Hematoloji

406 soru

Soru 321Soru

70 yaşında bir erkek hasta, son üç aydır giderek artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında ek özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: 8,88,8 g/dL, MCV: 104104 fL, Lökosit: 3.200/μL3.200/\mu L, Trombosit: 125.000/μL125.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada makrositoz ve nötrofillerde hiposegmentasyon (pseudo-Pelger-Huet) izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda %6 oranında miyeloblast saptanırken, demir boyasında %18 halkalı sideroblast görülüyor. Sitogenetik incelemede 46,XY46,XY (normal karyotip) saptanırken, moleküler analizde SF3B1SF3B1 mutasyonu pozitif bulunuyor.

WHO 2022 sınıflamasına göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1)

Cevap

Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1)
Miyelodisplastik Sendromların (MDS) WHO 2022 sınıflamasına göre, kemik iliğinde %5-9 arası blast saptanması (veya periferik kanda %2-4 arası) 'Artmış Blastlı MDS Tip 1 (MDS-IB1)' olarak tanımlanır. Bu hastada %6 blast saptanması, halkalı sideroblastların (%18) veya SF3B1SF3B1 mutasyonunun varlığından daha baskın bir tanı kriteridir. Eğer blast oranı %5'in altında olsaydı, SF3B1SF3B1 mutasyonu pozitifliği nedeniyle 'MDS with SF3B1SF3B1 mutation' tanısı konulabilirdi.

Adım Adım Çözüm

1
Blast oranını değerlendir.
Kemik iliği blast oranı %6 olarak saptanmıştır.
WHO 2022 MDS sınıflamasında blast oranı, tanısal hiyerarşide en üst sıralarda yer alır.
2
Blast oranına göre sınıflama yap.
Blast oranı %5-9 arasındaysa tanı MDS-IB1 (MDS with increased blasts-1) olur.
Bu sınır, hastanın diğer morfolojik (halkalı sideroblast) veya genetik (SF3B1SF3B1) özelliklerinden daha önceliklidir.
3
SF3B1 mutasyonunun etkisini kontrol et.
MDS with SF3B1 mutasyonu tanısı için blast oranı kemik iliğinde <%5 ve periferik kanda <%2 olmalıdır.
Mutasyonel özellikler sadece düşük blastlı MDS vakalarında ana sınıflama kriteri olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

WHO 2022 MDS Sınıflandırmasında Blast Oranı Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

IPSS-R prognostik skorlama sistemindeki sitogenetik risk gruplarını tekrar etmek bu konu için faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 322Soru

72 yaşında erkek hasta, son zamanlarda artan halsizlik ve vücudunda kolay oluşan morluklar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede solukluk ve alt ekstremitelerde peteşiler saptanıyor. Tam kan sayımında hemoglobin: 8.58.5 g/dL, lökosit: 3.2003.200/mm 3^3, trombosit: 42.00042.000/mm 3^3, monosit: 400400/mm 3^3 olarak ölçülüyor. Periferik yaymada %3\%3 oranında blast ve nötrofillerde Pseudo-Pelger-Huet anomalisi görülüyor. Kemik iliği biyopsisinde hipersellülarite, üç seride displazi ve %14\%14 oranında miyeloblast izleniyor; Auer çubuğu görülmüyor. Sitogenetik incelemede kompleks karyotip saptanıyor.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) güncel sınıflamasına göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik Sendrom - Artmış Blastlı Tip 2 (MDS-EB-2)

Cevap

Miyelodisplastik Sendrom - Artmış Blastlı Tip 2 (MDS-EB-2)
Hastanın kemik iliği biyopsisinde blast oranı %14\%14 olarak saptanmıştır. WHO sınıflamasına göre kemik iliğinde blast oranının %1019\%10-19 arasında olması veya periferik kanda %519\%5-19 blast bulunması (veya Auer çubuğu varlığı) 'MDS - Artmış Blastlı Tip 2 (MDS-EB-2)' tanısını koydurur. Periferik kandaki blast oranı (%3\%3) daha düşük bir kategoriye (EB-1) işaret etse bile, en yüksek bulgu esas alındığı için tanı EB-2'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Blast oranlarını değerlendir
Periferik kanda %3, kemik iliğinde %14 blast saptanmıştır.
MDS alt tiplemesi temel olarak periferik ve kemik iliğindeki blast yüzdelerine dayanır.
2
WHO kriterleri ile karşılaştır
Kemik iliği blast oranı %10-19 aralığındadır.
Periferik kan %3 blast MDS-EB-1 ile uyumlu olsa da, kemik iliğindeki %14 blast daha ileri bir evre olan MDS-EB-2 kriterini karşılar ve tanı en yüksek bulguya göre konur.
3
Diğer tanıları dışla
Blast <%20 olduğu için AML değil; monositoz olmadığı için CMML değildir.
AML sınırı %20, CMML için ise mutlak monositoz şarttır.

Anahtar Kavram

MDS WHO Sınıflaması ve Blast Oranları

İpuçları

1
MDS alt tiplerini belirlerken en kritik parametre blast yüzdesidir; bu hastada kemik iliğindeki oran sınır değerleri belirleyecektir.
2
Kemik iliğinde %14 blast oranı, %10 ile %19 arasındadır. Bu aralık spesifik bir MDS alt tipi için tanı koydurucudur.
3
Blast oranı %20'nin altında olduğu için akut lösemi değildir. %10 sınırını geçtiği için EB-1 değil, daha ileri form olan EB-2 düşünülmelidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 323Soru

3838 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, nefes darlığı ve bacaklarında morluklar oluşması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, her iki alt ekstremitede çok sayıda peteşi ve ekimoz saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.4g/dL8.4 \, g/dL, lökosit sayısı 34.000/μL34.000/\mu L, trombosit sayısı 26.000/μL26.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yayma ve kemik iliği aspirasyonunda %35\%35 oranında, miyeloperoksidaz (MPO) pozitifliği gösteren blastlar saptanıyor. Morfolojik incelemede dikkat çekici olarak periferik kanda %9\%9 oranında bazofili ve kemik iliğinde belirgin multilineaj displazi (eritroid ve granülositik seride dispoetik bulgular) izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası ve kötü prognozla ilişkili olan sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3)

Cevap

Bazofili ve multilineaj displazi ile karakterize, kötü prognozlu AML alt tipi olan t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3) (DEK-NUP214) doğru yanıttır.
Hastada saptanan %35\%35 blast ve MPO pozitifliği AML tanısını koydurur. AML vakalarında eşlik eden bazofili (%2\%2 üzerinde) ve belirgin multilineaj displazi varlığı, WHO sınıflamasında da yer alan t(6;9)(p23;q34.3);DEKNUP214t(6;9)(p23;q34.3); DEK-NUP214 anomalisi için oldukça karakteristiktir. Bu alt tip genç erişkinlerde daha sık görülür ve tedaviye yanıtın düşük olduğu, kötü prognozlu bir gruptur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Pansitopeni, %35\%35 blast oranı ve MPO pozitifliği hastada Akut Miyeloid Lösemi (AML) tablosunu doğrular.
Blast oranının %20\%20 üzerinde olması ve miyeloid belirteçlerin (MPO) varlığı tanısal adımdır.
2
Spesifik morfolojik bulguları (bazofili ve displazi) değerlendir.
Belirgin bazofili (%9\%9) ve multilineaj displazi varlığı, AML'nin nadir ve spesifik bir alt grubuna işaret eder.
Bazofili sıklıkla CML ile karışsa da, akut lösemi tablosunda bazofili varlığı t(6;9)t(6;9) için tipiktir.
3
Bulguları sitogenetik anomalilerle eşleştir.
t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3) anomalisi (DEK-NUP214 füzyonu), bazofili, displazi ve kötü prognoz üçlüsü ile karakterizedir.
Bu kombinasyon WHO sınıflamasında spesifik bir genetik kategori oluşturur.

Anahtar Kavram

AML'de t(6;9)t(6;9) (p23;q34.3) varlığı; bazofili, multilineaj displazi ve oldukça kötü prognoz ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

AML'deki diğer kötü prognostik belirteçleri (ASXL1, RUNX1, TP53 mutasyonları) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 324Soru

Hematoloji polikliniğine pansitopeni bulguları ile başvuran bir hastada aplastik anemi tanısını kesinleştirmek amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde saptanması beklenen en karakteristik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliğinde belirgin hiposelülarite ile birlikte boşalan alanların yağ dokusu ile dolması

Cevap

Kemik iliğinde belirgin hiposelülarite ile birlikte boşalan alanların yağ dokusu ile dolması
Aplastik anemide hematopoetik kök hücrelerin immünolojik veya toksik nedenlerle hasar görmesi sonucu kemik iliğinde üretim durur. Bu durumun biyopsi görüntüsü, normalde kan hücrelerini üreten dokunun kaybolması ve bu boşlukların yağ hücreleri (adipositler) ile dolmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) varlığı saptandı.
Aplastik anemi, periferik kanda tüm serilerin azalmasıyla karakterizedir.
2
Kesin tanı için altın standart yöntemi belirle.
Kemik iliği biyopsisi yapılmasına karar verildi.
Aplastik anemi tanısı ilikteki hücresellik oranının değerlendirilmesiyle konur.
3
Biyopsi materyalindeki hücresel dağılımı incele.
Hematopoetik doku kaybı ve yağ dokusu (yağ infiltrasyonu) artışı izlendi.
Tanı için biyopside hücreselliğin yaşa göre beklenen oranın altına düşmesi (genellikle <%25) gerekir.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi tanısı için kemik iliği biyopsisinde hiposelülarite ve yağ dokusu artışının gösterilmesi zorunludur.

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemi tanısı konulan bir hastada splenomegali görülmesinin tanıyı sorgulattığını ve ayırıcı tanıda lösemi veya lenfomayı ön plana çıkardığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 325Soru

72 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, eforla gelen nefes darlığı ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, pretibial bölgede yaygın peteşiler saptanıyor; lenfadenopati veya hepatosplenomegali saptanmıyor.

Yapılan tetkiklerde tam kan sayımı sonuçları şöyledir:

ParametreSonuç
Hemoglobin9,29,2 g/dL
MCV104104 fL
Beyaz küre3.100/mm33.100/mm^3
Mutlak nötrofil sayısı1.200/mm31.200/mm^3
Trombosit48.000/mm348.000/mm^3

Periferik yaymada makrositoz, anizositoz ve nötrofillerde hiposegmentasyon (PseudoPelgerHue¨tPseudo-Pelger-Huët anomalisi) dikkati çekiyor. Kemik iliği aspirasyonunda hipersellülerite, eritroid ve granülositik seride belirgin displazi ile birlikte kemik iliği blast oranı %7\%7 olarak hesaplanıyor. Sitogenetik incelemede normal karyotip saptanıyor.

Bu bulgulara göre, Dünya Sağlık Örgütü (WHOWHO) 2022 sınıflamasına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blast artışlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDSIB1MDS-IB1)

Cevap

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2022 kriterlerine göre kemik iliğinde %7 blast saptanan bu hastada en olası tanı Blast artışlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1) seçeneğidir.
Hastada saptanan pansitopeni, makrositoz ve nötrofillerdeki displastik değişiklikler (PseudoPelgerHue¨tPseudo-Pelger-Huët) miyelodisplastik sendromu (MDSMDS) düşündürmektedir. Tanısal olarak kemik iliğinde saptanan %7\%7 blast oranı, Dünya Sağlık Örgütü (WHOWHO) 2022 sınıflamasına göre blast artışlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDSIB1MDS-IB1) kategorisine girmektedir. Bu kategoride blast oranı kemik iliğinde %59\%5-9, periferik kanda ise %24\%2-4 arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
İleri yaşta pansitopeni, makrositoz ve nötrofillerde displastik değişiklik (Pseudo-Pelger-Huët) mevcuttur; bu bulgular Miyelodisplastik Sendrom (MDS) ile uyumludur.
MDS tanısı için sitopeni, displazi ve blast oranının değerlendirilmesi esastır.
2
Kemik iliği blast oranını analiz et.
Kemik iliği blast oranı %7 olarak saptanmıştır.
Blast oranı, MDS'nin alt tiplerini belirlemede en kritik parametredir.
3
WHO 2022 sınıflamasına göre blast oranını kategorize et.
Kemik iliğinde %5-9 arası blast bulunması MDS-IB1 (MDS-increased blasts 1) olarak tanımlanır.
MDS-IB2 için eşik %10, AML için %20'dir.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik Sendromlarda (MDS) blast oranına dayalı alt tip sınıflaması.
Soru 326Soru

75 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Değer
Hemoglobin7.87.8 g/dL121612 - 16 g/dL
MCV106106 fL8010080 - 100 fL
Lökosit5.2005.200 /μ\muL4.00010.0004.000 - 10.000 /μ\muL
Trombosit510.000510.000 /μ\muL150.000450.000150.000 - 450.000 /μ\muL

Kemik iliği aspirasyonunda hücreselliğin arttığı ve karakteristik olarak mononükleer (hipolobüle) megakaryositlerin bulunduğu gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelodisplastik sendrom (5q- sendromu)

Cevap

Miyelodisplastik sendrom (5q- sendromu)
Miyelodisplastik sendromun (MDS) bir alt tipi olan 5q- sendromu, tipik olarak ileri yaştaki kadınlarda görülür. Makrositer anemi, lökopeni (bu hastada sınırda) ve özellikle diğer MDS tiplerinin aksine trombosit sayısının normal veya artmış olması karakteristik bir özelliktir. Kemik iliğinde megakaryositlerin hipolobüle (mononükleer) yapısı bu sendrom için tanımlayıcı morfolojik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram parametrelerini değerlendir
Hastada makrositer (MCV>100MCV > 100 fL) anemi ve hafif trombositoz mevcuttur.
Anemi tipini belirlemek ve eşlik eden sitopeni/trombositoz durumunu saptamak ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Kemik iliği morfolojisini analiz et
Mononükleer/hipolobüle megakaryositler saptanmıştır.
Bu morfolojik bulgu Miyelodisplastik Sendromun (MDS) spesifik bir alt tipi olan 5q- sendromu için patognomoniktir.
3
Klinik tabloyu birleştir
İleri yaş kadın, makrositer anemi, trombositoz ve tipik megakaryosit morfolojisi.
Tüm bu bulgular WHO sınıflandırmasında yer alan del(5q) ile seyreden MDS tablosunu doğrular.

Anahtar Kavram

İleri yaş kadın hastalarda makrositer anemiye eşlik eden normal/yüksek trombosit sayısı ve hipolobüle megakaryosit varlığı 5q- sendromunu düşündürür.
Tahmini Süre:45s
Soru 327Soru

2222 yaşında erkek hasta, tekrarlayan sağ üst kadran ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde safra kesesinde çok sayıda pigment taşı saptanıyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanan hastanın laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin: 10.510.5 g/dL, MCV: 8282 fL, MCHC: %37\%37 (Normal: %3236\%32-36), Retikülosit: %7\%7 olarak bulunuyor. Periferik yaymada sferositler izleniyor. Direkt Coombs testi negatif sonuçlanan bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için başvurulacak en duyarlı ve özgül laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testi

Cevap

Herediter sferositoz tanısında en duyarlı ve özgül yöntem olan eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testidir.
Verilen vakada splenomegali, pigment safra taşları, yüksek MCHC, sferositler ve negatif Coombs testi tipik bir Herediter Sferositoz (HS) tablosudur. HS tanısında akım sitometrisi ile yapılan eozin-5-maleimid (EMA) bağlama testi, membran proteinlerindeki (ankirin, spektrin, band 3) eksikliği saptamada en yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip modern tanı yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Splenomegali, pigment safra taşları ve artmış retikülosit düzeyi kronik bir hemolitik süreci; sferositler ise hücre membran defektini gösterir.
Hastanın klinik tablosunun hangi anemi grubuyla uyumlu olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Ayırıcı tanı için spesifik parametrelerin değerlendirilmesi
MCHC artışı (%37\%37) kalıtsal membran defektleri için karakteristiktir. Direkt Coombs testinin negatif olması, sferositlerin otoimmün bir nedenden (AIHA) kaynaklanmadığını kanıtlar.
Herediter sferositoz ile otoimmün hemolitik anemi arasındaki en kritik ayrım Coombs testidir.
3
Tanısal testin seçilmesi
EMA bağlama testi, akım sitometrisi kullanarak membran proteinlerine bağlanan boyanın miktarını ölçer ve herediter sferositoz için altın standart kabul edilir.
Tanıyı kesinleştirecek en yüksek duyarlılığa sahip testin belirlenmesi hedeflenir.

Anahtar Kavram

Herediter sferositozda tanısal yaklaşım ve EMA bağlama testinin önemi.

Daha Fazla Pratik

Herediter sferositozda splenektomi endikasyonlarını ve operasyon öncesi yapılması gereken aşılamaları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 328Soru

4545 yaşında kadın hasta, son 44 aydır vücut ağırlığının yaklaşık %12\%12'sine tekabül eden 88 kg kaybı ve yaygın kaşıntı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ supraklaviküler bölgede 33 cm çapında, sert ve ağrısız lenfadenopati saptanıyor. Hastadan yapılan eksizyonel lenf nodu biyopsisinde; geniş sitoplazmalı, çift çekirdekli ve belirgin nükleollü (baykuş gözü görünümü) hücreler izleniyor. İmmünohistokimyasal çalışmada bu hücrelerin CD15(+)CD15(+), CD30(+)CD30(+), CD20()CD20(-) ve CD45()CD45(-) olduğu belirleniyor. Yapılan evreleme tetkiklerinde toraks BT'de 1212 cm çapında mediastinal kitle ve her iki akciğer alt loblarında dağınık yerleşimli multipl nodüler lezyonlar saptanırken, batın BT normal olarak değerlendiriliyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, Ann Arbor sınıflamasına göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IV-B

Cevap

Evre IV-B
Ann Arbor evreleme sistemine göre, lenf düğümü tutulumundan bağımsız olarak, bir veya daha fazla ekstralenfatik organın (bu vakada akciğer parankimi) dissemine (yaygın/multipl nodüler) tutulumu Evre IV olarak sınıflandırılır. Ayrıca hastada son 66 ayda vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kilo kaybı olması, sistemik semptomların varlığını belirten 'B' ekinin eklenmesini gerektirir. Bu nedenle doğru evreleme Evre IV-B şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının doğrulanması
Klasik Hodgkin Lenfoma
Biyopside saptanan Reed-Sternberg hücreleri (baykuş gözü) ve tipik immünofenotip (CD15+CD15+, CD30+CD30+, CD20CD20-, CD45CD45-) tanıyı kesinleştirir.
2
B semptomlarının değerlendirilmesi
B semptomu mevcuttur (B eki)
Son 66 ayda vücut ağırlığının >%10>\%10'undan fazla olan kilo kaybı (88 kg/%12\%12) 'B' semptomu olarak tanımlanır.
3
Nodal tutulumun belirlenmesi
Diyaframın tek tarafında (üstünde) tutulum
Supraklaviküler ve mediastinal bölgeler diyaframın üzerinde yer alır; batın BT normaldir.
4
Ekstranodal tutulumun değerlendirilmesi
Evre IV
Akciğer parankimindeki multipl ve bilateral (her iki akciğer) nodüller, lenf düğümünden direkt yayılım (ekstansiyon) sınırlarını aştığı için yaygın ekstralenfatik organ tutulumunu ifade eder.

Anahtar Kavram

Ann Arbor evrelemesinde, ekstralenfatik organların (karaciğer, kemik iliği, akciğer parankimi vb.) yaygın veya dissemine tutulumu, lenf nodu durumuna bakılmaksızın Evre IV olarak tanımlanır.

Alternatif Yöntem

Semptom (A/B) ve Tutulum (I-IV) bileşenlerini ayrı ayrı belirleyip sonra birleştirmek hata payını azaltır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 329Soru

55 yaşında erkek hasta, akciğer tüberkülozu tanısıyla 2 aydır izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol tedavisi almaktadır. Son zamanlarda halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri başlayan hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)9.89.8 g/dL13.517.513.5 - 17.5
Hematokrit (Hct)%30\%30%4150\%41 - 50
MCV7474 fL8010080 - 100
RDW%17\%17%1114\%11 - 14
Serum Demiri195195 μ\mug/dL6017060 - 170
TDBK (TIBC)210210 μ\mug/dL250450250 - 450
Ferritin520520 ng/mL2025020 - 250

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastadaki aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sideroblastik anemi

Cevap

Sideroblastik anemi, izoniazid kullanımıyla ilişkili mikrositer ve hiperferritinemik tabloyu en iyi açıklayan tanıdır.
Sideroblastik anemi, hemoglobin sentezindeki (spesifik olarak protoporfirin sentezi) bozukluk nedeniyle demirin eritroblastların mitokondrilerinde birikmesiyle karakterizedir. İzoniazid, B6 vitamini antagonisti olarak bu süreci tetikler. Laboratuvarda mikrositer anemiye eşlik eden yüksek serum demiri ve yüksek ferritin düzeyleri tanı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indekslerini değerlendir.
MCV'nin 7474 fL olması hastada mikrositer bir anemi olduğunu gösterir.
Anemi ayırıcı tanısında ilk adım MCV değerine göre sınıflandırma yapmaktır.
2
Demir parametrelerini analiz et.
Serum demiri (195195 μ\mu g/dL) ve ferritin (520520 ng/mL) yüksek, TDBK (210210 μ\mu g/dL) düşüktür.
Yüksek demir ve ferritin düzeyleri, demir eksikliği ve kronik hastalık anemisini dışlar; demir yüklenmesi veya sideroblastik süreçlere işaret eder.
3
Etiyolojik ipuçlarını (ilaç öyküsü) birleştir.
İzoniazid kullanımı piridoksin (B6) antagonizması yaparak heme sentezini bozar.
B6 vitamini, heme sentezinin hız kısıtlayıcı basamağı olan ALA sentaz enziminin kofaktörüdür. Bu eksiklikte demir mitokondrilerde birikir (ring sideroblastlar).

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde demir parametrelerinin ayırıcı tanıdaki rolü ve ilaçlara bağlı gelişen sideroblastik anemi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 330Soru

7070 yaşında erkek hasta, yaklaşık 44 aydır devam eden ve giderek artan halsizlik, çabuk yorulma yakınmalarıyla polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuç
Hemoglobin9,29,2 g/dL
MCV106106 fL
Lökosit3.4003.400/mm³ (1.5001.500/mm³ nötrofil)
Trombosit105.000105.000/mm³

Periferik yaymada nötrofillerde hiposegmentasyon (Pelger-Huet anomalisi) ve bazı eritrositlerde bazofilik noktalanma dikkati çekiyor. Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde hiperselüler ilik, her üç seride belirgin dispoez bulguları ve %8\%8 oranında miyeloblast saptanıyor. Auer cisimciği izlenmiyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom tip 1 (MDS-EB1)

Cevap

En olası tanı, kemik iliğinde %8 blast saptanması ve Auer cisimciği bulunmaması nedeniyle artmış blastlı miyelodisplastik sendrom tip 1 (MDS-EB1) olmaktadır.
Hastada pansitopeni, makrositoz ve periferik yaymada Pelger-Huet anomalisi gibi displazi bulguları mevcuttur. Kemik iliğinde saptanan %8\%8 blast oranı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre %59\%5-9 aralığında olduğu için 'Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom tip 1' (MDS-EB1) tanısını koydurur. Auer cisimciği saptanmaması da bu tanıyı destekler (Auer cisimciği varlığı blast oranından bağımsız olarak doğrudan EB2 tanısı getirir).

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı verilerini değerlendir.
Hastada makrositik anemi, hafif nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) mevcuttur.
Miyelodisplastik sendromda (MDS) en sık başvuru bulgusu sitopenilerdir.
2
Periferik yayma bulgularını incele.
Pelger-Huet anomalisi (nötrofil hiposegmentasyonu) saptanmıştır.
Bu bulgu miyeloid serideki displazinin (psödo-Pelger Huet) önemli bir göstergesidir.
3
Kemik iliği blast oranını analiz et.
Kemik iliğinde %8 oranında blast saptanmış ve Auer cisimciği görülmemiştir.
MDS sınıflamasında blast oranı en kritik tanısal eşiktir.
4
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflama kriterlerini uygula.
Kemik iliğinde %5-9 blast varlığı MDS-EB1 olarak tanımlanır.
Blast oranı %10-19 olsaydı veya Auer cisimciği bulunsaydı MDS-EB2 tanısı konulurdu.

Anahtar Kavram

MDS'de blast yüzdesi ve Auer cisimciği varlığı, alt tip belirlemede ve prognoz tayininde en önemli kriterlerdir.

İpuçları

1
Hastadaki pansitopeni ve makrositoz ile birlikte periferik yaymadaki Pelger-Huet anomalisine odaklanın.
1
Kemik iliği blast oranının %5-10 aralığında olması hangi alt tipi düşündürür?

Daha Fazla Pratik

MDS'de kullanılan IPSS-R prognostik skorlama sisteminin bileşenlerini (sitogenetik, blast yüzdesi, hemoglobin, trombosit, nötrofil) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 331Soru

54 yaşında erkek hasta, karın sol üst kadranda ağrı ve çabuk doyma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede ciltte solukluk ve kosta yayını 8 cm geçen masif splenomegali saptanıyor. Hastada periferik lenfadenopati palpe edilmiyor. Tam kan sayımında lökosit 2.800/μL2.800/\mu L, hemoglobin 8.5g/dL8.5 g/dL, trombosit 65.000/μL65.000/\mu L (pansitopeni) olarak bulunuyor. Periferik yayma incelemesinde sitoplazmik uzantılar gösteren atipik lenfoid hücreler izleniyor. Kemik iliği aspirasyon denemesi 'dry tap' (kuru aspirasyon) ile sonuçlanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saçlı hücreli lösemi (Hairy Cell Leukemia)

Cevap

Saçlı hücreli lösemi (Hairy Cell Leukemia)
Soruda tarif edilen vaka klasik bir Saçlı Hücreli Lösemi (Hairy Cell Leukemia - HCL) tablosudur. HCL, kronik B hücreli bir lenfoproliferatif hastalıktır ve şu karakteristik özelliklerle seyreder: 1) Pansitopeni (KLL'nin aksine lökositoz değil, sitopeni görülür; özellikle monositopeni tipiktir), 2) Masif Splenomegali (hastaların %80-90'ında görülür ve ana şikayet kaynağıdır), 3) Lenfadenopati Yokluğu (hastaların %20'sinden azında görülür, bu özellik KLL ve lenfomalardan ayırır), 4) Dry Tap (Kemik iliği fibrozisi nedeniyle aspirasyon yapılamaması), 5) Sitoplazmik uzantılı lenfositler (Periferik yaymada 'tüylü' görünümlü hücreler). Kesin tanı kemik iliği biyopsisi ve immünofenotipleme (CD11c, CD25, CD103, Annexin A1 pozitifliği) ile konur. Tedavide pürin analogları (Kladribin) oldukça etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını özetle.
Orta yaş erkek, masif splenomegali, pansitopeni, lenfadenopati yokluğu.
Tanısal ipuçlarını belirlemek için.
2
Laboratuvar ve morfolojik bulguları değerlendir.
Periferik yaymada sitoplazmik uzantılı hücreler ('hairy' cells) ve kemik iliğinde 'dry tap' (fibrozis nedeniyle).
Hastalığın spesifik özelliklerini tanımak için.
3
Ayırıcı tanıyı yap.
Masif splenomegali + Pansitopeni + Dry Tap + Sitoplazmik uzantılı hücreler kombinasyonu Saçlı Hücreli Lösemi (HCL) için patognomoniktir.
Diğer lenfoproliferatif hastalıklardan (KLL, Lenfoma) ayırmak için.

Anahtar Kavram

Saçlı Hücreli Lösemi (HCL) klinik triadı: Masif Splenomegali + Pansitopeni + Kuru Aspirasyon (Dry Tap).

İpuçları

1
Hastada lökositoz değil, pansitopeni var. Bu durum KLL ve KML'den uzaklaştırır.
2
Masif splenomegaliye rağmen lenfadenopati olmaması ve kemik iliğinden örnek alınamaması ('dry tap') çok spesifik bir bulgudur.
3
Periferik yaymadaki 'sitoplazmik uzantılı' (saçlı/tüylü) hücreler hastalığın ismini vermektedir.

Daha Fazla Pratik

Saçlı Hücreli Lösemi tedavisinde kullanılan ajanlar (Kladribin, Pentostatin) ve BRAF V600E mutasyonu ilişkisi çalışılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 332Soru

3030 yaşında erkek hasta, son 22 aydır giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve vücudunda kendiliğinden oluşan ekimozlar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk ve alt ekstremitelerde peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreSonuç
Hemoglobin6.86.8 g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)102102 fL
Lökosit2.100/mm32.100/mm^3
Mutlak Nötrofil Sayısı (MNS)450/mm3450/mm^3
Trombosit18.000/mm318.000/mm^3
Retikülosit (Mutlak)12.000/mm312.000/mm^3

Kemik iliği biyopsisinde hematopoetik doku oranının %15 olduğu ve yerini yağ dokusuna bıraktığı izleniyor. HLA tam uyumlu erkek kardeşi olduğu bilinen bu hasta için en olası tanı ve en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli Aplastik Anemi - Allojenik kök hücre nakli

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Şiddetli Aplastik Anemi (ŞAA) ile uyumludur ve genç yaşta tam uyumlu donörü olması nedeniyle en uygun küratif tedavi yaklaşımı Allojenik Kök Hücre Nakli'dir.
Vaka analizi yapıldığında; kemik iliğinde yağ dokusu artışı ve hiposellülarite (%15\%15) aplastik anemi tanısını kesinleştirir. Camitta kriterlerine göre nötrofil sayısı (450/mm3450/mm^3), trombosit sayısı (18.000/mm318.000/mm^3) ve retikülosit sayısı (12.000/mm312.000/mm^3) 'Şiddetli Aplastik Anemi' sınırları içindedir. Genç erişkinlerde (<40<40 yaş) tam uyumlu bir kardeş donör varlığında, birinci basamak küratif tedavi yaklaşımı allojenik kök hücre naklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Pansitopeni ve kemik iliği hücreselliğinin değerlendirilmesi
Hemoglobin, nötrofil ve trombosit değerleri düşüktür; biyopside hücresellik <%25<\%25 olup yağ dokusu artışı mevcuttur.
Aplastik anemi tanısı için kemik iliğinde hiposellülarite ve hematopoetik serilerin kaybının gösterilmesi şarttır.
2
Camitta kriterlerine göre şiddetin belirlenmesi
Hücresellik <%25<\%25 + MNS <500/mm3<500/mm^3, Trombosit <20.000/mm3<20.000/mm^3, Retikülosit <20.000/mm3<20.000/mm^3 kriterlerinden en az ikisini karşıladığı için tanı ŞAA'dır.
MNS 200500/mm3200-500/mm^3 arası şiddetli, <200/mm3<200/mm^3 ise çok şiddetli (VSAA) olarak sınıflanır.
3
Tedavi algoritmasının uygulanması
Hasta 4040 yaş altındadır ve HLA tam uyumlu kardeşi mevcuttur; bu durumda küratif hedefle nakil önerilir.
Genç hastalarda allo-KİT sonuçları immünosüpresif tedaviye göre daha üstündür ve küratif potansiyel taşır.

Anahtar Kavram

Aplastik Anemi Şiddet Kriterleri ve Tedavi Algoritması

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemi tanısı alan hastalarda PNH klonunun varlığını araştırmak için akım sitometrisi ile CD55/CD59 eksikliğinin kontrol edilmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 333Soru

2222 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik ve solukluk şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde boy kısalığı nedeniyle çocukluk çağından itibaren takip edildiği öğreniliyor. Fizik muayenede boy ve kilo 3.3. persentilin altında, mikrosefali ve gövdede 33 adet sütlü kahve (café-au-lait) lekesi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8.28.2 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 104104 fL, lökosit 2.800/μL2.800/\mu L, mutlak nötrofil sayısı 900/μL900/\mu L, trombosit 45.000/μL45.000/\mu L ve retikülosit %0.4\%0.4 (10.000/μL10.000/\mu L) bulunuyor. Fanconi anemisi ön tanısıyla periferik kan lenfositlerinden yapılan diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırılma testi negatif sonuçlanıyor.

Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt fibroblastlarında kromozom kırılma testi

Cevap

Tanıyı kesinleştirmek için cilt fibroblastlarında kromozom kırılma testi yapılmalıdır.
Hastanın klinik bulguları Fanconi anemisi ile tam uyumludur. Periferik kan lenfositlerinde kromozom kırılma testinin negatif gelmesi, kan hücrelerindeki kök hücre mutasyonunun kendiliğinden geri dönüşü (somatik mozaisizm) nedeniyle olabilir. Bu durumda tanı, etkilenmeyen bir doku olan cilt fibroblastlarında kromozom kırılma testi yapılarak kesinleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulguları sentezle
Boy kısalığı, mikrosefali ve café-au-lait lekeleri ile birlikte makrositik pansitopeni olması, hastada kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromlarından Fanconi Anemisi (FA) olduğunu düşündürür.
FA, en sık görülen kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromudur ve tipik fiziksel bulgularla seyreder.
2
Tanısal test sonucunu yorumla
Periferik kan lenfositlerinde yapılan DEB testi (kromozom kırılma testi) negatif sonuçlanmıştır ancak klinik şüphe hala yüksektir.
Fanconi anemisi hastalarının %1015\%10-15'inde periferik kan hücrelerinde 'somatik mozaisizm' (hematopoetik kök hücrelerdeki mutasyonun kendiliğinden düzelmesi) nedeniyle kan testleri yalancı negatif sonuç verebilir.
3
Bir sonraki tanısal basamağı belirle
Sıvı doku (kan) dışındaki bir dokudan, genellikle cilt fibroblastlarından kromozom kırılma testi planlanır.
Somatic mozaisizm kan hücrelerinde sınırlı kaldığından, deri fibroblastları gibi diğer dokularda germline mutasyonun etkisi (kromozom kırılganlığı) hala saptanabilir.

Anahtar Kavram

Fanconi anemisinde periferik kanda somatik mozaisizm nedeniyle yalancı negatif kromozom kırılma testi sonuçları görülebilir; bu durumda cilt fibroblastları gibi başka dokulardan test tekrarlanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 334Soru

6262 yaşında erkek hasta, boyun ve koltuk altında hızla büyüyen ağrısız kitleler şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın, büyük çaplı (>5>5 cm) lenfadenopatiler ve splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit 65.000/mm365.000/mm^3 (%8585 lenfosit), hemoglobin 13,213,2 g/dL ve trombosit 185.000/mm3185.000/mm^3 olarak ölçülüyor. Periferik yaymada "smudge" (ezilme) hücreleri ve olgun görünümlü lenfositler izleniyor. Akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) saptanıyor. Bu hastadaki klinik tabloyla (yaygın ve büyük çaplı lenfadenopatiler) en ilişkili sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11q11q delesyonu

Cevap

11q11q delesyonu, Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanılı hastalarda yaygın ve büyük çaplı (bulky) lenfadenopatilerle seyreden agresif hastalık fenotipiyle en ilişkili sitogenetik anomalidir.
Kronik Lenfositik Lösemi'de 11q11q delesyonu, ATM geni kaybına neden olur. Bu durum klinik olarak tipik olarak genç hastalarda, hızlı ilerleyen ve yaygın, büyük çaplı (bulky) lenfadenopatilerle karakterize bir tablo oluşturur. Bu nedenle bulky hastalık vurgusu yapıldığında öncelikle 11q11q delesyonu düşünülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Lökositoz (%8585 lenfosit), smudge hücreleri ve CD5+/CD19+/CD23+CD5+/CD19+/CD23+ fenotipi hastanın Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) olduğunu doğrular.
KLL tanısı için tipik akım sitometrisi ve yayma bulguları mevcuttur.
2
Fizik muayene bulgusunu (bulky LAP) sitogenetikle eşleştir
>5>5 cm lenfadenopatiler (bulky hastalık) KLL'de 11q11q delesyonunun (ATM geni) karakteristik özelliğidir.
KLL'de her sitogenetik anomali farklı bir klinik gidişat ve fenotiple ilişkilidir.

Anahtar Kavram

KLL'de sitogenetik anomalilerin klinik fenotip ve prognozla ilişkisi.

Daha Fazla Pratik

CLL hastalarında Richter transformasyonu (hızlı büyüyen LAP + ateş + LDH yüksekliği) ve bunun ayırıcı tanısını çalışın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 335Soru

3434 yaşında kadın hasta; son 33 aydır devam eden inatçı kaşıntı, gece terlemesi ve alkol alımını takiben göğüs kafesinde gelişen ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede sol supraklaviküler bölgede 33 cm boyutunda, lastik kıvamında, ağrısız lenfadenopati saptanıyor. Toraks BT'de ön mediastende en geniş çapı 1111 cm ölçülen kitle ve bu kitle ile komşuluk gösteren sol plevral efüzyon izleniyor. Abdominal BT ve kemik iliği biyopsisi normal saptanıyor. Plevral sıvı sitolojisi non-spesifik inflamatuar hücreler içermekte olup malignite yönünden negatif bulunuyor. Lenf nodu biyopsisinde CD15(+)CD15(+), CD30(+)CD30(+) ve karakteristik Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor.

Hastanın laboratuvar değerleri şu şekildedir:

ParametreDeğer
Albumin3,23,2 g/dL
Hemoglobin10,210,2 g/dL
Lökosit16.000/mm316.000/mm^3
Diferansiyel%5\%5 Lenfosit

Bu hasta için en olası Ann Arbor evresi ve Uluslararası Prognostik Skor (IPS) değeri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIBE / IPS: 44

Cevap

Hastanın evresi IIBE, Uluslararası Prognostik Skoru (IPS) ise 4'tür.
Hastada saptanan Reed-Sternberg hücreleri ve immünofenotipik özellikler klasik Hodgkin Lenfoma ile uyumludur. Ann Arbor sistemine göre diyaframın aynı tarafında (üst kısmında) supraklaviküler ve mediastinal tutulum Evre II'ye işaret eder. Gece terlemesi sistemik 'B' semptomudur. Mediastinal kitleye bitişik, sitolojisi negatif plevral efüzyon lokal yayılım (E) olarak sınıflanır. IPS kriterleri incelendiğinde; albumin 3,23,2 (<4<4), hemoglobin 10,210,2 (<10,5<10,5), lökosit 16.00016.000 (15.000\geq 15.000) ve lenfosit oranı %5\%5 (<%8<\%8 veya <600/mm3<600/mm^3) olduğu için toplam 44 puan elde edilir. Evre IV olmadığı, erkek olmadığı ve yaş 4545 altında olduğu için diğer kriterlerden puan almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının kesinleştirilmesi
CD15(+), CD30(+), RS hücreleri ve alkol ağrısı bulguları ile klasik Hodgkin Lenfoma tanısı konur.
Tedavi ve evreleme stratejisi tanıya göre belirlenir.
2
Ann Arbor evrelemesinin yapılması
Diyafram üstü 2 bölge (II), B semptomu (B), sitoloji negatif komşu plevral tutulum (E) saptanır.
Tedavi protokolü (kemoterapi/radyoterapi) evreye göre seçilir.
3
Uluslararası Prognostik Skor (IPS) hesaplanması
Albumin < 4 (+1), Hb < 10.5 (+1), WBC > 15.000 (+1), Lenfosit < %8 (+1). Toplam: 4.
IPS, ileri evre veya yüksek riskli Hodgkin hastalarında sağkalım öngörüsü için kullanılır.

Anahtar Kavram

Hodgkin Lenfoma'da Ann Arbor evrelemesinde 'E' (ekstranodal bitişik yayılım) kriteri ve IPS (Hasenclever İndeksi) parametrelerinin değerlendirilmesi.

Alternatif Yöntem

IPS parametrelerini 'Erkek, Yaş 45, Evre 4, Albumin 4, Hb 10.5, Lökosit 15k, Lenfosit 600/%8' şeklinde bir tablo üzerinden check-list yaparak hızlıca taramak hatayı azaltır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 336Soru

2929 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan halsizlik, iştahsızlık ve ateş şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve gövde cildinde birkaç adet sert, ağrısız, yeşilimsi-mavi renkli nodüler lezyon (kloroma) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 8,88,8 g/dLg/dL, Lökosit: 48.000/μL48.000/\mu L, Trombosit: 42.000/μL42.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada blastik hücrelerin sitoplazmasında belirgin Auer cisimcikleri gözleniyor ve blastların Miyeloperoksidaz (MPOMPO) ile pozitif boyandığı saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

t(8;21)t(8;21) translokasyonu bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularına en uygun seçenektir.
Hastada saptanan yeşilimsi-mor renkli deri nodülleri (kloroma veya granülositik sarkom), AML'nin matürasyon gösteren alt tipi (AML-M2) ile karakterize olan t(8;21)t(8;21) translokasyonu varlığında klasik bir bulgudur. Bu translokasyon aynı zamanda kemoterapiye iyi yanıt ve iyi prognoz ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Halsizlik (anemi), ateş (lökositoz/enfeksiyon) ve kloroma varlığı saptandı.
Hastanın kemik iliği yetmezliği ve blast infiltrasyonu bulgularını değerlendirmek gerekir.
2
Morfolojik ve histokimyasal bulguları değerlendirme
Auer cisimciği ve MPOMPO pozitifliği tanıyı Akut Miyeloid Lösemi (AML) olarak doğrular.
Auer cisimcikleri miyeloid seriye özgüdür ve AML tanısı için patognomoniktir.
3
Ekstramedüller bulgu ile sitogenetik eşleştirme
Kloroma (granülositik sarkom) varlığı t(8;21)t(8;21) ile güçlü ilişkilidir.
AML-M2 alt tipinde görülen bu translokasyon, ekstramedüller miyeloid tümör oluşumuyla bilinir.

Anahtar Kavram

AML'de sitogenetik anomaliler ve klinik korelasyonlar
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 337Soru

24 yaşında erkek hasta, son birkaç haftadır belirginleşen halsizlik ve göz aklarında sararma şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluk döneminde de benzer sarılık atakları olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede subikter ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 9.59.5 g/dLg/dL, MCV 8282 fLfL, MCHC 3737 g/dLg/dL, retikülosit %7\%7, indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dLmg/dL ve LDH 580580 U/LU/L bulunuyor. Periferik yaymada santral solukluğu kaybolmuş, küçük çaplı ve hiperkromik eritrositler izleniyor. Bu hastada kalıtsal sferositoz tanısını otoimmün hemolitik anemiden (AİHA) ayırmak için öncelikle değerlendirilmesi gereken laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direkt Coombs testi

Cevap

Direkt Coombs testi
Doğru yanıt olan Direkt Coombs testi, eritrosit yüzeyine bağlanmış olan IgG veya kompleman (C3) varlığını gösterir. Kalıtsal sferositozda sferositler, eritrosit membran proteinlerindeki (ankirin, spektrin, protein 4.2 veya band 3) genetik kusurlar nedeniyle oluşur ve ortamda bir antikor yoktur. Bu nedenle Direkt Coombs testinin negatif çıkması, tabloyu otoimmün süreçlerden ayırarak kalıtsal sferositoza yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Anemi, indirekt bilirubin yüksekliği, LDH yüksekliği ve retikülositoz varlığı hastada hemoliz olduğunu kanıtlar.
Hemoliz varlığını doğrulamak ayırıcı tanının ilk basamağıdır.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Periferik yaymada sferositlerin görülmesi ve MCHC değerinin yüksek (>36>36 g/dLg/dL) olması sferositik anemi lehinedir.
Sferositler kalıtsal sferositoz ve sıcak tip otoimmün hemolitik aneminin ortak bulgusudur.
3
Etiyolojik ayırıcı tanı yap.
İmmün mekanizmayı dışlamak için Direkt Coombs testi uygulanmalıdır.
Kalıtsal sferositozda antikor bulunmadığı için Coombs negatiftir; AİHA'da ise pozitiftir.

Anahtar Kavram

Sferositik anemilerde (Kalıtsal Sferositoz vs. Sıcak Tip AİHA) ayırıcı tanı.

Daha Fazla Pratik

Kalıtsal sferositoz tanısında günümüzde daha duyarlı ve spesifik bir yöntem olan EMA (Eozin-5-maleimid) bağlama testi (akım sitometrisi ile) konusunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 338Soru

19 yaşında kadın hasta, yaklaşık iki haftadır devam eden halsizlik ve bacaklarında yeni gelişen iğne başı büyüklüğünde kırmızı döküntüler (peteşi) şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin (Hb)7.27.2 g/dL
MCV9090 fL
Beyaz Küre (BK)1.8001.800 /mm³
Trombosit (PLT)25.00025.000 /mm³
Retikülosit%0.2\%0.2

Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve yağ dokusu artışı

Cevap

Kemik iliği biyopsisinde hematopoetik hücrelerin yerini yağ dokusunun alması (hiposelülarite) beklenir.
Hastanın genç olması, klinik olarak splenomegali saptanmaması ve laboratuvarda düşük retikülositli pansitopeni bulunması aplastik anemi tanısını ön plana çıkarır. Aplastik anemide kemik iliği biyopsisinde beklenen temel bulgu, hematopoetik dokunun kaybolması ve yerine yağ dokusunun geçmesidir (yağlı kemik iliği).

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar değerlerini analiz et.
Hb, BK ve PLT değerlerinin düşük olması pansitopeniyi; retikülosit düşüklüğü ise kemik iliğinin üretken olmadığını gösterir.
Pansitopeni ile başvuran bir hastada ayırıcı tanıya düşük retikülosit eşlik ediyorsa primer kemik iliği yetmezliği düşünülmelidir.
2
Klinik bulguları değerlendir.
Genç yaşta splenomegali olmaksızın gelişen pansitopeni tablosu en sık aplastik anemiyi düşündürür.
Splenomegali olmaması, hematolojik malignitelerden veya portal hipertansiyondan uzaklaşmamızı sağlar.
3
Altın standart tanı yöntemini ve beklenen bulguyu hatırla.
Aplastik anemi tanısı kemik iliği biyopsisi ile konur; tipik bulgu hiposelüler iliktir.
Hücreden fakir ilik ve yağ dokusu artışı aplastik aneminin patognomonik biyopsi bulgusudur.

Anahtar Kavram

Aplastik anemide tanısal altın standart, kemik iliği biyopsisinde hiposelülarite ve yağ dokusu replasmanının gösterilmesidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 339Soru

62 yaşında bir erkek hasta son 4 aydır giderek artan halsizlik, eforla gelen nefes darlığı ve diş eti kanaması şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.57.5 g/dL
MCV106106 fL
Beyaz Küre2.100/mm32.100/mm^3
Mutlak Nötrofil Sayısı700/mm3700/mm^3
Trombosit38.000/mm338.000/mm^3
Kemik İliği Blast Oranı%12\%12
Sitogenetik (Karyotip)Monozomi 7 (7-7)

Kemik iliği aspirasyonunda miyeloblastların sitoplazmasında belirgin Auer cisimcikleri gözlendiği de raporlanmıştır. Bu klinik ve laboratuvar tablosuna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IPSS-R (Revize Uluslararası Prognostik Skorlama Sistemi) skorlamasına göre "Çok Yüksek" (Very High) risk grubundadır.

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar verileri birleştirildiğinde IPSS-R skoru 9.0 olarak hesaplanır ve bu değer hastayı 'Çok Yüksek' (Very High) risk grubuna yerleştirir.
Doğru seçenek hastanın IPSS-R skorunun 9.0 olması nedeniyle 'Çok Yüksek' risk grubunda yer aldığını belirtir. IPSS-R (Revised International Prognostic Scoring System), MDS hastalarında prognozu belirlemek için sitogenetik, kemik iliği blast yüzdesi, hemoglobin, trombosit ve mutlak nötrofil sayısı (ANC) parametrelerini kullanır. Bu hastada monozomi 7 'Poor' (3 puan), %12 blast (3 puan), 7.57.5 Hb (1.5 puan), 38 bin Trombosit (1 puan) ve 0.7 ANC (0.5 puan) toplamda 9.0 puan eder. Skorun 6'dan büyük olması 'Çok Yüksek' risk grubuna karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
WHO 2016 kriterlerine göre morfolojik tanının konulması
Blast Artışlı MDS Tip 2 (MDS-EB2)
Kemik iliğinde %10-19 arası blast bulunması veya Auer cisimciklerinin varlığı MDS-EB2 tanısı için yeterlidir.
2
IPSS-R parametrelerinin puanlanması
Toplam 9.0 puan
Sitogenetik (-7): 3 puan; Blast (%12): 3 puan; Hb (7.5): 1.5 puan; Trombosit (38 bin): 1 puan; ANC (0.7 G/L): 0.5 puan.
3
Toplam puanın risk kategorisi ile eşleştirilmesi
Çok Yüksek (Very High) risk grubu
IPSS-R skorlamasında 6 puanın üzerindeki tüm değerler 'Çok Yüksek' risk kategorisini temsil eder.

Anahtar Kavram

MDS'de IPSS-R skorlama sistemi ve WHO sınıflama kriterleri (MDS-EB2 ve Auer cisimciği ilişkisi).
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 340Soru

62 yaşında erkek hasta, 2 yıl önce rutin kontrollerinde saptanan lökositoz sonrası yapılan akım sitometrisinde CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+) ve CD20CD20 (zayıf ++) ekspresyonu ile Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısı almıştır. Rai evre 0 olarak izlenen hastanın son 1 aydır belirginleşen halsizlik ve göz aklarında sararma şikayeti mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin 8.28.2 g/dL, Beyaz küre 45.00045.000/μL\mu L (%85 lenfosit), Trombosit 210.000210.000/μL\mu L, Retikülosit %8, İndirekt Bilirubin 3.23.2 mg/dL ve LDH 780780 U/L saptanıyor. Periferik yaymada yoğun sepet hücreleri ve sferositler izleniyor. Direkt Coombs testi (IgG) pozitif saptanan hastanın fizik muayenesinde splenomegali (kot kavsini 3 cm geçiyor) dışında özellik saptanmıyor. Bu hasta için en olası klinik durum ve yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otoimmün hemolitik anemi gelişimi; ilk basamakta kortikosteroid tedavisi başlanması

Cevap

Otoimmün hemolitik anemi gelişimi; ilk basamakta kortikosteroid tedavisi başlanması
Hastanın klinik tablosunda yer alan düşük hemoglobin, yüksek indirekt bilirubin, LDH yüksekliği, retikülositoz, periferik yaymadaki sferositler ve pozitif Direkt Coombs testi, Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) seyrinde sık görülen bir komplikasyon olan Sıcak Tip Otoimmün Hemolitik Anemi'yi (AIHA) tanımlamaktadır. KLL'de hemolize bağlı gelişen anemilerde, altta yatan KLL için tedavi endikasyonu yoksa, öncelikle hemoliz tedavi edilir ve bunun ilk basamağı kortikosteroidlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Belirgin anemi (8.28.2 g/dL), indirekt hiperbilirubinemi (3.23.2 mg/dL), yüksek LDH (780780 U/L) ve yüksek retikülosit (%8) saptandı.
Bu bulgular hastada aktif bir hemoliz süreci olduğunu gösterir.
2
Etiyolojinin belirlenmesi
Direkt Coombs testi pozitif ve periferik yaymada sferositler görüldü.
Pozitif Coombs ve sferositler, hemolizin immün kökenli (Otoimmün Hemolitik Anemi - AIHA) olduğunu kanıtlar.
3
Ayırıcı tanı ve evreleme değerlendirmesi
Trombosit sayısının normal (210.000210.000/μL\mu L) olması, aneminin kemik iliği yetmezliğine bağlı olmadığını destekler.
KLL'de kemik iliği infiltrasyonuna bağlı anemi (Rai III / Binet C) genellikle trombositopeni ile birliktedir ve hemoliz bulguları içermez.
4
Tedavi planının oluşturulması
İlk seçenek olarak kortikosteroid (örn. Prednizolon) tedavisi kararlaştırıldı.
KLL zemininde gelişen AIHA'nın ilk basamak tedavisi steroidlerdir; KLL'ye yönelik spesifik kemoterapi ancak hemoliz steroide dirençli ise veya KLL'nin diğer ilerleme kriterleri varsa düşünülür.

Anahtar Kavram

KLL'de anemi ayırıcı tanısı (Kemik iliği infiltrasyonu vs. Otoimmün hemoliz)

Daha Fazla Pratik

KLL'de tedavi indikasyonlarını ve ITP (İmmün Trombositopeni) gibi diğer otoimmün komplikasyonları gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 17 / 21Sonraki
Hematoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 17 | Examkin