Uluslararası Sorumluluk

277 questions

Question 161Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) "Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu" başlıklı taslak maddelerine göre, bir devletin uluslararası yükümlülüğüne aykırı bir fiilinin sorumluluğundan kurtulabilmesi için başvurabileceği hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerden biri de "zaruret hali"dir (necessity).

Buna göre, uluslararası hukukta zaruret halinin uygulanma şartları ve sınırları dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Zaruret hali gerekçesiyle başvurulan fiilin, yükümlülüğün ihlal edildiği diğer devletin veya bir bütün olarak uluslararası toplumun temel bir menfaatine ağır bir zarar vermemesi gerekir.

Answer

Doğru yanıt, zaruret hali gerekçesiyle başvurulan fiilin diğer devletin veya uluslararası toplumun temel bir menfaatine ağır bir zarar vermemesi gerektiğini ifade eden seçenektir.
Zaruret hali, ILC Taslak Maddeleri 25. maddesinde katı şartlara bağlanmıştır. Bir devletin zaruret halini geçerli bir biçimde ileri sürebilmesi için, eylemin devletin temel bir menfaatini ağır ve yakın bir tehlikeye karşı korumasının tek yolu olması ve yükümlülüğün ihlal edildiği diğer devletin (veya bir bütün olarak uluslararası toplumun) temel bir menfaatine ağır zarar vermemesi şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Zaruret halinin (necessity) uluslararası hukukta (ILC Madde 25) hangi şartlara tabi olduğunu hatırlamak.
Zaruret hali, devletin temel bir menfaatini ağır ve yakın bir tehlikeye karşı korumasının yegâne yolu olmalı ve yükümlülük altına girilen devletin veya uluslararası toplumun temel menfaatlerine ağır zarar vermemelidir.
Zaruret halinin temel sınırlarını ve istisnai doğasını belirlemek.
2
Seçeneklerdeki durumların hukuka aykırılığı ortadan kaldıran diğer hallerle (mücbir sebep, tehlike hali) ilişkisini kurmak.
Maddi dış güç ve imkânsızlık kavramlarının 'mücbir sebep', insan hayatı kurtarma amacının ise 'tehlike hali' olduğunu tespit etmek.
Benzer hukuki kavramlar arasındaki karmaşayı (distraktörleri) elemektir.
3
Jus cogens normların ve devletin kendi kusurunun (katkı yasağı) zaruret haliyle ilişkisini analiz etmek.
Jus cogens hiçbir hukuka uygunluk nedeni ile ihlal edilemez. Ayrıca, devlet tehlikeye kendi kusuruyla katkıda bulunmuşsa zaruret halini ileri süremez.
Zaruret halinin katı kısıtlamalarının doğru bilinip bilinmediğini teyit etmek.

Key Concept

Zaruret Hali Sınırları ve Uygulanma Şartları
Question 162Question

X Devleti'nin yetkilendirdiği özel bir şirkete ait uzay aracı, yörüngeye yerleşme aşamasında yaşanan öngörülemeyen teknik bir arıza nedeniyle parçalanmış ve enkazı Y Devleti'nin topraklarına düşerek büyük çaplı maddi hasara neden olmuştur. X Devleti, fırlatma faaliyetinin uluslararası sözleşmelere uygun, tamamen barışçıl amaçlarla yapıldığını ve güvenlik standartları açısından hiçbir kusur veya ihmallerinin bulunmadığını uluslararası teknik raporlarla kanıtlamıştır.

Bu vakadaki zararın tazmini konusunda, uluslararası hukukun 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan sorumluluk' (kusursuz/risk sorumluluğu) rejimi bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fırlatma faaliyeti hukuka uygun ve devletin olayda hiçbir kusuru olmasa dahi, yürütülen faaliyetin doğası gereği barındırdığı olağanüstü risk nedeniyle X Devleti ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Answer

X Devleti'nin olayda hiçbir kusuru olmasa bile yürütülen olağanüstü riskli faaliyetten doğan zararı tazmin etme yükümlülüğünün bulunduğunu belirten ifadedir.
Uluslararası hukukta kural olarak devletlerin sorumluluğu hukuka aykırı bir eylemin varlığına dayanır. Ancak nükleer faaliyetler, tehlikeli madde taşımacılığı veya uzay araştırmaları gibi özünde hukuka uygun (yasaklanmamış) olmasına rağmen taşıdığı yüksek risk nedeniyle zarar doğurma potansiyeli olan faaliyetlerde 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz/risk) sorumluluk' rejimi uygulanır. Bu rejimde devletin her türlü tedbiri almış olması, fiilin hukuka aykırı olmaması veya devletin hiçbir ihmal/kusurunun bulunmaması tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Zarar ve faaliyet arasındaki illiyet bağı sorumluluğun doğması için yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki eylemin uluslararası hukuktaki niteliğini belirle.
Uzay aracı fırlatmak, uluslararası hukukta yasaklanmamış (hukuka uygun) ancak aşırı tehlike (risk) barındıran bir faaliyettir.
Sorumluluğun türünün (kusurlu mu kusursuz mu) tespit edilmesi gerekir.
2
Kusursuz (risk) sorumluluğu rejiminin şartlarını uygula.
Hukuka uygun ancak tehlikeli faaliyetlerden doğan sınır aşan zararlarda 'hukuka aykırılık' ve 'kusur' şartı aranmaksızın devlet doğrudan sorumlu tutulur.
Klasik devlet sorumluluğundan (hukuka aykırı fiil sorumluluğu) ayrılan temel nokta budur.
3
Seçenekleri bu kural çerçevesinde ele.
Kusur ispatı arayan, mücbir sebeple sorumluluktan kaçınmayı öngören, iç hukuk yollarını şart koşan veya otomatik yargı yetkisi varsayan seçenekler elenir. Salt zarar ve illiyet bağının tazminat için yeterli olduğunu belirten seçenek doğru bulunur.
1972 Uzay Cisimlerinin Verdiği Zararlardan Dolayı Uluslararası Sorumluluk Sözleşmesi uyarınca yeryüzündeki zararlarda mutlak sorumluluk geçerlidir.

Key Concept

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan Sorumluluk (Risk Sorumluluğu / Kusursuz Sorumluluk)
Question 163Question

A Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren ve tamamen yasal izinlere sahip devasa bir kimyasal madde üretim tesisinde, teknik bir arıza sonucu atmosfere yüksek miktarda zehirli gaz salınımı gerçekleşmiştir. Rüzgârın etkisiyle bu gazlar komşu B Devleti'nin hava sahasına girerek tarımsal ürünlere ve halk sağlığına ciddi boyutta sınır aşan zarar vermiştir. A Devleti, söz konusu tesisin inşasında ve denetiminde tüm uluslararası standartlara uymuş olup olayda herhangi bir ihmali bulunmamaktadır.

Bu vakada A Devleti'nin uluslararası hukuktaki sorumluluğunun niteliği ve zararın tazmini ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ortada hukuka aykırı bir fiil veya kusur olmamasına rağmen, faaliyetin taşıdığı aşırı tehlike (risk) nedeniyle A Devleti'nin ortaya çıkan zarardan dolayı kusursuz sorumluluğu mevcuttur.

Answer

Ortada hukuka aykırı bir fiil veya kusur olmamasına rağmen, faaliyetin taşıdığı aşırı tehlike (risk) nedeniyle A Devleti'nin ortaya çıkan zarardan dolayı kusursuz sorumluluğu mevcuttur.
Doğru cevap, hukuka uygun fiillerden kaynaklanan kusursuz sorumluluğu tam olarak yansıtmaktadır. Uluslararası hukukta devletlerin uzay faaliyetleri, nükleer santral işletimi veya tehlikeli/zehirli maddelerin üretimi ve taşınması gibi faaliyetleri tamamen hukuka uygun olsa dahi 'aşırı tehlikeli (ultra-hazardous)' olarak nitelendirilir. Bu faaliyetlerden doğan sınır aşan zararlarda, devletin bir kusuru veya haksız fiili kanıtlanmasına gerek kalmaksızın, sırf yaratılan risk nedeniyle doğan zararı tazmin etme yükümlülüğü (objektif sorumluluk) mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki devlet faaliyetinin niteliğini ve hukuki durumunu analiz etmek.
A Devleti'nin yürüttüğü faaliyet uluslararası hukuka tamamen uygun ve yasal standartlardadır; yani ortada hukuka aykırı bir fiil (haksız fiil) veya ihmal yoktur. Ancak kimyasal madde üretimi aşırı tehlike içeren (riskli) bir faaliyettir.
Devletin uluslararası sorumluluğunun türünü doğru tespit edebilmek için eylemin hukuka uygunluğu ve taşıdığı risk potansiyeli belirlenmelidir.
2
Uluslararası hukukta sorumluluk türlerini ve rejimlerini değerlendirmek.
Klasik sorumluluk hukuka aykırı bir fiilin varlığını gerektirirken; nükleer faaliyetler, uzay çalışmaları veya ağır kimyasal endüstri gibi hukuka uygun ancak yüksek riskli faaliyetlerden doğan zararlarda 'hukuka uygun fiillerden kaynaklanan (kusursuz) sorumluluk' rejimi uygulanır.
Gelişen teknolojiyle birlikte ortaya çıkan aşırı tehlikeli faaliyetlerin doğurduğu büyük zararların sahipsiz kalmaması için risk esasına dayalı özel bir sorumluluk teorisi geliştirilmiştir.
3
Seçenekleri analiz ederek kusursuz sorumluluk tanımına ulaşmak.
A Devleti'nin herhangi bir hukuka aykırı eylemi veya kusuru olmasa dahi, yürüttüğü yüksek riskli faaliyet komşu devlette sınır aşan bir zarara yol açtığı için risk esasına dayanan tazminat yükümlülüğü (kusursuz sorumluluk) mevcuttur.
Kusursuz sorumlulukta devletin uluslararası hukuku ihlal etmesi şartı aranmaz, zarar ile aşırı tehlikeli faaliyet arasındaki illiyet bağı yeterlidir.

Key Concept

Hukuka Uygun Fiillerden Kaynaklanan (Kusursuz) Sorumluluk
Question 164Question

Uluslararası bir zirve sırasında, A ülkesinin resmi makamları tarafından B ülkesinin devlet başkanına diplomatik protokollere aykırı ve kasıtlı olarak aşağılayıcı bir muamelede bulunulmuştur. B ülkesi bu durumu egemenlik haklarına ve devlet itibarına yönelik açık bir saldırı olarak nitelendirmiş ve A ülkesinin sorumluluğunu ileri sürmüştür. Ortada finansal olarak ölçülebilen bir mal veya can kaybı yoktur.

2001 tarihli Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Sorumluluğuna İlişkin ILC Maddeleri uyarınca; ortaya çıkan zarar, yapısal özellikleri gereği 'eski hâle getirme (restitutio in integrum)' veya parasal 'tazminat (compensation)' yöntemleriyle telafi edilebilecek türden değilse, mağdur devletin tatmin edilmesi için uygulanması gereken en uygun onarım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tarziye (satisfaction) sunulması

Answer

Manevi ve siyasi nitelikteki zararların onarımı için uygulanması gereken öncelikli yöntem tarziye (satisfaction) sunulmasıdır.
2001 ILC Maddeleri'ne göre devletin uluslararası hukuka aykırı fiilinden doğan sorumluluğunun sonuçlarından biri de onarım yükümlülüğüdür. Onarım; eski hâle getirme, tazminat ve tarziye biçimlerinde olabilir. Devletin itibarına, onuruna veya devlet başkanına yönelik yapılan saygısızlıklar gibi maddi ve finansal olarak ölçülemeyen (manevi) zararların giderilmesinde başvurulacak en uygun onarım biçimi tarziyedir (satisfaction). Tarziye, ihlalin kabul edilmesi, resmi bir özür dilenmesi veya pişmanlık ifade edilmesi şeklinde gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen ihlal türünü ve zarar niteliğini belirlemek
Olayda maddi bir zarar bulunmadığı, doğrudan devletin onuruna ve itibarına yönelik manevi bir ihlal gerçekleştirildiği tespit edilir.
Zararın niteliği, uygulanacak onarım (telafi) türünü belirleyen temel unsurdur.
2
ILC Maddeleri'ndeki onarım biçimlerini değerlendirmek
Maddi zararlar için 'eski hâle getirme' veya 'tazminat' öngörülürken, manevi (soyut) zararların telafisi için 'tarziye' yönteminin kullanılması gerektiği sonucuna varılır.
Tarziye, resmi özür dileme veya ihlali kabul etme gibi yollarla mağdur devletin itibarını iade etmeyi amaçlar.

Key Concept

Tarziye (Satisfaction) Yoluyla Onarım
Question 165Question

Uluslararası Hukuk Komisyonunun (UHK) Devletin Uluslararası Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeleri uyarınca, bir ülkede meydana gelen aşağıdaki olaylar dizisi uluslararası bir merci tarafından incelenmektedir:

I. Devletin resmî güvenlik güçlerine mensup bir birliğin, üniformalı olarak görev başındayken üstlerinin kesin talimatlarına aykırı hareket ederek (yetkilerini aşarak) yabancı bir diplomata haksız muamelede bulunması.
II. Devletin herhangi bir teşviki, yönlendirmesi veya güvenlik zafiyeti (ihmali) olmaksızın, tamamen kendi başlarına hareket eden bir grup sivilin yabancı bir şirketin tesislerine zarar vermesi.
III. Mevcut anayasal düzeni yıkmak amacıyla silahlı faaliyete girişen bir isyancı grubun, çatışmalar sırasında uluslararası hukuku ihlal etmesi ve bu grubun aylar sonra devlet güçlerince tamamen yenilgiye uğratılması.
IV. Bağımsızlık talebiyle ayaklanan başka bir silahlı hareketin, yabancı ülke vatandaşlarına zarar verdikten sonra başarıya ulaşarak o bölgede yeni ve bağımsız bir devlet kurması.

Bu senaryodaki eylemlerin uluslararası hukuk bağlamında isnadiyeti (atıf yapılması) ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I numaralı olaydaki fiiller görevlilerin yetki aşımına (ultra vires) rağmen mevcut devlete isnat edilirken; IV numaralı olaydaki isyancıların fiilleri, hareketin başarıya ulaşıp yeni devlet kurması sebebiyle bu yeni kurulan devlete isnat olunur.

Answer

Doğru seçenek, yetki aşımı durumunda dahi devlet organının fiilinin devlete isnat edileceğini ve başarılı olup yeni devlet kuran isyancı hareketin fiillerinin bu yeni devlete isnat olunacağını belirten ifadedir.
Devletin uluslararası sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı fiilin devlete isnat edilebilmesi gerekir. UHK Taslak Maddeleri Madde 7 gereğince, devletin bir organı veya görevlisi resmî sıfatıyla hareket ederken yetkisini aşsa (ultra vires) veya talimatlara aykırı davransa bile fiili devlete isnat edilir (I. olay). Madde 10(2) gereğince ise, bir devletin ülkesinin bir bölümünde veya yetkisi altındaki bir ülkede yeni bir devlet kurmayı başaran bir hareketin fiilleri uluslararası hukuk uyarınca o yeni devletin fiili sayılır (IV. olay). Bu nedenle, hem ultra vires fiillerin mevcut devlete, hem de başarıya ulaşıp yeni devlet kuran isyancıların fiillerinin yeni devlete isnat edileceğini ifade eden seçenek doğru yanıtı vermektedir.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı olayın UHK Taslak Maddeleri kapsamındaki durumunu analiz et.
Jandarmaların yetkilerini aşması (ultra vires) durumu mevcuttur. UHK Madde 7'ye göre, devlet organı resmi sıfatıyla hareket ediyorsa, talimatlara aykırı davransa bile fiil devlete isnat edilir.
Devletin uluslararası alanda kendi organlarının eylemlerinden, yetki aşımı durumunda dahi sorumlu tutulması uluslararası hukukun güvenilirliği için esastır.
2
II numaralı olaydaki sivil eylemleri değerlendir.
Devletin herhangi bir kusuru (ihmali) olmadığından, UHK Madde 8 ve 11 uyarınca özel kişilerin fiilleri devlete isnat edilmez.
Devletin sorumluluğunun doğması için fiilin devlete atfedilebilir olması gerekir; salt ülkesinde gerçekleşmesi yeterli değildir.
3
III numaralı olaydaki başarısız isyancı hareketin fiillerini değerlendir.
UHK Madde 10 bağlamında, başarısızlıkla sonuçlanan isyancı hareketlerin fiilleri prensip olarak devlete isnat edilmez.
Devletin kontrolü dışında olan ve devlete karşı savaşan bir grubun eylemlerinden mevcut devletin sorumlu tutulması hukuken makul değildir.
4
IV numaralı olaydaki başarılı isyancı hareketin (yeni devlet kuran) fiillerini analiz et.
UHK Madde 10(2)'ye göre, yeni bir devlet kurmayı başaran isyancı veya diğer hareketlerin fiilleri uluslararası hukuk uyarınca o yeni devletin fiili sayılır.
Yeni devlet, isyancı hareketin kurumsal devamı niteliğindedir.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf) Kuralları
Question 166Question

Bir X ülkesinde yaşanan iç karışıklıklar ve siyasi kriz döneminde aşağıdaki üç farklı gelişme kaydedilmiştir:

I. Herhangi bir resmi sıfatı bulunmayan sivil bir grubun, güvenlik güçlerinin gerekli tüm tedbirleri almış olmasına ve hiçbir gözetim veya müdahale ihmali bulunmamasına rağmen, ani bir taşkınlıkla yabancı bir diplomatik misyona saldırarak ciddi maddi hasar vermesi.

II. X devletinin resmi sınır muhafaza birliklerinin, üst makamların 'sınır ötesine kesinlikle geçilmeyecek' şeklindeki yazılı ve açık emrine kasten itaatsizlik ederek (yetki aşımı) komşu Y ülkesinin topraklarında izinsiz bir operasyon yürütmesi.

III. Mevcut hükümeti devirmek amacıyla silahlı ayaklanma başlatan bir isyancı hareketin, çatışmalar sırasında Z ülkesi vatandaşlarının yatırımlarını tahrip etmesi ve aylar süren mücadelenin ardından bu hareketin başarıya ulaşarak X ülkesinde yeni anayasal hükümeti resmen kurması.

BM Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan Devletin Uluslararası Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler çerçevesinde, söz konusu fiillerin X devletine isnadiyeti (atıf yapılması) ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sivil grubun eylemi devletin gözetim ihmali bulunmadığından X devletine atfedilemez; sınır muhafızlarının operasyonu yetki tecavüzü niteliğinde olsa dahi devletin resmi organı statüsünde hareket ettikleri için devlete isnat edilir; isyancı hareketin fiilleri ise devrimi başarıyla tamamlayıp yeni hükümeti kurdukları için geriye dönük olarak X devletine isnat olunur.

Answer

Doğru yanıt, sivil eylemlerin gözetim ihmali yokluğunda isnat edilemeyeceğini, resmi organın yetki aşımı yapsa bile eylemlerinin devlete isnat edileceğini ve başarılı isyancıların eylemlerinin yeni hükümet kurulduğu için geriye dönük atfedileceğini belirten seçenektir.
Doğru seçenek; uluslararası isnadiyet hukukunun üç temel istisnai kuralını da isabetli şekilde yansıtmaktadır. Birincisi, özel kişilerin eylemlerinden devletin sorumlu tutulabilmesi için devletin 'gerekli özen' (due diligence) yükümlülüğünü ihlal etmesi zorunludur; olayda ihlal yoktur. İkincisi, devlet organları (sınır muhafızları vb.) yetkilerini aşsalar veya talimatlara karşı gelseler (ultra vires) dahi, resmi sıfatlarıyla hareket ettikleri müddetçe eylemleri devlete isnat olunur. Üçüncüsü, mevcut idareye karşı savaşan isyancı hareketlerin eylemleri kural olarak devlete isnat edilmezken; hareket başarıya ulaşır ve yeni anayasal hükümeti kurarsa, devletin devamlılığı ilkesi uyarınca isyancıların eylemleri geriye dönük olarak (ex tunc) devlete isnat edilir.

Step-by-Step Solution

1
I. olaydaki özel kişilerin (sivillerin) eylemlerinin hukuki niteliğini değerlendirin.
Devletin hiçbir ihmali (due diligence ihlali) bulunmadığı soruda açıkça belirtilmiştir.
Özel kişilerin hukuka aykırı fiilleri, ancak ve ancak devletin bu fiilleri önlemede veya failleri cezalandırmada 'gerekli özeni' göstermemesi durumunda devlete isnat edilebilir. İhmal yoksa isnat edilemez.
2
II. olaydaki sınır muhafızlarının eylemlerini (ultra vires) analiz edin.
Eylem, üstlerin emirlerine açıkça aykırı olsa bile devletin resmi organları tarafından işlenmiştir.
Taslak Maddeler Madde 7 uyarınca, devletin bir organı resmi sıfatıyla hareket ettiği sürece yetkisini aşmış veya talimatlara aykırı davranmış olsa bile, bu fiiller doğrudan devlete isnat edilir.
3
III. olaydaki isyancı hareketin statüsünü ve eylemlerini inceleyin.
İsyancı grup ayaklanmada başarılı olmuş ve yeni hükümeti resmen kurmuştur.
Taslak Maddeler Madde 10 uyarınca, devletin yeni hükümeti haline gelen başarılı bir isyancı hareketin davranışı, geçmişe etkili olarak o devletin uluslararası hukuka göre bir eylemi sayılır.

Key Concept

Devletin uluslararası sorumluluğunda eylemlerin isnat edilebilirliği (ultra vires organlar, başarılı isyancılar ve özel kişiler).
Question 167Question

(A) devleti vatandaşı olan bir yatırımcı, ticari faaliyet gösterdiği (B) devletinde hukuka aykırı bir kamulaştırma işlemi sonucunda tüm malvarlığını kaybetmiştir. Yatırımcı, (B) devleti idari makamlarının bu işlemine karşı yerel mahkemelerde hiçbir hukuki yola başvurmadan doğrudan (A) devletine müracaat ederek kendisine "diplomatik koruma" (diplomatic protection) sağlanmasını talep etmiştir.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) 2001 tarihli Devletin Sorumluluğuna ve 2006 tarihli Diplomatik Korumaya İlişkin Taslak Maddeleri ile genel uluslararası hukuk kuralları dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın ileri sürülmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diplomatik koruma hakkının hukuka uygun bir şekilde işletilebilmesi ve sorumluluğun ileri sürülebilmesi için, ön koşul olarak yatırımcının kamulaştırma yapan devletteki mevcut ve etkili tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olması şarttır.

Answer

Doğru yanıt, diplomatik korumanın işletilebilmesi için mağdur olan bireyin ilgili devletteki mevcut ve etkili tüm iç hukuk yollarını tüketmiş olması gerektiğini belirten seçenektir.
Diplomatik koruma, bir devletin kendi vatandaşına (gerçek veya tüzel kişi) karşı başka bir devlet tarafından uluslararası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen eylemlerden doğan sorumluluğu kendi adına ileri sürmesidir. ILC'nin 2006 tarihli Diplomatik Korumaya İlişkin Taslak Maddeleri'nin 14. maddesi uyarınca, mağdur olan kişi, zarar veren devletin sağladığı mevcut ve etkili iç hukuk yollarını (yerel mahkemeler, idari itiraz mercileri vb.) tüketmedikçe diplomatik koruma mekanizması hukuken işletilemez. Olayda yatırımcı yerel yollara başvurmadığı için bu şart sağlanmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki uyuşmazlığın niteliğini tespit et.
Bir devletin (B) hukuka aykırı işlemi sonucu, başka bir devletin (A) vatandaşının zarar görmesi durumu tespit edilir.
Uluslararası sorumluluk hukukunda, devlete dolaylı olarak zarar veren (vatandaşı üzerinden) durumların hangi mekanizmayla çözüleceğini belirlemek için olayın nitelendirilmesi şarttır.
2
Diplomatik koruma kurumunun ön şartlarını değerlendir.
ILC 2006 Taslak Maddeleri uyarınca, diplomatik korumanın işletilebilmesi için mağdurun kesintisiz bir 'tabiiyet bağı'na (nationality of claims) sahip olması ve zarar veren devletteki 'iç hukuk yollarını tüketmiş' (exhaustion of local remedies) olması gerektiği sonucuna varılır.
Egemen devletlerin kendi yargı organları aracılığıyla hukuka aykırılığı düzeltme hakkı esastır; uluslararası iddia ancak bu yollar sonuçsuz kalırsa ileri sürülebilir.
3
Olaydaki eksikliği teşhis ederek doğru kuralı uygula.
Yatırımcının yerel mahkemelere hiç başvurmadan doğrudan devletinden müdahale istediği görülür. Bu durumda A devleti hukuken diplomatik koruma hakkını henüz kullanamaz.
İç hukuk yollarının tüketilmesi ön koşulu yerine getirilmemiştir.

Key Concept

Diplomatik Koruma ve İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Kuralı
Estimated Time:1m 30s
Question 168Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 2011 tarihli "Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları"na (DARIO) göre, bir uluslararası örgütün organı veya temsilcisinin resmî sıfatıyla hareket ederken yetkisini aşarak (ultra vires) veya kendisine verilen talimatlara aykırı davranarak uluslararası hukuka aykırı bir fiil işlemesi durumunda, bu fiilin atfedilmesiyle (isnadiyet) ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Temsilci resmî sıfatıyla hareket ettiği için, yetkisini aşmış olsa dahi söz konusu fiil doğrudan uluslararası örgüte atfedilir.

Answer

Temsilci resmî sıfatıyla hareket ettiği için, yetkisini aşmış olsa dahi söz konusu fiil doğrudan uluslararası örgüte atfedilir.
Doğru cevap, DARIO Madde 8'de düzenlenen 'yetki aşımı' (ultra vires) kuralını doğru yansıtmaktadır. Uluslararası hukukta devletlerin veya uluslararası örgütlerin organları ve temsilcileri, resmî sıfatlarıyla (official capacity) hareket ettikleri takdirde, verilen yetkiyi aşsalar veya iç talimatları ihlal etseler bile eylemleri bağlı bulundukları uluslararası süjeye atfedilir. Bu kural, uluslararası ilişkilerde istikrarı ve üçüncü kişilerin korunmasını amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel hukuki sorunun tespit edilmesi.
Olayda, bir uluslararası örgüt temsilcisinin 'resmî sıfatıyla' hareket ederken 'yetki aşımı' (ultra vires) yapması durumu mevcuttur.
Sorumluluğun hangi süjeye atfedileceğini (isnadiyet) belirlemek için fiilin işleniş bağlamı tespit edilmelidir.
2
DARIO (Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları) kurallarının olaya uygulanması.
DARIO Madde 8'e göre, resmî kapasitesiyle hareket eden bir organın yetki aşımı fiili doğrudan uluslararası örgüte isnat edilir.
Uluslararası hukukta üçüncü tarafların güvenliğini sağlamak amacıyla, organ resmî kimliğini kullandığı sürece iç işleyişteki yetki sınırlandırmaları (veya bunların aşılması) örgütün uluslararası sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
3
Üye devletlerin sorumluluğunun değerlendirilmesi.
DARIO Madde 62 uyarınca, istisnai durumlar (sorumluluğu kabul etme veya güven verme) haricinde, üye devletler sırf üyelik statülerinden dolayı örgütün fiillerinden sorumlu tutulamaz.
Uluslararası örgütler devletlerden ayrı ve bağımsız bir uluslararası hukuk süjesidir.

Key Concept

Uluslararası örgütlerin sorumluluğu, isnadiyet kuralları ve yetki aşımı (ultra vires).
Question 169Question

Uluslararası hukukta "sorumluluğun ileri sürülmesi ve diplomatik koruma" mekanizması, bir devletin, başka bir devletin hukuka aykırı fiili nedeniyle zarara uğrayan vatandaşının hakkını uluslararası platformda savunmasını ifade eder. Uluslararası Daimi Adalet Divanı'nın (UDAD) içtihatları ile Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (ILC) 2001 tarihli Devletin Sorumluluğu ve 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri ile çerçevesi çizilen bu kuruma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diplomatik koruma, devletin doğrudan kendisine ait olan bir haktır; devlet bu hakkı uyrukluk (tabiiyet) bağına dayanarak kullanır ve aslında vatandaşının şahsında bizzat kendi hakkının ihlal edildiğini ileri sürer.

Answer

Diplomatik koruma, devletin doğrudan kendisine ait olan bir haktır; devlet bu hakkı uyrukluk (tabiiyet) bağına dayanarak kullanır ve aslında vatandaşının şahsında bizzat kendi hakkının ihlal edildiğini ileri sürer.
Diplomatik koruma, klasik uluslararası hukukta bireylerin tam süje ehliyetine sahip olmaması nedeniyle, bireyin uğradığı zararın kendi devleti tarafından uluslararası alana taşınmasıdır. Mavrommatis Kararı'nda açıkça ifade edildiği üzere, devlet bu mekanizmayı işlettiğinde vatandaşının hakkını değil, kendi uyruğuna uluslararası hukuka uygun muamele edilmesini talep etme şeklindeki 'kendi hakkını' savunmuş olur. Bu nedenle bu hak doğrudan devlete aittir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki konuyu ve referans alınan metinleri analiz et
Sorunun, diplomatik korumanın hukuki niteliğini, tabiiyet bağını, iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralını ve devletin sorumluluğu ile ilgili isnadiyet kurallarını ILC Taslak Maddeleri bağlamında test ettiği anlaşılmıştır.
Seçeneklerdeki ifadelerin uluslararası hukuk kurallarına uygunluğunu değerlendirmek için referans çerçevenin belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki hukuki iddiaları teker teker incele
Yetki aşımında (ultra vires) sorumluluk doğmadığı iddiası, tazminatın mutlak olarak bireye ödendiği iddiası, iç hukuk yollarının istisnasız tüketilmesi gerektiği iddiası ve zaruret halinin mücbir sebep olarak adlandırılması hatalıdır.
Diplomatik korumanın kurucu unsurlarında yer alan yaygın hukuki yanılgıları elemek ve doğru ilkeyi bulmak.
3
Doğru hukuki prensibi tespit et
Uluslararası Daimi Adalet Divanı'nın Mavrommatis Kararı ile yerleşen ve ILC taslaklarında kabul edilen temel prensip; diplomatik korumanın vatandaşa değil devlete ait bir hak olması ve tabiiyet bağına dayanmasıdır.
Diplomatik korumanın uluslararası hukuk sistemindeki teorik temelini tanımlamak.

Key Concept

Diplomatik Koruma ve Uyrukluk (Tabiiyet) Bağı
Estimated Time:1m 30s
Question 170Question

Uluslararası hukukun gelişimiyle birlikte; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi ağır ihlallerde salt devletin değil, bu fiilleri gerçekleştiren bireylerin de uluslararası cezai sorumluluğu kabul edilmiştir. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Roma Statüsü, bu sorumluluğun kapsamını ve kurallarını net bir şekilde belirlemiştir.

Buna göre, UCM'nin yargı yetkisine giren bir suçu işleyen görevdeki bir devlet başkanının hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sahip olduğu resmi sıfat, uluslararası cezai sorumluluğunu kaldırmaz ve ona yargılamadan muafiyet sağlamaz.

Answer

Roma Statüsü gereğince görevdeki bir devlet başkanının sahip olduğu resmi sıfat, onun uluslararası cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve yargılamadan muaf tutulmasını sağlamaz.
Doğru ifade, resmi sıfatın uluslararası cezai sorumluluğu kaldırmayacağını belirten seçenektir. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 27. maddesi 'Resmi sıfatın önemi olmaması' başlığını taşır. Bu maddeye göre statü, hiç kimseye resmi sıfatına dayalı bir ayrıcalık tanımaz. Bir kimsenin devlet başkanı, hükümet başkanı veya parlamento üyesi olması, onu uluslararası cezai sorumluluktan kurtarmaz ve yargılamadan muafiyet sağlamaz.

Step-by-Step Solution

1
UCM Roma Statüsü'nün temel ilkelerini ve bireylerin cezai sorumluluğunu analiz etmek.
Roma Statüsü'nün 27. maddesinde 'Resmi sıfatın önemi olmaması' ilkesinin düzenlendiği tespit edilir.
Uluslararası suçlarda devlet görevlilerinin dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmasını engellemek, uluslararası ceza hukuku yargılamalarının en temel dayanağıdır.
2
Devlet başkanlığı sıfatının UCM karşısındaki hukuki etkisini değerlendirmek.
Devlet başkanı, hükümet başkanı, bakan veya parlamento üyesi olmanın, faili uluslararası cezai sorumluluktan muaf tutmayacağı sonucuna varılır.
Uluslararası suçlar tüm uluslararası toplumu ilgilendiren en ağır suçlar olduğundan, iç hukuktaki veya geleneksel uluslararası hukuktaki bağışıklık kuralları UCM yargılamalarında bir savunma veya muafiyet nedeni olarak ileri sürülemez.

Key Concept

Roma Statüsü 27. Madde: Resmi Sıfatın Önemi Olmaması (Irrelevance of Official Capacity)
Question 171Question

Uluslararası hukuk kişiliğini haiz 'Omega Bölgesel İşbirliği Örgütü', üyesi olmayan komşu bir devletteki (Alfa Devleti) çevre felaketine müdahale etmek amacıyla bir kriz operasyonu başlatmıştır. Örgüt, bu operasyon için üyesi olan Beta Devleti'nden teknik personel ve araç tahsis etmesini talep etmiştir. Beta Devleti'nin tahsis ettiği personel, sahada tamamen Omega Örgütü'nün 'etkili kontrolü (effective control)' altına girmiş ve örgütün resmî kapasitesiyle hareket etmeye başlamıştır. Ancak operasyon sırasında bu personel, örgütün açık yönergelerini ve operasyon kurallarını kasten aşarak (yetki aşımı) Alfa Devleti'ne ait sınır izleme tesislerine ciddi maddi hasar vermiştir. Alfa Devleti, meydana gelen zarardan dolayı hem Omega Örgütü'nün hem de personeli gönderen Beta Devleti'nin uluslararası sorumluluğunun doğduğunu ileri sürmektedir.

Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) uluslararası örgütlerin sorumluluğuna ilişkin hazırladığı kurallar ve uluslararası örf ve âdet hukuku dikkate alındığında, bu olaydaki atfiyet (isnadiyet) ve sorumluluk rejimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Personel örgütün etkili kontrolünde hareket ettiği için yetki aşımında bulunmuş olsalar dahi ilgili fiil Omega Örgütü'ne atfedilir; Beta Devleti ise salt örgüt üyesi olması ve personeli tahsis etmesi sebebiyle bu zarardan doğrudan sorumlu tutulamaz.

Answer

Personel örgütün etkili kontrolünde hareket ettiği için yetki aşımında bulunmuş olsalar dahi ilgili fiil Omega Örgütü'ne atfedilir; Beta Devleti ise salt örgüt üyesi olması ve personeli tahsis etmesi sebebiyle bu zarardan doğrudan sorumlu tutulamaz.
Doğru yanıt, Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK/ILC) 2011 tarihli 'Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğuna İlişkin Madde Taslakları (DARIO)' belgesinde kodifiye edilen atfiyet ilkelerini bütünüyle doğru yansıtmaktadır. Bir üye devletin tahsis ettiği organ, örgütün 'etkili kontrolü (effective control)' altında fiili işlediğinde bu fiil doğrudan örgüte atfedilir (DARIO Md. 7). Organın resmî görev ifa ederken örgüt talimatlarını aşması (yetki aşımı/ultra vires), fiilin örgüte atfedilmesini engellemez (DARIO Md. 8). Ayrıca, bir uluslararası örgütün kendi hukuki kişiliğinden doğan bağımsız sorumluluğu vardır; üye devletler salt örgüte üye olmaları veya personeli sağlamış olmaları nedeniyle otomatik olarak sorumlu kabul edilemezler (DARIO Md. 62).

Step-by-Step Solution

1
Tahsis edilen organın statüsünü ve etkili kontrol testini (Article 7) analiz etmek.
Beta Devleti personeli Omega Örgütü'nün etkili kontrolüne girmiştir, dolayısıyla kural olarak fiiller örgüte atfedilecektir.
Bir devletin organı başka bir uluslararası örgütün emrine verildiğinde, atfiyet fiilî kontrolün kimde olduğuna göre belirlenir.
2
Yetki aşımı (Ultra Vires) kuralının (Article 8) atfiyete etkisini değerlendirmek.
Personel örgütün resmî kapasitesiyle hareket ettiği için yetkilerini aşmış olsalar bile eylem örgütün fiili sayılmaya devam eder.
Uluslararası hukukta hukuki güvenliği sağlamak adına, resmî kapasiteyle işlenen yetki aşımı fiilleri sorumluluğu reddetmek için bir bahane olarak kullanılamaz.
3
Üye devletin (Beta Devleti) doğrudan sorumluluğunun doğup doğmadığını (Article 62) incelemek.
Beta Devleti sırf üye olduğu veya personeli gönderdiği için sorumlu tutulamaz.
Uluslararası örgütler ayrı birer hukuk süjesidir. Üye devletler ancak açıkça sorumluluk üstlenirse veya mağdur tarafı bu yönde beklentiye sokarsa sorumlu tutulabilir.

Key Concept

Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğu ve Etkili Kontrol/Yetki Aşımı Kuralları
Question 172Question

Alfa Devleti, yıllardır ısrarla sürdürdüğü hatalı sanayileşme ve altyapı politikaları sonucunda ülkesinde geri döndürülemez bir ekolojik ve ekonomik krizle karşı karşıya kalmıştır. Kriz, devletin temel fonksiyonlarını yerine getirmesini ve halkın yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamasını neredeyse imkânsız hale getirecek boyuta ulaşmıştır. Alfa Devleti, devletin çökmesini engellemek ve temel çıkarlarını korumak için "başka hiçbir makul yol kalmadığı" gerekçesiyle, komşu Beta Devleti ile olan sınır ve serbest ticaret antlaşmasını tek taraflı askıya almıştır. Aynı dönemde, krizi fırsat bilip ayaklanma hazırlığında olduğunu iddia ettiği sınır bölgesindeki bir azınlık gruba karşı da sistematik işkence ve soykırım politikası başlatarak, bu durumu ulusal güvenliğin ve devletin bekasının yegâne teminatı olarak savunmuştur.

Uluslararası Hukuk Komisyonunun (ILC) "Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğu" taslak maddeleri dikkate alındığında, Alfa Devleti'nin ileri sürebileceği hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hallerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sistematik işkence ve soykırım eylemleri emredici kuralları (jus cogens) ihlal ettiği için bu fiillere yönelik hiçbir savunma öne sürülemez; antlaşmanın askıya alınmasında ise devletin krizin doğuşuna kendi politikalarıyla katkı sağlamış olması, zaruret hali def'inin ileri sürülmesini engeller.

Answer

Sistematik işkence ve soykırım eylemleri emredici kuralları ihlal ettiği için hiçbir savunma öne sürülemez; antlaşmanın askıya alınmasında ise devletin krizin doğuşuna kendi politikalarıyla katkı sağlamış olması zaruret hali def'inin ileri sürülmesini engeller.
Doğru yanıt, uluslararası sorumluluk hukukunun üç temel ilkesini kusursuz şekilde uygulamaktadır: 1) İşkence ve soykırım emredici norm (jus cogens) ihlalidir ve ILC Madde 26 gereği hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hal ile haklı gösterilemez. 2) Antlaşmanın iptali, maddi bir imkânsızlıktan değil, devletin bekasını koruma tercihinden kaynaklandığı için mücbir sebep değil 'zaruret hali' çerçevesinde incelenmelidir. 3) ILC Madde 25 uyarınca, devlet zaruret halini doğuran duruma kendi hatalı eylemleriyle (kötü politikalar) katkıda bulunmuşsa, zaruret hali def'inden yararlanamaz.

Step-by-Step Solution

1
Azınlık gruba yönelik işkence ve soykırım politikasının hukuki niteliğini analiz et.
İşkence ve soykırım yasağı uluslararası hukukta emredici kural (jus cogens) niteliğindedir.
ILC Sorumluluk Taslak Maddeleri (Madde 26) uyarınca, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran hiçbir hal (zaruret hali, mücbir sebep vb.) emredici bir kurala aykırı fiili meşrulaştıramaz. Dolayısıyla bu eylemler için hiçbir savunma yapılamaz.
2
Antlaşmanın askıya alınması fiili için ileri sürülen savunmanın hukuki kategorisini belirle.
Devletin temel bir çıkarını (bekasını) ağır ve yakın bir tehlikeye karşı korumak amacıyla başka çare kalmadığı için yükümlülüğünü ihlal etmesi 'Zaruret Hali'dir (Necessity).
Olayda maddi bir ifa imkânsızlığı (Mücbir Sebep) veya bir görevlinin canını kurtarma çabası (Tehlike Hali) değil, devletin kendi bekası için bilinçli bir siyasi tercihi söz konusudur.
3
Zaruret hali şartlarının olayda sağlanıp sağlanmadığını değerlendir.
Alfa Devleti zaruret halini ileri süremez.
ILC Madde 25'e göre, eğer devlet zaruret halini doğuran durumun ortaya çıkmasına kendi eylemleriyle katkıda bulunmuşsa (olaydaki hatalı politikalar), bu savunmaya başvuramaz (non-contribution kuralı).

Key Concept

Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller (Jus Cogens istisnası, Zaruret Hali şartları ve Mücbir Sebep ayrımı)
Estimated Time:2m 30s
Question 173Question

Sigma Devleti, okyanus kıyısındaki aktif bir fay hattı üzerine gerekli güvenlik standartlarını bilerek göz ardı edip devasa bir kimyasal tesis inşa etmiştir. Meydana gelen büyük bir deprem sonrasında tesiste onarılamaz bir hasar oluşmuş ve tüm bölgeyi tehdit eden zehirli bir gaz sızıntısı başlamıştır. Sigma Devleti, bu tehlikenin kendi sınırlarını aşmasını engellemek için tüm lojistik kapasitesini bölgeye yönlendirmiş ve bu süreçte komşusu Pi Devleti ile aralarındaki 'Kapsamlı Ekonomik İşbirliği Antlaşması'ndan doğan teslimat yükümlülüklerini tek taraflı olarak askıya almayı seçmiştir. Ayrıca Sigma Devleti, sızıntı bölgesindeki kurtarma çalışmalarında belirli bir etnik azınlık grubuna kasten yardım ulaştırmamış ve onları zorla bölgede tutarak insanlığa karşı suç teşkil eden sistematik ayrımcılık fiillerini işlemiştir.

Devletlerin uluslararası hukuka aykırı fiillerinden doğan sorumluluğuna ilişkin kurallar bağlamında, Sigma Devleti'nin eylemleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sigma Devleti, azınlık grubuna yönelik fiilleri emredici kuralları (jus cogens) ihlal ettiği için bu eylemlerinde hiçbir şekilde sorumluluktan kurtulamaz; ekonomik antlaşmayı askıya almasında ise tehlikenin doğuşuna kendi kusuruyla katkıda bulunduğu için zaruret hali savunmasını ileri süremez.

Answer

Sigma Devleti, azınlık grubuna yönelik eylemlerinde jus cogens (emredici kurallar) ihlali yaptığı için hiçbir hukuka aykırılığı ortadan kaldıran halden yararlanamaz. Antlaşmayı askıya alma fiilinde ise, tesisi fay hattı üzerine kurarak tehlikenin doğuşuna kendi kusuruyla katkıda bulunduğu için zaruret halini ileri süremez.
Doğru yanıt, ILC Devletin Sorumluluğu Maddelerinin temel sınırlarını eksiksiz yansıtmaktadır. Madde 26 uyarınca, hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller emredici kurallara (jus cogens) uygulanamaz; bu sebeple sistematik ayrımcılık fiilleri mazeretsiz olarak hukuka aykırıdır. İkinci boyut olan ekonomik antlaşmanın ihlalinde ise devlet 'zaruret hali' (Madde 25) içerisinde olduğunu ileri sürse bile, tehlikenin ana kaynağı olan kimyasal tesisin inşasında güvenlik kurallarını ihmal ederek kendi eylemiyle duruma katkı sağladığı için bu yöndeki savunması geçersizdir.

Step-by-Step Solution

1
Sigma Devleti'nin azınlık grubuna yönelik sistematik ayrımcılık (insanlığa karşı suç) eyleminin uluslararası hukuktaki yerini değerlendir.
Sistematik ayrımcılık emredici kural (jus cogens) ihlalidir. ILC taslak maddeleri uyarınca hiçbir mazeret jus cogens ihlalini meşrulaştıramaz.
Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran haller, emredici kurallardan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesini haklı gösteremez.
2
Ekonomik antlaşmanın askıya alınması kararının hukuki sebebini mücbir sebep ve zaruret hali temelinde analiz et.
Devletin kaynaklarını bilinçli bir kararla başka alana yönlendirmesi maddi imkânsızlık (mücbir sebep) değil, daha ağır bir tehlikeyi önlemek için yapılan iradi bir tercih (zaruret hali) beyanıdır.
Mücbir sebep fiziki ve kaçınılmaz bir imkânsızlık ararken, zaruret hali devletin bilinçli seçimine dayanır.
3
Sigma Devleti'nin tesisi güvenlik standartlarını göz ardı ederek inşa etmesinin zaruret hali savunmasına hukuki etkisini incele.
Devlet kendi kusuruyla tehlikenin (zaruret halinin) doğmasına katkıda bulunduğu için bu savunmadan yararlanamaz.
Uluslararası hukukta (ILC Madde 25), zaruret hali ileri sürebilmenin temel sınırlarından biri devletin bu durumun oluşumuna kendi eylemleriyle katkıda bulunmamış (non-contribution) olmasıdır.

Key Concept

Hukuka Aykırılığı Ortadan Kaldıran Haller, Jus Cogens İstisnası ve Zaruret Halinin Sınırları
Question 174Question

Uluslararası teamül hukukunu kodifiye eden 'Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Dolayı Devletin Sorumluluğuna Dair Taslak Maddeler' (UHK/ILC belgesi) referans alındığında, isnadiyet (atıf) kurallarının uygulamasına ilişkin aşağıdaki hukuki senaryo değerlendirmelerinden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Resmi yetkiyle donatılmış bir devlet görevlisinin, resmi sıfatıyla hareket ettiği bir olayda yetki sınırlarını aşarak (ultra vires) veya kendisine verilen talimatlara açıkça aykırı davranarak bir yabancı uyrukluya zarar vermesi durumunda, bu eylem doğrudan ilgili devlete isnat edilir.

Answer

Resmi yetkiyle donatılmış bir devlet görevlisinin, resmi sıfatıyla hareket ettiği bir olayda yetki sınırlarını aşarak (ultra vires) veya kendisine verilen talimatlara açıkça aykırı davranarak bir yabancı uyrukluya zarar vermesi durumunda, eylemin doğrudan devlete isnat edileceğini belirten seçenek doğru cevaptır.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) Taslak Maddeleri'nin 7. maddesine göre, bir devlet organı veya devlete ait kamu gücü yetkilerini kullanan bir kişi, bu sıfatla hareket ederken yetkisini aşsa veya amirlerinin talimatlarına aykırı davransa bile (ultra vires), söz konusu eylem uluslararası hukuk bağlamında doğrudan o devlete isnat edilir. Bu temel kural, devletlerin kendi iç hukuklarındaki karmaşık yetki sınırlandırmalarını mazeret göstererek uluslararası sorumluluktan kurtulmalarını engellemeyi amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünün ve isnadiyet kavramının analiz edilmesi
Sorunun, ILC Taslak Maddeleri bağlamında eylemlerin devlete isnat edilme şartlarını ve istisnalarını test ettiği belirlenir.
Doğru senaryoyu bulmak için öncelikle uluslararası sorumlulukta devlet organı, özel şahıs ve isyancı hareketlerin statülerinin hatırlanması gerekir.
2
Devlet organlarının yetki aşımı (ultra vires) durumunun değerlendirilmesi
Resmi sıfatla hareket eden bir devlet görevlisinin yetkisini aşması veya talimatlara aykırı davranması durumunda bile eylemin devlete isnat edileceği (Madde 7) tespit edilir.
Uluslararası hukukta, devletin kendi iç hukukundaki yetki sınırlarını öne sürerek uluslararası sorumluluktan kaçınmasına izin verilmez.
3
Özel şahıs ve isyancı hareket senaryolarının elenmesi
Başarılı isyanların eylemleri isnat edilir, başarısızlarınki edilmez. İhmali bulunmayan devlete ise özel şahıs veya bağımsız şirket eylemleri atfedilemez.
Diğer seçeneklerdeki hukuki değerlendirmelerin (isnat edilir/edilemez şeklindeki mutlak hükümlerin) ILC kurallarıyla çeliştiği doğrulanır.

Key Concept

Uluslararası Hukukta İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Ultra Vires Eylemler
Question 175Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) tarafından hazırlanan 'Uluslararası Haksız Fiillerden Dolayı Devletin Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler' dikkate alındığında, eylemlerin devlete isnat edilmesi (atıf) kuralları hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut siyasi otoriteyi devirerek yeni bir hükümet kurmayı başaran bir silahlı hareketin, iktidarı tam olarak ele geçirmeden önceki isyan sürecinde gerçekleştirdiği tüm eylemler yeni kurulan devlete isnat edilir.

Answer

Mevcut siyasi otoriteyi devirerek yeni bir hükümet kurmayı başaran bir silahlı hareketin, iktidarı tam olarak ele geçirmeden önceki isyan sürecinde gerçekleştirdiği tüm eylemlerin yeni kurulan devlete isnat edilmesi.
Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) Taslak Maddeleri Madde 10 düzenlemesi gayet açıktır: Başarıya ulaşarak yeni hükümeti oluşturan veya yeni bir devlet kuran isyancı hareketlerin, bu zafere ulaşmadan önceki süreçte gerçekleştirdikleri tüm haksız eylemler hukuken o devlete isnat edilir. Bu durum, devletin devamlılığı ve ortada sorumlu tutulacak bir otoritenin bulunması gerekliliğine dayanır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda istenen hukuki konuyu belirlemek
Soru, Uluslararası Hukuk Komisyonu (UHK) Taslak Maddeleri bağlamında devletin uluslararası haksız fiillerden sorumluluğunda 'isnadiyet (atıf)' kurallarını sorgulamaktadır.
Doğru seçeneği bulmak için hangi eylemlerin devlete bağlanıp bağlanamayacağını genel kurallar çerçevesinde analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki senaryoları UHK kuralları ile karşılaştırmak
Yetki aşımı (ultra vires) durumunda eylem devlete isnat edilir. Sivil eylemlerde 'due diligence' ihlali yoksa isnat edilmez. Başarısız isyanlar devlete isnat edilmez. Devletin benimsediği eylemler isnat edilir.
Yanlış önermeleri eleyerek hukuken geçerli tek doğru ifadeyi bulmak.
3
Başarılı isyancı hareket kuralını değerlendirmek
UHK Madde 10'a göre, iktidarı ele geçiren başarılı bir isyancı hareketin önceki eylemleri geriye dönük olarak o devlete atfedilir. Bu kural, doğru seçenekteki ifadeyle birebir uyuşmaktadır.
Devletin devamlılığı prensibinin isnadiyet rejimindeki yansımasını doğrulamak.

Key Concept

İsnadiyet (Atıf) Kuralları ve Başarılı İsyancı Hareketlerin Sorumluluğu
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

Komşu iki devlet olan Alfa ve Beta arasındaki gerilimli bir dönemde, Alfa Devleti'nin egemenlik alanında üç farklı hadise vuku bulmuştur:

I. Alfa Devleti Sınır Muhafaza Birliğinde görevli bir çavuşun, amirlerinin "sınır hattında hiçbir şekilde silah kullanılmayacaktır" şeklindeki kesin ve yazılı emrine açıkça aykırı hareket ederek (yetkisini aşarak), sınırı yanlışlıkla geçen Beta Devleti vatandaşlarına kasten ateş açması.
II. Alfa Devleti'ndeki mevcut siyasi rejimi devirmeyi amaçlayan silahlı bir isyancı grubun, Beta Devleti'nin ticari ataşeliğine bombalı saldırı düzenlemesi ve bu grubun ilerleyen aylarda Alfa güvenlik güçlerince tamamen tasfiye edilerek ayaklanmanın başarısızlıkla sonuçlanması.
III. Alfa Devleti ile hiçbir organik veya fiili bağı bulunmayan bir grup sivilin, kendi inisiyatifleriyle Beta Devleti menşeli bir fabrikaya zarar vermesi. Olay esnasında Alfa Devleti güvenlik güçlerinin saldırıyı önlemek için kendi kapasiteleri ölçüsünde alınabilecek tüm makul tedbirleri (özen yükümlülüğünü) eksiksiz yerine getirmiş olması.

Birleşmiş Milletler'in teamül hukukunu kodifiye eden Uluslararası Haksız Fiillerden Dolayı Devletin Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler metni dikkate alındığında, yukarıdaki eylemlerden hangisi veya hangileri doğrudan Alfa Devleti'ne isnat edilebilir (atıf yapılabilir)?

Show answer & explanation

Answer: Yalnızca I

Answer

Uluslararası hukukta sadece görevli çavuşun eylemi (I numaralı öncül) Alfa Devleti'ne isnat edilebilir. İsyancıların eylemi başarısız olduğu için, sivillerin eylemi ise devletin ihmali olmadığı için devlete atfedilemez.
Doğru seçenek yalnızca I. öncülü barındıran seçenektir. ILC Taslak Maddeleri Madde 7 uyarınca, devlet organı resmi sıfatıyla hareket ediyorsa, talimatları açıkça ihlal etse bile (ultra vires) eylemi devlete isnat edilir. Ancak Madde 10 uyarınca başarısız olan isyancı hareketlerin fiilleri devlete isnat edilemez (II. öncül yanlış). Aynı şekilde, devletin yönlendirmesi olmayan ve devletin özen yükümlülüğünü yerine getirdiği özel sivil kişi eylemleri de devlete isnat edilmez (III. öncül yanlış).

Step-by-Step Solution

1
I. öncüldeki sınır muhafaza çavuşunun yetki aşımı (ultra vires) durumunu incelemek.
Devlet organı veya resmi görevlisi, resmi sıfatıyla hareket ettiği sırada yetkisini aşsa veya talimatlara aykırı davransa dahi, gerçekleştirdiği eylemler devlete isnat edilir.
Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri, devletin kendi organlarının faaliyetlerinden, bunlar iç hukukta yetkisiz olsa bile, uluslararası alanda sorumlu olmasıdır.
2
II. öncüldeki isyancı grubun eyleminin devlete atfedilebilirliğini değerlendirmek.
İsyancı grubun eylemleri, sadece isyan başarıya ulaşıp yeni bir hükümet kurulursa geriye dönük olarak devlete isnat edilir. İsyan hareketi başarısızlıkla sonuçlandığı için eylemleri Alfa Devleti'ne atfedilemez.
Devletin, kendi kontrolü dışındaki ve bastırmak için çaba gösterdiği başarısız isyancı hareketlerin fiillerinden sorumlu tutulması hakkaniyete aykırıdır.
3
III. öncüldeki özel kişilerin (sivillerin) eylemlerinde devletin özen yükümlülüğünü (due diligence) analiz etmek.
Özel şahısların eylemleri doğrudan devlete isnat edilmez. Devletin sorumluluğu ancak eylemi önlemede veya cezalandırmada yetersiz kalırsa (ihmal) doğar. Soruda devletin özen yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiği belirtildiğinden isnadiyet doğmaz.
Devlet, ülkesindeki her özel eylemin mutlak garantörü değildir; sorumluluğu kendi kusuru veya yönlendirmesi olduğunda başlar.

Key Concept

İsnadiyet Kuralları (Ultra Vires, İsyancı Hareketler ve Özel Kişilerin Eylemleri)
Estimated Time:1m 30s
Question 177Question

A Devleti'nde mülteci statüsüyle bulunan ve bu ülkede uzun süredir yasal olarak ikamet eden bir kişi, turist olarak gittiği B Devleti'nin güvenlik güçlerinin hukuka aykırı eylemi sonucunda bedensel zarara uğramıştır. Birleşmiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 2006 tarihli "Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri" hükümleri dikkate alındığında, A Devleti'nin bu kişi lehine diplomatik koruma yetkisini kullanmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişinin hem eylem anında hem de talebin resmen ileri sürüldüğü tarihte A Devleti'nde yasal ve mutat olarak ikamet etmesi şartıyla, A Devleti diplomatik koruma işletebilir.

Answer

Mültecinin eylem ve talep anında ilgili devlette yasal ve mutat ikametinin bulunması şartıyla diplomatik koruma işletilebilir.
Doğru seçenek, UHK'nın 2006 tarihli Diplomatik Koruma Taslak Maddeleri'nin 8. maddesinde yer alan kuralı tam olarak yansıtmaktadır. Bu maddeye göre bir devlet, mülteci olarak tanıdığı kişiler için, bu kişilerin eylem anında ve talebin sunulduğu tarihte o devlette yasal ve mutat olarak ikamet etmeleri kaydıyla diplomatik koruma yetkisini kullanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kişinin statüsünü ve diplomatik koruma kurallarını değerlendirme
Kişi bir mültecidir ve zarar veren devlet vatandaşı olduğu devlet değildir.
Diplomatik korumada geleneksel olarak vatandaşlık bağı (nationality of claims) aransa da mülteciler için özel bir rejim mevcuttur.
2
UHK 2006 Taslak Maddeleri'ndeki ilgili hükmün (Madde 8) uygulanması
Mültecinin sığındığı devletin koruma kullanabilmesi için 'yasal' ve 'mutat' ikamet şartlarının hem olay anında hem talep anında sağlanması gerekir.
Bu iki aşamalı süreklilik şartı, devletin kişiyle olan fiili bağını teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Mülteciler ve Vatansızlar Lehine Diplomatik Koruma İstisnası
Estimated Time:1m 30s
Question 178Question

Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün 27. maddesinde düzenlenen "resmi sıfatın önemsizliği" ilkesine göre, bir kişinin suçun işlendiği sırada devlet başkanı veya hükümet üyesi olması durumunda ortaya çıkan hukuki sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bu sıfat kişiyi cezai sorumluluktan muaf tutmaz ve mahkemenin yargı yetkisini kullanmasına engel teşkil etmez.

Answer

Roma Statüsü'ne göre bir kişinin devlet başkanı veya hükümet üyesi olması, onu cezai sorumluluktan kurtarmaz ve mahkemenin yargı yetkisini engellemez.
Roma Statüsü'nün 27. maddesi açıkça belirtir ki; bir kişinin devlet başkanı, hükümet başkanı, parlamento üyesi veya hükümet temsilcisi olması, o kişiyi Statü kapsamındaki suçlardan dolayı cezai sorumluluktan muaf tutmaz. Bu kural, uluslararası hukukta kişilerin statülerine bakılmaksızın cezalandırılabileceği prensibini (impunity/cezasızlık ile mücadele) pekiştirir.

Step-by-Step Solution

1
Roma Statüsü'nün bireysel sorumlulukla ilgili temel maddelerini hatırla.
27. maddenin "Resmi Sıfatın Önemsizliği" ilkesini düzenlediği tespit edilir.
Uluslararası suçlarda devletin değil, bireyin doğrudan sorumlu tutulması modern uluslararası ceza hukukunun temelidir.
2
Resmi sıfatın yargı bağışıklığı (immünite) sağlayıp sağlamadığını kontrol et.
Statü uyarınca hiçbir resmi sıfatın UCM önünde dokunulmazlık sağlamadığı görülür.
Ağır uluslararası suçların (soykırım, insanlığa karşı suçlar vb.) cezasız kalmasını önlemek için bu ilke zorunludur.

Key Concept

Resmi Sıfatın Önemsizliği İlkesi (Roma Statüsü Madde 27)

Practice More

Üstlerin sorumluluğunu (Komuta Sorumluluğu) düzenleyen Roma Statüsü 28. maddesini inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 179Question

Bir devletin (AA Devleti), diğer bir devletin (BB Devleti) topraklarında bulunan resmi kültür merkezine kolluk güçleriyle hukuka aykırı şekilde girdiği, merkezdeki kütüphane ve arşivlere zarar verdiği ve ayrıca BB Devleti'nin resmi sembollerine yönelik tahkir edici eylemlerde bulunduğu tespit edilmiştir. BM Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan 20012001 tarihli "Devletlerin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu Hakkındaki Taslak Maddeler" hükümleri uyarınca, bu olay sonucunda doğan onarım (reparation) yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BB Devleti'nin onarım hakkı öncelikle eski hale getirme (restitutio in integrum) olup, sembollere yönelik manevi zarar için ayrıca tarziye (satisfaction) talep edilebilir.

Answer

B Devleti'nin onarım hakkı öncelikle eski hale getirme (restitutio in integrum) olup, sembollere yönelik manevi zarar için ayrıca tarziye (satisfaction) talep edilebilir.
Doğru ifadeye göre, uluslararası hukukta bir ihlal meydana geldiğinde asıl olan ihlalden önceki durumun yeniden tesis edilmesidir (eski hale getirme). Eğer maddi hasar bu şekilde giderilemiyorsa tazminata başvurulur. Ancak olayda olduğu gibi devletin sembollerine hakaret gibi manevi bir zarar da mevcutsa, bu durum maddi onarımla giderilemeyeceği için özür dileme veya pişmanlık bildirme gibi yöntemleri içeren 'tarziye' (satisfaction) ile onarılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Zarar türlerinin tespit edilmesi
Kültür merkezi ve arşivlere verilen zarar 'maddi', resmi sembollere saldırı 'manevi' zarar olarak sınıflandırılır.
Onarım biçiminin belirlenmesi için zararın niteliği (maddi/manevi) bilinmelidir.
2
IHL Taslak Maddeleri'ne (20012001) göre onarım biçimlerinin uygulanması
Madde 3434 uyarınca onarım; eski hale getirme, tazminat ve tarziye şeklinde gerçekleşir. Maddi hasar için öncelikle eski hale getirme aranır.
Uluslararası hukukta ihlalden önceki durumun iadesi (restitution) esastır.
3
Manevi zararın onarımı
Maddi onarımla (restitution/compensation) giderilemeyen manevi zararlar (devletin onuruna saldırı) için Madde 3737 uyarınca tarziye (satisfaction) gerekir.
Resmi sembollere hakaret maddi bir değerle tam olarak karşılanamaz, diplomatik bir onarım (özür, pişmanlık bildirimi vb.) gerektirir.

Key Concept

Uluslararası Sorumlulukta Tam Onarım (Full Reparation) ve Hiyerarşi

Practice More

Uluslararası sorumluluk hukukunda onarımın türleri ve bunların birleştirilebilirliği konusundaki Chorzow Factory (1928) kararına göz atılması konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 180Question

Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan ve devletin uluslararası sorumluluğuna ilişkin 'tali kuralları' (secondary rules) kodifiye eden 2001 tarihli Taslak Maddeler uyarınca, bir devletin uluslararası hukuka aykırı bir fiilinden söz edebilmek için gereken kurucu unsurlar aşağıdakilerin hangisinde tam ve doğru olarak belirtilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Fiilin devlete isnat edilebilir olması ve devletin uluslararası bir yükümlülüğünü ihlal etmesi

Answer

Uluslararası sorumluluğun doğması için gereken kurucu unsurlar, fiilin devlete isnat edilebilir olması ve bir uluslararası yükümlülüğün ihlal edilmesidir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu (ILC) tarafından hazırlanan 2001 tarihli Taslak Maddeler'in 2. maddesine göre, bir devletin uluslararası hukuka aykırı bir fiili için iki unsur gereklidir: Fiilin uluslararası hukuk uyarınca devlete isnat edilebilir olması (subjektif unsur) ve fiilin devletin uluslararası bir yükümlülüğünün ihlalini teşkil etmesi (objektif unsur). Bu çerçevede doğru cevap, isnat edilebilirlik ve yükümlülük ihlalini içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
ILC 2001 Taslak Maddeleri'nin 2. maddesini analiz etme
Devletin uluslararası hukuka aykırı fiilinin unsurları belirlenir.
Uluslararası sorumluluk hukukunun temel çerçevesi bu taslak maddelerle çizilmiştir.
2
İsnat edilebilirlik ve ihlal kavramlarını doğrulama
Sorumluluğun subjektif (isnat) ve objektif (ihlal) unsurları birleştirilir.
Sorumluluğun doğması için bu iki unsurun eş zamanlı varlığı şarttır.

Key Concept

Uluslararası Sorumluluğun Kurucu Unsurları (İsnadiyet ve İhlal)

Practice More

İsnadiyet kuralları çerçevesinde 'ultra vires' (yetki aşımı) durumunda devletin sorumluluğunun nasıl şekillendiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
PreviousPage 9 / 14Next