Akut Lösemiler

35 soru

Soru 1Soru

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) tanısı alan 4242 yaşında kadın hastaya ATRA (All-trans retinoic acid) ve antrasiklin içeren indüksiyon tedavisi başlanıyor. Tedavinin 1010. gününde hasta ani başlayan nefes darlığı, ateş (38.5C38.5^\circ C) ve kilo artışı şikayetleriyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede bilateral akciğer bazallerinde krepitan raller duyuluyor ve pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde tedavi başında 1.500/μL1.500/\mu L olan lökosit sayısının 28.000/μL28.000/\mu L'ye yükseldiği, kreatinin değerinin 1.5mg/dL1.5\,mg/dL'ye çıktığı görülüyor. Akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar ve plevral efüzyon izleniyor.

Bu klinik tablo ve bulgulara göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diferansiyasyon Sendromu (Retinoic Asit Sendromu)

Cevap

Diferansiyasyon Sendromu (Retinoic Asit Sendromu)
Soruda tarif edilen klinik tablo Diferansiyasyon Sendromu (eski adıyla Retinoic Asit Sendromu) ile tam uyumludur. Bu sendrom, APL tedavisinde kullanılan ATRA veya arsenik trioksit (ATO) tedavisi sırasında lösemik promiyelositlerin olgunlaşması ve sitokin salınımıyla endotel hasarı yapması sonucu gelişir. Tanısal kriterler arasında; açıklanamayan ateş, kilo alımı, periferik ödem, dispne, interstisyel pulmoner infiltratlar, plevral/perikardiyal efüzyon ve hipotansiyon yer alır. Lökositoz (WBC artışı) sıklıkla tabloya eşlik eder. Tedavide gecikilirse mortal seyredebilir, bu nedenle şüphe anında hemen steroid (deksametazon) başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanısını ve tedavi geçmişini analiz et
Akut Promiyelositik Lösemi (APL) ve ATRA tedavisi alıyor.
Zamanlama (tedavinin 10. günü) ve ilaç (ATRA) komplikasyon riskini belirler.
2
Klinik bulguları birleştir
Ateş + Dispne + Kilo Artışı (Ödem) + Hızlı Lökosit Artışı + Pulmoner İnfiltrasyonlar.
Bu bulgular kümesi spesifik bir sendromu işaret eder.
3
Ayırıcı tanı yap
Enfeksiyon kanıtı yok, kalp yetersizliği için lökositoz uyumsuz, tümör lizis için elektrolit değil klinik bulgu ön planda.
Diğer seçenekler tablonun tüm bileşenlerini (özellikle ATRA kullanımıyla tetiklenen lökositozu) açıklayamaz.

Anahtar Kavram

Diferansiyasyon Sendromu

İpuçları

1
Hastanın aldığı spesifik tedaviye (ATRA) ve bu ilacın etki mekanizmasına (hücre olgunlaşması) odaklanın.
2
Enfeksiyon bulgusu olmadan gelişen ateş, akciğerde sıvı toplanması ve lökosit sayısında ani artış bu sendromun tri adıdır.
3
Bu durum, APL tedavisinin en önemli ve ölümcül komplikasyonudur; tedavisi ilacı kesip steroid başlamaktır.

Daha Fazla Pratik

Diferansiyasyon sendromunun acil tedavisinde hangi ilacın kullanıldığını (deksametazon) hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

4545 yaşında kadın hasta, son iki haftadır giderek artan halsizlik ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7,5 g/dL7,5 \text{ g/dL}, trombosit 15.000/μL15.000/\mu\text{L} ve lökosit 64.000/μL64.000/\mu\text{L} olarak bulunuyor. Periferik yaymada yapılan incelemede %4545 oranında blastik hücre saptanıyor; bu hücrelerin Myeloperoksidaz (MPO) ile pozitif boyandığı ve sitoplazmalarında Auer çubukları (Auer rods) bulunduğu izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut miyeloid lösemi

Cevap

Akut miyeloid lösemi
Doğru tanı Akut miyeloid lösemi'dir. Hastada görülen pansitopeni (anemi, trombositopeni) ve yüksek lökosit sayısı ile birlikte periferik yaymada %2020'nin üzerinde blast saptanması akut lösemiyi tanımlar. Blastların sitoplazmasında izlenen Auer çubukları miyeloid seriye özgüdür ve tanı koydurucudur. Ayrıca Myeloperoksidaz (MPO) pozitifliği miyeloid farklılaşmanın en güçlü kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Blast yüzdesini değerlendir
Blast oranı %4545
WHO kriterlerine göre kemik iliği veya periferik kanda %2020 ve üzeri blast varlığı 'Akut Lösemi' tanısı koydurur.
2
Hücrelerin morfolojik ve sitokimyasal özelliklerini incele
Auer çubukları mevcut ve MPO pozitif
Auer çubukları miyeloid blastlar için patognomoniktir; MPO pozitifliği ise hücrelerin miyeloid kökenli olduğunu doğrular.
3
Tanıyı birleştir
Akut miyeloid lösemi
Yüksek blast oranı ile miyeloid belirteçlerin birlikteliği tanıya götürür.

Anahtar Kavram

Akut lösemi tanısında blast eşiği (%2020) ve miyeloid seriyi gösteren Auer çubukları/MPO pozitifliği.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

3838 yaşında erkek hasta, diş etlerinde şişlik, ani başlayan burun kanaması ve ateş şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede yaygın peteşi ve ekimozlar ile belirgin gingival hiperplazi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Lökosit: 45.000/mm345.000/mm^3, Hemoglobin: 8.2g/dL8.2 g/dL, Trombosit: 22.000/mm322.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada katlanmış veya bilobüle çekirdekli, sitoplazmik granülleri çok ince olduğu için ilk bakışta agranüler görünen blastlar izleniyor. Koagülasyon testlerinde fibrinojen düzeyinde belirgin düşüklük ve D-dimer yüksekliği saptanıyor. Bu hasta için en olası moleküler patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)t(15;17) (PML-RARA)

Cevap

En olası moleküler patoloji, mikrogranüler varyant Akut Promiyelositik Lösemi'ye (M3v) işaret eden t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Vakada sunulan ağır koagülopati (DIC), bilobüle çekirdek yapısı ve yüksek lökosit kombinasyonu, Akut Promiyelositik Lösemi'nin mikrogranüler (hipogranüler) varyantı için karakteristiktir. Bu varyant, klasik APL (M3) gibi t(15;17) translokasyonunu taşır ve acilen ATRA (All-Trans Retinoik Asit) tedavisi başlanmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
Yüksek lökosit (45.00045.000), gingival hiperplazi ve hayatı tehdit eden kanama (DIC bulguları: düşük fibrinojen, yüksek D-dimer).
Acil tedavi gerektiren koagülopati varlığını belirlemek için gereklidir.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Katlanmış/bilobüle çekirdekli ve ince granüllü (agranüler görünümlü) blastlar.
Bu morfoloji, klasik APL'den farklı olarak yüksek lökositle seyreden 'mikrogranüler varyant' (M3v) için tipiktir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Gingival hiperplazi ve yüksek lökosit nedeniyle monositik lösemi (M5) akla gelse de, DIC tablosunun ağırlığı ve çekirdek yapısı APL varyantına yönlendirir.
Yanlış teşhis, ATRA tedavisinin gecikmesine ve fatal kanamalara yol açabilir.
4
Moleküler eşleşmeyi doğrula.
M3v, klasik APL gibi t(15;17) ve PML-RARA füzyon genini taşır.
Kesin tanı ve hedefe yönelik tedavi için altın standarttır.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi'nin mikrogranüler varyantı (M3v), yüksek lökosit sayısı ve monositik lösemiyi taklit eden morfolojisi ile klinisyeni yanıltabilir, ancak DIC riski ve t(15;17) varlığı değişmez.
Soru 4Soru

