Neonatoloji

406 soru

Soru 1Soru

Prenatal dönemde çiğ et tüketimi öyküsü olan ve gebelik takipleri düzenli yapılmayan bir anneden, 39. gebelik haftasında doğan erkek bebeğin fizik muayenesinde; makrosefali ve hepatosplenomegali saptanıyor. Göz muayenesinde bilateral koryoretinit, kraniyal görüntülemede ise serebral kortekste yaygın kalsifikasyonlar ve hidrosefali izleniyor. Bebeğin annesinde doğum öncesinde ateş, döküntü veya erken membran rüptürü öyküsü bulunmuyor. Lomber ponksiyon incelemesinde; hücre sayısı 12/mm312/\text{mm}^3, glukoz 55 mg/dL55\text{ mg/dL} ve protein 1250 mg/dL1250\text{ mg/dL} saptanıyor.

Bu hastanın medikal yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antiparaziter tedaviye ek olarak günlük tedavi planına kortikosteroid eklenmelidir.

Cevap

BOS protein düzeyinin 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olması nedeniyle tedaviye kortikosteroid eklenmelidir.
Hastada saptanan makrosefali, yaygın intrakraniyal kalsifikasyonlar ve koryoretinit bulguları konjenital toksoplazmozis tanısını koydurur. Bu enfeksiyonda BOS protein değerinin 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olması, santral sinir sistemindeki şiddetli inflamasyonu gösterir ve komplikasyonları azaltmak amacıyla standart antiparaziter tedaviye (pirimetamin, sülfadiazin) prednizolon eklenmesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Hidrosefali (makrosefali), intrakraniyal kalsifikasyonlar ve koryoretinit
Bu klasik triad (Sabin-Feldman triadı) konjenital toksoplazmozis için karakteristiktir.
2
Diğer TORCH etkenlerinden ayırım
CMV'de kalsifikasyonlar periventrikülerdir ve mikrosefali görülür; Toksoplazmozis'te ise kalsifikasyonlar yaygındır ve makrosefali (hidrosefaliye bağlı) sıktır.
Tedavi protokolünü belirlemek için doğru etkenin tanımlanması gerekir.
3
BOS protein düzeyinin yorumlanması
BOS proteini 1250 mg/dL1250\text{ mg/dL} (eşik değer olan 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL}'nin üzerindedir).
Yüksek protein seviyesi, şiddetli inflamasyonu ve obstrüktif hidrosefali riskini gösterir.
4
Tedavi modifikasyonunun belirlenmesi
Pirimetamin, sülfadiazin ve folinik asit tedavisine prednizolon eklenmesi.
BOS proteininin 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL}'yi aşması veya görmeyi tehdit eden aktif koryoretinit varlığı steroid endikasyonudur.

Anahtar Kavram

Konjenital toksoplazmoziste kortikosteroid kullanım endikasyonları.

Daha Fazla Pratik

Konjenital CMV ve Toksoplazmozis arasındaki görüntüleme farklarını (mikrosefali vs makrosefali, kalsifikasyon yerleşimi) tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Yaşamının 1818. saatinde vücudunda sarılık fark edilen, 32003200 gram ağırlığında, term olarak doğan bir erkek bebeğin bakılan serum total bilirubin düzeyi 88 mg/dL saptanmıştır. Bu bebekteki sarılık tablosu için en olası tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patolojik sarılık

Cevap

İlk 2424 saat içerisinde klinik olarak saptanan sarılıklar patolojik sarılık olarak tanımlanır.
Doğru seçenek olan patolojik sarılık tanımı, klinik olarak yaşamın ilk 2424 saati içinde fark edilen tüm sarılıkları kapsar. Bu bebekte sarılığın 1818. saatte saptanmış olması, altta yatan bir hemoliz veya başka bir patolojik süreci düşündürür.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin kronolojik yaşını değerlendir
Bebek 1818 saatliktir.
Sarılığın başlama zamanı, fizyolojik ve patolojik ayrımındaki en önemli kriterdir.
2
Patolojik sarılık kriterlerini hatırla
İlk 2424 saat içinde görülen sarılıklar patolojik kabul edilir.
Fizyolojik süreçlerin bu kadar erken dönemde belirgin sarılığa yol açması beklenmez.
3
Klinik verilerle eşleştir
Bebek ilk 2424 saat içinde olduğu için tablo patolojiktir.
Bilirubin düzeyi (88 mg/dL) de bu yaş dilimi için nomogramlarda yüksek risk bölgesine yakındır ancak asıl belirleyici olan zamandır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda patolojik sarılık kriterlerinin başında sarılığın ilk 2424 saat içerisinde başlaması gelir.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

3232 gebelik haftasında, 16501650 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebekte postnatal 88. günde beslenme toleranssızlığı, batın distansiyonu ve gaitada gizli kan saptanıyor. Batın grafisinde barsak duvarında yaygın pnömatozis intestinalis saptanması üzerine Nekrotizan Enterokolit (NEC) tanısıyla medikal tedavi (izlem, antibiyotik, nazogastrik dekompresyon) başlanıyor. Tedavinin 4848. saatinde hastanın genel durumu kötüleşiyor; dirençli hipotansiyon, laktik asidoz ve trombosit sayısında ani düşüş (190.00035.000/mm3190.000 \rightarrow 35.000/mm^3) gözleniyor. Fizik muayenede batın duvarında belirgin ödem ve eritem izleniyor. Yapılan seri batın grafilerinde pnömoperitonyum (serbest hava) saptanmıyor ancak sağ alt kadranda pozisyonla yer değiştirmeyen "sabit ans" (fixed loop) görünümü sebat ediyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cerrahi eksplorasyon (laparotomi) uygulanması

Cevap

Cerrahi eksplorasyon (laparotomi) uygulanması
Cerrahi eksplorasyon (laparotomi) seçeneği doğrudur çünkü hastada medikal tedaviye rağmen dirençli hipotansiyon, derin asidoz ve ağır trombositopeni gelişmesi klinik bozulmayı (Evre 3A) gösterir. Ayrıca abdominal duvar eritemi ve radyolojik olarak sebat eden 'sabit ans' görünümü, barsak perforasyonu henüz gerçekleşmemiş olsa bile altta yatan nekrozun ilerlediğini ve cerrahi müdahale gerektiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu analiz et.
Hipotansiyon, laktik asidoz ve belirgin trombositopeni (<50.000/mm3<50.000/mm^3) klinik kötüleşmeyi işaret eder.
NEC yönetiminde klinik stabilite cerrahi kararında belirleyicidir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları değerlendir.
Batın duvarında eritem ve grafilerdeki 'sabit ans' görünümü nekrotik barsak segmentini düşündürür.
Sabit ans, seri grafilerde yeri değişmeyen, peristaltizmin olmadığı nekrotik halkayı temsil eder.
3
Cerrahi endikasyonları gözden geçir.
Pnömoperitonyum (evre 3B) olmasa bile, klinik bozulma ve radyolojik sabit ans göreceli ancak güçlü cerrahi endikasyonlardır.
Zamanında yapılmayan cerrahi, perforasyon ve yaygın gangren riskini artırır.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit (NEC) Cerrahi Endikasyonları
Soru 4Soru

Yenidoğanlarda hipokalsemi, semptomların ve laboratuvar bulgularının ortaya çıktığı zamana göre 'erken' (ilk 72 saat72 \text{ saat}) ve 'geç' (72 saatten sonra72 \text{ saatten sonra}) olmak üzere iki grupta incelenir.

Aşağıdakilerden hangisi erken neonatal hipokalsemi gelişimine yol açan risk faktörlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek fosfat içeren inek sütü ile beslenme

Cevap

Yüksek fosfat içeren inek sütü ile beslenme, erken değil geç neonatal hipokalsemi nedenidir.
Yüksek fosfat yükü içeren besinlerle (inek sütü, uygun olmayan formül mamalar) beslenme, geç neonatal hipokalseminin klasik nedenidir. Bu durum genellikle bebek yeterli miktarda beslendikten sonra, yaşamın 57. gu¨nlerinde5-7. \text{ günlerinde} ortaya çıkar. Fosfatın bağırsaktan emilimi kalsiyumu çökelterek serum kalsiyumunun düşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hipokalsemi sınıflandırmasını hatırla.
Erken hipokalsemi yaşamın ilk 72 saatinde72 \text{ saatinde} ortaya çıkar.
Etyolojik faktörler genellikle doğum öncesi veya doğum anındaki sorunlarla ilişkilidir.
2
Verilen seçenekleri zamanlamaya göre gruplandır.
Prematüre, IDM, asfiksi ve maternal hiperparatiroidizm ilk 3 gu¨n3 \text{ gün} (erken) içinde bulgu verirken, inek sütü alımı genellikle 57. gu¨nlerde5-7. \text{ günlerde} (geç) sorun yaratır.
İnek sütündeki yüksek fosforun (P) kalsiyumu (Ca) düşürmesi için belli bir beslenme süresi geçmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Neonatal hipokalseminin erken (<72 saat) ve geç (>72 saat) ayırımı ve etyolojik nedenleri.
Soru 5Soru

2626. gebelik haftasında, 820 g820\text{ g} olarak doğan bir preterm bebek; postnatal 2222. gününde klinik durumunda bozulma, solunum desteği ihtiyacında artış, batın distansiyonu ve insülin ihtiyacı doğuran dirençli hiperglisemi tablosuyla değerlendiriliyor. Laboratuvar incelemesinde yeni gelişen belirgin trombositopeni (35.000/mm335.000/\text{mm}^3) saptanan ve kan kültüründe *Candida albicans* üremesi olan bu bebekte; antifungal tedaviye başlanmasının yanı sıra hematojen yayılım odaklarını belirlemek amacıyla mutlaka yapılması gereken tetkikler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göz dibi muayenesi ve renal ultrasonografi

Cevap

Göz dibi muayenesi ve renal ultrasonografi
Yenidoğan döneminde *Candida* sepsisi saptandığında, hematojen yayılımın sık görüldüğü odakların taranması kritik önem taşır. Bu odakların başında retina (endoftalmi) ve böbrek toplayıcı sistemleri (renal fungal toplar/miçetomlar) gelmektedir. Bu nedenle tanı anında tedaviye başlanmalı ve tüm hastalara göz dibi muayenesi ile renal ultrasonografi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Preterm bebekte geç başlangıçlı sepsis tablosuna eşlik eden dirençli hiperglisemi ve derin trombositopeni, fungal enfeksiyon (özellikle *Candida*) için tipik uyarıcılardır.
VLBW (Çok düşük doğum ağırlıklı) bebeklerde kandidemi riski yüksektir ve bu laboratuvar bulguları tanısal şüpheyi artırır.
2
Tanı konulduktan sonraki yönetim adımlarını belirle.
Kan kültüründe *Candida* üremesi konfirme edildiğinde, tedaviye ek olarak sistemik yayılım odaklarının taranması zorunludur.
Candida türleri hematojen yolla birçok organa yayılabilir; neonatal dönemde özellikle retina ve böbrek tutulumu sıktır.
3
Tarama tetkiklerini seç.
Endoftalmiyi dışlamak için indirekt oftalmoskopi (göz dibi muayenesi) ve renal miçetomları (fungal topları) saptamak için renal ultrasonografi yapılmalıdır.
Bu iki odak, kandidemili her bebekte asemptomatik olsa dahi taranması gereken 'altın standart' bölgelerdir.

Anahtar Kavram

Neonatal Kandidemide Viseral Yayılım Taraması

Alternatif Yöntem

Kandidemi şüphesinde BOS incelemesi, idrar kültürü ve ekokardiyografi de tam bir evreleme için yapılabilir; ancak 'viseral tarama' dendiğinde akla ilk gelen ikili oftalmolojik ve renal incelemedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

3939 haftalık gestasyon yaşında, 32503250 gram ağırlığında doğan erkek bebek, postnatal 15.15. gününde belirginleşen solukluk şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor ve bilateral başparmaklarda trifalangeal yapı dikkati çekiyor. Karaciğer ve dalak palpe edilemeyen hastanın laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 6.86.8 g/dL, MCV 112112 fL, retikülosit %\% 0.20.2, beyaz küre 9.200/mm39.200/mm^3 ve trombosit 380.000/mm3380.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada eritrositler makrositik ve normokromik izleniyor. Bu bebekte aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması tanıyı en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinde artış

Cevap

Diamond-Blackfan anemisi tanısını destekleyen eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinde artış saptanmasıdır.
Hastada saptanan makrositik anemi, belirgin retikülositopeni ve trifalangeal başparmak anomalisi kombinasyonu Diamond-Blackfan anemisi (DBA) için klasiktir. DBA tanısını doğrulamada en özgül ve yardımcı laboratuvar bulgusu eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesindeki artıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Aneminin tipini belirle
Hb 6.86.8 g/dL (anemi), MCV 112112 fL (makrositik), retikülosit %\% 0.20.2 (hiporejeneratif).
Aneminin makrositik ve düşük retikülositli olması kemik iliği üretim yetersizliğine işaret eder.
2
Eşlik eden fiziksel anomalileri değerlendir
Bilateral trifalangeal başparmak saptandı.
Trifalangeal başparmak Diamond-Blackfan anemisi (DBA) için karakteristik bir fiziksel bulgudur.
3
Olası tanıyı koy
Klinik ve laboratuvar bulguları (yenidoğan döneminde makrositik anemi + retikülositopeni + başparmak anomalisi) DBA ile uyumludur.
DBA, konjenital saf eritroid aplazisidir ve vakaların %\% 2525'i yenidoğan döneminde tanı alır.
4
Tanısal marker'ı seç
Eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesi.
eADA yüksekliği DBA hastalarının yaklaşık %\% 8585'inde görülür ve diğer hipoplastik anemilerden ayırıcı tanıda kullanılır.

Anahtar Kavram

Diamond-Blackfan Anemisi (DBA): Yenidoğan döneminde makrositik anemi, retikülositopeni ve karakteristik iskelet anomalileri (trifalangeal başparmak) ile seyreden konjenital eritroid hipoplazisidir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7Soru

Yenidoğan bir bebeğin yaşamının 1.1. dakikasındaki fizik muayenesinde; kalp hızının 115115/dakika olduğu, güçlü ağladığı, aktif hareketli olduğu, burun kateterine öksürerek yanıt verdiği ve vücudunun pembe ancak el ve ayaklarının siyanotik (akrosiyanoz) olduğu gözlenmiştir. Bu bulgulara göre bebeğin APGAR skoru kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 99

Cevap

Muayene bulgularına göre hesaplanan APGAR skoru 99'dur.
Doğru olan seçenek, toplamda dokuz puanı gösteren ifadedir. Kalp hızı 100100 üzerindeyse 22, solunum güçlü ağlama şeklindeyse 22, tonus aktifse 22, katetere öksürme/hapşırma yanıtı varsa 22 puan verilir. Akrosiyanoz (vücut pembe, uçlar mor) ise 11 puan getirir. Toplam 2+2+2+2+1=92+2+2+2+1 = 9 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kalp hızı parametresini değerlendir.
22 puan
Kalp hızı 100100/dakika üzerinde (115115) olduğu için tam puan verilir.
2
Solunum çabasını değerlendir.
22 puan
Güçlü ağlama, solunumun yeterli ve düzenli olduğunu gösterir.
3
Kas tonusunu değerlendir.
22 puan
Bebeğin aktif hareketli olması kas tonusunun tam olduğunu gösterir.
4
Refleks yanıtını (burun kateterine yanıt) değerlendir.
22 puan
Katetere öksürerek veya aksırarak yanıt vermesi refleks uyarılabilirliğinin tam olduğunu gösterir.
5
Vücut rengini değerlendir.
11 puan
Gövdenin pembe olup ekstremitelerin siyanotik olması (akrosiyanoz) durumunda 11 puan verilir.
6
Tüm puanları topla.
2+2+2+2+1=92 + 2 + 2 + 2 + 1 = 9
APGAR skoru beş parametrenin toplamıdır.

Anahtar Kavram

APGAR skoru; kalp hızı, solunum, kas tonusu, refleks uyarılabilirliği ve renk parametrelerinin 00, 11 veya 22 puan üzerinden değerlendirilmesiyle hesaplanır.
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

Miadında, 4600 g4600\text{ g} ağırlığında doğan ve annesinde gestasyonel diyabet öyküsü bulunmayan erkek bebek, yaşamının 2.2. gününde konvülziyon geçiriyor. Yapılan tetkiklerde kan glukoz düzeyi 25 mg/dL25\text{ mg/dL} saptanıyor. Hastanın normoglisemik kalabilmesi için 15 mg/kg/dk15\text{ mg/kg/dk} hızında yüksek doz intravenöz glukoz infüzyonu gerektiği görülüyor. Fizik muayenesinde hepatomegali veya dismorfik herhangi bir bulgu saptanmıyor.

Bu hastanın etiyolojisine yönelik hipoglisemi anında alınan kritik kan örneğinde, aşağıdaki laboratuvar profillerinden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum keton ve serbest yağ asidi düzeylerinin düşük, insülin düzeyinin yüksek olması

Cevap

Serum keton ve serbest yağ asidi düzeylerinin düşük, insülin düzeyinin yüksek olması
Bu hastada annede diyabet öyküsü olmamasına rağmen belirgin makrozomi (4600 g4600\text{ g}) saptanması ve normoglisemiyi sağlamak için çok yüksek hızda (15 mg/kg/dk15\text{ mg/kg/dk}) glukoz infüzyonu gereksinimi, konjenital hiperinsülinizmi işaret etmektedir. Yenidoğanlarda normal glukoz tüketim hızı 46 mg/kg/dk4-6\text{ mg/kg/dk} civarındadır. İhtiyacın >810 mg/kg/dk>8-10\text{ mg/kg/dk} olması glukozun dokulara aşırı alındığını (insülin etkisi) gösterir. İnsülin; lipolizi ve ketogenezi güçlü bir şekilde inhibe ettiği için, hiperinsülinizme bağlı hipoglisemiler 'hipoketotik, hipoyağ asidemik' karakterdedir. Doğru profilde hipoglisemi anında kanda insülin saptanırken, keton ve serbest yağ asidi düzeyleri beklenenin aksine oldukça düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezleme
Hastanın annesinde diyabet olmamasına rağmen makrozomik (4600 g4600\text{ g}) olduğu ve normal yenidoğan glukoz ihtiyacının (46 mg/kg/dk4-6\text{ mg/kg/dk}) çok üzerinde (15 mg/kg/dk15\text{ mg/kg/dk}) glukoz gereksinimi olduğu tespit edilir.
Yüksek glukoz infüzyon hızı gereksinimi (>810 mg/kg/dk>8-10\text{ mg/kg/dk}) ve eşlik eden makrozomi, aşırı insülin salınımını (konjenital hiperinsülinizm) gösteren en güçlü klinik kanıtlardır.
2
İnsülinin metabolik etkilerini analiz etme
İnsülin anabolik bir hormondur; glikojenoliz ve glukoneogenezi durdururken, yağ dokusunda lipolizi ve karaciğerde ketogenezi güçlü bir şekilde baskılar.
Hiperinsülinemi durumunda yağ asidi yıkımı durduğu için kan dolaşımına yeterli substrat çıkamaz ve alternatif enerji kaynağı olan keton cisimcikleri üretilemez.
3
Hipoglisemi anındaki laboratuvar profilini (Kritik Kan) yorumlama
Hipoglisemi sırasında fizyolojik olarak insülinin baskılanması beklenirken, bu hastada ölçülebilir/yüksek düzeyde bulunur. Eşzamanlı olarak keton ve serbest yağ asidi düzeyleri de baskılanmış (düşük) olarak saptanır.
Bu 'hipoketotik, hipoyağ asidemik ve uygunsuz yüksek insülin' profili konjenital hiperinsülinizm tanısı için tipiktir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan dirençli hipoglisemisinin ayırıcı tanısında kritik kan parametrelerinin (keton, serbest yağ asidi, insülin) yorumlanması.

İpuçları

1
Yenidoğanlarda >8 mg/kg/dk>8\text{ mg/kg/dk} glukoz infüzyon gereksinimi, dokulara aşırı glukoz sokan bir hormonun fazlalığı için patognomoniktir.
2
Bu hormon (insülin) anabolik bir hormondur; yağ dokusunda lipolizi ve karaciğerde ketogenezi eşzamanlı olarak baskılar.
3
Hipoglisemi anında insülinin uygunsuz salınımı devam ettiği için lipoliz durur. Bu durum kanda serbest yağ asidi ve keton düzeylerinin yükselmesini engeller.

Daha Fazla Pratik

Konjenital hiperinsülinizm tedavisinde ilk basamak olan Diazoksit'in pankreas beta hücresindeki ATP duyarlı potasyum (K-ATP) kanalları üzerindeki etki mekanizmasını gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Klinik pratikte hipoglisemi anında (kan şekeri <40 mg/dL<40\text{ mg/dL}) alınan kritik kan örneğinde insülinin >2 \muU/mL>2\text{ \mu U/mL} olması, idrar ve kan ketonunun negatif olması ve glukagon enjeksiyonuna kan şekerinin 30 mg/dL30\text{ mg/dL}'den fazla artışla (pozitif glisemik yanıt) tepki vermesi hiperinsülinizm tanısını kesinleştirir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

4242 haftalık gestasyonel yaşta, yoğun mekonyumlu amniyotik sıvı varlığında doğan bir yenidoğanda; doğumdan hemen sonra belirgin takipne, inleme ve göğüs duvarında çekilmeler saptanıyor. Fizik muayenesinde göğüs ön-arka çapında artış (fıçı göğüs) ve dinlemekle kaba raller saptanan bu hastanın akciğer grafisi bulguları değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akciğer alanlarında homojen buzlu cam (retikülogranüler) görünümü

Cevap

Akciğer alanlarında homojen buzlu cam (retikülogranüler) görünümü
Doğru seçenek olan 'Akciğer alanlarında homojen buzlu cam (retikülogranüler) görünümü', surfaktan eksikliği sonucu oluşan alveoler kollapsı temsil eder ve tipik olarak prematüre bebeklerin hastalığı olan RDSRDS'de görülür. Oysa vaka post-term (4242 hafta) bir bebektir ve kliniği MASMAS ile uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
4242 hafta (post-term), mekonyumlu amniyotik sıvı ve fıçı göğüs bulguları Mekonyum Aspirasyon Sendromu (MASMAS) tanısını koydurur.
Post-term doğum ve mekonyum varlığı MAS için en güçlü risk faktörleridir; fıçı göğüs ise hava hapsini gösterir.
2
MAS radyolojik bulgularını hatırla
Yamalı infiltrasyonlar, hiperinflasyon (havalanma artışı) ve hava kaçağı sendromları (pnömotoraks) MAS'ın tipik radyolojik özellikleridir.
Mekonyum havayollarını kısmen tıkayarak hava hapsine, tam tıkayarak atelektaziye neden olur.
3
Seçeneklerdeki ayırıcı tanıyı yap
Buzlu cam (retikülogranüler) görünümü ve hava bronkogramları, surfaktan eksikliğine bağlı gelişen RDSRDS bulgusudur.
RDSRDS tipik olarak prematürelerde görülür, 4242 haftalık bir bebekte bu radyolojik bulgunun saptanması beklenmez.

Anahtar Kavram

Mekonyum Aspirasyon Sendromu (MASMAS) ve Respiratuar Distres Sendromu (RDSRDS) radyolojik ayrımı
Soru 10Soru

3737 haftalık, 2800 gram2800 \ gram ağırlığında doğan ve şu an 9696 saatlik olan bir erkek bebek, vücudunda yaygın sarılık ve beslenme güçlüğü şikayetiyle acil servise getiriliyor. Annenin kan grubu 0 Rh(+)0 \ Rh(+), bebeğin kan grubu 0 Rh(+)0 \ Rh(+)'dir. Laboratuvar tetkiklerinde total bilirubin düzeyi 24 mg/dL24 \ mg/dL, serum albümin düzeyi 3.0 g/dL3.0 \ g/dL, hemoglobin 14 g/dL14 \ g/dL, retikülosit %1\%1 ve direkt Coombs testi negatif olarak saptanıyor. Fizik muayenesinde letarji ve hafif opistotonus saptanan bebeğin kan gazı analizinde pH 7.22pH \ 7.22 olarak ölçülüyor.

Bu bebek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil kan değişimi (Exchange transfüzyon) uygulanması

Cevap

Bebekte nörolojik semptomların varlığı ve bilirubin/albümin oranının yüksek olması nedeniyle acil kan değişimi uygulanmalıdır.
Vakadaki bebekte saptanan letarji ve opistotonus bulguları, akut bilirubin ensefalopatisinin orta evresine işaret etmektedir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) kılavuzlarına göre, ensefalopati bulguları varlığında bilirubin düzeyi ne olursa olsun acil kan değişimi uygulanmalıdır. Ayrıca, 3737 haftalık doğan ve asidozu (pH 7.22pH \ 7.22) olan bu bebekte bilirubin/albümin oranının 8.08.0 olması, kan değişimi eşik değerlerinin (bu risk grubunda genellikle 6.87.26.8-7.2 arasıdır) çok üzerindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Letarji ve opistotonus saptandı.
Bu bulgular orta evre akut bilirubin ensefalopatisi (ABE) göstergesidir ve bilirubin düzeyi ne olursa olsun kan değişimi endikasyonudur.
2
Bilirubin/Albümin (B/A) oranının hesaplanması
24/3.0=8.024 / 3.0 = 8.0 mg/gmg/g olarak hesaplandı.
Riskli bebeklerde (asidoz, prematürelik vb.) B/A oranının eşik değerlerin üzerinde olması kan değişimi kararını destekler.
3
Risk faktörlerinin değerlendirilmesi
37 hafta doğumlu olması ve pH 7.22 (asidoz) ek risk faktörleridir.
Asidoz, bilirubinin albümine bağlanmasını zayıflatır ve kan-beyin bariyerinin geçirgenliğini artırarak nörotoksisite riskini yükseltir.

Anahtar Kavram

Akut Bilirubin Ensefalopatisi (ABE) Yönetimi ve Kan Değişimi Endikasyonları

Daha Fazla Pratik

Bilirubin/Albümin oranının hangi durumlarda kan değişimi kararında belirleyici olduğunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Yaşamının 55. gününde olan, 3939 haftalık, sorunsuz bir gebelik ve normal vajinal doğumla 33003300 g ağırlığında dünyaya gelen bir erkek bebek; aniden gelişen, yaklaşık 11 dakika süren ve kendiliğinden sonlanan jeneralize klonik nöbetler nedeniyle acil servise getiriliyor. Bebeğin özgeçmişinde perinatal asfiksi öyküsü saptanmamıştır. Fizik muayenesinde bebeğin aktif, emmesinin iyi ve fontanelinin normal olduğu görülüyor. Laboratuvar incelemelerinde kan şekeri, kalsiyum ve magnezyum düzeyleri normal sınırlardadır. Kraniyal ultrasonografi ve beyin omurilik sıvısı (BOS) bulguları normal saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beşinci gün nöbetleri (Benign idiyopatik yenidoğan nöbetleri)

Cevap

Beşinci gün nöbetleri (Benign idiyopatik yenidoğan nöbetleri)
Beşinci gün nöbetleri (Benign idiyopatik yenidoğan nöbetleri), tipik olarak yaşamın 44-66. günleri arasında ortaya çıkar. En sık jeneralize klonik nöbet şeklinde görülür. Bebekler nöbetler arasında tamamen sağlıklıdır (iyi bebek). Tanı koydurucu en önemli özellik; metabolik tetkikler, BOS incelemesi ve kraniyal görüntülemenin normal olmasıdır. Prognozu mükemmeldir ve genellikle tedavi gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Bebek 5 günlük, miadında, genel durumu iyi (aktif, emiyor), fizik muayenesi normal.
Ayırıcı tanı için bebeğin yaşı ve genel sağlık durumu kritiktir.
2
Tetkik sonuçlarını değerlendir
Kan şekeri, Ca, Mg, BOS ve Kraniyal USG normal.
Metabolik nedenler, menenjit ve intrakraniyal kanamalar bu bulgularla dışlanır.
3
Tanıyı netleştir
Bulgular 'Beşinci gün nöbetleri' (Benign idiyopatik yenidoğan nöbetleri) ile uyumludur.
Yaşamın 4-6. günleri arasında görülen, 'iyi bebek' (well-baby) nöbetleri bu tanının tipik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Beşinci gün nöbetleri, miadında doğan sağlıklı bebeklerde yaşamın 4. ve 6. günleri arasında görülen, laboratuvar ve görüntüleme bulgularının normal olduğu geçici bir durumdur.
Soru 12Soru

Term (4040. gebelik haftasında) olarak doğan ve yaşamının 33. gününde nöbet geçirme nedeniyle değerlendirilen bir yenidoğanda yapılan kraniyal görüntülemede izole intraventriküler kanama saptanmıştır. Bu hastadaki kanamanın en olası anatomik kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koroid pleksus

Cevap

Term yenidoğanlarda intraventriküler kanamanın en olası kaynağı koroid pleksustur.
Yenidoğanlarda intraventriküler kanama (İVK) odağı gestasyonel yaşa göre değişir. Prematüre bebeklerde kanama tipik olarak kaudat nukleus ile talamus arasındaki subependimal germinal matriksten kaynaklanır. Ancak term bebeklerde germinal matriks büyük oranda involüsyona uğradığı için bu bölgeden kanama nadirdir. Term bebeklerde görülen izole İVK'nın en sık anatomik kaynağı koroid pleksustur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın gestasyonel yaşını ve klinik tablosunu değerlendir.
Hasta term (4040 haftalık) bir yenidoğandır ve izole intraventriküler kanama (İVK) saptanmıştır.
Yenidoğanlarda intrakraniyal kanama kaynakları gestasyonel yaşa göre önemli farklılıklar gösterir.
2
İntraventriküler kanamanın yaşa özgü anatomik kaynaklarını karşılaştır.
Prematürelerde kaynak germinal matriks iken, term bebeklerde germinal matriks involüsyona uğradığı için kaynak koroid pleksustur.
Anatomik yapıların matürasyonu kanama odağını belirler.

Anahtar Kavram

Term ve prematüre bebeklerde intraventriküler kanama kaynaklarının farklılığı.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 13Soru

Otuz dört haftalık, 22002200 gram olarak annesindeki preeklampsi nedeniyle travay başlamadan (elektif) sezaryen ile doğan bir erkek bebekte, doğumdan 22 saat sonra takipne (solunum sayısı: 9292/dk) ve hafif interkostal çekilmeler saptanıyor. Hastanın akciğer grafisinde her iki akciğerde havalanma artışı, vasküler gölgelerde belirginleşme ve interlobüler fissürde sıvı saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN)

Cevap

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN)
Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), özellikle elektif sezaryen ile doğan bebeklerde akciğer sıvısının yetersiz temizlenmesi sonucu oluşur. Vakada belirtilen 3434 haftalık gestasyonel yaş, TTN'nin görülebileceği 'geç prematüre' dönemdedir. Akciğer grafisinde saptanan interlobüler fissürde sıvı, perihiler vasküler gölgelerde belirginleşme ve havalanma artışı bulguları bu tanı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü değerlendir
34 haftalık (geç prematüre) ve elektif sezaryen ile doğmuş bir bebek.
Elektif sezaryen, doğum kanalından geçiş sırasında akciğer sıvısının mekanik olarak atılamaması nedeniyle TTN riskini artırır.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Havalanma artışı, vasküler belirginlik ve fissürde sıvı.
Bu bulgular 'ıslak akciğer' (wet lung) olarak da bilinen TTN için patognomoniktir; RDS'deki düşük volüm ve buzlu cam görüntüsünün aksinedir.
3
Ayırıcı tanı yap
Preeklampsi öyküsü stres yanıtı ile sürfaktan sentezini bir miktar artırarak RDS riskini azaltabilir, bu da TTN olasılığını güçlendirir.
Gestasyonel yaş 34 hafta olmasına rağmen, radyoloji ve doğum şekli TTN tanısını ön plana çıkarır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN) tanısında elektif sezaryen öyküsü ve radyolojik olarak fissürde sıvı/havalanma artışı en önemli ipuçlarıdır.
Soru 14Soru

3939. gebelik haftasında, 2500 g2500\text{ g} ağırlığında doğan bir yenidoğanın yapılan fizik muayenesinde mikrosefali, hepatosplenomegali, bilateral korioretinit ve hidrosefali saptanıyor. Çekilen kraniyal bilgisayarlı tomografide intraserebral yaygın (diffüz) kalsifikasyonlar izleniyor. Lomber ponksiyon tetkikinde BOS proteini 1100 mg/dL1100\text{ mg/dL} olarak saptanıyor. Bu bebekte en olası etken aşağıdakilerden hangisidir ve tedaviye kortikosteroid eklenmesinin temel gerekçesi nedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toxoplasma gondii; BOS protein miktarının 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olması

Cevap

En olası etken Toxoplasma gondii olup, tedaviye kortikosteroid eklenmesinin temel gerekçesi BOS protein miktarının 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olmasıdır.
Klinik senaryoda sunulan hidrosefali, korioretinit ve diffüz intrakraniyal kalsifikasyonlar, konjenital toksoplazmozis tanısı için tipiktir. Konjenital toksoplazmozis tedavisinde temel ilaçlar pirimetamin, sülfadiazin ve folinik asittir. Ancak BOS protein düzeyinin 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olması veya görmeyi tehdit eden (maküler) aktif korioretinit varlığında, inflamatuar süreci kontrol altına almak amacıyla tedaviye prednizolon (kortikosteroid) eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Mikrosefali, korioretinit, hidrosefali ve diffüz kalsifikasyonlar saptandı.
Bu bulgular Sabin triadı (korioretinit, hidrosefali, kalsifikasyon) ile uyumlu olup konjenital toksoplazmozisi düşündürür.
2
Kalsifikasyon dağılımını değerlendir.
Yaygın (diffüz) parankimal kalsifikasyonlar görüldü.
Periventriküler kalsifikasyonlar CMV için tipikken, diffüz kalsifikasyonlar toksoplazmozis için karakteristiktir.
3
BOS protein düzeyini ve tedavi endikasyonlarını değerlendir.
BOS proteini 1100 mg/dL1100\text{ mg/dL} (eşik değer 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL}'nin üzerinde).
Konjenital toksoplazmozis tedavisinde (Pirimetamin+Sülfadiazin+Folinik asit) aktif korioretinit veya BOS proteininin 1000 mg/dL1000\text{ mg/dL} üzerinde olması durumunda tedaviye Prednizolon eklenir.

Anahtar Kavram

Konjenital toksoplazmozis klinik triadı ve kortikosteroid kullanım endikasyonları.

Daha Fazla Pratik

Konjenital CMV ve Toksoplazmozis ayrımında kalsifikasyonların yeri ve işitme kaybı sıklığını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

3131 gebelik haftasında, 14501450 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde beslenme intoleransı, abdominal distansiyon ve dışkıda gizli kan pozitifliği saptanıyor. Çekilen ayakta direkt karın grafisinde bağırsak duvarında lineer ve kistik görünümlü hava kabarcıkları (pnömatozis intestinalis) izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nekrotizan enterokolit

Cevap

Nekrotizan enterokolit
Doğru yanıt olan seçenek, prematüre bir bebekte postnatal 2. haftada gelişen abdominal distansiyon, beslenme intoleransı ve radyolojik olarak saptanan pnömatozis intestinalis bulguları ile tam uyumludur. Pnömatozis intestinalis, bağırsak duvarında gaz birikmesidir ve bu hastalık için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Bebek prematüre (3131 hafta) ve semptomlar 2. haftada başlamış.
Nekrotizan enterokolit (NEC) için en riskli grup prematürelerdir ve sıklıkla postnatal 2-3. haftalarda pik yapar.
2
Radyolojik bulguyu değerlendir
Pnömatozis intestinalis saptandı.
Pnömatozis intestinalis, bağırsak duvarındaki intramural gazı temsil eder ve NEC için patognomonik bir bulgudur.
3
Tanıyı netleştir
Klinik ve radyolojik bulgular birleştiğinde en olası tanı NEC'dir.
Bell evrelemesine göre pnömatozis varlığı en az Evre IIA NEC tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

Pnömatozis intestinalis, Nekrotizan Enterokolit (NEC) için patognomonik radyolojik bulgudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

2929 haftalık, 12001200 gram olarak doğan bir prematüre bebekte, postnatal 1010. günde enteral beslenme sonrası batın distansiyonu, beslenme intoleransı ve gaitada gizli kan pozitifliği saptanıyor. Bu bebekte çekilen ayakta direkt batın grafisinde saptanacak olan aşağıdaki bulgulardan hangisi nekrotizan enterokolit tanısı için en karakteristik (patognomonik) radyolojik bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pnömatozis intestinalis

Cevap

Pnömatozis intestinalis bulgusu nekrotizan enterokolit tanısı için patognomoniktir.
Pnömatozis intestinalis, bağırsak lümenindeki gazın hasarlı mukoza yoluyla bağırsak duvarı (submukoza veya subseroza) içine geçmesiyle oluşur. Bu bulgu, prematüre bebeklerde görülen nekrotizan enterokolit tanısı için klinik rehberlerde ve Bell kriterlerinde patognomonik olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Bebek prematüre (2929 hafta), düşük doğum ağırlıklı (12001200 gram) ve postnatal 1010. günde beslenme sonrası batın distansiyonu ve kanlı gaita gibi tipik NEK bulguları gösteriyor.
Risk faktörleri ve klinik tabloyu birleştirmek ön tanı için gereklidir.
2
Ayakta direkt batın grafisi bulgularını değerlendir
NEK şüphesinde ilk istenmesi gereken tetkik batın grafisidir.
Stadyum belirlemek ve perforasyonu dışlamak için radyoloji kritiktir.
3
Tanısal radyolojik işareti belirle
Bağırsak duvarında gaz birikimini ifade eden pnömatozis intestinalis saptanır.
Pnömatozis intestinalis, Bell Evre II'ye geçişi ve kesin NEK tanısını belirleyen patognomonik bulgudur.

Anahtar Kavram

Pnömatozis intestinalis, nekrotizan enterokolit (NEK) tanısında bağırsak duvarında hidrojen gazı birikmesi sonucu oluşan patognomonik radyolojik bulgudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Komplikasyonsuz bir perinatal süreçten sonra miadında doğan ve postnatal ilk 4848 saat boyunca tamamen sağlıklı izlenen bir erkek bebekte, 33. günde ani başlayan fokal klonik nöbetler gözleniyor. Bebeğin nöbet aralarında aktif olduğu, genel durumunun iyi olduğu, emmesinin canlı olduğu ve fontanel bulgularının normal olduğu saptanıyor. Yapılan ilk laboratuvar incelemelerinde kan şekeri, kalsiyum ve elektrolit düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor.

Bu klinik tabloya yol açan en olası intrakraniyal kanama tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer subaraknoid kanama

Cevap

Primer subaraknoid kanama
Primer subaraknoid kanama, miadında doğan bebeklerde en sık görülen intrakraniyal kanama tiplerinden biridir. Genellikle postnatal 22. veya 33. günde aniden başlayan fokal nöbetlerle prezante olur. Bu tablonun en karakteristik özelliği, nöbetler arasındaki dönemde bebeğin aktivitesinin, emmesinin ve genel nörolojik muayenesinin tamamen normal olmasıdır. Bu durum klinik olarak 'iyi bebekte nöbet' şeklinde tanımlanır ve prognoz genellikle mükemmeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu değerlendir
Bebek miadında, perinatal öykü sorunsuz ve nöbetler dışında genel durumu tamamen normal.
Tanısal ipucu olan 'iyi bebekte nöbet' (well baby with a seizure) tablosunu belirlemek için.
2
Metabolik nedenleri ekarte et
Kan şekeri ve elektrolitler (kalsiyum dahil) normal.
Yenidoğan nöbetlerinin en sık nedenlerinden olan metabolik bozuklukları dışlamak için.
3
Klinik seyre göre kanama tipini belirle
Postnatal 22. veya 33. günde başlayan nöbetler ve normal nörolojik muayene primer subaraknoid kanamayı (SAH) işaret eder.
HİE veya IVK gibi durumlarda bebeğin klinik durumu genellikle bu kadar iyi olmaz.

Anahtar Kavram

İyi bebekte nöbet (Well baby with a seizure) - Primer Subaraknoid Kanama
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

3434 haftalık, 21002100 gram olarak doğan ve şu an yaşamının 7272. saatinde olan bir prematüre bebek, sepsis ön tanısıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Yapılan tetkiklerinde serum total bilirubin (TSB) düzeyi 1818 mg/dL, serum albümin düzeyi ise 2,42,4 g/dL olarak saptanmıştır. Son 66 saattir yoğun fototerapi (intensive phototherapy) almasına rağmen TSB düzeyinde anlamlı bir düşüş sağlanamamıştır. Bu bebek için bir sonraki en uygun yönetim basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan değişimi (exchange transfusion) uygulanması

Cevap

Kan değişimi (exchange transfusion) uygulanması seçeneği doğrudur.
Bebek 3434 haftalık (geç prematüre) olup sepsis gibi bir nörotoksisite risk faktörüne sahiptir. Türk Neonatoloji Derneği ve güncel rehberlere göre, bu gruptaki bebeklerde kan değişimi kararı verilirken Bilirubin/Albümin (B/A) oranı dikkate alınmalıdır. 343634-36 hafta arası riskli bebeklerde kan değişimi için B/A oranı eşiği 6,56,5 mg/g olarak belirlenmiştir. Bu hastada B/A oranı 18/2,4=7,518 / 2,4 = 7,5 mg/g olarak hesaplandığı ve yoğun fototerapiye rağmen yeterli düşüş sağlanamadığı için acil kan değişimi en uygun basamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin gestasyonel yaşına ve risk durumuna göre nörotoksisite riskini belirleyin.
Bebek 3434 haftalık olup 'sepsis' tanısı nedeniyle nörotoksisite açısından 'yüksek risk' grubundadır.
Sepsis, kan-beyin bariyeri geçirgenliğini artırarak bilirubin nörotoksisite riskini yükseltir.
2
Bilirubin/Albümin (B/A) oranını hesaplayın.
18/2,4=7,518 / 2,4 = 7,5 mg/g.
B/A oranı, serbest bilirubin düzeyini tahmin etmek için kan değişimi kararına yardımcı bir parametredir.
3
Hesaplanan değeri rehberdeki eşik değerlerle karşılaştırın.
343634-36 hafta arası riskli bebeklerde B/A oranı eşiği 6,56,5 mg/g'dır; hastanın değeri (7,57,5) bu sınırı aşmıştır.
Eşik değerin aşılması ve yoğun fototerapiye rağmen bilirubin düşüşü sağlanamaması kan değişimi endikasyonudur.

Anahtar Kavram

Prematüre ve riskli bebeklerde kan değişimi kararında Bilirubin/Albümin (B/A) oranının kullanımı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 19Soru

3636 haftalık, berrak amniyotik sıvısı olan bir yenidoğan spontan vajinal doğum sonrası apneiktir. Bebeğe ısıtma, kurulama, pozisyon verme ve havayolu temizliği basamaklarını içeren ilk bakım uygulanmasına rağmen hala apneik olduğu ve kalp hızının 80 vuru/dakika80\text{ vuru/dakika} olduğu saptanıyor. Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanması

Cevap

Pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanması
Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) güncel kılavuzlarına göre, doğumdan sonraki ilk 3030 saniye içinde yapılan ilk bakım (ısıtma, kurulama, uyarma, hava yolu temizliği) sonrasında bebek hala apneik veya gasp tarzı soluyorsa ya da kalp hızı 100 vuru/dakikanın100\text{ vuru/dakikanın} altındaysa, vakit kaybetmeden pozitif basınçlı ventilasyona (PBV) başlanmalıdır. Bu vakada kalp hızının 80 vuru/dakika80\text{ vuru/dakika} olması ve apnenin devam etmesi PBV için kesin endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Doğum sonrası ilk değerlendirmeyi yapın.
Bebek apneik ve kalp hızı 80 vuru/dakika80\text{ vuru/dakika} olarak belirlendi.
Yenidoğanın canlandırma ihtiyacını belirlemek için solunum ve kalp hızı kritiktir.
2
NRP (Yenidoğan Canlandırma Programı) algoritmasını uygulayın.
Apne veya kalp hızının 100 vuru/dakikanın100\text{ vuru/dakikanın} altında olması durumu saptandı.
Bu bulgular doğrudan pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) endikasyonudur.
3
En uygun müdahaleyi seçin.
Vakit kaybetmeden PBV uygulamasına geçilir.
Yenidoğan canlandırmasında en önemli ve etkili basamak akciğerlerin havalandırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Yenidoğan canlandırmasında (NRP) ilk basamak işlemlerden sonra bebek hala apneikse veya kalp hızı 100 vuru/dakikanın100\text{ vuru/dakikanın} altındaysa, en öncelikli adım pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlatmaktır.

Daha Fazla Pratik

PBV başlandıktan 1515 saniye sonra yapılan ilk kalp hızı değerlendirmesinde hızın artmadığı saptanırsa hangi düzeltme adımları (MR. SOPA) uygulanmalıdır?
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 20Soru

3939 haftalık doğan bir günlük bebekte, uyarı ile tetiklenen ve her iki bacakta görülen titreme benzeri hareketler fark ediliyor. Bu hareketlerin, bacakların pasif fleksiyona getirilmesi veya el ile tutulmasıyla durduğu gözleniyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Titreklik (Jitteriness)

Cevap

Ekstremitenin tutulmasıyla durması nedeniyle bu tablo titreklik (jitteriness) ile uyumludur.
Doğru seçenek olan titreklik (jitteriness), yenidoğanlarda sık görülen benign bir durumdur. Genellikle uyarı (dokunma, ses) ile tetiklenir, ritmik değildir ve en tipik özelliği bebeğin titreyen ekstremitesi tutulduğunda veya pasif fleksiyona getirildiğinde hareketin sonlanmasıdır. Nöbetlerde ise böyle bir durum söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte uyarı ile tetiklenen titreme benzeri hareketler mevcut.
Yenidoğanda hareket bozukluklarının ayırıcı tanısında tetiğin ne olduğu önemlidir.
2
Fiziksel kısıtlamaya yanıtı değerlendir
Hareketler ekstremitenin tutulması veya fleksiyonu ile duruyor.
Gerçek nöbetlerin titreklikten (jitteriness) en temel farkı, tutma ile durmamalarıdır.
3
Tanıyı netleştir
En olası tanı titrekliktir (jitteriness).
Klinik özellikler (tetiklenme ve kısıtlama ile durma) bu benign durumu doğrular.

Anahtar Kavram

Titreklik (jitteriness) ve nöbet ayrımında en karakteristik özellik, hareketlerin ekstremitenin tutulmasıyla durup durmamasıdır.
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 21Sonraki