Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 21Soru

Bir bölgede tektonik kökenli bir depremin meydana gelmesi ve yeryüzünde sarsıntı oluşturması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tektonik deprem süreci; fay hattında gerilme birikmesi, kırılmanın gerçekleşip deprem odağının oluşması, cisim dalgalarının yerin derinliklerinde yayılması ve son olarak dalgaların yeryüzüne ulaşıp sarsıntı oluşturması sırasıyla gerçekleşir.
Tektonik depremler levha hareketlerinin biriktirdiği gerilme sonucunda fayların kırılmasıyla başlar. Kırılma anında açığa çıkan enerji öncelikle cisim dalgaları (P ve S) olarak yerin derinliklerinden yayılır. Bu dalgalar yeryüzüne (merkez üssüne) ulaştığında yüzey dalgalarını tetikler ve yeryüzünde yıkıcı sarsıntılara yol açar. Dolayısıyla doğru sıralama; gerilme birikmesi, kırılmanın gerçekleşmesi, cisim dalgalarının yayılması ve yüzey dalgalarının sarsıntı oluşturması şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fay hattında stres birikiminin belirlenmesi
Levha hareketlerinin etkisiyle kayaçlarda gerilme birikir.
Depremlerin enerji birikimi bu aşamada başlar.
2
Fay hattının kırılması ve odak noktasının oluşumu
Kayaçlar dayanamayıp kırılır ve hiposantr adı verilen deprem odağı oluşur.
Kırılma anı depremin fiilen başladığı andır.
3
Cisim dalgalarının yerin derinliklerinde yayılması
P ve S dalgaları odaktan çevreye doğru yayılır.
Açığa çıkan enerji yer altında dalgalar hâlinde iletilir.
4
Yüzey dalgalarının oluşması ve sarsıntının hissedilmesi
Dalgalar episantra (merkez üssü) ulaşır ve yüzey dalgaları yeryüzünü sarsar.
Depremin yeryüzündeki en yıkıcı etkisi yüzey dalgaları ulaştığında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Tektonik depremlerin oluşum aşamaları ve sismik dalgaların yayılım sırası
Soru 22Soru

(I) İnsanlığın ortak mirası olan kütüphaneler, bilginin korunması ve geleceğe taşınmasında tarih boyunca stratejik bir rol üstlenmiştir. (II) Antik Çağ kütüphanelerinden günümüze kadar bu kurumlar, toplumlerin kültürel ve bilimsel gelişmişlik düzeylerinin en somut göstergesi kabul edilmiştir. (III) Özellikle matbaan��n icadından sonra kütüphaneler, yazılı kültürün yaygınlaşmasında ve bilginin geniş kitlelere ulaştırılmasında merkezî bir işlev görmüştür. (IV) Dijital teknolojilerin hayatın her alanına nüfuz etmesi, kütüphanelerin klasik işlevlerini ve mekânsal tasarımlarını kökten değiştirmektedir. (V) Günümüzde artık kullanıcılar, kütüphane binalarına gitmeye gerek duymadan sanal veri tabanları ve dijital arşivler üzerinden bilgiye kolayca erişebilmektedir. (VI) E-kitaplar, çevrim içi makaleler ve sesli kitap arşivleri, modern kütüphanecilik anlayışının temel sütunlarını oluşturarak klasik okuma alışkanlıklarını dönüştürmektedir.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV)
Metnin ilk üç cümlesinde kütüphanelerin tarihsel süreçteki geleneksel rolleri ve önemi üzerinde durulmuştur. Dördüncü cümleden (IV) itibaren ise konu yön değiştirmiş, dijital teknolojilerin kütüphaneleri nasıl dönüştürdüğü anlatılmaya başlanmıştır. Bu nedenle, konunun farklı bir yönüne geçiş yapan dördüncü cümle ikinci paragrafın giriş cümlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı oluşturan cümlelerin konularını analiz etmek.
İlk üç cümlenin kütüphanelerin tarihsel gelişimine ve önemine odaklandığı, son üç cümlenin ise dijitalleşmenin kütüphaneleri nasıl dönüştürdüğünü ele aldığı belirlenmiştir.
Parçadaki düşünce akışının nerede değiştiğini saptamak amacıyla cümlelerin konuları sınıflandırılır.
2
Düşüncenin akış yönünün değiştiği geçiş cümlesini tespit etmek.
Klasik kütüphanecilik anlayışından dijital teknoloji çağına geçişin dördüncü cümleyle (IV) başladığı bulunmuştur.
İkinci paragrafın başlangıç cümlesi, konunun yeni bir boyutuna veya farklı bir yöne ilk kez değinilen cümledir.
3
Doğru yanıtı içeren seçeneği belirlemek.
Dördüncü cümlenin yer aldığı C seçeneğinin doğru cevap olduğu doğrulanmıştır.
Soruda istenen hedef sonuca ulaşılmasını sağlamaktır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın konunun farklı bir yönüne geçtiği veya yeni bir bakış açısı geliştirdiği ilk cümle belirlenir. Bu cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesi olur ve kendinden önceki cümlelere bağlılık bildiren bağlayıcı ögeler içermez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturmak için doğru sıralama şu şekilde olmalıdır: Günlük yaşantımızda zamanın akıp giden yapısıyla başlayan cümle ilk sırada, ardından beyindeki işleme sürecini anlatan 'Nitekim' ile başlayan cümle ikinci sırada, bu süreci niteleyen 'Bu inşa süreci' ile başlayan cümle üçüncü sırada, amigdala örneğini sunan 'Söz gelimi' ile başlayan cümle dördüncü sırada ve nihayet algısal sonucu bağlayan 'Sonuç olarak' ile başlayan cümle son sırada yer almalıdır.
Paragrafın anlam bütünlüğü, bağımsız bir genel yargı ile başlanıp (zamanın beynimiz için nesnel olmaktan uzak karmaşık bir yapı olması), bu yapının nasıl kurulduğunun (duyusal verilerin işlenip öznel zaman deneyimi inşa etmesi) açıklanması, bu inşa sürecinin dalgalanma nedenlerinin sıralanması, duruma amigdala ile somut bir örnek verilmesi ve son olarak da bu örneğin bellek üzerindeki sonucunun açıklanmasıyla sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Kendinden önce bir açıklamaya ihtiyaç duymayan, bağımsız ve genel bir yargı içeren 'Günlük yaşantımızda...' cümlesi birinci cümle olarak belirlenir.
Paragrafın giriş cümleleri bağlayıcı ögeler barındırmaz ve konuyu genel bir çerçevede sunar.
2
Gelişme cümlelerinin birbirine bağlanması
Giriş cümlesindeki savı destekleyen 'Nitekim duyusal organlarımızdan...' cümlesi ikinci sıraya, bu cümledeki 'inşa eder' yüklemine atıfta bulunan 'Bu inşa süreci...' cümlesi ise üçüncü sıraya getirilir.
Düşünce akışının sürekliliği için anahtar kelimeler ve zamirler aracılığıyla cümleler arasında anlamsal köprüler kurulmalıdır.
3
Örnekleme cümlesinin yerleştirilmesi
Üçüncü cümledeki duygu durumu ve uyaran yoğunluğu ifadesine somut bir örnek teşkil eden 'Söz gelimi, tehlike anında...' cümlesi dördüncü sıraya yerleştirilir.
'Söz gelimi' ifadesi bir önceki cümlede kurulan soyut yargıyı somutlaştırmak için kullanılır.
4
Sonuç cümlesinin belirlenmesi
Önceki örnekten çıkan neticeyi ve bellek üzerindeki kalıcı etkiyi özetleyen 'Sonuç olarak...' cümlesi beşinci ve son sıraya yerleştirilir.
'Sonuç olarak' ifadesi paragraftaki düşünce zincirini sonuca bağlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arası anlamsal, mantıksal ve dil bilgisel bağların (bağlayıcı ögeler, zamirler, geçiş ifadeleri) tespiti.
Soru 24Soru

A��ağıda numaralanmış paragrafları, bu paragraflarda öne çıkan anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kimi ele��tirmenler, şiirin sadece hece ve kafiyeden ibaret olduğunu, bu unsurlar olmadan estetik bir hazzın yakalanamayacağını iddia eder. Oysa şiir, kelimelerin kalıplara dökülmesinden çok daha derin bir anlam işçiliğidir. Ölçüyü ve uyağı şiirin yegâne şartı sayanlar, onun ruhunu ve imgelerin sınırsız gücünü göz ardı etmektedirler. Gerçek şiir, biçimsel prangaları kırıp duygu dünyamıza yeni pencereler açabildiği ölçüde değer kazanır.
Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıkları eserlere 'divan' adı verilir. Bu eserler belirli bir düzen dâhilinde hazırlanır; genellikle kasidelerle başlar, gazellerle devam eder ve rubailer, kıtalar gibi nazım şekilleriyle son bulur. Divanlar, şairlerin sanat güçlerini ortaya koydukları en önemli yapıtlar olup dönem zihniyetini, dil özelliklerini ve estetik anlayışını günümüze taşıyan birer tarihî belge niteliğindedir.
Yıllardır ayak basmadığı o eski sokağın köşesinde durdu. Elindeki eski çantayı yavaşça yere bıraktı ve ceketinin yakasını kaldırdı. Yağmur damlaları yüzüne çarparken karşıdaki ahşap evin penceresine dikti gözlerini. Tam o sırada kapı yavaşça aralandı; içeriden hafif bir ışık sızdı ve tanıdık bir gölge eşikte belirdi. Adımları kendiliğinden o yöne doğru hızlandı.
Vadinin yamacına kurulu küçük köy, beyaz bir örtünün altında sessizliğe gömülmüştü. Evlerin dik çatılarından sarkan buz saçaklar, kış güneşinin altında kristal avizeler gibi parıldıyordu. Sokakların tenhalığında sadece tahta bacalardan yükselen grimsi, yoğun dumanlar rüzgârla savruluyor; köyün girişindeki donmuş çeşmenin etrafında biriken kar yığınları, rüzgârın etkisiyle tepecikler oluşturuyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Şiir estetiği hakkındaki eleştirel paragraf tartışmacı anlatımla; divan edebiyatı hakkındaki bilgilendirici paragraf açıklayıcı anlatımla; sokaktaki hareketli olay kesiti öyküleyici anlatımla; kış köyünü resmeden tasvir paragrafı ise betimleyici anlatımla eşleşmektedir.
Verilen paragrafların dil, anlatım ve işlevsel özellikleri incelendiğinde; birinci paragrafta yerleşik bir kanıya karşı çıkılarak kendi tezini savunma (tartışmacı anlatım), ikinci paragrafta nesnel olarak bir kavramı tanıtma (açıklayıcı anlatım), üçüncü paragrafta bir olayı zaman akışı içinde kahramanın devinimiyle aktarma (öyküleyici anlatım) ve dördüncü paragrafta ise bir mekânı sıfatlar aracılığıyla zihinde canlandırma (betimleyici anlatım) özellikleri açıkça görülmektedir. Yapılan eşleştirmeler bu temel niteliklerle tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın ana amacını belirlemek
Yazarın 'kimi eleştirmenler' ifadesiyle başlayan yerleşik bir görüşe karşı çıktığı ve kendi sanat anlayışını savunduğu görülür. Bu üslup tartışmacı anlatıma aittir.
Paragraftaki düşünceyi aktarma tarzını saptayarak doğru eşi bulmak.
2
İkinci paragraftaki bilgi verme yönelimini analiz etmek
Paragrafta divanların yapısı ve işlevi üzerine tamamen öğretici ve nesnel bilgiler sunulmaktadır. Bu yapı açıklayıcı anlatımın göstergesidir.
Metnin yazılış amacının okuru bilgilendirmek olduğunu belirlemek.
3
Üçüncü paragraftaki eylem ve zaman ögelerini incelemek
Karakterin durması, çantasını bırakması, kapının aralanması gibi peş peşe gerçekleşen hareketler bir olay örgüsü oluşturur. Bu durum öyküleyici anlatımı doğrular.
Metindeki devinimi ve olay akışını tespit etmek.
4
Dördüncü paragraftaki görselliği ve tasvir gücünü değerlendirmek
Köy, dik çatılar, buz saçaklar, dumanlar gibi unsurlar nitelik bildiren sözcüklerle okuyucunun gözünde canlandırılmıştır. Bu durum betimleyici anlatımdır.
Metindeki durağan tasviri ve kelimelerle resmetme amacını saptamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Aşağıda verilen numaralanmış metin parçalarını, içlerinde ağır basan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Felsefe; insanın varlığı, bilgiyi, ahlakı ve estetiği rasyonel, sistemli ve bütüncül bir yaklaşımla ele alarak temellendirme ve sorgulama çabasıdır. Yaşamı ve evreni anlamlandırma arayışından beslenen bu disiplin, bilinenlerin sınırlarını aşarak bilincin kendi üzerine dönmesini sağlayan eleştirel bir düşünce pratiğidir.
Tarihsel bellek, rüzgârın önünde savrulan kum tepelerine benzer; sürekli yer değiştirir, şekillenir ve yeniden kurulur. Geçmişin izleri sabit görünse de her yeni kuşak, kendi rüzgârıyla o izleri farklı bir biçimde örter ve yarına bambaşka bir manzara bırakır.
Sanat eserinin kalıcıl��ğı, onun alımlayıcıda yarattığı estetik sarsıntının sürekliliğiyle ölçülür. Nitekim Ahmet Hamdi Tanpınar bu gerçeği, 'Sanat eseri, zamanın dışına çıkabilen ve her çağda kendi kendisiyle konuşabilen bir mucizedir.' diyerek estetik algının tarihsel sınırları aştığını savunur.
Yazılı edebiyat, sözcüklerin kâğıt üzerinde dondurulmuş kararlılığıyla kurallı ve kalıcı bir zemin inşa ederken sözlü anlatı, sesin anlık titreşimiyle dinamik ve değişken bir yapı sergiler. İlkinde yazarın mutlak otoritesi hâkimken ikincisinde anlatıcı ile dinleyici arasındaki etkileşim metni sürekli yeniden biçimlendirir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Felsefenin sorgulama çabası olarak açıklandığı birinci metin tanımlama ile, tarihsel belleğin kum tepelerine benzetildiği ikinci metin benzetme ile, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözünün aktarıldığı üçüncü metin tanık gösterme ile, yazılı edebiyat ve sözlü anlatının kıyaslandığı dördüncü metin karşılaştırma ile eşleşir.
Eşleştirmede her bir metin parçasında belirgin olarak öne çıkan düşünceyi geliştirme yolu doğru şekilde eşleştirilmiştir. Felsefenin niteliğinin açıklandığı metin tanımlama ile; tarihsel belleğin kum tepelerine benzetildiği metin benzetme ile; Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sözünün doğrudan aktarıldığı metin tanık gösterme ile; yazılı edebiyat ve sözlü anlatının mukayese edildiği metin ise karşılaştırma ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde 'Felsefe; insanın varlığı... sorgulama çabasıdır.' ifadesi yer almaktadır. Bu cümle 'Felsefe nedir?' sorusuna doğrudan bir yanıt oluşturduğu için tanımlama yapılmıştır.
Tanımlama, bir kavramın ne olduğunu belirten açıklamalardır.
2
İkinci metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde 'Tarihsel bellek, rüzgârın önünde savrulan kum tepelerine benzer' ifadesiyle iki kavram arasında benzerlik ilişkisi kurulmuştur. Dolayısıyla benzetme kullanılmıştır.
Benzetme, aralarında ilgi bulunan iki şeyden zayıf olanı güçlü olana benzeterek anlatımı güçlendirmektir.
3
Üçüncü metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde sanat eserinin kalıcılığı savı savunulurken Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Sanat eseri, zamanın dışına çıkabilen...' şeklindeki sözü doğrudan aktarılmıştır. Bu nedenle tanık gösterme yapılmıştır.
Tanık gösterme, yazarın kendi görüşünü desteklemek amacıyla alanında yetkin bir kişinin sözünü doğrudan veya dolayli aktarmasıdır.
4
Dördüncü metnin incelenmesi ve düşünceyi geliştirme yolunun belirlenmesi.
Metinde yazılı edebiyat ile sözlü anlatı 'yazılı edebiyat ... kurallı ve kalıcı bir zemin inşa ederken sözlü anlatı ... dinamik ve değişken bir yapı sergiler' ifadesiyle karşılaştırılmıştır.
Karşılaştırma, iki kavram veya durum arasındaki benzerlik ve farkları ortaya koyma yoludur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Benzetme, Tanık Gösterme, Karşılaştırma)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Aşağıdaki numaralanmış metin parçalarını, bu parçalarda belirgin olarak kullanılan düşünceyi geliştirme yollarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Biyomimikri; doğadaki karmaşık tasarımları, süreçleri ve sistemleri inceleyerek bunları insanların karşılaştığı modern teknolojik sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmek amacıyla taklit eden uygulamalı bir disiplindir.
Geleneksel kerpiç mimari, yerel malzemelerle inşa edilip yüksek ısı depolama kapasitesi sunarken modern betonarme yapılar ise çevreye verdikleri karbon yükü ve yüksek enerji tüketimiyle öne çıkmaktadır.
Doğada bazı organizmalar, hayatta kalabilmek için çevrelerindeki diğer türlerle ortak faydaya dayalı simbiyotik ili��kiler kurarlar. Mantarlar ile alglerin bir araya gelmesiyle oluşan liken birlikteliği, bu karşılıklı yaşam stratejisinin en somut göstergelerindendir.
Bir kentin caddelerindeki araç sirkülasyonu, canlı bir organizmanın damarlarında kesintisiz dolaşan kan akışına benzer; ana arterlerdeki en ufak bir tıkanıklık, tüm metropol hayatını bir anda felç eder.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci metin tanımlama ile, ikinci metin karşılaştırma ile, üçüncü metin örneklendirme ile, dördüncü metin ise benzetme ile eşleşir.
Metinlerde yer alan düşünceyi geliştirme yolları sırasıyla tanımlama (biyomikri nedir sorusuna yanıt), karşılaştırma (kerpiç ve betonarme kıyası), örneklendirme (simbiyotik ilişkiye liken örneği) ve benzetmedir (trafik akışının kan akışına benzetilmesi).

Adım Adım Çözüm

1
Birinci metnin yapısını incelemek
Metinde 'Biyomimikri' teriminin 'nedir' sorusuna yanıt verecek şekilde açıklandığı görülür. Bu durum 'tanımlama' yapıldığını gösterir.
Tanımlama cümleleri genellikle '-dir/-dır' ekleriyle biter ve kavramın sınırlarını çizer.
2
İkinci metnin yapısını incelemek
Metinde geleneksel kerpiç mimari ile modern betonarme yapıların özellikleri kıyaslanmıştır. Bu kıyaslama 'karşılaştırma' yoluyla yapılmıştır.
Karşılaştırma, iki farklı unsurun benzer ya da farklı yönlerinin ortaya konmasıdır.
3
Üçüncü metnin yapısını incelemek
Metinde doğadaki simbiyotik ilişkilere dair verilen genel yargıyı somutlaştırmak üzere 'liken birlikteliği' bir örnek olarak sunulmuştur. Bu durum 'örneklendirme' yapıldığını gösterir.
Örneklendirme, soyut düşünceleri somutlaştırmak amacıyla ilgili örneklerin sunulmasıdır.
4
Dördüncü metnin yapısını incelemek
Metinde kentin caddelerindeki araç sirkülasyonu ile organizmadaki kan akışı arasında benzerlik ilgisi kurulmuştur. Bu durum 'benzetme' yapıldığını gösterir.
Benzetme, zayıf olan unsuru güçlü olan unsura benzeterek anlatımı kuvvetlendirmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Aşağıdaki paragrafları, ağır basan anlatım biçiminin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kutup yıldızı, gökyüzünün kuzey yarım küresinde yer alan ve antik çağlardan beri denizcilere yön bulmada rehberlik eden bir yıldız sistemidir. Aslında tek bir yıldız olmayıp üçlü bir yıldız sisteminden oluşur. Bu sistem içindeki en parlak bileşen olan Polaris A, Güneş'ten yaklaşık bin kat daha parlaktır. Konumu neredeyse tam olarak yerin dönme ekseni hizasında olduğu için gece boyunca gökyüzünde sabit kalıyormuş gibi görünür.
Bazı eleştirmenler, modern edebiyatın dijitalleşme süreciyle birlikte derinliğini kaybettiğini iddia ediyor. Bu iddiaya katılmak mümkün müdür? Kesinlikle hayır. Dijital mecralar, edebiyatı sıradanlaştırmamış; aksine daha geniş kitlelere ulaştırarak demokratikleştirmiştir. İnternet olmasaydı, bugün taşrada yazan kaç genç yeteneğin sesini duyabilirdik? Sanat, duvarların arkasından çıkıp hayatın içine karışmışt��r ve bu bir kayıp değil, kazanımdır.
İhtiyar balıkçı, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kayığının iplerini çözdü. Deniz sakin görünüyordu fakat ufuktaki kurşuni bulutlar yaklaşan fırtınanın habercisiydi. Kürekleri güçlü kollarının son kuvvetiyle çekerek limandan uzaklaşmaya başladı. Tam bu sırada arkasından gelen martı çığlıkları sessizliği böldü. Cebinden çıkardığı bayat ekmek kırıntılarını suya serperek yavaşça gülümsedi.
Köyün girişindeki eski değirmen, yılların yorgunluğunu sırtında taşıyan ahşap çarkıyla öylece duruyordu. Çarkın üzerini kaplayan yeşil yosunlar, nemli havanın etkisiyle parıldıyor; sızan sular küçük damlalar hâlinde aşağıdaki taş oluğa dökülüyordu. Değirmenin hemen arkasında ise göğe doğru yükselen devasa ç��narların gölgesi, toprak yolu serin bir karanlığa bürümüştü.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf açıklayıcı, ikinci paragraf tartışmacı, üçüncü paragraf öyküleyici, dördüncü paragraf ise betimleyici anlatımın belirleyici özellikleriyle eşleşmelidir.
Verilen paragrafların birincisi bilgi verici (açıklama), ikincisi bir tezi çürütmeye yönelik (tartışma), üçüncüsü olay akışına dayalı (öyküleme) ve dördüncüsü varlıkların niteliklerini tasvir edici (betimleme) özelliklere sahip olduğundan belirtilen tanımlarla doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki dil ve anlatım özelliklerini inceleme
Kutup yıldızı hakkında nesnel veriler kullanılarak açıklayıcı bir yol izlendiği saptanmıştır.
Paragrafın amacının bilgi vermek olduğunu belirleyerek uygun anlatım biçimi tanımını bulmak.
2
İkinci paragraftaki yazarın tutumunu ve tekniğini inceleme
Yazarın eleştirmenlerin iddialarına karşı çıkarak soru-cevaplarla kendi görüşünü savunduğu belirlenmiştir.
Yargıların tartışmacı anlatımla örtüştüğünü tespit etmek.
3
Üçüncü paragraftaki olay akışını inceleme
İhtiyar balıkçının limandan ayrılması ve hareket unsurları zaman sırasıyla verilmiştir.
Paragrafın öyküleyici anlatım özelliklerini taşıdığını belirlemek.
4
Dördüncü paragraftaki niteleyici ögeleri ve görsel ayrıntıları inceleme
Eski değirmen, yeşil yosunlar ve çınar gölgeleri gibi betimleyici unsurlar tespit edilmiştir.
Paragrafın kelimelerle resim çizme amacı taşıyan betimleyici anlatıma ait olduğunu saptamak.

Anahtar Kavram

Paragraftaki anlatım biçimlerinin (açıklama, tartışma, öyküleme, betimleme) temel özelliklerini ayırt etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına uygun olacak şekilde 'mi' soru ekinin doğru biçimleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sen de bizimle sinemaya gelecek yoksa evde kalacaksın?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümledeki boşluklardan birincisine 'misin', ikincisine ise 'mi' sözcüğü yazılmalıdır.
Türkçede soru eki olan 'mi', kendinden önceki kelimeden her zaman ayrı yazılır. Ancak bu eke gelen şahıs ekleri soru ekine bitişik yazılır. Bu doğrultuda birinci boşluğa 'gelecek' fiilinden sonra ikinci tekil şahıs ekiyle çekimlenmiş soru eki olan 'misin' getirilmeli, ikinci boşluğa ise herhangi bir ek almayan soru eki 'mi' ayrı bir kelime olarak getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin anlam akışını ve soru ekinin ekleneceği sözcükleri inceleyin.
İlk boşlukta 'gelecek' eyleminden sonra ikinci şahsa yönelik bir soru anlamı kurulduğu, ikinci boşlukta ise 'evde' sözcüğünden sonra bir soru edatının yer alacağı tespit edilir.
Söz konusu boşluklara getirilecek eklerin türünü ve alacağı şahıs eklerini belirlemek gerekir.
2
Birinci boşluğa gelecek soru ekinin yazımını belirleyin.
Kendinden önceki 'gelecek' sözcüğünden ayrı yazılan soru eki, kendinden sonra gelen ikinci tekil şahıs ekini (-sin) üzerine alarak 'misin' şeklinde yazılır.
Soru eki 'mi' kendinden önceki sözcükten ayrı yazılırken, kendinden sonra gelen ekler soru ekine bitişik yazılır.
3
İkinci boşluğa gelecek soru ekinin yazımını belirleyin.
Soru eki kendinden önceki 'evde' sözcüğünden ayrı olarak 'mi' şeklinde yazılır.
Soru eki 'mi' her zaman kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.

Anahtar Kavram

"mi" soru eki gelenekleşmiş olarak kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Soru ekine getirilen şahıs ve zaman ekleri ise bu eke bitişik yazılır.
Soru 29Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere gelmesi gereken noktalama işaretlerini yazınız. Eğer ilgili boşluğa herhangi bir noktalama işareti gelmemesi gerekiyorsa 'yok' yazınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Kütüphanedeki eski tozlu kitapları tek tek inceleyip raflara özenle yerleştirdi.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa sıfatları ayırmak amacıyla virgül (,) gelmeli, ikinci boşluk ise zarf-fiil ekinden sonra virgül gelmeyeceği kuralı sebebiyle boş bırakılmalıdır (yok).
Cümlede 'eski' ve 'tozlu' sözcükleri eş görevli sıfatlar olduğu için aralarına virgül (,) konmalıdır. 'İnceleyip' sözcüğü ise zarf-fiil eki almıştır ve cümlede ardı ardına sıralanan zarf-fiiller bulunmadığından bu kelimeden sonra herhangi bir noktalama işareti kullanılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ilk boşluğun çevresindeki kelimelerin g��revlerini inceleyin.
'Eski' ve 'tozlu' sözcükleri, 'kitaplar' ismini niteleyen eş görevli sıfatlardır.
Eş görevli sözcük gruplarının nasıl ayrılacağını belirlemek.
2
Eş görevli kelimelerin arasına uygun noktalama işaretini yerleştirin.
Birinci boşluğa virgül (,) konmalıdır.
Türkçede birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
3
İkinci boşluktan önceki kelimenin aldığı eki ve işlevini inceleyin.
'İnceleyip' kelimesindeki '-ip' eki zarf-fiil ekidir ve cümlede tek başına kullanılmıştır.
Zarf-fiillerden sonra virgül gelip gelmeyeceğini kontrol etmek.
4
Zarf-fiil eklerinden sonraki noktalama kuralını uygulayın.
İkinci boşluğa herhangi bir noktalama işareti getirilmemeli, boş bırakılmalıdır.
Türk Dil Kurumu kurallarına göre metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül konmaz.

Anahtar Kavram

Eş görevli sözcüklerin arasına virgül konması ve metin içinde zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra virgül kullanılmaması.
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

Aşağıda gerçek sıcaklıkları ve yükseltileri verilen merkezleri, deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık değerlerine göre en sıcaktan en soğuğa doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Merkez II, Merkez I, Merkez III sıralaması do��rudur.
Hesaplanan indirgenmiş sıcaklık değerlerine göre Merkez II 16 °C16\text{ °C} ile en sıcak, Merkez I 15 °C15\text{ °C} ile ikinci sırada ve Merkez III 12 °C12\text{ °C} ile en soğuk merkezdir. Bu nedenle sıcaktan soğuğa doğru doğru sıralama Merkez II, Merkez I, Merkez III şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin yükseltilerinden kaynaklanan sıcaklık farklarını hesaplamak.
Merkez I için sıcaklık farkı: 600 m/200 m=3 °C600\text{ m} / 200\text{ m} = 3\text{ °C}. Merkez II için sıcaklık farkı: 1600 m/200 m=8 °C1600\text{ m} / 200\text{ m} = 8\text{ °C}. Merkez III için sıcaklık farkı: 400 m/200 m=2 °C400\text{ m} / 200\text{ m} = 2\text{ °C}.
Yeryüzünde yükseldikçe her 200 m200\text{ m}'de sıcaklık ortalama 1 °C1\text{ °C} azalmaktadır. Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık bulunurken bu fark gerçek sıcaklığa eklenir.
2
Hesaplanan sıcaklık farklarını gerçek sıcaklık değerlerine ekleyerek indirgenmiş sıcaklıkları bulmak.
Merkez I indirgenmiş sıcaklığı: 12 °C+3 °C=15 °C12\text{ °C} + 3\text{ °C} = 15\text{ °C}. Merkez II indirgenmiş sıcaklığı: 8 °C+8 °C=16 °C8\text{ °C} + 8\text{ °C} = 16\text{ °C}. Merkez III indirgenmiş sıcaklığı: 10 °C+2 °C=12 °C10\text{ °C} + 2\text{ °C} = 12\text{ °C}.
İndirgenmiş sıcaklık, bir merkezin yükseltisi sıfır metre kabul edilerek hesaplanan sıcaklığıdır.
3
Bulunan indirgenmiş sıcaklık değerlerini en sıcaktan en soğuğa doğru sıralamak.
İndirgenmiş sıcaklıklar 16 °C>15 °C>12 °C16\text{ °C} > 15\text{ °C} > 12\text{ °C} şeklinde olduğundan doğru sıralama Merkez II, Merkez I, Merkez III şeklindedir.
Soru yönergesi merkezlerin en sıcaktan en soğuğa doğru sıralanmasını istemektedir.

Anahtar Kavram

Bir yerin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı hesaplanırken yükselti farkı ortadan kaldırılır. Yükseltiden dolayı kaybedilen sıcaklık (her 200 m200\text{ m} için 1 °C1\text{ °C}) gerçek sıcaklığa eklenerek indirgenmiş sıcaklık değeri elde edilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 31Soru

Aşağıdakilerden hangisi beşeri coğrafyanın alt dallarından biri olan enerji coğrafyası kapsamında incelenen konulardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çıkarım alanları, üretimi ve bu kaynaklardan elde edilen elektriğin nakil hatlarıyla tüketim merkezlerine dağıtımı

Cevap

Fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının çıkarım alanları, üretimi ve bu kaynaklardan elde edilen elektriğin nakil hatlarıyla tüketim merkezlerine dağıtımı konusunu ele alan seçenek doğru cevaptır.
Enerji coğrafyası, beşeri coğrafyanın bir alt dalı olup fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşumu (beşeri boyutuyla), çıkarılması, enerji üretimi ve bu enerjinin nakil hatları ile tüketim merkezlerine ulaştırılması gibi doğrudan insan müdahalesi ve planlaması gerektiren süreçleri inceler. Dolayısıyla fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının dağılımı ve nakil hatlarının planlanması konusunu içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Beşeri coğrafyanın alt dalları ile fiziki coğrafyanın alt dalları arasındaki fark belirlenir. Beşeri coğrafya insan faaliyetlerini incelerken, fiziki coğrafya doğal çevre unsurlarını inceler.
İnceleme konuları doğal süreçler (fiziki) ve insan faaliyetleri (beşeri) olarak ayrıştırılır.
Soruda sorulan enerji coğrafyasının beşeri coğrafyanın bir alt dalı olduğunu bilerek, seçeneklerdeki insan kaynaklı enerji faaliyetlerini aramak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen konular analiz edilir.
Seçeneklerdeki akarsu rejimi, nem dağılışı, karstik şekiller ve bitki kuşakları gibi konuların doğal süreçlerle (fiziki coğrafya) ilgili olduğu görülür. Fosil ve yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimi, dağıtımı ve tüketimi ise doğrudan insan faaliyeti (enerji coğrafyası) kapsamındadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için her bir konunun hangi coğrafya alt dalına ait olduğu belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Beşeri Coğrafyanın Alt Dalları ve İnceleme Alanları
Soru 32Soru

Bir laboratuvarda yapılan hassas ölçümlerde beş farklı maddenin sıcaklık deği��imleri santigrat derece (C^\circ\text{C}) cinsinden sırasıyla 35-3{}5, 00, 44, 3-\sqrt{3} ve 125\frac{12}{5} olarak kaydedilmiştir.

Buna göre, kaydedilen bu sıcaklık değişim değerlerinden kaç tanesi bir tam sayı belirtir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2

Cevap

Kaydedilen sıcaklık değişim değerlerinden tam sayı belirtenler 2 tanedir.
Verilen sayılar incelendiğinde, 00 ve 44 sayılarının tam sayılar kümesine ait olduğu görülür. 35-3{}5 ve 125\frac{12}{5} sayıları tam sayı olmayan rasyonel sayılardır. 3-\sqrt{3} sayısı ise rasyonel olmadığından irrasyonel bir sayıdır. Bu nedenle tam sayı belirten değerlerin sayısı 2'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen sayıların sayı kümelerindeki yerlerini sınıflandırmak
35QZ-3{}5 \in \mathbb{Q} \setminus \mathbb{Z}, 0Z0 \in \mathbb{Z}, 4Z4 \in \mathbb{Z}, 3RQ-\sqrt{3} \in \mathbb{R} \setminus \mathbb{Q}, 125QZ\frac{12}{5} \in \mathbb{Q} \setminus \mathbb{Z}
Sayıların tam sayı sınıfına girip girmediğini anlamak için en dar sayı kümesi üyeliklerini tespit etmeliyiz.
2
Tam sayı olan elemanları seçip sayısını bulmak
Tam sayı olanlar 00 ve 44'tür. Toplamda 2 tane tam sayı vardır.
Soru kökünde bizden tam sayı olan değerlerin adedi istenmiştir.

Anahtar Kavram

Sayı Kümeleri
Soru 33Soru

Bir alışveriş merkezinde zemin katın 22 kat altında otopark, 44 kat üstünde ise sinema salonu bulunmaktadır.

Bu katları temsil eden 2-2 ve 44 sayıları ile ilgili;

I. Her ikisi de birer doğal sayıdır.
II. Her ikisi de birer tam sayıdır.
III. Her ikisi de birer rasyonel sayıdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü önermelerin yer aldığı seçenek doğrudur.
İkinci ve üçüncü önermeler doğrudur. Hem 2-2 hem de 44 sayıları tam sayılar kümesinin (Z\mathbb{Z}) elemanıdır. Ayrıca her tam sayı, paydası 11 olan bir rasyonel sayı (Q\mathbb{Q}) şeklinde ifade edilebildiği için bu iki sayı rasyonel sayılar kümesinin de elemanıdır. Birinci önerme ise yanlıştır çünkü 2-2 sayısı negatif bir tam sayı olup doğal sayılar kümesine (N\mathbb{N}) ait değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sayıları ve ait oldukları temel sayı kümelerini belirleyelim.
2-2 negatif bir tam sayıdır, 44 ise pozitif bir tam sayıdır.
Önermelerin doğruluğunu test etmek için her bir sayının sayı kümelerindeki yerini analiz etmeliyiz.
2
Birinci önermenin doğruluğunu kontrol edelim.
Doğal sayılar kümesi (N\mathbb{N}) sıfır ve pozitif tam sayılardan oluşur: N={0,1,2,3,}\mathbb{N} = \{0, 1, 2, 3, \dots\}. 2-2 negatif bir sayı olduğu için bir doğal sayı değildir. Dolayısıyla birinci önerme yanlıştır.
Doğal sayılar kümesinin negatif eleman barındırmadığını doğrulamak için.
3
İkinci ve üçüncü önermelerin doğruluğunu kontrol edelim.
Hem 2-2 hem de 44 birer tam sayıdır (Z\mathbb{Z}), dolayısıyla ikinci önerme doğrudur. Ayrıca her tam sayı, paydası 11 olan bir rasyonel sayı (Q\mathbb{Q}) olarak yazılabileceğinden (örneğin 21\frac{-2}{1} ve 41\frac{4}{1}) her ikisi de rasyonel sayıdır. Bu nedenle üçüncü önerme de doğrudur.
Tam sayılar ve rasyonel sayılar kümelerinin özelliklerini ve aralarındaki kapsama ilişkisini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Sayı kümeleri ve elemanların bu kümelere aidiyeti
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Üç basamaklı ABCABC doğal sayısı, iki basamaklı BCBC doğal sayısının 13 katından 20 fazladır.

Buna göre, AA rakamının alabileceği farklı değerlerin toplamı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15

Cevap

A rakamının alabileceği farklı değerlerin toplamı 15'tir.
Çözümleme yapıldığında elde edilen 25A=3BC+525A = 3 \cdot BC + 5 denkleminde, BCBC iki basamaklı doğal sayısının alabileceği değerler 1010 ile 9999 arasındadır. Bu koşul altında 3BC+53 \cdot BC + 5 ifadesinin 2525'in katı olması için AA rakamı yalnızca 22, 55 ve 88 değerlerini alabilir. Bu değerlerin toplamı 1515 olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sayının basamak çözümlemesini yapmak.
ABC=100A+BCABC = 100A + BC
ABCABC üç basamaklı sayısının son iki basamağını ayırarak çözümleme yapmak, BCBC iki basamaklı terimi ile sadeleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Soruda verilen sözel ifadeyi denklem olarak yazmak.
100A+BC=13BC+20    100A=12BC+20100A + BC = 13 \cdot BC + 20 \implies 100A = 12 \cdot BC + 20
Matematiksel modeli kurarak değişkenleri düzenlemek.
3
Denklemin katsayılarını en büyük ortak bölen ile sadeleştirmek.
25A=3BC+525A = 3 \cdot BC + 5
Daha küçük katsayılarla çalışmak ve değer verme aşamasında işlem kolaylığı sağlamak.
4
BCBC ifadesinin iki basamaklı bir doğal sayı olma şartını uygulayarak AA değerlerini aramak.
A{2,5,8}A \in \{2, 5, 8\} ve buna karşılık gelen BC{15,40,65}BC \in \{15, 40, 65\}
10BC9910 \leq BC \leq 99 sınırları dahilinde 3BC+53 \cdot BC + 5 ifadesinin 25'in katı olmasını sağlayan rakamlar belirlenir.
5
Bulunan rakamları toplamak.
2+5+8=152 + 5 + 8 = 15
AA rakamının alabileceği tüm farklı değerlerin toplamını elde etmek.

Anahtar Kavram

Çözümleme yaparken tüm basamakları tek tek açmak yerine (100A+10B+C100A + 10B + C), ortak blokları (100A+BC100A + BC) birlikte gruplandırmak işlem kolaylığı sağlar.

Alternatif Yöntem

25A=3BC+525A = 3 \cdot BC + 5 denkleminde eşitliğin sağ tarafı 55'in katıdır. Dolayısıyla sol taraftaki 25A25A da 55'in katı olmalıdır. Buradan 3BC3 \cdot BC ifadesinin 55'in katı olması gerektiği, yani BCBC sayısının birler basamağının (CC) 00 veya 55 olması gerektiği görülür. C=0C = 0 veya C=5C = 5 değerleri üzerinden deneme yapılarak BC{15,40,65}BC \in \{15, 40, 65\} değerlerine daha hızlı ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Türkiye'de sıcaklığın enlem (mutlak konum) etkisine bağlı olarak güneyden kuzeye doğru düzenli bir şekilde azalması beklenir. Ancak bazı durumlarda bu genel kurala uymayan sıcaklık özellikleri görülmektedir.

Buna göre, aşağıdaki gözlemlerden hangileri Türkiye'deki sıcaklık dağılışının enlem etkisiyle açıklanamayacağına örnek gösterilebilir?

I. Kış mevsiminde Mersin'in sıcaklık ortalamasının Samsun'dan yüksek olması
II. Yaklaşık aynı enlemde yer alan İzmir ve Van'ın ocak ayı sıcaklık ortalamalarının birbirinden farklı olması
III. Ocak ayında kuzeyde yer alan Sinop'un sıcaklık ortalamasının, daha güneyde yer alan Konya'dan yüksek olması

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İzmir ve Van'ın ocak ayı sıcaklıklarının farklı olması ile Sinop'un ocak ayı sıcaklığının Konya'dan yüksek olması
İzmir ve Van'ın yaklaşık aynı enlemde bulunmalarına rağmen Van'ın çok daha soğuk olması yükselti ve karasallık farkıyla açıklanır. Sinop'un Konya'dan daha kuzeyde olmasına rağmen ocak ayında daha sıcak olması ise denizellik etkisiyle açıklanır. Bu iki durum enlem (mutlak konum) etkisiyle açıklanamaz, göreceli konum özelliklerinin bir sonucudur. Mersin'in Samsun'dan sıcak olması ise Mersin'in güneyde yer alması sebebiyle enlem etkisine uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün enlem ilişkisini inceleme
Mersin (36 K36^\circ\text{ K}) Samsun'dan (41 K41^\circ\text{ K}) daha güneydedir. Ekvator'a yakın olan Mersin'in kışın daha sıcak olması enlem (mutlak konum) etkisine tamamen uygundur.
Enlem etkisine göre Ekvator'a yakın yerlerin daha sıcak olması beklenir.
2
İkinci öncülün enlem ilişkisini inceleme
İzmir ve Van yaklaşık aynı enlemdedir (38 K38^\circ\text{ K}). Ancak İzmir deniz kıyısında ve alçak iken, Van iç kesimde ve yüksek konumdadır. Bu yüzden ocak ayında İzmir çok daha sıcaktır. Enlemleri aynı olmasına rağmen sıcaklıklarının farklı olması enlemle değil, göreceli konumla (denizellik, yükselti ve karasallık) açıklanır.
Aynı enlem üzerindeki noktalara güneş ışınlarının geliş açısı aynıdır, dolayısıyla sıcaklık farkı göreceli konumla açıklanır.
3
Üçüncü öncülün enlem ilişkisini inceleme
Sinop (42 K42^\circ\text{ K}) Konya'dan (38 K38^\circ\text{ K}) daha kuzeydedir. Enlem etkisine göre Sinop'un daha soğuk olması gerekirken, denizellik ve nemlilik nedeniyle ocak ayı sıcaklığı Konya'dan daha yüksektir. Bu durum enlem etkisiyle çelişir ve göreceli konumla açıklanır.
Kuzeydeki bir yerin güneydeki bir yerden sıcak olması enlem kuralına terstir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sıcaklık dağılışını etkileyen faktörlerin mutlak konum (enlem) ve göreceli konum (denizellik, yükselti, karasallık) çerçevesinde değerlendirilmesi.
Soru 36Soru
aa bir tam sayı olmak üzere,
7a+47a + 4
ifadesi bir tek sayıya eşittir.

Buna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi her zaman bir çift sayıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: a2+3a^2 + 3

Cevap

a^2 + 3 ifadesi her zaman bir çift sayıdır.
Tek bir tam sayının karesi tek bir sayıya eşittir. Tek bir sayı ile başka bir tek sayı olan 33 toplandığında sonuç her zaman çift bir sayı olur. Dolayısıyla a2+3a^2 + 3 ifadesi daima çifttir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen 7a+47a + 4 ifadesinin tekliğini analiz etmek.
7a7a ifadesi tek bir sayıya eşit olmalıdır.
Tek bir sonuç elde etmek için çift sayı olan 44 ile tek bir sayının toplanması gerekir.
2
7a7a ifadesinin tek olmasından yola çıkarak aa değişkeninin paritesini belirlemek.
aa tek bir tam sayıdır.
İki tam sayının çarpımı tek ise bu sayıların her ikisi de tek olmak zorundadır. 77 sayısı tek olduğundan aa da tek olmalıdır.
3
aa tek sayısı için seçeneklerdeki ifadelerin değerlerini incelemek.
a2+3a^2 + 3 ifadesinin çift olduğu belirlenir.
aa tek sayı ise karesi olan a2a^2 de tek sayıdır. Tek bir sayı ile tek bir sayı olan 33 toplandığında sonuç daima çift sayı olur.

Anahtar Kavram

Tam sayılarda tek ve çift sayıların özellikleri ile işlemler
Soru 37Soru

İslam düşüncesinde Hz. Muhammed’in (s.a.v.) konumu ele alınırken onun risalet (peygamberlik) vazifesi ile beşeriyet (insaniyet) vasfı arasında hassas bir denge kurulur. Onun peygamberlik yönü tebliğ, tebyin, temsil ve teşri gibi görevlerle şekillenirken; beşerî yönü ise yeme, içme, ticaret yapma, savaşlarda askeri taktikler geliştirme veya tarımsal faaliyetlerde şahsi görüş belirtme gibi insani özellikleri kapsar. Bu iki yönün karıştırılması, dini hükümlerin kaynağı ve bağlayıcılığı konusunda yanılgılara yol açabilir.

Buna göre, Hz. Muhammed’in aşağıdaki tasarruflarından hangisi, onun beşerî/insani kimliğinin bir sonucu olmayıp doğrudan vahiyle desteklenen peygamberlik (risalet) yönünün ve yasama (teşri) yetkisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kur'an-ı Kerim'de doğrudan belirtilmeyen, yırtıcı hayvanların ve yırtıcı ku��ların etlerinin yenmesini yasaklayarak yeni dini hükümler getirmesi

Cevap

Kur'an-ı Kerim'de doğrudan belirtilmeyen, yırtıcı hayvanların ve yırtıcı kuşların etlerinin yenmesini yasaklayarak yeni dini hükümler getirmesi
Kur'an-ı Kerim'de doğrudan belirtilmeyen, yırtıcı hayvanların ve yırtıcı kuşların etlerinin yenmesini yasaklayarak yeni dini hükümler getirmesi ifadesi doğrudur. Çünkü helal ve haram kılma (teşri/yasama) yetkisi, Hz. Muhammed'in sadece peygamberlik sıfatına bağlı olarak vahiyle yönlendirilen risalet yönünün en bariz göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki kavramsal ayrımı belirlemek
Hz. Muhammed'in beşerî yönünün dünyevi, geçici ve şahsi kararları içerdiği; peygamberlik yönünün ise tebliğ, tebyin, temsil ve teşri gibi vahye dayalı dinî bağlayıcılığı olan alanları kapsadığı belirlenmiştir.
Soruda istenen peygamberlik (risalet/teşri) yönünü beşerî yönlerden ayırabilmek için ölçüt oluşturulur.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları bu ölçüte göre tasnif etmek
Hendek kazılması, hurma aşılanması, hicrette rehber tutulması ve ticaret yapılması gibi eylemlerin beşerî akıl, tecrübe ve beşerî ihtiyaçlar çerçevesinde yapıldığı saptanmıştır. Yırtıcı hayvan etlerinin yasaklanmasının ise dine yeni bir hüküm ekleme (teşri) olduğu belirlenmiştir.
Hangi eylemlerin beşerî, hangisinin din koyucu yetkiyle yapıldığını ayırt etmek gerekir.
3
Yasama (teşri) kavramının karşılığını tespit etmek
Dine yeni bir haram/helal hükmü getirme yetkisinin doğrudan teşri (yasama) kapsamında olduğu ve bunun da sadece peygamberlik sıfatıyla gerçekleştirilebileceği sonucuna varılmıştır.
Teşri yetkisinin doğrudan risalet yönünü temsil ettiğini doğrulamak için bu adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Yönü ve Teşri Yetkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Kur’an-ı Kerim’de inanıp yararlı işler yapanlar (iman edip salih amel işleyenler) müjdelenirken eylemin biçimsel yönünden ziyade arkasındaki niyet ve bilinç vurgulanır. Kişinin Allah’a karşı sorumluluk bilinci ve O’na duyduğu saygı (takva), amelini 'salih' kılan en temel unsurdur. Takva olmaksızın yapılan dışsal eylemler ruhsuz birer kalıp olmaktan öteye geçemezken; eyleme dökülmeyen bir takva iddiası da pratik bir karşılık bulamaz.

Buna göre, iman, salih amel ve takva arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İman kalbi kabulü, salih amel bu kabulün eyleme dönüşmesini, takva ise bu eylemlerin ilahi rızaya uygun niyet ve bilinçle hayat bulmasını sağlar.

Cevap

İman kalbi kabulü, salih amel bu kabulün eyleme dönüşmesini, takva ise bu eylemlerin ilahi rızaya uygun niyet ve bilinçle hayat bulmasını sağlar.
Doğru yargı, iman, salih amel ve takva kavramlarının işlevsel tanımlarını ve aralarındaki bütüncül ilişkiyi tam olarak yansıtmaktadır. İman içsel kabulü, salih amel bu kabulün eyleme yansımasını, takva ise bu eylemlerin arkasındaki samimi niyet ve Allah rızası bilincini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramların (iman, salih amel, takva) rollerini tespit etme.
İman eylemlerin temeli, salih amel bu temelin dışa vurumu, takva ise eyleme ruh katan bilinç ve Allah rızasıdır.
Metinde 'eyleme dökülmeyen takva iddiasının pratik karşılık bulamayacağı' ve 'takva olmaksızın eylemlerin ruhsuz kalıplar olacağı' vurgulanmıştır.
2
Kavramlar arasındaki bütüncül ilişkiyi tanımlayan seçeneği arama.
İman, salih amel ve takva arasındaki hiyerarşik ve tamamlayıcı ilişkiyi doğru özetleyen seçeneğin belirlenmesi.
Her bir kavramın işlevini (kabul, eylem, bilinç/niyet) doğru şekilde ilişkilendiren yargı doğru seçenektir.

Anahtar Kavram

İman, Salih Amel ve Takva İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Metindeki boşlukları, cümlenin bağlamına ve dil bilgisi kurallarına uygun biçimde, isimlerin üzerine gelen çekim ekleriyle (iyelik ve durum ekleri) doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Sanatçı, bu eser çocukluk anılarını anlatırken okuyucuyu hüzünlü bir serüven çıkarır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa üçüncü teklik şahıs iyelik eki ile bulunma durum ekinin birleşimi olan '-inde', ikinci boşluğa ise yönelme durum eki olan '-e' getirilmelidir.
Cümlenin dil bilgisel yapısı ve anlam bütünlüğü incelendiğinde; ilk boşlukta 'eser' sözcüğünün bulunma bildiren çekim eklerini alarak 'eserinde' (-inde), ikinci boşlukta ise 'serüven' sözcüğünün yönelme bildiren çekim ekini alarak 'serüvene' (-e) şeklinde tamamlanması gerekmektedir. Bu ekler isim çekim ekleri olan iyelik ve durum (hâl) ekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluğun bulunduğu 'eser' sözcüğünün aldığı eki belirlemek için cümlenin öge ve anlam ilişkilerini inceleyin.
'Sanatçı bu eser...' ifadesinde, eylemin gerçekleştiği yer bildirilmektedir. Eser sözcüğü önce üçüncü şahsa aitlik bildiren iyelik ekini (-i) ve kaynaştırma ünsüzünü (-n-) alıp ardından bulunma durum eki (-de) ile tamamlanarak 'eserinde' biçimine girmelidir.
Cümlenin anlam akışı, anıların anlatıldığı mekânı/eseri bulunma durumuyla belirtmeyi gerektirir.
2
İkinci boşluğun bulunduğu 'serüven' sözcüğünün alması gereken eki ve yüklemle olan ilişkisini analiz edin.
'serüven...' sözcüğü, 'çıkarmak' eyleminin yöneldiği kavramı belirtmektedir. Bu nedenle yönelme durum eki olan '-e' gelerek 'serüvene (çıkarmak)' şeklinde tamamlanmalıdır.
'Serüvene çıkarmak' kalıbı yönelme durum eki gerektiren bir birleşik ifadedir.

Anahtar Kavram

İsim çekim eklerinden iyelik ve durum (hâl) eklerinin işlevleri ve cümlede kullanımı.
Soru 40Soru

Tarihçi Marc Bloch, tarihin inceleme alanını tanımlarken şu ifadeleri kullanmıştır:

"Tarihin konusu en yalın tanımıyla insandır; daha doğrusu, zaman içindeki insanlardır. Ancak bu, doğa olaylarının tarihin tamamen dışında kaldığı anlamına gelmez. Bir yanardağ patlaması veya bir nehrin taşması kendi başına fiziki coğrafyanın konusudur. Fakat bu doğa olayları, insan topluluklarının yaşamını etkilediği, göçlere yol açtığı veya yerleşim biçimlerini değiştirdiği andan itibaren tarihçinin de inceleme alanına dâhil olur."

Buna göre Marc Bloch'un bu ifadelerinden hareketle tarih bilimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğada meydana gelen fiziki değişimleri, insan faktöründen bağımsız olarak kendi bütünlüğü içinde araştırır.

Cevap

Tarih biliminin doğada meydana gelen fiziki değişimleri insan faktöründen bağımsız olarak kendi bütünlüğü içinde araştırması mümkün değildir; bu tür olaylar ancak insan faaliyetlerini ve topluluklarını etkilediği ölçüde tarihin konusuna girer.
Doğru cevap olan doğa olaylarının insan faktöründen bağımsız olarak incelendiği yargısı paragrafın ana fikriyle çelişmektedir. Paragrafta yanardağ patlaması veya nehir taşması gibi olayların insan eylemleriyle ilişkilenmediği sürece tarihin değil, fiziki coğrafyanın konusu olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle tarih biliminin bu tür fiziki süreçleri bağımsız olarak incelediği söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta yer alan 'tarihin konusunun insan olduğu' ve doğa olaylarının ancak 'insan topluluklarının yaşamını etkilediği andan itibaren' tarihin konusu olabileceği vurgusunu analiz etmek.
Doğa olaylarının kendi başına doğa bilimlerinin konusu olduğu, tarihin konusu olabilmesi için mutlaka insan eylemleriyle temas etmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Tarih biliminin konusunun sınırlarını belirlemek ve doğa bilimlerinden ayrılan yönünü tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Seçenekleri paragraftaki bu ana düşünceyle karşılaştırmak.
Doğa olaylarının insan faktöründen bağımsız olarak incelenmesinin tarihin değil, fiziki coğrafyanın konusu olduğu görülür.
Paragraftan ulaşılamayacak olan metodolojik hatayı bulmak ve doğru seçeneği belirlemek için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Tarih biliminin konusu yalnızca insan ve insan topluluklarının geçmişteki faaliyetleridir; doğa olayları ancak insanı etkilediği ölçüde bu konuya dâhil edilir.
ÖncekiSayfa 2 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin