Meme Hastalıkları

255 soru

Soru 81Soru →

3131 yaşındaki kadın hasta, sağ memesinde yaklaşık 33 aydır devam eden, birden fazla odaktan cilde drene olan pürülan akıntı ve ağrılı kitle şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden iki yıl önce doğum yaptığı ve emzirme döneminin sorunsuz geçtiği öğreniliyor. Fizik muayenede sağ meme dış kadranda eritemli, hassas, sert kıvamlı kitle ve bu bölgede multipl fistül ağızları saptanıyor. Aksiller lenfadenopati izlenmiyor. Yapılan kalın iğne biyopsisinde (core biyopsi) "non-kazeifiye granülomatöz inflamasyon" izlenen hastada tüberküloz ve mantar enfeksiyonları ekarte ediliyor. Bu aşamada hastaya önerilmesi gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemik kortikosteroid tedavisi

Cevap

İdiyopatik granülomatöz mastit tanısı alan hastada malignite ve enfeksiyonlar dışlandıktan sonra en uygun ilk seçenek tedavi sistemik kortikosteroid uygulamasıdır.
İdiyopatik granülomatöz mastit (İGM), doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen, kronik, non-kazeifiye granülomlarla seyreden enflamatuar bir meme hastalığıdır. Klinik olarak meme kanserini taklit edebileceği için tanı mutlaka histopatolojik olarak (tercihen core biyopsi) konmalıdır. Tüberküloz ve mantar enfeksiyonları gibi granülomatöz diğer nedenler dışlandıktan sonra, tedavide altın standart yaklaşım sistemik kortikosteroid kullanımıdır. Steroidler lezyonun küçülmesini ve fistüllerin kapanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Kronik seyirli, periferik yerleşimli ve multipl deri fistülleri olan bir kitle saptandı.
Bu klinik prezentasyon, İdiyopatik Granülomatöz Mastit (İGM) için tipiktir.
2
Ayırıcı tanının yapılması
Core biyopsi ile granülomatöz inflamasyon doğrulandı; tüberküloz ve mantar gibi enfeksiyonlar dışlandı.
İGM tanısı bir dışlama tanısıdır; özellikle tüberküloz (kazeifikasyon gösteren granülomlar) ve meme kanseri ekarte edilmelidir.
3
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Sistemik kortikosteroid tedavisine başlanması kararlaştırıldı.
Güncel literatürde ve TUS yaklaşımında, cerrahi nüks oranlarının yüksekliği nedeniyle medikal steroid tedavisi ilk seçenek olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

İdiyopatik Granülomatöz Mastit (İGM) Yönetimi
Soru 82Soru →

3535 yaşında, laktasyonda olan bir hasta, sağ memesinde 11 hafta önce başlayan kızarıklık ve ağrı şikayetiyle başvurmuştur. Dış merkezde mastit tanısı konularak amoksisilin-klavulanat başlanan hastanın, tedavinin 77. gününde olmasına rağmen şikayetleri gerilememiş, aksine kızarıklığın tüm meme cildine yayıldığı ve ciltte kalınlaşma ile birlikte "portakal kabuğu" (peaupeau d′oranged'orange) görünümünün oluştuğu gözlenmiştir. Fizik muayenede flüktüasyon veren kitle saptanmamış, ancak sağ aksillada 22 cmcm boyutunda hareketli lenfadenopati palpe edilmiştir. Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt punch biyopsisi yapılması

Cevap

En uygun yaklaşım, inflamatuar meme kanserini dışlamak amacıyla cilt punch biyopsisi yapılmasıdır.
Doğru yaklaşım, 'portakal kabuğu' görünümü olan ve antibiyotiğe yanıt vermeyen vakalarda en kısa sürede cilt punch biyopsisi yapmaktır. İnflamatuar meme kanseri, subdermal lenfatiklerin tümör hücreleri tarafından tıkanması sonucu memede ödem, kızarıklık ve ciltte portakal kabuğu görünümü ile karakterizedir. TUS sınavlarında laktasyon döneminde mastit benzeri tabloyla başvurup düzelmeyen hastalarda inflamatuar meme kanseri sorgulanması klasik bir zor sorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Uygun antibiyotik tedavisine rağmen (77 gün) gerilemeyen laktasyonel mastit tablosu saptandı.
Mastit vakalarının çoğu uygun antibiyotik ile ilk 48−7248-72 saatte düzelmeye başlar.
2
Riziko faktörlerini ve fizik muayene bulgularını analiz et
Ciltte ödem, kalınlaşma ve portakal kabuğu (peaupeau d′oranged'orange) görünümü saptandı.
Bu bulgu meme cildindeki lenfatiklerin tümör embolileri tarafından tıkanmasını gösteren inflamatuar meme kanseri için karakteristiktir.
3
Tanısal girişimi belirle
Dermal lenfatik invazyonu göstermek için tam kat cilt (punch) biyopsisi planlanmalıdır.
İnflamatuar meme kanseri laktasyonel mastiti taklit edebilen en agresif meme kanseri türüdür ve tanıda gecikme prognozu çok kötüleştirir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri, klinik olarak mastiti taklit edebilir; tedaviye yanıtsız mastit vakalarında cilt punch biyopsisi ile ayırıcı tanı yapılmalıdır.
Soru 83Soru →

Meme başı ve areolanın mevcut olduğu, ancak glandüler meme dokusunun (meme parankimi) gelişmediği konjenital anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amazi

Cevap

Meme başı ve areolanın varlığına rağmen glandüler meme dokusunun yokluğu 'Amazi' olarak adlandırılır.
Amazi terimi, embriyolojik gelişim sırasında meme başı ve areolanın oluştuğu ancak meme parankiminin (süt bezleri ve kanallar) gelişmediği spesifik durumu tanımlar. Bu durum genellikle tek taraflıdır ve cerrahi rekonstrüksiyon planlamasında meme başının varlığı önemli bir avantajdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anomali tanımlarını gözden geçir
Meme gelişimi; meme başı (areola dahil) ve glandüler parankim olmak üzere iki ana bileşenden oluşur.
Anomalileri ayırt etmek için hangi bileşenin eksik veya fazla olduğunu belirlemek gerekir.
2
Soru kökündeki spesifik durumu eşleştir
Meme başı var (+), Glandüler doku yok (-).
Bu kombinasyon 'Amazi' teriminin tam karşılığıdır.

Anahtar Kavram

Meme gelişim anomalileri terminolojisi (Amasti vs. Amazi)
Tahmini Süre:45s
Soru 84Soru →

Meme kanseri risk faktörleri ve kalıtsal meme kanseri sendromları ile ilgili klinik veriler değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BRCA1 mutasyonu taşıyıcılarında gelişen meme kanserleri, BRCA2 taşıyıcılarına kıyasla daha yüksek oranda östrojen reseptörü (ER) pozitifliği gösterir.

Cevap

BRCA1 mutasyonu taşıyıcılarında gelişen kanserlerin BRCA2 taşıyıcılarına göre daha fazla östrojen reseptörü pozitifliği gösterdiğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü BRCA1 mutasyonu taşıyan kadınlarda gelişen meme kanserleri genellikle yüksek gradlı, triple negatif (ER, PR ve HER2 negatif) ve bazal-benzeri fenotip gösterme eğilimindedir. Buna karşılık, BRCA2 mutasyonu ile ilişkili kanserler sporadik meme kanserlerine daha çok benzer ve genellikle östrojen reseptörü (ER) pozitifliği gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kalıtsal sendromların genetik temellerini incele.
BRCA1, BRCA2, p53 ve PTEN mutasyonlarının meme kanseri ile ilişkisi doğrulanır.
Genetik mutasyonlar meme kanseri riskini en çok artıran faktörlerdir.
2
BRCA1 ve BRCA2 fenotiplerini karşılaştır.
BRCA1 kanserlerinin %70'inden fazlasının triple negatif (ER negatif), BRCA2 kanserlerinin ise çoğunlukla ER pozitif olduğu saptanır.
Farklı mutasyonlar meme kanserinin biyolojik davranışını ve reseptör durumunu farklı etkiler.

Anahtar Kavram

BRCA1 ve BRCA2 mutasyonlarının biyolojik fenotip farkları (Östrojen Reseptörü durumu).

Daha Fazla Pratik

BRCA2 mutasyonunun erkek meme kanseri riskini BRCA1'den daha belirgin artırdığını unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 85Soru →

Meme anatomisi, embriyolojik gelişim anomalileri ve cerrahi sınırlarla ilgili klinik-anatomik korelasyonlar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz drenajda interkostal venler aracılığıyla Batson pleksusu ile kurulan valvsiz (kapaksız) bağlantılar, meme kanseri hücrelerinin pulmoner dolaşımı baypas ederek doğrudan aksiyel iskelete metastaz yapmasına zemin hazırlar.

Cevap

Venöz drenajda interkostal venler aracılığıyla Batson pleksusu ile kurulan valvsiz (kapaksız) bağlantılar, meme kanseri hücrelerinin pulmoner dolaşımı baypas ederek doğrudan aksiyel iskelete metastaz yapmasına olanak sağlar.
Memenin venöz drenajı sırasında interkostal venler aracılığıyla vertebral venöz pleksus (Batson pleksusu) ile kapaksız (valvsiz) bağlantılar kurulur. Bu anatomik özellik, malign hücrelerin sistemik dolaşıma girmeden ve akciğer kapiller yatağına takılmadan doğrudan vertebral kolona, pelvise ve kafatasına metastaz yapabilmesine (retrograd yayılım) olanak sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Memenin venöz drenaj yollarını analiz et.
Ana drenaj aksiller ven olsa da, interkostal venler üzerinden vertebral venöz sistemle (Batson pleksusu) doğrudan bağlantı mevcuttur.
Meme kanserinin akciğer metastazı olmadan kemiklere yayılımını açıklayan temel anatomik mekanizmadır.
2
Aksiller lenf nodu seviyelerini (Berg) pektoralis minör kasına göre doğrula.
Seviye I lateral, Seviye II posterior (kasın arkası), Seviye III medial (klavikula altı/apikal) konumdadır.
Cerrahi diseksiyon sınırlarının belirlenmesinde pektoralis minör temel referans noktasıdır.
3
Gelişimsel anomalileri ve klinik muayene bulgularını ayırt et.
Amazia'da gland yok/meme başı var; amasti'de her ikisi de yok. Cooper ligament tutulumu ise peau d'orange değil, ciltte çekinti yapar.
Embriyolojik ve anatomik terminolojinin klinik bulgularla entegrasyonu tanıda kritiktir.

Anahtar Kavram

Memenin cerrahi anatomisi, venöz metastaz yolları ve gelişimsel anomalilerin ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 86Soru →

4545 yaşında kadın hasta, her iki memeden gelen koyu yeşil-kahverengi renkli akıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede akıntının kendiliğinden gelmediği, ancak meme başı sıkıldığında her iki memede çok sayıda kanaldan (multiduktal) drene olduğu gözleniyor. Palpasyonda kitle saptanmayan hastanın çekilen mamografi ve meme ultrasonografisi normal (BI-RADS 22) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastaya durumun selim olduğu açıklanarak takip edilmesi

Cevap

Bilateral, çok kanallı ve sıkmakla gelen renkli akıntılar fizyolojik kabul edildiği için hastaya durumun selim olduğu açıklanarak takip edilmesi en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan akıntının çift taraflı olması, birden fazla kanaldan gelmesi ve sadece sıkmakla ortaya çıkması fizyolojik/benign bir akıntının temel özellikleridir. Özellikle yeşil veya kahverengi renk, duktal ektazi gibi selim durumlarla ilişkilidir. Radyolojik tetkiklerin de normal sınırlarda olması durumunda cerrahi bir müdahaleye gerek yoktur; hastanın bilgilendirilmesi ve takibi yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Akıntı özelliklerini (lateralite, kanal sayısı, spontanlık, renk) analiz et.
Akıntı çift taraflı (bilateral), çok kanallı (multiduktal), sıkmakla geliyor (non-spontan) ve yeşil-kahverengi renktedir.
Bu bulgular akıntının fizyolojik veya selim bir süreç (örneğin duktal ektazi) olduğunu düşündürür.
2
Hastanın yaşını ve radyolojik bulgularını (MG ve USG) değerlendir.
Görüntüleme tetkikleri normal (BI-RADS 22) olarak raporlanmıştır ve palpe edilen kitle yoktur.
Radyolojik olarak şüpheli bir bulgu olmaması, cerrahi tanı gerekliliğini ortadan kaldırır.
3
Klinik ve radyolojik verileri birleştirerek yönetim planını belirle.
Cerrahi girişim veya ileri tetkik gerektirmeyen selim bir tablo olduğu için izlem kararı verilir.
Patolojik olmayan akıntılarda invaziv prosedürlerden kaçınılmalı ve hasta bilgilendirilmelidir.

Anahtar Kavram

Fizyolojik ve selim (benign) meme başı akıntılarının özellikleri ve yönetimi.

İpuçları

1
Akıntının tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı olduğunu belirlemek ilk adımdır.
2
Yeşil-kahverengi akıntı genellikle duktal ektazi ile ilişkilidir ve cerrahi gerektirmez.

Daha Fazla Pratik

Patolojik akıntı kriterlerini (unilateral, tek kanal, spontan, kanlı/seröz) içeren vakalarla karşılaştırma yapınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 87Soru →

2222 yaşında kadın hasta, sağ memesinde ele gelen kitle şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ meme üst dış kadranda yaklaşık 2 cm2\text{ cm} boyutunda, düzgün sınırlı, oldukça hareketli (mouse in the breast) ve ağrısız bir kitle saptanıyor. Aksiller muayenesi doğal olan hastanın ultrasonografisinde 20×10 mm20 \times 10\text{ mm} boyutlarında, düzgün sınırlı, oval şekilli, hipoekoik solid lezyon (BI-RADS 3) izleniyor. Bu hasta ve saptanan lezyon ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fibroadenomların içerisinde malignite gelişimi oldukça nadir olup, geliştiğinde en sık saptanan tip lobüler karsinoma in situ (LCIS) şeklindedir.

Cevap

Fibroadenomların içerisinde gelişen karsinomların en sık lobüler karsinoma in situ (LCIS) tipinde olduğu bilgisi doğrudur.
Fibroadenomlar içerisinde karsinom gelişimi son derece nadirdir (yaklaşık %0.02-%0.1). Bu kitleler içerisinde bir odak olarak kanser geliştiğinde, bu vakaların yaklaşık %65-90'ı lobüler karsinoma in situ (LCIS) veya duktal karsinoma in situ (DCIS) karakterindedir. TUS kaynaklarında en sık vurgulanan tip LCIS'tir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik bulgularını analiz et.
22 yaşında, mobil ve ağrısız kitle fibroadenom için klasiktir.
Fibroadenomlar genç kadınlarda en sık görülen benign meme tümörüdür.
2
Radyolojik bulguları (BI-RADS 3) yorumla.
Düzgün sınırlı, oval ve hipoekoik lezyon benigniteyi destekler.
BI-RADS 3 muhtemelen benign olduğunu ve kısa süreli takibin uygun olduğunu gösterir.
3
Seçeneklerdeki patolojik ve klinik bilgileri doğrula.
Fibroadenom içinde gelişen nadir malignitelerin çoğunluğunun LCIS olduğu bilgisini hatırla.
TUS sınavlarında fibroadenom ve malignite ilişkisi sorgulandığında bu spesifik bilgi ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Fibroadenomların klinik özellikleri ve malignite potansiyeli
Soru 88Soru →

4141 yaşında kadın hasta, sol memesinde son 44 ay içerisinde fark ettiği ve hızla büyüdüğünü belirttiği, ağrısız kitle şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sol meme üst dış kadranda yaklaşık 6 cm6\text{ cm} boyutunda, mobil, sert kıvamlı ve lobüle konturlu kitle palpe ediliyor. Aksiller bölgede patolojik lenf nodu saptanmıyor. Yapılan kalın iğne (tru-cut) biyopsisi sonucu "fillodes tümör" olarak raporlanıyor.

Bu hastada lokal nüks riskini minimize etmek için önerilen en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az 1 cm1\text{ cm} sağlam cerrahi sınırla geniş lokal eksizyon

Cevap

Fillodes tümörlerin cerrahi tedavisinde en uygun yaklaşım, lokal nüks riskini en aza indirmek için kitlenin çevresindeki sağlam dokuyla birlikte en az 1 cm1\text{ cm} cerrahi sınırla geniş lokal eksizyonudur.
Fillodes tümörler, memenin hızlı büyüyen fibroepitelyal lezyonlarıdır. Histolojik derecesi ne olursa olsun (benign, borderline veya malign), bu tümörlerde en önemli cerrahi prensip lokal nüksü önlemektir. Literatürde kabul gören standart yaklaşım, kitleyi çevresindeki normal meme dokusuyla birlikte en az 1 cm1\text{ cm} temiz cerrahi sınır kalacak şekilde çıkarmaktır. Bu vaka örneğinde kitle 6 cm6\text{ cm} olsa dahi meme-kitle oranı uygunsa geniş eksizyon tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve patolojik bulguları değerlendir
Hızlı büyüme gösteren, fibroepitelyal kökenli fillodes tümör tanısı konuldu.
Vakada biyopsi ile fillodes tümör doğrulanmıştır ve bu tümörler yüksek nüks potansiyeline sahiptir.
2
Cerrahi prensibi belirle
Geniş lokal eksizyon ve 1 cm1\text{ cm} güvenlik sınırı hedeflenmelidir.
Fillodes tümörler psödokapsüle sahip oldukları için sadece enükleasyon yapıldığında mikroskobik odaklar geride kalabilir ve bu da nükse yol açar.
3
Lenfatik yaklaşımı planla
Aksiller müdahaleden kaçınılır.
Fillodes tümörler sarkomlar gibi hematojen yolla (özellikle akciğere) metastaz yaparlar, lenfatik yayılım %11'in altındadır.

Anahtar Kavram

Fillodes tümörlerde cerrahi sınır genişliği (1 cm1\text{ cm} kuralı)
Soru 89Soru →

Meme dokusu ve meme başının embriyolojik gelişimi sırasında, göğüs kafesi bölgesi dışındaki alanlarda normalde involüsyona uğrayan ektodermal kalınlaşmaya "süt çizgisi" (mammary streak) adı verilir. Bu hattın involüsyonundaki yetersizlikler; aksesuar meme başı (politeli) veya aksesuar meme dokusu (polimasti) oluşumuyla sonuçlanır.

Buna göre, bu embriyolojik hattın (süt çizgisi) vücuttaki anatomik uzanımı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aksilladan inguinal bölgeye (kasığa) kadar

Cevap

Süt çizgisi (mammary line), aksilladan başlayarak inguinal bölgeye (kasığa) kadar uzanan bir hattır.
Embriyolojik gelişimin 5−6.5-6. haftasında ortaya çıkan süt çizgisi, aksilladan inguinal bölgeye kadar uzanan ektodermal bir kabarıklıktır. Normal gelişimde bu hattın sadece pektoral bölgedeki kısmı kalır ve meme dokusunu oluşturur; geri kalanı involüsyona uğrar. Bu sürecin aksaması, hat üzerindeki herhangi bir noktada (en sık aksillada) aksesuar meme yapılarına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Embriyolojik gelişim sürecini hatırla
Meme gelişimi ektodermal bir kalınlaşma olan 'mammary ridge' (süt çizgisi) üzerinden başlar.
Gelişimin hangi anatomik temel üzerinde yükseldiğini belirlemek gerekir.
2
Süt çizgisinin sınırlarını tanımla
Bu hat, aksilla (koltuk altı) ile inguinal (kasık) bölge arasında bir yay çizer.
Anomalilerin görülebileceği potansiyel yerleşimi anlamak için sınırların bilinmesi şarttır.
3
Anomalilerin yerleşimi ile ilişkilendir
Politeli ve polimasti en sık bu hat üzerinde, özellikle torasik bölgede görülür.
Soru kökündeki aksesuar yapılar bu hattın sınırlarını doğrular.

Anahtar Kavram

Süt Çizgisi (Mammary Line/Ridge) Anatomisi
Tahmini Süre:45s
Soru 90Soru →

2424 yaşında kadın hasta, her iki meme başından süt benzeri akıntı gelmesi şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünde gebelik, emzirme veya travma bulunmadığı öğreniliyor. Fizik muayenede her iki memede kitle saptanmıyor; ancak her iki meme başı manipülasyonu ile birden fazla kanaldan süt kıvamında akıntı geldiği doğrulanıyor. Bu hastanın başlangıç değerlendirmesinde aşağıdakilerden hangisinin yapılması en az önceliğe sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilateral mamografi

Cevap

Bilateral mamografi, genç yaştaki bir hastada galaktore (fizyolojik akıntı) varlığında başlangıç değerlendirmesinin bir parçası değildir.
Doğru seçenek olan bilateral mamografi, 2424 yaşındaki bir hastada galaktore varlığında başlangıç tetkikleri arasında yer almaz. Genç yaşta meme dokusunun dens olması mamografinin duyarlılığını azaltır. Ayrıca galaktore tablosunda akıntı genellikle meme parankimindeki bir lezyondan değil, sistemik hormonal değişikliklerden kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Akıntı karakterini sınıflandır
Bilateral, süt benzeri, multipl kanal ve provokasyonla gelen akıntı 'fizyolojik akıntı' (galaktore) olarak tanımlanır.
Tanısal yaklaşım, akıntının fizyolojik veya patolojik olmasına göre değişir.
2
Galaktore nedenlerini sistematik olarak sorgula
Gebelik, hiperprolaktinemi (adenom vb.), hipotiroidi ve ilaç kullanımı en olası nedenlerdir.
Galaktore genellikle meme dışı sistemik veya endokrin bir sorunun sonucudur.
3
Başlangıç tetkiklerini belirle
β\beta-hCG, Prolaktin, TSH ve ilaç sorgulaması ilk basamakta yapılır.
Bu tetkikler en sık görülen nedenleri hızlıca ekarte etmeyi sağlar.
4
Görüntüleme yöntemlerinin gerekliliğini değerlendir
Genç hastada ve galaktore tablosunda mamografi endike değildir; gerekirse USG tercih edilir ancak öncelikli değildir.
Meme dokusu yoğunluğu ve akıntının non-patolojik karakteri nedeniyle mamografi gereksizdir.

Anahtar Kavram

Meme başı akıntısı yönetiminde fizyolojik (bilateral, sütlü, provoke) ve patolojik (unilateral, spontan, kanlı/seröz) ayrımı yapılarak tanısal sürece başlanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 91Soru →

4848 yaşında, emzirmeyen kadın hasta; sol memesinde yaklaşık iki hafta içinde gelişen ani şişlik, kızarıklık ve deri yüzeyinde 'portakal kabuğu' (peau d'orange) görünümü şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol memenin yaklaşık 3/43/4'ünü tutan ödem, ısı artışı ve belirgin sertlik saptanıyor; ancak hastanın sistemik ateşi bulunmuyor. Sol aksiller bölgede 2,52,5 cmcm boyutunda, sert kıvamlı lenfadenopati palpe ediliyor. Hastaya yapılan cilt punch biyopsisi 'non-spesifik kronik inflamasyon ve ödem' olarak raporlanıyor. Klinik tablonun inflamatuar meme kanseri ile yüksek oranda uyumlu olduğu bu hastada, tanıya yönelik bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt punch biyopsisinin tekrarlanması ve eş zamanlı olarak meme parankimine yönelik kor (core) iğne biyopsisi yapılması

Cevap

Cilt punch biyopsisinin tekrarlanması ve eş zamanlı olarak meme parankimine yönelik kor (core) iğne biyopsisi yapılması
İnflamatuar meme kanseri tanısı klinik bir tanıdır (eritem, ödem, portakal kabuğu görünümü). Patolojik olarak dermal lenfatiklerde tümör embolilerinin gösterilmesi tanıyı desteklese de, biyopsinin negatif gelmesi tanıyı dışlamaz. Klinik şüphenin sürdüğü durumlarda cilt punch biyopsisi tekrarlanmalı ve eş zamanlı olarak meme parankimindeki olası lezyonlardan kor (core) biyopsi alınmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Hızlı gelişen ödem (peau d'orange) ve eritemin mastit ile inflamatuar meme kanseri (İMK) arasındaki ayırıcı tanısının yapılması.
İMK, klinik olarak mastiti taklit eder ancak sistemik enfeksiyon bulguları genellikle eşlik etmez.
2
Biyopsi sonucunun yorumlanması
İlk punch biyopsisinin negatif gelmesinin tanıyı ekarte etmediğinin saptanması.
Punch biyopsilerinde dermal lenfatik embolilerin görülme oranı %75 civarındadır; örnekleme hatası nedeniyle yalancı negatiflik sık görülür.
3
Tanısal doğruluğun artırılması
Biyopsinin tekrarlanması ve parankimal kor biyopsi ile desteklenmesi.
Klinik şüphe devam ediyorsa tanı konulana kadar invaziv işlemler sürdürülmelidir; kor biyopsi primer tümör odağını yakalama şansını artırır.

Anahtar Kavram

İnflamatuar meme kanseri tanısında klinik şüphe, histopatolojik kanıttan daha önceliklidir ve negatif biyopsi tanıyı dışlamaz.
Soru 92Soru →

4545 yaşında kadın hasta, sol memesinde yaklaşık 22 haftadır fark ettiği sertlik ve ciltte çekinti şikayeti ile başvuruyor. Hastanın öyküsünden yaklaşık 11 ay önce geçirdiği bir trafik kazasında emniyet kemerinin baskısına bağlı olarak aynı bölgede yaygın ekimoz ve ağrı geliştiği öğreniliyor. Fizik muayenede sol meme üst dış kadranda, yaklaşık 2 cm2\text{ cm} boyutunda, sert kıvamlı, çevre dokulara fikse ve üzerinde cilt çekintisi olan palpabl kitle saptanıyor. Mammografik incelemede kitle bölgesinde spiküler uzanımlar ve kümelenmiş mikrokalsifikasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yağ nekrozu

Cevap

Yağ nekrozu
Yağ nekrozu, meme travması veya cerrahisi sonrası serbestleşen yağ asitlerinin yol açtığı inflamatuar bir yanıttır. Bu süreçte oluşan fibrozis, Cooper ligamentlerini çekerek ciltte çekintiye (dimpling) ve muayenede sert, fikse bir kitleye neden olur. Mammografide ise spiküler görünüm ve kalsifikasyonlar (özellikle yağ kistleri çevresinde) izlenebilir. Travma öyküsü bu tablonun en önemli ayırt edici özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın anamnezindeki spesifik veriyi analiz etme
Emniyet kemeri travması ve sonrasında gelişen ekimoz, meme dokusunda lokal bir hasar oluştuğunu gösterir.
Yağ nekrozu vakalarının yaklaşık yarısında belirgin bir travma veya geçirilmiş cerrahi öyküsü bulunur.
2
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendirme
Fikse kitle, cilt çekintisi (dimpling), spiküler uzanım ve mikrokalsifikasyon hem meme kanseri hem de yağ nekrozu için ortak bulgulardır.
Yağ nekrozu, gelişen fibröz reaksiyon nedeniyle klinik olarak maligniteyi en güçlü taklit eden benign meme hastalığıdır.
3
Diferansiyel tanı yaparak en olası sonuca ulaşma
Travma öyküsünün varlığı, süreci benign bir inflamatuar/yıkım süreci olan yağ nekrozuna yönlendirir.
TUS sınav formatında travma öyküsü ve maligniteyi taklit eden kitle kombinasyonu yağ nekrozu için anahtar ipucudur.

Anahtar Kavram

Meme yağ nekrozunun klinik ve radyolojik olarak meme kanserini taklit etmesi ve ayırıcı tanıda travma öyküsünün önemi.
Soru 93Soru →

3131 yaşında kadın hasta, son 33 haftadır sağ meme başında iç çamaşırını kirleten, pembe-turuncu renkte (serosanguinöz) akıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede her iki memede palpabl kitle veya koltuk altında lenfadenopati saptanmıyor. Bu hasta için tanısal yaklaşımda ilk yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meme ultrasonografisi

Cevap

Meme ultrasonografisi
Hastada saptanan tek taraflı, kendiliğinden gelen ve serosanguinöz (kanlı-seröz) akıntı 'patolojik meme başı akıntısı' tanımına uymaktadır. Bu tür durumlarda tanısal süreç radyolojik görüntüleme ile başlar. Otuz beş yaşın altındaki kadınlarda meme parankiminin dens (yoğun) olması nedeniyle mamografinin tanısal değeri sınırlıdır; bu sebeple ilk basamak görüntüleme tetkiki meme ultrasonografisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Akıntının karakterini değerlendir.
Kendiliğinden, tek taraflı ve serosanguinöz karakterde (patolojik akıntı).
Fizyolojik akıntıdan ayrımını yaparak ileri tetkik gerekliliğini belirlemek için.
2
Hastanın yaşını göz önünde bulundur.
3131 yaş (genç hasta).
Meme dokusu yoğunluğuna göre en uygun ilk görüntüleme yöntemini seçmek için.
3
Görüntüleme yöntemine karar ver.
Meme ultrasonografisi.
3535 yaşın altındaki kadınlarda dens meme dokusu nedeniyle ultrasonografi ilk tercih edilen radyolojik yöntemdir.

Anahtar Kavram

Patolojik meme başı akıntısında yaşa dayalı tanısal algoritma
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 94Soru →

38 yaşında kadın hasta, son 4 ayda hızla büyüyen, ağrısız, yaklaşık 7 cm7\text{ cm} boyutunda, hareketli ve düzgün sınırlı sol meme kitlesi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kitle lobüle yapıda palpasyonla hissediliyor; aksiller lenfadenopati saptanmıyor. Ultrasonografide hipoekoik, düzgün sınırlı, içerisinde kistik alanlar barındıran solid kitle izleniyor. Tru-cut (core) biyopsi sonucu "sellüler stroma içeren fibroepitelyal lezyon" olarak raporlanıyor.

Bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş lokal eksizyon (1 cm1\text{ cm} cerrahi sınır ile)

Cevap

Geniş lokal eksizyon (1 cm1\text{ cm} cerrahi sınır ile)
Vakadaki hızlı büyüme, kitlenin boyutu ve biyopsi sonucundaki stromal sellülarite artışı Fillodes Tümör tanısını desteklemektedir. Bu tümörlerin benign, borderline veya malign tipleri fark etmeksizin temel cerrahi tedavisi, lokal nüks riskini minimize etmek için en az 1 cm1\text{ cm} temiz cerrahi sınır ile geniş lokal eksizyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hızlı büyüme, büyük boyut (7 cm7\text{ cm}) ve lobüle yapı fillodes tümörü düşündürür.
Fibroadenomlar genellikle daha yavaş büyür ve daha küçük boyutlarda kalma eğilimindedir.
2
Biyopsi sonucunun yorumlanması
"Sellüler stroma içeren fibroepitelyal lezyon" ifadesi, fibroadenom ile fillodes tümör ayrımında stromal hücre yoğunluğunun arttığını işaret eder.
Fillodes tümörleri fibroadenomlardan ayıran temel histopatolojik fark stromal sellülaritedir.
3
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Lokal nüks riski nedeniyle 1 cm1\text{ cm} cerrahi sınır ile geniş lokal eksizyon planlanır.
Enükleasyon (sadece kitlenin çıkarılması) durumunda fillodes tümörlerde lokal nüks oranı çok yüksektir.

Anahtar Kavram

Fillodes tümörlerin yönetiminde cerrahi sınırların önemi
Soru 95Soru →

3333 yaşında kadın hasta, 1818 yaşındayken mediastinal Hodgkin lenfoma tanısıyla mantle zonu radyoterapisi almıştır. Hastanın yüksek riskli grupta olması nedeniyle yapılan yıllık tarama mamografisi ve meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG) incelemesinde; mamografide herhangi bir bulgu izlenmezken, kontrastlı meme MRG'de sol meme retroareoler bölgede 7 mm7\text{ mm} boyutunda, "wash-out" (tip 33) kinetik eğrisi gösteren, düzensiz sınırlı ve kontrast tutan kitle (BI-RADS 4C) saptanıyor. Bu lezyona yönelik yapılan "second-look" (ikinci bakış) ultrasonografi (USG) incelemesinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor. Bu aşamada hastada izlenmesi gereken en uygun tanısal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meme MRG rehberliğinde vakum veya kor biyopsi uygulanması

Cevap

Meme MRG rehberliğinde vakum veya kor biyopsi uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Meme MRG'de saptanan ve yüksek malignite şüphesi (BI-RADS 4/5) uyandıran lezyonlarda ilk adım, lezyonun USG ile görülüp görülmediğini belirlemek için 'ikinci bakış' (second-look) USG yapmaktır. Eğer USG'de lezyon saptanırsa, daha ekonomik ve kolay olan USG eşliğinde kor biyopsi yapılır. Ancak bu vakada olduğu gibi second-look USG negatifse, doku tanısı için lezyonu gösteren tek modalite olan MRG rehberliğinde biyopsi (mümkünse vakum biyopsi) uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk profilini ve tarama endikasyonunu değerlendir
Mantle radyoterapisi öyküsü olan hastalar (özellikle 1010-3030 yaş arası alanlar), tanıdan 88-1010 yıl sonra (veya en erken 2525 yaşında) yıllık mamografi ve yıllık MRG ile taranmalıdır.
Yüksek riskli hastalarda MRG'nin duyarlılığı mamografiye göre anlamlı düzeyde daha yüksektir.
2
MRG bulgularını BI-RADS kategorisine göre yorumla
Tip 33 (wash-out) kinetik eğrisi ve düzensiz sınırlar malignite açısından yüksek şüphe (BI-RADS 4C) uyandırır.
Malign lezyonlar kontrastı hızlı tutup hızlı boşaltma eğilimindedir.
3
MRG'de saptanan ancak mamografide görülmeyen lezyon için 'second-look' USG sonucunu değerlendir
Second-look USG negatiftir; bu durum lezyonun ultrasonografik karşılığı olmadığını gösterir.
USG'de saptanan lezyonlara USG eşliğinde biyopsi yapmak daha ucuz ve kolaydır, ancak saptanamazsa ileri yöntem gerekir.
4
USG-negatif, MRG-pozitif şüpheli lezyon için bir sonraki adımı belirle
Altın standart, lezyonun görüldüğü tek yöntem olan MRG rehberliğinde biyopsi yapılmasıdır.
Doğru lokalizasyondan doku örneği alabilmek için lezyonun vizüalize edildiği modalite rehberliği şarttır.

Anahtar Kavram

MRG-pozitif/USG-negatif şüpheli meme lezyonlarında yönetim algoritması
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 96Soru →

51 yaşında kadın hasta, rutin tarama mamografisinde sol meme üst-dış kadranda 4 cm4 \text{ cm}'lik bir alana yayılan ince pleomorfik mikrokalsifikasyonlar saptanması üzerine genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Yapılan vakum yardımlı stereotaktik kor biyopsi sonucu "Pleomorfik Lobüler Karsinoma İn Situ (PLCIS)" olarak raporlanıyor. Hastaya tel işaretli geniş lokal eksizyon yapılıyor ve nihai patoloji raporunda 3,8 cm3,8 \text{ cm} çapında, yüksek nükleer dereceli, komedo tipi nekroz içeren PLCIS odağı izleniyor. Patolog, cerrahi sınırın en yakın noktada 1 mm1 \text{ mm} (boyalı sınırda tümör izlenmediği) olduğunu belirtiyor.

Bu hastanın cerrahi yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PLCIS'in biyolojik davranışı Ductal Carcinoma In Situ (DCIS) ile benzerlik gösterdiğinden, cerrahi sınırların en az 2 mm2 \text{ mm} olması için re-eksizyon yapılmalıdır.

Cevap

Pleomorfik Lobüler Karsinoma İn Situ (PLCIS) vakalarında, biyolojik davranışın DCIS'e benzemesi nedeniyle cerrahi sınırların en az 2 mm2 \text{ mm}'ye tamamlanması için re-eksizyon yapılması en uygun yaklaşımdır.
Pleomorfik Lobüler Karsinoma İn Situ (PLCIS), klasik LCIS'in aksine komedo nekrozu içerebilen, yüksek nükleer dereceye sahip ve daha agresif seyreden bir varyanttır. Cerrahi yönetimi Ductal Carcinoma In Situ (DCIS) ile aynı prensiplere dayanır. Bu prensibe göre meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda lokal nüksü önlemek için cerrahi sınırın en az 2 mm2 \text{ mm} olması gerekmektedir. Vakada sınır 1 mm1 \text{ mm} olarak verildiğinden, re-eksizyon zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Patolojinin alt tipini belirle.
Tanı Pleomorfik LCIS (PLCIS) olarak saptanmıştır.
Klasik LCIS ile PLCIS yönetimi tamamen farklıdır; PLCIS daha agresif bir varyanttır.
2
PLCIS için güncel cerrahi sınır kriterlerini değerlendir.
PLCIS yönetimi DCIS protokollerine dayanır (2 mm sınır kuralı).
PLCIS; yüksek nükleer derece, komedo nekrozu ve DCIS benzeri genetik değişiklikler gösterir.
3
Mevcut cerrahi sınırın yeterliliğini kontrol et.
Mevcut sınır 1 mm1 \text{ mm}'dir, bu da hedeflenen 2 mm2 \text{ mm}'den küçüktür.
Sınırda tümör olmaması (no ink on tumor) invaziv kanser için yeterli olsa da in situ lezyonlarda (DCIS/PLCIS) yeterli değildir.
4
Tedavi planını oluştur.
Cerrahi sınırları genişletmek için re-eksizyon planlanmalıdır.
Lokal nüks riskini minimize etmek için temiz cerrahi sınırlar şarttır.

Anahtar Kavram

Pleomorfik Lobüler Karsinoma İn Situ (PLCIS), klasik LCIS'ten farklı olarak cerrahi tedavi gerektiren ve cerrahi sınırları DCIS gibi (2 mm) yönetilmesi gereken bir lezyondur.
Soru 97Soru →

5858 yaşında kadın hasta, her iki memesinden gelen koyu kıvamlı, yeşilimsi akıntı ve meme başlarında çekilme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde meme başları altında palpabl dolgunluk ve meme başlarında "slit-like" (enine yarık) tarzında retraksiyon saptanıyor. Mamografisinde subareolar bölgede dilate duktuslar ve meme başına doğru yönelmiş kalın, lineer "rod-like" (sekretuvar) kalsifikasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duktus ektazisi

Cevap

Duktus ektazisi
Duktus ektazisi (plazma hücreli mastit), tipik olarak postmenopozal dönemde görülen benign bir enflamatuar hastalıktır. Bilateral, koyu kıvamlı/renkli akıntı, meme başında fibrozise bağlı 'slit-like' retraksiyon ve mamografide duktuslar boyunca uzanan kalın 'rod-like' (sekretuvar) kalsifikasyonlar tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik verilerini ve akıntı karakterini değerlendir.
Postmenopozal yaş (5858 yaş) ve bilateral yeşilimsi akıntı saptandı.
Duktus ektazisi (plazma hücreli mastit) tipik olarak postmenopozal kadınlarda görülen bilateral bir süreçtir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Meme başı altında dolgunluk ve "slit-like" tarzda retraksiyon görüldü.
Duktusların kısalması ve çevresindeki fibrozis, meme başında karakterisitik enine yarık tarzı çekilmeye neden olur.
3
Mamografik bulguları yorumla.
Dilate duktuslar ve "rod-like" (sekretuvar) kalsifikasyonlar izlendi.
Sekretuvar kalsifikasyonlar, ektatik duktuslar içindeki materyalin kalsifiye olmasıyla oluşur ve bu tanı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Duktus ektazisi (Plazma Hücreli Mastit) klinik ve radyolojik özellikleri

Daha Fazla Pratik

Mondor hastalığı (yüzeyel tromboflebit) ve patolojik meme başı akıntılarına yaklaşımı gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru →

4747 yaşında kadın hasta, rutin tarama mammografisinde sol memede saptanan bir anomali nedeniyle değerlendiriliyor. Mammografide sol meme üst dış kadranda 1.2 cm1.2\text{ cm} boyutunda, spiküle konturlu, düzensiz sınırlı ve mikrokalsifikasyonlar içeren bir lezyon izleniyor. Ultrasonografide bu bölgeye uyan, arkasında belirgin akustik gölgelenme oluşturan, düzensiz sınırlı hipoekoik solid kitle saptanıyor. Yapılan Tru-cut biyopsi sonucunda "Sklerozan Adenozis" tanısı konuluyor.

Bu klinik tablo ve tanı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meme kanseri gelişme riskini kontrol grubuna göre yaklaşık 1.5−21.5-2 kat artırmaktadır.

Cevap

Meme kanseri gelişme riskini kontrol grubuna göre yaklaşık 1.5−21.5-2 kat artırmaktadır
Doğru ifade, bu durumun meme kanseri riskini yaklaşık 1.5−21.5-2 kat artırdığını belirten seçenektir. Sklerozan adenozis, fibrokistik değişiklikler spektrumunda yer alan, atipisiz proliferatif bir lezyondur ve epidemiyolojik çalışmalar bu gruptaki hastaların meme kanseri riskinin genel popülasyona göre hafif-orta düzeyde arttığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Hastada saptanan spiküle kitle ve akustik gölgelenme bulguları radyolojik olarak invaziv duktal karsinomu (malignite) güçlü bir şekilde taklit etmektedir.
Sklerozan adenozis, radyolojik olarak malignite ile en sık karışan benign meme hastalıklarından biridir.
2
Patolojik tanının sınıflandırılması
Biyopsi ile konulan Sklerozan Adenozis tanısı, 'atipisiz proliferatif meme hastalıkları' kategorisine girer.
Bu lezyonlar, terminal duktal lobüler ünitede asiner yapıların proliferasyonu ve eşlik eden stromal fibrozis ile karakterizedir.
3
Kanser riskinin belirlenmesi
Atipisiz proliferatif lezyonların meme kanseri için rölatif riski (RR) 1.5−2.01.5-2.0 arasındadır.
Meme kanseri riskini belirleyen temel faktör, lezyonun atipili olup olmamasıdır; atipili lezyonlarda (ADH/ALH) bu risk 4−54-5 kata çıkar.

Anahtar Kavram

Sklerozan Adenozis'in maligniteyi taklit etme özelliği ve meme kanseri rölatif risk sınıflamasındaki yeri.

Daha Fazla Pratik

Meme koruyucu cerrahinin kontrendikasyonlarını ve BI-RADS sınıflamasındaki yönetim algoritmalarını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 99Soru →

44 yaşında asemptomatik bir kadın hastanın rutin tarama mamografisinde sol meme üst dış kadranda, daha önceki filmleriyle karşılaştırıldığında yeni ortaya çıkan 'mimaride bozulma' (architectural distortion) saptanmıştır. Hastanın bu bölgeye yönelik geçirilmiş cerrahi veya travma öyküsü bulunmamaktadır. Yapılan tamamlayıcı meme ultrasonografisinde (USG) ise herhangi bir kitle veya patolojik bulgu izlenmemiştir. Bu aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görünümün Kategori 4 (şüpheli) olarak değerlendirilip stereotaktik veya tomosentez rehberliğinde doku biyopsisi planlanması

Cevap

Mamografide cerrahi veya travma öyküsü ile açıklanamayan mimaride bozulma bulgusu saptandığında, USG normal olsa dahi BI-RADS 4 olarak değerlendirilmeli ve doku biyopsisi yapılmalıdır.
Mamografide izlenen ve geçirilmiş bir cerrahiye veya travmaya bağlı olmayan mimaride bozulma (architectural distortion), BI-RADS sınıflamasına göre Kategori 4 (şüpheli) bir bulgudur. Bu tür lezyonların ultrasonografide her zaman bir karşılığı olmayabilir. USG'de lezyonun görülmemesi malignite riskini ortadan kaldırmaz. Bu durumda, lezyonun görülebildiği yöntem olan mamografi rehberliğinde (stereotaktik veya tomosentez eşliğinde) iğne biyopsisi ya da tel ile işaretli cerrahi biyopsi yapılarak doku tanısı elde edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mamografi bulgusunu (mimaride bozulma) analiz et.
Mimaride bozulma, cerrahi/travma öyküsü yoksa %10-50 oranında malignite (özellikle invaziv lobüler karsinom veya radial skar) riski taşır.
Bulgunun klinik önemini belirlemek.
2
Tamamlayıcı USG sonucunu değerlendir.
USG'nin negatif olması (bulgu saptanamaması) mamografideki şüpheli bulgunun riskini anlamlı ölçüde azaltmaz.
Görüntüleme yöntemleri arasındaki uyumsuzluğu yönetmek.
3
BI-RADS kategorisini belirle ve yönetim planı oluştur.
Bulgu BI-RADS 4 olarak sınıflandırılır ve altın standart yaklaşım doku tanısıdır.
Kesin tanı için patolojik inceleme gereklidir.

Anahtar Kavram

Mamografide saptanan 'mimaride bozulma' (architectural distortion) bulgusu, USG'de bir karşılığı olmasa bile yüksek malignite potansiyeli nedeniyle BI-RADS 4 kabul edilir ve biyopsi endikasyonudur.

Daha Fazla Pratik

BI-RADS 0 olarak raporlanan bir mamografide yapılabilecek ek tetkikleri (spot kompresyon, ek projeksiyonlar) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 100Soru →

Rutin kontrol amacıyla başvuran 5050 yaşındaki kadın hastanın çekilen tarama mamografisinde; sol meme üst dış kadranda 1212 mm boyutunda, kaba "patlamış mısır" (popcorn) tarzında kalsifikasyonlar içeren, düzgün sınırlı opasite izleniyor. Yapılan ultrasonografik incelemede bu alana uyan, belirgin posterior akustik gölgelenmesi olan hiperekoik lezyon saptanıyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık rutin tarama programına devam edilmesi

Cevap

Rutin tarama programına yıllık kontrollerle devam edilmesi en uygun yaklaşımdır.
Soruda tarif edilen mamografik bulgular (düzgün sınırlı opasite içinde kaba, patlamış mısır tarzı kalsifikasyonlar), involüsyona uğrayan bir fibroadenomun klasik ve patognomonik görünümüdür. Bu lezyonlar BI-RADS 2 (benign) olarak sınıflanır ve yönetimi yıllık rutin tarama programına devam etmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Mamografi bulgularını analiz et
Kaba, "patlamış mısır" (popcorn) tarzı kalsifikasyonlar saptandı.
Bu tip kalsifikasyonlar involüsyona uğrayan (yaşlanan) fibroadenomlar için patognomoniktir.
2
Ultrasonografi bulgularıyla korelasyon kur
Posterior akustik gölgelenmesi olan hiperekoik lezyon saptandı.
Yoğun kalsifikasyonun ultrasonografide ses dalgalarını tamamen engellemesi posterior gölgelenmeye neden olur, bu da tanıyı destekler.
3
BI-RADS kategorisini belirle
Lezyon BI-RADS 2 (Benign / İyi Huylu) olarak sınıflandırılır.
Karakteristik benign bulgular içeren lezyonlar bu kategoride yer alır.
4
Yönetim planını seç
Yıllık rutin taramaya devam kararı verildi.
BI-RADS 2 bulguları olan hastalarda ek tetkik, kısa süreli takip veya biyopsi gerekmez.

Anahtar Kavram

İnvolüe fibroadenomlar mamografide "popcorn" (patlamış mısır) kalsifikasyonları ile karakterizedir ve BI-RADS 2 (benign) olarak değerlendirilir.

İpuçları

1
Mamografideki 'patlamış mısır' ifadesi hangi lezyon için tipiktir?
2
BI-RADS 2 kategorisindeki bir bulgu için ek tanısal işlem gerekir mi?
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 5 / 13Sonraki
Meme Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin