Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5161Soru

İslam düşüncesinde ortaya çıkan dinî yorum farklılıklarının arka planındaki temel etkenler ile bu etkenleri yansıtan tarihsel veya metodolojik durumların doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İlk İslam toplumunda Hz. Osman'ın şehit edilmesi ve ardından yaşanan iç çatışmalar sonrasında meşru otoritenin kimde olacağı ve bu mücadelelerde ölenlerin dinî konumunun ne olacağı hususundaki tartışmalar.
İlahi beyanın bazı ifadelerinin birden fazla anlama gelebilecek lafzi esnekliğe sahip olması veya aklın sınırlarını aşan aşkın konuları anlatırken teşbih ve temsil içeren sembolik anlatımlara yer vermesi.
Yeni Müslüman olan toplulukların, İslam öncesi dönemden tevarüs ettikleri düşünce sistemlerini, örflerini ve dilsel alı��kanlıklarını dinî hükümleri anlamlandırma sürecine taşımaları.
Kentsel yaşamın getirdiği karmaşık ilişkiler ağında hayatını sürdüren yerleşik nüfus ile bozkır veya çöl şartlarında yaşayan göçebelerin, ibadet ve muamelat alanındaki bazı uygulamalarda kendi çevre koşullarının getirdiği pratik ihtiyaçlara göre hüküm vermesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk İslam toplumundaki otorite ve iç çatışma tartışmaları siyasi nedenlerle; ilahi beyandaki lafzi esneklik ve teşbihler metinsel nedenlerle; toplulukların tevarüs ettiği örf ve düşünce sistemleri sosyo-kültürel nedenlerle; göçebe ve yerleşik nüfusun çevre koşullarına göre ürettiği pratik çözümler ise coğrafi nedenlerle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede: İlk İslam toplumunda Hz. Osman'ın şehit edilmesi ve sonrasındaki otorite tartışmaları 'Siyasi Nedenler' ile; ilahi beyanın lafzi esnekliği ve müteşabih anlatımları 'Metinsel Nedenler' ile; yeni Müslüman olan toplulukların İslam öncesi düşünce sistemleri ve örflerini yansıtması 'Sosyo-Kültürel Nedenler' ile; göçebe ve yerleşik nüfusun çevre koşullarına göre çözümler üretmesi ise 'Coğrafi Nedenler' ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki tarihsel olayları ve tartışma konularını analiz etmek.
Hz. Osman'ın şehit edilmesi ve otorite mücadeleleri, doğrudan devlet yönetimi ve hilafet ile ilgili olup siyasi niteliktedir.
Toplumsal liderlik ve iktidar çatışmaları dinî düşüncedeki siyasi yorumların temelini oluşturur.
2
İkinci ifadedeki dilsel ve üslupsal özellikleri incelemek.
İlahi beyanın lafzi esnekliği ve sembolik/müteşabih anlatımları, Kur'an ve Sünnet metinlerinin dil özelliklerine dayanır.
Nassların anlaşılmasında dil ve üslup farklılıkları metinsel nedenler başlığı altında ele alınır.
3
Üçüncü ifadedeki toplumsal etkileşimi ve aktarımı değerlendirmek.
Eski medeniyetlerin mirası, örfler ve düşünce sistemlerinin taşınması, dinî yorumlardaki sosyo-kültürel dinamikleri yansıtır.
Toplumların tarihsel arka planları ve gelenekleri dinî metinleri anlama biçimlerini şekillendirir.
4
Dördüncü ifadedeki çevre şartlarını ve yaşam biçimlerini mukayese etmek.
Göçebe ile yerleşik yaşamın, çöl ile kent koşullarının getirdiği pratik ihtiyaçlar coğrafi koşulların sonucudur.
Fiziki çevre ve iklim şartları, insanların pratik yaşamını ve dolayısıyla fıkhî yorumlarını doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

İslam düşüncesinde dinî yorum farklılıklarının ortaya çıkmasında etkili olan temel faktörler (siyasi, coğrafi, sosyo-kültürel ve metinsel sebepler) ve bunların pratik/tarihsel yansımaları.
Soru 5162Soru

Bir mantık dersinde ö��retmen tahtaya şu önermeyi yazmıştır:

"Bazı göçmen kuşlar yönünü yıldızlara bakarak bulabilir."

Öğretmen, öğrencilerinden bu önermeyi temel alarak sırasıyla şu adımları takip etmelerini istemiştir:

1. Bu önermenin alt karşıtını yazınız.
2. Elde ettiğiniz yeni önermenin çelişiğini yazınız.
3. Son elde ettiğiniz önermenin üst karşıtını yazınız.

Başlangıçtaki önermenin doğru olduğu bilindiğine göre, üçüncü adımda ulaşılan önermenin doğruluk değeri ve başlangıçtaki önerme ile olan ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğruluk değeri 'yanlış'tır ve başlangıç önermesinin çelişiğidir.

Cevap

Doğruluk değeri 'yanlış'tır ve başlangıç önermesinin çelişiğidir.
Üçüncü adımda ulaşılan önerme tümel olumsuzdur. Başlangıçta verilen tikel olumlu önerme doğru olduğuna göre, bu iki önerme çelişik olduğundan tümel olumsuz olan son önermenin doğruluk değeri kesin olarak 'yanlış' olur.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç önermesinin (tikel olumlu - I) alt karşıtını belirlemek ve doğruluk değerini bulmak.
Alt karşıt önerme tikel olumsuzdur (O): 'Bazı göçmen kuşlar yönünü yıldızlara bakarak bulamaz.' I önermesi doğruyken alt karşıtı O önermesinin doğruluk değeri belirsizdir.
Bir sonraki adıma geçebilmek için ilk türetilen önermeyi ve doğruluk olasılığını saptamak gerekir.
2
Elde edilen tikel olumsuz (O) önermenin çelişiğini belirlemek ve doğruluk değerini bulmak.
Çelişik önerme tümel olumludur (A): 'Bütün göçmen kuşlar yönünü yıldızlara bakarak bulabilir.' O önermesi belirsiz olduğundan çelişiği olan A önermesinin doğruluk değeri de belirsizdir.
İkinci dönüşümün sonucunu ve doğruluk değerini elde etmek.
3
Tümel olumlu (A) önermenin üst karşıtını belirlemek.
Üst karşıt önerme tümel olumsuzdur (E): 'Hiçbir göçmen kuş yönünü yıldızlara bakarak bulamaz.' Bu önerme üçüncü adımda ulaşılan son önermedir.
Son ulaşılan önermenin formunu belirlemek.
4
Üçüncü adımda ulaşılan önerme ile başlangıç önermesi arasındaki mantıksal ilişkiyi ve nihai doğruluk değerini belirlemek.
Başlangıç önermesi tikel olumlu (I), son ulaşılan önerme ise tümel olumsuzdur (E). Bu iki önerme karşı olum karesinde çelişiktir. I önermesi doğru olduğundan, çelişiği olan E önermesinin doğruluk değeri kesinlikle 'yanlış' olmalıdır.
Ara adımlardaki belirsizliklerin başlangıçtaki kesin doğru bilgiyle çözümlenerek kesin sonuca varılması.

Anahtar Kavram

Önermeler Arası İlişkiler ve Karşı Olum Karesi Doğruluk Değeri Geçişleri
Soru 5163Soru

Leibniz, evrendeki her olgunun ve varlığın kendisini aşan bir varoluşsal açıklama gerektirdiğini savunur. Ona göre, fiziksel evrendeki nesnelerin hiçbirinin varlığı kendinden değildir; çünkü hepsi başka türlü de var olabilecek yani 'mümkün' varlıklardır. Mümkün varlıkların oluşturduğu nedensellik zincirinin geriye doğru sonsuza gitmesi, zincirin kendisinin neden var olduğunu açıklamaz. Dolayısıyla evrenin varoluşunun yeter sebebi, kendi dışında, var olmaması düşünülemeyen 'zorunlu bir varlık'ta bulunmalıdır.

Bu parçada savunulan ve evrenin varlığından hareketle Tanrı'nın varlığını temellendirmeye çalışan kanıt ile bu kanıtın dayandığı temel düşünce aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kozmolojik kanıt - Evrendeki her olumsal varlığın, kendi varoluşunu açıklamak için zorunlu ve aşkın bir nedene gereksinim duyması

Cevap

Kozmolojik kanıt - Evrendeki her olumsal varlığın, kendi varoluşunu açıklamak için zorunlu ve aşkın bir nedene gereksinim duyması
Parçada Leibniz'in evrendeki olumsal (mümkün) varlıkların varoluş nedenlerinin kendilerinde olamayacağı, dolayısıyla evrenin yeter sebebinin zorunlu bir varlıkta aranması gerektiği tezi işlenmektedir. Bu yaklaşım, evrenin varlığından hareket ederek Tanrı'nın varlığını kanıtlamaya çalışan 'kozmolojik kanıt'ın (imkan delili) klasik bir örneğidir. Doğru seçenek, kozmolojik kanıtı ve onun evrendeki her olumsal varlığın aşkın bir zorunlu nedene ihtiyaç duyduğu düşüncesini doğru bir şekilde eşleştiren ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen iddiaları ve ana fikri analiz etmek.
Leibniz'in evrendeki 'mümkün' varlıkların kendi kendilerini açıklayamayacağı ve zorunlu bir varlığa ihtiyaç duyduğu görüşü tespit edilir.
Metnin felsefi olarak hangi argümana odaklandığını belirlemek.
2
Din felsefesindeki Tanrı'nın varlığına dair kanıtları gözden geçirmek.
Evrenin varoluşundan, nedensellik ilişkilerinden veya olumsallıktan hareket eden kanıtın 'Kozmolojik Kanıt' (özelde İmkan Delili) olduğu saptanır.
Parçadaki akıl yürütmenin adını doğru koymak.
3
Kozmolojik kanıtın dayandığı temel ontolojik kabulü belirlemek.
Evrendeki her olumsal (mümkün) varlığın var olmak için zorunlu bir nedene dayanması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Kanıt ile temel dayanağını birleştirerek doğru seçeneğe yönelmek.
4
Seçenekleri analiz ederek çeldiricileri elemek.
Ontolojik kanıt, teleolojik kanıt veya yanlış kavram ilişkileri kuran seçenekler elenerek doğru seçenek belirlenir.
Çeldirici seçeneklerdeki kavramsal, yöntemsel ve yorumlama hatalarını fark etmek.

Anahtar Kavram

Kozmolojik Kanıt (İmkan Delili)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5164Soru

Sürtünmesiz yatay düzlemde, denge konumu OO noktası olan ve +x+x yönü sağa doğru tanımlanmış bir koordinat ekseni üzerinde basit harmonik hareket yapan bir cismin periyodu TT, genliği ise RR'dir.

Cismin hareketi sırasında gerçekleşen üç farklı durum aşağıda tanımlanmıştır:

I. Durum: Cismin uzanımının x=32Rx = -\frac{\sqrt{3}}{2}R olduğu ve denge konumundan uzaklaşmakta olduğu an (vIv_I)
II. Durum: Cismin denge konumundan +x+x yönünde geçtikten T12\frac{T}{12} süre sonraki anı (vIIv_{II})
III. Durum: Cismin +x+x yönündeki maksimum uzanım (genlik) noktasından geçtikten T8\frac{T}{8} süre sonraki anı (vIIIv_{III})

Bu durumlardaki hızların (vIv_I, vIIv_{II}, vIIIv_{III}) yönleri (+ ve - işaretleri) dikkate alınarak elde edilen cebirsel değerlerini küçükten büyüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama vIII<vI<vIIv_{III} < v_I < v_{II} şeklindedir.
Hızların yönleri ve büyüklükleri hesaplandığında; vIII=22ωR0,707ωRv_{III} = -\frac{\sqrt{2}}{2}\omega R \approx -0,707\omega R, vI=0,5ωRv_I = -0,5\omega R ve vII=+32ωR+0,866ωRv_{II} = +\frac{\sqrt{3}}{2}\omega R \approx +0,866\omega R değerleri bulunur. Bu değerlerin cebirsel sıralaması negatiften pozitife doğru vIII<vI<vIIv_{III} < v_I < v_{II} şeklinde olur.

Adım Adım Çözüm

1
I. durum için hız değerini bulunuz.
vI=0,5ωRv_I = -0,5\omega R
Cisim xI=32Rx_I = -\frac{\sqrt{3}}{2}R konumunda ve denge konumundan uzaklaşmaktadır. Negatif bölgede dengeden uzaklaştığı için hızı eksi yönlüdür. v=ωR2x2v = \omega \sqrt{R^2 - x^2} formülünden büyüklüğü 0,5ωR0,5\omega R olup cebirsel değeri vI=0,5ωRv_I = -0,5\omega R olarak bulunur.
2
II. durum için hız değerini bulunuz.
vII=+32ωR+0,866ωRv_{II} = +\frac{\sqrt{3}}{2}\omega R \approx +0,866\omega R
Denge konumundan (x=0x=0) pozitif yönde geçildikten T12\frac{T}{12} süre sonra cisim hala pozitif yönde hareket etmektedir. Hız denklemi v(t)=ωRcos(ωt)v(t) = \omega R \cos(\omega t) kullanılarak, t=T12t = \frac{T}{12} için ωt=30\omega t = 30^\circ bulunur. Buradan vII=+ωRcos(30)=+32ωRv_{II} = +\omega R \cos(30^\circ) = +\frac{\sqrt{3}}{2}\omega R elde edilir.
3
III. durum için hız değerini bulunuz.
vIII=22ωR0,707ωRv_{III} = -\frac{\sqrt{2}}{2}\omega R \approx -0,707\omega R
Maksimum pozitif uzanımdan (x=+Rx=+R) harekete başlayan cisim için konum denklemi x(t)=Rcos(ωt)x(t) = R \cos(\omega t), hız denklemi ise v(t)=ωRsin(ωt)v(t) = -\omega R \sin(\omega t) olur. Denge konumuna doğru geri döndüğü için hız negatif işaretlidir. t=T8t = \frac{T}{8} için ωt=45\omega t = 45^\circ olur. Buradan vIII=ωRsin(45)=22ωRv_{III} = -\omega R \sin(45^\circ) = -\frac{\sqrt{2}}{2}\omega R elde edilir.
4
Elde edilen hız değerlerini cebirsel olarak karşılaştırıp sıralayınız.
vIII<vI<vIIv_{III} < v_I < v_{II}
Cebirsel olarak en küçük değer 0,707ωR-0,707\omega R ile vIIIv_{III}, ardından 0,5ωR-0,5\omega R ile vIv_I, en büyük ise +0,866ωR+0,866\omega R ile vIIv_{II}'dir. Dolayısıyla küçükten büyüğe sıralama III, I, II şeklinde olur.

Anahtar Kavram

Basit harmonik harekette uzanım ve hızın zamana göre değişimi ile hız vektörünün yönünün belirlenmesi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5165Soru

Bir toplumda yaşanan hızlı sanayileşme ve dijitalleşme süreci, geleneksel üretim ilişkilerini kökten sarsmıştır. Son otuz yılda tarım sektörünün gayrisafi yurt içi hasıladaki payı büyük oranda gerilerken, bilişim ve yapay zekâ tabanlı sanayi sektörlerinin payı hızla artmıştır. Bu süreçte kişi başına düşen millî gelir düzeyinde kayda değer bir artış gerçekleşmiş, eğitim kurumlarının niteliği ve okuryazarlık oranı yükselmiş, hukukun üstünlüğü ile demokratik katılım mekanizmaları güçlenmiştir. Ancak bu hızlı yapısal dönüşüm, geleneksel geniş aile modelinin çözülerek çekirdek aile modeline evrilmesini h��zlandırmış ve kırsal alanlardan büyük kentlere göç eden bireylerin yeni kentsel normlara uyum sağlamasını zorlaştırmıştır. Kente yeni göç eden topluluklar ile kent sakinleri arasında karşılıkl�� kültürel alışverişler yaşansa da bazı azınlık grupların kendi özgün kültürel pratiklerini tamamen yitirerek egemen kültür içinde erimeye başladığı gözlenmiştir.

Bu parçada anlatılan dönüşüm süreci sosyolojik kavramlar açısından analiz edildiğinde, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik büyüme, eğitim seviyesinin yükselmesi ve demokratikleşme süreçleri toplumsal gelişmeyi oluştururken; göç eden bazı grupların kendi kültürel kimliklerini yitirerek egemen kültür içinde erimesi asimilasyon olarak adlandırılır.

Cevap

Ekonomik büyüme, eğitim seviyesinin yükselmesi ve demokratikleşme süreçlerinin toplumsal gelişmeyi; göç eden bazı grupların kendi kültürel kimliklerini yitirerek egemen kültür içinde erimesinin ise asimilasyonu ifade etmesi.
Parçada sunulan senaryoda, ekonomik büyüme, okuryazarlık oranındaki artış ve demokratik kurumların güçlenmesi bütünsel olarak toplumsal gelişmeyi ifade eder. Göç eden toplulukların kendi özgün değerlerini yitip baskın kültür içinde erimesi ise sosyolojide asimilasyon olarak adlandırılır. Dolayısıyla bu iki tespiti içeren önerme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen sosyo-ekonomik verileri ve kurumsal değişimleri analiz etmek.
Ekonomik büyüme, eğitim seviyesinin yükselmesi ve demokratikleşmenin gerçekleştiği saptanmıştır.
Toplumsal gelişmenin hangi boyutlarının parçada yer aldığını belirlemek için.
2
Parçadaki kültürel ve demografik değişimleri incelemek.
Geniş aileden çekirdek aileye geçiş, kentsel uyum sorunları ve kültürel erime (asimilasyon) tespit edilmiştir.
Toplumsal çözülme ve kültürel etkileşim süreçlerinin doğru kavramlarla eşleştirilmesi için.
3
Seçeneklerdeki kavramsal eşleştirmeleri parçadaki bulgularla karşılaştırmak ve hatalı sosyolojik yorumları elemek.
Gelişme ve asimilasyon kavramlarını doğru ilişkilendiren seçeneğe ulaşılmıştır.
Çelişkili ve yanlış sosyolojik kavram içeren seçenekleri ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Toplumsal gelişme, asimilasyon, hareketlilik ve aile yapısındaki değişimin sosyolojik analizi.
Soru 5166Soru

Ahlak felsefesinde ahlaki irade özgürlüğü problemi ve ahlaki eylemin amacı/ölçütü konusunda filozoflar farklı kuramsal açıklamalar geliştirmişlerdir.

Buna göre, sol sütunda verilen felsefi akım veya filozofları sağ sütundaki ahlak anlayışlarına dair temel açıklamaları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Determinizm
Fatalizm
Immanuel Kant
Jeremy Bentham

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Determinizm, nedensellik bağıyla insanın özgür olmadığını savunan açıklamayla; fatalizm, insan hayatının doğaüstü bir güç veya kader tarafından önceden belirlendiğini savunan açıklamayla; Immanuel Kant, ahlaki değeri ödev bilincine bağlayan açıklamayla; Jeremy Bentham ise ahlaki eylemin ölçütünün en fazla sayıda insana fayda sağlamak olduğunu savunan açıklamayla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede determinizm nedensellik bağına dayalı açıklamayla; fatalizm kaderci/yazgıcı açıklamayla; Immanuel Kant ödev bilinci açıklamasıyla; Jeremy Bentham ise en fazla sayıda insana fayda sağlama açıklamasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirilecek ilk kavram olan determinizmin tanımını ve ahlaki iradeyle ilişkisini çözümlemek.
Determinizmin, insan eylemlerinin doğadaki fiziksel ve psikolojik neden-sonuç ilişkileriyle zorunlu olarak belirlendiğini, dolayısıyla insanın özgür olmadığını savunan görüş olduğu tespit edilir. Bu durum nedensellik bağına odaklanan ikinci açıklamayla eşleşir.
Determinizm ve fatalizm arasındaki temel farkı ortaya koyarak doğru nedensel açıklamayı bulmak.
2
Eşleştirilecek ikinci kavram olan fatalizmin (kadercilik) felsefi temelini analiz etmek.
Fatalizmin, insan eylemlerinin doğa yasalarından ziyade aşkın, doğaüstü bir güç (kader/yazgı) tarafından belirlendiğini savunduğu saptanır. Bu durum, insan dışı bir gücün belirleyiciliğine vurgu yapan üçüncü açıklamayla eşleşir.
Fatalizmi determinizmden ayıran doğaüstü belirleyicilik unsurunu tanımlamak.
3
Immanuel Kant'ın etik teorisini ve ahlaki eylemin ölçütüne dair yaklaşımını incelemek.
Kant'ın ödev ahlakına göre eylemin ahlaki değerinin, onun getireceği sonuçlardan bağımsız olarak, sadece ödev bilinci ve iyi niyetle yapılmasına bağlı olduğu saptanır. Bu durum koşulsuz buyruğa dayalı ödev bilincini içeren dördüncü açıklamayla eşleşir.
Kant'ın niyetçi ve ödev odaklı ahlak kuramının ayırt edici niteliğini belirlemek.
4
Jeremy Bentham'ın faydacı ahlak (utilitarizm) kuramını değerlendirmek.
Bentham'ın faydacılığına göre ahlaki eylemin amacının toplumdaki en fazla sayıda bireye en yüksek faydayı sağlamak olduğu saptanır. Bu durum toplumsal yarar odaklı birinci açıklamayla eşleşir.
Bentham'ın sonuççu ve faydacı ahlak anlayışını diğer kuramlardan ayırmak.

Anahtar Kavram

Ahlaki irade özgürlüğü yaklaşımları ile ahlaki eylemin amaç ve ölçütüne dair temel etik kuramlar
Soru 5167Soru

20. yüzyıl felsefesinin en etkili yönelimlerinden fenomenoloji, varoluşçuluk ve mantıkçı pozitivizm, geleneksel metafiziğin 'kendinde gerçeklik' anlayışına köklü itirazlar sunarlar. Edmund Husserl’in fenomenolojisinde dış dünyaya dair doğal tavrın paranteze alınması (epokhe), dünyayı yok saymak değil, bilincin yönelimsel yapısında nesnenin anlam olarak nasıl kurulduğunu açığa çıkarmaktır. Jean-Paul Sartre’ın varoluşçu ontolojisinde ise insan, anlamdan yoksun ve kendi başına var olan 'kendinde-varlık' (dünya) karşısında kendi özünü özgür seçimleriyle var eden 'kendisi-için-varlık'tır (bilinç). Rudolf Carnap ise gerçeklik iddialarını tamamen dilsel çerçevelerin sınırları içine çeker ve bu çerçevelerin dışındaki bir kendinde gerçeklik sorgulamasını bilişsel olarak anlamsız bulur. Bu parçadaki açıklamalardan yola çıkıldığında; üç akımın 'dünya, nesne ve anlam' ilişkisine yaklaşımları hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Husserl ve Sartre için dünya ve nesneler ancak insan bilincinin yönelimi veya eylemiyle bir anlam kazanırken, Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin sınırı olgusal doğrulama ve mantıksal çözümlemeyle çizilir.

Cevap

Husserl ve Sartre için dünya ve nesneler ancak insan bilincinin yönelimi veya eylemiyle bir anlam kazanırken, Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin sınırı olgusal doğrulama ve mantıksal çözümlemeyle çizilir.
Husserl ve Sartre, dünya ve nesnelerin anlamını insan bilincine ve eylemine bağlarlar (Husserl'de yönelimsellik yoluyla nesnenin anlamının kurulması, Sartre'da ise anlamdan yoksun kendinde-varlığın insan eylemi ve özgür seçimleriyle anlamlandırılması). Carnap ve mantıkçı pozitivizm ise anlamı tamamen olgusal doğrulama ve dilin mantıksal analiziyle sınırlandırarak bu sınırların dışındaki iddiaları anlamsız bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen Husserl'in epokhe ve yönelimsellik kavramlarının çözümlenmesi.
Husserl için dış dünyanın bilincin yönelimsel yapısında bir anlam olarak kurulduğu, yani anlamın kaynağının yönelimsel bilinç olduğu saptanır.
Fenomenolojinin dünya ve anlam ilişkisini belirlemek için.
2
Parçada geçen Sartre'ın kendinde-varlık ve kendisi-için-varlık kavramlarının çözümlenmesi.
Sartre için anlamdan yoksun dış dünyanın (kendinde-varlık), insanın (kendisi-için-varlık) özgür seçimleri ve eylemleriyle anlam kazandığı saptanır.
Varoluşçuluğun nesneye ve dünyaya yaklaşımını belirlemek için.
3
Parçada geçen Carnap'ın dilsel çerçeve ve anlamsızlık kavramlarının çözümlenmesi.
Carnap için nesnelere dair anlamlı konuşabilmenin çerçevenin içindeki olgusal doğrulama ve mantıksal analize dayandığı, dışsal metafizik sorgulamaların anlamsız olduğu saptanır.
Mantıkçı pozitivizmin anlam kriterini belirlemek için.
4
Üç akımın elde edilen sonuçlarının karşılaştırılması.
Husserl ve Sartre'ın nesne ve dünyayı bilincin/eylemin kurucu gücüne bağladığı, Carnap'ın ise anlamı olgusal/mantıksal doğrulama sınırlarında tanımladığı sonucuna ulaşılır.
Seçenekler arasından doğru değerlendirmeyi tespit etmek için.

Anahtar Kavram

20. yüzyıl çağdaş felsefe akımlarının gerçeklik, dünya ve anlam sorununu ele alış biçimleri.
Soru 5168Soru

Max Weber'in çok boyutlu tabakalaşma kuramı; sınıf, statü ve parti (güç) boyutlarının birbirine indirgenemez özgünlüklerini ortaya koyar. Kast gibi kapalı tabakalaşma sistemlerinde din ve gelenekler yoluyla statü ile ekonomik konum birbirine sıkı sıkıya bağlanmışken; zümre gibi yarı açık sistemlerde tabakalar arası sınırlar hukuksal düzenlemelerle çizilmiştir. Açık sınıf sisteminde ise yasal engellerin bulunmayışı, pazar koşullarında dikey hareketliliği kuramsal olarak herkese açık kılar. Ancak her tabakalaşma tipi, kendi içinde toplumsal hareketliliğin sınırlarını ve yönünü de tayin eder.

Bu parçadan hareketle toplumsal tabakalaşma tipleri ve toplumsal hareketlilik ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zümre sisteminde, kast sisteminden farklı olarak, hukuksal statünün sınırları hükümdar veya yasalar eliyle değiştirilebildiğinden, sınırlı ve denetimli bir dikey toplumsal hareketlilik mümkündür.

Cevap

Zümre sisteminde, kast sisteminden farklı olarak, hukuksal statünün sınırları hükümdar veya yasalar eliyle değiştirilebildiğinden, sınırlı ve denetimli bir dikey toplumsal hareketlilik mümkündür.
Zümre sisteminin dinsel temelli kast sisteminden ayrılan en temel yönü, sınırlarının dinsel tabular yerine yasal/hukuksal statülerle çizilmiş olmasıdır. Hukuksal sınırlar, hükümdarın soyluluk bahşetmesi gibi yasal istisnalarla esnetilebildiğinden, bireylerin sınırlı ve denetimli de olsa dikey toplumsal hareketlilik yaşamasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Weber'in tabakalaşma boyutlarını ve tabakalaşma tiplerinin (kast, zümre, s��nıf) yapısal özelliklerini belirlemek.
Kast sisteminin dinsel dogmalarla tamamen kapalı, zümre sisteminin yasal kurallarla yarı açık, sınıf sisteminin ise yasal engelsiz açık yapıda olduğu anlaşılır.
Metinde geçen kavramsal çerçeveyi ve sistemlerin geçirgenlik derecelerini doğru analiz etmek.
2
Zümre ve kast sistemlerindeki hareketlilik imkanlarını hukuksal ve dinsel sınırlar bağlamında karşılaştırmak.
Kast sisteminde dinsel kurallar dikey geçişi tamamen engellerken, zümre sisteminde soyluluk unvanı verilmesi gibi yasal mekanizmaların sınırlı dikey hareketliliğe izin verdiği saptanır.
Zümre sisteminin yarı açık tabakalaşma niteliğini dikey hareketlilik ile ilişkilendirmek.
3
Çeldirici seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları (yatay/dikey hareketlilik, statü/rol, asimilasyon/sosyal hareketlilik) tespit etmek.
Coğrafi değişimin yatay hareketlilik olduğu, kastta rolün statüyü değiştiremeyeceği ve kültürel asimilasyonun yapısal geçişin zorunlu yolu olmadığı görülerek çeldiriciler elenir.
Sosyolojik kavram kafa karışıklıklarını eleyerek doğru seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal tabakalaşma tiplerinde (kast, zümre, açık sınıf) toplumsal hareketlilik sınırları ve mekanizmaları
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5169Soru

Sanayileşme, kentleşme ve göç gibi makro toplumsal süreçler, toplumsal kurumların yapısal ve işlevsel dönüşümünü tetikleyen temel dinamiklerdir. Bu süreçlerden en köklü etkilenen kurumların başında gelen aile; geleneksel geniş aileden modern çekirdek aileye doğru bir değişim sergilemiştir. Ancak sosyolojik araştırmalar, bu değişimin tüm toplumlarda homojen ve doğrusal bir çizgi izlemediğini, göç ve geçici uyum süreçlerinde 'geçişsel/parçalanmış geniş aile' gibi karma formların da ortaya çıktığını göstermektedir. Ayrıca geleneksel ailede korunan eğitim, üretim ve prestij sağlama gibi işlevler uzmanlaşmış kurumlara devredilirken, modern çekirdek ailede üyelerin psikolojik bütünlüğ��, sevgi ve duygusal doyum gereksinimlerinin karşılanması gibi işlevler daha kritik bir önem kazanmıştır.

Bu parçadan hareketle aile kurumu ve yapısındaki değişimlerle ilgili;

I. Ailenin yapısal olarak küç��lmesi, onun toplumsal işlevselliğinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; aksine psikolojik destek ve sevgi gibi belirli alanlarda işlevi yoğunlaşmıştır.
II. Geleneksel geniş aileden çekirdek aileye geçiş, endüstrileşen tüm toplumlarda aynı hızda ve benzer aşamalarla gerçekleşen tek tip, doğrusal bir süreçtir.
III. Endüstrileşme ve kentleşme, ailenin kendi kendine yeten bir üretim birimi olma özelliğini zayıflatarak onu ağırlıklı olarak tüketim odaklı bir yapıya dönüştürmüştür.
IV. Modern çekirdek aile yapısı, geleneksel ataerkil aile modelinin hiyerarşik otorite kalıplarından sıyrılarak daha demokratik ilişkilerin gelişmesine zemin hazırlamıştır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve IV

Cevap

I, III ve IV numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur.
I, III ve IV numaralı öncülleri içeren seçenek doğrudur. Çünkü parçada ailenin yapısal olarak küçülmesine rağmen psikolojik destek ve sevgi işlevlerinin güçlendiği belirtilerek işlevselliğinin tamamen yok olmadığı gösterilmiştir (I). Geleneksel üretim işlevinin uzmanlaşmış kurumlara devredilmesi aileyi tüketim odaklı hale getirmiştir (III). Çekirdek aile yapısı, geleneksel ataerkil yapının katı hiyerarşik otoritesini kırarak daha demokratik ilişkilere imkan tanımıştır (IV). İkinci öncüldeki doğrusal ve tek tip geçiş iddiası ise parçadaki değişim sürecinin homojen ve doğrusal olmadığı tespitiyle açıkça çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen ailenin yapısal değişimi ve işlevlerinin dönüşümüne dair sosyolojik verileri analiz etme.
Geleneksel geniş aileden modern çekirdek aileye geçişin doğrusal olmadığı, ailenin bazı geleneksel işlevlerini kaybederken psikolojik ve duygusal işlevlerinin önem kazandığı belirlenir.
Öncüllerin metindeki sosyolojik açıklamalarla tutarlılığını test etmek için zemin hazırlanır.
2
Birinci öncülü (ailenin işlevsel olarak tamamen yok olmaması, duygusal alanda yoğunlaşması) değerlendirme.
Metinde ailenin üretim, eğitim gibi işlevlerini devrettiği fakat sevgi ve psikolojik destek işlevlerinin daha kritik hale geldiği belirtildiğinden bu yargının doğru olduğu sonucuna ulaşılır.
Ailenin yapısal küçülmesinin işlevsizleşme anlamına gelmediğini doğrulamak için.
3
İkinci öncülü (geçişin tek tip ve doğrusal olması) değerlendirme.
Metinde bu değişimin homojen ve doğrusal olmadığı, 'geçişsel/parçalanmış geniş aile' gibi ara formlar ürettiği açıkça ifade edildiğinden bu yargının yanlış olduğu sonucuna ulaşılır.
Geleneksel aileden çekirdek aileye geçişin karmaşık yapısını saptamak için.
4
Üçüncü ve dördüncü öncülleri (tüketim birimi olma ve demokratik ilişkiler) değerlendirme.
Üretim işlevinin devredilmesiyle ailenin tüketim odaklı hale gelmesi (III) ve modern ailede ataerkil otoritenin yerini daha demokratik ilişkilere bırakması (IV) sosyolojik gerçeklerle ve metindeki aktarımla uyumludur.
Modern ailenin yapısal özelliklerini tam olarak belirlemek için.

Anahtar Kavram

Modernleşme Sürecinde Ailenin Yapısal ve İşlevsel Dönüşümü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5170Soru

Kütlesi MM olan bir gezegenin çevresinde RR yarıçaplı kararlı dairesel yörüngede dolanmakta olan mm kütleli bir yapay uydunun yörünge yarıçapı, uydunun motorlar�� çalıştırılarak yapılan dış müdahaleyle 3R3R yarıçaplı yeni bir kararlı dairesel yörüngeye çıkarılıyor.

Buna göre, uydunun ilk yörüngeden yeni yörüngesine geçiş süreci ve yeni yörüngesindeki kararlı dolanım hareketi ile ilgili;

I. Bu geçiş sürecinde uydunun açısal momentumu artmıştır.
II. Uydunun bağlanma enerjisi ilk durumuna göre 13\frac{1}{3}'ine inmiştir.
III. Uydunun potansiyel enerjisindeki artış miktarı, kinetik enerjisindeki azalış miktarından fazladır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Uydunun geçiş sürecinde açısal momentumu artmıştır, bağlanma enerjisi ilk durumuna göre üçte birine inmiştir ve potansiyel enerjisindeki artış miktarı kinetik enerjisindeki azalış miktarından fazladır.
Doğru seçenek; uydunun motorlarının yaptığı iş nedeniyle açısal momentumunun arttığını, bağlanma enerjisinin yarıçapla ters orantılı olarak üçte birine düştüğünü ve potansiyel enerjideki artışın kinetik enerjideki azalıştan fazla olduğunu belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uydunun ilk ve son yörüngelerdeki çizgisel süratlerini ve açısal momentumlarını karşılaştırın.
İlk yörüngede çizgisel sürat v1=GMRv_1 = \sqrt{\frac{GM}{R}}, açısal momentum L1=mv1R=mGMRL_1 = m v_1 R = m\sqrt{GMR} olur. Son yörüngede ise v2=GM3Rv_2 = \sqrt{\frac{GM}{3R}}, açısal momentum L2=mv2(3R)=3mGMRL_2 = m v_2 (3R) = \sqrt{3}m\sqrt{GMR} olur. Bu durumda uydunun açısal momentumu artmıştır.
Yörünge yarıçapını artırmak için uydunun motorları teğetsel yönde kuvvet uygulayarak gezegen merkezine göre net bir dış tork oluşturur; bu da uydunun açısal momentumunun artmasına neden olur.
2
Uydunun bağlanma enerjisindeki değişimi hesaplayın.
İlk yörüngedeki bağlanma enerjisi Ebag˘1=GMm2RE_{bağ1} = \frac{GMm}{2R} iken, yeni yörüngedeki bağlanma enerjisi Ebag˘2=GMm6RE_{bağ2} = \frac{GMm}{6R} olur. Bağlanma enerjisi ilk durumun 13\frac{1}{3}'ine inmiştir.
Bağlanma enerjisi, uydunun toplam mekanik enerjisini sıfır yaparak onu yörüngeden kurtarmak için gereken minimum enerjidir ve Ebag˘=Etop=GMm2rE_{bağ} = -E_{top} = \frac{GMm}{2r} bağıntısı ile hesaplanır.
3
Uydunun potansiyel ve kinetik enerjilerindeki değişim miktarlarını karşılaştırın.
Potansiyel enerjideki artış ΔEp=Ep2Ep1=GMm3R(GMmR)=23GMmR\Delta E_p = E_{p2} - E_{p1} = -\frac{GMm}{3R} - (-\frac{GMm}{R}) = \frac{2}{3}\frac{GMm}{R} olur. Kinetik enerjideki azalış ΔEk=Ek1Ek2=GMm2RGMm6R=13GMmR-\Delta E_k = E_{k1} - E_{k2} = \frac{GMm}{2R} - \frac{GMm}{6R} = \frac{1}{3}\frac{GMm}{R} olur. Dolayısıyla potansiyel enerjideki artış, kinetik enerjideki azalıştan fazladır.
Potansiyel enerji Ep=GMmrE_p = -\frac{GMm}{r} ve kinetik enerji Ek=GMm2rE_k = \frac{GMm}{2r} formülleriyle hesaplanır. Yörünge yarıçapı artarken yapılan iş nedeniyle potansiyel enerjideki artış kinetik enerjideki azalışın iki katı olur.

Anahtar Kavram

Uyduların dolanma, potansiyel, kinetik ve bağlanma enerjileri ile açısal momentum ilişkileri
Soru 5171Soru

Aşağıdaki metinde boş bırakılan yerleri İslam düşüncesindeki kavramsal çerçeveye uygun olarak doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kur'an-ı Kerim'de insanın doğru yola yöneltilmesi, ilahî rehberlikle buluşması ve batıldan sıyrılarak hakikate ulaşması süreci kavramıyla ifade edilir. Kulun, bu do��ru yol üzerindeki inanç ve amellerini en olgun seviyeye taşıyarak ibadetlerini adeta Allah'ı görüyormuş gibi samimiyetle yerine getirmesi, işini ve ahlakını en güzel şekilde sergilemesi ise olarak tanımlanır. Cibril Hadisi'nde tasvir edilen bu yüksek bilinç düzeyi, kulun her an ilahî denetim altında olduğu gerçeğinin farkında olarak yaşamasını sağlayan haliyle doğrudan ilişkilidir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Boşluklar sırasıyla 'hidayet', 'ihsan' ve 'murakabe' kavramlarıyla doldurulmalıdır.
Metindeki ilk boşluğa doğru yola iletme anlamındaki 'hidayet', ikinci boşluğa Allah'ı görüyormuş gibi ibadet etmek olan 'ihsan', üçüncü boşluğa ise ilahî gözetim bilincini ifade eden 'murakabe' kavramı getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki tanımı ve dinî terim karşılığını tespit etme.
İnsanın doğru yola yöneltilmesi ve ilahî rehberlikle buluşması ifadesinin 'hidayet' terimini tanımladığı belirlenir.
Hidayet, dalaletin zıttı olup Allah'ın kulunu doğru yola iletmesi ve ona rehberlik etmesidir.
2
İkinci c��mledeki Cibril Hadisi atfını ve eylemlerin en güzel şekilde yapılması ifadesini değerlendirme.
Kulun Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmesi ve davranışlarını en güzel seviyede sergilemesi durumunun 'ihsan' olduğu saptanır.
İhsan, hem eylemleri en iyi şekilde yapmayı hem de Cibril Hadisi'ndeki tanım gereği Allah'ın huzurundaymış gibi yaşamayı ifade eder.
3
Üçüncü cümledeki sürekli ilahî denetim altında bulunma bilincini sembolize eden kavramı bulma.
Kulun her an Allah tarafından izlendiği farkındalığına 'murakabe' dendiği anlaşılır.
Murakabe, insanın kalben Allah'ın kendisini her an gördüğünün bilincinde olup buna göre davranmasıdır.

Anahtar Kavram

Hidayet, ihsan ve murakabe kavramlarının İslam düşüncesindeki tanımları ve birbirleriyle olan ilişkileri.
Soru 5172Soru

Bir çift yarıkta girişim (Young) deneyinde gerçekleştirilen aşağıdaki üç farklı konfigürasyonda elde edilen saçak genişliklerinin (Δx\Delta x) küçükten büyüğe doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saçak genişliklerinin küçükten büyüğe doğru doğru sıralaması: Yarıklar arası uzaklığın d, ekran uzaklığının L olduğu hava ortamında mavi ışık kullanılması < Yarıklar arası uzaklığın d, ekran uzaklığının L olduğu hava ortamında kırmızı ışık kullanılması < Yarıklar arası uzaklığın d, ekran uzaklığının 2L olduğu hava ortamında kırmızı ı��ık kullanılması şeklindedir.
Saçak genişliği formülü Δx=λLd\Delta x = \frac{\lambda L}{d} şeklindedir. Mavi ışığın dalga boyu kırmızı ışığınkinden küçük olduğu için aynı geometrik boyutlarda mavi ışıkla elde edilen saçaklar en dardır. Ekran uzaklığı iki katına çıkarıldığında ise saçak genişliği doğrudan iki katına çıkarak en büyük değerine ulaşır. Bu nedenle doğru sıralama mavi ışıklı durum, kırmızı ışıklı normal durum ve ekranı uzaklaştırılmış kırmızı ışıklı durum şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Saçak genişliği formülünü belirleme
Çift yarıkta girişim deneyinde saçak genişliği formülü Δx=λLdn\Delta x = \frac{\lambda L}{d \cdot n} olarak ifade edilir. Deney hava ortamında yapıldığı için n=1n = 1 alınır.
Saçak genişliğini etkileyen parametrelerin (dalga boyu, ekran uzaklığı, yarıklar arası mesafe) etkisini analiz etmek için temel formülü kullanmak gerekir.
2
Işık renklerinin dalga boylarını karşılaştırma
Görünür ışık spektrumunda kırmızı ışığın dalga boyu mavi ışığın dalga boyundan büyüktür (λkırmızı>λmavi\lambda_{kırmızı} > \lambda_{mavi}).
Farklı renklerdeki ışıkların saçak genişliğine etkisini belirlemek için dalga boyları arasındaki ilişkiyi bilmek gerekir.
3
Konfigürasyonlardaki saçak genişliklerini formül üzerinden kıyaslama
İkinci durumda saçak genişliği Δx2=λmaviLd\Delta x_{2} = \frac{\lambda_{mavi} L}{d}, birinci durumda Δx1=λkırmızıLd\Delta x_{1} = \frac{\lambda_{kırmızı} L}{d} ve üçüncü durumda Δx3=λkırmızı(2L)d=2Δx1\Delta x_{3} = \frac{\lambda_{kırmızı} (2L)}{d} = 2 \Delta x_{1} olur. Buradan Δx2<Δx1<Δx3\Delta x_{2} < \Delta x_{1} < \Delta x_{3} sıralaması elde edilir.
Matematiksel bağıntıları kullanarak her durumdaki saçak genişliğini birbiri cinsinden ifade etmek ve sıralamayı netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Saçak genişliği (Δx\Delta x), ışığın dalga boyu (λ\lambda) ve ekran ile yarık düzlemi arasındaki mesafe (LL) ile doğru orantılı; yarıklar arasındaki mesafe (dd) ve ortamın kırıcılık indisi (nn) ile ters orantılıdır.

Alternatif Yöntem

Her durum için saçak genişliği bağıntısı yazılıp değerler oranlanabilir. Örneğin λmavi=λ\lambda_{mavi} = \lambda, λkırmızı=1.5λ\lambda_{kırmızı} = 1.5\lambda kabul edilirse sırasıyla saçak genişlikleri 1Δ1\Delta, 1.5Δ1.5\Delta ve 3Δ3\Delta ile orantılı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5173Soru

Kendi içinde homojen özkütleye sahip küresel bir gezegenin yüzeyindeki yerçekimi ivmesinin büyüklüğü gg olarak ölçülmektedir.

Buna göre, bu gezegenin merkezinden farklı uzaklıklarda bulunan aşağıdaki noktaların yerçekimi ivmelerinin büyüklüklerini en büyükten en küç��ğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yerçekimi ivmelerinin büyüklük sıralaması en büyükten en küçüğe sırasıyla yüzeydeki X noktası (gg), merkezden R/2R/2 uzaklıktaki iç Y noktası (g/2g/2), merkezden 2R2R uzaklıktaki dış Z noktası (g/4g/4) ve tam merkezdeki T noktası (00) şeklindedir.
Gezegen yüzeyinde ivme en büyük değerdedir (gg). İçeride merkezden uzaklaştıkça ivme doğrusal arttığı için R/2R/2 uzaklıkta ivme g/2g/2 olur. Dışarıda ise uzaklığın karesiyle ters orantılı azaldığından 2R2R uzaklıkta g/4g/4 olur. Merkezde ise ivme sıfırdır. Bu durumda büyükten küçüğe doğru sıralama yüzeydeki nokta, R/2R/2 uzaklıktaki nokta, 2R2R uzaklıktaki nokta ve merkezdeki nokta şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yüzeydeki yerçekimi ivmesini tanımlamak
Gezegenin yüzeyinde (r=Rr = R) yerçekimi ivmesi gX=gg_X = g olarak belirlenir.
Yüzeydeki ivme değeri referans büyüklük olarak tanımlanmıştır.
2
Gezegenin içindeki yerçekimi ivmesini hesaplamak
r<Rr < R için yerçekimi ivmesi uzaklıkla doğru orantılıdır (grg \propto r). Bu durumda YY noktası için gY=gR/2R=g2g_Y = g \cdot \frac{R/2}{R} = \frac{g}{2} olur.
Homojen kürenin iç kısımlarında çekim ivmesi merkezden olan uzaklıkla doğrusal olarak değişir.
3
Gezegenin dışındaki yerçekimi ivmesini hesaplamak
r>Rr > R için yerçekimi ivmesi uzaklığın karesiyle ters orantılıdır (g1r2g \propto \frac{1}{r^2}). Bu durumda ZZ noktası için gZ=gR2(2R)2=g4g_Z = g \cdot \frac{R^2}{(2R)^2} = \frac{g}{4} olur.
Gezegen dışındaki noktalar için gezegenin tüm kütlesi merkezde toplanmış gibi kabul edilir.
4
Merkezdeki yerçekimi ivmesini belirlemek
Gezegenin tam merkezinde (r=0r = 0) yerçekimi ivmesi gT=0g_T = 0'dır.
Merkezde her yöne uygulanan çekim kuvvetleri birbirini sıfırlar.
5
Değerleri büyüklüklerine göre karşılaştırmak
g>g2>g4>0g > \frac{g}{2} > \frac{g}{4} > 0 eşitsizliğinden dolayı sıralama X, Y, Z, T şeklindedir.
Elde edilen ivme değerlerinin matematiksel büyüklükleri kıyaslanmıştır.

Anahtar Kavram

Kütle çekim ivmesinin gezegenin içinde, yüzeyinde ve dışında merkezden olan uzaklığa göre değişimi.
Soru 5174Soru

Yatay ve sürtünmesiz bir masa üzerindeki delikten geçen ipin ucuna bağlı bir cisim masa yüzeyinde dolanırken ipin diğer ucu aşağıdan çekilerek dönme yarıçapı azaltıldığında, cismin delikten geçen düşey eksene göre a��ısal momentumunun büyüklüğü değişmez.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

İfade doğrudur. Net dış tork sıfır olduğu için açısal momentumun büyüklüğü korunur.
İpteki gerilme kuvveti daima dönme merkezine yönelik olduğundan net tork sıfırdır ve açısal momentum korunur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönme merkezine göre net torku analiz etme
İpteki gerilme kuvvetinin doğrultusu masanın ortasındaki delikten (dönme merkezinden) geçtiği için tork kolu sıfırdır, dolayısıyla bu kuvvetin torku τ=0\tau = 0 olur.
Bir kuvvetin tork oluşturabilmesi için dönme eksenine göre dik uzaklığının olması gerekir.
2
Açısal momentumun korunumu yasasını uygulama
Net dış tork sıfır olduğunda, açısal momentumun zamana göre değişimi de sıfır olur (ΔL=0\Delta L = 0), yani açısal momentum korunur (Li=LfL_i = L_f).
Açısal momentumun değişimi, sisteme etki eden net dış torka bağlıdır.

Anahtar Kavram

Net dış tork sıfır ise sisteme veya cisme ait açısal momentum korunur.
Soru 5175Soru

Bir mantık öğrencisi, {x(FxGx),xFx,Ga}\{\forall x (Fx \Rightarrow Gx), \exists x Fx, \sim Ga\} önerme kümesinin çözümleyici çizelge (semantik tablo) yöntemiyle tutarlılığını denetlerken aşağıdaki adımları izlemiştir:

1. x(FxGx)\forall x (Fx \Rightarrow Gx) (Öncül)
2. xFx\exists x Fx (Öncül)
3. Ga\sim Ga (Öncül)
4. FaFa (2. adımdan tikel özelleme ile)
5. FaGaFa \Rightarrow Ga (1. adımdan tümel özelleme ile)
6. FaGa\sim Fa \lor Ga (5. adımın çözümlenmesiyle)

Buradan iki dala ayrılan çözümleme sonucunda sol dal FaFa ile Fa\sim Fa çelişkisinden, sağ dal ise GaGa ile Ga\sim Ga çelişkisinden dolayı kapanmış ve öğrenci k��menin tutarsız olduğu sonucuna varmıştır.

Buna göre, öğrencinin yaptığı denetleme işlemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4. adımda hata yapılmıştır; tikel özelleme kuralı gereği, yolda daha önce geçen 'aa' adılı yerine yeni bir 'bb' adılı kullanılmalıydı. Bu hata sonucunda aslında tutarlı olan küme yanlışlıkla tutarsız bulunmuştur.

Cevap

Dördüncü adımda yapılan tikel özelleme hatasını ve bunun sonucunda tutarlı olan kümenin yanlışlıkla tutarsız bulunduğunu ifade eden seçenek.
Dördüncü adımda yapılan tikel özelleme hatasını ve bunun sonucunda tutarlı olan kümenin tutarsız çıktığını belirten seçenek doğrudur. Tikel özelleme (TÖ) kuralı gereğince, özelleme yapılan yolda daha önce geçmiş olan bir sabit (bu örnekte üçüncü adımdaki 'aa') tekrar kullanılamaz. Bunun yerine yeni bir sabit olan 'bb' kullanılmalıydı. Bu kurala uyulmadığı için açık kalması gereken dal kapanmış ve küme yanlış bir biçimde tutarsız olarak değerlendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin listelenmesi ve ilk durumun incelenmesi.
Başlangıç adımları: 1. x(FxGx)\forall x (Fx \Rightarrow Gx), 2. xFx\exists x Fx ve 3. Ga\sim Ga. Yolda halihazırda 'aa' adılı bulunmaktadır.
Çözümleyici çizelgede denetlemeye başlarken kümedeki tüm önermeler öncül olarak alt alta yazılır.
2
Özelleme öncelik kuralının belirlenmesi.
Tikel niceleyici içeren 2. önermeye (xFx\exists x Fx) öncelikli olarak tikel özelleme (TÖ) uygulanmalıdır.
Çözümleyici çizelge kurallarına göre, aynı yol üzerindeki tikel özelleme (TÖ) işlemleri her zaman tümel özelleme (TÜ) işlemlerinden önce yapılmalıdır.
3
Tikel özelleme adıl seçimi kuralının uygulanması.
2. adımdaki önermeye TÖ uygularken, yolda daha önce geçen 'aa' adılı yerine yeni bir adıl (örneğin 'bb') seçilerek 'FbFb' yazılmalıdır.
Tikel özelleme kuralı gereği, seçilen özelleme sabiti o ana kadar denetleme yolunda hiç geçmemiş yepyeni bir sabit olmak zorundadır.
4
Tümel özelleme ve çatal açma işlemlerinin doğru yapılması durumunda sonucun analizi.
Özelleme 'bb' ile yapılsaydı, 1. önermeden tümel özelleme ile 'FbGbFb \Rightarrow Gb' elde edilecek, çatal açıldığında ise sağ dal (GbGb) açık kalıp küme tutarlı bulunacaktı.
Öğrencinin 'aa' sabitini mükerrer kullanması açık kalması gereken dalı çelişkiyle kapatmış ve tutarlı kümeyi hatalı şekilde tutarsız göstermiştir.

Anahtar Kavram

Yüklemler mantığında çözümleyici çizelge kuralları uyarınca, tikel özelleme (TÖ) işleminde daha önce yolda kullanılmamış yeni bir adıl (özelleme sabiti) seçilmesi zorunluluğu.
Soru 5176Soru

İş yerinde yönettiği projenin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine derin bir yetersizlik hissi yaşayan Hakan Bey, bu duygunun yarattığı kaygıdan kurtulmak için farklı açıklamalara başvurmuştur. Meslektaşlarıyla yaptığı toplantıda, "Ekipteki diğer uzmanlar benim vizyonumu anlayacak kapasitede olmadıkları için beni sabote etmeye çalıştılar ve bu yüzden hedefi ıskaladık." iddiasında bulunmuştur. Akşam eve gittiğinde ise eşine, "Aslında projenin başarısız olması bir bakıma iyi oldu; eğer başarılı olsaydık yönetim bize daha ağır yükler y��kleyecekti ve aileme hiç zaman ayıramayacaktım." demiştir.

Buna göre, Hakan Bey'in meslektaşlarına ve eşine yaptığı açıklamalarda kullandığı savunma mekanizmaları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yansıtma - Mantığa bürüme

Cevap

Yansıtma - Mantığa bürüme
Doğru cevap 'Yansıtma - Mantığa bürüme' ifadesidir. Hakan Bey'in başarısızlığı ekibin kendisini sabote etmesine bağlaması, kendi yetersizlik duygusunu ve suçluluk hissini başkalarına yansıtarak egoyu koruma girişimidir (yansıtma). Projenin başarısız olmasını aileye zaman ayırmak gibi kabul edilebilir bir nedene bağlayarak teselli bulması ise mantığa bürümedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ifadenin analiz edilmesi
Hakan Bey'in meslektaşlarına yaptığı "Ekiptekiler beni sabote etmeye çalıştı" açıklaması incelenir.
Bireyin kendi içsel yetersizliğini ve bundan kaynaklanan başarısızlığı kabul etmek yerine, bu olumsuz durumu ve düşmanca niyetleri dışındaki insanlara (ekip arkadaşlarına) atfetmesi psikolojide 'yansıtma' (projeksiyon) mekanizması ile açıklanır.
2
İkinci ifadenin analiz edilmesi
Hakan Bey'in eşine yaptığı "Projenin başarısız olması aileme zaman ayırmam açısından iyi oldu" açıklaması incelenir.
Ego için tehdit edici ve hayal kırıklığı yaratan başarısızlık durumunun, kulağa mantıklı ve kabul edilebilir gelen gerekçelerle (aileye zaman ayırmak, ağır iş yükünden kaçınmak vb.) açıklanarak hafifletilmesi 'mantığa bürüme' (rasyonalizasyon) mekanizmasıdır.
3
Mekanizmaların sıralı olarak eşleştirilmesi
Birinci mekanizma yansıtma, ikinci mekanizma mantığa bürüme olarak belirlenir.
Soruda sırasıyla hangi savunma mekanizmalarının kullanıldığı istendiği için doğru cevap 'Yansıtma - Mantığa bürüme' olmalıdır.

Anahtar Kavram

Savunma Mekanizmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5177Soru

Ernest Rutherford, Thomson atom modelinin doğruluğunu test etmek amacıyla gerçekleştirdiği alfa saçılması deneyinde, ince bir alt��n levhaya pozitif yüklü alfa (He2+He^{2+}) tanecikleri göndermiştir. Deney sonucunda, gönderilen taneciklerin büyük bir kısmının levhadan hiç sapmadan geçtiğini, çok az bir kısmının ise b��yük açılarla saptığını veya geri döndüğünü gözlemlemiştir.

Rutherford'un bu deney sonuçlarından yola çıkarak geliştirdiği çekirdekli atom modeli, Thomson atom modelindeki;

I. Pozitif yüklerin atomun tüm hacmine homojen olarak dağılmış olması,
II. Atomun artı ve eksi yüklerden oluşan, elektriksel olarak yüksüz (nötr) bir yapıda olması,
III. Negatif yüklü elektronların atomun gövdesine gömülü ve hareketsiz olması

kabullerinden hangilerinin geçerliliğini yitirmesine neden olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek doğrudur. Rutherford atom modeli ile pozitif yüklerin çekirdekte toplandığı ve elektronların çekirdek çevresindeki boşlukta hareket ettiği ortaya konarak Thomson modelinin bu kabulleri çürütülmüştür.
Birinci öncülde belirtilen pozitif yüklerin homojen dağılımı ve üçüncü öncülde belirtilen elektronların hareketsiz şekilde gömülü olması kabulleri, Rutherford'un çekirdekli ve boşluklu atom yapısını keşfetmesiyle geçerliliğini yitirmiştir. Dolayısıyla birinci ve üçüncü ifadelerin yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Thomson atom modelinin temel varsayımlarını belirlemek.
Thomson modeline göre atom; pozitif yüklerin homojen dağıldığı bir küredir, elektronlar bu küreye gömülüdür (hareketsizdir) ve atom nötrdür.
Karşılaştırma yapılacak başlangıç modelinin özelliklerini ortaya koymak için.
2
Rutherford'un saçılma deneyi sonuçlarını ve bu sonuçlardan çıkardığı yeni modelin özelliklerini analiz etmek.
Rutherford, alfa taneciklerinin çoğunun sapmadan geçmesinden atomun büyük kısmının boşluk olduğunu (üçüncü öncülü çürütür) ve sapma/geri dönme olaylarından pozitif yükün küçük bir çekirdekte toplandığını (birinci öncülü çürütür) bulmuştur. Ancak atomun nötrlüğü (ikinci öncül) geçerliliğini korumuştur.
Deneyin hangi Thomson varsayımlarını geçersiz kıldığını saptamak için.

Anahtar Kavram

Tarihsel atom modelleri arasındaki farklar ve Rutherford saçılma deneyinin sonuçları.
Soru 5178Soru

Aşağıda verilen ayet mealleri ile bu ayetlerin salih amelin kabul şartları, bireysel/toplumsal boyutları veya imanla ilişkisi yönünden temsil ettiği temel kavramsal karşılıkları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"İman edip salih amel işleyenler var ya, işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar." (Beyyine Suresi, 7. ayet)
"De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir." (En'âm Suresi, 162. ayet)
"Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler. 'Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz' derler." (İnsan Suresi, 8-9. ayetler)
"Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için Rahman (olan Allah), gönüllerde bir sevgi var edecektir." (Meryem Suresi, 96. ayet)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyyine Suresi 7. ayet salih amelin imanla organik bağı ve insani değerle; En'âm Suresi 162. ayet ihlas ve tevhit şartıyla; İnsan Suresi 8-9. ayetler hasbîlik ve toplumsal dayanışmayla; Meryem Suresi 96. ayet ise bireysel ve toplumsal huzurla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; Beyyine Suresi 7. ayet iman-amel ilişkisi ve insanın ahlaki değerini; En'âm Suresi 162. ayet ibadetin ve hayatın sadece Allah için olması yönüyle ihlas ve tevhidi; İnsan Suresi 8-9. ayetler karşılıksız iyilik yapılması yönüyle hasbîliği; Meryem Suresi 96. ayet ise toplumsal sevgi ve huzuru ifade edecek şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetlerin içeriklerini ve ana mesajlarını çözümleme.
Beyyine Suresi 7. ayette 'iman edip salih amel işleyenler' vurgulanmakta ve en hayırlı varlıklar oldukları belirtilmektedir. En'âm Suresi 162. ayette tüm ibadet ve hayatın sadece Allah için olduğu vurgulanmaktadır. İnsan Suresi 8-9. ayetlerde muhtaçlara yapılan yardımda sadece Allah rızasının gözetildiği ve karşılık beklenmediği ifade edilmektedir. Meryem Suresi 96. ayette ise salih amel işleyenlere yönelik sevgi oluşacağı bildirilmektedir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için öncelikle sol sütundaki verilerin tefsir ve kavramsal arka planının netleştirilmesi gerekir.
2
Sağ sütundaki kavramsal tanımları analiz etme.
Tanımlar sırasıyla; iman-amel ilişkisi/insani değer, ihlas/tevhit şartı, hasbîlik/toplumsal dayanışma ve bireysel/toplumsal huzurdur.
Sağ sütundaki akademik ifadelerin hangi ayetlerin ana mesajıyla doğrudan örtüştüğünü belirlemek için kavramsal çözümleme gereklidir.
3
Ayetler ile kavramsal tanımları eşleştirme.
Beyyine 7 -> İman-Amel ve insani değer (yaratıkların en hayırlısı); En'âm 162 -> İhlas ve Tevhit (Allah için olması); İnsan 8-9 -> Hasbîlik ve diğergamlık (karşılık beklememe); Meryem 96 -> Bireysel ve toplumsal huzur (gönüllerde sevgi var edilmesi). Eşleşmeler tam olarak birbirini karşılamaktadır.
Her bir ayetin lafzi ve ıstılahi anlamı, salih amel konusunun alt başlıklarındaki teorik çerçeve ile örtüştürülür.

Anahtar Kavram

Salih Amel
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5179Soru

Türkiye’de bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hayata geçirilen bölgesel kalkınma projelerinin sınırları, coğrafi şartlar ve idari kararlar doğrultusunda zamanla güncellenebilmektedir. Bu doğrultuda Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) ve Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) kapsadıkları alanlar ve faaliyet hedefleri yönüyle dinamik bir yapı sergilemektedir.

Buna göre, DOKAP ve YHGP’nin kapsadığı iller ile projelerin temel hedefleri dikkate alındığında;

I. Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illeri, yürütülen planlama ve koordinasyon çalışmaları doğrultusunda hem DOKAP hem de YHGP sınırları içerisinde yer almaktadır.
II. YHGP havza bazlı çevresel rehabilitasyon, taşkın ve erozyon kontrolü gibi ekolojik hedefleri öncelerken; DOKAP yayla turizminin geliştirilmesi (Yeşil Yol Projesi) ve kırsal altyapının güçlendirilmesi gibi sosyoekonomik hedefleri ön planda tutmaktadır.
III. Her iki projenin de nihai ortak ekonomik hedefi, Karadeniz Bölgesi’nde ağır sanayi kollarını yaygınlaştırarak bölgeyi Türkiye’nin birincil sanayi üretim merkezi hâline getirmektir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
I ve II numaralı yargıları içeren seçenek doğrudur. Çünkü Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illeri hem YHGP hem de DOKAP kapsamında yer alan ortak illerdir. YHGP çevre ve havza yönetimi odaklıyken, DOKAP ulaştırma (Yeşil Yol), turizm ve sosyoekonomik kalkınma odaklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin il kapsamını incelemek.
Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illeri başlangıçta Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) kapsamında yer alırken, yapılan idari düzenlemelerle (özellikle 2020 yılındaki güncelleme ile Amasya ve Çorum'un da dahil edilmesiyle) bu illerin tamamı aynı zamanda Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamına da alınmıştır. Bu nedenle birinci yargı doğrudur.
Soruda verilen illerin her iki projenin de ortak havza/etki alanı içinde kalıp kalmadığını belirlemek için güncel idari sınır bilgisi kontrol edilmelidir.
2
Projelerin kuruluş ve faaliyet amaçlarını karşılaştırmak.
YHGP, Yeşilırmak ve kolları boyunca yaşanan kirlilik, erozyon, taşkın gibi çevresel sorunları çözmeyi hedeflerken; DOKAP ise bölgedeki yaylaları birleştiren Yeşil Yol gibi turizm projelerini, ulaşımı, tarım ve hayvancılığı modernleştirmeyi amaçlar. Bu nedenle ikinci yargı doğrudur.
Projelerin öncelikli odak noktalarının (ekolojik vs. sosyoekonomik) doğru analiz edilmesi gerekmektedir.
3
Projelerin sanayileşme hedeflerini değerlendirmek.
Karadeniz Bölgesi'nin coğrafi yapısı (engebeli yer şekilleri, sınırlı düzlükler) ağır sanayinin yaygınlaşmasına uygun değildir. DOKAP ve YHGP gibi projeler sanayiden ziyade tarım, hayvancılık, turizm, ormancılık ve altyapı hizmetlerini geliştirerek yerel kalkınmayı hedefler. Dolayısıyla üçüncü yargı yanlıştır.
Bölgesel projelerin tamamının tek tip ağır sanayileşme hedeflemediğini, bölgenin fiziki koşullarına göre şekillendiğini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin (DOKAP ve YHGP) Kapsamı ve Amaçları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5180Soru

Din kurumu, toplumsal yapının sürekliliğini sağlama ve bireysel ya da toplumsal düzeydeki temel gereksinimleri karşılama noktasında çeşitli işlevler üstlenir. Aşağıda verilen dinin toplumsal işlevleri ile bu işlevlerin sosyolojik açıklamalarını doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bütünleştirici ve Kolektif Bilinç Oluşturucu İşlev
Normatif Düzen ve Toplumsal Kontrol İşlevi
Anlam Kazandırıcı ve Varoluşsal Güvenlik İşlevi
Politik ve Sosyo-Ekonomik Düzene Meşruiyet Sağlama İşlevi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bütünleştirici ve Kolektif Bilinç Oluşturucu İşlev ortak dinsel ritüellerle toplumsal dayanışmayı pekiştiren açıklamayla; Normatif Düzen ve Toplumsal Kontrol İşlevi toplumsal kuralların ilahi otoriteyle içselleştirilmesini sağlayan açıklamayla; Anlam Kazandırıcı ve Varoluşsal Güvenlik İşlevi ölüm ve acılara karşı teodise sunarak ontolojik tutarlılık sağlayan açıklamayla; Politik ve Sosyo-Ekonomik Düzene Meşruiyet Sağlama İşlevi ise mevcut iktidarı kutsal düzene bağlayarak statükoyu koruyan açıklamayla eşleşir.
Doğru eşleştirmeler, din sosyolojisinde dinin toplumsal işlevlerine karşılık gelen kavramsal tanımları tam olarak yansıtmaktadır. Bütünleştirici işlev ortak ritüel ve duygudaşlıkla; toplumsal kontrol işlevi normların kutsallaştırılarak içselleştirilmesiyle; anlam kazandırıcı işlev teodise ve varoluşsal kaygının giderilmesiyle; meşrulaştırma işlevi ise mevcut iktidar yapılarının kutsal düzenle uyumlandırılarak haklılaştırılmasıyla ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dinin 'bütünleştirici ve kolektif bilinç oluşturucu' işlevinin sosyolojik odağını belirlemek.
Bu işlev, bireyler arası dayanışmayı, ortak duygu birliğini ve toplumsal bağları güçlendirmeyi amaçlar. Bu durum, ortak dinsel ayin ve ritüellerin toplumsal dayanışmayı pekiştirmesi açıklamasıyla doğrudan örtüşür.
Toplumsal bütünleşmenin Durkheimcı sosyolojideki karşılığı olan ritüel temelli ortak duyguları saptamak amacıyla bu adım atılmıştır.
2
Dinin 'normatif düzen ve toplumsal kontrol' işlevinin anlamını incelemek.
Bu işlev, ahlaki normların ve kuralların aşkın bir otoriteye dayandırılarak kutsanmasını ve kuralların içsel kontrol mekanizmalarıyla korunmasını içerir. Bu da toplumsal normların ilahi iradeye dayandırılarak içselleştirilmesi açıklaması ile eşleşir.
Toplumsal düzenin korunmasında dinin yaptırım gücü ve otokontrol rolünü ilişkilendirmek amacıyla yapılmıştır.
3
Dinin 'anlam kazandırıcı ve varoluşsal güvenlik' işlevini analiz etmek.
Bu işlev, insanın ölüm, acı ve kaos karşısındaki anlam arayışına aşkın bir çerçeve (teodise) sunarak yanıt verir. Dolayısıyla, hayatın geçiciliği ve acılar karşısında kozmik bir adalet sunan açıklamayla eşleşir.
Bireyin psikolojik ve ontolojik güvencesi ile anlam dünyasının inşasını din kurumuyla bağdaştırmak amacıyla bu inceleme yapılmıştır.
4
Dinin 'meşruiyet sağlama' işlevini değerlendirmek.
Bu işlev, mevcut iktidar yapılarını veya sınıfsal eşitsizlikleri aşkın bir düzenin parçası gibi göstererek sorgulanamaz kılmayı kapsar. Bu da mevcut iktidar ve sınıf ilişkilerini kutsal kozmolojinin yansıması olarak gösteren açıklamayla eşleşir.
Din kurumunun siyasal ve sosyo-ekonomik sistemler üzerindeki haklılaştırıcı etkisini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Din kurumunun toplumsal bütünleşme, kontrol, anlamlandırma ve meşrulaştırma işlevleri
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 259 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin