Pankreas Hastalıkları

42 soru

Soru 1Soru

4545 yaşında erkek hasta, epigastrik bölgede kuşak tarzında ağrı ve sonrasında gelişen melena (siyah dışkılama) şikayeti ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıldır kronik alkol kullanımı ve tekrarlayan akut pankreatit atakları öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde epigastrik hassasiyet dışında ek özellik saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.27.2 g/dL, lökosit 12.400/μL12.400/ \mu L, serum amilaz 420420 U/L ve serum bilirubin düzeyleri normal saptanıyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide ve duodenum mukozası doğal izleniyor, ancak papilla Vateri'den lümen içine aktif kan sızıntısı olduğu gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemosuccus pancreaticus

Cevap

Kronik pankreatit öyküsü olan bir hastada papilla Vateri'den kan gelmesi (Wirsungoraji) en olası Hemosuccus pancreaticus tanısını düşündürür.
Hastada saptanan kronik pankreatit öyküsü, epigastrik ağrıyı takip eden melena ve endoskopide papilla Vateri'den kan gelmesi (Wirsungoraji), patognomonik olarak hemosuccus pancreaticus tanısını işaret eder. Bu durum genellikle bir psödoanevrizmanın pankreatik kanal ile ilişki kurması sonucu oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın anamnezindeki risk faktörlerini değerlendir.
Kronik alkol kullanımı ve kronik pankreatit öyküsü saptandı.
Pankreatit, peripankreatik damarlarda (en sık splenik arter) psödoanevrizma gelişimine yol açabilen temel risk faktörüdür.
2
Klinik tabloyu sentezle.
Epigastrik ağrı + Melena + Pankreatit öyküsü (Brunner triadı).
Bu üçlü semptom kompleksi nadir görülen hemosuccus pancreaticus için tipiktir.
3
Endoskopik bulguyu yorumla.
Mide/duodenum normal ancak papilla Vateri'den kan gelmektedir.
Kanamanın kaynağının üst GİS lümeni değil, ampullaya açılan kanallar (safra yolu veya pankreatik kanal) olduğunu kanıtlar.
4
Ayırıcı tanıyı netleştir.
Normal bilirubin ve pankreatit öyküsü ile hemobili dışlanarak hemosuccus pancreaticus tanısına ulaşılır.
Hemobili de benzer endoskopik bulgu verir ancak genellikle bilier bir patoloji veya travma sonrası görülür; sarılık eşlik edebilir.

Anahtar Kavram

Hemosuccus pancreaticus (Wirsungoraji), bir peripankreatik arter psödoanevrizmasının (genellikle splenik arter) pankreatik kanal içine rüptüre olması sonucu gelişen nadir bir üst gastrointestinal sistem kanaması nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Pankreatik psödoanevrizmaların kesin tanısında ve tedavisinde altın standart yöntemin anjiyografi ve embolizasyon olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2Soru

5252 yaşında kadın hasta, kuşak tarzında yayılan şiddetli karın ağrısı ve kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde epigastrik hassasiyet ve defans saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz düzeyi 12001200 U/L (N: 01100-110), lipaz düzeyi 850850 U/L (N: 0600-60) bulunuyor. Hastanın tıbbi öyküsünden son 11 yıldır tekrarlayan nefrolitiazis atakları olduğu ve kabızlık şikayetinin bulunduğu öğreniliyor. Bu hastada pankreatit etyolojisine yönelik yapılan tetkiklerde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum kalsiyum düzeyinde artış ve fosfor düzeyinde azalma

Cevap

Serum kalsiyum düzeyinde artış ve fosfor düzeyinde azalma
Hastada saptanan akut pankreatit tablosuna eşlik eden böbrek taşı ve kabızlık öyküsü, altta yatan nedenin hiperkalsemi (muhtemelen primer hiperparatiroidizm) olduğunu göstermektedir. Hiperkalsemi, pankreatik asiner hücrelerde tripsinojenin vaktinden önce aktivasyonuna yol açarak inflamasyonu tetikler. Primer hiperparatiroidizmde PTH fazlalığına bağlı olarak serum kalsiyumu yükselirken, idrarla fosfor atılımı arttığı için serum fosfor düzeyi düşük saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Kuşak tarzı ağrı ve pankreatik enzim yüksekliği ile 'Akut Pankreatit' tanısı konur.
Amilaz ve lipaz düzeylerinin normalin 3 katından fazla olması tanısaldır.
2
Etyolojik ipuçlarını değerlendirme
Nefrolitiazis (böbrek taşı) ve kabızlık bulguları 'Hiperkalsemi' ve 'Primer Hiperparatiroidizm' olasılığını güçlendirir.
Hiperkalsemi, pankreatik kanallarda kalsiyum birikimine ve tripsinojenin erken aktivasyonuna neden olur.
3
Biyokimyasal parametreleri belirleme
Primer hiperparatiroidizmde yüksek kalsiyum ve düşük fosfor saptanır.
Paratiroid hormon (PTH) kemikten kalsiyum rezorpsiyonunu artırırken böbrekten fosfor atılımını artırır.

Anahtar Kavram

Hiperkalsemiye bağlı akut pankreatit ve primer hiperparatiroidizm ilişkisi.
Soru 3Soru

6767 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, iştahsızlık ve 1010 kg kilo kaybı şikayetleri ile başvuruyor. Son 11 haftadır idrar renginde koyulaşma ve tüm vücutta kaşıntı şikayetleri eklenmiştir. Fizik muayenesinde sklera ve cildi belirgin ikterik saptanıyor. Batın muayenesinde sağ üst kadranda palpasyonla ağrısız, düzgün sınırlı, gergin ve kese benzeri bir kitle palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde total bilirubin 16 mg/dL16 \ mg/dL, direkt bilirubin 12 mg/dL12 \ mg/dL, alkalen fosfataz (ALPALP) ve gama glutamil transferaz (GGTGGT) düzeylerinde belirgin artış saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip hastada en olası tanı ve tedavi yanıtını izlemede en yararlı laboratuvar parametresi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pankreas başı kanseri — CA 199CA \ 19-9

Cevap

En olası tanı pankreas başı kanseri olup, tedavi takibinde kullanılan en yararlı laboratuvar parametresi CA 199CA \ 19-9 tümör belirteci eşleşmesidir.
Hastada görülen ağrısız sarılık, kilo kaybı ve Courvoisier bulgusu (sağ üst kadranda ağrısız, gergin safra kesesi) pankreas başı kanserinin klasik sunumudur. Distal safra yolu tıkanıklığına bağlı olarak safra kesesi pasif olarak gerilir. Bu hastalığın tedavi sürecinde ve nüks takibinde en değerli laboratuvar parametresi CA 199CA \ 19-9 düzeyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Hastada ağrısız ilerleyen sarılık, belirgin kilo kaybı ve sağ üst kadranda ağrısız, gergin bir kese (Courvoisier bulgusu) saptanmıştır.
Bu kombinasyon, safra yollarının distalinde (pankreas başı, Vater papilla veya distal koledok) mekanik bir tıkanıklığa işaret eder.
2
Courvoisier yasasını uygula.
Courvoisier yasasına göre, ağrısız sarılığı olan bir hastada safra kesesinin palpe edilmesi, tıkanıklığın taş dışında bir nedene (genellikle malignite) bağlı olduğunu gösterir.
Taşlı hastalıklarda safra kesesi genellikle kronik olarak inflame ve fibrotik olduğundan gerilip palpe edilecek kadar büyüyemez.
3
En olası tanıyı ve ilgili laboratuvar belirtecini belirle.
Klinik tablo pankreas başı kanseri ile tam uyumludur. Bu hastalığın prognozunu ve tedaviye yanıtını izlemek için en spesifik tümör belirteci CA 199CA \ 19-9'dur.
CA 199CA \ 19-9, pankreatobiliyer malignitelerin takibinde altın standarttır.

Anahtar Kavram

Courvoisier bulgusu ve pankreas kanseri tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

4545 yaşında erkek hasta, yoğun alkol alımı sonrası başlayan ve sırtına kuşak tarzında yayılan şiddetli epigastrik ağrı, bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede epigastrik bölgede hassasiyet ve defans saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz ve lipaz düzeyleri normalin 55 katı saptanarak akut pankreatit tanısıyla yatırılan hastanın takibinin 4848. saatinde elde edilen aşağıdaki bulgulardan hangisi, Ranson kriterlerine göre kötü prognoz (şiddetli hastalık) göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum kalsiyum düzeyinin 7.57.5 mg/dL ölçülmesi

Cevap

Serum kalsiyum düzeyinin 88 mg/dL'nin altına düşmesi (7.57.5 mg/dL), Ranson kriterlerine göre kötü prognoz göstergesidir.
Alkol kaynaklı akut pankreatit vakalarında, yatışın 4848. saatinde serum kalsiyum düzeyinin 88 mg/dL'nin altına düşmesi (bu vakada 7.57.5 mg/dL), pankreatik yağ nekrozu ve saponifikasyonun bir göstergesi olarak kabul edilir ve Ranson skorlamasına göre 11 puan (kötü prognoz lehine) değerindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Etiyolojinin belirlenmesi
Alkol kullanımı (Non-biliyer pankreatit)
Ranson kriterleri etiyolojiye (biliyer vs. non-biliyer) göre farklı eşik değerler kullanır.
2
48. saat kriterlerinin hatırlanması
Htc düşüşü >%10>\%10, BUN artışı >5>5 mg/dL, Ca <8<8 mg/dL, PaO2PaO_2 <60<60 mmHg, Baz açığı >4>4 mEq/L, Sıvı sekestrasyonu >6>6 L
Hastanın prognozunu belirlemek için bu eşik değerlerin kontrol edilmesi gerekir.
3
Verilen şıkların karşılaştırılması
Sadece kalsiyum değeri (7.57.5 mg/dL) belirlenen eşiğin (<8<8) altındadır.
Diğer şıklardaki değerler (BUN artışı, Htc düşüşü vb.) klinik olarak anlamlı olsa da Ranson puanlamasına göre eşik değerlerin altında kalmaktadır.

Anahtar Kavram

Akut pankreatitte şiddet tayini ve Ranson kriterleri
Soru 5Soru

4848 yaşında erkek hasta, son 66 aydır tekrarlayan, kuşak tarzında sırtına vuran epigastrik ağrı, 88 kg kilo kaybı ve bol miktarda, kötü kokulu, yağlı dışkılama (steatoresteatore) şikayetleri ile başvuruyor. Öyküsünden 2020 yıldır günde yaklaşık 8080 gram alkol tükettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde kaşektik görünüm dışında belirgin bir özellik saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanısal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Abdominal bilgisayarlı tomografide (BTBT) pankreatik kalsifikasyonların saptanması

Cevap

Abdominal bilgisayarlı tomografide pankreatik kalsifikasyonların saptanması
Hastanın öyküsü ve klinik bulguları (uzun süreli alkol kullanımı, kuşak tarzı kronik ağrı, yağlı dışkılama ve kilo kaybı) kronik pankreatit tanısını güçlü bir şekilde desteklemektedir. Pankreatik kalsifikasyonlar, kronik pankreatit için patognomonik bir bulgudur ve özellikle bilgisayarlı tomografi (BTBT) ile saptanması tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu (uzun süreli alkol alımı, kronik ağrı, steatore ve kilo kaybı) analiz et.
Hastada kronik pankreatite bağlı ekzokrin yetmezlik tablosu mevcuttur.
Yirmi yıllık ağır alkol kullanımı ve yağlı dışkılama, kronik pankreatit için klasik risk faktörü ve semptomdur.
2
Kronik pankreatit tanısında kullanılan radyolojik ve laboratuvar yöntemlerini karşılaştır.
Pankreatik kalsifikasyonların saptanması tanıda altın standart yaklaşımlardan biridir.
Kalsifikasyonlar hastalık için oldukça özgüldür (spesifiktirspesifiktir) ve bilgisayarlı tomografi bu kalsifikasyonları saptamada direkt grafiden çok daha duyarlıdır.
3
Ayırıcı tanıda malabsorpsiyonun kaynağını doğrula.
Pankreatik malabsorpsiyonda DksilozD-ksiloz testinin normal olması beklenir.
Pankreatik enzimler karbonhidrat emiliminde kritik role sahip olsa da, DksilozD-ksiloz gibi basit şekerlerin emilimi için pankreatik lipaza veya proteaza ihtiyaç yoktur, sadece sağlam bağırsak mukozası yeterlidir.

Anahtar Kavram

Kronik pankreatitin klasik tanısal triadını (kalsifikasyon, steatore, diyabet) ve radyolojik tanısını tanıma.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Çocukluk döneminden itibaren tekrarlayan akut pankreatit atakları öyküsü olan 2626 yaşındaki erkek hasta poliklinik kontrolüne geliyor. Hastanın özgeçmişinde alkol veya tütün kullanımı bulunmazken, soygeçmişinde babasının 4242 yaşında, halasının ise 4545 yaşında pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybettiği öğreniliyor. Çekilen batın bilgisayarlı tomografisinde (BT) pankreasta atrofi, parankimde yaygın kalsifikasyonlar ve ana pankreatik kanalda 77 mm genişleme saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde dışkıda elastaz düzeyi düşük bulunan hastanın açlık kan şekeri 145145 mg/dL olarak ölçülüyor.

Bu klinik tabloya neden olan en olası genetik mutasyon ve hastalığın seyri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otozomal dominant geçişli PRSS1 (katyonik tripsinojen) gen mutasyonu en olası nedendir ve yaşam boyu pankreas kanseri gelişme riski %40-50'dir.

Cevap

Otozomal dominant geçişli PRSS1 (katyonik tripsinojen) gen mutasyonu en olası nedendir ve yaşam boyu pankreas kanseri gelişme riski %40-50'dir.
Hastanın klinik tablosu (erken başlangıçlı kronik pankreatit ve güçlü aile öyküsü) herediter pankreatiti işaret etmektedir. Herediter pankreatitin en sık nedeni otozomal dominant geçiş gösteren PRSS1 (katyonik tripsinojen) gen mutasyonudur. Bu hastalarda tripsinojenin erken aktivasyonu veya otolizinin bozulması sonucu intrapankreatik tripsin birikir. En önemli komplikasyonu ise yaşam boyu %4050\%40-50'ye ulaşan, normal popülasyondan yaklaşık 5050 kat daha fazla olan pankreas adenokarsinomu riskidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Çocukluk çağında başlayan tekrarlayan pankreatit, ailede erken yaşta pankreas kanseri öyküsü ve görüntülemede kalsifik kronik pankreatit bulguları.
Herediter pankreatit tanısını diğer idiyopatik veya alkolik nedenlerden ayırmak için.
2
Genetik geçiş paternini belirle.
Baba ve halada görülmesi otozomal dominant geçişi destekler.
PRSS1 mutasyonu (katyonik tripsinojen) otozomal dominant geçiş gösteren temel herediter pankreatit nedenidir.
3
Malignite riskini analiz et.
Herediter pankreatit hastalarında pankreas adenokarsinomu riski yaklaşık 5050 kat artmıştır.
Yaşam boyu kümülatif risk %4050\%40-50 civarındadır ve bu durum takip protokollerini belirler.
4
Eşlik eden bulguları kontrol et.
Düşük fekal elastaz ekzokrin yetmezliği, yüksek kan şekeri ise endokrin yetmezliği (tip 3c diyabet) gösterir.
Kronik pankreatit progresyonunun doğal sonucudur.

Anahtar Kavram

Herediter pankreatit (PRSS1 mutasyonu) ve pankreas kanseri riski

Daha Fazla Pratik

Pankreas kanseri taramasının herediter pankreatitli hastalarda kaç yaşında başlaması gerektiğini gözden geçirin (genellikle 40 yaş veya ilk ataktan 20 yıl sonra).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

5252 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır giderek artan ağrısız sarılık ve yaygın kaşıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde skleralar ikterik saptanıyor, ancak batın palpasyonunda kitle veya hassasiyet saptanmıyor. Yapılan abdominal BTBT incelemesinde pankreasta diffüz büyüme, lobülasyon kaybı ("sosis pankreas" görünümü) ve pankreası çevreleyen hipodens kapsül benzeri bir halka saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde total bilirubin 9,29,2 mg/dLmg/dL, direktdirekt bilirubinbilirubin 6,86,8 mg/dLmg/dL, ALPALP 480480 U/LU/L, ALTALT 115115 U/LU/L ve serumserum IgG4IgG4 düzeyi 340340 mg/dLmg/dL (Normal: <140<140 mg/dLmg/dL) olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otoimmün pankreatit

Cevap

Otoimmün pankreatit
Vakada sunulan ağrısız sarılık, radyolojik olarak saptanan 'sosis pankreas' görünümü ve serum IgG4IgG4 düzeyinin belirgin yüksekliği, Tip 1 Otoimmün Pankreatit (Lenfoplazmasitik sklerozan pankreatit) tanısı için tipik özelliklerdir. Bu hastalık steroid tedavisine dramatik yanıt vermesiyle de bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Ağrısız sarılık ve kaşıntı, safra yollarında bir obstrüksiyonu (genellikle pankreas başı düzeyinde) düşündürür.
Klinik tabloyu lokalize etmek için ilk adımdır.
2
Görüntüleme bulgularının yorumlanması
BT'de görülen diffüz büyüme, lobülasyon kaybı ("sosis pankreas") ve peripankreatik hipodens halka (halo/kapsül görünümü) spesifik bulgulardır.
Bu bulgular adenokarsinom gibi fokal kitlelerden ayrımı sağlar.
3
Serolojik verilerin entegrasyonu
Serum IgG4IgG4 düzeyinin normalin 22 katından fazla (340340 mg/dLmg/dL) olması tanıyı doğrular.
Tip 1 Otoimmün Pankreatit (AIP), IgG4 ilişkili sistemik hastalığın bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Otoimmün Pankreatit Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

4242 yaşında erkek hasta, yaklaşık 55 yıldır devam eden, yemeklerden sonra artan epigastrik ağrı ve son 66 aydır fark ettiği bol miktarda, kötü kokulu, tuvalete yapışan yağlı dışkılama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Uzun süreli alkol kullanım öyküsü olan hastanın direkt karın grafisinde pankreas lojunda yaygın kalsifikasyonlar saptanıyor. Bu klinik tabloya aşağıdaki bulgulardan hangisinin eşlik etmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diabetes mellitus

Cevap

Diabetes mellitus
Kronik pankreatit, pankreasın ilerleyici inflamasyonu ve fibrozisi ile karakterize bir hastalıktır. Alkol kullanımı en sık nedendir. Hastalık ilerledikçe pankreasın ekzokrin (steatore) ve endokrin (diyabet) fonksiyonları bozulur. Pankreatik kalsifikasyonlar, steatore ve diabetes mellitus 'kronik pankreatit triadı' olarak bilinir ve tanıda oldukça spesifiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını sentezle.
Kronik alkol kullanımı, steatore (yağlı dışkılama) ve pankreatik kalsifikasyonlar 'Kronik Pankreatit' tanısını doğrular.
Bu bulgular kronik pankreatit için klasik tanısal triaddır.
2
Kronik pankreatitin seyri sırasında gelişen fonksiyonel kayıpları hatırla.
Pankreasın hem ekzokrin hem de endokrin fonksiyonları zamanla azalır.
Fibrozis ve doku yıkımı adacık hücrelerini de etkileyerek insülin üretimini bozar.
3
En olası ek bulguyu belirle.
Diabetes mellitus (sekonder diyabet) gelişimi en olası ek bulgudur.
Kronik pankreatitli hastaların büyük çoğunluğunda ilerleyen dönemde diyabet gelişir.

Anahtar Kavram

Kronik Pankreatit Triadı: Kalsifikasyon, Steatore ve Diabetes Mellitus.

Daha Fazla Pratik

Kronik pankreatitte steatore tedavisi için verilen enzim replasmanının dozlaması ve yan etkilerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

5858 yaşında erkek hasta, şiddetli epigastrik ağrı ve tekrarlayan kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden son 22 gündür yoğun alkol aldığı öğreniliyor. Yapılan tetkiklerinde serum amilaz 18501850 U/LU/L ve lipaz 12001200 U/LU/L saptanarak akut pankreatit tanısıyla yatırılıyor. Hastanın klinik seyrini ve prognozunu öngörmek amacıyla Ranson kriterlerinin değerlendirilmesi planlanıyor.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu hastada başvuru anında (0. saat) dikkate alınan Ranson parametrelerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SerumSerum LDHLDH düzeyinin >350> 350 IU/LIU/L olması

Cevap

Alkolik pankreatit tanısı alan bir hastada Ranson kriterlerine göre başvuru anında değerlendirilen parametrelerden biri serum LDH düzeyinin 350 IU/L'den yüksek olmasıdır.
Ranson kriterleri, akut pankreatit şiddetini belirlemek için iki aşamalı bir değerlendirme sunar. Alkolik pankreatit vakalarında başvuru anında (0. saat) yaş, lökosit sayısı, kan şekeri, LDH ve AST değerlerine bakılır. Serum LDH düzeyinin 350350 IU/LIU/L üzerinde olması bu aşamada puan kazandıran bir parametredir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın etiyolojisini belirle.
Alkolik (nonyer) pankreatit.
Ranson kriterleri etiyolojiye (biliyer vs. non-biliyer) göre farklı eşik değerlere sahiptir; alkol non-biliyer gruptadır.
2
Başvuru anındaki (0. saat) Ranson kriterlerini hatırla.
Yaş >55> 55, Lökosit >16.000/mm3> 16.000/mm^3, Glukoz >200> 200 mg/dLmg/dL, LDH >350> 350 IU/LIU/L, AST >250> 250 U/LU/L.
Bu parametreler hastanın başvurusundaki metabolik ve inflamatuar durumu yansıtır.
3
Seçenekleri zamanlama açısından karşılaştır.
Sadece LDH seçeneği başvuru kriteridir.
Kalsiyum, BUN artışı, baz açığı ve hematokrit düşüşü ancak 48 saatlik takip sonrasında puanlamaya dahil edilir.

Anahtar Kavram

Ranson kriterlerinde başvuru anı (0. saat) ile 48. saat parametrelerinin ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Biliyer pankreatit (taş kaynaklı) durumunda Ranson kriterlerindeki eşik değerlerin (örneğin yaş için > 70, LDH için > 400) nasıl değiştiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

6262 yaşında kadın hasta, rutin kontrol amacıyla yapılan ultrasonografide pankreas kuyruk kesiminde kistik bir kitle saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Çekilen kontrastlı abdominal BTBT'de pankreas kauda yerleşimli, 66 cm çapında, makrokistik karakterde, içerisinde ince septasyonlar barındıran ve duvarında periferik kalsifikasyonlar (yumurta kabuğu kalsifikasyonu) içeren kistik lezyon izleniyor. Hastanın özgeçmişinde geçirilmiş pankreatit atağı öyküsü bulunmadığı ve serum amilaz düzeyinin normal olduğu saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müsinöz kistik neoplazi

Cevap

Müsinöz kistik neoplazi
Müsinöz kistik neoplaziler (MKN), neredeyse tamamı kadınlarda görülen, pankreasın korpus ve kauda kesimine yerleşmeyi seven lezyonlardır. Radyolojik olarak büyük kistler (makrokistik), içlerinde septalar ve duvarlarında 'yumurta kabuğu' (eggshell) tarzında periferik kalsifikasyonlar görülmesi tanı için çok güçlü kanıtlardır. Malignite potansiyeli taşıdıkları için cerrahi rezeksiyon önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik verilerini ve kitlenin lokalizasyonunu değerlendiriniz.
62 yaşında kadın hasta ve pankreas kuyruğu (kauda) yerleşimi saptandı.
Müsinöz kistik neoplaziler (MKN) %90'dan fazla oranda orta yaşlı kadınlarda ve pankreasın gövde-kuyruk kısmında görülür.
2
Görüntüleme bulgularındaki kistik karakteri ve kalsifikasyon paternini analiz ediniz.
Makrokistik yapı, ince septalar ve periferik 'yumurta kabuğu' kalsifikasyonu izlendi.
Periferik kalsifikasyon, MKN için oldukça spesifik bir radyolojik bulgudur; seröz kistadenomda ise santral kalsifikasyon beklenir.
3
Klinik öykü ile ayırıcı tanıyı netleştiriniz.
Pankreatit öyküsünün olmaması psödokist tanısını dışlar.
Psödokistler epitel döşemesi olmayan ve genellikle bir inflamasyon atağı sonrası gelişen koleksiyonlardır.

Anahtar Kavram

Pankreasın müsinöz kistik neoplazileri (MKN), premalign potansiyeli olan, tipik olarak kadınlarda ve pankreasın distalinde yerleşen, 'yumurta kabuğu' kalsifikasyonu ile karakterize lezyonlardır.

Daha Fazla Pratik

Pankreas kistik neoplazilerinde kist içi sıvı analizi (CEA ve amilaz düzeyleri) farklarını incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

4545 yaşında, uzun süredir alkol kullanım öyküsü ve kronik pankreatit tanısı olan erkek hasta, ani başlayan masif hematemez şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali saptanıyor; ancak asit, spider anjiyom veya palmar eritem gibi kronik karaciğer hastalığı bulgularına rastlanmıyor. Laboratuvar incelemesinde karaciğer enzimleri (ASTAST, ALTALT), bilirubin düzeyleri ve INRINR değeri normal sınırlarda bulunuyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde izole gastrik fundus varisleri saptanırken, özofagusta varis izlenmiyor. Bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Splenektomi

Cevap

Sol taraflı (sol segmental) portal hipertansiyona yol açan splenik ven trombozunun küratif tedavisi splenektomidir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (pankreatit öyküsü, splenomegali, normal karaciğer fonksiyonları ve izole gastrik fundus varisleri), tipik bir 'sol taraflı portal hipertansiyon' veya 'splenik ven trombozu' tablosudur. Pankreastaki kronik inflamasyon, hemen arkasından geçen splenik venin trombozuna yol açar. Bu durumda kan, kısa gastrik venler yoluyla gastrik fundusa yönlenerek burada varislere neden olur. Karaciğer fonksiyonları normal olduğu için sistemik portal basınç normaldir ve özofagus varisi görülmez. Bu durumun definitif ve küratif tedavisi splenektomidir; çünkü dalak çıkarıldığında gastrik varisleri besleyen venöz akım kesilmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
İzole gastrik varisler + splenomegali + normal karaciğer fonksiyonları + pankreatit öyküsü.
Bu kombinasyon, sirotik olmayan, segmental bir portal hipertansiyonu işaret eder.
2
Patofizyolojik tanının konulması
Splenik Ven Trombozu (SVT).
Kronik pankreatitte inflamasyon splenik venin geçtiği trasta tromboza neden olur. Venöz dönüş kısa gastrik venler üzerinden fundusa yönlenir.
3
Tedavi seçeneğinin belirlenmesi
Splenektomi.
Tıkanıklık sadece splenik vende olduğu için dalağın çıkarılması fundustaki venöz yükü tamamen ortadan kaldırır ve hastayı kür sağlar.

Anahtar Kavram

Sol taraflı portal hipertansiyon (Splenik Ven Trombozu)
Soru 12Soru

6868 yaşında erkek hasta, son 22 aydır devam eden iştahsızlık, yaklaşık 88 kg zayıflama ve son 11 haftadır fark ettiği idrar renginde koyulaşma ile göz aklarında sararma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 4040 paket-yıl sigara öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde skleralar ve cilt ikterik saptanıyor. Karın muayenesinde sağ üst kadranda ağrısız, düzgün yüzeyli, gergin ve solunumla yer değiştiren bir kitle palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde total bilirubin 1414 mg/dL, direkt bilirubin 1010 mg/dL ve alkalen fosfataz (ALPALP) 650650 U/L olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pankreas başı adenokarsinomu

Cevap

Klinik tablo ve fizik muayene bulguları (Courvoisier belirtisi) göz önüne alındığında en olası tanı pankreas başı adenokarsinomudur.
Hastada görülen ağrısız sarılık, belirgin kilo kaybı ve fizik muayenede saptanan ağrısız gergin safra kesesi (Courvoisier belirtisi), distal safra yollarını tıkayan bir maligniteyi işaret eder. Bu tablonun en yaygın nedeni pankreas başı adenokarsinomudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et.
İlerleyici ağrısız sarılık, belirgin kilo kaybı ve iştahsızlık saptandı.
Bu semptomlar öncelikle malign bir süreci (periampüller bölge tümörleri) düşündürür.
2
Fizik muayene bulgusunu (Courvoisier belirtisi) yorumla.
İkterik hastada sağ üst kadranda palpe edilen ağrısız, gergin safra kesesi saptandı.
Courvoisier kanununa göre, ağrısız sarılığı olan bir hastada safra kesesinin palpe edilmesi, tıkanıklığın safra taşından ziyade distal koledok düzeyinde bir tümöre bağlı olduğunu gösterir.
3
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
Konjuge hiperbilirubinemi ve belirgin ALP yüksekliği (kolestatik patern) görüldü.
Bu bulgular safra yollarında mekanik bir obstrüksiyon olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Courvoisier Belirtisi: İkterik bir hastada sağ üst kadranda ağrısız, gergin bir safra kesesinin palpe edilmesi, tıkanıklığın taş dışında bir nedene (en sık pankreas başı kanseri) bağlı olduğunu gösterir.
Soru 13Soru

4848 yaşında erkek hasta, son 66 aydır devam eden, özellikle yağlı yemeklerden sonra belirginleşen karın şişliği, iştahsızlık ve kötü kokulu, tuvaletten temizlenmesi zor, yağlı dışkılama (steatore) şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde yaklaşık 2020 yıldır günde 8080 gramın üzerinde alkol kullanım öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi 1919 kg/m2kg/m^2 saptanan hastanın epigastrik bölgesinde derin palpasyonla hafif hassasiyet dışında bulgu saptanmıyor. Bu hastada kronik pankreatit zemininde gelişen ekzokrin pankreas yetmezliği tanısını desteklemek için kullanılabilecek en duyarlı non-invaziv test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fekal elastaz-1 düzeyi ölçümü

Cevap

Kronik pankreatit zemininde gelişen ekzokrin yetmezlik tanısında kullanılan en duyarlı non-invaziv test fekal elastaz-1 düzeyi ölçümüdür.
Fekal elastaz-1, pankreasın asiner hücreleri tarafından sentezlenen bir proteazdır. Barsak pasajı sırasında değişikliğe uğramaması ve konsantrasyonunun ekzokrin çıktı ile korele olması nedeniyle, non-invaziv testler arasında orta ve ağır pankreatik yetmezlikte %90-100 duyarlılığa sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uzun süreli alkol kullanımı ve steatore (yağlı dışkılama) varlığı kronik pankreatit ve sekonder ekzokrin yetmezliği düşündürür.
Alkol, kronik pankreatitin en sık nedenidir ve steatore, pankreatik lipaz sekresyonunun %90'ın altına düştüğünü gösterir.
2
Test yönteminin seçilmesi
İnvaziv testler (Sekretin testi) altın standart olsa da pratik değildir; non-invaziv testler arasında en yüksek duyarlılığa sahip olan seçilmelidir.
Hastanın konforu ve maliyet-etkinlik açısından non-invaziv testler önceliklidir.
3
Fekal elastaz-1'in doğrulanması
Dışkıda bakılan elastaz-1 seviyesinin <200 μg/g olması yetmezliği gösterir.
Elastaz-1, pankreasa özgüdür ve barsaktan geçerken yapısı bozulmaz.

Anahtar Kavram

Ekzokrin Pankreas Yetmezliği Tanısı

Alternatif Yöntem

Pankreatik yetmezlik tanısında altın standart (en duyarlı ve özgül) test invaziv bir yöntem olan Sekretin stimülasyon testidir; ancak klinik pratikte zorluğu nedeniyle yerini büyük oranda elastaz-1 ölçümüne bırakmıştır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 14Soru

4242 yaşında erkek hasta, 66 hafta önce geçirdiği ağır akut biliyer pankreatit atağı sonrası poliklinik kontrolüne geliyor. Hasta son 11 haftadır yemeklerden sonra belirginleşen erken doyma ve epigastrik bölgede dolgunluk hissi tanımlıyor. Yapılan fizik muayenede epigastrik bölgede palpasyonla hafif hassas, yaklaşık 88 cm çapında düzgün sınırlı kitle saptanıyor. Üst abdominal USG'de pankreas korpus komşuluğunda 7,57,5 cm çapında, ince duvarlı, içerisinde debris bulunmayan hipoekoik kistik lezyon izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Semptomatik olması nedeniyle endoskopik transmural drenaj planlanması

Cevap

Hastanın semptomatik olması ve kistin gelişiminden itibaren yeterli süre (66 hafta) geçmesi nedeniyle endoskopik transmural drenaj planlanmalıdır.
Pankreatik psödokistler, akut pankreatit sonrası en sık görülen kistik koleksiyonlardır. Tedavi kararında kistin boyutu (>6>6 cm) ve süresi (>6>6 hafta) klasik kriterler olsa da, günümüzde en güçlü endikasyon semptom varlığıdır. Bu hastada erken doyma ve karın ağrısı bası bulgusu olarak kabul edilir. Endoskopik transmural drenaj, cerrahi işleme göre daha az invaziv olduğu için ilk tercih edilen yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve radyolojik bulguları değerlendir.
Hastanın 66 hafta önceki akut pankreatit öyküsü ve USG'de saptanan ince duvarlı kistik yapı, tanının pankreatik psödokist olduğunu gösterir.
Psödokist, akut pankreatit atağından sonra gelişen ve epitel ile döşeli olmayan sıvı koleksiyonudur.
2
Drenaj endikasyonlarını kontrol et.
Hastada erken doyma ve epigastrik dolgunluk gibi bası semptomları mevcuttur; ayrıca kist boyutu 66 cm'den büyük ve üzerinden 66 haftadan fazla süre geçmiştir.
Semptomatik psödokistler, boyut ve süreden bağımsız olarak drenaj gerektirir.
3
Uygun tedavi yöntemini seç.
Modern klinik yaklaşımda, anatomik olarak uygunsa ilk seçenek endoskopik transmural (kistogastrostomi/kistoduodenostomi) drenajdır.
Endoskopik drenaj, cerrahiye göre daha düşük morbidite ve benzer başarı oranlarına sahiptir.

Anahtar Kavram

Pankreatik psödokist yönetiminde semptom varlığı, drenaj kararındaki en önemli kriterdir.

Alternatif Yöntem

Eğer endoskopik yöntem teknik olarak mümkün değilse veya başarısız olursa, laparoskopik veya açık cerrahi kistogastrostomi bir sonraki basamak olarak düşünülmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

4444 yaşında kadın hasta, ani başlayan epigastrik ağrı ve bulantı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde epigastrik hassasiyet dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz düzeyi 12001200 U/L (N: 01100-110), lipaz düzeyi 15001500 U/L (N: 01600-160) bulunuyor. Abdominal ultrasonografide safra kesesinde multipl milimetrik taşlar saptanıyor; koledok çapı 55 mm olup normal izleniyor. Hastanın takibinde klinik tablosu hızla düzeliyor, yatışının 33. gününde oral alımı tolere ediyor ve karaciğer fonksiyon testleri tamamen normale dönüyor. Bu hastada biliyer pankreatit nüksünü önlemek için kolesistektomi zamanlamasıyla ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı yatış döneminde, hasta taburcu edilmeden kolesistektomi yapılması

Cevap

Hafif seyirli biliyer pankreatit hastalarında kolesistektomi, aynı yatış döneminde taburcu edilmeden yapılmalıdır.
Biliyer pankreatit tanısı alan ve klinik tablosu hafif seyreden (organ yetmezliği veya nekroz olmayan) hastalarda, taburculuk öncesi kolesistektomi yapılması nüksleri ve biliyer komplikasyonları anlamlı derecede azaltır. Bu hastalarda karaciğer fonksiyon testlerinin ve semptomların düzelmesi cerrahi için yeterli kriterlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosu ve pankreatit şiddetinin değerlendirilmesi
Hızlı düzelme ve normal laboratuvar değerleri hastanın 'hafif' pankreatit geçirdiğini gösterir.
Yönetim planı pankreatitin şiddetine (hafif vs. şiddetli/nekrotizan) göre belirlenir.
2
Etiyolojik faktörün belirlenmesi
Ultrasonografide saptanan taşlar biliyer pankreatiti doğrular.
Safra taşına bağlı pankreatitlerde nüks riski çok yüksektir.
3
Cerrahi zamanlamasının planlanması
Nüksü önlemek için 'indeks' yatışta cerrahi yapılması kararı alınır.
Taburcu edilen hastaların önemli bir kısmı cerrahi yapılana kadar geçen sürede tekrar pankreatit veya biliyer kolik ile başvurur.

Anahtar Kavram

Hafif Biliyer Pankreatitte Kolesistektomi Zamanlaması

Daha Fazla Pratik

Şiddetli nekrotizan pankreatit varlığında kolesistektomi zamanlamasının neden ertelendiğini ve WON (walled-off necrosis) gelişim sürecini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

4646 yaşında kadın hasta, son 44 aydır özellikle perine, kasıklar ve alt ekstremitelerde yerleşen ağrılı ve kaşıntılı deri döküntüleri nedeniyle başvuruyor. Döküntüler eritematöz bir zemin üzerinde vezikül ve büllerle başlayıp, merkezden iyileşirken kenarlara doğru yayılan (migratuar) ve sonunda hiperpigmente krutlar bırakan bir seyir izlemektedir. Hastanın fizik muayenesinde glossit ve angular şelit saptanıyor. Özgeçmişinde bir ay önce geçirilmiş derin ven trombozu (DVTDVT) ve yeni tanı diabetes mellitus öyküsü olan hastanın laboratuvar incelemesinde normokrom normositer anemi ve hafif hiperglisemi (142142 mg/dL) dışında özellik saptanmıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glukagonoma

Cevap

Klinik bulgular ve laboratuvar verileri ışığında en olası tanı Glukagonoma'dır.
Hastada tarif edilen döküntü karakteri (eritemli zeminde büller, migratuar seyir ve krutlanma) nekrolitik migratuar eritemdir. Bu bulgu, pankreasın alfa hücrelerinden köken alan ve aşırı glukagon salgılayan bir nöroendokrin tümör olan glukagonoma için patognomoniktir. Hastadaki yeni başlangıçlı diyabet, derin ven trombozu öyküsü ve normokrom normositer anemi tanıyı destekleyen klasik '4D sendromu' bileşenleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Deri lezyonlarının karakterini analiz et.
Nekrolitik migratuar eritem (NME) saptandı.
Döküntünün merkezden iyileşip kenara yayılması ve büllöz karakteri bu lezyon için patognomoniktir.
2
Eşlik eden sistemik bulguları değerlendir.
Diabetes mellitus, DVT ve anemi varlığı görüldü.
Glukagonoma '4D sendromu' (Dermatitis, Diabetes, DVT, Depression/Decline) olarak bilinir.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Akrodermatit enteropatika ve diğer NET'ler elendi.
Klinik triadın tam uyumu tanıyı glukagonoma yönüne çeker.

Anahtar Kavram

Glukagonoma ve Nekrolitik Migratuar Eritem (NME)

Alternatif Yöntem

Tanıda en duyarlı yöntem serum glukagon düzeyinin ölçülmesidir (>500>500 pg/mL genellikle tanısaldır).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

3232 yaşında kadın hasta, son 22 haftadır belirginleşen halsizlik ve sarılık şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 55 yıldır ülseratif kolit tanısıyla izlendiği ve mesalazin kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede ikter saptanıyor, abdominal hassasiyet saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde total bilirubin 6.4 mg/dL6.4 \ mg/dL, direkt bilirubin 4.8 mg/dL4.8 \ mg/dL, ALP 450 U/L450 \ U/L, GGT 320 U/L320 \ U/L, AST 95 U/L95 \ U/L ve ALT 110 U/L110 \ U/L bulunuyor. Serum IgG4IgG4 düzeyi normal sınırlarda saptanıyor. Abdominal MRG'de pankreasta diffüz genişleme, parankimal ödem ve koledok distal segmentinde daralma izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 2 Otoimmün Pankreatit

Cevap

Tip 2 Otoimmün Pankreatit
Tip 2 otoimmün pankreatit (IDCP), Tip 1'den farklı olarak daha genç yaşlarda ortaya çıkar ve belirgin bir cinsiyet hakimiyeti göstermez. En karakteristik özellikleri serum IgG4IgG4 düzeyinin normal olması ve yaklaşık %3030 oranında Ülseratif Kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıkları ile birliktelik göstermesidir. Görüntülemede pankreasta izlenen diffüz genişleme (sosis görünümü) her iki tip AIP için de ortak bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Genç kadın hasta, sarılık ve bilinen ülseratif kolit tanısı mevcut.
Otoimmün pankreatit alt tiplerini ayırt etmek için yaş, cinsiyet ve ek hastalıklar kritiktir.
2
Görüntüleme bulgularını yorumla.
Pankreasta diffüz genişleme (sosis pankreas) ve distal koledok darlığı saptandı.
Bu radyolojik görünüm otoimmün pankreatit (AIP) için tipiktir ve adenokarsinom gibi fokal kitlelerden ayrım sağlar.
3
Serolojik belirteçleri analiz et.
Serum IgG4IgG4 düzeyi normal bulundu.
Normal IgG4 düzeyi, AIP tanısında Tip 1'den (LPSP) uzaklaştırıp Tip 2 (IDCP) tanısına yönlendirir.
4
Tanıyı sentezle.
Ülseratif kolit birlikteliği ve normal IgG4 ile uyumlu olan Tip 2 AIP tanısına ulaşılır.
Tip 2 AIP'de vakaların yaklaşık üçte birinde inflamatuar bağırsak hastalığı (İBH) eşlik eder.

Anahtar Kavram

Otoimmün Pankreatit (AIP) Alt Tiplerinin Ayırıcı Tanısı

Alternatif Yöntem

Histopatolojik inceleme (altın standart) yapılsaydı; Tip 1'de lenfoplazmasitik sklerozan pankreatit (LPSP), Tip 2'de ise 'Granulocytic Epithelial Lesion' (GEL) görülmesi tanıyı kesinleştirirdi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

5050 yaşında erkek hasta, son 66 aydır devam eden epigastrik ağrı, 88 kg kilo kaybı ve günde 33-44 kez tekrarlayan, kötü kokulu, tuvalet yüzeyinde yağlı tabaka bırakan dışkılama şikayetiyle başvuruyor. Hastanın öyküsünde uzun süreli ve yoğun alkol kullanımı mevcuttur. Yapılan tetkiklerinde batın tomografisinde pankreasta yaygın kalsifikasyonlar ve ana pankreatik kanalda dilatasyon izleniyor. Hastaya steatore nedeniyle uygun dozda (40.00040.000-50.00050.000 ünite lipaz/yemek) enterik kaplı pankreatik enzim replasman tedavisi (PERT) başlanıyor. Ancak 44 hafta sonraki kontrolde hastanın ishal ve yağlı dışkılama şikayetlerinin devam ettiği saptanıyor.

Bu hastada enzim tedavisinin etkinliğini artırmak için tedaviye eklenmesi gereken en uygun ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proton pompa inhibitörü

Cevap

Proton pompa inhibitörü eklenmesi, duodenal pH'ı yükselterek pankreatik enzimlerin inaktivasyonunu önler ve tedavinin etkinliğini artırır.
Kronik pankreatitte hem enzim hem de bikarbonat sekresyonu azalır. Bikarbonat azlığı nedeniyle duodenal pH asidik kalır. Enterik kaplı lipaz preparatları, asidik ortamda çözünemez veya ortam pH'ı enzim aktivitesi için uygun değildir. Proton pompa inhibitörü eklenmesi, mide asidini azaltarak duodenal pH'ın yükselmesini sağlar ve enzimlerin etkinleşmesine olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı doğrulayın
Alkol öyküsü, kalsifikasyon ve steatore bulguları kronik pankreatit tanısını kesinleştirir.
Hastanın klinik tablosu ve tomografi bulguları klasik kronik pankreatit bulgularıdır.
2
Tedavi başarısızlığını analiz edin
Yüksek doz enterik kaplı enzim tedavisine rağmen steatorenin devam etmesi, enzimlerin duodenumda aktifleşemediğini gösterir.
Enterik kaplı mikrokapsüllerin çözünmesi ve lipazın aktif kalması için duodenal pH'ın 6.06.0 üzerinde olması gerekir.
3
Fizyolojik engeli belirleyin
Kronik pankreatitte bikarbonat sekresyonu bozulduğu için mide asidi duodenumda yeterince nötralize edilemez.
Düşük duodenal pH, enzimlerin erken inaktivasyonuna veya enterik kaplamanın çözülememesine yol açar.
4
Çözüm üretin
Tedaviye proton pompa inhibitörü (PPI) ekleyerek gastrik asit sekresyonu baskılanmalıdır.
Asit baskılanması duodenal pH'ı yükseltir ve enzim replasman tedavisinin biyoyararlanımını artırır.

Anahtar Kavram

Kronik pankreatitte refrakter steatore yönetimi

Alternatif Yöntem

Eğer enterik kaplı olmayan enzim preparatları kullanılıyorsa, PPI kullanımı opsiyonel değil, enzimin midede parçalanmasını önlemek için zorunludur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

24 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden belirsiz karın ağrısı ve sol yan ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde alkol kullanımı veya bilinen bir sistemik hastalık öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede sol üst kadranda hafif hassasiyet dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum amilaz, lipaz ve karaciğer fonksiyon testleri normal sınırlarda; tümör belirteçleri (CEA ve CA 19-9) negatif bulunuyor. Abdominal Bilgisayarlı Tomografide (BT); pankreas kuyruk kesiminde 7 cm çapında, düzgün sınırlı, kalın bir kapsülle çevrili, hem solid hem de kistik (nekrotik) bileşenler içeren heterojen bir kitle izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Solid psödopapiller neoplazm

Cevap

Solid psödopapiller neoplazm (Frantz tümörü)
Soruda tarif edilen vaka 'Solid Psödopapiller Neoplazm' (SPN) veya eski adıyla Frantz tümörü için tipiktir. Bu tümörler karakteristik olarak genç kadınlarda (20-30 yaş) görülür. En sık pankreas gövde ve kuyruğunda yerleşir. Radyolojik olarak 'kapsüllü' olması ve dejenerasyona bağlı hem solid hem kistik (nekrotik/hemorajik) alanlar içermesi en belirgin özelliğidir. Prognozu mükemmeldir ve cerrahi rezeksiyon küratiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik özelliklerini analiz et
24 yaşında (genç) kadın hasta.
Pankreas kistik lezyonlarının ayırıcı tanısında yaş ve cinsiyet en önemli belirleyicidir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Pankreas kuyruğunda, düzgün sınırlı, kapsüllü, solid ve kistik karışık (heterojen) kitle.
Solid ve kistik bileşenlerin bir arada olması ve kalın kapsül varlığı spesifik bir bulgudur.
3
Tanıları eşleştir
Genç kadın + Kapsüllü solid/kistik kitle = Solid psödopapiller neoplazm.
Diğer seçenekler yaş grubu veya radyolojik görünüm ile uyuşmamaktadır.

Anahtar Kavram

Pankreas Kistik Neoplazmları Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Hastanın yaşına (24) ve cinsiyetine dikkat edin; bu tümör 'genç kadın tümörü' olarak bilinir.
2
Görüntülemede hem solid hem de sıvı (kistik) alanların bir arada olması ve kitlenin 'kapsüllü' olması anahtar kelimelerdir.

Daha Fazla Pratik

Pankreas kist sıvısı analizinde CEA ve Amilaz düzeylerinin yorumlanması.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 20Soru

48 yaşında erkek hasta, ağızdan taze kan gelmesi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde uzun yıllardır alkol kullanım öyküsü ve tekrarlayan karın ağrısı atakları olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede splenomegali saptanıyor ancak asit, palmar eritem veya spider anjiom gibi kronik karaciğer hastalığı bulguları izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde karaciğer fonksiyon testleri (AST, ALT, Bilirubinler) ve albümin düzeyi normal sınırlarda bulunuyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus normal görünümde iken, mide fundusunda yaygın varis yapıları tespit ediliyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik pankreatite bağlı splenik ven trombozu

Cevap

Kronik pankreatite bağlı splenik ven trombozu
Hastada tanımlanan tablo 'Sol Taraflı' veya 'Sinistral' Portal Hipertansiyondur. Bunun en sık nedeni, pankreas ile yakın komşuluğu nedeniyle kronik pankreatit veya pankreas tümörlerine bağlı gelişen Splenik Ven Trombozudur. Splenik ven tıkandığında, dalaktan gelen kan portal sisteme doğrudan dökülemez ve kısa gastrik venler (v. gastricae breves) yoluyla mide fundusuna yönelir. Bu durum, özofagus varisleri olmaksızın izole gastrik varislere yol açar. Karaciğer fonksiyonlarının normal olması sirozu dışlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Alkol öyküsü, tekrarlayan karın ağrıları (kronik pankreatit düşündürür), hematemez, splenomegali, normal karaciğer fonksiyonları.
Altta yatan hastalığı ve mevcut komplikasyonun kaynağını belirlemek için.
2
Endoskopik bulguları yorumla
Özofagus normal, ancak mide fundusunda izole varisler var.
Varislerin lokalizasyonu, portal hipertansiyonun tipini (genel vs. segmenter) ayırt etmede kilit noktadır.
3
Patofizyolojik bağlantıyı kur
Splenik ven, pankreasın hemen arkasından geçer. Kronik pankreatit inflamasyonu splenik ven trombozuna neden olabilir. Bu durumda kan, kısa gastrik venler yoluyla mideye döner ve 'izole gastrik varisler' oluşur.
Sol taraflı (sinistral) portal hipertansiyon tanısını doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sol taraflı (segmenter/sinistral) portal hipertansiyon, sıklıkla kronik pankreatit komplikasyonu olan splenik ven trombozu sonucu gelişir ve izole gastrik varislerle karakterizedir.

İpuçları

1
Hastada karaciğer hastalığı bulgusu yok, sorun sadece mide fundusundaki damarlarda ve dalakta.
2
Pankreasın hemen arkasından geçen büyük bir venin tıkanması, kanın mide duvarındaki damarlar üzerinden geri dönmesine neden oluyor.
3
Sol taraflı (sinistral) portal hipertansiyonu hatırlayın; splenik ven trombozu izole gastrik varis yapar.

Daha Fazla Pratik

Splenik ven trombozuna bağlı gastrik varis kanamalarında kesin tedavi seçeneği nedir? (Cevap: Splenektomi)
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Pankreas Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin