Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1041Soru

Yazarken zihnimin sadece anlatacağım konuya odaklanmasını isterim. Gün içindeki telefon aramaları, kapı zilleri veya sokaktan gelen gürültüler bu odaklanmayı imkânsız hâle getiriyor. Bu yüzden herkesin elini eteğini çektiği, sessizliğin hâkim olduğu gece saatlerinde yazmayı alışkanlık edindim. Çünkü ancak o zaman kendimle baş başa kalabiliyorum.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılarınızı yazmak için neden günün geç saatlerini tercih ediyorsunuz?

Cevap

Yazılarınızı yazmak için neden günün geç saatlerini tercih ediyorsunuz?
Yazar, gün içindeki gürültülerin odaklanmasını engellediğini ve bu yüzden sessiz olan gece saatlerinde yazmayı alışkanlık edindim diyerek gerekçesini sunmaktadır. Bu durum, yazılarını yazmak için neden günün geç saatlerini tercih ettiğine doğrudan bir yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusunu ve yazarın temel amacını belirlemek.
Yazarın yazma sürecinde odaklanma sorunu yaşadığını ve bu sorunu çözmek için sessiz olan gece saatlerini seçtiğini tespit etmek.
Metnin hangi soruya yanıt olarak verildiğini anlamak için yazarın neyi gerekçelendirdiğini bulmamız gerekir.
2
Seçeneklerdeki sorularla metnin ana iletisini karşılaştırmak.
Yazma zamanı olarak günün geç saatlerinin (gece) tercih edilme nedeninin sorgulandığı sorunun metinle tam örtüştüğünü görmek.
Soru ile verilen cevabın bağlamsal ve mantıksal uyumunu kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta soruya karşılık gelen cevabı bulma bağlamında ana düşünce ve yardımcı düşüncelerin ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1042Soru

Derecelendirme belirteçleri, cümlede niteleme sıfatlarının ya da diğer belirteçlerin önüne gelerek onların anlamını derece, miktar veya üstünlük bakımından sınırlandırır ya da pekiştirir.

Buna göre,
I. Şair, bu eserinde oldukça akıcı bir anlatım tercih etmiş.
II. Kış rüzgârları pencereleri hızlıca sarsarak geçip gitti.
III. Sabah erkenden yola çıkan kafile öğleden sonra hedefine ulaştı.
IV. Öğretmenimiz konuyu herkesin anlayabileceği şekilde yavaşça anlattı.
V. Proje ekibi, hazırlık aşamasında geceli gündüzlü çalışarak raporu tamamladı.

numaralanmış cümlelerin hangisinde bir sıfatı derecelendiren belirteç vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Birinci cümlede geçen 'oldukça' sözcüğü, kendisinden sonra gelen 'akıcı' niteleme sıfatının anlamını derece yönünden etkileyen bir derecelendirme belirtecidir. Bu nedenle 'Yalnız I' ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm belirteçleri (zarfları) ve bu belirteçlerin etkilediği sözcükleri tespit edin.
Birinci cümlede 'oldukça', ikinci cümlede 'hızlıca', üçüncü cümlede 'erkenden' ve 'öğleden sonra', dördüncü cümlede 'yavaşça', beşinci cümlede ise 'geceli gündüzlü' sözcüklerinin belirteç göreviyle kullanıldığı görülür.
Belirteçlerin cümledeki işlevlerini ve hangi sözcük türlerini nitelediklerini belirlemek için.
2
Zarfların nitelediği ya da belirttiği sözcüklerin türünü (isim, sıfat, fiil, fiilimsi) analiz edin.
Birinci cümledeki 'oldukça' sözcüğü 'akıcı' niteleme sıfatını etkilemiştir. İkinci cümledeki 'hızlıca' fiilimsiyi, dördüncü cümledeki 'yavaşça' fiili, beşinci cümledeki 'geceli gündüzlü' ise fiilimsiyi etkilemektedir. Üçüncü cümledeki zaman zarfları ise eylemi zaman yönünden sınırlandırmıştır.
Sıfatı derecelendiren belirteci diğerlerinden ayırt etmek için.
3
Elde edilen sonuçlara göre sıfatı derecelendiren belirtecin sadece birinci cümlede bulunduğunu doğrulayın.
Doğru seçeneğe ulaşılarak karar verilir.
Doğru yanıtın kesinleştirilmesi için.

Anahtar Kavram

Derecelendirme zarflarının sıfatları veya diğer zarfları niteleme/derecelendirme görevi
Soru 1043Soru

Aşağıda numaralanmış paragrafları, bu paragraflarda kullanılan baskın anlatım biçimleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kutup bölgelerindeki buzulların erimesi, küresel deniz seviyelerinin yükselmesine neden olmaktadır. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre, son elli yılda ortalama sıcaklıkların artmasıyla birlikte Antarktika ve Grönland'daki buzul kütlesi ciddi oranda azalmıştır. Bu durum, kıyı bölgelerinde yaşayan canlıların yaşam alanlarını doğrudan tehdit etmektedir.
Köyün girişindeki eski ahşap evin bahçe kapısı paslanmıştı. Bahçede boyu insan boyunu aşan yaban otları, kurumuş kuyu bileziğinin etrafını sarmıştı. Evin penceresindeki kırık camlar, rüzgârda hafifçe sallanıyor; çatının sol tarafındaki kiremitler ise dökülmüş, altındaki tahtalar kararmış bir şekilde görünüyordu.
Murat, masanın üzerindeki eski haritayı katlayıp cebine koydu. Fenerini yakarak karanlık mağaranın dar girişinden içeriye doğru adımladı. Kalbi hızla çarpıyordu. Birkaç adım attıktan sonra ayağı yerdeki gevşek bir taşa çarptı ve dengesini kaybetmemek için duvara tutundu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Buzulların erimesini anlatan birinci paragraf açıklayıcı anlatımla, eski ahşap evi tasvir eden ikinci paragraf betimleyici anlatımla, Murat'ın mağaraya giriş macerasını konu edinen üçüncü paragraf ise öyküleyici anlatımla eşleşmektedir.
Buzulların erimesine dair nesnel veriler sunan metin bilgi aktardığı için açıklama, eski evi tasvir eden metin kelimelerle resim çizdiği için betimleme, Murat'ın hareketlerini anlatan metin olay akışı barındırdığı için öyküleme ile doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafların yazılış amaçlarını ve dil özelliklerini inceleme
Birinci paragrafta bilgi verme amacının, ikinci paragrafta durağan bir manzarayı görsel detaylarla zihinde canlandırma amacının, üçüncü paragrafta ise hareketli bir olay akışını aktarma amacının öne çıktığı belirlenir.
Her bir anlatım biçiminin temel işlevini ve ayırt edici özelliğini tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Tepsi edilen özellikleri uygun terimlerle eşleştirme
Bilgi veren metin açıklama, durağan tasvir sunan metin betimleme, olay anlatan metin öyküleme ile eşleştirilir.
Eşleştirme işleminin doğru kavramsal karşılıklarla tamamlanması sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1044Soru

Tarihsel anlatılarda nesnelliğin mutlak bir ölçüt olarak sunulması, geçmişin karmaşık yapısını basite indirgeme çabasından başka bir şey değildir. Birçok tarihçi, belgelerin kendi adına konuştuğunu ve geçmişi olduğu gibi yansıttığını iddia eder. Oysa her belge, onu kaleme alanın zihniyetini, dönemin iktidar ilişkilerini ve ideolojik süzgecini taşır. Dolayısıyla tarih yazımı, geçmişin tarafsız bir fotoğrafı değil; bugünden geçmişe yöneltilen öznel bir bakış açısı, bir inşa sürecidir. Nitekim ünlü tarihçi Edward Hallett Carr da tarihçinin olguları seçerken kaçınılmaz olarak kendi değer yargılarını işin içine kattığını belirtmiştir. Bu durum, tarihin bilimselliğine gölge düşürmez; aksine onun insanı anlama çabasındaki zenginliğini gösterir.

Bu parçanın anlatımında, yerleşik bir görüşe karşı çıkılarak tartışmacı anlatım biçiminin benimsendiği ve savı inandırıcı kılmak amacıyla tanık göstermeye başvurulduğu yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı doğrudur çünkü metinde yerleşik bir görüşe (tarih yazımında mutlak nesnellik) karşı çıkılmış ve bu savı desteklemek için Edward Hallett Carr tanık gösterilmiştir.
Paragrafta yerleşik nesnellik anlayışına karşı çıkılarak tartışmacı bir dil kullanılmış ve Edward Hallett Carr'ın sözüyle sav desteklenerek tanık gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin anlatım biçimini belirlemek için yazarın amacını analiz edin.
Yazarın tarih yazımındaki nesnellik anlayışını eleştirerek kendi tezini (öznellik/inşa süreci) savunduğu, dolayısıyla tartışmacı anlatım biçiminin benimsendiği görülür.
Yazarın yerleşik bir görüşü değiştirme çabası tartışmacı anlatımın temel özelliğidir.
2
Metinde düşünceyi geliştirme yollarından tanık göstermeye başvurulup başvurulmadığını kontrol edin.
Tarihçi Edward Hallett Carr'ın doğrudan görüşüne yer verilerek savın desteklendiği ve tanık gösterme yapıldığı tespit edilir.
Tanınmış bir kişinin görüşünün kendi savını desteklemek amacıyla kullanılması tanık gösterme yöntemidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta tartışmacı anlatım biçimi ve düşünceyi geliştirme yollarından tanık gösterme yöntemi.
Soru 1045Soru

(I) Her sabah güneş doğmadan önce yola koyulur, doğanın uyanışını izlerdi. (II) Bu sessiz saatlerde düş kurmak, onun için hayata tutunmanın tek yoluydu. (III) Siz de onun gibi yapayalnız kalırsanız ne demek istediğimi çok daha iyi anlarsınız. (IV) Keşke bu güzel anları daha geniş bir zaman diliminde yaşayabilseydik. (V) Geçmişin kırık dökük anıları arasından sıyrılıp geleceğe umutla bakmalıyız.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerde geçen fiillerle ve fiil çekim ekleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. cümlede, görülen geçmiş zaman kipi ve üçüncü tekil şahıs ekiyle çekimlenmiş bir fiil vardır.

Cevap

İkinci cümlede görülen geçmiş zaman kipi ve üçüncü tekil şahıs ekiyle çekimlenmiş bir fiil bulunduğu yönündeki ifade yanlıştır; çünkü bu cümlede çekimli bir fiil yer almamaktadır.
Doğru yanıt, ikinci cümlede görülen geçmiş zaman kipiyle çekimlenmiş bir fiil olduğunu iddia eden seçenektir. İkinci cümlede yer alan 'kurmak' sözcüğü bir isim-fiil (fiilimsi) olup çekimli fiil değildir. 'yoluydu' sözcüğü ise isim kökenlidir ve ek-fiilin hikaye çekimini almıştır. İsim soylu sözcüklerin aldığı ek-fiil ekleri fiil çekim eki (kip ve şahıs ekleri) kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle cümlede fiil çekim eki almış herhangi bir fiil bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm cümlelerin yüklemlerini ve çekimli fiillerini belirlemek.
Birinci cümlede 'koyulur' ve 'izlerdi' (çekimli fiiller); ikinci cümlede 'yoluydu' (isim soylu yüklem); üçüncü cümlede 'kalırsanız' ve 'anlarsınız' (çekimli fiiller); dördüncü cümlede 'yaşayabilseydik' (çekimli fiil); beşinci cümlede 'bakmalıyız' (çekimli fiil) olarak tespit edilmiştir.
Kip ve şahıs ekleri (fiil çekim ekleri) sadece çekimli fiillerde bulunabilir, isim soylu sözcüklerde veya fiilimsilerde bulunamaz.
2
İkinci cümlede yer alan yüklemi ve diğer sözcükleri eklerine ayırarak incelemek.
Yüklem olan 'yoluydu' sözcüğü 'yol-u-y-du' şeklinde eklerine ayrılır. Buradaki '-u' iyelik eki, '-du' ise ek-fiilin hikaye çekimidir. 'kurmak' sözcüğü ise isim-fiil ekini alarak fiilimsidir.
İsim soylu yüklemlerin aldığı ek-fiil ekleri ve fiilimsilerin aldığı yapım ekleri fiil çekim eki (kip ve şahıs eki) olarak kabul edilmez. Bu nedenle ikinci cümlede çekimli fiil bulunmamaktadır.
3
Diğer cümlelerdeki fiillerin çekim özelliklerini ve kip/şahıs eklerini doğrulamak.
Birinci cümlede basit ve birleşik zamanlı fiiller; üçüncü cümlede ikinci çoğul şahıs ekli fiiller; dördüncü cümlede dilek-şart kipi ve birinci çoğul şahıs eki; beşinci cümlede isimleşmiş sıfat-fiiller ('geçmiş', 'gelecek') doğru analiz edilmiştir.
Diğer seçeneklerdeki tüm dil bilgisel tespitlerin doğruluğunu teyit ederek yanlış olan ifadeyi kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Fiil Çekim Ekleri (Kip ve Şahıs Ekleri) ile İsim Soylu Yüklemlerin ve Fiilimsilerin Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1046Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanması için boş bırakılan yerlere gelmesi gereken cümle numaralarını yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Bu sayede yazarlar, duygu ve düşüncelerini okuyucuya çok daha etkili bir biçimde ulaştırabilirler.
II. Kelimeler, bir yazarın zihnindeki dünyay�� inşa eden en temel yapı taşlarıdır.
III. Sanatçı, bu yapı taşlarını özenle seçip bir araya getirerek eserinin estetik dokusunu oluşturur.

Doğru sıralama:
- -
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanışı II - III - I şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralamada öncelikle herhangi bir bağlayıcı unsur içermeyen ve konuya giriş yapan genel nitelikli ikinci cümle ilk sıraya gelir. İkinci cümlenin sonundaki 'yapı taşları' kavramı, üçüncü cümledeki 'bu yapı taşlarını' ifadesi ile devam ettirilir. Son olarak, birinci cümledeki 'Bu sayede' ifadesi, üçüncü cümledeki bir araya getirme eyleminin sonucunu belirterek paragrafı anlamca tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin giriş cümlesi olmaya uygunluğunu incelemek.
İkinci cümlenin bağımsız bir giriş cümlesi olduğu belirlenir.
Giriş cümleleri kendinden önce bir cümlenin varlığına işaret eden bağlayıcı ifadeler (bu sayede, bu yapı taşları vb.) içermez. İkinci cümle konuyu başlatan genel bir tanım niteliğindedir.
2
İkinci cümleden sonra gelecek cümleyi dilsel bağlantıları kullanarak tespit etmek.
Üçüncü cümlenin ikinci cümleden hemen sonra gelmesi gerektiği saptanır.
Üçüncü cümlede geçen 'bu yapı taşlarını' ifadesi, ikinci cümlenin sonundaki 'yapı taşlarıdır' kavramına doğrudan işaret etmektedir.
3
Kalan son cümleyi anlam akışına göre yerleştirerek paragrafı tamamlamak.
Birinci cümlenin sonuç cümlesi olduğu tespit edilir ve sıralama tamamlanır.
Birinci cümledeki 'Bu sayede' ifadesi, üçüncü cümlede bahsedilen 'özenle bir araya getirme' eyleminin ortaya çıkardığı olumlu sonucu açıklamaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü kurma, giriş-gelişme-sonuç cümlelerinin özelliklerini belirleme ve 'bu sayede', 'bu yapı taşları' gibi dilsel köprüleri takip etme.
Soru 1047Soru

Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış cümlelerde yazarların üslubuna yönelik bazı değerlendirmelere yer verilmiş, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerin doğrudan ilişkili olduğu anlatım ilkeleri sıralanmıştır. Buna göre, sol sütundaki değerlendirmeleri sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, romanındaki hiçbir cümlede fazladan tek bir kelimeye bile yer vermemiş; her sözcük, üstlendiği görevle metnin vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiş.
Eserde derin felsefi sorgulamalar, yapay bir sanat kaygısından uzak, süssüz ve son derece içten bir üslupla, günlük dilin sadeliğinde eritilmiş.
Yazarın birkaç kelimelik kısa ve yoğun cümleleri, zihnimizde sayfalar dolusu açıklamanın yapamayacağı etkiyi oluşturuyor; adeta damıtılmış bir söz denizindeyiz.
Anlatımdaki kelimeler birbirine öyle bir uyumla bağlanmış ki okurken dilimizi yoran, söyleyişi güçleştiren hiçbir pürüzle karşılaşmadan son sayfaya ulaşıyoruz.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle duruluk ile, ikinci cümle yalınlık ile, üçüncü cümle özlülük ile, dördüncü cümle ise akıcılık ile eşleşmektedir.
Verilen değerlendirmelerin her biri, ilgili oldukları anlatım ilkelerinin (duruluk, yalınlık, özlülük, akıcılık) temel tanımlarıyla tam bir uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci değerlendirmeyi analiz etme
Gereksiz sözcük barındırmama durumunun duruluk ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Değerlendirmede fazladan tek bir kelimeye yer verilmediği vurgulanmaktadır.
2
İkinci değerlendirmeyi analiz etme
Süssüz, yapaylıktan uzak ve sade anlatımın yalınlık ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Değerlendirmede yapay sanat kaygısından uzak ve süssüz olma durumuna dikkat çekilmektedir.
3
Üçüncü değerlendirmeyi analiz etme
Az sözle yoğun ve damıtılmış bir anlam aktarmanın özlülük ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Cümlelerin kısa olmasına rağmen zihinde geniş bir etki oluşturduğu belirtilmektedir.
4
Dördüncü değerlendirmeyi analiz etme
Söyleyiş pürüzlerinden arınmış, kesintisiz bir okuma deneyiminin akıcılık ilkesine karşılık geldiği belirlenir.
Metnin dilimizi yormayan ve söyleyişi güçleştirmeyen bir yapıya sahip olduğu vurgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Soru 1048Soru

Türkçede sesteş eklerin bulunması, sözcüklerin doğru çözümlenmesini ve cümledeki işlevlerinin titizlikle belirlenmesini gerektirir. Örneğin "-ar / -er" eki, eklendiği sözcüğün kökünün türüne göre yapım eki veya çekim eki (geniş zaman) görevi üstlenebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte yer alan "-ar / -er" eki, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eski albümdeki sararmış fotoğraflara her bakışında geçmişin tatlı anılarıyla gözleri yaşardı.

Cevap

Eski albümdeki sararmış fotoğraflara her bakışında geçmişin tatlı anılarıyla gözleri yaşardı.
"gözleri yaşardı" ifadesindeki "yaşardı" sözcüğü "yaş" (gözyaşı/ıslaklık) isim kökünden türetilmiştir. İsim köküne getirilen "-ar" eki, ismi fiil yapan bir yapım ekidir (yaş-armak). Bu nedenle bu sözcükteki ek yapım eki işlevindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili sözcüklerin köklerini ve türlerini (isim veya fiil) belirleme
"Gülerdi" sözcüğünün kökü "gül-" (fiil), "yaşardı" sözcüğünün kökü "yaş" (isim - ıslaklık/gözyaşı anlamında), "yakardı" sözcüğünün kökü "yak-" (fiil), "kalardı" sözcüğünün kökü "kal-" (fiil), "kurardı" sözcüğünün kökü "kur-" (fiil) olarak tespit edilir.
Eklerin işlevini doğru belirleyebilmek için eklendikleri kökün türünün bilinmesi gerekir.
2
"-ar / -er" ekinin eklendiği köklerle kurduğu ilişkiyi ve işlevini inceleme
"gül-er-di", "yak-ar-dı", "kal-ar-dı" ve "kur-ar-dı" sözcüklerinde "-ar / -er" eki fiil köklerine gelerek geniş zaman anlamı katmış ve çekim eki olarak kullanılmıştır. Buna karşın "yaş-ar-dı" sözcüğünde "yaş" isim köküne gelen "-ar" eki, ismi fiile dönüştürerek "yaşarmak" eylemini türetmiş ve yapım eki olarak işlev görmüştür.
Çekim ekleri sözcüğün türünü ve temel anlamını değiştirmezken yapım ekleri yeni sözcük türetir.

Anahtar Kavram

Yapım eki ile çekim ekinin ayrımı ve sesteş eklerin işlevsel analizi
Soru 1049Soru

Yazmaya başladığım ilk yıllarda kelimelerin peşinden koşar, sayfaları durmaksızın doldururdum. Zamanla anladım ki gerçek ustalık, çok söz söylemekte değil; sayfalarca sürecek bir düşünceyi, bir duyguyu adeta damıtarak birkaç satıra sığdırabilmektedir. Bu yüzden ben, metinlerimdeki gereksiz süsleri temizledikten sonra, her bir cümleme koca bir dünyayı yüklemeye çalışırım. Okur, o birkaç kelimelik köprüden geçerek kendi zihnindeki geni�� vadilere ulaşmalıdır.

Buna göre, bu parçadaki yazarın yazarlık anlayışında öne çıkan anlatım ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özlülük

Cevap

Özlülük
Doğru cevap olan özlülük seçeneği, yazarın 'sayfalarca sürecek bir düşünceyi damıtarak birkaç satıra sığdırmak' ve 'cümlelere koca bir dünyayı yüklemek' şeklinde ifade ettiği az sözle çok şey anlatma ilkesiyle birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri belirleme
'Sayfalarca sürecek bir düşünceyi damıtarak birkaç satıra sığdırmak' ve 'her bir cümleme koca bir dünyayı yüklemek' ifadeleri tespit edilmi��tir.
Yazarın yazarlık anlayışının temelini oluşturan ilkeyi bulmak için metindeki ana fikre yönelik ipuçları toplanmalıdır.
2
Tespit edilen ifadeleri anlatım ilkeleriyle eşleştirme
Az sözle çok ve derin anlamlar ifade etme kavramının 'özlülük' ilkesine karşılık geldiği görülmüştür.
Toplanan ipuçlarının edebiyat terimleri sözlüğündeki karşılığını bularak doğru seçeneğe yönelmek gerekir.
3
Çeldiricileri eleme ve doğru seçeneği netleştirme
Gereksiz sözcüklerden kaçınmayı ifade eden duruluk, süssüzlüğü ifade eden yalınlık, anlam derinliğini ifade eden yoğunluk ve netliği ifade eden açıklık ilkeleri parçadaki asıl vurguyu karşılamadığı için elenmiştir.
Diğer anlatım ilkelerinin parçadaki yan unsurlarla karıştırılmasını önlemek amacıyla ana vurguyla çeldiriciler arasındaki fark netleştirilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri (Özlülük)
Soru 1050Soru

Eski kitapların yıpranmış sayfalarını onarırken sadece kâğıdı ve deriyi bir araya getirdiğimi düşünmüyorum. Parmaklarımın ucunda, yüzyıllar öncesinden kalma bir ustanın el izi, kenara düşülmüş aceleci bir not veya kurumuş bir çiçek yaprağı canlanıyor. Zamanın acımasız akışına karşı durmaya çalışan bu nesnelere dokunurken içimde hem derin bir hayranlık hem de geçip giden hayatlara karşı hüzünlü bir şefkat filizlenir. Bazen günlerce tek bir sayfa üzerinde çalışırım; sabır, benim için bir zorunluluk değil, o kitabın eski sahibine duyduğum vefa borcunun sessiz bir ifadesidir. İnsanlar geçer gider, geriye sadece onların ruhunu taşıyan bu sessiz tanıklar kalır. İşte bu yüzden, her dikişte geçmişle gelecek arasında görünmez ama kopmaz bir köprü kurduğumu hissederim.

Bu par��ada kendisinden söz eden cilt ustasının iç dünyası ve çalışma ahlakı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilmesi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişin izlerine karşı derin bir duyarlılık besleyen ve sabırla çalışan

Cevap

Geçmişin izlerine karşı derin bir duyarlılık besleyen ve sabırla çalışan
Doğru olan seçenekteki geçmişin izlerine karşı derin bir duyarlılık besleyen ve sabırla çalışan ifadesi metinle tam olarak örtüşmektedir. Ustanın kitap sayfalarında bulduğu el izlerine ve notlara gösterdiği şefkat onun duyarlılığını; sabırlı çalışmayı bir zorunluluk değil, vefa borcu olarak görmesi ise çalışma ahlakındaki sabrı doğrudan yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri belirlemek.
Yazarın eski kitaplardaki el izi, not ve kuruyan çiçek gibi ayrıntılara dikkat ettiği ve bunlara karşı 'hüzünlü bir şefkat' beslediği saptanmıştır.
Karakterin duygu dünyasını analiz etmek.
2
Karakterin işe karşı tutumunu incelemek.
Gerektiğinde günlerce tek bir sayfa üzerinde çalıştığı ve bunu bir 'vefa borcu' olarak gördüğü belirlenmiştir.
Karakterin çalışma ahlakını ve sabır düzeyini ortaya koymak.
3
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırmak.
Duyarlılık ve sabır niteliklerinin doğrudan doğru seçenekte verildiği görülmüştür.
Doğru nitelendirmeyi bulmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 1051Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralanabilmesi için yapılması gereken analiz doğrultusunda, baştan üçüncü sıraya gelmesi gereken cümleyi belirleyiniz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Bu kimyasal değişim, kayacın yapısındaki minerallerin çözünerek yeni bileşikler oluşturmasına zemin hazırlar.

II. Fiziksel ufalanma sonucu yüzey alanı genişleyen kayaçlar, atmosferdeki gazlar ve suyla daha kolay tepkimeye girer.

III. Böylece büyük kaya kütleleri, zamanla bitkilerin ve mikroorganizmaların kolayca tutunabileceği verimli bir toprak tabakasına dönüşür.

IV. Kayaçların topraklaşma süreci, öncelikle mekanik etkenlerle küçük parçalara ayrılmasıyla başlar.

V. Ardından devreye giren kimyasal ayrışma süreci, bu ufalanmış parçaları moleküler düzeyde etkilemeye başlar.

Yukarıdaki cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur? (Cevabınızı sadece Roma rakamı olarak yazınız, örn: IV)

Cevap:
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında baştan üçüncü cümle V numaralı cümle olur.
Doğru sıralama IV - II - V - I - III şeklindedir. IV numaralı cümle konuyu genel bir yargıyla başlattığı için giriş cümlesidir. II numaralı cümle, IV'teki mekanik parçalanmanın sonucu olan 'fiziksel ufalanma'yı açıklar. V numaralı cümle, II'deki fiziksel ufalanmanın ardından başlayan 'kimyasal ayrışma'yı anlatır. I numaralı cümle, V'teki kimyasal ayrışmayı 'bu kimyasal değişim' olarak nitelendirerek devam ettirir. III numaralı cümle ise tüm bu sürecin sonucunu 'Böylece' ifadesiyle özetleyerek paragrafı sonlandırır. Bu doğrultuda baştan üçüncü sıraya V numaralı cümle gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesini belirlemek.
IV numaralı cümle giriş cümlesidir.
IV numaralı cümle, herhangi bir kendinden önceki cümleye atıfta bulunan bağlantı unsuru içermez ve konuyu genel bir yargıyla başlatır.
2
Giriş cümlesindeki 'mekanik etkenlerle küçük parçalara ayrılma' ifadesiyle bağlantılı olan diğer cümleyi bulmak.
IV numaralı cümleden sonra II numaralı cümle gelmelidir.
II numaralı cümledeki 'Fiziksel ufalanma sonucu' ifadesi, IV numaralı cümledeki mekanik parçalanmanın doğrudan bir sonucunu ve devamını açıklar.
3
II numaralı cümlenin sonundaki kimyasal tepkimeye girme durumundan yola çıkarak bir sonraki aşamayı belirlemek.
II numaralı cümleden sonra V numaralı cümle gelmelidir.
V numaralı cümledeki 'Ardından devreye giren kimyasal ayrışma süreci' ifadesi, fiziksel ufalanmanın ardından başlayan kimyasal süreci anlatır ve 'bu ufalanmış parçalar' ifadesiyle önceki cümleye bağlanır.
4
Kimyasal süreçle ilgili açıklamanın devamını bulmak.
V numaralı cümleden sonra I numaralı cümle gelmelidir.
I numaralı cümledeki 'Bu kimyasal değişim' ifadesi, V numaralı cümledeki 'kimyasal ayrışma süreci'ne doğrudan gönderme yapar.
5
Sürecin nihai sonucunu bildiren cümleyi bulup sıralamayı tamamlamak.
I numaralı cümleden sonra III numaralı cümle gelerek paragrafı sonlandırır. Doğru sıralama IV - II - V - I - III şeklindedir.
III numaralı cümledeki 'Böylece... dönüşür' ifadesi, tüm bu aşamaların sonucunda ulaşılan durumu özetler.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Sıralaması ve Anlam Akışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1052Soru

Benim için bir fotoğrafı değerli kılan şey, onun teknik kusursuzluğundan ziyade taşıdığı duygudur. Bazen hafifçe bulanık çıkmış veya ışığı doğru ayarlanamamış bir kare, izleyicide çok daha güçlü bir yaşanmışlık hissi uyandırabilir. Anın ruhunu yakalayabilmişsem benim için o fotoğraf başarılı demektir.

Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık söylenmiş olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sizce bir fotoğrafın başarısını belirleyen temel unsur nedir?

Cevap

Sizce bir fotoğrafın başarısını belirleyen temel unsur nedir?
Fotoğrafın başarısını belirleyen temel unsurun ne olduğunu soran ifade, metnin ana düşüncesi olan 'fotoğrafın değerinin teknikten ziyade duyguda ve anın ruhunda aranması gerektiği' fikriyle tam olarak örtüşmektedir. Bu yüzden yazar bu soruya karşılık bu açıklamayı yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana düşüncesini ve yazarın odaklandığı kavramları belirlemek
Metinde fotoğrafın değerinin ve başarısının teknik kusursuzluktan ziyade taşıdığı duyguda ve anın ruhunu yakalamasında yattığı vurgulanmaktadır.
Yazarın neye cevap verdiğini anlamak için öncelikle metnin hangi ana düşünce etrafında şekillendiğini saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki soruları inceleyerek metinle doğrudan ilişkisini değerlendirmek
Fotoğrafın başarısını belirleyen temel unsurun ne olduğuna yönelik soru, yazarın teknik kusursuzluk yerine duygu ve anın ruhunu öne çıkaran yanıtıyla tam bir uyum göstermektedir.
Sorunun cevabı olan ifadenin metnin bütününde açıklanan ana fikirle doğrudan örtüşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap İlişkisi ve Konuyu Belirleme
Soru 1053Soru

İslam’da takva; Allah’a karşı duyulan sevgi, saygı ve sorumluluk bilinciyle O’nun rızasına uymayan her türlü kötülükten korunma çabasıdır. Kur'an-ı Kerim'de muttakilerin (takva sahiplerinin) vasıfları sayılırken namaz kılmak ve infak etmek gibi ibadetlerin yanı sıra, öfkeyi yutmak, affedici olmak, sözünde durmak ve haksızlıktan kaçınmak gibi ahlaki tutumlar ön plana çıkarılır. Dolayısıyla takva, inanan insanın hayatında salt bir zihni ve hissi durum olarak kalmaz; aktif bir salih amel sürecine dönüşür.

Bu parçadan hareketle takva kavramı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takva, bireyin iç dünyasındaki Allah bilincinin ve sorumluluk duygusunun eylemsel boyuta taşınarak ahlaki davran��şlar ve salih amellerle somutlaşmasını gerektirir.

Cevap

Takva, bireyin iç dünyasındaki Allah bilincinin ve sorumluluk duygusunun eylemsel boyuta taşınarak ahlaki davranışlar ve salih amellerle somutlaşmasını gerektirir.
Doğru seçenek, parçada belirtilen takvanın zihni ve hissi bir durumla sınırlı kalmayıp salih amel sürecine ve ahlaki davranışlara dönüşmesi gerektiği vurgusunu tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel vurguyu analiz etme
Takvanın sadece zihinsel veya hissel bir durum olmadığı, aktif bir salih amel sürecine dönüştüğü tespit edildi.
Sorunun kökünde parçadan hareketle ulaşılabilecek genel yargı sorulmaktadır.
2
Seçenekleri değerlendirme ve yanlış yönelimleri eleme
İçsel durumları eylemlerden ayıran, ibadetin şekilsel yönünü yeterli gören veya imanı sadece dille ikrara indirgeyen seçenekler elendi.
Parçanın ana fikri olan inancın eyleme dönüşmesi ilkesine ters düşen ifadeleri tespit etmek için.
3
Doğru yargı ile parçadaki ifadeleri eşleştirme
Muttakilerin ahlaki davranışları ve salih amelleri ile takvanın somutlaşması arasındaki ilişkiyi kuran seçeneğe ulaşıldı.
Takvanın eylemsel boyutta ahlaki davranışlarla somutlaştığı yargısı doğrudan parçadaki açıklamayla örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Takva kavramının tanımı ve muttakilerin eylemsel, ahlaki nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1054Soru

Aşağıda verilen ses bilgisi kurallarını ve özelliklerini ilgili örnek sözcüklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türetilirken (yapım eki alırken) ünsüz benzeşmesi kuralına uğramış sözcük
Kelime birleşmesi sırasında ünsüz benzeşmesi kuralına uymayan sözcük
Matematik veya geometri terimi yapımında kullanılan ve ünsüz benzeşmesi kuralına aykırılık oluşturan ek
Ünsüz benzeşmesi kuralına uyulmamas��ndan ötürü yazım yanlışı barındıran kullanım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türetilirken ünsüz benzeşmesi geçiren sözcük 'Atkı' ile; kelime birleşmesi sırasında benzeşmeye uymayan sözcük 'Akciğer' ile; terim yapımında benzeşmeye aykırılık oluşturan ek 'Dörtgen' ile; benzeşmeye uyulmadığı için yazım yanlışı barındıran kullanım ise '1983'de' ifadesi ile eşleşir.
Türetilirken benzeşme geçiren sözcük 'Atkı'dır çünkü 'at-gı' yapısında benzeşme gerçekleşmiştir. Birleşik sözcüklerde benzeşme aranmadığı için 'Akciğer' sözcüğü kural dışı kalır. Geometrik terimlerdeki '-gen' ekinin kurala aykırı olması 'Dörtgen' sözcüğünde gözlemlenir. Yazım yanlışı barındıran kullanım ise sert ünsüzle biten sayıya yumuşak ünsüzle başlayan ek getirilmesiyle oluşan '1983'de' ifadesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Örnek sözcüklerin ek ve kök analizini yaparak türetilme sırasındaki ses olayını belirlemek.
'Atkı' sözcüğünün kökü 'at-' fiilidir ve fiilden isim yapan '-gı' ekini almıştır. Kök sonundaki 't' sert ünsüzü, ek başındaki 'g' yumuşak ünsüzünü 'k' sert ünsüzüne dönüştürmüştür. Bu durum yapım eki alırken gerçekleşen ünsüz benzeşmesidir.
Türeme esnasında meydana gelen ünsüz benzeşmesini saptamak.
2
Birleşik sözcüklerin ses özelliklerini kontrol etmek.
'Akciğer' sözcüğü 'ak' ve 'ciğer' sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Türkçede iki kelimenin birleşme sınırında ünsüz benzeşmesi aranmaz.
Birleşik kelimelerdeki özel ses durumu istisnasını belirlemek.
3
Geometrik terimlerin aldığı ekleri ve bunların ses kuralları ile ilişkisini incelemek.
'Dörtgen' sözcüğündeki '-gen' eki, kendisinden önce gelen 't' sert ünsüzüne rağmen sertleşmeye uğramamış ve '-ken' biçimine dönüşmemiştir.
Kelime yapımındaki istisnai ek kullanımını tespit etmek.
4
Sayıların ek alması sırasındaki yazım ve ses kurallarını kontrol etmek.
1983 sayısı 'üç' ile bittiği için son sesi sert ünsüz olan 'ç'dir. Eklenen bulunma durumu ekinin sertleşerek '-te' olması gerekirken yumuşak ünsüzlü '-de' şeklinde bırakılması yazım yanlışı oluşturur.
Sayıların yazımında ünsüz sertleşmesi kuralına aykırılıktan doğan yazım hatasını belirlemek.

Anahtar Kavram

Ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralları, ek ve kök düzeyindeki değişimler, birleşik sözcükler ile terim eklerindeki istisnai durumlar ve sayılara getirilen eklerdeki yazım kuralları uygulamaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1055Soru

Bir kentin tarihî sokaklarında yürürken sadece binaların dış yüzeylerini değil, o yapıların gölgelerinde biriken zamanı da adımlarsınız. Eski bir ahşap kapının üzerindeki paslı halka veya çatlak bir mermer sütun, geçmişin durağan birer belgesi olmanın ötesinde, dünün hikâyelerini bugüne fısıldayan birer canlı anlatıcıdır. Kimi sanat tarihçileri mimariyi yalnızca mekânsal bir düzenleme ve işlevsel bir form olarak ele almaktadır. Oysa mimari, taşın ve ahşabın dilinden dökülen sessiz bir anlatıdır. Loş bir koridora adım attığınızda genzinizi yakan o küf kokusu, geçmiş kuşakların yaşanmışlıklarını duyularınızla buluşturur; sizi fiziksel sınırların ötesine taşır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olay akışının kişi ve zaman ögelerine bağlı kalınarak aktarıldığı öyküleyici anlatım temel eksen kılınmıştır.

Cevap

Olay akışının kişi ve zaman ögelerine bağlı kalınarak aktarıldığı öyküleyici anlatım temel eksen kılınmıştır.
Metnin anlatımında öykülemenin temel eksen olduğunu belirten yargı söylenemez. Metinde eylem bildiren bazı ifadeler yer alsa da bunlar belirli bir olay örgüsü, karakter kadrosu ve zaman dilimi çerçevesinde gelişen bir olay akışını (öykülemeyi) oluşturmaz. Metnin temel amacı, mimarinin sadece işlevsel bir form olmadığını savunarak okuyucunun bakış açısını değiştirmektir (tartışmacı anlatım) ve bunu yaparken tasvirlerden (betimleyici anlatım) yararlanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını belirlemek amacıyla metin dikkatlice okunur.
Metinde betimleme, tartışma ve kişileştirme ögelerinin bir arada kullanıldığı tespit edilir.
Anlatım biçimlerini ayırt etmek için metnin genelindeki baskın ve yardımcı tekniklerin belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen anlatım özellikleri metindeki ifadelerle karşılaştırılır.
Yazanın yerleşik bir görüşe karşı çıktığı (tartışma), nesneleri tasvir ettiği (betimleme), insani özellikler atfettiği (kişileştirme) ve duyusal detaylara yer verdiği doğrulanır.
Yanlış seçenekleri elemek amacıyla metinden doğrudan kanıtlar aranır.
3
Öyküleyici anlatımın temel eksen olup olmadığı değerlendirilir.
Metinde bir olay akışı (olay örgüsü, kişi, zaman ve mekân birliğiyle sunulan bir olay) bulunmadığı, eylemlerin sadece betimlemeyi canlı kılmak için kullanıldığı görülür.
Öyküleyici anlatımın kurucu ögelerinin metinde yer almadığını tespit ederek söylenemeyecek olan yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Anlatım Teknikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1056Soru

I. Şiir, insanın duygu dünyasını en ince ayrıntısına kadar yansıtan bir aynadır.
II. Her şair, kendi çağının tanıklığını kelimelerin gücüyle geleceğe taşır.
III. Okurlar da bu dizelerde kendi yaşamlarından izler bulmaya çalışırlar.
IV. Edebiyatın bu büyülü yolculuğu, insanı yalnızlığından kurtaran bir köprüdür.
V. Bizler de bu köprü sayesinde ortak duygularda birleşerek çoğalırız.

Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümlede yer alan 'yolculuğu' ve 'insanı' sözcüklerindeki '-u / -ı' ekleri, birbirleriyle aynı işlevde kullanılmış üçüncü tekil şahıs iyelik ekleridir.

Cevap

Dördüncü cümlede yer alan 'yolculuğu' ve 'insanı' sözcüklerindeki eklerin her ikisinin de üçüncü tekil şahıs iyelik eki olduğunu öne süren ifade yanlıştır ve söylenemez. 'Yolculuğu' sözcüğündeki '-u' eki iyelik eki iken, 'insanı' sözcüğündeki '-ı' eki belirtme durum ekidir.
Doğru cevap, dördüncü cümledeki 'yolculuğu' ve 'insanı' sözcüklerindeki eklerin aynı işlevde olduğunu iddia eden ifadedir. 'Edebiyatın yolculuğu' belirtili isim tamlamasında tamlanan durumundaki 'yolculuğu' sözcüğü iyelik eki almıştır. Ancak 'insanı yalnızlığından kurtaran...' öbeğinde yer alan 'insanı' sözcüğü herhangi bir sahiplik anlamı taşımayıp geçişli bir yapının nesnesi olduğundan üzerindeki ek belirtme durum ekidir. Dolayısıyla iki ekin işlevi aynı değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dördüncü cümledeki 'yolculuğu' ve 'insanı' sözcüklerini eklerine ve köklerine ayırarak anlam ilişkilerini belirlemek.
'Edebiyatın yolculuğu' ifadesinde bir isim tamlaması kurulmuştur ve 'yolculuğu' kelimesindeki '-u' eki aitlik bildiren iyelik ekidir. '��nsanı yalnızlığından kurtaran' ifadesinde ise 'insanı' sözcüğü 'kurtaran' fiilimsinin nesnesi durumundadır ve üzerindeki '-ı' eki belirtme durum ekidir.
YKS sınavlarında sıklıkla karıştırılan iyelik eki ile belirtme durum eki farkını ortaya çıkarmak.
2
Diğer cümlelerdeki seçenekleri (birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerde geçen sözcüklerin eklerini) tek tek analiz etmek.
'Ayrıntısına' sözcüğünde iyelik (-sı) ve yönelme (-a); 'kelimelerin' sözcüğünde çoğul (-ler) ve ilgi (-in); 'yaşamlarından' sözcüğünde çoğul (-lar), iyelik (-ı) ve ayrılma (-dan); 'sayesinde' sözcüğünde ise iyelik (-si) ve bulunma (-de) eklerinin varlığını ve doğruluğunu saptamak.
Yanlış seçenekleri eleyerek ulaşılan sonucun doğruluğunu sağlamlaştırmak.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda doğru seçeneği işaretlemek.
İki ekin aynı işlevde olduğunu savunan seçeneğin yanlış bilgi barındırdığını teyit edip bu seçeneği seçmek.
Soruda bizden söylenemeyecek olan yanlış ifadenin bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1057Soru

Y��llarca bu daracık, aseton ve selüloit kokan makine dairesinde, ışığın gümüş perdeye yansıttığı hayallerin bekçiliğini yaptım. (I) Filmin çarklar arasındaki o ritmik tıkırtısı benim için adeta bir yaşam melodisiydi; o ses kesildiğinde kalbimin de duracağını hissederdim. (II) Şimdilerde ise o devasa bobinlerin yerini soğuk diskler ve ruhsuz düğmeler aldı; bu hızlı dönüşümün ortasında geçmişin o samimi ışığını arıyorum. (III) Yine de her akşam sinema salonunun kapılarını açarken ilk günkü heyecanla parmak uçlarımın titrediğini hissediyorum. (IV) Belki de artık kimsenin yüzüne bakmadığı o eski afişlerin tozunu alırken içimi kaplayan o buruk yalnızlığa rağmen, bu mesleği seçtiğim için bir gün bile pişmanlık duymadım.

Bu parçada numaralanmış cümlelerde dile getirilen duyguları ve belirgin karakter özelliklerini sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. cümle 'İşine karşı beslenen derin tutku ve adanmışlık duygusu', II. cümle 'Geçmişe duyulan özlem ve nostalji', III. cümle 'Mesleği icra ederken duyulan ilk günkü coşku ve heyecan', IV. cümle 'Koşullar ne olursa olsun mesleğe karşı duyulan sadakat ve memnuniyet' ifadeleriyle eşleşmektedir.
Metindeki cümlelerin her biri anlatıcının iç dünyasındaki farklı bir yönü yansıtmaktadır: Birinci cümle yaşam melodisi benzetmesiyle derin tutku ve adanmışlığı, ikinci cümle geçmişi arama ifadesiyle özlemi, üçüncü cümle ilk günkü heyecan vurgusuyla coşkuyu, dördüncü cümle ise pişman olmama ifadesiyle mesleki sadakat ve memnuniyeti yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci cümleyi incelemek ve anahtar ifadeleri tespit etmek.
Cümledeki 'yaşam melodisiydi' ve 'kalbimin de duracağını hissederdim' benzetmeleri, işe karşı duyulan derin sevgiye, yani tutku ve adanmışlığa işaret eder.
Yazarın işine bakış açısındaki temel duyguyu belirlemek için bu adım gereklidir.
2
İkinci cümleyi inceleyerek değişen koşullara verilen duygusal tepkiyi belirlemek.
Cümledeki 'geçmişin o samimi ışığını arıyorum' ifadesi doğrudan geçmişe duyulan özlemi ve nostaljiyi yansıtmaktadır.
Yeni teknoloji ile eski dönem arasındaki karşılaştırmada öne çıkan duyguyu yakalamak gerekir.
3
Üçüncü cümleyi analiz ederek güncel duygu durumunu ortaya çıkarmak.
Cümlede geçen 'ilk günkü heyecanla parmak uçlarımın titrediğini hissediyorum' ifadesi, işe başlarken duyulan taze coşku ve heyecana işaret eder.
Anlatıcının mesleğini sürdürürken hissettiği heyecan seviyesini anlamak için bu analiz yapılır.
4
Dördüncü cümledeki nihari değerlendirmeyi analiz etmek.
Cümledeki 'pişmanlık duymadım' ifadesi, tüm zorluklara ve yalnızlığa rağmen yapılan seçimden duyulan memnuniyeti ve sadakati ortaya koyar.
Anlatıcının mesleğine yönelik genel bağlılık ve tatmin düzeyini belirlemek için bu adım son derece önemlidir.

Anahtar Kavram

Paragraftaki ifadelerden hareketle yazarın/karakterin duygu durumunu ve iç dünyasını yansıtan karakter özelliklerini doğru analiz etme.
Soru 1058Soru

"Kitap okumak; zihni dinlendiren, insana yepyeni ufuklar açan bir limandır. Televizyon izlemek ise zihni tembelliğe alıştırır ve insanı edilgen bir alıcı durumuna getirir."

Yukarıdaki parçada hem tanımlama hem de kar��ılaştırma düşünceyi geliştirme yollarından yararlanıldığı yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen yargı doğrudur.
Metindeki ilk cümlede kitap okumanın tanımı yapılmış, ikinci cümlede ise kitap okumak ile televizyon izlemek karşılaştırılmıştır. Bu nedenle yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi analiz ederek tanımlama unsurunu aramak.
"Kitap okumak... bir limandır" ifadesinde "Kitap okumak nedir?" sorusunun cevabı bulunduğu için tanımlama yapılmıştır.
Tanımlama, bir kavram veya varlığın ne olduğunu açıklamaktır.
2
İkinci cümleyi inceleyerek karşılaştırma unsurunu aramak.
"Televizyon izlemek ise..." ifadesindeki "ise" sözcüğüyle kitap okuma ile televizyon izleme eylemleri kıyaslanmıştır.
Karşılaştırma, iki durum veya kavram arasındaki farkları veya benzerlikleri ortaya koymaktır.
3
Elde edilen sonuçları birleştirerek yargının doğruluğunu belirlemek.
Metinde hem tanımlama hem karşılaştırma kullanıldığı için yargının doğru olduğu doğrulanır.
Yargıda belirtilen her iki düşünceyi geliştirme yolunun da metinde yer alıp almadığı kontrol edilmiştir.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama ve Karşılaştırma)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1059Soru

(I) Kahve, tüm dünyada en çok tüketilen ve sosyal ilişkileri canlandıran içeceklerin başında gelir. (II) Arkadaş toplantılarında ya da yoğun iş saatlerinde bir fincan kahve içmek, insanlara keyifli bir mola sunar. (III) Kahve bitkisi, nemli ve tropikal iklim koşullarında verimli bir şekilde yetişme imkânı bulur. (IV) İnsanlar bu sıcak içeceği yudumlarken hem günün yorgunluğunu atar hem de samimi sohbetler gerçekleştirir. (V) Dolayısıyla kahve, sadece kafein içeren sıradan bir içecek değil, toplumsal bir paylaşım aracıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Kahve bitkisinin nemli ve tropikal iklim koşullarında yetiştiğini belirten üçüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Kahve bitkisinin yetiştirilme koşullarından bahseden üçüncü cümle, kahvenin sosyal ve toplumsal yönünü anlatan diğer cümlelerin arasına girerek konuyu saptırmış ve düşüncenin akışını bozmuştur. Bu cümle çıkarıldığında metnin anlamsal akışı düzelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde ele alınan ana konuyu belirleme.
Paragraf genel olarak kahvenin sosyal ilişkilerdeki ve günlük yaşamdaki toplumsal rolünü ele almaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin bütününde hangi konunun işlendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleme.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler birbirini takip eden sosyal ilişkiler temasını sürdürürken, üçüncü cümle konuyu kahve bitkisinin tarımsal yetiştirilme koşullarına kaydırmaktadır.
Akışı bozan cümleler genellikle aynı kavramı (kahve) içerse de konuya farklı bir bakış açısından yaklaşırlar.
3
Akışı bozan cümleyi metinden çıkarıp akışı kontrol etme.
Üçüncü cümle çıkarıldığında, ikinci cümledeki keyifli mola ifadesi dördüncü cümledeki bu sıcak içeceği yudumlarken ifadesiyle doğrudan ve pürüzsüz bir şekilde bağlanmaktadır.
Akışı bozan cümle çıkarıldığında paragrafın anlam bütünlüğünün sağlandığı doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Düşüncenin akışını bozan cümleyi bulma
Tahmini Süre:50s
Soru 1060Soru

(I) Zeytinyağı, Akdeniz havzasında binlerce yıldır sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda ��ifa ve aydınlanma kaynağı olarak kullanılmıştır. (II) Antik Çağ'da "sıvı altın" olarak adlandırılan bu değerli ürün; tapınakların kutsal kandillerinde yakılmış, sporcuların vücutlarını ovmakta kullanılmış ve tıp hekimlerince ilaç reçetelerine dahil edilmiştir. (III) Zeytin ağacının yaprağından meyvesine, yağından pirinasına kadar her unsurunun değerlendirilmesi, onu tarım toplumlarının en kutsal simgelerinden biri hâline getirmiştir. (IV) Zeytinyağının kalitesini belirleyen en önemli süreçlerden biri olan zeytin hasadı, sonbaharın sonlarında büyük bir titizlikle gerçekleştirilir. (V) Dalından zedelenmeden tek tek toplanan zeytinler, asit oranının yükselmemesi için hiç bekletilmeden soğuk sıkım ünitelerine taşınır. (VI) Burada mekanik yöntemlerle ezilen meyveler, ısıl işleme maruz bırakılmadan sıkılarak en saf ve besleyici formuna ulaştırılır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
Metnin ilk üç cümlesinde zeytinyağının insanlık tarihindeki kültürel, kutsal ve tıbbi öneminden bahsedilmektedir. IV numaralı cümleden itibaren ise konu zeytinyağının kalitesini belirleyen hasat ve üretim sürecinin aşamalarına kaymıştır. Bu cümle yeni bir konuya geçiş yaptığı için ikinci paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin konularını ve odaklandıkları yönleri belirleyin.
İlk üç cümlede (I, II, III) zeytinyağının ve zeytin ağacının kültürel, tarihsel ve simgesel değerine odaklanıldığı; sonraki üç cümlede (IV, V, VI) ise zeytin hasadı ve yağ üretiminin teknik süreçlerine geçildiği görülür.
Paragraf bölme sorularında konunun değiştiği ya da aynı konunun farklı bir yönüne geçildiği ilk cümleyi saptamak gerekir.
2
Yeni konuya geçiş yapılan ilk cümleyi (giriş cümlesi özelliğini taşıyan cümleyi) tespit edin.
IV numaralı cümlenin kendinden önceki cümlelerle doğrudan bir bağlayıcı unsur içermediği ve yeni bir konuya (zeytin hasadı) başlangıç yaptığı belirlenir.
Yeni bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki yargıların devamı niteliğinde olmamalı ve bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşımalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında, düşüncenin akışındaki yön veya boyut değişikliğini (yeni bir konuya veya konunun farklı bir yönüne geçişi) tespit ederek yeni paragrafın giriş cümlesini belirleme.
ÖncekiSayfa 53 / 338Sonraki