Enfeksiyon Hastalıkları

346 soru

Soru 81Soru →

4848 yaşında erkek hasta, 11 aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve aralıklı ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde mitral odakta 3/63/6 sistolik üfürüm, konjonktivalarda peteşiler ve splenomegali saptanıyor. Transözofageal ekokardiyografide mitral kapak üzerinde 1.21.2 cm boyutunda hareketli vejetasyon izleniyor. Alınan kan kültürlerinde standart besiyerlerinde ilk 4848 saatte üreme saptanmazken; kanlı agarda *Staphylococcus aureus* ekimi yapılan çizgi boyunca küçük koloniler (uydu fenomeni) şeklinde üreme gözleniyor. Bu hasta için en uygun antimikrobiyal tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Penisilin G + Gentamisin

Cevap

Penisilin G ve Gentamisin kombinasyonu ile sinerjistik tedavi uygulanmalıdır.
Vakadaki 'uydu fenomeni' (satellitizm), kanlı agarda S. aureus'un ürettiği B6 vitamini (piridoksal) sayesinde onun çevresinde üreyebilen nütriesyonel varyant streptokokları (Abiotrophia adiacens, A. defectiva veya Granulicatella türleri) işaret etmektedir. Bu bakterilerin neden olduğu endokarditlerde, viridans grubu streptokokların aksine seftriakson veya penisilin monoterapisi yetersiz kalmaktadır. Klinik başarı için penisilin G veya seftriaksonun, gentamisin gibi bir aminoglikozid ile kombine edilerek en az 4-6 hafta süreyle sinerjistik olarak kullanılması gerekmektedir (Enterokok endokarditi gibi).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikrobiyolojik bulguların sentezlenmesi
Uydu fenomeni (satellitizm) gösteren Gram pozitif kokların tespiti
Bu bulgu, nütriesyonel varyant streptokokları (NVS - Abiotrophia veya Granulicatella türleri) tanımlar.
2
NVS enfeksiyonlarının klinik özelliklerinin değerlendirilmesi
Yüksek relaps ve tedavi başarısızlığı riski
NVS'ler in vitro penisiline duyarlı görünseler de, viridans streptokoklara göre daha zor tedavi edilirler.
3
Güncel kılavuzlara göre tedavi planının seçilmesi
Beta-laktam + Aminoglikozid sinerjisi
NVS endokarditi, tedavi prensipleri açısından enterokok endokarditi gibi ele alınmalıdır.

Anahtar Kavram

Nütriesyonel varyant streptokoklar (NVS), büyüme için B6 vitaminine (piridoksal) ihtiyaç duyar ve endokardit tedavisinde mutlaka sinerjistik (hücre duvarı ajanı + aminoglikozid) rejim gerektirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 82Soru →

2828 yaşında intravenöz madde bağımlılığı öyküsü olan erkek hasta; bir haftadır devam eden yüksek ateş, titreme, öksürük ve plöritik yan ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 39,2∘C39,2^{\circ}C, nabız 110/dk110/dk ve triküspit odakta sistolik üfürüm saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer periferinde yaygın, kavitasyon gösteren nodüler infiltratlar izleniyor. Kan kültürlerinde Metisiline Dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) üremesi saptanıyor. Bu hastada vankomisin tedavisine klinik yanıtın yetersiz olması durumunda, daptomisinin bir sonraki basamak tedavi seçeneği olarak tercih edilmemesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akciğerdeki pulmoner sürfaktan tarafından inaktive edilmesi

Cevap

Daptomisinin pulmoner sürfaktan tarafından inaktive edilmesi nedeniyle akciğer tutulumu olan vakalarda tercih edilmemesi.
Doğru seçenek olan 'Pulmoner sürfaktan tarafından inaktive edilmesi', daptomisinin en karakteristik farmakolojik kısıtlılığıdır. Daptomisin molekülü akciğer alveollerindeki sürfaktana bağlanarak çöker ve antimikrobiyal aktivitesini kaybeder. Bu nedenle MRSA bakteremisinde etkili olmasına rağmen, pnömoni veya bu vakadaki gibi akciğerde septik emboli odakları bulunan durumlarda tedavi başarısızlığına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
İntravenöz madde bağımlısı, sağ kalp endokarditi (triküspit üfürüm) ve septik pulmoner emboli (kaviter nodüller) olan MRSA vakası.
Hastanın hem bakteremi/endokardit hem de akciğer tutulumu olduğu netleştirilmelidir.
2
Daptomisinin farmakolojik özelliklerini gözden geçir
Daptomisin Gram-pozitiflere etkili, bakterisidal bir lipopeptiddir ancak pulmoner sürfaktan ile bağlanarak inaktive olur.
İlacın neden her türlü MRSA enfeksiyonunda (özellikle pnömonide) kullanılamadığını anlamak için farmakolojik kısıtlılığı bilmek gerekir.
3
Tedavi kararını sorgula
Bu hastada septik embolilere bağlı akciğer tutulumu olduğu için daptomisin başarısız olacaktır.
Bakteremi için etkili olsa bile odak noktalarından biri olan akciğerde tedavi edici konsantrasyona ulaşamaz.

Anahtar Kavram

Daptomisinin akciğer sürfaktanı tarafından inaktivasyonu ve pnömonideki etkisizliği.
Soru 83Soru →

2424 yaşında kadın hasta; menstrüasyon döneminin 3. gününde ani başlayan 40∘C40^{\circ}C ateş, yaygın kas ağrısı, kusma ve sulu ishal şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 120/dk120/dk saptanıyor. Konjonktivalarda hiperemi ve tüm vücutta yaygın, basmakla solan, güneş yanığına benzer maküler döküntü izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; kreatinin 2.42.4 mg/dL, total bilirubin 3.23.2 mg/dL ve trombosit sayısı 90.000/μL90.000/\mu L olarak saptanıyor. Hastanın vajinal muayenesinde hiperemi dışında bariz bir odak saptanmıyor.

Bu klinik tabloda en olası tanı için başlanması gereken ampirik tedavide, hem olası dirençli mikroorganizmaları kapsayan hem de toksin sentezini süprese eden en uygun antibiyotik kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vankomisin + Klindamisin

Cevap

Stafilokokal Toksik Şok Sendromu tanısıyla Vankomisin ve Klindamisin kombinasyonu başlanmalıdır.
Hastada ateş, hipotansiyon ve yaygın maküler döküntü ile karakterize, tampon kullanımıyla ilişkili Stafilokokal Toksik Şok Sendromu mevcuttur. Bu tablonun tedavisinde olası metisilin direncini (MRSA) kapsamak için Vankomisin ve süperantijen (TSST-1) üretimini hızlıca durdurmak için bir protein sentez inhibitörü olan Klindamisin kombinasyonu en uygun ampirik yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
Yüksek ateş, hipotansiyon (şok), yaygın döküntü ve multiorgan tutulumu (böbrek, karaciğer, hematolojik) mevcuttur.
Toksik Şok Sendromu tanı kriterlerini karşılamaktadır.
2
Risk faktörünü ve olası etkeni belirle
Menstrüasyon ve tampon kullanımı Staphylococcus aureus ilişkili TSS'yi destekler.
S. aureus suşları tarafından salgılanan TSST-1 süperantijeni bu tabloya yol açar.
3
Tedavi stratejisini oluştur
Agresif sıvı resüsitasyonu ve toksin baskılayıcı antibiyotik tedavisi.
Klindamisin gibi protein sentez inhibitörleri süperantijen üretimini durdurarak patogenezi keser.

Anahtar Kavram

Stafilokokal Toksik Şok Sendromu (TSS) ve Toksin Süpresyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru →

58 yaşında kadın hasta, komplike intraabdominal enfeksiyon nedeniyle genel cerrahi servisinde takip edilmektedir. Hastadan alınan dren kültüründe *Enterobacter cloacae* üremesi olmuştur. Mikrobiyoloji laboratuvarı tarafından raporlanan antibiyogram sonuçları aşağıdaki gibidir:

AntibiyotikSonuç
SeftriaksonDuyarlı
SefotaksimDuyarlı
Piperasilin-TazobaktamDuyarlı
ErtapenemDuyarlı
SiprofloksasinOrta Duyarlı

Hasta bu sonuçlara istinaden Seftriakson tedavisine başlanmış, ancak tedavinin 4. gününde klinik tablosu kötüleşmiş ve ateş yüksekliği tekrarlamıştır. Tekrar alınan kültürlerde aynı mikroorganizma üremiş ancak bu kez Seftriakson dirençli bulunmuştur.

Bu klinik senaryoda tedavi başarısızlığının en olası mekanizması ve bu prensibe dayalı en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromozomal AmpC beta-laktamaz geninin derepresyonu gerçekleşmiştir; tedavi karbapenem grubuna değiştirilmelidir.

Cevap

Kromozomal AmpC beta-laktamaz geninin derepresyonu gerçekleşmiştir; tedavi karbapenem grubuna değiştirilmelidir.
Seçilen yaklaşım doğrudur çünkü *Enterobacter cloacae* gibi SPICE grubu organizmalar, kromozomal olarak kodlanmış indüklenebilir AmpC beta-laktamaz genine sahiptir. Başlangıçta 3. kuşak sefalosporinlere (Seftriakson) duyarlı görünseler de, tedavi sırasında bu ilaçlara maruziyet, enzimi aşırı üreten (dereprese) mutantların seçilmesine yol açar. Bu durum tedavi başarısızlığına neden olur. AmpC enzimleri beta-laktamaz inhibitörlerine dirençli olduğundan, bu durumda en uygun tedavi seçeneği enzime dayanıklı olan Karbapenemlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Etken mikroorganizmayı ve grubunu tanımla.
*Enterobacter cloacae*, SPICE (Serratia, Pseudomonas, Indole+ Proteus, Citrobacter, Enterobacter) grubu bakterilerdendir.
Bu grup bakterilerde doğal olarak kromozomal AmpC beta-laktamaz geni bulunur.
2
Kullanılan antibiyotik ile direnç mekanizması arasındaki ilişkiyi analiz et.
Seftriakson gibi 3. kuşak sefalosporinler, *in vitro* (laboratuvarda) duyarlı görünse bile *in vivo* (vücutta) AmpC enzim üretimini indükleyebilir veya yapısal olarak aşırı üretim yapan (dereprese) mutant suşların seçilmesine neden olabilir.
Tedavi altında gelişen direncin en tipik örneğidir.
3
Doğru tedavi prensibini belirle.
AmpC enzimleri sefalosporinleri ve penisilinleri hidrolize eder, beta-laktamaz inhibitörlerinden (tazobactam, klavulanat) az etkilenir. Karbapenemler bu enzime karşı en kararlı gruptur.
AmpC üreten bakterilerde (özellikle ciddi enfeksiyonlarda) karbapenemler (veya duruma göre sefepim) tercih edilmelidir.

Anahtar Kavram

İndüklenebilir AmpC Beta-Laktamaz Direnci ve Tedavi Yaklaşımı
Soru 85Soru →

Karın ağrısı ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise getirilen 6666 yaşındaki erkek hastanın özgeçmişinde dekompanse siroz öyküsü mevcuttur. Hastanın iki hafta önceki poliklinik kontrollerinde total bilirubin düzeyi 1.61.6 mg/dL, trombosit sayısı 110.000/μL110.000/\mu L ve serum kreatinin değeri 0.90.9 mg/dL olarak kaydedilmiştir. Acil servisteki fizik muayenesinde ateş 38.4∘38.4^\circ C, nabız 112112/dk, kan basıncı 75/4075/40 mmHg saptanmış; batın muayenesinde asit ve yaygın hassasiyet gözlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde total bilirubin 3.23.2 mg/dL, trombosit 42.000/μL42.000/\mu L, kreatinin 2.32.3 mg/dL ve Glasgow Koma Skalası (GKSGKS) 1111 olarak ölçülmüştüir. Hastaya uygulanan 33 litre izotonik kristaloid resüsitasyonuna rağmen kan basıncı 80/5080/50 mmHg seyrettiği için norepinefrin infüzyonu başlanmıştır. Vazopressör desteği ile ortalama arter basıncı 7070 mmHg düzeyine çıkarılan hastanın bu sırada bakılan serum laktat düzeyi 1.91.9 mmol/L saptanmıştır. Sepsis-33 (20162016) tanımlamaları temel alındığında, bu hastanın mevcut tablosu aşağıdakilerden hangisi ile en doğru şekilde tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sepsis

Cevap

Hastanın bazal SOFA skoruna göre anlamlı (≥2 \geq 2 ) artış göstermesi nedeniyle tanısı Sepsistir; ancak laktat kriterini (>2 > 2 mmol/L) karşılamadığı için tablo Septik Şok değildir.
Sepsis-3 kriterlerine göre, enfeksiyon şüphesi olan bir hastada SOFA skorunun bazal değerine göre 22 puan veya daha fazla artması sepsis tanısını koydurur. Bu vakada hastanın bazal SOFA skoru 22 iken, başvuru anındaki skoru 1212 olarak hesaplanmıştır (artış =10= 10). Septik şok tanısı için ise yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen ortalama arter basıncını ≥65\geq 65 mmHg tutmak için vazopressör gereksinimi VE serum laktat düzeyinin >2> 2 mmol/L olması gerekir. Hastanın laktat düzeyi 1.91.9 mmol/L olduğu için bu kriter tam olarak sağlanmamış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Bazal SOFA skorunu hesapla
Bilirubin: 1.61.6 (+1+1), Trombosit: 110k110k (+1+1), Kreatinin: 0.90.9 (00). Toplam =2= 2.
Sepsis tanısı için bazal değerlerden sapmanın bilinmesi gerekir.
2
Güncel (Başvuru) SOFA skorunu hesapla
Bilirubin: 3.23.2 (+2+2), Trombosit: 42k42k (+3+3), Kreatinin: 2.32.3 (+2+2), GKS: 1111 (+2+2), Kardiyovasküler (Vazopressör): (+3+3). Toplam =12= 12.
Akut organ disfonksiyonunun derecesini belirlemek.
3
Delta SOFA skorunu hesapla ve sepsis tanısını doğrula
12−2=1012 - 2 = 10. Artış ≥2\geq 2 olduğu için Sepsis kriteri karşılanır.
Sepsis-3 tanımı SOFA skorundaki en az 22 puanlık artışa dayanır.
4
Septik şok kriterlerini kontrol et
Vazopressör ihtiyacı (Var), Ortalama Arter Basıncı ≥65\geq 65 mmHg (Var), Laktat >2> 2 mmol/L (Yok, 1.91.9).
Septik şok için hem vazopressör hem de laktat kriterinin birlikte sağlanması gerekir.

Anahtar Kavram

Sepsis-3 tanımı, enfeksiyona karşı düzensiz konak yanıtı sonucu gelişen ve SOFA skorunda bazal duruma göre ≥2\geq 2 puanlık artışla karakterize olan hayatı tehdit edici organ disfonksiyonudur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 86Soru →

3838 yaşında bir balıkçı, sağ el sırtında yaklaşık 33 gün önce başlayan, keskin sınırlı, menekşe (eritematöz-viyole) renginde, ödemli, kaşıntılı ve ağrılı bir lezyon ile başvuruyor. Fizik muayenede lezyonun merkezinde soluklaşma izleniyor ancak süpürasyon veya fluktuasyon saptanmıyor. Hastanın ateşi saptanmıyor ve sistemik semptomu bulunmuyor. Bu hastada en olası etken olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vankomisine doğal dirençlidir.

Cevap

En olası etken olan Erysipelothrix rhusiopathiae, vankomisine doğal dirençli bir mikroorganizmadır.
Vankomisine doğal dirençli olması, Erysipelothrix rhusiopathiae'yi diğer birçok gram pozitif bakteriden ayıran ve TUS gibi sınavlarda sıkça sorgulanan ayırt edici bir özelliktir. Klinik olarak erizipeloid tablosu ile uyumlu olan bu vakada, etkenin bu direnç profili doğru cevabı belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Balıkçı mesleği, menekşe rengi lezyon ve süpürasyon yokluğu 'Erizipeloid' (balıkçı gülü) tablosunu düşündürür.
Erizipeloid, kontamine balık veya et ürünleriyle temas sonrası gelişen tipik bir deri enfeksiyonudur.
2
Etken mikroorganizmanın belirlenmesi
Tablonun en olası etkeni Erysipelothrix rhusiopathiae'dir.
Erysipelothrix rhusiopathiae, erizipeloidin temel etkeni olan gram pozitif bir çomaktır.
3
Etkenin mikrobiyolojik ve direnç özelliklerinin değerlendirilmesi
Bu bakteri vankomisine doğal olarak dirençlidir.
Vankomisin direnci, gram pozitif enfeksiyonlarda tedavi seçimini etkileyen kritik bir mikrobiyolojik özelliktir.

Anahtar Kavram

Erizipeloid (balıkçı gülü) etkeni olan Erysipelothrix rhusiopathiae, katalaz negatif, H2SH_2S pozitif ve vankomisine doğal dirençli bir gram pozitif çomaktır.

Daha Fazla Pratik

Gram pozitif çomaklarda ayırıcı tanı için Listeria, Corynebacterium ve Bacillus türlerinin katalaz ve hareket özelliklerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 87Soru →

2828 yaşında kadın hasta, bir hafta önce gerçekleştirdiği sorunsuz normal doğum sonrası ani başlayan şiddetli karın ağrısı, bulantı ve halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; vücut sıcaklığı 36.5∘C36.5^{\circ}C, nabız 135/dk135/dk (zayıf), kan basıncı 75/45mmHg75/45 mmHg ölçülüyor. Hastanın genel durumu kötü ve konfüze olup, ekstremitelerinde yaygın yumuşak doku ödemi izleniyor; ancak krepitasyon saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 88.000/mm388.000/mm^3 (belirgin sola kayma ile), hematokrit %60\%60 ve serum albümin düzeyi 1.8g/dL1.8 g/dL bulunuyor. Pelvik görüntülemede uterusta gaz veya abse formasyonu saptanmıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Clostridium sordellii

Cevap

Klinik bulgular (doğum sonrası süreç, ateşin olmaması, lökemoid reaksiyon ve ağır hemokonsantrasyon) en olası etkenin Clostridium sordellii olduğunu göstermektedir.
Doğru seçenek olan mikroorganizma, özellikle sağlıklı genç kadınlarda doğum, düşük veya tıbbi abortus sonrasında gelişen nadir fakat ölümcül bir toksik şok sendromuna neden olur. Bu tablonun en karakteristik özellikleri; hastada ateşin olmaması (afebril seyir), belirgin taşikardi, ağır hipotansiyon, kapiller sızıntı sendromuna bağlı yaygın ödem, ciddi lökositoz (lökemoid reaksiyon, genellikle >50.000/mm3>50.000/mm^3) ve hemokonsantrasyondur (yüksek hematokrit).

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerini analiz et
Postpartum dönemde olan genç bir kadında ani gelişen şok tablosu mevcut.
Zamanlama ve hasta profili spesifik enfeksiyonları (TSS, klostridial sepsis) düşündürür.
2
Spesifik negatif ve pozitif bulguları ayırt et
Ateşin olmaması (36.5∘C36.5^{\circ}C), aşırı lökositoz (88.000/mm388.000/mm^3) ve hemokonsantrasyon (%60\%60 hematokrit) saptandı.
Ateşsiz ağır şok ve lökemoid reaksiyon kombinasyonu Clostridium sordellii için patognomoniktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Gaz saptanmaması ve ateş yokluğu ile C. perfringens; döküntü yokluğu ile S. aureus dışlandı.
Kapiller sızıntıya bağlı ödem ve albümin düşüklüğü C. sordellii toksinlerinin sonucudur.

Anahtar Kavram

Clostridium sordellii Toksik Şok Sendromu (Ateşsiz seyir, lökemoid reaksiyon, hemokonsantrasyon ve hızlı progresyon).

Daha Fazla Pratik

Clostridium septicum ile ilişkili spontan gazlı gangren ve kolonik malignite ilişkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 88Soru →

5454 yaşında, kronik Hepatit B'ye bağlı karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, titreme ve sol bacağında şiddetli ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hastanın öyküsünden 2424 saat önce deniz kenarında ayağındaki küçük bir sıyrıkla suyun içinde yürüdüğü öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateşi 39.5∘C39.5^\circ C, kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabzı 110/dakika110/dakika saptanıyor. Sol bacağında yaygın eritem, ödem ve üzerinde geniş, hemorajik büllöz lezyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vibrio vulnificus

Cevap

Vibrio vulnificus
Vibrio vulnificus, deniz sularında bulunan halofilik (tuzu seven) gram negatif bir basildir. Karaciğer sirozu, hemokromatozis veya kronik alkol kullanımı gibi durumlar, bakterinin kandan demir çekmesini kolaylaştırarak 'primer septisemi' gelişimine yatkınlık sağlar. Deniz suyu ile temas eden yaralardan veya çiğ istiridye tüketimi sonrası kanda hızla çoğalır. Karakteristik olarak ekstremitelerde ağrılı, eritemli ve hızla genişleyen hemorajik büllerle seyreder. Mortalite oranı oldukça yüksektir (>50%>50\%).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın zeminindeki risk faktörü ve maruziyet öyküsü analiz edilir.
Kronik karaciğer hastalığı (siroz) ve deniz suyu (tuzlu su) maruziyeti belirlenir.
Vibrio vulnificus halofilik bir bakteri olup tuzlu sularda yaşar ve sirozlu/demir yükü artmış hastalarda mortalitesi yüksek enfeksiyonlara yol açar.
2
Klinik tablonun karakteri ve deri lezyonları değerlendirilir.
Hızla ilerleyen septik şok tablosuna eşlik eden hemorajik büller saptanır.
Bu tablo 'primer septisemi' olarak adlandırılır ve Vibrio vulnificus enfeksiyonu için patognomonik bir klinik sunumdur.
3
Ayırıcı tanıda benzer tablo yapan etkenler dışlanır.
Tatlı su (Aeromonas), nötropeni (Pseudomonas) veya hayvan ısırığı (Capnocytophaga) öyküsü olmadığı için en olası seçenek belirlenir.
Spesifik maruziyet (deniz suyu) ve konak faktörü (siroz) birleşimi doğru tanıya götürür.

Anahtar Kavram

Vibrio vulnificus; siroz ve demir yüklenmesi olan hastalarda deniz suyu maruziyeti veya çiğ deniz ürünü tüketimi sonrası mortalitesi yüksek primer septisemi ve hemorajik büllöz deri lezyonlarına neden olur.

Alternatif Yöntem

Maruziyet kaynağına göre gruplama: Tuzlu su = Vibrio, Tatlı su = Aeromonas, Nötropeni = Pseudomonas, Köpek/Kedi = Capnocytophaga.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 89Soru →

2828 yaşında erkek hasta, sağ koltuk altında 33 gündür devam eden ağrılı ve kızarık bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede aksiller bölgede 2 cm2 \text{ cm} çapında, dokunmakla hassas, flüktüasyon veren ve çevre dokusunda ödem bulunan bir nodül saptanıyor. Bu hastadaki deri enfeksiyonunda apse oluşumundan sorumlu en olası Gram pozitif etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

Staphylococcus aureus, deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarında lokalize apse oluşumunun en sık nedenidir.
Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarında flüktüasyon veren, pürülan karakterdeki apse oluşumlarından en sık sorumlu olan Gram pozitif mikroorganizma Staphylococcus aureus'tur. Bu bakteri ürettiği koagülaz ve diğer toksinler aracılığıyla lokalize enfeksiyon odakları oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada ağrılı, flüktüasyon veren (içinde sıvı/cerahat birikimi olan) bir nodül saptanmıştır.
Bu bulgular tipik bir deri apsesini işaret eder.
2
Deri enfeksiyonlarındaki yaygın etkenlerin hatırlanması
Deri enfeksiyonlarında en sık karşılaşılan Gram pozitif koklar Staphylococcus aureus ve Streptococcus pyogenes'tir.
Ampirik yaklaşımda bu iki ajan öncelikle düşünülmelidir.
3
Apse formasyonu ile mikroorganizma eşleştirilmesi
Koagülaz pozitif olan Staphylococcus aureus, doku yıkımı ve cerahat birikimi (apse) yapma eğilimi en yüksek olan etkendir.
Streptococcus pyogenes daha çok doku içinde yayılan (selülit/erizipel) enfeksiyonlara neden olur.

Anahtar Kavram

Staphylococcus aureus, pürülan (apseli) deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarının primer etkenidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 90Soru →

3232 yaşında erkek hasta, avuç içlerinde ve gövdesinde döküntü, sağ gözünde ise son üç gündür gelişen ağrı ve görme azlığı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde gövde, avuç içi ve ayak tabanlarında bakır rengi makülopapüler lezyonlar saptanıyor. Oftalmolojik değerlendirmede sağ gözde anterior üveit ve vitrit saptanıyor. Serumda RPR 1:321:32 pozitif, TPPA reaktif olarak raporlanıyor. Nörolojik muayenesi doğal olan hastaya yapılan lomber ponksiyonda BOS protein ve hücre sayısı normal sınırlarda bulunuyor, BOS-VDRL ise non-reaktif saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kristalize penisilin G 18−2418-24 milyon ünite/gün, 10−1410-14 gün, intravenöz

Cevap

Oküler sifiliz varlığında, BOS bulguları normal olsa dahi tedavi intravenöz kristalize penisilin G ile nörosifiliz dozunda yapılmalıdır.
Oküler sifiliz (üveit, vitrit, retinit vb.), sifilizin herhangi bir evresinde ortaya çıkabilir ancak sıklıkla erken evrelerde görülür. Klinik olarak oküler tutulum saptanan hastalarda, BOS (beyin omurilik sıvısı) analizi sonuçları (hücre sayısı, protein, VDRL) normal olsa dahi, tedavi rejimi nörosifiliz protokolü ile aynı olmalıdır. Bu protokol, 10−1410-14 gün boyunca günlük 18−2418-24 milyon ünite kristalize penisilin G'nin intravenöz yolla verilmesini içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik evreleme yapılması
Avuç içi/ayak tabanı döküntüsü ve 1:321:32 RPR titresi ile hastada sekonder sifiliz olduğu saptandı.
Tedavi planı hastalığın evresine ve komplikasyon varlığına göre belirlenir.
2
Organ tutulumunun değerlendirilmesi
Üveit ve vitrit bulguları, hastada 'Oküler Sifiliz' tablosu olduğunu gösterir.
Oküler, otik veya nörolojik tutulum varlığı tedaviyi radikal şekilde değiştirir.
3
BOS bulgularının yorumlanması
BOS protein, hücre ve VDRL sonuçlarının normal olması oküler sifiliz tanısını dışlamaz.
Güncel kılavuzlara göre oküler sifiliz vakaları, BOS bulgularından bağımsız olarak nörosifiliz şemasıyla tedavi edilir.
4
Uygun tedavi rejiminin seçilmesi
İntravenöz kristalize penisilin G 18−2418-24 milyon ünite/gün (44 saatte bir 3−43-4 milyon ünite) 10−1410-14 gün süreyle uygulanmalıdır.
Spiroketlerin bu bölgelerdeki eliminasyonu için yüksek doz ve sürekli serum düzeyi gereklidir.

Anahtar Kavram

Oküler Sifiliz Yönetimi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 91Soru →

Klinik mikrobiyolojide antibiyotikler, bakteri üzerindeki temel etkilerine göre iki gruba ayrılır. Bazı ajanlar bakteriyi doğrudan öldürürken (bakterisidal), bazıları bakterinin çoğalmasını engelleyerek konak savunma sisteminin enfeksiyonu temizlemesine olanak sağlar (bakteriostatik). Ciddi enfeksiyonların yönetiminde bu ayrımı bilmek tedavi prensipleri açısından temel öneme sahiptir.

Buna göre, aşağıdaki antibiyotiklerden hangisi esas olarak bakteriostatik etki gösteren bir ajandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klindamisin

Cevap

Klindamisin, protein sentezini inhibe ederek esas olarak bakteriostatik etki gösteren bir antibiyotiktir.
Klindamisin, bir linkozamid türevidir. Bakterilerin 50S ribozomal alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eder. Bu mekanizma ile mikroorganizmanın çoğalmasını durdurduğu için 'bakteriostatik' olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Bakterisidal ve bakteriostatik kavramlarını analiz edin.
Bakterisidal ilaçlar bakteriyi öldürürken, bakteriostatik ilaçlar üremeyi durdurur.
Antibiyotik seçiminde immünsuprese durumlar veya derin odaklı enfeksiyonlarda (menenjit, endokardit gibi) öldürücü etkinin bilinmesi kritiktir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını ve öldürücü kapasitelerini sınıflandırın.
İmipenem, Gentamisin, Siprofloksasin ve Vankomisin sidal; Klindamisin ise statik gruptadır.
Hücre duvarına etki edenler genellikle sidaldir; protein sentezine etki edenlerden sadece aminoglikozidler sidal, diğerleri (linkozamidler, makrolidler vb.) genellikle statiktir.

Anahtar Kavram

Bakterisidal vs Bakteriostatik Antibiyotik Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 92Soru →

Kanalizasyon işlerinde çalışan 34 yaşındaki erkek hasta, 3 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldırlarında (gastroknemius kaslarında) belirgin kas ağrısı şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral konjonktival sufuzyon (kızarıklık), hepatomegali ve skleralarda ikter saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde trombositopeni (85.000/mm³), kreatinin 2.4 mg/dL, CK (kreatin kinaz) yüksekliği ve direkt bilirubin hakimiyetinde hiperbilirubinemi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Weil hastalığı (Leptospira interrogans)

Cevap

Weil hastalığı (Leptospira interrogans)
Bu vaka, Leptospirosis'in en ağır formu olan Weil Hastalığı'nın klasik prezentasyonudur. Risk faktörü (kanalizasyon işçisi/kemirgen teması), gastroknemius kaslarında hassasiyet, konjonktival sufuzyon (gözde kızarıklık), sarılık ve böbrek yetmezliği bulguları tanıyı destekler. Spiroket olan *Leptospira interrogans* etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve klinik bulgularını analiz et.
Kanalizasyon işçisi (kemirgen idrarı teması riski), ani ateş, şiddetli gastroknemius ağrısı, konjonktival sufuzyon.
Bu bulgular Leptospirosis için çok tipiktir.
2
Laboratuvar bulgularını ve organ tutulumlarını değerlendir.
Böbrek yetmezliği (kreatinin yüksek), karaciğer tutulumu (sarılık/hiperbilirubinemi) ve trombositopeni.
Sarılık, böbrek yetmezliği ve kanama diatezi üçlüsü Weil Hastalığı (İkterik Leptospirosis) tanısını koydurur.
3
Ayırıcı tanıdaki diğer zoonozları dışla.
Diğer seçeneklerdeki hastalıklar (Lyme, Brusella, Q ateşi) bu spesifik 'sarılık-böbrek yetmezliği-konjonktival sufuzyon' triadını oluşturmaz.
Tanı kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Leptospirosis'in şiddetli formu olan Weil Hastalığı; sarılık, akut böbrek yetmezliği ve kanama (trombositopeni) triadı ile seyreder. Konjonktival sufuzyon patognomonik bir bulgudur.

İpuçları

1
Hastanın mesleği (kanalizasyon işçisi) kemirgen idrarı ile temas riskini gösterir.
2
Şiddetli baldır ağrısı (gastroknemius hassasiyeti) ve gözlerde kanlanma (sufuzyon) bu hastalık için çok spesifik ipuçlarıdır.
3
Sarılık ve böbrek yetmezliğinin bir arada olduğu bu tabloya 'Weil Hastalığı' adı verilir.

Daha Fazla Pratik

Leptospirosis tedavisinde kullanılan antibiyotikler (Doksisiklin vs Penisilin) ve Jarisch-Herxheimer reaksiyonu üzerine bir soru.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 93Soru →

4545 yaşında bir inşaat işçisi, sağ bacağında oluşan derin bir ezilme yaralanmasından 2424 saat sonra acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde yaralanma bölgesinde yaygın ödem, ciltte bronz-mor renk değişikliği ve palpasyonda belirgin krepitasyon saptanıyor. Yaradan alınan örneğin Gram boyamasında bol miktarda Gram pozitif büyük basiller görülmesine rağmen, ortamda lökosit görülmemesi "hayalet hücreler" (ghost cells) olarak yorumlanıyor. Bu hastada acil cerrahi debridmana eşlik etmesi gereken en uygun ampirik antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Penisilin G + Klindamisin

Cevap

Cerrahi debridmana Penisilin G ve toksin üretimini baskılayan klindamisin kombinasyonu eklenmelidir.
Doğru seçenek olan Penisilin G ve Klindamisin kombinasyonu, gazlı gangrenin standart tedavisidir. Penisilin bakterisidal etki gösterirken, klindamisin *Clostridium perfringens* tarafından salınan alfa-toksin ve teta-toksinin üretimini ribozom seviyesinde inhibe eder. Bu sinerjistik etki, doku nekrozunun ilerlemesini durdurmada hayati önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Travma sonrası hızla gelişen ağrı, bronz renk değişikliği ve krepitasyon varlığı 'gazlı gangren' (klostridiyal miyonekroz) tanısını düşündürür.
Krepitasyon cilt altı gaz oluşumunu, lökosit yokluğu ise toksinlerin hücreleri parçaladığını gösterir.
2
Etkenin belirlenmesi
Gram boyamadaki Gram pozitif büyük basiller Clostridium perfringens için tipiktir.
Tedavi stratejisi bu etkene yönelik planlanmalıdır.
3
Tedavi rejiminin seçilmesi
Acil cerrahi debridman ile birlikte Penisilin G ve Klindamisin tedavisine başlanır.
Klindamisin, alfa-toksin sentezini ribozom düzeyinde baskılayarak mortaliteyi azaltır.

Anahtar Kavram

Gazlı gangren tedavisinde klindamisinin toksin baskılayıcı rolü
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 94Soru →

5454 yaşında kadın hasta, son 2424 saattir devam eden karın ağrısı, titreme ve yüksek ateş şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede; ateş 39.1∘C39.1^\circ C, nabız 116/dk116/dk, solunum sayısı 26/dk26/dk, kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg ve konfüzyon saptanıyor. Hastaya 3030 mL/kgmL/kg intravenöz kristaloid resüsitasyonu uygulanıyor. Resüsitasyon sonrası kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg (Ortalama Arter Basıncı: 7272 mmHgmmHg) olarak ölçülüyor ve hastanın vazopresör ihtiyacı olmuyor. Laboratuvar incelemesinde; serum laktat düzeyi 3.43.4 mmol/Lmmol/L, PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 270270, trombosit sayısı 85.000/μL85.000/\mu L, total bilirubin 2.42.4 mg/dLmg/dL ve kreatinin 1.81.8 mg/dLmg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dLmg/dL) saptanıyor. Sepsis-3 (Üçüncü Uluslararası Sepsis ve Septik Şok Tanımları Uzlaşı Raporu) kriterlerine göre bu hastanın klinik durumu için en doğru tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sepsis; enfeksiyona sekonder gelişen akut organ disfonksiyonu (bazal SOFA skorunda ≥2\geq 2 artış) mevcuttur.

Cevap

Hastanın tablosu 'Sepsis' olarak tanımlanır; çünkü enfeksiyonla birlikte SOFA skorunda bazale göre ≥2\geq 2 artış saptanmıştır ancak vazopresör ihtiyacı olmadığı için septik şok kriterlerini karşılamamaktadır.
Sepsis-3 kılavuzuna göre sepsis, enfeksiyona bağlı gelişen organ disfonksiyonu olarak tanımlanır ve klinik olarak SOFA skorunda ≥2\geq 2 puanlık bir artışla (organ yetmezliği kanıtı) gösterilir. Hastada solunum, hematolojik, hepatik, renal ve santral sinir sistemi etkilenimi mevcuttur ve SOFA puanı belirgin şekilde artmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
qSOFA kriterlerini değerlendir
Solunum sayısı 2626 (≥22\geq 22), Sistolik KB 8080 (≤100\leq 100) ve Konfüzyon mevcuttur. qSOFA skoru 33 bulunmuştur (Yüksek mortalite riski).
Sepsis şüphesi olan hastalarda hızlı tarama yapmak için kullanılır.
2
Organ disfonksiyonunu (SOFA skoru) hesapla
Solunum (PaO2/FiO2<300PaO_2/FiO_2 < 300): +2+2, Trombosit (<100.000< 100.000): +2+2, Bilirubin (>2.0> 2.0): +2+2, Kreatinin (1.2−1.91.2-1.9): +1+1, SSS (Konfüzyon): +1+1. Toplam SOFA artışı ≥2\geq 2 puandır.
Sepsis tanısı için objektif organ disfonksiyonu kanıtı gereklidir.
3
Septik şok kriterlerini kontrol et
Laktat >2> 2 mmol/Lmmol/L olmasına rağmen, sıvı resüsitasyonu sonrası OAB 7272 mmHgmmHg ölçülmüş ve vazopresör gerekmemiştir.
Sepsis-3'e göre şok tanısı için hem vazopresör ihtiyacı hem de yüksek laktat birlikte olmalıdır.

Anahtar Kavram

Sepsis-3 Tanımları (Sepsis vs. Septik Şok)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 95Soru →

26 yaşında, 24 haftalık gebe hasta, gövdede ve avuç içlerinde yaygın döküntü, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede gövdede makülopapüler döküntüler ve jeneralize lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde VDRL 1/64 pozitif ve TPHA pozitif olarak bulunuyor. Hastanın öyküsünde 5 yıl önce penisilin enjeksiyonu sonrası gelişen ve adrenalin uygulanmasını gerektiren anafilaksi öyküsü olduğu öğreniliyor.

Bu hasta için hem maternal hem de fetal enfeksiyonu önlemek amacıyla en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Penisilin desensitizasyonu sonrası Benzatin Penisilin G

Cevap

Penisilin desensitizasyonu sonrası Benzatin Penisilin G uygulanması
Gebelikte sifiliz tedavisinde etkinliği kanıtlanmış ve fetüsü tedavi ederek konjenital sifilizi önleyebilen tek ajan Penisilin'dir. Hasta penisilin alerjisi (hatta anafilaksi) öyküsüne sahip olsa dahi, güncel rehberler (CDC, ECDC) hastaneye yatırılarak oral veya intravenöz yolla 'penisilin desensitizasyonu' yapılmasını ve ardından uygun dozda penisilin tedavisinin uygulanmasını önerir. Başka hiçbir antibiyotik rejimi (Seftriakson dahil) gebelikte penisilin kadar güvenilir ve etkili kabul edilmemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve laboratuvar sonuçlarını değerlendir
Hasta sekonder sifiliz tanısı almıştır (Döküntü, VDRL+, TPHA+).
Sifiliz evresi tedavi süresini ve dozunu belirler.
2
Hastanın özel durumunu (gebelik) dikkate al
Hasta 24 haftalık gebedir.
Gebelik, tetrasiklin grubu gibi bazı antibiyotiklerin kullanımını engeller.
3
Alternatif tedavileri fetal etkinlik açısından değerlendir
Eritromisin gibi alternatifler plasentayı yeterince geçemez ve konjenital sifilizi önlemez.
Amaç sadece anneyi değil, fetüsü de tedavi etmektir.
4
Anafilaksi öyküsü varlığında altın standart tedaviyi belirle
Gebelikte sifilizin tek etkili tedavisi penisilindir. Alerji durumunda bile desensitizasyon yapılarak penisilin verilmelidir.
CDC ve diğer rehberler, penisilin alerjisi olan gebelerde desensitizasyonu zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Gebelikte Sifiliz Tedavisi ve Penisilin Alerjisi Yönetimi

İpuçları

1
Gebelikte kullanılan antibiyotiklerin hem anneyi iyileştirmesi hem de plasentayı geçerek bebeği koruması gerekir.
2
Sifiliz tedavisinde 'altın standart' ilaç penisilindir ve gebelikte bu ilacın yerini tutabilecek, fetüsü %100 koruyan kanıtlanmış bir alternatif yoktur.
3
Hasta alerjik olsa bile, hayati durumlarda ilaca tolerans geliştirmek için dozun kademeli artırıldığı bir yöntem uygulanır.

Daha Fazla Pratik

Jarisch-Herxheimer reaksiyonunun gebelikteki yönetimi ve fetal etkileri konusunu gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru →

6262 yaşında, tip 22 diyabet ve son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle hastanede yatarak tedavi gören bir hastada, üriner kateterizasyon sonrası yüksek ateş ve titreme gelişiyor. Kan ve idrar kültürlerinde *Escherichia coli* üremesi saptanıyor. İzole edilen suşun antibiyotik duyarlılık sonuçları aşağıdaki gibidir:

AntibiyotikSonuç
AmpisilinDirençli
SeftazidimDirençli
SefotaksimDirençli
AztreonamDirençli
SefoksitinDuyarlı
İmipenemDuyarlı

Bu hastada saptanan direnç paterninden sorumlu olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi

Cevap

Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz (GSBL) üretimi
Genişlemiş spektrumlu beta-laktamazlar (GSBL/ESBL), özellikle *E. coli* ve *Klebsiella* türlerinde sık görülür. Bu enzimler penisilinleri, 1.,2.,3.1., 2., 3. kuşak sefalosporinleri ve aztreonamı hidrolize ederler. Ancak sefamisillere (sefoksitin, sefotetan) ve karbapenemlere (imipenem, meropenem) karşı etkisizdirler. Soruda verilen antibiyogramda 3.3. kuşak sefalosporin direnci varken sefoksitin ve imipenem duyarlılığının korunmuş olması tipik GSBL profilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Antibiyogramdaki sefalosporin duyarlılığını analiz et.
Suşun 3.3. kuşak sefalosporinlere (seftazidim, sefotaksim) ve monobaktamlara (aztreonam) dirençli olduğu görülmektedir.
Bu patern, bir beta-laktamaz enziminin varlığını işaret eder.
2
Sefamisin (sefoksitin) ve karbapenem (imipenem) sonuçlarını değerlendir.
Suş her iki gruba da duyarlıdır.
Bu durum, direnç mekanizmasının karbapenemaz veya AmpC olmadığını, sefamisilleri etkilemeyen bir enzim olduğunu gösterir.
3
Direnç paternini spesifik enzimlerle eşleştir.
Tanımlanan profil (3. kuşak sef-R, Aztreonam-R, Sefoksitin-S, Karbapenem-S) tipik GSBL (ESBL) paternidir.
GSBL'ler oksiimino-beta-laktamları parçalar ancak sefamisiller ve karbapenemler tarafından stabil tutulurlar.

Anahtar Kavram

GSBL (ESBL) üreten Enterobacteriaceae üyelerinde tipik direnç profili.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 97Soru →

19 yaşında kadın hasta, sağ koltuk altında yaklaşık 3 haftadır devam eden şişlik ve hassasiyet şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ aksillada 3×23 \times 2 cm boyutlarında, ağrılı ve mobil lenfadenopati (LAP) saptanıyor. Sağ ön kolda ise yaklaşık bir ay önce oluştuğu öğrenilen ve iyileşmeye yüz tutmuş küçük bir papül dikkati çekiyor. Hastanın öyküsünden bir ay önce sokakta bulduğu bir kedi yavrusuyla oynadığı ve kolundan tırmalandığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kedi tırmığı hastalığı

Cevap

Kedi tırmığı hastalığı
Kedi tırmığı hastalığı (Bartonella henselae), özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde bölgesel lenfadenopatinin en sık nedenlerinden biridir. Tipik olarak kedi tırmalaması veya ısırmasından 1-3 hafta sonra, drenaj bölgesindeki lenf nodlarında şişme görülür. İnokülasyon bölgesinde (tırmığın olduğu yerde) küçük, ağrısız bir papülün varlığı tanıyı güçlü bir şekilde destekleyen karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bölgesel (aksiller) lenfadenopati, inokülasyon bölgesinde (ön kol) papül ve kedi tırmığı öyküsü saptandı.
Hastalığın başlangıç noktası ve yayılım paternini belirlemek için gereklidir.
2
Zaman çizelgesini değerlendir
Maruziyetten yaklaşık 1 ay sonra gelişen subakut bir tablo olduğu görüldü.
Akut enfeksiyonları (Pasteurella gibi) subakut tablolardan (Bartonella gibi) ayırmak için kritiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Tularemi, toksoplazmoz ve bruselloz gibi diğer zoonozlar maruziyet şekli ve klinik seyir açısından dışlandı.
Doğru etkeni belirlemek için benzer semptomlu hastalıkların elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bartonella henselae (Kedi Tırmığı Hastalığı) klinik sunumu
Soru 98Soru →

2828 yaşında kadın hasta, 1212 gün önce döndüğü Hindistan seyahati sonrası başlayan ve giderek artan ateş, halsizlik ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 39.8∘C39.8^{\circ}C, nabzı 72/dk72/dk ölçülüyor. Abdominal muayenede karaciğer ve dalak palpabl saptanırken, gövdede basmakla solan birkaç adet pembe renkli maküler döküntü (rose spots) izleniyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 3.200/mm33.200/mm^3 (4.000−11.0004.000-11.000 arası normal) olarak bulunuyor. Bu hastadaki klinik tablo ve olası etken göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göreceli bradikardi (Faget belirtisi) ve lökopeni, bu hastalığın klinik seyrinde sık görülen karakteristik bulgulardır.

Cevap

Göreceli bradikardi (Faget belirtisi) ve lökopeni, bu hastalığın klinik seyrinde sık görülen karakteristik bulgulardır.
Enterik ateş (tifo) tablosunda, vücut ısısının her bir derecelik artışına karşın nabzın beklenenden daha az artması 'göreceli bradikardi' (Faget belirtisi) olarak adlandırılır. Bu bulgu, Hindistan gibi endemik bölgelere seyahat öyküsü, basamaklı ateş yükselmesi, 'rose spots' adı verilen pembe lekeler ve laboratuvardaki lökopeni ile birleştiğinde tifo tanısını güçlü şekilde destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Basamaklı ateş, Hindistan seyahati, rose spots ve göreceli bradikardi (Faget belirtisi) saptandı.
Hastanın klinik tablosu klasik bir 'Enterik Ateş' (Tifo) sunumudur.
2
Laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Lökopeni (3.200/mm33.200/mm^3) saptandı.
Tifoda lökositozdan ziyade lökopeni veya normal lökosit sayısı beklenir.
3
Komplikasyon ve bulaş bilgisinin sorgulanması
Bulaş fekal-oraldir, perforasyon ise genellikle 3. haftada gerçekleşir.
Etkenin (Salmonella Typhi) patogenezi ve klinik seyir takvimi bu şekilde ilerler.

Anahtar Kavram

Tifo (Enterik Ateş) Klinik Tanısı ve Seyri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 99Soru →

Tip 2 diyabetes mellitusu olan 62 yaşında erkek hasta, 4 gündür devam eden yüksek ateş, titreme ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede ateş 38.8°C ölçülüyor ve sağ hipokondriumda palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökositoz ve CRP yüksekliği izleniyor. Batın tomografisinde karaciğer sağ lobda 6 cm çapında hipodens, multiloküle apse görünümü saptanıyor. Kan kültürü incelemesinde Gram negatif, hareketsiz, kapsüllü ve laktoz fermentasyonu yapan basillerin ürediği rapor ediliyor.

Bu hasta için en olası etken ve bu enfeksiyonla ilişkili olarak öncelikle taranması gereken metastatik komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klebsiella pneumoniae – Endojen Endoftalmit

Cevap

En olası etken Klebsiella pneumoniae ve ilişkili komplikasyon Endojen Endoftalmit'tir.
Soruda tarif edilen vaka, özellikle diyabetik hastalarda görülen 'İnvaziv Klebsiella pneumoniae Karaciğer Apsesi Sendromu'dur. Etkenin mikrobiyolojik özellikleri (Gram negatif basil, hareketsiz, kapsüllü, laktoz fermenteri) doğrudan *Klebsiella pneumoniae* tanısına götürür. Bu virülan suşlar (genellikle K1/K2 serotipi), klasik piyojenik apselerden farklı olarak hematojen yolla uzak organlara yayılma eğilimindedir. En sık ve en ciddi metastatik komplikasyonları endojen endoftalmit, menenjit ve beyin apsesidir. Bu nedenle bu hastalarda göz muayenesi ile tarama yapılması kritik öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve klinik tablosunu analiz et.
Diyabetik hasta, piyojenik karaciğer apsesi (ateş, sağ üst kadran ağrısı, radyolojik görünüm).
Diyabetik hastalarda kriptojenik piyojenik karaciğer apsesinin en sık nedeni Klebsiella pneumoniae'dir.
2
Mikrobiyolojik verileri değerlendir.
Gram negatif, hareketsiz, kapsüllü, laktoz fermenteri.
Bu özellikler Klebsiella pneumoniae'yi işaret eder. (E. coli, Salmonella ve Pseudomonas hareketlidir; Salmonella ve Pseudomonas laktoz negatiftir).
3
Spesifik sendrom ve komplikasyon ilişkisini kur.
İnvaziv Klebsiella pneumoniae karaciğer apsesi sendromu.
Bu sendromda septik metastaz riski yüksektir ve en korkulan komplikasyon görme kaybına yol açan endojen endoftalmittir.

Anahtar Kavram

İnvaziv Klebsiella pneumoniae Karaciğer Apsesi Sendromu

İpuçları

1
Etkenin 'hareketsiz' olması ve laktoz fermentasyonu yapması, enterik bakteriler arasında ayrım yapmanızı sağlar.
2
Diyabetik hastalarda karaciğer apsesine en sık neden olan ve göze metastaz yapabilen etkeni düşünün.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru →

4545 yaşında kadın hasta, akut piyelonefrit tanısıyla servise yatırılıyor ve intravenöz seftriakson tedavisi başlanıyor. Tedavinin 33. gününde ateşi düşen ve klinik bulguları belirgin gerileyen hastanın, tedavinin 1212. gününde yeni bir şikayeti olmamasına rağmen vücut sıcaklığı 38.8∘C38.8^\circ C olarak ölçülüyor. Fizik muayenede kostovertebral açı hassasiyeti saptanmıyor ve sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 10.500/mm310.500/mm^3, eozinofil oranı %9\%9, CRP 1414 mg/L (Normal <5<5) saptanıyor. Tam idrar tetkikinde lökosit görülmüyor; kan ve idrar kültürlerinde üreme olmuyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlaç ateşi

Cevap

İlaç ateşi
Vakada tipik bir ilaç ateşi senaryosu sunulmuştur. İlaç ateşi genellikle tedavinin 1-2. haftasında (ortalama 7-10. gün) ortaya çıkar. Hastanın başlangıçta tedaviye yanıt vermesi (bakteriyel enfeksiyonun kontrol altına alındığını gösterir), fizik muayenede yeni bir odak saptanmaması ve hastanın genel durumunun ateş yüksekliğine göre iyi olması ('nispi iyilik hali') tipiktir. Laboratuvarda eozinofili varlığı tanıyı güçlü şekilde destekler. Beta-laktamlar (seftriakson) ilaç ateşinin sık nedenlerindendir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik seyrini analiz et
Başlangıçta antibiyotik tedavisine yanıt vermiş, ateşi düşmüş, ancak tedavinin 2. haftasında (12. gün) ateş tekrar yükselmiş.
Tedavi altındaki hastada rekürren ateşin zamanlaması etyolojiyi belirlemede kritiktir.
2
Laboratuvar ve muayene bulgularını değerlendir
Fizik muayene doğal (odak yok), hasta görece iyi (klinik disosiyasyon), ve eozinofili (%9) mevcut.
Eozinofili varlığı ve odak saptanamaması aşırı duyarlılık reaksiyonlarını işaret eder.
3
Ayırıcı tanı yap
Apse, direnç veya süperenfeksiyon için beklenen lokal bulgular veya kültür üremesi yok. Tablo ilaç ateşine uyuyor.
İlaç ateşi genellikle tedavinin 7-10. günlerinde ortaya çıkar ve ilacın kesilmesiyle düzelir.

Anahtar Kavram

İlaç Ateşi Tanısı

İpuçları

1
Hastanın başlangıçta iyileşip sonra tekrar ateşlenmesi ve kan tablosundaki eozinofil artışı önemli bir ipucudur.
2
Yeni bir enfeksiyon odağı yok ve hasta ateşine rağmen görece iyi durumda. Bu durum antibiyotiğin yan etkisi olabilir mi?
3
Beta-laktam antibiyotik kullanımı sırasında gelişen döküntü veya eozinofilinin eşlik ettiği ateş, 'İlaç Ateşi' tanısını düşündürmelidir.

Daha Fazla Pratik

İlaç ateşinde tanısal yaklaşım ve sorumlu ilacın kesilmesi sonrası ateşin düşme süresi ile ilgili sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 18Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin