Endokrinoloji

539 soru

Soru 241Soru

3232 yaşında kadın hasta, son 33 haftadır devam eden çarpıntı, sinirlilik ve 3 kg3\text{ kg} zayıflama şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde tiroid bezi hafif derecede diffüz olarak büyümüş saptanıyor, ancak palpasyonda hassasiyet saptanmıyor. Göz bulgusu saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde TSH: 0.01 mIU/L0.01\text{ mIU/L} (N: 0.44.20.4-4.2), serbest T4: 2.8 ng/dL2.8\text{ ng/dL} (N: 0.81.70.8-1.7), eritrosit sedimentasyon hızı: 12 mm/saat12\text{ mm/saat} (N: <20<20) olarak bulunuyor. Tiroid sintigrafisinde ve 2424 saatlik radyoaktif iyot tutulumunda (RAIURAIU) belirgin azalma (%1\%1) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sessiz (ağrısız) tiroidit

Cevap

Sessiz (ağrısız) tiroidit
Vakada TSH düşüklüğü ve sT4 yüksekliği ile tirotoksikoz kanıtlanmıştır. Tiroid bezinin ağrısız büyümesi, sedimentasyon hızının normal olması ve radyoaktif iyot tutulumunun (RAIU) baskılanmış olması (hormon sentezinin değil, yıkımın/sızıntının ön planda olduğunu gösterir) sessiz (ağrısız) tiroidit tanısı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Düşük TSH ve yüksek sT4 ile tirotoksikoz tablosu mevcuttur.
Hastanın semptomları ve laboratuvarı hipertiroidizm/tirotoksikoz ile uyumludur.
2
Ayırıcı tanı için RAIU ve sedimentasyon hızını incele.
RAIU belirgin düşük (%1\%1) ve sedimentasyon hızı normal (12 mm/saat12\text{ mm/saat}).
Düşük RAIU, tiroidin aşırı hormon sentezlediği Graves veya Toksik Nodül gibi durumları eler; hormon sızıntısı (tiroidit) veya dışarıdan alımı düşündürür.
3
Fizik muayene ve inflamatuar parametreleri birleştir.
Ağrısız diffüz guatr + normal sedimentasyon + düşük RAIU = Sessiz Tiroidit.
Ağrı olmaması ve sedimentasyonun normal olması subakut tiroiditi; bezin büyük olması ise faktitiyöz tirotoksikozu dışlar.

Anahtar Kavram

Düşük radyoaktif iyot tutulumu (RAIU) ile seyreden tirotoksikoz nedenlerinin ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 242Soru

3535 yaşında kadın hasta, yaklaşık 11 yıldır devam eden, proton pompa inhibitörlerine dirençli epigastrik ağrı ve günde 343-4 kez olan sulu ishal şikayeti ile başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kalsiyum: 11.111.1 mg/dL (N: 8.510.58.5-10.5), albumin: 4.04.0 g/dL, PTH: 115115 pg/mL (N: 156515-65) ve açlık serum gastrin düzeyi: 520520 pg/mL (N: <100<100) saptanıyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde postbulber bölgede ve duodenumda multipl ülserler izleniyor. Multipl Endokrin Neoplazi Tip 11 (MEN1) tanısı konulan bu hastanın cerrahi yönetiminde ilk aşamada aşağıdakilerden hangisinin yapılması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer hiperparatiroidizme yönelik subtotal veya total paratiroidektomi yapılması

Cevap

Primer hiperparatiroidizme yönelik subtotal veya total paratiroidektomi yapılması en uygun yaklaşımdır.
MEN1 sendromunda Primer Hiperparatiroidizm (PHP) ve Zollinger-Ellison Sendromu (ZES) sıklıkla birlikte bulunur. Hiperkalsemi, gastrin salınımını doğrudan stimüle eden bir faktördür. Bu hastalarda paratiroidektomi yapılarak kalsiyum düzeyinin normalize edilmesi, gastrin düzeylerinde ve mide asit salgısında %50'ye varan azalma sağlayabilir. Bu nedenle, cerrahi yönetimde ilk adım paratiroid cerrahisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada hiperkalsemi, yüksek PTH (Primer Hiperparatiroidizm) ve yüksek gastrin ile multipl postbulber ülserler (Zollinger-Ellison Sendromu) birlikteliği mevcuttur. Bu tablo MEN1 (3P: Parathyroid, Pancreas, Pituitary) ile uyumludur.
Tanının netleştirilmesi tedavi önceliğinin belirlenmesi için şarttır.
2
Hormonlar arası etkileşimi değerlendir.
Yüksek serum kalsiyum düzeyleri, gastrinoma hücrelerinden gastrin salınımını stimüle eder ve mide asit salgısını artırarak ZES bulgularını ağırlaştırır.
Hiperkalsemi kontrol altına alınmadan gastrin düzeyleri gerçek değerini yansıtmaz.
3
Cerrahi öncelik sıralamasını belirle.
MEN1 hastalarında paratiroidektomi ile kalsiyumun normalleşmesi, gastrin düzeylerinde belirgin düşüş sağlar ve gastrinoma cerrahisinin başarısını artırır veya bazen gastrinoma cerrahisine ihtiyacı azaltabilir.
Fizyolojik etkileşim nedeniyle PHP tedavisi ZES tedavisinden önce gelmelidir.

Anahtar Kavram

MEN1 sendromunda Primer Hiperparatiroidizm ve Gastrinoma birlikteliğinde cerrahi öncelik paratiroid dokusunun çıkarılmasıdır.
Soru 243Soru

4242 yaşında kadın hasta, son altı aydır giderek artan halsizlik, yaygın kemik ağrıları ve iştahsızlık şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde herhangi bir özellik saptanmayan hastanın yapılan laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Serum Kalsiyum10.8mg/dL10.8 mg/dL8.510.5mg/dL8.5 - 10.5 mg/dL
Serum Fosfor2.3mg/dL2.3 mg/dL2.54.5mg/dL2.5 - 4.5 mg/dL
Albümin4.1g/dL4.1 g/dL3.55.0g/dL3.5 - 5.0 g/dL
Kreatinin0.8mg/dL0.8 mg/dL0.61.2mg/dL0.6 - 1.2 mg/dL
25(OH)25(OH) Vitamin D9ng/mL9 ng/mL>30ng/mL>30 ng/mL
İntakt PTH290pg/mL290 pg/mL1565pg/mL15 - 65 pg/mL
2424 saatlik idrar kalsiyumu185mg/gu¨n185 mg/gün100300mg/gu¨n100 - 300 mg/gün

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vitamin D eksikliğinin eşlik ettiği primer hiperparatiroidizm

Cevap

Vitamin D eksikliğinin eşlik ettiği primer hiperparatiroidizm
Hastada saptanan 10.8mg/dL10.8 mg/dL kalsiyum değeri, 8.510.5mg/dL8.5-10.5 mg/dL olan normal aralığın üzerindedir (hiperkalsemi). Hiperkalsemiye eşlik eden 290pg/mL290 pg/mL düzeyindeki PTH, primer bir paratiroid aşırılığını işaret eder. 25(OH)D25(OH)D vitamini düzeyinin 9ng/mL9 ng/mL gibi çok düşük bir seviyede olması normalde hipokalsemiye yol açmalıdır. Buna rağmen kalsiyumun yüksek olması, primer hiperparatiroidizmin (PHPT) varlığını kesinleştirir. Vitamin D eksikliği PHPT'li hastalarda kalsiyum düzeyini bir miktar baskılayarak tanıyı zorlaştırabilir ve idrar kalsiyumunu normal sınırlara çekebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsiyum ve PTH düzeylerini birlikte analiz ediniz.
Serum kalsiyumu (10.8mg/dL10.8 mg/dL) ve PTH (290pg/mL290 pg/mL) düzeylerinin her ikisi de yüksektir.
Hiperkalsemiye eşlik eden uygunsuz yüksek PTH düzeyi, primer hiperparatiroidizm veya ailesel hipokalsiürik hiperkalsemi (FHH) gibi durumları akla getirir.
2
Vitamin D düzeyinin kalsiyum üzerindeki etkisini değerlendiriniz.
25(OH)25(OH) Vitamin D düzeyi (9ng/mL9 ng/mL) belirgin şekilde düşüktür.
Vitamin D eksikliği normalde kalsiyum düşüklüğüne ve buna sekonder PTH yüksekliğine yol açar. Eğer ağır vitamin D eksikliğine rağmen kalsiyum yüksekse, bu durum vitamin D eksikliği tarafından maskelenmeye çalışılan bir primer hiperparatiroidizmin kanıtıdır.
3
Ayırıcı tanı için diğer laboratuvar verilerini (kreatinin, idrar kalsiyumu) inceleyiniz.
Kreatinin normaldir, bu da tersiyer hiperparatiroidizmi dışlar. İdrar kalsiyumu ise vitamin D eksikliği nedeniyle beklenen hiperkalsiürinin görülmediği 'normal' seviyededir.
Primer hiperparatiroidizmde genellikle hiperkalsiüri beklenir ancak eşlik eden vitamin D eksikliği idrarla kalsiyum atılımını azaltarak kalsiyum düzeyini 'normal' sınırlara çekebilir, bu da tanısal bir tuzaktır.

Anahtar Kavram

Hiperkalsemi ve yüksek PTH varlığında, eşlik eden ağır Vitamin D eksikliği tanıyı 'Sekonder HPT' yapmaz; aksine altta yatan Primer HPT'nin şiddetini maskeler veya idrar bulgularını değiştirir.

Daha Fazla Pratik

Primer hiperparatiroidizm tanısı alan bir hastada Vitamin D replasmanı yapılırken kalsiyum düzeylerinin yakından izlenmesi gerektiğini unutmayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 244Soru

4040 yaşında kadın hasta, rutin sağlık kontrolü amacıyla polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bel çevresi 8484 cm, kan basıncı 128/82128/82 mmHg olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemelerinde; trigliserid düzeyi 165165 mg/dL, HDL kolesterolü 4646 mg/dL ve açlık plazma glukozu 9494 mg/dL olarak saptanıyor. Bu hastanın metabolik sendrom tanısı açısından durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NCEP ATP III kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı almazken, IDF kriterlerine göre tanı kriterlerini karşılar.

Cevap

Hasta NCEP ATP III kriterlerine göre tanı almaz (sadece 22 kriter mevcut), ancak IDF kriterlerine göre (zorunlu bel çevresi + 22 kriter) metabolik sendrom tanısı alır.
Hastanın bel çevresi 8484 cm'dir. Bu değer, IDF'nin kadınlar için belirlediği zorunlu eşik değerin (80\geq 80 cm) üzerindedir. Hasta ayrıca yüksek trigliserid (165165 mg/dL) ve düşük HDL (4646 mg/dL) kriterlerini de karşıladığı için IDF'ye göre metabolik sendrom tanısı alır. Ancak NCEP ATP III kriterlerinde kadınlar için bel çevresi eşiği >88> 88 cm olup, hasta bu kriteri karşılamamaktadır. Diğer kriterlerden sadece TG ve HDL pozitif olduğu için (toplam 2/52/5), NCEP'e göre tanı almaz.

Adım Adım Çözüm

1
NCEP ATP III kriterlerini değerlendir.
Bel çevresi (84<8884 < 88 cm) (-), Trigliserid (150\geq 150) (+), HDL (<50< 50) (+), Kan Basıncı (<130/85< 130/85) (-), Glukoz (<100< 100) (-). Toplam 2/52/5 kriter.
NCEP tanısı için en az 33 kriter gereklidir.
2
IDF kriterlerini değerlendir.
Bel çevresi (80\geq 80 cm) (+/Zorunlu), Trigliserid (150\geq 150) (+), HDL (<50< 50) (+). Toplam zorunlu + 22 kriter.
IDF tanısı için zorunlu bel çevresi artışı ve ek olarak 22 kriter mevcudiyeti yeterlidir.
3
Tanıları karşılaştır.
NCEP (-), IDF (+).
Kriter setleri arasındaki temel fark, bel çevresi eşik değerleri ve bel çevresinin zorunluluk durumudur.

Anahtar Kavram

Metabolik sendrom tanısında NCEP ATP III ve IDF kriterleri arasındaki bel çevresi eşik farkı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

Dislipidemisi olan bir hastada yapılan biyokimyasal incelemelerde saptanan **Lipoprotein X (LpXLp-X)** varlığı, aşağıdaki sekonder dislipidemi nedenlerinden hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolestatik karaciğer hastalıkları

Cevap

Kolestatik karaciğer hastalıkları
Lipoprotein X (LpXLp-X), kolestatik karaciğer hastalıklarında (örneğin primer biliyer kolanjit veya ekstrahepatik safra yolu tıkanıklıkları) safra asitlerinin, fosfolipidlerin ve kolesterolün dolaşıma geri kaçması sonucu oluşan anormal bir partiküldür. Bu partikül, standart LDLLDL ölçümlerinde yalancı yüksekliklere neden olabilir ancak aterosklerotik risk açısından tipik LDLLDL kadar riskli kabul edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Lipoprotein X (LpXLp-X) yapısını ve kökenini tanımla.
LpXLp-X, kolesterol ve fosfolipidden zengin, trigliserid ve apoprotein içeriği düşük olan anormal bir lipoproteindir.
Lipoprotein X'in biyokimyasal özelliklerini anlamak, hangi hastalıkla ilişkili olduğunu belirlemeyi sağlar.
2
LpXLp-X oluşum mekanizmasını klinik durumlarla ilişkilendir.
Safra akışının engellendiği durumlarda safra lipitlerinin plazmaya geri sızmasıyla LpXLp-X oluşur.
Bu mekanizma sadece kolestaz ve nadir görülen LCATLCAT eksikliğinde mevcuttur.
3
Sekonder dislipidemi nedenleri arasında ayırıcı tanı yap.
Nefrotik sendrom, hipotiroidi ve diyabet gibi diğer nedenlerde LDLLDL veya VLDLVLDL artışı görülürken LpXLp-X saptanmaz.
Doğru sekonder nedeni diğerlerinden ayırt etmek için lipid profilindeki spesifik işaretçiyi belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Lipoprotein X (LpXLp-X) kolestatik karaciğer hastalıkları (örn. Primer Biliyer Kolanjit) için karakteristik bir biyokimyasal belirteçtir.
Tahmini Süre:50s
Soru 246Soru

2626 yaşında, 1010 haftalık gebe olan kadın hasta rutin kontrol amacıyla başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir hastalığı olmayan hastanın fizik muayenesinde tiroid bezi normal büyüklükte saptanıyor ve palpasyonda nodül saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuçReferans Aralığı
TSH0.15 mIU/L0.15\text{ mIU/L}0.44.0 mIU/L0.4 - 4.0\text{ mIU/L}
Serbest T41.7 ng/dL1.7\text{ ng/dL}0.81.9 ng/dL0.8 - 1.9\text{ ng/dL}

Bu hastadaki laboratuvar bulgularının en olası fizyolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsan koryonik gonadotropinin (hCG) TSH reseptörlerini uyarması

Cevap

İnsan koryonik gonadotropinin (hCG) TSH reseptörlerini uyarması
İnsan koryonik gonadotropini (hCG), TSH ile yapısal benzerlik (ortak alfa alt birimi) gösterir. Gebeliğin ilk trimestirinde (özellikle 1012.10-12. haftalarda) hCG düzeyleri zirve yapar ve TSH reseptörlerini uyararak tiroid hormonlarının sentezini artırır. Bu durum, serbest T4 düzeyinde hafif bir artışa ve negatif feedback mekanizmasıyla TSH'nin baskılanmasına yol açar. Bu tablo 'gestasyonel geçici tirotoksikoz' olarak adlandırılır ve genellikle tedavi gerektirmeyen fizyolojik bir süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun ve gestasyonel yaşın değerlendirilmesi
Hasta 1010 haftalık gebedir (ilk trimestir).
Gebeliğin ilk trimestiri hCG hormonunun en yüksek seviyeye ulaştığı dönemdir.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
TSH düşük (0.15 mIU/L0.15\text{ mIU/L}), serbest T4 üst sınırda (1.7 ng/dL1.7\text{ ng/dL}).
Bu tablo hafif bir tirotoksikoz veya fizyolojik baskılanmayı işaret eder.
3
Hormonların moleküler benzerliğinin hatırlanması
hCG ve TSH'nin alfa alt birimleri özdeştir.
Yüksek hCG, zayıf bir TSH agonisti gibi davranarak tiroid bezini uyarır.
4
Geri bildirim (Feedback) mekanizmasının kurulması
Artan tiroid hormonları hipofizi baskılar.
TSH reseptörlerinin hCG ile uyarılması sonucu serbest T4 hafif artar ve TSH'yi baskılar.

Anahtar Kavram

Gebeliğe bağlı geçici hipertiroidizm (Gestasyonel tirotoksikoz/fizyolojik TSH baskılanması)
Soru 247Soru

Primer amenore ve boy kısalığı nedeniyle değerlendirilen 1919 yaşındaki bir kadın hastanın fizik muayenesinde boyu 142142 cm, meme ve pubik kıllanma gelişimi evre 11 (TannerTanner) olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; FSHFSH 7272 IU/LIU/L, LHLH 3838 IU/LIU/L ve estradiol <10<10 pg/mLpg/mL olarak bulunuyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temelinde, hastada aşağıdaki kardiyovasküler anomalilerden hangisinin saptanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biküspit aort kapağı

Cevap

Biküspit aort kapağı
Hastada saptanan boy kısalığı, primer amenore ve laboratuvar tetkiklerindeki hipergonadotropik hipogonadizm tablosu (yüksek gonadotropinler ve düşük östrojen) Turner sendromu tanısını koydurur. Turner sendromunda kardiyovasküler anomaliler hastaların yaklaşık yarısında görülür ve bunlar arasında en yaygın olanı biküspit aort kapağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon değerlerini yorumlayınız.
FSHFSH ve LHLH yüksek, estradiol düşük bulunmuştur.
Bu tablo primer (hipergonadotropik) hipogonadizme işaret eder.
2
Klinik bulgularla laboratuvarı birleştiriniz.
Primer amenore, boy kısalığı (142142 cm) ve hipergonadotropik hipogonadizm mevcuttur.
Bu kombinasyon 45,X45,X karyotipine sahip Turner sendromu için tipiktir.
3
Turner sendromu ile ilişkili kardiyak anomalileri gözden geçiriniz.
En sık biküspit aort kapağı (%3050\%30-50) ve aort koarktasyonu (%30\%30) görülür.
En yüksek olasılık sorulduğu için biküspit aort kapağı seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Turner Sendromu ve İlişkili Anomaliler

Daha Fazla Pratik

Turner sendromlu hastalarda renal anomaliler (özellikle nallı böbrek) ve otoimmün tiroidit (Hashimoto) sıklığını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 248Soru

4646 yaşında erkek hasta, son 11 yılda yaklaşık 1010 kg alması ve eforla çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan değerlendirmesinde fizik muayene ve laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Vücut Kitle İndeksi (VKİ)3434 kg/m²
Bel Çevresi100100 cm
Kan Basıncı132/88132/88 mmHg
Açlık Plazma Glukozu104104 mg/dL
Trigliserid165165 mg/dL
HDL Kolesterol4545 mg/dL

Özgeçmişinde özellik olmayan hastanın aile öyküsünde annesinde medüller tiroid karsinomu mevcuttur. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IDF kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı alır ve liraglutid tedavisi aile öyküsü nedeniyle kontrendikedir.

Cevap

Hasta IDF kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı alır ve ailesel medüller tiroid karsinomu öyküsü nedeniyle liraglutid tedavisi kontrendikedir.
Hastanın bel çevresi (100100 cm), IDF'nin erkekler için belirlediği 94\geq 94 cm sınırını geçer. Santral obeziteye ek olarak trigliserid yüksekliği, kan basıncı yüksekliği ve açlık glukozu yüksekliği (100\geq 100 mg/dL) kriterlerini de sağladığı için IDF'ye göre tanı alır. Liraglutid, tiroid C-hücreli tümör riski nedeniyle medüller tiroid karsinomu öyküsü olanlarda kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metabolik sendrom kriterlerini her iki rehber (NCEP ve IDF) için analiz et.
Bel çevresi 100100 cm: IDF (94\geq 94 cm) EVET, NCEP (>102> 102 cm) HAYIR. Açlık glukozu 104104 mg/dL: IDF (100\geq 100 mg/dL) EVET, NCEP (110\geq 110 mg/dL) HAYIR.
Tanı rehberleri arasındaki eşik farklarını ayırt etmek için.
2
Diğer bileşenleri değerlendir.
TG 165165 mg/dL (her ikisi için EVET), Kan Basıncı 132/88132/88 mmHg (her ikisi için EVET), HDL 4545 mg/dL (her ikisi için HAYIR, sınır <40< 40 olmalı).
Toplan kriter sayısını belirlemek için.
3
Tanıyı kesinleştir.
NCEP: 2/52/5 kriter (TG, KB) \rightarrow Tanı almaz. IDF: Zorunlu bel çevresi + 3 kriter (TG, Glukoz, KB) \rightarrow Tanı alır.
Rehberlerin tanısal algoritmalarını uygulamak için.
4
Tedavi kontrendikasyonlarını gözden geçir.
Liraglutid (GLP-1 analoğu), kişisel veya ailesel medüller tiroid kanseri veya MEN 2 öyküsü olanlarda kontrendikedir.
Obezite farmakoterapisinin güvenliğini sağlamak için.

Anahtar Kavram

IDF ve NCEP ATP III Metabolik Sendrom Tanı Kriterleri ve Obezite Farmakoterapisi Kontrendikasyonları

Alternatif Yöntem

Tablo oluşturarak NCEP ve IDF kriterlerini yan yana yazıp hastanın değerlerini işaretlemek, bu tür 'çok basamaklı' sorularda hata payını minimize eder.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 249Soru

3838 yaşında, bilinen *MEN1* sendromu öyküsü olan erkek hasta; son birkaç aydır özellikle egzersiz sonrası ve sabahları belirginleşen terleme, çarpıntı ve konfüzyon atakları ile başvuruyor. Yapılan 7272 saatlik açlık testinde kan şekeri 4242 mg/dL iken insülin ve C-peptid düzeyleri uygunsuz yüksek saptanarak insülinoma tanısı kesinleştiriliyor. Görüntülemelerde pankreas gövdesinde 1.21.2 cm'lik kitle ve hipofizde 77 mm'lik non-fonksiyone adenom tespit edilen hastaya, cerrahi hazırlık sürecinde semptom kontrolü amacıyla kısa etkili somatostatin analoğu (oktreotid) başlanıyor. Ancak tedavi sonrası hastanın hipoglisemi ataklarının sıklığında ve şiddetinde belirgin bir artış gözleniyor.

Bu hastada oktreotid tedavisi sonrası hipoglisemi tablosunun ağırlaşmasının en olası mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oktreotidin glukagon ve büyüme hormonu gibi kontr-regülatuvar hormonları, insülinden daha güçlü baskılaması

Cevap

Oktreotidin kontr-regülatuvar hormonları (glukagon ve büyüme hormonu), insülin salınımına oranla daha güçlü inhibe etmesi.
İnsülinoma hastalarında oktreotid kullanımı paradoksal olarak hipoglisemiyi ağırlaştırabilir. Bunun nedeni, birçok insülinoma hücresinin oktreotidin ana hedefi olan SSTR2'yi yeterince eksprese etmemesi, buna karşın glukagon (alfa hücreleri) ve büyüme hormonu gibi hipoglisemiye karşı vücudu koruyan hormonların SSTR2 üzerinden güçlü bir şekilde baskılanmasıdır. Net sonuç, insülin düzeylerinin düşmemesi ancak koruyucu hormonların kaybı nedeniyle kan şekerinin daha da düşmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve genetik profilini analiz etme.
Hasta MEN1 sendromuna sahiptir ve semptomatik bir insülinoması mevcuttur.
MEN1 hastalarında pankreatik nöroendokrin tümörler (pNET) sıktır ve insülinoma en sık görülen ikinci fonksiyone pNET'tir.
2
Oktreotidin reseptör afinitesini değerlendirme.
Oktreotid, somatostatin reseptör tip 2 (SSTR2)'ye çok yüksek, SSTR5'e ise orta düzeyde afinite gösterir.
Tedavinin biyokimyasal etkisi tümörün ve normal dokuların reseptör dağılımına bağlıdır.
3
İnsülinomaların reseptör ekspresyon özelliklerini inceleme.
Birçok insülinomada SSTR2 ekspresyonu düşüktür veya yoktur; buna karşın SSTR3 ve SSTR5 daha sık bulunur.
Bu durum, oktreotidin tümörden insülin salınımını baskılamada neden bazen yetersiz kaldığını açıklar.
4
Kontr-regülatuvar hormonlar üzerindeki etkiyi analiz etme.
Glukagon salgılayan alfa hücreleri ve büyüme hormonu salgılayan somatotroplar yüksek oranda SSTR2 içerir ve oktreotid tarafından şiddetle baskılanır.
Vücudun hipoglisemiye karşı en önemli savunma mekanizmaları olan glukagon ve GH'ın kaybı, mevcut insülin fazlalığının etkisini derinleştirir.

Anahtar Kavram

İnsülinomada Somatostatin Analoğu Paradoksu

Daha Fazla Pratik

İnsülinomada somatostatin reseptör profillerini (SSTR2 vs SSTR5) ve pasireotid gibi geniş spektrumlu analogların yerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 250Soru

4848 yaşında kadın hasta, yapılan rutin kontrollerinde kan basıncı 150/90150/90 mmHgmmHg ve glomerüler filtrasyon hızı (GFR) 4545 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2 olarak saptanıyor. Bilinen başka bir ek hastalığı veya vasküler tutulum bulgusu olmayan bu hastada, güncel kılavuzlara göre hedeflenmesi gereken LDL-kolesterol düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: <70< 70 mg/dLmg/dL

Cevap

Evre 33 kronik böbrek yetmezliği olan yüksek riskli bu hastada LDL-kolesterol hedefi 7070 mg/dLmg/dL altı olmalıdır.
Kardiyovasküler risk değerlendirmesinde, orta derecede kronik böbrek yetmezliği (GFR 305930-59 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2) olan hastalar başka bir risk faktörü olmasa dahi 'Yüksek Risk' grubunda yer alırlar. Bu grup için belirlenen LDL-kolesterol hedefi 7070 mg/dLmg/dL’nin altı ve bazal değerden en az %50\%50 azalma sağlanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kronik böbrek yetmezliği evresini belirle.
GFR 4545 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2 olduğu için hasta Evre 33 KBY olarak sınıflandırılır.
Risk stratifikasyonu için eşlik eden hastalıkların ağırlığı belirlenmelidir.
2
Hastayı kardiyovasküler risk kategorisine yerleştir.
Evre 33 KBY (305930-59 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2), kardiyovasküler açıdan 'Yüksek Risk' kategorisindedir.
Güncel lipid kılavuzları (ESC/EAS) KBY evrelerine göre risk ataması yapar.
3
Yüksek risk kategorisi için LDL-K hedefini tanımla.
Yüksek riskli hastalarda hedef LDL-K <70< 70 mg/dLmg/dL ve bazal değere göre en az %50\%50 düşüştür.
Kılavuzlar risk kategorilerine göre spesifik tedavi hedefleri belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Kronik böbrek yetmezliği evrelerine göre kardiyovasküler risk sınıflaması ve LDL-K tedavi hedefleri.
Soru 251Soru

Yüzde ani kızarma (floşing) ve kronik sulu diyare şikayetleri ile başvuran bir hastada karsinoid sendrom şüphesiyle tetkik istenmektedir. Bu klinik tabloda tanıyı kesinleştirmek için 2424 saatlik idrarda düzeyi ölçülmesi gereken en duyarlı biyokimyasal belirteç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55-Hidroksiindolasetik asit (55-HIAA)

Cevap

Karsinoid sendrom tanısında 24 saatlik idrarda 55-Hidroksiindolasetik asit (55-HIAA) düzeyine bakılır.
Karsinoid sendromda tümörden salınan serotoninin vücuttaki ana son ürünü 55-Hidroksiindolasetik asit (55-HIAA)'dır. Bu metabolit idrarla atıldığından, 2424 saatlik idrar biriktirilerek yapılan ölçüm tanıyı doğrulamada en yüksek duyarlılığa sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Floşing (kızarma) ve diyare kombinasyonu karsinoid sendromu düşündürür.
Karsinoid tümörler sıklıkla serotonin salgılar ve bu maddeler sistemik dolaşıma geçtiğinde karsinoid sendrom tablosu oluşur.
2
Biyokimyasal metabolizmayı hatırla
Serotonin karaciğerde monoamin oksidaz (MAO) aracılığıyla 55-HIAA'ya metabolize edilir.
Salınan serotoninin vücuttaki ana yıkım ürünü 55-HIAA'dır.
3
Tanısal testi belirle
2424 saatlik idrarda 55-HIAA ölçümü tanıda altın standarttır.
Yüksek serotonin turnover'ını en iyi yansıtan parametre idrarla atılan bu metabolittir.

Anahtar Kavram

Karsinoid sendromun biyokimyasal tanısı serotonin metaboliti olan 55-HIAA'ya dayanır.

İpuçları

1
Bu sendromda temel olarak serotonin hormonu aşırı miktarda üretilir.
2
İdrarda bakılan bu madde, serotoninin karaciğerdeki metabolizması sonucu oluşur.

Daha Fazla Pratik

MEN1 sendromu ile gastrinoma arasındaki ilişkiyi ve karsinoid tümörlerin en sık yerleşim yerlerini (terminal ileum) gözden geçirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Plazma Kromogranin A (CgA) düzeyi de genel bir nöroendokrin tümör belirteci olarak kullanılabilir, ancak sendromun spesifik kanıtı için 55-HIAA tercih edilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 252Soru

4545 yaşında kadın hasta, rutin sağlık kontrolü amacıyla polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

ParametreÖlçülen Değer
Bel çevresi8585 cmcm
Kan basıncı125/80125/80 mmHgmmHg
Trigliserid160160 mg/dLmg/dL
HDL kolesterol5555 mg/dLmg/dL
Açlık plazma glukozu115115 mg/dLmg/dL

NCEP ATP III kriterlerine göre, bu hastaya metabolik sendrom tanısı konulabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin eşlik etmesi yeterlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HDL kolesterolün 4848 mg/dLmg/dL olması

Cevap

HDL kolesterol düzeyinin kadınlar için belirlenen sınır olan 50 mg/dL'nin altına düşmesi (örneğin 48 mg/dL olması), mevcut trigliserid ve glukoz kriterlerine eklenerek tanıyı sağlar.
NCEP ATP III kriterlerine göre bir hastanın metabolik sendrom tanısı alabilmesi için beş kriterden (bel çevresi artışı, yüksek trigliserid, düşük HDL, yüksek kan basıncı, yüksek açlık glukozu) en az üçünü karşılaması gerekir. Verilen hastada trigliserid (160160 mg/dLmg/dL) ve açlık glukozu (115115 mg/dLmg/dL) kriterleri mevcuttur (2/5). Kadınlarda HDL kolesterol için sınır değer 5050 mg/dLmg/dL altıdır. Bu nedenle HDL kolesterolün 4848 mg/dLmg/dL olarak saptanması, hastanın üçüncü kriteri de karşılamasını sağlayarak tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevcut kriterleri belirle.
Trigliserid (160160 mg/dL150mg/dL \geq 150) ve Açlık Plazma Glukozu (115115 mg/dL100mg/dL \geq 100) olmak üzere hastada 22 kriter mevcuttur.
Tanı konulabilmesi için toplam 55 kriterden en az 33 tanesinin pozitif olması gerekir.
2
Eksik kriterler için eşik değerlerini hatırla.
Bel çevresi >88>88 cmcm (kadın), Kan basıncı 130/85\geq 130/85 mmHgmmHg, HDL kolesterol <50<50 mg/dLmg/dL (kadın).
Cinsiyete özgü eşik değerler (bel çevresi ve HDL) tanı için kritiktir.
3
Seçenekleri bu eşik değerlerle karşılaştır.
HDL kolesterolün 4848 mg/dLmg/dL olması, <50<50 mg/dLmg/dL şartını sağladığı için 33. kriter olarak tanıyı tamamlar.
Diğer seçenekler ya eşik değerlerin altında kalmakta ya da tanı kriterleri arasında yer almamaktadır.

Anahtar Kavram

NCEP ATP III kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı için cinsiyete özgü HDL ve bel çevresi sınırlarının doğru uygulanması.

Daha Fazla Pratik

IDF (International Diabetes Federation) kriterlerine göre bel çevresi zorunluluğunun tanı sürecini nasıl değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 253Soru

İnfertilite şikayetiyle polikliniğe başvuran 2727 yaşındaki erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde; boyu 162162 cm, vücut kitle indeksi 2424 kg/m² ve kol açıklığı 161161 cm olarak ölçülüyor. Aksiller ve pubik kıllanması Tanner evre 33 ile uyumlu olan hastanın, her iki testisi skrotumda, 22 mL hacminde ve sert kıvamda palpe ediliyor. Jinekomasti saptanan hastanın laboratuvar incelemelerinde; total testosteron 110110 ng/dL (Düşük), FSH 4242 mIU/mL (Yüksek) ve LH 2222 mIU/mL (Yüksek) bulunuyor. Bukka mukozasından alınan örnekte Barr cismi pozitif saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 46,XX46, XX erkek sendromu

Cevap

46,XX46, XX erkek sendromu (de la Chapelle sendromu)
Doğru yanıt olan sendromda, hastalar klinik olarak Klinefelter sendromuna çok benzer bir tablo sergilerler (hipergonadotropik hipogonadizm, küçük sert testisler, jinekomasti, azospermi). Ancak bu hastaların boyu Klinefelter vakalarının aksine uzun değildir; genellikle normal veya kısa boyludurlar. Barr cismi pozitifliği hücrede iki adet XX kromozomu bulunduğunu kanıtlar. Bu durum genellikle babadaki mayoz sırasında SRYSRY geninin YY kromozomundan XX kromozomuna transloke olması sonucu oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon profilini değerlendir
Düşük testosteron ile birlikte yüksek FSH ve LH değerleri, primer (hipergonadotropik) hipogonadizme işaret eder.
Primer gonadal yetmezlikte negatif geri bildirim mekanizması bozulduğu için gonadotropinler yükselir.
2
Barr cismi varlığını yorumla
Barr cismi pozitifliği, hücrede en az iki adet XX kromozomu olduğunu gösterir (XXXX veya XXYXXY gibi).
Kadınlarda veya birden fazla XX kromozomu olan erkeklerde, fazla olan XX kromozomu inaktive edilerek Barr cismine dönüşür.
3
Fiziksel özellikleri (boy ve vücut yapısı) karşılaştır
Hastanın boyunun kısa (162162 cm) olması, Klinefelter sendromundaki (47,XXY47, XXY) tipik uzun boy ve önotoid yapı ile çelişir.
Klinefelter sendromunda fazladan bulunan SHOXSHOX gen dozajı boyun uzun olmasına neden olur; 46,XX46, XX erkeklerde ise bu gen normal sayıdadır.
4
Ayırıcı tanıyı kesinleştir
Primer hipogonadizm + Barr cismi (+) + Kısa/Normal boy kombinasyonu 46,XX46, XX erkek sendromu için klasiktir.
Bu vakalarda genellikle YY kromozomundaki SRYSRY geni bir XX kromozomuna transloke olmuştur.

Anahtar Kavram

Hipergonadotropik hipogonadizm tablolarında ayırıcı tanıda boy uzunluğu ve karyotip analizinin (veya Barr cismi) birlikte değerlendirilmesi.

Daha Fazla Pratik

Primer ve sekonder hipogonadizm ayırımında kullanılan testleri (GnRH stimülasyon testi gibi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 254Soru

4848 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taraması için polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
BKI˙BKİ3030 kg/m2kg/m^2
Bel çevresi9898 cmcm
Kan basıncı128/82128/82 mmHgmmHg
Açlık plazma glukozu104104 mg/dLmg/dL
Trigliserid140140 mg/dLmg/dL
HDLHDL kolesterol3636 mg/dLmg/dL

Bu hasta için metabolik sendrom tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece IDF (International Diabetes Federation) kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı alır.

Cevap

Sadece IDF (International Diabetes Federation) kriterlerine göre metabolik sendrom tanısı alır.
Hastanın parametreleri incelendiğinde; bel çevresinin (9898 cmcm) IDF için belirlenen 94\geq 94 cmcm (Avrupalı erkekler için) sınırını geçtiği görülür. IDF tanısı için bu zorunlu kritere ek olarak diğer 4 parametreden 2'sinin bulunması yeterlidir. Hastada hem açlık glukozu (104104 mg/dLmg/dL, sınır 100\geq 100) hem de HDL kolesterolü (3636 mg/dLmg/dL, sınır <40< 40) pozitif olduğu için IDF'ye göre tanı konulur. NCEP ATP III (2001) kriterlerine göre ise tanı için en az 3 bileşen gereklidir ve hastada sadece HDL kriteri (<40< 40 mg/dLmg/dL) sağlanmaktadır; bel çevresi (>102> 102 cmcm) ve glukoz (110\geq 110 mg/dLmg/dL) sınırları aşılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
NCEP ATP III (2001) kriterlerine göre hastayı değerlendir.
Pozitif kriterler: Sadece HDLHDL (<40< 40 mg/dLmg/dL). Negatif kriterler: Bel çevresi (9810298 ≤ 102 cmcm), Kan basıncı (128/82<130/85128/82 < 130/85 mmHgmmHg), Glukoz (104<110104 < 110 mg/dLmg/dL), Trigliserid (140<150140 < 150 mg/dLmg/dL).
NCEP ATP III tanısı için en az 3 kriterin pozitif olması gerekir.
2
IDF (2005) kriterlerine göre hastayı değerlendir.
Zorunlu kriter: Bel çevresi (989498 \geq 94 cmcm) pozitif. Ek kriterler: Açlık glukozu (100\geq 100 mg/dLmg/dL) ve HDLHDL (<40< 40 mg/dLmg/dL) pozitif.
IDF tanısı için zorunlu olan bel çevresi artışına ek olarak 4 kriterden en az 2'si bulunmalıdır.
3
Tanıları karşılaştırarak doğru ifadeyi belirle.
Hasta IDF kriterlerini karşılarken NCEP ATP III kriterlerini karşılamamaktadır.
İki rehber arasındaki eşik değer farkları (bel çevresi: 9494 vs 102102 cmcm; glukoz: 100100 vs 110110 mg/dLmg/dL) tanıyı etkilemektedir.

Anahtar Kavram

Metabolik Sendrom Tanı Kriterleri Karşılaştırması

Alternatif Yöntem

Kriterleri zihninizde bir tablo olarak canlandırın: IDF'nin daha 'hassas' (düşük eşikler) ama bel çevresi konusunda 'katı' (zorunlu) olduğunu hatırlamak soruyu hızla çözdürür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

2828 yaşında bir kadın hastada yapılan incelemeler sonucunda medüller tiroid karsinomu saptanıyor. Genetik analizde hastada RETRET proto-onkogeninde kodon 634634 mutasyonu saptanıyor. Hastanın 33 yaşındaki asemptomatik oğlunda da yapılan tarama sonucunda aynı mutasyonun olduğu belirleniyor. Bu çocuk için önerilmesi gereken en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55 yaşından önce profilaktik total tiroidektomi planlanması

Cevap

Kodon 634634 mutasyonu saptanan çocuklarda 55 yaşından önce profilaktik total tiroidektomi yapılması en uygun yaklaşımdır.
ATA (American Thyroid Association) rehberlerine göre RETRET proto-onkogeninde saptanan kodon 634634 mutasyonu 'Yüksek Risk' (H) kategorisindedir. Bu mutasyona sahip çocuklarda, klinik olarak belirgin medüller tiroid karsinomu gelişmeden önce, yani en geç 55 yaşına kadar profilaktik total tiroidektomi yapılması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutasyon risk grubunun belirlenmesi
Kodon 634634 mutasyonu ATA sınıflamasında 'Yüksek Risk' (H - High Risk) grubunda yer alır.
RETRET mutasyonunun tipi, medüller tiroid karsinomunun (MTC) ortaya çıkış yaşını ve agresifliğini belirler.
2
Cerrahi zamanlamasının planlanması
Yüksek riskli mutasyonlarda 55 yaşından önce cerrahi önerilir.
MTC gelişimini önlemek veya erken evrede yakalamak için profilaktik cerrahi gereklidir.
3
Diğer risk gruplarıyla karşılaştırma
MEN2B (Kodon 918918) 'En Yüksek Risk' grubundadır ve ilk yaş içinde cerrahi gerektirir.
En agresif formlarda cerrahi çok daha erkene çekilir.

Anahtar Kavram

MEN2A'da RET mutasyon tipine göre profilaktik tiroidektomi zamanlaması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

2222 yaşında erkek hasta, son zamanlarda artan halsizlik ve ağız kuruluğu şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi (VKI˙VKİ) 2323 kg/m2kg/m^2 saptanıyor ve akantozis nigrikans izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde açlık kan şekeri 198198 mg/dLmg/dL, HbA1cHbA1c %7,6\%7,6, C-peptid düzeyi normal sınırlarda ve diyabetle ilişkili otoantikorlar (GADAGADA, ICAICA) negatif bulunuyor. Hastanın babasının ve dedesinin de benzer yaşlarda diyabet tanısı aldığı ve düşük doz sülfonilüre tedavisine çok iyi yanıt verdikleri öğreniliyor. Ayrıca hastanın kan şekeri 145145 mg/dLmg/dL iken idrar tetkikinde belirgin glikozüri saptanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MODY 3 (HNF1A mutasyonu)

Cevap

MODY 3 (HNF1A mutasyonu)
MODY 3 (HNF1A mutasyonu), genç yaşta başlayan, otozomal dominant geçiş gösteren ve insülin rezervinin korunduğu bir diyabet formudur. Bu vakada vurgulanan düşük doz sülfonilüreye mükemmel yanıt ve kan şekeri normalin üzerindeyken ancak renal eşiğin (180180 mg/dLmg/dL) altındayken saptanan glikozüri, HNF1A mutasyonuna bağlı gelişen MODY 3 için patognomonik sayılabilecek klinik ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik özelliklerini değerlendir.
Genç (2222 yaş), zayıf (VKI˙VKİ: 2323), insülin direnci bulgusu yok.
Tip 2 diyabet olasılığını dışlamak ve monogenetik diyabet formlarını düşünmek için.
2
Laboratuvar verilerini ve aile öyküsünü analiz et.
C-peptid normal (insülin rezervi var), antikorlar negatif (otoimmünite yok), 3 kuşakta diyabet (otozomal dominant geçiş).
Tip 1 diyabet ve LADA'yı dışlayıp MODY (Maturity-Onset Diabetes of the Young) tanısına yönelmek için.
3
Spesifik klinik ipuçlarını birleştir.
Düşük doz sülfonilüreye yüksek yanıt ve 180180 mg/dLmg/dL altındaki kan şekerinde glikozüri (düşük renal eşik).
En sık görülen MODY tipi olan MODY 3'ü (HNF1A mutasyonu), daha hafif seyreden MODY 2'den ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

MODY 3 (HNF1A mutasyonu), monogenetik diyabetin en sık formudur ve sülfonilürelere belirgin duyarlılık ile proksimal tübülde glikoz reabsorbsiyonunun azalması sonucu ortaya çıkan düşük renal eşik ile karakterizedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 257Soru

2525 yaşında kadın hasta, son 22 yıldır adetlerinin seyrekleşmesi (yılda 33-44 kez) ve özellikle son 66 aydır yüzde ve karın bölgesinde tüylenme artışı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi (VKIVKI) 2929 kg/m², FerrimanGallweyFerriman-Gallwey skoru 1111 saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

İncelemeSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron8585 ng/dL1515 - 7070 ng/dL
DHEASDHEAS210210 µg/dL8080 - 350350 µg/dL
17Hidroksiprogesteron17-Hidroksiprogesteron1.11.1 ng/mL< 2.02.0 ng/mL
Prolaktin1212 ng/mL< 2525 ng/mL
TSHTSH1.81.8 mIU/L0.40.4 - 4.04.0 mIU/L

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polikistik Over Sendromu

Cevap

Polikistik Over Sendromu tanısı, hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ile Rotterdam kriterlerini karşılaması nedeniyle en olası tanıdır.
Polikistik Over Sendromu tanısı doğrudur çünkü hastada klinik hiperandrojenizm (hirsutizm), biyokimyasal hiperandrojenizm (yüksek testosteron) ve ovulatuar disfonksiyon (oligomenore) bir arada bulunmaktadır. Rotterdam kriterlerine göre bu bulgular tanı için yeterlidir ve yapılan testlerle diğer olası nedenler dışlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendiriniz.
Hastada oligomenore (yılda 33-44 adet) ve hirsutizm (FerrimanGallweyFerriman-Gallwey skoru 1111) mevcuttur.
Bu iki bulgu, PKOS için tanımlanan Rotterdam kriterlerinden ikisini karşılamaktadır.
2
Laboratuvar verilerini analiz ediniz.
Hafif testosteron yüksekliği mevcuttur; DHEASDHEAS, 17OHP17-OHP, Prolaktin ve TSHTSH normaldir.
Hormon düzeyleri, hiperandrojenizmi doğrular ve diğer endokrinolojik bozuklukları dışlar.
3
Ayırıcı tanıyı tamamlayınız.
17hidroksiprogesteron17-hidroksiprogesteron düzeyi 2.02.0 ng/mL'nin altında olduğu için geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi dışlanmıştır.
PKOS tanısı koymadan önce benzer klinik veren diğer hastalıkların dışlanması şarttır.

Anahtar Kavram

Polikistik Over Sendromu (PKOSPKOS) tanısı için hiperandrojenizm (klinik veya biyokimyasal), ovulatuar disfonksiyon ve ultrasonografide polikistik over görünümü kriterlerinden en az ikisinin varlığı (diğer nedenler dışlandıktan sonra) gereklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

Dislipidemi nedeniyle ilaç tedavisi başlanan 5555 yaşında erkek hastanın kontrol muayenesinde; kan glukoz düzeyinin 115115 mg/dLmg/dL (bazal: 9090 mg/dLmg/dL) ve ürik asit düzeyinin 8.48.4 mg/dLmg/dL (bazal: 5.65.6 mg/dLmg/dL) olduğu saptanmıştır. Hastanın ayrıca ilacı aldıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan ve yaklaşık 11 saat süren yaygın kızarıklık ve sıcaklık basması şikayeti bulunmaktadır. Bu hastada görülen yan etkilerden sorumlu olması en muhtemel ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niasin

Cevap

Niasin (Nikotinik Asit)
Niasin (Nikotinik asit), VLDL üretimini azaltarak etki eden bir lipid düşürücü ajandır. En karakteristik yan etkilerinden biri olan 'flushing', deri içi makrofajlarda prostaglandin (özellikle PGD2 ve PGE2) sentezinin artmasıyla oluşur ve aspirin kullanımıyla azaltılabilir. Ayrıca niasin, renal tübüllerde ürik asit sekresyonu ile yarışarak hiperürisemiye (gut krizini tetikleyebilir) ve insülin direncini artırarak hiperglisemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz edin.
Hastada yeni gelişen hiperglisemi (açlık kan şekerinde artış), hiperürisemi (ürik asit yüksekliği) ve kutanöz vazodilatasyon (flushing) bulguları saptanmıştır.
Bu üçlü bulgu kombinasyonu, dislipidemi ilaçları arasında spesifik bir ajanın yan etki profilini işaret eder.
2
Niasin'in (Nikotinik asit) farmakolojik etkilerini ve yan etkilerini hatırlayın.
Niasin, yağ dokusundan serbest yağ asidi mobilizasyonunu inhibe ederken; yan etki olarak PGD2/PGE2 aracılı flushing, ürat ile yarışarak hiperürisemi ve insülin direnci üzerinden hiperglisemi yapar.
Vaka sunumundaki tüm bulgular (kızarıklık, şeker ve ürik asit artışı) niasin ile tam uyumludur.
3
Ayırıcı tanı için diğer seçenekleri değerlendirin.
Statinler (miyopati), ezetimib (GİS yan etkileri) ve safra asidi reçineleri (kabızlık, TG artışı) bu tabloyu açıklamaz. Fenofibrat ise ürik asidi düşürür.
Doğru ilacın niasin olduğu kesinleşir.

Anahtar Kavram

Niasin (Nikotinik asit) yan etki profili: Hiperürisemi, hiperglisemi ve prostaglandin aracılı flushing.

Daha Fazla Pratik

Niasin'in flushing etkisini önlemek için tedaviden 30 dakika önce 300 mg aspirin verilmesinin mekanizmasını (prostaglandin sentez inhibisyonu) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 259Soru

2222 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolünde saptanan kan şekeri yüksekliği (145145 mg/dLmg/dL) nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın polidipsi veya poliüri şikayeti bulunmuyor. Fizik muayenesinde özellik saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde HbA1cHbA1c: %6.8\%6.8, serum magnezyum düzeyi: 1.41.4 mg/dLmg/dL (Normal: 1.72.41.7-2.4 mg/dLmg/dL) ve ürik asit düzeyi: 8.48.4 mg/dLmg/dL olarak bulunuyor. Yapılan batın ultrasonografisinde her iki böbrekte büyüklükleri 121-2 cmcm arasında değişen multipl kistler izleniyor. Hastanın aile öyküsünde babasında genç yaşta başlayan diyabet ve kronik böbrek yetmezliği olduğu öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HNF1BHNF1B mutasyonu (MODYMODY 55)

Cevap

HNF1BHNF1B mutasyonu (MODYMODY 55)
Diyabet ile birlikte renal kistler, renal displazi veya genitoüriner anomalilerin bulunması tipik olarak HNF1BHNF1B mutasyonunu (MODYMODY 55) düşündürür. Bu tablo aynı zamanda RCADRCAD (Renal Cysts and Diabetes) sendromu olarak da adlandırılır. Ayrıca bu hastalarda renal distal tübül fonksiyon bozukluğuna bağlı gelişen hipomagnezemi ve erken başlangıçlı hiperürisemi/gut önemli tanısal ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç yaşta başlangıçlı diyabet (MODYMODY şüphesi) + Renal kistler + Hipomagnezemi + Hiperürisemi + Aile öyküsü.
Hastadaki bulguların tek bir genetik defektle açıklanıp açıklanamayacağını belirlemek.
2
MODYMODY tiplerini karşılaştır
HNF1BHNF1B mutasyonu (MODYMODY 55), böbrek kistleri ve diyabet (RCADRCAD) sendromu olarak bilinir.
Diyabetin yanındaki ekstrapankreatik bulguların (böbrek kistleri, magnezyum düşüklüğü) ayırıcı tanıdaki değerini kullanmak.
3
Ekstrapankreatik bulguları doğrula
HNF1BHNF1B mutasyonunda renal displazi/kistler, hipomagnezemi (böbrekten magnezyum kaybı nedeniyle) ve hiperürisemi karakteristik özelliklerdir.
Tanıyı kesinleştiren spesifik laboratuvar ve görüntüleme bulgularını eşleştirmek.

Anahtar Kavram

MODYMODY 55 (HNF1BHNF1B mutasyonu), diyabetin yanı sıra renal kistler, genitoüriner anomaliler, hipomagnezemi ve hiperürisemi ile karakterize multisistemik bir hastalıktır.
Soru 260Soru

2222 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon (180/110180/110 mmHgmmHg) ve yaygın kas güçsüzlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum potasyum düzeyi 2.62.6 mEq/LmEq/L, plazma aldosteron konsantrasyonu 4242 ng/dLng/dL ve plazma renin aktivitesi 0.10.1 ng/mL/stng/mL/st (PAK/PRA > 400400) olarak saptanıyor. Hastanın aile öyküsünde, babasının 3535 yaşında hemorajik inme nedeniyle eksitus olduğu ve kardeşinde de erken yaşta başlayan dirençli hipertansiyon bulunduğu öğreniliyor. İdrar steroid analizinde 1818-hidroksikortizol ve 1818-oksokortizol ekskresyonunun normalin 2020 katı olduğu saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CYP11B1CYP11B1 gen promotörünün CYP11B2CYP11B2 kodlama dizisi ile birleşmesi sonucu oluşan kimerik gen varlığı

Cevap

En olası mekanizma, CYP11B1 promotörü ile CYP11B2 kodlama dizisinin birleşmesi sonucu aldosteron sentezinin ACTH kontrolüne girmesidir.
Hastada görülen primer hiperaldosteronizm tablosuna eşlik eden erken yaşta hemorajik inme öyküsü ve idrarda aşırı 18-hidroksikortizol/18-oksokortizol yüksekliği, Glukokortikoidle Düzelebilen Aldosteronizm (GRA) tanısını koydurur. Bu hastalıkta, normalde zona fasciculata'da bulunan ve ACTH kontrolünde olan CYP11B1 (11-beta hidroksilaz) geninin promotör bölgesi, zona glomerulosa'da aldosteron sentezinden sorumlu olan CYP11B2 (aldosteron sentaz) geninin kodlama dizisiyle yanlışlıkla birleşir (kimerik gen). Sonuç olarak aldosteron, anjiyotensin II yerine ACTH kontrolünde ve zona fasciculata'da sentezlenmeye başlar. Bu hibrit dokuda oluşan 18-hidroksillenmiş steroidler karakteristik tanısal belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç yaşta hipertansiyon, hipokalemi ve baskılanmış renin (Primer Hiperaldosteronizm tablosu).
Hastanın bazal verileri otonom aldosteron fazlalığını işaret etmektedir.
2
Aile öyküsü ve spesifik belirteçleri değerlendir
Erken yaşta inme öyküsü ve idrarda aşırı 18-hidroksikortizol artışı.
Bu bulgular Familyal Hiperaldosteronizm Tip I (GRA) için patognomoniktir.
3
Genetik mekanizmayı belirle
Kromozom 8 üzerindeki CYP11B1 ve CYP11B2 genleri arasında asimetrik krossover.
Bu krossover, normalde ACTH ile uyarılan 11-beta hidroksilaz promotörünün, aldosteron sentazın kodlama bölgesini kontrol etmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Glukokortikoidle Düzelebilen Aldosteronizm (GRA) patofizyolojisi ve tanısal biyobelirteçleri.

Daha Fazla Pratik

GRA tanılı bir hastanın tedavisinde kullanılan temel ajanları ve neden spironolakton yerine düşük doz glukokortikoidin tercih edildiğini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Tanı için düşük doz (0.50.5-11 mgmg) deksametazon baskılama testi kullanılabilir; GRA hastalarında aldosteron düzeyleri hızlıca ve kalıcı olarak baskılanırken diğer primer hiperaldosteronizm formlarında bu yanıt alınmaz.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 27Sonraki
Endokrinoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 13 | Examkin