Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1601Soru

Aşağıdaki cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanabilmesi için doğru sıralamayı belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin doğru sıralaması sırasıyla usturlabın tanımı, İslam dünyasında geliştirilmesi, bu yeni modellerin pratik yararları, denizcilikte kullanılması ve son olarak mekanik saatlerle önemini yitirmesi şeklinde olmalıdır.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken bağımsız ve genel bir yargı taşıyan giriş cümlesiyle başlanmalıdır. Ardından gelen cümleler işaret sıfatları ('bu aleti', 'bu yeni modeller') ve zaman belirteçleri ('zamanla') yardımıyla birbirine bağlanmalı, en sonunda ise zıtlık bağlacı ('ancak') ile başlayan ve konuyu sonlandıran bir cümleyle bitirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Usturlabın tanımının yapıldığı cümlenin ilk sırada yer alması gerektiği bulunur.
Diğer cümleler kendilerinden önceki bir yargıya gönderme yapan ifadeler veya bağlaçlar barındırdığından bağımsız birer giriş cümlesi olamazlar.
2
Gelişme cümlelerinin anlam bağlarına göre sıralanması
Geliştirilme aşamaları ve kullanım alanlarının genişlemesini anlatan cümleler sıralanır.
İkinci cümledeki 'bu aleti' ifadesi birinci cümledeki usturlaba, üçüncü cümledeki 'geliştirilen bu yeni modeller' ifadesi ikinci cümledeki çalışmalara bağlanır. Dördüncü cümle ise kullanımın denizciliğe uzanmasını göstererek süreci sürdürür.
3
Sonuç cümlesinin belirlenmesi
Aletin kullanımının sona ermesini anlatan cümlenin sona yerleştirilmesi gerektiği tespit edilir.
'Ancak' bağlacıyla başlayan ve aletin önemini yitirdiğini belirten cümle, paragrafın mantıksal akışını tamamlayan en uygun sonuç ifadesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafın mantıksal akışı ve cümleler arası anlamsal/yapısal köprüler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1602Soru

(I) Akustik ekoloji, çevre ile insan arasındaki ilişkiyi sesler üzerinden anlamlandırmaya çalışan ve son yıllarda önemi giderek artan disiplinlerarası bir alandır. (II) Bu alanda çalışan araştırmacılar; doğal, kentsel ya da endüstriyel çevrelerin ses bileşenlerini kaydederek "ses peyzajı" adı verilen işitsel haritalar oluştururlar. (III) Ses peyzajı kavramı, ilk kez 1960'ların sonlarında Kanadalı besteci ve çevre bilimci R. Murray Schafer tarafından literatüre kazandırılmıştır. (IV) Günümüz metropollerinde kontrolsüz artış gösteren gürültü kirliliğini engellemek adına otoyol kenarlarına inşa edilen devasa ses bariyerleri, kentsel mimarinin önemli bir parçası hâline gelmiştir. (V) Belirli aralıklarla yapılan bu ses kayıtları, bir bölgedeki canlı popülasyonunun zaman içindeki değişimini ve çevre kirliliğinin ekosistem üzerindeki etkilerini izlemek amacıyla da kullanılır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümle IV numaralı cümledir.
Düşüncenin akışını bozan cümle IV numaralı cümledir. Paragrafta genel olarak 'akustik ekoloji' disiplini, bu disiplinin çalışma yöntemi olan 'ses peyzajı' kavramı ve ekolojik amaçlı yapılan ses kayıtlarının bilimsel araştırmalardaki işlevleri ele alınmaktadır. V numaralı cümlede yer alan 'yapılan bu ses kayıtları' ifadesisi, doğrudan II numaralı cümledeki kayıt işlemine bağlanarak metnin düşünce bütünlüğünü sağlamaktadır. Ancak IV numaralı cümlede konu akustik ekolojinin bilimsel ve ekolojik boyutundan uzaklaşarak, şehir mimarisinde gürültü kirliliğini engellemek için kullanılan ses bariyerlerinin işlevine kaymıştır. Bu durum paragrafın anlam akışını kesintiye uğratmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde işlenen ana konuyu ve bu konuya bakış açısını belirlemek.
Paragrafın akustik ekoloji disiplini, bu disiplinin kullandığı ses peyzajı kavramı ve ses kayıtlarının çevre çalışmalarındaki işlevi üzerine odaklandığı belirlenir.
Akışı bozan cümleyi tespit etmek için öncelikle paragrafın izlek bütünlüğünü kavramak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
I, II, III ve V numaralı cümlelerin birbirini tamamladığı görülür. Özellikle V numaralı cümledeki 'yapılan bu ses kayıtları' ifadesinin, II numaralı cümledeki 'ses bileşenlerini kaydederek' ifadesine doğrudan gönderme yaptığı ve akışın bu yönde devam ettiği saptanır.
Paragraftaki dilsel bağlayıcıları ve anahtar kelimeleri takip ederek mantıksal zinciri kurmak gerekir.
3
Akışı bozduğundan şüphelenilen cümleyi anlam bakımından değerlendirmek.
IV numaralı cümlenin akustik ekoloji disiplininden ve bilimsel çalışmalardan uzaklaşarak, şehirlerdeki gürültüyü önlemek için kullanılan fiziksel ses bariyerlerinin mimari boyutundan bahsettiği görülür. Bu cümlenin paragrafın bütününe yabancı kaldığı belirlenir.
Konudan sapan ya da konuyu farklı bir yönden ele alan cümleyi saptayarak doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1603Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz tatilinde Rize'nin Ayder Yaylası'nı ve Çamlıhemşin İlçesi'ni gezdik.

Cevap

Yaz tatilinde Rize'nin Ayder Yaylası'nı ve Çamlıhemşin İlçesi'ni gezdik.
Yaz tatilinde Rize'nin Ayder Yaylası'nı ve Çamlıhemşin İlçesi'ni gezdik cümlesinde 'Çamlıhemşin' özel adının yanındaki 'ilçe' sözcüğü büyük harfle yazılarak hata yapılmıştır. Türk Dil Kurumu kuralları uyarınca özel ada dahil olmayıp tamlama kuran il, ilçe, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlamalıdır. Doğru kullanım 'Çamlıhemşin ilçesini' şeklinde olmalıdır. Aynı cümledeki 'Ayder Yaylası' yazımı ise doğrudur çünkü coğrafi yer adlarında ikinci isimler (yayla, dağ, deniz, göl vb.) büyük harfle başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki yer adlarını ve bunlara bağlı tür adlarını (il, ilçe, belde, köy, yayla vb.) inceleyin.
Ayder Yaylası ve Çamlıhemşin İlçesi ifadeleri belirlenmiştir.
Yazım kurallarına göre hangi sözcüklerin büyük, hangilerinin küçük harfle başlayacağını tespit etmek gerekir.
2
Türk Dil Kurumu'nun ilgili yazım kurallarını bu sözcüklere uygulayın.
Yer adlarında ilk isimden sonra gelen 'yayla' sözcüğü büyük harfle başlar (Ayder Yaylası). Ancak özel ada dahil olmayan 'il, ilçe, belde, köy' sözcükleri küçük harfle başlar (Çamlıhemşin ilçesi).
Kuralların doğru uygulanıp uygulanmadığını kontrol etmek yazım yanlışını ortaya çıkaracaktır.
3
Hatalı kullanımı tespit edip seçeneği işaretleyin.
'Çamlıhemşin İlçesi'ni' yazımı yanlıştır; doğrusu 'Çamlıhemşin ilçesini' olmalıdır.
İlçe sözcüğü özel ismin kendisine dahil olmayıp bir tür adı olarak tamlama kurduğu için küçük harfle yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran il, ilçe, belde, köy vb. sözlerin küçük harfle yazılması kuralı.
Soru 1604Soru

Aşağıdaki cümlede vurgulanan söz grubunu ve bu grubun cümledeki görevini tespit ederek boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Tarihî yarımadanın dar sokaklarında yürüyen turist grubu, asırlık çınarın gölgesinde dinleniyordu.

Bu cümlede vurgulanan söz grubu "
" ifadesidir ve bu söz grubu cümlede "" görevindedir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Vurgulanan söz grubu "asırlık çınarın gölgesinde" olup, bu grubun cümledeki görevi dolaylı tümleçtir (yer tamlayıcısı).
Verilen cümle kurallı bir fiil cümlesidir. Bu tür cümlelerde vurgu yüklemden hemen önceki ögede bulunur. Yüklem olan "dinleniyordu" fiilinden hemen önce "asırlık çınarın gölgesinde" söz grubu gelmektedir. Bu söz grubu da "nerede" sorusuna cevap vererek dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) görevini üstlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin yüklemini ve yükleminin türünü belirleyin.
Cümlenin yüklemi "dinleniyordu" çekimli fiilidir. Dolayısıyla bu bir fiil cümlesidir.
Türkçede cümle vurgusunun yeri, yüklemin türüne (fiil veya isim olmasına) ve cümledeki konumuna göre belirlenir.
2
Cümledeki vurgunun yerini tespit edin.
Kurallı fiil cümlelerinde vurgu, yüklemden hemen önce gelen öge üzerindedir. Yüklemden hemen önce gelen söz grubu "asırlık çınarın gölgesinde" ifadesidir.
Yüklemi fiil olan kurallı cümlelerde kural gereği vurgu yüklemin hemen önündeki ögeye kayar.
3
Vurgulanan ögenin cümledeki görevini (türünü) bulun.
"Nerede dinleniyordu?" sorusunun cevabı olan "asırlık çınarın gölgesinde" söz grubu dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) görevindedir.
Yükleme sorulan "nerede" sorusu dolaylı tümleci buldurur.

Anahtar Kavram

Yüklemi fiil olan kurallı cümlelerde vurgu yüklemden hemen önceki öge üzerindedir.
Soru 1605Soru

Bir şairin (I) dili, onun hayal gücünün sınırlarını belirler. Şair, sözcükleri seçerken onların sadece ses değerini değil, taşıdığı çağrışım (II) yönü üzerinde de durur. O, (III) şiiri hiçbir zaman düşüncelerini aktaran basit bir araç olarak görmez. Şiirdeki her imge, şairin ruhsal (IV) izi olarak kağıda dökülür ve zamanla onun (V) kaderi haline gelir.

Buna göre, parçada numaralanmış sözcüklerin hangisinde yer alan "-ı / -i / -u / -ü" eki, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü sözcük olan 'şiiri' kelimesi, belirtme durum (hâl) eki almıştır ve diğerlerinden farklıdır.
Üçüncü sözcük olan 'şiiri' ifadesi, cümlede 'neyi görmez?' sorusuna cevap vererek belirtili nesne durumundadır ve üzerindeki '-i' eki belirtme durum (hâl) ekidir. Diğer numaralanmış sözcüklerdeki ekler ise isim tamlamalarında tamlanan ögeye gelerek sahiplik bildiren üçüncü tekil kişi iyelik ekidir.

Adım Adım Çözüm

1
Numaralanmış sözcüklerin cümle içindeki görevlerini ve ait oldukları tamlama yapılarını belirleyin.
'dili', 'yönü', 'izi' ve 'kaderi' sözcüklerinin isim tamlamalarının tamlananı olduğunu; 'şiiri' sözcüğünün ise cümlenin belirtili nesnesi olduğunu tespit edin.
Türkçede isim tamlamalarında tamlanan kısım her zaman iyelik eki alır; fiile yönelik 'neyi/kimi' sorularına cevap veren nesneler ise belirtme durum eki alır.
2
Her bir ek için iyelik/belirtme durum testi uygulayın (kelimenin başına 'onun' zamiri getirerek kontrol edin).
'onun dili' (anlamlı), 'onun yönü' (anlamlı), 'onun izi' (anlamlı), 'onun kaderi' (anlamlı) olurken, 'onun şiiri hiçbir zaman araç olarak görmez' ifadesindeki 'şiiri' kelimesi şaire ait bir şiir anlamında değil, genel olarak şiir sanatını nesneleştirmek için kullanılmıştır.
Başına 'onun' getirildiğinde anlamlı olan ve sahiplik bildiren ekler iyelik eki; nesneyi belirten ekler ise belirtme durum ekidir.

Anahtar Kavram

Belirtme durum eki (-ı / -i) ile üçüncü tekil kişi iyelik ekinin (-ı / -i) ayırt edilmesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1606Soru

Özel adlara ve kısaltmalara gelen eklerin yazımında kesme işaretinin kullanımı ve sınırları Türk Dil Kurumu tarafından kurallara bağlanmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen cümlelerin hangisinde bu kurallara uyulmamasından kaynaklanan bir noktalama hatası vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükseköğretim Kurulunun son kararıyla, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığı'na yeni bir atama gerçekleştirildi.

Cevap

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Co��rafya Fakültesi Dekanlığına ifadesinde kesme işareti kullanılmamalı ve kelime 'Dekanlığına' şeklinde bitişik yazılmalıdır.
Dekanlık gibi idari birim, makam ve kuruluş adlarına getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Ayrıca TDK kurallarına göre 'Başbakanlık, Rektörlük vb. sözler ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçimlerde yazılır.' kuralı uyarınca dekanlık kelimesine yönelme eki geldiğinde kesme işareti kullanılmadan doğrudan yumuşama yapılarak 'Dekanlığına' şeklinde yazılması gerekir. Bu nedenle ilgili seçenekte noktalama hatası yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki özel adlara ve kısaltmalara getirilen eklerin kesme işaretiyle ayrılma durumlarını tek tek analiz et.
Avrupa Birliği'ne, Amik Ovamızın, Türkçenin, Dekanlığı'na ve 2026'daki / ASELSAN'ın ifadeleri incelenmek üzere belirlenir.
Yazım yanlışının hangi kuralın ihlalinden kaynaklandığını saptamak.
2
TDK'nin kurum, kuruluş ve kurul adlarına gelen eklerin ayrılmaması kuralını ve bunun istisnalarını hatırla.
Avrupa Birliği'ne ifadesindeki kesme kullanımı doğrudur çünkü Avrupa Birliği bu kuralın dışındadır. Ancak Dekanlık gibi idari makam ve kurul adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmamalı ve ünlüyle başlayan ek aldığında yumuşayarak yazılmalıdır.
Kurum ve kuruluş adlarındaki ek ayrımı sınırlarını denetlemek.
3
Özel adlardaki iyelik eki değişimi ve yapım eki sonrası gelen eklerin durumunu kontrol et.
Amik Ovamızın (başka bir iyelik eki geldiği için kesmesiz) ve Türkçenin (yapım ekinden sonra gelen çekim eki olduğu için kesmesiz) kullanımlarının kurallara tamamen uygun olduğunu doğrula.
İyelik eki ve yapım eki kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığını teyit etmek.
4
Hatalı kullanımı tespit edip düzelt.
Dekanlığı'na yazımının yanlış olduğunu, doğrusunun 'Dekanlığına' şeklinde olması gerektiğini belirle.
Soru kökünde istenen noktalama hatasını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Kesme işaretinin kurum, kuruluş adlarında, yapım eki almış özel isimlerde ve iyelik eki değişimlerinde kullanım sınırları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1607Soru

I. Sanatçı, geleneksel ögeleri eserlerinde başarıyla kullanmış ancak çağdaş çizgiden de ödün vermemiştir.
II. Sergi salonundaki tablolara yalnız iki dakika bakıp salondan hızla ayrıldı.
III. Bu zorlu projeyi zamanında yetiştirebilirdi ancak kendisine gerekli teknik destek sağlanmadı.
IV. Şair, çocukluk anılarını anlattığı bu şiir kitabında yalnız kendi iç dünyasını yansıtmış.
V. Yeni romanı hakkında pek çok eleştiri yapıldı ancak o, bu eleştirilerin hiçbirine kulak asmadı.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde "ancak" veya "yalnız" sözcükleri bağlaç görevinde kullanılmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

İkinci ve dördüncü cümlelerde geçen "yalnız" sözcükleri "sadece" anlamında kullanıldığından edattır.
Doğru cevap olan seçenekteki ikinci ve dördüncü cümlelerde geçen "yalnız" sözcükleri "sadece" anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. Türkçede "yalnız" sözcüğü "sadece" anlamı kattığında edat (ilgeç) görevi kazanır. Bu nedenle bu cümlelerdeki sözcükler bağlaç değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan "ancak" ve "yalnız" sözcüklerinin yerine "fakat" ve "sadece" kelimelerini koyarak anlam testini gerçekleştirin.
Birinci, üçüncü ve beşinci cümlelerdeki "ancak" kelimelerinin yerine "fakat" getirilebilirken; ikinci ve dörd��ncü cümlelerdeki "yalnız" kelimelerinin yerine "sadece" getirilebilmektedir.
Türkçede "yalnız" ve "ancak" sözcükleri "fakat" anlamında kullanıldığında bağlaç, "sadece" anlamında kullanıldığında ise edat (ilgeç) olur.
2
Sözcüklerin cümle içindeki görevlerini kesinleştirin.
Birinci, üçüncü ve beşinci cümlelerdeki "ancak" sözcükleri bağlaç; ikinci ve dördüncü cümlelerdeki "yalnız" sözcükleri ise edattır.
Anlamsal işlevler, sözcük türünün doğru belirlenmesindeki temel ölçüttür.
3
Soru kökünün talebine göre bağlaç olmayan cümleleri tespit edin.
İkinci ve dördüncü cümlelerin yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Soru kökünde bağlaç görevinde kullanılmayan (yani edat olan) cümleler aranmaktadır.

Anahtar Kavram

Bağlaçlar ile Edatların Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1608Soru

İnsan beynindeki koku soğancığı; hafıza ve duyguların işlendiği amigdala ve hipokampus bölgeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu yapısal özellik, koku duyusunu diğer duyulardan ayıran en temel farktır. Nitekim kokular, geçmişe dair anıları diğer tüm duyusal uyaranlardan daha hızlı ve canlı bir şekilde tetikler. Örneğin, yıllar sonra karşılaşılan eski bir ahşap kokusu, bizi çocukluğumuzun geçtiği o yazlık eve saniyeler içinde götürebilir. Koku duyusunun bu benzersiz gücü üzerine araştırmalar yapan nörobilimci Dr. Richard Axel, 'Kokular, insan zihninde zamansız köprüler kuran en güçlü bağdır.' diyerek bu durumu destekler. Yapılan son klinik araştırmalar da koku duyusunun eski anıları canlandırma oranının, görme duyusuna kıyasla %30\%30 daha fazla olduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Zihnimizin bu eşsiz çalışma prensibi, geçmiş ile gelecek arasındaki çizgiyi belirsizleştiren büyüleyici bir mekanizmadır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir kavramın belirgin özelliklerini ortaya koymak amacıyla tanımlama yapılmıştır.

Cevap

Bir kavramın belirgin özelliklerini ortaya koymak amacıyla tanımlama yapılmıştır.
Parçada koku duyusunun hafızayla ilişkisi açıklanırken örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma ve sayısal verilerden yararlanma yollarından faydalanılmıştır. Ancak metinde herhangi bir kavramın ne olduğunu açıklayan, 'Bu nedir?' sorusuna cevap veren bir tanımlama cümlesi bulunmamaktadır. Cümlelerin sonundaki ek eylem ekleri tanımlama yapıldığı yanılgısını uyandırabilir, fakat bu cümleler tanım işlevi taşımamaktadır. Bu nedenle tanımlama yapıldığını iddia eden seçenek söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki düşünceyi geliştirme yollarını belirlemek amacıyla metin baştan sona analiz edilir.
Metinde karşılaştırma (koku duyusunun görme duyusuyla kıyaslanması), örneklendirme (eski ahşap kokusu örneği), doğrudan alıntı ile tanık gösterme (uzmanın sözü) ve sayısal verilerden yararlanma (yüzde otuz ifadesi) yollarının kullanıldığı tespit edilir.
Anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yollarının hangilerinin metinde yer aldığını doğru şekilde ortaya koymak.
2
Metinde tanımlama (bir kavramın ne olduğunun 'nedir' sorusuna yanıt verecek şekilde açıklanması) bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
Metindeki ek eylem eki alan bazı cümlelerin ('farktır', 'bağdır', 'mekanizmadır') kavramsal bir tanım yapmadığı, sadece tasvir edici nitelikler taşıdığı görülür.
Öğrencilerin bildirme ekiyle biten her cümleyi tanımlama sanma yanılgısını test etmek.
3
Seçenekler incelenerek metinde yer almayan düşünceyi geliştirme yolunun hangisi olduğu belirlenir.
Tanımlama yapılmadığı için ilgili seçeneğin yanlış olduğu saptanır.
Doğru cevaba ulaşarak sorunun çözümünü tamamlamak.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1609Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik kelimelerin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zorluklar karşısında asla vaz geçmemeli, hedeflerimize doğru kararlılıkla yürümeliyiz.

Cevap

Zorluklar karşısında asla vaz geçmemeli, hedeflerimize doğru kararlılıkla yürümeliyiz.
Zorluklar karşısında asla vaz geçmemeli ifadesinde kullanılan 'vazgeçmek' fiili anlamca kaynaşmış bir birleşik fiildir. Kurallara göre bitişik yazılması gerekirken ayrı yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki birleşik sözcükleri tespit etmek.
Tespit edilen birleşik kelimeler: 'ön yargı', 'akşamüstü', 'vaz geçmemeli', 'fark edince', 'yayınevi'.
Yazım kuralları açısından incelenecek hedef sözcükleri belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen sözcüklerin yazım kurallarına uygunluğunu kontrol etmek.
'vazgeçmek' sözcüğünün anlamca kaynaşmış bir birleşik eylem olduğunu ve bitişik yazılması gerektiğini belirlemek.
Anlamca kaynaşmış birleşik eylemler Türk Dil Kurumu kuralları gereğince bitişik yazılmalıdır. Bu kurala uyulmadığında yazım yanlışı oluşur.

Anahtar Kavram

Anlamca kaynaşmış birleşik fiillerin bitişik yazılması kuralı.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1610Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz benzeşmesi (ünsüz sertleşmesi) kuralına örnek olabilecek bir kullanım yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç adam, bu zor günlerde kendisine uzanan dost elini minnetle karşıladı.

Cevap

Genç adam, bu zor günlerde kendisine uzanan dost elini minnetle karşıladı.
Doğru cevap olan cümlede ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralına örnek oluşturacak bir sözcük yoktur. Cümledeki 'genç' ve 'dost' sözcükleri kök halindedir ve herhangi bir ek almadıkları için sertleşmeye uğramamışlardır. 'Minnetle' sözcüğündeki vasıta eki (-le) ise sertleşmeye tabi olan ünsüzlerden biriyle başlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerde yer alan sözcükler eklerine ve köklerine ayrılarak incelenir.
Sözcüklerin aldığı ekler ve kök sonlarındaki sesler tespit edilir.
Ünsüz benzeşmesi kuralının gerçekleşmesi için sert ünsüzle biten bir sözcüğe yumuşak ünsüzle (c, d, g) başlayan bir ek gelmesi gerekir.
2
Ünsüz benzeşmesi barındıran sözcükler elenir.
'Sarmıştı' (ş + d > ş + t), 'sınıftaki' (f + d > f + t), 'bitkin' (t + g > t + k), 'beşte' (ş + d > ş + t) ve 'çıktık' (k + d > k + t) sözcüklerinde benzeşme olduğu görülür.
Kurala uyan sözcükleri barındıran cümleleri elemek için.
3
Ünsüz benzeşmesi olmayan cümle doğrulanır.
'Genç adam, bu zor günlerde kendisine uzanan dost elini minnetle karşıladı.' cümlesinde ünsüz benzeşmesi olmadığı saptanır.
Cümledeki 'genç' ve 'dost' sözcükleri kök halinde olup ek almadıklarından ses olayına uğramamıştır. 'Minnetle' sözcüğündeki vasıta eki ise kural kapsamındaki ünsüzlerle başlamamaktadır.

Anahtar Kavram

Ünsüz Benzeşmesi (Ünsüz Sertleşmesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1611Soru

Türkçede yüklemi fiil olan kurallı cümlelerde vurgu yüklemden hemen önceki öge üzerindeyken yüklemi isim olan cümlelerde vurgu yüklemin kendisinde bulunur.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde vurgulanan öge, cümlenin öznesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz'in hırçın dalgalarını yararak ilerleyen bu küçük tekneyi martılar koruyordu.

Cevap

Karadeniz'in hırçın dalgalarını yararak ilerleyen bu küçük tekneyi martılar koruyordu.
Martıların koruduğu tekne ile ilgili olan cümlede, yüklem fiilsoylu bir sözcüktür ('koruyordu'). Fiil cümlelerinde vurgu yüklemden hemen önceki ögede yer alır. Bu yüklemden hemen önce gelen 'martılar' sözcüğü cümlenin öznesi görevinde olduğu için vurgu özne üzerindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlerin kelime türlerini (isim ya da fiil) tespit edin.
Dört cümlede yüklem fiil ('el salladı', 'koruyordu', 'ulaştı', 'anlatırdı'), bir cümlede ise ek-fiil almış isimsoylu bir sözcüktür ('yorgundu').
Vurgunun yerini belirleyen temel kural yüklemin isim ya da fiil olmasıdır.
2
İsim cümlesi olan seçenekteki vurgunun yerini belirleyin.
'yorgundu' sözcüğü yüklem ve isimdir. Bu nedenle vurgu yüklemin kendisindedir.
İsim cümlelerinde vurgu doğrudan yüklem üzerindedir.
3
Yüklemi fiil olan cümlelerde yüklemden hemen önce yer alan sözcük veya sözcük gruplarını ve bunların cümledeki öge görevlerini analiz edin.
Heyecanla el sallayan kişiyle ilgili cümlede 'heyecanla' (zarf tümleci), martıların geçtiği cümlede 'martılar' (özne), kasabaya ulaşan kağnıyla ilgili cümlede 'kasabaya' (yer tamlayıcısı), büyükbabanın masal anlattığı cümlede ise 'masal' (belirtisiz nesne) yüklemden hemen önce gelmektedir.
Yüklemi fiil olan kurallı cümlelerde vurgu yüklemden bir önceki ögededir.
4
Bizden istenen özne vurgusunun hangi seçenekte gerçekleştiğini belirleyin.
Martıların koruduğu tekneyi anlatan cümlede yüklemden hemen önceki öge 'martılar' (özne) olduğundan vurgu özne üzerindedir.
Özne görevindeki sözcüğün vurgulandığı tek cümle budur.

Anahtar Kavram

Cümlede vurgu kuralları
Soru 1612Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız. Virgül gelmesi gereken yerler için ',' (virgül) simgesini, herhangi bir noktalama işareti gelmemesi gereken yerler için ise 'boş' kelimesini kullanınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Zihnin derinliklerini inceleyen psikologlar insan davranışlarının kökenlerini açıklamaya çalışırlar. Karşılaştıkları karmaşık vakaları büyük bir titizlikle analiz ederken hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmamaya gayret ederler. Bir araştırmacı yeterince veri toplamadıysa ulaştığı sonuçların bilimsel geçerliliği her zaman tartışmaya açık kalacaktır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa virgül (,) işareti getirilmeli; ikinci ve üçüncü boşluklar ise herhangi bir noktalama işareti getirilmeden boş bırakılmalıdır.
Noktalama kurallarına göre, yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için virgül (,) kullanılır. Zarf-fiil eki (-ken) ve şart eki (-sa) almış kelimelerden sonra ise virgül veya başka bir noktalama işareti getirilmez. Bu nedenle birinci boşluğa virgül konulmalı, ikinci ve üçüncü boşluklar boş bırakılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki özneyi belirleme ve uygun noktalama işaretini kararlaştırma.
Cümlenin öznesi konumunda bulunan 'Zihnin derinliklerini inceleyen psikologlar' ifadesinden sonra virgül (,) getirilmelidir.
Yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için virgül kullanılır.
2
İkinci cümledeki zarf-fiil ekini tespit etme ve virgül kuralını uygulama.
Cümledeki 'analiz ederken' sözcüğü zarf-fiil (-ken) eki almıştır ve ardından başka bir zarf-fiil gelmemektedir. Bu nedenle bu boşluğa herhangi bir işaret gelmemeli, boş bırakılmalıdır.
Türkçede metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz.
3
Üçüncü cümledeki şart ekini tespit etme ve virgül kuralını uygulama.
Cümledeki 'toplamadıysa' sözcüğü şart (-sa) eki almıştır. Bu nedenle bu boşluğa herhangi bir noktalama işareti gelmemeli, boş bırakılmalıdır.
Türkçede şart ekinden (-se/-sa) sonra virgül konmaz.

Anahtar Kavram

Virgülün özneyi belirtme işlevi ile zarf-fiil ve şart eklerinden sonra virgül kullanılamayacağı kuralı.
Soru 1613Soru

Aşağıdaki sol sütunda ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralına örnek oluşturan sözcükler ve yapılar, sağ sütunda ise bu ses olayının gerçekleştiği ek ve kelime yapısı özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki örnekleri sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

seçkin
2023'te
yurtta
Türkçe

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

seçkin sözcüğü fiilden isim yapım ekiyle, 2023'te ifadesi rakamla yazılan sayıya gelen bulunma ekinle, yurtta sözcüğü isim köküne gelen bulunma ekinle ve Türkçe sözcüğü dil yapım ekinle eşleşmektedir.
Sol sütunda verilen örneklerden "seçkin" sözcüğü "seç-" eylem kökünden "-gin" ekiyle türetilmiş bir fiilden isimdir. "2023'te" yapısı "üç" kelimesinin sonundaki "ç" sesi nedeniyle sertleşen bir bulunma ekidir. "yurtta" sözcüğü "yurt" isim köküne getirilen bulunma durum ekidir. "Türkçe" sözcüğü ise "Türk" özel ismine getirilen dil yapım ekidir. Bu durumlar sağ sütundaki ilgili dil bilgisel tanımlarla birebir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kelimelerin kök ve ek yapılarını incelemek.
"seçkin" sözcüğünün kökü "seç-" fiili ve eki "-gin"dir. "2023'te" ifadesindeki sayının okunuşu "iki bin yirmi üç" olup sonu "ç" ile biter, ek ise "-de"dir. "yurtta" sözcüğünün kökü "yurt" ismi, eki "-da"dır. "Türkçe" sözcüğünün kökü "Türk" ismi, eki "-ce"dir.
Sözcüklerin özgün ek biçimlerini ve kök türlerini belirleyerek benzeşme olayının zeminini tespit etmek.
2
Kök veya taban sonundaki sert ünsüzler ile ekin başındaki yumuşak ünsüzün etkileşimini kontrol etmek.
"seç-" fiilindeki "ç" sert ünsüzü, "-gin" ekinin başındaki "g"yi "k"ye dönüştürmüştür. "üç" sayısındaki "ç" sesi, "-de" ekinin başındaki "d"yi "t"ye dönüştürmüştür. "yurt" ismindeki "t" sert ünsüzü, "-da" ekinin başındaki "d"yi "t"ye dönüştürmüştür. "Türk" ismindeki "k" sert ünsüzü, "-ce" ekinin başındaki "c"yi "ç"ye dönüştürmüştür.
Seslerin benzeşme kurallarına uygun olarak nasıl sertleştiğini açıklamak.
3
Belirlenen özellikleri sağ sütundaki tanımlarla eşleştirmek.
"seçkin" -> fiilden isim yapım ekiyle oluşan yapı, "2023'te" -> sayıya getirilen bulunma eki, "yurtta" -> isim köküne gelen bulunma eki, "Türkçe" -> dil yapım eki özellikleri ile eşleşir.
Eşleşen çiftleri eksiksiz ve doğru biçimde tamamlamak.

Anahtar Kavram

Ünsüz benzeşmesi (ünsüz sertleşmesi), sert ünsüzlerle (f, s, t, k, ç, ş, h, p) biten bir sözcüğe yumuşak ünsüzle (c, d, g) başlayan bir ek geldiğinde, ekin başındaki ünsüzün sertleşerek sırasıyla ç, t, k ünsüzlerine dönüşmesidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1614Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti, yay ayraç veya köşeli ayracın kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tevfik Fikret (Servetifünun Dönemi'nin (1896-1901) en önemli temsilcisi) şiirlerinde aruz ölçüsünü başarıyla uygulamıştır.

Cevap

Tevfik Fikret ile başlayan cümlede iç içe iki açıklama yer almaktadır. Türk Dil Kurumu (TDK) kurallarına göre, ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dışta köşeli ayraç [ ], içte ise yay ayraç ( ) kullanılmalıdır. Bu c��mlede dıştaki ayraç da yay ayraç olarak kullanıldığı için noktalama yanlışı yapılmıştır.
Tevfik Fikret ile başlayan cümlede, sanatçının edebi dönemi ve bu dönemin yılları iç içe iki ayraçla verilmiştir. TDK kurallarına göre, ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır. Bu cümlede dıştaki ayracın köşeli ayraç [ ] olması gerekirken yay ayraç ( ) yapılması noktalama hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki ayraç ve tırnak işaretlerinin kullanım amaçlarını belirlemek.
Tevfik Fikret ile başlayan cümlede bir açıklamanın içine tarihsel bir ek bilgi (1896-1901) yerleştirilerek iç içe ayraç ihtiyacı doğduğu görülür.
İç içe ayraç kullanımının kuralını test etmek.
2
İç içe ayraç kullanımına ilişkin TDK kuralını uygulamak.
Kural gereği dıştaki ayraç köşeli ayraç [ ] olmalıdır: Tevfik Fikret [Servetifünun Dönemi'nin (1896-1901) en önemli temsilcisi].
Hatalı kullanımı tespit edip düzeltmek.

Anahtar Kavram

Ayraç içinde ayraç kullanılması durumunda dıştaki ayracın köşeli ayraç, içteki ayracın ise yay ayraç olması kuralı.
Soru 1615Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, parantez içinde verilen sözcüklere belirtilen ekleri getirerek kesme işaretinin kullanımı ve yazım kurallarına uygun şekilde doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Son yapılan düzenlemelerle birlikte (Kültür ve Turizm Bakanlığı - ilgi eki almış biçimi) bütçesi artırılmış; tarihi yapıların restorasyon süreci hızlandırılmıştır. Bu kapsamda yayımlanan (Yönetmelik - ilgi eki almış biçimi) ilgili maddelerine göre, sit alanlarında yapılacak her türlü kazı faaliyeti sıkı denetime tabi tutulacaktır. Bu kararlar, ülkemizdeki tarihi ve kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasında ve (Avrupalılaşma - ilgi eki almış biçimi) getirdiği evrensel koruma standartlarının yakalanmasında büyük önem taşımaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla "Kültür ve Turizm Bakanlığının", "Yönetmelik'in" ve "Avrupalılaşmanın" şeklinde doldurulmalıdır.
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım ve noktalama kurallarına göre: 1. Kurum, kuruluş ve kurul adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz; bu nedenle 'Kültür ve Turizm Bakanlığının' yazımı doğrudur. 2. Belli bir kanun, tüzük veya yönetmelik kastedildiğinde büyük yazılan bu sözcüklere gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır; bu nedenle 'Yönetmelik'in' yazımı doğrudur. 3. Özel adlara gelen yapım eklerinden sonra eklenen çekim ekleri kesmeyle ayrılmaz; bu nedenle 'Avrupalılaşmanın' yazımı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun analiz edilmesi
Kültür ve Turizm Bakanlığının
Türk Dil Kurumu kurallarına göre kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz. Kültür ve Turizm Bakanlığı bir kurum/kuruluş adı olduğu için gelen ilgi eki (-nın) ayrılmadan ve ünsüz yumuşaması kuralına uyularak 'Kültür ve Turizm Bakanlığının' şeklinde yazılmalıdır.
2
İkinci boşluğun analiz edilmesi
Yönetmelik'in
Belli bir kanun, tüzük veya yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözleri ek aldığında kesme işaretiyle ayrılır. Bu kural gereği 'Yönetmelik' sözcüğü gelen ilgi ekini kesme işaretiyle ayırarak 'Yönetmelik'in' şeklinde yazılmalıdır.
3
Üçüncü boşluğun analiz edilmesi
Avrupalılaşmanın
Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz. 'Avrupa' özel adına getirilen '-lı', '-laş' ve '-ma' yapım eklerinden sonra gelen ilgi eki (-nın) kesme işareti kullanılmadan bitişik olarak 'Avrupalılaşmanın' şeklinde yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Kesme işaretinin kurum/kuruluş adlarında, kanun/tüzük/yönetmelik sözcüklerinde ve yapım eki almış özel adlarda kullanımı
Soru 1616Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri dil bilgisi kurallarına ve anlam akışına uygun bağlaçlarla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Şiir yazmak, sözcüklerin ses uyumuna dikkat etmeyi gerektirir; sadece ses uyumuyla yetinmek şiiri kuru bir gürültüye dönüştürür. Gerçek bir şair, kelimeleri seçerken hem onların tınısına taşıdıkları anlamsal derinliğe odaklanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa karşıtlık ilişkisi kuran 'ancak, fakat, ama, lakin, yalnız' bağlaçlarından biri; ikinci boşluğa ise 'hem... hem...' tekrarlı bağlaç yapısını tamamlayan 'hem' veya 'hem de' bağlacı getirilmelidir.
Parçadaki birinci boşluk, birbirine karşıt durumları bağlayan bir karşıtlık bağlacını (ancak, fakat, ama, lakin, yalnız) gerektirirken; ikinci boşluk ise 'hem... hem...' tekrarlı bağlaç yapısını kuran 'hem' veya 'hem de' sözcüğünü gerektirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi ve cümleler arasındaki anlam ilişkisini analiz etme
İlk cümlede şiir yazmanın ses uyumuna dikkat gerektirdiği belirtilmiş, devamında ise sadece bununla yetinmenin olumsuz sonucu verilerek bir karşıtlık ilişkisi kurulmuştur.
Karşıtlık (düşüncenin yönünü değiştirme) ilişkisini kurmak için bu iki cümleyi birbirine ba��layacak bir karşıtlık bağlacına ihtiyaç vardır.
2
Birinci boşluk için uygun bağlaçları belirleme
Karşıtlık bildiren 'ancak', 'fakat', 'ama', 'lakin' veya 'yalnız' bağlaçları bu boşluğa getirilebilir.
Bu bağlaçlar cümleye 'düşüncenin yönünü değiştirme' anlamı katarak anlam akışını sağlar.
3
İkinci cümledeki yapısal özellikleri inceleme ve ikinci boşluğu tamamlama
İkinci cümlede 'hem onların tınısına...' ifadesiyle başlayan bir sıralı (tekrarlı) bağlaç yapısı kurulmuştur. Bu yapının tamamlanması için boşluğa 'hem' veya 'hem de' gelmelidir.
'hem... hem...' tekrarlı bağlacı, eş görevli ögeleri (tınısına / taşıdıkları anlamsal derinliğe) birbirine bağlamak için kullanılır.

Anahtar Kavram

Bağlaçların cümledeki anlamsal ve yapısal görevleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1617Soru

Türkçede "mi" soru eki; soru, pekiştirme, zaman ve koşul gibi farklı işlevlerde kullanılabilir ve her durumda kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Ancak fiillerin olumsuz biçimlerinde karşımıza çıkan ve ünlü daralmasına uğrayan olumsuzluk eki (-ma/-me), soru ekiyle karıştırılmamalı ve kelimeye bitişik yazılmalıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamasından kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bunca zamandır aynı projede birlikte çalışmamıza rağmen neden bizimle hiç konuş mi yor, bir türlü anlayamıyorum.

Cevap

Bunca zamandır aynı projede birlikte çalışmamıza rağmen neden bizimle hiç konuş mi yor, bir türlü anlayamıyorum.
Yazım hatası içeren cümlede yer alan 'konuş mi yor' sözcüğündeki 'mi' ifadesi, soru eki değil, fiilin olumsuz biçimini yapan ve şimdiki zaman ekinin etkisiyle ünlü daralmasına uğrayarak '-mu' şeklini alan olumsuzluk ekidir. Bu ekin sözcüğe bitişik yazılarak 'konuşmuyor' şeklinde gösterilmesi gerektiğinden burada yazım yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan 'mi/mı/mu/mü' eklerinin veya seslerinin işlevlerini belirlemek.
Seçeneklerdeki cümlelerde soru eki (soru, pekiştirme, zaman işlevli) ve olumsuzluk ekinin daralmış hâli tespit edilmiştir.
Yazım kuralının hangi ek veya ses için geçerli olduğunu ve nasıl yazılması gerektiğini ayırt etmek.
2
Soru eki olan 'mi'lerin yazımını kontrol etmek.
'sen de mi', 'başladı mı', 'huzurlu mu huzurlu' ve 'seçmemişler mi' ifadelerindeki eklerin ayrı yazıldığı ve bu yazımların doğru olduğu görülmüştür.
Türkçede soru eki 'mi', hangi işlevde kullanılırsa kullanılsın kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.
3
Ünlü daralmasına uğrayan olumsuzluk ekinin yazımını kontrol etmek.
'konuş mi yor' ifadesindeki 'mi' sesinin olumsuzluk eki olan '-ma'nın daralmış biçimi (-mu) olduğu ve yanlışlıkla ayrı yazıldığı belirlenmiştir.
Olumsuzluk eki bir soru eki olmadığı için kendinden önceki sözcüğe bitişik yazılmalıdır. Doğru yazımı 'konuşmuyor' olmalıdır.

Anahtar Kavram

Soru Eki olan 'mi' ile Ünlü Daralmasına Uğrayan Olumsuzluk Eki '-ma/-me'nin Yazım Farkı
Soru 1618Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "de/da"nın yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkeolojik çalışmaların yürütüldüğü Göbeklitepe de keşfedilen yeni anıtsal yapılar, yerleşik hayata geçiş sürecine dair bildiklerimizi yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor.

Cevap

Arkeolojik çalışmaların yürütüldüğü Göbeklitepe de keşfedilen yeni anıtsal yapılar, yerleşik hayata geçiş sürecine dair bildiklerimizi yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor.
Arkeolojik çalışmaların yürütüldüğü yer bildiren "Göbeklitepe de" ifadesindeki "-de", bulunma durumu ekidir. Bu ek, özel isimlere getirildiğinde kesme işaretiyle ayrılmalı ve bitişik yazılmalıdır ("Göbeklitepe'de"). Cümlede bağlaç gibi ayrı yazılması yazım yanlışına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki "de/da" ifadelerini tek tek tespit etmek.
Cümlelerde geçen "bölgelerinde", "yeryüzündeki", "Toplantıda", "çeyrekte", "yıl da", "kentte", "Dönemi'ndeki", "Göbeklitepe de", "öyküsünde de" ifadeleri belirlenir.
Yazım yanlışının nerede olduğunu bulmak için ilgili ek ve bağlaçların tespiti gerekir.
2
Bulunan "de/da"ların ek (bulunma durumu eki) mi yoksa bağlaç mı olduğunu anlam belirleme yöntemiyle kontrol etmek.
"Göbeklitepe de keşfedilen" ifadesinde cümleden "de" çıkarıldığında anlam bozulmaktadır ("Göbeklitepe keşfedilen yapılar..."). Bu durum, buradaki "-de"nin bağlaç değil, bulunma durumu eki olduğunu gösterir.
Bulunma durumu eki olan "-de/-da" eklendiği sözcüğe bitişik yazılmalıdır ve cümleden çıkarılamaz.
3
Özel isimlere gelen durum eklerinin yazım kuralını uygulamak.
Özel isim olan "Göbeklitepe" sözcüğüne gelen bulunma durumu eki kesme işaretiyle ayrılarak "Göbeklitepe'de" şeklinde yazılmalıdır. Ayrı bir kelime gibi yazılması yazım yanlışıdır.
Özel isimlere gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır, bağlaçlar ise kesme işareti kullanılmadan tamamen ayrı bir kelime olarak yazılır.

Anahtar Kavram

Türkçede "de/da" bağlacı ile bulunma durumu eki olan "-de/-da"nın ayırt edilmesi ve doğru yazılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1619Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin (') kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekolojik dengesi bozulan Van Gölü'müzün korunması amacıyla hazırlanan eylem planı uygulamaya konuldu.

Cevap

Ekolojik dengesi bozulan Van Gölü'müzün korunması amacıyla hazırlanan eylem planı uygulamaya konuldu.
Van Gölü özel adına birinci çoğul şahıs iyelik eki getirildiğinde sözcük 'Van Gölümüz' halini alır. Türk Dil Kurumu kurallarına göre, sonunda üçüncü teki şahıs iyelik eki olan özel ada bu ek dışında başka bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz. Bu nedenle sözcüğün 'Van Gölümüzün' şeklinde kesme işareti kullanılmadan yazılması gerekir. Seçenekteki cümlede 'Van Gölü'müzün' şeklinde yazılarak kesme işaretinin kullanımıyla ilgili bir noktalama yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki özel adlara ve kısaltmalara gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılma durumlarını inceleyin.
Tüm cümlelerde kesme işaretiyle ayrılan veya ayrılmayan ekler belirlendi.
Yazım ve noktalama kurallarına uygunluğu denetlemek.
2
Türkçenin, TBMM'nin, Batı'daki ve Yakup Kadri'nin (Karaosmanoğlu) ifadelerindeki kuralları kontrol edin.
Bu ifadelerin tamamının ilgili TDK kurallarına uygun olarak doğru yazıldığı tespit edildi.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak.
3
Van Gölü'müzün ifadesindeki ek yapısını ve kuralını değerlendirin.
Van Gölü adı üçüncü tekil şahıs iyelik ekiyle (-ü) kurulmuştur. Bu ekin yerine birinci çoğul şahıs iyelik eki (-müz) getirildiğinde kesme işareti kullanılmamalıdır. 'Van Gölü'müzün' yazımının yanlış olduğu, doğrusunun 'Van Gölümüzün' olması gerektiği belirlendi.
Hatalı kullanımı tespit edip doğru cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Kesme işaretinin özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme eklerini ayırırken uyulması gereken kuralları ve istisnaları (özellikle iyelik eki değişimi).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1620Soru

(I) Güzeller güzeli o sahil kasabasına vardık mı içimizi tarifi imkânsız bir huzur kaplardı. (II) Son günlerde yaşanan bu belirsizliklerin herkesin keyfini kaçırdığı bir gerçek değil midir? (III) Y��netim kurulunun aldığı bu son kararı ortaklardan hiçbirinin onaylamayacağını bilmiyor muydu? (IV) Kendisine yöneltilen onca haksız suçlamaya rağmen neden sessiz kalmayı tercih ettiğini hiç düşün m��yordu. (V) Sokak aralarından gelen o tatlı mı tatlı çocuk sesleri bizi bir anlığına da olsa eski günlere götürdü.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "mi" ekinin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV numaralı cümlede geçen 'düşün müyordu' ifadesinin yazımı yanlıştır. Buradaki '-mü' soru eki değil, olumsuzluk ekinin daralmış hâlidir ve kelimeye bitişik yazılmalıdır.
IV numaralı cümledeki 'düşün müyordu' ifadesinde bir yazım yanlışı vardır. Buradaki '-mü' eki soru eki değil, olumsuzluk eki olan '-me'nin şimdiki zaman eki olan '-yor'un etkisiyle daralmış şeklidir. Türkçede olumsuzluk eki her zaman fiile bitişik yazılır. Dolayısıyla sözcüğün doğru yazımı 'düşünmüyordu' şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki 'mi' (mı, mu, mü) eklerini veya benzer sesleri içeren sözcükleri tespit etmek.
I. cümlede 'vardık mı', II. cümlede 'değil midir', III. cümlede 'onaylamıyor muydu', IV. cümlede 'düşün müyordu', V. cümlede 'tatlı mı tatlı' ifadeleri incelenmek üzere belirlenmiştir.
Yazım kurallarına uygunluğu denetlemek için öncelikle hedef eklerin geçtiği sözcük gruplarının doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Belirlenen eklerin cümle i��erisindeki işlevlerini (soru, zaman, pekiştirme veya olumsuzluk) çözümlemek.
I. cümlede zaman, II. cümlede soru, III. cümlede soru, V. cümlede ise pekiştirme i��levinde kullanılmıştır ve bu cümlelerde ekler kurala uygun biçimde ayrı yazılmıştır. IV. cümlede ise ekin soru veya pekiştirme işlevinde olmadığı görülür.
'mi' ekinin yazımı cümledeki işlevine göre şekillendiği için söz dizimindeki görevinin analiz edilmesi şarttır.
3
IV. cümledeki 'düşün müyordu' ifadesinin kök ve ek analizini gerçekleştirerek doğru yazım şeklini bulmak.
Kelimenin yapısı 'düşün- (fiil kökü) + -me (olumsuzluk eki) + -yor (şimdiki zaman eki) + -du (ek-fiil)' biçimindedir. Buradaki olumsuzluk eki olan '-me', kendisinden sonra gelen şimdiki zaman ekinin daraltıcı etkisiyle '-mü' sesine dönüşmüştür. Bu ek bir soru eki olmadığından kelimeye bitişik yazılmalı ve 'düşünmüyordu' şeklinde olmalıdır.
Yazım yanlışının dil bilgisi kurallarına göre gerekçelendirilmesi ve doğru kelime formunun gösterilmesi.

Anahtar Kavram

mi Soru Ekinin Yazımı ve Olumsuzluk Ekinin Daralmış Hâliyle Farkı
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 81 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin