Tüm alıştırma soruları
8734 soru
İlk Çağ'daki medeniyet havzaları ve buralarda ortaya çıkan siyasi güç merkezlerinin örgütlenme biçimleri ile egemenliklerinin meşruiyet kaynakları hakkında derinlemesine bir eşleştirme yapılması gerekmektedir.
Aşağıda verilen siyasi yapıları, bu yapıların güc��n meşruiyetini sağlama ve örgütlenme yöntemlerini gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İstanbul’un Fethi, hem Osmanlı devlet teşkilatlanmasında mutlak merkeziyetçiliğin yerleşmesinde bir dönüm noktası olmuş hem de Avrupa siyasi ve sosyal yapısında köklü değişimleri tetiklemiştir.
Buna göre, İstanbul'un Fethi sürecinde ve sonrasında yaşanan;
I. Devşirme kökenli devlet adamlarının yönetimdeki ağırlığının artırılarak Türk kökenli köklü ailelerin egemenlik ortaklığı iddiasının sonlandırılması,
II. Bizans surlarını yıkan büyük ateşli silah teknolojisinin Avrupalı krallar tarafından benimsenmesiyle feodalite rejiminin çözülme sürecine girmesi,
III. Ortodoks Patrikliği’nin himaye altına alınmasıyla Katolik Kilisesi ile olan ayrılığın sonlandırılarak Hristiyan birliğinin yeniden kurulmasının amaçlanması
gelişmelerinden hangileri bu dönüm noktasını ve etkilerini doğrudan doğrular niteliktedir?
I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin kendi topraklarını koruduğu savunma cepheleri ile müttefiklerine destek gönderdiği yardım cephelerinde önemli askeri ve siyasi gelişmeler yaşanmıştır.
Buna göre, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Düşünün bir kere: Ben burada, bu masanın başında oturmuş, sizin için bu satırları yazarken aslında kimim? Belki de az sonra yaratacağım ve adına Selim diyeceğim o adamın zihninden geçen kurmaca bir gölgeyim sadece. Siz bu satırları okurken benim varlığıma inanıyorsunuz ama ben kendi varlığımdan şüphe ediyorum. Bu romanın yazarı ben miyim, yoksa beni yazan başka biri mi var arkamda? Turgut da benim gibi düşünüyor olmalıydı; o da kendi hayatını bir tiyatro sahnesi gibi kurgulamaya çalışırken aslında kelimelerin efendisi olamayacağını anlamıştı.
Bu parçayla ilgili olarak;
I. Anlatıcının yazma eylemini ve kurmacanın kendisini anlatının konusu hâline getirdiği üstkurmaca tekniğine başvurulmuştur.
II. Bilinç akışı tekniğiyle kahramanın zihninden geçen karmaşık düşünceler, mantıksal bir sıra gözetilmeden ve dil bilgisi kuralları dışlanarak aktarılmıştır.
III. Bahsi geçen şahıs kadrosu ve tematik yapı, Türk edebiyatında postmodernist yönelimlerin öncü yapıtlarından biri olan *Tutunamayanlar* romanına aittir.
yargılarından hangileri doğrudur?
Erzurum Kongresi'nde 'Doğu Anadolu illerini temsil etmek üzere' 9 kişiden oluşturulan Temsil Heyeti, Sivas Kongresi'nde 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yürütme organı' haline getirilerek üye sayısı 16'ya çıkarılmış ve tüm yurdu temsil etme yetkisiyle donatılmıştır. Temsil Heyeti'nin Sivas Kongresi sonrasında Ali Fuat Paşa'yı Batı Cephesi Kuvay-ı Milliye Genel Komutanlığına tayin etmesi ve ardından İstanbul Hükümeti'nin baskılara dayanamayarak Damat Ferit Paşa Kabinesi'nin istifa etmesi üzerine yeni kurulan Ali Rıza Paşa Kabinesi ile Amasya Görüşmeleri'ni gerçekleştirmesi bu heyetin hukuki ve siyasi statüsünde önemli değişimlere yol açmıştır.
Bu bilgilere ve Milli Mücadele Hazırlık Dönemi gelişmelerine göre, Temsil Heyeti ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğru bir değerlendirme değildir?
Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı bloklarının şekillenmesi sürecinde ortaya çıkan aşağıdaki doktrin, pakt ve kurumsal gelişmeleri, bu gelişmelerin belirleyici tarihsel özellikleri veya etki alanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İlk Çağ’da nehir boylarında kurulan Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri ile dağlık bir coğrafyaya sahip Anadolu medeniyetlerinden Hititlerin siyasi örgütlenme modelleri ve egemenliklerinin meşruiyet kaynakları farklılık göstermiştir. Mısır’da coğrafi yalıtılmışlığın da etkisiyle firavun doğrudan "tanrı" (Tanrı-Kral) kabul edilmiş, bu durum sorgulanamaz ve bölünmez merkezi bir gücün doğmasını sağlamıştır. Mezopotamya’da ise nehirlerin düzensiz rejimleri ve dış istilalara açık coğrafya nedeniyle siyasi birlik uzun süre kurulamamış, patesi adı verilen krallar kendilerini tanrının yeryüzündeki "vekili" (Rahip-Kral) ilan ederek meşruiyet sağlamışlardır. Anadolu’da ise Hitit kralı başrahip, başyargıç ve başkomutan olarak dini ve dünyevi yetkileri elinde toplasa da soylulardan oluşan Pankuş adında bir meclise danışmak ve kraliçe (Tavananna) ile gücünü paylaşmak durumundaydı.
Bu bilgilere göre, İlk Çağ medeniyet havzalarındaki siyasi yapılar ve egemenlik anlayışlarıyla ilgili;
I. Mısır’daki egemenlik anlayışı, Mezopotamya’dakine oranla iktidarın tek bir merkezde toplanmasına daha elverişli bir zemin hazırlamıştır.
II. Hititlerin yönetim mekanizması, dönemin diğer büyük havza medeniyetlerine göre karar alma süreçlerinde katılımcı/çoğulcu ögelere yer vermiştir.
III. Mezopotamya’da kralların gücünün tanrısal vekalete dayandırılması, siyasi birliğin kesintisiz olarak devam etmesini zorunlu kılmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
İlk Türk-İslam devletlerinde merkezi otoritenin korunması ve sınırların güvenliğinin sağlanması amacıyla çeşitli askeri, idari ve teşkilati yapılanmalara gidilmiştir. Ancak bazı geleneksel uygulamalar ve idari yapılar, zamanla merkezi otoritenin zayıflamasına ve devletlerin parçalanmasına zemin hazırlamıştır.
Buna göre;
I. Gazneli ordusunda doğrudan sultana bağlı, farklı milletlerden devşirilen askerlerden oluşan 'gulam' sisteminin uygulanması,
II. Karahanlılarda hanedanın ortak yönetim hakkına dayanan 'ikili teşkilat' yapısının sürdürülmesi,
III. Karahanlılar devlet teşkilatlanmasında boy beylerinin kendi iç işlerinde serbest olduğu 'federatif' yapının korunması
gelişmelerinden hangileri, merkezi otoriteyi doğrudan korumaya ve güçlendirmeye yönelik uygulamalar arasında GÖSTERİLEMEZ?
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan kriterlerin her biri, ülkenin sosyo-ekonomik yapısına dair farklı bir boyutu analiz etmeyi sağlar. Aşağıda verilen gelişmişlik ölçütleri ile bu ölçütlerin sosyo-ekonomik yapıdaki karşılıklarını ve önemini doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Türkiye, zengin coğrafi çeşitliliği sayesinde aynı dönemde farklı turizm etkinliklerinin yapılabildiği ender ülkelerden biridir. Yer şekilleri, iklim özellikleri ve jeolojik yapı ülkemizdeki turizm potansiyelini doğrudan şekillendirmiştir.
Aşağıdaki haritada Türkiye genelinde farklı özellikleriyle öne çıkan beş alan numaralandırılarak gösterilmiştir.
Buna göre, haritada gösterilen alanlardaki turizm potansiyeli ve varlıklarıyla ilgili yapılan değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmalar�� sonrasında Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma mücadelesi ve değişen dış siyaset yapısı çerçevesinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmi��ten günümüze doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
I. Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri, 18 Ocak 1919'da Paris Barış Konferansı'nı toplayarak savaşın sonuçlarını ve yeni dünya düzenini kararlaştırmak istemişlerdir. Konferansta alınan kararlar ve yaşanan gelişmelerle ilgili şu bilgiler verilmektedir:
I. Mağlup devletlerden toprak talep edilmesini yasaklayan Wilson İlkesi'ni aşmak amacıyla 'manda ve himaye' sisteminin uygulamaya konması,
II. Gizli antlaşmalarla İtalya'ya vaat edilen İzmir ve çevresinin, Doğu Akdeniz'de güçlü bir İtalyan varlığı istemeyen İngiltere'nin baskısıyla Yunanistan'a bırakılması,
III. İtilaf Devletleri'nin Osmanlı coğrafyasındaki paylaşım planlarını kesinleştirmek amacıyla Osmanlı Devleti ile imzalanacak barış antlaşmasının (Sevr) tüm şartlarının bu konferansta karara bağlanıp imzalanması.
Bu bilgilerden hangileri, konferansın hem İtilaf Devletleri arasında yeni çıkar çatışmaları ve görüş ayrılıkları yarattığına hem de Wilson İlkeleri'nin sömürgecilik karşıtı tezlerini işlevsiz kılacak formüller ürettiğine doğrudan kanıt gösterilebilir?
Aşağıdaki tabloda üç farklı ülkeye ait bazı sosyoekonomik göstergeler verilmiştir:
| Göstergeler | K Ülkesi | L Ülkesi | M Ülkesi |
|---|---|---|---|
| Kişi Başına Düşen GSMH ($) | 28.500 | 48.000 | 1.800 |
| İnsani Gelişme Endeksi (HDI) | 0,620 | 0,940 | 0,410 |
| Tarım Sektöründe Çalışanların Oranı (%) | 48 | 2 | 68 |
| Sanayi Sektöründe Çalışanların Oranı (%) | 18 | 22 | 10 |
| Hizmet Sektöründe Çalışanların Oranı (%) | 34 | 76 | 22 |
| İhracatta Hammadde ve Enerji Kaynaklarının Payı (%) | 92 | 8 | 75 |
Bu ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ve sosyoekonomik yapılarıyla ilgili olarak yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi kesinlikle doğrudur?
Mustafa Kemal’in askerlik hayatı, diplomasi faaliyetleri ve fikir dünyasının gelişim süreciyle ilgili;
I. Sofya’da ataşemiliterlik yaptığı dönemde, bölgedeki Türklerin sosyal ve kültürel durumlarıyla yakından ilgilenmesi ve Bulgar meclisinin (Sobranje) çalışmalarını izlemesi, hem dış Türkler konusundaki hassasiyetini hem de parlamenter sistemin işleyişine dair birikimini artırmıştır.
II. Trablusgarp Savaşı'nda İtalyan işgaline karşı Derne ve Tobruk'ta yerel halkı örgütleyerek başarılı mücadeleler vermesi, onun gayrinizami harp (gerilla savaşı) yöntemlerindeki ve teşkilatç��lık alanındaki ilk askerî tecrübesidir.
III. I. Dünya Savaşı'nda sırasıyla Çanakkale, Suriye-Filistin ve Kafkas cephelerinde görev alarak istilacı güçlere karşı stratejik başarılar elde etmiş ve bu başarıları onun Millî Mücadele’nin lideri olarak benimsenmesinde belirleyici olmuştur.
IV. Şam'daki 5. Ordu görevi sırasında kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir şubesini de Selanik’te açması, hürriyetçi fikirlerini yayma çabasının yanı sıra Selanik’in imparatorluktaki muhalif ve hareketli yapısından yararlanma düşüncesini yansıtır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Türkiye’nin iktisat tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin mekânsal organizasyonunu, sanayinin dağılışını ve bölgesel kalkınma dinamiklerini doğrudan şekillendirmiştir.
Buna göre, aşağıdaki ekonomi politikası dönemlerinden hangisi, dönemin temel uygulaması ve bu uygulamanın mekânsal yansımasıyla yanlış eşleştirilmiştir?
Temel Uygulama: Tarımsal üretimi artırmak amacıyla aşar vergisinin kaldırılması ve özel teşebbüsü destekleyen Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun çıkarılması
Mekânsal Yansıması: Tarım alanlarının genişlemesi ve iç ticaretin canlanması; ancak sermaye yetersizliği nedeniyle sanayi tesislerinin coğrafi dağılışında radikal bir değişimin yaşanmaması
Temel Uygulama: 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrası devletçi politikaların benimsenmesi ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanması
Mekânsal Yansıması: Sanayi yatırımlarının (şeker, dokuma, demir-çelik) ham maddeye yakınlık ve savunma güvenliği gibi kriterlerle Anadolu'nun iç kesimlerine (Karabük, Kayseri, Nazilli) yayılması
Temel Uygulama: Liberal ekonomi politikalarına geçiş yapılması, tarımda makineleşmenin (traktör sayısının) hızla artması ve kara yolu altyapıs��na öncelik verilmesi
Mekânsal Yansıması: Kırsal alanda iş gücü fazlasının oluşmasıyla kentlere doğru göçün hızlanması, büyük şehirlerin çeperlerinde ilk gecekondu alanlarının ortaya çıkması
Temel Uygulama: Planlı kalkınma dönemine geçilerek Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması ve dış ticaret dengesini korumak için ithal ikameci sanayi modelinin benimsenmesi
Mekânsal Yansıması: Bölgesel dengesizlikleri azaltmak için Kalkınmada Öncelikli Yöreler'in belirlenmesi; dış pazarlarla entegrasyonu sağlamak amacıyla Mersin ve Antalya'da ilk serbest bölgelerin açılması
Temel Uygulama: 24 Ocak Kararları ile dışa açık, ihracata dayalı büyüme modelinin benimsenmesi ve ithalat sınırlamalarının büyük ölçüde kaldırılması
Mekânsal Yansıması: İstanbul'un küresel finans ve hizmet merkezi haline gelmesi; İzmir, Mersin, Kocaeli gibi liman kentlerinin küresel lojistik ve ihracat odaklı sanayi merkezlerine dönüşmesi
İlk Türk devletlerinde hükümdarın tahta çıkış süreci ve kurultayın karar alma mekanizması göz önüne alındığında, kut anlayı��ına dayalı egemenlik meşruiyetinin tesis edilmesi ve idari yapının işlerlik kazanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Atatürk inkılapları, tek bir ilkenin sonucu olmaktan ziyade birden fazla ilkenin ortak amaç ve değerleri doğrultusunda şekillenen bütüncül bir yapıya sahiptir. Örneğin, toplumsal alanda imtiyaz belirten unvanların yasaklanarak vatandaşlar arasında eşitliğin sağlanması "halkçılık" ilkesinin doğrudan bir gereğidir. Bununla birlikte, bu süreci düzenleyen yasal mevzuatın milli kimlik unsurlarını koruma ve pekiştirme yönünde şekillendirilmesi, yapılan düzenlemenin "milliyetçilik" ilkesiyle de güçlü bir bağ kurmasını sağlamıştır.
Bu açıklamaya göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisi hem toplumsal eşitliği sağlayarak halkçılık ilkesini hem de yasal çerçevesinde barındırdığı dilsel ve kültürel zorunlulukla milli kimlik inşasını destekleyerek milliyetçilik ilkesini doğrudan yansıtmaktadır?
Osmanlı Klasik Dönemi idari ve adli yapısında yönetici sınıflar arasında yer alan ilmiye sınıfı üyelerinin taşra ve merkez teşkilatındaki yargı yetkisi sınırları ile hiyerarşik dereceleri farklılık göstermektedir. Buna göre, aşağıda verilen ilmiye sınıfı görevlilerini, sahip oldukları yargı yetkisinin derecesi ve hiyerarşik konumları bakımından en alt basamaktan en üst basamağa (yerelden merkeze) doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı; fiziki (doğal) ve beşerî faktörlerin karmaşık ve dinamik etkileşimiyle şekillenir. Aşağıda sol sütunda biyoçeşitlilikle ilgili bazı coğrafi durum ve gözlemler, sağ sütunda ise bu durumları açıklayan ekolojik mekanizmalar verilmiştir. Sol sütundaki durumları sağ sütundaki uygun ekolojik mekanizmalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Lozan Barı�� Konferansı’nda Türk heyeti; tam bağımsızlık, milli egemenlik ve Misak-ı Millî sınırlarına ulaşma ilkelerinden taviz vermemeyi amaçlamıştır. Ancak dönemin konjonktürü gereği bazı konularda egemenlik haklarını kısıtlayıcı kararlar kabul edilmiş, bazı konular ise çözülemeyerek sonraya bırakılmıştır.
Buna göre, Lozan Barış Antlaşması’nda yer alan;
I. Boğazlar’ın yönetiminin başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakılması ve her iki yakasının askersizleştirilmesi,
II. Osmanlı Devleti’nden kalan borçların, bu devletten ayrılan diğer ülkelere paylaştırılarak Türkiye'nin kendi payını taksitler halinde ödemesi,
III. Türkiye-Irak sınırının belirlenmesi konusunun, Musul Sorunu nedeniyle antlaşmanın imzalanmasından sonraki dokuz ay içinde taraflar arasında yapılacak ikili görüşmelere bırakılması
kararlarından hangileri doğrudan Türk devletinin egemenlik haklarını kısıtlayıcı veya Misak-ı Millî hedeflerini erteleyici bir nitelik taşımaktadır?