Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5301Soru

Standart Model'e göre, çekirdekteki kararsız bir nötronun protona dönüşmesiyle gerçekleşen β\beta^- (beta eksi) bozunumu süreciyle ilgili;

I. Çekirdekteki bir dd kuarkı, zayıf nükleer kuvvete aracılık eden WW^- bozonu yayınlayarak uu kuarkına dönüşür.
II. Bozunma sürecinde toplam elektrik yükü, baryon sayısı ve lepton sayısı korunur.
III. Bozunma sonucunda açığa çıkan elektron ve elektron antinötrinosu, kuark yapılı olmayan ve hadron sınıfında yer alan temel parçacıklardır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru olan seçenek, 'I ve II' ifadelerini içeren seçenektir. β\beta^- bozunumunda nötronun yapısındaki bir dd kuarkı zayıf nükleer etkileşimin aracı parçacığı olan WW^- bozonu yayınlayarak uu kuarkına dönüşür ve nötron protona dönüşmüş olur (I. öncül doğrudur). Bu süreçte toplam elektrik yükü, baryon sayısı ve lepton sayısı korunur (II. öncül doğrudur). Açığa çıkan elektron ve elektron antinötrinosu lepton sınıfı temel parçacıklardır, hadron sınıfında yer almazlar (III. öncül yanlıştır).

Adım Adım Çözüm

1
β\beta^- bozunumu sürecinde çekirdekte meydana gelen kuark değişimini incelemek.
Nötron (uddudd), protona (uuduud) dönüşür. Bu esnada bir dd kuarkı, uu kuarkına dönüşür. Bu dönüşüm zayıf nükleer etkileşim aracılığıyla gerçekleşir ve aracı parçacık WW^- bozonudur. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
Standart Model'de kuark lezzetlerinin değişimi yalnızca zayıf nükleer etkileşim ve onun taşıyıcı bozonları (W±W^{\pm}, Z0Z^0) ile mümkündür.
2
Bozunma denklemindeki korunum yasalarını kontrol etmek.
Bozunma denklemi np+e+νˉen \rightarrow p + e^- + \bar{\nu}_e şeklindedir. Elektrik yükü (0+11+0=00 \rightarrow +1 - 1 + 0 = 0), baryon sayısı (11+0+0=11 \rightarrow 1 + 0 + 0 = 1) ve lepton sayısı (00+11=00 \rightarrow 0 + 1 - 1 = 0) korunur. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Tüm parçacık etkileşimlerinde elektrik yükü, baryon sayısı ve lepton sayısı gibi büyüklükler korunmak zorundadır.
3
Açığa çıkan parçacıkların Standart Model'deki sınıflandırmasını yapmak.
Elektron ve elektron antinötrinosu lepton sınıfı temel parçacıklardır. Leptonlar kuark içermezler ve hadron sınıfına dahil değildirler (hadronlar kuarklardan oluşur). Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Standart Model'de maddeyi oluşturan parçacıklar kuarklar ve leptonlar olarak iki ana gruba ayrılır. Leptonlar güçlü nükleer kuvvetten etkilenmezler ve hadron değildirler.

Anahtar Kavram

Standart Model'de temel parçacıklar, etkileşimler ve beta bozunumu
Soru 5302Soru

Tanzimat Dönemi Türk tiyatrosunun gelişim seyri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıda verilen eserlerin ilk yay��mlanma (kitap ya da gazete tefrikası şeklinde basılma) tarihlerine göre kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Şair Evlenmesi (1860) - Afife Anjelik (1870) - Vatan yahut Silistre (1873) - Eşber (1880) - Çok Bilen Çok Yanılır (1916).
Eserlerin edebiyat tarihindeki ilk yayımlanma/basım yılları sırasıyla Şair Evlenmesi için 1860, Afife Anjelik için 1870, Vatan yahut Silistre için 1873, Eşber için 1880 ve Çok Bilen Çok Yanılır için 1916 şeklindedir. Dolayısıyla kronolojik sıralama Şair Evlenmesi, Afife Anjelik, Vatan yahut Silistre, Eşber ve Çok Bilen Çok Yanılır şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin edebiyat tarihindeki ilk basım ve tefrika edilme yıllarının saptanması.
Şair Evlenmesi (1860), Afife Anjelik (1870), Vatan yahut Silistre (1873), Eşber (1880), Çok Bilen Çok Yanılır (1916) tarihleri belirlenir.
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için her bir eserin basım tarihinin kesin olarak bilinmesi gerekir.
2
Saptanan tarihlerin eskiden yeniye doğru kronolojik olarak hizalanması.
1860 < 1870 < 1873 < 1880 < 1916 sıralaması elde edilir.
Soru kökünde belirtilen en eskiden en yeniye doğru sıralama kuralına uyulur.
3
Tarihlere karşılık gelen tiyatro eserlerinin sıraya dizilmesi.
Şair Evlenmesi, Afife Anjelik, Vatan yahut Silistre, Eşber, Çok Bilen Çok Yanılır sırası oluşturulur.
Eserlerin yayın tarihleri ile adları eşleştirilerek nihai sıralamaya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi tiyatrosunda ilkler ve kronolojik gelişim
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5303Soru

Sabit hacimli kapalı bir kapta 0 C0\text{ }^\circ\text{C} sıcaklıkta 0,2 mol0,2\text{ mol} ideal gaz bulunmaktadır. Kabın hacmi 5,6 L5,6\text{ L} olduğuna göre, bu gazın basıncı kaç atmosferdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 0.8

Cevap

Kabın içerisindeki ideal gazın basıncı 0,8 atm0,8\text{ atm} olarak hesaplanır.
Verilen sıcaklık değeri Kelvin birimine dönüştürüldüğünde T=273 KT = 273\text{ K} olur. İdeal gaz denkleminde (PV=nRTP \cdot V = n \cdot R \cdot T) hacim 5,6 L5,6\text{ L}, mol sayısı 0,2 mol0,2\text{ mol} ve gaz sabiti R=22,4273R = \frac{22,4}{273} değerleri yerine konup sadeleştirmeler yapıldığında basınç 0,8 atm0,8\text{ atm} olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık birimini Kelvin cinsine dönüştürmek
T=273 KT = 273\text{ K}
İdeal gaz denkleminde sıcaklık değişkeni daima mutlak sıcaklık (Kelvin) cinsinden kullanılmalıdır.
2
Değerleri ideal gaz denkleminde (PV=nRTP \cdot V = n \cdot R \cdot T) yerine yazmak
P5,6=0,222,4273273P \cdot 5,6 = 0,2 \cdot \frac{22,4}{273} \cdot 273
Sıcaklık 273 K273\text{ K} olduğundan, paydadaki 273273 ile kolayca sadeleşebilmesi için R=22,4273R = \frac{22,4}{273} seçilmiştir.
3
Denklemi çözerek basınç (PP) değerini hesaplamak
P=0,8 atmP = 0,8\text{ atm}
P5,6=4,48P \cdot 5,6 = 4,48 eşitliğinden PP değeri çekildiğinde sonuç 0,8 atm0,8\text{ atm} bulunur.

Anahtar Kavram

İdeal gaz denkleminde (PV=nRTP \cdot V = n \cdot R \cdot T) birimlerin doğru şekilde kullanılması (özellikle Celsius sıcaklığın Kelvin'e dönüştürülmesi) ve uygun gaz sabitinin (RR) seçilmesi.
Tahmini Süre:45s
Soru 5304Soru

Dünya'nın kütlesi Ay'ın kütlesinden yaklaşık 81 kat daha büyük olduğu için, Dünya'nın Ay'a uyguladığı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğü, Ay'ın Dünya'ya uyguladığı kütle çekim kuvvetinin büyüklüğünden fazladır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Dünya ve Ay arasındaki kütle çekim kuvvetleri etki-tepki kuvvet çifti oluşturduğundan büyüklükleri birbirine eşittir. Bu nedenle verilen ifade yanlıştır.
Kütle çekim kuvveti karşılıklı bir etkileşim olup her iki cisim üzerinde de eşit büyüklükte kuvvet oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Kütle çekim kuvvetinin matematiksel modeli yazılır.
F=GMmd2F = G \frac{M \cdot m}{d^2} formülü elde edilir.
İki gök cismi arasındaki kütle ��ekim kuvvetinin büyüklüğünün her iki kütlenin çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu görmek için.
2
Newton'ın Üçüncü Hareket Yasası (Etki-Tepki Yasası) kütle çekim kuvvetine uygulanır.
Dünya'nın Ay'a uyguladığı kuvvet (FDu¨nyaF_{\text{Dünya}}) ile Ay'ın Dünya'ya uyguladığı kuvvet (FAyF_{\text{Ay}}) büyüklükçe eşit olup zıt yönlüdür: FDu¨nya=FAy\vec{F}_{\text{Dünya}} = -\vec{F}_{\text{Ay}}.
Kütlelerin farklı olmasının etkileşim kuvvetlerinin büyüklüklerini değiştirmeyeceğini, kuvvetlerin etki-tepki çifti olduğunu göstermek için.
3
Verilen önerme ile ulaşılan fiziksel sonuç karşılaştırılır.
Dünya'nın uyguladığı kuvvetin daha büyük olduğu iddiasının yanlış olduğu sonucuna varılır.
Sorunun doğru cevabını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Newton'ın Üçüncü Yasası ve Kütle Çekim Kuvvetinin Karşılıklılığı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5305Soru

Bir laboratuvarda lazer ışığı elde etme süreci ve oluşan lazer ışınının özellikleri ile ilgili çalışan bir öğrenci şu hipotezleri kurmuştur:

I. Lazer ışığı üretimi, uyarılmış enerji seviyesindeki atomların, dışarıdan gelen uygun enerjili bir tetikleyici fotonun etkisiyle aynı fazda ve aynı enerjide fotonlar yayması (uyarılmış emisyon) esasına dayanır.
II. Aktif ortamdaki (aktif medyum) atomların optik pompalama yöntemiyle uyarılması sürecinde, gönderilen uyarım fotonlarının enerjisi, atomun uyarılma enerji seviyeleri arasındaki farktan büyük olan herhangi bir değerde seçilebilir.
III. Uyarılmış emisyon sonucu yayılan ve yüksek şiddete ulaşan lazer ışığının boşluktaki yayılma hızı, uyarımı tetikleyen ilk fotonun boşluktaki yayılma hızından daha büyüktür.

Buna göre, öğrencinin kurduğu hipotezlerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Lazer ışığı uyarılmış emisyon mekanizmasıyla elde edildiğinden birinci hipotez doğrudur. Atomların fotonla uyarılmasında tam enerji uyumu gerektiğinden ikinci hipotez, elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı sabit ve ışık hızına eşit olduğundan üçüncü hipotez yanlıştır. Dolayısıyla doğru seçenek Yalnız I olmalıdır.
Lazer ışınları, uyarılmış durumdaki atomların uyarılmış emisyon yapması ilkesine göre üretilir. Uyarılmış emisyonda salınan foton ile tetikleyici foton aynı faz ve frekanstadır. Bu durum birinci öncüldeki hipotezi doğru kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarılmış emisyon hipotezini doğrulamak
Uyarılmış emisyonda, uyarılmış bir elektronun dışarıdan gelen ve enerjisi iki seviye arasındaki farka eşit olan bir foton yardımıyla temel seviyeye geçmesi tetiklenir. Bu sırada gelen foton ile aynı fazda, aynı yönde ve frekansta bir foton daha salınarak ışık kuvvetlendirilir. Bu durum birinci hipotezi doğrular.
Lazer ışığının temel üretim mekanizmasının fiziksel doğruluğunu kontrol etmek.
2
Atomların fotonla uyarılma koşulunu incelemek
Bir atomun foton soğurarak uyarılması için gelen fotonun enerjisinin, atomun iki enerji seviyesi arasındaki farka (EuEtE_u - E_t) tam olarak eşit olması gerekir. Foton enerjisi bu farktan büyük veya küçük olduğunda (iyonlaşma hariç) soğurulma gerçekleşmez. Bu sebeple ikinci hipotez yanlıştır.
Optik pompalama yöntemiyle uyarılmadaki enerji sınırını belirlemek.
3
Lazer ışığının boşluktaki yayılma hızını analiz etmek
Lazer ışığı da uyarılmayı tetikleyen foton da elektromanyetik dalgadır. Tüm elektromanyetik dalgalar boşlukta, genliklerinden veya şiddetlerinden bağımsız olarak ışık hızıyla (cc) yayılırlar. Dolayısıyla üçüncü hipotez yanlıştır.
Işık şiddetinin boşluktaki yayılma hızına etki etmediğini göstermek.

Anahtar Kavram

Lazer ışığının uyarılmış emisyon mekanizması ile üretilmesi, fotonla uyarılmadaki kuantumlu enerji şartı ve elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızının sabitliği.
Soru 5306Soru

Milli Edebiyat Dönemi romanı, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış sürecindeki toplumsal sarsıntıları, değer kaymalarını ve ahlaki çözülmeleri gerçekçi bir gözlemle ele almıştır. Bu dönemde kaleme alınan bazı eserler yapısal ve tematik özellikleri yönüyle şu şekildedir:

* I. Eser: Klasik anlamda merkezî bir kahramanı ve doğrusal olay örgüsü bulunmayan; İttihat ve Terakki Dönemi'nin yarattığı savaş zenginlerini, toplumsal tabakalar arasındaki hızlı değişimi mozaik bir yapıyla, birbirinden bağımsız portreler ve hatıra parçaları hâlinde sunan romandır.
* II. Eser: Tanzimat'tan Çanakkale Savaşı'na uzanan tarihsel süreçte bir konağın çözülüşü etrafında üç farklı kuşağın yaşadığı zihniyet çatışmasını, ahlaki yozlaşmayı ve geleneksel değerlerin yitimini merkezî bir kurguyla işleyen romandır.

Bu parçada yapısal ve tematik özellikleri verilen romanlar ve yazarları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak gösterilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) - Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Cevap

İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) - Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Doğru seçenek, özellikleri verilen iki önemli Milli Edebiyat dönemi romanını sırasıyla 'İstanbul'un İç Yüzü' ve 'Kiralık Konak' olarak doğru eşleştirmektedir. Refik Halit Karay'ın 'İstanbul'un İç Yüzü' adlı romanı, klasik olay örgüsünün dışına çıkan mozaik yapısıyla dönemin siyasi ve iktisadi aktörlerini yansıtırken; Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 'Kiralık Konak'ı ise Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı/Çanakkale Savaşı yıllarına kadar olan zihniyet değişimini üç kuşak üzerinden başarıyla modeller.

Adım Adım Çözüm

1
I. eserin özelliklerinin analiz edilmesi
Eserin doğrusal olay örgüsünün olmadığı, episodic/mozaik yapıda olduğu ve İttihat ve Terakki Dönemi savaş zenginlerini (harp zenginleri) konu edindiği belirlenir. Bu özelliklerin Refik Halit Karay'ın ilk romanı olan 'İstanbul'un İç Yüzü' ile eşleştiği saptanır.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarında yapısal anlamda yenilikçi olan ve klasik olay örgüsünü kırarak portreler sunan eseri doğru teşhis etmek.
2
II. eserin özelliklerinin analiz edilmesi
Tanzimat'tan Çanakkale Savaşı'na uzanan süreçte üç farklı kuşağın (Naim Efendi, Servet Bey, Seniha ve Hakkı Celis) zihniyet çatışmasını ve konak hayatının çöküşünü konu edinen eserin Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na ait 'Kiralık Konak' olduğu belirlenir.
Dönemin kuşak çatışmasını konak sembolizmiyle veren başyapıtı belirlemek.
3
Bulunan eserlerin seçeneklerle karşılaştırılması
Birinci eser 'İstanbul'un İç Yüzü' ve ikinci eser 'Kiralık Konak' olarak belirlendiğinden, bu iki eseri sırasıyla ve doğru yazar eşleştirmesiyle sunan seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Yazarların diğer edebi dönemlerdeki eserleriyle olan kronolojik ve üslup sınırlarını koruyarak doğru şıkkı işaretlemek.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat dönemi romanlarının tematik (savaş zenginleri, kuşak çatışması) ve yapısal (mozaik/episodik yapı, klasik kurgu) özellikleri ile yazar-eser eşleştirmeleri.
Soru 5307Soru

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatı, Osmanlı Devleti’nin Batılılaşma yönelimiyle başlattığı modernleşme hamlelerinin kültürel ve estetik alandaki en önemli tezahürüdür. Bu edebiyatın doğuşunda rol oynayan tarihsel koşullar, hazırlık evresi ve genel özellikleri dikkate alındığında;

I. Tercüme Odası (Babıali Tercüme Odası) ve Encümen-i Daniş gibi kurumlar, Batı düşünce yapısının ve edebiyatının Türk aydınları tarafından tanınmasında kurucu birer okul vazifesi görmüştür.
II. İlk dönem sanatçıları dilde sadeleşmeyi savunarak makalelerinde bu fikri işlemişler ancak yüzyıllık Divan edebiyatı geleneğinin estetik alışkanlıkları ve aruzun getirdiği yapısal zorunluluklar sebebiyle pratikte ağır ve süslü bir dilden tamamen sıyrılamamışlard��r.
III. Tanzimat şiiri, biçimsel açıdan bütünüyle Klasik Fransız şiirinin (sone, terzarima vb.) kurallarını benimsemiş olsa da içerik yönünden vatan, hürriyet, adalet gibi toplumsal temaları ilk kez edebiyata kazandırmıştır.
IV. Yeni türlerin ilk örneklerinde (roman, hikaye, tiyatro), Batılı kurgu tekniklerinden ziyade meddah, Karagöz ve halk hikayeciliği gibi geleneksel anlatı kalıplarının etkisi ve anlatıcının araya girerek bilgi vermesi gibi teknik kusurlar görülmektedir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Tercüme Odası ve Encümen-i Daniş'in katkılarını, dilde sadeleşme çelişkisini ve ilk eserlerdeki geleneksel anlatı izlerini içeren yargıların bir arada bulunduğu seçenektir.
Tanzimat edebiyatının oluşum süreci ve genel özellikleri açısından doğru olan yargılar birinci, ikinci ve dördüncü numaralı olanlardır. Babıali Tercüme Odası ve Encümen-i Daniş, Batılı düşünce yapısının aktarılmasında kurucu niteliktedir. İlk dönem sanatçıları dilde sadeleşmeyi savunmuş fakat aruzun yapısal sınırları ve köklü edebi alışkanlıklar sebebiyle tam bir sadeleşme sağlayamamışlerdir. Ayrıca roman, hikaye ve tiyatronun ilk örnekleri, geleneksel meddah ve halk hikayeciliği gibi anlatı geleneklerinden etkilenmiş ve teknik kusurlar taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat edebiyatının hazırlık kurumlarının rolünü değerlendirmek.
Tercüme Odası ve Encümen-i Daniş'in Batı kültürünün aktarılmasındaki ve aydın kadrosunun oluşmasındaki rolünün tespiti ile birinci yargının doğru olduğu belirlenir.
Tanzimat edebiyatının oluşumunda çeviri faaliyetleri ve kurumsallaşma temel taşlardır.
2
Tanzimat şiirinde biçim ve içerik ilişkisini incelemek.
Tanzimat şiirinde Divan nazım şekillerinin terk edilmediği, yeni biçimlerin (sone, terzarima) bu dönemde değil daha sonra (Servet-i Fünun) edebiyatımıza girdiği tespitiyle üçüncü yargının yanlış olduğu belirlenir.
Tanzimat şiirinin biçimsel olarak eski, içerik olarak yeni olduğu genel özelliğidir.
3
Dilde sadeleşme ideali ve pratiği arasındaki farkı analiz etmek.
Birinci dönem sanatçılarının dilde sadeleşmeyi teoride savunup pratikte tam olarak uygulayamadıklarının tespitiyle ikinci yargının doğru olduğu belirlenir.
Tanzimat edebiyatının en belirgin dille ilgili çelişkisi budur.
4
İlk dönem nesir ve tiyatro eserlerinin teknik özelliklerini sorgulamak.
İlk roman ve tiyatro eserlerinde meddahlık ve geleneksel halk anlatısı tekniklerinin etkisiyle kurgusal kusurlar bulunduğunun tespitiyle dördüncü yargının doğru olduğu belirlenir. Bu doğrultuda birinci, ikinci ve dördüncü yargıların yer aldığı seçenek doğru cevap olarak seçilir.
Edebi türlerin gelişim aşamasındaki geleneksel kökenlerin etkisi edebi özelliklerin belirlenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Tanzimat Edebiyatının Oluşumu, Hazırlık Dönemi ve Genel Özellikleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5308Soru

Işığın çift yarıkta girişimi gözlenen bir Young düzeneğinde, fant (yarıklar düzlemi) ile ekran arasındaki bölge kırıcılık indisi n1=12n_1 = 1{}2 olan saydam bir sıvı ile doludur. Boşluktaki (vakumdaki) dalga boyu λ1=5000 A˚\lambda_1 = 5000\text{ \AA} olan ışık kullanıldığında ekran üzerindeki belirli bir PP noktasında 3.3. aydınlık saçak oluşmaktadır.

Aynı düzenekte, fant ile ekran arasındaki bölge kırıcılık indisi n2n_2 olan farklı bir saydam sıvı ile doldurulup boşluktaki dalga boyu λ2=6000 A˚\lambda_2 = 6000\text{ \AA} olan ışık kullanıldığında ise aynı PP noktasında 4.4. karanlık saçak oluşmaktadır.

Buna göre, ikinci durumda kullanılan sıvının kırıcılık indisi n2n_2 kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1.68

Cevap

İkinci durumda kullanılan sıvının kırıcıl��k indisi 1681{}68 olarak bulunur.
P noktasının geometrik yol farkı her iki durumda da aynı kalmaktadır. İlk durumda 3.3. aydınlık saçak oluştuğu için yol farkı ortamdaki dalga boyunun tam katına eşittir: ΔS=3λ1=3λ1n1\Delta S = 3 \lambda'_1 = 3 \cdot \frac{\lambda_1}{n_1}. İkinci durumda 4.4. karanlık saçak oluştuğu için yol farkı bu ortamdaki dalga boyunun buçuklu katına eşittir: ΔS=(405)λ2=35λ2n2\Delta S = (4 - 0{}5) \lambda'_2 = 3{}5 \cdot \frac{\lambda_2}{n_2}. İki ifade birbirine eşitlenip değerler yerine yazıldığında ikinci sıvının kırıcılık indisi 1681{}68 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk durum için ortamdaki dalga boyunu (λ1\lambda'_1) ve PP noktasının yol farkını (ΔS\Delta S) veren ifadeyi yazıp hesaplamak.
ΔS=12500 A˚\Delta S = 12500\text{ \AA}
Işık kırıcılık indisi nn olan bir ortama girdiğinde dalga boyu λ=λn\lambda' = \frac{\lambda}{n} olur. 3.3. aydınlık saçak için yol farkı dalga boyunun tam katıdır: ΔS=3λ1=3500012=12500 A˚\Delta S = 3 \lambda'_1 = 3 \cdot \frac{5000}{1{}2} = 12500\text{ \AA}.
2
İkinci durum için ortamdaki dalga boyunu (λ2\lambda'_2) ve PP noktasının yol farkını (ΔS\Delta S) veren ifadeyi yazmak.
ΔS=356000n2\Delta S = 3{}5 \cdot \frac{6000}{n_2}
İkinci durumda aynı noktada 4.4. karanlık saçak oluştuğundan yol farkı formülü ΔS=(m05)λ2\Delta S = (m - 0{}5)\lambda'_2 şeklindedir. Burada m=4m = 4 için ΔS=35λ2=35λ2n2\Delta S = 3{}5 \lambda'_2 = 3{}5 \cdot \frac{\lambda_2}{n_2} olur.
3
Her iki durumda da PP noktasının geometrik yol farkı (ΔS\Delta S) değişmediği i��in bu iki ifadeyi birbirine eşitlemek.
12500=356000n212500 = 3{}5 \cdot \frac{6000}{n_2}
Deney düzeneğinin geometrisi (yarıklar arası mesafe ve yarıkların ekrana uzaklığı) değişmediği için PP noktasının geometrik yol farkı her iki durumda da aynı kalır.
4
Denklemi sadeleştirip n2n_2 değerini yaln��z bırakarak hesaplamak.
n2=168n_2 = 1{}68
12500=21000n2    n2=2100012500=16812500 = \frac{21000}{n_2} \implies n_2 = \frac{21000}{12500} = 1{}68 elde edilir.

Anahtar Kavram

Ortam kırıcılık indisinin ve ışık dalga boyunun çift yarıkta girişim desenindeki saçak koşullarına etkisi.
Soru 5309Soru

Aynı periyotta bulunan baş grup elementleri olan YY ve ZZ ile d-bloku elementleri olan 22X_{22}X ve 24T_{24}T elementleri hakkında aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* YY ve ZZ ardışık atom numaralarına sahip olup, YY elementinin birinci iyonlaşma enerjisi ZZ elementininkinden büyüktür.
* Temel hâldeki XX atomu ile T2+T^{2+} iyonunun elektron sayıları eşittir.

Buna göre; XX, YY, ZZ ve T2+T^{2+} tanecikleri ile ilgili,

I. XX atomu ile T2+T^{2+} iyonu birbirinin izoelektroniğidir.
II. YY elementinin elektron dizilimi küresel simetri özelliği gösterirken, ZZ elementininki göstermez.
III. Tanecik yarıçapları arasındaki ilişki X>T2+X > T^{2+} şeklindedir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Verilen ifadelerden II ve III doğrudur.
Doğru olan seçenek, sadece ikinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu belirten ifadedir. Y ve Z ardışık atom numaralarına sahip olup Y'nin birinci iyonlaşma enerjisinin Z'den büyük olması, Y'nin 2A veya 5A grubunda yer aldığını ve küresel simetrik olduğunu gösterir. Nötr X atomunun yörünge sayısı (n=4) T2+ iyonunun yörünge sayısından (n=3) fazla olduğundan yarıçapı daha büyüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Taneciklerin elektron dizilimlerini yazarak izoelektronik olup olmadıklarını belirleyin.
22X_{22}X atomunun elektron dizilimi [Ar]4s23d2[Ar] 4s^2 3d^2 şeklindedir. 24T_{24}T atomunun elektron dizilimi [Ar]4s13d5[Ar] 4s^1 3d^5 (k��resel simetri kararlılığı) olup, T2+T^{2+} iyonu oluşturulurken elektronlar en dış kabuktan (baş kuantum sayısı en büyük olan orbitalden) başlanarak koparılır. Önce 4s14s^1 orbitalindeki 1 elektron, ardından 3d53d^5 orbitalinden 1 elektron koparılarak T2+T^{2+} iyonunun elektron dizilimi [Ar]3d4[Ar] 3d^4 olarak bulunur. Elektron dizilimleri farklı olduğu için bu tanecikler izoelektronik değildir.
İzoelektronik taneciklerin hem elektron sayılarının hem de elektron dizilimlerinin aynı olması gerekir.
2
Y ve Z elementlerinin periyodik sistemdeki gruplarını ve küresel simetri özelliklerini analiz edin.
Aynı periyottaki baş grup elementleri olan Y ve Z'nin atom numaraları ardışık olmasına rağmen birinci iyonlaşma enerjileri arasında Y>ZY > Z ilişkisi vardır. Bu durum küresel simetri sapmalarından (2A > 3A veya 5A > 6A) kaynaklanır. Y elementi 2A veya 5A grubunda yer alıp küresel simetriktir; Z ise 3A veya 6A grubunda yer alıp küresel simetrik değildir.
Küresel simetriye sahip olan atomların elektron koparmak için gereken birinci iyonlaşma enerjileri, aynı periyotta kendilerinden hemen sonra gelen elementten daha büyüktür.
3
X ve T^2+ taneciklerinin yarıçaplarını karşılaştırın.
22X_{22}X nötr atomunun elektron dizilimi 4. enerji düzeyinde (4s24s^2) sonlanırken, 24T2+_{24}T^{2+} iyonunun en yüksek enerjili orbitali 3. enerji düzeyindedir (3d43d^4). Yörünge sayısı fazla olan ve elektron kaybetmemiş olan XX atomunun yarıçapı, yörünge sayısı azalan ve pozitif yüklü olan T2+T^{2+} iyonunun yarıçapından büyüktür (X>T2+X > T^{2+}).
Katyonların yarıçapı nötr atomlarına göre her zaman daha küçüktür ve yörünge sayısı fazla olan taneciğin yarıçapı daha büyüktür.

Anahtar Kavram

İzoelektronik taneciklerde elektron dizilimi, iyonlaşma enerjisinde küresel simetri istisnaları (3 aşağı 5 yukarı kuralı) ve tanecik yarıçaplarının karşılaştırılması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5310Soru

Yer (Dünya) etrafında eliptik bir yörüngede dolanmakta olan yapay bir uydunun dolanım yönü ve yörünge üzerindeki yerberi (Dünya'ya en yakın) ve yeröte (Dünya'ya en uzak) konumları şekilde gösterilmiştir.

Uydunun yerberi noktasından yeröte noktasına doğru hareketi sürecinde;

I. Dünya'nın uyduya uyguladığı kütle çekim kuvvetinin Dünya'nın merkezine göre oluşturduğu net tork sıfırdır.
II. Uydunun Dünya'nın merkezine göre açısal momentumunun büyüklüğü azalır.
III. Dünya'nın uyduya uyguladığı kütle çekim ivmesinin büyüklüğü, uydu Dünya'dan uzaklaştıkça uzaklıkla doğrusal olarak azalır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Kütle çekim kuvveti merkezi bir kuvvet olup her an uydudan Dünya'nın merkezine doğrudur. Bu nedenle kuvvetin doğrultusu dönme merkezinden geçtiği için torku sıfırdır. Net dış tork sıfır olduğundan uydunun Dünya'nın merkezine göre açısal momentumunun büyüklüğü korunur ve değişmez. Dünya'nın uyguladığı kütle çekim ivmesi g=GMr2g = G \frac{M}{r^2} formülü gereği uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır, doğrusal olarak değil. Bu sebeple yalnızca birinci öncül doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kütle çekim kuvvetinin Dünya'nın merkezine göre torkunu inceleme
Tork sıfır bulunur.
Kütle çekim kuvveti her an Dünya'nın merkezine doğru yönelmiş bir merkezi kuvvettir. Kuvvet vektörü ile konum vektörü doğrudaş (z��t yönlü) olduğundan, bu kuvvetin Dünya'nın merkezine göre torku τ=rFsin(180)=0\tau = r \cdot F \cdot \sin(180^\circ) = 0 olur.
2
Açısal momentumun değişimini inceleme
Açısal momentumun büyüklüğü sabit kalır.
Dönme merkezine göre net dış tork sıfır olduğunda açısal momentum korunur. Uydu yerberiden yeröteye giderken çizgisel sürati azalır ancak Dünya'ya olan uzaklığı artar; böylece L=mvrsinθL = m \cdot v \cdot r \cdot \sin\theta değeri sabit kalır.
3
Kütle çekim ivmesinin uzaklığa bağlı değişimini inceleme
Çekim ivmesi karesel olarak azalır.
Dünya'nın uyduya uyguladığı yer çekimi ivmesi g=GMr2g = G \frac{M}{r^2} bağıntısıyla verilir. Dolayısıyla uydu uzaklaştıkça çekim ivmesi uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır, doğrusal (lineer) bir azalma gerçekleşmez.

Anahtar Kavram

Merkezi kuvvetlerin torku sıfır olduğundan açısal momentum korunur; çekim ivmesi ise uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak değişir.
Soru 5311Soru

Sıcaklığı 27 C27\text{ }^\circ\text{C} olan ideal bir gazın ortalama difüzyon hızını 22 katına çıkarmak için gazın sıcaklığı kaç C^\circ\text{C}'ye çıkarılmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 927927

Cevap

Gazın sıcaklığı 927 C927\text{ }^\circ\text{C}'ye çıkarılmalıdır.
Gazın ilk sıcaklığı olan 27 C27\text{ }^\circ\text{C} mutlak sıcaklık ölçeğinde 300 K300\text{ K}'e karşılık gelir. Difüzyon hızının 22 katına çıkması için mutlak sıcaklığın 22=42^2 = 4 katına çıkması, yani 1200 K1200\text{ K} olması gerekir. Bu değer Celsius cinsine dönüştürüldüğünde 1200273=927 C1200 - 273 = 927\text{ }^\circ\text{C} elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk sıcaklık değeri Kelvin mutlak sıcaklık birimine çevrilir.
T1=27+273=300 KT_1 = 27 + 273 = 300\text{ K}
Gaz yasaları ve kinetik teori hesaplamalarında mutlak sıcaklık (Kelvin) kullanılmalıdır.
2
Difüzyon hızı ile sıcaklık arasındaki ilişki belirlenir.
vTv \propto \sqrt{T}
Kinetik teoriye göre ideal bir gazın difüzyon hızı mutlak sıcaklığının kareköküyle doğru orantılıdır.
3
Hızın 22 katına çıkması için mutlak sıcaklığın kaç katına çıkması gerektiği hesaplanır.
T2=4T1T_2 = 4 \cdot T_1
Hızın 22 katına çıkması için, karekök içerisindeki sıcaklığın 22=42^2 = 4 katına çıkması gerekir.
4
Son durumdaki mutlak sıcaklık hesaplanır.
T2=4300 K=1200 KT_2 = 4 \cdot 300\text{ K} = 1200\text{ K}
İlk mutlak sıcaklık olan 300 K300\text{ K} değeri 44 ile çarpılır.
5
Elde edilen Kelvin cinsindeki son sıcaklık Celsius birimine dönüştürülür.
t2=1200273=927 Ct_2 = 1200 - 273 = 927\text{ }^\circ\text{C}
Soru kökünde sıcaklığın kaç C^\circ\text{C} olması gerektiği sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

İdeal gazların difüzyon hızı mutlak sıcaklıklarının karekökü ile doğru orantılıdır.
Soru 5312Soru

Bir Coolidge (Röntgen) tüpünde tıbbi görüntülemede kullanılacak X-ışınlarının oluşum aşamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir:

I. Katot flamanın ısıtılarak termoyonik emisyon yoluyla serbest elektronların salınması
II. Serbest elektronların katot ile hedef metal anot arasındaki yüksek potansiyel farkıyla anoda doğru hızlandırılması
III. Hızlandırılan yüksek enerjili elektronların hedef metal anota çarparak durdurulması
IV. Metal atomları ile etkileşen elektronların ivmeli hareket yapmasıyla bremsstrahlung (yavaşlama) ve karakteristik X-ışını fotonlarının yayınlanması

Buna göre, Röntgen tüpünde X-ışını elde edilme sürecinin fiziksel olarak gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; flamanın ısıtılıp elektron salması, bu elektronların yüksek gerilim altında hızlandırılması, anot hedefine çarptırılması ve yavaşlayarak ivmeli hareket yapması sonucu X-ışını fotonlarının oluşması şeklindedir.
X-ışınlarının Coolidge tüpünde üretilmesi sürecinde sırasıyla; katot flamanın akımla ısıtılıp elektron salması (termoyonik emisyon), bu elektronların yüksek gerilim altında hızlandırılması, anot hedefine çarptırılması ve yavaşlayarak ivmeli hareket yapması sonucu X-ışını fotonlarının oluşması gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Katot flamanından serbest elektronların elde edilmesi
Düşük gerilim altında flamanın ısınması ve termoyonik emisyon ile serbest elektron bulutunun oluşması sağlanır.
Hızlandırılacak elektronların öncelikle serbest duruma getirilmesi gerekir.
2
Serbest elektronların hızlandırılması
Anot ve katot arasına uygulanan kilovolt (kV) düzeyindeki yüksek gerilimle elektronlar anoda doğru ivmelenir ve yüksek kinetik enerji kazanır.
Elektronların hedef metale çarptığında X-ışını üretebilecek yeterli kinetik enerjiye ulaşması hedeflenir.
3
Hızlanan elektronların anot metaline çarptırılması
Elektronlar tungsten gibi yüksek erime noktasına sahip hedef metal anot yüzeyine çarpar.
Kinetik enerjinin elektromanyetik radyasyona dönüşmesi için elektronların hedef atomlarla etkileşime girmesi gerekir.
4
X-ışını fotonlarının yayınlanması
Elektronların çekirdek alanında yavaşlamasıyla Bremsstrahlung (yavaşlama) fotonları, ya da atomların iç kabuk elektronlarını uyarması sonucu karakteristik X-ışınları yayınlanır.
Bu ivmeli hareketler ve enerji geçişleri neticesinde arzu edilen tıbbi görüntüleme amaçlı X-ışınları elde edilir.

Anahtar Kavram

Coolidge tüpünde X-ışınlarının üretim mekanizması ve fiziksel aşamaları
Soru 5313Soru

Divan edebiyatında şairlerin sanat anlayışları, dili kullanma biçimleri, ele aldıkları temalar ve dönemlerinin dil özellikleri şiirlerinin üslubunu belirler. Örneğin; Azeri Türkçesinin ses ve kelime özelliklerini lirik ve tasavvufi bir acıyla birleştiren şair ile dünyevi aşkı ve zevki İstanbul Türkçesinin pürüzsüzlüğüyle dile getiren şairin üslubu birbirinden belirgin şekilde ayrılır. Aynı şekilde, atasözü ve deyimleri şiire dâhil ederek yerlileşmenin ilk kıvılcımlarını yakan şair ile yüksek bir teknikle nazireler yazıp saray çevresinin diliyle şiir söyleyen şairin üslupları da farklıdır.

Buna göre, aşağıda verilen beyitlerden hangisinin üslup/içerik özelliklerinden hareketle ait olduğu şairle eşleştirilmesi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyit:
"Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der"
Açıklama: 15. yüzyılın tasavvufi hicivleriyle tanınan şairi Şeyhî’ye aittir; şairin Harname adlı ��nlü yergi mesnevisindeki alegorik anlatım tarzıyla birebir örtüşmektedir.

Cevap

Yanlış eşleştirilen beyit, 'Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der' dizesiyle başlayan ve Şeyhî'ye ait olduğu belirtilen seçenektir.
Doğru cevap, Bağdatlı Rûhî’ye ait olan beyit ile Şeyhî’nin eşleştirildiği seçenektir. 'Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der / Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der' beyti, 16. yüzyıl divan edebiyatının toplumsal yergi ve kalenderane üslubuyla tanınan şairi Bağdatlı Rûhî’ye aittir. Açıklamada bu beytin 15. yüzyıl şairi Şeyhî’ye ait olduğunun belirtilmesi ve Harname ile ilişkilendirilmesi bilgi yönünden yanlıştır. Şeyhî, 15. yüzyılda yaşamış olup Harname adlı eseri mesnevi nazım biçimindedir, oysa verilen beyit gazel formundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin dil ve üslup özelliklerini analiz etme
Seçeneklerde yer alan beyitlerin dil özellikleri (Azeri Türkçesi kelimeleri, İstanbul Türkçesi söyleyişi, deyim ve atasözü kullanımı) incelendi.
15. ve 16. yüzyıl divan şairlerinin kendilerine has üslup ve dil tutumlarını tespit etmek için bu analiz gereklidir.
2
Eşleştirmelerin doğruluğunu denetleme
Fuzûlî, Bâkî, Necâtî ve Ahmet Paşa ile yapılan eşleştirmelerin şairlerin yüzyılları, edebi yönelimleri ve dil özellikleri ile örtüştüğü görüldü.
Doğru olan seçenekleri eleyerek hatalı olan eşleştirmeye ulaşmak amaçlanmıştır.
3
Hatalı eşleştirilen beytin gerçek şairini ve biçimsel özelliklerini saptama
'Gör zâhidi...' beytinin 16. yüzyıl şairi Bağdatlı Rûhî'ye ait olduğu, Şeyhî'nin ise 15. yüzyılda mesnevi tarzında (Harname) alegorik hicivler yazdığı belirlendi.
Seçenekteki bilginin neden yanlış olduğunu edebiyat tarihi verileriyle ve nazım şekli farkıyla kanıtlamak gerekir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Şairlerinin Üslup, Yüzyıl ve Eser Eşleştirmesi
Soru 5314Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatı şiirlerinden alınmış beyit ve bentleri, sağ sütunda verilen ve bu dizelerin biçim, içerik ve izlek özelliklerini çözümleyen edebi analizlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Görüp ahkâm-ı asrı amed-i sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten
(...)
Ne efsunkâr imişsin ey didar-ı hürriyet
Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten
Bulur elbet arayan adlini deryada bile
Suda balık gibi kanunla yüzer hamile
(...)
Aceb midir medeniyet resûlü dense sana
Cihanı kılmak için vahşetten beri tek u ten
Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm
Dolaştım mülk-i İslamı bütün viraneler gördüm
(...)
Geçip gitmiş o şevketler o devletler o kudretler
Görüp hal-i perişanı ağlar gözler yürek sızlar
Milletin etfaliyiz basıp izini yürüdük
Harimi hürriyetin can verip tozunu bürüdük
(...)
Âlemin bağ u baharı vatan-ı canımızdır
Hakka kurban gideli dökülen kanımızdır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşme şu şekildedir: Hürriyet Kasidesi'nden alınan ilk dize grubu kaside biçimi ve siyasi/sosyal içerik analiziyle; Mustafa Reşit Paşa Kasidesi'nden alınan ikinci dize grubu akılcılık ve kanun üstünlüğü analiziyle; Terkib-i Bend'den alınan üçüncü dize grubu Doğu-Batı medeniyet farkı ve sosyal eleştiri analiziyle; Vatan Şarkısı'ndan alınan dördüncü dize grubu ise coşkulu, epik vatan-millet analiziyle eşleşmelidir.
Eşleştirme, Tanzimat I. Dönem şiirlerindeki biçim-içerik ilişkisine ve şairlerin temel temalarına dayanmaktadır. Hürriyet Kasidesi hürriyet ve esaret temalarıyla Namık Kemal'in; Mustafa Reşit Paşa Kasidesi adalet, kanun ve medeniyet temalarıyla Şinasi'in; Terkib-i Bend ise Doğu-Batı kıyaslaması ve sosyal eleştiriyle Ziya Paşa'nın; Vatan Şarkısı ise coşkulu vatan sevgisi ve millet temasıyla yine Namık Kemal'in öncü sanat anlayışını ve edebi analizini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dize grubunu (left_1) okuyarak anahtar kelimeleri ve nazım biçimini belirlemek.
Dizelerin 'didar-ı hürriyet' ve 'esaret' kavramlarını içerdiği, beyit birimiyle yazılmış bir kasideden alındığı tespit edilir.
Bu dizeler Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'ne aittir ve biçim olarak klasik kasideyi korurken içerik olarak hürriyeti ele alır.
2
İkinci dize grubunu (left_2) incelemek ve kavramsal çerçevesini çıkarmak.
Dizelerin 'kanun', 'adalet' ve 'medeniyet' kavramlarına vurgu yaptığı, Şinasi'nin akılcı üslubunu yansıttığı belirlenir.
Şinasi, Mustafa Reşit Paşa Kasidesi'nde devlet adamını klasik övgülerle değil, kanun ve medeniyet çerçevesinde akılcı bir dille över.
3
Üçüncü dize grubunu (left_3) incelemek ve sosyo-kültürel bağlamını analiz etmek.
Dizelerde Doğu-Batı uygarlıkları kıyaslanmakta (diyar-ı küfür / mülk-i İslam) ve İslam dünyasının geri kalmışlığı eleştirilmektedir.
Ziya Paşa'nın meşhur Terkib-i Bend eseri, klasik form içinde sosyal eleştiriyi ve bu medeniyet ikilemini ele alır.
4
Dördüncü dize grubunu (left_4) incelemek ve biçimsel/tematik yapısını belirlemek.
Dörtlüklerle yazılmış (murabba) bu grupta vatan, millet ve hürriyet yolunda fedakarlık temasının epik-coşkulu bir dille işlendiği görülür.
Namık Kemal'in Vatan Şarkısı, Tanzimat I. Dönem'in coşkulu vatanseverlik temasını klasik murabba formu içinde işleyen en önemli örneklerdendir.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem Şiirinde Biçim ve İçerik İlişkisi (Klasik Biçim - Yeni İçerik)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5315Soru

Su derinliğinin her yerde aynı olduğu bir dalga leğeninde, aynı faz ve frekansta çalışan iki noktasal kaynağın oluşturduğu girişim deseninde, kaynaklara olan uzaklıkları sırasıyla 28 cm28\text{ cm} ve 16 cm16\text{ cm} olan bir PP noktası 3. dalga katarı üzerindedir. Buna göre, bu girişim desenindeki 2. düğüm çizgisi üzerindeki herhangi bir noktanın kaynaklara olan yol farkı kaç\text{ cm}'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6

Cevap

2. düğüm çizgisi üzerindeki herhangi bir noktanın kaynaklara olan yol farkı 6 cm6\text{ cm}'dir.
3. dalga katarı üzerindeki P noktasının yol farkı 12 cm12\text{ cm} olup bu değer 3λ3\lambda'ya eşittir. Buradan dalga boyu λ=4 cm\lambda = 4\text{ cm} olarak bulunur. 2. düğüm çizgisi üzerindeki bir noktanın yol farkı ise (21/2)λ=1.5λ(2 - 1/2)\lambda = 1.5\lambda bağıntısından 6 cm6\text{ cm} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
P noktasının kaynaklara olan uzaklıkları farkını (yol farkını) bularak dalgaların dalga boyunu hesaplamak.
λ=4 cm\lambda = 4\text{ cm}
P noktas�� 3. dalga katarı üzerinde olduğundan yol farkı formülü ΔS=nλ\Delta S = n \cdot \lambda şeklindedir. Buradan 12 cm=3λ12\text{ cm} = 3\lambda elde edilir.
2
2. düğüm çizgisi üzerindeki bir noktanın yol farkını hesaplamak.
ΔS=6 cm\Delta S = 6\text{ cm}
Düğüm çizgileri üzerinde yer alan noktaların kaynaklara olan yol farkı ΔS=(n1/2)λ\Delta S = (n - 1/2)\lambda bağıntısıyla bulunur.

Anahtar Kavram

Su dalgalarında girişim çizgilerinin yol farkı bağıntıları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5316Soru

Özdeş kurşun bloklardaki oyuklardan çıkan ve aynı kinetik enerjiye sahip olan α\alpha, β\beta^- ve γ\gamma radyasyonları, sayfa düzlemine dik ve içeri doğru yönelmiş düzgün bir manyetik alana dik olarak girmektedir. Bu radyasyonların manyetik alan içerisindeki dairesel yörüngelerinin eğrilik yarıçapları sırasıyla rαr_\alpha, rβr_\beta ve rγr_\gamma olmaktadır.

Buna göre; rαr_\alpha, rβr_\beta ve rγr_\gamma yörünge eğrilik yarıçaplarını en küçükten en büyüğe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yörünge eğrilik yarıçaplarının en küçükten en büyüğe doğru sıralaması rβ<rα<rγr_\beta < r_\alpha < r_\gamma şeklindedir.
Düzgün manyetik alana dik olarak giren parçacıkların yörünge yarıçapı r=2mEkqBr = \frac{\sqrt{2mE_k}}{qB} bağıntısıyla hesaplanır. Aynı kinetik enerjiye sahip radyasyonlardan kütlesi çok küçük olan beta taneciğinin yarıçapı en küçük (rβr_\beta), kütlesi çok büyük olan alfanın yarıçapı orta (rαr_\alpha) ve yüksüz olup hiç sapmayan gamayı temsil eden yarıçap ise sonsuzdur (rγr_\gamma). Dolayısıyla doğru sıralama en dar yörüngeden hiç sapmayana doğru rβ<rα<rγr_\beta < r_\alpha < r_\gamma şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Manyetik alana dik giren yüklü parçacıkların yörünge yarıçapı formülünü kinetik enerjiye bağlı olarak yazmak.
r=pqB=2mEkqBr = \frac{p}{qB} = \frac{\sqrt{2mE_k}}{qB} bağıntısı elde edilir.
Parçacıkların yörünge yarıçaplarını, soruda sabit verilen kinetik enerji (EkE_k) üzerinden kütle (mm) ve yük (qq) ilişkisiyle analiz etmek.
2
Alfa, beta-eksi ve gama radyasyonlarının kütle ve yük değerlerini karşılaştırmak.
Alfa için qα=2eq_\alpha = 2e, mα4um_\alpha \approx 4u; beta-eksi için qβ=1eq_\beta = 1e, mβ11836um_\beta \approx \frac{1}{1836}u; gama için qγ=0q_\gamma = 0 ve durgun kütle sıfırdır.
Yarıçap bağıntısındaki değişkenleri her bir radyasyon türü için somutlaştırmak.
3
Elde edilen kütle ve yük değerlerini yarıçap formülünde kıyaslayarak sıralamayı belirlemek.
rβ1/183610,023r_\beta \propto \frac{\sqrt{1/1836}}{1} \approx 0,023, rα42=1r_\alpha \propto \frac{\sqrt{4}}{2} = 1 ve yüksüz gama için rγr_\gamma \rightarrow \infty bulunur. Buradan rβ<rα<rγr_\beta < r_\alpha < r_\gamma sıralamasına ulaşılır.
Kütle/yük oranının yörünge yarıçapını nasıl etkilediğini belirleyerek soruyu çözüme kavuşturmak.

Anahtar Kavram

Radyoaktif bozunma ürünlerinin kütle, yük ve manyetik alandaki sapma özellikleri.
Soru 5317Soru

Hastanelerin farklı bölümlerinde teşhis amacıyla kullanılan görüntüleme teknolojilerinin çalışma prensipleri birbirinden farklıdır. Aşağıdaki tabloda Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) cihazlarının bazı temel özellikleri karşılaştırılmıştır:

Görüntüleme CihazıKullanılan Temel Fiziksel Etkileşim / IşımaVücuda Radyoaktif Madde Verilmesi
Manyetik Rezonans (MR)G��çlü manyetik alan altında radyo dalgaları ile rezonansGerekmez
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET)Pozitron-elektron yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarıGerekir

Buna göre, bu görüntüleme cihazlarının çalışma ilkeleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PET cihazında görüntü elde etmek için vücuda enjekte edilen radyoaktif maddeden salınan pozitronların, dokulardaki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.

Cevap

PET cihazında görüntü elde etmek için vücuda enjekte edilen radyoaktif maddeden salınan pozitronların, dokulardaki elektronlarla yok olma tepkimesi yapması sonucu oluşan gama ışınları dedekte edilir.
Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) yönteminde, vücuda enjekte edilen radyoaktif ajanın saldığı pozitronların vücuttaki elektronlarla yok olma tepkimesine girmesi ve bu esnada yayınlanan zıt yönlü gama ışınlarının dedektörler vasıtasıyla algılanması temel görüntüleme mekanizmasıdır. Bu nedenle pozitronların elektronlarla yok olma tepkimesi sonucu oluşan gama ışınlarının dedekte edildiğini ifade eden açıklama doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının çalışma ilkesini analiz etme
MR cihazı, güçlü bir dış manyetik alan uygulayarak vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) radyo dalgaları yardımıyla rezonansa girmesini sağlar. Bu süreçte iyonlaştırıcı radyasyon (X-ışını veya gama) kesinlikle kullanılmaz.
MR cihazında X-ışını veya radyoaktif madde kullanıldığına dair yanlış algıları ve çeldiricileri elemek için.
2
PET cihazının çalışma ilkesini analiz etme
PET cihazında hastaya pozitron (e+e^+) saçan radyoaktif bir ilaç verilir. Salınan pozitronlar vücuttaki elektronlarla (ee^-) bir araya gelerek birbirini yok eder ve zıt yönlü iki gama fotonu yayınlanır. Dedektörler bu gama ışınlarını tespit ederek görüntüyü oluşturur.
PET cihazının yok olma tepkimesi ve gama dedeksiyonu esasına dayandığını netleştirmek için.
3
Kullanılan dalga türlerinin boşluktaki hızlarını karşılaştırma
Hem radyo dalgaları hem de gama ışınları elektromanyetik dalgadır. Tüm elektromanyetik dalgalar boşlukta aynı hızla (c=3×108 m/sc = 3 \times 10^8 \text{ m/s}) yayılır. Dolayısıyla hızlarının farklı olduğu yönündeki ifadeler yanlıştır.
Elektromanyetik spektrumdaki farklı dalgaların boşluk hızlarının eşit olduğu gerçeğini kullanarak ilgili çeldiriciyi elemek için.

Anahtar Kavram

Manyetik Rezonans (MR) ve Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) çalışma ilkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5318Soru

Âb-gûndur günbed-i devvârın rengi bilmezem<br>Yâ muhît olmuş gözümden akan yaşım uymuş rûzgâra

Fuzuli'ye ait bu beyit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyitte geçen 'günbed-i devvâr' (dönen kubbe) ifadesiyle gökyüzü kastedilmiş ve sadece kendisine benzetilen unsur verilerek kapalı istiare yapılmıştır.

Cevap

Beyitte geçen 'günbed-i devvâr' (d��nen kubbe) ifadesiyle gökyüzü kastedilmiş ve sadece kendisine benzetilen unsur verilerek kapalı istiare yapılmıştır ifadesi yanlıştır, çünkü bu kullanım açık istiaredir.
Dönen kubbe anlamına gelen 'günbed-i devvâr' ifadesiyle kastedilen gökyüzüdür. Gökyüzü (benzeyen) söylenmemiş, sadece dönen kubbe (kendisine benzetilen) söylenmiştir. Edebi sanatlarda yalnızca kendisine benzetilen unsurun kullanılmasıyla yapılan eğretilemeye 'açık istiare' denir. Seçenekte ise bunun 'kapalı istiare' olduğu iddia edilmiştir. Kapalı istiarede ise yalnızca benzeyen unsur bulunur ve kendisine benzetilenin bir özelliği/niteliği verilir. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen edebi sanatları belirlemek için beyit günümüz Türkçesine çevrilir.
Beytin günümüz Türkçesi: 'Dönen gökyüzünün renginin su rengi (mavi) mi olduğunu bilmiyorum; yoksa gözümden akan yaşlar mı dünyayı kapladı ve rüzgara uydu?' şeklindedir.
Beytin anlamını doğru kavramak, kullanılan benzetme ve mecazları analiz etmenin ilk adımıdır.
2
Beyitteki 'günbed-i devvâr' (dönen kubbe) kelime grubunun hangi sanat�� oluşturduğu incelenir.
Burada 'gökyüzü' yerine 'günbed-i devvâr' (dönen kubbe) denmiştir. Gökyüzü benzeyendir ve beyitte geçmemektedir. Günbed-i devvâr ise kendisine benzetilendir ve beyitte geçmektedir. Yalnızca kendisine benzetilen ile yapılan sanat açık istiaredir.
İstiare türlerinin (açık ve kapalı istiare) ayrımını yapmak, seçeneklerdeki ifadenin doğruluğunu kontrol etmek için gereklidir.
3
Diğer sanatsal ögelerin (tecahül-i arif, hüsn-i talil, mübalağa ve tenasüp) varlığı doğrulanır.
'Bilmezem' ifadesiyle bilinenin bilinmezlikten gelinmesi (tecahül-i arif), gökyüzünün maviliğinin gözyaşına bağlanması (hüsn-i talil), gözyaşının dünyayı kaplaması (mübalağa) ve 'âb-gûn' ile 'yaş' kelimelerinin ilişkisi (tenasüp) doğrulanır.
Diğer seçeneklerin neden elenmesi gerektiğini kesinleştirmek için beyitteki tüm sanatlar analiz edilmelidir.
4
Hatalı olan önerme belirlenerek doğru seçeneğe ulaşılır.
'Günbed-i devvâr' ifadesinde kapalı istiare olduğu yönündeki önermenin yanlış olduğu tespit edilir (çünkü açık istiaredir).
Soruda söylenemez olan seçenek sorulduğu için hatalı olan analiz doğru yanıt olarak işaretlenir.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) türleri ve diğer söz sanatlarının (tecahül-i arif, hüsn-i talil, mübalağa, tenasüp) tespiti ve analizi.
Soru 5319Soru

Tanzimat Dönemi öğretici metinleri ve gazetecilik faaliyetleri, Osmanlı entelektüelinin Batılılaşma programını halka yayma ve yeni bir kamuoyu (efkâr-ı umumiye) oluşturma çabasının en somut ürünüd��r. I. Dönem'de Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi isimler gazeteyi toplumu eğitmede bir okul olarak görürken; II. Dönem'de değişen siyasi koşullar öğretici metinlerin yönün�� estetik ve teorik tartışmalara (eleştiri, edebiyat teorisi) kaydırmıştır. Ancak bu süreçte türlerin gelişimi, yayın organlarının çizgisi ve yazarların savundukları görüşler arasında karmaşık ilişkiler mevcuttur.

Bu parçadan hareketle Tanzimat Dönemi öğretici metinleri ve gazeteciliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanzimat I. Dönem öğretici metinlerinde görülen dilde sadeleşme ve halka ulaşma gayesi, II. Dönem'de de aynen korunmuş; Muallim Naci'nin *Demdeme* ve Recaizade Mahmut Ekrem'in *Zemzeme* mukaddimeleri gibi eserlerde toplumsal sorunlar ve siyasi eleştiriler dilin sadeleştirilmesi aracılığıyla halka aktarılmaya çalışılmıştır.

Cevap

Tanzimat II. Dönem öğretici metinlerinde dilde sadeleşme gayesi korunmamış, dil ağırlaşmıştır. Ayrıca Demdeme ve Zemzeme mukaddimeleri toplumsal veya siyasi eleştiriler içermez; tamamen şiir estetiği ve eski-yeni edebiyat kavgasına odaklanan bireysel ve edebi nitelikli tartışmalardır.
Tanzimat II. Dönem'de 'sanat sanat içindir' anlayışı hakim olmuş, dil ağırlaşmış ve edebi eleştiri yazıları toplumsal sorunlardan ziyade edebi-estetik tartışmalara odaklanmıştır. Bu nedenle Muallim Naci'nin ve Recaizade Mahmut Ekrem'in eleştiri yazılarının toplumsal/siyasi eleştirileri sade bir dille halka aktarmayı amaçladığını belirten ifade tamamen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat I. ve II. Dönem öğretici metinlerinin ve gazeteciliğinin temel farklarını edebi anlayış, dil ve konu çerçevesinde analiz etmek.
I. Dönem'de toplumsal fayda, halkı eğitme ve sade dil ideali varken; II. Dönem'de siyasi baskıların da etkisiyle sanat sanat içindir anlayışı, ağır bir dil ve estetik/bireysel konular öne çıkmıştır.
Dönemsel zihniyet farklarının metinlere nasıl yansıdığını belirlemek, seçeneklerdeki yargıları doğru değerlendirmek için gereklidir.
2
Muallim Naci'nin Demdeme ve Recaizade Mahmut Ekrem'in Zemzeme Mukaddimeleri gibi II. Dönem edebi tartışma metinlerinin içeriğini incelemek.
Bu metinlerin siyasi/toplumsal eleştirilerden uzak, şiirde 'güzel' olanın ne olduğu ve eski-yeni çatışması üzerine kurulu estetik metinler olduğu belirlenmiştir.
Bu eserlerin yanlış seçenek tarafından iddia edilen toplumsal ve siyasi işlevleri barındırıp barındırmadığını kontrol etmek gerekir.
3
I. ve II. Dönem arasındaki sadeleşme politikasının devamlılığını doğrulamak.
II. Dönem'de dilde sadeleşme çabalarının kesintiye uğradığı ve dilin ağırlaştığı sonucuna varılmıştır.
Dilde sadeleşmenin II. Dönem'de aynen korunduğu iddiasının yanlışlığını kesinleştirmek amaçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. ve II. Dönem öğretici metinlerinin edebi anlayış, dil ağırlaşması ve konu seçimi (toplumsal fayda vs. estetik kaygı) bakımından ayrışması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5320Soru

Aşağıdaki dizeler, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinin estetik ve tematik açıdan farklı yönelimlerini temsil eden üç ayrı metinden alınmıştır:

I. Metin:
*Ne içindeyim zamanın,*
*Ne de büsbütün dışında;*
*Yekpare, geniş bir anın*
*Parçalanmaz akışında.*

II. Metin:
*Sen yanmasan*
*ben yanmasam*
*biz yanmasak,*
*nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...*

III. Metin:
*Yayla dumanı gibi erisin gitsin acın,*
*Gözünde kalmasın ne hasret ne o eski sızı.*
*Gel otur yanıma, dinle ey güzel çoban kızı,*
*Dağların sesidir bu, dertlere tek ilacın.*

Bu şiirlerin dil, üslup ve içerik özellikleri dikkate alınd��ğında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Metin'de "zamanın" ve "anın" sözcüklerindeki "-ın" ekleri redif görevindeyken; III. Metin'de "sızı" ve "kızı" sözcüklerindeki "-ı" sesleri görevdaş olduğu için redif olarak kabul edilir.

Cevap

I. Metin'de 'zamanın' ve 'anın' sözcüklerindeki '-ın' ekleri redif görevindeyken; III. Metin'de 'sızı' ve 'kızı' sözcüklerindeki '-ı' sesleri görevdaş olduğu için redif olarak kabul edilir ifadesi yanlıştır.
Dizelerdeki dil bilgisel ve ahenk incelemesi yapıldığında, 'sızı' ve 'kızı' sözcüklerindeki '-ı' seslerinin redif oluşturduğu iddiası yanlıştır. 'Sızı' sözcüğü kök halindedir ve buradaki '-ı' sesi kökün asli bir parçasıdır. 'Kızı' sözcüğünde ise 'kız' köküne gelen üçüncü şahıs iyelik eki '-ı' yer almaktadır. Ek ile kökteki seslerin görevdaşlığı söz konusu olamayacağından, bu sesler redif kabul edilemez; sözcükler arasındaki '-ızı' ses benzeşmesi zengin kafiye olarak değerlendirilir. Dolayısıyla bu seçenek söylenemez ve doğru yanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizeleri verilen şiirlerin Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki yönelimlerini ve şairlerini tespit etmek.
I. Metin Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Ne İçindeyim Zamanın' (Saf Şiir), II. Metin Nâzım Hikmet'in 'Kerem Gibi' (Toplumcu Gerçekçi), III. Metin ise Ömer Bedrettin Uşaklı'nın 'Yayla Dumanı' (Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir) eserleridir.
Şiirlerin tematik ve biçimsel özellikleri (örneğin saf şiirdeki rüya ve zaman kavramları, toplumcu şiirdeki basamaklı dize ve serbest ölçü, memleketçi şiirdeki çoban kızı ve yerli temalar) bu tespiti sağlar.
2
A, B, C ve E seçeneklerindeki kuramsal ve biçimsel değerlendirmelerin doğruluk kontrolünü yapmak.
Bu seçeneklerde yer alan saf şiir, toplumcu gerçekçi şiir ve Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir hakkındaki tüm teorik tanımlamalar ve yapısal tespitler doğrudur.
Seçeneklerde şairlerin bağlı olduğu edebi toplulukların poetik özellikleri doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.
3
D seçeneğinde yer alan kafiye ve redif bilgisini kelime tahlili yoluyla incelemek.
I. Metin'deki 'zamanın' ve 'anın' sözcüklerinde yer alan '-ın' ekleri ilgi (tamlayan) ekidir ve görevdaş oldukları için rediftir. III. Metin'deki 'sızı' sözcüğü kök hâlindeyken 'kız-ı' sözcüğündeki '-ı' eki üçüncü şahıs iyelik ekidir. Biri kökte yer alan, diğeri ise ek olan bu '-ı' sesleri görevdaş sayılamayacağı için redif değil, kafiye ('-ızı' zengin kafiye) oluştururlar.
Türk şiirinde redif olabilmesi için seslerin aynı anlam veya görevdeki eklerden/kelimelerden oluşması gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi şiir anlayışları ve ahenk unsurlarının analizi
ÖncekiSayfa 266 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin