Hematoloji

406 soru

Soru 201Soru

6969 yaşında erkek hasta, son aylarda giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, lenfadenopati veya organomegali saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu bulgular elde ediliyor:

ParametreDeğer
Hemoglobin9.2 g/dL9.2 \text{ g/dL}
MCV106 fL106 \text{ fL}
Lökosit3.400/μL3.400/\mu\text{L}
Trombosit115.000/μL115.000/\mu\text{L}

Periferik yaymada nötrofillerde hiposegmentasyon (Pelger-Huet anomalisi) izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda hipersellülerite, eritroid seride disneoplazi ve %4\%4 oranında miyeloblast saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom

Cevap

En olası tanı Miyelodisplastik Sendromdur.
Verilen klinik tabloda yaşlı bir hastada pansitopeni, makrositoz, periferik yaymada disgranülopoez bulgusu olan Pelger-Huet anomalisi ve kemik iliğinde blast oranının %20\%20'den az olması tipik bir Miyelodisplastik Sendrom (MDS) sunumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı verilerini analiz et.
Hemoglobin düşük (9.2 g/dL9.2 \text{ g/dL}), MCVMCV yüksek (106 fL106 \text{ fL}), lökosit ve trombosit sayıları sınırda düşük (pansitopeni eğilimi).
Hastanın sitopeni tipini ve morfolojik ipuçlarını belirlemek için gereklidir.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Periferik yaymada Pelger-Huet anomalisi (disgranülopoez göstergesi) mevcut.
Displazi bulguları Miyelodisplastik Sendromlar için karakteristiktir.
3
Kemik iliği bulgularını ve blast oranını incele.
Hipersellüler ilik ve %4\%4 blast (WHO kriterlerine göre %20\%20'nin altında).
MDS tanısını koymak ve Akut Miyeloid Lösemi'den ayırmak için blast oranının belirlenmesi şarttır.

Anahtar Kavram

Yaşlı bir hastada sitopenilerle birlikte kemik iliğinde displazi bulgularının olması ve blast oranının %20\%20'nin altında kalması Miyelodisplastik Sendrom (MDS) tanısını koydurur.

İpuçları

1
Hastanın yaşına ve MCVMCV değerinin yüksekliğine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

MDS'de prognozu belirleyen IPSS-R skorlama sistemindeki kriterleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 202Soru

5858 yaşında kronik böbrek yetmezliği nedeniyle 33 yıldır hemodiyaliz programında olan erkek hasta, son 11 ayda giderek derinleşen halsizlik ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın anemisi için son 88 aydır subkutan rekombinant insan eritropoetini (rHuEPOrHuEPO) kullandığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde;

- Hemoglobin: 5.4 g/dL5.4\text{ g/dL}
- MCV: 92 fL92\text{ fL}
- Lökosit: 7.400/mm37.400/\text{mm}^3
- Trombosit: 260.000/mm3260.000/\text{mm}^3
- Retikülosit: %0\%0 (Mutlak retikülosit sayısı: 0/mm30/\text{mm}^3)
- Serum demiri ve ferritin: Normal

Kemik iliği aspirasyonunda miyeloid ve megakaryositik seriler normal izlenirken, eritroid öncülleri %0.5\%0.5'in altında bulunuyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritropoetin antikorlarına bağlı saf eritroid dizi aplazisi (PRCA)

Cevap

Eritropoetin antikorlarına bağlı saf eritroid dizi aplazisi (PRCA)
Saf eritroid dizi aplazisi (PRCA), kemik iliğinde eritroid öncüllerin seçici olarak yokluğu ve periferik kanda retikülositopeni ile karakterizedir. Rekombinant insan eritropoetini (rHuEPOrHuEPO) kullanan hastalarda bu ilaca karşı gelişen nötralize edici antikorlar, hem eksojen hem de endojen eritropoetini inhibe ederek derin bir anemiye yol açar. Bu durum özellikle diyaliz hastalarında subkutan uygulamalar sonrası bildirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
İzole derin anemi (5.4 g/dL5.4\text{ g/dL}), sıfır retikülosit ve normal lökosit/trombosit sayısı saptandı.
Tablonun bir 'pansitopeni' mi yoksa 'izole kemik iliği yetmezliği' mi olduğunu anlamak için diğer serilerin kontrol edilmesi gerekir.
2
Kemik iliği bulgularını değerlendir.
Miyeloid ve megakaryositik seriler normal, ancak eritroid öncüller yok denecek kadar az (%0.5\%0.5).
Bu bulgular hastada Saf Eritroid Dizi Aplazisi (Pure Red Cell Aplasia - PRCA) olduğunu doğrular.
3
Etyolojik faktörleri ve hasta geçmişini eşleştir.
Hastanın kronik böbrek yetmezliği (KBY) olması ve 88 aydır rekombinant eritropoetin (EPO) kullanıyor olması kritik ipucudur.
Rekombinant EPO kullanımı, nadir fakat ciddi bir komplikasyon olan anti-EPO antikor gelişimine ve buna bağlı PRCA'ya yol açabilir.

Anahtar Kavram

Eritropoetin (EPO) tedavisi alan kronik böbrek yetmezliği hastalarında aniden gelişen dirençli anemi ve retikülositopeni durumunda anti-EPO antikorlarına bağlı Saf Eritroid Dizi Aplazisi (PRCA) düşünülmelidir.
Soru 203Soru

68 yaşında erkek hasta, son 4 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen ek hastalığı olmayan hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve hafif taşikardi saptanıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.2 g/dL9.2\text{ g/dL}13.517.513.5 - 17.5
Hematokrit%28\%28%4150\%41 - 50
MCV72 fL72\text{ fL}8010080 - 100
RDW%19.5\%19.5%11.514.5\%11.5 - 14.5
Serum Demiri25 \mug/dL25\text{ \mu g/dL}6017060 - 170
SDBK (TIBC)490 \mug/dL490\text{ \mu g/dL}240450240 - 450
Ferritin6 ng/mL6\text{ ng/mL}2025020 - 250

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastanın laboratuvar bulgularında saptanan mikrositoz (düşük MCV) ile birlikte ferritin düzeyinin çok düşük (6 ng/mL6\text{ ng/mL}) olması ve total demir bağlama kapasitesinin (SDBK) artmış olması demir depolarının boşaldığını kesin olarak gösterir. Ayrıca RDW'nin yüksek olması (anizositoz), demir eksikliği sürecinde eritrosit boyutlarındaki heterojenliği yansıtarak tanıyı destekleyen klasik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendirin.
Hb 9.2 g/dL9.2\text{ g/dL} (anemi) ve MCV 72 fL72\text{ fL} (mikrositer).
Aneminin morfolojik sınıflandırmasını yaparak ayırıcı tanı listesini daraltmak için gereklidir.
2
RDW ve demir parametrelerini inceleyin.
RDW %19.5\%19.5 (artmış), Ferritin 6 ng/mL6\text{ ng/mL} (belirgin düşük), SDBK 490 \mug/dL490\text{ \mu g/dL} (artmış).
Mikrositer anemilerin ayırıcı tanısında demir depolarını ve eritrosit boyut varyasyonunu değerlendirmek esastır.
3
Verileri sentezleyerek tanıyı kesinleştirin.
Düşük ferritin, yüksek SDBK ve yüksek RDW varlığı.
Ferritin düşüklüğü demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik biyokimyasal bulgudur ve mikrositer anemi varlığında demir eksikliği anemisi tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde laboratuvar parametrelerinin (mikrositoz, yüksek RDW, düşük ferritin, yüksek SDBK) yorumlanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 204Soru

Alkolik karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen 58 yaşındaki erkek hasta, son haftalarda artan halsizlik ve sarılık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede belirgin hepatosplenomegali ve skleralarda ikter saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Hemoglobin: 8.2 g/dL, Retikülosit: %9, İndirekt Bilirubin: 4.8 mg/dL ve LDH: 650 U/L olarak bulunuyor. Direkt Coombs testi negatif saptanıyor. Periferik yayma incelemesinde eritrositlerin yüzeyinde düzensiz aralıklı, farklı uzunluklarda diken benzeri çıkıntılar (akantositoz) izleniyor. Bu hastada gelişen hemolitik aneminin patofizyolojisinde rol oynayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritrosit membranında serbest kolesterol birikimine bağlı membran akışkanlığının azalması

Cevap

Eritrosit membranında serbest kolesterol birikimine bağlı membran akışkanlığının azalması
Soruda tarif edilen vaka, ileri evre karaciğer hastalığı (özellikle alkolik siroz) zemininde gelişen Spur Hücreli Anemi (Akantositoz) tablosudur. Bu durumda karaciğerdeki lipoprotein metabolizması bozukluğu nedeniyle plazmada serbest kolesterol artar. Bu kolesterol, eritrosit membranının dış tabakasına (outer leaflet) pasif olarak transfer olur ve membran fosfolipidlerine göre kolesterol oranı artar. Sonuç olarak membran akışkanlığı azalır, rijit hale gelir ve eritrosit yüzeyinde düzensiz, diken benzeri çıkıntılar (akantositler) oluşur. Bu deforme hücreler dalak sinüzoidlerinden geçerken takılır ve yıkılarak hemolitik anemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Alkolik siroz zemininde gelişen, Coombs negatif, yüksek retikülositli hemolitik anemi.
Siroz hastalarında anemi sık görülür, ancak hemoliz bulguları (yüksek LDH, indirekt bilirubin, retikülosit) spesifik bir patolojiyi işaret eder.
2
Periferik yayma bulgusunu yorumla
Akantositoz (Dikenli/Spur hücreler).
Düzensiz diken benzeri çıkıntılar 'Spur Hücreli Anemi' (Acanthocytosis) için tipiktir.
3
Patofizyolojiyi belirle
Membranda serbest kolesterol birikimi.
İleri evre karaciğer hastalığında lipoprotein metabolizması bozulur, eritrosit membranına aşırı kolesterol yüklenir. Bu durum membranı rijit hale getirerek dalakta yıkıma (hemolize) neden olur.

Anahtar Kavram

Spur Hücreli Anemi (Akantositoz)
Soru 205Soru

Ateş ve gece terlemesi şikayetleri ile başvuran 3131 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde sol servikal ve sağ aksiller bölgelerde yaklaşık 3 cm3\text{ cm} çapında, ağrısız, hareketli ve lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen toraks ve batın tomografisinde diyafram altında lenfadenopatiye rastlanmıyor. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15CD15 ve CD30CD30 pozitif Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor. Evreleme amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde de lenfoma tutulumu izleniyor. Bu hasta için en uygun Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IV-B

Cevap

Hastalığın en uygun Ann Arbor evresi Evre IV-B'dir.
Ann Arbor evreleme sistemine göre; kemik iliği, karaciğer veya akciğer parankimi (bitişik olmayan) gibi lenfatik olmayan organların tutulumu, lenf nodu tutulumunun yaygınlığına bakılmaksızın hastalığı Evre IV olarak tanımlar. Bu vakada kemik iliği tutulumu saptandığı için evre IV'tür. Ayrıca ateş ve gece terlemesi sistemik 'B' semptomları arasında yer aldığından evreye 'B' eki eklenmelidir. Sonuç olarak en uygun evre IV-B'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu bölgelerini değerlendir
Servikal ve aksiller lenf nodları diyaframın üst kısmındadır (Evre II potansiyeli).
Ann Arbor evrelemesinde ilk adım tutulan lenfatik istasyonların diyaframa göre konumunu belirlemektir.
2
Ekstralenfatik organ tutulumunu kontrol et
Kemik iliği biyopsisinde tutulum saptanmıştır.
Kemik iliği, karaciğer veya diğer non-lenfoid organların yaygın/disemine tutulumu hastalığı doğrudan Evre IV yapar.
3
Sistemik belirtileri sorgula
Ateş ve gece terlemesi mevcuttur.
Ateş (>38°C), gece terlemesi veya son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı 'B' semptomlarını oluşturur.

Anahtar Kavram

Hodgkin lenfomada Ann Arbor evrelemesi ve kemik iliği tutulumunun evreye etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 206Soru

2424 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri süregelen halsizlik ve aralıklı sarılık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, sklera ikterik ve dalak palpasyonla kot kavisini 44 cm geçiyor olarak saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin8.88.8 g/dLg/dL
MCV9696 fLfL
Retikülosit%1414
İndirekt Bilirubin4.24.2 mg/dLmg/dL
LDH920920 U/LU/L
Direkt Coombs TestiNegatif
Ozmotik FrajiliteNormal

Periferik yaymada belirgin polikromazi ve ekinositler (dikenli hücreler) saptanıyor. Bu hastadaki aneminin klinik tablosunun, benzer hemoglobin düzeyine sahip diğer kronik hemolitik anemilere göre hasta tarafından daha iyi tolere edilmesini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritrosit içi 2,32,3-difosfogliserat (2,32,3-DPG) düzeyinin artması sonucu hemoglobin-oksijen disosiasyon eğrisinin sağa kayması

Cevap

Eritrosit içi 2,32,3-DPG artışına bağlı olarak hemoglobinin oksijen afinitesinin azalması ve eğrinin sağa kayması hastanın anemiyi daha iyi tolere etmesini sağlar.
Pirüvat kinaz eksikliği, eritrosit içi 2,32,3-difosfogliserat (2,32,3-DPG) düzeylerinde belirgin bir artışa yol açar. 2,32,3-DPG, hemoglobine bağlanarak onun dokulara oksijen bırakma yeteneğini artırır, yani hemoglobin-oksijen disosiasyon eğrisini sağa kaydırır. Bu durum, anemik olan hastanın dokularına oksijen sunumunu optimize ettiği için, aneminin diğer benzer şiddetteki hemolitik süreçlere göre klinik olarak daha iyi tolere edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle.
Kronik hemoliz bulguları (indirekt bilirubin, LDH yüksek, splenomegali) mevcut. Coombs negatifliği immün olmayan hemolizi, normal ozmotik frajilite herediter sferositoz olmadığını gösterir.
Tanıya ulaşmak için ayırıcı tanı parametreleri değerlendirilmelidir.
2
Spesifik morfolojik bulguyu yorumla.
Periferik yaymadaki ekinositler (dikenli hücreler) pirüvat kinaz (PK) eksikliği için karakteristiktir.
Morfoloji, enzim eksikliklerinin ayrımında kritik bir ipucudur.
3
Patofizyolojik süreci belirle.
PK eksikliği glikolizin son basamağını bloke eder. Bu durum hem ATP azalmasına hem de bir önceki basamaklarda yer alan 1,31,3-BPG'den 2,32,3-DPG üretiminin artmasına yol açar.
Biyokimyasal blokajın klinik yansımalarını anlamak gerekir.
4
Klinik tolerans mekanizmasını açıkla.
Artan 2,32,3-DPG, hemoglobinin dokulara oksijeni daha kolay bırakmasını sağlar (sağa kayma).
Bu mekanizma, hastanın düşük hemoglobin seviyelerine rağmen neden daha az semptomatik olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Pirüvat Kinaz Eksikliğinde 2,32,3-DPG Artışı ve Oksijen Disosiasyon Eğrisi
Soru 207Soru

Etiyolojisi saptanmayan bir akut hepatit atağını takip eden sekizinci haftada; progresif halsizlik ve mukozal kanama şikayetleri ile başvuran genç bir hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin6,8 g/dL6,8\ g/dL
MCV102 fL102\ fL
Retikülosit%0,1\%0,1
Beyaz Küre1.200/μL1.200/\mu L
Mutlak Nötrofil Sayısı (ANS)350/μL350/\mu L
Trombosit12.000/μL12.000/\mu L

Kemik iliği biyopsisinde %15\%15 hücresellik ve yağlı replasman saptanan bu olguyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu klinik tabloya neden olan etken genellikle Hepatit A veya Hepatit B virüsleridir.

Cevap

Etiyolojide sorumlu ajan genellikle bilinen hepatit virüsleri değil, seronegatif (non-A, non-B, non-C) virüslerdir.
Hepatit ilişkili aplastik anemi (HAAA), klinik olarak genellikle bir akut hepatit atağını takip eden 232-3 ay içinde ortaya çıkar. Yapılan çalışmalarda bu tabloya neden olan etkenin vakaların çoğunda Hepatit A, B veya C olmadığı, 'seronegatif' olarak adlandırılan tanımlanamamış virüsler olduğu gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Camitta kriterlerine göre şiddet sınıflaması yapılması
ANS 350/μL350/\mu L (<500<500) ve Trombosit 12.000/μL12.000/\mu L (<20.000<20.000) olduğu için vaka Ağır Aplastik Anemi (SAA) olarak sınıflandırılır.
Tedavi algoritması hastalığın şiddetine göre belirlenir.
2
Etiyolojik analizin yapılması
Akut hepatit sonrası gelişen tablonun genellikle seronegatif virüslerle ilişkili olduğu saptanır.
Hepatit ilişkili aplastik anemi spesifik bir klinik fenotiptir.
3
Tedavi planının oluşturulması
Genç hasta ve SAA tablosu varlığında, uygun donör varsa kök hücre nakline yönlendirme yapılır.
Genç yaşta allojenik nakil, immünosupresif tedaviye göre daha yüksek kür oranına sahiptir.

Anahtar Kavram

Hepatit ilişkili aplastik anemi etiyolojisi ve şiddet kriterleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

38 yaşında kadın hasta, son iki aydır belirginleşen baş ağrısı ve parmak uçlarında sıcakla artan ağrılı yanma (eritromelalji) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde hemoglobin (HbHb) 13,1g/dL13,1 g/dL, lökosit 8.800/mm38.800/mm^3 ve trombosit sayısı 1.150.000/mm31.150.000/mm^3 olarak bulunuyor. Moleküler incelemede JAK2JAK2 V617FV617F mutasyonu pozitif saptanıyor. Bu hastada Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositemi (ET) tanısını kesinleştirmek amacıyla yapılacak kemik iliği biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük, olgun ve hiperlobüle çekirdekli megakaryositlerin sayısında artış

Cevap

Büyük, olgun ve hiperlobüle çekirdekli megakaryositlerin sayısında artış saptanması
DSÖ 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositemi (ET) tanısı için kemik iliği biyopsisinde miyeloid veya eritroid seri artışı olmaksızın, hiperlobüle (çok loblu) çekirdekli, büyük ve olgun megakaryositlerin sayısında artış görülmesi majör bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Yüksek trombosit sayısı (>450.000>450.000), eritromelalji ve JAK2JAK2 pozitifliği miyeloproliferatif bir neoplaziyi (özellikle ET veya PV) düşündürür.
Hastanın semptomları ve trombosit düzeyi öncelikle ET tanısına yönlendirir.
2
Ayırıcı tanı için hemoglobin düzeyine bak
Hemoglobin 13,1g/dL13,1 g/dL (kadın hasta için <16,0g/dL<16,0 g/dL), bu durum tanıyı Polisitemia Vera'dan uzaklaştırır.
PV tanısı için hemoglobin veya hematokrit yüksekliği majör kriterdir.
3
DSÖ 2022 ET morfolojik kriterlerini hatırla
ET tanısı için kemik iliğinde büyüklüğü artmış, hiperlobüle çekirdekli, olgun megakaryosit artışı gösterilmelidir.
ET'yi özellikle prefibrotik miyelofibrozisten ayıran en temel özellik budur.

Anahtar Kavram

DSÖ 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositemi tanısında kemik iliği morfolojisi 'olgun ve hiperlobüle megakaryosit artışı' ile karakterizedir; granülositik veya eritroid seri artışı beklenmez.

Daha Fazla Pratik

DSÖ 2022 PV kriterlerinde kemik iliği biyopsisinin hangi durumlarda feragat edilebileceğini (waived) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 209Soru

6363 yaşında erkek hasta, boyunda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgede yaklaşık 22 cm çapında, ağrısız, hareketli lenfadenopatiler saptanıyor; hepatosplenomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 32.000/μL32.000/\mu L (82%82\% lenfosit), hemoglobin 13,813,8 g/dL, trombosit 195.000/μL195.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada olgun görünümlü küçük lenfositler ve yaygın "smudge" (Gumprecht gölgeleri) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD20CD20 (düşük yoğunlukta ++) ve CD23(+)CD23(+) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve prognostik belirteçler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı Kronik Lenfositik Lösemi'dir ve ZAP-70 pozitifliği kötü prognoz göstergesidir.

Cevap

Tanı Kronik Lenfositik Lösemi olup, ZAP-70 pozitifliği hastalığın daha agresif seyredeceğini gösteren kötü prognostik bir faktördür.
Hastanın klinik tablosu (lenfadenopatiler), periferik kan bulguları (lenfositoz, smudge hücreleri) ve immunofenotipik özellikleri (CD5+CD5+, CD23+CD23+) tipik olarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) ile uyumludur. KLL'de ZAP-70 ekspresyonu ve CD38 pozitifliği, biyolojik olarak daha agresif olan mutasyona uğramamış IgHV geni ile ilişkili olup kötü prognoz göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Hastada ağrısız lenfadenopatiler, belirgin lenfositoz ve periferik yaymada tipik smudge hücreleri (Gumprecht gölgeleri) mevcuttur.
Bu bulgular öncelikle bir kronik lenfoproliferatif hastalığı, özellikle KLL'yi düşündürür.
2
Akım sitometrisi bulgularını yorumla.
CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) sonuçları Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısını doğrular.
Mantle Hücreli Lenfoma'da CD5(+)CD5(+) olsa da CD23()CD23(-) olması beklenir; bu ayrım tanı için kritiktir.
3
Prognostik belirteçleri değerlendir.
ZAP-70 ve CD38 pozitifliği ile del(17p)del(17p) varlığı kötü prognozu gösterirken; del(13q)del(13q) ve mutasyona uğramış IgHV iyi prognozu gösterir.
KLL'de risk sınıflandırması tedavi ve takip planı için temel oluşturur.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi Tanısı ve Prognostik Faktörleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 210Soru

72 yaşında kadın hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik, nefes darlığı ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor; hepatosplenomegali izlenmiyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin7.8 g/dL7.8 \text{ g/dL}
MCV108 fL108 \text{ fL}
Lökosit2.100/μL2.100/\mu\text{L} (Mutlak nötrofil: 850/μL850/\mu\text{L})
Trombosit38.000/μL38.000/\mu\text{L}

Kemik iliği aspirasyonunda eritroid ve granülositik seride belirgin displazi ile birlikte %7 oranında miyeloblast saptanıyor. Sitogenetik incelemede kompleks karyotip (5,7,del(17p)-5, -7, \text{del}(17\text{p})) saptanırken, moleküler analizde (NGS) iki farklı TP53TP53 mutasyonu (VAF %38 ve %45) tespit ediliyor.

Güncel uluslararası sınıflama sistemlerine (WHO 2022 / ICC) göre bu hasta için en uygun tanısal tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biallelik TP53 inaktivasyonu izlenen miyelodisplastik sendrom

Cevap

Biallelik TP53 inaktivasyonu izlenen miyelodisplastik sendrom
Biallelik TP53 inaktivasyonu izlenen miyelodisplastik sendrom tanısı, WHO 2022 ve ICC 2022 sınıflamalarında yer alan, blast oranı %20'nin altında olan ancak iki veya daha fazla TP53 mutasyonu saptanan ya da bir mutasyon ile birlikte del(17p) veya kompleks karyotip gibi biallelik inaktivasyonu destekleyen bulguları olan hastalar için kullanılan spesifik bir kategoridir. Bu hastaların prognozu oldukça kötüdür ve tedaviye dirençlidirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve kemik iliği bulgularını değerlendir
Makrositer anemi, nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) mevcut. Kemik iliğinde %7 blast ve multilineaj displazi var.
Miyelodisplastik sendrom (MDS) şüphesini doğrulamak ve klasik morfolojik evrelemeyi yapmak.
2
Sitogenetik ve moleküler verileri analiz et
Kompleks karyotip ve iki farklı TP53 mutasyonu (biallelik tutulumu düşündüren yüksek VAF değerleri) saptanmıştır.
MDS sınıflamasında genetik belirteçlerin morfolojiden üstün olduğu durumları belirlemek.
3
Güncel sınıflama kriterlerini uygula
WHO 2022'ye göre, blast oranı <%20 olan ve biallelik TP53 mutasyonu (veya tek mutasyon + del(17p)) taşıyan hastalar 'Biallelik TP53 inaktivasyonu izlenen MDS' kategorisine girer.
Bu grubun prognozu klasik MDS-EB gruplarından çok daha kötüdür ve blast oranından bağımsızdır.

Anahtar Kavram

Biallelik TP53 mutasyonu izlenen MDS, blast oranına bakılmaksızın ( <%20) en kötü prognostik grubu temsil eden ayrı bir klinik antitedir.

Daha Fazla Pratik

IPSS-M (Molecular IPSS) skorlama sisteminin TP53 mutasyon yüküne göre nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 211Soru

3636 yaşında erkek hasta, sağ boyun bölgesinde yaklaşık 22 aydır bulunan ağrısız kitle şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ servikal ve sağ aksiller bölgelerde lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen toraks BT incelemesinde sağ hiler lenfadenopati ve bu lenf nodundan direkt komşuluk yoluyla sağ akciğer üst lob parankimine sınırlı invazyon izleniyor. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15(+)CD15(+) ve CD30(+)CD30(+) Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor. Abdominal görüntüleme ve kemik iliği biyopsisi normal bulunan hastanın ateş, gece terlemesi veya kilo kaybı öyküsü yoktur. Bu hasta için Ann Arbor sistemine göre en uygun evreleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre II-E

Cevap

Hastanın evresi, diyaframın üstünde birden fazla bölge tutulumu ve komşu akciğer dokusuna direkt invazyon nedeniyle Evre II-E'dir.
Ann Arbor evreleme sistemine göre; diyaframın aynı tarafında (bu vakada üzerinde) iki veya daha fazla lenf nodu bölgesinin tutulması Evre II olarak tanımlanır. Tutulu bir lenf nodu bölgesinden direkt komşuluk yoluyla (kontigüite) sınırlı bir ekstranodal organa (akciğer) yayılım olması durumunda ise evreye 'E' (Extranodal) eki getirilir. Hastada B semptomları bulunmadığı için evreleme II-E olarak kesinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu bölgelerinin diyaframa göre konumunu belirle.
Sağ servikal, sağ aksiller ve sağ hiler bölgelerin tamamı diyaframın üzerindedir.
Ann Arbor sisteminde evre I ve II aynı taraflı, evre III iki taraflı tutulumu ifade eder.
2
Ekstranodal tutulumun niteliğini değerlendir.
Akciğer tutulumu, hiler lenf nodundan direkt komşuluk yoluyla (contiguous) ve sınırlıdır.
Sınırlı ve direkt komşulukla olan ekstranodal tutulumlar 'E' (Extranodal) eki ile belirtilirken, disemine tutulumlar Evre IV olarak kabul edilir.
3
B semptomlarının varlığını kontrol et.
Ateş, gece terlemesi ve son 6 ayda %10'dan fazla kilo kaybı saptanmamıştır.
B semptomlarının yokluğu 'A' eki ile (genellikle yazılmaz), varlığı 'B' eki ile belirtilir.

Anahtar Kavram

Ann Arbor Evrelemesinde 'E' Suffixi ve Direkt Komşuluk Kriteri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 212Soru

26 yaşında kadın hasta, son bir haftadır diş eti kanaması ve vücudunda yaygın morluklar şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular şöyledir:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.87.8 g/dL
Lökosit1.5001.500/mm³
Trombosit12.00012.000/mm³
PT / aPTTUzamış
Fibrinojen110110 mg/dL

Periferik yaymada sitoplazmasında çok sayıda Auer cisimciği (faggot hücreleri) içeren blastlar izleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ile başvuran hastada en olası sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)

Cevap

En olası sitogenetik bozukluk t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Hastada saptanan pansitopeni, ağır kanama eğilimi ve hipofibrinojenemi ile karakterize koagülopati tablosu Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) klinik sunumudur. Periferik yaymada görülen ve çok sayıda Auer cisimciği içeren hücrelerin (faggot cells) varlığı bu tanıyı kesinleştirir. APL tanısında saptanan temel genetik bozukluk ise t(15;17) translokasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada pansitopeni ve Disemine İntravasküler Koagülasyon (DİK) tablosu (uzamış koagülasyon testleri, düşük fibrinojen) mevcuttur.
Kanama semptomları ve laboratuvar değerleri akut bir löseminin tüketim koagülopatisi ile komplike olduğunu gösterir.
2
Morfolojik bulguyu yorumla.
Sitoplazmada çok sayıda Auer cisimciği içeren 'faggot' hücrelerinin görülmesi Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3) için patognomoniktir.
Auer cisimciklerinin demetler halinde bulunması M3 alt tipinin en ayırıcı özelliğidir.
3
Tanıya özgü sitogenetik bozukluğu belirle.
AML M3 tanısında %95'ten fazla oranda t(15;17) translokasyonu saptanır.
Bu translokasyon 15. kromozomdaki PML geni ile 17. kromozomdaki RARA geninin birleşmesine yol açarak promiyelositik matürasyonu durdurur.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3), t(15;17) translokasyonu ve eşlik eden ağır DİK tablosu ile karakterize medikal bir acildir.

Alternatif Yöntem

Koagülopati (DİK) bulgusu görüldüğünde AML alt tipleri içinde ilk olarak M3 (Promiyelositik) ve M5 (Monositik) düşünülmelidir. Auer cisimciği (faggot) varlığı tanıyı M3'e yönlendirir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 213Soru

68 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taraması sırasında saptanan lökositoz nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın herhangi bir şikayeti olmayıp fizik muayenesi tamamen normaldir; lenfadenopati veya organomegali saptanmamıştır. Laboratuvar incelemelerinde lökosit sayısı 26.500/μL26.500/\mu L (lenfosit oranı %84), hemoglobin 14.8g/dL14.8 g/dL ve trombosit sayısı 225.000/μL225.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada olgun görünümlü lenfositler ve çok sayıda ezilmiş hücre (smudge cells) izleniyor. Akım sitometrisinde (flow cytometry) CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik Lenfositik Lösemi

Cevap

Kronik Lenfositik Lösemi
Doğru seçenek olan Kronik Lenfositik Lösemi; yaşlı hastalarda en sık görülen lösemi türüdür. Tanı için periferik kanda lenfosit sayısının >5000/μL>5000/\mu L olması, periferik yaymada 'smudge cells' görülmesi ve akım sitometrisinde CD19, CD20 gibi B hücre markerları ile birlikte CD5 ve CD23 pozitifliği saptanması tipiktir. Bu hasta Rai Evre 0 (sadece lenfositoz) olduğu için asemptomatik seyretmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Yaşlı hasta, asemptomatik lenfositoz (>5000/μL>5000/\mu L), normal hemoglobin ve trombosit düzeyi.
Kronik lenfoproliferatif hastalıkların başlangıç değerlendirmesi için tam kan sayımı kritiktir.
2
Periferik yayma incelemesi
Ezilmiş hücrelerin (smudge cells / Gumprecht hücreleri) varlığı.
KLL'de lenfositler frajildir ve yayma hazırlığı sırasında kolayca parçalanarak bu görüntüyü oluşturur.
3
İmmünofenotipik doğrulama
CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) fenotipi.
Bu marker kombinasyonu KLL için tanısal olup, özellikle CD23 pozitifliği Mantle hücreli lenfomadan ayrımda en önemli kriterdir.

Anahtar Kavram

KLL tanısında en önemli laboratuvar bulguları izole lenfositoz, periferik yaymada smudge cells ve CD5/CD19/CD23 pozitif akım sitometrisi bulgularıdır.

Daha Fazla Pratik

KLL'de kötü prognoz göstergelerini (17p delesyonu, mutasyona uğramamış IgVH, CD38 ve ZAP-70 pozitifliği) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 214Soru

72 yaşında kadın hasta, son 33 aydır devam eden belirgin halsizlik, gece terlemesi ve yaklaşık 66 kg kilo kaybı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde; traube alanı kapalı olup splenomegali (kostal marjı 66 cm geçiyor) saptanıyor; ancak belirgin periferik lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; Hb:9,4g/dLHb: 9,4 g/dL, BK:78.500/μLBK: 78.500/\mu L (%85 lenfosit), Plt:92.000/μLPlt: 92.000/\mu L bulunuyor. Periferik yaymada "ezik hücreler" (Gumprecht) dikkati çekiyor. Yapılan akım sitometrisi ve sitogenetik analiz sonuçları aşağıdadır:

Belirteç / AnalizSonuç
CD5CD5Pozitif
CD19CD19Pozitif
CD23CD23Pozitif
CD20CD20Zayıf Pozitif
sIgsIg (yüzey immünglobülin)Zayıf Pozitif
Sitogenetik (FISHFISH)del(17p)del(17p) pozitif

Bu hasta için en olası evreleme ve tercih edilmesi gereken ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Binet C; İbrutinib ile hedefe yönelik tedavi başlanmalıdır.

Cevap

Binet C evresindeki hastada 17p delesyonu varlığı nedeniyle İbrutinib ile hedefe yönelik tedavi başlanmalıdır.
Hastanın hemoglobin (9,4g/dL9,4 g/dL) ve trombosit (92.000/¼L92.000/¼L) değerleri Binet sınıflamasına göre direkt olarak Binet C evresine karşılık gelir. Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı akım sitometrisindeki CD5, CD19 ve özellikle CD23 pozitifliği ile zayıf CD20/sIg ekspresyonu sayesinde kesinleşmiştir. Sitogenetik analizde saptanan 17p delesyonu, en kötü prognostik faktör olup p53 yolağının bozulmasına neden olur. Bu durumda Fludarabin gibi kemoterapötikler etkisiz kaldığından, bir BTK inhibitörü olan İbrutinib ilk basamakta tercih edilen tedavi seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve Laboratuvar Değerlendirmesi
Yaşlı hasta, B semptomları, splenomegali, lenfositoz ve sitopeni (anemi/trombositopeni).
Kronik lenfoproliferatif hastalık ön tanısını desteklemek.
2
İmmünofenotipleme Analizi
CD5+, CD19+, CD23+, zayıf CD20 ve zayıf sIg.
Bu patern tipik Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısını doğrular. Mantle hücreli lenfoma CD23- olmasıyla dışlanır.
3
Evreleme
Hb<10g/dLHb < 10 g/dL ve Plt<100.000/¼LPlt < 100.000/¼L olduğu için Binet C (Rai IV).
Tedavi kararını ve prognozu belirlemek.
4
Moleküler Belirteç ve Tedavi Seçimi
del(17p)del(17p) pozitifliği saptandı.
17p delesyonu TP53 kaybı demektir; bu hastalar kemoterapiye (FCR, BR vb.) dirençlidir. BTK inhibitörü olan İbrutinib bu grupta ilk basamak standart tedavidir.

Anahtar Kavram

KLL'de Binet C/Rai III-IV evresi ve del(17p) varlığında kemo-immünoterapi yerine hedefe yönelik ajanların (BTK inhibitörleri) tercih edilmesi.

Daha Fazla Pratik

KLL'de Richter transformasyonu gelişiminde klinik ve laboratuvar ipuçlarını (ani gelişen LDH artışı, hızlı büyüyen lenfadenopatiler) gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 215Soru

3434 yaşında kadın hasta, ani başlayan karın ağrısı ve karında şişlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede asit ve masif splenomegali saptanıyor. Doppler ultrasonografide hepatik venlerin tromboze olduğu (Budd-Chiari sendromu) izleniyor. Laboratuvar bulgularında hemoglobin 15.2 g/dL15.2 \text{ g/dL}, hematokrit %46\%46, lökosit 12.400/μL12.400/\mu\text{L}, trombosit 510.000/μL510.000/\mu\text{L} ve serum eritropoietin (EPO) düzeyi düşük saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde panmiyeloz (eritroid, granülositik ve megakaryositik seride artış) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve tanıyı doğrulamak için yapılması gereken ilk tetkik aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polisitemia vera - JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyon analizi

Cevap

Polisitemia vera tanısı için en uygun ilk adım JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyon analizidir.
Doğru seçenek Polisitemia Vera ve JAK2 mutasyon analizidir. WHO 2022 kriterlerine göre PV tanısı için 3 majör kriter (Hb > 16.0 g/dL, panmiyeloz, JAK2 mutasyonu) veya 2 majör + 1 minör (düşük EPO) kriter gereklidir. Bu hastada panmiyeloz (Majör 2) ve düşük EPO (Minör) saptanmış olup, splanknik ven trombozu varlığı 'maskelenmiş' bir sunumu destekler. JAK2 mutasyonunun gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç kadın hastada Budd-Chiari sendromu (hepatik ven trombozu) ve splenomegali mevcuttur.
Splanknik ven trombozları, miyeloproliferatif neoplazilerin (özellikle PV) ilk prezentasyonu olabilir.
2
Laboratuvar verilerini analiz et
Hb/Hct değerleri WHO sınırlarının (16.0 g/dL16.0 \text{ g/dL} / %48\%48) hemen altında olsa da serum EPO düzeyi düşüktür.
Splenomegaliye bağlı plazma volümü artışı ve sekestrasyon, gerçek eritrosit kitlesini maskeleyerek Hb/Hct değerlerini normal sınırlarda gösterebilir (Maskelenmiş PV).
3
Kemik iliği bulgularını yorumla
Kemik iliğinde panmiyeloz (üç seride de artış) saptanmıştır.
Panmiyeloz, WHO 2022 kriterlerine göre PV için majör bir tanı kriteridir.
4
Tanıyı ve genetik belirteci tanımla
Bulgular Polisitemia Vera (PV) ile uyumludur; tanı için JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyonu bakılmalıdır.
PV hastalarının >%95>\%95'inde JAK2 V617FJAK2 \text{ V617F} mutasyonu pozitiftir.

Anahtar Kavram

Maskelenmiş Polisitemia Vera (Masked PV) ve WHO 2022 Tanı Kriterleri
Soru 216Soru

3535 yaşında kadın hasta, son 22 aydır boyun bölgesinde ele gelen şişlik ve şiddetli kaşıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede sağ servikal ve sol supraklaviküler zincirde büyüklükleri 2.532.5-3 cm arasında değişen, ağrısız, mobil, lastik kıvamlı lenfadenopatiler saptanıyor. Hastanın sistem sorgusunda ateş, gece terlemesi veya son 66 ayda vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kilo kaybı öyküsü saptanmıyor. Toraks ve batın bilgisayarlı tomografisinde (BT) mediastinal lenf nodlarında büyüme ve dalakta multipl hipodens nodüler lezyonlar izlenirken; karaciğer ve kemik iliği normal olarak değerlendiriliyor. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15CD15 ve CD30CD30 pozitif, Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor. Bu hastanın klinik durumu Ann Arbor evreleme sistemine göre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA

Cevap

Hastanın klinik evresi, diyaframın her iki yanında lenfatik tutulum olması ve B semptomlarının bulunmaması nedeniyle Evre IIIA'dır.
Hastada diyaframın üzerinde (servikal, supraklaviküler, mediastinal) ve altında (dalak) lenfatik doku tutulumu mevcuttur. Bu durum Ann Arbor sistemine göre Evre III'ü işaret eder. Hastada B semptomları (ateş >38C>38^{\circ}C, gece terlemesi, 66 ayda >%10>\%10 kilo kaybı) bulunmadığı için evre 'A' olarak nitelendirilir. Kaşıntı Hodgkin lenfomada sık görülse de evrelemeyi değiştiren bir B semptomu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Tutulan lenfatik bölgelerin diyaframla ilişkisini analiz etmek.
Servikal, supraklaviküler ve mediastinal bölgeler diyafram üstü; dalak ise diyafram altı lenfatik bölgedir.
Ann Arbor evrelemesinde diyaframın her iki yanındaki tutulum Evre III olarak tanımlanır.
2
B semptomlarının varlığını kontrol etmek.
Ateş, gece terlemesi ve anlamlı kilo kaybı yoktur; kaşıntı evreleme kriteri değildir.
Semptomların varlığı evre sonuna 'B', yokluğu 'A' harfinin eklenmesini sağlar.
3
Dalağın evrelemedeki rolünü belirlemek.
Dalak tutulumu ekstranodal değil, lenfatik tutulum kabul edilir.
Dalak tutulumu Evre III kapsamında değerlendirilir (Evre IIIS).

Anahtar Kavram

Ann Arbor evreleme sisteminde dalak lenfatik bir organ kabul edilir ve kaşıntı B semptomu sayılmaz.

Daha Fazla Pratik

Ann Arbor evrelemesinde 'E' (ekstranodal komşuluk) ve 'S' (dalak) belirteçlerinin detaylarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 217Soru

5858 yaşında kadın hasta, check-up sırasında saptanan lökositoz (28.000/mm328.000/mm^3) nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanıyor, ancak lenfadenopati izlenmiyor. Periferik yaymasında lenfositoz ve çok sayıda ezilmiş (smudge) hücre görülüyor. Akım sitometrisinde (flow cytometry) hücrelerin CD5CD5, CD19CD19 ve CD23CD23 pozitif olduğu belirleniyor. Bu hastada en iyi prognoz (uzun sağkalım) ile ilişkili olduğu bilinen sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzole 13q1413q14 delesyonu

Cevap

İzole 13q1413q14 delesyonu, Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) hastalarında en iyi prognoz ve en uzun beklenen sağkalım süresi ile ilişkili sitogenetik bulgudur.
KLL'de sitogenetik anomaliler sağkalımı belirleyen en güçlü parametrelerdir. İzole 13q1413q14 delesyonu hastaların yaklaşık %55'inde görülür ve en iyi prognozla (medyan sağkalım >133 ay) ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle
Lökositoz, smudge hücreleri ve CD5+/CD19+/CD23+CD5+/CD19+/CD23+ immunofenotip KLL tanısını kesinleştirir.
Tanının doğru konulması, uygun prognostik belirteçlerin seçilmesi için temeldir.
2
Sitogenetik risk sınıflamasını hatırla
KLL'de 13q13q (iyi), Trizomi 1212 (orta), 11q11q ve 17p17p (kötü) risk gruplarını oluşturur.
Döhler-Dohner hiyerarşisine göre sağkalım süreleri bu anomalilere göre belirlenir.
3
En iyi prognozu belirleyen anomaliyi seç
İzole 13q1413q14 delesyonu, genel popülasyona yakın bir sağkalım süresi sunar.
Soru kökünde 'en iyi prognoz' kriteri sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) prognozunu belirleyen temel sitogenetik belirteçler ve bunların klinik yansımaları.

Alternatif Yöntem

Rai evreleme sistemi kullanılarak da prognoz öngörülebilir. Splenomegali varlığı (Evre II), hastanın orta risk grubunda olduğunu gösterse de, sitogenetik anomaliler evreden bağımsız olarak biyolojik davranışı belirler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 218Soru

2828 yaşında erkek hasta, bir aydır devam eden halsizlik, kemik ağrıları ve bacaklarında yeni gelişen morluklar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.4 g/dL8.4\text{ g/dL}, lökosit 14.200/mm314.200\text{/mm}^3 ve trombosit 32.000/mm332.000\text{/mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada %4545 oranında, geniş sitoplazmalı, bazıları Auer cisimciği içeren blastik hücreler görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastlar saptanırken; akım sitometrisinde bu hücrelerin CD13, CD33 ve CD34'ün yanı sıra CD19 ve CD56 eksprese ettiği belirleniyor. Bu hastada en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

Hücrelerin myeloid belirteçlerin (CD13, CD33, MPO) yanı sıra atipik olarak B-lenfosit belirteci olan CD19 ve CD56 eksprese etmesi t(8;21)t(8;21) translokasyonu için karakteristiktir.
Vakada tanımlanan blastlar miyeloid kökenli (MPO+, Auer rods+) olmasına rağmen, CD19 ve CD56 gibi atipik belirteçler taşımaktadır. Bu immünofenotipik profil, WHO sınıflandırmasında t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22) (RUNX1-RUNX1T1) mutasyonu ile seyreden AML için oldukça spesifiktir. Ayrıca bu grupta CD56 ekspresyonunun bulunması kötü prognostik bir gösterge olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Anemi, trombositopeni ve periferik yaymada Auer cisimciği içeren blastlar Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısını koydurur.
Blastlarda Auer cisimciğinin görülmesi miyeloid seriye spesifiktir.
2
İmmünofenotipik belirteçlerin analizi
CD13, CD33 ve MPO pozitifliği miyeloid lineage'ı doğrular; CD19 ve CD56 ise 'lineage infidelity' (seri dışı ekspresyon) gösterir.
Bazı sitogenetik alt gruplar kendilerine özgü atipik yüzey antijenleri eksprese ederler.
3
Sitogenetik eşleştirme
AML'de CD19 pozitifliği en sık t(8;21)t(8;21) ile ilişkilidir.
t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22) translokasyonu (RUNX1-RUNX1T1), karakteristik olarak bu immünofenotipi sergiler.

Anahtar Kavram

AML'de t(8;21)t(8;21) translokasyonu, morfolojik olarak FAB M2 (olgunlaşan AML) ile uyumludur ve sıklıkla CD19, CD56 ve CD34 gibi belirteçlerin eş zamanlı ekspresyonu ile tanınır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 219Soru

52 yaşında kadın hasta, rutin kontrollerinde saptanan lökositoz nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde sadece traube alanı kapalı olup kot altı 3cm3 cm splenomegali saptanıyor; lenfadenopati saptanmıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde; WBC: 42.000/mm342.000/mm^3 (%80 lenfosit), Hb: 11.8g/dL11.8 g/dL, Plt: 155.000/mm3155.000/mm^3 ölçülüyor. Periferik yaymada matür görünümlü küçük lenfositler ve belirgin "smudge" (ezilmiş) hücreleri görülüyor. Akım sitometrisinde lenfositlerin CD5(+), CD19(+), CD23(+), CD20 (zayıf +) ve sIg (zayıf +) olduğu saptanıyor. İzlemde 4. ayda yapılan kontrolde lökosit sayısının 90.000/mm390.000/mm^3 olduğu, hemoglobin değerinin 10.2g/dL10.2 g/dL'ye gerilediği ve splenomegalinin kot altı 6cm6 cm'ye ulaştığı görülüyor. Bu hastada tedaviye başlama kararı alındığında, kemoimmünoterapiye dirençle ilişkili olan ve tedavi seçimini biyolojik ajanlara (BTK inhibitörleri gibi) yönlendiren en kritik genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17p delesyonu

Cevap

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanılı ve tedavi endikasyonu oluşmuş bu hastada, tedavi seçimini en çok etkileyen ve en kötü prognozla ilişkili olan anomali 17p delesyonudur.
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısında 17p delesyonu (TP53 kaybı), hastalığın kemoterapiye dirençli olduğunu ve en kötü prognoza sahip olduğunu gösterir. Bu hastada lenfosit ikiye katlanma süresinin 6 aydan kısa olması ve aneminin derinleşmesi tedavi endikasyonudur. 17p delesyonu varlığında Ibrutinib gibi BTK inhibitörleri veya Venetoclax gibi biyolojik ajanlar ilk seçenek haline gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini sentezle
Splenomegali, lökositoz (%80 lenfosit) ve akım sitometrisi (CD5+, CD23+, CD20 zayıf+) hastayı KLL tanısına götürür.
Tanı basamağı olmadan prognoz ve tedavi kararı verilemez.
2
Tedavi endikasyonunu değerlendir
4 ayda lenfosit sayısı iki katına çıkmış (42k90k42k \rightarrow 90k), Hb 11g/dL11 g/dL altına düşmüş ve splenomegali ilerlemiştir. Bu durum tedavi endikasyonudur.
KLL'de asemptomatik erken evrelerde tedavi verilmez, kriterlerin (Rai III-IV veya hızlı progresyon) oluşması gerekir.
3
Genetik belirteçler ile tedavi stratejisini eşleştir
17p delesyonu (TP53 kaybı) varlığında standart kemoimmünoterapi (FCR gibi) etkisizdir.
En kritik genetik anomaliyi belirleyerek doğru ajanı seçmek (BTK inhibitörleri) hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

KLL'de 17p delesyonu (TP53 mutasyonu), kemoimmünoterapiye yanıtsızlığın en önemli göstergesidir ve tedavi algoritmasını değiştirir.

Daha Fazla Pratik

CLL'de IGHV mutasyon durumunun prognoz ve tedavi yanıtı üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 220Soru

Boyun bölgesinde ele gelen ağrısız şişlikler nedeniyle başvuran 6464 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde bilateral servikal ve sağ aksiller bölgelerde yaklaşık 22 cm boyutlarında lenfadenopatiler saptanıyor. Batın muayenesinde dalak kosta kenarını 33 cm geçiyor, karaciğer ise normal boyutlarda palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 13.213.2 g/dL, lökosit 32.000/μ32.000/\mu L (lenfosit oranı %80\%80), trombosit 210.000/μ210.000/\mu L olarak bulunuyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+) ve CD20CD20 (zayıf pozitif) saptanıyor. Sitogenetik incelemede 13q13q delesyonu izleniyor. Buna göre, bu hastanın Binet sınıflamasına göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre B

Cevap

Hastanın fizik muayenesinde üç lenfoid bölge tutulumu (servikal, aksiller ve dalak) saptanması ve hematolojik değerlerinin (hemoglobin ve trombosit) korunmuş olması nedeniyle doğru evre Binet Evre B'dir.
Binet sınıflamasında tanımlanan 5 lenfoid bölgeden (baş-boyun, koltuk altı, kasık, karaciğer, dalak) üçünün (servikal LAP, aksiller LAP ve dalak) tutulmuş olması ve beraberinde hemoglobinin 1010 g/dL, trombositin ise 100.000/μ100.000/\mu L üzerinde olması hastayı Evre B kategorisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal verileri değerlendir
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Yaş, lenfositoz (>5.000/μ>5.000/\mu L) ve tipik akım sitometri bulguları (CD5+,CD19+,CD23+CD5+, CD19+, CD23+) KLL tanısını doğrular.
2
Tutulan lenfoid bölgeleri say
3 Bölge (Servikal, Aksiller, Dalak)
Binet sisteminde 5 bölge (baş-boyun, aksilla, kasık, karaciğer, dalak) tanımlanmıştır. Bilateral tutulumlar tek bölge sayılır.
3
Sitopeni varlığını kontrol et
Sitopeni yok
Hemoglobin 13.213.2 g/dL (>10>10) ve trombosit 210.000/μ210.000/\mu L (>100.000>100.000) olduğu için Evre C dışlanır.
4
Binet kriterlerini uygula
Evre B
Üç veya daha fazla bölge tutulumu olup sitopeni saptanmayan hastalar Evre B grubundadır.

Anahtar Kavram

Binet evreleme sistemi, lenfoid bölge sayısı ve sitopeni varlığına dayanarak KLL hastalarını üç ana gruba (A, B, C) ayırır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 11 / 21Sonraki
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin