Siroz ve Komplikasyonları

47 soru

Soru 1Soru

5858 yaşında erkek hasta, bilinen karaciğer sirozu tanısıyla izlenmekteyken şiddetli hematemez şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan ilk değerlendirmede kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 115/dakika115/dakika saptanıyor. Hastaya uygun kristaloid resüsitasyonu ve intravenöz terlipressin tedavisi başlanıyor. Bu hastanın akut yönetiminde, bakteriyel infeksiyon riskini ve tekrar kanama oranlarını azaltarak sağkalımı artırdığı kanıtlanmış olan ve tedaviye mutlaka eklenmesi gereken yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Profilaktik antibiyotik tedavisi

Cevap

Akut varis kanaması yönetiminde sağkalım avantajı sağlayan kritik adım profilaktik antibiyotik tedavisidir.
Akut varis kanaması ile başvuran karaciğer sirozu hastalarında, bakteriyel infeksiyonlar (özellikle spontan bakteriyel peritonit) hastaların yaklaşık yarısında görülür. Profilaktik antibiyotik kullanımı (tercihen intravenöz Seftriakson veya oral Norfloksasin), infeksiyon insidansını, erken tekrar kanama riskini ve hastane içi mortaliteyi anlamlı şekilde azaltmaktadır. Bu nedenle güncel kılavuzlarda (AASLD, EASL) standart bakımın bir parçası olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ciddiyetini ve tanıyı belirle
Hasta akut varis kanaması ve hemorajik şok tablosundadır.
Resüsitasyon ve vazoaktif tedaviye ek olarak komplikasyonların önlenmesi gerekir.
2
Enfeksiyon riskini ve mortalite ilişkisini değerlendir
Sirotik hastalarda akut kanama anında bakteriyel enfeksiyon (özellikle SBP) gelişme riski çok yüksektir ve bu durum mortaliteyi doğrudan artırır.
Enfeksiyonlar erken tekrar kanama (rebleeding) riskini tetikler.
3
Kılavuzlara dayalı kanıta dayalı tedaviyi seç
Profilaktik antibiyotiklerin (Ceftriaxone veya Norfloxacin) sağkalımı artırdığı kanıtlanmıştır.
Antibiyotikler enfeksiyonu önleyerek karaciğer yetmezliğinin derinleşmesini ve tekrar kanamayı engeller.

Anahtar Kavram

Akut varis kanamasında sağkalımı artıran üç temel müdahale: Vazoaktif ilaçlar, endoskopik tedavi ve profilaktik antibiyotiklerdir.
Soru 2Soru

Hepatit B'ye bağlı karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen 54 yaşındaki erkek hasta, rutin kontrollerine gelmiştir. Yapılan batın ultrasonografisinde karaciğer sağ lobda 2 cm çapında yeni bir nodül saptanmıştır. Hastaya dinamik karaciğer manyetik rezonans (MR) görüntüleme yapılmış; lezyonun arteriyel fazda kontrast tuttuğu (hiperintens) ve portal venöz fazda kontrastın parankime göre daha hızlı uzaklaştığı (wash-out) izlenmiştir. Hastanın alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi 15 ng/mL olarak ölçülmüştür. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lezyon tipik hepatoselüler karsinom bulguları taşımaktadır, biyopsi yapılmaksızın tedavi planlanmalıdır

Cevap

Tipik radyolojik bulgular (arteriyel wash-in, venöz wash-out) varlığında biyopsi yapılmadan HCC tanısı konur ve tedavi planlanır.
Sirozlu bir hastada saptanan 1 cm üzerindeki solid nodüllerde, dinamik kontrastlı görüntülemede (BT veya MR) 'arteriyel fazda kontrast tutulumu (wash-in)' ve 'portal venöz veya geç fazda kontrastın yıkanması (wash-out)' saptanması, Hepatoselüler Karsinom (HCC) tanısı için yeterlidir. Bu kriterler sağlandığında, biyopsi gibi invaziv işlemlerin getirdiği risklerden (kanama, tümör ekimi) kaçınmak amacıyla biyopsi yapılmaksızın tedavi aşamasına geçilir. AFP düzeyi tanısal değer taşısa da, normal olması HCC tanısını dışlatmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk profilini ve lezyon özelliklerini belirle.
Siroz zemininde 1 cm'den büyük (>1 cm) yeni nodül.
Sirozlu hastalarda gelişen nodüller aksi kanıtlanana kadar HCC kabul edilerek değerlendirilmelidir.
2
Dinamik görüntüleme bulgularını yorumla.
Arteriyel fazda hiperintensite (wash-in) ve portal/venöz fazda hipointensite (wash-out).
Bu vasküler patern (erken boyanma, hızlı yıkanma) HCC için karakteristiktir çünkü tümör kanlanmasını portal ven yerine hepatik arterden alır.
3
Tanısal algoritmayı uygula.
Sirozlu hastada >1 cm nodül + Tipik radyolojik patern = Kesin HCC Tanısı.
Uluslararası kılavuzlara (AASLD, EASL) göre bu durumda tanı koymak için biyopsiye gerek yoktur; AFP seviyesi düşük olsa bile tanı değişmez.

Anahtar Kavram

Sirozlu hastalarda HCC tanısı, invaziv işlem (biyopsi) gerektirmeksizin, dinamik kontrastlı görüntülemedeki tipik vasküler patern (arteriyel wash-in ve venöz wash-out) ile konulabilir.

İpuçları

1
Sirozlu bir karaciğerde yeni saptanan bir nodül, aksi kanıtlanana kadar malignite (HCC) şüphesi taşır.
2
Bu tümör kanlanmasını hepatik arterden aldığı için arteriyel fazda parlar, ancak portal venöz fazda kontrastı hızlıca kaybeder.
3
Hepatolojide 'non-invaziv tanı kriterleri' kavramı, belirli radyolojik özellikler varlığında biyopsiye gerek olmadığını ifade eder.

Daha Fazla Pratik

HCC evrelemesi (BCLC kriterleri) ve buna göre tedavi seçimini (Rezeksiyon vs Ablasyon vs TACE) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

60 yaşında, bilinen karaciğer sirozu olan erkek hasta, özofagus varis kanaması nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Acil endoskopide aktif kanama odağına bant ligasyonu uygulanıyor ve kanama kontrol altına alınıyor. Taburculuk planlanan bu hastada, varis kanamasının tekrarlamasını önlemek amacıyla (sekonder profilaksi) başlanması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propranolol ve periyodik endoskopik bant ligasyonu kombinasyonu

Cevap

Propranolol ve periyodik endoskopik bant ligasyonu kombinasyonu
Sirozlu hastalarda özofagus varis kanaması geçirenlerin yaklaşık %60'ı bir yıl içinde tekrar kanar. Bu riski azaltmak için uygulanan sekonder profilakside en etkili yöntem, portal basıncı düşüren non-selektif beta blokerler (örneğin propranolol) ile varisleri mekanik olarak ortadan kaldıran periyodik endoskopik bant ligasyonunun birlikte kullanılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun tanımlanması
Hasta bir kez varis kanaması geçirmiş ve stabilize edilmiştir.
Tedavi amacının sekonder profilaksi (ikincil koruma) olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Birinci basamak tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi
Non-selektif beta blokerler (NSBB) ve endoskopik bant ligasyonu (EVL) ön plana çıkar.
Uluslararası kılavuzlara (AASLD/EASL) göre re-kanama oranlarını en çok düşüren yöntemler bunlardır.
3
Kombinasyon mu monoterapi mi kararı
NSBB + EVL kombinasyonu.
Kombinasyon tedavisi, tek başına kullanılan yöntemlere göre daha üstün koruma sağlar.

Anahtar Kavram

Siroza bağlı varis kanamalarında sekonder profilaksi yönetimi

Alternatif Yöntem

Eğer hastada bant ligasyonu için teknik zorluk varsa veya hasta beta blokeri tolere edemiyorsa monoterapi seçenekleri (sadece ligasyon veya sadece NSBB) düşünülebilir, ancak kombinasyon her zaman önceliklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

5252 yaşında kadın hasta, kriptojenik karaciğer sirozu ve asit tanısıyla poliklinikte takip edilmektedir. Fizik muayenesinde evre 11 asit saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde; serum albumini 2.82.8 g/dLg/dL, total bilirubin 2.22.2 g/dLg/dL, INRINR 1.51.5, serum sodyumu 131131 mEq/LmEq/L ve serum kreatinini 1.41.4 g/dLg/dL olarak bulunuyor. Yapılan asit ponksiyonunda asit sıvı proteini 1.11.1 g/dLg/dL, polimorfnüveli lökosit (PMNPMN) sayısı ise 80/mm380/mm^3 olarak saptanıyor. Bu hasta için spontan bakteriyel peritonit (SBPSBP) gelişimini önlemek amacıyla en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral norfloksasin ile uzun süreli birincil profilaksi başlanmalıdır.

Cevap

Hastada asit proteini <1.5< 1.5 g/dLg/dL olmasıyla birlikte serum sodyumunun 132\leq 132 mEq/LmEq/L veya kreatininin 1.2\geq 1.2 mg/dLmg/dL olması durumunda oral norfloksasin ile uzun süreli birincil profilaksi başlanmalıdır.
Karaciğer sirozu olan hastalarda spontan bakteriyel peritonit (SBP) profilaksisi iki ana grupta incelenir: Birincil ve ikincil profilaksi. Birincil profilaksi, daha önce SBP geçirmemiş ancak risk faktörü taşıyan hastalara verilir. AASLD rehberine göre asit sıvı proteini <1.5< 1.5 g/dLg/dL olan bir hastada şu kriterlerden en az biri varsa profilaksi başlanmalıdır: Serum kreatinini 1.2\geq 1.2 mg/dLmg/dL, BUNBUN 25\geq 25 mg/dLmg/dL, Serum sodyumu 132\leq 132 mEq/LmEq/L veya Child-Pugh skoru 9\geq 9 ile birlikte bilirubin 3\geq 3 mg/dLmg/dL. Bu vakada asit proteini 1.11.1 g/dLg/dL olup sodyum (131131) ve kreatinin (1.41.4) kriterleri karşılandığı için norfloksasin ile uzun süreli profilaksi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Asit sıvısı protein düzeyi ve enfeksiyon varlığını değerlendir.
Asit proteini 1.11.1 g/dLg/dL (düşük) ve PMNPMN 80/mm380/mm^3 (akut enfeksiyon yok).
Düşük proteinli asit sıvısı SBP için temel risk faktörüdür.
2
Eşlik eden ek risk kriterlerini (renal fonksiyon ve sodyum) kontrol et.
Serum sodyumu 131131 mEq/LmEq/L (132\leq 132 kriterine uyuyor) ve Kreatinin 1.41.4 mg/dLmg/dL (1.2\geq 1.2 kriterine uyuyor).
Düşük proteinli asit varlığında profilaksi kararı için ek sistemik bozukluklar gereklidir.
3
Güncel klinik rehberlere (AASLD/EASL) göre yönetim planını seç.
Norfloksasin 400400 mg/gu¨nmg/gün oral birincil profilaksi endikasyonu bulunmaktadır.
Bu kriterleri karşılayan hastalarda profilaksi sağkalımı artırır ve SBP sıklığını azaltır.

Anahtar Kavram

Sirozda asit proteini <1.5< 1.5 g/dLg/dL olan ve ağır karaciğer yetmezliği veya böbrek/sodyum bozukluğu olan hastalarda SBP birincil profilaksisi endikedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Kronik alkol kullanımı zemininde kompanse siroz tanısıyla takip edilen 52 yaşındaki erkek hastanın tarama amaçlı yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagus distalinde kanama odakları içermeyen, orta büyüklükte (Grade II) varisler saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde varis kanaması veya gastrointestinal kanama öyküsü bulunmamaktadır.

Fizik muayenesinde; kan basıncı 125/80mmHg125/80 mmHg, nabız 84/dk84/dk ve batın serbesttir. Laboratuvar incelemelerinde Child-Pugh skoru 6 (Evre A) olarak hesaplanmıştır.

Bu hastada ilk varis kanamasını önlemek (birincil profilaksi) amacıyla en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propranolol gibi non-selektif beta-bloker tedavisi başlanması

Cevap

İlk varis kanamasını önlemek amacıyla non-selektif beta-bloker tedavisi başlanmalıdır.
Siroz hastalarında endoskopik olarak saptanan orta ve büyük (Grade II-III) özofagus varisleri, hastanın daha önce kanama öyküsü olmasa dahi yüksek kanama riski taşır. Bu hastalarda 'birincil profilaksi' olarak adlandırılan koruyucu tedavi endikedir. Non-selektif beta-blokerler (propranolol, nadolol veya carvedilol), β1\beta_1 blokaj ile kardiyak debiyi, β2\beta_2 blokaj ile splanknik vazokonstriksiyon yaparak portal ven akımını ve basıncını düşürürler. Bu hastada hemodinamik durum uygun olduğundan tedaviye non-selektif beta-bloker ile başlanması en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın varis kanaması riskini değerlendir.
Hastada orta büyüklükte (Grade II) varisler mevcut ancak daha önce kanama geçirmemiş.
Birincil profilaksi gerekliliğini belirlemek için varis büyüklüğü ve kanama öyküsü kritiktir.
2
Kılavuzlara göre uygun profilaksi yöntemini seç.
Orta/büyük varislerde non-selektif beta-blokerler (NSBB) veya endoskopik band ligasyonu (EBL) önerilir.
NSBB'ler hem portal venöz akımı azaltarak hem de splanknik vazokonstriksiyon yaparak portal basıncı düşürür.
3
Seçilen tedavinin kontrendikasyonlarını kontrol et.
Hastanın nabzı 84/dk84/dk ve kan basıncı normaldir; beta-bloker kullanımı için engel yoktur.
Beta-bloker başlanmadan önce hastanın hemodinamik durumu ve olası kontrendikasyonlar (örn. astım) değerlendirilmelidir.

Anahtar Kavram

Sirozda portal hipertansiyona bağlı gelişen orta ve büyük varislerde ilk kanamayı önlemek için non-selektif beta-blokerler veya band ligasyonu kullanılır.

İpuçları

1
Sirozda varislerin boyutu kanama riskini belirlemede en önemli faktörlerden biridir.
2
Daha önce hiç kanamamış ama büyük varisleri olan bir hastada amaç, portal basıncı farmakolojik veya mekanik olarak düşürmektir.

Daha Fazla Pratik

Varis kanaması geçiren bir hastada ikincil profilaksi (tekrar kanamayı önleme) için hangi kombinasyon tedavisi (ilaç + endoskopi) tercih edilmelidir?

Alternatif Yöntem

Eğer hastada beta-bloker kullanımı kontrendike olsaydı (örneğin şiddetli astım veya kontrolsüz bradikardi), endoskopik band ligasyonu (EBL) en uygun alternatif tedavi olurdu.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6Soru

5252 yaşında kadın hasta, Primer Biliyer Kolanjit (PBK) zemininde gelişen karaciğer sirozu nedeniyle poliklinik takibindedir. Son 33 aydır giderek artan efor dispnesi ve halsizlik şikayetiyle başvuran hastanın fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk, prekordiyal bölgede S2S_2 sesinin pulmoner komponentinde sertleşme ve triküspit odakta pansistolik üfürüm saptanıyor. Oda havasında yapılan arteryel kan gazı analizinde PaO2:88PaO_2: 88 mmHg, SpO2:%SpO_2: \% 96 ölçülüyor ve ortodeoksi izlenmiyor. Bu klinik tabloya göre, portopulmoner hipertansiyon şüphesi olan bu hastada yapılması gereken ilk tarama testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transtorasik ekokardiyografi

Cevap

Portopulmoner hipertansiyon taramasında yapılması gereken ilk tetkik transtorasik ekokardiyografidir.
Sirozlu bir hastada yeni gelişen efor dispnesi ve sağ kalp yetmezliği bulguları (sert P2P_2, triküspit üfürümü) varlığında portopulmoner hipertansiyon (PoPH) akla gelmelidir. Kılavuzlara göre, bu hastalarda pulmoner arter basıncını tahmin etmek amacıyla yapılması gereken ilk, invaziv olmayan tarama testi transtorasik ekokardiyografidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (efor dispnesi, sert P2P_2, triküspit üfürümü) siroz bağlamında değerlendir.
Bulgular portopulmoner hipertansiyon (PoPH) ile uyumludur; ortodeoksi olmaması ve normal PaO2PaO_2 düzeyi Hepatopulmoner Sendrom'dan uzaklaştırır.
Sirozlu hastada dispnenin ayırıcı tanısında PoPH ve HPS en önemli iki vasküler komplikasyondur.
2
Tanı algoritmasında ilk basamak tarama yöntemini belirle.
Transtorasik ekokardiyografi (TTE) ile pulmoner arter sistolik basıncı ölçülmelidir.
TTE, invaziv olmaması ve yüksek duyarlılığı nedeniyle kılavuzlarca önerilen ilk tarama testidir.
3
Eğer TTE'de pulmoner arter sistolik basıncı >4050> 40-50 mmHg saptanırsa bir sonraki adıma geç.
Tanıyı kesinleştirmek için sağ kalp kateterizasyonu planlanır.
Kesin tanı için ortalama pulmoner arter basıncının invaziv ölçümü (>20> 20 mmHg) gereklidir.

Anahtar Kavram

Portopulmoner hipertansiyon (PoPH) taramasında ilk adım transtorasik ekokardiyografi, kesin tanı ise sağ kalp kateterizasyonudur.

Daha Fazla Pratik

Portopulmoner hipertansiyon tanısı konulan hastalarda hangi ilaçların (örneğin beta blokerler) kontrendike olabileceğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

4545 yaşında kadın hasta, Primer Biliyer Kolanjit'e bağlı Child-Pugh C siroz tanısıyla takip edilmektedir. Son aylarda giderek artan nefes darlığı ile başvuran hastanın fizik muayenesinde siyanoz, çomak parmak ve göğüs ön duvarında çok sayıda "spider" anjiyom saptanıyor. Arteriyel kan gazında (oda havasında, oturur pozisyonda) PaO2:62mmHgPaO_2: 62 mmHg, SaO2:%91SaO_2: \%91 ölçülüyor. Hasta yatar pozisyona getirildiğinde SaO2SaO_2 değerinin \%96'ya yükseldiği (ortodeoksi) gözleniyor. Göğüs radyografisi ve solunum fonksiyon testleri normal sınırlarda saptanıyor. Bu hastada pulmoner komplikasyonu doğrulamak amacıyla yapılacak olan kontrastlı (mikrokabarcık) transtorasik ekokardiyografide aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikrokabarcıkların sağ atriyuma ulaştıktan sonraki 4. ve 6. kardiyak sikluslar arasında sol atriyumda görülmesi

Cevap

Mikrokabarcıkların sağ atriyuma ulaştıktan sonraki 4. ve 6. kardiyak sikluslar arasında sol atriyumda görülmesi
Hepatopulmoner Sendromda (HPS) tanı, karaciğer hastalığı, artmış alveolo-arteriyel gradyan ve intrapulmoner vasküler dilatasyonun (İPVD) gösterilmesiyle konur. İPVD'yi göstermede en duyarlı yöntem kontrastlı (mikrokabarcık) transtorasik ekokardiyografidir. Normalde mikrokabarcıklar akciğer kapiller yatağında tutulur ve sol kalbe geçmez. HPS'de ise kapiller dilatasyon nedeniyle kabarcıklar sol atriyuma ulaşır. Bu geçişin akciğer yatağından geçmesi zaman aldığı için, kabarcıklar sağ atriyuma ulaştıktan ancak 3-6 kardiyak siklus sonra sol atriyumda görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Siroz, hipoksemi, platipne-ortodeoksi ve normal akciğer grafisi kombinasyonu Hepatopulmoner Sendromu (HPS) işaret eder.
Platipne (dik pozisyonda nefes darlığı) ve ortodeoksi (dik pozisyonda PaO2PaO_2 düşüşü) HPS için patognomonik sayılabilecek bulgulardır.
2
Patofizyolojiyi hatırla
HPS'de temel sorun, bazal akciğer bölgelerinde prekapiller ve kapiller düzeyde gelişen vasküler dilatasyonlardır.
Bu dilatasyonlar ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğuna ve şant benzeri etkiye yol açarak hipoksemiye neden olur.
3
Tanısal testi yorumla
Kontrastlı ekokardiyografide (mikrokabarcık testi) kabarcıkların sol atriyuma ulaşma süresi intrapulmoner dilatasyonu doğrular.
Mikrokabarcıkların sol kalbe geçişi >3 siklus sürüyorsa intrapulmoner dilatasyon (HPS), <3 siklus sürüyorsa intrakardiyak şant düşünülür.

Anahtar Kavram

Hepatopulmoner Sendromda (HPS) Tanısal Mikrokabarcık Testi ve Zamanlama
Soru 8Soru

5858 yaşında erkek hasta, kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı kompanse karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Rutin kontrollerinde yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagus distalinde, lümeni belirgin daraltan ve üzerinde kırmızı leke (red color) belirtileri bulunan büyük varisler saptanıyor. Özgeçmişinde aktif astım bronşiyale tanısı olan hastada, varis kanamasından korunmak amacıyla birincil profilakside uygulanması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endoskopik varis ligasyonu

Cevap

Endoskopik varis ligasyonu
Karaciğer sirozu olan hastalarda, kanama riski yüksek olan (büyük boyutlu veya üzerinde kırmızı leke bulunan) varislerin saptanması durumunda birincil profilaksi endikedir. Birincil profilakside non-selektif beta blokerler (NSBB) ve endoskopik varis ligasyonu (EVL) benzer etkinliktedir. Ancak bu hastada olduğu gibi astım bronşiyale varlığı NSBB kullanımı için kesin veya göreceli bir kontrendikasyon oluşturur. Bu durumda hastaya EVL uygulanması en doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanamamış varislerin boyutunu ve risk faktörlerini değerlendir.
Hastada 'büyük' ve 'red color' belirtisi olan yüksek riskli varisler mevcut.
Birincil profilaksi endikasyonunu belirlemek için varis boyutu ve Child-Pugh evresi önemlidir.
2
Hastanın ek hastalıklarını ve ilaç kontrendikasyonlarını kontrol et.
Hastada aktif astım tanısı mevcut.
Non-selektif beta blokerler (NSBB) astımda bronkospazma yol açtığı için bu grupta tercih edilemez.
3
Uygun profilaktik yöntemi seç.
NSBB kontrendike olduğu için endoskopik varis ligasyonu (EVL) seçilmelidir.
Yüksek riskli varislerde NSBB veya EVL eşit derecede önerilir ancak ilaç kontrendikasyonunda endoskopik yöntem öncelik kazanır.

Anahtar Kavram

Sirozda varis kanamasının birincil profilaksisinde, hastanın klinik durumuna göre non-selektif beta blokerler ile endoskopik ligasyon arasında seçim yapılır; astım gibi durumlarda beta blokerler kontrendikedir.

İpuçları

1
Birincil profilakside kullanılan ilaçların yan etki ve kontrendikasyon profilini düşünün.
2
Non-selektif beta blokerler hem beta-1 hem de beta-2 reseptörlerini etkiler; beta-2 blokajı akciğerlerde neye yol açar?
3
Astımlı bir hastada varis kanamasını önlemek için ilaç dışı (endoskopik) bir yöntem tercih edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

İkincil profilaksi (daha önce kanamış hastalar) için NSBB ve EVL kombinasyonunun standart olduğunu hatırlayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Bilinen karaciğer sirozu tanısı olan 55 yaşında erkek hasta, son iki gündür gelişen karın şişliğinde artış ve hafif ateş şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede asit ve yaygın abdominal hassasiyet saptanıyor. Parasentez analizinde asit sıvısı polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısı 350/mm3350/mm^3 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en uygun ampirik tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz sefotaksim başlanması

Cevap

İntravenöz sefotaksim başlanması
Siroz hastalarında asit sıvısındaki polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısının 250/mm3250/mm^3 ve üzerinde olması Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) tanısı koydurur. Bu durumda kültür sonuçları beklenmeden ampirik tedavi başlanmalıdır. Sefotaksim gibi üçüncü kuşak sefalosporinler, SBP'de en sık sorumlu olan Escherichia coli ve Klebsiella pneumoniae gibi gram negatif enterik bakterilere karşı yüksek etkinliğe sahip oldukları için ilk seçenek tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit sıvısı analiz sonuçlarının değerlendirilmesi
PNL sayısının 350/mm3350/mm^3 olduğu görülür.
Spontan bakteriyel peritonit tanısı için eşik değer 250/mm3250/mm^3 üzeridir.
2
Tanı koyulması
Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP).
Hücre sayısı tanı kriterini karşılamaktadır.
3
Uygun antibiyotik seçimi
İntravenöz sefotaksim.
SBP'de en sık etkenler E. coli ve Klebsiella gibi enterik bakterilerdir ve üçüncü kuşak sefalosporinler bu etkenler için altın standarttır.

Anahtar Kavram

Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) Tanı ve Tedavisi

İpuçları

1
Tanı için asit sıvısındaki hücre sayımına odaklanın; PNL sayısının 250'den fazla olması enfeksiyonu gösterir.
2
SBP'de en sık görülen etkenler bağırsak kaynaklı gram negatif bakterilerdir.

Daha Fazla Pratik

SBP tanısı alan bir hastada renal yetmezlik gelişimini (Hepatorenal Sendrom) önlemek için tedaviye hangi ilacın eklenebileceğini gözden geçirin (Albumin).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

Alkole bağlı karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen 58 yaşındaki erkek hasta, karın şişliğinde artış ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede batın asitik ve skleralar ikterik saptanıyor; hipotansiyon veya şok bulgusu izlenmiyor.

Laboratuvar tetkiklerinde; serum kreatinin değeri 5 gün önceki 1.0 mg/dL seviyesinden 2.2 mg/dL'ye yükselmiş olarak bulunuyor. İdrar analizinde proteinüri saptanmıyor ve eritrosit görülmüyor (sediment normal). Renal ultrasonografide parankim hastalığı veya obstrüksiyon bulgusu izlenmiyor.

Uluslararası Asit Kulübü (ICA) kriterlerine göre, bu hastada Hepatorenal Sendrom (HRS-AKI) tanısını kesinleştirmek ve vazokonstriktör tedaviye geçiş kararını vermek için aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diüretiklerin kesilip kg başına 1 gr/gün albümin ile 2 gün hacim genişletilmesine rağmen serum kreatinin değerinde düzelme olmaması

Cevap

Doğru yanıt, diüretiklerin kesilip albümin ile yapılan hacim genişletme tedavisine (albimin challenge) yanıt alınamamasıdır.
Hepatorenal Sendrom (yeni adıyla HRS-AKI), sirozlu hastalarda splanik vazodilatasyona sekonder gelişen renal vazokonstriksiyon ile karakterize fonksiyonel bir böbrek yetmezliğidir. Tanısı 'dışlama' ile konur. Uluslararası Asit Kulübü (ICA) kriterlerine göre tanı için; şokun olmaması, nefrotoksik ajan kullanımının olmaması, parankimal hastalığın dışlanması VE EN ÖNEMLİSİ diüretik kesilip plazma hacim genişletilmesine (1 g/kg/gün Albümin, 2 gün) rağmen kreatinin değerinde düzelme olmaması gereklidir. Albümin verilmesine rağmen kreatinin düşmüyorsa tanı HRS-AKI olarak kesinleşir ve Terlipressin+Albümin tedavisine başlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Siroz zemininde gelişen Akut Böbrek Hasarı (AKI) mevcut (Kreatinin artışı). Şok, nefrotoksik ilaç veya parankimal böbrek hastalığı (proteinüri/hematüri/USG bulgusu) yok.
HRS tanısı bir dışlama tanısıdır; diğer nedenlerin (ATN, post-renal vb.) ekarte edilmesi gerekir.
2
Prerenal azotemi ile HRS ayrımını yap
Hem Prerenal Azotemi hem de HRS'de idrar sodyumu düşüktür ve sediment temizdir. Tek ayırıcı nokta sıvı tedavisine yanıttır.
Prerenal azotemi sıvı replasmanına yanıt verir ve düzelir; HRS ise fizyolojik olarak yanıt vermez (renal vazokonstriksiyon sabittir).
3
Güncel tanı kriterlerini uygula (ICA Guidelines)
Tanı için diüretikler kesilmeli ve 1 g/kg (max 100g) albümin ile 2 gün plazma genişletilmelidir. Kreatinin düşmezse HRS-AKI tanısı kesinleşir.
Bu kriter, gereksiz ve potansiyel yan etkileri olan vazokonstriktör (terlipressin) tedavisine başlamadan önce zorunlu basamaktır.

Anahtar Kavram

Hepatorenal Sendrom (HRS-AKI) Tanı Kriterleri

İpuçları

1
Sirozlu bir hastada böbrek yetmezliği geliştiğinde, sorunun sadece 'sıvı açığı' (prerenal) olup olmadığını anlamak için ne yaparsınız?
2
İdrar sodyumunun düşük olması böbreğin sağlam olduğunu ve sodyum tuttuğunu gösterir; bu hem susuzlukta (prerenal) hem de HRS'de olur. Ayrım için hastaya sıvı yüklemesi yapmanız gerekir.
3
HRS tanısı koymadan önce hastanın 'sıvı açığına yanıt vermediğini' kanıtlamanız gerekir. Bunun için 2 gün boyunca albümin verilir.

Daha Fazla Pratik

Tip 1 ve Tip 2 HRS (veya yeni sınıflamayla HRS-AKI ve HRS-NAKI) arasındaki prognoz ve tedavi farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 11Soru

6262 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik karaciğer sirozu tanısıyla takip edilirken son birkaç gündür gelişen uyku düzeninde bozulma, ellerde titreme ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede asit saptanıyor ve asteriksis (flapping tremor) pozitif bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde; Serum K+:3.1K^+: 3.1 mEq/L, Na+:136Na^+: 136 mEq/L, BUN:48BUN: 48 mg/dL, Kreatinin: 1.21.2 mg/dL saptanıyor. Hastanın son bir haftadır yoğun diüretik (furosemid ve spironolakton) kullandığı öğreniliyor. Bu hastada hepatik ensefalopatiyi tetikleyen temel neden ve izlenmesi gereken en uygun tedavi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipokalemi ve alkaloz - Potasyum replasmanı ve laktüloz

Cevap

Hepatik ensefalopatiyi tetikleyen temel neden hipokalemi ve buna eşlik eden metabolik alkalozdur; tedavi stratejisi ise potasyum replasmanı ile laktüloz kullanımını içermelidir.
Hepatik ensefalopati tablosundaki bir siroz hastasında hipokalemi ve metabolik alkaloz, amonyak (NH3NH_3) ile amonyum (NH4+NH_4^+) arasındaki dengeyi amonyak lehine kaydırarak toksik maddenin kan-beyin bariyerini geçişini kolaylaştırır. Bu hastada diüretik kullanımı sonrası gelişen hipokalemi tablonun temel nedenidir. Tedavide potasyumun yerine konulması amonyak üretimini azaltırken, laktüloz bağırsak pH'ını düşürerek amonyağı bağırsak lümeninde hapseder (NH4+NH_4^+'ya dönüştürür) ve atılımını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Asteriksis ve konfüzyon, hepatik ensefalopati (HE) tanısını koydurur.
HE'nin evrelenmesi ve tanısında fizik muayene bulguları kritiktir.
2
Laboratuvar verilerinin ve tetikleyici faktörlerin analizi
Diüretik kullanımına bağlı K+:3.1K^+: 3.1 mEq/L (hipokalemi) saptanmıştır.
Hipokalemi, böbreklerde amonyak üretimini artırır ve eşlik eden alkaloz amonyağın (NH3NH_3) hücre içine ve kan-beyin bariyerinden geçişini kolaylaştırır.
3
Tedavi planının oluşturulması
Tetikleyici faktör olan hipokaleminin düzeltilmesi ve amonyak yükünü azaltmak için laktüloz başlanması.
HE yönetiminde ilk basamak her zaman presipite edici (tetikleyici) faktörün saptanması ve tedavi edilmesidir.

Anahtar Kavram

Hepatik Ensefalopati Tetikleyicileri ve Metabolik Alkaloz İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Hepatik ensefalopatide laktüloza yanıt alınamayan durumlarda tedaviye rifaksimin eklenmesi gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

4949 yaşında erkek hasta, alkole bağlı karaciğer sirozu tanısı ile takip ediliyor. Son bir haftadır artan karın şişliği ve nefes darlığı şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede batın gergin, asit sıvısı mevcut ve solunum sıkıntısı gözleniyor. Hastaya terapötik (boşaltıcı) parasentez yapılması planlanıyor. İşlem öncesi bakılan laboratuvar değerleri şöyledir:

* INR: 1.91.9
* Trombosit: 42.000/mm342.000/mm^3
* Bilirubin: 2.8 mg/dL2.8\ mg/dL
* Kreatinin: 1.1 mg/dL1.1\ mg/dL

Bu hastada parasentez işlemi öncesi kanama riskini yönetmek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Profilaktik kan ürünü verilmesine gerek yoktur, işlem güvenle yapılabilir

Cevap

Profilaktik kan ürünü verilmesine gerek yoktur, işlem güvenle yapılabilir
Siroz hastalarında karaciğer sentez kusuruna bağlı PT/INR uzaması ve hipersplenizme bağlı trombositopeni sık görülür. Ancak bu hastalarda pro-koagülan faktörlerin azalmasına paralel olarak anti-koagülan faktörler de (Protein C, Protein S, Antitrombin) azalır, bu durum 'yeniden dengelenmiş hemostaz' olarak adlandırılır. Parasentez, kanama komplikasyonu riski oldukça düşük (<%1) bir işlemdir. Güncel AASLD ve EASL kılavuzları, belirgin klinik kanama bulgusu (DIC vb.) olmayan hastalarda, INR yüksekliği (>1.5>1.5) veya trombositopeni (<50.000<50.000) varlığında bile terapötik parasentez öncesi rutin Taze Donmuş Plazma (TDP) veya trombosit transfüzyonunu önermemektedir. Gereksiz transfüzyon, portal basıncı artırarak varis kanaması riskini tetikleyebilir ve volüm yüküne neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve planlanan işlemi değerlendir
Hasta semptomatik (nefes darlığı olan) gergin asit hastasıdır ve rahatlatıcı (terapötik) parasentez gerekmektedir.
Gergin asit solunum sıkıntısına yol açtığında parasentez acil bir konfor gereksinimidir.
2
Laboratuvar değerlerini kanama riski açısından analiz et
INR 1.91.9 (hafif yüksek) ve Trombosit 42.00042.000 (trombositopenik).
Siroz hastalarında standart koagülasyon testleri (PT, INR) kanama riskini tam yansıtmaz çünkü 'yeniden dengelenmiş hemostaz' (rebalanced hemostasis) mevcuttur.
3
Parasentez için kılavuz önerilerini uygula
AASLD ve EASL kılavuzlarına göre, parasentez düşük kanama riskine sahip (<%1) bir işlemdir.
INR > 1.5 veya Trombosit < 50.000 olsa bile, belirgin DIC veya fibrinoliz yoksa profilaktik TDP veya trombosit transfüzyonu önerilmez. Transfüzyonun riskleri (volüm yükü, TRALI), işlemin kanama riskinden fazladır.

Anahtar Kavram

Sirozda parasentez öncesi koagülopati yönetimi ve yeniden dengelenmiş hemostaz kavramı
Soru 13Soru

5454 yaşında erkek hasta, yaklaşık 1010 yıldır alkolik siroz tanısıyla takip edilmektedir. Son 33 aydır giderek artan nefes darlığı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde belirgin "spider" anjiyomlar, palmar eritem ve çomak parmak saptanıyor. Hastanın dispnesinin ayakta dururken belirginleştiği, yatar pozisyonda ise azaldığı (platipne) gözleniyor. Oda havasında yapılan nabız oksimetresinde SaO2SaO_2 değeri oturur pozisyonda %89\%89, yatar pozisyonda ise %95\%95 (ortodeoksi) ölçülüyor. Dinlemekle akciğer sesleri doğal saptanıyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve hipokseminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntrapulmoner vasküler dilatasyonlara bağlı gelişen sağ-sol şant

Cevap

İntrapulmoner vasküler dilatasyonlara bağlı gelişen sağ-sol şant (Hepatopulmoner Sendrom)
Hastada saptanan platipne (ayakta artan nefes darlığı) ve ortodeoksi (ayakta oksijen satürasyonunun düşmesi) Hepatopulmoner Sendrom (HPS) için patognomoniktir. HPS, karaciğer hastalığı zemininde intrapulmoner vasküler dilatasyonlar sonucu gelişen bir oksijenasyon bozukluğudur. Ayaktayken akciğer tabanlarındaki perfüzyon artışı, bu dilate damarlarda ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğunu ve fonksiyonel sağ-sol şantı artırarak hipoksemiyi derinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Siroz tanısı, spider anjiyomlar, çomak parmak ve en önemlisi 'platipne' (ayakta artan dispne) ile 'ortodeoksi' (ayakta düşen SaO2SaO_2) saptandı.
Bu spesifik bulgu kombinasyonu sirozun akciğer komplikasyonlarından Hepatopulmoner Sendrom (HPS) için karakteristiktir.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirle.
Prekapiller ve kapiller düzeyde nitrik oksit aracılı vazodilatasyonlar (intrapulmoner vasküler dilatasyonlar) mevcuttur.
Ayaktayken yerçekimi etkisiyle akciğer bazallerine daha fazla kan gider; ancak bu bölgelerdeki damarlar aşırı dilate olduğu için alveoler gaz değişimi yetersiz kalır ve sağ-sol şant etkisiyle hipoksemi derinleşir.
3
Diğer tanıları dışla.
Dinlemekle akciğer seslerinin doğal olması efüzyonu (hidrotoraks) ve pulmoner ödemi dışlar; ortodeoksi varlığı ise pulmoner hipertansiyon (PoPH) yerine HPS'yi destekler.
HPS'de tanı genellikle kontrastlı ekokardiyografide (kabarcık testi) sol atriyumda 363-6 siklus sonra kabarcıkların görülmesiyle doğrulanır.

Anahtar Kavram

Hepatopulmoner Sendrom (HPS) Tanısı ve Patofizyolojisi

Daha Fazla Pratik

Hepatopulmoner Sendrom tanısında altın standart tanı yöntemi olan kontrastlı ekokardiyografi (kabarcık testi) bulgularını ve 'geç pasaj' kavramını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

6262 yaşında erkek hasta, HCVHCV enfeksiyonuna bağlı Child-Pugh C evre karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Özofagus varis kanaması birincil profilaksisi amacıyla günlük 40 mg40\ mg propranolol kullanmaktadır. Son 22 gündür artan karın ağrısı, karın şişliği ve halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 88/54 mmHg88/54\ mmHg, nabız 66/dk66/dk, yaygın asit ve konfüzyon (Grade 11 ensefalopati) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Serum Kreatinin: 1.9 mg/dL1.9\ mg/dL (bazal: 0.8 mg/dL0.8\ mg/dL), Sodyum: 126 mEq/L126\ mEq/L, Asit sıvısı mutlak polimorf nüveli lökosit sayısı: 520/mm3520/mm^3 olarak bulunuyor. Bu hastada tıbbi tedavi yönetimi ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propranolol tedavisi derhal kesilmeli; enfeksiyon kontrol altına alınıp hemodinamik parametreler ve böbrek fonksiyonları normale dönene kadar tekrar başlanmamalıdır.

Cevap

Propranolol tedavisi derhal kesilmeli; enfeksiyon kontrol altına alınıp hemodinamik parametreler ve böbrek fonksiyonları normale dönene kadar tekrar başlanmamalıdır.
Sirozda portal hipertansiyon yönetiminde non-selektif beta blokerler (NSBB) bir köşe taşıdır. Ancak 'Pencere Hipotezi'ne göre, NSBB'lerin faydası erken dekompanse evrede maksimize iken, Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP), Refrakter Asit veya Akut Böbrek Hasarı (AKI) ile seyreden son evre dekompanse sirozda 'pencere kapanır'. Bu hastalarda NSBB'ler sistemik ortalama arter basıncını düşürerek böbrek perfüzyonunu bozar ve mortaliteyi artırır. Güncel kılavuzlar, SBP ve AKI/Hipotansiyon varlığında NSBB'lerin kesilmesini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (SBP, AKI, Hipotansiyon) değerlendir.
Hastada Spontan Bakteriyel Peritonit (520/mm3520/mm^3 lökosit), Akut Böbrek Hasarı (Kreatinin: 1.9 mg/dL1.9\ mg/dL) ve Hipotansiyon (88/54 mmHg88/54\ mmHg) mevcut.
Komplikasyonların şiddetine göre tedavi planı belirlenir.
2
Mevcut non-selektif beta bloker (NSBB) tedavisini sorgula.
Hasta birincil profilaksi için propranolol kullanıyor.
NSBB'lerin ileri evre komplikasyonlu sirozda 'Pencere Hipotezi' (Window Hypothesis) uyarınca etkileri değişir.
3
Gastroenteroloji rehberlerini (EASL/AASLD) uygula.
SBP ve AKI gelişen siroz hastalarında NSBB'lerin sistemik vazodilatasyonu artırarak mortaliteyi ve böbrek hasarını derinleştirdiği bilinmektedir.
NSBB'ler 'pencere kapandığında' (ileri evre komplikasyonlarda) faydadan çok zarar getirir.
4
Tedavi kararını ver.
Propranolol kesilir; enfeksiyon çözülene ve böbrek/hemodinami düzelene dek başlanmaz.
Mortaliteyi azaltmak ve böbrek iyileşmesini sağlamak için standart uygulama budur.

Anahtar Kavram

Sirozda Non-selektif Beta Blokerlerin (NSBB) kullanımında 'Pencere Hipotezi' (Window Hypothesis).

İpuçları

1
Hastada eşlik eden hipotansiyon ve akut böbrek hasarı varlığını göz önünde bulundurun.

Daha Fazla Pratik

Karvedilol'ün sistemik hemodinamik etkilerini ve sirozun hangi evresinde kontrendike olduğunu inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

5252 yaşında erkek hasta, alkol ve HCVHCV zemininde gelişen karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Acil servise ani başlayan hematemez şikayetiyle başvurmuştur. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanmamış olup, orta derecede asit ve splenomegali mevcuttur. Laboratuvar değerleri: Hemoglobin 8,2 g/dL8,2\text{ g/dL}, Trombosit 65.000/mm365.000/\text{mm}^3, INR 1,81,8, Albümin 2,2 g/dL2,2\text{ g/dL}, Total Bilirubin 4,5 mg/dL4,5\text{ mg/dL} olarak saptanmıştır. Yapılan acil endoskopide özofagus varislerinden aktif fışkırır tarzda kanama izlenmiş ve başarılı bant ligasyonu uygulanmıştır. Hastaya intravenöz somatostatin ve seftriakson tedavisi başlanmıştır.

Bu hastada mortaliteyi azaltmak ve tedavi başarısızlığını önlemek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk 247224-72 saat içerisinde erken (pre-emptive) TIPS uygulanması

Cevap

Yüksek riskli siroz hastalarında (Child-Pugh C < 14 veya aktif kanamalı Child-Pugh B) akut varis kanaması sonrası ilk 24-72 saat içinde erken (pre-emptive) TIPS uygulanması önerilir.
Hastanın Child-Pugh skoru 1111 (Sınıf C) olarak hesaplanmıştır. Baveno VII ve güncel karaciğer hastalıkları kılavuzlarına göre, Child-Pugh C (1414 puan altı) veya endoskopide aktif kanaması olan Child-Pugh B hastaları yüksek riskli grup olarak kabul edilir. Bu grupta, ilk 247224-72 saat içerisinde (ideal olarak ilk 2424 saat) uygulanan erken (pre-emptive) TIPS tedavisi, standart tedaviye göre hem tekrar kanama oranlarını düşürür hem de mortaliteyi anlamlı ölçüde azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Child-Pugh skorunun hesaplanması
Bilirubin: 3 puan, Albümin: 3 puan, INR: 2 puan, Asit: 2 puan, Ensefalopati: 1 puan. Toplam: 11 puan.
Hastanın risk kategorisini belirlemek için evreleme yapılmalıdır.
2
Risk sınıflandırmasının yapılması
Hasta Child-Pugh C evresindedir ve endoskopide aktif fışkırır tarzda kanama saptanmıştır.
Child-Pugh C (14 puan altı) ve aktif kanamalı Child-Pugh B hastaları 'yüksek riskli' gruptadır.
3
Güncel kılavuzlara (Baveno VII) göre tedavi stratejisinin belirlenmesi
Erken (pre-emptive) TIPS endikasyonu saptanmıştır.
Yüksek riskli hastalarda standart tedaviye (vazoaktif + bant ligasyonu) kıyasla erken TIPS sağkalımı artırır ve re-kanamayı azaltır.

Anahtar Kavram

Varis kanamasında erken (pre-emptive) TIPS endikasyonları
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 16Soru

5656 yaşında erkek hasta, alkolik siroz ve yaygın asit nedeniyle takip edilmektedir. Bir hafta önce karın ağrısı ve ateş şikayetiyle başvuran hastanın asit analizinde nötrofil sayısı 450450/mm³ saptanmış ve spontan bakteriyel peritonit (SBP) tanısıyla sefotaksim tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 55. gününde klinik bulguları düzelen ve asit nötrofil sayısı 250250/mm³'ün altına gerileyen hastanın antibiyotik tedavisi tamamlanmıştır.

Bu hastada SBP nükslerini ve buna bağlı mortaliteyi azaltmak için taburculuk planında yer alması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ömür boyu günlük oral 400400 mg norfloksasin başlanması

Cevap

Sirotik asidi olan ve spontan bakteriyel peritonit atağı geçiren hastada nüksleri önlemek için en uygun yaklaşım ömür boyu günlük 400400 mg norfloksasin kullanımıdır.
Siroz hastalarında spontan bakteriyel peritonit (SBP) atağı sonrası nüks oranı ilk bir yılda %70\%70 gibi oldukça yüksek bir düzeye ulaşır. Bu nedenle, ilk atağı başarıyla tedavi edilen her hastaya, karaciğer nakli yapılana veya hasta kaybedilene kadar ömür boyu sekonder profilaksi verilmelidir. En yaygın ve kanıta dayalı uygulama günlük 400400 mg norfloksasin kullanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve SBP öyküsünü değerlendir.
Hasta bir SBP atağı geçirmiş ve tedavisi tamamlanmıştır.
Geçirilmiş SBP atağı, gelecekteki ataklar için en güçlü risk faktörüdür ve sekonder profilaksi endikasyonudur.
2
Nüks oranını ve profilaksi gerekliliğini belirle.
SBP sonrası bir yıl içinde nüks oranı %70\%70 civarındadır.
Yüksek nüks oranı, mortaliteyi azaltmak için sürekli profilaksi uygulanmasını zorunlu kılar.
3
En uygun profilaktik ajanı ve dozunu seç.
Günlük 400400 mg norfloksasin veya alternatif olarak günlük trimetoprim-sulfametoksazol seçilir.
Bu ajanların SBP nüksünü anlamlı derecede azalttığı klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Anahtar Kavram

Sirozda SBP sonrası sekonder profilaksi, asit protein düzeyinden bağımsız olarak tüm hastalara ömür boyu uygulanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

5555 yaşında alkolik siroz (ChildPughChild-Pugh CC) tanılı erkek hasta, transjuguler intrahepatik portosistemik şant (TIPSTIPS) işlemi öncesi kardiyak açıdan değerlendirilmektedir. Hastanın istirahat ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %55\%55, global longitudinal strain (GLSGLS) %15-\%15, E/eE/e' oranı 1616 ve sol atriyal volüm indeksi (LAVILAVI) 3838 ml/m2ml/m^2 saptanmıştır. Bu hastanın kardiyak durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sirotik kardiyomiyopati tanısı için hem sistolik hem de diyastolik disfonksiyon kriterlerini karşılamaktadır.

Cevap

Sirotik kardiyomiyopati tanısı için hem sistolik hem de diyastolik disfonksiyon kriterlerini karşılamaktadır.
Hastanın ekokardiyografik bulguları 2019 Sirotik Kardiyomiyopati Konsorsiyumu kriterlerini tam olarak karşılamaktadır. Sistolik disfonksiyon için GLSGLS mutlak değerinin <%18<\%18 olması yeterlidir (hastada %15\%15). Diyastolik disfonksiyon için ise E/e15E/e' \geq 15, LAVI>34LAVI > 34 ml/m2ml/m^2, septal e<7e' < 7 cm/sncm/sn ve TRTR hızı >2.8> 2.8 m/snm/sn kriterlerinden en az ikisi gereklidir; hastada ilk iki kriter mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Sistolik fonksiyonların değerlendirilmesi
EFEF değeri %55\%55 ile normal sınırda olsa da, GLSGLS değerinin %15-\%15 olması (mutlak değerce 1818'in altında) sistolik bozulmayı gösterir.
Sirotik kardiyomiyopatide EFEF genellikle korunur, bu nedenle daha duyarlı olan GLSGLS parametresi kullanılır.
2
Diyastolik fonksiyonların değerlendirilmesi
E/eE/e' oranının 1515 veya üzerinde olması ve LAVILAVI değerinin 3434 ml/m2ml/m^2 üzerinde olması iki ayrı diyastolik kriteri karşılar.
Diyastolik disfonksiyon tanısı için belirlenen dört ana kriterden en az ikisinin varlığı gereklidir.
3
Tanısal sentez yapılması
Hem sistolik hem de diyastolik disfonksiyon parametreleri pozitif olduğu için sirotik kardiyomiyopati tanısı konur.
2019 Cirrhotic Cardiomyopathy Consortium (CCC) güncel kriterleri bu bulguların varlığında tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Sirotik Kardiyomiyopati Tanı Kriterleri (2019)
Soru 18Soru

6565 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik karaciğer sirozu tanısıyla izlenirken karın ağrısı ve ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet ve defans saptanıyor. Yapılan parasentez sonucunda asit sıvısında polimorf nüveli lökosit (PNLPNL) sayısı 600/mm3600/mm^3 olarak bulunuyor. Asit biyokimyasında protein 3.2 g/dL3.2 \text{ g/dL}, glukoz 35 mg/dL35 \text{ mg/dL} ve LDHLDH değeri 480 U/L480 \text{ U/L} (serumserum LDHLDH u¨stüst sınırısınırı 250 U/L250 \text{ U/L}) saptanıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekonder bakteriyel peritonit şüphesiyle batın tomografisi çekilmeli ve cerrahi konsültasyon istenmelidir.

Cevap

Sekonder bakteriyel peritonit şüphesiyle batın tomografisi çekilmeli ve cerrahi konsültasyon istenmelidir.
Sirotik asidi olan bir hastada peritonit bulguları varsa (PNL>250PNL > 250), ampirik tedaviye geçmeden önce SBPSBP ve sekonder peritonit ayrımı yapılmalıdır. Runyon kriterlerine göre asit sıvısında; proteinin 1 g/dL1 \text{ g/dL}'den büyük olması, glukozun 50 mg/dL50 \text{ mg/dL}'den düşük olması ve LDHLDH düzeyinin serum üst sınırından yüksek olması (hastada üçü de mevcuttur) yüksek olasılıkla sekonder bir cerrahi odağa (perforasyon gibi) işaret eder. Bu durumda ileri görüntüleme ve cerrahi konsültasyon şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Parasentez sıvısındaki lökosit sayısını değerlendir.
PNLPNL sayısı 600/mm3600/mm^3 (>250/mm3>250/mm^3), peritonit varlığı doğrulandı.
Peritonit tanısı için eşik değerin üzerinde nötrofil saptanması gerekir.
2
Asit biyokimyasını Runyon kriterlerine göre analiz et.
Protein >1 g/dL>1 \text{ g/dL}, Glukoz <50 mg/dL<50 \text{ mg/dL} ve LDH>serumLDH > serum u¨stüst sınırısınırı kriterlerinin üçü de pozitif.
Sirotik asitlerde spontan bakteriyel peritonit (SBPSBP) ile sekonder peritonit ayrımı bu kriterlerle yapılır.
3
Klinik yönetim planını belirle.
Sekonder peritonit (GIS perforasyonu vb.) şüphesiyle görüntüleme ve cerrahi görüş al.
Sekonder peritonit cerrahi müdahale gerektiren acil bir durumdur.

Anahtar Kavram

Sirotik asidi olan hastada Sekonder Bakteriyel Peritonit ayrımı (Runyon Kriterleri).

Daha Fazla Pratik

Sekonder peritonit şüphesi olan bir hastada asit kültüründe birden fazla çeşit (polimikrobiyalpolimikrobiyal) bakteri üremesinin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

5555 yaşında erkek hasta, kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı Child-Pugh C evresinde karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Karında belirgin gerginlik ve eforla artan nefes darlığı şikayetiyle başvuran hastanın fizik muayenesinde masif asit saptanıyor. Terapötik amaçlı yapılan parasentez işleminde toplam 88 litre asit sıvısı boşaltılıyor. Bu hastada parasentez sonrası dolaşım disfonksiyonunu önlemek amacıyla yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6464 gram intravenöz albumin infüzyonu yapılması

Cevap

Büyük hacimli parasentez uygulanan siroz hastalarında, litre başına 88 gram olacak şekilde intravenöz albumin infüzyonu yapılması en uygun yaklaşımdır.
Sirozda 55 litreden fazla asit boşaltılması (büyük hacimli parasentez) durumunda, post-parasentez dolaşım disfonksiyonunu, renal yetmezliği ve elektrolit bozukluklarını önlemek için onkotik basınç desteği gerekir. Bu amaçla en etkili ajan albumindir ve her boşaltılan litre başına 686-8 gram (pratikte genellikle 88 gram) dozunda verilmesi önerilir. 88 litre sıvı boşaltılan bu hastada 6464 gram albumin infüzyonu en doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşaltılan asit miktarını kontrol et.
Toplam 88 litre asit boşaltıldığı saptandı.
Parasentez sonrası dolaşım disfonksiyonu (PICD) riski boşaltılan hacimle doğrudan ilişkilidir.
2
Büyük hacimli parasentez (LVP) tanımını ve replasman gerekliliğini değerlendir.
Boşaltılan hacim >5> 5 litre olduğu için replasman endikasyonu vardır.
Beş litreden fazla sıvı boşaltılması 'Büyük Hacimli Parasentez' olarak tanımlanır ve albumin replasmanı gerektirir.
3
Gereken albumin dozunu hesapla.
88 litre ×8\times 8 g/L =64= 64 gram albumin.
Güncel kılavuzlar (EASL/AASLD), LVP sonrası litre başına 686-8 gram albumin verilmesini önermektedir.

Anahtar Kavram

Büyük Hacimli Parasentez (LVP) ve Albumin Replasmanı

Daha Fazla Pratik

Parasentez sonrası gelişen dolaşım disfonksiyonunun (PICD) tanısı için hangi laboratuvar parametresinin yükselmesi (plazma renin aktivitesi) takip edilebilir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

5252 yaşında erkek hasta, bilinen non-alkolik steatohepatit (NASH) zemininde gelişen karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Son 22 gündür gelişen uykuya meyil, çevreye ilgisizlik ve ellerinde titreme şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Hastanın son 11 haftadır dışkılama düzeninin bozulduğu ve kabızlık çektiği öğreniliyor. Fizik muayenede dezoryantasyon saptanıyor ve hastanın bilekleri pasif ekstansiyona getirildiğinde kaba, ritmik olmayan bir titreme (asteriks) gözleniyor. Yapılan tetkiklerde elektrolit bozukluğu veya enfeksiyon odağı saptanmıyor. Bu hastanın klinik tablosuna yönelik ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral laktüloz uygulaması

Cevap

Hepatik ensefalopati atağı ile başvuran sirozlu hastada ilk basamak tedavi, tetikleyici faktörün (bu vakada kabızlık) düzeltilmesi ve oral laktüloz uygulanmasıdır.
Vakadaki klinik bulgular (asteriks, konfüzyon) ve tetikleyici öykü (kabızlık) tipik bir Hepatik Ensefalopati atağına işaret etmektedir. Bu durumun tedavisinde laktüloz, hem laksatif etkisiyle bağırsaktaki nitrojenli yükü temizlemesi hem de kolonik pH'ı asidifiye ederek amonyak emilimini azaltması nedeniyle ilk seçenek (gold standart) ilaçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Uykuya meyil, dezoryantasyon ve asteriks varlığı hastada Hepatik Ensefalopati (HE) olduğunu gösterir.
Hepatik ensefalopati tanısı klinik olarak konur.
2
Presipitan (tetikleyici) faktörün tespiti
Öyküdeki kabızlık, HE atağını tetikleyen en yaygın faktörlerden biridir.
Konstipasyon, bağırsakta nitrojenli atıkların kalış süresini artırarak amonyak üretimini artırır.
3
Tedavi seçimi
Laktüloz uygulaması ile bağırsak pH'ı düşürülür ve laksatif etki sağlanır.
Laktüloz, amonyağın (NH3NH_3) emilmeyen amonyuma (NH4+NH_4^+) dönüşmesini sağlayarak kan düzeyini düşürür.

Anahtar Kavram

Hepatik ensefalopati yönetiminde ilk adım tetikleyici faktörün (enfeksiyon, GIS kanama, kabızlık, elektrolit bozukluğu) bulunup düzeltilmesi ve laktüloz ile amonyak klirensinin sağlanmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Hepatik ensefalopati evrelerini (West-Haven kriterleri) ve Child-Pugh skorlama sistemini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Siroz ve Komplikasyonları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin