Nematodlar (Yuvarlak Solucanlar)

74 soru

Soru 41Soru →

Güneydoğu Asya seyahati sonrası şiddetli baş ağrısı, fotofobi ve ekstremitelerde parestezi şikayetleriyle başvuran 3030 yaşındaki kadın hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde protein düzeyinde artış ve belirgin eozinofilik pleositoz saptanmıştır. Hastanın öyküsünden seyahati sırasında çiğ salyangoz tükettiği öğrenilmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Angiostrongylus cantonensis

Cevap

Angiostrongylus cantonensis seçeneği doğrudur; çünkü eozinofilik menenjit tablosu ve salyangoz tüketimi öyküsü bu parazit için tipiktir.
Angiostrongylus cantonensis (fare akciğer kıl kurdu), insanlarda eozinofilik menenjitin dünyadaki en yaygın nedenidir. İnsanlar, üçüncü evre larvaları (L3) içeren ara konakları (salyangoz veya sümüklü böcek) veya bu larvaların bulaştığı çiğ sebzeleri tüketerek enfekte olurlar. Larvalar bağırsaktan kan yoluyla beyne göç eder ve orada ölmeleri şiddetli inflamasyona ve BOS eozinofilisine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada menenjit bulguları ve BOS'ta belirgin eozinofili (pleositoz) mevcuttur.
Paraziter menenjitlerin ayırıcı tanısında BOS eozinofili düzeyi kritiktir.
2
Epidemiyolojik veriyi değerlendir
Güneydoğu Asya seyahati ve çiğ salyangoz (intermediate host) tüketimi saptanmıştır.
Angiostrongylus cantonensis'in enfektif L3 larvaları salyangoz ve sümüklü böceklerde bulunur.
3
Patojen seçimi yap
Belirtilen özelliklere sahip tek nematod Angiostrongylus cantonensis'tir.
Bu parazit 'fare akciğer kıl kurdu' olarak bilinir ve insanlarda SSS tutulumu ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Angiostrongylus cantonensis ve Eozinofilik Menenjit
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru →

3535 yaşındaki erkek hasta; yüksek ateş, özellikle baldır ve çiğneme kaslarında belirgin olan şiddetli miyalji ve göz kapaklarında şişlik (periorbital ödem) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden iki hafta önce bir av partisine katıldığı ve yaban domuzu eti yediği öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde belirgin eozinofili (%25\%25) ve yüksek kreatin kinaz (CK) düzeyleri saptanıyor. Bu hastada etkeni kesinleştirmek için başvurulması gereken en uygun tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kas biyopsisi yapılarak çizgili kaslarda kist içindeki larvaların gösterilmesi

Cevap

Kas biyopsisi yapılarak çizgili kaslarda kist içindeki larvaların gösterilmesi
Hastanın klinik tablosu (miyalji, ödem, eozinofili, CK yüksekliği) ve riskli et tüketimi öyküsü trişinoz (Trichinella spiralis) ile tam uyumludur. Bu parazitin tanısal formu çizgili kaslara yerleşmiş larvalardır. Bu nedenle kas biyopsisi yapılarak larvaların gösterilmesi en kesin tanı yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve öyküyü analiz et
Ateş, şiddetli miyalji, periorbital ödem, eozinofili ve yüksek CK değerleri ile yaban domuzu eti yeme öyküsü birleştiğinde akla ilk gelen etken Trichinella spiralis'tir.
Bu bulgular nematodlar arasında doku aşaması baskın olan trişinoz hastalığı için klasiktir.
2
Etkenin yaşam döngüsünü hatırla
T. spiralis larvaları ince bağırsakta eriştin hale gelir, ardından yeni larvalar kan yoluyla çizgili kaslara göç eder ve orada kistleşir.
Parazit dışkı ile yumurta atmaz, bu nedenle dışkı incelemesi tanıda yardımcı olmaz.
3
Altın standart tanı yöntemini belirle
Kas ağrılarının yoğun olduğu dönemde kas biyopsisi yapılarak sarmal (spiral) larvaların görülmesi kesin tanıyı sağlar.
CK yüksekliği kas yıkımını gösterir ancak kesin tanı için parazitin doğrudan gösterilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Trichinella spiralis (trişinoz) tanısında kas biyopsisi altın standarttır; dışkı incelemesi tanısal değer taşımaz.
Soru 43Soru →

2828 yaşındaki erkek hasta, bir restoranda çiğ balık (sushi) tükettikten yaklaşık 66 saat sonra başlayan ani ve şiddetli epigastrik ağrı, bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvurmuştur. Yapılan fizik muayenede epigastrik hassasiyet ve defans saptanmıştır. Hastaya uygulanan gastroskopik incelemede mide mukozasına penetre olmuş, yaklaşık 22 cm uzunluğunda, beyaz renkli ve hareketli bir larva görülmüş; bu larva biyopsi pensi ile çıkarılmıştır. İşlem sonrası hastanın ağrısı dramatik şekilde düzelmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Anisakis simplex*

Cevap

Çiğ balık tüketimi sonrası akut epigastrik ağrı ve gastroskopik larva bulgusu ile karakterize olan *Anisakis simplex*
Doğru seçenek olan parazit, deniz memelilerinin son konak olduğu, insanların ise enfekte çiğ deniz ürünlerini (özellikle sushi, sashimi) tüketmesiyle rastlantısal konak olduğu bir nematoddur. Larvalar midede şiddetli inflamatuar yanıta neden olarak akut karın tablosu oluşturur; gastroskopi hem tanısal hem de tedavi edicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve bulaş yolunu değerlendir.
Çiğ balık tüketimi ve 66 saat içinde başlayan akut semptomlar belirlendi.
Paraziter gıda zehirlenmelerinde tüketilen besin türü (deniz ürünü) ve kuluçka süresi tanı için kritiktir.
2
Tanısal yöntemi ve bulguyu analiz et.
Gastroskopide mide mukozasında invaziv larva saptandı.
Gastrik anisakiyazis tanısında altın standart gastroskopik olarak larvanın görülmesidir.
3
Etkeni sınıflandır ve teşhis et.
*Anisakis simplex* (nematod) tanısı konuldu.
Midede akut invazyona neden olan balık kaynaklı en yaygın nematod türü Anisakis'tir.

Anahtar Kavram

Gastrik Anisakiyazis
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru →

Astım tanısıyla uzun süreli ve yüksek doz kortikosteroid tedavisi görmekte olan 55 yaşındaki bir hastada; yaygın karın ağrısı, sulu ishal, öksürük ve nefes darlığı şikayetleri gelişmiştir. Yapılan radyolojik incelemede akciğerlerde bilateral infiltrasyonlar izlenmiştir. Bu hastada 'hiperenfeksiyon sendromu' tablosuna yol açan ve tanısı için dışkıda rhabditiform larvaların görülmesi beklenen nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Strongyloides stercoralis

Cevap

Strongyloides stercoralis, özellikle kortikosteroid kullanan veya immünsuprese hastalarda rhabditiform larvaların filariform larvalara dönüşüp bağırsak duvarını delmesiyle (otienfeksiyon) hiperenfeksiyon sendromuna yol açan nematoddur.
Strongyloides stercoralis, nematodlar arasında yaşam döngüsü en karmaşık olanlardan biridir. İmmünsupresif tedavi alan hastalarda, bağırsaktaki rhabditiform larvalar hızla enfektif filariform larvalara dönüşerek bağırsak mukozasını veya perianal cildi delip dolaşıma katılır (otienfeksiyon). Bu durum, parazit yükünün aşırı artmasına ve akciğerler dahil birçok organda ciddi hasara yol açan hiperenfeksiyon sendromuna neden olur. Tanıda dışkıda rhabditiform larvaların gösterilmesi en tipik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Hastanın kortikosteroid kullanıyor olması ve gastrointestinal semptomların yanı sıra yaygın akciğer tutulumu (hiperenfeksiyon) göstermesi Strongyloides stercoralis'i işaret eder.
Steroidler, Strongyloides larvalarının otienfeksiyon kapasitesini artırır.
2
Parazitin tanısal evresini belirle.
Dışkıda yumurta yerine rhabditiform larvaların saptanması tipiktir.
Bu parazitte yumurtalar genellikle bağırsak mukozasında açılır ve dışkıya larvalar çıkar.
3
Diğer nematodlardan ayırt et.
Enterobius (selofan bant), Ascaris (yumurta) ve Trichinella (kas biyopsisi) tanı yöntemleri ve klinik tabloları açısından farklılık gösterir.
Doğru ayırıcı tanı, parazitlerin yaşam döngüsü ve tanısal formlarının bilinmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Strongyloides stercoralis otienfeksiyon mekanizması ve hiperenfeksiyon sendromu.

Daha Fazla Pratik

Baermann tekniği ve agar plak kültürü gibi Strongyloides tanısında kullanılan daha spesifik laboratuvar yöntemlerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 45Soru →

Özellikle immün sistemi baskılanmış hastalarda hayatı tehdit eden hiperenfeksiyon tablolarına yol açabilen, yaşam döngüsünde otoenfeksiyon (kendi kendini enfekte etme) kapasitesi bulunan ve tanısı dışkıda karakteristik olarak rhabditiform larvaların saptanmasıyla konulan nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Strongyloides stercoralis

Cevap

Strongyloides stercoralis, dışkıda rhabditiform larvaların saptanması ve otoenfeksiyon özelliği ile karakterize edilen nematoddur.
Strongyloides stercoralis, yaşam döngüsünde yumurtaların bağırsak mukozasında açılması nedeniyle dışkıda rhabditiform larvaların görüldüğü tek yaygın bağırsak nematodudur. Ayrıca filariform larvaların bağırsak duvarından veya perianal deriden tekrar içeri girmesiyle oluşan otoenfeksiyon mekanizması, özellikle steroid kullanan veya immün sistemi baskılanmış hastalarda yaygın (disseminize) enfeksiyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin yaşam döngüsündeki ayırt edici özellikleri belirle.
Otoenfeksiyon ve hiperenfeksiyon riski Strongyloides stercoralis için karakteristiktir.
Bu parazit, konak vücudunda rhabditiform larvaların filariform larvalara dönüşmesiyle dış ortama çıkmadan enfeksiyonu devam ettirebilir.
2
Tanısal formu değerlendir.
Dışkıda yumurta yerine larva görülmesi bu türü diğer bağırsak nematodlarından ayırır.
Çoğu nematod yumurta çıkarırken, Strongyloides yumurtaları bağırsak mukozasında açılır ve dışkıya larva geçer.

Anahtar Kavram

Strongyloides stercoralis'in tanısal formu rhabditiform larvadır ve otoenfeksiyon kapasitesi nedeniyle immün yetmezlikli hastalarda tehlikelidir.

İpuçları

1
Bu parazit, dışkıda yumurtası en nadir görülen bağırsak nematodudur.
2
Steroid tedavisi alan bir hastada sepsis benzeri bir tablo ve eozinofili varlığında bu parazit akla gelmelidir.

Daha Fazla Pratik

Baermann konsantrasyon yöntemi ve agar plak kültürü bu parazitin tanısında kullanılan diğer ileri yöntemlerdir.
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru →

Hafta sonu arkadaşlarıyla ava giden ve vurduğu yaban domuzunun etini yeterince pişirmeden tüketen 3232 yaşındaki erkek hasta, yaklaşık 1010 gün sonra başlayan ateş, bulantı, karın ağrısı ve ishal şikayetleriyle başvurmuştur. Bu şikayetlerin başlamasından birkaç gün sonra hastada belirgin bilateral periorbital ödem, konjonktival hemoraji ve özellikle bacak kaslarında şiddetli miyalji gelişmiştir. Laboratuvar incelemesinde beyaz küre sayısı 14.500/mm314.500/mm^3, eozinofili oranı %28\%28 ve kreatin fosfokinaz (CPK) düzeyi normalin 44 katı olarak saptanmıştır.

Bu klinik tabloya yol açan en olası paraziter etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trichinella spiralis

Cevap

Trichinella spiralis
Vakada tanımlanan klinik tablo (pişmemiş av eti tüketimi sonrası gelişen periorbital ödem, şiddetli miyalji, belirgin eozinofili ve CPK yüksekliği), Trichinella spiralis enfeksiyonu için patognomonik sayılabilecek bir kombinasyondur. Larvaların çizgili kaslara göçü ve orada kistleşmesi bu tablonun temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anamnezin değerlendirilmesi
Yaban domuzu eti tüketimi ve kuluçka süresinin (yaklaşık 1-2 hafta) uygunluğu saptandı.
Trichinellosis, parazit larvalarını içeren enfekte etlerin (domuz, yaban domuzu, ayı vb.) çiğ veya az pişmiş tüketilmesiyle bulaşır.
2
Klinik semptomların analizi
Gastrointestinal şikayetlerin ardından gelişen periorbital ödem ve miyalji görüldü.
Larvalar ince bağırsakta eriştin hale geldikten sonra yeni doğan larvalar kan yoluyla çizgili kaslara göç eder ve burada enflamasyona yol açarak miyaljiye; vasküler tutulum ise periorbital ödeme neden olur.
3
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Belirgin eozinofili ve CPK yüksekliği doğrulandı.
Kas dokusundaki larvaların neden olduğu yıkım CPK yükselmesine, parazit varlığı ise tipik olarak belirgin eozinofiliye yol açar.

Anahtar Kavram

Trichinella spiralis yaşam döngüsü ve klinik triad (ateş, periorbital ödem, miyalji)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru →

55 yaşında erkek çocuk; ateş, halsizlik, karın ağrısı ve kaşıntılı döküntü şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde karaciğerin kosta kenarını 44 cm geçtiği (hepatomegali) ve hassas olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 28.000/mm328.000/mm^3, eozinofil oranı ise %60\% 60 olarak bulunuyor. Hastanın öyküsünden toprak yeme (pika) alışkanlığı olduğu ve evlerinde köpek yavruları besledikleri öğreniliyor. Bu hastada öncelikli olarak düşünülen paraziter enfeksiyonun kesin tanısı için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ELISA yöntemiyle parazite özgü spesifik antikorların araştırılması

Cevap

Visseral Larva Migrans (VLM) sendromunda kesin tanı, klinik bulgular eşliğinde ELISA yöntemiyle parazite özgü antikorların gösterilmesiyle konur.
Visseral Larva Migrans (VLM) sendromunda (Toxocariasis), insanlar paratenik (tesadüfi) konaktır. Larvalar dokularda göç eder ancak bağırsakta erişkin hale gelemezler. Bu nedenle dışkı incelemesinde yumurta görülmez. Tanı, klinik bulguların varlığında ELISA gibi serolojik yöntemlerle parazite özgü antikorların gösterilmesiyle konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hepatomegali, pika (toprak yeme), köpek teması ve aşırı eozinofili bulguları Visseral Larva Migrans (VLM) tablosunu işaret eder.
Bu semptom kompleksi Toxocara canis enfeksiyonu için klasiktir.
2
Parazit yaşam döngüsünün değerlendirilmesi
İnsanların Toxocara canis için tesadüfi (paratenik) konak olduğu ve döngünün insanda 'çıkmaz sokak' (dead-end) olduğu hatırlanır.
Larvalar dokularda göç eder ancak insan bağırsağında erişkin hale gelip yumurta bırakamazlar.
3
Tanı yönteminin seçimi
Dışkı incelemesi yumurta görülmeyeceği için elenir ve serolojik testlere (ELISA) yönelinir.
Erişkin form oluşmadığından dışkıda parazitolojik tanı mümkün değildir; doku biyopsisi ise invaziv ve düşük duyarlılıktadır.

Anahtar Kavram

Toxocara canis ve Visseral Larva Migrans (VLM) Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru →

Kırsal bölgede yaşayan 77 yaşındaki bir çocuk; kronik mukoid diyare, karın ağrısı, tenezm ve büyüme geriliği şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede çocuğun ıkınması sırasında anüsten dışarıya doğru mukoza protrüzyonu (rektal prolapsus) olduğu gözlenmiştir. Laboratuvar incelemelerinde eozinofili ve belirgin demir eksikliği anemisi saptanmıştır. Bu hastanın dışkı örneğinin mikroskobik incelemesinde aşağıdaki morfolojik yapılardan hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 50×2550 \times 25 μm\mu m boyutlarında, iki kutbunda tıkaç benzeri (polar plug) şeffaf çıkıntıları olan fıçı şeklinde kalın kabuklu yumurtalar

Cevap

İki kutbunda tıkaç benzeri (polar plug) şeffaf çıkıntıları olan fıçı şeklinde kalın kabuklu yumurtalar
Çocuklarda görülen kronik mukoid diyare ve rektal prolapsus tablosu ağır Trichuris trichiura enfeksiyonuna (trichuriasis) işaret eder. Bu parazitin yumurtaları klasik olarak 5050 μm\mu m civarında, fıçı (veya limon) şeklinde ve her iki kutbunda belirgin şeffaf polar tıkaçlara sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların (kronik mukoid diyare, tenezm, ağır anemi ve büyüme geriliği) değerlendirilmesi.
Özellikle çocuklarda görülen rektal prolapsus bulgusu, ağır Trichuris trichiura enfeksiyonu için patognomoniktir.
Parazit, ön uçlarıyla bağırsak mukozasına gömülerek mukozal inflamasyona ve kas tonusu kaybına yol açarak prolapsusu tetikler.
2
Olası etkenin (Trichuris trichiura - Kamçılı solucan) laboratuvar tanı yönteminin hatırlanması.
Tanıda altın standart dışkı örneğinin mikroskobik incelemesidir.
Erişkin dişiler günlük olarak çok sayıda karakteristik yumurta bırakır.
3
Trichuris trichiura yumurta morfolojisinin tanımlanması.
Yumurtalar tipik olarak fıçı (limon) şeklinde, kalın kabuklu ve her iki ucunda mukoid tıkaçlara (polar plugs) sahiptir.
Bu morfolojik yapı diğer nematod yumurtalarından kolayca ayırt edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Trichuris trichiura (Kamçılı solucan) enfeksiyonunda rektal prolapsus klinik ilişkisi ve fıçı şeklindeki bipolar tıkaçlı yumurta morfolojisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru →

Tropikal bölgelerde uzun süre yaşamış bir hastada; inguinal lenfadenopati, tekrarlayan lenfanjit atakları ve kronikleşen süreçte alt ekstremitede belirgin ödemle karakterize elefantiyazis (fil hastalığı) tablosu geliştiği gözlenmiştir. Gece saat 23:00'te alınan periferik kan örneğinin Giemsa boyamasıyla yapılan mikroskobik incelemesinde kılıflı mikrofilarialar saptanmıştır.

Bu parazit ve neden olduğu enfeksiyon ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enfeksiyon, enfektif larvaları (L3L_3) taşıyan sivrisineklerin (CulexCulex veya AnophelesAnopheles) sokmasıyla bulaşır.

Cevap

Enfeksiyon, enfektif larvaları (L3L_3) taşıyan sivrisineklerin (CulexCulex veya AnophelesAnopheles) sokmasıyla bulaşır.
Wuchereria bancrofti, lenfatik kanallarda yerleşen bir doku nematodudur. Yaşam döngüsünde Culex, Anopheles veya Aedes cinsi sivrisinekler ara konak/vektör olarak görev yapar. Sivrisineğin ısırmasıyla parazitin enfektif L3L_3 larvaları deri yoluyla insana geçer ve lenfatiklere göç ederek erişkin hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Lenfanjit, inguinal lenfadenopati ve elefantiyazis (fil hastalığı) bulguları lenfatik yerleşimli bir paraziti işaret eder.
Bu tablo tipik olarak lenfatik filaryazis (Wuchereria bancrofti veya Brugia malayi) ile uyumludur.
2
Tanı yöntemini ve zamanlamasını değerlendir.
Gece (22:00-02:00 arası) alınan kan örneğinde mikrofilariaların saptanması, parazitin nokturnal periyodisite gösterdiğini kanıtlar.
Wuchereria bancrofti mikrofilariaları gündüz akciğer kapillerlerinde beklerken, vektör sivrisineklerin aktif olduğu gece saatlerinde periferik kana geçer.
3
Etkenin biyolojik özelliklerini ve bulaş yolunu hatırla.
Wuchereria bancrofti bir nematoddur ve sivrisinek vektörler aracılığıyla L3L_3 larvası formunda bulaşır.
Vektör-konak ilişkisi bu parazit grubunun temel epidemiyolojik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Lenfatik filaryaziste (Wuchereria bancroftiWuchereria\ bancrofti) tanı, gece alınan kanda mikrofilariaların gösterilmesiyle konur ve bulaş sivrisinek vektörlerledir.
Soru 50Soru →

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nedeniyle 11 yıldır yüksek doz kortikosteroid tedavisi alan 6262 yaşındaki erkek hastada; son bir haftadır karın ağrısı, diyare ve eozinofili ile birlikte gelişen dispne ve hemoptizi saptanıyor. Gaita incelemesinde parazit yumurtası görülmemekle birlikte, hareketli rhabditiform larvalar izleniyor. Bu hastada hiperenfeksiyon sendromuna yol açan ve tanısında Baermann konsantrasyon yöntemi ile larvaların saptanması en güvenilir yöntem olan parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Strongyloides stercoralis

Cevap

Strongyloides stercoralis
Strongyloides stercoralis, rhabditiform larvaları dışkıda görülen nadir parazitlerden biridir. Yaşam döngüsünde bulunan otienfeksiyon mekanizması, kortikosteroid tedavisi gibi hücresel bağışıklığın baskılandığı durumlarda parazit yükünün aşırı artmasına (hiperenfeksiyon) ve larvaların akciğer dahil birçok organa yayılmasına (disseminasyon) neden olur. Baermann yöntemi bu larvaların saptanmasında kullanılan altın standart yöntemlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Hastada kortikosteroid kullanımı (immünsüpresyon), gastrointestinal semptomlar ve akciğer bulguları (dispne, hemoptizi) bir arada bulunmaktadır.
Bu tablo, nematodların akciğer göçünü veya Strongyloides için spesifik olan hiperenfeksiyon sendromunu düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
Dışkıda yumurta yerine hareketli rhabditiform larvaların görülmesi.
Çoğu nematod dışkıda yumurta ile tanı alırken, Strongyloides stercoralis dışkıda larva (rhabditiform) görülmesiyle karakterizedir.
3
Tanı yöntemini doğrula.
Baermann yöntemi, dışkıdaki larvaları konsantre ederek tanıyı kesinleştirir.
Strongyloides larvalarının termotropizm özelliğinden yararlanan Baermann yöntemi, bu parazit için spesifik bir tanı aracıdır.

Anahtar Kavram

Strongyloides stercoralis, immünsüprese hastalarda otienfeksiyon yoluyla ölümcül hiperenfeksiyon sendromuna yol açabilen ve tanısı dışkıda rhabditiform larvaların görülmesiyle konulan bir nematoddur.
Soru 51Soru →

Egzotik bir tatil sırasında çiğ bahçe salyangozu yeme yarışmasına katılan 2424 yaşındaki erkek hastada, olaydan yaklaşık iki hafta sonra şiddetli frontal baş ağrısı, fotofobi ve kusma şikayetleri başlıyor. Fizik muayenesinde ense sertliği pozitif saptanan hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; glukoz düzeyi normal, protein hafif yüksek ve lökosit sayısı 480/mm3480/mm^3 (%50\%50 eozinofil) olarak saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Angiostrongylus cantonensis

Cevap

Çiğ salyangoz tüketimi öyküsü ve beyin omurilik sıvısında (BOS) belirgin eozinofili ile seyreden menenjit tablosunun en olası etkeni Angiostrongylus cantonensis'tir.
Angiostrongylus cantonensis, fare akciğer solucanı olarak bilinir. İnsanlar, parazitin üçüncü dönem larvalarını taşıyan ara konakları (salyangoz, sümüklüböcek) veya bunlarla kontamine olmuş sebzeleri çiğ tüketerek enfekte olurlar. Larvalar santral sinir sistemine göç ederek eozinofilik menenjite yol açarlar. BOS incelemesinde eozinofil oranının %10\%10’un üzerinde olması tanı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik verileri analiz et.
Çiğ salyangoz (ara konak) tüketimi ve akut menenjit bulguları belirlendi.
Hastanın öyküsü spesifik bir paraziter enfeksiyona işaret etmektedir.
2
BOS bulgularını değerlendir.
Lökosit sayısında artış ve %50\%50 eozinofili saptandı (Eozinofilik menenjit).
BOS'ta %10\%10 üzerindeki eozinofili varlığı paraziter enfeksiyonlar için karakteristiktir.
3
Etkeni tanımla.
Dünya genelinde eozinofilik menenjitin en sık nedeni olan nematod Angiostrongylus cantonensis olarak belirlendi.
Bu nematodun larvaları salyangoz ve sümüklüböceklerde bulunur.

Anahtar Kavram

Eozinofilik menenjitte ayırıcı tanı ve Angiostrongylus cantonensis ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru →

3232 yaşında erkek hasta, bir Uzak Doğu restoranında çiğ balık (sashimi) tükettikten yaklaşık 88 saat sonra başlayan şiddetli epigastrik ağrı, bulantı ve lokalize ürtiker şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede epigastriumda hassasiyet ve defans saptanıyor. Yapılan acil üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpus mukozasına penetre olmuş, yaklaşık 2020 mm uzunluğunda, kıvrımlı ve beyaz renkli bir larva izleniyor. Larvanın biyopsi forsepsi ile çıkarılmasının ardından hastanın klinik semptomları hızla düzeliyor. Bu klinik tabloya yol açan ve biyolojik sınıflandırmada 'nematodlar' (yuvarlak solucanlar) grubunda yer alan parazit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anisakis simplex

Cevap

Anisakis simplex
Anisakis simplex, deniz memelilerinin (balina, yunus) mide parazitidir. İnsanlar, L3 larvalarını taşıyan deniz balıklarını (levrek, somon, uskumru vb.) veya mürekkep balıklarını çiğ/az pişmiş tükettiklerinde kazara konak olurlar. Larva mide mukozasına penetre olduğunda şiddetli epigastrik ağrı, bulantı, kusma ve bazen alerjik reaksiyonlara (ürtiker) neden olur. Kesin tanı ve tedavi endoskopik olarak larvanın çıkarılmasıdır. Anisakis biyolojik olarak nematod (yuvarlak solucan) sınıfında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve bulaş yolunun değerlendirilmesi
Çiğ deniz balığı (sashimi) tüketimi sonrası 1-12 saat içinde gelişen akut gastrik semptomlar
Parazitin kaynağının tespiti için çiğ balık tüketimi anahtar bilgidir.
2
Tanı yönteminin analizi
Endoskopik olarak mide mukozasına penetre olmuş yaklaşık 2 cm'lik larvanın görülmesi
Gastrik anisakiyazis tanısında altın standart gastroskopidir.
3
Parazitin taksonomik sınıflandırılması
Anisakis simplex, deniz memelilerinin paraziti olan bir nematoddur (yuvarlak solucan).
Soru kökünde istenen parazitin biyolojik grubunun doğrulanması gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Gastrik Anisakiyazis ve Nematod Sınıflandırması
Soru 53Soru →

6565 yaşında, romatoid artrit tanısıyla uzun süreli yüksek doz metilprednizolon kullanan bir erkek hastada; yaygın karın ağrısı, distansiyon, ishal ve ardından gelişen öksürük, nefes darlığı ve ateş şikayetleri üzerine yapılan incelemelerde balgamda hareketli larva formları saptanmıştır. Hastanın kan kültüründe *Klebsiella pneumoniae* üremesi olması üzerine "hiperenfeksiyon sendromu" tanısı konulmuştur. Bu klinik tabloya temel teşkil eden patofizyolojik mekanizma ve parazitin laboratuvar tanısında dışkıdaki rabditiform larvaları yoğunlaştırmak için kullanılan en duyarlı yöntem aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otienfeksiyon - Baermann yöntemi

Cevap

Patofizyolojik mekanizma otienfeksiyon (otoenfeksiyon), tanı yöntemi ise Baermann yöntemidir.
Doğru yanıt olan otienfeksiyon ve Baermann yöntemi eşleşmesi, *Strongyloides stercoralis*'in en karakteristik özelliklerini yansıtır. Parazit, bağırsakta henüz dışarı atılmadan enfektif forma dönüşen larvalar aracılığıyla (otienfeksiyon) enfeksiyonu sürekli kılar ve ağır immünsüpresyon durumunda bu döngü hızlanarak hiperenfeksiyon sendromuna yol açar. Bu larvaların dışkıda gösterilmesinde ise termotropizm/hidrotropizm prensibiyle çalışan Baermann yöntemi altın standart kabul edilen yoğunlaştırma tekniklerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
İmmünsüpresyon (kortikosteroid), Gram-negatif sepsis ve balgamda larva varlığı Strongyloides stercoralis hiperenfeksiyonuna işaret eder.
S. stercoralis, immünsüpresiflerde bağırsak florasının sistemik dolaşıma geçmesine (sepsis) ve yaygın organ tutulumuna neden olur.
2
Mekanizmayı tanımla
Parazitin rabditiform larvaları bağırsakta filariform (enfektif) formlara dönüşerek konağı tekrar enfekte eder (otienfeksiyon).
Bu mekanizma, parazitin dış ortama gerek duymadan konak içinde sayısını katlayarak artırmasına olanak sağlar.
3
Tanı yöntemini belirle
Baermann yöntemi, larvaların hidrotropizm özelliğinden yararlanarak dışkıdan ayrıştırılmasını sağlar.
Standart dışkı incelemesi (nativ-lugol) larvaları saptamada düşük duyarlılığa sahip olduğu için yoğunlaştırma yöntemleri şarttır.

Anahtar Kavram

Strongyloides stercoralis, otienfeksiyon mekanizması sayesinde immünsüpresiflerde fatal hiperenfeksiyon sendromuna yol açan ve tanısında larvaların aranması gereken (Baermann, Agar plak kültürü) tek nematoddur.

Daha Fazla Pratik

Strongyloides stercoralis tanısında kullanılan bir diğer yüksek duyarlılıklı yöntem olan 'Agar Plak Kültürü'nü ve parazitin bağırsak florasını sistemik dolaşıma taşıma mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru →

Helmintler morfolojik özelliklerine göre nematodlar (yuvarlak solucanlar), sestodlar (şeritler) ve trematodlar (yaprak solucanları) olarak sınıflandırılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi nematodlar sınıfında yer alan bir parazittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ascaris lumbricoides

Cevap

Ascaris lumbricoides, morfolojik olarak silindirik ve segmentsiz yapısıyla nematodlar (yuvarlak solucanlar) sınıfına aittir.
Nematodlar, 'yuvarlak solucanlar' olarak bilinirler. Vücutları silindirik, uçlara doğru incelen, segmentsiz ve tam bir sindirim kanalına (ağız ve anüs) sahip yapıdadır. Bu gruptaki en bilinen örnek Ascaris lumbricoides parazitidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit sınıflarının temel morfolojik özelliklerini hatırla.
Nematodlar yuvarlak/silindirik, sestodlar şerit şeklinde/segmentli, trematodlar ise yaprak şeklindedir.
Sınıflandırma sorularında morfolojik yapı en belirleyici kriterdir.
2
Seçeneklerdeki parazitleri bu özelliklerle eşleştir.
Sadece Ascaris lumbricoides silindirik ve yuvarlak bir yapıya sahiptir.
Diğer seçeneklerdeki parazitler yassı solucanlar (Platyhelminthes) şubesi altındaki sestod ve trematod gruplarına dahildir.

Anahtar Kavram

Nematodların (yuvarlak solucanlar) silindirik ve segmentsiz vücut yapısı ile diğer helmint gruplarından ayrılması.

Alternatif Yöntem

Nematodları hatırlamak için 'N' harfini 'Nematoda = No segments' (Segmentsiz) ve 'Normal cylinder' (Silindirik) şeklinde kodlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 55Soru →

3434 yaşında bir erkek hasta; iki haftadır giderek artan şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, parestezi ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden yakın zamanda Güneydoğu Asya'ya turistik bir gezi yaptığı ve burada yerel bir festivalde çiğ tatlı su salyangozu yediği öğreniliyor. Fizik muayenede meningeal irritasyon bulguları saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon sonucunda beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; basınç artışı, lökosit sayısı 520/mm3520/mm^3 (oran: %60\%60 eozinofil, %30\%30 lenfosit, %10\%10 nötrofil), glukoz 55mg/dL55 mg/dL ve protein 110mg/dL110 mg/dL olarak saptanıyor. BOS yaymasında bakteri görülmüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Angiostrongylus cantonensis

Cevap

En olası etken, eozinofilik menenjitin klasik nedeni olan ve çiğ salyangoz tüketimiyle bulaşan Angiostrongylus cantonensis'tir.
Angiostrongylus cantonensis, dünya çapında eozinofilik menenjitin en sık görülen nedenidir. İnsanlar, enfektif L3L3 larvalarını taşıyan ara konakları (salyangozlar) veya kontamine sebzeleri çiğ yiyerek enfekte olurlar. Larvalar santral sinir sistemine göç eder, ancak insanlar tesadüfi konak olduğu için burada erişkin hale gelemeden ölürler; bu da şiddetli bir eozinofilik inflamasyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Baş ağrısı, ense sertliği ve parestezi varlığı santral sinir sistemi tutulumunu (menenjit) gösterir.
Hastanın semptomları meningeal irritasyona işaret etmektedir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendirme
BOS'ta lökosit sayısının 500/mm3500/mm^3 üzerinde olması ve bunun %60\%60'ının eozinofil olması 'eozinofilik pleositoz' tanısını koydurur.
Eozinofilik menenjit tanısı için BOS'taki eozinofil oranının %10\%10 veya üzerinde olması (genellikle >10/mm3>10/mm^3) kritiktir.
3
Epidemiyolojik veriyi birleştirme
Güneydoğu Asya seyahati ve çiğ salyangoz tüketimi öyküsü, paraziter bir etkeni kuvvetle destekler.
Angiostrongylus cantonensis'in (sıçan akciğer solucanı) ara konakları salyangozlar ve sümüklüböceklerdir.
4
Ayırıcı tanı yapma
Salyangoz ile bulaşan en önemli nematodun Angiostrongylus cantonensis olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerdeki parazitler ya farklı sınıftadır (trematod/sestod) ya da farklı bir klinik tablo/bulaş yolu sergiler.

Anahtar Kavram

Eozinofilik Menenjit ve Angiostrongylus cantonensis İlişkisi

Alternatif Yöntem

Eozinofilik pleositoz görülen menenjit vakalarında, ayırıcı tanıda öncelikle paraziter enfeksiyonlar (Angiostrongylus, Gnathostoma, Baylisascaris) düşünülmeli ve ardından bulaş yolu (salyangoz vs balık/rakun) sorgulanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru →

55 yaşında bir erkek çocuk, özellikle geceleri artan şiddetli perianal kaşıntı ve huzursuzluk şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Bu hastada klinik şüpheyi doğrulamak amacıyla uygulanması gereken en uygun ilk tanısal yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selofan bant (Graham) yöntemi

Cevap

Perianal kaşıntısı olan çocukta kıl kurdu (Enterobius vermicularis) tanısı için en uygun yöntem selofan bant (Graham) testidir.
Doğru seçenek olan selofan bant (Graham) yöntemi, Enterobius vermicularis dişilerinin gece perianal bölgeye bıraktığı karakteristik yumurtaların saptanmasını sağlayan en duyarlı ve ilk tercih edilmesi gereken testtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin değerlendirilmesi
Gece artan perianal kaşıntı, Enterobius vermicularis enfeksiyonu (oksiyüriyazis) için tipiktir.
Dişi parazitler yumurta bırakmak için gece anüs dışına çıkar.
2
Uygun tanı yönteminin seçilmesi
Yumurtalar perianal bölgeye bırakıldığı için bu bölgeden örnek alınmalıdır.
Dışkıda yumurta görülme olasılığı %5'ten düşüktür.
3
Selofan bant yönteminin uygulanması
Sabah yataktan kalkmadan perianal bölgeye yapıştırılan bant mikroskopta incelenir.
Tipik asimetrik (D harfi şeklinde) yumurtaların görülmesi kesin tanı koydurur.

Anahtar Kavram

Enterobius vermicularis tanısında selofan bant testi kullanımı
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru →

Toprakta bulunan enfektif filariform larvaların sağlam deriden girmesiyle bulaşan, erişkin formları ince bağırsak mukozasına tutunarak kan emen ve kronik enfeksiyonda ağır demir eksikliği anemisine yol açan nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ancylostoma duodenale

Cevap

Ancylostoma duodenale
Ancylostoma duodenale, topraktaki filariform larvaların deriyi delmesiyle vücuda girer. Kan akımıyla akciğerlere, oradan yutularak ince bağırsağa ulaşır. Erişkinler bağırsak duvarına tutunarak kanla beslenir ve kronik dönemde mikrositik hipokrom anemiye (demir eksikliği anemisi) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Bulaş yolunu değerlendir
Filariform larvaların deriden girmesi, çengelli solucanlar (Ancylostoma ve Necator) ve Strongyloides için tipiktir.
Toprakla temas (çıplak ayakla basma) deri penetrasyonu riskini artırır.
2
Klinik tabloyu analiz et
Demir eksikliği anemisi, bağırsakta kan emen parazitlere işaret eder.
Ancylostoma erişkinleri ağız parçalarıyla mukozaya tutunur ve günde yaklaşık 0.10.1-0.20.2 mL kan emebilir.
3
Sınıflandırmayı onayla
Ancylostoma duodenale bir nematoddur (yuvarlak solucan).
Soruda istenen özelliklere tam uyum sağlayan tek nematod seçeneğidir.

Anahtar Kavram

Çengelli solucanların (Ancylostoma/Necator) deri yoluyla bulaşması ve demir eksikliği anemisi yapması.

İpuçları

1
Bu parazit halk arasında 'çengelli solucan' olarak bilinir.
2
Enfektif formu topraktaki filariform larvadır.
3
İnce bağırsakta kan emerek demir eksikliği anemisine neden olması en tipik klinik özelliğidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru →

Yaban domuzu eti tüketimi öyküsü olan, ateş, periorbital ödem ve şiddetli kas ağrısı ile başvuran bir hastada, laboratuvar incelemesinde eozinofili ve kreatin kinaz (CKCK) yüksekliği saptanmıştır. Bu hastadan alınan kas biyopsisi örneğinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi tanıyı kesinleştirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çizgili kas lifleri arasında kıvrılmış (spiral) larvalar

Cevap

Çizgili kas lifleri arasında kıvrılmış (spiral) larvaların görülmesi
Hastanın klinik tablosu (periorbital ödem, şiddetli miyalji, eozinofili ve CK yüksekliği) ve riskli gıda tüketimi öyküsü Trichinella spiralis enfeksiyonu ile tam uyumludur. Bu parazitin yaşam döngüsünde larvalar intestinal fazdan sonra kan yoluyla aktif kaslara (diyafram, masseter, ekstremite kasları) göç eder ve burada çizgili kas lifleri içinde kıvrılarak (spiral formda) kistleşirler. Kas biyopsisinde bu spiral larvaların gösterilmesi kesin tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Yaban domuzu eti (az pişmiş et), periorbital ödem, miyalji ve eozinofili bulguları Trichinella spiralis enfeksiyonunu (Trişinelloz) düşündürür.
Bu semptom kompleksi doku nematodları arasında Trichinella için tipiktir.
2
Tanı yöntemini belirle
Kesin tanı için altın standart yöntem kas biyopsisidir.
Larvalar sadece kas dokusunda kistleşerek kalıcı hale gelir ve mikroskobik olarak izlenebilir.
3
Histopatolojik bulguyu eşleştir
Biyopside kistleşmiş spiral larvalar izlenir.
Trichinella larvaları çizgili kas lifleri içinde karakteristik olarak kıvrılarak (spiral) yerleşirler.

Anahtar Kavram

Trişinelloz tanısında kas biyopsisinin yeri ve patognomonik spiral larva bulgusu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 59Soru →

Yabani domuz eti tüketiminden yaklaşık 10 10 gün sonra gelişen şiddetli kas ağrıları, çiğneme güçlüğü, periorbital ödem ve belirgin eozinofili (%45 \% 45 ) tablosuyla başvuran bir hastada; deltoid kas biyopsisinde çizgili kas lifi içerisinde kıvrılmış larva ve çevresinde modifiye hücre yapısı (hemşire hücre) izlenmiştir. Trichinella spiralis\textit{Trichinella spiralis} olarak tanımlanan bu patojenin biyolojik özellikleri ve tanısal süreçleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlar, yaşam döngüsü içerisinde hem erişkin hem de larva formlarına ev sahipliği yaparak hem son hem de ara konak olarak işlev görürler.

Cevap

İnsanların yaşam döngüsü boyunca hem son hem de ara konak olarak işlev görmesi
Doğru yanıt olan seçenek, Trichinella spiralis'in en karakteristik biyolojik özelliğini tanımlar. Bu parazitte, enfektif larvalar etle alındıktan sonra ince bağırsakta erişkin hale gelir (son konak evresi) ve ardından bu erişkinlerin ürettiği yeni larvalar kan yoluyla kaslara giderek yerleşir (ara konak evresi). Bu durum, aynı bireyin yaşam döngüsünün her iki temel evresine de ev sahipliği yapması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Yabani et tüketimi, periorbital ödem, miyalji ve yüksek eozinofili Trichinella spiralis'i işaret eder.
Bu semptom kompleksi ve biyopsi bulgusu (hemşire hücre) bu parazit için patognomoniktir.
2
Yaşam döngüsü özelliklerinin değerlendirilmesi
Parazit aynı konakta hem bağırsakta (erişkin) hem de kasta (larva) bulunur.
Trichinella, hem son hem de ara konak işlevinin aynı canlıda gerçekleştiği nadir nematodlardandır.
3
Üreme ve yayılım mekanizmasının kontrolü
Dişiler vivipardır, dışkıda tanısal yumurta bulunmaz.
Larvalar doğrudan mukoza ve lenfatiklere bırakılır, bu yüzden tanı için gaita incelemesi yetersizdir.

Anahtar Kavram

Trichinella spiralis'in eşsiz yaşam döngüsü: Aynı konakta hem erişkin hem larva evresinin bulunması.

Daha Fazla Pratik

Diğer nematodların aksine dışkıda tanısal formun görülmediği durumları ve doku yerleşimli nematodların tanı yöntemlerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 60Soru →

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı nedeniyle uzun süreli sistemik kortikosteroid kullanan 6262 yaşındaki erkek hastada; son bir haftadır epigastrik ağrı, sulu diyare ve karın bölgesinde 'larva currens' ile uyumlu serpinöz deri döküntüleri gelişmiştir. Taze dışkı örneğinin doğrudan mikroskobik incelemesinde; kısa ağız boşluğuna (bukkal kavite) ve belirgin bir genital primordiuma sahip hareketli rabditiyofrom larvalar saptanmıştır.

Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: StrongyloidesstercoralisStrongyloides stercoralis

Cevap

StrongyloidesstercoralisStrongyloides stercoralis (İplik kurdu), nematodlar arasında taze dışkıda larva görülmesiyle tanınan ve otoenfeksiyon mekanizması sayesinde konakta yıllarca kalabilen tek parazittir.
StrongyloidesstercoralisStrongyloides stercoralis (İplik kurdu) enfeksiyonunda dişi parazitler bağırsak mukozasına yumurtlar; bu yumurtalar mukoza içinde açılarak rabditiyofrom larvaları serbest bırakır. Bu nedenle taze dışkıda yumurta yerine hareketli rabditiyofrom larvalar görülür. Kortikosteroid kullanımı gibi hücresel immünitenin baskılandığı durumlarda larvalar hızla filariform (enfektif) forma dönüşerek bağırsak duvarından veya perianal deriden tekrar içeri girer (otoenfeksiyon). Bu durum hiperenfeksiyon sendromuna ve yaygın yayılıma yol açar. Morfolojik olarak kısa bukkal kavite ve belirgin genital primordium bu tür için tanısaldır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Kortikosteroid kullanımı (immünsüpresyon) ve 'larva currens' döküntüsü saptandı.
İmmünsüpresyon, Strongyloides enfeksiyonunun hiperenfeksiyon sendromuna dönüşmesi için en önemli risk faktörüdür.
2
Parazitolojik bulguyu analiz et.
Taze dışkıda kısa bukkal kaviteli hareketli larva görüldü.
Nematodlar arasında taze dışkıda yumurta değil, rabditiyofrom larva çıkaran temel parazit StrongyloidesstercoralisStrongyloides stercoralis'dir.

Anahtar Kavram

StrongyloidesstercoralisStrongyloides stercoralis yaşam döngüsünde rabditiyofrom larvalar bağırsak lümeninde yumurtadan çıkar ve taze dışkıyla atılır. Tanıda kısa ağız boşluğu (bukkal kavite) ve belirgin genital primordium ayırt edicidir.
ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki
Nematodlar (Yuvarlak Solucanlar) Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin