Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 1861Soru

Aşağıda verilen enlem dereceleri ile bu enlemlerde solstis (gün dönümü) ve ekinoks (gece-gündüz eşitliği) tarihlerinde gerçekleşen aydınlanma ve gölge özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzey Kutup Dairesi (6633 K66^\circ 33'\text{ K})
Yengeç Dönencesi (2327 K23^\circ 27'\text{ K})
Ekvator (00^\circ)
Oğlak Dönencesi (2327 G23^\circ 27'\text{ G})

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuzey Kutup Dairesi ile 21 Haziran'da 24 saat gündüz yaşanması; Yengeç Dönencesi ile 21 Haziran'da Güneş ışınlarının 90 dereceyle düşmesi; Ekvator ile ekinokslarda Güneş'in dik gelmesi; Oğlak Dönencesi ile 21 Aralık'ta gölgenin oluşmaması eşleşmektedir.
Eşleştirmede yer alan enlemlerin solstis ve ekinoks tarihlerindeki Güneş ışınlarının geliş açıları, gölge boyları, gölge yönleri ve aydınlanma süreleri coğrafi kurallarla tam bir uyum içindedir. Kuzey Kutup Dairesi yaz solstisinde 24 saat gündüz yaşarken, Yengeç Dönencesi bu tarihte Güneş'i dik alır. Ekvator ekinokslarda Güneş'i dik alır ve solstislerde gölge yönü değişir. Oğlak Dönencesi ise kış solstisinde Güneş'i dik alır ve yıl boyu gölgesi güneye düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzey Kutup Dairesi'nin (6633 K66^\circ 33'\text{ K}) aydınlanma ve gece-gündüz değişim özelliklerinin belirlenmesi.
Bu enlemde 21 Haziran21\text{ Haziran}'da 2424 saat gündüz yaşanır. 21 Aralık21\text{ Aralık}'tan sonra ise Kuzey Yarım Küre genelinde olduğu gibi gündüz süreleri uzamaya başlar. Dolayısıyla birinci ifadeyle eşleşir.
Solstis tarihlerinde kutup dairelerindeki aydınlanma sürelerini ve yarım kürelerdeki gün uzunluğu değişim yönünü saptamak.
2
Yengeç Dönencesi'nin (2327 K23^\circ 27'\text{ K}) Güneş ışınlarının düşme açısı ve gün uzunluğu özelliklerinin incelenmesi.
21 Haziran21\text{ Haziran}'da Güneş ışınları bu enleme 9090^\circ açıyla düşer. Bu tarihten sonra gündüzler kısalmaya başlasa da 23 Eylu¨l23\text{ Eylül} ekinoksuna kadar gündüzler gecelerden uzundur. Dolayısıyla ikinci ifadeyle eşleşir.
Kuzey Yarım Küre'deki yaz solstisi sonrası gün uzunluğu eğilimlerini ve dönence özelliğini analiz etmek.
3
Ekvator (00^\circ) enleminin ekinoks ve solstis gölge özelliklerinin değerlendirilmesi.
Güneş ışınları ekinokslarda (21 Mart21\text{ Mart} ve 23 Eylu¨l23\text{ Eylül}) buraya dik gelir. 21 Haziran21\text{ Haziran}'da Güneş kuzeyde olduğundan gölge güneye, 21 Aralık21\text{ Aralık}'ta Güneş güneyde olduğundan gölge kuzeye düşer. Dolayısıyla üçüncü ifadeyle eşleşir.
Ekvator'un yıl boyunca Güneş'in konumuna göre değişen gölge yönlerini belirlemek.
4
Oğlak Dönencesi'nin (2327 G23^\circ 27'\text{ G}) dik açı tarihi ve gölge yönü kararlılığının incelenmesi.
21 Aralık21\text{ Aralık}'ta Güneş ışınları buraya 9090^\circ açıyla düştüğü için gölge oluşmaz. Yıl boyu Güneş her zaman bu enlemin kuzeyinde kaldığı için öğle vakti gölgeler daima güneyi gösterir. Dolayısıyla dördüncü ifadeyle eşleşir.
Güney Yarım Küre dönencesinin solstis gölge davranışını saptamak.

Anahtar Kavram

Solstisler ve Ekinokslar (Özel Günler)
Soru 1862Soru

Cumhuriyet'in ilk yıllarında iktisadi bağımsızlığı sağlamak amacıyla atılan adımlara rağmen, özel girişimciliği destekleyen Teşvik-i Sanayi Kanunu'ndan beklenen verim alınamamış ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın da etkisiyle devlet, ekonomiye doğrudan müdahale etmek zorunda kalmıştır. Bu doğrultuda I. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlanarak temel sanayi yatırımları devlet eliyle gerçekleştirilmiştir.

Bu bilgilere dayanarak Yeni Türk Devleti'nin ekonomi politikalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel sektörün yetersizliği karşısında devletçi uygulamalara geçiş, dönemin konjonktürel şartlarının ve mecburiyetlerin bir sonucu olarak şekillenmiştir.

Cevap

Özel sektörün yetersizliği karşısında devletçi uygulamalara geçiş, dönemin konjonktürel şartlarının ve mecburiyetlerin bir sonucu olarak şekillenmiştir.
Doğru seçenekte ifade edildiği gibi, Yeni Türk Devleti'nde devletçi ekonomi modeline geçiş, keyfi bir ideolojik tercih olmayıp özel teşebbüsün sermaye birikiminin yetersiz olması ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın getirdiği zorlu şartlar nedeniyle ortaya çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın analiz edilmesi
Cumhuriyet'in ilk yıllarında başlangıçta özel sektörü destekleyen politikaların (Teşvik-i Sanayi Kanunu gibi) uygulandığı ancak yetersiz kalındığı ve 1929 Dünya Buhranı ile devletçiliğe geçildiği saptanır.
Soruda verilen tarihsel arka planın ana fikrini ve neden-sonuç ilişkilerini doğru kavramak.
2
Devletçiliğe geçiş nedenlerinin yorumlanması
Devletçilik politikasının isteğe bağlı ideolojik bir tercihten ziyade, özel sektörün sermaye yetersizliği ve dışsal ekonomik kriz (buhran) nedeniyle zorunlu olarak benimsendiği anlaşılır.
Metindeki 'zorunda kalmıştır' ifadesinden hareketle devletçiliğin konjonktürel bir zorunluluk olduğunu netleştirmek.
3
Seçeneklerin elenmesi
Kabotaj Kanunu'nun devletçilik yerine milliyetçilikle ilgili olduğu, kronolojik olarak Teşvik-i Sanayi'nin planlı sanayiden önce geldiği, devletçiliğin özel sektörü yasaklamadığı ve dış dünyadan tamamen izole olunmadığı belirlenerek yanlış seçenekler elenir.
Çeldiricilerdeki kavramsal, kronolojik ve ilkesel hataları tespit ederek tek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi ekonomi politikalarında devletçilik ilkesine geçişin konjonktürel ve yapısal gerekçeleri
Soru 1863Soru

Doğal ortamı oluşturan atmosfer (hava küre), litosfer (taş küre), hidrosfer (su küre) ve biyosfer (canlılar küresi) sürekli bir etkileşim içerisindedir.

Buna göre, rüzgârların deniz ve okyanus yüzeylerinde büyük dalgalar oluşturması, aşağıdaki doğal ortam unsurlarından hangileri arasındaki etkileşime örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atmosfer ve Hidrosfer

Cevap

Atmosfer ve Hidrosfer
Rüzgâr, atmosferdeki (hava küre) yatay yönlü hava hareketidir. Deniz ve okyanuslar ise hidrosferin (su küre) birer parçasıdır. Rüzgârların deniz yüzeyinde dalgalar oluşturması, atmosfer ile hidrosfer arasındaki doğrudan etkileşimi gösteren net bir örnektir. Bu nedenle atmosfer ve hidrosfer seçeneği doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Rüzgârın hangi doğal ortam unsuruna ait olduğunu belirlemek.
Rüzgâr, hava olayları ile ilgili olduğu için atmosfer (hava küre) içerisinde yer alır.
Soruda geçen ilk unsuru doğru tanımlamak gerekir.
2
Deniz ve okyanus yüzeylerindeki dalgaların hangi doğal ortam unsuruna ait olduğunu belirlemek.
Denizler, okyanuslar ve dalgalar su kütlelerini oluşturduğu için hidrosfer (su küre) içerisinde yer alır.
Soruda geçen ikinci unsuru doğru tanımlamak gerekir.
3
Bu iki unsur arasındaki etkileşimi birleştirmek.
Rüzgârların (atmosfer) su yüzeyinde dalga (hidrosfer) oluşturması, atmosfer ile hidrosfer arasındaki etkileşimi gösterir.
Soru kökündeki örnek olay ile doğal ortam unsurlarını ilişkilendirerek sonuca ulaşmak gerekir.

Anahtar Kavram

Doğal ortamı oluşturan dört temel unsur (atmosfer, litosfer, hidrosfer, biyosfer) ve bunların birbirleriyle olan etkileşimi.
Tahmini Süre:45s
Soru 1864Soru

Çığ; kar örtüsünün yer çekimi etkisiyle dik yamaçlardan aşağıya doğru hızla kayması olayıdır. Türkiye'de bu afetin en sık yaşandığı yer Doğu Anadolu Bölgesi'dir.

Buna göre, Doğu Anadolu Bölgesi'nde çığ afeti riskinin yüksek olmasında aşağıdakilerden hangisi etkili değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgenin enlem derecesinin yüksek olmasına bağlı olarak sıcaklığın düşük olması

Cevap

Bölgenin enlem derecesinin yüksek olmasına bağlı olarak sıcaklığın düşük olması
Çığ riskinin yüksek olmasında engebe, kar kalınlığı, bitki örtüsünün cılızlığı ve rüzgar etkilidir. Ancak bölgenin soğuk olması ve karın erimemesi enlem derecesinin yüksekliğiyle değil, ortalama yükseltinin fazla olması (göreceli konum) ile ilgilidir. Aynı enlemde yer alan diğer bölgelerde çığ afetinin görülmemesi bunun enlemin doğrudan bir sonucu olmadığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Çığ oluşumuna etki eden faktörleri belirlemek.
Çığın oluşabilmesi için dik yamaç (eğim), kalın bir kar tabakası, kar tabakasını tutacak bitki örtüsünün eksikliği ve tetiği çekecek bir etken (rüzgar, deprem, insan sesi vb.) gerekir.
Çığ oluşumunun fiziki koşullarını ortaya koyarak seçenekleri değerlendirmek.
2
Doğu Anadolu Bölgesi'nin özelliklerini bu faktörlerle karşılaştırmak.
Doğu Anadolu'nun dağlık olması (eğim), yüksek olması (sıcaklığın düşmesi ve karın yerde kalması), rüzgarların karı biriktirmesi ve orman örtüsünün zayıf olması bölgede çığ riskini artıran etkenlerdir.
Bölgenin fiziki ve göreceli konum özelliklerinin afet üzerindeki etkisini incelemek.
3
Enlem (mutlak konum) etkisinin çığ üzerindeki rolünü analiz etmek.
Doğu Anadolu'da sıcaklığın düşük olması ve kar yağışının yoğun olması enlemden kaynaklanmaz. Türkiye genelinde aynı enlemlerdeki Ege kıyıları ile Doğu Anadolu'nun iklim koşullarının tamamen farklı olması, durumun enlemle değil yükselti ve karasallık (göreceli konum) ile açıklandığını gösterir.
Enlem etkisi ile göreceli konum farkını ayırt ederek çığ riski üzerindeki asıl sebebi saptamak.

Anahtar Kavram

Çığ oluşumunda göreceli konum (yükselti, eğim) ile mutlak konumun (enlem) etkilerinin ayırt edilmesi
Soru 1865Soru

Tropikal siklonlar (kasırga, tayfun ve hortumlar), okyanus yüzeyindeki su sıcaklığının en az 265 C26{}5\ ^\circ\text{C} olduğu ve Coriolis sapma kuvvetinin rüzgarları döndürebilecek güce ulaştığı enlemlerde oluşan, spiral hareketli çok şiddetli rüzgarlardır.

Buna göre, tropikal siklonların yeryüzündeki oluşum koşulları ve coğrafi dağılış özellikleri dikkate alındığında, bu meteorolojik afetin Türkiye kıyılarında etkili olmamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Matematiksel konum özellikleri nedeniyle tropikal kuşak dışında yer alması

Cevap

Matematiksel konum özellikleri nedeniyle tropikal kuşak dışında yer alması
Doğru seçenek Türkiye'nin orta kuşakta yer almasını belirten ifadedir. Tropikal siklonların (kasırga, tayfun vb.) oluşması için sıcak okyanus suları (>265 C>26{}5\ ^\circ\text{C}) ve rüzgarları dairesel olarak döndürecek derecede Coriolis kuvveti (5305^\circ-30^\circ enlemleri) gerekir. Türkiye orta kuşakta (3642 Kuzey36^\circ-42^\circ\text{ Kuzey}) yer aldığı için bu matematiksel sınırların dışında kalır ve kıyılarında bu nitelikte kasırgalar oluşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Tropikal siklonların oluşması için gerekli olan coğrafi şartları belirlemek.
Bu fırtınaların oluşabilmesi için okyanus suyunun en az 265 C26{}5\ ^\circ\text{C} sıcaklığa sahip olması ve Dünya'nın günlük hareketinden kaynaklanan Coriolis (sapma) kuvvetinin yeterli olması gerekir. Bu şartlar yalnızca 5305^\circ-30^\circ enlemleri arasındaki tropikal kuşakta sağlan��r.
Afetin oluşum mekanizmasını doğru analiz etmek için temel girdileri anlamak gerekir.
2
Türkiye'nin matematiksel (mutlak) konumunu ve iklim özelliklerini değerlendirmek.
Türkiye, 3642 Kuzey36^\circ-42^\circ\text{ Kuzey} enlemleri arasında (orta kuşakta) yer alır ve çevresinde sadece iç denizler (Akdeniz, Ege, Karadeniz) bulunur.
Ülkenin coğrafi sınırlarının hangi iklim ve rüzgar kuşağına denk geldiğini tespit etmek gerekir.
3
Elde edilen verileri karşılaştırarak Türkiye'de bu afetin görülmeme nedenini bulmak.
Türkiye tropikal kuşakta yer almadığından ve kıyılarında sıcak okyanus suları bulunmadığından tropikal siklonlar burada oluşamaz. Bu durum mutlak konuma (enleme) bağlıdır.
Afetin şartları ile Türkiye'nin konum özelliklerini eşleştirerek ana nedeni ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Mutlak (Matematik) Konumun İklim ve Doğal Afetler Üzerindeki Etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1866Soru

Yeni Türk Devleti'nde 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen bir kanunla halifelik makamı kaldırılmıştır. Bu tarihi gelişme, sadece dinî bir unvanın sona ermesi değil, aynı zamanda devletin ve toplumsal yapının çağdaşlaşma sürecinde atılan en köklü adımlardan biridir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi halifeliğin kaldırılmasının doğrudan sonuçlarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı öncesinde yaratmak istediği çift başlılığın önlenmesi

Cevap

İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı öncesinde yaratmak istediği çift başlılığın önlenmesi
Doğru cevap olan 'İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı öncesinde yaratmak istediği çift başlılığın önlenmesi' ifadesi, 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasının gerekçesi ve sonucudur. Halifeliğin kaldırılması 3 Mart 1924'te gerçekleşmiş olup, Lozan Konferansı'ndaki temsil sorunuyla doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve verilen bilgiyi analiz etme
Halifeliğin kaldırılmasının (3 Mart 1924) doğrudan sonuçları arasında yer almayan seçeneği bulmamız istenmektedir.
Soruda olumsuz bir ifade olan 'değildir' kelimesi kullanılmıştır. Bu nedenle halifeliğin kaldırılmasıyla ilişkisi olmayan veya farklı bir inkılapla ilişkili olan seçeneği aramalıyız.
2
Seçenekleri tarihsel olaylar ve neden-sonuç ilişkileri bağlamında değerlendirme
Lozan Konferansı'ndaki çift başlılığın önlenmesi, 1 Kasım 1922'de gerçekleştirilen saltanatın kaldırılmasının doğrudan bir gerekçesi ve sonucudur.
İtilaf Devletleri Lozan Konferansı'na hem TBMM'yi hem de İstanbul Hükümeti'ni davet etmiştir. Bu ikiliği sonlandırmak için TBMM konferanstan hemen önce saltanatı lağvetmiştir.
3
Halifeliğin kaldırılması ile saltanatın kaldırılması arasındaki farkı teyit etme
Halifeliğin kaldırılması 1924 yılında laikleşme ve cumhuriyeti pekiştirme amacıyla yapılmışken, Lozan Konferansı süreci ve saltanatın kaldırılması 1922 yılında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bu iki olayın neden-sonuç ilişkileri birbirinden farklıdır.
Öğrencilerin en çok yaptığı hatalardan biri, saltanatın kaldırılması ile halifeliğin kaldırılmasının neden ve sonuçlarını karıştırmaktır.

Anahtar Kavram

Siyasi alanda yapılan inkılapların neden ve sonuç ilişkileri, özellikle saltanatın kaldırılması ile halifeliğin kaldırılmasının ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1867Soru

Bir fiziki coğrafyacı, araştırma yürüttüğü bir nehir havzasında şu çalışmaları gerçekleştirmiştir:

* Havzadaki heyelan duyarlılığını analiz etmek amacıyla yamaç eğim değerleri ile tabakaların uzanış yönlerini ve kayaçların fiziksel direnç özelliklerini incelemiştir.
* Havzayı drene eden akarsuların yıllık akım (debi) grafikleri ile taşkın dönemlerini analiz etmiştir.
* Havzada yayılış gösteren otsu ve odunsu bitki türlerinin yükselti basamaklarına göre dağılış alanlarını belirleyip bu türlerin taksonomik özelliklerini araştırmıştır.

Buna göre, coğrafyacının yaptı��ı çalışmalar sırasıyla fiziki coğrafyanın hangi alt dalının inceleme alanına girer ve bu çalışmalarda sırasıyla hangi yardımcı bilim dallarından yararlanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Jeomorfoloji – Jeoloji, II. Hidroğrafya – Potamoloji, III. Biyocoğrafya – Botanik

Cevap

I. Jeomorfoloji – Jeoloji, II. Hidroğrafya – Potamoloji, III. Biyocoğrafya – Botanik eşleştirmesini içeren seçenektir.
Jeomorfoloji – Jeoloji, Hidroğrafya – Potamoloji ve Biyocoğrafya – Botanik eşleştirmesini içeren seçenek doğrudur. Birinci çalışma heyelan ve yer şekilleri dinamikleriyle ilgili olup jeomorfolojinin; ikinci çalışma akarsu akımıyla ilgili olup hidroğrafyanın; üçüncü çalışma ise bitki örtüsüyle ilgili olup biyocoğrafyanın inceleme alanına girer. Bu alt dallar sırasıyla jeoloji, potamoloji ve botanik bilimlerinden destek alır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci çalışmanın fiziki coğrafya alt dalını ve yardımcı bilim dalını belirlemek.
Çalışmada yamaç eğimi, heyelan duyarlılığı, tabakaların uzanışı ve kayaç direnç özellikleri gibi yer şekilleri ve yer kabuğu özellikleri incelenmektedir. Bu durum fiziki coğrafyanın alt dalı olan Jeomorfoloji kapsamındadır. Kayaç özelliklerini ve tabaka yapılarını incelemek için ise yer bilimi olan Jeolojiden yararlanılır.
İlk araştırmanın coğrafi boyutunu doğru sınıflandırmak.
2
İkinci çalışmanın fiziki coğrafya alt dalını ve yardımcı bilim dalını belirlemek.
Akarsuların akım (debi) grafikleri ve taşkın dönemleri, su kaynaklarının fiziki özellikleriyle ilgilidir. Bu durum sular coğrafyası olan Hidroğrafya kapsamına girer. Akarsuları inceleyen özel yardımcı bilim dalı ise Potamolojidir (akarsu bilimi).
Akarsuların debi ve akım rejimlerine yönelik araştırmanın akademik karşılığını tespit etmek.
3
Üçüncü çalışmanın fiziki coğrafya alt dalını ve yardımcı bilim dalını belirlemek.
Otsu ve odunsu bitki türlerinin dağılış alanlarının ve taksonomik özelliklerinin araştırılması canlılar coğrafyasının konusudur. Bu alt dal Biyocoğrafyadır. Bitkiler özelinde çalışıldığı için biyolojinin alt dalı olan Botanik (bitki bilimi) yardımcı bilim dalı olarak devreye girer.
Bitki örtüsü dağılımı ve taksonomisine yönelik araştırmanın coğrafyadaki ve yardımcı bilimlerdeki yerini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Fiziki Coğrafyanın Alt Dalları ile Yardımcı Bilimlerinin Eşleştirilmesi
Soru 1868Soru

Aşağıda verilen volkanizma ile ilgili yer şekli kavramlarını, bu kavramlara ait en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maar
Lakolit
Kaldera
Krater

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Maar kavramı gaz patlamasıyla açılan çukurluklarla; lakolit kavramı tabakalar arasına sokulan mantar şeklindeki derinlik kütlesiyle; kaldera kavramı çökmeyle genişlemiş kraterlerle; krater kavramı ise volkan konisinin tepesindeki klasik patlama ağzıyla eşleşir.
Kavramlar ve tanımları karşılaştırıldığında; gaz patlama çukuru maar, mantar şeklinde sokulan derinlik kütlesi lakolit, kraterin genişlemiş hali kaldera ve standart volkan ağzı krater olarak doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeryüzü volkanizmasında gaz patlamasıyla oluşan çukurluğun tanımını incelemek.
Bu özellik maar teriminin tanımıdır.
Maar, gaz patlamasıyla oluşan çukurları tanımlamak için kullanılan özel bir kavramdır.
2
Derinlik volkanizmasında magmanın tabakalar arasında kubbeleşerek soğuduğu şekli incelemek.
Bu özellik lakolit terimiyle örtüşmektedir.
Lakolit, derinlik volkanizmasında üstteki tabakaları yukarı iterek mantara benzer şekil alan sokulum kütlesidir.
3
Volkan kraterlerinin çökmesi veya patlamasıyla oluşan çok daha geniş çukurlukları incelemek.
Bu özellik kaldera terimiyle örtüşmektedir.
Kaldera, kraterin daha büyük boyutlu ve genişlemiş halini ifade eder.
4
Volkan konilerinin tepesinde yer alan en temel patlama ağzını incelemek.
Bu özellik krater teriminin tanımıdır.
Krater, volkanların tepe noktasında oluşan standart kase biçimli çukurluktur.

Anahtar Kavram

Volkanizma sonucu oluşan iç ve dış volkanik şekiller ve tanımları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1869Soru

23 Nisan 1920’de açılan TBMM, bir yandan İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nin kışkırtmalarıyla Anadolu’nun farklı bölgelerinde çıkan iç isyanlarla mücadele etmiş; diğer yandan da 24 Nisan Önergesi ve ardından Teşkilat-�� Esasiye Kanunu ile yeni bir devletin hukuki ve idari temellerini atmıştır. Meclis, otoritesini korumak amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkarmış ve üyeleri milletvekillerinden oluşan ��stiklal Mahkemeleri’ni kurmuştur. Buna karşın, padişah ve halifenin geleceğine yönelik kararların 'baskı ve zordan kurtulunduktan sonra Meclis tarafından belirleneceği' ilan edilerek saltanat makamı doğrudan ve hemen tasfiye edilmemiştir.

Bu bilgiler ve dönemin koşulları dikkate alındığında, TBMM’nin kuruluş stratejisi ve isyanlar karşısındaki tutumu hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis, egemenliğin kaynağını ulusa devredip güçler birliği ilkesiyle devletleşme sürecini hızlandırırken toplumsal hassasiyetleri gözeterek geleneksel meşruiyet unsurlarını tamamen dışlamayan dengeli ve pragmatik bir siyaset izlemiştir.

Cevap

Meclis, egemenliğin kaynağını ulusa devredip güçler birliği ilkesiyle devletleşme sürecini hızlandırırken toplumsal hassasiyetleri gözeterek geleneksel meşruiyet unsurlarını tamamen dışlamayan dengeli ve pragmatik bir siyaset izlemiştir.
Doğru seçenek, TBMM'nin kuruluş felsefesindeki milli egemenlik iddiası ile toplumsal bölünmeyi önlemek için padişahlığın hemen kaldırılmaması arasındaki dengeyi; aynı zamanda İstiklal Mahkemeleri ile yargı yetkisini kullanarak otorite sağlama çabasını doğru bir siyasi analizle birleştirmektedir. Bu durum meclisin izlediği dengeli ve pragmatik siyaseti doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
24 Nisan Önergesi ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun getirdiği hukuki çerçeveyi analiz etmek.
Meclisin egemenliği ulusa devrettiğini ve yasama-yürütme-yargı güçlerini kendinde toplayarak fiilen yeni bir devlet kurduğunu saptamak.
Kuruluş döneminin siyasi karakterini belirlemek.
2
Meclisin padişah ve halifeye yönelik tutumunu ve bunun gerekçesini değerlendirmek.
Saltanat ve hilafet makamlarının geleceğinin sonraya bırakılmasıyla, geleneksel bağlara sahip halkın desteğinin kaybedilmemesinin ve toplumsal bölünmelerin önlenmesinin amaçlandığını belirlemek.
Otorite kurma sürecindeki pragmatik ve dengeli yaklaşımı anlamak.
3
İsyanlara karşı alınan önlemlerin (İstiklal Mahkemeleri ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu) niteliğini incelemek.
Bu önlemlerin doğrudan meclis denetiminde yürütülerek yargı gücünün tekelleştirildiğini ve meclisin meşruiyetini yasal yollarla pekiştirdiğini görmek.
Devletleşme refleksinin nasıl hayata geçirildiğini kavramak.
4
Bulguları sentezleyerek seçenekleri elemek ve doğru değerlendirmeyi belirlemek.
Milli egemenlik ile geleneksel meşruiyet unsurlarının dengelendiği pragmatik çizgiyi ifade eden seçeneğin doğruluğunu teyit etmek.
Analiz ve yorum düzeyinde nihai sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

TBMM'nin egemenlik anlayışı, meşruiyet arayışı ve olağanüstü dönemde otoritesini tesis etme stratejisi.
Soru 1870Soru

Tsunami; okyanus tabanlarında meydana gelen deprem, volkanizma veya kütle hareketleri gibi tektonik süreçlerin su kütlesini dikey yönde yer değiştirmesiyle oluşan dev dalgalardır. Bu doğal afetin oluşumu, rüzgârların veya Ay'ın çekim kuvvetinin etkisiyle oluşan dalgalardan tamamen farklı mekanizmalara dayanır.

Buna göre, deniz tabanındaki tektonik bir hareketle başlayan tsunami dalgalarının oluşum ve kıyıya ulaşma aşamalarını kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tsunami dalgalarının gelişim süreci sırasıyla; okyanus tabanında tektonik dikey deformasyonun gerçekleşmesi, su kütlesine aktarılan enerjinin açık denizde yüksek hız ve geniş dalga boyuyla yay��lması, sığ kıyılarda taban sürtünmesi sebebiyle hızın azalıp dalga boyunun kısalması, arkadan gelen su kütlelerinin yığılmasıyla dalga yüksekliğinin devasa boyutlara ulaşması (sığlaşma) ve nihayetinde kıyı taşması şeklinde gerçekleşir.
Tsunaminin kronolojik gelişimi; sismik enerjiyle okyanus tabanının dikey deformasyonuyla başlar, açık denizde hızlı ve düşük genlikli dalga yayılımıyla devam eder, kıyıya yaklaşıldığında taban sürtünmesiyle hızın düşüp dalga boyunun kısalmasını takip eder, yığılan enerjinin dalga genliğini devasa boyutlara ulaştırması (sığlaşma) ile büyür ve son aşamada kıyı çizgisini aşarak karayı istila etmesiyle sonuçlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Deniz tabanındaki tektonik kökenli dikey deformasyonun belirlenmesi
Okyanusal levha sınırındaki kırılma ile deniz tabanı dikey yönde hareket eder ve üstündeki su sütununu sarsar.
Tsunami oluşumunun temel kaynağı su kütlesinin altındaki ani jeolojik dikey yer değiştirmelerdir.
2
Açık denizdeki dalga yayılım özelliklerinin analizi
Dalgalar açık denizde ��ok yüksek hızlarla (yaklaşık 800 km/s) ve geniş dalga boylarıyla ilerler.
Derin denizlerde taban sürtünmesi minimum olduğu için dalgalar sönümlenmeden çok hızlı yayılır.
3
Sığ sulara giriş ve taban sürtünmesi etkileşimi
Kıyıya yaklaşan dalgaların hızı azalır ve dalga boyu kısalır.
Deniz derinliği azaldıkça dalganın tabanla olan sürtünmesi artar ve dalga ön kısımlarından yavaşlamaya başlar.
4
Dalga yüksekliğinin sığlaşma (shoaling) etkisiyle artışı
Arkadan hızlı gelen dalgaların yavaşlayan dalgalar üzerine yığılmasıyla dalga genliği devasa boyutlara yükselir.
Enerjinin korunumu kanunu gereğince, azalan hız ve kısalan dalga boyu dikey yönde genlik artışına dönüşür.
5
Dalganın karayı istila etmesi ve afet aşaması
Metrelerce yükseklikteki su kütlesi kıyı çizgisini aşarak karaya doğru ilerler ve büyük yıkım oluşturur.
Sığlaşma sürecini tamamlayan dalga kıyıdaki koruma sınırlarını aşarak karayı su altında bırakır.

Anahtar Kavram

Tsunami oluşumu tamamen jeolojik/tektonik kökenlidir ve derin denizden sığ kıyıya doğru ilerlerken hızının azalıp genliğinin artmasıyla (sığlaşma) yıkıcı hale gelir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1871Soru

Aşağıdaki fiziki coğrafyanın alt dalları ile bu alt dallara yardımcı olan bilim dallarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Klimatoloji
Jeomorfoloji
Hidroğrafya
Biyocoğrafya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Klimatoloji ile Meteoroloji, Jeomorfoloji ile Jeoloji, Hidroğrafya ile Limnoloji, Biyocoğrafya ile Zooloji eşleşmelidir.
Klimatoloji atmosfer olayları için meteorolojiden; jeomorfoloji yer yapısı için jeolojiden; hidroğrafya su ortamları (göller) için limnolojiden; biyocoğrafya ise hayvan dağılışları için zoolojiden faydalanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klimatoloji alt dalının yardımcı bilimini bulun.
Meteoroloji
Klimatoloji iklim süreçlerini inceler; bu nedenle atmosferik olayları inceleyen meteoroloji ile doğrudan ilişkilidir.
2
Jeomorfoloji alt dalının yardımcı bilimini bulun.
Jeoloji
Jeomorfoloji yer şekillerini inceler; yer kabuğunun yapısı ve oluşumunu inceleyen jeoloji en önemli yardımcı bilimidir.
3
Hidroğrafya alt dalının yardımcı bilimini bulun.
Limnoloji
Hidroğrafya suları inceler; limnoloji ise göl bilimi olarak hidroğrafyaya yardımcı olur.
4
Biyocoğrafya alt dalının yardımcı bilimini bulun.
Zooloji
Biyocoğrafya canlıların dağılışını inceler; zooloji hayvan bilimi olarak bu alana katkı sağlar.

Anahtar Kavram

Fiziki coğrafyanın alt dalları ve onların yararlandığı yardımcı bilimlerin doğru eşleştirilmesi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 1872Soru

Atatürk, Türk dilinin kendi benliğine, güzelliğine ve yüksek halkçılık değerine kavuşması için dil çalışmalarına büyük önem vermiştir. Bu doğrultuda Türkçeyi yabancı dillerin etkisinden kurtarmak, dilin öz güzelliğini ortaya çıkarmak ve onu zengin bir bilim dili haline getirmek amacıyla atılan adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Dil Kurumunun kurulması

Cevap

Türk Dil Kurumunun kurulması
Türkçeyi yabancı kelimelerden arındırarak sadeleştirmek, dilin öz güzelliğini ortaya çıkarmak ve onu zengin bir bilim dili haline getirmek amacıyla 1932'de Türk Dil Kurumu kurulmuştur. Bu nedenle doğru cevap Türk Dil Kurumunun kurulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen dil çalışmalarının amacını ve kapsamını analiz etmek.
Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtarılması, kendi öz benliğine kavuşturulması ve bilim dili haline getirilmesi hedeflenmiştir.
Soruda hedeflenen alanın doğrudan dil (Türkçe) çalışmaları olduğu tespit edilmelidir.
2
Eğitim ve kültür alanında bu hedefe yönelik kurulan kurumu belirlemek.
Dil alanındaki araştırmaları ve sadeleştirme faaliyetlerini yürütmek üzere 1932 yılında Türk Dil Kurumu kurulmuştur.
Seçeneklerde yer alan kurumlar arasından dil çalışmalarını doğrudan üstlenen yapı belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Türk Dil Kurumunun kuruluşu ve dil devrimi
Tahmini Süre:45s
Soru 1873Soru

Yeni Türk Devleti'nde toplumsal alanda gerçekleştirilen inkılapların temel amaçlarından biri de toplumdaki sınıfsal ayrıcalıkları belirten unvanları kaldırarak kanun önünde eşitliği sağlamaktır.

Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisi doğrudan bu amaca hizmet etmek üzere gerçekleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soyadı Kanunu'nun çıkarılması

Cevap

Soyadı Kanunu'nun çıkarılması
Soyadı Kanunu'nun çıkarılması (1934), devlet işlerinde ve günlük yaşamda ortaya çıkan karışıklıkları gidermeyi hedeflerken, kanuna bağlı olarak çıkarılan ek bir düzenlemeyle 'ağa, paşa, efendi, bey, hazretleri' gibi eski dönemden kalan ve toplumsal ayrıcalık ifade eden unvanlar yasaklanmıştır. Bu durum, toplumda ayrıcalıklı bir sınıfın oluşmasını engelleyerek kanun önünde eşitliği (halkçılık ilkesini) ve toplumsal alandaki demokratikleşmeyi doğrudan pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda hedeflenen 'toplumsal sınıfsal ayrıcalıkların kaldırılması' ve 'kanun önünde eşitlik sağlanması' kavramlarının hangi ilke ve alanla ilişkili olduğunu belirlemek.
Bu hedef doğrudan Atatürk'ün halkçılık ilkesi kapsamında toplumsal alanda yapılan düzenlemelerle ilgilidir.
Sorunun odaklandığı inkılap türünü ve temel amacı saptamak.
2
Seçeneklerdeki inkılapların işlevlerini inceleyerek unvanları kaldıran ve eşitlik getiren yasayı bulmak.
Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte toplumsal karmaşanın önüne geçilirken; ağa, paşa, efendi gibi eski unvanların yasaklandığı ve eşitlik ilkesinin hayata geçirildiği tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için toplumsal reformları analiz etmek.

Anahtar Kavram

Soyadı Kanunu ve toplumsal eşitlik (Halkçılık)
Soru 1874Soru

I. Balkan Savaşı’nda Osmanlı ordusunun içine siyasetin girmesi, komuta kademesinde bölünmelere ve cepheler arasında koordinasyon eksikliğine neden olarak büyük bir hezimeti beraberinde getirmiştir. Bu yenilginin ardından İttihat ve Terakki Fırkası, hükümetin savaşı kötü yönettiğini savunarak Bâb-ı Âlî Baskını ile yönetimi fiilen ele geçirmiştir. Bulgaristan'ın I. Balkan Savaşı sonunda en çok payı alması üzerine diğer Balkan devletlerinin başlattığı II. Balkan Savaşı'nda ise Osmanlı Devleti, bu devletlerin kendi aralarındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır.

Bu bilgilere göre Balkan Savaşları süreciyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ordu içindeki hizipleşmelerin askeri zafiyete yol açtığına ve bölgesel güç çatışmalarının Osmanlı Devleti'ne toprak kazanım imkanı sunduğuna

Cevap

Ordu içindeki hizipleşmelerin askeri zafiyete yol açtığına ve bölgesel güç çatışmalarının Osmanlı Devleti'ne toprak kazanım imkanı sunduğuna
Ordu içindeki hizipleşmelerin askeri zafiyete yol açtığına ve bölgesel güç çatışmalarının Osmanlı Devleti'ne toprak kazanım imkanı sunduğunu belirten ifade doğrudur. Metne göre orduya siyaset girmesi ve bölünmeler I. Balkan Savaşı'ndaki yenilgiye (zafiyete) sebep olmuş, II. Balkan Savaşı'nda ise Balkan devletlerinin kendi aralarındaki çatışmalardan yararlanılarak Edirne ve Kırklareli geri alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ordu ve siyaset ilişkisine dair ifadeleri analiz etme
I. Balkan Savaşı'ndaki hezimetin nedeninin ordunun içine siyaset girmesi ve komuta kademesindeki bölünmeler olduğu belirlenir.
Soruda verilen neden-sonuç ilişkisini doğru kurabilmek için ordu içi durumun savaşa yansımasını kavramak gerekir.
2
II. Balkan Savaşı'ndaki toprak kazanımının koşullarını inceleme
Balkan devletlerinin kendi aralarındaki çıkar çatışmasının Osmanlı Devleti'ye Edirne ve Kırklareli'yi geri alma fırsatı verdiği belirlenir.
Dış konjonktürdeki ve bölgesel güç dengelerindeki değişimlerin Osmanlı sınırlarına etkisini saptamak gerekir.
3
Seçenekleri metinle karşılaştırarak doğru yargıyı belirleme
Ordu içi hizipleşmelerin zafiyete yol açtığı ve bölgesel çatışmaların Osmanlı'ya kazanım sağladığı sonucuna ulaşılır.
Çıkarımların metindeki verilerle tam olarak örtüşüp örtüşmediğini denetlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları'nin nedenleri, ordu-siyaset ilişkisinin sonuçları ve savaşların Osmanlı Devleti üzerindeki siyasi ve toprak etkisi.
Soru 1875Soru

Meteorolojik gözlemler yapmak amacıyla yeryüzünden gökyüzüne doğru dikey doğrultuda fırlatılan bir araştırma balonunun kaydettiği sıcaklık değerlerinin, yaklaşık 1212 kilometre yüksekliğe kadar düzenli olarak azaldığı; bu seviyeden sonra ise yeniden artış eğilimine girdiği tespit edilmiştir.

Araştırma balonunun yükselirken kaydettiği sıcaklık seyrinde gözlenen bu değişimin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balonun önce yerden yansıyan Güneş ışınlarıyla ısınan troposferde yükselmesi, ardından Güneş'ten gelen kısa dalga boylu radyasyonu emen ozon gazının yoğunlaştığı stratosfere geçmesi

Cevap

Balonun önce yerden yansıyan Güneş ışınlarıyla ısınan troposferde yükselmesi, ardından Güneş'ten gelen kısa dalga boylu radyasyonu emen ozon gazının yoğunlaştığı stratosfere geçmesi
Doğru yanıt, troposferin yerden yansıyan ışınlarla ısınması nedeniyle yükseldikçe sıcaklığın düşmesi, ancak ozon gazının Güneş radyasyonunu emdiği stratosfer katmanına girildiğinde sıcaklığın tekrar artması gerçeğine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Balonun hareket ettiği ilk katmanın (troposfer) ısınma özelliğini analiz etmek
Troposfer katmanı, Güneş'ten gelen ışınlar��n doğrudan soğurulmasıyla değil, bu ışınların yeryüzüne çarpıp geri yansımasıyla (yerden yansıyan ışınlarla) ısınır.
Bu durum, troposferde yeryüzünden yükseldikçe sıcaklığın her 200200 metrede yaklaşık 1C1^\circ\text{C} azalmasına neden olur. Balon 1212 kilometre yüksekliğe ulaşana kadar bu katmanda yükseldiği için sıcaklık sürekli düşer.
2
Balonun ulaştığı ikinci katmanın (stratosfer) yapısını ve sıcaklık değişim nedenini incelemek
Yaklaşık 1212 kilometreden sonra başlayan stratosfer katmanında, Güneş'ten gelen ultraviyole gibi kısa dalga boylu radyasyonu soğuran (emen) ozon gazı yoğun olarak bulunur.
Ozon gazının radyasyonu absorbe etmesi (soğurması) nedeniyle stratosferde yukarılara doğru çıkıldıkça sıcaklık azalmak yerine artış eğilimi gösterir. Bu durum balonun bu katmanda kaydettiği sıcaklık artışını açıklar.
3
Sonuçları birleştirerek temel nedeni belirlemek
Balonun kaydettiği sıcaklık seyrindeki bu dönüm noktasının sebebi, yerden yansıyan ışınlarla ısınan troposferden, Güneş ışınlarını doğrudan soğuran ozon gazının bulunduğu stratosfere geçilmesidir.
Atmosfer katmanlarının fiziksel özellikleri dikey doğrultuda sıcaklık gradyanının yön değiştirmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Troposfer ve stratosfer katmanlarının ısınma mekanizmaları ile ozon tabakasının sıcaklık üzerindeki etkisi
Soru 1876Soru

Aşağ��daki şemada, deniz seviyesinden yükselen nemli bir hava kütlesinin bir dağ sırasını aşarak diğer yamaçta fön rüzgarına dönüşüm süreci gösterilmiştir.

Bu hava kütlesi 20C20^\circ\text{C} sıcaklıkla deniz kıyısından (0 m0\text{ m}) harekete başlamış, 1000 m1000\text{ m} yükseltide yoğuşarak yağış bırakmaya başlamış ve 3000 m3000\text{ m} yükseltideki dağın zirvesini aşarak arka yamaçtaki 500 m500\text{ m} yükseltide bulunan düzlüğe fön rüzgarı olarak ulaşmıştır. (Yoğuşma seviyesinden sonraki adiyabatik soğuma oranı 0.5C/100m0.5^\circ\text{C}/100\text{m}, kuru adiyabatik sıcaklık değişim oranı ise 1C/100m1^\circ\text{C}/100\text{m} olarak alınacaktır.)

Buna göre, şemada gösterilen hava hareketi ve bu süreçte meydana gelen termodinamik değişimlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fön rüzgarının ulaştığı düzlükte, havanın sıcaklığının artmasıyla birlikte maksimum nem miktarı azalır ve bağıl nem oranı yükselerek yağış oluşma ihtimali artar.

Cevap

Fön rüzgarının ulaştığı düzlükte sıcaklık artışına bağlı olarak maksimum nem miktarı artar, bağıl nem oranı ise düşerek yağış ihtimalini azaltır. Bu nedenle bu durumun yağış ihtimalini artıracağını savunan seçenek yanlıştır.
Fön rüzgarının ulaştığı düzlükte sıcaklık arttığı için havanın genleşmesiyle maksimum nem kapasitesi artar. Yağış nedeniyle mutlak nem azaldığından, bağıl nem oranı hızla düşer ve yağış ihtimali ortadan kalkar. Bu nedenle düzlükte maksimum nemin azalacağını ve yağış oluşma ihtimalinin artacağını savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yükselim yamacındaki (0 m3000 m0\text{ m} - 3000\text{ m}) sıcaklık değişimini hesaplamak.
Hava kütlesi yoğuşma seviyesi olan 1000 metreye1000\text{ metreye} kadar kuru adiyabatik soğumayla (1C/100m1^\circ\text{C}/100\text{m}) soğur ve sıcaklığı 10C10^\circ\text{C}'ye düşer. 1000 m3000 m1000\text{ m} - 3000\text{ m} arasında ise nemli adiyabatik soğumayla (0.5C/100m0.5^\circ\text{C}/100\text{m}) soğuyarak zirvede 0C0^\circ\text{C} olur.
Yoğuşma gerçekleştikten sonra su buharının sıvı faza geçmesiyle ortama salınan latent (gizli) ısı, soğuma hızını düşürür.
2
Zirveden iniş yamacındaki (3000 m500 m3000\text{ m} - 500\text{ m}) sıcaklık değişimini hesaplamak.
Hava kütlesi 2500 metrelik2500\text{ metrelik} iniş boyunca kuru adiyabatik ısınma oranıyla (1C/100m1^\circ\text{C}/100\text{m}) ısınır ve 500 m500\text{ m} düzlüğündeki sıcaklığı 0+25=25C0 + 25 = 25^\circ\text{C} olur.
Alçalan hava kütlesi yer çekimiyle sıkışarak sürtünmenin de etkisiyle daha hızlı ısınır.
3
Ulaşılan düzlükteki nem özelliklerinin değişimini analiz etmek.
Sıcaklığın 25C25^\circ\text{C}'ye yükselmesiyle havanın hacmi genişler ve maksimum nem kapasitesi artar. Havadaki mutlak nem miktarı yağış nedeniyle azaldığı için, bağıl nem (mutlak nem / maksimum nem) oranı hızla düşer.
Sıcaklık ile maksimum nem doğru orantılı, bağıl nem ise ters orantılıdır.

Anahtar Kavram

Fön rüzgarlarının oluşum mekanizması, adiyabatik sıcaklık değişim oranları ve nem kapasitesi üzerindeki etkileri.
Soru 1877Soru

Kayaçların mineral bileşimi, gözeneklilik derecesi ve sertlik gibi fiziksel-kimyasal özellikleri, dış kuvvetlerin aşındırma faaliyetleri altındaki dirençlerini doğrudan belirler. Bu durum, farklı kayaç yapısına sahip bölgelerde birbirinden farklı yer şekillerinin ve hidrografik özelliklerin ortaya çıkmasına neden olur.

Buna göre, Türkiye'de kayaç özelliklerinin yer şekli ve çevre üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu'da geniş yer kaplayan bazalt platoları, bazaltın kimyasal çözünmeye karşı çok dayanıksız olması ve suyla temas ettiğinde hızla erimesi nedeniyle yaygın karstik obrukların oluştuğu alanlardır.

Cevap

Güneydoğu Anadolu'daki bazalt platolarında bazaltın kimyasal çözünmeyle eriyip yaygın karstik obruklar oluşturduğunu belirten ifade yanlıştır. Karstik obruklar kimyasal tortul kayaçların (kalker, jips vb.) çözünmesiyle meydana gelir, bazalt gibi volkanik kayaçlarda görülmez.
Güneydoğu Anadolu'da geniş yer kaplayan bazalt platolarındaki bazalt kayaçları magmatik (dış püskürük) kökenlidir ve karstik aşınım süreçlerine (erimeye) maruz kalmazlar. Karstik obruklar ise kalker veya jips gibi kolay çözünebilen kimyasal tortul kayaçların bulunduğu alanlarda yer altı mağara tavanlarının çökmesiyle oluşur. Bu nedenle bazaltın kimyasal çözünmeyle eriyip obruklar oluşturduğu yönündeki ifade tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayaç türlerinin sınıflandırılmasını analiz edin.
Kalker, jips ve kaya tuzu kimyasal tortul kayaçlardır. Bazalt, andezit ve tüf ise magmatik (volkanik) kayaçlardır. Kil taşı fiziksel tortul kayaçtır. Granit ise iç püskürük magmatik kayaçtır.
Soruda geçen kayaç türlerinin kökenini ve temel özelliklerini bilmek doğru değerlendirme yapmak için gereklidir.
2
Kayaç özellikleri ile yer şekli/hidrografya ilişkisini inceleyin.
Teke ve Taşeli'de kalker nedeniyle yüzey sularının yeraltına sızması, Kapadokya'da tüf-bazalt ilişkisiyle peri bacalarının oluşumu, Doğu Karadeniz'de kil taşının geçirimsiz yapısıyla heyelana yol açması ve Aydın Dağları'nda granit aşınımıyla tor topografyası oluşması coğrafi gerçeklerle tam uyuşmaktadır.
Seçeneklerdeki doğru (ulaşılabilir) coğrafi yargıları elemek için bu ilişkiler tespit edilir.
3
Karstik şekillerin oluşum koşullarını değerlendirin.
Obruk gibi karstik şekiller sadece kolay çözünebilen kimyasal tortul kayaçların olduğu sahalarda oluşur. Bazalt gibi volkanik kayaçların yaygın olduğu alanlarda bu tarz karstik şekiller gelişmez. Dolayısıyla bazalt platolarında karstik obrukların yaygın olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Yanlış olan ve soru kökünde bizden istenen seçeneği belirlemek için erime özelliğinin sadece kimyasal tortul kayaçlara özgü olduğunu saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Kayaçların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin (geçirgenlik, direnç, eriyebilirlik) yeryüzü şekillerinin ve hidrografik özelliklerin oluşumu üzerindeki doğrudan etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1878Soru

Türkiye'de akarsuların oluşturduğu yer şekillerinin gelişim süreçleri incelendiğinde; tektonik hareketlerin, iklim değişimlerinin ve akarsuyun akış dinamiklerinin bu şekiller üzerinde karmaşık etkileri olduğu görülür. Örneğin, hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin birlikte etkili olduğu bazı yer şekillerinin oluşumunda hem akarsuyun kendi iç dinamikleri (yana aşındırma, yatak değiştirme) hem de dışsal faktörler (epirojenik yükselme, iklimsel yağış değişimleri) rol oynar.

Buna göre, Türkiye'deki akarsu vadileri ve bu vadilerde oluşan şekillerle ilgili;

I. Büyük Menderes Nehri'nin yatağında menderesler oluşturarak akması, akarsuyun boyunun uzamasına ve akış hızının azalmasına neden olurken; bu süreç tamamen dışsal bir epirojenik yükselmenin sonucudur.
II. Yeşilırmak'ın ağız kısmında Çarşamba Deltası'nı oluşturabilmesi, döküldüğü deniz kıyısının sığ olmasına, güçlü gelgit akıntılarının bulunmamasına ve havzasındaki erozyon şiddetinin yüksek olmasına bağlıdır.
III. Göksu Nehri vadisinde taraça (seki) basamaklarının görülmesi, akarsuyun yatağını alüvyonlarla doldurmasından sonra bölgenin epirojenik olarak yükselmesiyle akarsuyun yatağını yeniden derine doğru aşındırmaya başladığını gösterir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü ifadelerin doğru olduğunu belirten seçenek
Yeşilırmak'ın Karadeniz kıyısında Çarşamba Deltası'nı oluşturması kıyının sığlığına, gelgitin azlığına ve taşınan alüvyona bağlı olup doğrudur. Göksu Nehri vadisindeki sekiler ise alüvyal dolgunun ardından yaşanan epirojenik yükselme ile akarsuyun yatağını yeniden derine aşındırmasıyla oluştuğundan doğrudur. Dolayısıyla ikinci ve üçüncü yargıları içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde verilen menderes oluşum mekanizmasını incelemek
Menderes oluşumu, yatak e��iminin azaldığı yerlerde akarsuyun yana aşındırma yapmasıyla gerçekleşir. Bu süreç akarsuyun boyunu uzatır ve akış hızını düşürür; ancak epirojenik yükselmenin sonucu değildir. Epirojenik yükselme yatak eğimini artırarak derine aşındırmayı tetikler.
Menderes oluşumu ile epirojenez (gençleşme) arasındaki ters ilişkiyi ayırt etmek gerekir.
2
İkinci öncüldeki delta oluşum koşullarını değerlendirmek
Yeşilırmak'ın Çarşamba Deltası'nı oluşturabilmesi için havzasında güçlü bir erozyon olmalı (bol alüvyon taşıması için), döküldüğü kıyı sığ olmalı (kıta sahanlığı geniş) ve güçlü gelgit/akıntı olmamalıdır. Bu koşulların hepsi Karadeniz kıyısındaki bu alan için geçerlidir.
Türkiye'deki delta ovalarının oluşum faktörlerinin doğruluğunu kontrol etmek amacıyla bu adım uygulanır.
3
Üçüncü öncüldeki seki (taraça) oluşum mekanizmasını analiz etmek
Seki oluşumu, akarsuyun önce alüvyon biriktirmesi, ardından epirojenik yükselme ile yatağını tekrar derine doğru kazmasıyla oluşan basamaklı bir vadidir. Göksu Nehri vadisinde bu basamakların görülmesi epirojenik yükselmeyi kanıtlar.
Seki oluşumunda hem aşınım hem birikim süreçlerinin epirojenez ile ilişkisini kavramak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Akarsuların aşındırma ve biriktirme şekillerinin oluşumunda iç (epirojenez) ve dış (iklim, akış gücü) kuvvetlerin ortak rolü.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 1879Soru

Aşağıda verilen coğrafi alan veya kavramları, karşılarındaki jeolojik/tektonik süreç özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tsunami dalgalarının tetikleyici kökeni
İzlanda ve Atlantik Ortası Sırtı
Pasifik Ateş Çemberi
Akdeniz Havzası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: Tsunami dalgalarının tetikleyici kökeni - Deniz tabanında meydana gelen tektonik olayların su kütlesini dikey yönlü harekete geçirmesi; İzlanda ve Atlantik Ortası Sırtı - Okyanus ortası levha yayılmasına bağlı olarak efüzif (sakin) karakterli bazaltik lav çıkışlarının görülmesi; Pasifik Ateş Çemberi - Levha sınırlarında dalma-batma kuşaklarına bağlı olarak aktif volkanların ve tsunami riskinin en yoğun olduğu bölge; Akdeniz Havzası - Afrika ve Avrasya levhalarının çarpışma s��nırında gelişen Etna ve Vezüv gibi volkanları barındıran havza.
Doğru eşleştirmeler, yeryüzündeki levha hareketlerinin türü (ayrılma, çarpışma, dalma-batma) ile bu sınırlarda meydana gelen afetlerin doğasını ve dağılışını açıklar. Tsunamiler jeolojik kökenlidir. İzlanda okyanus ortası sırtında sakin volkanizma sunar, Pasifik Ateş Çemberi en aktif dalma-batma kuşağıdır, Akdeniz Havzası ise levha çarpışma kuşağı volkanlarını barındırır.

Adım Adım Çözüm

1
Tsunami oluşum mekanizmasının kökeninin saptanması
Tsunamilerin atmosferik (meteorolojik) olaylardan değil, deniz tabanında su kütlesinin dikey yönde yer değiştirmesine yol açan jeolojik/tektonik süreçlerden kaynaklandığı belirlenir.
Öğrencinin tsunami oluşum kaynağını doğru jeolojik süreçle ilişkilendirmesi sağlanır.
2
Levha sınırı tiplerine göre volkanizma karakterinin analiz edilmesi
İzlanda'nın levha ayrılma sınırında (okyanus ortası sırt) sakin bazalt püskürmeleri ürettiği, çarpışma/dalma-batma sınırlarında ise daha patlamalı volkanik faaliyetlerin geliştiği ayırt edilir.
Efüzif ve patlamalı volkanizma farkının coğrafi dağılış ilkesi doğrultusunda doğrulanması.
3
Haritadaki jeolojik kuşaklar ile bölgesel örneklerin eşleştirilmesi
En aktif dalma-batma kuşağı olan Pasifik kıyılarının Pasifik Ateş Çemberi ile güney Avrupa'daki çarpışma kuşağının ise Akdeniz Havzası ile eşleştiği tespit edilir.
Bölgelerin tektonik konumlarına göre afet risklerinin ve volkan türlerinin gruplandırılması.

Anahtar Kavram

Volkanizma ve Tsunami: Oluşumu ve Dağılışı
Soru 1880Soru

Bir şirketin staj programı kapsamında işe alınan birbirinden farklı 77 stajyer; AA, BB ve CC departmanlarına yerleştirilecektir. Yerleştirme işlemiyle ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* Her departmana en az bir stajyer yerleştirilecektir.
* AA departmanına yerleştirilen stajyer sayısı, BB departmanına yerleştirilen stajyer sayısından fazla olacaktır.

Buna göre, bu 77 stajyer departmanlara kaç farklı şekilde yerleştirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 707707

Cevap

Verilen koşullara uyan toplam stajyer yerleştirme sayısı 707707 olarak bulunur.
Doğru seçenekte belirtilen 707707 değeri, verilen tüm koşulları sağlayan farklı yerleştirme durumlarının kombinasyon hesaplamalarının toplamıdır. Her departmana en az bir stajyer yerleştirilmesi ve AA departmanındaki stajyer sayısının BB'dekinden fazla olması koşuluyla stajyerler departmanlara (2,1,4)(2, 1, 4), (3,1,3)(3, 1, 3), (4,1,2)(4, 1, 2), (5,1,1)(5, 1, 1), (3,2,2)(3, 2, 2) ve (4,2,1)(4, 2, 1) şeklinde gruplandırılabilir. Bu grupların seçim sayıları sırasıyla 105105, 140140, 105105, 4242, 210210 ve 105105 olup, toplamları 707707'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Stajyerlerin departmanlara göre dağılım sayılarını belirlemek için a+b+c=7a + b + c = 7 denklemini sağlayan pozitif tam sayı üçl��lerini (a,b,ca, b, c) bulmak.
Burada aa, bb ve cc sırasıyla AA, BB ve CC departmanlarına yerleştirilecek stajyer sayılarını göstermektedir.
Sorudaki departmanlara yerleştirilecek kişi sayılarını gruplandırmak için bu denklem kurulmalıdır.
2
Her departmana en az bir stajyer yerleştirilmesi (a,b,c1a, b, c \ge 1) ve AA'daki stajyer sayısının BB'dekinden fazla olması (a>ba > b) koşullarına uyan tüm durumları listelemek.
Koşulları sağlayan (a,b,ca, b, c) dağılımları şunlard��r: (2,1,4)(2, 1, 4), (3,1,3)(3, 1, 3), (4,1,2)(4, 1, 2), (5,1,1)(5, 1, 1), (3,2,2)(3, 2, 2) ve (4,2,1)(4, 2, 1).
Farklı durumların kombinasyonlarını ayrı ayrı hesaplayabilmek için geçerli say�� gruplarını belirlememiz gerekir.
3
Belirlenen her durum için stajyerlerin departmanlara seçim (kombinasyon) sayılarını hesaplamak.
Her bir durumun hesaplaması şu şekildedir:
- (2,1,4)(2, 1, 4) için: (72)×(51)×(44)=21×5×1=105\binom{7}{2} \times \binom{5}{1} \times \binom{4}{4} = 21 \times 5 \times 1 = 105
- (3,1,3)(3, 1, 3) için: (73)×(41)×(33)=35×4×1=140\binom{7}{3} \times \binom{4}{1} \times \binom{3}{3} = 35 \times 4 \times 1 = 140
- (4,1,2)(4, 1, 2) için: (74)×(31)×(22)=35×3×1=105\binom{7}{4} \times \binom{3}{1} \times \binom{2}{2} = 35 \times 3 \times 1 = 105
- (5,1,1)(5, 1, 1) için: (75)×(21)×(11)=21×2×1=42\binom{7}{5} \times \binom{2}{1} \times \binom{1}{1} = 21 \times 2 \times 1 = 42
- (3,2,2)(3, 2, 2) için: (73)×(42)×(22)=35×6×1=210\binom{7}{3} \times \binom{4}{2} \times \binom{2}{2} = 35 \times 6 \times 1 = 210
- (4,2,1)(4, 2, 1) için: (74)×(32)×(11)=35×3×1=105\binom{7}{4} \times \binom{3}{2} \times \binom{1}{1} = 35 \times 3 \times 1 = 105
Kişler farklı olduğundan, her bir departmana hangi kişilerin yerleştirileceğini kombinasyon formülü (nr)=n!r!(nr)!\binom{n}{r} = \frac{n!}{r!(n-r)!} ile seçmeliyiz.
4
Elde edilen tüm durumların kombinasyon değerlerini toplamak.
105+140+105+42+210+105=707105 + 140 + 105 + 42 + 210 + 105 = 707 farklı yerleştirme şekli bulunur.
Durumlar birbirinden bağımsız (ayrık) olduğu için toplama yoluyla sayma kuralı uygulanır.

Anahtar Kavram

Kombinasyon (Grup Oluşturma ve Kısıtlı Dağılım)
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 94 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin