Akut Lösemiler

35 soru

Soru 21Soru

19 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan nefes darlığı, öksürük ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde servikal ve aksiller lenfadenopatiler saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde ön mediastende belirgin genişleme izleniyor. Tam kan sayımında lökosit sayısı 110.000/μL110.000/\mu L, hemoglobin 9,4g/dL9,4 g/dL ve trombosit sayısı 55.000/μL55.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, nükleolleri seçilebilen blastik hücreler görülüyor. Yapılan akım sitometrisi (flow cytometry) incelemesinde blastların TdT, CD2, CD5 ve CD7 pozitif; CD10, CD19 ve miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: T-hücreli akut lenfoblastik lösemi

Cevap

T-hücreli akut lenfoblastik lösemi (T-ALL)
Hastanın genç olması, ön mediastende kitle (timik tutulum) ile başvurması ve akım sitometrisinde T-hücre belirteçlerinin (CD2, CD5, CD7) yanı sıra lenfoid seriyi gösteren TdT pozitifliği saptanması, T-hücreli akut lenfoblastik lösemi (T-ALL) tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Genç yaş (19), mediastinal kitleye bağlı nefes darlığı ve lenfadenopati mevcut.
T-ALL tipik olarak adolesan veya genç erişkin erkeklerde mediastinal (timik) kitle ile prezante olur.
2
Laboratuvar ve morfolojiyi değerlendir
Yüksek lökosit (110.000/μL110.000/\mu L), anemi, trombositopeni ve blastik hücreler.
Lösemik tablo kemik iliği yetmezliği ve lökositoz ile uyumludur.
3
İmmünofenotipik belirteçleri yorumla
TdT (+), CD2, CD5, CD7 (+) iken B-hücre (CD10, CD19) ve miyeloid (MPO) belirteçleri negatif.
TdT lenfoblastik kökeni, CD2/5/7 ise T-hücre serisini kesinleştirir.

Anahtar Kavram

T-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (T-ALL) Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

T-ALL ile T-lenfoblastik lenfoma arasındaki blast oranı sınırını (%20) hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

5454 yaşında erkek hasta, son 1010 gündür devam eden halsizlik ve diş etlerinde belirgin şişlik, kanama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde diş etlerinin diş kuronlarını örtecek derecede hipertrofik olduğu ve servikal lenfadenomegali geliştiği gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 92.000/μL92.000/\mu L, hemoglobin 8,5g/dL8,5 g/dL ve trombosit sayısı 28.000/μL28.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada nükleusları katlanmış, geniş ve granülsüz sitoplazmalı blastlar %60\%60 oranında izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monositik lösemi

Cevap

Akut monositik lösemi
Doğru seçenek olan akut monositik lösemi tanısı, hastadaki belirgin diş eti hipertrofisi ve periferik yaymadaki nükleusu katlanmış, geniş sitoplazmalı monoblastik hücrelerin varlığıyla desteklenmektedir. Monositik lösemilerde (WHO sınıflandırmasına göre monoblastik/monositik veya FAB-M5) doku infiltrasyonu eğilimi yüksektir ve bu durum klinik olarak gingival hiperplazi şeklinde kendini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Diş eti hipertrofisi (gingival hiperplazi) ve lenfadenopati tespiti.
Akut lösemilerde ekstramedüller tutulum (diş eti, cilt, MSS) özellikle monositik komponenti olan alt tiplerde (AML-M4 ve M5) karakteristiktir.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Belirgin lökositoz (92.000/μL92.000/\mu L), anemi ve trombositopeni eşliğinde yüksek oranda blast varlığı.
Bu tablo akut bir lösemi sürecini ve kemik iliği yetmezliğini doğrular.
3
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Katlanmış nükleus ve geniş sitoplazmalı blastlar.
Bu morfoloji monositik serinin blastları (monoblast/promonosit) için ayırt edicidir.

Anahtar Kavram

Akut monositik lösemilerde (AML-M5) diş eti hipertrofisi ve ekstramedüller tutulum sıktır.
Soru 23Soru

24 yaşında erkek hasta, bir aydır süregelen yaygın kemik ağrıları ve sol göz kapağında progresif şişlik nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol orbitada palpabl, sert bir kitle (miyeloid sarkom/klorom) saptanıyor. Yapılan tetkiklerde lökosit sayısı 22.500/μL22.500/\mu L, hemoglobin 8,1g/dL8,1 g/dL ve trombosit sayısı 28.000/μL28.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yaymada sitoplazmalarında belirgin Auer çubukları izlenen, %4040 oranında blast saptanıyor. Akım sitometrik incelemede blastların CD13, CD33 ve miyeloperoksidaz (MPO) pozitif olduğu; ayrıca aberran olarak CD19 ve CD56 eksprese ettiği belirleniyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, bu hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22)

Cevap

Hastanun klinik ve laboratuvar bulguları ile en uyumlu sitogenetik anomali t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22) translokasyonudur.
Doğru yanıt olan t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22), Akut Miyeloid Lösemi (özellikle FIGO/WHO sınıflamasına göre AML-M2) ile ilişkilidir. Bu spesifik genetik bozukluk; belirgin Auer çubukları içeren matür blastlar, orbitada sık görülen miyeloid sarkomlar (klorom) ve blast yüzeyinde CD19 ile CD56 gibi belirteçlerin aberran ekspresyonu ile karakterizedir. TUS sınavında 'CD19 pozitif AML' veya 'klorom ile başvuran AML' dendiğinde akla ilk gelmesi gereken translokasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Lösemi tipinin belirlenmesi
Blastlarda Auer çubuklarının varlığı ve MPO pozitifliği, vakanın Akut Miyeloid Lösemi (AML) olduğunu kanıtlar.
AML ve ALL ayırıcı tanısında morfoloji ve enzim boyanması ilk adımdır.
2
Klinik ipuçlarının analizi
Orbitada kitle (klorom/miyeloid sarkom), AML'nin belirli sitogenetik tipleriyle, özellikle t(8;21)t(8;21) ile güçlü ilişki gösterir.
Bazı translokasyonlar spesifik ekstramedüller tutulum paternleri sergiler.
3
İmmünofenotipik aberrasyonun değerlendirilmesi
AML blastlarında CD19 (normalde bir B-hücre belirtecidir) ve CD56 pozitifliği, t(8;21)t(8;21) varlığı için son derece spesifik bir laboratuvar bulgusudur.
Aberran antijen ekspresyonu, altta yatan genetik bozukluklar hakkında önemli ipuçları sağlar.
4
Tanısal eşleştirme
Auer çubukları + Klorom + CD19/CD56 pozitifliği kombinasyonu t(8;21)t(8;21) tanısını doğrular.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasında bu özellikler tipik bir alt grubu tanımlar.

Anahtar Kavram

AML-M2 (t(8;21)t(8;21)) alt tipinin karakteristik klinik (klorom), morfolojik (belgin Auer çubukları) ve immünofenotipik (aberran CD19/CD56) özellikleri.
Soru 24Soru

55 yaşında erkek hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, bacak ağrıları ve ateş şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk, servikal ve aksiller bölgelerde çok sayıda lenfadenopati ile splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.2g/dL7.2 g/dL, lökosit sayısı 52.000/μL52.000/\mu L ve trombosit sayısı 35.000/μL35.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yayma incelemesinde %85\%85 oranında lenfoblastlarla uyumlu blastik hücreler izleniyor. Bu hastadaki malign hücrelerin lenfoid kökenli (Akut Lenfoblastik Lösemi) olduğunu kanıtlamak için öncelikle aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) pozitifliği

Cevap

Malign hücrelerin lenfoid kökenli olduğunu gösteren en spesifik bulgu Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) pozitifliğidir.
Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), lenfoid öncül hücrelerde ifade edilen bir DNA polimerazdır. ALL vakalarının %95\%95'inden fazlasında pozitif olarak saptanır ve hücrelerin lenfoid kökenli olduğunu kanıtlamada en değerli immünofenotipik/sitokimyasal belirteçlerden biridir. AML vakalarında ise genellikle negatiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve yaş grubunu analiz edin.
Çocukluk çağında (55 yaş), kemik ağrısı ve lenfadenopati ile seyreden akut lösemi tablosunda ALL ön plandadır.
ALL, çocukluk dönemindeki en sık görülen malignitedir.
2
Miyeloid ve lenfoid seri ayrımı için kullanılan spesifik belirteçleri değerlendirin.
TdT lenfoid seriye, MPO ise miyeloid seriye özgü belirteçlerdir.
Hücrelerin morfolojik benzerliği nedeniyle kesin tanı için sitokimyasal ve immünofenotipik analiz gereklidir.
3
Seçenekler arasından lenfoid hücreler için karakteristik olanı seçin.
Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), lenfoblastların %95\%95'inden fazlasında pozitif saptanır.
TdT, sadece lenfoid öncül hücrelerin erken gelişim evrelerinde ifade edilen bir enzimdir.

Anahtar Kavram

Akut lösemilerde hücre serisinin belirlenmesinde TdT (lenfoid) ve MPO (miyeloid) ayrımı temeldir.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

3838 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, nefes darlığı ve bacaklarında morluklar oluşması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, her iki alt ekstremitede çok sayıda peteşi ve ekimoz saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.4g/dL8.4 \, g/dL, lökosit sayısı 34.000/μL34.000/\mu L, trombosit sayısı 26.000/μL26.000/\mu L olarak ölçülüyor. Periferik yayma ve kemik iliği aspirasyonunda %35\%35 oranında, miyeloperoksidaz (MPO) pozitifliği gösteren blastlar saptanıyor. Morfolojik incelemede dikkat çekici olarak periferik kanda %9\%9 oranında bazofili ve kemik iliğinde belirgin multilineaj displazi (eritroid ve granülositik seride dispoetik bulgular) izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası ve kötü prognozla ilişkili olan sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3)

Cevap

Bazofili ve multilineaj displazi ile karakterize, kötü prognozlu AML alt tipi olan t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3) (DEK-NUP214) doğru yanıttır.
Hastada saptanan %35\%35 blast ve MPO pozitifliği AML tanısını koydurur. AML vakalarında eşlik eden bazofili (%2\%2 üzerinde) ve belirgin multilineaj displazi varlığı, WHO sınıflamasında da yer alan t(6;9)(p23;q34.3);DEKNUP214t(6;9)(p23;q34.3); DEK-NUP214 anomalisi için oldukça karakteristiktir. Bu alt tip genç erişkinlerde daha sık görülür ve tedaviye yanıtın düşük olduğu, kötü prognozlu bir gruptur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Pansitopeni, %35\%35 blast oranı ve MPO pozitifliği hastada Akut Miyeloid Lösemi (AML) tablosunu doğrular.
Blast oranının %20\%20 üzerinde olması ve miyeloid belirteçlerin (MPO) varlığı tanısal adımdır.
2
Spesifik morfolojik bulguları (bazofili ve displazi) değerlendir.
Belirgin bazofili (%9\%9) ve multilineaj displazi varlığı, AML'nin nadir ve spesifik bir alt grubuna işaret eder.
Bazofili sıklıkla CML ile karışsa da, akut lösemi tablosunda bazofili varlığı t(6;9)t(6;9) için tipiktir.
3
Bulguları sitogenetik anomalilerle eşleştir.
t(6;9)(p23;q34.3)t(6;9)(p23;q34.3) anomalisi (DEK-NUP214 füzyonu), bazofili, displazi ve kötü prognoz üçlüsü ile karakterizedir.
Bu kombinasyon WHO sınıflamasında spesifik bir genetik kategori oluşturur.

Anahtar Kavram

AML'de t(6;9)t(6;9) (p23;q34.3) varlığı; bazofili, multilineaj displazi ve oldukça kötü prognoz ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

AML'deki diğer kötü prognostik belirteçleri (ASXL1, RUNX1, TP53 mutasyonları) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

2929 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan halsizlik, iştahsızlık ve ateş şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve gövde cildinde birkaç adet sert, ağrısız, yeşilimsi-mavi renkli nodüler lezyon (kloroma) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin: 8,88,8 g/dLg/dL, Lökosit: 48.000/μL48.000/\mu L, Trombosit: 42.000/μL42.000/\mu L ölçülüyor. Periferik yaymada blastik hücrelerin sitoplazmasında belirgin Auer cisimcikleri gözleniyor ve blastların Miyeloperoksidaz (MPOMPO) ile pozitif boyandığı saptanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

t(8;21)t(8;21) translokasyonu bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularına en uygun seçenektir.
Hastada saptanan yeşilimsi-mor renkli deri nodülleri (kloroma veya granülositik sarkom), AML'nin matürasyon gösteren alt tipi (AML-M2) ile karakterize olan t(8;21)t(8;21) translokasyonu varlığında klasik bir bulgudur. Bu translokasyon aynı zamanda kemoterapiye iyi yanıt ve iyi prognoz ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz etme
Halsizlik (anemi), ateş (lökositoz/enfeksiyon) ve kloroma varlığı saptandı.
Hastanın kemik iliği yetmezliği ve blast infiltrasyonu bulgularını değerlendirmek gerekir.
2
Morfolojik ve histokimyasal bulguları değerlendirme
Auer cisimciği ve MPOMPO pozitifliği tanıyı Akut Miyeloid Lösemi (AML) olarak doğrular.
Auer cisimcikleri miyeloid seriye özgüdür ve AML tanısı için patognomoniktir.
3
Ekstramedüller bulgu ile sitogenetik eşleştirme
Kloroma (granülositik sarkom) varlığı t(8;21)t(8;21) ile güçlü ilişkilidir.
AML-M2 alt tipinde görülen bu translokasyon, ekstramedüller miyeloid tümör oluşumuyla bilinir.

Anahtar Kavram

AML'de sitogenetik anomaliler ve klinik korelasyonlar
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru

6868 yaşında kadın hasta, son iki haftadır halsizlik ve bacaklarında yeni gelişen morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler izleniyor; lenfadenopati veya organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.47.4 g/dL, lökosit 56.000/μL56.000/\mu L, trombosit 18.000/μL18.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yayma incelemesinde %75\%75 oranında blastik hücreler izleniyor. Bu hücrelerin sitokimyasal boyamasında Miyeloperoksidaz (MPO) pozitif, Terminal Deoksinükleotidil Transferaz (TdT) ise negatif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyeloid lösemi

Cevap

Akut miyeloid lösemi
Hastada saptanan %75 blast oranı akut lösemi tanısını doğrular. Miyeloperoksidaz (MPO) pozitifliği bu blastların miyeloid kökenli olduğunu kesinleştirirken, TdT negatifliği lenfoblastik bir süreci dışlar. Bu bulgular eşliğinde en olası tanı akut miyeloid lösemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Hastada anemi (7.47.4 g/dL), trombositopeni (18.000/μL18.000/\mu L) ve lökositoz (56.000/μL56.000/\mu L) ile seyreden bir pansitopeni/lösemi tablosu mevcuttur.
Halsizlik ve peteşiler, kemik iliğinin blastlar tarafından istila edilmesi sonucu gelişen sitopenilerin klinik yansımasıdır.
2
Blast oranının yorumlanması
Periferik yaymada saptanan %75\%75 blast oranı, akut lösemi tanısı için gerekli olan %20\%20 sınırının üzerindedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre %20 ve üzeri blast varlığı akut lösemi tanısı koydurur.
3
Sitokimyasal belirteçlerin analizi
MPO pozitifliği miyeloid seriyi, TdT negatifliği ise lenfoid serinin dışlandığını gösterir.
Miyeloperoksidaz (MPO) miyeloid farklılaşmanın en spesifik göstergelerinden biridir.

Anahtar Kavram

Akut lösemilerin ayrımında periferik yayma blast oranı ve sitokimyasal/immünofenotipik belirteçlerin kullanımı.

Alternatif Yöntem

Akut lösemi ayrımında akım sitometrisi (flow cytometry) kullanılarak CD13, CD33 (miyeloid) veya CD10, CD19 (lenfoid) gibi yüzey belirteçlerine bakılması tanıyı kesinleştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

38 yaşında erkek hasta, son günlerde vücudunda artan morluklar ve diş fırçalarken durmayan kanama şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede gövdede ve ekstremitelerde yaygın ekimozlar ve peteşiler izleniyor. Tam kan sayımında Hemoglobin: 8.2 g/dL, Lökosit: 2.100/mm³, Trombosit: 22.000/mm³ saptanıyor. Periferik yaymada yoğun granüllü atipik hücreler görülüyor. Kemik iliği biyopsisinde miyeloperoksidaz (MPO) pozitifliği saptanırken, akım sitometrik incelemede CD13 ve CD33 pozitif; CD34 ve HLA-DR negatif bulunuyor.

Bu hasta için en olası sitogenetik anomali ve ilişkili füzyon geni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17) – PML-RARA

Cevap

t(15;17) – PML-RARA
Hastanın klinik tablosu (kanama diyatezi), laboratuvar bulguları (pansitopeni, yoğun granüllü hücreler) ve özellikle immünfenotipik profili (CD34 ve HLA-DR negatifliği ile birlikte CD13/CD33 pozitifliği) Akut Promiyelositik Lösemi (APL) ile tam uyumludur. APL'nin karakteristik genetik bozukluğu, 15. ve 17. kromozomlar arasındaki translokasyon sonucu oluşan PML-RARA füzyon genidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç hasta, pansitopeni (düşük lökosit, anemi, trombositopeni) ve belirgin kanama diyatezi (koagülopati/DIC bulguları) mevcut.
Kanama bulguları ve düşük fibrinojen şüphesi Akut Promiyelositik Lösemiyi (APL) düşündürmelidir.
2
İmmünfenotipik özellikleri analiz et
Hücreler miyeloid kökenli (MPO+, CD13+, CD33+) ancak CD34 ve HLA-DR negatiftir.
Miyeloid belirteçlerin varlığına rağmen CD34 ve HLA-DR negatifliği, APL (FAB M3) için patognomonik bir bulgudur. Diğer AML tiplerinde bu belirteçler genellikle pozitiftir.
3
Genetik korelasyonu kur
APL tanısı ile uyumlu sitogenetik anomali t(15;17)'dir.
t(15;17) translokasyonu PML-RARA füzyon genini oluşturur ve bu hastalığın moleküler temelidir.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) Tanısal Özellikleri

İpuçları

1
Hastada kanama eğilimi ön plandadır ve hücreler tipik kök hücre belirteçlerini (CD34, HLA-DR) taşımamaktadır.
2
Bu lösemi tipi 'tıbbi acil' olarak kabul edilir ve ATRA (All-trans retinoik asit) tedavisine yanıt verir.
3
Promiyelositik löseminin genetik karşılığı 15 ve 17 numaralı kromozomlar arasındadır.

Daha Fazla Pratik

APL tedavisinde kullanılan ajanların etki mekanizmaları ve Retinoik Asit Sendromu (Diferansiyasyon Sendromu) yönetimi çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

Diş eti kanaması, halsizlik ve inatçı ateş şikayetleriyle başvuran 34 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde belirgin gingival hipertrofi, hepatosplenomegali ve gövdede lösemid ile uyumlu papüler lezyonlar saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit 145.000/mm³, hemoglobin 8.5 g/dL ve trombosit 32.000/mm³ olarak bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde %80 oranında geniş sitoplazmalı blastik hücre infiltrasyonu izleniyor. Sitokimyasal incelemede blastlar Non-Spesifik Esteraz (NSE) ile pozitif boyanırken, florür ile inhibisyon gösteriyor. Bu hastada saptanması en muhtemel sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11q23 (KMT2A) anomalileri

Cevap

11q23 (KMT2A) anomalileri
Soruda tarif edilen klinik tablo (gingival hipertrofi, leukemia cutis) ve laboratuvar bulguları (NSE pozitifliği, florür inhibisyonu), Akut Monositer Lösemi (AML-M5) tanısını koydurur. Monositik lösemilerde ekstramedüller tutulum (diş eti, cilt, santral sinir sistemi) diğer AML tiplerine göre çok daha sıktır. Sitogenetik olarak AML-M5 vakaları, 11q23 kromozom bölgesindeki KMT2A (MLL) genini içeren düzenlenmelerle (en sık t(9;11)) güçlü bir ilişki gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Gingival hipertrofi (diş eti büyümesi), lösemid (cilt tutulumu) ve yüksek lökosit sayısı doku infiltrasyonunun belirgin olduğu bir lösemi tipini işaret eder.
Bu bulgular özellikle monositik seriden köken alan lösemilerde (AML-M4 veya M5) görülür.
2
Sitokimyasal boyama sonuçlarını yorumla.
Non-Spesifik Esteraz (NSE) pozitifliği ve florür inhibisyonu, hücrelerin monosit kökenli olduğunu doğrular.
Miyeloblastlar genellikle MPO pozitiftir; monoblastlar ise NSE pozitiftir. Bu durum tanıyı Akut Monositer Lösemi (AML-M5) olarak netleştirir.
3
Tanımlanan alt tiple ilişkili genetik anomaliyi belirle.
Akut Monositer Lösemi (AML-M5) sıklıkla 11q23 bölgesindeki KMT2A (eski adıyla MLL) geni anomalileri (özellikle t(9;11)) ile ilişkilidir.
Diğer şıklardaki translokasyonlar farklı AML alt tiplerine (M2, M3, M4Eo) özgüdür.

Anahtar Kavram

Akut Monositer Lösemi (AML-M5) kliniği (gingival hipertrofi, doku infiltrasyonu) ve genetik ilişkisi (11q23/MLL anomalileri).

İpuçları

1
Hastadaki en belirgin fizik muayene bulgusu olan diş eti büyümesi (gingival hipertrofi), lösemik hücrelerin dokulara sızma kapasitesinin yüksek olduğunu gösterir.
2
Sitokimyada Non-Spesifik Esteraz (NSE) pozitifliği, hücrelerin miyeloid değil monositik kökenli olduğunu kanıtlar.
3
Monositik seriden köken alan bu lösemi tipi (AML-M5), sıklıkla MLL (KMT2A) genini içeren 11. kromozom anomalileri ile birliktelik gösterir.

Daha Fazla Pratik

AML prognoz sınıflandırmasında KMT2A anomalilerinin hangi risk grubunda (genellikle orta veya kötü) yer aldığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

3030 yaşında erkek hasta, bir haftadır devam eden halsizlik, diş eti kanaması ve cildinde morluklar oluşması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk, yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 7.8g/dL7.8 g/dL, lökosit 65.000/mm365.000/mm^3 ve trombosit 24.000/mm324.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada görülen blastik hücrelerin sitoplazmasında "Auer cisimcikleri" izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyeloid lösemi

Cevap

Akut miyeloid lösemi
Akut miyeloid lösemi tanısı, hastadaki pansitopeni bulguları (anemi, trombositopeni) ile lökositozun eşlik ettiği klinik tabloya dayanır. Periferik yaymada blastların görülmesi akut lösemi lehinedir; ancak sitoplazmada saptanan Auer cisimcikleri bu blastların miyeloid kökenli olduğunu kesinleştirir ve Akut lenfoblastik lösemiden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Halsizlik (anemi), diş eti kanaması/peteşi (trombositopeni) ve lökositoz varlığı akut lösemiyi düşündürür.
Kemik iliğinin blastlar tarafından invazyonu sonucu normal hematopoez baskılanır.
2
Periferik yaymadaki spesifik morfolojik bulguyu tanımla
Blastik hücrelerin sitoplazmasında Auer cisimcikleri saptandı.
Auer cisimcikleri, lizozomal enzimlerin kristalize olmasıyla oluşan iğne benzeri yapılardır.
3
Miyeloid ve lenfoid ayrımını yap
Auer cisimcikleri miyeloid lineage için karakteristiktir; bu nedenle tanı Akut miyeloid lösemidir.
Lenfoblastlarda Auer cisimciği asla bulunmaz.

Anahtar Kavram

Auer cisimciği görülen blastlar Akut miyeloid lösemi (AML) tanısını koydurur.
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru

32 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik, hafif ateş ve sağ uyluk bölgesinde yeni fark ettiği, ağrılı olmayan sert bir kitle şikayetiyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve sağ uyluk lateralinde yaklaşık 4×34 \times 3 cm boyutlarında, cilde fikse olmayan, düzgün sınırlı sert bir kitle (miyeloid sarkom şüphesi) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.87.8 g/dL, lökosit 52.00052.000/µL ve trombosit 24.00024.000/µL olarak bulunuyor. Periferik yaymada %55 oranında miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastlar izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyelomonositik diferansiyasyon gösteren blastlar ve eşlik eden, sitoplazmalarında iri, bazofilik-mor renkli granüller içeren atipik eozinofiller saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)

Cevap

Atipik eozinofiller ve miyelomonositik blastlarla karakterize olan ve ekstramedüller tutulum (miyeloid sarkom) ile seyreden tablo için en olası anomali inv(16)(p13.1q22) sitogenetiğidir.
Hastada saptanan miyelomonositik blastlar ve sitoplazmalarında olgunlaşmamış iri bazofilik granüller barındıran eozinofiller, WHO sınıflamasında 'inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16)(p13.1;q22); CBFβ-MYH11' olarak tanımlanan AML alt grubuna özgüdür. Bu alt grup, periferik kanda monositoz ve doku infiltrasyonu (miyeloid sarkom) eğilimi ile karakterizedir ve genellikle iyi prognozlu (core-binding factor leukemias) kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Pansitopeni ve periferik yaymada %20'den fazla MPO pozitif blast varlığı Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısını koydurur.
Tanısal süreci başlatmak için lösemi tipini belirlemek gerekir.
2
Morfolojik ipuçlarının analizi
Kemik iliğinde saptanan iri bazofilik granüllü atipik eozinofiller, AML-M4eo (eozinofili ile seyreden akut miyelomonositik lösemi) varyantı için patognomoniktir.
Spesifik morfolojik bulgular belirli sitogenetik anomalilere yönlendirir.
3
Ekstramedüller bulgunun yorumlanması
Uyluktaki sert kitle, AML'nin ekstramedüller tutulumu olan 'miyeloid sarkom' (kloroma) ile uyumludur; bu durum inv(16) pozitif hastalarda daha sık görülür.
Klinik prezentasyonun genetik alt tiple korelasyonu sağlanır.
4
Sitogenetik anomali ile eşleştirme
AML-M4eo morfolojisi ve CBFβ-MYH11 füzyon geni ile sonuçlanan inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16) anomalisi bu tablonun temelidir.
Kesin tanısal ve prognostik sitogenetik marker belirlenmiş olur.

Anahtar Kavram

AML'de morfoloji-sitogenetik korelasyonu (inv(16) ve atipik eozinofiller)

Daha Fazla Pratik

İnv(16) pozitif AML hastalarında santral sinir sistemi (SSS) tutulumu ve nüks riskinin arttığını ve bu nedenle tedavi planında SSS profilaksisinin tartışıldığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 32Soru

42 yaşındaki kadın hasta, son üç haftadır süregelen halsizlik, iştahsızlık ve diş etlerinde sızıntı şeklinde kanama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, yaygın servikal lenfadenopatiler ve kosta kenarını 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında Hemoglobin 8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL}, Lökosit 58.000 /mm358.000 \text{ /mm}^3, Trombosit 35.000 /mm335.000 \text{ /mm}^3 ölçülüyor. Periferik yaymada blastik hücreler görülüyor. Kemik iliği aspirasyonu ve immünfenotipleme sonucunda blastların Terminal Deoksinükleotidil Transferaz (TdT) ve CD10 (CALLA) pozitif, Miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu belirleniyor.

Bu hastada aşağıdaki sitogenetik değişikliklerden hangisinin saptanması en kötü prognoz (olumsuz öngörü) göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(9;22)t(9;22)

Cevap

t(9;22)t(9;22) (Philadelphia kromozomu), erişkin B-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi'de en olumsuz prognostik faktördür.
Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları (özellikle TdT ve CD10 pozitifliği) B-hücreli Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ile uyumludur. Erişkin ALL vakalarında, Philadelphia kromozomu olarak bilinen t(9;22)t(9;22) translokasyonu, hastalığın en agresif seyrettiği ve tedaviye en dirençli olduğu durumu temsil eder; bu nedenle en kötü prognoz göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Anemi, trombositopeni ve lökositoz eşliğinde periferik blast varlığı akut lösemiyi düşündürür. Fizik muayenedeki lenfadenopati ve splenomegali bulguları ALL lehinedir.
Akut lösemilerde kemik iliği yetmezliği bulguları (sitopeniler) ve ekstramedüller tutulum sık görülür.
2
Blast markerlarının (belirteçlerinin) yorumlanması
TdT (+) ve CD10 (+) olması hücrelerin lenfoblast (B-serisi) olduğunu, MPO (-) olması ise miyeloid seriden uzaklaşıldığını kanıtlar. Tanı: B-hücreli ALL.
TdT lenfoid blastlar için spesifik bir nükleer enzimdir; MPO ise miyeloid farklılaşmayı gösterir.
3
Prognoz tayini ve sitogenetik eşleştirme
Erişkin ALL hastalarında t(9;22)t(9;22) (BCR-ABL1) varlığı, standart kemoterapiye direnç ve yüksek nüks riski nedeniyle en kötü prognoz göstergesidir.
Yaşla birlikte sıklığı artan bu translokasyon, erişkin ALL tedavisinde hedefe yönelik tedavilerin (tirozin kinaz inhibitörleri) eklenmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Akut Lenfoblastik Lösemi'de (ALL) immünfenotipleme ve sitogenetik prognostik faktörler.
Soru 33Soru

5858 yaşında kadın hasta, 66 yıl önce meme kanseri tanısıyla cerrahi ve radyoterapiye ek olarak siklofosfamid (alkilleyici bir ajan) içeren kemoterapi protokolü almıştır. Son iki aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve vücudunda yeni fark ettiği morluklar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor. Laboratuvar bulgularında hemoglobin 7,8g/dL7,8 g/dL, trombosit 32.000/mm332.000/mm^3 ve lökosit 2.900/mm32.900/mm^3 (%22 oranında miyeloblast) saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid ve miyeloid seride belirgin displastik değişiklikler ile birlikte miyeloblast artışı izleniyor. Bu hastadaki klinik tablo için en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonları

Cevap

Sekonder (tedavi ilişkili) miyeloid neoplazilerde, özellikle siklofosfamid gibi alkilleyici ajan kullanımından 575-7 yıl sonra gelişen tablolarda 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonları en sık görülen anomalilerdir.
Alkilleyici ajanlara (siklofosfamid, klorambusil, melphalan) bağlı gelişen tedavi ilişkili miyeloid neoplaziler tipik olarak maruziyetten 575-7 yıl sonra ortaya çıkar. Bu tablo genellikle bir miyelodisplastik sendrom (MDS) fazıyla başlar ve sitogenetik incelemede sıklıkla 5.5. ve 7.7. kromozomlarda monozomi veya delesyonlar (del(5q),5,del(7q),7del(5q), -5, del(7q), -7) görülür. Bu hastalar genellikle tedaviye dirençlidir ve prognozları kötüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın geçmiş tıbbi öyküsü ve mevcut laboratuvar bulguları değerlendirilir.
Meme kanseri tedavisi için alkilleyici ajan (siklofosfamid) kullanımı ve yaklaşık 66 yıllık bir latans süresi saptandı.
Tedavi ilişkili AML (t-AML) tipini belirlemek için maruz kalınan ajan ve süre kritiktir.
2
Morfolojik bulgular incelenir.
Pansitopeni, belirgin displastik değişiklikler (MDS benzeri tablo) ve %20'nin üzerinde blast saptandı.
Alkilleyici ajanlara bağlı t-AML genellikle bir MDS fazı ile başlar ve belirgin displazi içerir.
3
Ajan tipine göre tipik sitogenetik anomaliler eşleştirilir.
Alkilleyici ajanlar için tipik olan 5.5. ve 7.7. kromozom delesyonlarıdır (del(5q),5,del(7q)del(5q), -5, del(7q) veya 7-7).
Topoizomeraz II inhibitörleri (etopozid vb.) ise daha kısa sürede (131-3 yıl) gelişir ve sıklıkla 11q2311q23 (MLLMLL) anomalileri ile ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Tedavi ilişkili AML (t-AML) sınıflamasında alkilleyici ajanlar ve topoizomeraz II inhibitörlerinin farklı klinik ve sitogenetik özellikleri vardır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

22 yaşında Down sendromu tanılı bir çocuk; son bir haftadır devam eden ateş, solukluk ve vücudunda morluklar şikayetiyle getiriliyor. Yapılan fizik muayenede hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 88 g/dL, lökosit sayısı 25.000/μL25.000/ \mu L ve trombosit sayısı 40.000/μL40.000/ \mu L ölçülüyor. Periferik yaymada saptanan blastların sitokimyasal incelemesinde platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut megakaryoblastik lösemi (M7)

Cevap

En olası tanı Akut Megakaryoblastik Lösemi'dir (AML M7).
Down sendromu tanılı çocuklarda akut lösemi riski genel popülasyona göre çok daha yüksektir. Özellikle 55 yaş altındaki Down sendromlu çocuklarda gelişen lösemiler sıklıkla AML kökenlidir ve en yaygın görülen alt tip Akut Megakaryoblastik Lösemi (AML M7)'dir. Bu blastlar sitokimyasal olarak platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği gösterir ve akım sitometrisinde megakaryositer belirteçler olan CD41 ve CD61'i eksprese ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Pansitopeni ve blast varlığı akut lösemiyi düşündürür.
Hastadaki ateş, morarma ve hepatosplenomegali kemik iliği yetmezliğini işaret eder.
2
Hastanın demografik ve genetik özelliklerini değerlendir.
Down sendromlu 55 yaş altı çocuklarda riskin en yüksek olduğu lösemi tipi belirlenir.
Bu spesifik grupta AML M7 insidansı normal popülasyona göre yüzlerce kat artmıştır.
3
Sitokimyasal belirteçleri kontrol et.
Platelet peroksidaz (PPO) pozitifliği megakaryositer seriyi kanıtlar.
Miyeloid serinin diğer alt tiplerinde (M1-M6) MPO veya NSE pozitifliği beklenirken, M7'de PPO ve CD41/CD61 pozitifliği tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Down sendromlu çocuklarda 55 yaş altında en sık görülen AML tipi Akut Megakaryoblastik Lösemi'dir (M7).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

5252 yaşında erkek hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında morarmalar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde diş etlerinde hipertrofi (diş eti hiperplazisi) ve deride infiltre eritematöz plaklar (lösemi kutis) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 9.1g/dL9.1 g/dL, lökosit sayısı 62.000/mm362.000/mm^3 ve trombosit sayısı 38.000/mm338.000/mm^3 bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda %40\%40 oranında blast saptanıyor. Blastların miyeloperoksidaz (MPOMPO) ile zayıf pozitif, terminal deoksinükleotidil transferaz (TdTTdT) ile ise negatif boyandığı; buna karşın non-spesifik esteraz (NSENSE) ile kuvvetli pozitif boyandığı ve bu boyanmanın sodyum florür (NaFNaF) ile inhibe olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monositik lösemi

Cevap

Akut monositik lösemi
Doğru cevap olan akut monositik lösemi (AML-M5), monoblastların kemik iliği ve periferik kanda hakimiyeti ile karakterize bir AML alt tipidir. Bu hastalıkta monositik blastların doku infiltrasyonu yapma özelliği nedeniyle diş eti hiperplazisi, deri infiltrasyonu (lösemi kutis) ve santral sinir sistemi tutulumu sık görülür. Sitokimyasal olarak blastlar non-spesifik esteraz (NSENSE) ile kuvvetli pozitif boyanır ve bu boyanma sodyum florür (NaFNaF) ile inhibe olur, bu da tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Diş eti hiperplazisi ve lösemi kutis (deri infiltrasyonu) monositik lösemiyi düşündürür.
Monositik blastlar ekstramedüller dokulara sızma eğilimindedir.
2
Laboratuvar ve blast oranının incelenmesi
Kemik iliğinde %40\%40 blast bulunması akut lösemi tanısını doğrular.
DSÖ kriterlerine göre %20\%20 ve üzeri blast akut lösemi için yeterlidir.
3
Sitokimyasal boyanma özelliklerinin analizi
NSE pozitifliği ve NaF ile inhibisyon, monositik kökeni kanıtlar.
Non-spesifik esteraz monositik seride pozitiftir ve NaF eklenmesiyle bu aktivite kaybolur.

Anahtar Kavram

Akut monositik lösemi (AML-M5), klinik olarak diş eti ve deri tutulumu, laboratuvar olarak ise NaF ile inhibe olan NSE pozitifliği ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 2
Akut Lösemiler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin