Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1801Soru

Gelişmiş ülkelerde eğitim sistemleri iki temel sacayağı üzerine kuruludur ( ) bireysel yeteneklerin erken yaşta keşfedilmesi ve bu yeteneklere uygun pratik alanların sunulması. Bizde ise eğitim ( ) ezbere, teorik bilgiye ve sınav başarısına odaklandığı için yaratıcılığı köreltiyor ( ) ancak son yıllarda bu yanlıştan dönülmesi yönünde önemli adımlar atılıyor ( ) alternatif eğitim modelleri geliştiriliyor, müfredat güncelleniyor.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) (;) (;) (:)

Cevap

İlk boşlukta açıklama yapıldığı için iki nokta (:), ikinci boşlukta özneden sonra virgülle ayrılmış ögeler olduğu için noktalı virgül (;), üçüncü boşlukta ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül (;) ve son boşlukta atılan adımlar açıklandığı için iki nokta (:) kullanılmalıdır. Bu durumda sırasıyla iki nokta, noktalı virgül, noktalı virgül ve iki nokta gelmelidir.
Doğru seçenekte sırasıyla iki nokta, noktalı virgül, noktalı virgül ve iki nokta işaretleri yer almaktadır. İlk boşlukta eğitim sistemlerinin iki temel sacayağı açıklandığı için iki nokta; ikinci boşlukta özneden sonra virgülle ayrılmış ögeler geldiği için anlam karışıklığını önlemek adına noktalı virgül; üçüncü boşlukta kendi içinde virgül barındıran sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül; son boşlukta ise atılan adımlar örneklendirildiği için iki nokta kullanılması dil bilgisi kurallarına tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğun işlevini ve getirilmesi gereken işareti belirlemek.
İki nokta (:) getirilmelidir.
Cümledeki 'iki temel sacayağı' ifadesinden sonra bu sacayaklarının neler olduğu açıklanmıştır. Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlelerin sonuna iki nokta konur.
2
İkinci boşluğun işlevini ve getirilmesi gereken işareti belirlemek.
Noktalı virgül (;) getirilmelidir.
Özne olan 'eğitim' sözcüğünden sonra 'ezbere, teorik bilgiye ve sınav başarısına' şeklinde eş değer ögeler virgülle sıralanmıştır. Özneden sonra eş değer ögeler arasında virgül varsa, özneyi belirginleştirmek ve karışıklığı önlemek için noktalı virgül kullanılır.
3
Üçüncü boşluğun işlevini ve getirilmesi gereken işareti belirlemek.
Noktalı virgül (;) getirilmelidir.
Bu kısım ögeleri arasında virgül bulunan iki sıralı cümleyi ayırmaktadır. TDK kurallarına göre, ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül kullanılır.
4
Dördüncü boşluğun işlevini ve getirilmesi gereken işareti belirlemek.
İki nokta (:) getirilmelidir.
Bu boşluktan sonra 'önemli adımlar' ifadesinin neler olduğu örneklenerek açıklanmıştır. Açıklama cümlelerinden önce iki nokta konur.

Anahtar Kavram

Noktalı virgül ve iki noktanın işlevsel farkları; özellikle açıklama/örnekleme öncesi iki nokta kullanımı ile özneden sonra virgülle ayrılmış ögeler bulunduğunda veya sıralı cümlelerin arasında noktalı virgül kullanımı kuralları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1802Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül (,) işareti dil bilgisi kurallarına aykırı bir şekilde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatçı, yeni sergisinde Anadolu'nun bin yıllık geçmişini tuvaline yansıtırken, geleneksel motifleri çağdaş bir yorumla harmanlamış.

Cevap

Sanatçı, yeni sergisinde Anadolu'nun bin yıllık geçmişini tuvaline yansıtırken, geleneksel motifleri çağdaş bir yorumla harmanlamış.
Sanatçının Anadolu geçmişini tuvaline yansıtmasını anlatan cümlede geçen sözcük zarf-fiil ekini almıştır. Türk Dil Kurumu kuralları uyarınca, metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konulması noktalama hatasıdır. Cümlede ardı ardına sıralanmış başka bir zarf-fiil grubu bulunmadığından bu kullanım yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki virgüllerin işlevlerini ve yer aldıkları kelime gruplarını analiz etmek
Dört cümlede virgülün kurallara uygun şekilde özneyi belirtmek, eş görevli sözcükleri veya grupları ayırmak ve sıralı cümleleri ayırmak için kullanıldığı belirlendi. Bir cümlede ise tekil zarf-fiil ekinden sonra virgül kullanıldığı tespit edildi.
Cümlelerin dil bilgisi yapılarını inceleyerek kurallı ve kuralsız kullanımları birbirinden ayırt etmek gerekir.
2
Zarf-fiil eki almış sözcüklerden sonra virgül kullanım kuralını uygulamak
İlgili sözcükteki zarf-fiil eki cümlede başka bir zarf-fiil ile eş görevli olarak sıralanmamıştır. Bu durumdaki tekil zarf-fiillerden sonra virgül konması kurallara aykırıdır.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz.

Anahtar Kavram

Zarf-fiil eklerinden sonra virgül kullanılamayacağı kuralı ve virgülün doğru işlevleri
Soru 1803Soru

��slamiyet öncesi Türk devlet yapısında, boyların kendi içlerindeki özerk yapısını koruyarak bir araya gelmesiyle oluşan federatif karakter, merkezi otoritenin sınırlarını ve meşruiyetini sürekli olarak test etmiştir. Devletin en önemli karar organı olan Kurultay’da (Toy), boy beyleri sadece birer danışman değil, aynı zamanda temsil ettikleri boyların gücünü hakan karşısında koruyan birer siyasi aktör olarak yer almışlardır. Hakan, töre kurallarını uygularken veya yeni yasalar koyarken boy beylerinin rızasını almak durumundaydı. Aksi takdirde, boyların konfederasyondan ayrılması veya başka bir hanedan üyesinin etrafında birleşerek isyan etmesi kaçınılmaz olmaktaydı.

Bu bilgilere göre, İlk Türk devletlerindeki yönetim yapısı ve Kurultay'ın işlevi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümdarın otoritesi, boy beylerinin rızası ve törenin sınırlandırıcı gücüyle dengelenmiştir.

Cevap

Hükümdarın otoritesinin boy beylerinin rızası ve törenin sınırlandırıcı gücüyle dengelendiği
Metinde hükümdarın töre uygularken ve yasa yaparken boy beylerinin rızasını alması gerektiği, aksi takdirde boyların ayrılarak isyan edebileceği vurgulanmaktadır. Bu durum, hükümdarın mutlak ve sınırsız bir otoriteye sahip olmadığını; gücünün boy beylerinin rızası ve törenin sınırlandırıcı etkisiyle dengelendiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki boyların konumunu analiz etmek
İlk Türk devletlerinde boyların özerk yapılarını koruduğu ve Kurultay'da boy beylerinin hakan karşısında kendi çıkarlarını savunduğu görülür.
Yönetim yapısındaki güç dengelerini belirlemek için paragrafın giriş kısmını anlamlandırmak gerekir.
2
Hakan ile boy beyleri arasındaki ilişkiyi incelemek
Hakanın töre ve yasa koyma süreçlerinde boy beylerinin rızasını alması gerektiği, aksi takdirde isyan ve bölünme çıkabileceği anlaşılır.
Hükümdarın karar alma yetkisinin sınırsız olmadığını ve bağımlı olduğu dinamikleri tespit etmek önemlidir.
3
Doğru yargıya ulaşmak
Hakanın yetkilerinin boy beylerinin rızası (siyasi rıza) ve töre kuralları ile dengelendiği sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasında bu siyasi dengeleri en doğru ifade eden yargıyı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinde yönetim anlayışı, boy birliği teşkilatı ve Kurultay'ın siyasi dengelerdeki rolü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1804Soru

İlk Türk devletlerinde yaylak ve kışlaklar gibi otlaklar devletin (kamunun) mülkiyetinde kabul edilir ve töre kuralları çerçevesinde boyların kullanımına sunulurdu. Buna karşın aileler veya boylar, kendi emekleriyle yetiştirdikleri hayvan sürülerinin ve taşınabilir eşyaların sahibiydi. Hiç kimseye toprak üzerinde özel mülkiyet hakkı tanınmadığı gibi otlakların boylar arasında adil bir biçimde paylaştırılması esastı.

Bu mülkiyet ve sosyal düzenin;

I. Toprağa dayalı imtiyazlı bir sınıfın veya feodal yapıların oluşmasını engelleme,
II. Göçebe yaşam tarzına bağlı olarak kalıcı mimari ve yerleşik kent kültürünü yaygınlaştırma,
III. Ailelerin sürü mülkiyeti üzerinden ekonomik farklılaşmalar yaşamasına olanak tanıma

durumlarından hangilerine zemin hazırladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
İlk Türk devletlerinde temel geçim kaynağı olan hayvancılığın yapıldığı otlakların mülkiyeti devlete ait olup boyların ortak kullanımındaydı. Toprağın kişilerin özel mülkü olmaması, Avrupa'dakine benzer toprağa dayalı imtiyazlı bir aristokratik sınıfın (feodal beylerin) oluşmasını engellemiştir. Diğer taraftan, ailelerin kendi sürüleri üzerinde özel mülkiyet hakkının bulunması, toplumda aileler arasında zenginlik düzeyine göre ekonomik farklılaşmaların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Kalıcı mimari ve yerleşik kent kültürü ise göçebe hayatın değil, yerleşik hayatın bir sonucudur. Bu nedenle doğru değerlendirme I ve III öncüllerini kapsayan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün mülkiyet yapısı üzerinden analiz edilmesi
Otlakların devletin ortak mülkiyetinde olması ve özel mülk haline getirilememesi, toprak sahipliğine dayalı bir soylular sınıfının (senyörlük/feodalite) ortaya çıkmasını doğrudan engellemiştir. Dolayısıyla birinci öncül savunulabilir.
Toprak mülkiyetinin sosyal sınıflaşma üzerindeki belirleyici etkisini tespit etmek.
2
İkinci öncülün yaşam tarzı özellikleri açısından sorgulanması
Göçebe (konargöçer) yaşam tarzı taşınabilir bir kültür yaratır. Kalıcı mimari, tapınaklar ve kent kültürünün yaygınlaşması göçebe yaşamın değil, yerleşik hayata geçişin bir sonucudur. Dolayısıyla ikinci öncül savunulamaz.
Göçebe yaşam tarzı ile yerleşik yaşam tarzının kültürel sonuçları arasındaki temel farkları ayırt etmek.
3
Üçüncü öncülün taşınabilir mülkiyet kavramı üzerinden değerlendirilmesi
İlk Türk devletlerinde sürülerin (hayvanların) mülkiyeti şahıslara aitti. Her ailenin veya boyun sahip olduğu hayvan sayısının farklı olması, toplumda mutlak bir ekonomik eşitlik olmadığını ve ekonomik farklılaşmanın yaşanabildiğini gösterir. Dolayısıyla üçüncü öncül savunulabilir.
Taşınabilir özel mülkiyetin toplumsal tabakalar ve ekonomik düzey üzerindeki etkisini yorumlamak.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde toprak mülkiyetinin kamusal niteliğinin feodalistleşmeyi önlemesi ve taşınabilir özel mülkiyetin ekonomik tabakalaşmaya etkisi.
Soru 1805Soru

Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan ve Avrasya'daki ilk Türk izlerini barındıran aşağıdaki kültür çevrelerini, bakır çağından başlayıp demir çağının en gelişmiş evresine doğru (en eskiden en yeniye) kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kültür çevrelerinin en eskiden en yeniye doğru sıralaması: Afanasyevo Kültürü, Andronovo Kültürü, Karasuk Kültürü ve Tagar Kültürü şeklindedir.
Doğru sıralama, insanlığın madenleri kullanma sırasına (bakır, tunç, demir) ve kültürlerin tarihsel gelişim evrelerine uygun olarak en eskiden en yeniye doğru Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kültürlerin temsil ettiği maden çağlarını belirleme
Afanasyevo bakır çağını, Andronovo tunç çağını, Karasuk demir çağının başlangıcını ve Tagar ise gelişmiş demir çağını temsil eder.
Orta Asya kültürlerinin gelişim sırasını belirlemek için kullandıkları maden teknolojisinin tarihsel sırasını bilmek gerekir.
2
Kültürlerin kronolojik tarihlerini karşılaştırma
Afanasyevo MÖ 3000-1700, Andronovo MÖ 1700-1200, Karasuk MÖ 1200-700 ve Tagar MÖ 700-300 yılları arasına tarihlenir.
Madenlerin kullanılmaya başlandığı dönemlerin tarihsel sıralaması, kültürlerin kronolojik sırasını belirler.
3
Kültürleri en eskiden en yeniye doğru sıralama
Sıralama sırasıyla Afanasyevo, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde gerçekleşir.
Kronolojik gelişim bakırdan demire doğru ilerlediği için sıralama bu şekilde olmalıdır.

Anahtar Kavram

Avrasya'da İlk Türk İzleri ve Göçler kapsamında Orta Asya kültür çevrelerinin kronolojik gelişimi ve özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1806Soru

Aşağıdaki cümleleri, karşılarında verilen işlevsel/anlamsal açıklamalarla doğru bir biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Onca emek verip hazırladığın bu kıymetli projeyi nihayete erdirmek için daha ne kadar bekleyeceksin?
Bunca yıl aynı çatı altında yaşayıp da bir kez olsun beni dinlemek istemeyişini nasıl izah edebilirsin!
Yazarın son romanında çizdiği o buğulu atmosferin, okuyucunun ruhunu nasıl sarıp sarmaladığını hepimiz gördük.
Göz alabildiğine uzanan bu yemyeşil vadide, gökyüzünün maviliğiyle birleşen o eşsiz manzara ne muazzam!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle gerçek soru cümlesiyle (Bilgi almayı amaçlayan gerçek bir soru cümlesidir), ikinci cümle sitem bildiren sözde soru cümlesiyle (Soru biçiminde kurulmuş fakat sitem/yakınma bildiren bir sözde soru cümlesidir), üçüncü cümle soru sözcüğü içeren ama soru cümlesi olmayan seçenekle (Soru sözcüğü içerdiği hâlde soru cümlesi niteliği taşımayan bir cümledir), dördüncü cümle ise beğeni bildiren ünlem cümlesiyle (Hayranlık ve beğenme duygusunu dile getiren bir ünlem cümlesidir) eşleşmelidir.
Verilen cümlelerden birincisi doğrudan cevap talep eden bir soru cümlesidir. İkincisi biçimce soru görünümlü olmasına rağmen sitem bildiren bir sözde soru cümlesidir. Üçüncüsü soru kelimesi barındırsa da soru anlamı taşımayan bir bildirme cümlesidir. Dördüncüsü ise hayranlık duygusunu dile getiren bir ünlem cümlesidir. Eşleştirmeler bu işlevlere dayanarak doğru şekilde yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi analiz ederek cümlenin gerçek soru anlamı taşıyıp taşımadığını belirlemek.
İlk cümlede 'ne kadar' soru ifadesiyle doğrudan bilgi talep edilmektedir; bu yüzden gerçek bir soru cümlesidir.
Gerçek soru cümleleri cevap gerektiren bilgi edinme amaçlı yapılardır.
2
İkinci cümleyi okuyup soru yapısının altındaki duygu ve amacı incelemek.
İkinci cümlede 'nasıl izah edebilirsin' denilerek bir cevap istenmemekte, sitem edilmektedir; dolayısıyla bu bir sözde soru cümlesidir.
Sözde soru cümleleri, cevap alma amacının dışında sitem, onaylatma, şüphe gibi duygusal anlamları taşır.
3
Üçüncü cümledeki soru sözcüğünün görevi ve cümlenin genel anlamına katkısını değerlendirmek.
Üçüncü cümlede 'nasıl' sözcüğü bulunsa da bu kelime yan cümleyi niteleyen bir zarftır ve temel cümlenin yüklemi olan 'gördük' soru anlamı taşımamaktadır.
Soru sözcükleri yan cümlede görev alıp ana cümlede soru anlamı kurmayabilir.
4
Dördüncü cümlede duyguyu belirten ifadenin işlevini saptamak.
Dördüncü cümlede 'ne muazzam!' ifadesiyle coşku ve hayranlık hissi dışa vurulduğu için bu cümle bir ünlem cümlesidir.
Ünlem cümleleri; sevinç, hayranlık, korku, telaş gibi duyguları heyecanlı veya coşkun bir dille aktarır.

Anahtar Kavram

Cümle türlerinde soru ve ünlem cümlelerinin anlamsal, yapısal ve işlevsel farklılıklarının kavranması.
Soru 1807Soru

İlk Türk devletlerinde konargöçer yaşam tarzının bir sonucu olarak uzun süreli hapis cezaları uygulanmamış, cezalar genellikle on günü aşmayacak şekilde belirlenmiştir.

Bu durumun ortaya çıkmasında etkili olan temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun göçebe yaşam tarzına bağlı olarak mevsimlik göçler gerçekleştirmesi ve sürekli hareket halinde olması

Cevap

Toplumun göçebe yaşam tarzına bağlı olarak mevsimlik göçler gerçekleştirmesi ve sürekli hareket halinde olması
Konargöçer yaşam tarzında topluluklar yaylak ve kışlaklar arasında sürekli hareket halindedir. Bu durum, uzun süreli hapis cezalarının verilmesini ve suçluların sabit bir yerde tutulmasını imkansız kılmış, cezaların kısa süreli tutulmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki bilgiyi analiz etme.
Cezaların süresinin konargöçer yaşamın getirdiği hareketlilikle sınırlı olduğu tespit edilir.
Uzun süreli hapis cezalarının kalıcı mimari yapılar (cezaevleri) ve yerleşik hayat gerektirdiğini kavramak.
2
Seçenekleri konargöçer yaşamın özellikleri açısından değerlendirme.
Sürekli hareket halinde olan konargöçer toplumlarda uzun süreli hapis cezalarının uygulanmasının pratik olarak imkansız olduğu anlaşılır.
Yerleşik hayata geçilmeden kalıcı hapishanelerin inşa edilemeyeceğini ve toplumsal hareketliliğin cezaların süresini kısıtladığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Konargöçer yaşam tarzının hukuk sistemi ve cezalar üzerindeki belirleyici etkisi
Soru 1808Soru

Osmanlı klasik döneminde uygulanan Çift-Hane sistemi; devletin bir köylü ailesine (hane), bir çift öküzün işleyebileceği büyüklükte miri arazi (çift) tahsis etmesi esasına dayanırdı. Bu sistemde toprak mülkiyeti devlete ait olup, köylü toprağı satamaz, devredemez veya vakfedemezdi. Toprağın vergi gelirlerini toplayan tımar sipahisi ise köylü üzerinde yargısal ve siyasi haklara sahip olmayıp sadece kanunnamelerde belirlenen vergileri toplama ve asayişi sağlama yetkisine sahipti.

Bu bilgiler doğrultusunda, Osmanlı toprak yönetiminin Avrupa'daki feodal sistemden temel farkını ve bunun devlet yapısına etkisini en doğru açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprak mülkiyetinin devlet tekelinde tutulması ve sipahinin yargı yetkisinden yoksun olması, taşrada feodal bağımsızlıkların oluşmasını engelleyerek merkezi otoritenin güçlü kalmasını sağlamıştır.

Cevap

Toprak mülkiyetinin devlet tekelinde tutulması ve sipahinin yargı yetkisinden yoksun olması, taşrada feodal bağımsızlıkların oluşmasını engelleyerek merkezi otoritenin güçlü kalmasını sağlamıştır.
Toprak mülkiyetinin devlet tekelinde tutulması ve sipahinin yargı yetkisinden yoksun olması, taşrada feodal bağımsızlıkların oluşmasını engelleyerek merkezi otoritenin güçlü kalmasını sağlamıştır. Metinde belirtildiği üzere, sipahinin mülkiyet ve yargı yetkisinin olmaması, onu Avrupa'daki feodal lordlardan ayıran en temel özelliktir ve bu durum merkezi yapıyı korumaya yöneliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde ve Osmanlı toprak sisteminde mülkiyetin kime ait olduğunu belirleme
Mülkiyet devlete (miri) aittir, satılamaz veya devredilemez.
Toprak mülkiyetinin devlete ait olması, taşrada bağımsız feodal güçlerin (aristokrasinin) oluşmasını engelleyen en temel unsurdur.
2
Tımar sipahisinin yetki sınırlarını ve yargı durumunu analiz etme
Sipahi köylü üzerinde yargısal veya siyasi haklara sahip değildir, sadece kanunnamelere göre vergi toplar.
Sipahinin yargı yetkisinin olmaması, onun Avrupa'daki feodal lordlar (senyörler) gibi köylü üzerinde mutlak bir egemenlik kurmasını engeller.
3
Elde edilen verileri Avrupa feodal sistemi ile karşılaştırarak merkezi otoriteye etkisini değerlendirme
Osmanlı sisteminde mülkiyetin devlette olması ve sipahinin yargı yetkisinin bulunmaması, Avrupa'dakinin aksine taşrada merkeziyetçi yapıyı korumuştur.
Avrupa'da feodal beyler hem toprağın sahibi hem de yargıcıyken, Osmanlı'da bu yetkilerin bölünmesi merkezi otoritenin zayıflamasını önlemiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı toprak yönetimi (Çift-Hane ve Tımar) ile Avrupa feodalizminin merkezi otorite açısından karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 1809Soru

İlk Türk devletlerinde uygulanan yönetim anlayışı, hukuki düzenlemeler ve meclis yapısı ile ilgili aşağıdaki kavramları, karşılarında verilen tarihsel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kut İnancı
Töre
Kurultay
Ülüş İlkesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Kut İnancı - Hükümdarlık yetkisinin ilahi kaynaklı olduğunu kabul etmekle birlikte taht mücadelelerine zemin hazırlayan egemenlik anlayışı; Töre - Hükümdar da dahil olmak üzere herkesi bağlayan ve devlet otoritesini sınırlandıran yazısız hukuk kuralları; Kurultay - Meclisin tavsiye niteliğindeki yapısı ile kağanın töreye aykırı hareket edememesinin doğurduğu meşruiyet ve denetim zemini; Ülüş İlkesi - İktisadi kaynakların ve ganimetlerin adil bir şekilde paylaştırılması yükümlülüğü.
Kut inancı hanedanın ortak egemenlik hakkını ve bunun yol açtığı veraset mücadelelerini; Töre hükümdar dahil herkesi bağlayan dinamik yazısız hukuku; Kurultay yönetimde meşruiyeti sağlayan ve kağanı denetleyen yapıyı; Ülüş ise ekonomik paylaşımı ve sosyal devleti temsil eder. Bu nedenle kavramlar doğru tanımlarla eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk Türk devletlerinde hükümdarlığın meşruiyet kaynağını ve veraset sisteminin yapısını belirleyen temel kavramı tespit etmek.
İlahi egemenlik yetkisini ifade eden ve taht kavgalarının nedeni olan kavramın 'Kut İnancı' olduğu bulunur.
Kut, devlet yönetim gücünün Tanrı tarafından hanedan üyelerine verildiği inancıdır.
2
Devlet yönetimini ve toplumsal hayatı düzenleyen, kağanı bile sınırlayan yazısız hukuk kurallarını tanımlamak.
Bu kuralları ve onların dinamik göçebe yapısını ifade eden kavramın 'Töre' olduğu belirlenir.
Töre, ilk Türk toplumlarında adalet ve düzeni sağlayan en üst hukuk kaynağıdır.
3
Devlet işlerinin görüşüldüğü danışma ve karar organı ile bunun meşruiyet ilişkisini analiz etmek.
Tavsiye kararları alan ancak töre ve kurultay geleneğiyle yönetimde meşruiyeti pekiştiren yapının 'Kurultay' olduğu anlaşılır.
Kurultay, boy beylerinin katılımıyla gerçekleşen ve kağanın yetkilerini dengeleyen siyasi meclistir.
4
Tanrı'nın kağana bağışladığı ekonomik gücü ve bunun adil paylaşım işlevini eşleştirmek.
Ekonomik refahın halka dağıtılmasını ve sosyal devlet anlayışını temsil eden kavramın 'Ülüş İlkesi' olduğu tespit edilir.
Ülüş, Türkçe karşılığı pay olan ve iktisadi kaynakların adil bölüşümünü ifade eden yönetim ilkesidir.

Anahtar Kavram

İlk Türk Devletlerinde Yönetim Anlayışı, Kut ve Töre
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1810Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış isimleri, sağ sütunda verilen dil bilgisi özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçının son eserini büyük bir beğeniyle okudum.
Bu büyük kurultay, ülkenin dört bir yanından gelen temsilcileri bir araya getirdi.
Bu zor günlerde hissettiği yalnızlık, onu yazmaya yönlendiren en büyük güçtü.
Kütüphanedeki bilgisayarlar, öğrencilerin araştırma yapmasını kolaylaştırıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

"eserini" sözcüğü hem iyelik hem belirtme eki almış basit bir isimle; "kurultay" fiil kökünden türemiş topluluk ismiyle; "yalnızlık" isim kökünden türemiş soyut ve tekil isimle; "bilgisayarlar" ise birleşik, somut ve çoğul isimle eşleşir.
Cümlelerde geçen isimlerin morfolojik (yapısal) ve anlamsal özellikleri incelendiğinde doğru eşleştirmeler şu şekildedir: 'eserini' sözcüğü yapım eki almadığı ve üçüncü tekil iyelik ile belirtme durum eklerini barındırdığı için hem iyelik hem belirtme eki almış basit yapılı isimdir. 'kurultay' sözcüğü kur- fiil kökünden türetilmiş bir topluluk ismidir. 'yalnızlık' sözcüğü yalın isim kökünden türetilmiş soyut ve tekil bir isimdir. 'bilgisayarlar' sözcüğü ise bilgi ve sayar sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş, somut ve çoğul bir isimdir.

Adım Adım Çözüm

1
"eserini" sözcüğünü eklerine ayırıp yapısını ve aldığı ekleri belirleme.
"eser-i-n-i" şeklinde eklerine ayrılır. Yapım eki almadığı için basit yapılıdır. İlk "-i" iyelik eki, ikinci "-i" belirtme hâli ekidir.
Sözcüğün aldığı çekim eklerinin işlevlerini ve yapısal durumunu tespit etmek amacıyla bu adım gerçekle��tirilir.
2
"kurultay" sözcüğünün kökünü, yapısını ve anlam özelliğini analiz etme.
"kur-" fiil kökünden türetilmiştir. Çok sayıda kişiden oluşan bir kurulu ifade ettiği için topluluk ismidir.
Sözcüğün türetildiği kökün türünü ve anlamca karşıladığı niceliği belirlemek için bu adım gereklidir.
3
"yalnızlık" sözcüğünün kök türünü ve anlamsal özelliklerini inceleme.
"yalın" isim kökünden türetilmiştir. Beş duyu organıyla algılanamadığı için soyut, çoğul eki almadığı için tekildir.
İsimlerin anlamsal (somut/soyut) ve sayısal (tekil/çoğul/topluluk) niteliklerini ayırt etmek için bu adım uygulanır.
4
"bilgisayarlar" sözcüğünün yapısal ve anlamsal sınıflandırmasını yapma.
"bilgi" ve "sayar" kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur, somuttur ve çoğul eki (-lar) almıştır.
Birleşik isimlerin tespiti ve çoğul eki işlevinin doğrulanması için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

İsimlerin Yapısal (Basit, Türemiş, Birleşik) ve Anlamsal (Somut, Soyut, Tekil, Çoğul, Topluluk) Özellikleri ile Aldıkları Çekim Ekleri
Soru 1811Soru

Sanat eserlerinin insan zihninde yarattığı estetik hazzı nörobiyolojik temellerle açıklamaya çalışan nöroestetik, son yıllarda bilişsel bilimlerin en dinamik alanlarından biri hâline gelmiştir. Klasik sanat kuramcıları güzelliği metafizik bir ideal olarak görürken nöroestetik uzmanları onu beyindeki nöral ağların, özellikle de ödül mekanizmasının aktif bir ürünü olarak ele alır. Örneğin, bir resme baktığımızda beynimizin görme merkezinden salgılanan dopamin miktarı, sıradan bir nesneye baktığımızda salgılanan miktardan yüzde yirmi daha fazladır. Semir Zeki gibi bu alanın öncülerine göre beyin, dış dünyadaki değişmeyen özellikleri aramak üzere görsel verileri filtreleyerek algılar. Dolayısıyla sanat, beynin bu temel arayışını doyurarak estetik deneyimi üst düzeye çıkarır. Sanat algısını nöronların bu elektrokimyasal dansına indirgemek estetik deneyimi basitleştirmek gibi görünse de bu yöntem, insan yaratıcılığının biyolojik sınırlarını anlamamızda çığır açıcıdır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollar��ndan hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanımlama

Cevap

Metinde karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma yöntemleri kullanılmışken tanımlama yöntemi kullanılmamıştır.
Parçada 'nöroestetik' kavramının bilişsel bilimler içindeki yeri ve önemi belirtilmiş, yöntemi açıklanmış ancak 'Nöroestetik nedir?' sorusuna yanıt verecek şekilde kavramın sınırlarını çizen, onu benzerlerinden ayıran nesnel bir tanım cümlesine yer verilmemiştir. Metnin sonundaki 'çığır açıcıdır' ifadesi bir tanımlama gibi görünse de bu cümle bir kavramın tanımı değil, yönteme yönelik öznel bir değerlendirme ve açıklamadır. Bu nedenle tanımlama yöntemi metinde kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki karşılaştırma unsurlarını tespit etmek.
Klasik sanat kuramcıları ile nöroestetik uzmanlarının güzellik anlayışlarının '...görürken... ele alır' ifadesiyle karşılaştırıldığı görülür.
Kıyaslama bildiren ifadelerin saptanması, karşılaştırma yönteminin elenmesini sağlar.
2
Metindeki örneklendirme ve sayısal veri unsurlarını incelemek.
'Örneğin' ifadesiyle başlayan cümlede somut bir örnek verilmiş ve bu örnekte 'yüzde yirmi' ifadesiyle karşılaştırmalı nicel bir sayısal veriden yararlanılmıştır.
Örneklendirme ve sayısal verilerin varlığının doğrulanması için ilgili cümlenin taranması gerekir.
3
Metindeki tanık gösterme ögesini değerlendirmek.
Semir Zeki'nin görüşünün dolaylı aktarım yoluyla paylaşılması, düşünceyi inandırıcı kılmak adına tanık göstermeye başvurulduğunu kanıtlar.
Dolaylı alıntıların da tanık gösterme kapsamında değerlendirildiğini teyit etmek.
4
Tanımlama ögesinin varlığını sorgulamak.
Metinde 'Nöroestetik nedir?' ya da 'Sanat algısı nedir?' sorularına yanıt veren, terimin sınırlarını belirleyen nesnel bir tanım bulunmamaktadır. Son cümledeki 'çığır açıcıdır' yargısı tanımlama değil, değerlendirmedir.
Tanımlama yolunun kullanılmadığını kesinleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşünceyi geliştirme yolları; tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanık gösterme ve sayısal verilerden yararlanma yöntemlerinin metin üzerindeki işlevlerini belirleme.
Soru 1812Soru

Aşağıda verilen Osmanlı Devleti'ni kurtarma fikir akımlarını, bu akımların temel amaçlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osmanlıcılık
İslamcılık
Türkçülük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osmanlıcılık akımı din ve ırk ayrımı yapmaksızın tüm Osmanlı vatandaşlarını eşit kabul etmeyi amaçlar; İslamcılık akımı dünya üzerindeki Müslümanları halife etrafında birleştirmeyi hedefler; Türkçülük akımı ise Türk topluluklarını kültürel ve siyasi bir birlik altında toplamayı savunur.
Osmanlıcılık akımı sınırlardaki tüm tebaayı eşit sayarak dağılmayı önlemeyi hedefler; İslamcılık tüm Müslümanları halife etrafında toplamayı amaçlar; Türkçülük ise Türk topluluklarını milli birlik etrafında bir araya getirmeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlıcılık akımının temel hedefini belirlemek.
Osmanlıcılık akımı, Fransız İhtilali'nin milliyetçilik akımına karşı tüm tebaayı eşit tutarak devletin birliğini korumayı hedefler. Bu doğrultuda 'din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin tüm Osmanlı vatandaşlarını eşit kabul ederek devleti bir arada tutmayı amaçlama' tanımıyla eşleşir.
Osmanlıcılık kavramının tanımını doğru hedefle eşleştirmek için.
2
İslamcılık akımının temel hedefini belirlemek.
İslamcılık akımı, ümmetçilik anlayışıyla tüm Müslüman tebaanın halife etrafında toplanmasını öngörür. Bu doğrultuda 'dünya üzerindeki tüm Müslümanları halifenin liderliği etrafında birleştirerek devletin varlığını korumayı hedefleme' tanımıyla eşleşir.
Müslümanların siyasi birliği fikrinin ait olduğu akımı netleştirmek için.
3
Türkçülük akımının temel hedefini belirlemek.
Türkçülük akımı, Osmanlı sınırları içinde ve dışında yaşayan Türklerin milli bir kimlik ve birlik oluşturmasını savunur. Bu doğrultuda 'Osmanlı sınırları içindeki ve dışındaki Türk topluluklarını kültürel ve siyasi bir birlik altında toplamayı savunma' tanımıyla eşleşir.
Geriye kalan kavramın ve amacın doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'ni Kurtarma Fikir Akımları
Soru 1813Soru

İki basamaklı ABAB doğal sayısının onlar basamağındaki rakam 3 azaltılıp, birler basamağındaki rakam 5 artırılarak iki basamaklı yeni bir sayı elde ediliyor.

Buna göre, başlangıçtaki ABAB sayısı elde edilen yeni sayıdan kaç fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25

Cevap

Başlangıçtaki sayı yeni sayıdan 25 fazladır.
Onlar basamağındaki 3 azalış sayıyı 30 azaltırken, birler basamağındaki 5 artış sayıyı 5 artırır. Bu durumda sayı net olarak 25 azalır. Dolayısıyla başlangıçtaki sayı, yeni sayıdan 25 fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Onlar basamağındaki değişimin sayının değerine etkisini hesaplamak
Onlar basamağının basamak değeri 10 olduğundan, bu basamaktaki 3 azalış sayının değerini 3×10=303 \times 10 = 30 azaltır.
Bir basamaktaki rakamın değişimi, o basamağın basamak değeriyle çarpılarak sayının değerindeki toplam değişime yansıtılır.
2
Birler basamağındaki değişimin sayının değerine etkisini hesaplamak
Birler basamağının basamak değeri 1 olduğundan, bu basamaktaki 5 artış sayının değerini 5×1=55 \times 1 = 5 artırır.
Birler basamağının basamak değeri 1 olduğundan, rakamdaki artış miktarının kendisi kadar sayının değerine eklenir.
3
Sayıdaki net değişimi bulmak ve farkı belirlemek
Net değişim 30+5=25-30 + 5 = -25 olarak bulunur. Yani yeni sayı, başlangıçtaki sayıdan 25 eksiktir. Bu da başlangıçtaki sayının yeni sayıdan 25 fazla olduğunu gösterir.
Azalma ve artış miktarları toplanarak sayının son durumdaki net değişimi tespit edilir.

Anahtar Kavram

İki basamaklı bir sayının basamak analizi ve çözümleme yöntemiyle basamak değerlerinin belirlenmesi.
Soru 1814Soru

(I) Kronobiyoloji; canl�� organizmaların gelişim, davranış ve fizyoloji gibi süreçlerindeki ritmik değişimleri inceleyen bilim dalıdır. (II) Canlıların çevreye uyum sağlamasını kolaylaştıran bu içsel ritimler, genetik olarak kodlanmış biyolojik saatler tarafından kontrol edilir. (III) Biyolojik saatlerin en belirgin örneği olan sirkadiyen ritim, temelde ışık ve karanlık döngüsüne göre şekillenen yirmi dört saatlik periyotları kapsar. (IV) Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bireylerin bu içsel ritmin gerektirdiği uyku ve beslenme düzenine uyması tavsiye edilir. (V) Nitekim gözdeki özel fotoreseptörler vasıtasıyla algılanan ışık verisi, beyindeki ana saate iletilerek sirkadiyen ritmin bu döngüye senkronize olmasını sağlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin ak��şını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Dördüncü cümlede, konunun bilimsel ve mekanik açıklamasından uzaklaşılarak bireylere yönelik sağlıklı yaşam tavsiyelerine geçilmiştir. Bu durum, paragrafın nesnel bilimsel anlatım bütünlüğünü kesintiye uğratmakta ve düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşünce hattını belirlemek.
Metin, kronobiyoloji bilim dalının tanımını yapmakta, biyolojik saatleri açıklamakta ve sirkadiyen ritmin ışık döngüsüyle olan ilişkisini fizyolojik boyutta ele almaktadır.
Konunun sınırlarını ve yazarın odaklandığı bilimsel perspektifi belirlemek, akış dışı unsurları bulmanın ilk adımıdır.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler birbirine organik olarak bağlıdır. Üçüncü cümledeki ışık-karanlık döngüsü ile beşinci cümledeki fotoreseptörler ve ışık verisi doğrudan birbiriyle ilişkilidir. Dördüncü cümle ise bu bilimsel akışı keserek sağlıklı yaşam için uyku ve beslenme önerilerinde bulunmaktadır.
Metindeki düşünce zincirini bozan, konunun farklı bir yönüne kayan cümleyi saptamak gerekir.
3
Akışı bozan cümleyi netleştirip seçeneği işaretlemek.
Düşüncenin akışını bozan cümlenin dördüncü cümle olduğu kesinleşir.
Yanıtın doğruluğundan emin olmak için alternatiflerin elenmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun anlatım yönünün, perspektifinin veya üslubunun değiştiği; diğer cümlelerle anlamsal bağları zayıf olan cümleye odaklanılır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1815Soru

Köşeli ayraç, yay ayraç ve tırnak işaretinin kullanımıyla ilgili olarak aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir noktalama hatası vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk edebiyatında psikolojik romanın önemli temsilcilerinden Peyami Safa (Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nun yazarı (1899-1961)), Doğu-Batı çatışmasını eserlerinde sıkça işlemiştir.

Cevap

Peyami Safa'nın eserinin ve yaşam tarihlerinin belirtildiği kısımda iç i��e iki yay ayraç kullanılması noktalama hatasıdır. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dıştaki ayracın köşeli ayraç olması gerekir.
Peyami Safa'nın eserinin ve yaşam tarihlerinin belirtildiği kısımda iç içe iki yay ayraç kullanılması noktalama hatasıdır. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dıştaki ayracın köşeli ayraç olması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ayraç kullanımlarını ve hiyerarşiyi inceleyin.
Peyami Safa'dan sonra açılan yay ayracın içinde, doğum ve ölüm tarihlerini göstermek için tekrar bir yay ayraç açıldığı görülmektedir.
İç içe ayraç kullanımlarında Türk Dil Kurumu kurallarına göre hiyerarşi takibi yapılmalıdır.
2
Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda dıştaki ayracın köşeli ayraç olması kuralını uygulayın.
Dıştaki ayraç köşeli ayraç [ ], içteki ayraç ise yay ayraç ( ) olmalıdır.
Noktalama işaretlerinin işlevsel hiyerarşisini doğru kurmak için bu kural gereklidir.
3
Hatalı olan cümleyi belirleyin ve düzeltilmiş halini yazın.
Hatalı kullanım 'Peyami Safa (Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nun yazarı (1899-1961))' şeklindeyken, doğrusu 'Peyami Safa [Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nun yazarı (1899-1961)]' olmalıdır.
Seçenekteki noktalama hatasının kaynağını netleştirmek ve doğru yapıyı göstermek için.

Anahtar Kavram

Köşeli ayraç, yay ayraç ve tırnak işaretinin işlevleri ve kullanım hiyerarşisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1816Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ile Müslüman dünyasıyla kurdukları siyasi ve askeri ilişkiler düşünüldüğünde, aşağıda verilen tarihsel gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarihsel gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması: Emeviler dönemi Haristan Savaşı çatışmaları, Talas Savaşı'ndaki Karluk-Abbasi askeri ittifakı, Abbasi sınırlarında Samarra ordugâh şehirlerinin kurulması, Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi ve Gazneli Mahmut'un Hindistan seferleridir.
Tarihsel sıralamada; ilişkilerin çatışmalı olduğu Emeviler dönemi Haristan Savaşı (737), ortak ittifakın sağlandığı Talas Savaşı (751), askeri entegrasyonu başlatan Samarra şehri (836), ilk devlet düzeyinde resmi din kabulünü yapan Karahanlılar (932) ve İslamiyet'i dış coğrafyalara yayan Gazneliler (1001) sırasıyla geçmişten günümüze ilerlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler Dönemi Türk-Arap çatışmalarının tarihini belirleme
Türgişler ile Emeviler arasındaki Haristan Savaşı (737) kronolojik olarak en eski olaydır.
İlişkilerin henüz İslamiyet'in kabulü gerçekleşmeden önceki ilk çatışma evresini oluşturması nedeniyle listenin ilk sırasına yerleştirilir.
2
Talas Savaşı'nın ittifak ilişkilerindeki yerini saptama
Çin tehdidine karşı Karluk-Abbasi askeri ortaklığının yaşandığı Talas Savaşı (751) ikinci sıradadır.
Bu savaş, çatışma dönemini bitirip Türkler ile Müslüman Araplar arasında barış ve yakınlaşma sürecini başlattığı için 8. yüzyılın ortasında konumlanır.
3
Abbasi dönemi askeri entegrasyonu tespit etme
Samarra gibi Türk ordularına özel ordugâh şehirlerinin kurulması (836) üçüncü sıraya yerleşir.
Talas Savaşı'nın ardından mevali politikasının terk edilmesiyle Türklerin Abbasi devlet kadrolarına askeri ve idari entegrasyonunu simgeler.
4
İlk Türk-İslam devletinin resmi dini kabul aşamasını belirleme
Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i resmi devlet dini yapması (932) dördüncü sıradadır.
Türklerin kendi kurdukları siyasi organizasyonda İslamiyet'i resmiyet kavuşturdukları 10. yüzyıl dönümünü ifade eder.
5
İslamiyet'i yayma ve koruyuculuk misyonunun gelişimini saptama
Gazneli Mahmut'un Hindistan seferleri (1001-1027) ve Sultan unvanı alması son sıraya yerleşir.
Türklerin İslam dünyasında halifelik makamının koruyucusu ve İslamiyet'in farklı bölgelere yayılmasında ana aktör haline geldiği 11. yüzyıl sürecini gösterir.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu sürecin askeri, siyasi aşamaları
Soru 1817Soru

Tarihçiler geçmişi iki farklı yöntemle aydınlatır ( ) belgelerin sessiz tanıklığına başvurmak ve sözl�� kültürün izini sürmek. Araştırmacı ( ) bu süreçte kaynakları titizlikle sınıflandırır, bilgileri karşılaştırır ( ) okuyucuya ise sadece bu emeğin sonuçlarını tarafsızca aktarmak kalır. Bilimin amacı da zaten tek bir esasa dayanır ( ) gerçeğe ulaşmak.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (:) (,) (;) (:)

Cevap

İlk boşluğa açıklama yapılacağı için iki nokta (:), ikinci boşluğa özneyi belirtmek için virgül (,), üçüncü boşluğa ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül (;), son boşluğa ise açıklama/örnekleme yapılacağı için iki nokta (:) getirilmelidir.
Doğru sıralama 'iki nokta - virgül - noktalı virgül - iki nokta' şeklinde olmalıdır. İlk boşlukta iki farklı yöntem açıklanacağı için iki nokta konur. İkinci boşlukta özne vurgulanacağı için virgül kullanılır. Üçüncü boşlukta ise virgül barındıran sıralı cümleleri ayırmak için noktalı virgül kullanılır. Son boşlukta ise tek esasın ne olduğu açıklandığı için yine iki nokta getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci boşluğun işlevini belirleme
Cümlede 'iki farklı yöntem' denilerek açıklama yapılacağı belirtilmiş ve ardından bu yöntemler sıralanmıştır. Açıklama ve örnekleme yapılacak durumlardan önce iki nokta (:) kullanılır.
Kendisiyle ilgili açıklama verilecek veya örnek gösterilecek cümlelerin sonuna iki nokta konması kuralıdır.
2
İkinci boşluğun işlevini belirleme
Cümlenin öznesi olan 'Araştırmacı' sözcüğünü belirginleştirmek ve kendisinden sonraki ögelerden ayırmak için virgül (,) kullanılmalıdır.
Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için virgül konur.
3
Üçüncü boşluğun işlevini belirleme
Burada iki bağımsız cümle ('Araştırmacı... karşılaştırır' ve 'okuyucuya ise... kalır') birbirine bağlanmaktadır. İlk cümlede zaten virgül ('...sınıflandırır, bilgileri...') kullanıldığı için iki cümleyi ayırmak amacıyla noktalı virgül (;) getirilmelidir.
Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için noktalı virgül kullanılır.
4
Dördüncü boşluğun işlevini belirleme
Cümlede 'tek bir esasa dayanır' ifadesinin ardından bu esasın ne olduğu ('gerçeğe ulaşmak') açıklanmıştır. Bu açıklama için iki nokta (:) getirilmelidir.
Kendisiyle ilgili açıklama yapılacak cümlenin sonuna iki nokta konur.

Anahtar Kavram

Noktalı virgül ile iki noktanın işlevsel farkları ve cümle içinde doğru konumlandırılması
Soru 1818Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere gelmesi gereken durumu, sadece 'virgül' veya 'boş' kelimelerini yazarak belirtiniz. (Cümlelerde başka bir kelimeye bağlı olmayan veya tek başına kullanılan zarf-fiiller, bağlaçlar ve benzeri kurallar göz önünde bulundurulmalıdır.)

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. Edebiyat eleştirmeni, yapıtın sanatsal değerini ortaya koyarken nesnel ölçütlerden yararlanmak zorundadır.
II. Düşüncelerini özgürce ifade eden birey; aklın, bilimin
felsefenin ışığında yolunu aydınlatır.
III. İnsan, yaşamı boyunca ya hedeflerine ulaşmak için durmaksızın koşar
ya da hayallerinin gölgesinde pasif bir hayat sürer.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluk için 'boş', ikinci boşluk için 'virgül', üçüncü boşluk için 'boş' kelimeleri yazılmalıdır.
Birinci cümlede 'ortaya koyarken' ifadesindeki tekil zarf-fiilden sonra ve üçüncü cümlede 'ya... ya da...' tekrarlı bağlacından önce virgül kullanılamayacağı için bu boşluklar boş kalmalıdır. İkinci cümlede ise 'aklın, bilimin, felsefenin' şeklindeki eş görevli sözcük gruplarını ayırmak amacıyla virgül kullanılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki zarf-fiil ekinin tespiti ve ilgili noktalama kuralının değerlendirilmesi.
Cümledeki 'koyarken' sözcüğü zarf-fiil eki (-ken) almıştır ve arkasından gelen başka bir zarf-fiil grubu yoktur. Bu nedenle birinci boşluk boş kalmalıdır.
Metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz.
2
İkinci cümledeki sözcük gruplarının görevlerinin incelenmesi ve noktalama kuralının uygulanması.
'aklın', 'bilimin' ve 'felsefenin' sözcükleri eş görevli tamlayanlardır. Aralarındaki bağlantıyı sağlamak için ikinci boşluğa 'virgül' gelmelidir.
Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
3
Üçüncü cümledeki bağlaçların tespiti ve noktalama kuralının kontrol edilmesi.
Cümlede 'ya... ya da...' tekrarlı bağlacı kullanılmıştır. Bu nedenle üçüncü boşluk boş bırakılmalıdır.
Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül kullanılamaz.

Anahtar Kavram

Virgülün kullanım alanları (eş görevli sözcükler) ve virgülün kesinlikle kullanılamayacağı durumlar (tekil zarf-fiillerden ve tekrarlı bağlaçlardan sonra/önce).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1819Soru

İbadetler mükelleflerin ifa şekillerine (yapılış biçimlerine) göre bedenî, malî, hem bedenî hem malî olmak üzere sınıflandırılır. Bu ibadet türlerinin vekâlet (başkası aracılığıyla yerine getirme) kuralları da farklılık göstermektedir.

Buna göre, sol sütunda yer alan mükellef davranışlarını, sağ sütundaki ibadet sınıflandırmaları ve vekâlet özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mehmet Bey'in, sahip olduğu küçükbaş hayvanların zekatını hesaplayıp ihtiyaç sahiplerine dağıtması için bir insani yardım vakfını yetkilendirmesi.
Kadir Bey'in, geçirdiği kaza sonucu sürekli yatağa bağımlı hâle gelmesi nedeniyle, üzerine farz olan hac ibadetini gerçekleştirmek üzere kendi yerine gidecek bir vekil (bedel) göndermesi.
Selin Hanım'ın, yoğun iş seyahatleri nedeniyle yerine getiremediği Ramazan oruçlarını tutması için bir yakınını vekil tayin etmek istemesi fakat İslam hukukuna göre bunun geçersiz olduğunu öğrenmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zekat ibadeti vekâletin her zaman geçerli olduğu sadece malî ibadetlerle; kalıcı mazeret durumunda vekil gönderilen hac ibadeti hem bedenî hem malî ibadetlerle; vekâlet kabul etmeyen oruç ibadeti ise sadece bedenî ibadetlerle eşleşmelidir.
Zekat ibadeti vekâletin her zaman geçerli olduğu sadece malî ibadetlerle; kalıcı mazeret durumunda vekil gönderilen hac ibadeti hem bedenî hem malî ibadetlerle; vekâlet kabul etmeyen oruç ibadeti ise sadece bedenî ibadetlerle eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Bey'in durumunu analiz edin.
Mehmet Bey zekat vermektedir. Zekat sadece malî bir ibadettir ve malî ibadetlerde vekâlet her zaman geçerlidir. Bu durum sadece malî ibadetlerin tanımıyla eşleşir.
Zekat ibadetinin yapılış şeklini ve vekâlet durumunu belirlemek amacıyla yapılmıştır.
2
Kadir Bey'in durumunu inceleyin.
Kadir Bey hac ibadetini yerine getirmek istemektedir ancak kalıcı bir rahatsızlığı vardır. Hac hem bedenî hem malî bir ibadettir. Bu tür ibadetlerde bizzat ifa esas olmakla birlikte, kalıcı bir engel durumunda vekil (bedel) gönderilebilir. Bu durum hem bedenî hem malî ibadetlerin tanımıyla eşleşir.
Hac ibadetinin yapılış şeklini ve mazeret durumunda vekâlet hükmünü belirlemek amacıyla yapılmıştır.
3
Selin Hanım'ın durumunu değerlendirin.
Selin Hanım oruç ibadeti yerine vekil tayin etmek istemektedir ancak oruç sadece bedenî bir ibadettir. Bedenî ibadetlerde vekâlet hiçbir şekilde geçerli değildir, mükellefin bizzat yapması şarttır. Bu durum sadece bedenî ibadetlerin tanımıyla eşleşir.
Oruç ibadetinin yapılış şeklini ve vekâletin geçerlilik sınırlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.

Anahtar Kavram

İbadetlerin yapılış şekillerine göre bedenî, malî ve hem bedenî hem malî olarak sınıflandırılması ile vekâlet ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1820Soru

Türklerin İslamiyet'i kabul süreci ve bu sürecin askeri-siyasi gelişmeleri dikkate alındığında, aşağıda verilen tarihsel olayların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama sırasıyla; Emevilerin mevali politikası nedeniyle yaşanan Türk-Arap çatışmaları, 751 yılındaki Talas Savaşı'nda Karluk-Abbasi ittifakı, 9. yüzyılda Türkler için Samarra ordugâh kentinin kurulması ve 10. yüzyılda Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi din olarak kabul etmesi şeklinde olmalıdır.
Türklerin İslamiyet'i kabul süreci kronolojik olarak incelendiğinde; ilk olarak Emeviler Dönemi'ndeki mevali politikası nedeniyle Türk-Arap mücadeleleri yaşanmış, ardından Abbasilerin başa geçmesiyle 751 yılındaki Talas Savaşı'nda Karluklar Abbasilerle ittifak kurmuş, bu yakınlaşma sonucu Abbasiler Türkleri orduda istihdam ederek Samarra gibi şehirler kurmuş ve nihayetinde 10. yüzyılda Karahanlılar İslamiyet'i resmi din kabul etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler Dönemi'ndeki ilk temasları belirleme
Türgişler ve Emeviler arasındaki çatışmaların (mevali politikası etkisiyle) 8. yüzyılın ilk yarısında (750 öncesi) gerçekleştiği tespit edilir.
Sürecin en erken aşaması Emevi dönemi askeri gerilimleridir.
2
Talas Savaşı'nın tarihini saptama
Çin ve Abbasiler arasındaki Talas Savaşı'nın 751 yılında gerçekleştiği belirlenir.
Emevilerin yıkılışından hemen sonra Abbasiler döneminde Türklerin kaderini değiştiren ilk büyük ittifak savaşıdır.
3
Samarra gibi askeri kentlerin kuruluş dönemini bulma
Türklerin Abbasiler tarafından askeri sınıfta istihdam edilmesi ve Samarra kentinin inşasının 9. yüzyıla (830'lar) denk geldiği görülür.
Talas Savaşı sonrasındaki dostane ilişkilerin ve Abbasi ümmetçi politikasının kurumsal bir askeri uygulamaya dönüşmesidir.
4
Karahanlılar Devleti'nin İslamiyet'i kabulünü yerleştirme
Karahanlı Hükümdarı Satuk Buğra Han'ın İslamiyet'i 10. yüzyılda (yaklaşık 940'lar) devletin resmi dini haline getirdiği belirlenir.
Türklerin kitleler halinde din değiştirmesinin ardından kurulan ilk Orta Asya merkezli büyük Türk-İslam siyasi organizasyonudur.

Anahtar Kavram

Türklerin İslamlaşma Sürecinin Kronolojik Aşamaları
ÖncekiSayfa 91 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin