Siroz ve Komplikasyonları

47 soru

Soru 21Soru

55 yaşında erkek hasta, karnında şişlik ve iştahsızlık yakınmalarıyla başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde asit ve splenomegali saptanan hastaya karaciğer sirozu tanısı konuluyor. Bu hastada gelişen aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisi doğrudan portal venöz basınç artışının (portal hipertansiyon) bir sonucu olarak ortaya çıkar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özofagus varisleri

Cevap

Doğru yanıt, portal venöz sistemdeki basınç artışının doğrudan bir sonucu olan özofagus varisleridir.
Sirozda portal venöz direncin artması, kanın karaciğer dışı yollara (kollateral dolaşım) sapmasına neden olur. Özofagus varisleri, bu kollateral dolaşımın en klinik önemi yüksek ve doğrudan portal hipertansiyona bağlı gelişen bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada karaciğer sirozu zemininde asit ve splenomegali mevcuttur, bu da portal hipertansiyon varlığına işaret eder.
Sirozun klinik sonuçlarını sınıflandırmak için portal hipertansiyon ve hepatoselüler yetmezlik ayrımını yapmak gerekir.
2
Portal hipertansiyonun sonuçlarını belirle
Portal venöz basınç arttığında kan akımı portosistemik şantlara yönelir; bu da özofagus varisleri, anorektal varisler ve kaput medusa gibi bulgulara yol açar.
Portal basınç artışı fiziksel bir basınç gradyanı yaratarak kollateral damar gelişimini tetikler.
3
Seçenekleri mekanizmalarına göre ele
Jinekomasti ve palmar eritem hormonal değişimlerle; PT uzaması ve hipoalbüminemi ise karaciğerin sentez kapasitesindeki azalma ile ilgilidir.
Portal hipertansiyon mekanik bir süreç iken, diğerleri metabolik ve sentetik süreçlerdir.

Anahtar Kavram

Karaciğer sirozunda portal hipertansiyon ve hepatoselüler yetmezlik bulgularının ayırımı.

İpuçları

1
Sirozun bulgularını 'Karaciğer Yetmezliği' (sentez kaybı) ve 'Portal Hipertansiyon' (basınç artışı) olarak ikiye ayırın.
2
Hangi seçenek damar içindeki fiziksel basınç artışının damar dışına veya başka damarlara yansımasıdır?
3
Karaciğer yetmezliğinde hormonlar metabolize edilemez ve proteinler sentezlenemez. Portal hipertansiyonda ise kan geri teper ve kollateral damarlar genişler.

Daha Fazla Pratik

Sirozda Child-Pugh skorlamasında kullanılan parametreleri (Bilirübin, Albümin, INR, Asit, Ensefalopati) tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

5252 yaşında erkek hasta, kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı Child-Pugh A evresinde kompanse karaciğer sirozu tanısı alıyor. Tarama amaçlı yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde özofagusta orta büyüklükte (GradeGrade 22), üzerinde "red wale" (kırmızı kamçı) belirtileri bulunan varisler saptanıyor. Hastanın daha önce varis kanaması öyküsü bulunmadığı ve aktif şikayeti olmadığı biliniyor. Bu hasta için en uygun birincil (primer) profilaksi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endoskopik varis ligasyonu veya non-selektif beta-bloker tedavisi

Cevap

En uygun yaklaşım endoskopik varis ligasyonu veya non-selektif beta-bloker (propranolol, nadolol veya karvedilol) tedavisine başlanmasıdır.
Karaciğer sirozu olan bir hastada orta veya büyük boyutlu varisler saptandığında ya da küçük varislerin üzerinde kanama riskini artıran "red wale" (kırmızı kamçı) belirtileri varsa birincil profilaksi endikedir. Güncel klinik kılavuzlara göre, bu durumda hem non-selektif beta-blokerler (propranolol, nadolol veya karvedilol) hem de endoskopik varis ligasyonu (EVL) kanama riskini azaltmada etkinliği kanıtlanmış ilk basamak tedavi seçenekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın varis risk profilini değerlendir.
Orta büyüklükte varisler ve üzerinde "red wale" belirtileri saptandı.
Red wale belirtileri ve orta/büyük boyutlu varisler yüksek kanama riski taşır.
2
Birincil (primer) profilaksi endikasyonunu kontrol et.
Hasta daha önce hiç kanamadığı için primer profilaksi endikasyonu vardır.
Yüksek riskli varisleri olan siroz hastalarında kanamayı önlemek hayati önem taşır.
3
Kılavuzlara göre uygun tedavi seçeneklerini belirle.
Non-selektif beta-blokerler veya endoskopik varis ligasyonu uygun seçeneklerdir.
Baveno VII ve AASLD kılavuzları bu iki yöntemi de birinci basamak olarak önerir.

Anahtar Kavram

Sirozda varis kanamasının birincil profilaksisi

Daha Fazla Pratik

Vaka örneğinde hasta kanamış olsaydı (sekonder profilaksi), kombine tedavi (ligasyon + beta-bloker) gerekeceğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 23Soru

6868 yaşında erkek hasta, alkolik siroz tanısıyla takip edilirken ani başlayan karın ağrısı ve ateş (38,5C38,5^\circ\text{C}) nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede batında yaygın hassasiyet ve defans saptanıyor. Hastaya yapılan diagnostik parasentez sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuç
Nötrofil sayısı2400/mm32400/\text{mm}^3
Total protein2,8 g/dL2,8\text{ g/dL}
Glukoz35 mg/dL35\text{ mg/dL}
LDH600 U/L600\text{ U/L}
Eş zamanlı serum LDH180 U/L180\text{ U/L}
Gram boyamaPolimikrobiyal (Gram pozitif koklar ve Gram negatif basiller)

Bu hastada yönetimin bir sonraki aşamasında en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batın bilgisayarlı tomografisi ve cerrahi konsültasyonu istenmesi

Cevap

Batın bilgisayarlı tomografisi ve cerrahi konsültasyonu istenmesi
Asit sıvısında nötrofil sayısı 250/mm3250/\text{mm}^3 üzerinde olan bir hastada Runyon kriterlerinden (protein >1 g/dL> 1\text{ g/dL}, glukoz <50 mg/dL< 50\text{ mg/dL}, LDH >> serum LDH'si) en az ikisinin varlığı ve Gram boyamada polimikrobiyal flora saptanması, tablonun Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) değil, bir perforasyona bağlı Sekonder Peritonit olduğunu gösterir. Bu durumda en uygun yaklaşım acil batın bilgisayarlı tomografisi ile odağı saptamak ve cerrahi konsültasyonu istemektir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit sıvısındaki nötrofil sayısını analiz etmek.
Nötrofil sayısı 250/mm3250/\text{mm}^3 üzerinde (2400/mm32400/\text{mm}^3) olduğu için peritonit tanısı doğrulanmıştır.
Peritonit tanısı için altın standart asit sıvısında PNL sayısının 250/mm3250/\text{mm}^3 eşiğini geçmesidir.
2
Runyon kriterlerini asit sıvısı biyokimyasına uygulamak.
Protein >1 g/dL> 1\text{ g/dL}, Glukoz <50 mg/dL< 50\text{ mg/dL} ve LDH >> Serum LDH üst sınırı (veya serum LDH'den yüksek) kriterlerinin üçü de karşılanmaktadır.
Bu kriterlerden en az ikisinin varlığı, Spontan Bakteriyel Peritonit'i (SBP) cerrahi bir nedene bağlı Sekonder Peritonit'ten ayırır.
3
Gram boyama ve klinik muayene bulgularını sentezlemek.
Polimikrobiyal flora ve karındaki defans bulgusu viseral bir perforasyonu (ikincil peritonit) güçlü şekilde destekler.
SBP tipik olarak monomikrobiyaldir. Polimikrobiyal bulgular batın içi kaynaklı bir perforasyona işaret eder.
4
En uygun radyolojik ve klinik aksiyonu belirlemek.
Batın bilgisayarlı tomografisi ile perforasyon odağının aranması ve cerrahi konsültasyonu.
Sekonder peritonit cerrahi bir acildir; sadece medikal tedavi (antibiyotik) perforasyonu tedavi etmeye yetmez.

Anahtar Kavram

Runyon Kriterleri ve Sekonder Bakteriyel Peritonit Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Sekonder peritonit şüphesinde Runyon kriterlerinin sensitivitesini ve spesifitesini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 24Soru

Karaciğer sirozu tanısıyla takip edilen 5858 yaşında kadın hasta, son 2424 saattir artan karın ağrısı ve ateş şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenede batında yaygın hassasiyet ve rebound saptanıyor. Hastadan alınan asit sıvısının incelemesinde polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısı 850/mm3850/mm^3 olarak bulunuyor. Asit biyokimyasında total protein: 3.23.2 g/dL, glukoz: 3535 mg/dL ve LDH: 500500 U/L (serum üst sınırının üzerinde) saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekonder peritonit

Cevap

Sunulan klinik tablo ve asit analiz bulguları doğrultusunda en olası tanı sekonder peritonittir.
Sekonder peritonit tanısı, asit sıvısında PNL sayısının artışına ek olarak Runyon kriterlerinin karşılanmasıyla konur. Bu kriterler; asit proteininin >1> 1 g/dL olması, asit glukozunun <50< 50 mg/dL olması ve asit LDH düzeyinin serum üst sınırının üzerinde olmasıdır. Hastada bu üç kriterin de pozitif olması, tabloyu spontan bakteriyel peritonitten ayırır ve cerrahi bir odağı düşündürür.

Adım Adım Çözüm

1
Asit sıvısındaki lökosit sayısını değerlendir
PNL sayısı 850/mm3850/mm^3 (>250/mm3> 250/mm^3) olduğu için bir peritonit tablosu mevcuttur.
Peritonit tanısı için eşik değer PNL >250/mm3> 250/mm^3 olmasıdır.
2
Asit biyokimyasal parametrelerini Runyon kriterlerine göre incele
Protein: 3.23.2 g/dL (>1> 1), Glukoz: 3535 mg/dL (<50< 50), LDH: 500500 U/L (>> serum üst sınırı).
Primer ve sekonder peritonit ayırımı için biyokimyasal kriterlerin kullanılması gerekir.
3
Tanıyı netleştir
Üç kriterden en az ikisinin varlığı sekonder peritoniti (organ perforasyonu vb.) işaret eder.
Sekonder peritonit, cerrahi müdahale gerektirebileceği için spontan bakteriyel peritonitten hızla ayırt edilmelidir.

Anahtar Kavram

Sirozda asit enfeksiyonlarında Runyon Kriterleri (Sekonder Peritonit göstergeleri)

Daha Fazla Pratik

Sekonder peritonit şüphesinde batın görüntülemesi (BT) ve asit kültüründe multipl mikroorganizma üremesinin tanısal önemi incelenebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

5656 yaşında kadın hasta, HepatitBHepatit B'ye bağlı Child-Pugh B evre karaciğer sirozu nedeniyle takip edilmektedir. Son 22 gündür gelişen hafif ateş, sağ yan ağrısı ve nefes darlığında artış şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede sağ akciğer bazalinde matite ve solunum seslerinde azalma saptanıyor; batında yer değiştiren matite pozitif bulunuyor. Çekilen akciğer grafisinde sağda plevral efüzyon izleniyor, parankimal infiltrasyon saptanmıyor. Yapılan torasentez analizinde; plevral sıvı proteini 1,2 g/dL1,2\text{ g/dL}, LDHLDH 70 U/L70\text{ U/L} (eş zamanlı serum LDHLDH 210 U/L210\text{ U/L}), parçalı lökosit (PMNPMN) sayısı 620/mm3620\text{/mm}^3 olarak bulunuyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz sefotaksim tedavisi başlanması

Cevap

İntravenöz sefotaksim tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada saptanan bulgular Spontan Bakteriyel Plörit (SBPL) ile uyumludur. SBPL, sirotik hastalarda altta yatan bir parankimal akciğer enfeksiyonu olmaksızın plevral sıvının enfekte olmasıdır. Tanı için plevral sıvıda parçalı lökosit (PMNPMN) sayısının >250/mm3>250\text{/mm}^3 olması yeterlidir. Tedavisi, tıpkı Spontan Bakteriyel Peritonit'te olduğu gibi intravenöz 33. kuşak sefalosporinlerle yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Plevral sıvı analizinin Light kriterlerine göre değerlendirilmesi
Plevral sıvı/Serum LDH oranı 70/210=0,3370/210 = 0,33 (< 0,6) ve protein düşüklüğü sıvının transüda karakterinde olduğunu gösterir.
Siroza bağlı hepatik hidrotoraks tipik olarak transüda karakterindedir.
2
Enfeksiyon varlığının plevral sıvı nötrofil sayısına göre kontrol edilmesi
Plevral sıvı PMN sayısı 620/mm3620\text{/mm}^3 bulunmuştur.
Nötrofil sayısının 250/mm3250\text{/mm}^3 (bazı kaynaklara göre 500/mm3500\text{/mm}^3) üzerinde olması, altta yatan bir pnömoni yoksa Spontan Bakteriyel Plörit (SBPL) tanısını kesinleştirir.
3
Uygun tedavi yönteminin seçilmesi
İntravenöz 33. kuşak sefalosporin (sefotaksim gibi) başlanmalıdır.
SBPL yönetimi Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) ile aynıdır; drenaj (göğüs tüpü) mortaliteyi artırdığı için kaçınılmalıdır.

Anahtar Kavram

Spontan Bakteriyel Plörit (SBPL) tanısı ve yönetimi

Daha Fazla Pratik

SBPL ile SBP birliktelik oranlarını ve SBPL tanısında kültüre dayalı yaklaşımları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

4949 yaşında kadın hasta, non-alkolik steatohepatit (NASHNASH) zemininde gelişen karaciğer sirozu ve asit nedeniyle poliklinikte takip edilmektedir. Hasta, son 22 haftadır düşük sodyumlu diyete (<2<2 g/gün) tam uyum gösterdiğini ve önerilen spironolakton 400400 mg/gün ile furosemid 160160 mg/gün dozlarını aksatmadan kullandığını belirtmektedir. Buna rağmen karın şişliğinde azalma olmadığını ve son 11 haftadır tartı takibinde vücut ağırlığının değişmediğini ifade etmektedir. Fizik muayenesinde batında yer değiştiren matite pozitif olup, belirgin distansiyon saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 0.90.9 mg/dL, sodyum 134134 mEq/L ve potasyum 4.64.6 mEq/L olarak saptanmıştır. Bu klinik tabloya göre en olası tanı ve bir sonraki basamakta uygulanması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Refrakter asit - Tekrarlayan geniş hacimli parasentez ve albümin desteği

Cevap

Refrakter asit tanısı konularak tekrarlayan geniş hacimli parasentez ve beraberinde albümin desteği uygulanmalıdır.
Klinik vaka, diüretiğe dirençli refrakter asit tanımına tam olarak uymaktadır. Hasta hem sodyum kısıtlamasına uymakta hem de en üst düzey diüretik dozlarını almaktadır; buna karşın kilo kaybı durmuştur ve asit gergindir. Bu durumdaki hastalarda ilk seçenek tedavi, drenaj sonrası dolaşım bozukluğunu önlemek amacıyla intravenöz albümin desteği (55 litrenin üzerindeki her litre için 66-88 g) eşliğinde geniş hacimli parasentez yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin değerlendirilmesi
Hastanın diyet uyumuna rağmen spironolakton 400400 mg/gün ve furosemid 160160 mg/gün (maksimum dozlar) altında kilo kaybı yaşamaması (<200<200 g/gün) teyit edildi.
Refrakter asit tanısı için International Club of Ascites (ICA) kriterlerinin karşılanıp karşılanmadığını belirlemek.
2
Tanının netleştirilmesi
Refrakter asit (Diüretiğe dirençli tip) tanısı konuldu.
Maksimum doz diüretik tedavisine rağmen asidin kontrol altına alınamaması bu tanıyı tanımlar.
3
Tedavi planının oluşturulması
Geniş hacimli parasentez (LVP) planlanması ve her litre asit drenajı için 66-88 g albümin verilmesi kararlaştırıldı.
LVP sonrası gelişebilecek dolaşımsal disfonksiyonu (PPCD) önlemek için albümin desteği şarttır.

Anahtar Kavram

Refrakter asit, diyet sodyum kısıtlaması ve maksimum doz diüretik tedavisine rağmen (spironolakton 400400 mg, furosemid 160160 mg) temizlenemeyen veya diüretik yan etkileri nedeniyle etkili dozun kullanılamadığı asit tablosudur.
Soru 27Soru

4545 yaşında kadın hasta, kronik Hepatit B enfeksiyonuna bağlı siroz tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda artan nefes darlığı şikayeti olan hastanın yapılan fizik muayenesinde çomak parmak ve gövdede yaygın örümcek anjiyomlar saptanıyor. Hastanın yatar pozisyonda %96\%96 olan arteriyel oksijen satürasyonunun (SaO2SaO_2), oturur pozisyona geçtiğinde %91\%91 düzeyine gerilediği (ortodeoksi) gözleniyor. Bu hastada kesin tanıya yönelik yapılacak olan kontrastlı ekokardiyografide (kabarcık testi) aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikrokabarcıkların sağ atriumda görülmesinden 33 ila 66 vuru sonra sol atriumda izlenmesi

Cevap

Mikrokabarcıkların sağ atriumda görülmesinden 33 ila 66 vuru sonra sol atriumda izlenmesi (gecikmiş geçiş)
Klinik tabloda sunulan ortodeoksi (yatar pozisyondan dik pozisyona geçince oksijenlenmenin bozulması) ve çomak parmak bulguları sirozlu bir hastada Hepatopulmoner Sendrom'u (HPS) düşündürür. HPS tanısında kullanılan kontrastlı ekokardiyografide, ajite salin verilmesinden sonra mikrokabarcıkların sağ atriumda görülmesini takiben 33 ile 66 vuru sonra (gecikmiş olarak) sol atriumda izlenmesi, intrapulmoner vasküler dilatasyonların varlığını kanıtlar ve tanıyı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Siroz zemininde nefes darlığı, çomak parmak ve ortodeoksi (dik pozisyonda oksijen düşüşü) varlığı tespit edildi.
Bu klinik tablo, karaciğer hastalığına eşlik eden Hepatopulmoner Sendromu (HPS) işaret eder.
2
Tanısal testi ve mekanizmayı hatırla
Kontrastlı ekokardiyografi (kabarcık testi) altın standarttır ve intrapulmoner vasküler dilatasyonları (IPVD) gösterir.
HPS'de akciğer kapillerleri dilate olduğu için kabarcıklar akciğer yatağını geçerek sola ulaşır.
3
Zamanlamayı ayırt et
Kabarcıkların sol kalbe geçişi gecikmeli (363-6 vuru sonra) gerçekleşir.
Hemen geçiş (<3<3 vuru) intrakardiyak şantlarda görülürken, dilate pulmoner damarlardan geçiş zaman aldığı için gecikmiş geçiş HPS tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Hepatopulmoner Sendrom (HPS) Tanısı
Soru 28Soru

5656 yaşında erkek hasta, bilinen karaciğer sirozu tanısıyla izlenirken son bir haftadır belirginleşen nefes darlığı ile başvuruyor. Fizik muayenede batında asit saptanmıyor; ancak sağ akciğer bazalinde solunum sesleri alınmıyor ve perküsyonda matite saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağda plevral efüzyon izleniyor. Yapılan torasentez analizinde plevral sıvı/serum protein oranı 0,40,4, plevral sıvı LDHLDH değeri 110110 U/LU/L (serum LDHLDH üst sınırı: 240240 U/LU/L) olarak saptanıyor. Bu hastanın yönetimi için en uygun ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sodyum kısıtlaması ve diüretik tedavi başlanması

Cevap

Hepatik hidrotoraks tanısı konulan bu hastada en uygun ilk adım sodyum kısıtlaması ve diüretik tedavisidir.
Hepatik hidrotoraks, sirozlu hastaların yaklaşık %5-10'unda görülen ve genellikle sağ tarafta yerleşen transüda niteliğinde bir efüzyondur. Vakaların bir kısmında asit klinik olarak saptanmayabilir. Tedavide ilk adım, portal basıncı ve sıvı yükünü azaltmaya yönelik olan düşük sodyumlu diyet ve diüretik (furosemid ve spironolakton) kullanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hepatik hidrotoraks tanısı
Sirozlu bir hastada, asit olmasa bile (vakaların %15'inde asit saptanmaz), Light kriterlerine göre transüda niteliğinde (protein oranı < 0,5 ve LDH < 2/3 üst sınır) sağ taraflı plevral efüzyon hepatik hidrotoraksı destekler.
2
Patofizyolojinin belirlenmesi
Diyafram defekti
Sıvı, diyaframdaki mikroskobik defektler aracılığıyla negatif göğüs içi basıncı etkisiyle peritondan plevral boşluğa geçer.
3
Tedavi stratejisinin seçilmesi
Medikal tedavi (Tuz kısıtlaması + Diüretik)
Tedavi prensipleri asit yönetimi ile aynıdır; sıvı birikimini azaltmak için sodyum kısıtlaması ve diüretikler ilk tercihtir.

Anahtar Kavram

Hepatik hidrotoraks yönetimi ve göğüs tüpü kontrendikasyonu.

Daha Fazla Pratik

Dirençli hepatik hidrotoraks durumunda TIPS (Transjuguler intrahepatik portosistemik şant) endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 29Soru

6262 yaşında erkek hasta, Hepatit B virüsüne bağlı karaciğer sirozu ve asit tanısıyla takip edilmektedir. Son iki gündür giderek artan karın ağrısı, halsizlik ve hafif ateş şikayeti ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede asit saptanıyor ve yaygın karın hassasiyeti mevcut. Hastadan alınan asit sıvısının laboratuvar incelemesinde, spontan bakteriyel peritonit (SBPSBP) tanısını koydurmak için aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması yeterlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asit sıvısı polimorf nüveli lökosit (PMNLPMNL) sayısının 250/mm3\geq 250/mm^3 olması

Cevap

Asit sıvısı polimorf nüveli lökosit (PMNLPMNL) sayısının 250/mm3\geq 250/mm^3 olması
Karaciğer sirozu olan hastalarda asit sıvısı enfeksiyonu (SBPSBP) tanısı koymak için kullanılan temel kriter, asit sıvısındaki polimorf nüveli lökosit (PMNLPMNL) sayısının 250/mm3250/mm^3 veya daha fazla olmasıdır. Bu bulgu saptandığında, kültür sonucu beklenmeksizin ampirik antibiyotik tedavisine başlanması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme yapılması
Sirozlu hastada ateş ve karın ağrısı gibi semptomların SBP açısından şüphe uyandırması.
SBP, sirozun sık görülen ve erken müdahale gerektiren ciddi bir komplikasyonudur.
2
Diagnostik parasentez uygulanması
Asit sıvısının biyokimyasal ve mikrobiyolojik analizi için örnek toplanması.
SBP tanısı asit sıvısının doğrudan incelenmesi ile konur.
3
Polimorf nüveli lökosit (PMNLPMNL) sayımı yapılması
PMNLPMNL sayısının 250/mm3250/mm^3 eşik değerinin üzerinde olup olmadığının belirlenmesi.
SBP tanısındaki en önemli ve belirleyici parametre polimorf nüveli lökosit miktarıdır.

Anahtar Kavram

Spontan Bakteriyel Peritonit (SBPSBP) Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

5252 yaşında kadın hasta, otoimmün hepatit zemininde gelişen karaciğer sirozu tanısıyla takip edilmektedir. Son 44 aydır giderek artan, özellikle eforla belirginleşen nefes darlığı şikayeti mevcuttur. Fizik muayenesinde pulmoner odakta S2S_2 sesinin pulmoner komponentinde (P2P_2) sertleşme, jugüler venöz dolgunluk ve bilateral hafif pretibial ödem saptanıyor. Oda havasındaki periferik oksijen satürasyonu %94\%94 ölçülen hastanın akciğer grafisi normaldir. Abdominal ultrasonografide portal hipertansiyon bulguları ve minimal asit izleniyor. Bu hastada ön tanıyı doğrulamak amacıyla yapılması gereken ilk tarama testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transtorasik Doppler ekokardiyografi

Cevap

Transtorasik Doppler ekokardiyografi
Vakada tarif edilen efor dispnesi, P2P_2 sertliği ve sağ kalp yetmezliği bulguları, portal hipertansiyonu olan bir hastada portopulmoner hipertansiyonu (PoPH) düşündürmektedir. PoPH taramasında önerilen ilk basamak, invaziv olmayan ve pulmoner arter sistolik basıncını tahmin edebilen transtorasik Doppler ekokardiyografidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Eforla artan dispne, P2P_2 sertliği ve sağ kalp yetmezliği bulguları (venöz dolgunluk, ödem) saptandı.
Bu bulgular portal hipertansiyon zemininde pulmoner hipertansiyon varlığını düşündürür.
2
Ayırıcı tanı yapma
Hastada hepatopulmoner sendrom (HPS) yerine portopulmoner hipertansiyon (PoPH) ön plandadır.
HPS'de intrapulmoner vazodilatasyon ve ciddi hipoksemi/ortodeoksi görülürken; PoPH'da vazokonstriksiyon ve sağ kalp basınç artışı bulguları baskındır.
3
Tarama protokolünü belirleme
PoPH şüphesinde ilk basamak tarama testi ekokardiyografidir.
Ekokardiyografi, pulmoner arter basıncı hakkında invaziv olmayan bilgi sağlar ve tarama için AASLD/EASL kılavuzları tarafından önerilir.

Anahtar Kavram

Portopulmoner Hipertansiyon (PoPH) Taraması

Daha Fazla Pratik

Portopulmoner hipertansiyon tanısı kesinleşen bir hastada, karaciğer nakli için kontrendikasyon oluşturan pulmoner arter basınç sınırlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

6060 yaşında erkek hasta, alkole bağlı karaciğer sirozu nedeniyle poliklinik takibindedir. Günde 22-33 kez yumuşak dışkılamayı sağlayacak dozda laktüloz kullanmasına rağmen son iki gündür çevresine karşı ilgisizliği başladığı ve gece uyuyamayıp gündüz uyukladığı belirtiliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor ve hastada belirgin flapping tremor (asteriks) izleniyor. Kan biyokimyasında elektrolit değerleri ve böbrek fonksiyon testleri normal sınırlarda bulunan hastada, mevcut tedaviye eklenmesi gereken en uygun farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rifaksimin

Cevap

Laktüloz tedavisine rağmen hepatik ensefalopati tablosu devam eden veya tekrarlayan hastalarda tedaviye Rifaksimin eklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Hepatik ensefalopati tedavisinde laktüloz, bağırsak pH'ını düşürerek amonyağın (NH3NH_3) emilmeyen amonyuma (NH4+NH_4^+) dönüşmesini sağlar. Eğer hasta ideal dozda (günde 2-3 kez yumuşak dışkı) laktüloz kullanmasına rağmen ensefalopati bulguları gösteriyorsa, tedaviye emilmeyen bir antibiyotik olan Rifaksimin eklenmesi mortaliteyi azaltır ve hastaneye yatışları önler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada konfüzyon, uyku-uyanıklık döngüsünde bozulma ve asteriks mevcuttur; bu bulgular Evre 2 Hepatik Ensefalopati ile uyumludur.
Tanının netleştirilmesi tedavi basamağının belirlenmesi için gereklidir.
2
Mevcut tedaviyi ve tetikleyici faktörleri kontrol et.
Hasta zaten ideal dozda laktüloz kullanmaktadır ve biyokimyasal olarak belirgin bir tetikleyici (elektrolit bozukluğu, üremi) saptanmamıştır.
Tetikleyicilerin tedavisi yönetimin ilk basamağıdır.
3
Basamaklı tedavi protokolünü uygula.
Laktüloza yanıt alınamayan durumlarda AASLD/EASL rehberleri Rifaksimin eklenmesini önermektedir.
Rifaksimin, bağırsaktaki amonyak üreten florayı azaltarak laktüloz ile sinerjistik etki gösterir.

Anahtar Kavram

Hepatik ensefalopati yönetiminde laktüloz ilk basamak, rifaksimin eklenmesi ise standart ikinci basamak tedavidir.

Daha Fazla Pratik

Hepatik ensefalopatiyi tetikleyen en sık nedenleri (enfeksiyon, GİS kanama, dehidratasyon, kabızlık) tekrar etmeniz faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru

6262 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik siroz tanısıyla takip edilmektedir. Son bir haftadır karın şişliğinde artış ve son 22 gündür idrar miktarında belirgin azalma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın asit ve pretibial ödem saptanıyor; kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 8888/dakika ve ateş 36,8C36,8^\circ\text{C} ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 1,91,9 mg/dL (bazal değeri 0,80,8 mg/dL), idrar sodyumu 88 mEq/L bulunuyor; idrar sedimentinde silendir saptanmıyor. Diüretik tedavisi kesilen hastada, böbrek fonksiyonlarındaki bu bozulmanın yönetimi için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz albumin (11 g/kg/gün) ile 4848 saat süreyle volüm genişletilmesi

Cevap

İntravenöz albumin (11 g/kg/gün) ile 4848 saat süreyle volüm genişletilmesi
Siroz ve asidi olan bir hastada serum kreatinin değerinin bazalın 1,51,5 katından fazla artması ABH olarak kabul edilir. Bu hastalarda ilk adım diüretiklerin kesilmesi, nefrotoksiklerin dışlanması ve volüm açığının kapatılmasıdır. Uluslararası Asit Birliği (ICA) kriterlerine göre, 22 gün boyunca 11 g/kg/gün albumin verilmesine rağmen kreatinin değerinin 1,51,5 mg/dL'nin altına düşmemesi HRS tanısı için gereklidir. Bu nedenle doğru yaklaşım albumin ile volüm genişletme testidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın bazal kreatinin düzeyi ile güncel değerini karşılaştırarak ABH evrelemesi yapılması.
Kreatinin 0,80,8'den 1,91,9 mg/dL'ye yükselmiş (bazalın 22 katından fazla), ABH tanısı doğrulanmıştır.
Sirotik hastalarda kreatinin artışı ciddiye alınmalı ve hızla müdahale edilmelidir.
2
Tetikleyici faktörlerin (diüretik kullanımı, nefrotoksik ilaçlar, enfeksiyon) değerlendirilmesi ve diüretiklerin kesilmesi.
Gereksiz volüm kaybı durdurulur.
Prerenal nedenlerin ortadan kaldırılması ilk adımdır.
3
11 g/kg/gün (maksimum 100100 g) dozunda intravenöz albumin ile 4848 saatlik volüm genişletme testi uygulanması.
Böbrek fonksiyonlarının prerenal nedenlerle mi yoksa HRS nedeniyle mi bozulduğu ayırt edilir.
HRS tanısı koyabilmek için plazma volüm genişletilmesine rağmen kreatinin düzeyinde düzelme olmaması kriteri karşılanmalıdır.

Anahtar Kavram

Sirotik hastalarda ABH ve HRS yönetimi

Daha Fazla Pratik

Hepatorenal Sendrom tanısı için gereken diğer güncel kriterleri (proteinüri düzeyi, sediment bulguları vb.) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

5454 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik karaciğer sirozu ve dirençli asit nedeniyle takip edilmektedir. Son aylarda eforla artan nefes darlığı şikayeti üzerine yapılan transtorasik ekokardiyografide sağ ventrikül dilatasyonu saptanmış ve tahmini pulmoner arter sistolik basıncı 55 mmHg55 \ mmHg olarak ölçülmüştür. Tanısal amaçla yapılan sağ kalp kateterizasyonunda (SKK) elde edilen veriler şöyledir:

- Ortalama pulmoner arter basıncı (mPAB): 38 mmHg38 \ mmHg
- Pulmoner kapiler uç basıncı (PKUB): 10 mmHg10 \ mmHg
- Pulmoner vasküler direnç (PVD): 4.2 Wood u¨nitesi4.2 \ Wood \ ünitesi
- Kardiyak indeks (Kİ): 2.6 L/dk/m22.6 \ L/dk/m^2

Bu hastanın klinik durumu ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama pulmoner arter basıncı >35 mmHg> 35 \ mmHg olduğu için karaciğer nakli öncesi pulmoner vasküler direnci düşürmeye yönelik vazodilatör tedavi başlanmalıdır.

Cevap

Ortalama pulmoner arter basıncı 35 mmHg üzerinde olan portopulmoner hipertansiyonlu hastalarda karaciğer nakli öncesi pulmoner vazodilatör tedavi başlanması doğrudur.
Verilen sağ kalp kateterizasyonu değerleri (mPAB > 20, PKUB ≤ 15, PVD > 3) Portopulmoner Hipertansiyon (PoPH) tanısı için klasiktir. mPAB değerinin 35-45 mmHg arasında olması, karaciğer nakli operasyonu için anlamlı risk taşır. Güncel kılavuzlar, bu gruptaki hastalarda nakil öncesi vazodilatör tedavi (PDE5 inhibitörleri, endotelin reseptör antagonistleri veya prostanoidler) ile basıncın 35 mmHg altına düşürülmesini önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Sağ kalp kateterizasyonu verilerini analiz et.
mPAB 38 (>20), PKUB 10 (≤15), PVD 4.2 (>3) bulundu.
Bu değerler pre-kapiler pulmoner hipertansiyon (Portopulmoner Hipertansiyon) tanısını koydurur.
2
Hastalığın şiddetini ve karaciğer nakli uygunluğunu değerlendir.
mPAB 35-45 mmHg arası 'orta' şiddette PoPH olarak sınıflandırılır.
Nakil sırasında mPAB > 35 mmHg olması yüksek mortalite riskidir; bu yüzden vazodilatör tedavi ile basınç düşürülmelidir.
3
Diğer komplikasyonlar (HPS, TIPS riski) ile ayırıcı tanıyı yap.
PVD yüksekliği HPS'yi dışlar; TIPS ise artmış basınç nedeniyle kontrendikedir.
Sirozdaki akciğer tutulumlarının (HPS vs PoPH) patofizyolojik ve tedavi yaklaşımları tamamen farklıdır.

Anahtar Kavram

Portopulmoner Hipertansiyon (PoPH) Tanı Kriterleri ve Nakil Yönetimi
Soru 34Soru

5858 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik siroz tanısıyla poliklinikte izlenmektedir. Son 33 aydır giderek artan nefes darlığı şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde palmar eritem, örümcek anjiyomlar ve belirgin çomak parmak saptanıyor. Hastanın dispnesinin ayağa kalktığında belirginleştiği, yatar pozisyonda ise hafiflediği gözleniyor. Oda havasında bakılan arteriyel kan gazında PaO2PaO_2: 6262 mmHgmmHg ve alveolo-arteriyel oksijen gradienti (AaA-a DO2DO_2) artmış olarak saptanıyor. Bu hastada ön tanıyı doğrulamak için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrastlı transtorasik ekokardiyografi

Cevap

Kontrastlı transtorasik ekokardiyografi (mikrokabarcık testi), hepatopulmoner sendrom tanısını doğrulamak için yapılması gereken en uygun ilk tetkiktir.
Hastada saptanan platipne, siroz zemininde gelişen Hepatopulmoner Sendrom (HPS) için oldukça özgüldür. HPS tanısı; karaciğer hastalığı, artmış alveolo-arteriyel oksijen gradienti ve intrapulmoner vasküler dilatasyonların gösterilmesiyle konur. Kontrastlı transtorasik ekokardiyografi (ajite salin kullanılarak yapılan mikrokabarcık testi), bu dilatasyonları göstermede en yüksek duyarlılığa sahip ve ilk tercih edilmesi gereken tanı yöntemidir. Bu testte, sağ atriyuma verilen mikrokabarcıkların 3-6 kalp siklusu sonra sol atriyumda görülmesi intrapulmoner şantın (dilatasyonların) varlığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Sirozlu hastada dispne, çomak parmak ve özellikle 'platipne' (ayakta artan dispne) varlığı saptandı.
Platipne ve ortodeoksi, sirozda gelişen Hepatopulmoner Sendrom (HPS) için karakteristik bulgulardır.
2
Arteriyel kan gazı bulgularını değerlendir.
Hipoksemi (PaO2<70PaO_2 < 70 mmHgmmHg veya 8080 mmHgmmHg) ve artmış AaA-a DO2DO_2 saptandı.
Bu bulgular HPS tanısı için gerekli olan üçlü kriterden ikisini (karaciğer hastalığı ve gaz değişim bozukluğu) karşılar.
3
İntrapulmoner vasküler dilatasyonları (IPVD) kanıtla.
Kontrastlı transtorasik ekokardiyografi planlanmalıdır.
Tanı için üçüncü kriter olan IPVD'nin gösterilmesi gerekir ve bunun için en duyarlı, non-invaziv yöntem kontrastlı (mikrokabarcık) ekokardiyografidir.

Anahtar Kavram

Hepatopulmoner Sendrom (HPS) Triadı: 1. Karaciğer hastalığı (siroz), 2. Gaz değişim bozukluğu (artmış AaA-a DO2DO_2), 3. İntrapulmoner vasküler dilatasyonlar (IPVD).

Alternatif Yöntem

Hastada platipne (ayakta artan dispne) saptanması durumunda arteriyel kan gazının hem yatar hem ayakta bakılması 'ortodeoksi'yi (oksijen satürasyonunda >>%5 veya PaO2PaO_2'de >4>4 mmHgmmHg düşüş) kanıtlayabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

5252 yaşında kadın hasta, karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede batında yaygın asit saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum albümini 2,32,3 g/dL, asit sıvısı albümini 1,01,0 g/dL ve asit sıvısı toplam proteini 1,21,2 g/dL olarak ölçülüyor. Bu bulgulara dayanarak, hastadaki asit oluşumunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer sirozu

Cevap

Hastadaki bulgular (yüksek gradyan ve düşük protein) en olası nedenin karaciğer sirozu olduğunu göstermektedir.
Doğru seçenek olan karaciğer sirozu, hem SAAG değerinin yüksek (1,31,3 g/dL) olması hem de asit protein düzeyinin düşük (1,21,2 g/dL) olması ile tam uyumludur. Karaciğer sirozunda sinüzoidal basınç artışı süzülen sıvıda proteinin azalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Serum-asit albümin gradyanını (SAAG) hesaplayın.
SAAG = Serum Albümini - Asit Albümini = 2,31,0=1,32,3 - 1,0 = 1,3 g/dL.
SAAG değeri, asidin portal hipertansiyon kaynaklı olup olmadığını belirlemede en güvenilir parametredir.
2
SAAG değerini yorumlayın.
SAAG 1,1\geq 1,1 g/dL olduğu için asit oluşumunda portal hipertansiyonun rol oynadığı (yüksek gradyanlı asit) sonucuna varılır.
1,11,1 g/dL eşik değeridir; bu değerin üzerindeki gradyanlar portal hipertansiyonu temsil eder.
3
Asit sıvısı toplam protein değerini kullanarak ayırıcı tanı yapın.
Asit proteini 1,21,2 g/dL (yani <2,5< 2,5 g/dL) olduğu için portal hipertansiyonun nedeni kalp dışı bir durumdur.
Yüksek SAAG grubunda düşük protein (<2,5< 2,5 g/dL) karaciğer sirozunu; yüksek protein (2,5\geq 2,5 g/dL) ise kalp yetmezliğini veya Budd-Chiari sendromunu düşündürür.

Anahtar Kavram

Asit ayırıcı tanısında SAAG ve asit protein konsantrasyonu kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

5858 yaşında erkek hasta, bilinen hepatit B'ye bağlı karaciğer sirozu tanısıyla izlenirken karın şişliğinde artış ve hafif ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede batında yaygın hassasiyet ve asit saptanıyor. Yapılan asit ponksiyonunda polimorfonükleer lökosit (PMN) sayısı 420/mm3420/mm^3 olarak bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin: 1.41.4 mg/dL, kan üre azotu (BUN): 3535 mg/dL ve total bilirubin: 4.54.5 mg/dL saptanıyor. Bu hastanın tedavisinde intravenöz antibiyoterapiye ek olarak yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anında 1.51.5 g/kg dozunda intravenöz albumin tedavisi başlanması

Cevap

Tanı anında 1.51.5 g/kg dozunda intravenöz albumin tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.
SBP tanısı konulan bir hastada, eğer serum kreatinin >1> 1 mg/dL, BUN >30> 30 mg/dL veya total bilirubin >4> 4 mg/dL ise, böbrek yetmezliği gelişimini önlemek ve sağkalımı artırmak amacıyla intravenöz albumin tedavisi (ilk gün 1.51.5 g/kg, 3. gün 1.01.0 g/kg) kılavuzlarca önerilmektedir. Bu vaka tüm bu risk kriterlerini karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Asit analizinin yorumlanması
PMN sayısı 420/mm3420/mm^3 (>250/mm3>250/mm^3) olduğu için Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) tanısı konur.
SBP tanısı için asit sıvısında PMN hücresinin belirli bir eşik değerin üzerinde olması gerekir.
2
Böbrek fonksiyonları ve risk analizi
Kreatinin (1.41.4 mg/dL), BUN (3535 mg/dL) ve total bilirubin (4.54.5 mg/dL) değerlerinin yüksek olduğu saptanır.
SBP seyrinde hepatorenal sendrom (HRS) gelişme riskini belirleyen AASLD/EASL kriterleri mevcuttur.
3
Albumin desteği kararı
Hastaya tanı anında 1.51.5 g/kg albumin başlanır.
Kriterleri karşılayan hastalarda albumin, renal perfüzyonu koruyarak mortaliteyi ve HRS gelişimini anlamlı düzeyde azaltır.

Anahtar Kavram

Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) tedavisinde böbrek fonksiyonlarını korumak amacıyla intravenöz albumin kullanım kriterleri (Creatinine > 1 mg/dL, BUN > 30 mg/dL, Bilirubin > 4 mg/dL).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

62 yaşında kadın hasta, son birkaç gündür belirginleşen karın şişliği, iştahsızlık ve hafif ateş (37,9C37,9^\circ C) şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde kronik Hepatit B'ye bağlı karaciğer sirozu tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde asit, splenomegali ve hafif konfüzyonla birlikte flapping tremor (asteriks) saptanıyor. Yapılan diagnostik parasentez analizinde asit sıvısı polimorf nüveli lökosit (PNL) sayısı 420/mm3420/mm^3 olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 1,6mg/dL1,6 mg/dL, kan üre azotu (BUN) 34mg/dL34 mg/dL ve total bilirubin 5,2mg/dL5,2 mg/dL bulunuyor. Bu hasta için en uygun başlangıç tedavi yönetimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz sefotaksim tedavisi başlanması ve tanı konulduktan sonraki ilk 6 saat içinde 1,5g/kg1,5 g/kg dozunda intravenöz albumin infüzyonu yapılması

Cevap

İntravenöz sefotaksim tedavisi ile birlikte tanı anında (ilk 6 saat içinde) 1,5g/kg1,5 g/kg dozunda albumin infüzyonu yapılması en uygun yaklaşımdır.
Hastada asit sıvısında PNL sayısının 250/mm3250/mm^3 üzerinde olmasıyla SBP tanısı kesinleşmiştir. SBP tanısı konulan hastalarda serum kreatininin 1mg/dL1 mg/dL'den, BUN değerinin 30mg/dL30 mg/dL'den veya total bilirubinin 4mg/dL4 mg/dL'den yüksek olması durumunda hepatorenal sendrom riski çok yüksektir. Bu risk grubundaki hastalarda intravenöz antibiyotik tedavisine ek olarak tanı anında 1,5g/kg1,5 g/kg ve tedavinin 3. gününde 1g/kg1 g/kg dozunda intravenöz albumin verilmesi, böbrek yetmezliği gelişimini önleyerek mortaliteyi anlamlı oranda azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Asit sıvısı analizinin değerlendirilmesi
PNL sayısı 420/mm3420/mm^3 (>250/mm3>250/mm^3) olduğu için Spontan Bakteriyel Peritonit (SBP) tanısı konur.
SBP tanısı için asit sıvısında PNL eşiği 250/mm3250/mm^3 'tür.
2
Böbrek ve karaciğer fonksiyon testlerinin risk açısından değerlendirilmesi
Serum kreatinin 1,6mg/dL(>1mg/dL)1,6 mg/dL (>1 mg/dL), BUN 34mg/dL(>30mg/dL)34 mg/dL (>30 mg/dL) ve bilirubin 5,2mg/dL(>4mg/dL)5,2 mg/dL (>4 mg/dL) olarak saptanmıştır.
Yüksek riskli SBP hastalarında (böbrek yetmezliği veya şiddetli sarılık riski olanlar) albumin infüzyonu mortaliteyi azaltır.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Üçüncü kuşak sefalosporin (sefotaksim) + Albumin (1.gu¨n1,5g/kg,3.gu¨n1g/kg1. gün 1,5 g/kg, 3. gün 1 g/kg) seçilir.
Gastroenteroloji rehberleri (AASLD/EASL), risk kriterlerini karşılayan SBP'li hastalarda bu dozajda albumin infüzyonunu önermektedir.

Anahtar Kavram

SBP'de Albumin İnfüzyon Endikasyonları ve Protokolü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 38Soru

5252 yaşında kadın hasta, son iki aydır giderek artan karın şişliği şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede batında asit saptanması üzerine yapılan parasentez incelemesi ve eş zamanlı kan tetkik sonuçları aşağıdaki gibidir:

TetkikDeğer
Serum albumin3,0 g/dL3,0\text{ g/dL}
Asit sıvısı albumin1,4 g/dL1,4\text{ g/dL}
Asit sıvısı toplam protein1,8 g/dL1,8\text{ g/dL}

Bu verilere göre, hastadaki asit gelişimi için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer sirozu

Cevap

Hastadaki bulgular (yüksek SAAG ve düşük asit proteini) en olası tanının karaciğer sirozu olduğunu göstermektedir.
Verilen laboratuvar değerlerine göre SAAG (3,01,4=1,63,0 - 1,4 = 1,6) 1,1 g/dL1,1\text{ g/dL}'den büyüktür. Bu durum asidin portal hipertansiyona bağlı olduğunu kanıtlar. Asit sıvısındaki toplam protein miktarının 2,5 g/dL2,5\text{ g/dL}'den düşük olması (1,8 g/dL1,8\text{ g/dL}), portal hipertansiyon nedeninin sinüzoidal (siroz) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Serum-Asit Albumin Gradienti (SAAG) hesaplanır.
SAAG=Serum albuminAsit albumin=3,01,4=1,6 g/dL\text{SAAG} = \text{Serum albumin} - \text{Asit albumin} = 3,0 - 1,4 = 1,6\text{ g/dL}
SAAG değeri asidin portal hipertansiyona bağlı olup olmadığını belirlemek için kullanılır.
2
SAAG değeri yorumlanır.
SAAG1,1 g/dL\text{SAAG} \geq 1,1\text{ g/dL} olduğu için asit portal hipertansiyon kaynaklıdır.
1,11,1 eşik değeri portal hipertansiyon varlığını %97 doğrulukla gösterir.
3
Asit toplam protein düzeyi değerlendirilir.
Asit toplam proteini 1,8 g/dL1,8\text{ g/dL} (<2,5 g/dL< 2,5\text{ g/dL}) saptanmıştır.
Portal hipertansiyon eşliğinde düşük protein düzeyi karaciğer sirozunu; yüksek protein düzeyi ise genellikle kalp yetmezliği veya Budd-Chiari sendromunu düşündürür.

Anahtar Kavram

Asit ayırıcı tanısında SAAG ve asit proteini kullanımı
Soru 39Soru

6464 yaşında kadın hasta, Hepatit C'ye bağlı karaciğer sirozu nedeniyle takip edilmektedir. Karın ağrısı ve halsizlik şikayetiyle başvuran hastanın fizik muayenesinde asit saptanıyor. Kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabız 9292/dk ölçülüyor. Hastanın özofagus varis kanama profilaksisi için 12.512.5 mg/gün karvedilol kullandığı biliniyor. Asit analizinde polimorf nüveli lökosit (PMN) sayısı 380/μL380/\mu L bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.61.6 mg/dL (bazal: 0.70.7 mg/dL) ve BUN değeri 4545 mg/dL olarak saptanıyor. Hastaya intravenöz sefotaksim tedavisi başlanıyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, antibiyotik tedavisine ek olarak uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karvedilol tedavisinin durdurulması ve intravenöz albümin başlanması

Cevap

Karvedilol tedavisinin durdurulması ve intravenöz albümin başlanması
Hastada saptanan asit PMN sayısının 250/μL250/\mu L üzerinde olması spontan bakteriyel peritonit (SBP) tanısı koydurur. SBP vakalarında eğer serum kreatinin >1> 1 mg/dL, BUN >30> 30 mg/dL veya total bilirubin >4> 4 mg/dL ise mortaliteyi azaltmak için antibiyotiğe ek olarak intravenöz albümin verilmesi zorunludur. Ayrıca güncel kılavuzlar (EASL/AASLD), SBP tanısı alan hastalarda eğer ciddi hipotansiyon veya akut böbrek hasarı gelişmişse, non-selektif beta blokerlerin (NSBB) kesilmesini veya ara verilmesini önermektedir. Karvedilol bir NSBB olup, bu hastada hem AKI hem de hipotansiyon varlığı nedeniyle kesilmesi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Asit PMN sayısını değerlendir
PMN 380/μL>250/μL380/\mu L > 250/\mu L olduğu için tanı spontan bakteriyel peritonittir (SBP).
SBP tanısı asit sıvısında PMN sayısının 250/μL250/\mu L üzerinde olmasıyla konur.
2
Renal fonksiyon ve biyokimya parametrelerine göre albümin ihtiyacını belirle
Kreatinin >1> 1 mg/dL ve BUN >30> 30 mg/dL olduğu için albümin tedavisi (1.51.5 g/kg 1. gün, 11 g/kg 3. gün) gereklidir.
SBP sırasında renal yetmezlik gelişmesi en önemli mortalite nedenidir; albümin kullanımı bunu önlemede kritiktir.
3
Mevcut hemodinamik duruma göre beta bloker yönetimini değerlendir
Hipotansiyon (90/6090/60 mmHg) ve AKI (kreatinin artışı) varlığında non-selektif beta bloker (karvedilol) kesilmelidir.
Pencere hipotezine göre, ileri evre sirozda veya SBP/AKI gibi akut komplikasyonlar sırasında beta blokerler kardiyak rezervi azaltarak renal perfüzyon basıncını düşürebilir.

Anahtar Kavram

SBP yönetiminde albümin endikasyonları ve beta bloker kullanımının kısıtlandığı 'pencere' dönemi.

Daha Fazla Pratik

SBP tedavisi tamamlandıktan sonra hastanın uzun dönem profilaksi ihtiyacını (örneğin Norfloksasin) değerlendiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Hepatit C'ye bağlı karaciğer sirozu nedeniyle takipli 45 yaşındaki erkek hasta, poliklinik kontrolüne halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın bilinen özofagus varis öyküsü bulunmuyor ancak son dönemde asit miktarında artış olduğu öğreniliyor. Rutin laboratuvar tetkiklerinde bazal değeri 0,9 mg/dL olan serum kreatinin düzeyinin 1,9 mg/dL'ye yükseldiği görülüyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 78/dk saptanıyor; batında evre 2 asit ve pretibial ödem mevcut. İdrar tetkikinde proteinüri veya hematüri saptanmıyor, mikroskobide hücresel silendir görülmüyor. Hastanın mevcut diüretik tedavisi (spironolakton ve furosemid) kesiliyor.

Uluslararası Asit Kulübü (ICA) kriterlerine göre, bu aşamada akut böbrek hasarı (ABH) yönetimi ve ayırıcı tanısı için yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vücut ağırlığının kilosu başına 1 gram (maksimum 100 g) albümin infüzyonu ile 2 gün boyunca plazma genişletilmesi yapılması

Cevap

Vücut ağırlığının kilosu başına 1 gram (maksimum 100 g) albümin infüzyonu ile 2 gün boyunca plazma genişletilmesi yapılması
Siroz hastalarında akut böbrek hasarı (ABH) geliştiğinde, Uluslararası Asit Kulübü (ICA) kriterlerine göre ilk yapılması gerekenler diüretiklerin kesilmesi, nefrotoksik ajanlardan kaçınılması ve enfeksiyonların tedavisidir. Buna rağmen düzelme olmazsa, prerenal azotemi ile Hepatorenal Sendrom (HRS-AKI) ayrımı için 2 gün boyunca 1 g/kg (maksimum 100 g/gün) dozunda albümin infüzyonu ile 'plazma genişletme' (albumin challenge) uygulanmalıdır. Eğer kreatinin buna rağmen düşmezse HRS-AKI tanısı konulur ve ancak o zaman terlipressin tedavisi endike olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Sirozlu hastada kreatinin artışı (ABH evre 1B veya 2) mevcut. İdrar bulguları temiz (parankimal hastalık düşük olasılık). Şok tablosu yok.
Sirozda ABH'nin en sık nedenleri prerenal azotemi, HRS-AKI ve akut tübüler nekrozdur (ATN).
2
ICA-AKI (International Club of Ascites) yönetim algoritmasını hatırla
İlk basamak: Nefrotoksik ilaçları ve diüretikleri kesmek, enfeksiyonu dışlamak.
Böbrek fonksiyonunu bozan faktörlerin elimine edilmesi gerekir.
3
Tedavi yanıtını değerlendirmek için bir sonraki adımı belirle
Eğer kreatinin düzelmezse, prerenal azotemiyi HRS'den ayırmak için 'Albümin Challenge' testi yapılmalıdır.
Prerenal azotemi volüm replasmanına yanıt verirken, HRS yanıt vermez. Bu ayrım yapılmadan vazokonstriktör (terlipressin) başlanmaz.
4
Seçenekleri değerlendir
Albümin infüzyonu (1 g/kg) doğru tanısal ve terapötik adımdır.
Sirozda volüm genişletici olarak kristaloidler (SF) yerine kolloidler (albümin) tercih edilir.

Anahtar Kavram

Siroz ve ABH Yönetimi (ICA Kriterleri)

İpuçları

1
Hastada böbrek yetmezliği var ancak bunun sebebi henüz net değil (Prerenal mi, HRS mi?).
2
Sirozda böbrek yetmezliğinin en sık nedeni efektif arteriyel hacim azlığıdır; bunu yerine koymak tanısal bir testtir.
3
HRS tanısı 'dışlama' tanısıdır. Vazoaktif ilaç başlamadan önce hastanın sıvı açığı (albümin ile) kapatılmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Hepatorenal sendrom tanısı kesinleşen bir hastada terlipressin tedavisine yanıt alınamazsa düşünülmesi gereken tedavi seçeneklerini (TIPS, Karaciğer Nakli) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Siroz ve Komplikasyonları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin