Genel Pediatri

371 soru

Soru 61Soru →

Çocuk sağlığı izlemlerinde gelişim basamaklarının zamanında kazanılması, nörolojik gelişimin değerlendirilmesinde kritik öneme sahiptir. Bebeğin kendisine gülümseyen bir kişiye yanıt olarak istemli bir şekilde gülümsediği 'sosyal gülümseme' becerisinin, normal gelişim gösteren bir süt çocuğunda en geç hangi ayın sonunda kazanılmış olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2. ay

Cevap

Sosyal gülümseme becerisinin normal gelişim gösteren bir süt çocuğunda en geç 2. ayın sonunda kazanılmış olması beklenir.
Sosyal gülümseme, bebeğin sosyal çevreyle kurduğu ilk anlamlı bağlardan biridir. Normal gelişim sürecinde bebeklerin büyük çoğunluğu 6.6. haftadan itibaren, en geç 2.2. ayın (8.8. hafta) sonuna kadar kendisine gülümseyen bir yetişkine gülümseyerek yanıt verir. Bu basamağın gecikmesi, görme sorunları veya otizm spektrum bozukluğu gibi gelişimsel durumlar açısından dikkatli bir izlem gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin sosyal gelişim basamaklarını gözden geçir.
Bebeklerin doğumdan itibaren sosyal etkileşim kurmaya başladığı, ancak istemli sosyal yanıtların belirli aylarda kristalleştiği bilinmektedir.
Gelişimsel basamakların kronolojik sırasını belirlemek için temel sosyal dönüm noktalarını bilmek gerekir.
2
Sosyal gülümsemenin (istemli gülümseme) ortaya çıkış zamanını belirle.
Refleksif gülümsemenin aksine, dış uyaranlara yanıt olarak verilen sosyal gülümseme genellikle 6−8.6-8. haftalarda (yaklaşık 2.2. ay) belirginleşir.
TUS sınavında sıkça sorulan erken dönem gelişimsel kilometre taşlarından biridir.

Anahtar Kavram

Süt çocukluğu döneminde sosyal gelişim basamakları ve sosyal gülümseme zamanlaması.
Tahmini Süre:40s
Soru 62Soru →

Polikliniğe sağlam çocuk izlemi için getirilen bir çocuğun değerlendirmesinde; bağımsız yürüyebildiği ancak dengeli koşamadığı, iki küpü üst üste koyarak kule yapabildiği, anlamlı 4-5 kelime söyleyebildiği ve istediği nesneleri parmağıyla işaret ederek gösterdiği saptanıyor.

Buna göre, mevcut gelişim yaşı ile uyumlu olarak bu çocuğun aşağıdaki ince motor becerilerden hangisine sahip olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kağıt üzerinde kalemi avuçlayarak kendiliğinden karalamalar yapması

Cevap

Mevcut bulgularıyla 15 aylık bir gelişim düzeyini yansıtan bu çocukta ince motor beceri olarak kağıt üzerinde kendiliğinden karalamalar yapması beklenir.
Vakada tanımlanan çocuk, desteksiz yürüme, iki küpten kule, işaretle gösterme ve 4-5 kelime kullanımı ile tam olarak 15 aylık bir çocuğun gelişim profiline uymaktadır. Bu ay grubundaki bir çocuğun ince motor ve uyum becerileri arasında kalemi avuçlayarak rastgele karalamalar yapabilmesi beklenen ve tipik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Vakada verilen motor ve dil becerilerini analiz ederek çocuğun gelişimsel yaşını (ayını) tespit et.
Çocuğun bağımsız yürümesi, iki küpten kule yapması, 4-5 kelime söylemesi ve istediğini işaret parmağıyla göstermesi 15 aylık (1 yaş 3 ay) gelişim özellikleridir.
Çocuğun gelişim ayını doğru belirlemek, seçeneklerdeki yaşa özgü becerilerin elenmesini sağlar.
2
Seçeneklerde verilen her bir ince motor becerinin tipik olarak hangi ayda kazanıldığını belirle.
Karalama yapma 15 ay; sayfaları 2-3'er çevirme 18 ay; 4 küple kule yapma 18 ay; dikey çizgiyi taklit etme 18 ay; 6 küple kule yapma 24 ay becerisidir.
Gelişim basamakları yaşlara göre gruplandırılarak birbiriyle karıştırılması en muhtemel ayların ayrımı yapılır.
3
Tespit edilen 15 aylık gelişim yaşı ile uyumlu olan seçeneği işaretle.
Vakadaki çocuğun yaşıyla uyumlu tek becerinin 'kendiliğinden karalama yapması' olduğu görülür.
Soruda çocuğun 'mevcut yaşı ile uyumlu' becerisi sorulduğundan, daha ileri aylara (18 ve 24 ay) ait beceriler henüz beklenmez.

Anahtar Kavram

Nöromotor Gelişim Basamakları (15, 18 ve 24 Ay)
Soru 63Soru →

Crohn hastalığı nedeniyle gebeliğinin son trimesterinde infliksimab (TNF−αTNF-\alpha inhibitörü) tedavisi alan bir anneden, 3838 haftalık ve sağlıklı bir bebek dünyaya gelmiştir. Bu bebeğin rutin bağışıklama programı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: BCGBCG ve rotavirüs gibi canlı aşılar, ilacın bebekten temizlenmesi beklendiği için en az ilk 66 ay boyunca uygulanmamalıdır.

Cevap

Biyolojik ajan kullanan anneden doğan bebeklerde BCG ve rotavirüs gibi canlı aşılar en az 6 ay ertelenmelidir.
İnfliksimab gibi TNF−αTNF-\alpha inhibitörleri, IgG1IgG1 yapısında oldukları için gebeliğin son döneminde plasentayı aktif olarak geçerler. Bu antikorlar bebeğin dolaşımında 6 aya kadar kalabilir ve bebeğin hücresel bağışıklık yanıtlarını baskılayabilir. Bu durum, canlı viral veya bakteriyel aşıların (özellikle Türkiye'de 2. ayda yapılan BCGBCG ve rotavirüs) dissemine enfeksiyona (BCGosis gibi) yol açma riskini doğurur. Bu nedenle, bu bebeklerde canlı aşılar en az 6 ay ertelenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Maternal ilaç maruziyetinin değerlendirilmesi
Annenin gebeliğin son trimesterinde infliksimab (TNF−αTNF-\alpha inhibitörü) kullandığı belirlendi.
Monoklonal antikorların (IgG1IgG1) plasental transferi 3. trimesterde maksimum düzeye ulaşır.
2
İlacın bebek üzerindeki etkisinin analizi
İlacın bebek dolaşımında en az 6-12 ay boyunca kalabileceği ve geçici immünsüpresyon yapabileceği saptandı.
Bebeklerde bu ilaçların yarı ömrü uzundur ve hücresel bağışıklığı etkileyebilir.
3
Aşı güvenliği kontrolü
Canlı aşıların (BCGBCG, Rotavirüs) riskli, inaktif aşıların ise güvenli olduğu belirlendi.
Canlı aşılar immünsüprese konaklarda dissemine enfeksiyona yol açabilir (örneğin BCGosis).
4
Zamanlama kararının verilmesi
Canlı aşıların 6. aydan sonraya ertelenmesi, inaktif aşıların ise rutin takvimde yapılması kararlaştırıldı.
Uluslararası rehberler (ACIP, AAP) ve ulusal bağışıklama protokolleri bu durumu en az 6 ay erteleme ile yönetir.

Anahtar Kavram

Maternal biyolojik ajan kullanımı varlığında yenidoğan aşılaması
Soru 64Soru →

Ağır protein-enerji malnütrisyonu (PEM) olan çocuklarda, vücudun kısıtlı enerji ve besin öğeleriyle hayatta kalabilmek için geliştirdiği "redüktif adaptasyon" (indirgenmiş uyum) süreci birçok organ sisteminde önemli fonksiyonel ve yapısal değişikliklere yol açar. Bu adaptasyon süreci kapsamında görülen aşağıdaki klinik ve fizyolojik değişikliklerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mide asit sekresyonu artarak ince bağırsaktaki bakteriyel yükün azalmasını sağlar.

Cevap

Mide asit sekresyonunun artması değil, aksine azalması (hipoklorhidri) redüktif adaptasyonun bir parçasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, mide asit sekresyonunun arttığını belirtmektedir. Oysa ağır protein-enerji malnütrisyonunda mide asit üretimi (HCl) belirgin şekilde azalır (hipoklorhidri veya aklorhidri). Bu durum, gastrointestinal sistemin koruyucu asit bariyerinin kaybına, ince bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalmaya (SIBO) ve sık tekrarlayan enterik enfeksiyonlara neden olur. Diğer tüm seçenekler (kardiyak atrofi, GFR düşüşü, villöz atrofi ve bazal metabolizma hızının azalması) redüktif adaptasyonun gerçek ve beklenen bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
PEM'de redüktif adaptasyonun temel amacını belirle.
Vücut, enerji tüketimini azaltmak ve kısıtlı proteini hayati organlar için korumak amacıyla tüm sistemleri yavaşlatır.
Bu süreç, malnütrisyonlu çocuğun düşük enerji alımıyla hayatta kalmasını sağlar.
2
Gastrointestinal sistemdeki değişiklikleri değerlendir.
Mide asit (HCl) üretimi azalır ve bağırsak mukozası atrofiye uğrar.
Asit üretiminin azalması, sindirimi zorlaştırırken patojenlerin bağırsaklara geçişini kolaylaştırır.
3
Seçeneklerdeki yanlış bilgiyi saptan.
Mide asit sekresyonunun arttığını savunan ifade fizyolojiye aykırıdır.
Artmış asit sekresyonu enerji maliyeti yüksek bir süreçtir ve malnütrisyondaki 'yavaşlama' stratejisiyle çelişir.

Anahtar Kavram

Redüktif Adaptasyon (Reduced Adaptation) Patofizyolojisi

Daha Fazla Pratik

DSÖ'nün malnütrisyon tedavisindeki 10 adımını ve stabilizasyon fazında neden demir verilmediğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 65Soru →

Kohlear implant ameliyatı planlanan 33 yaşındaki bir erkek çocuk, T.C. Sağlık Bakanlığı çocukluk çağı rutin aşı takvimine göre pnömokok aşılarını (22, 44 ve 1212. aylarda KPA13KPA13) uygun şekilde almıştır. Bu çocukta pnömokok menenjiti riskini en aza indirmek için yapılması gereken ek aşılama yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ameliyattan en az iki hafta önce bir doz PPA23 (2323 valanlı polisakkarit pnömokok aşısı) uygulanmalıdır.

Cevap

Kohlear implant planlanan ve rutin pnömokok aşılarını tamamlamış olan çocuklara, ameliyattan en az iki hafta önce bir doz PPA23PPA23 aşısı uygulanmalıdır.
Kohlear implant ameliyatı planlanan çocuklarda invaziv pnömokok hastalığı riski arttığı için özel bir aşılama şeması uygulanır. T.C. Sağlık Bakanlığı ve uluslararası rehberlere göre, rutin 1313 valanlı konjuge pnömokok aşısı (KPA13KPA13) serisini tamamlamış olan risk grubu çocuklara, 22 yaşından sonra ve cerrahi işlemden en az 22 hafta önce 2323 valanlı polisakkarit pnömokok aşısı (PPA23PPA23) uygulanması önerilir. Bu sayede daha fazla pnömokok serotipine karşı koruma sağlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumu ve risk grubunun değerlendirilmesi.
Hastanın kohlear implant nedeniyle invaziv pnömokok hastalığı (özellikle menenjit) açısından yüksek risk grubunda olduğu belirlenir.
Anatomik bariyer bozuklukları ve yabancı cisim implantasyonu pnömokokların merkezi sinir sistemine yayılımını kolaylaştırır.
2
Mevcut aşı geçmişinin ve ek aşılama ihtiyacının analizi.
Rutin KPA13KPA13 serisinin tamamlandığı ancak risk grubu için gereken PPA23PPA23 aşısının eksik olduğu saptanır.
PPA23PPA23, KPA13KPA13 içerisinde bulunmayan ek serotiplere karşı koruma sağlayarak risk gruplarında kapsayıcılığı artırır.
3
Ek aşılama zamanlamasının planlanması.
Hastanın 22 yaşından büyük olduğu ve son KPA13KPA13 dozunun üzerinden 88 haftadan fazla geçtiği teyit edilerek ameliyattan 22 hafta önce PPA23PPA23 planlanır.
Polisakkarit aşılar 22 yaş altına etkisizdir; cerrahi öncesi 22 hafta ise koruyucu antikor yanıtının oluşması için gereken süredir.

Anahtar Kavram

Özel Risk Gruplarında Pnömokok Aşılaması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru →

32. gebelik haftasında 1600 gram doğum ağırlığı ile doğan, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde sorunsuz izlenerek taburcu edilen ve şu an kronolojik 2. ayını dolduran bir bebek rutin kontrole getiriliyor. Sadece anne sütü ile beslenen bebeğin fizik muayenesi ve nöromotor gelişimi takvim yaşıyla uyumlu bulunuyor. Doğumdan itibaren günde 400 IU D vitamini desteği alan bu bebek için, vitamin ve mineral profilaksisi açısından şu an yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut D vitamini desteği aynen sürdürülmeli ve 2-4 mg/kg/gün dozunda +2 değerlikli demir preparatı başlanmalıdır

Cevap

Mevcut D vitamini desteği aynen sürdürülmeli ve 2-4 mg/kg/gün dozunda +2 değerlikli demir preparatı başlanmalıdır
Ulusal ve uluslararası rehberlere göre, preterm bebekler (37 haftadan önce doğanlar) anneden geçen demir depolarını daha erken tükettikleri için demir eksikliği anemisi riski altındadırlar. Bu nedenle term bebeklerde 4. ayda başlanan demir profilaksisine, preterm bebeklerde en geç 2. ayda (veya doğum ağırlığı iki katına çıktığında) 2-4 mg/kg/gün dozunda başlanmalıdır. D vitamini desteği ise standart olarak 400 IU/gün şeklinde devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk grubunu ve yaşını belirle
32 haftalık doğmuş (preterm), şu an 2 aylık bebek.
Profilaksi protokolleri term ve preterm bebeklerde farklılık gösterir.
2
D vitamini protokolünü değerlendir
D vitamini profilaksisi tüm bebeklerde (term/preterm) 400 IU/gün olarak 1 yaşına kadar devam eder.
Doz artışı sadece kanıtlanmış eksiklikte yapılır.
3
Demir profilaksisi zamanlamasını belirle
Term bebeklerde 4. ayda, preterm ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde ise 2. ayda demir desteği başlanmalıdır.
Preterm bebeklerin demir depoları daha azdır ve hızlı büyüdükleri için demir ihtiyacı daha erken başlar.

Anahtar Kavram

Preterm bebeklerde demir profilaksisi zamanlaması ve D vitamini idamesi
Soru 67Soru →

39.39. gebelik haftasında, 3400 gram3400\text{ gram} ağırlığında, sorunsuz bir doğumla dünyaya gelen ve sadece anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebek, hayatının birinci haftasında rutin kontrol için getirilmiştir. T.C. Sağlık Bakanlığı'nın ulusal izlem protokolleri göz önüne alındığında, bu bebeğin vitamin ve mineral desteklerinin planlanması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: D vitamini desteği bu hafta içinde başlanmalı ve günlük 400 IU400\text{ IU} dozunda en az bir yaşına kadar sürdürülmelidir.

Cevap

D vitamini desteği bu hafta içinde başlanmalı ve günlük 400 IU400\text{ IU} dozunda en az bir yaşına kadar sürdürülmelidir.
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü ulusal programlar kapsamında, sağlıklı ve miyadında doğan tüm bebeklere D vitamini desteği hayatın ilk haftasından itibaren (0-15. günler arası) başlanmalı ve günlük 400 IU400\text{ IU} dozunda en az 11 yaşına kadar sürdürülmelidir. Bu uygulama, Raşitizm (Rickets) gelişimini önlemede en temel halk sağlığı müdahalesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin klinik durumunu değerlendir.
Bebek 39.39. haftalık (term), 3400 gram3400\text{ gram} (normal ağırlık) ve sağlıklı.
Profilaksi protokolleri bebeğin doğum haftasına ve kilosuna göre değişiklik gösterir.
2
Ulusal D vitamini protokolünü hatırla.
Tüm bebeklere ilk haftada başlanır, doz 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün}'dür ve 11 yaşına kadar sürer.
Anne sütünün D vitamini içeriği bebek gereksinimini karşılamada yetersizdir.
3
Ulusal demir profilaksisi protokolünü hatırla.
Term bebeklerde 4.4. ayda, prematürelerde 2.2. ayda başlanır.
Fetal demir depoları term bebeklerde yaklaşık 44 ay boyunca yeterlidir.
4
Verilen bilgileri seçeneklerle karşılaştır.
D vitamininin ilk haftada 400 IU400\text{ IU} dozunda başlanması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Protokolün hem zamanlama hem de doz bileşenleri bu seçenekte tam olarak karşılanmaktadır.

Anahtar Kavram

Sağlıklı bebeklerde rutin vitamin (D ve K) ve mineral (Demir) profilaksisi zamanlaması ve dozları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 68Soru →

Gelişimsel muayenesinde; eline verilen bir oyuncağı bir elinden diğerine geçirebildiği (transfer edebildiği), ancak henüz yardımsız (desteksiz) oturamadığı saptanan bir bebeğin gelişimsel yaşı yaklaşık olarak kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66 ay

Cevap

Bebeğin gelişimsel yaşı 66 aydır.
Bebeklerde nesneleri bir elden diğerine geçirme (transfer) yeteneği 66. ayda gelişen kritik bir ince motor beceridir. Bu yaştaki bebekler aynı zamanda destekle (ellerini öne dayayarak) oturabilirler ancak yardımsız, dik bir şekilde oturmaları genellikle 7−87-8. ayları bulur. Bu nedenle tarif edilen tablo 66 aylık bir bebekle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Bebek nesne transferi yapıyor (ince motor) ancak desteksiz oturamıyor (kaba motor).
Bu iki bulgu gelişimsel bir sınır belirler.
2
İnce motor gelişim basamağını değerlendir.
Nesnenin bir elden diğerine geçirilmesi tipik olarak 66. ayda gerçekleşir.
66. ay öncesinde bebek nesneye uzanır ancak transfer yapamaz.
3
Kaba motor gelişim basamağını kontrol et.
Desteksiz oturma 7−87-8. aylarda beklenir, 66. ayda ise sadece destekli oturma görülebilir.
Desteksiz oturamaması bebeğin henüz 7−87-8 aylık olmadığını doğrular.

Anahtar Kavram

66. ay gelişim basamakları (Nesne transferi ve destekli oturma)

Daha Fazla Pratik

Bebeğin 99. aydaki kaba motor ve dil gelişim basamaklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru →

7,57,5 yaşında bir kız çocuk, koltuk altı tüylenmesi ve vücut kokusunda ağırlaşma şikayeti ile annesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; boy ve kilo 5050. persentilde, meme gelişimi Tanner evre 11 (telarş yok), pubik kıllanma Tanner evre 22 ve aksiller kıllanma mevcut olarak saptanıyor. Klitoromegali saptanmayan hastanın kemik yaşı takvim yaşı ile uyumlu bulunuyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prematür adrenarş

Cevap

Hastanın klinik ve radyolojik bulguları prematür adrenarş ile tam uyumludur.
Kız çocuklarında 8 yaşından önce görülen, ancak meme gelişiminin eşlik etmediği izole pubik ve aksiller kıllanma artışı 'prematür adrenarş' olarak tanımlanır. Bu durum genellikle selim bir seyir izler ve kemik yaşında belirgin ilerlemeye veya boy sıçramasına neden olmaz; bu vakadaki tüm bulgular bu tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın fiziksel bulgularını ve Tanner evrelerini değerlendiriniz.
Meme gelişimi (gonadarş) yok (Evre 1), ancak pubik/aksiller kıllanma (adrenarş) mevcut (Evre 2).
Pübertal gelişimin iki ayrı ekseni (gonadarş ve adrenarş) olduğunu ayırt etmek tanı için kritiktir.
2
Hastanın yaşını ve cinsiyetini göz önünde bulundurarak bulguların zamanlamasını kontrol ediniz.
7,57,5 yaşındaki bir kız çocukta püberte bulgularının başlaması 'prematür' (erken) olarak kabul edilir.
Kızlarda püberte sınırı 8, erkeklerde 9 yaştır.
3
Kemik yaşı ve büyüme hızı verilerini analiz ediniz.
Kemik yaşının takvim yaşı ile uyumlu olması ve boyun 5050. persentilde olması patolojik androjen fazlalığını (KAH veya tümör gibi) dışlar.
Benign prematür adrenarşta kemik yaşı ilerlemesi beklenmez.

Anahtar Kavram

Prematür adrenarş, kızlarda 8 yaşından önce hipotalamo-hipofizer-gonadal aks aktive olmadan (telarş gelişmeden) adrenal androjenlerin (DHEA-S) artışına bağlı olarak ortaya çıkan izole pubik/aksiller kıllanma durumudur.
Soru 70Soru →

Anne sütünün biyokimyasal bileşimi, immünolojik koruyucu mekanizmaları ve emzirme yönetimi üzerine yapılan bir klinik konseyde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in güncel pediatrik yaklaşımları tartışılmaktadır. Bu tartışma kapsamında anne sütü ile inek sütünün karşılaştırılması ve emzirme kontrendikasyonları ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne sütündeki kalsiyum ve fosfor miktarları inek sütüne göre daha yüksektir; ancak kalsiyum/fosfor oranının 2:12:1 olması sayesinde kalsiyumun biyoyararlanımı inek sütüne (1.2:11.2:1) göre çok daha verimlidir.

Cevap

Anne sütündeki kalsiyum ve fosfor miktarlarının inek sütünden daha yüksek olduğu ifadesi yanlıştır; aksine bu minerallerin mutlak miktarları anne sütünde çok daha düşüktür.
Anne sütündeki kalsiyum (3434 mg/100100 ml) ve fosfor (1414 mg/100100 ml) miktarları, inek sütüne (Ca: 120120 mg, P: 9595 mg) göre çok daha düşüktür. Anne sütünün üstünlüğü bu minerallerin miktarında değil, kalsiyumun emilimi için en ideal oran olan 2:12:1 (Ca/PCa/P) dengesinde olması ve bu sayede inek sütündeki (1.2:11.2:1) mineral fazlalığına rağmen kalsiyumun biyoyararlanımının çok daha yüksek olmasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anne sütü ve inek sütünün mineral içeriklerini karşılaştırın.
Anne sütünde kalsiyum yaklaşık 3434 mg/100100 ml, fosfor 1414 mg/100100 ml'dir. İnek sütünde ise kalsiyum 120120 mg/100100 ml, fosfor 9595 mg/100100 ml civarındadır.
Anne sütündeki mineral yükü, böbrek solüt yükünü düşük tutmak için inek sütüne göre daha azdır.
2
Kalsiyum/Fosfor oranlarını ve biyoyararlanımı değerlendirin.
Anne sütünde Ca/PCa/P oranı 2:12:1 iken inek sütünde 1.2:11.2:1'dir. Anne sütündeki bu oran, kalsiyumun emilimini inek sütüne göre çok daha verimli kılar.
Miktar az olsa da ideal oran sayesinde kalsiyumun biyoyararlanımı anne sütünde daha yüksektir.
3
Emzirme kontrendikasyonlarını ve DSÖ önerilerini doğrulayın.
Hepatit C, sigara kullanımı gibi durumlar emzirme engeli değildir; ilk 66 ay sadece anne sütü önerisi ise standart protokoldür.
Sadece belirli enfeksiyonlar (HIV, HTLV vb.) ve bazı ilaçlar mutlak kontrendikasyon kabul edilir.

Anahtar Kavram

Anne sütünün mineral içeriği inek sütünden mutlak miktar olarak daha azdır, ancak biyoyararlanımı ideal Ca/P oranı (2:12:1) nedeniyle daha yüksektir.

Daha Fazla Pratik

Anne sütünün kolostrum, geçiş sütü ve matür süt evreleri arasındaki protein ve sIgA içeriği değişimlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru →

Miadında, 3200 gram3200\text{ gram} ağırlığında, evde sağlık personeli yardımı olmadan doğan ve şu an 33 günlük olan bir erkek bebek, ilk kontrolü için polikliniğe getiriliyor. Annesinden alınan anamnezde bebeğe doğum sonrası herhangi bir tıbbi uygulama (aşı, vitamin vb.) yapılmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde göbek kordonu klempli olan bebeğin sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Bu bebeğin rutin izlem planında yer alan vitamin ve mineral desteği uygulamaları için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemen 1 mg1\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanmalı ve 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} D vitamini başlanmalıdır.

Cevap

Hemen 1 mg1\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanmalı ve 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} D vitamini başlanmalıdır.
Yenidoğanlarda K vitamini bağımlı pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğine bağlı kanamaları önlemek için doğum sonrası en kısa sürede 1 mg1\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanması esastır. Ayrıca, raşitizm (ricketts) gelişimini engellemek amacıyla tüm bebeklere yaşamın ilk haftasından itibaren (genellikle taburculuk sonrası) günlük 400 IU400\text{ IU} D vitamini başlanması önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin eksik profilaktik uygulamalarını belirle.
Bebeğin evde doğduğu ve yenidoğan döneminde zorunlu olan K vitamini ile D vitamini desteğini almadığı saptandı.
Yenidoğanların büyük çoğunluğu K vitamini eksikliği ile doğar ve anne sütü D vitamini ihtiyacını karşılamada yetersizdir.
2
Uygulanacak desteklerin doz ve yöntemini seç.
1 mg1\text{ mg} intramüsküler K vitamini ve 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} oral D vitamini uygulanmasına karar verildi.
K vitamini hemorajik hastalığı önler; D vitamini ise yaşamın ilk günlerinden itibaren raşitizmi önlemek için verilmelidir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde rutin K vitamini (doğumda) ve D vitamini (ilk hafta içinde) profilaksisi.
Soru 72Soru →

14 yaşındaki bir erkek çocuk, rutin sağlık kontrolünde değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde; her iki testis hacmi orşidometre ile 12 mL12\text{ mL}, penis boyu ve genişliğinde belirgin artış, pubik kıllanmanın ise kıvırcık, koyu renkli olup simfizis pubis üzerine yayıldığı (Evre 3) saptanıyor. Ayrıca areola altında yaklaşık 2 cm2\text{ cm}'lik, disk şeklinde hassas doku palpe ediliyor. Boy kısalığı endişesi olan bu adölesan ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyüme hızı doruk noktasına (PHV) henüz ulaşmamıştır.

Cevap

Büyüme hızı doruk noktasına (PHV) henüz ulaşmamıştır.
Erkeklerde boy uzama hızının doruk noktasına ulaştığı dönem (peak height velocity - PHV), pubertenin nispeten geç bir bulgusudur ve tipik olarak Tanner evre 4'te gerçekleşir. Sorudaki çocuk ise testis hacmi ve kıllanma özelliklerine göre Tanner evre 3'tedir; dolayısıyla henüz boy patlamasının zirve noktasına ulaşmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın fizik muayene bulgularına göre Tanner evresini belirle.
Testis hacminin 12 mL12\text{ mL} olması ve pubik kıllanma özellikleri Tanner evre 3 ile uyumludur.
Adölesan gelişimini değerlendirmek için Tanner evrelemesi temel basamaktır.
2
Erkek çocuklarda boy uzama hızı (PHV) zamanlamasını değerlendir.
Erkeklerde PHV, pubertenin nispeten geç döneminde (Tanner evre 4) gerçekleşir.
Kız çocuklarında PHV'nin erken (evre 2-3), erkeklerde ise geç (evre 4) gerçekleştiği bilgisi ayırıcıdır.
3
Diğer pubertal ve psikososyal parametreleri kontrol et.
Spermarş evre 3'te olur, jinekomasti bu evrede fizyolojiktir ve çocuk soyut işlemler dönemindedir.
Eşlik eden bulguların normal gelişim basamaklarıyla uyumunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Erkek adölesanlarda pubertal sekans ve PHV zamanlaması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru →

88 aylık, büyüme ve gelişmesi normal olan sağlıklı bir süt çocuğu rutin kontrolünde değerlendiriliyor. Annesi; 66. aydan itibaren anne sütüne ek olarak yoğurt, sebze püresi ve meyve püresine başladıklarını; son bir aydır ise kahvaltısında yumurta sarısı ve pekmez verdiğini belirtiyor. Bu bebeğin beslenme planına 88. aydan itibaren aşağıdakilerden hangisinin eklenmesi veya uygulanması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuru baklagillerin (mercimek, fasulye vb.) kabukları soyulup iyice ezilerek beslenmeye eklenmesi

Cevap

Kuru baklagillerin kabukları soyulup iyice ezilerek beslenmeye eklenmesi bu dönemde en uygun yaklaşımdır.
Sağlıklı bir süt çocuğunda 88. ay, besin çeşitliliğinin artırıldığı bir dönemdir. Kuru baklagiller (mercimek, fasulye, nohut), bitkisel protein ve lif kaynağı olarak bu aylarda beslenmeye eklenebilir. Sindirimi kolaylaştırmak ve gaz oluşumunu engellemek için kabuklarının soyulması ve iyice ezilmesi önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin yaşını ve mevcut beslenme durumunu değerlendiriniz.
Bebek 88 aylık ve temel tamamlayıcı besinlere (66-77. ay besinleri) uyum sağlamış durumdadır.
Tamamlayıcı beslenme adımlar halinde ilerler; bebek hazır olduğunda yeni besin grupları eklenmelidir.
2
88. ay için uygun olan ve olmayan besinleri ayırt ediniz.
Kuru baklagiller 77-88. ayda başlanabilirken; bal, inek sütü ve yumurta akı 1212 aya kadar ertelenmelidir.
Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı rehberleri, bebeklerin fizyolojik gelişimine göre bu zamanlamaları belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Tamamlayıcı beslenmede besinlerin başlanma zamanı ve güvenli gıda seçimi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru →

1010 aylık sağlıklı bir süt çocuğu, annesi tarafından beslenme düzeninin gözden geçirilmesi amacıyla polikliniğe getiriliyor. Annesi; bebeğinin 66. aydan beri anne sütünün yanında tamamlayıcı besinler aldığını, ancak son zamanlarda porsiyonlarını bitirmekte zorlandığını ve iştahsız göründüğünü belirtiyor. Bu bebeğin beslenme programı ile ilgili aşağıdaki önerilerden hangisi, besinlerin enerji yoğunluğunu ve kalitesini artırmak amacıyla güncel pediatri rehberlerine göre en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öğünlerde verilen sebze yemeklerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyerek enerji yoğunluğunu artırın.

Cevap

Öğünlerde verilen sebze yemeklerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı eklenmesi, enerji yoğunluğunu artıran en uygun yaklaşımdır.
Süt çocuklarında mide kapasitesi sınırlı olduğu için tüketilen her lokmanın enerji değeri yüksek olmalıdır. Özellikle sebze bazlı yemeklerin enerji yoğunluğu düşüktür; bu nedenle her öğüne yaklaşık bir tatlı kaşığı (55 ml) zeytinyağı eklenmesi, bebeğin büyüme için ihtiyaç duyduğu kaloriyi almasını sağlar. Bu yöntem, iştahı az olan veya çabuk doyan bebeklerde beslenme başarısını artıran en temel öneridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin yaşına ve gelişimsel durumuna göre mide kapasitesini değerlendir.
1010 aylık bir bebeğin mide kapasitesi yaklaşık 250−300250-300 ml civarındadır; bu sınırlı hacimde yüksek enerji sağlamak gerekir.
Mide kapasitesi küçük olduğu için 'boş kalori' içeren veya düşük enerji yoğunluklu gıdalar yerine yoğun içerikli besinler tercih edilmelidir.
2
Enerji yoğunluğunu artıran yöntemleri analiz et.
Sebze çorbalarına veya yemeklerine bitkisel yağ (zeytinyağı) eklenmesi, hacmi değiştirmeden kalori yoğunluğunu artırır.
Yağlar gram başına 99 kcal enerji vererek en yoğun enerji kaynağıdır.
3
Güncel beslenme yasaklarını ve ilkelerini gözden geçir.
11 yaş altı tuz yasaktır, ek su gereklidir, duyarlı besleme (ekransız) esastır ve pütürlü gıdalar 8−98-9. ayda başlanmalıdır.
Fizyolojik gelişim (böbrek yükü, oral-motor beceriler) bu kısıtlamaları ve geçişleri zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Süt çocuklarında tamamlayıcı beslenmede enerji densitesi ve duyarlı besleme ilkeleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru →

99 aylık sağlıklı bir süt çocuğunun rutin kontrolünde; tamamlayıcı besinlerin 66. aydan itibaren başlandığı, ancak bebeğin pütürlü gıdaları reddetmesi nedeniyle tüm öğünlerin blenderdan geçirilerek püre şeklinde verildiği, yemeklere lezzet için tuz eklendiği ve susadığında su yerine meyve suyu tercih edildiği öğreniliyor. Bu bebeğin beslenme yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besinleri reddeden bebeklerde, gelişim geriliğini önlemek için gıdalar oyunla veya hafif zorlamayla mutlaka bitirilmelidir.

Cevap

Besinleri reddeden bebeklerde gıdaların oyunla veya zorlanarak bitirilmesi gerektiği ifadesi yanlıştır.
Cevaplı beslenme (responsive feeding) ilkelerine göre, bebek besini reddettiğinde zorlanmamalı, bir süre sonra tekrar denenmelidir. Zorla besleme, bebeğin doyma duyusunu köreltir ve ileride yeme bozukluklarına veya obeziteye zemin hazırlar. Diğer seçeneklerde yer alan blender kullanımının oral-motor gelişimi geciktirmesi, tuzun renal solüt yükünü artırması ve meyve suyunun obezite riski oluşturması tıbbi olarak doğru ifadelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki beslenme hatalarını tanımla.
Blender kullanımı, tuz eklenmesi ve meyve suyunun su yerine verilmesi hatalı uygulamalardır.
Tamamlayıcı beslenme ilkelerine göre 7-8. aylardan itibaren pütürlü gıdaya geçilmeli, ilk yıl tuz/şeker verilmemeli ve su birincil içecek olmalıdır.
2
Pedagojik beslenme yaklaşımını değerlendir.
Zorla besleme (forced feeding) yerine cevaplı beslenme (responsive feeding) önerilir.
Bebeğin acıkma ve doyma sinyallerine saygı duyulması, uzun dönemli sağlıklı beslenme alışkanlıkları için kritiktir.

Anahtar Kavram

Cevaplı Beslenme (Responsive Feeding)

Daha Fazla Pratik

İnek sütünün ilk yıl yasaklanma nedenleri (mikrokanama, düşük demir emilimi) konusuna çalışınız.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 76Soru →

1818 aylık bir erkek çocuk, belirgin tartı kaybı ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede deri altı yağ dokusunun ileri derecede azaldığı, "ihtiyar adam yüzü" görünümü olduğu ve tartı/boy oranının <−3<-3 standart sapma olduğu saptanmıştır. İzleminde sulu ishali gelişen ve hafif dehidratasyon bulguları (çökmüş göz küreleri, huzursuzluk) saptanan bu hastanın dehidratasyon yönetiminde en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) solüsyonu ile yavaş oral veya nazogastrik replasman yapılması

Cevap

ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) solüsyonu ile yavaş oral veya nazogastrik replasman yapılması
Ağır protein enerji malnütrisyonu (PEM) olan çocuklarda vücut, azalan besin öğelerine uyum sağlamak için "redüktif adaptasyon" sürecine girer. Bu süreçte Na+Na^+-K+K^+ ATPaz pompa aktivitesi azalır, bu da hücre içinde sodyum birikmesine ve potasyum kaybına yol açar. Standart ORS sodyum içeriği yüksek (7575 mmol/L) olduğu için bu çocuklarda sodyum yüklenmesi ve ardından kalp yetmezliğine neden olabilir. ReSoMal (4545 mmol/L sodyum, 4040 mmol/L potasyum) bu riskleri azaltmak için özel olarak formüle edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın malnütrisyon durumunu ve dehidratasyon derecesini değerlendir
Ağır protein-enerji malnütrisyonu (Marasmus) ve hafif dehidratasyon tespiti
PEM'li çocuklarda dehidratasyon belirtileri (göz kürelerinde çökme gibi) yağ dokusu kaybı nedeniyle maskelenebilir veya olduğundan fazla görünebilir.
2
Redüktif adaptasyon mekanizmasını göz önünde bulundurarak uygun replasman sıvısını seç
ReSoMal seçimi
PEM'de toplam vücut sodyumu yüksek, potasyumu düşüktür. Standart ORS çok fazla sodyum (7575 mmol/L) içerir; bu da kalp yetmezliği riskini artırır.
3
Sıvı uygulama hızını ve yöntemini belirle
Yavaş hızda (55-1010 ml/kg/saat) oral/NG yol
Hızlı intravenöz yüklemeler kardiyovasküler sistem üzerinde aşırı yük oluşturarak ani ölümlere yol açabilir.

Anahtar Kavram

Ağır PEM vakalarında dehidratasyon tedavisinde düşük sodyumlu, yüksek potasyumlu ReSoMal solüsyonunun yavaş hızda kullanılması hayat kurtarıcıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru →

2222 aylık bir erkek çocuk, son 22 haftadır devam eden ishal ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boya göre ağırlığı <−3<-3 standart sapma, alt ekstremitelerde gode bırakan ödem ve karaciğerde 44 cm büyüme saptanmıştır. Hastanın dehidratasyon bulguları (çökmüş gözler, ağız kuruluğu) olmasına rağmen şok tablosunda (periferik nabızlar dolgun, kapiller dolum zamanı <2<2 saniye) olmadığı görülmüştür. Bu hastanın Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokolüne göre hastaneye yatırılarak başlanan ilk basamak tedavisinde, dehidratasyonun yönetimi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ReSoMal (Malnütrisyona özel oral rehidratasyon sıvısı) ile yavaş rehidratasyon sağlanması

Cevap

ReSoMal (Malnütrisyona özel oral rehidratasyon sıvısı) ile yavaş rehidratasyon sağlanması
Dünya Sağlık Örgütü, ağır protein-enerji malnütrisyonu olan ve şokta olmayan dehidrate çocuklarda oral veya nazogastrik yoldan ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) sıvısının yavaş şekilde verilmesini önerir. Bu sıvı, standart ORS'ye göre daha az sodyum (4545 mmol/L vs 7575 mmol/L) ve daha fazla potasyum ile magnezyum içerir. Bu sayede malnütrisyonun temelindeki elektrolit dengesizliği kalp yetmezliği riski oluşturmadan düzeltilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve malnütrisyon derecesini değerlendir
Boya göre ağırlık <−3<-3 standart sapma ve ödem varlığı, hastanın 'ağır protein-enerji malnütrisyonu' (Kwashiorkor kliniği) olduğunu gösterir.
Tedavi protokolü malnütrisyonun ağırlığına göre değişir.
2
Dehidratasyon ve şok ayrımını yap
Hastada dehidratasyon bulguları var ancak şok tablosu (kapiller dolum normal, nabızlar dolgun) yok.
Ağır malnütrisyonda sadece şok varlığında intravenöz sıvı verilir; dehidratasyonda oral yol tercih edilir.
3
Uygun rehidratasyon sıvısını seç
Ağır malnütrisyonlu çocuklar sodyumu kısıtlı, potasyum ve magnezyumu yüksek sıvıya ihtiyaç duyarlar (ReSoMal).
Standart ORS kullanımı hipernatremiye ve potasyum eksikliğinin derinleşmesine neden olabilir.

Anahtar Kavram

Ağır protein-enerji malnütrisyonu olan çocuklarda dehidratasyon yönetimi, standart pediatrik yaklaşımdan farklıdır; kalp yetmezliği riskini azaltmak için intravenöz sıvıdan kaçınılır ve sodyum içeriği düşük özel sıvılar (ReSoMal) kullanılır.

Daha Fazla Pratik

ReSoMal bulunmayan durumlarda standart ORS'nin nasıl modifiye edileceğini (su ve potasyum eklenmesi gibi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru →

Yirmi sekizinci gebelik haftasında, 1100 gram1100\text{ gram} ağırlığında doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen bir prematüre bebeğin rutin vitamin ve mineral profilaksisi yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğan hemorajik hastalığını önlemek amacıyla doğum sonrası 0.5 mg0.5\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanmalıdır.

Cevap

Doğum ağırlığı 1500 gramın1500\text{ gramın} altında olan bebeklerde yenidoğan hemorajik hastalığını önlemek için 0.5 mg0.5\text{ mg} intramüsküler K vitamini uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Yenidoğan döneminde K vitamini profilaksisi, hemorajik hastalığı önlemek için tüm bebeklere uygulanır. Güncel kılavuzlara göre (AAP ve ulusal protokoller), doğum ağırlığı 1500 gram1500\text{ gram} ve üzerinde olan bebeklere 1 mg1\text{ mg} IM, 1500 gramın1500\text{ gramın} altında (VLBW) olan bebeklere ise 0.5 mg0.5\text{ mg} IM tek doz uygulanması önerilmektedir. Bu bebek 1100 gram1100\text{ gram} olduğu için doğru doz 0.5 mg0.5\text{ mg}'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin doğum ağırlığı ve gestasyonel haftasını değerlendir.
Bebek 1100 gram1100\text{ gram} ve 28 haftalık, yani 'Çok Düşük Doğum Ağırlıklı' (VLBW) bir prematüredir.
VLBW bebeklerde K vitamini gibi profilaktik dozlar term bebeklerden farklılık gösterebilir.
2
K vitamini profilaksi dozunu belirle.
Doğum ağırlığı 1500 gramın1500\text{ gramın} altında olduğu için doz 0.5 mg0.5\text{ mg} (IM) olarak uygulanmalıdır.
Yüksek dozun potansiyel yan etkilerinden kaçınırken hemorajik hastalığı önlemek için yeterli seviyeyi sağlamak.
3
Diğer vitamin ve mineral desteklerinin (D vitamini, Demir) zamanlamasını kontrol et.
D vitamini 400 IU/gu¨n400\text{ IU/gün} (ilk günlerde), Demir ise 2-6 hafta/ay civarında başlanmalıdır.
Mevcut seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Prematüre ve VLBW bebeklerde K vitamini dozaj farklılığı

Daha Fazla Pratik

VLBW bebeklerde demir desteğinin dozajı (3-4 mg/kg/gu¨n3\text{-}4\text{ mg/kg/gün}) ve transfüzyon sonrası demir yönetimi konularını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 79Soru →

11 yaşındaki kız çocuk, iç çamaşırında fark edilen lekelenme şikayetiyle annesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Annesi, çocuğun erken ergenliğe girdiğinden veya enfeksiyon kaptığından endişe etmektedir. Çocuğun özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Yapılan fizik muayenede boy ve ağırlık 50. persentilde ölçülüyor. Sistemik muayene doğal saptanıyor. Pubertal değerlendirmede Tanner evre 2 meme gelişimi (telarş) ve Tanner evre 1 pubik kıllanma olduğu görülüyor. Genital muayenede hymen sağlam, introitus östrojenize görünümde olup, dış genitalyada kokusuz, beyaz-şeffaf, mukoid kıvamda bir akıntı (fizyolojik lökoru) izleniyor. Enfeksiyon bulgusuna rastlanmıyor.

Bu hastadaki mevcut klinik tablo ve pubertal gelişim evresi göz önüne alındığında, menarşın (ilk adet kanaması) zamanlaması ile ilgili en olası öngörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaklaşık 6-12 ay sonra gerçekleşmesi beklenir.

Cevap

Yaklaşık 6-12 ay sonra gerçekleşmesi beklenir.
Soruda tanımlanan tablo 'fizyolojik lökoru'dur. Pubertedeki kız çocuklarında, kandaki östrojen düzeylerinin artmaya başlamasıyla birlikte vajinal epitelde deskuamasyon artar ve menarştan (ilk adet kanaması) yaklaşık 6-12 ay önce başlayan berrak, kokusuz, beyazımsı bir akıntı görülür. Bu durum, menarşın yaklaştığının en güvenilir klinik göstergelerinden biridir. Hasta şu an Tanner Evre 2 (Telarş) aşamasındadır; menarş genellikle Tanner Evre 3-4 aşamasında gerçekleşir, bu da fizyolojik lökorunun görülmesinden sonraki takip eden yıla denk düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını ve mevcut pubertal evresini tanımla.
Hasta Tanner Evre 2 meme gelişimine (erken puberte) sahip ve 'fizyolojik lökoru' olarak tanımlanan vajinal akıntısı mevcut.
Pubertal olayların sırasını belirlemek için mevcut konumun doğru saptanması gerekir.
2
Fizyolojik lökorunun pubertal zaman çizelgesindeki yerini hatırla.
Fizyolojik lökoru, östrojenin vajinal mukoza üzerindeki etkisiyle oluşur ve genellikle menarştan (ilk adet) 6-12 ay önce başlar.
Bu bulgu, menarşın yaklaştığının en önemli klinik habercisidir.
3
Menarşın diğer pubertal olaylarla (PHV, Tanner evreleri) ilişkisini kontrol et.
Menarş, kızlarda büyüme hızının (PHV) yavaşladığı, genellikle Tanner evre 3-4 dönemine denk gelen geç bir olaydır. Lökoru ise bu sürecin hemen öncesindeki hızlanma döneminde görülür.
Seçeneklerdeki diğer zamanlama hatalarını (PHV öncesi, Tanner 5 sonrası vb.) elemek için bu ilişki gereklidir.

Anahtar Kavram

Fizyolojik Lökoru ve Menarş İlişkisi

İpuçları

1
Bu akıntı bir enfeksiyon değil, artan hormonların normal bir etkisidir.
2
Bu bulguya 'Fizyolojik Lökoru' adı verilir ve adetin 'habercisi' olarak bilinir.
3
Kızlarda büyüme piki (PHV) erken dönemde olurken, adet kanaması (menarş) büyüme yavaşlarken gerçekleşir. Bu akıntı ise ikisinin arasındaki geçiş döneminde görülür.

Daha Fazla Pratik

Pubertal jinekomastinin erkek ergenlerdeki görülme zamanlaması ve yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru →

Akut lenfoblastik lösemi tanısıyla yoğun kemoterapi almakta olan 88 yaşındaki bir çocuk, sokak köpeği tarafından bacağından ısırılıyor (KategoriKategori IIIIII temas). Daha önceden kuduz aşılama öyküsü bulunmayan bu çocuk için en uygun kuduz temas sonrası profilaksi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0,3,7,140, 3, 7, 14 ve 2828. günlerde toplam 55 doz aşı ve kuduz immünglobulini uygulanmalıdır.

Cevap

İmmün sistemi baskılanmış çocuklarda kuduz temas sonrası profilaksisi 0,3,7,140, 3, 7, 14 ve 2828. günlerde toplam 55 doz aşı ve beraberinde kuduz immünglobulini (KİG) uygulaması şeklinde yapılmalıdır.
İmmün sistemi baskılanmış bireylerde (HIV/AIDS, malignite, yoğun kemoterapi veya yüksek doz steroid kullanımı gibi), humoral immün yanıtın zayıf olma ihtimali nedeniyle kuduz temas sonrası profilaksisi sağlıklı bireylerden farklıdır. Sağlıklı bireylerde güncel protokol 0,3,7,140, 3, 7, 14. günlerde 44 doz iken, immün yetmezlikli bireylerde 0,3,7,140, 3, 7, 14 ve 2828. günlerde toplam 55 doz aşı yapılması ve Kategori IIII veya IIIIII temaslarda mutlaka kuduz immünglobulini (KİG) uygulanması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın immünolojik durumunu değerlendir.
Hasta kemoterapi aldığı için immün sistemi baskılanmış (immünsüpresif) kabul edilir.
İmmün yetmezlik durumlarında aşıya yanıtın daha düşük olma riski protokolü değiştirir.
2
Kuduz temas kategorisini belirle.
Kategori IIIIII temas (ısırılma) mevcuttur.
Temasın şiddeti immünglobulin gerekliliğini belirler.
3
İmmünsüpresif bireyler için güncel rehberlere göre profilaksi şemasını seç.
55 doz aşı (0,3,7,14,280, 3, 7, 14, 28) ++ KİG kararı verilir.
T.C. Sağlık Bakanlığı ve DSÖ rehberleri bu grupta antikor yanıtını garantiye almak için 55 doz aşı önermektedir.

Anahtar Kavram

İmmün yetmezlikli bireylerde inaktive aşılar (kuduz gibi) güvenle yapılabilir ancak doz sayısı antikor yanıtını optimize etmek için artırılır.

Daha Fazla Pratik

İmmün yetmezlikli bir çocukta KKK veya Suçiçeği gibi canlı aşıların uygulanma kriterlerini (CD4 sayısı/yüzdesi gibi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 19Sonraki
Genel Pediatri Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin