Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 2521Soru

İslam'da bir kimsenin mümin olarak nitelendirilebilmesi için kalbinde bulunan inancı diliyle ikrar etmesi istenir. Ancak dilsizlik gibi fiziksel engeli olan veya can güvenliği tehdidi altında (ikrah) inancını gizlemek zorunda kalan bir kişinin, inancını diliyle beyan edemese bile ahirette kurtuluşa ereceği kabul edilir. Buna karşılık, hiçbir baskı altında olmaksızın diliyle inandığını iddia ettiği hâlde bunu kalben onaylamayan bir kimsenin imanı ise ahirette geçersiz sayılır.

Bu bilgilere göre iman kavramı ile tasdik ve ikrar ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmanın özünü ve ahiretteki geçerliliğini belirleyen temel unsur kalbî kabul iken, sözlü beyan bu durumun toplumsal alanda görünür kılınmasına hizmet eder.

Cevap

İmanın özünü ve ahiretteki geçerliliğini belirleyen temel unsur kalbî kabul iken, sözlü beyan bu durumun toplumsal alanda görünür kılınmasına hizmet eder.
Kalpteki onay (tasdik) imanın özünü oluştururken, bu inancın dille söylenmesi (ikrar) toplumsal alanda Müslüman muamelesi görmek için gereklidir. Paragrafta belirtilen mazeret durumlarında imanın geçerli kabul edilmesi ve mazeretsiz dille söylenip kalben onaylanmayan imanın geçersiz olması, imanın asıl merkezinin kalpteki tasdik olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen durumları analiz etmek.
Mazeretli kişilerin diliyle söyleyemeseler bile kalben inandıkları için mümin sayıldığı, buna karşın mazeretsiz olarak diliyle söyleyip kalben inanmayanların imanının geçersiz olduğu belirlenir.
Kalpteki tasdikin imanın geçerliliği için asli rükün olduğunu tespit etmek.
2
Dil ile ikrarın işlevini değerlendirmek.
İkrarın, kişinin Müslüman olarak toplumda tanınmasını ve dünyevi haklardan yararlanmasını sağlayan dışsal bir beyan olduğu anlaşılır.
Tasdik ile ikrarın rollerini birbirinden ayırt etmek.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı saptamak.
İmanın esasen kalpteki tasdike dayandığını, dil ile ikrarın ise dünyevi/hukuki bir görünürlük işlevi taşıdığını ifade eden yargının doğru olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Kalp ile tasdik ve dil ile ikrar ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2522Soru

Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kabul eden düşünürler, bu varlığı temellendirmek için farklı kanıtlar ve görüşler öne sürmüşlerdir. Buna göre, sol sütunda yer alan filozofları sağ sütunda verilen Tanrı'nın varlığına ilişkin açıklamalarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Anselmus
Spinoza
Aristoteles
Kant

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anselmus, zihindeki en yetkin varlık fikrine dayanan ontolojik açıklamayla; Spinoza, Tanrı ve doğayı özdeşleştiren panteist görüşle; Aristoteles, evrendeki hareketi açıklayan ilk hareket ettirici fikriyle; Kant ise ahlak yasasının gereği olarak Tanrı'yı bir postula kabul eden görüşle eşleşir.
Eşleştirmede Anselmus zihindeki en yetkin varlık fikrine dayanan ontolojik kanıtla, Spinoza Tanrı ile doğayı bir tutan panteist görüşle, Aristoteles evrendeki oluşu açıklamak adına ilk hareket ettirici fikriyle, Kant ise ahlak yasasının temellendirilmesi adına pratik aklın bir postulası olarak Tanrı'nın kabulüyle doğru şekilde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Anselmus'un ontolojik argümanını incelemek.
Anselmus, zihindeki en mükemmel varlık fikrinin zorunlu olarak dış dünyada da var olması gerektiği çıkarımına ulaşır.
Çünkü zihindeki yetkinlik, gerçek varoluş olmadan eksik kalır; bu durum ontolojik kanıttır.
2
Spinoza'nın panteist yaklaşımını değerlendirmek.
Spinoza, doğa ile Tanrı'yı tek bir töz olarak görerek aşkın olmayan, içkin bir Tanrı anlayışına ulaşır.
Bu görüş panteizmin (tüm Tanrıcılık) temel tanımını oluşturur.
3
Aristoteles'in kozmolojik argümanını analiz etmek.
Aristoteles, evrendeki oluş ve hareketi temellendirmek için hareket etmeyen bir ilk nedene (ilk hareket ettirici) ulaşır.
Bu çıkarım kozmolojik kanıtın ilk biçimidir.
4
Kant'ın ahlaki temellendirmesini ele almak.
Kant, Tanrı'yı metafiziksel olarak ispatlamak yerine ahlak yasasının işleyebilmesi için pratik aklın kabul etmesi gereken bir varsayım (postula) olarak sunar.
Bu da ahlak kanıtının temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Tanrı'nın varlığını kabul eden görüşler ve bu görüşleri temellendiren rasyonel kanıtlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2523Soru
xx bir irrasyonel gerçel sayı olmak üzere,
x22xx^2 - 2x
ve
x35xx^3 - 5x
ifadelerinin her ikisi de birer rasyonel sayıdır.
Buna göre, x2+2xx^2 + 2x ifadesinin alabileceği farklı değerlerin toplamı ka��tır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 10

Cevap

İfadenin alabileceği farklı değerlerin toplamı 10'dur.
Verilen ifadelerin rasyonel olabilmesi için, x35xx^3 - 5x ifadesinin xx cinsinden yazılımındaki irrasyonel terimin katsayısının sıfır olması gerekir. Buradan x22x=1x^2 - 2x = 1 elde edilir. Bu denklemin kökleri olan 1+21+\sqrt{2} ve 121-\sqrt{2} değerleri için x2+2xx^2 + 2x ifadesinin alacağı değerlerin toplamı 10 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
x22xx^2 - 2x ve x35xx^3 - 5x ifadelerinin rasyonel sayı değerlerini sırasıyla aa ve bb olarak tanımlayalım.
x22x=ax^2 - 2x = a ve x35x=bx^3 - 5x = b (a,bQa, b \in \mathbb{Q})
Verilen ifadelerin rasyonel sayı olma koşullarını cebirsel olarak analiz etmek.
2
x2=2x+ax^2 = 2x + a eşitliğini kullanarak x3x^3 ifadesini xx cinsinden yazalım.
x3=xx2=x(2x+a)=2x2+ax=2(2x+a)+ax=(a+4)x+2ax^3 = x \cdot x^2 = x(2x + a) = 2x^2 + ax = 2(2x + a) + ax = (a + 4)x + 2a
x3x^3 teriminin derecesini düşürerek birinci dereceden bir ifade elde etmek.
3
Elde ettiğimiz x3x^3 ifadesini x35xx^3 - 5x ifadesinde yerine yazarak düzenleyelim.
x35x=(a+4)x+2a5x=(a1)x+2a=bx^3 - 5x = (a + 4)x + 2a - 5x = (a - 1)x + 2a = b
x35xx^3 - 5x ifadesini xx cinsinden ifade etmek.
4
xx irrasyonel sayısı için (a1)x=b2a(a - 1)x = b - 2a eşitliğini inceleyelim.
a1=0    a=1a - 1 = 0 \implies a = 1 ve b=2a=2b = 2a = 2
Eğer a10a - 1 \neq 0 olsaydı, x=b2aa1x = \frac{b - 2a}{a - 1} olurdu ve a,ba, b rasyonel olduğundan xx de rasyonel olurdu. Bu durum xx'in irrasyonel olmasıyla çelişir.
5
a=1a = 1 için x22x=1x^2 - 2x = 1 denklemini çözelim.
x22x1=0    x=1+2x^2 - 2x - 1 = 0 \implies x = 1 + \sqrt{2} veya x=12x = 1 - \sqrt{2}
xx irrasyonel sayısının alabileceği olası gerçel sayı değerlerini bulmak.
6
Bulunan xx değerleri için x2+2xx^2 + 2x ifadesinin değerlerini hesaplayıp toplayalım.
x2=2x+1x^2 = 2x + 1 olduğundan, x2+2x=4x+1x^2 + 2x = 4x + 1 olur. Buradan değerler 5+425+4\sqrt{2} ve 5425-4\sqrt{2} olup toplamları 1010'dur.
İstenen değerlerin toplamını elde etmek.

Anahtar Kavram

Rasyonel ve irrasyonel sayı kümelerinin özellikleri, kapalılık ve irrasyonellik tanımı.
Soru 2524Soru

N\mathbb{N} doğal sayılar, Z\mathbb{Z} tam sayılar, Q\mathbb{Q} rasyonel sayılar, Q\mathbb{Q}' irrasyonel sayılar ve R\mathbb{R} gerçel sayılar kümesini temsil etmektedir.

Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlışt��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 16Q\sqrt{16} \in \mathbb{Q}'

Cevap

Karekök dışına tam sayı olarak çıkabilen ifadeler rasyonel sayılardır. 16=4\sqrt{16} = 4 olduğundan bu sayı irrasyonel değil, rasyonel bir sayıdır. Dolayısıyla bu ifadedeki üyelik ilişkisi yanlıştır.
Karekök dışına tam sayı olarak çıkabilen ifadeler rasyonel sayılardır. 16=4\sqrt{16} = 4 olduğundan bu sayı irrasyonel değil, rasyonel bir sayıdır. Dolayısıyla bu ifadedeki üyelik ilişkisi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen ifadelerdeki sayıların hangi sayı kümelerine ait olduğunu belirlemek için sayıları inceleyelim.
5-5 bir negatif tam sayıdır, 00 bir doğal sayıdır, 34\frac{3}{4} bir rasyonel sayıdır, 2\sqrt{2} kök dışına tam çıkamayan bir irrasyonel sayıdır ve 16=4\sqrt{16} = 4 bir rasyonel sayıdır.
Her bir ifadenin doğruluğunu kontrol etmek için temel sayı kümelerinin tanımlarını uygulamamız gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluk durumunu tek tek değerlendirelim.
5Z-5 \in \mathbb{Z} doğrudur çünkü 5-5 tam sayıdır. 0N0 \in \mathbb{N} doğrudur çünkü 00 doğal sayıdır. 34Q\frac{3}{4} \in \mathbb{Q} doğrudur çünkü rasyonel sayıdır. 2R\sqrt{2} \in \mathbb{R} doğrudur çünkü her gerçel sayı gibi irrasyonel sayılar da gerçel sayılar kümesine dahildir. 16Q\sqrt{16} \in \mathbb{Q}' ifadesi yanlıştır çünkü 16=4\sqrt{16} = 4 rasyonel bir sayıdır, irrasyonel değildir.
Yanlış olan ifadeyi tespit ederek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Sayı kümelerinin tanımları ve elemanların bu kümelere aidiyeti
Tahmini Süre:45s
Soru 2525Soru

Aşağıdaki dilsiz dünya haritası üzerinde dört farklı alan numaralandırılarak koyu renkle gösterilmiştir.

- I numaralı alan: Himalaya Dağlık Bölgesi
- II numaralı alan: Akdeniz İklim Bölgesi
- III numaralı alan: Güneydoğu Asya Yoğun Nüfuslu Bölgesi
- IV numaralı alan: Avrupa Birliği Siyasi Bölgesi

Buna göre, haritada gösterilen bu bölge türlerini sınırlarının en yavaş değişenden en hızlı değişene doğru sıralanışını belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bölgelerin sınırlarının en yavaş değişenden en hızlı değişene doğru sıralaması: I numaralı alan (Himalaya Dağlık Bölgesi), II numaralı alan (Akdeniz İklim Bölgesi), III numaralı alan (Güneydoğu Asya Yoğun Nüfuslu Bölgesi) ve IV numaralı alan (Avrupa Birliği Siyasi Bölgesi) şeklindedir.
Bölgelerin sınırlarının değişim hızı, bölgeyi oluşturan kriterlerin değişkenlik süresine bağlıdır. Himalaya Dağlık Bölgesi (I) gibi jeomorfolojik bölgelerin sınırları milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerle değiştiği için en yavaş değişendir. Akdeniz İklim Bölgesi (II) gibi klimatolojik bölgeler de doğal kökenli olup sınırları yavaş değişir ancak yer şekillerine kıyasla daha kısa sürede değişebilir; ayrıca sınırları kademelidir. Güneydoğu Asya Yoğun Nüfuslu Bölgesi (III) gibi beşeri bölgeler nüfus hareketlerine göre şekillenir ve onlarca yılda değişebilir. Avrupa Birliği Siyasi Bölgesi (IV) gibi siyasi bölgeler ise resmi kararlarla bir günde aniden ve keskin sınırlar şeklinde değişebildiği için en hızlı değişen bölge grubundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal şekilsel bölgelerin sınırlarının değişim hızını belirleme
Yer şekillerine dayalı bölge olan Himalaya Dağlık Bölgesi'nin (I) sınırları jeolojik süre��lerle belirlendiğinden en yavaş değişen bölgedir. İklim özelliklerine dayalı Akdeniz İklim Bölgesi'nin (II) sınırları da yavaş değişir ancak yer şekillerine göre görece daha kısa sürede (iklim değişimleriyle) değişebilir ve sınırları kademelidir.
Doğal bölgelerin sınırları fiziki coğrafya özelliklerine bağlı olup çok yavaş değişir.
2
Beşeri bölgelerin sınırlarının değişim hızını belirleme ve karşılaştırma
Yoğun nüfuslu bölgeler (III) beşeri dinamiklere bağlıdır ve nüfus hareketleriyle birkaç on yılda değişebilir. Siyasi bölgelerin (IV - Avrupa Birliği Bölgesi) sınırları ise siyasi ve idari kararlarla çok kısa sürede, hatta bir günde değişebilir.
Beşeri ve ekonomik özelliklere göre belirlenen bölgelerin sınırları doğal bölgelere göre çok daha hızlı değişir.
3
Bölgeleri en yavaş değişenden en hızlı değişene doğru sıralama
Sıralama: I -> II -> III -> IV şeklindedir.
Değişim süreleri jeolojik zamanlardan (en yavaş) günlük siyasi kararlara (en hızlı) doğru kısalmaktadır.

Anahtar Kavram

Doğal bölgelerin sınırları yer şekilleri ve iklim gibi fiziki özelliklere dayandığı için çok yavaş değişirken, beşeri ve siyasi bölgelerin sınırları insan faaliyetleri ve siyasi kararlara bağlı olarak çok hızlı değişebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2526Soru

İslam kelamında imanın mahiyeti, rükünleri ve geçerlilik şartları tartışılırken tasdik, ikrar, marifet ve amel kavramları farklı işlevleriyle ele alınmıştır. Aşağıda verilen kavramları, bu kavramların kelami statüleri ve işlevleriyle ilgili açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kalp ile tasdik
Dil ile ikrar
Marifet
Amel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kalp ile tasdik imanın aslı ve özüyle; dil ile ikrar dünyevi ve hukuki geçerlilikle; marifet sadece zihinsel bilmeyle; amel ise imanın korunmasını ve olgunlaşmasını sağlayan pratiklerle eşleşir.
Tasdik, iman etmek için zorunlu olan kalbi doğrulamadır. İkrar ise bu tasdikin dille söylenmesidir ve dünyevi hükümlerin uygulanmasını sağlar. Marifet sadece zihinsel bilgi iken amel, imanı koruyan salih davranışlardır. Bu çerçevede yapılan eşleştirme kelam ilminin temel ilkelerine tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İman kavramının özünü belirlemek
Kalp ile tasdik, imanın gerçek anlamda var olabilmesi ve ahirette kurtuluş için yegane şarttır. Bu durum ilk açıklamayla eşleşir.
Kelam ilminde iman, kalbin tasdikinden ibarettir; kalpte onaylama olmadan dil ile beyan edilse bile nifak ortaya çıkar.
2
İmanın dünyevi ve hukuki boyutunu ayırt etmek
Dil ile ikrar, kalpteki inancın başkaları tarafından bilinmesini sağlar. Bu durum ikinci açıklamayla eşleşir.
Toplumda bir kimsenin mümin olarak tanınması, evlenme, miras ve cenaze namazı gibi hukuki haklardan yararlanması dil ile beyan etmesine bağlıdır.
3
Bilgi (marifet) ile imanın farkını ortaya koymak
Marifet, kalbin teslimiyeti ve boyun eğmesi olmaksızın sadece bilmektir. Bu durum üçüncü açıklamayla eşleşir.
Sadece bilmek iman olsaydı, Allah'ı çok iyi tanıyan ama O'na isyan eden iblisin de mümin sayılması gerekirdi.
4
İnancın pratik yansıması olan amel kavramını analiz etmek
Amel, imanın bir parçası olmamakla birlikte, inancı besleyen ve kemale erdiren unsurdur. Bu durum dördüncü açıklamayla eşleşir.
Ehl-i Sünnet inancına göre amel imanın özünden değildir; ibadetleri aksatan kişi günahkar olsa da dinden çıkmış sayılmaz.

Anahtar Kavram

Tasdik, ikrar, marifet ve amel kavramlarının iman ile olan kelami ve hukuki ilişkisi
Soru 2527Soru

Aşağıdaki harita türleri ile bu haritalardan elde edilebilecek bilgileri/özellikleri doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1/25.0001/25.000 ölçekli Türkiye fiziki haritası
1/2.000.0001/2.000.000 ölçekli Türkiye fiziki haritası
1/50.0001/50.000 ölçekli Ankara idari bölünüş haritası
1/5.000.0001/5.000.000 ölçekli Dünya siyasi haritası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: 1/25.0001/25.000 ölçekli Türkiye fiziki haritası ile izohipsler arasındaki farkın az olması; 1/2.000.0001/2.000.000 ölçekli Türkiye fiziki haritası ile izohipsler arası yükselti farkının büyük olması; 1/50.0001/50.000 ölçekli Ankara idari bölünüş haritası ile ilçe ve mahalle sınırlarının ayrıntılı gösterilmesi; 1/5.000.0001/5.000.000 ölçekli Dünya siyasi haritası ile ülke sınırlarının genel hatlarıyla gösterilip bozulma oran��nın en fazla olması eşleşir.
Harita ölçeği ile payda ters orantılıdır. 1/25.0001/25.000 ölçekli fiziki harita en büyük ölçekli fiziki harita olduğundan izohipsler arasındaki fark azdır ve ayrıntı fazladır. 1/2.000.0001/2.000.000 ölçekli harita ise daha küçük ölçekli bir fiziki harita olduğundan izohips aralığı büyüktür. İdari haritalardan 1/50.0001/50.000 ölçekli olanı dar alandaki sınırları yüksek ayrıntıyla verirken, 1/5.000.0001/5.000.000 ölçekli Dünya siyasi haritası en küçük ölçekli harita olduğundan bozulma oranı en yüksek olanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritaların kullanım amaçlarına (fiziki ve siyasi/idari) göre işlevlerini belirleyin.
Fiziki haritalarda yer şekilleri ve izohipsler bulunur; siyasi/idari haritalarda ise idari ve siyasi sınırlar gösterilir.
Eşleştirilecek özelliklerin fiziki mi yoksa idari sınırlar mı içerdiğini ayırt etmek gerekir.
2
Ölçek paydalarındaki sayıları karşılaştırarak harita ölçeğinin büyüklüğünü belirleyin.
1/25.0001/25.000 ve 1/50.0001/50.000 ölçekli haritalar büyük ölçekli; 1/2.000.0001/2.000.000 ve 1/5.000.0001/5.000.000 ölçekli haritalar ise küçük ölçeklidir.
Ölçek paydası büyüdükçe küçültme oranı artar ve ölçek küçülür.
3
Büyük ve küçük ölçeklerin özelliklerini (bozulma oranı, ayrıntı gücü, izohips aralığı) harita türleriyle birleştirin.
Büyük ölçekli fiziki haritada izohips aralığı az olur (örn. 1/25.0001/25.000 için). Küçük ölçekli siyasi haritada ise bozulma oranı en fazladır (örn. 1/5.000.0001/5.000.000 için).
Küçültme oranının değişmesi, haritadaki tüm geometrik ve topoğrafik ayrıntıları doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Ölçeklerin Harita Özelliklerine Etkisi ve Harita Türleri
Soru 2528Soru

Kehf suresinin 110. ayetinde yer alan, "De ki: Şüphesiz ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor..." ifadesi Hz. Muhammed’in aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan vurgulamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beşerî (insani) kimliğini

Cevap

Beşerî (insani) kimliğini
Ayet mealinde geçen 'ben de ancak sizin gibi bir insanım' ifadesi, Hz. Muhammed'in diğer insanlar gibi insani özelliklere (beşerî yön) sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle beşerî (insani) kimliğini ifadesi doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metninde yer alan 'ben de ancak sizin gibi bir insanım' ifadesi değerlendirilir.
Bu ifadenin doğrudan peygamberin insan olma (beşerî) yönüne işaret ettiği belirlenir.
Soruda ayetin doğrudan neyi vurguladığı sorulmaktadır.
2
Diğer seçeneklerdeki peygamberlik görevleri ile beşerî yön ayırt edilir.
Risalet, gayb bilgisi, mucize ve ismet gibi kavramların doğrudan peygamberlik yönüyle ilgili olduğu görülür ve doğru cevaba ulaşılır.
Hz. Muhammed'in beşerî yönü ile risalet yönü arasındaki farkı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü
Soru 2529Soru

Evrende var olan her şey, tek bir sonsuz varlığın (tözün) farklı biçimlerdeki yansımalarıdır. Doğa kendi yasalarına göre işler ancak bu işleyiş onun dışındaki bir irade tarafından değil, bizzat doğanın kendisi olan yaratıcı güç tarafından belirlenir. Bu anlayışa göre yaratıcı, evrenin ötesinde bir varlık değil, evrenin kendisi ve tamamıdır.

Buna göre, parçada tasvir edilen Tanrı ve evren ilişkisini savunan din felsefesi görüşü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Panteizm

Cevap

Panteizm (Evren ile Tanrı'yı özdeş gören görüş)
Parçada açıklandığı üzere, yaratıcının evrenin dışında veya ötesinde yer almadığı, aksine evrenin kendisi ve tamamı olduğu düşüncesi vurgulanmıştır. Din felsefesinde Tanrı ile evreni özdeş (bir ve aynı) kabul eden, her şeyin Tanrı, Tanrı'nın da her şey olduğunu savunan görüş panteizm (tümtanrıcılık) olarak adlandırılır. Bu nedenle panteizm tanımı parçadaki açıklamayla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etmek
Parçada yaratıcının evrenin dışında (aşkın) olmadığı, aksine evrenin kendisi ve tamamı olduğu belirtilmektedir.
Tanrı-evren ilişkisini doğru tespit edebilmek için parçadaki temel iddiayı ortaya koymak gerekir.
2
Tespit edilen Tanrı-evren ilişkisini felsefi akımlarla eşleştirmek
Tanrı ile evreni bir ve aynı (özdeş) kabul eden, yaratıcının evrene içkin olduğunu savunan görüş panteizmdir (tümtanrıcılık).
Din felsefesinde Tanrı'nın varlığını kabul eden görüşlerin tanımlarını karşılaştırmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Panteizm (TümTanrıcılık) ve Tanrı-Evren İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2530Soru

Bir nehrin akıntısına karşı duran iki kişiden biri suyun serinletici ve dinlendirici olduğunu söylerken, diğeri suyun üşütücü ve rahatsız edici olduğunu iddia eder. Septik filozof Sextus Empiricus'a göre, bu iki iddiadan birini diğerine üstün kılacak tarafsız bir hakem veya mutlak bir kriter bulunmamaktadır. Çünkü her iki insan da kendi algısal durumuna göre haklıdır. Bu parçadaki akıl yürütme, aşağıdaki yargılardan hangisini desteklemek amacıyla kullanılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnelerin gerçek yapısına dair genelgeçer bir bilgiye ulaşılamayacağı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.

Cevap

Nesnelerin gerçek yapısına dair genelgeçer bir bilgiye ulaşılamayacağı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.
Nesnelerin gerçek yapısına dair genelgeçer bir bilgiye ulaşılamayacağı için yargıda bulunmaktan kaçınılması gerektiğini belirten yargı doğrudur. Parçada Sextus Empiricus'un suyun sıcaklığı örneği üzerinden, çelişen algılar karşısında karar verecek nesnel bir hakem veya kriter bulunmadığı ve bu yüzden kesin bir hüküm vermeyip yargıyı askıya almak gerektiği açıkça ifade edilmektedir. Bu durum septisizmin en temel iddiasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanı analiz etme
İki insanın aynı nesne (nehir suyu) hakkında çelişen algılara sahip olduğu ve bu algıları karşılaştırıp hangisinin doğru olduğunu gösterecek bağımsız bir ölçüt (kriter) bulunmadı��ı belirlenir.
Söz konusu durumun septik bilgi felsefesi (şüphecilik) ile ilişkisini kurabilmek için.
2
Septisizmin temel kavramlarını hatırlama
Herhangi bir şey hakkında kesin hüküm vermenin imkansız olduğu sonucuna ulaşıldığından yargıyı askıya alma (epoché) fikrine ulaşılır.
Parçadaki 'kriter bulunmamaktad��r' ifadesinin felsefi sonucunu bulmak için.
3
Seçenekleri değerlendirme
Nesnelerin gerçek doğasına dair kesin yargıda bulunmaktan kaçınılması gerektiğini savunan seçeneğin parçadaki düşünceyle birebir ört��ştüğü görülür.
Doğru seçeneği yanlış olanlardan ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Septisizmde yargının askıya alınması (epoché) ve doğru bilginin imkansızlığı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2531Soru

Bir coğrafya öğretmeni, öğrencilerinden aynı boyutlardaki iki resim kağıdını kullanarak Van Gölü Havzası'nın fiziki haritalarını çizmesini istemiştir. Öğrenciler bu çalışma kapsamında aşağıdaki ölçekleri kullanmışlardır:

* I. Harita: 1:200.0001:200.000 ölçekli
* II. Harita: 1:800.0001:800.000 ölçekli

Buna göre, hazırlanan bu haritalar kar��ılaştırıldığında II. Harita'dan I. Harita'ya geçildiğinde meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzohips (eş yükselti) eğrileri arasındaki yükselti farkı (eş aralık değeri) azalır.

Cevap

İzohips (eş yükselti) eğrileri arasındaki yükselti farkının (eş aralık değerinin) azalması
Ölçek büyüdükçe yer şekillerinin ayrıntısı artar ve izohips eğrileri arasındaki yükselti farkı (eş aralık / eküidans) küçülür. İkinci haritadan birinci haritaya geçildiğinde ölçek büyüdüğü için izohipsler arasındaki yükselti farkı azalacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritaların ölçeklerini karşılaştırarak hangisinin büyük, hangisinin küçük ölçekli olduğunu belirlemek.
I. Harita (1:200.0001:200.000) paydası küçük olduğu için büyük ölçekli; II. Harita (1:800.0001:800.000) paydası büyük olduğu için küçük ölçekli haritadır.
Ölçeğin paydasındaki sayı ile ölçeğin gerçek büyüklüğü ters orantılıdır.
2
II. Harita'dan I. Harita'ya geçildiğinde ölçekte meydana gelen değişimi tespit etmek.
Küçük ölçekli bir haritadan (1:800.0001:800.000) büyük ölçekli bir haritaya (1:200.0001:200.000) geçiş yapılmıştır, yani kullanılan ölçek büyümüştür.
Büyük ölçekli haritaların ayırt edici özelliklerinin bu geçişteki etkisini analiz etmek gerekir.
3
Ölçeğin büyümesiyle birlikte harita özelliklerinin (ayrıntı gücü, bozulma oranı, izohips eş aralık değeri) nasıl değişeceğini değerlendirmek.
Ölçek büyüdüğünde ayrıntı gösterme gücü artar, bozulma oranı azalır ve daha detaylı gösterim yapabilmek için izohipsler arasındaki yükselti farkı (eş aralık / eküidans) azalır.
Büyük ölçekli haritalarda yeryüzü şekilleri daha az küçültüldüğü için daha sık aralıklarla izohips çizgisi çizilebilir.

Anahtar Kavram

Ölçek büyüklüğü ile harita özellikleri arasındaki ters/doğru orantı ilişkileri ve izohips eş aralık değeri üzerindeki etkisi
Soru 2532Soru

Gerçel sayı doğrusu üzerinde konumlandırılan aa, bb ve cc sayıları hakkında aşağıdaki bilgiler verilmiştir:
- aa sayısı bir doğal sayıdır.
- bb sayısı, başlangıç noktasına olan uzaklığı 5 birimden az olan bir negatif tam sayıdır.
- cc sayısı, tam sayı olmayan bir rasyonel sayıdır.

Bu sayılar arasında
ab+2c=12a - b + 2c = 12
eşitliği tanımlanmıştır.

Buna göre, cc sayısının alabileceği en büyük değer için a+b+2ca + b + 2c ifadesinin değeri kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 10

Cevap

c sayısının alabileceği en büyük değer için a + b + 2c ifadesinin değeri 10'dur.
c sayısını en büyük yapmak amacıyla, c=12a+b2c = \frac{12 - a + b}{2} ifadesinde çıkarılan aa doğal sayısı en küçük (00), eklenen bb negatif tam sayısı ise en büyük (1-1) olarak seçilmiştir. Buradan elde edilen c=11/2c = 11/2 sayısı tam sayı olmayan rasyonel sayı koşulunu sağlamaktadır. Bu değerlerin toplamı olan a+b+2ca + b + 2c işlemi 0+(1)+11=100 + (-1) + 11 = 10 sonucunu verir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşitlikten c değerini diğer değişkenler cinsinden ifade edin.
2c=12a+bc=12a+b22c = 12 - a + b \Rightarrow c = \frac{12 - a + b}{2}
c'nin alabileceği en büyük değeri bulabilmek için a ve b üzerindeki etkisini incelemek.
2
c rasyonel sayısını en büyük yapacak a ve b değerlerini belirleyin.
En küçük doğal sayı a=0a = 0, mutlak değeri 5'ten küçük en büyük negatif tam sayı b=1b = -1.
c'nin payını en büyük yapmak için çıkarılan terim a en küçük, eklenen terim b en büyük seçilmelidir.
3
Seçilen değerler için c'nin koşulları sağlayıp sağlamadığını kontrol edin.
c=12012=112c = \frac{12 - 0 - 1}{2} = \frac{11}{2} elde edilir. 112\frac{11}{2} sayısı tam sayı olmayan bir rasyonel sayıdır.
c sayısının tam sayı olmayan rasyonel sayı olma koşulunu doğrulamak.
4
a, b ve c değerlerini kullanarak istenen toplamı hesaplayın.
a+b+2c=0+(1)+2(112)=1+11=10a + b + 2c = 0 + (-1) + 2 \cdot \left(\frac{11}{2}\right) = -1 + 11 = 10
Soruda istenen ifadenin nihai değerine ulaşmak.

Anahtar Kavram

Sayı Kümeleri ve Eleman Özellikleri
Soru 2533Soru

İslam fıkhında, mükellefiyet çağına ulaşmış akıllı bireylerin gerçekleştirdikleri her türlü fiil ve davranış dinî bir statüye kavuşturulmuştur. Bu durum 'ef'âl-i mükellefîn' başlığı altında incelenir. Buna göre, sol sütunda yer alan mükellef davranışlarına ait kavramlar ile sağ sütunda yer alan şer'î açıklamaların doğru eşleşmesini sağlayınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Farz
Mübah
Haram
Mekruh

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Farz kavramı şer'an yapılması kesin ve bağlayıcı olarak emredilen eylemlerle; Mübah kavramı yapılması veya yapılmaması serbest bırakılan eylemlerle; Haram kavramı yapılması kesinlikle yasaklanan eylemlerle; Mekruh kavramı ise yapılması dinen hoş karşılanmayan eylemlerle eşleşmektedir.
Eşleştirmede Farz kavramı kesin olarak emredilen davranışlarla, Mübah serbest bırakılan fiillerle, Haram kesin olarak yasaklanan fiillerle, Mekruh ise hoş karşılanmayan fiillerle doğru şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Farz kavramının tanımını belirlemek.
Farz kavramının 'kesin ve bağlayıcı delille emredilen' şer'i hükümle eşleştiği tespit edilir.
Farz, dinin mükelleften kesinlikle istediği ve aksine davranılması günah olan davranışları ifade eder.
2
Mübah kavramının tanımını belirlemek.
Mübah kavramının 'serbest bırakılan, nötr' şer'i hükümle eşleştiği tespit edilir.
Mübah, mükellefin dinen yapıp yapmamakta tamamen serbest bırakıldığı eylemlerdir.
3
Haram kavramının tanımını belirlemek.
Haram kavramının 'kesin olarak yasaklanan' şer'i hükümle eşleştiği tespit edilir.
Haram, dinen yapılması kesin delillerle yasaklanmış olan fiilleri karşılar.
4
Mekruh kavramının tanımını belirlemek.
Mekruh kavramının 'hoş karşılanmayan' şer'i hükümle eşleştiği tespit edilir.
Mekruh, yapılması dinen hoş görülmeyen ancak haram derecesinde olmayan eylemleri ifade eder.

Anahtar Kavram

Ef'âl-i Mükellefîn kavramlarının tanımları ve dinî hükümleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2534Soru

Ashab-ı Kehf, yaşadıkları toplumun inanç ve ahlak değerlerinden saparak putperestliğe ve adaletsizliğe yönelmesi karşısında, genç yaşlarında olmalarına rağmen bu gidişata boyun eğmemişlerdir. İnançlarını özgürce yaşayabilmek ve tevhit inancını savunabilmek adına saray konforunu ve toplumsal konumlarını geride bırakarak bir mağaraya sığınmışlardır. Kur'an-ı Kerim'de onların bu tavrı, "Şüphesiz onlar, Rablerine inanmış birkaç gençti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık." (Kehf suresi, 13. ayet) şeklinde övülmüştür.

Buna göre Ashab-ı Kehf'in örnekliğinden hareketle gençlerin toplumsal değerler karşısındaki duruşuna dair aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal yozlaşma ve inançsızlık karşısında gençlerin, kişisel menfaatlerini feda etme pahasına tevhit inancını ve ahlaki değerleri korumada gösterdikleri şecaat ve tavizsiz duruş

Cevap

Toplumsal yozlaşma ve inançsızlık karşısında gençlerin, kişisel menfaatlerini feda etme pahasına tevhit inancını ve ahlaki değerleri korumada gösterdikleri şecaat ve tavizsiz duruş
Doğru seçenek, Ashab-ı Kehf'in dünya nimetlerini ve makamlarını arkalarında bırakarak sırf Allah rızası ve inançları için gösterdikleri fedakarlığı ve cesur tavrı (şecaat) doğru analiz etmektedir. Bu durum gençlerin toplumsal yozlaşma karşısında sergilemesi gereken aktif ahlaki duruşun en bariz örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki Ashab-ı Kehf'in durumunu ve sergiledikleri davranışı analiz etmek
Ashab-ı Kehf'in putperest ve adaletsiz bir topluma karşı çıkıp, saray konforu ve mevkilerini bırakarak mağaraya sığındığı tespit edilir.
Soru kökünün odaklandığı ana fikri belirlemek için karakterlerin eylemlerinin ve amaçlarının anlaşılması gerekir.
2
Gençlik ve değerler ilişkisi bağlamında bu davranışın hangi ahlaki erdemlerle ilişkili olduğunu belirlemek
Zulme ve inançsızlığa karşı çıkışın cesaret (şecaat) erdemiyle, adaletsizliğe boyun eğmemenin ise adalet değeriyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Müfredatta yer alan temel ahlaki değerlerin (şecaat, adalet, iffet, hikmet) olayla bağlantısını kurmak hedeflenir.
3
Seçenekleri değerlendirerek parçanın ana fikrini yansıtan doğru yargıya ulaşmak
Kişisel çıkarlardan vazgeçip inancı ve ahlakı korumadaki cesur ve tavizsiz duruşu ifade eden doğru seçeneğe ulaşılır.
Çeldiricilerin hangi kavramsal hataları barındırdığı elenerek doğru seçeneğe kesin olarak ulaşılır.

Anahtar Kavram

İslam ahlakında gençlerin toplumsal yozlaşmaya karşı dini ve ahlaki değerleri (şecaat ve adalet gibi) koruma sorumluluğu ve Ashab-ı Kehf örneği
Soru 2535Soru

Hristiyanlık tarihinin gelişim sürecinde yaşanan aşağıdaki önemli olayları, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hristiyanlık tarihine ait olayların kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru doğru sıralaması: Milano Fermanı (313), I. İznik Konsili (325), Doğu-Batı Kiliselerinin Ayrılması (1054) ve Reform Hareketleri (1517) şeklindedir.
Milano Fermanı M.S. 313'te Hristiyanlığı serbest bırakmış, hemen ardından M.S. 325'te toplanan I. İznik Konsili inanç esaslarını belirlemiştir. M.S. 1054 yılındaki Büyük Bölünme ile Katolik-Ortodoks ayrımı yaşanmış, en son ise 1517'de başlayan Reform hareketleri Protestanlığın doğuşuna yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel olayların gerçekleştiği miladi dönemleri tespit etmek.
Milano Fermanı M.S. 313, I. İznik Konsili M.S. 325, Büyük Bölünme M.S. 1054, Reform hareketlerinin başlangıcı ise M.S. 1517 yılına tekabül eder.
Kronolojik sıralamanın yapılabilmesi için öncelikle olayların tarihsel takvimdeki yerlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Roma İmparatorluğu dönemindeki erken dönem Hristiyanlık gelişmelerini kendi içinde sıralamak.
Milano Fermanı (M.S. 313) ile gelen serbestliğin ardından, inanç esaslarının kurumsallaşması adına I. İznik Konsili (M.S. 325) toplanmıştır.
Hristiyanlığın yasal olarak tanınması, kilisenin resmi konsiller toplayıp ortak doktrinler belirlemesinden önce gerçekleşmiş bir siyasi gelişmedir.
3
Orta Çağ ve Yeni Çağ'daki kurumsal/mezhepsel bölünmeleri kronolojik sıraya koymak.
Doğu ve Batı kiliselerinin teolojik ihtilaflarla kesin olarak ayrılması (M.S. 1054), Martin Luther'in Katolik Kilisesi'ne karşı başlattığı Reform hareketinden (M.S. 1517) önce gerçekleşmiştir.
Katolik-Ortodoks ayrışması Orta Çağ'ın ortalarında yaşanırken, Protestanlığın doğuşuna yol açan Reform hareketleri Yeni Çağ'ın başında gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Hristiyanlık Tarihinin Dönüm Noktaları ve Kronolojisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2536Soru

İslam ahlakının inşasında vahiy (Kur'an ve Sünnet) ile akıl arasında kopmaz bir bağ vardır. Kur'an-ı Kerim, ahlaki ilkelerin çerçevesini çizen ve genel düsturlar koyan ana kaynaktır. Hz. Peygamber'in sünneti ise bu ilkelerin somutlaşmış halidir; o, Kur'an ahlakını kendi hayatında yaşayarak insanlığa en güzel örnek olmuştur. İnsan aklı ise bu iki temel kaynağın ışığında, ahlaki ilkeleri kavrar, açıklar ve değişen hayat şartlarında bunlara uygun çözümler üretir. Ancak akıl, tek başına bağlayıcı ve evrensel bir ahlak sistemi kurmada yetersiz kalabileceğinden, vahyin rehberliğine muhtaçtır.

Buna göre İslam ahlakının kaynakları ve bunların işleviyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kur'an ahlaki ilkelerin teorik temelini oluştururken, Sünnet bu ilkelerin pratik modelini sunar; akıl ise vahiyle uyumlu biçimde bu ilkeleri hayat sahnesine taşır.

Cevap

Kur'an ahlaki ilkelerin teorik temelini oluştururken, Sünnet bu ilkelerin pratik modelini sunar; akıl ise vahiyle uyumlu biçimde bu ilkeleri hayat sahnesine taşır.
İslam ahlakının temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim genel ve teorik ahlak ilkelerini koyar; Hz. Peygamber'in sünneti ise bu ilkelerin pratik hayatta nasıl yaşanacağını gösteren somut bir örnektir. Akıl ise vahyin bu iki temel kaynağının rehberliğinde ahlaki değerleri anlar, yorumlar ve hayat şartlarına uygular. Dolayısıyla Kur'an'ın teorik temel, Sünnet'in pratik model sunduğu ve aklın vahiyle uyumlu şekilde bunları hayata taşıdığını ifade eden seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramları ve kaynakların rollerini analiz etme
Kur'an'ın ahlaki ilkelerin çerçevesini çizdiği (teorik temel), Sünnet'in bunu yaşayarak somutlaştırdığı (pratik model) ve aklın vahiyle uyumlu çözümler ürettiği belirlenmiştir.
Paragrafın ana fikrini ve kaynaklar arasındaki ilişkiyi doğru tespit etmek için.
2
Seçenekleri paragrafta verilen bilgilerle karşılaştırma
Kur'an'ın teorik, Sünnet'in pratik rolünü ve aklın vahiyle uyumlu işlevini ifade eden seçeneğin paragraftaki açıklamalara tam uyduğu görülmüştür.
Doğru yargıya ulaşmak ve çeldiricileri elemek için.

Anahtar Kavram

İslam Ahlakının Kaynaklarının (Kur'an, Sünnet ve Akıl) Bütünlüğü ve İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2537Soru

Aşağıda verilen büyük iklim tiplerini, yıllık ortalama yağış miktarı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Muson İklimi - Akdeniz İklimi - Tundra İklimi
Yıllık ortalama yağış miktarlarına bakıldığında; Muson iklimi yaz rüzgarlarının nem taşımasıyla en yüksek yağış değerlerine (15003000 mm1500 - 3000\text{ mm}) sahiptir. Akdeniz iklimi kış cephe yağışlarıyla orta derecede (6001000 mm600 - 1000\text{ mm}) yağış alırken, Tundra iklimi düşük sıcaklıklar ve yüksek basınç nedeniyle çok az (150250 mm150 - 250\text{ mm}) yağış alır. Bu nedenle doğru sıralama Muson, Akdeniz ve Tundra şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İklim tiplerinin yıllık yağış miktarlarını belirleyin.
Muson İklimi için 15003000 mm1500 - 3000\text{ mm}, Akdeniz İklimi için 6001000 mm600 - 1000\text{ mm} ve Tundra İklimi için 150250 mm150 - 250\text{ mm} aralıkları tespit edilir.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her iklim tipinin ortalama yıllık yağış aralıkları bilinmelidir.
2
Yıllık yağış miktarlarını birbiriyle karşılaştırın.
Muson İklimi > Akdeniz İklimi > Tundra İklimi ilişkisi bulunur.
En fazla yağış alan Muson iklimidir. Tundra iklimi ise düşük sıcaklık ve yüksek basınç nedeniyle en az yağış alan seçenektir.
3
Soru kökünün yönergesine uygun sıralamayı oluşturun.
Muson İklimi - Akdeniz İklimi - Tundra İklimi sıralaması elde edilir.
Soruda yağış miktarının en fazla olandan en az olana doğru sıralanması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Büyük iklim tiplerinin yıllık yağış miktarları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2538Soru

Mekkeli müşrikler, İslam'ın yayılmasını engellemek amacıyla Hz. Muhammed'e amcası Ebu Talip vasıtasıyla haber göndererek davetinden vazgeçmesi karşılığında kendisine liderlik, büyük servetler ve şeref teklif etmişlerdir. Hz. Muhammed ise bu teklifler karşısında, davasının hak olduğunu vurgulayarak 'Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler, Allah bu dini üstün kılıncaya veya ben bu yolda ölünceye kadar davamdan vazgeçmem.' demiştir.

Buna göre, Hz. Muhammed’in müşriklerin tekliflerini reddederken ortaya koyduğu bu tavır, onun aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnancını yayma ve tebliğ görevini yerine getirme hususundaki cesaret ve kararlılığını

Cevap

İnancını yayma ve tebliğ görevini yerine getirme hususundaki cesaret ve kararlılığını
Hz. Muhammed'in kendisine sunulan dünyevi makam, servet ve liderlik gibi büyük teklifleri tereddütsüz reddederek gök cisimlerini (Güneş ve Ay) sembol gösterip yolundan dönmeyeceğini bildirmesi, inancını ve tebliğ vazifesini sürdürme hususundaki üstün cesaretini ve kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen tarihi olayı ve Hz. Muhammed'in meşhur sözünü analiz etmek.
Müşriklerin sunduğu cazip tekliflere (liderlik, servet) rağmen Hz. Muhammed'in 'Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler yine de davamdan vazgeçmem' diyerek teklifleri kesin bir dille reddettiği tespit edilir.
Soruda geçen olayın ana fikrini ve mesajını belirlemek için.
2
Reddediş tavrını ahlaki erdemlerle ilişkilendirmek.
Baskılara boyun eğmeme ve davadan vazgeçmeme duruşu doğrudan cesaret ve kararlılık özellikleri ile bağdaşır.
Olayın Hz. Muhammed'in hangi yönünü örneklediğini bulmak için.
3
Çeldirici seçenekleri kavramsal açıdan değerlendirip elemek.
İstişare, beşerî yön, ibadette ihlas veya silahlı mücadele gibi diğer şıkların paragraftaki genel duruşu karşılamadığı belirlenerek doğru cevaba ulaşılır.
Hatalı yorumlamaları eleyerek kesin sonuca varmak için.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Cesareti ve Kararlılığı
Soru 2539Soru

La Mettrie, insan bedenini karmaşık bir saat mekanizmasına benzetir. Ona göre ruh, bu mekanizmanın çarklarından sadece biridir ve beden durduğunda onun da işlevi son bulur. Düşünmek, tıpkı midenin sindirmesi ya da karaciğerin safra salgılaması gibi, tamamen beynin fiziksel bir faaliyetidir.

Buna göre, parçadaki görüşü savunan bir düşünürün aşağıdakilerden hangisini reddetmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ruhun, bedenden bağımsız ve kendi başına var olabilen tinsel bir töz olduğunu

Cevap

Ruhun, bedenden bağımsız ve kendi başına var olabilen tinsel bir töz olduğunu
Parçada La Mettrie'nin insanı bir makineye, düşünceyi ise beynin fiziksel bir faaliyetine indirgeyen mekanik materyalist görüşü sunulmaktadır. Materyalizme göre maddeden bağımsız, tinsel (manevi) bir töz yoktur. Dolayısıyla, parçadaki görüşü savunan bir düşünürün, ruhun bedenden bağımsız ve kendi başına var olabilen tinsel bir töz olduğunu savunması mümkün değildir ve bu görüşü doğrudan reddetmesi beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi yaklaşımı belirleme
Parçada, insanın bir makineye benzetilmesi ve zihinsel süreçlerin beynin fiziksel faaliyetlerine indirgenmesi üzerinden mekanik materyalist (maddeci) bir yaklaşım sergilendiği tespit edilir.
Soruyu doğru analiz edebilmek için öncelikle verilen metnin hangi ontolojik akımı (materyalizm) ve bakış açısını temsil ettiğini anlamak gerekir.
2
Materyalist ontolojinin temel kabullerini gözden geçirme
Materyalizme göre var olan tek şey maddedir; zihin, ruh veya düşünce gibi manevi (tinsel) olgular ise maddenin hareketinin veya fiziksel organların (beyin) birer sonucudur. Dolayısıyla maddeden bağımsız bir ruh kavramı materyalizm ile çelişir.
Seçenekleri elerken parçadaki düşünürün savunacağı görüşler ile çelişecek (reddedeceği) görüşü ayırt edebilmek amacıyla materyalist ilkeleri hatırlamak gerekir.
3
Seçenekleri bu kabuller doğrultusunda analiz etme
Ruhun bedenden bağımsız ve kendi başına var olabilen tinsel (manevi/düşünsel) bir töz olduğunu savunan seçenek idealist veya düalist bir görüştür ve doğrudan materyalizm tarafından reddedilir. Diğer seçeneklerde yer alan maddesellik, mekanik nedensellik ve beynin işlevi gibi ifadeler ise materyalist düşünürün kabul edeceği fikirlerdir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için hangi ifadenin materyalist ontolojiyle temelden çeliştiğini belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Varlığın Niteliği: Madde Olarak Varlık (Materyalizm)
Soru 2540Soru
aa ve bb birer tam sayı olmak üzere,
a(b+1)a \cdot (b + 1)
ifadesi bir tek sayıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi her zaman bir çift sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: aba \cdot b

Cevap

aba \cdot b ifadesi her zaman çift sayıdır.
aa tek ve bb çift tam sayı olduğundan, aba \cdot b çarpımı tekle çiftin çarpımı olup her zaman çift sayıdır.

Adım Adım Çözüm

1
a(b+1)a \cdot (b + 1) ifadesinin tek sayı olma durumunu inceleyin.
aa tek sayı ve b+1b + 1 tek sayı olmalıdır.
İki tam sayının çarpımının tek sayı olması için her iki çarpanın da tek sayı olması gerekir.
2
bb sayısının tek/çift durumunu belirleyin.
bb çift sayıdır.
b+1b + 1 tek sayı olduğuna göre, bb sayısı çift olmalıdır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin her zaman çift sayı olup olmadığını test edin.
aba \cdot b ifadesi her zaman çift sayıdır. bab^a ve aba^b gibi ifadeler, aa veya bb negatif tam sayı seçildiğinde rasyonel sayı belirtebileceğinden tek veya çift sayı olamaz.
Çift bir tam sayı ile herhangi bir tam sayının çarpımı her zaman çift sayıdır. Kuvvet içeren ifadelerde ise tabanın tam sayı, üssün ise pozitif tam sayı olma zorunluluğu vardır.

Anahtar Kavram

Tek ve çift tam sayıların çarpma, toplama işlemleri ve üs alma özelliklerinde üssün pozitif tam sayı olması gerekliliği.
ÖncekiSayfa 127 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin