Kardiyovasküler Sistem Farmakolojisi
227 soru
Uzun süredir tip diabetes mellitus ve hiperlipidemi tanılarıyla takip edilen yaşındaki erkek hastanın tedavisine, yeni gelişen hipertansiyon ve stabil angina pektoris semptomlarının kontrolü amacıyla bir kalsiyum kanal blokörü eklenmiştir. Hasta, bu tedavinin üçüncü haftasında yaygın kas ağrıları (miyalji) ve belirgin halsizlik şikayetleriyle başvurmuştur. Yapılan laboratuvar incelemesinde kreatin kinaz (CK) düzeyi U/L (normal: U/L) ve idrarda miyoglobin pozitifliği saptanmıştır. Hastanın rutin ilaç öyküsünde metformin ( mg) ve simvastatin ( mg) kullandığı öğrenilmiştir.
Buna göre, simvastatinin metabolizmasını sitokrom P450 () enzimi üzerinden inhibe ederek rabdomiyoliz tablosuna neden olan kalsiyum kanal blokörü aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, kronik stabil anjina pektoris ve düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği () tanılarıyla takip edilmektedir. Karvedilol ve ramipril tedavisi altında olan hastanın istirahat nabzı /dakika (sinüs ritmi) ve kan basıncı mmHg'dir. Mevcut tedavisine eklenen yeni bir antianginal ilaç sonrası hastada, özellikle parlak ışığa maruz kaldığında ortaya çıkan fosfenler (ışıklı halkalar görme) ve görme alanında ani parlama şikayetleri başlamıştır. Bu hastada görülen yan etkilerden sorumlu olan ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik stabil anjina pektoris tanısı olan yaşında bir erkek hastada, tekli ilaç tedavisine rağmen anjinal atakların devam etmesi üzerine tedaviye nitrat ve beta-blokör kombinasyonu eklenmesi planlanmaktadır. Bu kombinasyonun temel amacı, her iki ilaç grubunun da miyokardın oksijen gereksinimini farklı mekanizmalarla azaltması ve birbirlerinin istenmeyen hemodinamik etkilerini kompanse etmeleridir.
Buna göre, bu kombinasyonda beta-blokörlerin nitratlara bağlı gelişen (I) etkisini; nitratların ise beta-blokörlere bağlı gelişen (II) etkisini önlemesi/dengelemesi beklenir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere (I ve II) sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
yaşında, kronik stabil angina pektoris ve hiperkolesterolemi tanılarıyla izlenen; isosorbid mononitrat ve simvastatin ( mg/gün) kullanan bir erkek hastada, yeni gelişen atriyal fibrilasyon nedeniyle tedaviye amiodaron eklenmiştir. Tedavi değişikliğinden bir hafta sonra hastada yaygın miyalji, proksimal kaslarda güçsüzlük ve idrar renginde belirgin koyulaşma saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde kreatin kinaz () düzeyi U/L olarak ölçülmüştür. Bu hastada gelişen klinik tablonun temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Esansiyel hipertansiyon ve koroner arter hastalığı öyküsü olan, düzenli olarak atenolol kullanan 62 yaşındaki bir hastanın poliklinik kontrollerinde kan basıncı hedef değerlerin üzerinde seyretmektedir. Hekim tarafından antihipertensif tedaviye ikinci bir ajan eklenmiştir. Tedavi değişikliğinden bir hafta sonra hasta baş dönmesi ve senkop atağı ile acil servise getirilmiştir. Fizik muayenede kan basıncı 85/50 mmHg, kalp hızı 36/dk saptanmış; çekilen EKG'de 3. derece AV blok izlenmiştir. Buna göre, hastanın tedavisine eklenen ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Kalsiyum kanal blokörleri (KKB), hücre zarı üzerindeki L-tipi kalsiyum kanallarını bloke ederek hücre içine kalsiyum girişini azaltırlar. Bu ilaçların farmakolojik etkileri, kasılma mekanizması hücre dışından gelen tetikleyici kalsiyuma bağımlı olan dokularda belirgindir. Buna göre, terapötik dozlarda kullanılan bir kalsiyum kanal blokörünün aşağıdaki dokulardan hangisi üzerinde doğrudan bir gevşetici veya baskılayıcı etki oluşturması beklenmez?
Kronik kalp yetersizliği tedavisinde kullanılan ve bir neprilisin inhibitörü (sakubitril) ile bir anjiyotensin reseptör blokörünün (valsartan) kombinasyonundan oluşan ARNI grubunda, neprilisin enziminin inhibisyonu sonucu bradikinin yıkımının azalmasına bağlı olarak gelişebilen en karakteristik yan etki aşağıdakilerden hangisidir?
Hipertansiyon ve diyabetik nefropatisi bulunan bir hastada, ACE inhibitörü kullanımı sonrası gelişen kuru öksürük yan etkisi nedeniyle ilaç değişikliği yapılmasına karar verilmiştir. Bu hastada, bradikinin yıkımını etkilemediği için öksürüğe yol açmayan ancak anjiyotensin II'nin reseptörlerini selektif olarak bloke ederek benzer renal koruyucu etki gösteren en uygun ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
Akut dekompanse kalp yetersizliği olan ve düşük kardiyak debi bulguları saptanan bir hastaya, hem kardiyak kontraktiliteyi artıran hem de periferik damarlarda belirgin vazodilatasyon sağlayarak 'inodilatör' etki gösteren milrinon infüzyonu başlanmıştır.
Bu ajanın söz konusu çift yönlü kardiyovasküler faydayı sağlamasına aracılık eden hücresel düzeydeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Hipertansif acil durum nedeniyle intravenöz sodyum nitroprussid infüzyonu başlanan bir hastada, sistemik kan basıncı hedeflenen düzeye indirilmesine rağmen arteriyel kan gazı takibinde oksijen parsiyel basıncında () beklenmedik bir düşüş tespit edilmiştir. Bu yan etkinin gelişmesinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Vazodilatör ilaçların hemodinamik etkileri, hedefledikleri damar yatağına (arteriyel veya venöz) göre farklılık gösterir. Venöz sistemde (kapasitans damarlarında) gevşeme sağlayan ajanlar kalbin ön yükünü (preload) düşürürken, arteriyel sistemde (rezistans damarlarında) gevşeme sağlayan ajanlar kalbin art yükünü (afterload) azaltır.
Buna göre, aşağıdaki ajanlardan hangisi venöz damarlar üzerinde klinik olarak anlamlı bir gevşetici etkiye sahip olmadığı için ön yükü azaltmaz ve güçlü arteriyel vazodilatasyona sekonder gelişen refleks sempatik aktivasyon ile ciddi su-tuz tutulumu yaparak mevcut bir kalp yetersizliğini alevlendirebilir?
Miyokard iskemisi zemininde gelişen ventriküler aritmilerin tedavisinde kullanılan, lidokainin oral analoğu olarak bilinen ve sodyum kanallarını bloke ederek aksiyon potansiyeli süresini () kısaltan antiaritmik ilaç hangisidir?
Altmış sekiz yaşında bir kadın hasta, efor kapasitesinde azalma ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) olarak ölçülüyor ve hastaya sistolik kalp yetersizliği (HFrEF) tanısı konuluyor. Hastanın güncel tedavisinde maksimum tolere edilebilen dozlarda anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörü, beta-blokör ve mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) bulunmasına rağmen ofis kan basıncı seviyesinde seyretmektedir.
Kan basıncı hedefine ulaşmak için bu hastanın tedavisine eklenebilecek, belirgin negatif inotropik etkisi olmayan ve azalmış ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde kullanımının güvenli olduğu kanıtlanmış kalsiyum kanal blokörü aşağıdakilerden hangisidir?
Ailesel homozigot hiperkolesterolemi tanısıyla takip edilen yaşındaki bir erkek hasta, mevcut maksimum tolere edilebilir statin ve ezetimib tedavisine rağmen hedeflenen LDL kolesterol seviyelerine ulaşamamıştır. Hastanın tedavisine, hepatositler ve enterositler içerisinde trigliseridlerin ve diğer lipid moleküllerinin apolipoprotein B'ye (ApoB) aktarılmasını sağlayan spesifik bir transfer proteinini kompetitif olarak inhibe eden yeni bir oral ajan eklenmesine karar verilir. Bu ajan, VLDL ve şilomikronların hücre içi montajını bozarak plazma lipid seviyelerini belirgin şekilde düşürür.
Yukarıda etki mekanizması tanımlanan antihiperlipidemik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Arteriyel düz kas hücrelerinde bağımlı potasyum () kanallarını açarak membran hiperpolarizasyonu yapan ve sistemik kullanımı sırasında yan etki olarak vücut genelinde kıllanma artışına (hipertrikozis) neden olan vazodilatör ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
redüktaz enzimini inhibe eden statin grubu ilaçların kullanımı sırasında görülebilen, özellikle enzimini inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanıldığında riski artan ve serum kreatin kinaz () yüksekliği ile seyreden en önemli doz bağımlı yan etki aşağıdakilerden hangisidir?
HMG-KoA redüktaz inhibitörü (statin) kullanan bir hastada, ciddi bir yan etki olan miyopati ve rabdomiyoliz gelişme riskini etkileyen faktörler değerlendirilmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi statinlere bağlı miyopati gelişme riskini artıran faktörlerden biri değildir?
Malign hipertansiyon tanısıyla yoğun bakım ünitesinde izlenen ve uzun süreli intravenöz antihipertensif infüzyonu alan bir hastada, tedavi sürecinde açıklanamayan metabolik asidoz, taşikardi ve konfüzyon gelişmiştir. Hekim, ilaca bağlı toksisite şüphesiyle infüzyonu durdurarak hastaya sodyum tiyosülfat tedavisi başlamıştır.
Bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan ilacın, vasküler düz kas hücresindeki temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu zemininde atriyal fibrilasyon gelişen bir hastada, hem aksesuar yolu baskılamak hem de ventriküler yanıtı kontrol altına almak amacıyla tercih edilen; sodyum kanallarını orta derecede bloke ederken aynı zamanda potasyum kanallarını da etkileyerek aksiyon potansiyel süresini (APD) uzatan antiaritmik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, iskemik inme profilaksisi amacıyla dipiridamol kullanan erkek hasta, ani başlayan çarpıntı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan elektrokardiyografide () dar kompleksli, düzenli ve hızı olan taşikardi saptanıyor. Vagal manevralara yanıt vermeyen hastaya adenozin tedavisi planlanıyor. Bu hasta için en uygun adenozin dozaj yaklaşımı ve bunun farmakolojik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?