Romatoloji

414 soru

Soru 201Soru

88 yaşında bir erkek çocuk; bacaklarda palpabl purpura, gezici eklem ağrısı ve şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle başvurarak Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı almıştır. İzleminin 10.10. gününde karın ağrısının artması üzerine çekilen batın ultrasonografisinde ileoileal invajinasyon saptanmış ve cerrahi olarak redükte edilmiştir. Postoperatif dönemde hastanın kan basıncı 135/90135/90 mmHg (yaşa göre >95.>95. persentil) ölçülmüş, idrar çıkışında azalma fark edilmiştir. Laboratuvar incelemesinde; serum kreatinin 1.51.5 mg/dL (başlangıç değeri: 0.50.5 mg/dL), tam idrar tetkikinde protein 4+4+ ve bol eritrosit saptanmıştır. Bu hastanın böbrek tutulumunun ciddiyetini değerlendirmek ve uzun dönem prognozunu öngörmek için yapılması en uygun olan işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbrek biyopsisi ile kresent (yarımay) oranının belirlenmesi

Cevap

Böbrek tutulumunun ciddiyetini belirlemek için en uygun yaklaşım böbrek biyopsisi ile kresent (yarımay) oranının değerlendirilmesidir.
Henoch-Schönlein purpurasında (HSP) böbrek tutulumu hastaların %\% 20-50'sinde görülür. Çoğu hasta izole hematüri ile seyretse de; vakadaki gibi hipertansiyon, nefrotik düzeyde proteinüri ve böbrek fonksiyonlarında bozulma (kreatinin artışı) gelişen hastalarda hızlı ilerleyen bir glomerülonefrit (RPGN) riski vardır. Bu durumda böbrek biyopsisi yapılarak kresent (yarımay) oranı belirlenmelidir. Biyopsi sonucu, hem prognozu belirlemede hem de agresif immünsupresif tedavi kararında en değerli yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada HSP tanısı mevcut; ancak yeni gelişen hipertansiyon, oligüri (idrar azalması) ve kreatinin artışı (RPGN tablosu) saptanmıştır.
HSP'de böbrek tutulumu genellikle hafiftir, ancak bu vakadaki bulgular ciddi bir glomerülonefrit tablosuna işaret etmektedir.
2
Tanısal/Prognostik önceliğin belirlenmesi
Ciddi böbrek tutulumu (nefrotik sendrom, hipertansiyon, kreatinin artışı) varlığında altın standart tetkik böbrek biyopsisidir.
Histopatolojik olarak saptanan kresent (yarımay) oranı, renal sağkalımı ve tedavi seçimini belirleyen en kritik faktördür.
3
Ayırıcı tanı ve destekleyici bulguların dışlanması
Serum C3C3 düzeyinin normal olması HSP lehinedir; kompleman düşüklüğü beklenen APSGN gibi durumlar dışlanır.
HSP'de prognoz takibinde laboratuvar belirteçleri (IgA, kompleman vb.) histolojinin yerini tutamaz.

Anahtar Kavram

HSP (IgA Vasküliti) Nefritinde Prognostik Faktörler ve Biyopsi Endikasyonları
Soru 202Soru

1313 yaşında erkek hasta, son 22 aydır sağ ayak bileğinde şişlik ve her iki topuk arkasında yürüme ile artan ağrı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ ayak bileğinde artrit ve bilateral aşil yapışma yerlerinde hassasiyet (entezit) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 4242 mm/saat, CRPCRP 2,82,8 mg/dL ve HLAB27HLA-B27 pozitifliği saptanıyor. Öyküsünden hastanın babasının psoriazis tanısıyla takip edildiği öğreniliyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, ILAR (International League of Associations for Rheumatology) sınıflama kriterleri doğrultusunda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınıflandırılamayan juvenil idiyopatik artrit

Cevap

Sınıflandırılamayan juvenil idiyopatik artrit
Doğru yanıt olan sınıflandırılamayan juvenil idiyopatik artrit seçeneğinin nedeni, hastanın ILAR kriterlerine göre entezit ile ilişkili artrit (EİA) için gerekli giriş kriterlerini (artrit + entezit) karşılamasına rağmen, birinci derece akrabada psoriazis bulunması nedeniyle bu kategoriden dışlanmasıdır. Aynı zamanda hasta, psoriyatik JİA kategorisi için gerekli olan 'en az iki yardımcı kriter' (daktilit, tırnak bulgusu, aile öyküsü) şartını da (sadece aile öyküsü olduğu için) sağlayamamaktadır. Hiçbir alt gruba tam uymayan veya bir gruptan dışlanan bu vakalar 'sınıflandırılamayan' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları kategorize et.
Hastada artrit (ayak bileği) ve entezit (Aşil tendonu) mevcuttur.
Bu bulgular başlangıçta Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) kategorisini düşündürür.
2
Destekleyici laboratuvar ve demografik verileri değerlendir.
1313 yaşında erkek çocuk ve HLAB27HLA-B27 pozitifliği.
Bu veriler EİA için ILAR giriş kriterlerini destekleyen ek bulgulardır.
3
ILAR dışlama kriterlerini kontrol et.
Birinci derece akrabada (baba) psoriazis öyküsü saptandı.
ILAR kriterlerine göre hastada veya birinci derece akrabasında psoriazis olması, EİA tanısı için kesin bir dışlama kriteridir.
4
Diğer olası kategorileri (Psoriyatik JİA) test et.
Hasta sadece 'ailede psoriazis' kriterini karşılıyor, daktilit veya tırnak bulgusu yok.
Artriti olan bir hastada psoriazis yoksa, Psoriyatik JİA tanısı için daktilit, tırnak çukurlanması ve aile öyküsü kriterlerinden en az ikisi gereklidir. Bu hastada sadece bir tane (aile öyküsü) vardır.
5
Tanıyı netleştir.
Hasta EİA kriterlerinden dışlandığı ve Psoriyatik JİA kriterlerini tam karşılamadığı için 'Sınıflandırılamayan' grubuna girer.
Herhangi bir kategoriye uymayan veya birden fazla kategoriye giren hastalar Sınıflandırılamayan JİA olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

ILAR JİA Sınıflamasında Dışlama Kriterleri

Daha Fazla Pratik

JİA alt tiplerinde ANA pozitifliği ve üveit tipi (akut/ağrılı vs. kronik/sessiz) arasındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 203Soru

55 yaşında bir kız çocuk, son 33 aydır haftada birkaç gece uykudan uyandıran, her iki bacakta (özellikle baldır ve uyluk bölgelerinde) derin bir sızlama şikayetiyle getiriliyor. Ailesi, ağrının yaklaşık 153015-30 dakika sürdüğünü, masaj ve sıcak uygulama ile rahatladığını, sabah uyandığında ise çocuğun hiçbir şikayeti olmadığını ve gün boyu normal aktivitesine devam ettiğini belirtiyor. Fizik muayenesinde eklem hareket açıklığı tam, şişlik veya hassasiyet saptanmıyor. Laboratuvar tetkikleri (tam kan sayımı, ESHESH, CRPCRP) normal sınırlarda bulunuyor. Bu çocukta en olası tanı ve klinik seyir ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağrıların ortaya çıktığı günlerde genellikle gün içerisindeki fiziksel aktivite miktarında artış saptanır.

Cevap

Büyüme ağrıları olan çocuklarda, ağrıların olduğu günlerde genellikle fiziksel aktivite artışı saptanması beklenen bir durumdur.
Büyüme ağrıları (growing pains), özellikle okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda görülen, akşam veya gece ortaya çıkan, bilateral ve selim karakterli ağrılardır. Bu ağrıların en tipik özelliklerinden biri, çocuğun gün içerisinde çok aktif olduğu (koşma, zıplama, oyun) zamanlarda semptomların o gecede daha belirgin hale gelmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Gece gelen, bilateral (iki taraflı), masajla rahatlayan ve sabah tamamen düzelen bacak ağrısı saptandı.
Bu tablo klasik 'Büyüme Ağrıları' (Growing Pains) prezentasyonudur.
2
Tanısal gereklilikleri değerlendir.
Normal fizik muayene ve laboratuvar bulguları varlığında ek tetkike gerek yoktur.
Büyüme ağrıları dışlayıcı bir tanıdır ve klinik olarak konur.
3
Hastalığın doğasını ve tetikleyicilerini gözden geçir.
Yoğun aktivite günlerinde ağrının artması tipik bir özelliktir.
Büyüme ağrılarının mekanik bir yorgunluk bileşeni olduğu düşünülmektedir.

Anahtar Kavram

Büyüme ağrıları (3123-12 yaş), noktürnal, bilateral, fizik muayenesi normal olan ve aktiviteyle tetiklenebilen selim bir tablodur.

Daha Fazla Pratik

Büyüme ağrılarının 'kırmızı bayrak' bulgularını (ateş, kilo kaybı, topallama, tek taraflı ağrı) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 204Soru

1313 yaşında kız çocuk, son birkaç aydır belirginleşen halsizlik, el bileği ve parmak eklemlerinde ağrı, saçlarında dökülme ve ağız içinde yaralar şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki yanakta malar döküntü, ağız sert damağında ağrısız ülserler ve saçlı deride skatrisyel olmayan (yaygın) seyrelme saptanmıştır. Ayrıca hastanın soğukta parmak uçlarında solukluk ve morarma (Raynaud fenomeni) olduğu öğrenilmiştir. Laboratuvar incelemesinde ANAANA 1/6401/640 (homojen patern) pozitif, C3C3 ve C4C4 düzeyleri düşük, lökosit sayısı 3.200/mm33.200/mm^3 ve günlük proteinüri miktarı 0.80.8 gg bulunmuştur. Bu hastada 20192019 EULAR/ACREULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) sınıflama kriterleri değerlendirildiğinde, puanlamaya dahil edilen klinik bulgular arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Raynaud fenomeni

Cevap

Raynaud fenomeni, Sistemik Lupus Eritematozus tanısında kullanılan 20192019 EULAR/ACREULAR/ACR sınıflama kriterleri arasında yer alan bir bulgu değildir.
Raynaud fenomeni, bağ dokusu hastalıklarında (özellikle skleroderma ve mikst bağ dokusu hastalığında) çok daha tipik bir bulgu olup SLESLE hastalarının bir kısmında eşlik etse de, 20192019 EULAR/ACREULAR/ACR sınıflama kriterleri içerisinde puanlanan bir madde değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et
ANAANA 1/801/80 ve üzerinde pozitif olmalıdır (Hastada 1/6401/640 pozitif).
20192019 EULAR/ACREULAR/ACR kriterlerine göre ANAANA pozitifliği zorunlu giriş kriteridir.
2
Klinik bulguları domainlere göre sınıflandır
Malar döküntü (Cilt), Oral ülser (Cilt), Alopesi (Cilt), Lökopeni (Hematolojik), Proteinüri (Renal).
Her bir bulgunun ilgili puanlama alanındaki yeri belirlenmelidir.
3
Kriter dışı kalan bulguyu tespit et
Raynaud fenomeni bir domain altında tanımlanmamıştır.
Raynaud fenomeni sık görülse de tanısal özgüllüğü düşük olduğu için kriterler arasında yer almaz.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflama Kriterleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 205Soru

12 yaşında bir erkek çocuk, son bir aydır okulda yazı yazarken kollarının çabuk yorulması ve oturduğu yerden kalkarken elleriyle dizlerinden destek alması nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde üst göz kapaklarında ödemli ve menekşe rengi döküntü saptanırken, metakarpofalangeal eklemler üzerinde eritemli, hafif skuamlı papüller gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde aspartat aminotransferaz (ASTAST), alanin aminotransferaz (ALTALT) ve aldolaz düzeylerinin normalin üst sınırının 3 katı olduğu saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ile Bohan ve Peter kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juvenil dermatomiyozit

Cevap

Verilen klinik ve laboratuvar bulguları doğrultusunda en olası tanı Juvenil dermatomiyozit seçeneğidir.
Hastada saptanan proksimal kas güçsüzlüğü (yerden kalkarken destek alma, kolların çabuk yorulması), patognomonik deri bulguları (heliotrop raş, Gottron papülleri) ve laboratuvarda kas enzimlerinin yüksekliği (ASTAST, ALTALT, aldolaz), Juvenil dermatomiyozit tanısını Bohan ve Peter kriterlerine göre kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün analizi
Yazı yazarken yorulma ve Gower benzeri hareket proksimal kas güçsüzlüğünü düşündürür.
Juvenil dermatomiyozit (JDM), omuz ve kalça kuşağı gibi proksimal kas gruplarını simetrik olarak etkiler.
2
Deri bulgularının değerlendirilmesi
Göz kapağındaki menekşe rengi döküntü (heliotrop raş) ve eklem üzerindeki papüller (Gottron papülleri) saptanmıştır.
Bu döküntüler JDM için patognomoniktir ve tanı kriterlerinin temelini oluşturur.
3
Laboratuvar sonuçlarının yorumlanması
ASTAST, ALTALT ve aldolaz gibi kas kaynaklı enzimlerin yüksekliği saptanmıştır.
Miyozit varlığı, kas enzimlerinin (CKCK, LDHLDH, ASTAST, ALTALT, aldolaz) yükselmesiyle doğrulanır.

Anahtar Kavram

Juvenil dermatomiyozit tanısı; karakteristik deri döküntüleri (heliotrop raş ve Gottron papülleri) ile birlikte proksimal kas güçsüzlüğü ve artmış kas enzimlerinin varlığına dayanır.
Soru 206Soru

77 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 22 yıldır devam eden, ayda bir tekrarlayan, 131-3 gün süren ateş ve şiddetli karın ağrısı şikayetleri ile getirilmiştir. Atak sırasında yapılan fizik muayenesinde yaygın batın hassasiyeti, defans ve rebound saptanmıştır. Hastanın ataklar sırasında ayak bileğinde erizipel benzeri eritemli döküntüleri olduğu ve amcasında genç yaşta gelişen proteinüri sonrası kronik böbrek yetmezliği öyküsü bulunduğu öğrenilmiştir. Bu klinik tabloya göre, Tel Hashomer tanı kriterleri doğrultusunda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF)

Cevap

Klinik bulgular ve aile öyküsü değerlendirildiğinde en olası tanı Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF)'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın klinik tablosuyla tam uyumludur. Tel Hashomer kriterlerine göre tekrarlayan febril peritonit (majör kriter), erizipel benzeri eritem (minör kriter) ve ailede amiloidoz/böbrek yetmezliği öyküsü tanıyı kesinleştirir. Özellikle atakların 131-3 gün sürmesi ve kendiliğinden düzelmesi FMFFMF için en tipik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik süreyi analiz et.
Ateş ve karın ağrısının 131-3 gün sürmesi, periyodik ateş sendromları arasında FMFFMF lehinedir.
FMFFMF atakları genellikle 127212-72 saat sürer.
2
Eşlik eden klinik bulguları değerlendir.
Peritonit bulguları ve erizipel benzeri eritem saptanması.
Erizipel benzeri eritem FMFFMF için patognomonik sayılabilecek kadar özgüldür.
3
Aile öyküsü ve komplikasyon riskini incele.
Amcasındaki böbrek yetmezliği, tedavi edilmemiş FMFFMF hastalarında görülen sekonder (AAAA) amiloidozu düşündürür.
FMFFMF tanısında aile öyküsü ve amiloidoz gelişimi önemli destekleyici verilerdir.

Anahtar Kavram

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) klinik tanı kriterleri ve periyodik ateşlerin ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 207Soru

1111 yaşında erkek hasta, yaklaşık 44 aydır devam eden sağ kalça ağrısı ve sol dizde şişlik şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Sabahları yaklaşık 11 saat süren eklem sertliği tanımlayan hastanın öyküsünden, babasının ülseratif kolit tanısıyla takip edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ kalça hareketlerinin ağrılı ve kısıtlı olduğu, sol dizde efüzyon ve her iki topukta aşil tendonu yapışma yerlerinde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimantasyon hızı (ESHESH) 4848 mm/saat, CRPCRP 2222 mg/L, romatoid faktör (RFRF) negatif, ANAANA 1:801:80 pozitif ve HLAB27HLA-B27 pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entezit ile ilişkili artrit

Cevap

Verilen klinik tablo, özellikle büyük çocuklarda görülen, kalça tutulumu ve entezitin eşlik ettiği asimetrik alt ekstremite artriti ile karakterize 'Entezit ile İlişkili Artrit' (EİA) tanısına uymaktadır.
Entezit ile İlişkili Artrit (EİA), genellikle 66 yaşından büyük erkek çocukları etkileyen, asimetrik oligoartrit (özellikle kalça ve diz) ve entezit ile karakterize bir JİA alt tipidir. ILAR kriterlerine göre; artrit ve entezit birlikteliği veya bunlardan herhangi birine ek olarak birinci derece akrabada ankilozan spondilit, sakroiliit veya inflamatuar bağırsak hastalığı öyküsü, HLAB27HLA-B27 pozitifliği veya akut anterior üveit varlığı tanı koydurucudur. Bu vakada tüm bu özellikler bir aradadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik verilerini ve semptom süresini analiz et
1111 yaşında erkek, 44 aylık kronik artrit.
Yaş ve cinsiyet, JİA alt tiplerini ayırt etmede kritiktir; EİA genellikle okul çağı erkek çocuklarda görülür.
2
Eklem tutulum paternini ve ekstra-artiküler bulguları değerlendir
Asimetrik alt ekstremite tutulumu (kalça ve diz) ve entezit (aşiltendiniti).
Kalça tutulumu ve entezit, EİA için oldukça karakteristik, oligoartrit için ise dışlayıcı veya nadir bulgulardır.
3
Aile öyküsü ve laboratuvar bulgularını entegre et
Baba ile inflamatuar bağırsak hastalığı öyküsü, HLAB27HLA-B27 pozitifliği, RFRF negatifliği.
Bu bulgular ILAR kriterlerine göre EİA tanısını destekleyen temel kriterlerdir.

Anahtar Kavram

Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) Tanı Kriterleri
Soru 208Soru

10 yaşında erkek çocuk, bacaklarında döküntü, şiddetli karın ağrısı ve ayak bileğinde şişlik şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede simetrik yerleşimli, basmakla solmayan palpabl purpuralar saptanıyor.

Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Değer
Hemoglobin12812{}8 g/dL11514511{}5 - 14{}5
Trombosit Sayısı310.000/mm3310.000/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000
PT1212 sn111411 - 14
aPTT3030 sn253525 - 35
Tam İdrar TetkikiMikroskobik hematüri (++)Negatif

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti)

Cevap

Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti)
Henoch-Schönlein purpurası tanısı için EULAR/PRINTO/PReS kriterlerine göre palpabl purpuraya ek olarak artrit/artralji, abdominal ağrı veya böbrek tutulumundan (hematüri/proteinüri) en az birinin bulunması yeterlidir. Hastada bu bulguların tamamı mevcuttur ve normal trombosit sayısı tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Hastada palpabl purpura, abdominal ağrı ve artrit/artralji (ayak bileğinde şişlik) mevcuttur.
Bu bulgular Henoch-Schönlein purpurasının (HSP) klasik klinik tetradının bileşenleridir.
2
Laboratuvar verileriyle ayırıcı tanı yapılması
Trombosit sayısı (310.000/mm3310.000/mm^3) ve koagülasyon testleri (PT, aPTT) normal bulunmuştur.
HSP'nin trombositopenik purpuralardan (örneğin ITP) ve koagülopatilerden ayrımında en kritik laboratuvar bulgusu trombosit sayısının normal veya yüksek olmasıdır.
3
Organ tutulumunun saptanması
Tam idrar tetkikinde hematüri saptanmıştır.
HSP'de böbrek tutulumu (nefrit) prognozu belirleyen en önemli faktördür ve mikroskobik hematüri ile kendini gösterebilir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein purpurası, trombosit sayısının normal olduğu, palpabl purpura ile karakterize sistemik bir küçük damar vaskülitidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 209Soru

Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı konulan 12 yaşındaki kız hasta, takibinin 4. haftasında yaygın ödem ve baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 140/95 mmHg (95. persentil üzeri) ve pretibial (++) ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi 2.1 g/dL, tam idrar analizinde protein (++++) ve idrar mikroskopisinde her sahada 20-25 eritrosit saptanıyor. Serum kreatinin düzeyi yaşa göre normalin hafif üzerinde bulunuyor. Bu hastadaki klinik tablo ve planlanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nefrotik-nefritik (mikst) tipte tutulum mevcuttur; böbrek biyopsisi yapılmalıdır

Cevap

Nefrotik-nefritik (mikst) tipte tutulum mevcuttur; böbrek biyopsisi yapılmalıdır
HSP (IgA Vasküliti) seyrinde böbrek tutulumu en önemli uzun dönem morbidite nedenidir. Hastada nefrotik sendrom kriterleri (ödem, ağır proteinüri, hipoalbüminemi) ve nefritik sendrom kriterleri (hipertansiyon, hematüri) bir arada bulunmaktadır. Bu 'mikst tip' tutulum, ağır glomerüler hasarı gösterir. HSP nefritinde nefrotik düzeyde proteinüri, kalıcı nefritik sendrom veya açıklanamayan böbrek fonksiyon bozukluğu kesin böbrek biyopsisi endikasyonudur. Tedavi planı biyopsi sonucuna (kresent oranı vb.) göre şekillenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını sınıflandır.
Nefrotik bulgular: Ödem, Hipoalbüminemi (2.1 g/dL), Masif Proteinüri (++++). Nefritik bulgular: Hipertansiyon (140/95 mmHg), Hematüri (20-25 eritrosit).
Böbrek tutulumunun tipini belirlemek tedavi ve tanısal yaklaşım için kritiktir.
2
Bulguları birleştirerek sendrom tanısını koy.
Nefrotik ve nefritik bulgular bir arada olduğu için 'Mikst Tip' (Nefrotik-Nefritik) tutulum söz konusudur.
HSP nefritinde bu iki tablo iç içe geçebilir ve prognozu kötüleştirir.
3
HSP nefriti için biyopsi endikasyonlarını değerlendir.
Nefrotik düzeyde proteinüri, akut böbrek yetmezliği bulguları veya nefritik-nefritik mikst tutulum böbrek biyopsisi gerektirir.
Tedavi protokolü (steroid vs. immünsupresif kombinasyonu) histolojik evreye (ISKDC sınıflaması) göre belirlenir.

Anahtar Kavram

HSP nefritinde nefrotik düzeyde proteinüri, bozulmuş böbrek fonksiyonu veya mikst (nefrotik-nefritik) prezentasyon varlığı böbrek biyopsisi endikasyonudur.
Soru 210Soru

1313 yaşında kız çocuk; ellerde soğukla tetiklenen renk değişikliği (Raynaud fenomeni), yutma güçlüğü ve parmaklarda cilt gerginliği (sklerodaktili) şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde yüzde telanjiektaziler, ağız açıklığında azalma ve parmak uçlarında küçük dijital çukurlanmalar (pitting skarları) saptanmıştır. Bu hastada yaygın (diffüz) kutanöz tutulum ile ilişkili olan ve pulmoner fibrozis (intersitisyel akciğer hastalığı) gelişimi için önemli bir risk faktörü kabul edilen otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I)

Cevap

Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I) antikoru, diffüz sistemik sklerozun karakteristik markerıdır ve akciğer tutulumu riskini artırır.
Hastada saptanan yaygın cilt gerginliği, özofagus tutulumu ve pulmoner fibrozis riski, Diffüz Sistemik Skleroz tablosuna işaret etmektedir. Bu tabloda en sık görülen ve akciğer tutulumu ile doğrudan ilişkili olan otoantikor Anti-Scl-70'tir (Anti-topoizomeraz I).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, sklerodaktili, özofagus tutulumu ve maske yüz görünümü 'Sistemik Skleroz' tanısını düşündürür.
Bu bulgular bağ dokusunda yaygın fibrozis ve vasküler hasarı gösteren klasik semptomlardır.
2
Hastalık alt tipini belirle.
Hızlı ilerleyen cilt tutulumu ve pulmoner fibrozis riski vurgulandığı için 'Diffüz Sistemik Skleroz' ön plandadır.
Limited tipte cilt tutulumu kısıtlıdır ve fibrozisten ziyade vasküler komplikasyonlar ön plandadır.
3
Spesifik otoantikoru seç.
Anti-Scl-70 pozitifliği diffüz tip ile uyumludur.
Anti-topoizomeraz I (Scl-70), diffüz kutanöz sistemik sklerozun en önemli serolojik markerıdır.

Anahtar Kavram

Sistemik skleroz alt tiplerinin klinik ve serolojik ayrımı (Diffüz vs Limited).

İpuçları

1
Hastada görülen cilt bulguları ve iç organ tutulumu sistemik bir bağ dokusu hastalığını işaret ediyor.
2
Diffüz ve limited skleroderma tiplerini ayıran en önemli özellik cilt tutulumunun yaygınlığı ve eşlik eden spesifik antikorlardır.

Daha Fazla Pratik

Limited skleroderma (CREST) semptomlarını ve anti-sentromer antikorunun klinik önemini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 211Soru

44 yaşında bir kız çocuk, son 88 haftadır sol dizinde ve sağ ayak bileğinde şişlik, ağrı ve sabahları belirginleşen hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede her iki eklemde efüzyon saptanıyor; ateş veya döküntü eşlik etmiyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA (+) saptanan bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken üveit tarama sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oligoartiküler juvenil idiopatik artrit — 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Cevap

En olası tanı oligoartiküler juvenil idiopatik artrit olup, bu hastalarda ANA pozitifliği durumunda 3 ayda bir yarık lamba ile üveit taraması yapılmalıdır.
Hastada 6 haftadan uzun süren (88 hafta) ve 4'ten az eklem (22 eklem) tutulumu olması oligoartiküler JİA tanısını kesinleştirir. Erken yaşta başlangıç ve ANAANA pozitifliği, hastayı üveit açısından en yüksek risk grubuna sokar, bu nedenle klinik olarak sessiz seyredebilen bu durum için 3 ayda bir yarık lamba muayenesi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Artrit süresini değerlendir
88 hafta >6> 6 hafta
Juvenil idiopatik artrit (JİA) tanısı için artritin en az 6 hafta sürmesi şarttır.
2
Tutulan eklem sayısını belirle
22 eklem (141-4 arası)
İlk 6 ay içinde 4 veya daha az eklem tutulumu olması 'Oligoartiküler JİA' tanısını koydurur.
3
Laboratuvar ve risk faktörlerini analiz et
ANAANA (+)
Oligoartiküler JİA'da ANA pozitifliği, asemptomatik kronik iridosiklit (üveit) gelişimi için en önemli risk faktörüdür.
4
İzlem protokolünü belirle
33 ayda bir tarama
Erken yaşta başlayan, oligoartiküler seyreden ve ANA pozitif olan hastalarda üveit taraması 3 ayda bir yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Juvenil İdiopatik Artrit Tanı ve İzlem Kriterleri
Soru 212Soru

77 yaşında bir kız çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden merdiven çıkarken zorlanma, oturduğu sandalyeden kalkarken destek alma ve kollarını başının üzerine kaldırmada güçlük şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde metakarpofalangeal ve proksimal interfalangeal eklemlerin dorsal yüzeylerinde eritematöz, hafif atrofik papüller (Gottron papülleri) saptanmıştır.

Bu hastada kesin (definite) juvenil dermatomiyozit tanısı koyabilmek için Bohan ve Peter kriterlerine göre döküntüye eşlik etmesi gereken bulgular arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antinükleer antikor (ANA) pozitifliği

Cevap

Antinükleer antikor (ANA) pozitifliği juvenil dermatomiyozit hastalarında sık görülse de Bohan ve Peter tanı kriterleri içinde yer almaz.
Juvenil Dermatomiyozit tanısında kullanılan Bohan ve Peter kriterleri beş maddeden oluşur: Proksimal kas güçsüzlüğü, serum kas enzimlerinin (CK, AST, ALT, LDH, aldolaz) artışı, EMG'de miyopatik değişiklikler, kas biyopsisinde perifasiküler atrofi ve karakteristik döküntüler (heliotrop raş, Gottron papülleri). Antinükleer antikor (ANA) pozitifliği hastalık seyrinde sık saptansa da bu kriterler arasında yer almadığı için doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma, kollarını kaldırma zorluğu) ve patognomonik deri bulgusu (Gottron papülleri) mevcuttur. Bu tablo Juvenil Dermatomiyozit (JDM) ile uyumludur.
Tanıya gitmek için önce klinik tablonun JDM olduğunu saptamak gerekir.
2
Bohan ve Peter tanı kriterlerini (1975) gözden geçir.
Kriterler: 1. Simetrik proksimal kas güçsüzlüğü, 2. Kas enzimlerinde yükselme, 3. EMG bulguları, 4. Kas biyopsisi bulguları, 5. Karakteristik deri döküntüsü.
Resmi tanı kriterlerini hatırlamak, hangisinin dışarıda kaldığını belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekleri kriter listesiyle karşılaştır.
Simetrik güçsüzlük, enzim yüksekliği, EMG ve biyopsi kriterler arasındadır. Ancak ANA pozitifliği, tanıya yardımcı bir bulgu olsa da bu skorlama sistemine dahil değildir.
En sık yapılan hata, hastalıkta sık görülen her laboratuvar bulgusunun tanı kriteri olduğunu varsaymaktır.

Anahtar Kavram

Bohan ve Peter Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

JDM'de prognozu ve eşlik eden klinik bulguları (kalsinozis, interstisyel akciğer hastalığı vb.) öngörmek için kullanılan miyozit spesifik antikorları (Anti-p155/140, Anti-NXP2 vb.) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bohan ve Peter sınıflamasında döküntüye ek olarak; 2 kriter varsa 'olası' (possible), 3 kriter varsa 'muhtemel' (probable), 4 kriter varsa 'kesin' (definite) JDM tanısı konur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 213Soru

1111 yaşında erkek hasta, sağ kasık ağrısı ve sol ayak bileğinde şişlik şikayeti ile getiriliyor. Öyküsünden son bir yıldır tekrarlayan ağrılı, tek taraflı göz kızarıklığı atakları geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede sol ayak bileğinde artrit ve her iki aşil tendonu yapışma yerinde (entezit) belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde RFRF ve ANAANA negatif, HLAB27HLA-B27 pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entezit ile ilişkili artrit

Cevap

Entezit ile ilişkili artrit (ERA)
Entezit ile ilişkili artrit (ERA) tanısı; 6 yaşından büyük erkek çocuklarda asimetrik alt ekstremite tutulumlu artrit, entezit bulguları ve HLA-B27 pozitifliği ile konulur. Hastadaki tekrarlayan ağrılı göz kızarıklığı atakları, ERA'nın tipik bir komplikasyonu olan akut anterior üveit ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Demografik verilerin ve öykünün analizi
11 yaşında erkek çocuk, tekrarlayan ağrılı göz kızarıklığı (akut anterior üveit)
ERA genellikle 6 yaş sonrası erkek çocuklarda başlar ve semptomatik üveit atakları karakteristiktir.
2
Fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Asimetrik alt ekstremite artriti (kalça/bilek) ve entezit (aşil tendonu hassasiyeti)
Entezit, spondiloartropatiler grubunun ve ERA'nın temel klinik özelliğidir.
3
Laboratuvar sonuçlarının yorumlanması
RF (-) ve ANA (-) (Seronegatif), HLA-B27 (+)
ERA seronegatif bir artrittir ve HLA-B27 ile güçlü ilişkisi vardır.
4
ILAR kriterlerine göre tanı konulması
Entezit ile ilişkili artrit
Artrit + Entezit birlikteliği veya birinin yanına eklenen kriterler (erkek çocuk > 6 yaş, HLA-B27 pozitifliği, akut üveit) tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Entezit ile ilişkili artrit (ERA) klinik özellikleri ve ILAR tanı kriterleri.

Daha Fazla Pratik

JİA alt tipleri arasındaki üveit farklarını (akut/ağrılı vs. kronik/sinsi) karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 214Soru

11 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır bisiklete binerken çabuk yorulma, merdiven çıkarken zorlanma ve oturduğu yerden kalkarken ellerini dizlerine dayayarak destek alma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde proksimal kaslarda belirgin simetrik güçsüzlük ve üst göz kapaklarında menekşe rengi (morumsu), ödemli döküntü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) düzeyleri yaş grubuna göre oldukça yüksek bulunuyor.

Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juvenil dermatomiyozit

Cevap

Verilen klinik bulgular ışığında en olası tanı Juvenil dermatomiyozittir.
Hastada saptanan heliotrop döküntü (üst göz kapaklarında menekşe rengi döküntü) Juvenil dermatomiyozit için karakteristiktir. Bununla birlikte proksimal kas güçsüzlüğü (Gowers belirtisi) ve kas enzimlerinin (CKCK, LDHLDH) yüksek olması, Bohan ve Peter tanı kriterlerini tam olarak karşılayarak tanıyı Juvenil dermatomiyozit yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu, Gowers belirtisi) ve karakteristik deri döküntüsü (heliotrop döküntü) belirlendi.
Bu bulgular pediatrik romatolojik hastalıklar içinde spesifik bir kombinasyon oluşturur.
2
Laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Kas enzimlerinde (CKCK, LDHLDH) belirgin yükseklik saptandı.
Kas enzim yüksekliği inflamatuar miyopatiyi destekleyen nesnel bir kriterdir.
3
Tanı kriterleri (Bohan ve Peter) ile eşleştirme
Karakteristik döküntü + proksimal kas güçsüzlüğü + enzim yüksekliği Juvenil dermatomiyozit tanısını karşılamaktadır.
Bohan ve Peter kriterlerine göre bu üçlü bulgu varlığı tanı için oldukça güçlüdür.

Anahtar Kavram

Heliotrop döküntü ve simetrik proksimal kas güçsüzlüğü birlikteliği Juvenil Dermatomiyozit için patognomoniktir.
Tahmini Süre:45s
Soru 215Soru

1010 yaşında bir çocuk, son 33 haftadır merdiven çıkarken zorlanma, oturduğu yerden kalkarken elleriyle dizlerinden destek alma (GowersGowers belirtisi) ve her iki üst göz kapağında viyolase renkli şişlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde proksimal kaslarda simetrik güçsüzlük, tırnak dibi kapillerlerinde dilatasyon ve interfalangeal eklemlerin dorsal yüzünde viyolase renkli papüller (GottronGottron papülleri) saptanmıştır. Bu hastanın tanı ve klinik özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısal doğruluğu en yüksek olan histopatolojik bulgu, kas biyopsisinde görülen perifasiküler atrofi ve perivasküler inflamatuar infiltrasyondur.

Cevap

Tanısal doğruluğu en yüksek olan histopatolojik bulgu, kas biyopsisinde görülen perifasiküler atrofi ve perivasküler inflamatuar infiltrasyondur.
Juvenil Dermatomiyozit (JDM), simetrik proksimal kas güçsüzlüğü ve karakteristik deri döküntüleri (Heliotrop raş, Gottron papülleri) ile seyreden sistemik bir vaskülopatidir. Tanıda kas biyopsisi en güvenilir yöntemdir ve perifasiküler atrofi (fasikül kenarlarındaki kas liflerinin küçülmesi) JDM için patognomonik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Proksimal güçsüzlük, Heliotrop raş, Gottron papülleri ve tırnak dibi vaskülopati bulguları Juvenil Dermatomiyozit (JDM) tanısını işaret eder.
Bohan ve Peter kriterlerine göre bu bulgular tanı için temel taşlarıdır.
2
Ayırıcı tanıları değerlendir.
Göz kapağındaki viyolase döküntü SLE'deki malar raştan (nazolabial sulkusu koruması) ve nefrotik sendromdaki ödemden (güçsüzlük eşlik etmez) ayrılmalıdır.
JDM vaskülopatik bir miyopatidir ve deri bulguları spesifiktir.
3
En karakteristik tanısal testi belirle.
Kas biyopsisinde perifasiküler bölgedeki liflerde atrofi ve B hücresi ağırlıklı perivasküler infiltrasyon saptanması.
Bu bulgu Polimiyozit (endomizyal infiltrasyon) ve diğer miyopatilerden kesin ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Juvenil Dermatomiyozit (JDM) Tanı Kriterleri ve Histopatolojisi
Soru 216Soru

33 yaşında bir kız çocuk, 77 haftadır devam eden sağ dizde şişlik ve sabahları daha belirgin olan hafif topallama şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ dizde efüzyon ve hareket kısıtlılığı saptanırken, diğer eklemler doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde RF negatif, ANA 1/3201/320 pozitif olarak saptanıyor. Bu hastada en olası tanı ve üveit riski nedeniyle önerilmesi gereken oftalmolojik izlem sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oligoartiküler JİA - 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Cevap

Oligoartiküler JİA tanısı konulmalı ve üveit riski nedeniyle hasta 33 ayda bir yarık lamba muayenesi ile izlenmelidir.
Hastada saptanan 77 haftalık tek eklem artriti, 1616 yaşından küçük olması ve ANA pozitifliği, oligoartiküler JİA tanısını kesinleştirir. Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) kriterlerine göre, başlangıç yaşı 77 yaşın altında olan ve ANA pozitifliği saptanan oligoartiküler JİA hastaları üveit açısından en yüksek risk grubundadır ve bu hastaların asemptomatik seyreden kronik iridosikliti yakalamak için 33 ayda bir yarık lamba muayenesi ile taranması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hasta 1616 yaşından küçük, artrit süresi 77 hafta (>6>6 hafta) ve tutulan eklem sayısı 11 (<5<5)
Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) tanı kriterlerini ve alt tipini belirlemek için
2
Serolojik risk faktörlerini analiz et
ANA pozitifliği (1/3201/320)
Oligoartiküler JİA'da üveit riskini belirleyen en önemli belirteç ANA pozitifliğidir
3
Üveit tarama sıklığını belirle
Yüksek riskli grup (Oligoartiküler, başlangıç yaşı <7<7 ve ANA pozitif)
Uluslararası rehberlere göre yüksek riskli çocuklarda ilk 44 yıl boyunca 33 ayda bir tarama yapılması körlüğü önlemek için kritiktir

Anahtar Kavram

Oligoartiküler JİA'da ANA pozitifliği, erken başlangıç yaşı ve kısa hastalık süresi üveit için en yüksek risk faktörleridir.
Soru 217Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk; üç haftadır devam eden ateş, 33 kg kilo kaybı, bacaklarda şiddetli kas ağrısı ve döküntü şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede belirgin livedo reticularis ve tansiyon ölçümünde 140/90140/90 mmHg (9595. persantil üzeri) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 10,510,5 g/dL, lökosit 13.500/mm313.500/mm^3, trombosit 520.000/mm3520.000/mm^3, sedimentasyon 9090 mm/saat ve CRP 6565 mg/L bulunuyor. Tam idrar tetkiki tamamen normal (proteinüri ve hematüri yok) saptanan ve ANCA paneli negatif olan bu hastada tanıyı kesinleştirmek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Abdominal visseral anjiyografi ile mikroanevrizmaların gösterilmesi

Cevap

Abdominal visseral anjiyografi ile mikroanevrizmaların gösterilmesi
Hastada saptanan sistemik bulgular (ateş, kilo kaybı), şiddetli miyalji, livedo reticularis ve idrar bulgusu eşlik etmeyen hipertansiyon tablosu tipik olarak Poliarteritis Nodosa (PAN) ile uyumludur. PAN orta çaplı arterleri tutan nekrotizan bir vaskülittir. Tanıda en duyarlı yöntemlerden biri abdominal anjiyografi (renal, çölyak veya mezenterik) ile mikroanevrizmaların veya segmenter darlıkların gösterilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Ateş, kilo kaybı, miyalji, livedo reticularis ve hipertansiyon varlığı sistemik bir vasküliti düşündürür.
Bu semptom kompleksi çocukluk çağı Poliarteritis Nodosa (PAN) için klasiktir.
2
Laboratuvar ve organ tutulumunu değerlendir
Yüksek akut faz reaktansları, negatif ANCA ve tamamen normal tam idrar tetkiki (glomerulonefrit yokluğu).
PAN orta çaplı damarları tutar; renal arter tutulumu hipertansiyona neden olurken glomerülleri koruduğu için idrar bulgusu vermez.
3
Tanısal yöntemi belirle
Orta çaplı arterlerdeki vasküliti göstermek için anjiyografi veya derin doku (kas/deri) biyopsisi gereklidir.
Anjiyografide saptanan mikroanevrizmalar PAN tanısı için EULAR/PRINTO/PRES kriterlerinde yer alan temel bulgulardan biridir.

Anahtar Kavram

Poliarteritis nodosa (PAN), orta çaplı arterleri tutan, renal arter tutulumuna bağlı hipertansiyon yapan ancak glomerülleri ve akciğeri koruyan bir vaskülittir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 218Soru

1515 yaşında, jimnastik sporuyla uğraşan erkek hasta, yaklaşık 33 aydır devam eden ve giderek artan bel ağrısı şikayeti ile başvuruyor. Ağrının özellikle köprü kurma gibi lomber hiperekstansiyon gerektiren hareketlerde şiddetlendiği, istirahat ile hafiflediği öğreniliyor. Fizik muayenede lomber lordozda artış ve hamstring kaslarında belirgin gerginlik (tightnesstightness) saptanıyor. Nörolojik muayene bulguları normal sınırlarda olan bu hastada, tek ayak üzerinde dururken yapılan bel ekstansiyonu testi (storkstork testtest) ağrılı bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spondilolizis

Cevap

Jimnastikçi bir adölesanda hiperekstansiyon ile artan, hamstring gerginliğinin eşlik ettiği bel ağrısında en olası tanı spondilolizistir.
Spondilolizis, vertebra arkusundaki pars interartikülaris bölgesinde oluşan bir stres kırığıdır. Özellikle jimnastikçiler gibi sık hiperekstansiyon hareketi yapan sporcularda görülür. Hamstring kaslarında gerginlik, artmış lomber lordoz ve tek ayak üzerinde ekstansiyonla oluşan ağrı (storkstork testi) bu durum için patognomonik sayılan klinik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hasta profilini ve spor geçmişini değerlendir.
1515 yaşında, jimnastik gibi belin aşırı ekstansiyonunu gerektiren bir sporla uğraşan bir adölesan.
Spondilolizis, özellikle jimnastik, dalış ve futbol gibi sporlarla uğraşan adölesanlarda pars interartikülaris üzerindeki tekrarlayıcı mikrotravmalara bağlı gelişen bir stres fraktürüdür.
2
Ağrının karakterini ve tetikleyici faktörleri incele.
Lomber hiperekstansiyon ile artan, istirahatle azalan mekanik ağrı.
Mekanik ağrılar inflamatuar ağrıların aksine aktivite ile artar. Hiperekstansiyon ağrısı faset eklemleri ve pars bölgesini zorladığı için spondilolizise işaret eder.
3
Fizik muayene bulgularını yorumla.
Hamstring gerginliği ve pozitif storkstork testi.
Spondilolizis ve spondilolistezis vakalarının çoğunda hamstring gerginliği görülür. StorkStork testi (tek ayak üzerinde ekstansiyon) bu bölgedeki stresi artırarak ağrıyı provoke eder.
4
Ayırıcı tanıları dışla.
Nörolojik bulgu yok (disk hernisi dışlanır), torakal kifoz yok (Scheuermann dışlanır), sabah tutukluğu yok (inflamatuar artrit dışlanır).
Semptomların ve fizik muayene bulgularının özgünlüğü bizi tek bir mekanik tanıya yönlendirir.

Anahtar Kavram

Spondilolizis: Adölesan sporcularda hiperekstansiyon ile artan mekanik bel ağrısının en yaygın nedenidir ve pars interartikülaris defektidir.

Daha Fazla Pratik

Spondilolizisin progresyonu sonucu vertebranın öne doğru kaymasıyla oluşan 'Spondilolistezis' tablosunu ve bu durumun radyolojik görüntüsündeki 'İskoç köpeği' (ScottyScotty dogdog) belirtisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 219Soru

1515 yaşında bir kız çocuk; parmaklarında deri gerginliği (sklerodaktili), soğukla tetiklenen morarma (Raynaud fenomeni) ve yutma güçlüğü şikayetleriyle izlenmektedir. Son iki gündür gelişen şiddetli baş ağrısı ve idrar miktarında azalma nedeniyle acil servise başvuran hastanın yapılan muayenesinde kan basıncı 165/110165/110 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kreatinin düzeyinde belirgin artış ve periferik yaymasında şistositlerin eşlik ettiği mikroanjiyopatik hemolitik anemi bulguları saptanıyor. Bu klinik tabloda böbrek hasarının gelişiminden sorumlu olan temel patolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renal afferent arteriollerde intimal proliferasyon ve lümen daralması

Cevap

Renal afferent arteriollerde intimal proliferasyon ve lümen daralması
Doğru seçenek olan renal afferent arteriollerde intimal proliferasyon ve lümen daralması, Skleroderma Renal Krizi'nin (SRK) temel patolojik sürecidir. Bu tabloda damar lümenlerinin tıkanması sonucu renal perfüzyon azalır, bu da kontrol edilemeyen bir renin artışına ve malign hipertansiyona neden olur. Bu vaskülopati süreci ayrıca mikroanjiyopatik hemolitik anemiye (şistositlerin görülmesi) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Sklerodaktili ve Raynaud fenomeni olan bir hastada gelişen malign hipertansiyon, MAHA ve böbrek yetmezliği saptandı.
Bu bulgular sistemik sklerozun en ciddi komplikasyonlarından biri olan 'Skleroderma Renal Krizi'ni (SRK) tanımlar.
2
Hastalığın patogenezini hatırla
SRK bir glomerülonefrit değil, non-inflamatuar bir vaskülopatidir.
Scleroderma dokularda fibrozis ve damarlarda daralma ile karakterizedir; böbrekte bu durum afferent arteriollerde görülür.
3
Patolojik süreci tanımla
Arteriollerde 'soğan zarı' tarzında intimal kalınlaşma lümeni daraltır ve iskemiye yol açar.
İskemi sonucu tetiklenen renin-anjiyotensin sistemi aktivasyonu malign hipertansiyonun nedenidir.

Anahtar Kavram

Skleroderma renal krizi (SRK), inflamatuar bir süreçten ziyade böbrek arteriollerini tutan ağır bir vaskülopatidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 220Soru

1414 yaşında bir erkek çocuk; bir haftadır devam eden halsizlik, nefes darlığı ve öksürürken ağzından kan gelmesi (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHg saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde idrar analizinde bol eritrosit ve granüler silendirler izleniyor; serum kreatinin değeri 2.12.1 mg/dL (yaşına göre yüksek) bulunuyor. Akciğer grafisinde alveoler hemoraji ile uyumlu bilateral yamalı infiltratlar saptanıyor. Serolojik testlerde p-ANCA (MPO-ANCA) pozitifliği saptanan hastanın fizik muayenesinde ve özgeçmişinde sinüzit, rinit veya astım öyküsü bulunmuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikroskobik polianjiitis (MPA)

Cevap

Mikroskobik polianjiitis (MPA)
Vignette'de sunulan hasta, hemoptizi ve hızlı seyirli glomerülonefrit bulgularıyla tipik bir pulmoner-renal sendrom tablosundadır. p-ANCA (MPO-ANCA) pozitifliği ve üst solunum yolu tutulumunun (sinüzit vb.) olmaması, bu hastayı Granülomatoz polianjiitis (Wegener) yerine Mikroskobik polianjiitis (MPA) tanısına yönlendirir. Ayrıca astım öyküsünün olmaması eozinofilik vasküliti (EGPA) dışlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sistemik analizi
Hastada akciğer tutulumu (hemoptizi, infiltratlar) ve böbrek tutulumu (hipertansiyon, hematüri, kreatinin artışı) mevcuttur. Bu tablo 'pulmoner-renal sendrom' olarak adlandırılır.
Vaskülitlerin ayırıcı tanısında tutulan organ sistemlerini belirlemek ilk adımdır.
2
Serolojik belirteçlerin değerlendirilmesi
p-ANCA (MPO-ANCA) pozitifliği saptanmıştır.
ANCA ilişkili vaskülitler (MPA, GPA, EGPA) arasında ayırıcı tanı yapmak için seroloji kritiktir.
3
Negatif bulguların dışlanması
Üst solunum yolu tutulumu (sinüzit yok), astım yok ve eozinofili belirtilmemiş.
GPA'yı dışlamak için üst solunum yolu, EGPA'yı dışlamak için astım/eozinofili sorgulanmalıdır. Akciğer tutulumu olması ise PAN'ı dışlatır.

Anahtar Kavram

Mikroskobik polianjiitis (MPA), küçük damarları tutan, akciğer ve böbrek tutulumu ile karakterize, tipik olarak p-ANCA (MPO) pozitifliği gösteren ve granülom içermeyen bir vaskülittir.
ÖncekiSayfa 11 / 21Sonraki
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin