Tüm alıştırma soruları
6755 soru
Mudanya Mütarekesi ile İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaşılmadan kurtarılmış; ancak bu bölgelerin nihai teslimi barış antlaşmasının imzalanmasına bırakılmıştır. İtilaf Devletleri, Lozan'da toplanacak barış konferansına TBMM Hükümeti'nin yanı sıra Osmanlı Hükümeti'ni de davet etmiştir. Bu gelişme üzerine TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırarak konferansta Türk milletini tek başına temsil etme hakkını elde etmiştir.
Bu bilgilere ve dönemin tarihi koşullarına göre, Millî Mücadele'nin diplomatik süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?
Herakleitos’a göre evrende durağan hiçbir şey yoktur. Her şey sürekli bir değişim, akış ve oluş halindedir. Evrendeki bu dinamik s��reci yönlendiren temel ilke karşıtların savaşıdır. Ona göre varlık, sürekli yanan ve sönen bir ateş gibidir ve durağan bir tözden bahsetmek imkansızdır. Bu durum evrendeki her şeyin sürekli dönüştüğünü gösterir.
Buna göre, Herakleitos'un varlık görüşünü en iyi özetleyen yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Gökyüzünde parıldayan Güneş, insan zihninden bağımsız olarak dış dünyada var olan somut bir varlıktır. Buna karşılık, 'Güneş ısı ve ışık kaynağıdır.' ifadesi, bu varlık hakkında ortaya konan ve gerçeklikle uyuşan bir yargıdır.
Bu parçada sırasıyla bilgi felsefesinin hangi iki temel kavramı örneklendirilmiştir?
Aşağıdaki tabloda, aynı yarım kürede yer alan üç farklı merkezin enlem, yükselti ve yıllık ortalama sıcaklık değerleri verilmiştir:
| Merkez | Enlem | Yükselti (m) | Yıllık Ortalama Sıcaklık (°C) |
|---|---|---|---|
| K | |||
| L | |||
| M |
Tablodaki bilgilere göre, bu merkezlerin sıcaklık özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Aşağıda sol sütunda verilen kıyı tiplerini, sağ sütunda verilen ve bu kıyı tiplerinin oluşum süreçlerini açıklayan tanımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Platon’a göre duyularımızla algıladığımız fiziksel dünya, sürekli bir değişim ve oluş içindedir; burada hiçbir şey kendi kendisiyle aynı kalmaz. Gerçek ve mükemmel olan varlık ise zamanın ve değişimin yıpratamadığı, yalnızca akılla kavranabilen idealardır. Duyusal dünyadaki her varlık, ait olduğu ideanın pay almasıyla varlık kazanmış kusurlu bir kopyadır. Dolayısıyla gerçeklik, maddesel olan nesnelerde değil, bu nesnelerin arkasında yatan soyut özlerde aranmalıdır.
Bu parçadan hareketle idealist felsefenin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Ahlak felsefesinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden görüşlere ait aşağıdaki açıklamaları, ilişkili oldukları felsefi akımlarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir Türkiye fiziki haritasında, ölçekli bir haritada Ankara ile Kırıkkale il merkezleri arasındaki harita uzaklığı olarak ölçülmüştür. Buna göre, bu iki il merkezi arasındaki gerçek uzaklık kaç kilometredir?
Türkiye'de güneyden kuzeye gidildikçe enlem etkisine bağlı olarak sıcaklıkların genel olarak azalması beklenir. Ancak kış mevsiminde Karadeniz kıyısındaki Samsun'un ortalama sıcaklığının, İç Anadolu'da yer alan ve daha güneyde bulunan Ankara'dan daha yüksek olduğu görülür.
Samsun'un Ankara'ya göre daha kuzeyde yer almasına rağmen kışın daha sıcak olması, aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
Bir toplumun kendi varlığını koruma içgüdüsüyle bireye dayattığı kurallar, alışkanlıklardan ve toplumsal baskıdan beslenir. Bu ahlak yapısı, insanı belli bir gruba veya ulusa bağlarken, onun dışındakileri ötekileştirir ve değişime kapalıdır. Oysa gerçek ahlaki eylem, insanı toplumsal sınırların ötesine taşıyarak tüm insanlıkla birleştiren, kaynağını dışsal kurallarda değil, bireyin kendi içsel yaratıcı coşkusunda ve sezgisinde bulan dinamik bir atılımdır. Bu içsel yöneliş, dışarıdan dikte edilemeyen ama her insanda potansiyel olarak mevcut olan bir sevgi ve özgürlük duygusuna dayanır. Dolayısıyla evrensel bir ahlak yasası mümkündür; fakat bu yasa aklın soğuk kategorileriyle değil, insanın kendi iç sesine kulak vermesiyle kavranır.
Bu parçada savunulan görüş, ahlak felsefesinin aşağıdaki temel iddialarından hangisini desteklemek amacıyla kullanılabilir?
Aşağıda sol sütunda bazı beşerî şekilsel bölge özellikleri ve örnekleri, sağ sütunda ise bu özelliklere karşılık gelen bölge türleri verilmiştir. Sol sütundaki bölge özelliklerini sağ sütundaki doğru bölge türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Pelin: "Karşılaştığım her ahlaki yol ayr��mında, geçmiş yaşantılarımın ve çevresel faktörlerin beni belirli bir seçeneğe zorladığını hissediyorum. Sanki kararlarım bana ait değil, önceden belirlenmiş birer sonuç."
Kaan: "Çevrenin ve geçmişin üzerimizdeki etkisini inkâr edemeyiz. Fakat insan, aklını ve iradesini eğitebilen bir varlıktır. Kendimizi ne kadar tanır, ahlaki değerler üzerine ne kadar düşünürsek, eylemlerimizi dış etkenlerin baskısından o derece kurtarıp kendi irademizle yönlendirebiliriz. Yani özgürlük, dışarıdan bize hazır sunulan bir durum değil, kendi kişiliğimizi geliştirerek kazandığımız bir özerkliktir."
Bu diyalogda Kaan’ın Pelin’e karşı savunduğu, ahlaki özgürlüğü bireyin kendi aklıyla kazandığı özerkliğe dayandıran görüş aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan etkinliklerinin doğa üzerindeki yıkıcı etkilerini sorgulayan, doğal dengenin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla geliştirilen, insan dışındaki canlıların ve ekosistemin de ahlaki bir değer taşıdığını savunan uygulamalı etik alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesinin elips şeklinde olmasının çeşitli coğrafi sonuçları vardır. Aşağıda verilen durumları, bu durumların ortaya çıkmasında doğrudan etkili olan yörünge özellikleri veya konumlarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir nörolog veya biyolog, insan beynindeki elektrokimyasal tepkimeleri ve sinir ağlarını inceleyerek bilincin fiziksel ve organik temellerini ortaya koymaya çalışır. Bilinçli olmayı beynin bir işlevi olarak ele alır, onu parçalara ayırır, laboratuvarda gözlemlenebilir ve ölçülebilir verilere indirger. Oysa bir felsefeci "Bilinç nedir?", "Bilinç ile beden arasındaki ilişki nasıl kurulur?" veya "Bilinçli bir varlık olmak ne anlama gelir?" diye sorarak bilinci tüm boyutlarıyla, insanın varoluşsal bütünlüğü i��inde kavramaya çalışır.
Bu parçadan hareketle bilim ve felsefenin varlığa yaklaşımıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Bir bölgede yer alan üç farklı istasyona ait yükselti ve aynı dönemde ölçülen gerçek sıcaklık değerleri tespit edilmiştir. Buna göre; aşağıda özellikleri verilen merkezleri, deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık değerlerine göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralayınız.
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur." (İsrâ Suresi, 36. ayet)
İslam dininde bilgi edinme süreci ve bu bilginin sorumluluğu ahlaki bir temele oturtulmuştur. Ayette geçen organlar ve yetiler, İslam düşüncesinde bilginin güvenilir kaynaklarının işlevlerine işaret eder. Bu kaynakların her biri, insanın doğru bilgiye ulaşmasında ve bu bilgiyi ahlaki eyleme dönüştürmesinde birbiriyle eş güdümlü çalışır.
Buna göre;
I. Sağlıklı işleyen duyu organları, çevreden gelen verileri toplayarak aklın değerlendirmesi için hammadde sağlar.
II. Akıl (kalp), duyulardan gelen verileri işleyip anlamlandırarak doğru bilgi ve inanca ulaşmada hakem rolü üstlenir.
III. Vahiy (sadık haber), akıl ve duyuların tek başına kavrayamayacağı gayb âlemine dair alanlarda yol göstererek bilgi bütünlüğünü sağlar.
yargılarından hangileri İslam'da bilginin kaynaklarının işleyişini ve birbiriyle olan ilişkisini doğru şekilde açıklamaktadır?
Sofist filozof Protagoras, 'İnsan her şeyin ölçüsüdür.' diyerek rüzgârın üşüyen bir kişi için soğuk, üşümeyen bir kişi için ise sıcak olduğunu belirtmiştir. Ona göre herkes için geçerli, mutlak ve değişmez bir doğru bilgi mevcut değildir; bilgi yalnızca algılayan özneye göre şekillenir.
Protagoras’ın bu parçada açıklanan yaklaşımı, bilgi felsefesinde aşağ��daki kavramlardan hangisiyle tanımlanır?
Bir eylemin ahlaki niteliğini belirleyen şey, onun soyut bir ödev bilincine veya aşkın bir otoriteye uygunluğu değildir. Ahlak, insan yaşamının somut gerçekliğinden kopuk olamaz; insanın acıdan kaçma ve hazza yönelme şeklindeki doğal eğilimleri ahlakın çıkış noktasıdır. Ancak bu durum, her bireyin yalnızca kendi bencil çıkarlarını araması gerektiği anlamına gelmez. Gerçek ahlaki eylem, bireysel hazzı aşarak olabildiğince çok insanın olabildiğince büyük mutluluğunu hedefleyen eylemdir. Dolayısıyla yasa, kaynağını insanın öznel dünyasında bulur fakat yönelimi itibarıyla tüm insanlığı kucaklayan evrensel bir ilkeye dönüşür.
Bu parçada dile getirilen görüşler, evrensel ahlak yasasını savunan yaklaşımlardan hangisinin temel tezini örneklendirmektedir?
Türkiye'nin en kuzey noktası olan Sinop'ta () ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti Pretoria'da () yıllık hava hareketleri ile gece-gündüz süreleri takip edilmektedir.
Buna göre, bu iki merkezde gerçekleşen yıllık değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?