Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5201Soru

Sosyolojide toplumsal değişme; toplumsal yapı, kurumlar ya da toplumsal ilişkiler ağında zaman içinde meydana gelen farklılaşmaları ifade eder ve bu yönüyle değer yargılarından bağımsız, nesnel bir durum tespitidir. Buna karşılık, değişmenin yönünü ve niteliğini belirlemede kullanılan 'toplumsal ilerleme' (ileriye doğru gidiş) ve 'toplumsal gerileme' (geriye doğru gidiş) gibi kavramlar, kaçınılmaz olarak belirli toplumsal norm ve değerleri temel alır. Örneğin, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecinde geleneksel dayanışma bağlarının çözülerek yerini organik dayanışmaya ve rasyonel ilişkilere bırakması, toplumsal yapıda yapısal ve işlevsel bir değişmedir. Ancak bu değişmenin 'olumlu bir gelişim' mi yoksa 'ahlaki bir çöküş' mü olduğu sorusu, sosyologların ve toplumların öznel kabullerine göre farklı yanıtlar bulur.

Buna göre, toplumsal değişme ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal değişme nesnel ve gözlemlenebilir bir süreç iken; değişimin yönünü niteleyen ilerleme veya gerileme kavramları normatif değer yargılarına dayalıdır.

Cevap

Toplumsal değişme nesnel ve gözlemlenebilir bir süreç iken; değişimin yönünü niteleyen ilerleme veya gerileme kavramları normatif değer yargılarına dayalıdır.
Toplumsal değişme, sosyolojik anlamda toplumsal yapıda zaman içinde gerçekleşen her türlü farklılaşmayı ifade eden nesnel ve değer dışı bir kavramdır. Buna karşılık ilerleme veya gerileme gibi yön bildiren kavramlar, araştırmacıların veya toplumların kabul ettiği belirli normlara göre öznel değer yargıları içerir. Doğru seçenek bu kuramsal ayrımı ve paragraftaki ana düşünceyi eksiksiz yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki toplumsal değişme tanımını analiz etmek.
Toplumsal değişmenin değer yargılarından bağımsız, nesnel ve gözlemlenebilir bir durum tespiti olduğu belirlenir.
Değişme kavramının bilimsel sınırlarını çizmek için.
2
Toplumsal ilerleme ve gerileme kavramlarının doğasını incelemek.
Değişmenin yönünü belirten bu kavramların kaçınılmaz olarak belirli normatif değer ve öznel ölçütlere dayandığı tespit edilir.
Değişmenin yönüne dair nitelendirmelerin öznel karakterini anlamak için.
3
Verilen tarım-sanayi toplumu geçişi örneğiyle kuramsal ayrımı ilişkilendirmek.
Kurumsal ve yapısal dönüşümün nesnel bir olgu olduğu, ancak bu olguya yüklenen 'olumlu gelişim' veya 'ahlaki çöküş' gibi anlamların öznel olduğu sonucuna varılır.
Kuramsal nesnellik-öznellik ayrımını somut örnek üzerinden doğrulamak için.
4
Seçenekleri bu nesnel-öznel (normatif) ayrımı doğrultusunda değerlendirmek.
Toplumsal değişmenin nesnel, değişimin yönünü belirten kavramların ise normatif yargılara dayandığını belirten seçeneğe ulaşılır.
Metindeki ana fikri doğrudan ve doğru sosyolojik terimlerle karşılayan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Toplumsal değişmenin değer dışı (nesnel) niteliği ile toplumsal ilerleme ve gerilemenin değer yüklü (öznel/normatif) niteliği arasındaki ayrım.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5202Soru

Bir nöropsikoloji laboratuvarında gerçekleştirilen iki farklı gözlem şu şekildedir:

I. Durum: Katılımcılara tamamen karanlık bir odada sabit duran tek bir ışık noktası gösterilmiş; katılımcılar referans noktası yokluğunda göz kaslarının istemsiz hareketleri nedeniyle bu ışığı hareket ediyormuş gibi algılamışlardır.

II. Durum: Yoğun alkol yoksunluğu yaşayan bir birey, tamamen temiz ve boş olan avucunun içinde böceklerin yürüdüğünü hissettiğini ve onları gördüğünü ifade etmiştir.

Bu durumlarla ilgili olarak;

I. Birinci durum, dış dünyada gerçek bir uyarıcının varlığına dayanan ve zihnin bu uyarıcıyı yanlış yorumlamasıyla oluşan bir illüzyondur.
II. İkinci durum, ortada herhangi bir fiziksel uyarıcı bulunmadığı halde bireyin varmış gibi algılamasıyla karakterize edilen bir halüsinasyondur.
III. Her iki durumda da duyu organlarındaki reseptörlerin dışsal bir fiziksel enerjiyle uyarılması sonucu 'duyum' süreci eksiksiz gerçekleşmiştir.

açıklamalarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Birinci durumda sabit ışık noktasının hareketli algılanması (otokinetik etki), ortamda fiziksel bir uyarıcının bulunması fakat bunun yanlış yorumlanması nedeniyle bir illüzyon (yanılsama) örneğidir. Dolayısıyla I. öncül doğrudur. İkinci durumda ise bireyin temiz avucunda böcekler görmesi ve hissetmesi, ortamda hiçbir fiziksel uyarıcı olmamasına rağmen gerçekleşen bir algı yanılması, yani halüsinasyondur (sanrı). Dolayısıyla II. öncül de doğrudur. Üçüncü öncül ise yanlıştır, çünkü ikinci durumda (halüsinasyon) dışsal bir fiziksel enerji ve buna bağlı olarak duyu organındaki reseptörlerin uyarılması söz konusu değildir. Bu nedenle 'I ve II' yargılarını içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumu (sabit ışık noktasının hareketli algılanması) illüzyon ve duyum kavramları açısından analiz etmek.
Ortamda fiziksel bir uyarıc�� (ışık noktası) vardır ve göz kaslarının istemsiz hareketleri gibi fizyolojik etkenlerle yanlış yorumlanmaktadır. Bu durum bir illüzyondur ve duyum gerçekleşmiştir. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
İllüzyonun gerçekleşebilmesi için mutlaka gerçek bir fiziksel uyarıcının bulunması gerektiğini saptamak.
2
İkinci durumu (boş avuçta böceklerin yürüdüğünün hissedilmesi ve görülmesi) halüsinasyon kavramı açısından analiz etmek.
Ortamda hiçbir fiziksel uyarıcı (böcek) yoktur, ancak birey zihinsel/fizyopatolojik nedenlerle bunu algılamaktadır. Bu durum bir halüsinasyondur. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Halüsinasyonun dışsal bir uyarıcı olmaksızın gerçekleşen algısal bir yanılsama olduğunu belirlemek.
3
Üçüncü öncüldeki duyum iddiasını incelemek.
İkinci durumda dışsal bir fiziksel enerji veya uyarıcı bulunmadığından duyu organlarındaki reseptörlerin dışsal olarak uyarılması gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla duyum süreci eksiksiz gerçekleşmemiştir. Bu nedenle III. öncül yanlıştır.
Duyumun gerçekleşmesi için mutlaka dışsal veya içsel fiziksel/fizyolojik bir uyarıcının reseptörleri etkilemesi gerektiği bilgisini uygulamak.
4
Doğru öncülleri bir araya getirerek nihai sonuca ulaşmak.
I ve II. öncüller doğru, III. öncül yanlıştır. Bu durumda doğru cevap 'I ve II' olmalıdır.
Seçenekler arasından doğru öncülleri içeren kombinasyonu seçmek.

Anahtar Kavram

İllüzyon ve Halüsinasyon Arasındaki Farklar ile Duyum-Algı İlişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5203Soru

Aşağıda verilen hatalı klasik kıyas örneklerini, doğrudan ihlal ettikleri kıyas kuralları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Her şair duyarlıdır. / Bazı yazarlar şair değildir. / O hâlde bazı yazarlar duyarlı değildir.
II. Her erdemli insan dürüsttür. / Her bilge dürüsttür. / O hâlde her bilge erdemlidir.
III. Bazı bilim insanları araştırmacıdır. / Bazı araştırmacılar ödül almıştır. / O hâlde bazı bilim insanları ödül almıştır.
IV. Hiçbir çalışkan başarısız değildir. / Bazı öğrenciler çalışkan değildir. / O hâlde bazı öğrenciler başarısızdır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci kıyas öncüllerde dağıtılmamış olan büyük terimin sonuçta dağıtılamayacağı kuralıyla, ikinci kıyas orta terimin öncüllerin en az birinde dağıtılmış olması gerektiği kuralıyla, üçüncü kıyas iki tikel öncülden sonuç çıkarılamayacağı kuralıyla, dördüncü kıyas ise iki olumsuz öncülden sonuç çıkarılamayacağı kuralıyla eşleşmektedir.
Verilen kıyasların kurallarla doğru eşleştirilmesi, klasik mantıktaki dağıtılmışlık kuralları ile öncül nitelik/nicelik sınırlarının doğru analizine dayanır. Birinci kıyasta büyük terim olan 'duyarlı' teriminin yasadışı süreci hatası, ikinci kıyasta orta terim olan 'dürüst' teriminin dağıtılmaması hatası, üçüncü kıyasta iki tikel öncül hatası ve dördüncü kıyasta iki olumsuz öncül hatası bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıyaslardaki öncül ve sonuç önermelerinin niteliğini (olumlu/olumsuz) ve niceliğini (tümel/tikel) belirleyin.
I. kıyada öncüller tümel olumlu ve tikel olumsuz, sonuç tikel olumsuzdur. II. kıyasta öncüller ve sonuç tümel olumludur. III. kıyasta tüm önermeler tikel olumludur. IV. kıyasta öncüller tümel olumsuz ve tikel olumsuz, sonuç ise tikel olumludur.
Önermelerin nitelik ve nicelik yapısını kavramak, kuralların uygulanmasında temel adımdır.
2
Önermelerdeki terimlerin (özne ve yüklem) dağıtılmışlık durumunu analiz edin.
Tümel önermelerin öznesi ve olumsuz önermelerin yüklemi dağıtılmıştır (tümeldir). I. kıyastaki 'duyarlı' terimi ilk öncülde (olumlu yüklem) tikel iken sonuçta (olumsuz yüklem) tümeldir. II. kıyastaki orta terim 'dürüst' her iki öncülde de olumlu yüklem olduğundan tikeldir.
Dağıtılmışlık kurallarını test etmek, terimlerin sınır aşımı ve orta terim hatalarını saptamayı sağlar.
3
Belirlenen mantıksal hataları sağdaki kurallarla eşleştirin.
I. kıyas büyük terim hatasıyla, II. kıyas dağıtılmamış orta terim hatasıyla, III. kıyas iki tikel öncül hatasıyla, IV. kıyas iki olumsuz öncül hatasıyla eşleşir.
Her hatalı kıyasın yapısı, ihlal ettiği kuralın doğrudan karşılığıdır.

Anahtar Kavram

Kıyas kuralları çerçevesinde terimlerin dağıtılmışlığı ve öncüllerin nitelik/nicelik sınırları.
Soru 5204Soru

Bohr atom modeline göre, uyarılmış bir hidrojen atomundaki elektron n1n_1 yörüngesinden n2n_2 yörüngesine geçiş yaptığında elektronun dolanım frekansı artmaktadır.

Buna göre, bu geçiş sürecinde elektronun;

I. Açısal momentumu
II. Kinetik enerjisi
III. Çekirdeğe göre elektriksel potansiyel enerjisi

niceliklerinden hangileri azalır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Açısal momentum ve çekirdeğe göre elektriksel potansiyel enerjisi azalır.
Dolanım frekansının artması, dolanım periyodunun azalması anlamına gelir. Yörünge yarıçapı n2n^2 ile doğru, çizgisel hız ise nn ile ters orantılı olduğundan periyot n3n^3 ile orantılıdır. Frekansın artması için elektronun baş kuantum sayısı nn azalmalıdır. Açısal momentum L=nL = n\hbar bağıntısına göre nn azaldığı için azalır. Kinetik enerji Ek1/n2E_k \propto 1/n^2 bağıntısına göre artarken, elektriksel potansiyel enerji Ep=2EkE_p = -2E_k bağıntısına göre daha negatif bir değer alarak azalır. Bu yüzden açısal momentum ve potansiyel enerjinin azaldığını belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Dolanım frekansı ile baş kuantum sayısı arasındaki ilişkiyi kurma.
Elektronun dolanım periyodu T=2πrvT = \frac{2\pi r}{v} şeklindedir. Bohr modeline göre yörünge yarıçapı rn2r \propto n^2 ve çizgisel hız v1nv \propto \frac{1}{n} ile orantılıdır. Buradan dolanım periyodu Tn3T \propto n^3 ve dolanım frekansı f=1T1n3f = \frac{1}{T} \propto \frac{1}{n^3} bulunur. Frekansın artması, baş kuantum sayısının azaldığını (n2<n1n_2 < n_1) yani elektronun çekirdeğe yaklaştığını gösterir.
Soruda verilen frekans artışı bilgisinden yararlanarak elektronun üst yörüngeden alt yörüngeye geçtiğini belirlemek gerekir.
2
Açısal momentumun değişimini inceleme.
Bohr modeline göre elektronun açısal momentumu L=nh2πL = n\frac{h}{2\pi} formülüyle kuantize edilmiştir. Baş kuantum sayısı nn azaldığı için açısal momentum (LL) da azalır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Açısal momentumun baş kuantum sayısı ile doğru orantılı olduğunu Bohr postulatından yola çıkarak doğrulamak gerekir.
3
Kinetik enerjinin değişimini inceleme.
Elektronun kinetik enerjisi Ek1n2E_k \propto \frac{1}{n^2} ile orantılıdır. Baş kuantum sayısı nn azaldığı için elektron çekirdeğe yaklaştıkça çizgisel hızı ve dolayısıyla kinetik enerjisi artar. Bu nedenle ikinci öncül yanlıştır (azalmaz, artar).
Çekirdeğe yaklaşan elektronun elektriksel çekim kuvveti nedeniyle hızlanacağını ve kinetik enerjisinin artacağını belirlemek gerekir.
4
Elektriksel potansiyel enerjinin değişimini inceleme.
Elektronun çekirdeğe göre elektriksel potansiyel enerjisi Ep=kZe2rE_p = -k\frac{Ze^2}{r} şeklindedir. Toplam enerji ile kinetik enerji arasında Etop=EkE_{top} = -E_k ve potansiyel enerji ile kinetik enerji arasında Ep=2EkE_p = -2E_k ilişkisi vardır. Kinetik enerji arttığı için potansiyel enerji daha negatif bir değer alır, bu da potansiyel enerjinin azaldığı anlamına gelir. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Elektriksel potansiyel enerjinin negatif işaretli olmasından dolayı, mutlak değerce artarken matematiksel olarak azaldığını analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Bohr Atom Modeline Göre Yörünge Parametrelerinin Kuantum Sayısı ile Değişimi
Soru 5205Soru

İslam medeniyetinde doğa ve sağlık bilimleri, yalnızca eski medeniyetlerin birikimini aktarmakla kalmamış; deney, gözlem ve matematiksel modellemeyi merkeze alarak modern bilimin metodolojisini inşa etmiştir. Aşağıda bu bilimsel uyanışın öncüsü olan bazı İslam bilginleri ve onlar��n bilim tarihine yön veren özgün katkıları verilmiştir. Bu bilginleri gerçekleştirdikleri temel bilimsel katkı ve metodolojilerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Câbir bin Hayyân
İbn el-Heysem
Zekeriya er-Râzî
El-Bîrûnî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Câbir bin Hayyân maddelerin niteliksel dönüşümü ve deneysel kimya teknikleri ile; İbn el-Heysem görme teorisini çürüten fiziksel optik çalışmaları ile; Zekeriya er-Râzî klinik tıp ve psikoterapi uygulamaları ile; El-Bîrûnî ise yerin eksen hareketi ve astronomi/jeodezi çalışmaları ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede Câbir bin Hayyân kimya laboratuvar metotları ve niteliksel dönüşümle; İbn el-Heysem deneysel optik ve modern görme kuramıyla; Zekeriya er-Râzî klinik tıp ve psikolojik yaklaşımıyla; El-Bîrûnî ise yerin eksen hareketi ve karşılaştırmalı doğu astronomisiyle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Câbir bin Hayyân'ın kimya bilimindeki katkılarını analiz etmek.
Câbir bin Hayyân'ın maddelerin niteliksel dönüşümü (istihale) üzerine deneysel çalışmalar yürüttüğü ve kalsinasyon gibi laboratuvar tekniklerini geliştirdiği belirlenir.
Maddenin yapısını inceleyen ve modern kimyaya zemin hazırlayan bu bilginin kimyasal yöntemlerle eşleşmesi gerekir.
2
İbn el-Heysem'in optik teorilerini incelemek.
İbn el-Heysem'in gözden çıkan ışınlar yerine dış kaynaklı ışınların göze ulaştığı tezini deneysel olarak kanıtladığı saptanır.
Modern optiğin kurucusu olan bilginin ışık fiziği ve görme teoriyle eşleştirilmesi bilim tarihi açısından zorunludur.
3
Zekeriya er-Râzî'nin tıp tarihindeki metodolojisini incelemek.
Zekeriya er-Râzî'nin klinik tıp gözlemlerini uyguladığı ve ruh-beden bütünlüğü çerçevesinde psikoterapiye öncülük ettiği anlaşılır.
Klinik tıbbın ve tıp etiğinin öncüsü olan er-Râzî'nin sağlık bilimlerindeki metodolojik katkısı budur.
4
El-Bîrûnî'nin kozmoloji ve astronomi alanındaki tezlerini değerlendirmek.
El-Bîrûnî'nin Hint medeniyetinin bilimsel mirasını incelediği ve dünyanın kendi eksenindeki dönüşünü matematiksel olarak irdelediği tespit edilir.
Dünyanın şekli, boyutu ve hareketleri üzerine yaptığı jeodezik ve astronomik araştırmalar onun temel katkısıdır.

Anahtar Kavram

İslam medeniyetinde doğa ve sağlık bilimlerinin gelişimi, bilginlerin metodolojik yaklaşımları ve özgün buluşları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5206Soru

Sürtünmesiz bir ortamda küçük açılarla basit harmonik hareket yapan bir basit sarkacın maksimum kinetik enerjisi EE kadardır. Sarkacın boyu ve kütlesi değiştirilmeden salınım genliği iki katına çıkarılıyor. Buna göre, sarkacın denge konumundan yeni genlik değerinin yarısı kadar uzakta olduğu andaki kinetik enerjisi kaç EE olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 3

Cevap

Sarkacın belirtilen konumdaki kinetik enerjisi 3E3E olur.
Sürtünmesiz ortamda hareket eden basit sarkacın toplam enerjisi genliğin karesiyle orantılı olduğundan, genlik iki katına çıkarıldığında toplam enerji 4E4E olur. Yeni genliğin yarısı kadar olan uzanımda (x=Ax = A) potansiyel enerji EE kadar olacağından, enerjinin korunumu gereği kinetik enerji 4EE=3E4E - E = 3E olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sarkacın ilk durumdaki toplam mekanik enerjisini başlangıç genliği AA cinsinden ifade edin.
ET1=E=12mω2A2E_{T1} = E = \frac{1}{2}m\omega^2 A^2
Sürtünmesiz ortamda sarkaç denge konumundan geçerken potansiyel enerjisi sıfır kabul edilir ve tüm enerjisi kinetik enerjidir. Dolayısıyla maksimum kinetik enerji toplam mekanik enerjiye eşittir.
2
Sarkacın salınım genliği iki katına çıkarıldığında (A2=2AA_2 = 2A) yeni toplam mekanik enerjiyi hesaplayın.
ET2=12mω2(2A)2=4(12mω2A2)=4EE_{T2} = \frac{1}{2}m\omega^2 (2A)^2 = 4 \cdot \left(\frac{1}{2}m\omega^2 A^2\right) = 4E
Sarkacın boyu ve yer��ekimi ivmesi değişmediği için açısal frekansı (ω=g/L\omega = \sqrt{g/L}) değişmez. Toplam enerji genliğin karesiyle doğru orantılıdır.
3
Yeni genliğin yarısı kadar uzanımdaki (x=A22=Ax = \frac{A_2}{2} = A) potansiyel enerjiyi hesaplayın.
Ep=12mω2x2=12mω2A2=EE_p = \frac{1}{2}m\omega^2 x^2 = \frac{1}{2}m\omega^2 A^2 = E
Basit harmonik harekette herhangi bir anda potansiyel enerji, denge konumundan olan uzanımın karesiyle doğru orantılıdır.
4
Mekanik enerjinin korunumunu kullanarak bu andaki kinetik enerjiyi bulun.
Ek=ET2Ep=4EE=3EE_k = E_{T2} - E_p = 4E - E = 3E
Sürtünmesiz ortamda mekanik enerji korunur. Herhangi bir andaki kinetik enerji, toplam mekanik enerjiden o andaki potansiyel enerjinin çıkarılmasıyla bulunur.

Anahtar Kavram

Basit harmonik harekette toplam mekanik enerji genliğin karesiyle, potansiyel enerji ise uzanımın karesiyle doğru orantılıdır. Sürtünmesiz sistemlerde toplam mekanik enerji korunur.

Alternatif Yöntem

Sistemi bir yay sarkacı modeli gibi düşünerek de çözebiliriz. Basit harmonik hareket yapan tüm sistemlerde enerji dönüşümleri aynı matematiksel formüllere tabidir. Yay sabiti kk olan bir yay sarkacında toplam enerji ET=12kA2E_T = \frac{1}{2}kA^2 ile verilir. Genlik 2A2A yapıldığında toplam enerji 44 katına çıkarak 4E4E olur. x=Ax = A uzanımında yayda depolanan potansiyel enerji Ep=12kA2=EE_p = \frac{1}{2}kA^2 = E olur. Buradan kinetik enerji yine 4EE=3E4E - E = 3E olarak kolayca bulunabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5207Soru

Boyu 3L3L olan homojen ve esnek bir yay, boyları LL ve 2L2L olacak şekilde iki parçaya bölünüyor. Bu yay parçaları kullanılarak aşağıdaki iki farklı basit harmonik hareket düzeneği kuruluyor:

* I. Düzenek: Boyu LL olan yay parçası, yer çekimi ivmesinin gg olduğu sürtünmesiz yatay düzlemde mm kütleli bir cisme bağlanarak salınım yaptırılıyor. Sistemin periyodu T1T_1 olarak ölçülüyor.
* II. Düzenek: Boyu 2L2L olan yay parçası, yer çekimi ivmesinin 2g2g olduğu bir ortamda, yukarı doğru gg ivmesiyle hızlanan bir asansörün tavanına 2m2m kütleli bir cisim asılarak düşey doğrultuda salınım yaptırılıyor. Sistemin periyodu T2T_2 olarak ölçülüyor.

Buna göre, sistemlerin periyotlarının oranı T1T2\frac{T_1}{T_2} kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 12\frac{1}{2}

Cevap

1/2
Yay sarkacının periyodu, kütle ve yay sabitinin kareköküyle orantılıdır (T=2πm/kT = 2\pi\sqrt{m/k}). Ortamın yer çekimi ivmesinin farklı olması ya da asansörün ivmeli hareket yapması yay sarkacının periyodunu etkilemez. Boyu 3L3L olan yay LL ve 2L2L olarak bölünürse yay sabitleri sırasıyla 3k03k_0 ve 1.5k01.5k_0 olur. Birinci düzenekteki periyot T1=2πm/3k0T_1 = 2\pi\sqrt{m/3k_0}, ikinci düzenekteki periyot ise T2=2π2m/1.5k0=2π4m/3k0T_2 = 2\pi\sqrt{2m/1.5k_0} = 2\pi\sqrt{4m/3k_0} olur. Bu ifadelerin birbirine oranı ise 1/2 değerini verir.

Adım Adım Çözüm

1
Yayın bölünmesi durumunda yay sabitlerinin belirlenmesi
k1=3k0k_1 = 3k_0 ve k2=1.5k0k_2 = 1.5k_0
Homojen bir yayın yay sabiti, yayın boyu ile ters orantılıdır (k1Lk \propto \frac{1}{L}). 3L3L boyundaki yayın sabiti k0k_0 kabul edilirse, LL boyundaki parçanın sabiti 3k03k_0, 2L2L boyundaki parçanın sabiti ise 1.5k01.5k_0 olur.
2
I. Düzeneğin periyodunun hesaplanması
T1=2πm3k0T_1 = 2\pi \sqrt{\frac{m}{3k_0}}
Sürtünmesiz yatay düzlemdeki yay sarkacının periyodu, yer çekimi ivmesinden bağımsızdır ve doğrudan T=2πmkT = 2\pi \sqrt{\frac{m}{k}} formülüyle hesaplanır.
3
II. Düzeneğin periyodunun hesaplanması
T2=2π4m3k0T_2 = 2\pi \sqrt{\frac{4m}{3k_0}}
Yay sarkacının periyodu ortamın yer çekimi ivmesine (2g2g) veya asansörün ivmesine (a=ga = g) bağlı değildir. Dolayısıyla asansör içindeki 2m2m kütleli cismin düşey salınım periyodu T2=2π2m1.5k0=2π4m3k0T_2 = 2\pi \sqrt{\frac{2m}{1.5k_0}} = 2\pi \sqrt{\frac{4m}{3k_0}} olur.
4
Periyotların oranlanması
T1T2=12\frac{T_1}{T_2} = \frac{1}{2}
Elde edilen periyot ifadeleri oranlandığında: T1T2=2πm3k02π4m3k0=m4m=12\frac{T_1}{T_2} = \frac{2\pi \sqrt{\frac{m}{3k_0}}}{2\pi \sqrt{\frac{4m}{3k_0}}} = \sqrt{\frac{m}{4m}} = \frac{1}{2} sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Yay sarkacının salınım periyodu yalnızca sarkaç ucundaki cismin kütlesine ve yayın esneklik sabitine bağlı olup, yer çekimi ivmesinden veya eylemsizlik kuvvetlerinden etkilenmez. Ayrıca yayın boyu kısaldıkça yay sabiti ters orantılı olarak artar.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5208Soru

Su dalgalarının bir yarıktan geçerken uğradığı kırınımın belirginlik derecesi (dalgaların bükülme/daireselleşme miktarı), dalga boyunun (λ\lambda) yarık genişliğine (ww) oranı olan λw\frac{\lambda}{w} değeri ile doğru orantılıdır. Aşağıda, derinliği her yerinde aynı olan dalga leğenlerinde oluşturulan doğrusal su dalgalarının dört farklı düzenekteki yarık genişlikleri ve dalga boyları verilmiştir.

Buna göre, bu düzeneklerde yarıktan geçen dalgaların kırınım derecelerini (bükülme miktarlarını) en belirgin olandan en az belirgin olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Düzeneklerin kırınım belirginliği (bükülme miktarı) en fazladan en aza doğru sırasıyla III. düzenek (oran 2.0), II. düzenek (oran 1.5), I. düzenek (oran 1.0) ve IV. düzenek (oran 0.5) şeklinde sıralanmalıdır.
Doğrusal su dalgalarının yarıktan geçerken kırınıma uğrama derecesi dalga boyunun yarık genişliğine oranı olan λw\frac{\lambda}{w} ile doğru orantılıdır. Bu oran arttıkça dalgalardaki bükülme ve daireselleşme (kırınım belirginliği) artar. Verilen düzeneklerin λw\frac{\lambda}{w} oranları sırasıyla 1.0, 1.5, 2.0 ve 0.5 olduğundan, kırınımın en belirgin olduğu düzenekten en az belirgin olana doğru sıralama III, II, I, IV şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir düzenek için dalga boyunun yarık genişliğine oranını (λw\frac{\lambda}{w}) bulunuz.
I. düzenek için λw=1.0\frac{\lambda}{w} = 1.0; II. düzenek için 3λ2w=1.5\frac{3\lambda}{2w} = 1.5; III. düzenek için 2λw=2.0\frac{2\lambda}{w} = 2.0; IV. düzenek için λ2w=0.5\frac{\lambda}{2w} = 0.5 oranları elde edilir.
Kırınımın derecesi ve dalgaların daireselleşme (bükülme) eğilimi λw\frac{\lambda}{w} oranının büyüklüğü ile doğrudan ilişkilidir.
2
Hesaplanan oranları en büyükten en küçüğe doğru sıralayınız.
Sıralama 2.0>1.5>1.0>0.52.0 > 1.5 > 1.0 > 0.5 şeklindedir.
En büyük oran dalgaların en çok daireselleşeceği (en belirgin kırınım), en küçük oran ise dalgaların en az büküleceği (en az belirgin kırınım) durumu gösterir.
3
Oranlara karşılık gelen düzenekleri sıralı bir şekilde yazarak nihai sırayı belirleyiniz.
En belirgin olandan en az belirgin olana doğru s��ralama III, II, I ve IV şeklinde olur.
Oranların temsil ettiği düzenekler sırasıyla III. düzenek (2.0), II. düzenek (1.5), I. düzenek (1.0) ve IV. düzenek (0.5) şeklindedir.

Anahtar Kavram

Su dalgalarında kırınım olayının gerçekleşme şartı ve kırınım derecesinin (dalgaların bükülme miktarının) dalga boyunun yarık genişliğine oranına bağlı olması.
Soru 5209Soru

Nükleer fisyon (çekirdek bölünmesi) ve nükleer füzyon (çekirdek birleşmesi) tepkimeleriyle ilgili;

I. Güneş'te meydana gelen enerji üretim süreci bir füzyon tepkimesidir.
II. Nükleer güç santrallerinde elektrik enerjisi elde etmek amacıyla fisyon tepkimelerinden yararlanılır.
III. Hem fisyon hem de füzyon tepkimelerinde, tepkimeye giren maddelerin toplam kütlesi ile tepkime sonucu oluşan ürünlerin toplam kütlesi birbirine eşittir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Güneş'teki enerji üretim süreci bir füzyon tepkimesidir ve nükleer güç santrallerinde fisyon tepkimelerinden yararlanılır; ancak her iki tepkimede de toplam kütle korunmaz, kütle kaybı enerjiye dönüşür. Dolayısıyla I ve II yargıları doğrudur.
Güneş'teki enerji üretimi hafif çekirdeklerin birleştiği füzyon tepkimeleriyle gerçekleşirken, nükleer güç santrallerinde ağır çekirdeklerin bölündüğü fisyon tepkimeleri kullanılır. Her iki tepkimede de kütle kaybı enerjiye dönüştüğünden toplam kütle korunmaz. Bu nedenle sadece birinci ve ikinci ifadeleri içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün analiz edilmesi
Güneş ve diğer yıldızların merkezinde, yüksek sıcaklık ve basınç altında hafif hidrojen çekirdekleri birleşerek daha ağır helyum çekirdeklerine dönüşür. Bu çekirdek birleşmesi olayına füzyon denir. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Yıldızlardaki enerji kaynağının nükleer füzyon olduğunu belirlemek için.
2
İkinci öncülün analiz edilmesi
Günümüzde aktif olarak çalışan nükleer güç reaktörlerinde, ağır çekirdekler (örneğin Uranyum-235) nötronlarla bombardıman edilerek daha küçük kararlı çekirdeklere bölünür. Bu çekirdek bölünmesi olayına fisyon denir. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Yapay nükleer santrallerdeki enerji üretim yöntemini belirlemek için.
3
Üçüncü öncülün analiz edilmesi
Gerek fisyon gerekse füzyon tepkimelerinde, çekirdeklerin kararlılığı artar. Bu esnada toplam kütlede bir azalma meydana gelir ve bu kütle açığı (kütle kaybı) Einstein'ın kütle-enerji eşdeğerliği ilkesine göre enerji olarak açığa çıkar. Dolayısıyla tepkimede toplam kütle korunmaz, azalır. Üçüncü öncül yanlıştır.
Nükleer reaksiyonlardaki kütle-enerji eşdeğerliğini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Fisyon ve füzyon tepkimelerinin temel özellikleri ile nükleer tepkimelerde kütle kaybının enerjiye dönüşmesi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5210Soru

Güneş etrafında eliptik bir yörüngede dolanmakta olan bir gezegen, Günberi (Güneş'e en yakın) konumundan Günöte (Güneş'e en uzak) konumuna doğru hareket etmektedir. Bu hareket sırasında gezegenin çizgisel hızı azaldığı için Güneş merkezine göre açısal momentumunun büyüklüğü de azalır iddiası doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Kuvvetin doğrultusu dönme merkezinden (Güneş) geçtiği için torku sıfırdır. Bu nedenle gezegenin Güneş merkezine göre açısal momentumu korunur, iddianın yanlış olduğu seçeneği doğrudur.
Gezegene etki eden kütle çekim kuvvetinin doğrultusu sürekli olarak Güneş merkezinden geçtiği için Güneş'e göre torku sıfırdır. Tork sıfır olduğundan açısal momentum korunur. Bu nedenle gezegenin açısal momentumunun azalacağını belirten iddia yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvvet ve tork analizi yapılması
Güneş ile gezegen arasındaki kütle çekim kuvveti, Güneş'in merkezine doğrudur. Güneş merkezine göre tork alındığında, kuvvetin doğrultusu dönme merkezinden geçtiğinden τ=Fdsin(0)=0\tau = F \cdot d \cdot \sin(0) = 0 olur.
Bir kuvvetin dönme eksenine göre torku yoksa o kuvvet açısal momentumu değiştiremez.
2
Açısal momentum korunumu yasasının uygulanması
Dış tork sıfır olduğundan (τnet=0\tau_{\text{net}} = 0) açısal momentum değişimi sıfırdır (ΔL=0\Delta L = 0), yani ilk açısal momentum son açısal momentuma eşittir (Lilk=LsonL_{\text{ilk}} = L_{\text{son}}).
Açısal momentumun korunumu ilkesi, net dış tork sıfır olduğunda açısal momentumun sabit kalacağını belirtir.
3
Çizgisel hız ile açısal momentum ilişkisinin incelenmesi
Gezegen günberiden günöteye giderken Güneş'e olan mesafe (rr) artar, çizgisel hızın büyüklüğü (vv) azalır. L=mvrsinθL = mvr\sin\theta bağıntısına göre, hız��n azalması ve mesafenin artması birbirini dengeleyecek şekilde gerçekleşir ve LL sabit kalır.
Çizgisel hızın azalması açısal momentumun azaldığı anlamına gelmez; ç��nkü konum vektörünün büyüklüğü de aynı oranda etki edecek şekilde artmaktadır.

Anahtar Kavram

Merkezi kuvvetlerin etkisi altında hareket eden cisimlerin açısal momentumu, kuvvetin dönme merkezine göre torku sıfır olduğu için korunur.
Soru 5211Soru

İslam düşüncesinde Hz. Peygamber'in vahiy karşısındaki konumu ve yetkileri ele alınırken onun üstlendiği fonksiyonlar farklı kavramlarla tasnif edilmiştir. Bu bağlamda nakledilen bazı rivayetler ve uygulamalar şu şekildedir:

I. Hz. Peygamber, Kur'an'daki "Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için..." (Bakara suresi, 187. ayet) ifadesindeki ipliklerden kastın gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığı olduğunu belirtmiştir.
II. Kur'an'da doğrudan zikredilmemesine rağmen, evcil eşeklerin ve yırtıcı pençesi olan kuşların etinin yenilmesini yasaklayarak helal ve haram sınırlarını belirlemiştir.
III. Müşriklerin her türlü baskı ve engelleme girişimlerine rağmen Safa Tepesi'ne çıkarak Mekke halkına Allah'ın birliğini ve ahiret gününü açıkça ilan etmiştir.
IV. "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyurarak bireysel ilişkilerden toplumsal kurallara kadar her alanda adil ve ahlaki bir hayat sürmüştür.

Buna göre, yukarıda verilen rivayetler ile Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri eşleştirildiğinde, aşağıdaki kavramlardan hangisine dair bir örneğe yer verilmediği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezkiye

Cevap

Nefsi günahlardan arındırma ve manevi temizlik anlamına gelen tezkiye görevine dair yukarıdaki rivayetlerde doğrudan bir örneklendirme bulunmamaktadır.
Rivayetler sırasıyla tebyin, teşri, tebliğ ve temsil görevlerini örneklendirmektedir. Nefsi kötülüklerden arındırma ve temizleme anlamına gelen tezkiye görevi ise bu rivayetlerde doğrudan örneklendirilmemiştir. Dolayısıyla tezkiye kavramı dışarıda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülde yer alan mecazî ifadenin açıklanmasını incelemek.
Bu açıklama faaliyeti, Kur'an ayetlerinin tefsir edilmesi ve açıklanması anlamına gelen 'tebyin' görevidir.
Peygamberin kapalı veya anlaşılması zor olan ifadeleri açıklama sorumluluğunu tespit etmek amacıyla yapılır.
2
İkinci öncüldeki helal-haram belirleme uygulamasını incelemek.
Kur'an'da doğrudan geçmeyen yiyeceklere yasak getirilmesi, dinî bir hüküm koyma faaliyeti olan 'teşri' görevidir.
Hz. Peygamber'in dinde hüküm koyma yetkisini ifade eden görevi belirlemek amacıyla yapılır.
3
Üçüncü öncüldeki vahyi ilan etme ve duyurma eylemini incelemek.
Safa Tepesi'nde yapılan bu açık davet, ilahi mesajı insanlara ulaştırma ve bildirme anlamına gelen 'tebliğ' görevidir.
Peygamberlik misyonunun en temel görevi olan vahyi ulaştırma eylemini tespit etmek amacıyla yapılır.
4
Dördüncü öncüldeki güzel ahlakı yaşama ve örnek olma durumunu incelemek.
İnanç ve ahlak esaslarının bizzat yaşanarak topluma rehberlik edilmesi 'temsil' görevidir.
Hz. Peygamber'in 'üsve-i hasene' (en güzel örnek) olma niteliğini belirlemek amacıyla yapılır.
5
Rivayetlerde örneği bulunmayan görevi seçenekler arasından tespit etmek.
İnsanların manevi kirlerden arındırılması anlamına gelen 'tezkiye' görevinin yukarıda örneklendirilmediği görülür.
Eşleştirme sonucunda açıkta kalan seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşmak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevleri arasındaki kavramsal ayrımlar
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5212Soru

Sosyal felsefe, toplumsal yaşamı ahlaki, siyasi veya metafizik ilkeler açısından sorgulayarak 'iyi', 'adil' ve 'ideal' bir toplumsal düzenin nasıl olması gerektiği üzerinde durur; normatiftir. Sosyoloji ise mevcut toplumsal ilişkileri, kurumları ve süreçleri gözleme ve verilere dayanarak inceler; toplumsal yapıların mevcut işleyiş yasalarını tespit etmeye çalışır, pozitif ve betimleyicidir.

Buna göre, aşağıda verilen önerme çiftlerinden hangisi sırasıyla "sosyolojik" ve "sosyal felsefi" bakış açısını yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayileşme süreciyle birlikte geniş aile yapısının yerini çekirdek aileye bırakması, toplumsal iş bölümünün bir sonucudur. / İdeal bir toplum düzeni, ancak bireysel çıkarların toplumsal çıkarlarla uyumlaştırıldığı ahlaki bir uzlaşı ortamında kurulabilir.

Cevap

İlk önermesi olgusal ve neden-sonuç ilişkisine dayalı bir tespiti (geniş aileden çekirdek aileye geçiş), ikinci önermesi ise ideal bir toplumsal düzen tasarısını (bireysel ve toplumsal çıkarların uzlaşması) içeren önerme çifti doğru cevaptır.
Doğru olan önerme çiftinde yer alan ilk ifade, toplumsal değişim süreçlerini iş bölümü ve sanayileşme gibi olgusal nedenlerle açıklayarak sosyolojik bir nitelik sergiler. İkinci ifade ise ahlaki değerler üzerinden ideal bir toplum düzeninin nasıl kurulması gerektiğini tarif ettiği için normatiftir ve sosyal felsefeye aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyolojik önermelerin niteliğini belirlemek.
Sosyolojik önermeler olgusal, gözlenebilir, betimleyici ve değer yargısından arınmış (olanı inceleyen) yapıdadır.
Sosyolojinin pozitif bir bilim dalı olarak sadece mevcut toplumsal gerçekliği açıklama hedefini kavramak.
2
Sosyal felsefi önermelerin niteliğini belirlemek.
Sosyal felsefi önermeler normatif, kural koyucu, ideal düzeni arayan ve değer yargısı içeren (olması gerekeni inceleyen) yapıdadır.
Sosyal felsefenin değer temelli ve spekülatif doğasını sosyolojinin ampirik doğasından ayırt etmek.
3
Seçeneklerdeki önermeleri sırasıyla (Sosyolojik / Sosyal Felsefi) olacak şekilde analiz etmek.
Geniş aileden çekirdek aileye geçişi açıklayan ilk önerme sosyolojik, ideal uzlaşı ortamını tanımlayan ikinci önerme ise sosyal felsefidir.
Sıralama kuralına uygun doğru seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Sosyolojinin ampirik ve betimleyici (olanı inceleyen) yapısı ile sosyal felsefenin normatif ve reçete sunan (olması gerekeni ele alan) yapısı arasındaki yöntemsel fark.
Soru 5213Soru

Kütlesi Dünya'nın kütlesinin yarısı, yarıçapı ise Dünya'nın yarıçapının yarısı olan homojen küresel bir gezegenin yüzeyindeki yerçekimi ivmesinin büyüklüğü Dünya yüzeyindekinden fazladır; ancak bu gezegenin yüzeyinde duran bir astronota gezegen tarafından uygulanan kütle çekim kuvvetinin büyüklüğü, astronotun gezegene uyguladığı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğünden fazladır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Gezegen yüzeyindeki yerçekimi ivmesi Dünya'nınkinden büyük olsa da, gezegen ile astronot arasındaki kütle çekim kuvvetleri etki-tepki çifti oluşturduğundan büyüklükleri birbirine eşit olmalıdır.
Gezegenin yüzeyindeki yerçekimi ivmesi Dünya'nınkinden büyük (2g2g) olmasına rağmen, astronot ile gezegen arasındaki kütle çekim kuvvetleri büyüklükçe eşit olmak zorundadır. Bu nedenle ifadenin ikinci kısmı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gezegenin yüzeyindeki yerçekimi ivmesini hesaplayınız.
Gezegenin kütlesi M=M2M' = \frac{M}{2} ve yarıçapı R=R2R' = \frac{R}{2} alınırsa, yüzeyindeki yerçekimi ivmesi g=GMR2=GM/2(R/2)2=2GMR2=2gg' = G \frac{M'}{R'^2} = G \frac{M/2}{(R/2)^2} = 2 \frac{GM}{R^2} = 2g olarak bulunur. Bu durum, yerçekimi ivmesinin Dünya'nınkinden büyük olduğunu doğrular.
Yüzeydeki çekim ivmesinin büyüklüğünün gezegenin kütlesi ve yarıçapına nasıl bağlı olduğunu analiz etmek için.
2
Astronot ile gezegen arasındaki kütle çekim kuvvetlerini etki-tepki prensibi açısından değerlendiriniz.
Kütle çekim kuvveti karşılıklıdır ve Newton'ın Üçüncü Yasası uyarınca etki-tepki kuvvet çifti oluşturur. Bu nedenle, gezegenin astronota uyguladığı çekim kuvveti ile astronotun gezegene uyguladığı çekim kuvveti eşit büyüklükte (Fc\cekim=GMmastronotR2F_{çekim} = G \frac{M' \cdot m_{astronot}}{R'^2}) ve zıt yönlüdür.
İki cisim arasındaki kütle çekim kuvvetinin büyüklük ilişkisini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kütle çekim kuvveti karşılıklı bir etki-tepki kuvvetidir ve büyüklüğü iki cisim için de eşittir; yerçekimi ivmesi ise gezegenin kütlesiyle doğru, yarıçapının karesiyle ters orantılıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5214Soru

A'râf suresi 33. ayette geçen, "De ki: Rabbim ancak açık ve gizli hayasızlıkları (fevahiş)... haram kılmıştır." ifadesiyle şehvet kuvvesinin sınırlandırılmasına; Hz. Peygamber’in "Güçlü kimse güreşte gücünü gösteren değil, öfke anında kendine hâkim olandır." hadisiyle de öfke kuvvesinin kontrol edilmesine işaret edilmiştir. İslam ahlak teorisinde bu kuvvelerin dengelenmesiyle iffet ve şecaat erdemleri (itidal) ortaya çıkarken, bu dengenin bozulması sapmalara (ifrat ve tefrit) neden olur.

Buna göre, ayette kaçınılması istenen hayasızlık türü ile hadiste kontrol altına alınması öğütlenen aşırı öfke eğiliminin ahlaki sistemdeki karş��lığı olan ifrat (aşırılık) durumları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fecur - Tehevvür

Cevap

Ayette iffet erdeminin aşırılığı (ifratı) olan fecur; hadiste ise şecaat erdeminin aşırılığı (ifratı) olan tehevvür durumları kastedilmiştir.
Şehvet kuvvesinin normal sınırları aşarak hayasızlığa yönelmesi ifrat (aşırılık) boyutudur ve bu İslam ahlakında 'fecur' (fücur) olarak adlandırılır. Öfke gücünün kontrolsüz kalıp yıkıcı ve saldırgan bir hal alması da öfke kuvvesinin ifrat boyutudur ve 'tehevvür' olarak adlandırılır. Bu nedenle doğru sırada 'fecur' ve 'tehevvür' kavramları yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayetin ahlaki kavramlarla analiz edilmesi
A'râf suresi 33. ayette haram kıl��nan hayasızlıklar (fevahiş), nefsin arzu ve şehvet kuvvesinin kontrolsüz bırakılmasıyla ortaya çıkan sapmaları temsil eder.
Şehvet kuvvesinin itidali iffet, aşırılığı (ifratı) ise fecurdur. Dolayısıyla ilk kavram 'fecur' olmalıdır.
2
Hadisin ahlaki kavramlarla analiz edilmesi
Hadiste öfke anında kendine hakim olmak övülmekte, öfke gücünün kontrolsüz bir şekilde dışa vurulması yerilmektedir.
Öfke kuvvesinin itidali şecaat (cesaret), aşırılığı (ifratı) ise tehevvürdür (delice atılganlık/saldırganlık). Dolayısıyla ikinci kavram 'tehevvür' olmalıdır.
3
Seçeneklerin kontrol edilmesi
Sırasıyla 'Fecur' ve 'Tehevvür' kavramlarını içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerde itidal veya tefrit (yetersizlik) durumları (humud, cebanet) veya farklı bir kuvveye ait aşırılıklar (cerbeze) verilerek yanıltma hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

İslam ahlak felsefesinde nefsin kuvveleri (akıl, öfke, şehvet) ve bunların itidal (erdem), ifrat (aşırılık) ve tefrit (yetersizlik) durumları.
Soru 5215Soru

Görüntüleme cihazlarından Manyetik Rezonans (MR) ve ultrason cihazlarının her ikisinin de elektromanyetik dalga kullanarak görüntü oluşturduğu ve hastaya iyonize radyasyon vermediği yönündeki iddia fiziksel açıdan doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

İddia yanlıştır. Manyetik Rezonans (MR) cihazı radyo dalgalarını (elektromanyetik dalga) kullanırken, ultrason cihazı yüksek frekanslı ses dalgalarını (mekanik dalga) kullanır. Her iki cihaz da iyonize edici radyasyon yaymaz.

CihazKullanılan Dalga TürüDalga Sınıfıİyonize Radyasyon
MRRadyo DalgalarıElektromanyetik DalgaYok
UltrasonUltrasonik DalgalarMekanik Dalga (Ses)Yok
Ultrason cihazı mekanik dalga (ses dalgası) kullanırken, MR cihazı elektromanyetik dalga (radyo dalgası) kullanır. Bu temel fark nedeniyle her iki cihazın da elektromanyetik dalga kullandığı iddiası fiziksel açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının kullandığı dalga türünü ve fiziksel çalışma prensibini belirleyin.
MR cihazı, güçlü bir manyetik alan ve radyo dalgaları yardımıyla vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) uyarılması prensibiyle çalışır. Radyo dalgaları iyonize edici olmayan elektromanyetik dalgalardır.
İddiadaki dalga türü ve radyasyon özelliklerini MR için test etmek amacıyla.
2
Ultrason cihazının kullandığı dalga türünü ve fiziksel çalışma prensibini belirleyin.
Ultrason cihazı, insan kulağının duyamayacağı frekanstaki (20 kHz üzeri) ses dalgalarını vücuda gönderir ve farklı doku sınırlarından yansıyan (eko) ses dalgalarını toplayarak görüntü oluşturur. Ses dalgaları mekanik dalgalardır ve iyonize edici radyasyon içermezler.
İddiadaki dalga türü ve radyasyon özelliklerini ultrason için test etmek amacıyla.
3
Her iki cihazın özelliklerini karşılaştırarak iddianın doğruluğunu değerlendirin.
Her iki cihazın da iyonize edici radyasyon içermediği bilgisi doğrudur. Ancak MR cihazı elektromanyetik dalga kullanırken, ultrason cihazı mekanik dalga kullanır. Bu nedenle 'her ikisinin de elektromanyetik dalga kullandığı' yönündeki iddia yanlıştır.
İddianın genel doğruluk durumunu belirlemek amacıyla.

Anahtar Kavram

Tıbbi görüntüleme cihazlarında kullanılan dalga türlerinin (mekanik ve elektromanyetik) ve radyasyon özelliklerinin karşılaştırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5216Soru

Bir ahlak felsefesi tartışmasında savunulan şu akıl yürütmeyi inceleyelim:

'Bir eylemin ahlaki değeri ya niyetten kaynaklanır ya da eylemin sonucundan. Eğer ahlaki değer niyetten kaynaklanıyorsa, dış dünyada meydana gelen somut sonuçlar ahlaki değerlendirmede önemsizdir. Eğer ahlaki değer eylemin sonucundan kaynaklanıyorsa, failin iyi niyeti tek başına bir değer taşımaz. Ahlaki değer ya niyetten ya da eylemin sonucundan kaynaklandığına göre; ya dış dünyadaki somut sonuçlar ahlaki değerlendirmede önemsizdir ya da failin iyi niyeti tek başına bir değer taşımaz.'

Bu akıl yürütme, klasik mantıktaki kıyas çeşitleri açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koşullu ve ayrıklı önermelerin birleştirilmesiyle oluşturulan ve iki seçeneğin de bir sonuca bağlandığı 'dilemna' (ikilem) türünde bir kıyastır.

Cevap

Koşullu ve ayrıklı önermelerin birleştirilmesiyle oluşturulan ve iki seçeneğin de bir sonuca bağlandığı 'dilemna' (ikilem) türünde bir kıyas olması.
Doğru seçenek, verilen akıl yürütmenin koşullu ve ayrıklı önermelerin birleştirilmesiyle kurulan bir dilemna (ikilem) olduğunu belirten seçenektir. Dilemna; iki koşullu önerme ile bir ayrıklı önermeden oluşan, öncüllerdeki seçeneklerin her iki durumda da kaçınılmaz olarak belli sonuçlara (veya ortak bir sonuca) ulaştığı bileşik bir kıyas çeşididir. Metindeki akıl yürütme de tam olarak bu biçimsel kalıba uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Argümanın öncüllerini ve sonuç önermesini yapısal olarak analiz etme.
Argümanın bir adet ayrıklı koşullu önerme ('ya... ya da...') ve iki adet bitişik koşullu önerme ('eğer... ise...') içerdiği belirlenir.
Kıyasın türünü tespit etmek için öncelikle onu oluşturan önermelerin niteliklerini belirlemek gerekir.
2
Öncüller ile sonuç arasındaki mantıksal eklem ilişkisini klasik mantık kuralları çerçevesinde sınıflandırma.
İki koşullu önermenin ön bileşenlerinin ayrık önermeyle seçeneğe bağlandığı ve art bileşenlerinin de sonuçta yine seçenek olarak sunulduğu (Yapıcı İkilem / Constructive Dilemma kalıbı) görülür.
Bu yapısal kombinasyon, klasik mantıkta dilemna (ikilem) adını alan özel bir kıyas çeşidine karşılık gelir.
3
Elde edilen mantıksal yapıyı diğer kıyas çeşitleriyle (entimem, sorit, epikerem) karşılaştırarak çelişen durumları eleme.
Argümanın eksik öncülü olmadığı için entimem olamayacağı, delillendirme ekleri taşımadığı için epikerem olamayacağı ve basit kıyas zinciri olmadığı için sorit olamayacağı doğrulanır.
Çeldirici seçeneklerin yapısal özelliklerinin neden bu argümana uymadığını kesinleştirmek cevabın doğruluğunu pekiştirir.

Anahtar Kavram

Kıyas Çeşitleri ve Dilemna (İkilem) Yapısı
Soru 5217Soru

Güneş etrafında eliptik bir yörüngede dolanmakta olan bir gezegen, yörüngesi üzerindeki KK (günberi) noktasından LL (günöte) noktasına doğru hareket etmektedir.

Gezegenin bu hareketi süresince;

I. Güneş'in gezegene uyguladığı kütle çekim kuvvetinin Güneş merkezine göre oluşturduğu net tork sıfırdır.
II. Gezegenin Güneş merkezine göre açısal momentumunun büyüklüğü azalır.
III. Gezegenin kinetik enerjisi azalır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Güneş'in uyguladığı kütle çekim kuvvetinin torku sıfır olduğu için gezegenin açısal momentumu korunur ve günberiden günöteye giderken Güneş'ten uzaklaşan gezegenin çizgisel sürati ile kinetik enerjisi azalır. Bu nedenle birinci ve üçüncü ifadelerin yer aldığı seçenek doğrudur.
Kütle çekim kuvveti merkezi bir kuvvet olup doğrultusu daima Güneş merkezinden geçtiğinden, bu kuvvetin Güneş merkezine göre torku sıfırdır. Net tork sıfır olduğundan açısal momentum korunur ve büyüklüğü değişmez. Gezegen günberiden günöteye giderken Güneş'ten uzaklaştığı için hızı ve kinetik enerjisi azalır. Dolayısıyla net torkun sıfır olduğunu belirten birinci öncül ve kinetik enerjinin azaldığını belirten üçüncü öncül doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Gezegene etki eden kuvvetlerin ve torkun belirlenmesi.
Gezegene etki eden tek kuvvet, doğrultusu daima Güneş merkezine doğru olan kütle çekim kuvvetidir. Bu kuvvetin doğrultusu dönme merkezinden (Güneş'ten) geçtiği için Güneş merkezine göre oluşturduğu net tork τ=0\tau = 0 olur.
Torkun sıfır olması, açısal momentumun korunup korunmayacağını belirlemek için gereklidir.
2
Gezegenin Güneş'e göre açısal momentumunun incelenmesi.
Güneş merkezine göre net dış tork sıfır olduğundan (τnet=0\tau_{net} = 0), gezegenin Güneş merkezine göre açısal momentumunun (LL) büyüklüğü ve yönü değişmez, yani korunur. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Açısal momentumun zamanla değişim hızı net dış torka eşittir (τ=dLdt\tau = \frac{dL}{dt}).
3
Gezegenin günberiden günöteye hareketi sırasında çizgisel hızının ve kinetik enerjisinin değişiminin belirlenmesi.
Gezegen KK noktasından LL noktasına giderken Güneş'e olan uzaklığı (rr) artar. Açısal momentum korunduğu için (L=mvrsinθ=sabitL = m \cdot v \cdot r \cdot \sin\theta = \text{sabit}), uzaklığın artmasıyla çizgisel sürat (vv) azalır. Süratin azalması kinetik enerjinin (Ek=12mv2E_k = \frac{1}{2}mv^2) azalmasına neden olur. Dolayısıyla üçüncü öncül doğrudur.
Kepler'in Alanlar Yasası gereğince, gezegen Güneş'ten uzaklaştıkça yavaşlar.
4
Öncüllerin değerlendirilmesi ve doğru seçeneğin belirlenmesi.
Birinci ve üçüncü öncüller doğru, ikinci öncül yanlıştır. Doğru seçenek 'I ve III' olmalıdır.
Fiziksel yasaların analiz edilmesiyle öncüllerin doğruluğu test edilmiştir.

Anahtar Kavram

Kepler Yasaları kapsamında eliptik yörüngedeki gezegenlerin açısal momentumunun korunumu, net torkun sıfır olması ve günberiden günöteye giderken çizgisel sürat ile kinetik enerjinin değişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5218Soru

Hava ortamında bulunan bir kırınım düzeneğinde, genişliği ww olan düşey doğrultulu tek yarık üzerine dalga boyu λ\lambda olan tek renkli paralel ışık demeti normal doğrultusunda düş��rülmektedir. Yarık düzleminin ekrana uzaklığı LL olup ekran üzerinde oluşan desende ardışık iki karanlık saçak arasındaki mesafe Δx\Delta x olarak ölçülmektedir.

Buna göre, düzenek üzerinde tek başına yapılan bazı değişikliklerin sonuçları ile ilgili;

I. Yarık düzlemi düşey eksen etrafında θ\theta açısı kadar döndürülürse ekran üzerinde oluşan yeni merkezi aydınlık saçak genişliği ilk durumdaki 2Δx2\Delta x değerinden daha büyük olur.
II. Yarık düzlemi ile ekran arasındaki ortam, kırılma indisi n>1n > 1 olan saydam bir sıvı ile doldurulursa ardışık iki karanlık saçak arasındaki mesafe azalırken merkezi aydınlık saçağın genişliği değişmez.
III. Yarık genişliği yarıya indirilip kullanılan ışığın dalga boyu iki katına çıkarılırsa yeni durumda oluşan merkezi aydınlık saçak genişliği ilk durumdaki saçak genişliği cinsinden 8Δx8\Delta x olur.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
I. ve III. öncüller doğrudur. Yarık düzleminin döndürülmesi etkili yarık genişliğini azaltarak saçak genişliğini artırır. Yarık genişliğinin yarıya indirilmesi ve dalga boyunun iki katına çıkarılması ise merkezi aydınlık saçak genişliğini ilk durumdaki saçak genişliğinin 8 katına çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç durumundaki saçak genişli��ini (Δx\Delta x) ve merkezi aydınlık saçak genişliğini (W0W_0) formüle edelim.
Tek yarıkta kırınım deseninde ardışık iki karanlık saçak arasındaki mesafe Δx=λLw\Delta x = \frac{\lambda L}{w} olur. Merkezi aydınlık saçak genişliği ise standart saçak genişliğinin iki katıdır: W0=2Δx=2λLwW_0 = 2\Delta x = 2\frac{\lambda L}{w}.
Değişikliklerin etkilerini doğru şekilde kıyaslayabilmek için referans değerleri belirlemek gerekir.
2
I. öncüldeki yarık düzleminin düşey eksen etrafında döndürülmesi işleminin etkisini analiz edelim.
Yarık düzlemi düşey eksen etrafında döndürüldüğünde, yarığın ışık doğrultusundaki etkili genişliği w=wcosθw' = w \cos\theta olur. cosθ<1\cos\theta < 1 olduğundan etkili genişlik küçülür. Yeni saçak genişliği Δx=λLwcosθ>Δx\Delta x' = \frac{\lambda L}{w \cos\theta} > \Delta x olur. Dolayısıyla yeni merkezi aydınlık saçak genişliği 2Δx>2Δx2\Delta x' > 2\Delta x olur. I. öncül doğrudur.
Yarık düzleminin döndürülmesinin saçak genişliği üzerindeki geometrik etkisini belirlemek için.
3
II. öncüldeki ortamın saydam sıvı ile doldurulması işleminin etkisini analiz edelim.
Ortamın kırılma indisi n>1n > 1 olan sıvı ile doldurulması durumunda ışığın ortamdaki dalga boyu λ=λn\lambda' = \frac{\lambda}{n} değerine düşer. Yeni saçak genişliği Δx=λLwn<Δx\Delta x' = \frac{\lambda L}{w \cdot n} < \Delta x olur. Merkezi aydınlık saçak genişliği de aynı oranda azalarak 2Δx=2Δxn2\Delta x' = \frac{2\Delta x}{n} olur. Dolayısıyla merkezi aydınlık saçak genişliğinin değişmeyeceğini iddia eden II. öncül yanlıştır.
Ortamın kırılma indisinin dalga boyu ve saçak genişliği üzerindeki etkisini belirlemek için.
4
III. öncüldeki niceliksel değişimi yeni parametreler üzerinden hesaplayalım.
Yarık genişliği yarıya indirilip (w=w/2w' = w/2) dalga boyu iki katına çıkarılırsa (λ=2λ\lambda' = 2\lambda), yeni saçak genişliği Δx=2λLw/2=4λLw=4Δx\Delta x' = \frac{2\lambda L}{w/2} = 4\frac{\lambda L}{w} = 4\Delta x olur. Yeni merkezi aydınlık saçak genişliği ise W0=2Δx=2(4Δx)=8ΔxW_0' = 2\Delta x' = 2 \cdot (4\Delta x) = 8\Delta x olur. Dolayısıyla III. öncül doğrudur.
Yarık genişliği ve dalga boyundaki değişimlerin merkezi aydınlık saçak üzerindeki birleşik etkisini nicel olarak doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Tek yarıkta kırınım deseninde saçak genişliği ve merkezi aydınlık saçağın geometrik/fiziksel parametrelere bağlı değişimi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5219Soru

Güdülenme ve duygu süreçlerini açıklamaya çalışan psikoloji kuramları ile bu kuramların temel savlarını içeren tanımların doğru e��leştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

James-Lange Kuramı
Cannon-Bard Kuramı
Schachter-Singer İki Faktör Kuramı
Lazarus Bilişsel Değerlendirme Kuramı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

James-Lange Kuramı organizmanın somatik/otonom tepkilerinin ve fizyolojik geri bildiriminin duyguyu oluşturduğunu savunurken; Cannon-Bard Kuramı duyguların otonom uyarılma ve duygu hissinin bağımsız fakat talamus aracılığıyla eş zamanlı yönetildiğini belirtir. Schachter-Singer İki Faktör Kuramı belirsiz fizyolojik uyarılmanın çevresel ipuçlarıyla zihinsel olarak etiketlenmesiyle duyguların oluştuğunu ileri sürer. Lazarus Bilişsel Değerlendirme Kuramı ise duygusal ve fizyolojik uyarılmadan önce uyaranın birey için taşıdığı değerin zihinsel olarak değerlendirilmesinin gerçekleştiğini savunur.
Kuramların eşleşmesi, duyguların oluşumundaki fizyolojik uyarılma, bilişsel değerlendirme ve eş zamanlılık ilkelerine göre yapılmıştır. Somatik geri bildirime öncelik veren James-Lange; talamik/eş zamanlı süreci vurgulayan Cannon-Bard; uyarılma + bilişsel etiketleme diyen Schachter-Singer; fizyolojik uyarılmadan da önce bilişsel değerlendirmeyi şart koşan ise Lazarus'tur.

Adım Adım Çözüm

1
James-Lange kuramının temel varsayımını analiz edin.
Bu kuram fizyolojik uyarılmanın duygunun ön koşulu olduğunu öne sürdüğü için, somatik ve otonom tepkilerin duygu hissini oluşturduğunu savunan ifadeyle eşleştirilir.
James-Lange kuramı duygunun uyarılma sonrası bedensel tepkilerin fark edilmesiyle oluştuğunu iddia eder.
2
Cannon-Bard kuramının ayırt edici özelliğini inceleyin.
Fizyolojik uyarılma ile duygusal hissin bağımsız fakat talamus üzerinden eş zamanlı olarak gerçekleştiğini savunan ifadeyle eşleştirilir.
Bu kuram, uyarılmanın duygu hissi için zorunlu bir neden olmadığını, ikisinin aynı anda ortaya çıktığını savunur.
3
Schachter-Singer kuramının iki temel bileşenini belirleyin.
Belirsiz fizyolojik uyarılmanın zihinsel olarak etiketlenmesi gerektiğini öne süren ifadeyle eşleştirilir.
Çünkü bu kuramda duygu, fizyolojik uyarılma ve bu uyarılmanın bilişsel olarak yorumlanması/etiketlenmesi sonucu oluşur.
4
Lazarus Bilişsel Değerlendirme kuramının bilişsel önceliğini değerlendirin.
Tepki ve uyarılma oluşmadan önce gerçekleşen zihinsel değerlendirmeyi vurgulayan ifadeyle eşleştirilir.
Lazarus, bilişsel değerlendirmenin (appraisal) her türlü fizyolojik ve duygusal süreçten önce geldiğini savunur.

Anahtar Kavram

Duygu Kuramları (James-Lange, Cannon-Bard, Schachter-Singer, Lazarus)
Soru 5220Soru

İslam medeniyetinde eğitim, bilim ve düşünce kurumlarının tarihsel gelişim süreçleri ve işlevleriyle ilgili:

I. Beytülhikme, ilk olarak Emeviler döneminde Şam'da kurulmuş olup Abbasi Halifesi Me’mun döneminde tercüme faaliyetlerinin merkezi haline gelmiştir.
II. Darülkurra, hicri ilk asırlardan itibaren mescitlerden bağımsız müstakil birer eğitim kurumu olarak kurulmuş, özellikle hadis ravilerinin cerh ve tadil faaliyetlerine ev sahipliği yapmıştır.
III. Nizamiye Medreseleri, devletin memur ihtiyacını karşılamak ve batıl inançlarla fikri düzeyde mücadele etmek gibi siyasi ve sosyal amaçlarla da kurulmuş kurumlardır.
IV. Rasathaneler, İslam dünyasında sadece astronomik gözlemlerle sınırlı kalmamış, aynı zamanda matematik eğitiminin ve alet yapım atölyelerinin de yürütüldüğü kurumsal yapılar olmuştur.

Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

III ve IV ifadelerini içeren seçenektir.
İslam medeniyetinde Nizamiye Medreseleri, dönemin siyasi ve inanç krizlerine çözüm üretmek üzere devlet kademelerine nitelikli bürokrat yetiştirmek ve Bâtıni propagandalara karşı fikri mücadele vermek misyonuyla kurulmuştur. Diğer yandan rasathaneler, sadece gökyüzünü gözlemlemekle kalmayıp matematik eğitiminin de verildiği ve gözlem aletlerinin üretildiği entegre bilimsel kurumlar olmuştur. Bu doğrultuda üçüncü ve dördüncü ifadeleri içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Beytülhikme'nin tarihi kökenlerini incelemek.
Beytülhikme Emeviler döneminde Şam'da değil, Abbasiler döneminde Bağdat'ta kurulmuştur. Dolayısıyla birinci öncül yanlıştır.
Kurumların kurulduğu dönem ve yerlerin doğruluğunu tespit etmek.
2
Darülkurra'nın işlevsel ve kurumsal kapsamını analiz etmek.
Darülkurra, Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesi, tecvidi ve kıraat ilminin öğretilmesi amacıyla kurulmuş ihtisas merkezleridir. Hadis eğitimi ve ravilerin incelenmesi faaliyetleri ise Darülhadis'te gerçekleştirilir. Dolayısıyla ikinci öncül yanlıştır.
Benzer isimli ve işlevli kurumların ihtisas alanlarını ayırt etmek.
3
Nizamiye Medreseleri'nin toplumsal ve siyasi kuruluş amaçlarını değerlendirmek.
Nizamiye medreseleri sadece dini/dünyevi eğitim vermekle kalmamış, Büyük Selçuklu Devleti'nin bürokrat ihtiyacını karşılamak ve Bâtınilik gibi ehli sünnet dışı akımlarla fikri mücadele yürütmek amacıyla tasarlanmıştır. Dolayısıyla üçüncü öncül doğrudur.
Medreselerin eğitim dışındaki sosyo-politik rollerini analiz etmek.
4
Rasathanelerin bilimsel etkinlik sınırlarını ve işlevlerini değerlendirmek.
Rasathaneler yalnızca gökyüzünü izleme mekânı değil, aynı zamanda üst düzey matematik eğitiminin verildiği ve usturlab gibi astronomi aletlerinin tasarlandığı atölyeleri içeren kurumsal merkezlerdir. Dolayısıyla dördüncü öncül doğrudur.
Rasathanelerin çok yönlü bilimsel kimliğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

İslam Medeniyetinde Bilim ve Düşünce Kurumlarının Tarihsel ve İşlevsel Özellikleri
ÖncekiSayfa 261 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin