Adrenal Bez Hastalıkları

48 soru

Soru 21Soru →

2222 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon (180/110180/110 mmHgmmHg) ve yaygın kas güçsüzlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyi 2.62.6 mEq/LmEq/L, plazma aldosteron konsantrasyonu 4242 ng/dLng/dL ve plazma renin aktivitesi 0.10.1 ng/mL/stng/mL/st (PAK/PRA > 400400) olarak saptanıyor. Hastanın aile öyküsünde, babasının 3535 yaşında hemorajik inme nedeniyle eksitus olduğu ve kardeşinde de erken yaşta başlayan dirençli hipertansiyon bulunduğu öğreniliyor. İdrar steroid analizinde 1818-hidroksikortizol ve 1818-oksokortizol ekskresyonunun normalin 2020 katı olduğu saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CYP11B1CYP11B1 gen promotörünün CYP11B2CYP11B2 kodlama dizisi ile birleşmesi sonucu oluşan kimerik gen varlığı

Cevap

En olası mekanizma, CYP11B1 promotörü ile CYP11B2 kodlama dizisinin birleşmesi sonucu aldosteron sentezinin ACTH kontrolüne girmesidir.
Hastada görülen primer hiperaldosteronizm tablosuna eşlik eden erken yaşta hemorajik inme öyküsü ve idrarda aşırı 18-hidroksikortizol/18-oksokortizol yüksekliği, Glukokortikoidle Düzelebilen Aldosteronizm (GRA) tanısını koydurur. Bu hastalıkta, normalde zona fasciculata'da bulunan ve ACTH kontrolünde olan CYP11B1 (11-beta hidroksilaz) geninin promotör bölgesi, zona glomerulosa'da aldosteron sentezinden sorumlu olan CYP11B2 (aldosteron sentaz) geninin kodlama dizisiyle yanlışlıkla birleşir (kimerik gen). Sonuç olarak aldosteron, anjiyotensin II yerine ACTH kontrolünde ve zona fasciculata'da sentezlenmeye başlar. Bu hibrit dokuda oluşan 18-hidroksillenmiş steroidler karakteristik tanısal belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç yaşta hipertansiyon, hipokalemi ve baskılanmış renin (Primer Hiperaldosteronizm tablosu).
Hastanın bazal verileri otonom aldosteron fazlalığını işaret etmektedir.
2
Aile öyküsü ve spesifik belirteçleri değerlendir
Erken yaşta inme öyküsü ve idrarda aşırı 18-hidroksikortizol artışı.
Bu bulgular Familyal Hiperaldosteronizm Tip I (GRA) için patognomoniktir.
3
Genetik mekanizmayı belirle
Kromozom 8 üzerindeki CYP11B1 ve CYP11B2 genleri arasında asimetrik krossover.
Bu krossover, normalde ACTH ile uyarılan 11-beta hidroksilaz promotörünün, aldosteron sentazın kodlama bölgesini kontrol etmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Glukokortikoidle Düzelebilen Aldosteronizm (GRA) patofizyolojisi ve tanısal biyobelirteçleri.

Daha Fazla Pratik

GRA tanılı bir hastanın tedavisinde kullanılan temel ajanları ve neden spironolakton yerine düşük doz glukokortikoidin tercih edildiğini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Tanı için düşük doz (0.50.5-11 mgmg) deksametazon baskılama testi kullanılabilir; GRA hastalarında aldosteron düzeyleri hızlıca ve kalıcı olarak baskılanırken diğer primer hiperaldosteronizm formlarında bu yanıt alınmaz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 22Soru →

3535 yaşında kadın hasta; son 22 aydır ataklar halinde gelen şiddetli baş ağrısı, çarpıntı, terleme ve yüzde solukluk şikayetleriyle başvuruyor. Kan basıncı atak sırasında 210/120210/120 mmHg, atak dışında ise 140/90140/90 mmHg olarak ölçülüyor. Fizik muayenesinde ek patolojik bulgu saptanmıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla istenmesi gereken, duyarlılığı en yüksek olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma serbest metanefrin düzeyi

Cevap

Feokromositoma şüphesinde duyarlılığı en yüksek olan test plazma serbest metanefrin düzeyidir.
Hastada görülen klasik triad (baş ağrısı, terleme, çarpıntı) ve epizodik hipertansiyon feokromositoma için oldukça karakteristiktir. Bu hastalıkta katekolaminler epizodik salınsa da, metanefrinler tümör içerisinde sürekli üretilip kana salındığı için plazma serbest metanefrin düzeyi en yüksek duyarlılığa (%96-99) sahip testtir ve taramada ilk tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ataklar halinde gelen baş ağrısı, çarpıntı ve terleme (klasik triad) ile hipertansiyon varlığı feokromositomayı düşündürür.
Hastanın semptomları aşırı katekolamin deşarjı ile uyumludur.
2
En uygun tarama testinin seçilmesi
Metanefrinler (katekolamin metabolitleri) tümörden sürekli salındığı için duyarlılığı çok yüksektir.
Plazma serbest metanefrin düzeyi %99'a varan duyarlılığı ile ilk tercih edilen tarama testidir.
3
Tanı algoritmasının uygulanması
Biyokimyasal kanıt sağlandıktan sonra görüntüleme (BT/MR) yapılmalıdır.
Lokalizasyon çalışmalarına biyokimyasal doğrulama olmadan geçilmemelidir.

Anahtar Kavram

Feokromositoma tanısında biyokimyasal tarama önceliği ve metanefrinlerin tanısal değeri.

Daha Fazla Pratik

Feokromositoma tanısı konulan bir hastada cerrahi öncesi yapılması gereken ilaç hazırlık sırasını (alfa blokaj sonrası beta blokaj) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 23Soru →

3232 yaşında kadın hasta; halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg saptanıyor; avuç içi çizgilerinde, diş etlerinde ve eski operasyon skarlarında hiperpigmentasyon olduğu görülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum 131131 mEq/LmEq/L (N: 135−145135-145), potasyum 5.55.5 mEq/LmEq/L (N: 3.5−5.03.5-5.0) olarak bulunuyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun test hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testi

Cevap

Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testi primer adrenal yetmezlik tanısında en uygun doğrulama testidir.
Hastada saptanan hiperpigmentasyon ve elektrolit bozuklukları (hiponatremi, hiperkalemi) primer adrenal yetmezliğe işaret eder. Primer adrenal yetmezlik tanısını doğrulamada kullanılan en duyarlı ve özgül test standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testidir. Bu testte serum kortizol düzeyinin 1818 μg/dL\mu g/dL üzerine çıkmaması yetmezlik tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hastadaki hiperpigmentasyon, hipotansiyon, hiponatremi ve hiperkalemi birlikteliği primer adrenal yetmezliği (Addison hastalığı) düşündürür.
Primer yetmezlikte ACTH artışına bağlı hiperpigmentasyon ve mineralokortikoid eksikliğine bağlı elektrolit bozuklukları görülür.
2
Tanısal test önceliğini belirle.
Sabah kortizol düzeyi düşüklüğü tarama sağlar ancak kesin tanı için adrenal rezervin ölçülmesi gerekir.
Kesin tanı için sürrenal korteksin uyarılabilirliği test edilmelidir.
3
Doğrulama testini seç.
Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH (kosintropin) stimülasyon testi uygulanır.
Ekzojen ACTH verilmesine rağmen kortizol yanıtının yetersiz olması tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Primer adrenal yetmezlikte (Addison hastalığı) tanıyı kesinleştirmek için ACTH stimülasyon testi kullanılır.

İpuçları

1
Hiperpigmentasyon, adrenal yetmezliğin primer (adrenal kaynaklı) olduğunu gösterir.
2
Primer adrenal yetmezlikte sürrenal bezlerin kapasitesini ölçmek için dışarıdan uyarıcı hormon verilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Primer ve sekonder adrenal yetmezliği ayırt etmek için plazma ACTH düzeyinin tanısal değerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru →

2222 yaşında kadın hasta, son bir yıldır giderek artan tüylenme, sivilcelenme ve adet düzensizliği şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sivilcelenme ve Ferriman-Gallwey skoru 1414 olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde bazal 17-hidroksiprogesteron17\text{-hidroksiprogesteron} (17-OHP17\text{-OHP}) düzeyi 5 ng/mL5\text{ ng/mL} (Normal: <2 ng/mL<2\text{ ng/mL}) olarak ölçülüyor.

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 250 μg250\text{ }\mu\text{g} ACTH uyarısı sonrası 17-hidroksiprogesteron17\text{-hidroksiprogesteron} düzeyi ölçümü

Cevap

Tanıyı kesinleştirmek için 250 μg250\text{ }\mu\text{g} ACTH uyarısı sonrası 17-hidroksiprogesteron17\text{-hidroksiprogesteron} düzeyi ölçümü yapılmalıdır.
Hastada saptanan hirsutizm ve hafif yüksek bazal 17-OHP17\text{-OHP} düzeyi (5 ng/mL5\text{ ng/mL}), non-klasik 21-hidroksilaz21\text{-hidroksilaz} eksikliğini düşündürmektedir. Tanı algoritmasında bazal değer 2-10 ng/mL2\text{-}10\text{ ng/mL} arasındaysa, ACTH stimülasyon testi yapılarak yanıtın değerlendirilmesi altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
Hirsutizm, akne ve oligomenore varlığı hiperandrojenemiye işaret eder.
Hiperandrojeneminin en sık nedenleri Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve Non-klasik Konjenital Adrenal Hiperplazi'dir (NK-KAH).
2
Bazal 17-OHP17\text{-OHP} değerini yorumla.
Değer 5 ng/mL5\text{ ng/mL} olup 2-10 ng/mL2\text{-}10\text{ ng/mL} gri bölgesindedir.
Bazal değer <2 ng/mL<2\text{ ng/mL} ise NK-KAH dışlanır, >10 ng/mL>10\text{ ng/mL} ise tanı konur; ara değerlerde stimülasyon testi gereklidir.
3
En uygun tanısal testi belirle.
ACTH stimülasyon testi sonrası 17-OHP17\text{-OHP} ölçümü planlanır.
Stimülasyon sonrası 10 ng/mL10\text{ ng/mL} üzerindeki değerler 21-hidroksilaz21\text{-hidroksilaz} eksikliğini kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Non-klasik 21-hidroksilaz21\text{-hidroksilaz} eksikliğinde tanısal algoritma.

Daha Fazla Pratik

Konjenital adrenal hiperplazinin tuz kaybettiren ve virilize edici klasik formlarının yenidoğan dönemindeki klinik farklarını gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Bazı kliniklerde sabahın erken saatlerinde bakılan bazal 17-OHP17\text{-OHP} düzeyinin >10 ng/mL>10\text{ ng/mL} olması durumunda stimülasyon yapmadan da tanı konulabilmektedir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru →

4242 yaşında erkek hasta, üç farklı antihipertansif ilaca rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı yüksekliği ve yaygın kas güçsüzlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 170/110170/110 mmHgmmHg saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum potasyumu 2.82.8 mEq/LmEq/L (NN: 3.5−5.03.5-5.0) ve idrarda potasyum atılımı 4545 mEq/gu¨nmEq/gün bulunuyor. Bu hastada primer hiperaldosteronizm şüphesi ile yapılması gereken en uygun ilk tarama testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma aldosteron konsantrasyonu / plazma renin aktivitesi oranının hesaplanması

Cevap

Primer hiperaldosteronizm (Conn sendromu) şüphesi olan hastalarda ilk basamak tarama testi plazma aldosteron konsantrasyonu (PAC) / plazma renin aktivitesi (PRA) oranıdır.
Hastada saptanan dirençli hipertansiyon ve eşlik eden hipokalemi, primer hiperaldosteronizm için güçlü bir şüphe oluşturur. Bu durumda en uygun ilk yaklaşım, plazma aldosteron konsantrasyonunun plazma renin aktivitesine oranının hesaplanmasıdır. Bu oran genellikle 2020'nin üzerinde ise test pozitif kabul edilir ve ileri inceleme yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Dirençli hipertansiyon ve hipokalemi ile birlikte idrarla uygunsuz potasyum kaybı (>20>20 mEq/gu¨nmEq/gün) primer hiperaldosteronizmi düşündürür.
Primer hiperaldosteronizmin en klasik prezentasyonu hipokalemik hipertansiyondur.
2
Tarama testinin seçilmesi
PAC/PRA oranının >20−30>20-30 olması tarama testinin pozitif olduğunu gösterir.
Aldosteron yüksekliği ve baskılanmış renin, primer otonom sekresyonun göstergesidir.
3
Tanısal algoritmanın takibi
Pozitif tarama sonrası konfirmasyon testleri (tuz yükleme vb.) yapılır, ardından görüntüleme ve gerekirse venöz örnekleme ile tedavi planlanır.
Hatalı cerrahiyi önlemek için fonksiyonel kanıtlama, anatomik görüntülemeden önce gelmelidir.

Anahtar Kavram

Primer hiperaldosteronizm tanısında altın standart tarama yöntemi plazma aldosteron/renin oranıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru →

4040 yaşında kadın hasta; yaklaşık 11 yıldır romatoid artrit tanısıyla 1616 mg/gu¨nmg/gün metilprednizolon kullanmaktadır. Hasta, ilaçlarını 33 gün önce kendi isteğiyle aniden kesmiş ve sonrasında gelişen bulantı, kusma, karın ağrısı ve aşırı halsizlik şikayetleriyle acil servise başvurmuştur. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 110/dakika110/dakika saptanmıştır.

Bu hastada aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin görülmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiperpigmentasyon

Cevap

Eksojen glukokortikoid kullanımına bağlı gelişen sekonder adrenal yetmezlikte hiperpigmentasyon görülmesi beklenmez.
Hiperpigmentasyon, primer adrenal yetmezlikte (Addison hastalığı) plazma ACTH düzeyinin ve bununla birlikte melanosit stimüle edici hormon (MSH) öncülü olan POMC'nin artışı nedeniyle görülür. Bu vaka, uzun süreli eksojen steroid kullanımına bağlı HPA aksının baskılanması sonucu gelişen bir sekonder adrenal yetmezlik tablosudur. Sekonder yetmezlikte ACTH düzeyleri düşük olduğu için hiperpigmentasyon oluşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve ilaç geçmişini analiz et.
Uzun süreli steroid kullanımı ve ani kesilme öyküsü 'Sekonder Adrenal Yetmezlik' (veya sürrenal kriz) tablosuna işaret eder.
Eksojen steroidler Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal (HPA) aksını baskılayarak adrenal atrofiye neden olur.
2
Sekonder adrenal yetmezliğin primer adrenal yetmezlikten farklarını değerlendir.
Sekonder yetmezlikte ACTH düşük olduğu için hiperpigmentasyon görülmez; ayrıca mineralokortikoid (aldosteron) sentezi ACTH'tan bağımsız olduğu için hiperkalemi beklenmez.
Primer yetmezlikte ACTH yüksekliği hiperpigmentasyona neden olurken, sekonderde bu mekanizma işlemez.
3
Eşlik eden diğer laboratuvar bulgularını doğrula.
Hiponatremi, hipoglisemi ve eozinofili her iki tip adrenal yetmezlikte de görülebilir.
Kortizol eksikliği serbest su ekskresyonunu bozar (hiponatremi) ve glikoz metabolizmasını etkiler (hipoglisemi).

Anahtar Kavram

Primer ve sekonder adrenal yetmezlik arasındaki en önemli klinik fark, sekonder tipte hiperpigmentasyon ve hiperkaleminin görülmemesidir.
Soru 27Soru →

4242 yaşında kadın hasta, Cushing hastalığı nedeniyle her iki sürrenal bezi cerrahi olarak çıkarıldıktan (22 yıl önce) sonra takip edilmektedir. Son zamanlarda gelişen aşırı deri pigmentasyonu, görme alanında daralma ve baş ağrısı nedeniyle çekilen hipofiz MRG'sinde, daha önce saptanmayan 1.81.8 cmcm boyutunda bir adenom izlenmiştir. Bu klinik tabloyu en iyi açıklayan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nelson sendromu

Cevap

Bilateral sürrenalektomi sonrası gelişen hiperpigmentasyon ve hipofiz makroadenomu ile karakterize olan Nelson sendromudur.
Nelson sendromu, Cushing hastalığı tedavisi için bilateral sürrenalektomi yapılan hastaların yaklaşık %10-25'inde gelişir. Sürrenal bezlerin çıkarılmasıyla kortizolün hipotalamo-pituiter aks üzerindeki baskılayıcı etkisi kalkar. Bu durum, hipofizdeki ACTH üreten hücrelerin aşırı proliferasyonuna ve agresif makroadenom gelişimine yol açar. Sonuçta çok yüksek ACTH seviyeleri (hiperpigmentasyon) ve kitlenin lokal etkileri (baş ağrısı, görme alanı kaybı) ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın öyküsünü değerlendir.
Cushing hastalığı nedeniyle 22 yıl önce bilateral sürrenalektomi yapıldığı saptandı.
Nelson sendromu, pituiter kaynaklı Cushing hastalarında sürrenalektomi sonrası gelişen klasik bir komplikasyondur.
2
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Aşırı hiperpigmentasyon (yüksek ACTH) ve 1.81.8 cmcm boyutunda pituiter makroadenom mevcut.
Cerrahi sonrası kortizol feedback mekanizmasının kaybı, hipofizdeki adenomun agresif büyümesine yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap.
Hipofiz kitlesi ve cerrahi öykü ile Nelson sendromu tanısına ulaşıldı.
Diğer seçenekler ya hipofiz kitlesini açıklamaz ya da hastanın cerrahi geçmişiyle uyumsuzdur.

Anahtar Kavram

Bilateral sürrenalektomi sonrası kortizolün negatif feedback etkisinin ortadan kalkması, hipofizdeki önceden mevcut (veya gizli) adenomun agresifleşmesine ve aşırı ACTH (hiperpigmentasyon) salgısına neden olur.

Daha Fazla Pratik

Cushing hastalığında cerrahi sonrası nüks mekanizmalarını ve IPSS (İnferior Petrosal Sinüs Örneklemesi) endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 28Soru →

4545 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır giderek artan kilo alımı, halsizlik ve yeni başlangıçlı hipertansiyon şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik yüz, trunkal obezite ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanıyor. Hastaya yapılan laboratuvar tetkiklerinde:

- Sabah açlık kortizolü: 77 μg/dL\mu g/dL (N:5−23N: 5-23)
- Gece yarısı tükürük kortizolü: 0.60.6 μg/dL\mu g/dL (N:<0.1N: <0.1)
- 11 mg deksametazon supresyon testi sonrası kortizol: 5.45.4 μg/dL\mu g/dL
- Plazma ACTH: <5<5 pg/mL (N:10−60N: 10-60)
- Abdominal BT: Her iki sürrenal bezde büyümüş, çok sayıda (2−32-3 cm) makronodül izleniyor.

Hastanın yapılan ileri incelemesinde kortizol düzeylerinin sabah açlıkta normal seyrettiği, ancak kahvaltıdan 6060 dakika sonra 2626 μg/dL\mu g/dL seviyesine çıktığı gözleniyor. Bu hastada saptanan klinik ve radyolojik tablonun altında yatan en olası moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal korteks hücrelerinde ektopik gastrik inhibitör polipeptit (GIP) reseptör ekspresyonu

Cevap

Adrenal korteks hücrelerinde ektopik gastrik inhibitör polipeptit (GIP) reseptör ekspresyonu
Hastanın klinik bulguları ve laboratuvar sonuçları ACTH'dan bağımsız bir Cushing sendromuna işaret etmektedir. Bilateral adrenal tutulum (BMAH) ve kortizol düzeylerinin sadece yemeklerden sonra dramatik şekilde artması (post-prandial artış), adrenal korteks hücrelerinde ektopik olarak eksprese edilen GIP (Gastrik İnhibitör Polipeptit) reseptörlerinin varlığını kanıtlar. Yemek sonrası bağırsaklardan salınan GIP, adrenal hücrelerdeki bu reseptörlere bağlanarak ACTH'dan bağımsız bir şekilde kortizol sentezini uyarır. Bu tabloya 'Gıda Bağımlı Cushing Sendromu' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kortizol yüksekliğini doğrula
Gece tükürük kortizolü yüksek ve deksametazon testi baskılanmamış; Cushing sendromu mevcut.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı hiperkortizolemiyi kanıtlamaktır.
2
ACTH bağımlılığını değerlendir
ACTH < 5 pg/mL saptanmış; tablo ACTH'dan bağımsız (adrenal kaynaklı) Cushing sendromudur.
ACTH düzeyi, sorunun hipofiz/ektopik mi yoksa adrenal kaynaklı mı olduğunu ayırır.
3
Radyolojik ve klinik özel bulguları yorumla
Bilateral makronodüler adrenal hiperplazi (BMAH) ve yemek sonrası kortizol artışı.
Bilateral tutulum ve post-prandial artış, ektopik reseptör varlığını (özellikle GIP) düşündürür.

Anahtar Kavram

Bilateral Makronodüler Adrenal Hiperplazi (BMAH) ve Ektopik GIP Reseptör Ekspresyonu (Gıda Bağımlı Cushing Sendromu)
Soru 29Soru →

2222 yaşında erkek hasta, tedaviye dirençli hipertansiyon ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Kan basıncı 170/110170/110 mmHg ölçülen hastada ödem veya cushingoid bulgu saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu 2.62.6 mEq/L, plazma renin aktivitesi ve plazma aldosteron düzeyleri ise baskılanmış (saptanabilirlik sınırının altında) bulunuyor. Anamnezinde meyan kökü tüketimi saptanmayan hastanın idrar steroid profilinde üriner serbest kortizol / üriner serbest kortizon (UFF/UFEU_{FF} / U_{FE}) oranı belirgin derecede yüksek saptanıyor.

Bu hastada hipertansiyon ve hipokalemiden sorumlu olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11β11\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 2 (11β11\beta-HSD2) enzim eksikliği

Cevap

Temel mekanizma 11β11\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 2 (11β11\beta-HSD2) enziminin eksikliğine bağlı olarak kortizolün inaktif kortizona dönüştürülememesi ve mineralokortikoid reseptörlerini aşırı uyarmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Görünür Mineralokortikoid Fazlalığı (AME) sendromunun temel patofizyolojisini açıklar. 11β11\beta-HSD2 enzimi, hedef dokularda kortizolü inaktif olan kortizona dönüştürerek mineralokortikoid reseptörlerinin (MR) kortizol tarafından işgal edilmesini önler. Bu enzimin eksikliğinde kortizol (aldosteron ile benzer afiniteye sahiptir) MR'ye bağlanarak aldosteron etkisini taklit eder, sodyum geri emilimini artırır ve potasyum atılımına neden olur. UFF/UFEU_{FF}/U_{FE} oranının artması bu spesifik biyokimyasal blokajın kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Dirençli hipertansiyon, hipokalemi, düşük renin ve düşük aldosteron saptandı.
Bu kombinasyon 'düşük reninli hipertansiyon' ayırıcı tanısını (Liddle, AME, ekzojen mineralokortikoid, enzim eksiklikleri) gerektirir.
2
UFF/UFEU_{FF} / U_{FE} oranını yorumla.
Oranın yüksek olması, kortizolün kortizona dönüşümünün (shunting) bozulduğunu gösterir.
Normalde böbrekteki 11β11\beta-HSD2 enzimi kortizolü kortizona çevirerek mineralokortikoid reseptörünü kortizolden korur; bu mekanizma bozulduğunda AME gelişir.
3
Etyolojik faktörleri (meyan kökü vb.) dışla.
Anamnezde meyan kökü kullanımı yoksa tablo genetiktir.
Meyan kökündeki glisirizik asit de bu enzimi inhibe ederek aynı klinik tabloyu taklit edebilir.

Anahtar Kavram

Görünür Mineralokortikoid Fazlalığı (Apparent Mineralocorticoid Excess - AME) Sendromu

Alternatif Yöntem

Laboratuvar değerlerinde Renin (-) ve Aldosteron (-) kombinasyonu görüldüğünde, meyan kökü kullanımı dışlanmışsa ve idrar steroid analizi verilmişse doğrudan 11β11\beta-HSD2 eksikliğine (AME) odaklanılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru →

Bilinen Addison hastalığı tanısı ile hidrokortizon (2020 mg/gu¨nmg/gün) ve fludrokortizon (0.10.1 mg/gu¨nmg/gün) kullanan 4545 yaşında erkek hasta; şiddetli karın ağrısı, kusma ve 39.5∘C39.5^\circ C ateş şikayetlerini takiben gelişen konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg, nabız 120/dk120/dk saptanıyor. Bu hastanın acil yönetiminde uygulanması gereken en öncelikli yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Damar içi (IVIV) izotonik sodyum klorür ve 100100 mg hidrokortizon uygulanması

Cevap

Damar içi izotonik sodyum klorür ve 100100 mg hidrokortizon uygulanması
Sürrenal kriz tablosundaki bir hastada ilk yapılması gereken müdahale, damar yoluyla hızlı sıvı resüsitasyonu ve yüksek doz hidrokortizon replasmanıdır. Hidrokortizon, kriz anında hem glukokortikoid hem de yüksek dozlarda mineralokortikoid etki sağladığı için tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik durumu ve öyküsünün değerlendirilmesi
Hipotansiyon, taşikardi ve enfeksiyon bulguları ile bilinen Addison hastasında 'Akut Sürrenal Kriz' tanısı konur.
Klinik tablo sürrenal yetmezliğin dekompanse olduğunu göstermektedir.
2
Sıvı resüsitasyonuna başlanması
Hızlı serum fizyolojik (%0.90.9 NaClNaCl) infüzyonu ile vasküler volüm desteklenir.
Şok tablosunu düzeltmek ve mineralokortikoid eksikliğine bağlı sodyum kaybını yerine koymak gerekir.
3
Glukokortikoid replasmanının yapılması
100100 mg hidrokortizon IVIV bolus olarak uygulanır.
Krizdeki hayati eksiklik olan kortizolün hızla yerine konması vasküler tonusu düzeltir ve inflamatuar yanıtı modüle eder.

Anahtar Kavram

Akut Sürrenal Kriz (Addison Krizi) Yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru →

4848 yaşında kadın hasta; gövdesel obezite, ciltte incelme ve yeni gelişen hipertansiyon nedeniyle değerlendiriliyor. Yapılan tarama testlerinde 2424 saatlik idrar serbest kortizol düzeyi yüksek ve gece yarısı tükürük kortizolü artmış olarak saptanıyor. Plazma ACTH düzeyi 33 pg/mL (N: 10−6010-60 pg/mL) ölçülen bu hastada, etiyolojiyi aydınlatmak için bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürrenal BT

Cevap

Sürrenal BT çekilmesi en uygun yaklaşımdır.
Hastada hiperkortizolemi bulguları (strialar, obezite, HT) ile birlikte plazma ACTH düzeyinin belirgin olarak baskılandığı (33 pg/mL) görülmektedir. Bu tablo ACTH bağımsız Cushing sendromunu tanımlar. ACTH bağımsız Cushing sendromunun en sık nedeni sürrenal adenomlar veya karsinomlar olduğu için bir sonraki aşamada sürrenal bezlerin bilgisayarlı tomografi (BT) ile görüntülenmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Hiperkortizolemi varlığının ve ACTH düzeyinin değerlendirilmesi
Hastada klinik ve laboratuvar olarak hiperkortizolemi mevcut ve ACTH düzeyi 33 pg/mL (belirgin düşük) olarak saptanmıştır.
Cushing sendromu tanısında hiperkortizolemi kanıtlandıktan sonraki adım ACTH düzeyine bakarak odağın sürrenal mi yoksa ACTH bağımlı mı olduğunu belirlemektir.
2
Cushing sendromu sınıflandırmasının yapılması
ACTH <5< 5 pg/mL olması, tablonun 'ACTH bağımsız Cushing sendromu' olduğunu gösterir.
Düşük ACTH düzeyi, sürrenal bezden otonom kortizol salınımının hipofizi baskıladığını gösterir.
3
Odak organa yönelik görüntüleme planlanması
Primer odak sürrenal bez (adenom, karsinom veya hiperplazi) olduğu için sürrenal BT istenmelidir.
ACTH bağımsız vakalarda etiyolojik tanıyı kesinleştirmek için karın bölgesine yönelik görüntüleme ilk adımdır.

Anahtar Kavram

Cushing sendromu ayırıcı tanısında ACTH düzeyi temel belirleyicidir; düşük ACTH (<5<5 pg/mL) sürrenal kaynaklı bir patolojiyi işaret eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

5252 yaşında kadın hastada, kolesistit şüphesiyle çekilen batın bilgisayarlı tomografisinde (BT) sağ sürrenal bezde 2,52,5 cm çapında, düzgün sınırlı, −5-5 Hounsfield ünitesi (HU) dansitesinde bir kitle saptanıyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde hipertansiyon, stria veya pletore gibi patolojik bulgular saptanmıyor.

Bu hastanın yönetiminde bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kitlenin hormonal aktivitesini değerlendirmek için biyokimyasal tarama testlerinin istenmesi

Cevap

Kitlenin hormonal aktivitesini değerlendirmek için biyokimyasal tarama testlerinin istenmesi
Adrenal insidentaloma saptanan her hastada, klinik olarak hormon fazlalığı bulgusu olmasa dahi, hormonal bir aktivite olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu tarama kapsamında mutlaka feokromositoma (plazma veya idrar metanefrinleri) ve otonom kortizol salınımı (11 mg deksametazon supresyon testi) değerlendirilmelidir. Bu nedenle en uygun yaklaşım biyokimyasal tarama testlerinin istenmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve radyolojik verilerini değerlendir.
Hasta asemptomatik ve kitle BT'de benign özellikler (düşük dansite, düzgün sınır) gösteriyor.
Yönetim planını belirlemek için başlangıç risk değerlendirmesi gereklidir.
2
Hormonal tarama testlerini planla.
Feokromositoma (metanefrinler) ve subklinik Cushing sendromu (11 mg deksametazon supresyon testi) için testler istenir.
Tüm insidentalomalarda hormonal aktivite dışlanmalıdır.
3
Gerekirse primer hiperaldosteronizm taraması ekle.
Hasta normotansif olduğu için bu aşamada zorunlu değildir ancak hipertansiyonu olsaydı plazma aldosteron/renin oranı bakılırdı.
Primer hiperaldosteronizm taraması genellikle hipertansif veya hipokalemik hastalarla sınırlıdır.

Anahtar Kavram

Adrenal İnsidentaloma Yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

Dirençli hipertansiyon nedeniyle değerlendirilen 58 yaşındaki kadın hastanın laboratuvar incelemesinde potasyum düzeyi 3.1 mEq/L, plazma aldosteron konsantrasyonu yüksek ve plazma renin aktivitesi baskılanmış olarak saptanıyor. Salin infüzyon testi ile primer hiperaldosteronizm tanısı kesinleşiyor. Cerrahi tedaviye istekli olan hastanın çekilen adrenal bilgisayarlı tomografisinde; sağ adrenal bezde 14 mm çapında hipodens bir nodül izlenirken, sol adrenal bez normal görünümde saptanıyor.

Bu aşamada, en uygun tedavi yaklaşımını belirlemek için yapılması gereken bir sonraki işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal ven örneklemesi

Cevap

Adrenal ven örneklemesi
Primer hiperaldosteronizm tanısı konulan ve cerrahi tedavi adayı olan hastalarda, hastalığın tek taraflı (aldosteronoma) mı yoksa iki taraflı (idiyopatik hiperplazi) mı olduğunu ayırt etmek tedavi seçimi için kritiktir. Genç (<35 yaş), spontan hipokalemisi olan ve BT'de bariz tek taraflı adenomu bulunan hastalar dışında, 40 yaş üzerindeki tüm hastalarda BT bulguları yanıltıcı olabilir (non-fonksiyone insidentaloma olasılığı). Bu nedenle, cerrahi kararı vermeden önce lateralizasyonu kanıtlamak amacıyla 'Adrenal Ven Örneklemesi' (AVS) yapılması en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini analiz et
58 yaşında, dirençli hipertansiyon, hipokalemi ve doğrulanmış Primer Hiperaldosteronizm (PHA) tanısı mevcut.
Tanısal süreç tamamlanmış, tedavi planlama aşamasına geçilmiştir.
2
Görüntüleme bulgularını ve hasta yaşını değerlendir
BT'de sağda nodül var ancak hasta 58 yaşında (>35-40 yaş).
İleri yaş grubunda adrenal insidentaloma (hormonal olarak aktif olmayan tesadüfi nodül) sıklığı artar. BT'deki nodül, aldosteron salgılayan kaynak olmayabilir.
3
Tedavi kararını etkileyen faktörü belirle
Cerrahi (küratif) tedavi düşünen 40 yaş üstü hastalarda, BT bulgusu ne olursa olsun lateralizasyonun kanıtlanması gerekir.
Tek taraflı (adenom) ve iki taraflı (hiperplazi) hastalık ayrımı için altın standart Adrenal Ven Örneklemesi'dir (AVS). AVS yapılmadan sağ adrenalektomi yapılırsa, asıl kaynak soldaki mikronodüller veya bilateral hiperplazi olabilir ve hipertansiyon düzelmez.

Anahtar Kavram

Primer Hiperaldosteronizmde Alt Tip Ayrımı ve Cerrahi Hazırlık
Soru 34Soru →

Geçmişinde akciğer tüberkülozu öyküsü olan 5252 yaşında erkek hasta; son bir aydır giderek artan halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve ayağa kalktığında gelişen baş dönmesi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabız 105/dakika105/dakika saptanıyor; ayrıca avuç içlerinde ve ağız mukozasında hiperpigmentasyon gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum 130130 mEq/LmEq/L, potasyum 5.65.6 mEq/LmEq/L bulunuyor. Bu hastada sürrenal yetmezlik ön tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testi

Cevap

Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testi yapılması
Standart doz (250250 μg\mu g) ACTH stimülasyon testi, sürrenal korteksin rezervini ölçen ve adrenal yetmezlik tanısında altın standart olarak kabul edilen testtir. Hastada tüberküloz öyküsü ve hiperpigmentasyon olması primer adrenal yetmezliği düşündürür; bu durumda ACTH sonrası yetersiz kortizol yanıtı tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Primer adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) şüphesi
Hiperpigmentasyon, hipotansiyon ve hiponatremik hiperkalemi tablosu, özellikle tüberküloz öyküsü varlığında primer adrenal yetmezliği güçlü şekilde düşündürür.
2
Tanı yönteminin seçilmesi
Kesin tanı için ACTH stimülasyon testinin planlanması
Sabah kortizolü 3−153-15 μg/dL\mu g/dL aralığında çıktığında veya klinik şüphe yüksek olduğunda, ekzojen ACTH uyarısına verilen kortizol yanıtı (pik kortizolün >18> 18 μg/dL\mu g/dL olması) yetmezliği dışlar veya doğrular.

Anahtar Kavram

Sürrenal yetmezlik tanısında basamaklı yaklaşım: Tarama (Sabah kortizolü) ve Doğrulama (ACTH stimülasyonu).

Alternatif Yöntem

Eğer standart doz ACTH testi yapılamıyorsa ve sekonder yetmezlik şüphesi varsa insülin tolerans testi (ITT) altın standart kabul edilebilir, ancak primer yetmezlik ve tüberküloz odağında ACTH stimülasyonu önceliklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru →

5454 yaşında erkek hasta; son bir yıldır belirginleşen gövdesel obezite, hipertansiyon ve proksimal kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde supraklaviküler yağ yastıkçıkları, pletorik görünüm ve ekstremitelerde incelme saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde:

- Sabah açlık plazma kortizolü: 18 μg/dL18 \, \mu g/dL
- Gece yarısı tükürük kortizolü: 0.45 μg/dL0.45 \, \mu g/dL (Normal: <0.1<0.1)
- 1 mg1 \, mg deksametazon supresyon testi sonrası kortizol: 14 μg/dL14 \, \mu g/dL
- Plazma ACTH düzeyi: <5 pg/mL<5 \, pg/mL (Normal: 10−6010-60)

Abdominal BT tetkikinde bilateral adrenal bezlerde büyümeyle birlikte çapları 1.51.5 ile 2.5 cm2.5 \, cm arasında değişen multipl makronodüller izleniyor. Hastaya yapılan ileri testlerde, sabah açlıkta 12 μg/dL12 \, \mu g/dL olan kortizol düzeyinin, standart bir karma öğün tüketiminden bir saat sonra 32 μg/dL32 \, \mu g/dL'ye yükseldiği gözleniyor.

Bu hastadaki klinik tablonun en olası patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal kortekste ektopik glukoz bağımlı insülinotropik polipeptit (GIP) reseptör ekspresyonu

Cevap

Adrenal kortekste ektopik glukoz bağımlı insülinotropik polipeptit (GIP) reseptör ekspresyonu
Hastada saptanan düşük ACTH düzeyi primer adrenal bir patolojiye işaret eder. Bilateral makronodüllerle seyreden bu tablo PBMAH olarak adlandırılır. Yemek sonrası kortizolün belirgin artışı, bağırsaktan salınan GIP'in adrenal korteksteki ektopik reseptörleri uyarmasıyla açıklanan 'yemek bağımlı Cushing sendromu' için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirilir.
Pletora, stria ve yüksek gece yarısı tükürük kortizolü/DST supresyon kaybı ile Cushing sendromu doğrulanır.
Hiperkortizolizmin varlığını kanıtlamak için.
2
ACTH düzeyi kontrol edilir.
ACTH < 5 pg/mL5 \, pg/mL saptanması, tablonun ACTH-bağımsız (primer adrenal) olduğunu gösterir.
Sürecin hipofiz mi yoksa adrenal kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek için.
3
Görüntüleme ve dinamik test sonuçları sentezlenir.
BT'deki bilateral makronodüller PBMAH (Primer Bilateral Makronodüler Adrenal Hiperplazi) tanısını desteklerken, yemek sonrası kortizol artışı ektopik GIP reseptör varlığına işaret eder.
Bilateral adrenal büyümenin spesifik nedenini belirlemek için.

Anahtar Kavram

ACTH Bağımsız Makronodüler Adrenal Hiperplazi (PBMAH) ve Ektopik Reseptör Ekspresyonu
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 36Soru →

Kilo artışı, proksimal kas güçsüzlüğü, menstrüel düzensizlik ve karın cildinde geniş mor striaları olan 34 yaşındaki kadın hastada Cushing sendromundan şüphelenilmektedir. Bu hastada patolojik hiperkortizolizmin varlığını kanıtlamak (tarama yapmak) amacıyla ilk aşamada kullanılabilecek testler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabah 08:00'de ölçülen serum kortizol düzeyi

Cevap

Sabah 08:00'de ölçülen serum kortizol düzeyi Cushing sendromu taramasında kullanılmaz.
Cushing sendromu (hiperkortizolizm) taramasında amaç, kortizol salınımındaki patolojiyi göstermektir. Sağlıklı bireylerde sabah 08:00'de serum kortizol düzeyi fizyolojik olarak zaten en yüksek seviyededir (peak yapar). Cushing sendromlu hastalarda da bu değer yüksek veya normal olabilir; dolayısıyla sabah ölçümü hasta ve sağlıklı bireyleri birbirinden ayırt etmede yetersizdir. Tanı için gece yarısı kortizolü (ritim kaybını gösterir), 24 saatlik idrar kortizolü (toplam yükü gösterir) veya deksametazon baskılama testleri (feedback bozukluğunu gösterir) kullanılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kliniğini değerlendir
Obezite, stria, miyopati bulguları Cushing sendromunu (hiperkortizolizm) işaret etmektedir.
Klinik şüphe varlığında ilk adım, hiperkortizolizmin varlığını biyokimyasal olarak kanıtlamaktır (tarama).
2
Tarama testlerinin mantığını hatırla
Cushing tarama testleri, kortizolün sirkadiyen ritminin bozulmasını (gece yüksekliği) veya feedback mekanizmasının bozulmasını (baskılanamama) göstermelidir.
Normal fizyolojide sabah kortizolü zaten en yüksek düzeydedir.
3
Seçeneklerdeki testleri analiz et
Sabah 08:00 kortizolü, normal bireylerde de yüksek olduğu için hastalık ile sağlığı ayırt edemez (düşük özgüllük).
Diğer tüm seçenekler (gece tükürük kortizolü, idrar kortizolü, deksametazon baskılama) rehberlerde önerilen tarama testleridir.

Anahtar Kavram

Cushing sendromu tanısında sabah kortizol düzeyinin tanısal değeri yoktur; tanı sirkadiyen ritim kaybının veya baskılanamamanın gösterilmesine dayanır.

İpuçları

1
Sağlıklı bir insanda kortizol hormonu gün içinde nasıl bir seyir izler? En yüksek olduğu saat hangisidir?
2
Tarama testleri, normal fizyolojiden sapmayı (örneğin ritim bozukluğunu veya baskılanamamayı) göstermelidir. Hangi seçenek normal fizyolojide de yüksek çıkan bir değeri ölçmektedir?
3
Sabah 08:00'de herkesin kortizolü yüksektir, bu nedenle bu saatte yapılan ölçüm hastalığı ayırt edemez.

Daha Fazla Pratik

Adrenal yetmezlik (Addison) tanısında sabah kortizolünün önemi nedir?
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 37Soru →

24 yaşında kadın hasta, ergenlik döneminden beri devam eden adet düzensizliği ve son bir yılda artan çene ve göğüs bölgesinde tüylenme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 115/75 mmHg, nabız 78/dakika, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 26 kg/m² ve Ferriman-Gallwey skoru 14 olarak saptanıyor. Cushingoid görünüm veya stria izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde serbest testosteron düzeyi üst sınırda, DHEAS hafif yüksek bulunuyor. Pelvik ultrasonografide bilateral polikistik over görünümü izleniyor. Polikistik Over Sendromu (PKOS) ayırıcı tanısı amacıyla bakılan foliküler faz bazal sabah 17-hidroksiprogesteron düzeyi 5 ng/mL (Referans: < 2 ng/mL; Gri Bölge: 2-10 ng/mL) olarak ölçülüyor.

Bu hastada 'geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi' tanısını doğrulamak için yapılması gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACTH (Sentetik) stimülasyon testi

Cevap

ACTH (Sentetik) stimülasyon testi
Geç Başlangıçlı Konjenital Adrenal Hiperplazi (Non-klasik KAH), hirsutizm ve adet düzensizliği ile başvuran kadınlarda PKOS'un en önemli ayırıcı tanısıdır. Hastalığın temelinde 21-hidroksilaz enzim eksikliği yatar. Tanıda ilk adım bazal 17-OH Progesteron düzeyidir. Bu değerin 2-10 ng/mL arasında (gri bölge) olması durumunda, tanıyı kesinleştirmek için enzim bloğunu provokatif olarak gösteren ACTH stimülasyon testi uygulanır. Test sonrası 17-OHP düzeyinin belirgin artışı (>10 ng/mL) tanıyı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik Tabloyu Değerlendir
Hirsutizm ve oligomenore şikayeti olan genç kadın hastada PKOS ön tanısı mevcut, ancak ayırıcı tanıda Geç Başlangıçlı Konjenital Adrenal Hiperplazi (Non-klasik KAH) düşünülüyor.
PKOS tanısı bir dışlama tanısıdır ve benzer klinik tabloya yol açan KAH mutlaka ekarte edilmelidir.
2
Tarama Testi Sonucunu Yorumla
Bazal 17-Hidroksiprogesteron (17-OHP) düzeyi 5 ng/mL ölçülmüş. Bu değer 'gri zon' (2-10 ng/mL) içerisindedir.
17-OHP < 2 ng/mL olsaydı KAH dışlanırdı; > 10 ng/mL olsaydı tanı konulurdu. Gri zonda ileri test gerekir.
3
Doğrulama Testini Seç
Gri zonda kalan hastalarda 21-hidroksilaz enzim aktivitesini değerlendirmek için ACTH uyarısı sonrası 17-OHP artışına bakılmalıdır.
ACTH (Sentetik) stimülasyon testi, enzim bloğunu göstererek tanıyı kesinleştiren altın standart yöntemdir.

Anahtar Kavram

Hirsutizm ayırıcı tanısında, bazal 17-OHP düzeyi şüpheli (2-10 ng/mL) olan hastalarda Geç Başlangıçlı Konjenital Adrenal Hiperplazi (Non-klasik KAH) tanısını doğrulamak için ACTH stimülasyon testi yapılır.

İpuçları

1
Hastanın klinik tablosu (hirsutizm, adet düzensizliği) androjen fazlalığını işaret ediyor, ancak Cushingoid bulgusu yok.
2
17-OH Progesteron bir enzim eksikliği sonucu biriken bir ön maddedir. Eğer bazal düzey kesin tanı için yeterli değilse (gri zon), bu enzimi 'zorlayarak' test etmek gerekir.
3
Adrenal bezin kortizol ve androjen üretmesini sağlayan ana hormon ACTH'dır. Bu hormonu dışarıdan vererek enzimin çalışıp çalışmadığını kontrol edebilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Primer adrenal yetmezlik (Addison) tanısında kullanılan testlerin sırasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

Romatoid artrit tanısı ile uzun süredir sistemik glukokortikoid tedavisi alan 54 yaşındaki kadın hasta, ilaçlarını üç gün önce aniden kestikten sonra gelişen şiddetli halsizlik, bulantı ve baş dönmesi şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 104/dakika olarak ölçülüyor. Cilt ve mukozalarda hiperpigmentasyon izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyum düzeyi 131 mEq/L, potasyum düzeyi 4.2 mEq/L (Normal: 3.5-5.0) ve açlık kan şekeri 58 mg/dL saptanıyor.

Bu hastada beklenen en olası hormonal profil aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma ACTH düşük, Serum Kortizol düşük, Plazma Aldosteron normal

Cevap

Plazma ACTH düşük, Serum Kortizol düşük, Plazma Aldosteron normal profili
Hastanın uzun süreli steroid kullanımı hipotalamo-hipofizer-adrenal (HPA) aksı baskılar. İlaç aniden kesildiğinde hipofiz yeterli ACTH üretemez, bu da kortizol eksikliğine (hipoglisemi, hipotansiyon) yol açar. Ancak adrenal bezin zona glomerulosa katmanı ve aldosteron üretimi esas olarak Renin-Anjiyotensin sistemi (RAAS) ile kontrol edildiğinden, ACTH eksikliğinden minimal etkilenir. Bu nedenle aldosteron seviyeleri normal kalır ve hastada hiperkalemi (potasyum yüksekliği) gelişmez. Hiperpigmentasyonun olmaması da ACTH yüksekliğinin (POMC artışının) olmadığını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Uzun süre steroid kullanımı sonrası ani kesilme, hipotansiyon ve hipoglisemi tablosu 'Adrenal Kriz'i işaret eder.
Eksojen steroidler hipotalamo-hipofizer aksı baskılar.
2
Primer ve Sekonder ayrımı yap
Hiperpigmentasyonun olmaması (ACTH düşük) ve potasyumun normal olması (Aldosteron normal) Sekonder Adrenal Yetmezliği gösterir.
Sekonder yetmezlikte mineralokortikoidler (Aldosteron) RAAS sistemi ile korunduğu için hiperkalemi beklenmez.
3
Hormonal profili belirle
Hipofiz baskılandığı için ACTH düşüktür, buna bağlı Kortizol düşüktür; ancak RAAS çalıştığı için Aldosteron normaldir.
Seçenekler arasında bu fizyopatolojiye uyan tek profil ACTH düşük, Kortizol düşük, Aldosteron normal olandır.

Anahtar Kavram

Sekonder Adrenal Yetmezlik (Steroid Kesilmesine Bağlı)
Soru 39Soru →

Romatoid artrit tanısı ile uzun süredir sistemik glukokortikoid tedavisi alan 52 yaşında kadın hasta, ilaçlarını aniden kestikten üç gün sonra şiddetli halsizlik, bulantı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 104/dk saptanıyor. Bu hastada klinik tablonun Primer Adrenal Yetmezlikten (Addison Hastalığı) ziyade Sekonder Adrenal Yetmezliğe bağlı olduğunu düşündüren en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum potasyum düzeyinin normal olması

Cevap

Sekonder adrenal yetmezlikte aldosteron üretimi korunduğu için serum potasyum düzeyi normaldir.
Sekonder adrenal yetmezlikte patoloji hipofiz veya hipotalamustadır (ACTH eksikliği). Adrenal bezin Zona Glomerulosa tabakası ACTH'dan bağımsız olarak Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi (RAAS) ile kontrol edildiği için aldosteron sentezi devam eder. Aldosteron normal olduğu için potasyum atılımı bozulmaz ve serum potasyum düzeyi genellikle normal kalır. Bu, mineralokortikoid eksikliğine bağlı hiperkaleminin görüldüğü Primer Adrenal Yetmezlikten (Addison) en önemli farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz et.
Hasta uzun süre steroid kullanıp aniden kesmiş. Bu durum hipotalamo-hipofizer-adrenal aksın baskılanmasına bağlı 'Sekonder Adrenal Yetmezlik' krizidir.
Dışarıdan verilen steroidler ACTH üretimini baskılar, aniden kesildiğinde adrenal bezler atrofik olduğu için kortizol üretemez.
2
Primer ve Sekonder yetmezlik arasındaki fizyopatolojik farkı hatırla.
Primer yetmezlikte (Addison) tüm korteks (kortizol + aldosteron) etkilenir. Sekonder yetmezlikte sadece ACTH'ya bağımlı bölgeler (kortizol) etkilenir, RAAS'a bağımlı aldosteron üretimi korunur.
Aldosteron eksikliği sadece primer yetmezlikte görülür.
3
Laboratuvar bulgularını eşleştir.
Aldosteron eksikliği olmadığı için Sekonder Adrenal Yetmezlikte potasyum atılımı devam eder ve hiperkalemi görülmez (potasyum normaldir).
Hiperkalemi ve hiperpigmentasyon Primer Adrenal Yetmezliğin ayırıcı bulgularıdır.

Anahtar Kavram

Sekonder Adrenal Yetmezlikte (örn. steroid kesilmesi), aldosteron sekresyonu Renin-Anjiyotensin sistemi tarafından kontrol edildiği için korunur; bu nedenle hiperkalemi ve tuz kaybı görülmez.

İpuçları

1
Primer ve Sekonder adrenal yetmezlik arasındaki en temel fark, hangi adrenal hormonların eksik olduğudur.
2
Aldosteron hormonu esas olarak ACTH tarafından değil, böbreklerden salgılanan renin tarafından kontrol edilir.
3
Hastada aldosteron üretimi normalse potasyum düzeyi nasıl etkilenir?

Daha Fazla Pratik

Primer Adrenal Yetmezlik tanısında kullanılan Cosyntropin (ACTH) stimülasyon testinin yorumlanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru →

32 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve ciltte koyulaşma şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg ölçülüyor; palmar çizgilerde ve ağız mukozasında hiperpigmentasyon saptanıyor. Yapılan ilk laboratuvar incelemesinde sodyum 130130 mEq/L, potasyum 5.75.7 mEq/L ve açlık kan şekeri 6565 mg/dL olarak bulunuyor.

Bu hastada ön tanıyı desteklemek ve ayırıcı tanı yapmak amacıyla uygulanması gereken en uygun ilk tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabah (08:0008:00) serum kortizol ve plazma ACTH düzeyleri

Cevap

Sabah (08:00) serum kortizol ve plazma ACTH düzeyleri
Klinik olarak adrenal yetmezlik şüphesi olan bir hastada tanıda ilk yapılması gereken test sabah saat 08:0008:00 kortizol düzeyine bakmaktır. Kortizolün sirkadiyen ritmi nedeniyle en yüksek olduğu bu saatte, değerin 33 μg/dL\mu g/dL altında olması adrenal yetmezlik tanısını koydurur. Aynı zamanda plazma ACTH düzeyinin ölçülmesi, yetmezliğin primer (ACTH yüksek) mi yoksa sekonder (ACTH düşük veya normal) mi olduğunu anlamamızı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (hipotansiyon, hiperpigmentasyon, hiponatremi, hiperkalemi) değerlendirilmesi.
Hastada primer adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) şüphesi güçlüdür.
ACTH yüksekliğine bağlı hiperpigmentasyon ve mineralokortikoid eksikliğine bağlı elektrolit bozuklukları primer tutulumu işaret eder.
2
Tarama testi olarak bazal hormon düzeylerinin istenmesi.
Sabah 08:0008:00 kortizol değeri <3<3 μg/dL\mu g/dL ise yetmezlik tanısı konur, >18>18 μg/dL\mu g/dL ise dışlanır.
Adrenal yetmezlik tanısında algoritmanın ilk basamağı bazal sabah kortizolüdür.
3
Primer ve sekonder ayrımı için eş zamanlı ACTH ölçümü.
Düşük kortizol ile birlikte yüksek ACTH saptanması primer adrenal yetmezliği doğrular.
Primer yetmezlikte negatif feedback ortadan kalktığı için ACTH belirgin yükselir.

Anahtar Kavram

Adrenal yetmezlik tanısında ilk basamak sabah 08:0008:00 kortizol ve ACTH ölçümüdür.

İpuçları

1
Primer adrenal yetmezlikte (Addison) hem glukokortikoid hem de mineralokortikoid eksikliği görülür.
2
Hastadaki hiperpigmentasyon, hipofizden aşırı ACTH salgılandığını gösterir.
3
Tanı algoritmalarında her zaman en az invaziv ve bazal testlerle başlanır; sabah saat 08:00 kortizolü bu amaçla kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Sekonder adrenal yetmezliği primerden ayıran temel klinik ve laboratuvar farklarını (hiperpigmentasyon ve hiperkalemi yokluğu gibi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Adrenal Bez Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin