Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 981Soru
Sıfırdan farklı aa, bb ve cc gerçel sayıları için,
ab<0a \cdot b < 0
bc<0b \cdot c < 0
a<b<c|a| < |b| < |c|
a+b<0a + b < 0
olduğuna göre,
ab+cbcab+a \frac{|a - b| + |c - b| - |c - a|}{|b| + a}
ifadesinin eşiti aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2

Cevap

İfadenin eşiti 2'dir.
Verilen öncüllerden değişkenlerin işaretleri ve sıralaması b<0<a<cb < 0 < a < c şeklinde elde edilir. Bu sıralamaya göre mutlak değerli terimler dışarı çıkarıldığında pay 2(ab)2(a-b) ve payda aba-b olur. Oranlandığında sonuç 2 bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen çarpım ve toplam eşitsizliklerini kullanarak değişkenlerin işaretlerini belirleyin.
b<0b < 0, a>0a > 0 ve c>0c > 0 bulunur.
ab<0a \cdot b < 0 ve bc<0b \cdot c < 0 olduğundan aa ile cc aynı işaretli, bb ise bunlarla zıt işaretlidir. a+b<0a + b < 0 ve a<b|a| < |b| bilgileri birleştirildiğinde, mutlak değerce daha büyük olan bb sayısının negatif olması gerektiği anlaşılır. Buradan b<0b < 0 ve dolayısıyla a>0a > 0, c>0c > 0 elde edilir.
2
Değişkenlerin mutlak değer büyüklüklerine göre sıralamasını oluşturun.
b<0<a<cb < 0 < a < c sıralaması elde edilir.
aa ve cc pozitif sayılardır. a<c|a| < |c| verildiğinden, pozitif iki sayı için bu durum doğrudan a<ca < c anlamına gelir. bb negatif olduğundan en küçüktür.
3
Mutlak değer içerisindeki ifadelerin işaretlerini inceleyerek mutlak değer dışına çıkarın.
ab=ab|a - b| = a - b, cb=cb|c - b| = c - b, ca=ca|c - a| = c - a ve b=b|b| = -b olur.
a>ba > b olduğundan ab>0a - b > 0'dır ve aynen çıkar. c>bc > b olduğundan cb>0c - b > 0'dır ve aynen çıkar. c>ac > a olduğundan ca>0c - a > 0'dır ve aynen çıkar. b<0b < 0 olduğundan b|b| önüne eksi alarak b-b olarak çıkar.
4
Bulunan ifadeleri sorudaki kesirde yerine yazarak sadeleştirme işlemini yapın.
Kesrin değeri 2 olarak bulunur.
Pay kısmı: (ab)+(cb)(ca)=2a2b=2(ab)(a - b) + (c - b) - (c - a) = 2a - 2b = 2(a - b) olur. Payda kısmı: b+a=ab-b + a = a - b olur. Pay paydaya bölündüğünde 2(ab)/(ab)=22(a - b) / (a - b) = 2 elde edilir.

Anahtar Kavram

Mutlak değer dışına çıkarma kuralları ve işaret analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 982Soru

Fârâb��’ye göre felsefe, var olmaları bakımından varlıkların özünü ve hakikatini bilme çabasıdır. O, bu arayışı salt teorik bir bilgi yığını elde etmek olarak görmez; aksine felsefi bilginin insanı ahlaki yetkinliğe ve nihai mutluluğa ulaştırması gerektiğini savunur. Filozof, evrendeki düzeni kavrayarak kendi ruhunu da bu düzene uydurmaya çalışan kişidir.

Buna göre, Fârâbî’nin felsefe anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Felsefe, teorik olarak varlığın özünü kavramayı amaçlarken pratik açıdan da insanın ahlaki yetkinliğine katkı sunan bütünsel bir arayıştır.

Cevap

Felsefenin teorik olarak varlığın özünü kavramayı amaçlarken pratik açıdan da insanın ahlaki yetkinliğine katkı sunan bütünsel bir arayış olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Fârâbî'nin felsefe tanımında felsefe yalnızca soyut bir bilme etkinliği değildir. O, teorik olarak varlığın hakikatini anlama çabasını içerirken pratik olarak bu bilginin insanın ahlaki eylemlerine yön vermesini, onu olgunlaştırmasını ve nihai mutluluğa ulaştırmasını amaçlar. Felsefenin hem teorik hem de pratik yönünü bütünleştiren seçenek parçadaki bu düşünceyi tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı analiz etmek.
Fârâbî'nin felsefe tanımında hem teorik boyutun (varlığın özünü ve hakikatini bilme) hem de pratik/ahlaki boyutun (ahlaki yetkinlik, mutluluk ve ruhu evrensel düzene uydurma) bir arada bulunduğu tespit edilir.
Parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru felsefe tanımına ulaşmak hedeflenmektedir.
2
Seçenekleri karşılaştırmak.
Felsefeyi teorik ve pratik yönleriyle bütünleştiren seçeneğin parçada verilen 'varlığın hakikatini bilme' ile 'ahlaki yetkinleşme ve mutluluk' ifadeleriyle tam olarak örtüştüğü görülür.
Diğer seçeneklerin felsefeyle ilgili çeşitli kavramsal yanılgılar barındırdığını veya parçayla çeliştiğini doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Felsefenin Tanımı ve İşlevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 983Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu harflerle belirtilen sözcükleri, ünlü daralması kuralları ve bu ses olayının gerçekleşme durumu yönünden sağdaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Her sabah erkenden spor yapmaya başlıyor.
Onu bir daha göremem diye çok endişelenmişti.
Sınıftaki arkadaşlarıyla her konuda çok iyi anlaşıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

başlıyor sözcüğü standart ünlü daralması açıklamasıyla, diye sözcüğü kaynaştırma ünsüzünün etkisiyle oluşan istisnai ünlü daralması açıklamasıyla, anlaşıyor sözcüğü ise ünlü daralmasının gerçekleşmediği yardımcı ünlü açıklamasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; 'başlıyor' sözcüğü standart ünlü daralmasına (başla-yor -> başlıyor), 'diye' sözcüğü -y ünsüzünün etkisiyle oluşan istisnai daralmaya (de-ye -> diye) ve 'anlaşıyor' sözcüğü ise ünsüzle bittiği için ünlü daralması barındırmayan yardımcı ünlü durumuna (anlaş-ı-yor) karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüklerin köklerini veya gövdelerini belirleyin.
"başlıyor" eyleminin kökü "başla-", "diye" sözcüğünün kökü "de-", "anlaşıyor" eyleminin kökü ise "anlaş-" olarak tespit edilir.
Ünlü daralmasının gerçekleşebilmesi için bir sözcüğün son sesinin geniş ünlü (-a/-e) olması gerektiğinden ilk adım kök analizi yapmaktır.
2
Köklerin sonundaki sesleri ve bu seslerin ek alırken uğradıkları değişimleri inceleyin.
"başla-" fiilindeki geniş "-a" sesi "-yor" ekinin etkisiyle "-ı"ya dönüşmüştür. "de-" fiilindeki geniş "-e" sesi "-y" kaynaştırma sesinin etkisiyle "-i"ye dönüşmüştür. "anlaş-" fiili ise ünsüzle bittiği için bir ses değişimi yaşamamış, sadece araya "-ı-" yardımcı ünlüsü gelmiştir.
Sözcüklerin standart daralma, istisnai daralma ve daralma olmama (yardımcı ünlü) durumlarını ayırt etmek.
3
Belirlenen özellikleri sağ sütundaki dil bilgisi açıklamalarıyla eşleştirin.
başlıyor -> standart ünlü daralması (right_2), diye -> istisnai ünlü daralması (right_3), anlaşıyor -> daralma yok (right_1) şeklinde eşleşir.
Soruda istenen doğru eşleştirmeleri tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkçede sonu geniş ünlüyle (-a, -e) biten eylemlere şimdiki zaman eki (-yor) getirildiğinde veya "de-", "ye-" gibi bazı eylemlere kaynaştırma ünsüzü (-y) geldiğinde bu geniş ünlüler daralarak dar ünlüye (ı, i, u, ü) dönüşür. Buna ünlü daralması denir. Sonu ünsüzle biten kelimelerde ise daralma olmaz, araya yardımcı ünlü girer.
Soru 984Soru

Sanatçı, toplumsal değişimin hızlandığı dönemlerde bireyin iç dünyasını yansıtmaya çalışır. Bu süreçte (I) birtakım zorluklarla karşılaşması kaçınılmazdır. Yazar, (II) çoğu eserinde bu zorlukları aşmak için yeni anlatım yolları arar. Ancak (III) bazı eleştirmenler, bu tür arayışların sanata zarar verdiğini savunur. Oysa (IV) birkaçının asıl derdi, sadece popüler olanı yakalamaktır. Edebiyat tarihi, (V) her dönemde bu tartışmalara sahne olmuştur.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi belgisiz zamir görevinde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Numaralanmış sözcüklerden 'IV' (birkaçının) belgisiz zamir görevindedir.
Dördüncü sırada verilen 'birkaçının' sözcüğü, cümlede belli bir ismin yerini tutarak belgisiz zamir görevinde kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin kendilerinden sonra gelen isimlerle ilişkisini inceleyin.
I, II, III ve V numaralı sözcüklerin hemen ardından gelen isimleri (birtakım zorluklar, çoğu eserinde, bazı eleştirmenler, her dönemde) etkilediği görülür. IV numaralı sözcük ise tek başına kullanılmıştır.
Sıfatlar isimlerin önüne gelerek onları niteleyen veya belirten sözcüklerdir; zamirler ise isimlerin yerini tutar.
2
Sözcüklerin aldığı ekleri ve cümledeki işlevlerini kontrol edin.
Dördüncü sırada yer alan 'birkaçının' sözcüğü iyelik ve tamlayan ekleri alarak isimlerin yerini tutmuştur. Diğer seçeneklerdeki sözcükler ise ek almadan veya sıfat işleviyle isimleri belirtmiştir.
Zamirler isim çekim eklerini alabilirler ve isim tamlamalarında tamlayan veya tamlanan görevinde kullanılabilirler.

Anahtar Kavram

Belgisiz sıfatlar ile belgisiz zamirlerin ayırt edilmesi
Soru 985Soru

I. Çocukluğundan beri her sabah yaptığı gibi taze ekmeği sıcak süte bana bana yiyordu.
II. Kendini bu alanın en iyisi sanan genç araştırmacıların hata yapma olasılığı daha yüksektir.
III. Ona karşı duyduğu bu yersiz öfke, aralarındaki dostluğun tamamen bitmesine yol açtı.
IV. Bunca sıkıntının arasında nihayet sana layık, nitelikli bir gelecek hazırlamayı başardık.
V. Son günlerde niye sessiz kaldığını ve bizden neyi gizlediğini kimse çözemedi.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (nihayet sana layık, nitelikli bir gelecek hazırlamayı başardık)
Ünlü değişimi, Türkçede yalnızca 'ben' ve 'sen' şahıs zamirlerinin yönelme hal eki (-e) aldığında kökteki ince ünlülerin kalınlaşarak 'bana' ve 'sana' şekline gelmesiyle oluşur. Dördüncü cümledeki 'sana' sözcüğü 'sen' zamirinden türemiştir ve ünlü değişimine uğramıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm sözcükleri kök ve eklerine ayırarak ünlü değişimi (kökte ünlü değişimi) aramak.
Dördüncü cümledeki 'sana' sözcüğünün kökünün 'sen' (kişi zamiri) olduğu ve yönelme eki (-e) alarak 'sana' şekline dönüştüğü tespit edilir.
Ünlü değişimi Türkçede sadece 'ben' ve 'sen' kişi zamirlerinin yönelme durum eki aldığında 'bana' ve 'sana' haline gelmesiyle oluşur.
2
Diğer cümlelerde yer alan ve ünlü değişimine benzeyen yanıltıcı sözcükleri (bana bana, sanan, ona, niye) morfolojik olarak incelemek.
Birinci cümledeki 'bana bana' sözünün 'banmak' fiilinden geldiği, ikinci cümledeki 'sanan' sözünün 'sanmak' fiilinden geldiği, üçüncü cümledeki 'ona' sözünde ünlü değişimi değil kaynaştırma ünsüzü olduğu, beşinci cümledeki 'niye' sözünde ise ünlü daralması olduğu anlaşılır.
Öğrencilerin ses bilgisi sorularında görsel benzerlikten ötürü hata yapmalarını engellemek ve çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Ünlü Değişimi (Kökte Ünlü Değişimi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 986Soru
P(x)P(x) ve Q(x)Q(x) sabit olmayan birer polinomdur.
der[P(x2Q(x))]=20\text{der}[P(x^2 \cdot Q(x))] = 20
der[Q(x3P(x))]=21\text{der}[Q(x^3 \cdot P(x))] = 21
olduğuna göre, der[P(x2)Q3(x)]\text{der}[P(x^2) \cdot Q^3(x)] ifadesinin değeri kaçtır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17

Cevap

17 değerini veren seçenek doğrudur.
Verilen iki derece denklemi a(b+2)=20a(b + 2) = 20 ve b(a+3)=21b(a + 3) = 21 olarak düzenlendiğinde, derecelerin doğal sayı olma zorunluluğundan dolayı tek ortak çözüm P(x)P(x)'in derecesinin 4, Q(x)Q(x)'in derecesinin ise 3 olmasıdır. Buradan der[P(x2)Q3(x)]=24+33=17\text{der}[P(x^2) \cdot Q^3(x)] = 2 \cdot 4 + 3 \cdot 3 = 17 doğru cevabına ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Polinomların derecelerini adlandırarak verilen derece eşitliklerini denklemlere dönüştürün.
der[P(x)]=a\text{der}[P(x)] = a ve der[Q(x)]=b\text{der}[Q(x)] = b olsun. Bileşke ve çarpım derece kurallarına göre:
1) der[P(x2Q(x))]=der[P(x)]der[x2Q(x)]=a(b+2)=20\text{der}[P(x^2 \cdot Q(x))] = \text{der}[P(x)] \cdot \text{der}[x^2 \cdot Q(x)] = a(b + 2) = 20
2) der[Q(x3P(x))]=der[Q(x)]der[x3P(x)]=b(a+3)=21\text{der}[Q(x^3 \cdot P(x))] = \text{der}[Q(x)] \cdot \text{der}[x^3 \cdot P(x)] = b(a + 3) = 21
denklemleri elde edilir.
Polinomların iç içe yazıldığı durumlarda derece bulmak için der[P(U(x))]=der[P(x)]der[U(x)]\text{der}[P(U(x))] = \text{der}[P(x)] \cdot \text{der}[U(x)] kuralı uygulanır.
2
Polinom derecelerinin doğal sayı olması gerektiği bilgisini kullanarak birinci denklemdeki çarpan adaylarını belirleyin.
a(b+2)=20a(b + 2) = 20 denkleminde b1b \ge 1 olduğundan b+23b + 2 \ge 3 olmalıdır. 20 sayısının 3'ten büyük veya eşit bölenleri 4,5,10,204, 5, 10, 20'dir. Buna göre olası (a,b)(a, b) ikilileri:
- b+2=4    b=2,a=5b+2 = 4 \implies b = 2, a = 5
- b+2=5    b=3,a=4b+2 = 5 \implies b = 3, a = 4
- b+2=10    b=8,a=2b+2 = 10 \implies b = 8, a = 2
- b+2=20    b=18,a=1b+2 = 20 \implies b = 18, a = 1
olarak belirlenir.
Polinomların dereceleri doğal sayı olmak zorundadır. Bu durum aday sayısını kısıtlar.
3
Belirlenen aday ikililerin ikinci denklemi sağlama durumunu kontrol edin.
b(a+3)=21b(a + 3) = 21 denklemini test edelim:
- (a,b)=(5,2)    2(5+3)=1621(a, b) = (5, 2) \implies 2 \cdot (5 + 3) = 16 \neq 21 (sağlamaz)
- (a,b)=(4,3)    3(4+3)=21(a, b) = (4, 3) \implies 3 \cdot (4 + 3) = 21 (sağlar)
- (a,b)=(2,8)    8(2+3)=4021(a, b) = (2, 8) \implies 8 \cdot (2 + 3) = 40 \neq 21 (sağlamaz)
- (a,b)=(1,18)    18(1+3)=7221(a, b) = (1, 18) \implies 18 \cdot (1 + 3) = 72 \neq 21 (sağlamaz)
Buna göre tek çözüm a=4a = 4 ve b=3b = 3 değerleridir.
Sistemin tek bir doğru çözümü bulunduğundan, adayların her iki denklemi de sağlaması gerekir.
4
İstenen ifadenin derecesini hesaplayın.
der[P(x2)Q3(x)]=der[P(x2)]+der[Q3(x)]=2a+3b\text{der}[P(x^2) \cdot Q^3(x)] = \text{der}[P(x^2)] + \text{der}[Q^3(x)] = 2a + 3b formülünde bulduğumuz değerleri yerine yazarsak:
2(4)+3(3)=8+9=172(4) + 3(3) = 8 + 9 = 17 elde edilir.
Polinom çarpımının derecesi derecelerin toplamına, üslü ifadelerin derecesi ise derece ile üssün çarpımına eşittir.

Anahtar Kavram

Bileşke ve Çarpım Polinomlarında Derece İşlemleri
Soru 987Soru

Gazeteci:
(I) ----
Küratör:
Sanat eserinin fiziksel varlığıyla kurulan ilişki, izleyicide sadece görsel değil, mekânsal ve dokunsal bir bellek de oluşturur. Dijital sergiler her ne kadar dünyanın öbür ucundaki bir esere ulaşımı kolaylaştırsa da izleyicinin eserle doğrudan temasını keserek onu eserin etrafındaki havanın sıcaklığından, galerinin akustiğinden ve diğer ziyaretçilerin varlığından yalıtır. Bu durum, sanatın kolektif bir deneyim olma özelliğini zayıflatırken onu kişisel bir ekran tüketimine indirgiyor. Dolayısıyla dijitalleşme, sergileme pratiğine demokratiklik getirse de eserin o kendine has aurasını ve izleyicide bıraktığı derin izi aşındırıyor.

Gazeteci:
(II) ----
Küratör:
Küratoryal kurgu, sadece eserleri yan yana dizmekten ibaret değildir; o, eserler arasında sessiz diyaloglar kurma sanatıdır. Bir sergi tasarlarken amacım, ziyaretçiye hazır cevaplar sunmak değil, onun kafasında yeni sorular uyandırmaktır. Doğru bir yerleşim, izleyicinin kendi içsel yolculuğuna çıkmasına izin veren serbest alanlar sunmalıdır. Bu nedenle, küratörün kurgudaki sesi duyulmalı ama bu ses hiçbir zaman eserin kendi sesini bastırmamalı, sadece ona eşlik eden bir fısıltı olarak kalmalıdır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Sanatın dijital ortama taşınmasının, izleyicinin sanat yapıtıyla kurduğu duyusal ve deneyimsel ilişki üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. Bir sergide küratörün oluşturduğu kurgusal dilin, eserin kendi iletisiyle ve izleyicinin yorum dünyasıyla sınırı ne olmalıdır?

Cevap

Sanatın dijital ortama taşınmasının, izleyicinin sanat yapıtıyla kurduğu duyusal ve deneyimsel ilişki üzerindeki etkisini soran soru ile bir sergide küratörün oluşturduğu kurgusal dilin, eserin kendi iletisiyle ve izleyicinin yorum dünyasıyla sınırını soran soru sırasıyla getirilmelidir.
Doğru yanıt, ilk paragraftaki dijital sergilemenin fiziksel/duyusal deneyimi ve eserin aurasını nasıl aşındırdığına dair açıklamayı karşılayan soru ile ikinci paragraftaki küratörün kurgusal müdahalesinin sınırını (eserin sesini bastırmama ve izleyiciye alan açma) doğrudan sorgulayan sorunun bir araya getirilmesiyle oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın anahtar kavramlarını analiz etme
Küratörün ilk konuşmasında 'fiziksel varlık', 'mekânsal ve dokunsal bellek', 'akustik', 'havanın sıcaklığı' gibi kavramlar geçmekte; dijital sergilerin izleyiciyi bunlardan yalıttığı ve deneyimi zayıflattığı vurgulanmaktadır.
Gazetecinin ilk sorusunun dijitalleşmenin duyusal ve deneyimsel boyuttaki etkilerini sorması gerektiğini saptamak.
2
İkinci cevabın anahtar kavramlarını analiz etme
Küratörün ikinci konuşmasında 'küratoryal kurgu', 'hazır cevaplar sunmamak', 'izleyicinin kendi içsel yolculuğu' ve 'küratörün sesinin eserin sesini bastırmaması' gerektiği belirtilmektedir.
Gazetecinin ikinci sorusunun küratörün sergideki kurgusal müdahalesinin sınırları ve bunun eserin özgünlüğü ile izleyiciye etkisiyle ilgili olması gerektiğini belirlemek.
3
Seçenekleri analiz edip eşleştirme
Sanatın dijitalleşmesinin izleyicinin yapıtla kurduğu duyusal/deneyimsel ilişkiye etkisini soran ifade ile küratörün kurgusal dilinin eserin iletisi ve izleyicinin yorumuyla olan sınırını sorgulayan ifadenin yer aldığı seçenek metinle tam uyum sağlamaktadır.
Çeldirici seçeneklerin konu dışı veya yardımcı düşünceleri saptıran unsurlar içerdiğini belirleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 988Soru

İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki din, inanış ve cenaze kültürüne ait bazı kavramlar aşağıda verilmiştir. Bu kavramları doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kurgan
Balbal
Yuğ
Uçmag

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kurgan kavramı oda şeklindeki mezarla, Balbal kavramı heykelcik biçimindeki taşlarla, Yuğ kavramı cenaze töreniyle, Uçmag kavramı ise cennet ile eşleşmektedir.
Kavramların doğru eşleşmesi şu şekildedir: Kurgan - ölen kişinin oda şeklindeki mezarı; Balbal - mezarın etrafına dikilen taş heykeller; Yuğ - cenaze töreni; Uçmag - cennet. Bu eşleşmeler ilk Türk devletlerindeki dini ve kültürel inanışları tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurgan kavramının anlamını belirlemek
Kurgan, ölen kişilerin değerli eşyalarıyla gömüldüğü mezar odalarıdır.
Bu tanım bizi oda şeklindeki mezar ifadesine götürür.
2
Balbal kavramının anlamını belirlemek
Balbal, ölen kişinin mezarının etrafına dikilen taş heykellerdir.
Bu tanım bizi mezar etrafına dikilen taş heykeller ifadesiyle eşleştirir.
3
Yuğ kavramının anlamını belirlemek
Yuğ, cenaze törenini ifade eder.
Bu tanım bizi ölen kişinin ardından düzenlenen cenaze merasimi ifadesine götürür.
4
Uçmag kavramının anlamını belirlemek
Uçmag, eski Türk inancında cennet anlamına gelir.
Bu tanım bizi ruhların gideceği cennet ifadesiyle eşleştirir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinde ahiret inancı ve cenaze kültürüyle ilgili temel kavramlar
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 989Soru

Türkçede bazı kökler hem isim hem de fiil olarak kullanılabildikleri hâlde aralarında anlam ilişkisi barındırır; bu köklere 'ortak (kökteş) kök' denir. Bazı kökler ise yazılışları aynı olsa da aralarında hiçbir anlam ilişkisi barındırmaz; bu köklere ise 'sesteş kök' adı verilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcüklerden hangisinin kökü sesteş kök özelliğine sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçedeki yabani otları elleriyle tek tek yoldu.

Cevap

Bahçedeki yabani otları elleriyle tek tek yoldu cümlesinde yer alan yoldu sözcüğünün kökü sesteş kökt��r.
Yabani otları elleriyle tek tek yoldu cümlesindeki yoldu sözcüğünün kökü yol eylemidir. Bu kök ile geçilen yer anlamındaki yol ismi arasında hiçbir anlam bağı bulunmadığı için sesteş (eş sesli) bir köktür.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin köklerini belirleme
yoldu -> yol, sıvadıktan -> sıva, barış -> barış, ekşi -> ekşi, kurutmalısın -> kuru kökleri elde edilir.
Sözcüklerin kök türlerini ve özelliklerini saptayabilmek için öncelikle doğru kök tespiti yapılmalıdır.
2
Köklerin isim ve fiil biçimleri arasındaki anlam bağını kontrol etme
sıva (isim) - sıvamak (fiil), barış (isim) - barışmak (fiil), ekşi (isim/sıfat) - ekşimek (fiil), kuru (isim/sıfat) - kurumak (fiil) eşleşmelerinde anlam ilişkisi devam eder (ortak kök). Ancak yol (isim) ile yolmak (fiil) arasında hiçbir anlam bağı yoktur (sesteş kök).
Ortak köklerde anlam ilişkisi bulunurken, sesteş köklerde anlam ilişkisi bulunmaz.
3
Elde edilen sonuçlara göre sesteş köke sahip sözcüğü işaretleme
Yol sözcüğünün sesteş kök olduğu doğrulanır.
Soru kökünde sesteş kök özelliğine sahip olan sözcüğün bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Ortak kök ile sesteş kök ayrımı
Soru 990Soru

Edebiyatın, toplumsal meseleleri doğrudan yansıtma aracı olduğunu savunan faydacı yaklaşım, sanatın özerk yapısını ve estetik boyutunu çoğunlukla göz ardı eder. Bu anlayışa göre yazar, adeta bir toplum bilimci gibi çalışmalı ve gözlemlerini hiçbir kişisel filtre kullanmadan aktarmalıdır. Oysa sanat, d��ş dünyadaki gerçeğin bire bir kopyası ya da mekanik bir yansıması değil; sanatçının zihninde, düş gücüyle yeniden biçimlendirilmiş bambaşka bir hâlidir. Dolayısıyla bir romandan sosyolojik bir bildiri sunmasını beklemek, onun dilsel dokusunu, imgesel evrenini ve üslup değerini hafife almaktır. Estetik kaygı didaktik amacın önüne geçtiğinde ve dil özgürleştiğinde, yapıt ancak o zaman zamanın yıpratıcı etkisine karşı koyup kalıcılığı yakalayabilir.

Bu parçanın anlatımında, okuyucunun yerleşik kanılarını değiştirmek amacıyla açıklayıcı anlatım biçimi egemen kılınmış; yazarın kendi düşüncelerini kanıtlama çabası ise tanık gösterme yöntemiyle desteklenmiştir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen yargı yanlıştır çünkü parçanın temel anlatım biçimi tartışmacı anlatımdır ve metinde tanık göstermeye başvurulmamıştır.
Verilen önerme yanlıştır çünkü parçanın genelinde okuyucunun edebiyat ve sanat hakkındaki yerleşik yargılarını değiştirmek amaçlandığı için açıklayıcı değil tartışmacı anlatım biçimi kullanılmıştır. Aynı zamanda parçada düşünceyi geliştirme yollarından biri olan tanık göstermeden yararlanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin yazılış amacını ve okuyucu üzerinde bırakılmak istenen etkiyi saptamak.
Metinde yazar, edebiyata dair faydacı yaklaşımla kendi estetik görüşünü karşı karşıya getirerek okuyucunun yerleşik bir algısını (sanatın didaktik amacı) sorgulatmaya çalışmaktadır. Bu durum metnin 'tartışmacı anlatım' biçimiyle kaleme alındığını gösterir.
Yargıda belirtilen 'açıklayıcı anlatım' iddiasının geçerliliğini denetlemek.
2
Metinde düşünceyi geliştirme yollarından 'tanık gösterme'ye yer verilip verilmediğini kontrol etmek.
Metin genelinde yazar kendi savını desteklemek amacıyla başka bir uzmanın ya da yazarın ismini zikretmemiş ve alıntı yapmamıştır.
Yargıda belirtilen 'tanık gösterme yöntemiyle desteklenmiştir' iddiasının doğruluğunu sınamak.
3
Elde edilen bulgular doğrultusunda önermenin genel doğruluk değerini belirlemek.
Yargıda iddia edilen hem anlatım biçimi (açıklayıcı anlatım) hem de düşünceyi geliştirme yolu (tanık gösterme) metinle örtüşmediği için önermenin 'yanlış' olduğuna karar verilir.
Soru kökündeki ifadenin nihai doğruluk tespitini yapmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 991Soru

İlk Türk devletlerinde vatan kavramı, sınırları değişmez coğrafi hatlarla belirlenmiş bir mülk değil; boyların özgürce hareket edebildiği, hayvanlarını otlatabildiği yaylak ve kışlakların bütünü olarak algılanmıştır. Siyasi istikrarsızlık veya dış baskılar karşısında konargöçer Türk toplulukları, yerleşik medeniyetler gibi belirli şehirleri ya da kaleleri savunmak yerine, sürülerini ve çadırlarını alarak yeni otlaklara göç etmeyi tercih etmişlerdir. Bu göçler esnasında boy yapısı ve töre kuralları korunduğu için, ulaşılan yeni coğrafyalarda kısa sürede egemenlik yeniden tesis edilebilmiştir. Bu bilgilere göre, konargöçer yaşam tarzının Türk devlet yapısı üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi örgütlenmenin esnekliği ve bağımsız yaşama iradesi, devletin belirli bir toprak parçasına bağlı kalmadan da yaşatılabilmesini sağlamıştır.

Cevap

Siyasi örgütlenmenin esnekliği ve bağımsız yaşama iradesinin, devletin belirli bir toprak parçasına bağlı kalmadan da yaşatılabilmesini sağladığı yargısı doğrudur.
Doğru yanıt, siyasi örgütlenmenin esnek yapısı ile bağımsızlık arzusunun devletin mekândan bağımsız şekilde kurulabilmesine olanak tanıdığını belirten ifadedir. Paragrafta Türk topluluklarının belirli bir vatan toprağına sıkışıp kalmadığı, bağımsızlıklarını korumak adına sürüleriyle göç ederek yeni bölgelerde devletlerini yeniden teşkilatlandırabildikleri belirtilmiştir. Bu durum, konargöçer yaşam tarzının devlete esneklik ve devamlılık kazandırdığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraf metninin analiz edilmesi ve ana düşüncenin belirlenmesi.
Metinde ilk Türk devletlerindeki vatan ve sınır algısının yerleşik toplumlarınkinden farklı olduğu, toprak kaybının devletin tamamen yok olması anlamına gelmediği ve boyların bağımsızlıklarını korumak için göç ederek yeni bir bölgede devleti hızla yeniden kurabildiği anlaşılmaktadır.
Sorudaki temel tarihsel olguyu ve çıkarımı saptamak için.
2
Seçeneklerin paragraftaki bilgiler doğrultusunda değerlendirilmesi.
Seçeneklerdeki iddialar incelenmiş; coğrafi sınırların korunmasının yegane güvence olduğu veya konargöçerlerin askeri zafiyet yaşadığı gibi tezlerin paragraftaki göç ederek bağımsızlığı koruma fikriyle çeliştiği görülmüştür.
Yanlış yargıları eleyip doğru seçeneğe ulaşmak için.
3
Doğru çıkarımın tespit edilmesi.
Devletin belirli bir coğrafi mekâna bağlı kalmaksızın, toplumsal örgütlenme ve bağımsızlık bilinciyle farklı alanlarda yeniden kurulabilmesinin konargöçer yaşamın ve bozkır kültürünün esnek yapısından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Paragraftaki ana düşünceyi karşılayan seçeneği onaylamak için.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde konargöçer yaşam tarzının devlet teşkilatlanması, vatan algısı ve bağımsızlık anlayışı üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 992Soru

Türkçede bazı ekler yazılış ve okunuş bakımından aynı (sesteş) olmalarına rağmen üstlendikleri işlevler bakımından yapım eki, isim çekim eki veya fiil çekim eki olarak kullanılabilirler.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ın / -in" eki, bir fiil çekim eki (şahıs eki) olarak kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu verimli topraklardan yüksek verim almak istiyorsanız tohumları vaktinde ekin.

Cevap

Bu verimli topraklardan yüksek verim almak istiyorsanız tohumları vaktinde ekin.
Tohumları vaktinde ekin ifadesindeki 'ekin' sözcüğü, 'ek-' fiil köküne gelen ikinci çoğul şahıs (siz) emir eki olan '-in' ekini almıştır. Emir kipinin kendi kip eki olmadığından, şahıs eki kip anlamını da üstlenerek doğrudan bir fiil çekim eki görevi üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili sözcüklerin cümle içindeki görevlerini ve anlamlarını belirleme.
'Tohumları vaktinde ekin' cümlesindeki 'ekin' sözcüğünün bir eylem (emir kipiyle çekimlenmiş fiil) olduğu; diğer cümlelerdeki 'ekin', 'yayın', 'tavrın' ve 'yolun' sözcüklerinin ise isim görevinde kullanıldığı saptanmıştır.
Bir ekin işlevini doğru belirleyebilmek için öncelikle ekin eklendiği sözcüğün isim mi yoksa fiil mi olduğunu ve cümledeki kullanım amacını anlamak gerekir.
2
Sözcükleri kök ve eklerine ayırarak eklerin işlevlerini analiz etme.
Tohumları vaktinde 'ek-in' (fiil kökü + şahıs eki); hasat edilecek olan 'ek-in' (fiil kökü + yapım eki); 'yay-ın' (fiil kökü + yapım eki); 'tavır-ın' (isim kökü + iyelik eki); 'yol-un' (isim kökü + ilgi eki) şeklinde ek analizi gerçekleştirilmiştir.
Aynı seslerden oluşan eklerin (sesteş ekler) yapım eki mi yoksa çekim eki mi olduğunu belirlemek için sözcüğün kazandığı yeni anlamı ve dil bilgisel ilişkilerini incelemek gerekir.
3
Eklerin hangi çekim eki veya yapım eki grubuna girdiğini sınıflandırma.
Tohumları vaktinde 'ekin' sözcüğündeki ek fiil çekim eki (şahıs eki) iken; 'tavrın' ve 'yolun' sözcüklerindeki ekler isim çekim eki (iyelik ve ilgi eki); 'ekin' (ürün anlamındaki) ve 'yayın' sözcüklerindeki ekler ise yapım ekidir.
Soru kökünde bizden fiil çekim eki olan seçeneği bulmamız istendiği için eklerin bu kategorideki yerini netleştirmek doğrudan doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Fiil Çekim Ekleri (Kip ve Şahıs Ekleri) ile İsim Çekim Ekleri ve Yapım Eklerinin Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 993Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimdeki doğru sıralaması sırasıyla; Jacques Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemini tanıtan cümle, bu yöntemin hedefini açıklayan cümle, çözümleme s��recindeki karşıt kavramları ele alan cümle, sürecin sonucunu belirten cümle ve son olarak yapısökümün nihai amacını özetleyen cümledir.
Cümlelerin doğru sıralaması yapısökümcü yöntemin tanımıyla başlayan, ardından yöntemsel aşamaları ve son olarak bu yöntemin nihai amacını özetleyen bir akış izlemektedir. Jacques Derrida'nın yönteminin tanımlandığı cümle giriş cümlesidir. Bunu yöntemin hedefini açıklayan ve 'Bu yöntem' ile başlayan cümle izler. Ardından bu yöntemin karşıtlıklarla ilişkisini 'bu karşıt kavramlar' ifadesiyle sürdüren cümle gelir. Karşıtlıkların çözülmesinin sonucunu bildiren 'Böylece' ifadesiyle başlayan cümle dördüncü sırada, tüm paragrafı özetleyen 'Sonuç olarak' ifadesine sahip cümle ise son sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kendinden önce başka bir yargıya veya kavrama gönderme yapmayan bağımsız giriş cümlesini bulmak.
Tanım niteliği taşıyan ve konuyu (Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemi) genel bir çerçeveyle sunan üçüncü cümle giriş cümlesi olarak belirlenir.
Bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önce bir düşüncenin devamı olduğunu gösteren bağlayıcı unsurlar (bu, böylece, sonuç olarak vb.) içermemelidir.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramları takip eden ve açıklamayı sürdüren cümleyi tespit etmek.
'Bu yöntem' ifadesiyle başlayarak Derrida'nın yöntemini açıklamaya devam eden beşinci cümle, ikinci sıraya yerleştirilir.
'Bu yöntem' zamiri doğrudan üçüncü cümledeki 'yapısökümcü okuma yöntemi' kavramına gönderme yapmaktadır.
3
Beşinci cümledeki yeni kavramları takip ederek anlam zincirini devam ettiren cümleyi bulmak.
'Metindeki bu karşıt kavramlardan' diyerek ikili karşıtlıkları açıklayan ikinci cümle, üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu karşıt kavramlar' tamlaması, bir önceki cümledeki 'ikili karşıtlıkların' kavram grubuna doğrudan bağlanmaktadır.
4
Karşıtlıkların çözülmesi sonucunda ulaşılan durumu bildiren cümleyi belirlemek.
Karşıtlıkların çözümlenmesinin doğrudan sonucunu açıklayan ve 'Böylece' ifadesiyle başlayan dördüncü cümle, dördüncü sıraya getirilir.
'Böylece' bağlacı, bir önceki cümlede anlatılan 'ikincil konuma itilen tarafın aslında birincili mümkün kılması' eyleminin metne olan etkisini açıklar.
5
Paragrafı özetleyen ve sonuca bağlayan nihai cümleyi yerleştirmek.
'Sonuç olarak yapısöküm...' ifadesiyle tüm süreci özetleyen ve yapısökümün amacını netleştiren birinci cümle son sıraya konur.
'Sonuç olarak' ifadesi paragrafın bittiğini ve ana fikrin sentezlendiğini gösteren tipik bir bitiş göstergesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam Akışı ve Cümle Sıralama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 994Soru

Zarflar; fiilleri, fiilimsileri, sıfatları ya da zarfları miktar ve derece yönünden etkileyen sözcüklerdir. Derecelendirme zarfları ise sıfatların veya zarfların anlamını miktar yönüyle derecelendirir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sıfatı derecelendiren zarf kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanede en sessiz salonu seçerek akşama kadar ders çalıştım.

Cevap

Kütüphanede en sessiz salonu seçerek akşama kadar ders çalıştım.
Doğru seçenekte yer alan cümlede 'en' sözcüğü, 'salon' ismini niteleyen 'sessiz' sıfatının anlamını derecelendirmiştir. Bu durum, zarfın sıfatı etkileme işlevine tam bir örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki miktar ve derece bildiren sözcükleri ve bu sözcüklerin etkilediği kelimeleri belirleyin.
Belirlenen kelimeler: 'en sessiz' (A seçeneği), 'çok çalışıyordu' (B seçeneği), 'çok insan' (C seçeneği), 'pek güzel' (D seçeneği) ve 'sessizce izledi' (E seçeneği).
Derecelendirme zarflarının hangi sözcük türünü etkilediğini bulmak için öncelikle bu kelime gruplarını tespit etmemiz gerekir.
2
Derecelendirme bildiren zarfın önündeki sözcüğün türünü inceleyin.
Doğru seçenekte yer alan 'en' sözcüğü, 'salon' ismini niteleyen 'sessiz' sıfatının önüne gelmiştir. Diğer seçeneklerde ise miktar veya derece bildiren sözcükler fiili etkilemiş, ismi etkileyerek sıfat olmuş ya da başka bir zarfı etkilemiştir.
Soruda bizden özellikle bir 'sıfatı' derecelendiren zarfı bulmamız istenmektedir.

Anahtar Kavram

Derecelendirme zarflarının sıfatları etkileme işlevi
Soru 995Soru

(I) Arkeolojik kaz��larda elde edilen madenî paralar, geçmiş uygarlıkların ekonomik, siyasi ve kültürel yapılarını anlamamızı sağlayan en somut belgeler arasındadır. (II) Sikkelerin basıldığı madenin cinsi, ağırlığı ve üzerindeki yazılar; ilgili dönemin refah düzeyini, egemenlik sınırlarını ve siyasi ilişkilerini doğrudan ortaya koyar. (III) Bu yönüyle nümismatik, tarih araştırmalarında belirsiz kalmış pek çok noktanın aydınlatılmasında tarihçilerin en sık başvurduğu yardımcı disiplinlerin başında gelir. (IV) İnsanlık tarihinin bu en önemli araçlarından biri olan sikke, ilk kez MÖ VII. yüzyılda Anadolu'da, Lidya Krallığı tarafından icat edilmiştir. (V) Lidyalıların doğal bir altın-gümüş alaşımı olan elektrumu belirli bir ağırlık standardında basıp ticarette kullanması, takas usulünü sona erdirerek ticari ilişkileri küresel ölçekte hızlandırmıştır. (VI) Kısa sürede Akdeniz havzasındaki diğer uygarlıklar tarafından da benimsenen bu yenilik, paranın basımında kullanılan metal çeşitliliğini artırmış ve devletlerin kendi egemenliklerini simgelemesinin en etkili yolu haline gelmiştir.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi numaralı cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; Dördüncü; dördüncü cümle; Dördüncü cümle

Cevap

Paragraf iki paragrafa bölünmek istendiğinde ikinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde (I, II ve III) sikkelerin arkeolojik kazılardaki yeri, tarih araştırmalarındaki değeri ve nümismatik biliminin işlevi ele alınmıştır. Dördüncü (IV) cümleden itibaren ise konunun yönü değişerek sikkenin icadı, Lidyalılar tarafından nasıl ortaya çıkarıldığı ve bu icadın yayılması anlatılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla paragraf ikiye bölünmek istendiğinde ikinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin anlam ilişkilerini inceleyerek konunun genel hatlarını belirlemek.
Paragrafta sikkelerin tarih araştırmalarındaki rolü/belge değeri ile sikkenin tarihi gelişimi/icadı olmak üzere iki farklı yönün işlendiği tespit edilir.
Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konuya bakış açısının değiştiği ya da yeni bir alt konuya geçiş yaptığı ilk cümleyi (yeni bir giriş cümlesini) bulmak gerekir.
2
İlk üç cümleyi (I, II ve III) anlam ve yapı yönünden incelemek.
İlk üç cümlenin sikkelerin tarih araştırmalarındaki rolüne ve nümismatik biliminin işlevine odaklandığı, yapısal olarak birbirine bağlı olduğu görülür.
İlk grubun kendi içinde bir bütünlük oluşturduğunu doğrulamak ve geçiş noktasını sınırlandırmak.
3
Dördüncü (IV) cümleden itibaren konunun akışını incelemek.
Dördüncü cümlede sikkenin tarih sahnesine ilk kez ne zaman ve nerede çıktığı (Lidya Krallığı'ndaki icadı) anlatılmaya başlanmış, beşinci ve altıncı cümlelerde bu icadın etkileriyle devam edilmiştir.
Düşüncenin yön değiştirdiği ve yeni bir paragraf oluşturacak ilk cümleyi (giriş cümlesi niteliğindeki cümleyi) netleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 996Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz yumuşamasına uğramış bir sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazarın son kitabını kütüphanede bulabilirsiniz.

Cevap

Yazarın son kitabını kütüphanede bulabilirsiniz.
Doğru seçenekte yer alan cümlede 'kitap' sözcüğü ünlüyle başlayan bir ek aldığında kelime sonundaki 'p' sert ünsüzü yumuşayarak 'b' sesine dönüşmüştür. Bu olay ünsüz yumuşamasına örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki tüm sözcüklerin kökleri ve ekleri incelenerek ünlüyle başlayan ek alan kelimeler tespit edilir.
Hukuku, kartı, kitabını, sepeti ve saati sözcüklerinin ünlüyle başlayan ekler aldığı görülür.
Ünsüz yumuşaması kuralının gerçekleşmesi için p, ç, t, k ünsüzleriyle biten kelimelerin ünlüyle başlayan ekler alması gerekir.
2
Sözcüklerin kök sonlarındaki sert ünsüzlerin değişim geçirip geçirmediği kontrol edilir.
Kitap sözcüğündeki 'p' sesinin 'b'ye dönüştüğü (kitabı), diğer sözcüklerdeki (hukuk-u, kart-ı, sepet-i, saat-i) sert ünsüzlerin ise aynen korunduğu belirlenir.
Tek heceli kelimeler veya yabancı kökenli sözcükler genellikle ünsüz yumuşaması kuralına istisna oluşturur; kitap sözcüğü ise Türkçe kurallarına göre yumuşamaya uğrar.

Anahtar Kavram

Ünsüz Yumuşaması ve İstisnaları
Tahmini Süre:45s
Soru 997Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük, ötekilerden farklı işlevde bir yapım eki almıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sahnedeki büyücü yaptığı gösteriyle izleyenleri büyüledi.

Cevap

Koyu yazılmış olan 'büyücü' sözc��ğü, 'büyü' isim kökünden türetilerek isimden isim yapım eki (-cü) almıştır; diğer sözcükler ise fiilden isim yapım eki almıştır.
Koyu yazılmış 'büyücü' sözcüğü, 'büyü' isim kökünden türetilmiştir ve isimden isim yapım eki olan '-cü' ekini almıştır. Diğer seçeneklerde yer alan 'yazıcı', 'kurucu', 'sürücü' ve 'geçici' sözcükleri ise sırasıyla 'yaz-', 'kur-', 'sür-' ve 'geç-' fiil köklerine getirilen fiilden isim yapım eklerini almıştır. Bu nedenle 'büyücü' sözcüğü, aldığı yapım ekinin işlevi bakımından diğerlerinden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde koyu yazılmış olan sözcüklerin köklerini ve bu köklerin türlerini (isim mi fiil mi olduğunu) belirleyin.
'yazıcı' sözcüğünün kökü 'yaz-' (fiil), 'kurucu' sözcüğünün kökü 'kur-' (fiil), 'sürücü' sözcüğünün kökü 'sür-' (fiil), 'büyücü' sözcüğünün kökü 'büyü' (isim), 'geçici' sözcüğünün kökü 'geç-' (fiil) şeklindedir.
Yapım eklerinin işlevini belirlemek için öncelikle eklendikleri kökün türünü doğru analiz etmek gerekir.
2
Köklerin üzerine gelen yapım eklerinin işlevlerini (isimden isim, fiilden isim vb.) tespit edin.
'yaz-ıcı' (fiilden isim yapım eki), 'kur-ucu' (fiilden isim yapım eki), 'sür-ücü' (fiilden isim yapım eki), 'büyü-cü' (isimden isim yapım eki), 'geç-ici' (fiilden isim yapım eki).
Kök ve gövde arasındaki anlam ilişkisine göre ekin işlevini ortaya koymak gerekir.
3
Bulunan işlevleri karşılaştırarak farklı olan yapım ekini belirleyin.
Dört sözcük fiilden isim yapım eki alırken, 'büyücü' sözcüğü isimden isim yapım eki almıştır.
Soru kökünde bizden ötekilerden farklı işlevde bir yapım eki almış olan sözcüğü bulmamız istenmiştir.

Anahtar Kavram

Yapım ekleri, eklendikleri kökün türünü (isim veya fiil) ve anlamını değiştirerek yeni sözcükler türetir. Bu eklerin işlevleri belirlenirken sözcük kökünün isim mi fiil mi olduğuna dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 998Soru

Türkçede yapım ekleri eklendikleri sözcüklerin anlamını değiştirirken yeni sözcükler türetir. Bu ekler işlevlerine göre isimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapım ekleri olmak üzere dörde ayr��lır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ık / -ik / -uk / -ük" eki, işlevi yönüyle diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Son günlerde işlerin yoğunluğu nedeniyle eve hep gecikerek dönüyordu.

Cevap

Son günlerde işlerin yoğunluğu nedeniyle eve hep gecikerek dönüyordu.
"gecikerek" sözcüğündeki "-ik" eki, "geç" isim köküne gelerek onu "gecik-" fiiline dönüştürmüştür. Yani bu ek isimden fiil yapım eki işleviyle kullanılmıştır. Diğer seçeneklerdeki "kesik", "göçük", "yarık" ve "kırık" sözcüklerindeki ekler ise fiil köklerine gelerek onları isme dönüştüren fiilden isim yapım ekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin köklerini ve aldıkları ekleri belirlemek.
"kesik" -> kes- (fiil kökü), "göçük" -> göç- (fiil kökü), "yarık" -> yar- (fiil kökü), "kırık" -> kır- (fiil kökü), "gecikerek" -> geç (isim kökü).
Ekin hangi kök türüne geldiğini doğru analiz ederek isimden mi yoksa fiilden mi türetildiğini anlamak gerekir.
2
"-ık / -ik / -uk / -ük" ekinin diğer sözcüklerdeki görevini incelemek.
"kes-ik", "göç-ük", "yar-ık" ve "kır-ı-k" sözcüklerinde ekin fiil köklerine gelerek onları isim yaptığı (Fiilden İsim Yapım Eki) görülmüştür.
Bu sözcüklerde ekin ortak bir işlevde (fiili isme dönüştürme) kullanıldığını teyit etmek.
3
"gecikerek" sözcüğünü morfolojik olarak çözümlemek.
"geç" (erken karşıtı olan isim kökü) -> "gec-ik-" (isimden fiil yapım eki) türemesi gerçekleşmiştir. Sonrasındaki "-erek" ise zarf-fiil ekidir.
"Gecikmek" eyleminin kökünün "geç" ismi olduğunu ve buradaki "-ik" ekinin bir ismi fiile dönüştürdüğünü (İsimden Fiil Yapım Eki) ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Yapım eklerinin eklendiği sözcüğün türünü değiştirme işlevi (İsimden Fiil ve Fiilden İsim Yapım Eklerinin ayrımı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 999Soru

(I) Gözlük, görme kusurlarını gidermek amacıyla icat edilen ve insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri kabul edilen bir araçtır. (II) İlk gözlüklerin 13. yüzyılın sonlarında İtalya'da üretildiği ve sadece yakını görme problemi olanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. (III) Zamanla mercek teknolojisinin gelişmesiyle birlikte gözlükler, uzağı görme sorunlar��nın çözümünde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. (IV) Günümüzde ise gözlük üretimi, yalnızca bir sağlık ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek moda sektörünün önemli bir parçası hâline gelmiştir. (V) Tasarımcılar, her yıl farklı çerçeve modelleri ve renk seçenekleri sunarak gözlüğü kişisel tarzın bir tamamlayıcısı olarak konumlandırmaktadır. (VI) Hatta bazı markalar, kıyafet koleksiyonlarıyla uyumlu özel gözlük serileri tasarlayarak bu alandaki çeşitliliği artırmaktadır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümleyle başlayan bölüm, gözlüğün sağlık işlevinden ve tarihinden saparak moda unsuru olmasına odaklandığı için ikinci paragrafın başlangıcı olmalıdır.
Dördüncü cümle ile birlikte gözlüğün tarihsel gelişimi ve tıbbi faydası anlatımı son bulmuş, gözlüğün günümüzdeki moda boyutu ve kişisel stil aracı olma niteliği işlenmeye başlanmıştır. Bu nedenle yeni paragraf dördüncü cümle ile başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki her bir cümlenin konusunu belirleyin.
İlk üç cümle (I, II ve III) gözlüğün icadını, tarihsel gelişimini ve görme kusurlarını gidermedeki işlevini ele almaktadır. Sonraki cümleler ise (IV, V ve VI) gözlüğün modern dönemde bir moda aksesuarı ve tasarım ürünü olarak kullanımına odaklanmaktadır.
Paragraf bölme sorularında anahtar nokta, konunun yön değiştirdiği ya da yeni bir bakış açısının geliştirildiği cümleyi saptamaktır.
2
Konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş noktasını tespit edin.
Dördüncü cümlede yer alan 'Günümüzde ise gözlük üretimi, yalnızca bir sağlık ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek moda sektörünün...' ifadesiyle konu tamamen yön değiştirmiştir. Bu cümle, yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur çünkü bağımsız bir düşünceyi başlatmaktadır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelere doğrudan yapısal bağlaçlar veya işaret sıfatlarıyla bağlı olmamalı, yeni bir konuyu başlatmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın aynı konunun farklı bir yönüne geçtiği ya da konuya tamamen yeni bir bakış açısıyla yaklaştığı cümleyi bulmak gerekir. Bu cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1000Soru

Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri baskın anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İhtiyar balıkçı Süleyman, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte limandan sessizce ayrıldı. Deniz sakin görünse de kuzeyden esen rüzgârın yönündeki hafif değişim, yaklaşmakta olan fırtınanın habercisiydi. Ağları yavaşça serin sulara bırakırken soğuktan nasır tutmuş elleri hafifçe titriyordu ama o, bu zorlu günü boş geçmemeye kararlıydı. Birden dalgalar ansızın yükselmeye başladı ve küçük ahşap tekne beşik gibi sallandı. Süleyman, hemen dümene sarılarak dalgaların hırçın gücüne karşı koymaya çalıştı ve yönünü limana doğru çevirdi. Zorlu bir mücadelenin ardından, rüzgârın uğultusu eşliğinde limanın korunaklı sularına sığındığında derin bir nefes aldı. Karaya adım atar atmaz, gökyüzünü kaplayan kara bulutlara bakıp gülümsedi.
II. Köyün batısındaki dik yamaçta, zamana tek başına direnen eski bir su değirmeni yükseliyordu. Duvarlarındaki yosun tutmuş gri taşlar, nemli rüzgârların etkisiyle yer yer koyu yeşil bir renge bürünmüştü. Değirmenin paslı ve devasa çarkı, hemen yanındaki dik uçurumdan dökülen soğuk ve berrak suyla s��rekli ıslanıyor; suyun tahta kanatlara sertçe çarpmasıyla etrafa ince, beyaz köpüklü damlacıklar saçılıyordu. Çevresini saran yabani mor leylaklar ve sık böğürtlen çalıları ise bu terk edilmiş yapıya adeta doğal ve koruyucu bir duvar gibi sarılmıştı. Değirmenin içinden gelen ahşap kokusu, dışarıdaki nemli toprak kokusuyla harmanlanıyordu.
III. Geleneksel Japon mimarisi, doğayla uyum içinde olma ve onunla bütünleşme ilkesine dayanır. Bu mimari anlayışta yapılar genellikle doğal ahşap malzemeler kullanılarak inşa edilir ve çevreyle organik bir bağ kurulması hedeflenir. İç mekânlarda kullanılan ve 'şoji' adı verilen kağıt kaplı sürgülü kapılar, odaların ihtiyaca göre kolayca bölünüp genişletilmesine imkân tanıyan işlevsel çözümler sunar. Evlerin çevresini saran, taş ve su unsurlarıyla bezeli bahçeler ise doğayı yaşam alanının merkezine yerleştirir. Böylece iç ve dış mekân arasındaki sınır belirsizleşerek dingin bir atmosfer elde edilir.
IV. Edebiyatın sadece estetik bir zevk aracı olduğunu, toplumsal meselelerden tamamen uzak durması gerektiğini savunanlara katılmak mümkün değildir. Sanat, yalnızca güzel duygular uyandırmakla yetinirse kendi varlık sebebini sorgulatmaz mı? Bir roman ya da şiir, okuyucunun konfor alanını bozmalı, onu kurulu düzeni ve zihnindeki kalıpları sorgulamaya yöneltmelidir. Hayatı sadece uzaktan izleyen ve toplumsal sorunlara sırtını dönen bir sanat eseri, kütüphane raflarında estetik bir nesne olmaktan öteye gidemez. Gerçek sanat eseri, bireyde bir farkındalık yaratarak onu dönüştüren güçtür. Bu yüzden yazarın sorumluluğu, dünyayı sadece tasvir etmek değil, kelimeleriyle ona müdahale etmektir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı paragraf öyküleme, II numaralı paragraf betimleme, III numaralı paragraf açıklama ve IV numaralı paragraf ise tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her paragraf kendi belirleyici yapısal ve üslupsal özelliklerine göre anlatım biçimleriyle eşleştirilmiştir. I numaralı paragraf olay akışı sunduğu için öyküleme; II numaralı paragraf gözlemleri zihinde canlandırdığı için betimleme; III numaralı paragraf bilgi verdiği için açıklama; IV numaralı paragraf ise bir fikri sorgulattığı için tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Her paragraftaki yazarın temel amacını ve üslubunu inceleyin.
Paragraflardan hangisinin olay anlattığı, hangisinin tasvir yaptığı, hangisinin bilgi verdiği ve hangisinin bir fikri tartıştığı belirlenir.
Anlatım biçimlerini ayırt etmek için metnin yazılış amacının tespiti önceliklidir.
2
I numaralı paragraftaki hareketlilik, kişi ve zaman unsurlarını değerlendirin.
Süleyman adlı balıkçının limandan çıkması ve fırtınayla mücadelesinin bir olay örgüsü (öyküleme) olduğu görülür.
Öykülemede temel unsur bir olayın hareket halinde (akış halinde) verilmesidir.
3
II numaralı paragraftaki sıfatları ve niteleyici ögeleri inceleyin.
Eski değirmenin, yosun tutmuş gri taşların ve mor leylakların zihinde bir tablo gibi canlandırıldığı (betimleme) tespit edilir.
Betimlemede kelimelerle resim çizme ve izlenim kazandırma esastır.
4
III numaralı paragraftaki nesnellik ve bilgi aktarımını inceleyin.
Geleneksel Japon mimarisinin özellikleri ve 'şoji' kavramının nesnel bir biçimde açıklandığı (açıklama) görülür.
Açıklamada amaç okuyucuya bilgi aktarmak ve bir konuyu öğretmektir.
5
IV numaralı paragraftaki soru cümlelerini ve karşı çıkılan fikri inceleyin.
Edebiyatın sadece estetik zevk aracı olduğu düşüncesine karşı çıkılarak tartışmacı bir üslup kullanıldığı belirlenir.
Tartışmada bir görüşün geçersizliğini kanıtlama ve kendi fikrini kabul ettirme amacı vardır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
ÖncekiSayfa 50 / 338Sonraki