Enfeksiyon Hastalıkları

299 soru

Soru 121Soru →

55 yaşında erkek çocuk; ani başlayan yüksek ateş (39,8∘C39,8^\circ C), şiddetli baş ağrısı ve fışkırır tarzda kusma şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği, pozitif Kernig ve Brudzinski belirtileri saptanıyor. Özgeçmişinde 11 yıl önce geçirilmiş kafa travması ve buna bağlı rinore öyküsü olduğu öğreniliyor. Yapılan lomber ponksiyon tetkikinde; BOS görünümü bulanık, hücre sayısı 4200/mm34200/mm^3 (%9090 polimorfonükleer lökosit), protein 210mg/dL210 mg/dL, glukoz 18mg/dL18 mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 95mg/dL95 mg/dL) olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası etken ve başlanması gereken en uygun ampirik tedavi kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Streptococcus pneumoniae* — Seftriakson + Vankomisin

Cevap

En olası etken *Streptococcus pneumoniae* olup, en uygun ampirik tedavi Seftriakson ve Vankomisin kombinasyonudur.
Hastanın öyküsündeki kafa travması ve rinore (BOS kaçağı), nazofarenks florasındaki bakterilerin beyne ulaşması için bir yol oluşturur. Bu durumda en sık görülen etken *Streptococcus pneumoniae*'dir. Tedavide ise pnömokokların sefalosporinlere olan direnç ihtimali nedeniyle Seftriakson'un yanına Vankomisin eklenmesi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Akut bakteriyel menenjit tablosu (39,8∘C39,8^\circ C ateş, ense sertliği, bulanık BOS, PMN hakimiyeti, düşük glukoz).
Hastanın klinik ve BOS bulguları tipik bir bakteriyel menenjiti işaret etmektedir.
2
Risk faktörlerini değerlendir
Eski kafa travması ve rinore öyküsü saptandı.
Kafa kaidesi kırığına bağlı rinore, nazofarenks ile subaraknoid mesafeyi birleştirerek tekrarlayan pnömokok menenjitlerine zemin hazırlar.
3
Etkeni belirle
En olası etken *Streptococcus pneumoniae*.
Anatomik defektlerde (kafa travması, BOS sızıntısı) en sık izole edilen patojen pnömokoktur.
4
Tedavi protokolünü seç
Seftriakson + Vankomisin.
Pnömokoklarda penisilin ve sefalosporin direnci riski nedeniyle, SSS enfeksiyonlarında duyarlılık sonuçları çıkana kadar vankomisin tedaviye eklenmelidir.

Anahtar Kavram

Post-travmatik BOS sızıntısı varlığında en sık menenjit etkeni *Streptococcus pneumoniae*'dir ve ampirik tedavide direnç nedeniyle Vankomisin kullanılmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 122Soru →

33 yaşında bir çocuk, yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde vücut ısısı 39.4∘C39.4^\circ C olarak ölçülüyor. Uluslararası Pediyatrik Sepsis Tanımlama Konferansı (IPSCC) kriterlerine göre, bu hastada Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu (SIRS) tanısı konulabilmesi için eşlik etmesi gereken diğer bulgu aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalp hızının dakikada 155155 atım olması

Cevap

Kalp hızının dakikada 155155 atım olması
IPSCC (2005) kriterlerine göre, bir çocukta SIRS tanısı koyabilmek için ateş (>38.5∘C>38.5^\circ C veya <36∘C<36^\circ C) veya lökosit anormalliği zorunlu olmak üzere toplam iki kriterin bulunması gerekir. 33 yaşındaki bir çocuk (22-55 yaş grubu) için taşikardi sınırı dakikada 140140'ın üzeridir. Hastanın ateşi zaten yüksek olduğu için, kalp hızının dakikada 155155 olması ikinci kriteri tamamlayarak SIRS tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
IPSCC SIRS kriterlerini belirle
SIRS tanısı için en az ikisi (biri ateş veya lökosit anormalliği olmak üzere) pozitif olmalıdır: Ateş, Kalp hızı, Solunum hızı, Lökosit sayısı.
Tanı için gerekli olan temel bileşenleri belirlemek.
2
33 yaşındaki çocuk için yaşa özgü eşik değerleri kontrol et
22-55 yaş arası: Ateş >38.5∘C>38.5^\circ C, Kalp hızı >140/dk>140/dk, Solunum hızı >40/dk>40/dk, Lökosit >15.500>15.500 veya <5.000<5.000.
Pediyatride SIRS kriterleri erişkinden farklı olarak yaşa göre modifiye edilmiştir.
3
Hastanın verilerini eşik değerlerle karşılaştır
Ateş (39.4∘C39.4^\circ C) kriteri karşılamaktadır. Yanına eklenecek ikinci bir kriter tanıyı kesinleştirir. Kalp hızının 155/dk155/dk olması (>140>140) bu kriteri sağlar.
Doğru seçeneği yaşa özgü fizyolojik parametrelerle doğrulamak.

Anahtar Kavram

Pediyatrik SIRS Tanı Kriterleri ve Yaşa Özgü Eşik Değerler

Daha Fazla Pratik

Pediyatrik p-qSOFA (hızlı Ardışık Organ Yetmezliği Değerlendirmesi) parametrelerini SIRS ile karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 123Soru →

77 yaşında bir erkek çocuk; 33 gündür devam eden ateş ve baş ağrısı şikayetlerine ek olarak, son 66 saattir gelişen davranış değişikliği ve sağ kolunda fokal kasılma nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon tablosunda olduğu gözlenen hastanın ense sertliği pozitif saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; hücre sayısı 85/mm385/mm^3 (%90\%90 lenfosit), protein 7575 mg/dLmg/dL, glukoz 5858 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan şekeri 9595 mg/dLmg/dL) ve BOS'ta çok sayıda eritrosit saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herpes simpleks ensefaliti

Cevap

Herpes simpleks ensefaliti
Hastada görülen davranış değişikliği ve fokal nöbet gibi parankimal tutulum bulguları ile BOS'taki lenfositik pleositoz ve eritrosit varlığı, Herpes simpleks ensefaliti (HSE) tanısını öncelikle akla getirir. HSE, çocuklarda en sık temporal lobu tutarak fokal nörolojik bulgulara ve hemorajik nekrotizan bir tabloya yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bilinç değişikliği (davranış bozukluğu) ve fokal nöbet saptandı
Bu bulgular menenjitten ziyade beyin parankiminin tutulduğunu gösteren ensefalit tablosu lehinedir.
2
BOS bulgularını değerlendir
Lenfositik pleositoz, normal glukoz ve eritrosit varlığı saptandı
Normal glukoz seviyesi viral bir etkeni, eritrosit varlığı ise hemorajik bir ensefalit sürecini işaret eder.
3
Klinik ve laboratuvar verilerini birleştir
Herpes simpleks ensefaliti tanısına ulaşılır
Çocuklarda sporadik ensefalitin en sık nedeni olan HSV-1, tipik olarak temporal lob tutulumuna bağlı fokal bulgular ve hemorajik BOS ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Herpes Simpleks Ensefaliti Tanısı ve BOS Bulguları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 124Soru →

4 yaşında bir erkek çocuk, yaşamın ilk yılından itibaren tekrarlayan ağır sinopulmoner enfeksiyonlar nedeniyle tetkik ediliyor. Laboratuvar incelemesinde; serum IgGIgG < 100100 mg/dLmg/dL, IgAIgA ve IgMIgM düzeyleri ise saptanamayacak kadar düşük bulunuyor. Akış sitometrisinde periferik kanda CD19(+)CD19(+) B lenfositlerin saptanmadığı görülüyor. Karaciğer fonksiyon testlerinde ALTALT ve ASTAST düzeylerinin normalin 5 katı yüksek olduğu saptanan bu hastada, etkenin Hepatit B virüsü (HBVHBV) olduğu düşünülüyor.

Bu klinik durumda, hastada aktif HBVHBV enfeksiyonu olmasına rağmen aşağıdaki serolojik belirteçlerden hangisinin pozitifleşmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti−HBcAnti-HBc IgMIgM

Cevap

X'e bağlı agammaglobulinemi hastalarında antikor üretimi yapılamadığı için Anti−HBcAnti-HBc IgMIgM pozitifleşmesi beklenmez.
Vaka takdiminde verilen düşük immünglobulin düzeyleri ve CD19(+)CD19(+) B lenfosit yokluğu, X'e bağlı agammaglobulinemi (Bruton) tanısı için tipiktir. Bu hastalıkta Bruton tirozin kinaz (BTKBTK) mutasyonu sonucu B hücreleri maturasyonunu tamamlayamaz ve hümoral immün yanıt oluşamaz. Hepatit B enfeksiyonu sırasında bakılan Anti−HBcAnti-HBc IgMIgM bir antikordur ve hastanın immün sistemi tarafından üretilmesi gerekir. Bruton hastaları hiçbir antikor sınıfını üretemediği için bu test aktif enfeksiyona rağmen negatif saptanacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Tekrarlayan enfeksiyonlar, düşük Ig düzeyleri ve B lenfosit yokluğu (CD19CD19 negatifliği) X'e bağlı agammaglobulinemi (Bruton) tanısını koydurur.
Hastanın temel patolojisini anlamak, hangi laboratuvar testlerinin etkileneceğini belirlemek için gereklidir.
2
İmmün yetmezliğin niteliğini belirle
Bu hastalar antijenlere karşı hümoral immün yanıt (antikor) geliştiremezler.
Hepatit serolojisindeki antijen-antikor ayrımını yapabilmek için kritiktir.
3
HBV serolojik belirteçlerini sınıflandır
HBsAgHBsAg ve HBeAgHBeAg antijendir; Anti−HBcAnti-HBc ve Anti−HBsAnti-HBs antikordur.
Virüse ait proteinler ile konakçının yanıtını ayırt etmek gerekir.
4
Tanıyı sentezle
Hasta aktif enfekte olsa bile Anti−HBcAnti-HBc IgMIgM üretemeyeceği için bu test negatif kalacaktır.
Sorunun istediği beklenen negatif bulguya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Hümoral immün yetmezliği (Bruton hastalığı) olanlarda viral hepatit tanısı antikorlarla değil, doğrudan viral antijenler veya nükleik asitler (DNADNA) ile konulur.

Daha Fazla Pratik

İmmün yetmezlikli hastalarda viral hepatitlerin daha ağır seyrettiğini ve kronikleşme riskinin çok yüksek olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 125Soru →

Öyküsünde daha önce bilinen bir tıbbi sorunu olmayan 11 yaşındaki bir bebek, ebeveynleri tarafından acil servise getiriliyor. Alınan anamnezde; hastanın üç gün boyunca 39.5∘C39.5^\circ C'ye varan yüksek ateşinin olduğu, ancak bu ateşli dönemde dahi genel durumunun oldukça iyi seyrettiği ve belirgin bir enfeksiyon odağının saptanamadığı öğreniliyor. Dördüncü gün hastanın ateşinin aniden normale dönmesiyle eş zamanlı olarak, gövdesinde başlayıp boyun ve proksimal ekstremitelere yayılan, basmakla solan pembe renkli makülopapüler lezyonlar ortaya çıkmıştır. Fizik muayenesinde yumuşak damak ve uvula tabanında eritematöz papüller (Nagayama lekeleri) gözlenmiştir. Bu hastadaki klinik tablodan en büyük olasılıkla sorumlu olan etken ve hastalık eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Human Herpesvirüs 6 – Eksantema subitum

Cevap

Human Herpesvirüs 6 – Eksantema subitum
Eksantema subitum, genellikle 6-36 aylık süt çocuklarında görülen ve en sık Human Herpesvirüs 6'nın (HHV-6) neden olduğu bir hastalıktır. En karakteristik klinik özelliği, 3-4 gün boyunca devam eden yüksek ateşe rağmen çocuğun genel durumunun iyi olması ve ateşin krizis şeklinde aniden düşmesiyle eş zamanlı olarak makülopapüler döküntülerin ortaya çıkmasıdır. Döküntü sıklıkla gövdeden başlayıp perifere yayılır. Ayrıca yumuşak damak ve uvulada görülen eritematöz papüller (Nagayama lekeleri) bu hastalık için spesifik kabul edilen enantem bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve prodromal semptomlarını analiz et
1 yaşında bebek, 3 gün süren ve odağı bulunamayan izole yüksek ateş tablosu mevcut. Ateşli dönemde genel durum iyi.
Viral döküntülü hastalıkların çoğunda prodrom dönemi spesifik ipuçları barındırır.
2
Ateş ile döküntü zamanlaması arasındaki ilişkiyi değerlendir
Ateş aniden (krizis şeklinde) normale dönüyor ve tam bu esnada döküntü başlıyor.
Ateşin düşmesiyle döküntünün başlaması Eksantema subitum için patognomonik bir özelliktir.
3
Spesifik fizik muayene bulgusunu tanı ile eşleştir
Yumuşak damaktaki eritematöz papüller (Nagayama lekeleri) HHV-6 enfeksiyonuna işaret eder.
Nagayama lekeleri, Koplik veya Forchheimer lekeleri gibi hastalık spesifik bir enantemdir.

Anahtar Kavram

Eksantema subitum (Altıncı hastalık) klasik klinik seyri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 126Soru →

88 yaşında bir erkek çocuk, steroid duyarlı nefrotik sendrom tanısıyla izlenmektedir. Son 11 aydır 22 mg/kg/gün dozunda prednisolon tedavisi alan hastanın, aktif akciğer tüberkülozu tanısı alan amcasıyla yakın temas öyküsü saptanmıştır. Hastanın fizik muayenesi ve akciğer grafisi normal olarak değerlendirilmiştir.

Bu hastada latent tüberküloz enfeksiyonu varlığını araştırmak için yapılan PPDPPD (Mantoux) testinde pozitiflik sınırı kaç milimetre (mmmm) olarak kabul edilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 mmmm

Cevap

55 mmmm değeri, immünsupresif tedavi alan veya aktif vaka ile yakın temaslı çocuklarda tüberküloz enfeksiyonu için pozitiflik sınırıdır.
55 mmmm değeri doğrudur çünkü tüberkülozlu bir şahısla yakın temas öyküsü olanlar ile bağışıklık sistemi baskılanmış (bu vakada olduğu gibi yüksek doz steroid kullanan) hastalarda PPDPPD testi için pozitiflik eşiği ≥5\geq 5 mmmm olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini belirle
Hasta hem aktif tüberküloz vakası ile temaslıdır hem de yüksek doz steroid (22 mg/kg/gu¨nmg/kg/gün) kullanımı nedeniyle immünsuprese kabul edilir.
Risk grubu, PPDPPD testinin yorumlanması için gereken eşik değeri belirler.
2
İmmünsupresyon kriterlerini kontrol et
Günde 1515 mgmg üzerinde veya 22 mg/kgmg/kg üzerinde en az 11 ay süreyle steroid kullanımı immünsupresyon için yeterli bir kriterdir.
Bağışıklığı baskılanmış çocuklarda hücresel immün yanıt zayıfladığı için PPDPPD eşiği düşürülür.
3
Eşik değeri saptanması
Yüksek riskli gruplarda (HIV pozitif, temaslı, immünsuprese) PPDPPD pozitiflik sınırı ≥5\geq 5 mmmm'dir.
Enfeksiyonun atlanmaması için en hassas sınır değer seçilir.

Anahtar Kavram

İmmünsupresif çocuklarda PPD (Mantoux) testi yorumlama kriterleri
Soru 127Soru →

On günlük bir yenidoğan; beslenememe, letarji ve ateş şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde; aksiller ateş 38.2∘C38.2^{\circ}C, genel durumu kötü, ciltte belirgin ikterik görünüm (total bilirubin: 18mg/dL18 mg/dL, direkt bilirubin: 0.8mg/dL0.8 mg/dL) ve fontanel bombeliği saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde; kan şekeri 45mg/dL45 mg/dL, lökosit sayısı 4.200/mm34.200/mm^{3} (%20 band formu) ölçülmüş; lomber ponksiyonda pleositoz ve protein yüksekliği saptanmıştır. Bu hastanın yönetimi ve sepsis tanımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkinlerde organ disfonksiyonunu belirlemede kullanılan qSOFA skoru, yenidoğan sepsisi tanısında SIRS kriterlerinden daha yüksek duyarlılığa sahiptir.

Cevap

Erişkinlerde organ disfonksiyonunu belirlemede kullanılan qSOFA skorunun yenidoğan sepsisi tanısında SIRS kriterlerinden daha yüksek duyarlılığa sahip olduğu ifadesi yanlıştır.
qSOFA (Quick Sequential Organ Failure Assessment) skoru yetişkin hastalar için geliştirilmiştir. Yapılan çalışmalar, qSOFA'nın pediatrik ve özellikle yenidoğan popülasyonunda sepsis ve sepsis ilişkili organ disfonksiyonunu belirlemede duyarlılığının çok düşük olduğunu (<< %20-30) göstermiştir. Çocuklarda hala SIRS (Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu) kriterleri ve yeni yayımlanan Phoenix Sepsis Skoru gibi organ disfonksiyonu odaklı sistemler ön plandadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
10 günlük yenidoğanda ateş, letarji, fontanel bombeliği, lökopeni ve BOS pleositozu; neonatal sepsis ve menenjit tablosunu doğrular.
Tanısal basamakların ve risk faktörlerinin netleştirilmesi gerekir.
2
Antibiyotik seçimini ve kontrendikasyonları analiz et
Bilirubin yüksekliği (18mg/dL18 mg/dL) nedeniyle seftriaksonun kontrendike olduğu, Ampisilin + Sefotaksim kombinasyonunun uygun olduğu görülür.
İlaç-bilimsel etkileşimler ve yaşa özgü tedavi protokollerini test etmek.
3
Sepsis tanımlarını karşılaştır
qSOFA'nın pediatrik grupta düşük duyarlılık gösterdiği, SIRS veya organ disfonksiyonu temelli diğer skorlamaların tercih edildiği bilgisini sorgula.
Güncel uluslararası kılavuzlardaki yaşa özgü farklılıkları ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Yenidoğan sepsisi yönetimi ve pediatrik sepsis tanımlarının yetişkinlerden farkı

Daha Fazla Pratik

Yenidoğan sepsisinin erken ve geç başlangıçlı formlarındaki etken farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 128Soru →

88 aylık bir bebek, iki saattir devam eden öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde solunum sayısı 54/dakika54/dakika (88 aylık için taşipne sınırı >50/dakika> 50/dakika) olarak saptanıyor. Bu hastada aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin varlığı, öncelikle bir alt solunum yolu enfeksiyonundan (bronşiyolit gibi) ziyade, bir üst solunum yolu obstrüksiyonunu (krup gibi) düşündürmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnspiratuar stridor

Cevap

İnspiratuar stridor (Üst solunum yolu tıkanıklığının tipik göstergesi)
İnspiratuar stridor, havayolu darlığının larenks veya trakea gibi toraks dışı (üst) seviyede olduğunu gösteren temel fizik muayene bulgusudur. Krup (laringotrakeobronşit) gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında tipik olarak duyulur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
8 aylık bebekte akut başlangıçlı taşipne ve solunum sıkıntısı saptandı.
Solunum sıkıntısının anatomik seviyesini belirlemek için klinik bulguların ayrımı yapılmalıdır.
2
Havayolu seviyesine göre sesleri sınıflandır
Stridor ekstratorasik (üst), wheezing ve raller intratorasik (alt) havayollarına aittir.
Üst solunum yolu tıkanıklıkları (krup, epiglotit) ve alt solunum yolu enfeksiyonları (bronşiyolit, pnömoni) arasındaki temel fark, darlığın seviyesidir.
3
Doğru bulguyu seç
İnspiratuar stridor, larenks seviyesindeki daralmayı işaret eder.
Krup gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında en karakteristik bulgu inspiratuar stridordur.

Anahtar Kavram

Üst ve Alt Solunum Yolu Obstrüksiyonlarının Klinik Ayrımı

İpuçları

1
Darlığın göğüs kafesinin dışında mı yoksa içinde mi olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Akut bronşiyolitte en sık görülen radyolojik bulguları (havalanma artışı, peribronşiyal kalınlaşma) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 129Soru →

1515 aylık bir kız çocuk, son 1212 saattir devam eden huzursuzluk ve sağ kulağını çekiştirme yakınmasıyla acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateşi 38.5∘C38.5^\circ C ölçülüyor; otoskopik muayenede sağ timpan membranda hiperemi, dışa doğru bombelik ve hareket kısıtlılığı saptanıyor. Bu hastada izlenen akut otitis media tablosuna en sık neden olan bakteriyel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae

Cevap

Akut otitis media tablosuna en sık neden olan bakteriyel etken Streptococcus pneumoniae'dir.
Akut otitis media (AOM), çocukluk çağında en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonu komplikasyonlarından biridir. Yapılan çalışmalarda ve standart klinik kılavuzlarda, pediatrik AOM vakalarında en sık izole edilen bakteriyel patojen açık ara farkla Streptococcus pneumoniae olarak saptanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Huzursuzluk, kulak ağrısı (kulak çekiştirme), ateş ve otoskopik bulgular (hiperemi, bombelik) Akut Otitis Media (AOM) tanısını doğrular.
Tanının doğru konulması, olası etkenleri belirlemek için temel adımdır.
2
Etiyolojik etkenlerin görülme sıklığını hatırla
AOM etiyolojisinde en sık görülen üç bakteri Streptococcus pneumoniae, Haemophilus influenzae ve Moraxella catarrhalis'tir.
Ampirik tedavi ve klinik yaklaşım en sık görülen etkenlere göre belirlenir.
3
En sık etkeni belirle
Aşılamaya rağmen tüm pediatrik yaş gruplarında en sık izole edilen bakteriyel patojen Streptococcus pneumoniae'dir.
Konjugat pnömokok aşıları sonrası serotip değişikliği olsa da toplamda S. pneumoniae liderliğini korumaktadır.

Anahtar Kavram

Akut Otitis Media Bakteriyel Etiyolojisi
Soru 130Soru →

66 yaşında bir kız çocuk; boğaz ağrısı, ani başlayan 39∘C39^\circ C ateş ve vücudunda yaygın döküntü şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede hastanın tonsillerinin hiperemik ve eksüdatif olduğu, dilde papillaların belirginleştiği (çilek dili) saptanıyor. Vücut genelinde görülen döküntünün basmakla solduğu, deri kıvrımlarında (Pastia çizgileri) daha yoğun olduğu ve dokunulduğunda "zımpara kağıdı" hissi verdiği görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikrorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Streptococcus pyogenes*

Cevap

Kızıl hastalığının etkeni olan *Streptococcus pyogenes* (A grubu beta-hemolitik streptokoklar), salgıladıkları eritrojenik toksinler vasıtasıyla eksüdatif tonsillit, çilek dili ve karakteristik döküntüye yol açar.
Klinik vakada sunulan eksüdatif tonsillit, dildeki papiller hipertrofi (çilek dili) ve zımpara kağıdı hissi veren döküntülerin deri kıvrımlarında yoğunlaşması (Pastia çizgileri), Kızıl hastalığı için patognomoniktir. Kızıl hastalığının etkeni ise A grubu beta-hemolitik streptokoklar, yani *Streptococcus pyogenes*'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Eksüdatif tonsillit, çilek dili, Pastia çizgileri ve zımpara kağıdı döküntüsü bir arada değerlendirilir.
Bu bulgular pediatride spesifik bir enfeksiyon tablosunu işaret eder.
2
Klinik sendromu tanımla.
Tanı Kızıl (Scarlet Fever) hastalığıdır.
Kızıl, A grubu beta-hemolitik streptokokların eritrojenik toksini ile oluşan sistemik bir tablodur.
3
Etyolojik ajanı belirle.
En olası etken *Streptococcus pyogenes*'dir.
TUS sınavında hastalık-etken eşleştirmesi temel bir bilgi düzeyidir.

Anahtar Kavram

Kızıl (Scarlet Fever) Klinik Tanısı ve Etyolojisi
Soru 131Soru →

99 yaşındaki bir kız çocuk, 1010 gündür devam eden kuru öksürük, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde akciğer oskültasyonunda tek tük raller dışında belirgin patolojik bulgu saptanmamıştır. Ancak çekilen akciğer grafisinde bilateral yaygın interstisyel infiltrasyonlar izlenmektedir (klinik-radyolojik uyumsuzluk). Hastanın son iki gündür belirginleşen solukluk ve hafif ikter şikayeti olması üzerine yapılan tetkiklerinde; hemoglobin düzeyinde düşüş, indirekt bilirubin ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) seviyelerinde artış saptanmıştır. Direkt Coombs testi C3dC3d pozitif, IgGIgG negatif olarak sonuçlanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mycoplasma pneumoniae

Cevap

Klinik-radyolojik uyumsuzluk gösteren atipik pnömoni tablosu ve buna eşlik eden soğuk aglütinin pozitif (C3dC3d pozitif) hemolitik anemi bulguları Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonunu işaret eder.
Doğru yanıt olan etken, okul çağı çocuklarında en sık görülen atipik pnömoni nedenidir. Klinik olarak hafif ateş ve inatçı öksürükle seyretmesine rağmen grafide yaygın interstisyel infiltrasyon izlenmesi (klinik-radyolojik diskordans) karakteristiktir. Ayrıca, eritrositlerdeki II antijenine karşı gelişen IgMIgM tipi antikorlar (soğuk aglütininler) nedeniyle hastaların bir kısmında otoimmün hemolitik anemi gelişir. Direkt Coombs testinde sadece kompleman (C3dC3d) pozitifliği saptanması bu soğuk tip hemoliz için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Solunum bulgularının analizi
Uzun süren kuru öksürük ve fizik muayenede az bulguya rağmen radyolojide yaygın interstisyel tutulum olması 'Atipik Pnömoni' lehinedir.
Etkenin hücre duvarı içermeyen veya hücre içi yerleşimli olduğunu düşündürür.
2
Hematolojik bulguların yorumlanması
Solukluk, ikter, yüksek LDHLDH/indirekt bilirubin ve C3dC3d pozitif Direkt Coombs testi, soğuk aglütininlerin (IgMIgM tipi antikorlar) neden olduğu hemolizi gösterir.
Soğuk aglütininler, eritrositlerin II antijenine karşı gelişen antikorlardır.
3
Etyolojik eşleştirme
Okul çağı çocuğunda atipik pnömoni ve soğuk aglütinin ilişkili hemolizin en sık nedeni Mycoplasma pneumoniae'dir.
Bu patojen, çocuklarda ekstrapulmoner komplikasyon (hemoliz, SJS, ensefalit vb.) yapma potansiyeli en yüksek solunum yolu etkenidir.

Anahtar Kavram

Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonlarında ekstrapulmoner bulgular ve soğuk aglütinin testi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 132Soru →

6 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 gündür devam eden burun akıntısı, halsizlik ve hafif öksürük şikayetleri varken aniden ateşinin 40.2∘C40.2^\circ C'ye yükselmesi ve solunum güçlüğü gelişmesi üzerine acil servise getiriliyor. Hastanın ilk başvurusunda Centor kriterlerine göre düşük riskli kabul edilerek sadece semptomatik tedavi önerildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde toksik görünümde olan hastada belirgin inspiratuar stridor, interkostal ve suprasternal çekilmeler saptanıyor. Hastaya uygulanan nebülize adrenalin ve intravenöz steroid tedavisine rağmen klinik tablosunda düzelme gözlenmiyor. Direkt laringoskopik incelemede vokal kordların normal olduğu, ancak subglottik bölgede lümeni daraltan, yapışkan pürülan sekresyonlar ve yer yer psödomembranlar izleniyor. Bu klinik tabloyu en iyi açıklayan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel trakeit

Cevap

Bakteriyel trakeit
Bakteriyel trakeit, yüksek ateş, toksik görünüm ve standart krup tedavisine (adrenalin/steroid) yanıt vermeyen stridor ile karakterize acil bir durumdur. Genellikle bir viral üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişir. Laringoskopik incelemede subglottik bölgede kalın, yapışkan pürülan sekresyonların ve psödomembranların görülmesi bu tanıyı kesinleştirir. En sık etken mikroorganizma Staphylococcus aureus'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyri analiz et
3 günlük viral prodromu takip eden ani ateş yükselmesi ve toksik tablo, bakteriyel bir süperenfeksiyonu düşündürür.
Bakteriyel trakeit genellikle viral krup veya ÜSYE sonrası gelişen sekonder bir bakteriyel enfeksiyondur.
2
Tedavi yanıtını değerlendir
Nebülize adrenalin ve steroid tedavisine yanıt alınamaması, ödemden ziyade mekanik bir obstrüksiyon (pürülan tıkaçlar) olduğunu gösterir.
Viral krupun aksine, bakteriyel trakeitte hava yolu tıkanıklığı kalın sekresyonlar ve membranlar nedeniyle oluşur.
3
Laringoskopi bulgularını yorumla
Subglottik bölgedeki pürülan sekresyonlar ve psödomembranlar bakteriyel trakeit (psödomembranöz krup) için tanısal bir bulgudur.
Epiglottitte epiglot ödemli ve kiraz kırmızısıdır, trakeitte ise tutulum vokal kordların altındadır.
4
Ayırıcı tanı yap
Epiglottit, krup ve apseler elendiğinde en olası tanı bakteriyel trakeit olarak belirlenir.
Yüksek ateş (>39∘C>39^\circ C), toksik tablo ve krup tedavisine yanıtsızlık bu tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel Trakeit (Psödomembranöz Krup) Tanısı
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 133Soru →

44 yaşındaki bir kız çocuk, aktif akciğer tüberkülozu tanısı alan annesiyle temas öyküsü nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yaklaşık 33 haftadır devam eden düşük dereceli ateş, iştahsızlık ve gece terlemesi şikayetleri olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta sahada ral saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede belirgin lenfadenopati ve parankimal infiltrasyon (Ghon kompleksi) izleniyor. Yapılan PPD (Mantoux) testi 18mm18 mm olarak ölçülüyor. Bu çocuk için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktif tüberküloz hastalığı kabul edilerek çoklu anti-tüberküloz ilaç tedavisi başlanması

Cevap

Aktif tüberküloz hastalığı kabul edilerek çoklu anti-tüberküloz ilaç tedavisi başlanması
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın hem temaslı olması hem de aktif hastalık bulgularına (semptom + radyoloji) sahip olması nedeniyle çoklu anti-tüberküloz tedavisi gerektiğini belirtir. Çocuklarda tüberküloz yönetimi 'temaslı çocukta semptom/grafi (+) ise hastalık tedavisi, her ikisi (-) ise yaşa göre profilaksi' kuralına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve temas öyküsünün değerlendirilmesi
Annesiyle temas öyküsü olan çocukta ateş ve iştahsızlık gibi tüberküloz ile uyumlu semptomlar mevcuttur.
Tüberküloz yönetiminde ilk adım hastanın semptomatik olup olmadığını belirlemektir.
2
Radyolojik bulguların ve PPD testinin yorumlanması
PPD testi 18mm18 mm (pozitif) ve akciğer grafisi tüberküloz için tipik olan Ghon kompleksini göstermektedir.
Sadece PPD pozitifliği latent enfeksiyonu gösterebilirken, radyolojik bulgular aktif hastalığı işaret eder.
3
Tedavi rejiminin belirlenmesi
Aktif tüberküloz tanısı konulduğu için çoklu ilaç (İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve gerekirse Etambutol) tedavisi planlanır.
Aktif hastalıkta direnç gelişimini önlemek için kombinasyon tedavisi şarttır.

Anahtar Kavram

Çocuklarda aktif tüberküloz hastalığı ile latent tüberküloz enfeksiyonu ayrımı; semptom veya radyolojik bulgu varlığında çoklu ilaç tedavisi gerekliliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 134Soru →

22 aylık bir süt çocuğu, 39.2∘C39.2^\circ C ateş, huzursuzluk ve beslenme güçlüğü şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde toksik görünümde olan ve menenjit tablosu dışlanamayan hastaya ampirik antibiyotik tedavisi başlanması planlanıyor. Bu hastada, 33 aydan büyük çocuklardaki ampirik yaklaşımdan farklı olarak, Listeria monocytogenes ve Grup B Streptokok (GBSGBS) kapsayıcılığı sağlamak amacıyla tedavi şemasına eklenmesi gereken antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ampisilin

Cevap

1-3 ay arası süt çocuklarında, yaşa özgü enfeksiyon etkenleri (Listeria monocytogenes ve GBS) nedeniyle ampirik tedaviye Ampisilin eklenmelidir.
Doğru seçenek olan antibiyotik, Listeria monocytogenes ve Enterokoklara karşı etkinliği olan ve sefalosporinlerin kapsamadığı boşluğu dolduran tek seçenektir. 1-3 ay arası bebeklerde bu etkenler halen önemli bir risk teşkil ettiği için ampirik şemada yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubunu ve olası etkenleri belirleyin.
2 aylık bebek (1-3 ay arası geçiş dönemi). Etkenler: S. pneumoniae, N. meningitidis + neonatal etkenler (Listeria, GBS, Gram negatifler).
Yaş, ampirik antibiyotik seçiminde en belirleyici faktördür.
2
3 aydan büyük çocukların standart tedavisini hatırlayın.
3. kuşak sefalosporin (Seftriakson veya Sefotaksim).
Bu ilaçlar en sık görülen pnomokok ve meningokokları kapsar ancak Listeria'ya etkisizdir.
3
Eksik olan kapsayıcılığı tamamlayacak ilacı seçin.
Ampisilin.
Listeria monocytogenes sefalosporinlere doğal dirençlidir, bu nedenle Ampisilin eklenmesi zorunludur.

Anahtar Kavram

1-3 ay arası süt çocuklarında sepsis/menenjit ampirik tedavisinde Listeria monocytogenes riski nedeniyle tedaviye Ampisilin eklenmesi gerekir.
Soru 135Soru →

HBsAgHBsAg pozitif anneden 3232 haftalık ve 18001800 gram olarak doğan bir bebeğe, doğum sonrası ilk 1212 saat içerisinde Hepatit B immünoglobulin (HBIGHBIG) ve Hepatit B aşısının ilk dozu uygulanmıştır.

Bu bebek için izlenmesi gereken en uygun aşı takvimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğumdaki doz sayılmadan; 11, 22 ve 66. aylarda üç doz daha aşı yapılarak toplam 44 doz ile şema tamamlanmalıdır.

Cevap

Doğumda yapılan dozun seriye dahil edilmediği, toplam 4 dozdan oluşan şema uygulanmalıdır.
Hepatit B rehberlerine göre; annesi HBsAgHBsAg pozitif olan ve 20002000 gramın altında doğan bebeklere doğumda HBIGHBIG ve aşı uygulanır. Ancak bu ilk doz, standart 33 dozluk aşı serisinin bir parçası olarak kabul edilmez. Bebek 1,21, 2 ve 66. aylarda tekrar aşılanarak toplamda 44 doz aşı almış olur. Bu strateji, bebeğin yeterli antikor düzeyine ulaşmasını garanti altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Annenin serolojik durumunu ve bebeğin doğum ağırlığını değerlendir.
Anne HBsAgHBsAg (+), bebek 18001800 g (<2000<2000 g).
Yönetim stratejisi bu iki parametreye dayanır.
2
Perinatal profilaksi kuralını uygula.
İlk 1212 saatte HBIGHBIG ve Hepatit B aşısı (Doz 00).
Bulaş riskini önlemek için acil pasif ve aktif immünizasyon gereklidir.
3
Ağırlık kısıtlamasına göre doz sayısını belirle.
20002000 gram altındaki bebeklerde doğumdaki doz geçersiz sayılır; 1,21, 2 ve 66. aylarda 33 doz daha yapılır.
Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde ilk dozun antijenik yanıtı düşük kalabilir.

Anahtar Kavram

Düşük doğum ağırlıklı bebeklerde HBsAgHBsAg (+) anne profilaksisi

Daha Fazla Pratik

Annenin HBsAgHBsAg durumunun bilinmediği ancak bebeğin 20002000 gram altında olduğu durumdaki yönetim farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 136Soru →

4 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık bir haftadır devam eden yüz, kalça ve ekstremite ekstansör yüzeylerinde simetrik yerleşimli, çapları 2−32-3 mm olan, kaşıntısız, eritemli papüler döküntü şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede döküntülerin gövdede saptanmadığı (gövdenin korunduğu), servikal lenfadenopati ve hafif hepatomegali olduğu görülüyor. Karaciğer enzimlerinde (ALTALT, ASTAST) hafif yükseklik saptanan bu hastada, Gianotti-Crosti sendromu (papüler akrodermatit) tanısı düşünülmektedir. Bu klinik tablonun en sık ilişkili olduğu viral hepatit etkenini belirlemek için aşağıdaki serolojik testlerden hangisinin istenmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HBsAgHBsAg

Cevap

Hepatit B yüzey antijeni (HBsAgHBsAg) pozitifliği, Gianotti-Crosti sendromu ile en sık ilişkili viral hepatit markerıdır.
Gianotti-Crosti sendromu (çocukluk çağının papüler akrodermatitisi), ekstremitelerin ekstansör yüzeylerinde, yüzde ve kalçada simetrik, monomorfik papüllerle karakterize, gövdenin genellikle korunmasıyla ayırt edilen klinik bir tablodur. Viral hepatit etkenleri arasında en sık Hepatit B virüsü (HBVHBV) ile ilişkilidir. Bu nedenle, bu tablo ile başvuran bir çocukta aktif HBVHBV enfeksiyonunu saptamak için HBsAgHBsAg istenmesi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Yüz, kalça ve ekstremite ekstansörlerinde simetrik papüler döküntü, gövdenin korunması ve hepatomegali varlığı.
Bu spesifik döküntü paterni 'Gianotti-Crosti Sendromu' (Papüler akrodermatit) için karakteristiktir.
2
Etiyolojik ilişkiyi sorgula
Gianotti-Crosti sendromunun viral hepatitler arasında en sık Hepatit B virüsü (HBV) ile ilişkili olduğu bilgisini hatırla.
Özellikle HBV aşılama oranlarının düşük olduğu bölgelerde veya aşısız çocuklarda bu tablo HBV'nin bir belirtisidir.
3
Uygun serolojik testi belirle
HBV enfeksiyonunu taramak için HBsAgHBsAg testi istenir.
Aktif HBV enfeksiyonunu (akut veya kronik) belirlemede en duyarlı başlangıç markerıdır.

Anahtar Kavram

Gianotti-Crosti Sendromu ve Hepatit B İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 137Soru →

77 yaşındaki bir erkek çocuk, her iki yanağında ani gelişen parlak kırmızı döküntü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede yanaklarda "tokatlanmış yüz" görünümü veren eritematöz plaklar saptanıyor. Takip eden günlerde gövde ve ekstremitelerin proksimalinde ortadan solmaya meyilli, retiküler (ağsı) karakterde makülopapüler döküntüler ortaya çıkıyor. Annesi döküntülerin sıcak banyo sonrası daha belirginleştiğini ifade ediyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parvovirus B19B19

Cevap

Parvovirus B19B19 enfeksiyonu, yanaklarda tipik eritem (tokatlanmış yüz) ve gövdede retiküler döküntü ile karakterize Eritema İnfektiozum tablosuna yol açar.
Parvovirus B19B19 enfeksiyonu (Eritema İnfektiozum), okul çağı çocuklarında ateşsiz veya hafif ateşli prodrom sonrası yanaklarda belirgin eritemle başlar. Ardından gövdede retiküler (dantela benzeri) bir döküntü gelişir. Isı (sıcak banyo), güneş ışığı ve sürtünme döküntülerin belirginliğini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Yanaklarda parlak kırmızı eritem ("tokatlanmış yüz") ve gövdede retiküler (ağsı) döküntü saptandı.
Bu döküntü paterni pediatrik viral eksantemler arasında Eritema İnfektiozum için patognomoniktir.
2
Provokatif faktörleri değerlendir
Döküntülerin sıcak banyo sonrası belirginleştiği saptandı.
Eritema İnfektiozum döküntüleri ısı, güneş ışığı veya egzersiz gibi durumlarda tekrarlama veya belirginleşme eğilimi gösterir.
3
Tanıyı ve etkeni doğrula
Eritema İnfektiozum (Beşinci Hastalık) tanısı konuldu.
Bu hastalığın bilinen etkeni Parvovirus B19'dur.

Anahtar Kavram

Eritema İnfektiozum (Beşinci Hastalık) klinik prezentasyonu ve Parvovirus B19 ilişkisi.
Soru 138Soru →

33 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık 22 haftadır devam eden düşük dereceli ateş, iştahsızlık ve son 33 gündür eklenen çift görme ile dengesizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde letarjik bir görünümde olan hastanın 66. kranial sinir felci ve ense sertliği saptanmıştır. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında yaygın, küçük (1−21-2 mm) nodüler opasitelerden oluşan 'milier' patern izlenmiştir. Yapılan PPDPPD testi 00 mm saptanmış, IGRAIGRA (Interferon-Gamma Release Assay) testi ise negatif sonuçlanmıştır. Bu hastanın tanısal değerlendirmesi ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milier tüberkülozlu hastaların yaklaşık %30−50\%30-50'sinde, yaygın hastalık yüküne bağlı gelişen geçici T-hücre anerjisi nedeniyle başlangıç testleri negatif saptanabilir.

Cevap

Milier tüberkülozda yüksek antijen yükü nedeniyle PPD ve IGRA testleri başlangıçta negatif (anerjik) saptanabilir; bu durum tanıyı dışlamaz.
Tüberkülozun milier formu veya menenjit tutulumu gibi ağır tablolarda, vücuttaki aşırı antijen yükü T-lenfositlerin yanıt verme kapasitesini geçici olarak bozabilir. Bu duruma 'anerji' denir. Bu nedenle, aktif ve yaygın tüberkülozu olan çocukların önemli bir kısmında PPD ve IGRA başlangıçta negatif çıkabilir; bu durum tanıyı dışlatmamalıdır. Tedaviye yanıt alındıkça bu testler pozitife dönebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Milier nodüler patern (akciğer) ve menenjit bulguları (6. sinir felci, ense sertliği) yaygın tüberküloza işaret eder.
Tanıyı koymak için semptomların tüberkülozun hangi formuyla uyumlu olduğunu belirlemek gerekir.
2
Tanısal testlerin (PPD/IGRA) negatifliğini değerlendir.
Negatif testler, ağır hastalık tablosundaki geçici T-hücre anerjisi ile açıklanır.
Hücresel immünite baskılandığında, tüberkülin cilt testi ve IGRA duyarlılığını yitirir.
3
BCG aşısının ve tedavi bileşenlerinin etkisini incele.
BCG aşısı koruyucu olsa da mutlak değildir; MSS tüberkülozunda steroid ve 4'lü tedavi esastır.
Tedavi protokolündeki steroid kullanımı vaskülit ve bazal eksüda riskini azaltarak prognozu iyileştirir.

Anahtar Kavram

Milier Tüberkülozda Anerji ve Tanısal Zorluklar

Alternatif Yöntem

Tüberküloz menenjiti şüphesinde BOS'ta Adenozin Deaminaz (ADA) düzeyinin yüksek saptanması (>10>10 U/L) tanıyı destekleyen hızlı bir biyokimyasal ipucudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 139Soru →

Hepatit B virüsü (HBVHBV) enfeksiyonu ile ilişkili olarak gelişen membranöz nefropati saptanan bir çocuk hastada, proteinürinin azalması ve nefrotik sendromun spontan remisyona girmesiyle en yakından ilişkili olan serolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HBeAgHBeAg serokonversiyonunun (HBeAgHBeAg kaybı ve Anti−HBeAnti-HBe antikorlarının oluşumu) gerçekleşmesi

Cevap

Hepatit B ile ilişkili membranöz nefropatide klinik iyileşme, HBeAgHBeAg serokonversiyonu (HBeAgHBeAg kaybı ve Anti−HBeAnti-HBe oluşumu) ile gerçekleşir.
Çocukluk çağında Hepatit B enfeksiyonu ile ilişkili olarak gelişen membranöz nefropati, patogenezinde HBeAgHBeAg antijeninin rol oynadığı bir immün kompleks hastalığıdır. Klinik çalışmalar, proteinürinin azalması ve nefrotik sendromun spontan remisyona girmesinin, viral replikasyonun azaldığını gösteren HBeAgHBeAg'nin kaybolup Anti−HBeAnti-HBe antikorlarının oluşmasıyla (serokonversiyon) en yakından ilişkili olduğunu göstermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hepatit B ve ekstrapulmoner/ekstrahepatik tutulum ilişkisini kurun.
Çocuklarda HBV'nin en sık görülen renal ekstrahepatik tutulumu membranöz nefropatidir.
HBeAgHBeAg ve Anti−HBeAnti-HBe içeren immün komplekslerin glomerül bazal membranında birikmesi patogenezde temel rol oynar.
2
Klinik seyri etkileyen serolojik belirteci belirleyin.
Nefrotik tablonun seyri, HBeAgHBeAg düzeyi ile paraleldir.
HBeAgHBeAg serumdan kaybolup yerine Anti−HBeAnti-HBe oluştuğunda (serokonversiyon), immün kompleks depolanması durur ve remisyon başlar.

Anahtar Kavram

Hepatit B ilişkili membranöz nefropatide remisyonun serolojik belirteci HBeAgHBeAg serokonversiyonudur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 140Soru →

66 yaşında bir çocuk; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve bacaklarında hızla yayılan peteşiyal-purpurik döküntüler şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve Kernig bulgusu pozitif saptanıyor. Bu klinik tabloda, menenjit semptomlarına eşlik eden karakteristik döküntülerin varlığı aşağıdaki etkenlerden hangisini öncelikle düşündürmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Neisseria meningitidis

Cevap

Menenjit bulgularına eşlik eden peteşiyal ve purpurik döküntülerin varlığında öncelikle Neisseria meningitidis düşünülmelidir.
Neisseria meningitidis, çocuklarda menenjit ve sepsis tablosuna en sık eşlik eden peteşiyal/purpurik döküntülerin etkenidir. Bu döküntüler hızla birleşerek ekimozlara ve yaygın damar içi pıhtılaşmaya (DIC) ilerleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Yüksek ateş, ense sertliği ve peteşiyal döküntü saptandı.
Menenjit bulgularına eşlik eden döküntü tipi etken ayrımında en önemli ipucudur.
2
Döküntü karakteri ile patojen eşleştirmesi yap.
Peteşiyal-purpurik döküntüler meningokoksemi ve meningokokal menenjit için karakteristiktir.
Neisseria meningitidis endotoksin salınımı yoluyla yaygın vaskülit ve damar dışına kanamaya (peteşi) neden olur.

Anahtar Kavram

Meningokokal menenjitte karakteristik peteşiyal/purpurik döküntü varlığı.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 7 / 15Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 7 | Examkin