral bronşektazi ve mukus tıkaçları izlenmiştir.
Santral bronşektazi, ABPA tanısında önemli bir radyolojik kriterdir.
3
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi
ABPA etkeni çoğunlukla Aspergillus fumigatus'tur.
Aspergillus cinsi mantarlar, mikroskobik olarak septat hiflere ve dikotomöz (45 derecelik) dallanma özelliğine sahiptir.

Anahtar Kavram

Alerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA) tanısı ve Aspergillus morfolojisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 65Soru

Klinik mikrobiyoloji laboratuvarında bir hastadan alınan deri kazıntısı örneği %10'luk potasyum hidroksit (KOHKOH) preparatı ile incelenmektedir. Bu inceleme sırasında, alkali ortamda diğer hücresel yapıların erimesine rağmen mantar hücrelerinin yapısal bütünlüğünü koruyan, NN-asetilglukozamin ünitelerinin β\beta-(1,4) bağları ile dizilmesi sonucu oluşan rijit hücre duvarı bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kitin

Cevap

Mantar hücre duvarına rijitlik veren ve N-asetilglukozamin ünitelerinden oluşan yapı kitindir.
Kitin, mantar hücre duvarına dayanıklılık ve şekil veren, NN-asetilglukozamin polimerlerinden oluşan bir polisakkarittir. KOHKOH incelemesinde mantarların şeklinin korunmasını sağlayan temel iskeleti oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların karakteristik hücre duvarı bileşenlerini belirle.
Mantar hücre duvarı kitin, glukan (özellikle β\beta-1,3 ve β\beta-1,6 glukan) ve mannoproteinlerden oluşur.
Bu yapılar mantarları hem memeli hücrelerinden hem de bakterilerden ayıran temel özelliklerdir.
2
Soruda tanımlanan biyokimyasal yapıyı (NN-asetilglukozamin polimeri) analiz et.
NN-asetil-D-glukozamin ünitelerinin β\beta-(1,4) bağları ile bağlanması kitin molekülünü oluşturur.
Kitin, mantar hücresine mekanik destek ve rijitlik sağlayan en iç tabakadır.
3
KOHKOH preparatının etkisini değerlendir.
Potasyum hidroksit proteini ve insan hücrelerini eritirken, mantar hücre duvarındaki kitin ve glukan bu alkali ortama direnç göstererek hücrenin görünür kalmasını sağlar.
Bu yöntem mantar enfeksiyonlarının hızlı tanısında yaygın olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarının biyokimyasal yapısı ve kitinin rolü.

İpuçları

1
Bu yapı taşı aynı zamanda eklem bacaklıların dış iskeletinde de bulunur.
2
Polimerin temel birimi NN-asetilglukozamin'dir ve alkali (KOHKOH) uygulamasına dirençlidir.

Daha Fazla Pratik

Mantar hücre duvarındaki glukan sentezini inhibe eden antifungal ilaç grubunu (ekinokandinler) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 66Soru

Nötropenik bir hastanın paranazal sinüs aspirat örneğinden hazırlanan potasyum hidroksit (KOHKOH) preparatının direkt mikroskobik incelemesinde; hiflerin oldukça geniş olduğu (1020μm10-20 \mu m), belirgin bir septum içermediği (aseptat) ve dallanmaların çoğunlukla ana hife dik açı (9090^{\circ}) ile gerçekleştiği gözlenmiştir. Kültürde ise 37C37^{\circ}C'de 4848 saat içinde petri kutusunun kapağını yukarı itecek kadar (lid-lifter) hızlı ve yaygın gri-pamuksu koloniler saptanmıştır. Bu hastada enfeksiyona neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mucor türleri

Cevap

Mucor türleri (Mukorales takımı)
Doğru seçenek olan mantar grubu, mikroskobik incelemede karakteristik olarak oldukça geniş, duvarları paralel olmayan, septum içermeyen (veya pauciseptate denilen nadir septalı) ve birbirlerinden dik açı (9090^{\circ}) ile ayrılan hif yapıları oluşturur. Ayrıca kültürde 'lid-lifter' fenomeni olarak bilinen, petri kutusunun kapağını yukarı itecek kadar hızlı ve yoğun üreme göstermesi bu grup (özellikle Mucor ve Rhizopus cinsleri) için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroskobik morfolojiyi analiz et
Geniş (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz (aseptat) ve dik açılı dallanma saptandı.
Bu özellikler Mukorales (Mucormycosis) grubunun temel ayırıcı tanısıdır.
2
Kültür özelliklerini değerlendir
Hızlı üreme (4848 saat) ve 'lid-lifter' (kapak kaldıran) özelliği gözlendi.
Rhizopus ve Mucor gibi cinsler çok hızlı üreyerek besiyeri kabını tamamen doldurur.
3
Diğer fırsatçı küflerle karşılaştır
Aspergillus ve diğerleri dar, septalı ve dar açılı dallanma gösterir.
Ayırıcı tanıda hif çapı, septum varlığı ve dallanma açısı kritiktir.

Anahtar Kavram

Mukorales (Mucormycosis) morfolojik özellikleri: Geniş, septasız hifler ve dik açılı dallanma.

Daha Fazla Pratik

Mukorales enfeksiyonlarında anjioinvazyon (damar duvarı istilası) sonucu gelişen doku nekrozu ve 'siyah eskar' lezyonlarını klinik vakalarla pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 67Soru

Mantar hücresinde protein sentezi aşamasını hedefleyen; lösil-tRNA sentetaz (LeuRSLeuRS) enziminin düzenleme (editing) bölgesine kovalent olarak bağlanıp aminoaçil-tRNA sentezini durdurarak etki gösteren ve yapısında boron (bor) atomu bulunduran antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tavaborol

Cevap

Lösil-tRNA sentetaz (LeuRSLeuRS) enzimini bor-tRNA kompleksi oluşturarak inhibe eden ve onişomikoz tedavisinde kullanılan ilaç Tavaborol'dur.
Doğru seçenek olan Tavaborol, oxaborole sınıfından bir ilaçtır. Mantar hücrelerinde lösil-tRNA sentetaz (LeuRSLeuRS) enziminin 'editing' (düzenleme) bölgesinde tRNALeutRNA^{Leu}'nun terminal adenozini ile stabil bir boron-tRNA adükte oluşturarak aminoaçilasyon işlemini kovalent olarak bloke eder ve protein sentezini durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Belirtilen enzimatik hedefin (lösil-tRNA sentetaz) ve kimyasal özelliğin (boron atomu) analiz edilmesi.
Lösil-tRNA sentetaz (LeuRSLeuRS) ve Boron içeriği.
Antifungal ilaçlar arasında sadece oxaborole sınıfı bu spesifik protein sentezi inhibisyon mekanizmasını kullanır.
2
Klinik kullanım ve ilaç isminin eşleştirilmesi.
Tavaborol.
Tavaborol, FDA onaylı ilk ve en bilinen boron türevi antifungal olup onişomikozda topikal olarak tercih edilir.

Anahtar Kavram

Mantar hücrelerinde protein sentezi inhibisyonu: Tavaborol ve LeuRS etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

Vücudunda yaygın üçüncü derece yanıklar bulunan 40 yaşındaki erkek hastanın yoğun bakım ünitesindeki takibi sırasında, yanık sahasında hızla gelişen siyah renkli nekrotik alanlar fark edilmiştir. Bu alanlardan alınan biyopsi örneğinin mikolojik kültüründe; 24-48 saat içinde besiyeri yüzeyini hızla kaplayan, pamuksu görünümde ve petri kutusunun kapağını yukarı itecek kadar güçlü üreyen ('lid-lifter') bir küf mantarı izole edilmiştir. Bu etkenin doku örneklerindeki histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve hiften dik açıyla çıkan dallanmalar

Cevap

Doku örneklerinde geniş çaplı, bölmesiz (aseptat) ve dik açıyla dallanan hif yapılarının görülmesi beklenir.
Vakadaki klinik tablo (yanık sonrası nekrotik lezyon) ve laboratuvar bulgusu (hızlı üreme, lid-lifter özelliği), bir Mukorales enfeksiyonunu (mukormikoz) işaret etmektedir. Mukorales üyeleri dokuda geniş çaplı (1020μm10-20 \mu m), bölmesiz veya çok az bölmeli (pauciseptate) hifler oluşturur ve bu hifler ana gövdeden yaklaşık 9090^\circ lik dik açılarla dallanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve risk faktörünü analiz et
Yanık hastasında gelişen hızlı seyirli siyah nekrotik lezyonlar, mukormikoz (Mucorales enfeksiyonu) için önemli bir risk faktörüdür.
Yanıklar, deri bütünlüğünü bozarak çevresel küf mantarlarının doku invazyonuna zemin hazırlar.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Hızlı üreme (24-48 saat) ve petri kapağını kaldıran ('lid-lifter') pamuksu küf görünümü Mucorales üyeleri (Rhizopus, Mucor vb.) için tipiktir.
Mukorales üyeleri çok hızlı üreme kapasitesine sahip, hava hifleri oldukça gelişmiş mantarlardır.
3
Doku morfolojisini belirle
Geniş çaplı, bölmesiz (septasız) ve dik açılı dallanma gösteren hifler.
Bu morfolojik özellikler, mukormikoz etkenlerini diğer küf mantarlarından (örn. Aspergillus) ayıran en temel histopatolojik kriterdir.

Anahtar Kavram

Mukorales grubu mantarlar (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia), dokuda septasız (aseptat), geniş çaplı hifler ve dik açılı dallanma ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Mukorales enfeksiyonlarında vasküler invazyon ve buna bağlı gelişen tromboz/infarkt gelişimini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 69Soru

Besi hayvancılığı ile uğraşan 3434 yaşında erkek hasta, sakal bölgesinde ani gelişen, ağrılı, pürülan akıntılı ve oldukça enflamatuvar karakterde, nodüler bir lezyon (kerion) şikayetiyle başvuruyor. Hastadan alınan kıl örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile yapılan direkt mikroskobik incelemesinde, kıl şaftının dışında büyük sporlardan (>8μm>8 \mu m) oluşan kılıf yapısı (ektotriksektotriks dizilimi) gözleniyor. Sabouraud dekstroz agarda (SDASDA) oda ısısında oldukça yavaş üreme gösteren bu etkenin kesin tanısı için aşağıdakilerden hangisi en yol göstericidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üremek için besiyerinde tiamin gereksiniminin saptanması

Cevap

Doğru seçenek, etkenin üremek için besiyerinde tiamin gereksiniminin saptanmasıdır.
Vakada tanımlanan sığır teması, enflamatuvar lezyon (kerion) ve mikroskobide görülen büyük sporlu ektotriks dizilimi tipik olarak Trichophyton verrucosum'u işaret eder. Bu fungusun en karakteristik laboratuvar özelliği, üremek için tiamin (vitamin B1) ve bazen inositol gereksinimi duymasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Kerion Celsi (enflamatuvar tinea)
Hayvancılıkla uğraşan birinde sakal bölgesinde pürülan ve nodüler lezyon zoofilik bir dermatofiti düşündürür.
2
Direkt mikroskopi bulgusunu yorumla
Büyük sporlu ektotriks dizilimi
Kıl şaftı dışında >8μm>8 \mu m sporlar Trichophyton verrucosum için patognomoniktir.
3
Laboratuvar tanı özelliklerini eşleştir
Tiamin bağımlılığı
Trichophyton verrucosum SDA'da çok yavaş ürer ve üremek için mutlaka tiamin (B1 vitamini) gerektirir.

Anahtar Kavram

Trichophyton verrucosum, sığırlardan bulaşan, büyük sporlu ektotriks yapan ve üremek için tiamin gereksinimi olan zoofilik bir dermatofittir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Özellikle tropikal bölgelerde görülen, avuç içi veya ayak tabanında ağrısız, kaşıntısız, koyu kahverengi veya siyah renkli maküler lezyonlarla karakterize tinea nigra tablosuna neden olan ve mikroskobik incelemesinde koyu renkli (dematiyöz) septalı hifler görülen mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hortaea werneckii

Cevap

Hortaea werneckii
Hortaea werneckii, tinea nigra olarak bilinen yüzeyel mantar enfeksiyonunun etkenidir. Mantar, hücre duvarında melanin pigmenti biriktirdiği için 'dematiyöz' (koyu renkli) olarak adlandırılır. Klinik olarak avuç içi ve ayak tabanında ağrısız, düzensiz sınırlı, kahverengi-siyah lekeler oluşturması ve bu lekelerden yapılan KOH preparatında koyu renkli septalı hiflerin görülmesi tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Avuç içinde ağrısız, pigmente (koyu renkli) maküler lezyon saptandı.
Bu bulgular tipik olarak tinea nigra enfeksiyonuna işaret eder.
2
Mikroskobik özellikleri incele
Koyu renkli (dematiyöz) septalı hifler ve maya benzeri hücreler görüldü.
Hortaea werneckii'nin melanin üretimi nedeniyle oluşan karakteristik mikroskobik görüntüsüdür.
3
Etkeni belirle
Hortaea werneckii
Hem klinik yerleşim (palmar bölge) hem de morfolojik özellikler bu etkenle tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Tinea nigra tanısında klinik görünüm ve dematiyöz hif yapısının önemi
Tahmini Süre:45s
Soru 71Soru

3535 yaşında, daha önce bilinen bir kronik hastalığı ve immünsupresyonu bulunmayan kadın hasta; hafif öksürük ve göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Çekilen toraks BT'de sağ alt lobda 4 cm4\ cm çapında, düzgün sınırlı kitle lezyonu (kriptokokom) saptanıyor. Kitle biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde geniş kapsüllü maya hücreleri görülüyor. Etkenin tür ayrımı amacıyla yapılan L-kanavanin-glisin-bromtimol mavisi (CGB) agar ekiminde, 487248-72 saat sonra besiyeri renginin sarıdan maviye döndüğü gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve bu etkenin Cryptococcus neoformansCryptococcus\ neoformans'tan ayrılmasını sağlayan temel biyokimyasal özellik aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cryptococcus gattii - L-kanavanine direnç göstermesi ve glisini tek karbon/nitrojen kaynağı olarak kullanarak ortamı alkalileştirmesi

Cevap

İmmünkompetan hastada akciğerde kitle (kriptokokom) oluşturan ve CGB agarda glisin kullanımı sonucu ortamı alkalileştirerek mavi renk değişikliği yapan etken Cryptococcus gattii'dir.
Doğru seçenek olan Cryptococcus gattii, immün sistemi sağlam bireylerde akciğerde solid kitle (kriptokokom) oluşturma eğilimindedir. Laboratuvar tanısında kullanılan CGB agarda, C. gattii L-kanavanine dirençlidir ve glisini kullanarak ortamı alkalileştirir, bu da indikatörün maviye dönmesine neden olur. C. neoformans ise L-kanavanine duyarlı olduğu için bu besiyerinde üreyemez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik profilin analizi
İmmünkompetan hastada akciğer kitlesi (kriptokokom) ve kapsüllü maya varlığı saptandı.
Cryptococcus gattii tipik olarak sağlıklı bireylerde kitle lezyonlarına yol açarken, C. neoformans daha çok immünsuprese hastalarda menenjit tablosuyla görülür.
2
CGB agar sonucunun yorumlanması
Besiyerinin sarıdan maviye dönmesi pozitif reaksiyondur.
CGB besiyeri, C. gattii (pozitif/mavi) ve C. neoformans (negatif/sarı) ayrımında kullanılan temel testtir.
3
Biyokimyasal mekanizmanın belirlenmesi
L-kanavanine direnç ve glisin asimilasyonu sonucu amonyak oluşumu.
C. gattii, L-kanavanin varlığında glisini tek karbon ve azot kaynağı olarak kullanabilir; bu süreçte açığa çıkan amonyak pH'ı yükselterek bromtimol mavisini sarıdan maviye çevirir.

Anahtar Kavram

Cryptococcus gattii ve C. neoformans ayrımı için CGB (Canavanine-Glycine-Bromothymol Blue) agar kullanımı ve etki mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus gattii'nin özellikle Vancouver Adası (Kanada) ve Pasifik Kuzeybatı bölgelerindeki endemik yayılımını ve okaliptüs ağaçları ile ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru

Kontrolsüz diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısıyla izlenen bir hastada gelişen rinoserebral enfeksiyon odağından alınan klinik örneğin mikroskobik incelemesinde; geniş çaplı, nadir bölmeli (pauciseptatpauciseptat) hifler ve 9090^\circ lik açı ile dallanma görülmüştür. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temelinde en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mucorales takımı üyeleri

Cevap

Mucorales takımı üyeleri (Rhizopus, Mucor vb.) geniş çaplı, bölmesiz hifleri ve dik açılı dallanma özellikleriyle klinik tabloya en uygun etkendir.
Diyabetik ketoasidoz varlığında rinoserebral tutulum gösteren, mikroskopta geniş çaplı, bölmesiz (veya nadir bölmeli) hifler oluşturan ve dik açıyla (9090^\circ) dallanan etkenler Mucorales takımı üyeleridir (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia gibi).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörünü değerlendir
Hastadaki diyabetik ketoasidoz (DKADKA) varlığı, özellikle rinoserebral tutulum yapan Mucorales grubu için klasik bir risk faktörüdür.
Düşük pHpH ve yüksek glukoz seviyeleri bu mantarların hızlı çoğalmasını destekler.
2
Morfolojik özellikleri incele
Geniş çaplı, nadir bölmeli (pauciseptatpauciseptat) hif yapısı ve 9090^\circ lik (dik) dallanma açısı saptanmıştır.
Bu morfoloji, dar çaplı ve dar açılı dallanan Aspergillus gibi diğer küf mantarlarından ayrımı sağlar.
3
Tanıyı netleştir
Hem klinik risk faktörü hem de tipik morfolojik bulgular Mucorales grubunu (örn. Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) işaret etmektedir.
TUS sınavlarında bu ikili (DKA + morfoloji) en sık sorulan ayırıcı tanı noktalarından biridir.

Anahtar Kavram

Mucorales grubu mantarların (Rhizopus, Mucor vb.) morfolojik özellikleri ve diyabetik ketoasidoz ile ilişkisi.
Tahmini Süre:45s
Soru 73Soru

Böbrek nakli sonrası 66. ayında olan 4545 yaşında erkek hasta; son iki haftadır giderek artan efor dispnesi, kuru öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede taşipneik saptanan hastanın toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) bilateral perihiler buzlu cam dansiteleri izleniyor. Bronkoalveolar lavaj (BALBAL) sıvısının Gümüşleme (GMSGMS) yöntemiyle boyanmasında "ezilmiş pinpon topu" görünümünde kist yapıları saptanıyor.

Bu hastada saptanan etkene bağlı enfeksiyonun tedavisinde amfoterisin B ve azol grubu antifungallere yanıt alınamamasının temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması

Cevap

Sitoplazmik membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması
Doğru seçenek olan sitoplazmik membranda kolesterol bulunması ifadesi, Pneumocystis jirovecii'nin en ayırıcı biyokimyasal özelliklerinden biridir. Çoğu mantar hücresi temel sterol olarak ergosterol kullanırken, P. jirovecii kolesterol kullanır. Amfoterisin B ve nistatin gibi polyenler doğrudan ergosterole bağlanarak por oluşturur; flukonazol ve itrakonazol gibi azoller ise ergosterol sentez yolundaki enzimleri inhibe eder. P. jirovecii'de bu hedef molekül bulunmadığı için, standart antifungal tedaviye yanıt alınamaz ve tedavide trimetoprim-sülfametoksazol (TMPSMXTMP-SMX) tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik bulguları değerlendir
Etkenin Pneumocystis jirovecii olduğu belirlendi.
Organ nakli sonrası immünosüpresyon, bilateral buzlu cam manzarası ve GMS boyamada ezilmiş pinpon topu kistleri P. jirovecii için tipiktir.
2
Etkenin biyokimyasal membran yapısını hatırla
P. jirovecii membranında kolesterol bulunur.
Bu canlı bir mantar olmasına rağmen, membranında diğer mantarlarda bulunan ergosterol yerine memeli hücrelerine benzer şekilde kolesterol taşır.
3
Farmakolojik direnç mekanizmasını açıkla
Amfoterisin B ve azol direnci açıklandı.
Amfoterisin B direkt ergosterole bağlanarak, azoller ise ergosterol sentezini bozarak etki eder. Hedef molekül (ergosterol) bulunmadığı için bu ilaçlar etkisizdir.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında kolesterol bulunması nedeniyle polyen ve azol grubu antifungallere doğal dirençli olması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru

Mantar hücre duvarı sentezini, 1,3β1,3-\beta-D-glukan sentetaz enzim kompleksini non-kompetitif olarak inhibe ederek bozan ve klinik kullanımda kaspofungin, mikafungin gibi üyeleri bulunan antifungal ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekinokandinler

Cevap

Ekinokandinler, mantar hücre duvarında bulunan 1,3-beta-D-glukan sentetaz enzimini inhibe ederek etki gösterirler.
Ekinokandinler (kaspofungin, mikafungin ve anidulafungin), mantar hücre duvarının yapısal bütünlüğü için gerekli olan 1,3β1,3-\beta-D-glukan sentezini sağlayan glukan sentetaz enzim kompleksini inhibe ederler. Bu mekanizma mantar hücresinde ozmotik instabiliteye ve ölüme yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki hedef molekülü ve enzimi tanımlayın.
Hedef: 1,3β1,3-\beta-D-glukan ve enzim: glukan sentetaz.
Bu bileşen mantar hücresinde membran değil, hücre duvarı yapısında bulunur.
2
Hücre duvarına etki eden antifungal gruplarını hatırlayın.
Hücre duvarı sentezini bozan temel grup ekinokandinlerdir.
TUS sınavında sorulan temel antifungal mekanizmaları arasında hücre duvarı hedefi ekinokandinlere özgüdür.
3
Diğer seçeneklerin hedeflerini eleyin.
Azol, poliyen ve allilaminler membranı; flusitozin ise nükleik asidi etkiler.
Ayırıcı tanı için ilaç gruplarının etki yerlerinin (duvar vs membran) bilinmesi kritiktir.

Anahtar Kavram

Ekinokandinlerin (Kaspofungin, Mikafungin, Anidulafungin) etki mekanizması hücre duvarı sentez inhibisyonudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 75Soru

Bronkoalveoler lavaj örneğinde Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyası ile 'ezilmiş ping-pong topu' görünümünde kistler saptanan PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin, laboratuvar tanısı açısından diğer fırsatçı mantarlardan (örneğin CandidaCandida, AspergillusAspergillus) en temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rutin laboratuvar besiyerlerinde (SDA vb.) kültürü yapılamayan zorunlu bir patojen olması

Cevap

Pneumocystis jirovecii'nin rutin besiyerlerinde üretilemeyen zorunlu bir patojen olması
Pneumocystis jirovecii, zorunlu bir patojen olması nedeniyle günümüzdeki klinik mikrobiyoloji laboratuvarlarında Sabouraud Dekstroz Agar (SDA) gibi rutin besiyerlerinde üretilemez. Bu özellik, onu laboratuvar ortamında kolayca üretilebilen Candida, Aspergillus ve Cryptococcus gibi diğer fırsatçı mantarlardan ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Pneumocystis jirovecii'nin taksonomik ve biyolojik özelliklerini hatırla.
Bu mikroorganizmanın mantar olarak sınıflandırılmasına rağmen rutin besiyerlerinde üretilemediği anımsandı.
Laboratuvar tanısındaki en kısıtlayıcı ve karakteristik farkı belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen diğer fırsatçı mantarların kültür özelliklerini karşılaştır.
Candida ve Aspergillus gibi mantarların SDA gibi besiyerlerinde kolayca üreyebildiği görüldü.
Doğru ayırıcı özelliği kesinleştirmek için karşılaştırma yapılır.
3
En temel farkı işaretle.
Kültürü yapılamayan seçeneğe yönelindi.
Soruda istenen 'en temel laboratuvar farkı' budur.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin in vitro kültürünün yapılamaması
Soru 76Soru

Mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ekinokandin grubu antifungal ilaçların (örneğin kaspofungin) temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarı sentezinin inhibisyonu

Cevap

Ekinokandinlerin temel etki mekanizması hücre duvarı sentezinin inhibisyonudur.
Doğru seçenek olan hücre duvarı sentezinin inhibisyonu, ekinokandin grubu ilaçların karakteristik özelliğidir. Bu ilaçlar (kaspofungin, mikafungin, anidulafungin), mantar hücre duvarının bütünlüğü için gerekli olan (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan sentezini sağlayan enzimi inhibe ederek fungisidal etki gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın sınıfını ve hedef molekülünü belirle.
Kaspofungin bir ekinokandindir ve hedefi (1,3)βDglukan(1,3)-\beta-D-glukan sentaz enzimidir.
Ekinokandinler bu enzimi geri dönüşümsüz olarak inhibe eder.
2
Hedef molekülün hücredeki konumunu tespit et.
Beta-glukan, mantar hücre duvarının temel yapısal bileşenidir.
Bu bileşenin kaybı hücre duvarının bütünlüğünü bozar.
3
Etki sonucunu değerlendir.
Hücre duvarı zayıflayan mantar hücresi ozmotik basınç nedeniyle parçalanır (fungisidal etki).
Hücre duvarı sentezinin durması doğrudan bu sonuca yol açar.

Anahtar Kavram

Ekinokandinlerin Etki Mekanizması
Tahmini Süre:45s
Soru 77Soru

7 yaşında bir erkek çocuk, saçlı deride kaşıntılı, kepekli ve dairesel bir alanda saç dökülmesi şikayetiyle polikliniğe getirilmiştir. Yapılan fizik muayenede Wood lambası altında lezyonlu bölgede parlak yeşil-sarı floresans saptanmıştır. Saç tellerinin direkt mikroskobik incelemesinde ektotriks yerleşimli küçük sporlar (mikrokonidiler) izlenmiştir. Sabouraud dekstroz agarda (SDA) üretilen etkenin mikroskobik incelemesinde ise mekik (iğ) şeklinde, kalın ve pürüzlü duvarlı, 6'dan fazla bölmeli (septalı) makrokonidiler gözlenmiştir. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Microsporum canis

Cevap

Microsporum canis
Vakada tanımlanan çocukta tinea capitis tablosu, Wood lambasında parlak yeşil floresans veren bir etkeni işaret eder. Microsporum canis hem bu floresans özelliğine sahiptir hem de saçta ektotriks yerleşim gösterir. Ayırıcı tanıda kullanılan en önemli morfolojik bulgu; kültürde görülen kalın, pürüzlü çeperli, çok hücreli (genellikle 6-15) mekik şeklindeki makrokonidilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu ve fizik muayene bulgusunu değerlendir.
Çocukta tinea capitis tablosu ve Wood lambasında parlak yeşil floresans mevcuttur.
Wood lambasında parlak floresans, bazı Microsporum türlerini ve Trichophyton schoenleinii'yi akla getirir.
2
Mikroskobik saç tutulumunu analiz et.
Ektotriks yerleşim saptanmıştır.
Ektotriks tutulum Microsporum cinsi için tipiktir (T. tonsurans endotrikstir).
3
Kültür morfolojisini incele.
Kalın duvarlı, pürüzlü, mekik şeklinde ve 6-15 hücreli makrokonidiler izlenmiştir.
Bu morfolojik özellikler Microsporum canis'i, daha ince duvarlı ve az hücreli Microsporum gypseum'dan ayırır.

Anahtar Kavram

Dermatofitlerin Wood lambası floresansı, doku tropizmi ve makrokonidi morfolojisine göre ayrımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Özgeçmişinde 1010 yıl önce tüberküloz tedavisi öyküsü bulunan 5555 yaşında erkek hasta, tekrarlayan hemoptizi yakınması ile başvuruyor. Akciğer tomografisinde sağ üst lobda yer alan eski bir tüberküloz kavitesinin içerisinde, hastanın pozisyonuyla yer değiştiren yumuşak doku dansitesinde solid bir kitle (hava hilali belirtisi) saptanıyor. Bu klinik tabloda tanıyı desteklemek amacıyla başvurulacak en karakteristik laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serumda Aspergillus spesifik IgG (presipitin) antikor pozitifliği

Cevap

Aspergilloma (mantar topu) tanısını destekleyen en karakteristik laboratuvar bulgusu serumda Aspergillus spesifik IgG (presipitin) antikorlarının gösterilmesidir.
Aspergilloma, önceden var olan akciğer kavitelerinde gelişen ve doku invazyonu yapmayan bir Aspergillus formudur. Tanısında, radyolojik olarak izlenen hareketli kitle görünümü ile birlikte serumda Aspergillus'a karşı gelişmiş spesifik IgG antikorlarının (presipitinler) saptanması en değerli laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verileri değerlendir
Tüberküloz sonrası oluşan kaviteler ve kavite içinde hareket eden solid kitle varlığı 'Aspergilloma' (mantar topu) tanısını akla getirir.
Aspergillus, akciğerdeki mevcut kaviteleri kolonize ederek mantar topu oluşturabilir.
2
Aspergilloma için uygun laboratuvar testini belirle
Bu hastalar genellikle immünkompetan olduklarından invaziv testler yerine serolojik testler önceliklidir.
Aspergilloma tanısında serum presipitin (IgG) antikorları %90'ın üzerinde duyarlılığa sahiptir.

Anahtar Kavram

Aspergilloma (Mantar Topu) Tanısı

Daha Fazla Pratik

Aspergillus türlerinin mikroskopik morfolojisini (septat hif, 45 derece dallanma) Mukorales ile karşılaştırarak çalışmanız önerilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 79Soru

3838 yaşında, CD4+CD4+ T-lenfosit sayısı 45/mm345/mm^3 olan HIV pozitif bir erkek hasta, son iki haftadır devam eden künt baş ağrısı ve hafif ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ense sertliği saptanmayan hastanın lomber ponksiyonunda BOS açılış basıncı 300300 mmH2OmmH_2O ölçülüyor. BOS'un çini mürekkebi (India Ink) incelemesinde geniş kapsüllü maya hücreleri izleniyor. Bu hastada menenjit etkeni olan mantarın laboratuvar tanısında kullanılan aşağıdaki özelliklerden hangisi, etkenin aynı zamanda önemli bir virülans faktörü olan "melanin" üretim kapasitesini doğrudan gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuş yemi (Niger seed) agarda kahverengi-siyah koloni oluşturması

Cevap

Kuş yemi (Niger seed) agarda kahverengi-siyah koloni oluşturması
Kuş yemi (Niger seed) agar, kafeik asit gibi fenolik bileşikler içerir. Cryptococcus neoformans, sahip olduğu fenol oksidaz (lakaz) enzimi ile bu bileşikleri melane dönüştürür. Bu süreç sonucunda koloniler 2-5 gün içinde karakteristik kahverengi-siyah bir renk alır. Melanin, serbest radikallere karşı koruma sağlayarak mantarın merkezi sinir sisteminde hayatta kalmasına yardımcı olan kritik bir virülans faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar verilerini değerlendir.
HIV pozitif, düşük CD4 sayısı, subakut menenjit bulguları, yüksek BOS basıncı ve çini mürekkebinde kapsüllü maya varlığı etkenin Cryptococcus neoformans olduğunu kanıtlar.
Cryptococcus neoformans, immünsuprese hastalarda en sık görülen fungal menenjit etkenidir.
2
Etkenin virülans faktörlerini ve bunların saptanma yöntemlerini hatırla.
Temel virülans faktörleri kapsül (GXM), melanin (fenol oksidaz) ve üreazdır.
Melanin sentezi, mantarın oksidatif hasara karşı korunmasını sağlar ve nörotropizminde rol oynar.
3
Melanin sentezini gösteren spesifik testi belirle.
Kuş yemi (Niger seed veya Bird seed) agar veya kafeik asitli besiyerleri kullanılır.
Fenol oksidaz enzimi, besiyerindeki substratları melanin pigmentine dönüştürerek kolonilerin siyah/kahverengi renk almasını sağlar.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın fenol oksidaz enzim aktivitesi (melanin sentezi) ve bunun Niger seed agar ile gösterilmesi.
Soru 80Soru

Mantarların biyokimyasal yapısal bileşenleri ve bu bileşenlerin laboratuvar tanısı ile tedavi yaklaşımlarındaki önemi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar sitoplazmik membranında bulunan ergosterol, memeli hücrelerindeki kolesterolün fonksiyonel karşılığıdır ve poliyen grubu antifungallerin temel hedefidir.

Cevap

Mantar hücre membranının temel sterolü olan ergosterol, poliyen grubu ilaçların seçici hedefidir.
Mantarların sitoplazmik membranında bulunan ergosterol, memeli hücrelerindeki kolesterolün görevini üstlenir. Amfoterisin B ve Nistatin gibi poliyen antifungaller bu sterole doğrudan bağlanarak membranda porlar (kanallar) oluşturur ve hücre ölümüne neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücresinin membran yapısını değerlendir.
Mantarlar ökaryotiktir ancak membranlarında kolesterol yerine ergosterol bulundururlar.
Bu biyokimyasal fark, antifungal ilaçların (örn. Amfoterisin B) insan hücresine zarar vermeden mantarı hedeflemesini sağlar.
2
Diğer yapısal özelliklerin (duvar, dimorfizm) doğruluğunu kontrol et.
Hücre duvarı kitin (NN-asetilglukozamin) ve glukandan oluşur; dimorfizm ısıya göre form değiştirir (37C37^\circ C maya).
Mantar ve bakteri yapılarının (peptidoglikan vs kitin) karıştırılmaması tanıda kritiktir.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Membranı ve Ergosterol

Daha Fazla Pratik

Mantarlarda ergosterol sentez yolunda yer alan enzimler ve bu enzimleri inhibe eden azol grubu ilaçların mekanizmasını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 4 / 30Sonraki
Mikoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin