Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1061Soru

Güneş henüz dağların arkasından yüzünü göstermemişken köyün gençleri meydanda toplandı. Çantalarını sırtlarına yerleştirip yola koyuldular. Patika yol boyunca sessizce ilerlerken sadece ayaklarının altındaki kuru yaprakların sesi duyuluyordu. Grubun önünde yürüyen Ahmet birden durdu ve elini kaldırarak arkasındakilere işaret etti. Herkes nefesini tutmuş, çalılıkların arasından gelen kıpırtıya odaklanmıştı.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayları bir akış içinde, kişi ve zaman ögelerine bağlı kalarak aktarma

Cevap

Olayları bir akış içinde, kişi ve zaman ögelerine bağlı kalarak aktarma
Parçada köyün gençlerinin sabah erkenden meydanda buluşup yola koyulmaları, yürümeleri ve aniden durmaları gibi eylemler bir süreç içerisinde verilmiştir. Bu durum, olayları bir akış içinde, kişi ve zaman ögelerine bağlı kalarak aktarma (öyküleme) yönteminin ağır bastığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin hareketlilik (aksiyon) durumunu belirlemek.
Gençlerin toplanması, yola çıkması ve durması gibi eylemler zinciri bulunmuştur.
Metinde durağanlık yerine bir olay akışının olup olmadığını anlamak için eylemlere bakılır.
2
Metnin yazılış amacını ve baskın anlatım tekniğini tespit etmek.
Metnin bir olayı okuyucunun zihninde canlandırarak yaşatmayı amaçlayan öyküleme tekniğiyle yazıldığı tespit edilmiştir.
Olay, zaman, mekan ve şahıs kadrosuna bağlı kalarak yapılan anlatımlar öyküleyici anlatımı oluşturur.

Anahtar Kavram

Öyküleyici Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:45s
Soru 1062Soru

Türkçede üçüncü tekil şahıs iyelik eki olan *-ı / -i* ile belirtme durumu eki olan *-ı / -i* yazılışları bakımından benzerlik gösterir. Kimi durumlarda bu iki ek, aynı isim üzerinde üst üste gelebilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem iyelik eki hem de belirtme durumu eki almış bir isim kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soğuk rüzgâr, ağacın dallarını sertçe sallıyordu.

Cevap

Soğuk rüzgâr, ağacın dallarını sertçe sallıyordu.
Doğru yanıt olan cümlede geçen 'dallarını' sözcüğü 'dal-lar-ı-n-ı' biçiminde eklerine ayrılır. Sözcükteki ilk '-ı' eki 'ağacın dalları' tamlamasındaki tamlanan (üçüncü tekil şahıs iyelik) ekidir. Sondaki '-ı' eki ise 'sallıyordu' eyleminin etkilediği nesneyi gösteren belirtme durumu ekidir. Sözcük her iki eki de bünyesinde barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen isim soylu sözcükleri ve aldıkları çekim eklerini belirleyin.
Seçeneklerdeki kelimelerin iyelik ve durum ekleri yönünden incelenmesi sağlanır.
Hangi sözcüğün birden fazla çekim ekini (iyelik ve belirtme) üst üste aldığını bulmak.
2
'dallarını' sözcüğünü eklerine ayırarak inceleyin.
dal (isim kökü) -> -lar (çoğul eki) -> -ı (iyelik eki: ağacın dalları) -> -n (kaynaştırma ünsüzü) -> -ı (belirtme durum eki: dallarını sallıyordu).
Sözcükte hem sahiplik (aitlik) anlamı katan iyelik ekinin hem de nesne yapmaya yarayan durum ekinin sırayla kullanıldığını kanıtlamak.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri (İyelik ve Hal Eklerinin Birlikte Kullanımı)
Soru 1063Soru

Aşağıdaki sol sütunda bir eleştirmenin incelediği eserlerde karşılaştığı anlatım özelliklerine dair değerlendirmeleri, sağ sütunda ise bu değerlendirmelerin ilgili olduğu anlatım ilkeleri verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki değerlendirmeleri sağ sütundaki anlatım ilkeleriyle doğru bir şekilde e��leştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, cümleleri yabancı sözcüklerden, mecazlı ve sanatlı ifadelerden arındırarak sade ve gösterişsiz bir üslup tercih etmiştir.
Yapıtta anlatılanlar o kadar net ve yoruma kapalı ki okur olarak zihninizde hiçbir kuşkuya veya anlam belirsizliğine yer kalmıyor.
Metin boyunca sunulan düşünceler arasında hiçbir çelişki bulunmuyor; yazarın savunduğu tezler baştan sona kendi içinde bir uyum gösteriyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci ifade yalınlık, ikinci ifade açıklık, üçüncü ifade ise tutarlılık ilkesiyle eşleşmelidir.
Sol sütundaki birinci ifade dilde süs ve sanatın olmadığını (gösterişsizliği) vurguladığı için yalınlık ilkesiyle; ikinci ifade anlamın net ve tek olmasını, belirsizlik taşımamasını ifade ettiği için açıklık ilkesiyle; üçüncü ifade ise düşünceler arasındaki çelişmezlik ve mantıksal uyumu belirttiği için tutarlılık ilkesiyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metindeki üslup özelliklerini analiz etmek.
Birinci metinde geçen 'yabancı sözcüklerden, mecazlı ve sanatlı ifadelerden arındırılmış' ve 'sade ve gösterişsiz' belirlemeleri, süssüz ve sanatsız anlatımı ifade eder. Bu durum yalınlık ilkesini karşılar.
Yalınlık, anlatımda süslü ve sanatlı söyleyişlerden kaçınmaktır.
2
İkinci metindeki anlam özelliklerini analiz etmek.
İkinci metinde geçen 'net ve yoruma kapalı', 'anlam belirsizliğine yer kalmıyor' ifadeleri, metnin tek bir yargıyı kesin olarak ilettiğini gösterir. Bu durum açıklık ilkesini yansıtır.
Açıklık, anlatımın net, anlaşılır ve tek bir anlama gelecek şekilde yapılmasıdır.
3
Üçüncü metindeki düşünceler arası ilişkiyi analiz etmek.
Üçüncü metinde geçen 'hiçbir çelişki bulunmuyor', 'savunduğu tezler baştan sona kendi içinde bir uyum gösteriyor' ifadeleri, yazarın kendi düşünceleriyle çelişmediğini gösterir. Bu durum tutarlılık ilkesini yansıtır.
Tutarlılık, anlatımda birbiriyle çelişen yargı ve düşüncelere yer verilmemesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlatım ilkelerinden yalınlık, açıklık ve tutarlılık kavramlarının metinler üzerinden tespiti.
Soru 1064Soru

Gazeteci:
(I) ----

Karikatürist:
— Aslında sadece çocukların dünyasına hitap ettiğimi düşünmüyorum. Çizgilerimdeki mizah, yetişkinlerin de günlük hayatta gözden kaçırdığı detayları içeriyor. Dolayısıyla her yaştan okurun kendinden bir parça bulabileceği ortak bir dil oluşturmaya çalışıyorum.

Gazeteci:
(II) ----

Karikatürist:
— Eskiden sadece kâğıt ve mürekkeple çalışırdım, şimdilerde ise dijital tabletler işimi çok kolaylaştırıyor. Ancak ne tür bir teknoloji kullanırsam kullanayım, masanın başına oturduğumda zihnimde beliren o ilk kıvılcım ve çizginin kâğıtla buluştuğu andaki his hiç değişmiyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Çizimlerinizde hedef kitlenizi sadece çocuklarla mı sınırlıyorsunuz?
II. Teknolojik gelişmelerin çizim sürecinize ve üretim biçiminize nasıl bir etkisi oldu?

Cevap

I. Çizimlerinizde hedef kitlenizi sadece çocuklarla mı sınırlıyorsunuz? / II. Teknolojik gelişmelerin çizim sürecinize ve üretim biçiminize nasıl bir etkisi oldu?
Karikatüristin ilk cevabında sadece çocuklara hitap etmediğini belirterek hedef kitle sınırlandırmasına karşı çıkması, ilk sorunun hedef kitleye yönelik olması gerektiğini gösterir. İkinci cevabında ise eskiden kâğıt-mürekkep kullanırken şimdi dijital tabletler kullandığını ama hissin değişmediğini anlatması, teknolojinin çizim sürecine olan etkisine odaklanıldığını doğrular. Dolayısıyla hedef kitleyi sorgulayan soru ile teknolojik etkileri sorgulayan sorunun yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki birinci cevabı incelemek.
Karikatüristin 'Aslında sadece çocukların dünyasına hitap ettiğimi düşünmüyorum...' diyerek hedef kitleye yönelik bir sınırlamayı reddettiği görülür.
Bu cevap, hedef kitlenin kimler olduğuna dair bir sorunun sorulduğunu gösterir.
2
Diyalogdaki ikinci cevabı incelemek.
Karikatüristin 'Eskiden sadece kâğıt ve mürekkeple çalışırdım, şimdilerde ise dijital tabletler işimi çok kolaylaştırıyor...' diyerek teknolojik değişimden bahsettiği görülür.
Bu cevap, teknolojinin üretim sürecine veya çizim tekniklerine olan etkisini sorgulayan bir soru gerektirir.
3
Seçenekleri analiz etmek.
Hedef kitleyi çocuklarla sınırlandırıp sınırlandırmadığını soran birinci soru ile teknolojinin sürece olan etkisini soran ikinci sorunun bir arada bulunduğu seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Cevapların her iki soruyla da tam bir uyum ve akış içerisinde olması gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında, boşluktan sonra gelen cevap cümlelerinin ilk kelimelerine, anahtar ifadelerine ve yazarın savunduğu ana düşünceye dikkat edilerek uygun sorular belirlenir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1065Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihninde ve beynindeki biyolojik karşılıklarını deneysel yöntemlerle inceleyen, görece yeni ve disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Bu alanın savunucuları, güzellik ve sanat algısının sadece toplumsal kurallar ya da kültürel kabullerle inşa edilmiş bir değerler bütünü olmadığını, temelde evrimsel süreçlerle şekillenmiş sinirsel mekanizmalara dayandığını ileri sürerler. Örneğin; doğada hayatta kalma ve eş seçme başarısıyla ilişkilendirilen simetri, düzen ve denge gibi görsel ögelerin beyindeki ödül merkezlerini uyarması, biyolojik mirasımızın sanatsal beğenilerimiz üzerindeki belirleyici gücüne örnek gösterilir. Ancak nöroestetik, sanatı ve estetik deneyimi sadece sinir hücrelerinin elektriksel ve kimyasal aktivitelerine indirgediği gerekçesiyle geleneksel sanat tarihçileri ve estetik kuramcıları tarafından sert biçimde eleştirilmektedir. Eleştirmenlere göre sanat; tarihsel bağlamın, toplumsal bellek ve bireysel yaşanmışlıkların oluşturduğu çok boyutlu bir anlam ağının ürünüdür ve laboratuvar koşullarında ölçümlenemez. Bu yönüyle nöroestetik, sanatın karmaşık yapısını bütünüyle açıklamada tek başına yetersiz kalsa da insanın yaratıcı edimlerle kurduğu fiziksel ve biyolojik bağı somut verilerle görünür kılması bakımından önemli bir potansiyel barındırmaktadır.

Bu parçadan hareketle nöroestetikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatı yalnızca biyolojik unsurlarla açıklama eğilimi nedeniyle eleştirilse de insanın yaratıcı eylemlerinin fiziksel boyutunu göstermede önemli bir rol oynamaktadır.

Cevap

Sanatı yalnızca biyolojik unsurlarla açıklama eğilimi nedeniyle eleştirilse de insanın yaratıcı eylemlerinin fiziksel boyutunu göstermede önemli bir rol oynamaktadır.
Doğru seçenek metnin genelinde nöroestetiğe yönelik yapılan iki temel belirlemeyi (biyolojik indirgemecilik eleştirisi alması ve buna rağmen insanın yaratıcılıkla olan fiziksel bağını somutlaştırmadaki önemi) eksiksiz ve dengeli bir biçimde özetlemektedir. Metnin son kısmında belirtilen 'tek başına yetersiz kalsa da insanın yaratıcı edimlerle kurduğu fiziksel ve biyolojik bağı somut verilerle görünür kılması bakımından önemli bir potansiyel barındırmaktadır' ifadesi bu yargıyı doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk bölümünde nöroestetik kavramının tanımı ve savunduğu temel tez belirlenir.
Nöroestetiğin, güzellik algısını sinirsel mekanizmalarla açıklayan disiplinlerarası bir alan olduğu saptanır.
Metnin ana konusunu ve yazarın nöroestetik hakkındaki ilk belirlemelerini doğru kavramak için.
2
Paragrafın ikinci bölümündeki eleştiriler analiz edilir.
Nöroestetiğin, sanatı yalnızca biyolojik indirgemecilikle açıkladığı gerekçesiyle geleneksel estetikçiler tarafından eleştirildiği belirlenir.
Metindeki karşıt görüşleri ve tartışma noktalarını tespit etmek için.
3
Paragrafın son cümlesinde yer alan sentez değerlendirilir.
Nöroestetiğin tek başına yetersiz olsa da insan zihni ile yaratıcılık arasındaki fiziksel bağı göstermesi bakımından önemli olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın nihai yargısına ulaşılarak bu iki yönü (eleştirilen yönü ve sunduğu katkıyı) bir arada barındıran seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragrafta Anlam ve Yardımcı Düşünce Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1066Soru

Yazmak, her şeyden önce zihindeki gürültüyü susturup mutlak bir sessizliğe sığınma çabasıdır. Çoğu insan yazmayı, kelimelerin kâğıt üzerinde çıkardığı bir ses, bir çığlık olarak görür; oysa gerçek yazınsal yaratım, dış dünyanın uğultusunu dışarıda bırakabilen bir içe dönüş anında başlar. Tıpkı derin bir denize dalan yüzücünün, yüzeydeki dalgaların sesini duyamaz hâle gelmesi gibi, yazar da kalemi eline aldığında kendi derinliğindeki sessizliğe gömülür. Bu sessizlik, hiçbir şey söylememek değil, aksine söylenecek en anlamlı sözlerin mayalanma sürecidir. Nitekim gürültülü bir ortamda üretilen metinler, genellikle yüzeysel bir çırpınışın ötesine geçemezken, sessizliğin süzgecinden geçenler zamana meydan okur. Dolayısıyla yazmak, gürültülü bir dünyada sessizce konuşma sanatıdır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar; kişi, yer ve zaman ögelerine bağlı kalınarak bir akış sırası içinde aktarılmıştır.

Cevap

Olaylar; kişi, yer ve zaman ögelerine bağlı kalınarak bir akış sırası içinde aktarılmıştır.
Doğru cevap olan seçenekte belirtildiği üzere, parçada herhangi bir olay akışı, kişi, yer veya zaman ögesi bulunmamaktadır; bu nedenle öyküleyici anlatıma başvurulduğu söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel anlatım biçimini belirlemek
Paragraf, genel yazma algısına karşı çıkıp yazarın kendi görüşünü savunması nedeniyle tartışmacı anlatım biçimiyle yazılmıştır.
Paragraftaki temel anlatım tekniğini saptamak diğer seçeneklerin doğruluğunu test etmeyi kolaylaştırır.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını incelemek
Giriş ve sonuç cümlelerinde tanımlama ('Yazmak... çabasıdır', 'yazmak... sanatıdır'), üçüncü cümlede benzetme ('tıpkı... yüzücü gibi'), beşinci cümlede ise karşılaştırma ('gürültülü bir ortamda... sessizliğin süzgecinden geçenler') tespit edilmiştir.
Seçeneklerde yer alan diğer anlatım özelliklerinin metinde bulunup bulunmadığını kontrol etmek gerekir.
3
Öyküleyici anlatım ögelerini kontrol etmek
Metinde herhangi bir olay örgüsü (öyküleme), kişi, yer ve zaman ögesi yer almamaktadır.
Öyküleyici anlatım özelliklerinin bulunmadığını teyit ederek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1067Soru

Aşağıda karışık olarak verilen cümleleri anlamlı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama; suyun yoğunluğunun artırılması, sıvının tekneye dökülmesi, boyanın su üzerine serpilmesi ve son olarak desenin kâğıda aktarılması adımlarını takip etmelidir.
Paragrafın doğru sıralaması, ebru sanatının yapım aşamalarını kronolojik ve mantıksal bir sırayla verir. Süreç suyun yoğunluğunun artırılmasıyla başlar, sıvının tekneye dökülmesiyle devam eder, boyaların serpilmesiyle sürer ve kâğıdın çekilmesiyle son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Giriş cümlesi olarak 'Ebru sanatına başlarken ilk olarak...' cümlesi seçilir.
Bu cümle süreçteki ilk adımı tanıtır ve kendinden önce gelen bir cümleye gönderme yapmaz.
2
Bağlantı ögelerinin takip edilmesi
İkinci sıraya 'Hazırlanan bu yoğun sıvı...' ifadesiyle başlayan cümle getirilir.
Bu cümledeki 'bu yoğun sıvı' ifadesi, ilk cümledeki suyun yoğunluğunun artırılması işlemine doğrudan bağlanır.
3
Sürecin devamının belirlenmesi
Üçüncü sıraya 'Ardından, toprak boyalar...' cümlesi yerleştirilir.
'Ardından' kelimesi, tekneye sıvı döküldükten sonra yapılacak bir sonraki eylemi kronolojik olarak bağlar.
4
Sonuç cümlesinin bulunması
Son sıraya 'Son aşamada ise...' cümlesi yerleştirilir.
'Son aşamada ise' ifadesi sürecin bittiğini gösteren kesin bir kronolojik ipucudur.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve kronolojik/mantıksal sıralama anahtarlarını takip etme
Soru 1068Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sözcük, sözcük türü bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphanedeki kitapların birçoğu, zamanla yıprandığı için restorasyona alınmıştı.

Cevap

Kütüphanedeki kitapların birçoğu, zamanla yıprandığı için restorasyona alınmıştı.
Belgisiz sıfatlar bir ismin önüne gelerek onları belirtirken belgisiz zamirler isimlerin yerini tutar. 'Kütüphanedeki kitapların birçoğu...' cümlesindeki 'birçoğu' sözcüğü iyelik eki alarak kitap isimlerinin yerini tutmuş ve belgisiz zamir olarak kullanılmıştır. Diğer cümlelerde geçen belgisiz kelimeler ise önlerindeki isimleri belirttikleri için sıfattır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki belgisiz anlam taşıyan sözcükleri saptamak
Belgisiz sözcükler sırasıyla şunlardır: 'birtakım', 'her', 'birçoğu', 'bazı', 'birkaç'.
İncelenecek sözcükleri doğru saptamak, dil bilgisi analizinin ilk adımıdır.
2
Bu belgisiz sözcüklerin cümledeki görevlerini belirlemek
'Birtakım', 'her', 'bazı' ve 'birkaç' sözcükleri isimleri ('sorunlar', 'insan', 'akşamlar', 'gün') belirtirken; 'birçoğu' sözcüğü isim çekim eki alarak kitap isimlerinin yerini tutmuştur.
Belgisiz sözcükler bir ismi belirtirse sıfat, ismin yerini tutarsa zamir olur.
3
Sözcüklerin türlerini gruplandırıp farklı olanı bulmak
Dört seçenekte belgisiz sıfat kullanılmışken, 'kitapların birçoğu' ifadesinin yer aldığı seçenekte belgisiz zamir kullanılmıştır.
Soru bizden belgisiz sözcüğün türce farklı olduğu seçeneği istemektedir.

Anahtar Kavram

Belgisiz sıfatlar ile belgisiz zamirlerin ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1069Soru

Edatlar (ilgeçler), eklendikleri sözcüklerle birlikte cümlede amaç, neden, araç, benzerlik gibi çeşitli anlam ilgileri kurarlar.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "için" edatı cümleye "neden-sonuç" ilişkisi katmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kar yağışı yüzünden yollar kapandığı için köydeki okullarda eğitime ara verildi.

Cevap

"Kar yağışı yüzünden yollar kapandığı için köydeki okullarda eğitime ara verildi." cümlesinde "için" edatı cümleye neden-sonuç ilişkisi katmıştır.
"Kar yağışı yüzünden yollar kapandığı için köydeki okullarda eğitime ara verildi." cümlesinde okullarda eğitime ara verilmesinin sebebi/nedeni "yolların kapanması"dır. Yolların kapanması eylemi gerçekleşmiş bir durumdur ve sonuca yol açmıştır. Dolayısıyla cümlede neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki "için" edatının yerine sırasıyla "amacıyla" ve "nedeniyle / gerekçesiyle" ifadelerini getirerek anlamı kontrol edin.
"amacıyla" kelimesinin uyum sağladığı cümleler amaç-sonuç, "nedeniyle/gerekçesiyle" kelimesinin uyum sağladığı cümle ise neden-sonuç ilişkisi bildirir.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir; neden-sonuç cümlelerinde ise gerekçe durumundaki eylem çoktan gerçekleşmiştir.
2
Seçenekleri bu yöntemle analiz edin.
"kitabını tamamlamak amacıyla", "uçağa yetişmek amacıyla", "sağlıklı yaşamak amacıyla" ve "konuyu kavramak amacıyla" kullanımları anlamlıyken "yollar kapandığı amacıyla" kullanımı anlamsızdır. Doğrusu "yollar kapandığı gerekçesiyle" şeklindedir.
Edatın eklendiği kelime grubuyla kurduğu anlam ilgisini kesinleştirmek.
3
Neden-sonuç anlamı taşıyan seçeneği işaretleyin.
Okulların tatil edilmesinin sebebi yolların kapanması olduğu için doğru cevap belirlenmiş olur.
Soru kökündeki yönergeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Edatların Cümleye Kattığı Anlam İlgileri (Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç Ayrımı)
Soru 1070Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (ünsüz sertleşmesi) kuralına örnek olabilecek bir sözcük kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütüphaneden aldığı kitabı sırasına sessizce bıraktı.

Cevap

Kütüphaneden aldığı kitabı sırasına sessizce bıraktı.
Doğru seçenekte yer alan 'bıraktı' sözcüğü 'bırak-' fiil köküne görülen geçmiş zaman eki '-di' getirilerek türetilmiştir. Sert ünsüzle (k) biten köke gelen ek sertleşerek 't'ye dönüşmüştür (bırak-dı -> bıraktı). Bu durum ünsüz benzeşmesi kuralına tam olarak uyar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm sözcüklerin kökleri ve aldıkları ekler ses olayları yönünden incelenir.
Sözcüklerin ek alırken veya birleşirken uğradıkları ses değişimleri tespit edilir.
Hangi sözcükte hangi ses olayının gerçekleştiğini net olarak belirlemek amacıyla bu inceleme yapılır.
2
Sert ünsüzlerden biriyle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten bir sözcüğe yumuşak ünsüzle (c, d, g) başlayan bir ek gelip gelmediği kontrol edilir.
'bırak-' fiil kökünün sonundaki 'k' sert ünsüzünün, gelen '-di' geçmiş zaman ekinin başındaki 'd' yumuşak ünsüzünü sertleştirerek 't' sesine dönüştürdüğü (bıraktı) tespit edilir.
Ünsüz benzeşmesi kuralının tanımına uyan sözcüğü bulup doğrulamak için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Ünsüz Benzeşmesi (Ünsüz Sertleşmesi)
Soru 1071Soru

(I) Çeviribilimde 1970'li yıllardan sonra ağırlık kazanan işlevselci yaklaşımlar, kaynak metne sadakat ilkesini merkeze alan geleneksel bakış açısını temelden sarsmıştır. (II) Bu yaklaşımların en belirgin temsilcilerinden biri olan Skopos Kuramı, çeviri eylemini her şeyden önce hedef kitleye yönelik amaçlı bir insan davranışı olarak tanımlar. (III) Kuramın kurucularına göre bir çeviri sürecinde verilecek her türlü teknik karar, nihayetinde çevirinin hedef kültürde üstleneceği bu amaca göre şekillenmelidir. (IV) Dolayısıyla erek metnin başarısı, kaynak metinle kurduğu simetriden ziyade, kendi alımlayıcı ortamında üstlendiği işlevsel yeterlilikle ölçülür. (V) Nitekim bu işlevsel yeterlilik, çevirmenin erek kültüre ait dilsel ve kültürel kodları ne ölçüde esneklikle kullanabildiğine bağlıdır. (VI) Bu esneklik ise çevirmeni, salt bir aktarıcı olmaktan çıkarıp hedef kültürün dünyasını inşa eden bağımsız bir yazar konumuna yükseltir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, "Bahsi geçen amaç doğrultusunda çevirmen, kaynak metnin dilsel biçimini sadakatle korumak yerine hedef kitlenin beklentilerini ve kültürel normlarını önceler." cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanmış olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III.

Cevap

III. cümleden sonra
Verilen cümledeki 'Bahsi geçen amaç' ifadesi, kendisinden önce gelen üçüncü cümledeki 'nihayetinde çevirinin hedef kültürde üstleneceği bu amaca göre şekillenmelidir' ifadesindeki amaca gönderme yapmaktadır. Ayrıca verilen cümledeki 'kaynak metnin dilsel biçimini sadakatle korumak yerine hedef kitlenin beklentilerini ve kültürel normlarını önceler' ifadesi, kendisinden sonra gelen dördüncü cümledeki 'erek metnin başarısı, kaynak metinle kurduğu simetriden ziyade, kendi alımlayıcı ortamında üstlendiği işlevsel yeterlilikle ölçülür' yargısı için anlamsal bir zemin hazırlamakta ve bütünlük oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleştirilecek c��mledeki bağlantı ögelerini analiz edin.
"Bahsi geçen amaç doğrultusunda" ifadesi, yerleştirilecek cümleden hemen önce amaç kavramının ya da amaç ifadesinin geçtiği bir cümlenin bulunması gerektiğini gösterir.
Paragraftaki cümlelerin birbiriyle kurduğu anlamsal köprülerin ve gönderme grupları gibi dilsel ipuçlarının tespit edilmesi gerekir.
2
Paragrafta amaç kavramının geçtiği yerleri ve bunların ilişkilerini belirleyin.
İkinci cümlede çeviri "amaçlı bir insan davranışı" olarak tanımlanmış, üçüncü cümlede ise teknik kararların "bu amaca göre şekillenmesi" gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla "bahsi geçen amaç" göndermesi, en net biçimde üçüncü cümledeki belirlemeden sonra anlam kazanmaktadır.
Yerleştirilecek cümlenin öncesindeki bağlamı tam olarak saptamak ve anlamsal boşluğu doldurmak için bu adım gereklidir.
3
Yerleştirilecek cümlenin sonrasındaki anlamsal akışı kontrol edin.
Yerleştirilecek cümledeki "kaynak metnin dilsel biçimini sadakatle korumak yerine" ifadesi, dördüncü cümledeki "erek metnin başarısı, kaynak metinle kurduğu simetriden ziyade..." ifadesiyle doğrudan tutarlıdır. Sadakat karşıtlığı ile simetrinin reddedilmesi birbirini bütünler.
Cümlenin sadece kendinden önceki değil, kendinden sonraki cümleyle de dilsel ve mantıksal olarak tam uyum sağladığından emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme ve Anlam Akışı
Soru 1072Soru

Zekâ, çevreye uyum sağlama becerisinden ziyade, mevcut koşulları kendi bilişsel şemalarımıza göre yeniden yapılandırma gücüdür. Bu yönüyle o, pasif bir kabullenme değil, aktif bir biçimlendirme sürecidir. Nitekim psikolog Jean Piaget, zekâyı 'organizmanın çevreyle dengeli bir etkileşim kurmasını sağlayan dinamik bir uyum süreci' olarak tanımlayarak bu kavramın sınırlarını çizer. Zekânın bu dinamik yapısı, onu salt bilgi depolama kapasitesi olan hafızadan çok daha işlevsel ve karmaşık kılar. Tıpkı bir nehrin yatağını aşındırarak kendine yeni bir yol açması gibi zekâ da karşılaştığı engelleri aşmak için yeni düşünce yolları inşa eder. Dolayısıyla zekâyı durağan bir veri seti olarak görmek, insan zihninin evrimsel serüvenini yadsımak anlamına gelir.

Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma ve benzetmeye birlikte başvurulduğu yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Parçanın anlatımında tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma ve benzetme yollarının tamamı bir arada kullanılmıştır.
Verilen parçanın anlatımında tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma ve benzetme düşünceyi geliştirme yollarının hepsi eksiksiz biçimde yer aldığı için bu iddia doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tanımlama cümlelerini belirlemek
Giriş cümlesindeki 'Zekâ... yeniden yapılandırma gücüdür.' ve Jean Piaget'nin zekâ tanımı 'nedir' sorusuna cevap vererek tanımlama yapıldığını kanıtlar.
Tanımlama, bir varlık ya da kavramın ne olduğunu belirten cümlelerin kullanılmasıdır.
2
Tanık gösterme ögesini tespit etmek
Zekânın dinamik bir uyum süreci olduğunu desteklemek için Jean Piaget'nin adı ve doğrudan alıntılanan sözü kullanılmıştır.
Tanık gösterme, öne sürülen savın inandırıcılığını artırmak için alanında uzman bir kişinin görüşünden yararlanmaktır.
3
Karşılaştırma ilişkisini çözümlemek
Zekâ ile hafıza kavramları işlevsellik yönünden karşılaştırılmıştır ('...hafızadan çok daha işlevsel...').
Karşılaştırma, farklı iki durum veya kavramın ortak ya da farklı yönlerinin ortaya konmasıdır.
4
Benzetme ögesini bulmak
Zekânın engelleri aşma süreci, bir nehrin kendine yol açma eylemine benzetilmiştir ('Tıpkı bir nehrin... zekâ da...').
Benzetme, anlatımı güçlendirmek için zayıf olan unsuru güçlü olana yaklaştırmaktır.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 1073Soru

(I) Kitap okuma alışkanlığı, bireyin zihinsel gelişimine ve kelime dağarcığının zenginleşmesine doğrudan katkı sağlar. (II) Düzenli okuyan insanlar, olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirebilir ve kendilerini daha iyi ifade edebilirler. (III) Son yıllarda yayınevleri, dijital platformlar üzerinden e-kitap satışlarına ağırlık vermeye başlamıştır. (IV) Ayrıca bu alışkanlık, empati yeteneğini geliştirerek toplumsal ilişkilerde daha anlayışlı bireyler olunmasına zemin hazırlar. (V) Kısacası kitaplar, hem zihni eğiten hem de ruhu olgunlaştıran en değerli dostlardır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (numaralanmış III numaralı cümle)
Parçanın genelinde kitap okuma alışkanlığının bireysel ve sosyal gelişim üzerindeki olumlu etkileri ele alınmaktadır. Ancak numaralanmış üçüncü cümlede, yayınevlerinin e-kitap satışlarına ağırlık vermesi gibi yayıncılık dünyasındaki ticari bir gelişmeye değinilmiştir. Bu durum parçanın ana temasından sapılmasına yol açmış ve düşüncenin akışını bozmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu belirlemek.
Paragrafta kitap okuma alışkanlığının bireye sağladığı zihinsel, ruhsal ve toplumsal faydalar anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin hangi ortak tema etrafında şekillendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arası anlam ve yapı ilişkilerini incelemek.
I, II, IV ve V. cümlelerin tamamı okuma alışkanlığının bireysel gelişim üzerindeki olumlu etkilerini aktarırken; III. cümle yayınevlerinin e-kitap satış faaliyetlerine geçiş yapmaktadır.
Konunun sınırlarının dışına çıkan veya farklı bir yönüne değinen cümleyi belirlemek.
3
Bağlayıcı ögeleri ve geçiş ifadelerini kontrol etmek.
IV. cümledeki 'Ayrıca bu alışkanlık...' ifadesi, II. cümledeki 'Düzenli okuyan insanlar...' ifadesine bağlanmaktadır. Araya giren III. cümle bu bağı kopardığı için akışı bozmaktadır.
Yapısal ve anlamsal kopukluğun yerini kesin olarak teyit etmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1074Soru

(I) Minyatür sanatı, Doğu ve Batı dünyasında çok eski zamanlardan beri el yazması kitapları süslemek ve metni görselleştirmek amacıyla kullanılan, kendine özgü kurallara sahip bir resim dalıdır. (II) Bu sanatta derinlik, ışık ve gölge gibi üç boyutlu unsurlar kullanılmaz; figürler önem derecelerine göre büyüklü küçüklü çizilerek boyanır. (III) Klasik dönem Osmanlı minyatürlerinde genellikle saray yaşamı, savaşlar, sünnet şenlikleri ve tarihî olaylar büyük bir titizlikle resmedilmiştir. (IV) Minyatür yapımında kullanılan malzemelerin seçimi ve hazırlanması, sanatçının ustalığını belirleyen en önemli aşamalardan biridir. (V) Boyaların doğal pigmentlerden elde edilmesi, fırçaların ise özellikle yavru kedilerin ensesindeki tüylerden yapılması bu hazırlık sürecinin hassasiyetini gösterir. (VI) Ayrıca resmin yapılacağı kâğıdın üzerine sürülen ahar maddesi, boyaların kâğıda tutunmasını sağlarken esere uzun ömürlü bir dayanıklılık kazandırır.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; IV. cümle; 4. cümle

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümle ile başlamalıdır.
Parçanın ilk üç cümlesinde minyatür sanatının tanımı, üslup özellikleri (üç boyutluluğun olmaması) ve Osmanlı dönemindeki konuları ele alınmıştır. Dördüncü cümleden itibaren ise konu değişerek minyatür yapımında kullanılan malzemelerin seçimine ve bu malzemelerin hazırlanma sürecine geçilmiştir. Bu nedenle ikinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleme
İlk üç cümlenin minyatür sanatının genel tanımı, üslup özellikleri ve klasik temaları hakkında olduğu; dördüncü cümleden itibaren ise minyatür yapımında kullanılan malzemelerin seçimi ve hazırlığına geçildiği görülür.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği veya yeni bir alt başlığa geçildiği noktayı saptamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki yapısal ve anlamsal bağlantıları inceleme
Dördüncü cümlede malzeme konusuna yeni bir giriş yapıldığı, beşinci cümledeki 'bu hazırlık sürecinin' ifadesinin dördüncü cümleye bağlandığı, altıncı cümledeki 'Ayrıca' ifadesinin de bu süreci devam ettirdiği belirlenir.
Yeni paragrafın ilk cümlesinin kendinden önceki cümlelere dilsel olarak doğrudan bağlı olmaması, bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşıması gerekir.
3
İkinci paragrafın başlangıç cümlesini tayin etme
Yeni bir konunun (malzeme ve hazırlık süreci) giriş cümlesi olan dördüncü cümlenin ikinci paragrafın ilk cümlesi olduğu sonucuna varılır.
Konusal değişimin başladığı ilk bağımsız cümle yeni paragrafın girişidir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1075Soru

Aşağıdaki fiillerin çekimlendiği kip ve şahıs özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

görmeliyim
yazacaksınız
koşmuşlar
bulursun

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"görmeliyim" fiili Gereklilik kipi ve 1. tekil şahıs ekiyle; "yazacaksınız" fiili Gelecek zaman kipi ve 2. çoğul şahıs ekiyle; "koşmuşlar" fiili Öğrenilen geçmiş zaman kipi ve 3. çoğul şahıs ekiyle; "bulursun" fiili Geniş zaman kipi ve 2. tekil şahıs ekiyle eşleşmektedir.
Verilen fiillerin eklerine ayrılıp kip ve şahıs eklerinin doğru tespit edilmesiyle eşleştirme tamamlanır. "görmeliyim" gereklilik kipi ve birinci tekil şahsı, "yazacaksınız" gelecek zamanı ve ikinci çoğul şahsı, "koşmuşlar" öğrenilen geçmiş zamanı ve üçüncü çoğul şahsı, "bulursun" ise geniş zamanı ve ikinci tekil şahsı gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
"görmeliyim" fiilinin eklerini analiz etme
gör- (fiil kökü), -meli (gereklilik kipi eki), -y- (kaynaştırma ünsüzü), -im (1. tekil şahıs eki). Bu fiil gereklilik kipi 1. tekil şahısla çekimlenmiştir.
Fiilin üzerindeki kip ve şahıs eklerini belirlemek.
2
"yazacaksınız" fiilinin eklerini analiz etme
yaz- (fiil kökü), -acak (gelecek zaman kipi eki), -sınız (2. çoğul şahıs eki). Bu fiil gelecek zaman kipi 2. çoğul şahısla çekimlenmiştir.
Fiilin üzerindeki kip ve şahıs eklerini belirlemek.
3
"koşmuşlar" fiilinin eklerini analiz etme
koş- (fiil kökü), -muş (öğrenilen geçmiş zaman kipi eki), -lar (3. çoğul şahıs eki). Bu fiil öğrenilen geçmiş zaman kipi 3. çoğul şahısla çekimlenmiştir.
Fiilin üzerindeki kip ve şahıs eklerini belirlemek.
4
"bulursun" fiilinin eklerini analiz etme
bul- (fiil kökü), -ur (geniş zaman kipi eki), -sun (2. tekil şahıs eki). Bu fiil geniş zaman kipi 2. tekil şahısla çekimlenmiştir.
Fiilin üzerindeki kip ve şahıs eklerini belirlemek.

Anahtar Kavram

Fiil çekim ekleri, fiil kök veya gövdelerine gelerek onların zamanını veya tarzını (kip) ve eylemi gerçekleştiren kişiyi (şahıs) gösteren eklerdir.
Soru 1076Soru

I. Yıllar boyunca kütüphanenin loş köşesinde biriken sararmış kâğıtları özenle tasnif etti.
II. Genç yazarın son romanındaki akıcı üslup, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren sarmayı başarıyordu.
III. Rüzgârın uğultusu arttıkça deniz kenarındaki ahşap kulübenin pencereleri sarsılmaya başladı.
IV. Hayatın karmaşasından kaçıp bu sakin kasabaya yerleştiğinden beri oldukça mutluydu.
V. Bilim insanları, doğanın gizemlerini çözmek için seçkin bir heyet oluşturmuştu.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II.

Cevap

İkinci cümlede ünsüz benzeşmesi örneği yoktur.
İkinci cümlede yer alan sözcükler incelendiğinde hiçbirinde ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) ses olayının gerçekleşmediği görülür. Cümledeki 'sayfadan' kelimesinde sert ünsüz olan 'f' harfi bulunmasına rağmen kelime kökü ('sayfa') ünlüyle bittiği için gelen '-dan' durum eki sertleşmeye uğramamıştır. 'başarıyordu' sözcüğünde ise ekin geldiği ses ('r') yumuşak ünsüz olduğu için benzeşme kuralları dışındadır. Bu nedenle bu cümlede ünsüz benzeşmesi örneği yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki tüm cümlelerde yer alan sözcükleri kök ve eklerine ay��rarak sert ünsüzle biten kelimelere gelen eklerin durumunu incelemek.
I. cümlede 'etti' (et-di), III. cümlede 'arttıkça' (art-tık-ça), IV. cümlede 'yerleştiğinden' (yerleş-tiğinden) ve 'oldukça' (olduk-ça), V. cümlede 'seçkin' (seç-kin) ve 'oluşturmuştu' (oluştur-muş-tu) sözcüklerinde sert ünsüzlerin yan yana gelerek benzeşme oluşturduğu görülür.
Ünsüz benzeşmesini tespit edebilmek için öncelikle kelimenin sert ünsüzlerden biriyle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) bitmesi ve ardından yumuşak ünsüzle (c, d, g) başlayan bir ek alarak bu eki sertleştirmesi (ç, t, k) gerekir.
2
İkinci cümledeki sözcükleri tek tek kontrol ederek ünsüz benzeşmesi kuralına uygun bir kullanım olup olmadığını teyit etmek.
İkinci cümledeki hiçbir kelimede ünsüz benzeşmesi gerçekleşmemiştir.
Cümledeki 'sayfadan' kelimesinde 'f' sert ünsüzü bulunmasına rağmen kelime ünlüyle bittiği için benzeşme gerçekleşmez; 'üslup' kelimesi sert ünsüzle bitse de ardından yumuşak ünsüzle başlayan bir ek gelmemiştir.

Anahtar Kavram

Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi) Kuralı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1077Soru

Edebiyat dünyasına yeni adım atan genç yazar, son romanında hayatın tam merkezinden seçtiği gerçek ve reel karakterleri son derece samimi bir dille aktarıyor. Eserdeki kahramanların karşılıklı konuşmalarındaki fısıldaşmaları adeta kendi kulaklarımızla işitir gibi oluyoruz. Yazarın bu i��ten tutumu, okuyucunun eserle arasında zaten öteden beri var olan mevcut mesafeyi tamamen ortadan kaldırıyor ve bizi daha ilk sayfadan itibaren hikâyenin büyülü dünyasına çekiyor.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki ilkelerden hangisine uyulmaması bir anlatım kusuru oluşturmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duruluk

Cevap

Duruluk
Doğru seçenek duruluk ilkesidir çünkü duruluk, anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması anlamına gelir. Parçada geçen 'gerçek ve reel' ifadeleri eş anlamlıdır. 'İşitmek' eylemi zaten kulakla yapıldığı için 'kulaklarımızla işitir' ifadesindeki 'kulaklarımızla' sözü gereksizdir. Benzer şekilde 'var olan' ve 'mevcut' sözcükleri aynı anlamı taşımaktadır. Bu kullanımlar duruluk ilkesine aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anlatım özelliklerini ve kelime tercihlerini incelemek
Metinde eş anlamlı veya gereksiz ifadelerin bir arada kullanıldığı tespit edilmiştir.
Anlatım ilkelerinden hangisine aykırı davranıldığını bulmak için parçada yapısal veya anlamsal bir kusur olup olmadığını belirlemek gerekir.
2
Gereksiz ve eş anlamlı kullanımları tek tek belirlemek
'gerçek ve reel' (eş anlamlı), 'kulaklarımızla işitir' (işitmek eylemi zaten kulakla yapılır), 'var olan mevcut' (aynı anlama gelen sözcükler) kullanımları saptanmıştır.
Hangi sözcüklerin cümleden atılması durumunda anlamda daralma veya bozulma olmayacağını görmek için bu ögeleri analiz etmek şarttır.
3
Tespit edilen kusuru uygun anlatım ilkesiyle eşleştirmek
Gereksiz sözcük kullanımının önlenmesini savunan ilkenin duruluk olduğu belirlenmiştir.
Anlatımda gereksiz sözcük bulunmaması kuralı doğrudan duruluk ilkesinin tanımıdır.

Anahtar Kavram

Duruluk İlkesi ve Gereksiz Sözcük Kullanımı
Soru 1078Soru

Bir P(x)P(x) polinomunun x3x - 3 ile bölümünden kalan 55'tir.

Buna göre, Q(x)=(x+1)P(x+1)+2xQ(x) = (x + 1) \cdot P(x + 1) + 2x olarak tanımlanan Q(x)Q(x) polinomunun x2x - 2 ile bölümünden kalan kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19

Cevap

Q(x) polinomunun x - 2 ile bölümünden kalan 19'dur.
Polinom kalan teoremine göre P(x) polinomunun x - 3 ile bölümünden kalan P(3) = 5'tir. Benzer şekilde, Q(x) polinomunun x - 2 ile bölümünden kalan Q(2) değerine eşittir. Q(x) denkleminde x yerine 2 yazıldığında Q(2) = 3 * P(3) + 4 ifadesi elde edilir. P(3) = 5 değeri bu ifadede yerine yazıldığında kalan 19 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
P(x) polinomunun verilen bölme işleminden kalan bilgisini matematiksel olarak ifade etme
P(3) = 5
Polinom kalan teoremine göre, bir polinomun x - a ile bölümünden kalan, polinomda x yerine a yazılmasıyla elde edilen değere eşittir.
2
Q(x) polinomunun x - 2 ile bölümünden kalan ifadesini belirleme
Q(2) değeri aranmaktadır.
Q(x) polinomunun x - 2 ile bölümünden kalanı bulmak için Q(x) polinomunda x yerine 2 yazılmalıdır.
3
Q(2) değerini hesaplamak için verilen P(3) değerini kullanma
Q(2) = 19
Q(x) tanımında x yerine 2 yazıldığında Q(2) = 3 * P(3) + 4 elde edilir. P(3) = 5 değeri yerine yazıldığında ise 3 * 5 + 4 = 19 bulunur.

Anahtar Kavram

Polinom kalan teoremi yardımıyla bölme işlemi yapmadan kalan bulma.
Soru 1079Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, cümleye sırasıyla 'durum' ve 'amaç' anlamı katacak şekilde tamamlamak için hangi edatlar (ilgeçler) getirilmelidir?

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Yıllardır görmediği eski dostunu büyük bir özlem kucakladı; ona olan vefasını göstermek uzak yollardan gelmişti.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa durum anlamı kuran 'ile' edatı, ikinci boşluğa ise amaç anlamı kuran 'için' veya 'üzere' edatı getirilmelidir.
Cümledeki ilk boşluğa durum anlamı sağlamak üzere 'ile' edatı getirildiğinde 'özlem ile (özlemle)' ifadesi eylemin nasıl yapıldığını belirtir. İkinci boşluğa amaç anlamı sağlamak üzere 'için' veya 'üzere' edatı getirildiğinde ise gelme eyleminin amacı (vefasını göstermek amacıyla) ortaya konmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun bulunduğu cümleyi ve istenen 'durum' anlam ilişkisini analiz edin.
'Özlem' sözcüğünden sonra gelerek eylemin yapılış biçimini (durumunu) bildiren edatın 'ile' (ekleşmiş haliyle -le/-la) olduğu belirlenir.
Türkçede durum anlamı kurmak için isim soylu sözcüklerden sonra sıklıkla 'ile' edatı tercih edilir.
2
İkinci boşluğun bulunduğu cümleyi ve istenen 'amaç' anlam ilişkisini analiz edin.
'Göstermek' fiilimsisinden sonra gelerek eylemin hangi amaca yönelik yapıldığını bildiren edatın 'için' ya da 'üzere' olduğu belirlenir.
'İçin' ve 'üzere' edatları, isim-fiil eklerinden sonra gelerek cümlede amaç-sonuç ilgisi kurar.

Anahtar Kavram

Edatların (ilgeçlerin) cümleye kattığı durum ve amaç anlam ilgileri
Tahmini Süre:45s
Soru 1080Soru

Bir ��evirmen olarak masamın başına her oturduğumda, kendimi başka bir zihnin labirentlerinde kaybolmuş hissederim. Yazarın yıllar önce kurduğu cümlelerin ardındaki gizli duyguları, kelimelerin g��lgesinde kalan ince sızıları yakalamaya çalışırım. Bu süreç, sadece bir dilden diğerine sözcük taşımak değildir; adeta o yazarla sessiz bir dertleşmedir. Bazen günlerce tek bir kelimenin, yazarın ruhundaki tam karşılığını bulabilmek için çabalarım. Kitap bittiğinde ise içimi derin bir boşluk duygusu kaplar; sanki çok yakın bir dostumla yollarımız sonsuza dek ayrılmış gibi hissederim. Bu yalnızlık hissiyle başa çıkmak zor olsa da, raflardaki yerini alan her kitapla birlikte başka bir insanın dünyasına dokunmuş olmanın verdiği o buruk ama huzurlu tatmin duygusu beni bir sonraki yolculuğa hazırlar.

Bu parçada kendisinden söz eden çevirmenin en belirgin karakter özellikleri aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabır ve empati

Cevap

Sabır ve empati
Çevirmenin günlerce tek bir sözcük üzerinde çalışması onun 'sabır' sahibi olduğunu gösterir. Yazarın zihninin labirentlerinde dolaşması, onunla sessizce dertleşmesi ve başka insanların dünyalarına dokunabilmesi ise yüksek bir 'empati' yeteneğine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla en belirgin karakter özellikleri sabır ve empatidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki belirleyici ifadeleri tespit etme
'Bazen günlerce tek bir kelimenin... karşılığını bulabilmek için çabalarım' ve 'yazarla sessiz bir dertleşme', 'başka bir insanın dünyasına dokunmak' ifadeleri bulunmuştur.
Çevirmenin çalışma eylemlerini ve içsel yaklaşımını gösteren anahtar kelimeleri yakalamak gerekir.
2
İfadeleri karakter özellikleriyle ilişkilendirme
Tek kelime üzerine günlerce çaba harcamak 'sabır' ve 'titizlik' ile; yazarın yerine kendini koyarak onunla dertleşmek ve başka insanların dünyalarına dokunmak 'empati' ile eşleşir.
Metindeki eylemlerin karakter analizindeki karşılığını belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri değerlendirip doğru olana karar verme
Çevirmenin en belirgin özelliklerinin sabır ve empati olduğu görülmüş ve bu ikiliyi içeren seçenek doğru kabul edilmiştir.
Diğer seçeneklerdeki özellikler metinden doğrudan çıkarılamayan öznel çıkarımlara ve hatalı genellemelere dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter Analizi
ÖncekiSayfa 54 / 338Sonraki