Akut lösemi ön tanısıyla tetkik edilen bir hastanın kemik iliği aspirasyon örneğinde blast oranı %85 saptanmıştır. Akım sitometrik incelemede blastların CD13, CD33 ve MPO pozitif olduğu; ancak CD34 ve HLA-DR yüzey antijenlerini eksprese etmediği (negatif olduğu) belirlenmiştir. Bu immünfenotipik profil ve olası tanı dikkate alındığında, hastada saptanması en muhtemel sitogenetik anomali ve klinik seyir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17) translokasyonu - Hedefe yönelik tedavi ile kür şansı yüksektir

Cevap

t(15;17) translokasyonu - Hedefe yönelik tedavi ile kür şansı yüksektir
Soruda verilen immünfenotipik profil (MPO+, CD13+, CD33+ olup; CD34 ve HLA-DR negatifliği), Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için patognomoniktir. APL, sitogenetik olarak t(15;17) translokasyonu (PML-RARA füzyon geni) ile karakterizedir. Bu lösemi türü, ATRA (All-trans retinoik asit) ve Arsenik trioksit gibi hedefe yönelik tedavilerle %90'ın üzerinde kür şansı olan, 'iyi prognozlu' bir AML alt tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünfenotipik bulguları analiz et
Blastlar miyeloid kökenli (MPO+, CD13+, CD33+) ancak kök hücre belirteçleri (CD34, HLA-DR) negatif.
Miyeloid belirteçlerin varlığı AML tanısını desteklerken, CD34 ve HLA-DR negatifliği spesifik bir alt tipi işaret eder.
2
CD34(-) ve HLA-DR(-) fenotipini spesifik AML alt tipiyle eşleştir
Bu profil Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için tipiktir.
Diğer AML alt tiplerinin aksine, APL (FAB M3) blastları genellikle CD34 ve HLA-DR eksprese etmez.
3
Tanımlanan alt tipin sitogenetik karşılığını ve prognozunu belirle
APL, t(15;17) translokasyonu (PML-RARA füzyonu) ile karakterizedir ve ATRA + Arsenik Trioksit tedavisiyle prognozu çok iyidir.
t(15;17) APL'nin tanımlayıcı genetik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) İmmünfenotipi ve Genetiği

İpuçları

1
Miyeloid belirteçler pozitif (MPO, CD13, CD33) ancak kök hücre belirteçleri (CD34, HLA-DR) negatiftir. Bu 'paradoks' tek bir özel AML alt tipini işaret eder.
2
Bu lösemi türü, kanama diyatezi (DİK) ile başvurmasıyla ünlüdür ve A vitamini türevi bir ilaçla tedavi edilir.

Daha Fazla Pratik

APL tedavisinde gelişebilecek 'Diferansiasyon Sendromu'nun klinik bulguları ve tedavisi nedir?

Alternatif Yöntem

Hastanın kliniğinde yaygın ekimoz veya kanama belirtilseydi (DİK bulguları), bu da tanıyı destekleyen güçlü bir klinik ipucu olurdu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

26 yaşında kadın hasta, son bir haftadır diş eti kanamaları ve cildinde morluklar oluşması şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde yaygın ekimozlar ve gövdede peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati eşlik etmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8 \text{ g/dL}, lökosit 2.100/mm32.100/\text{mm}^3 ve trombosit 18.000/mm318.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada sitoplazmasında demetler halinde Auer çubukları (faggot hücreleri) içeren yoğun granüllü blastlar görülüyor. Bu hasta için en olası tanısal genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)t(15;17) translokasyonu ve PMLRARAPML-RARA füzyon geni

Cevap

Akut promyelositer lösemi (APL) tanısını destekleyen t(15;17)t(15;17) translokasyonu ve PMLRARAPML-RARA füzyon geni saptanması en olasıdır.
Klinik vakada sunulan yaygın kanama bulguları ve periferik yaymada görülen faggot hücreleri (yoğun Auer çubukları), Akut Promyelositer Lösemi (APL) tanısını koydurur. APL'nin moleküler biyolojik temeli, 15. ve 17. kromozomlar arasındaki translokasyon sonucu oluşan PMLRARAPML-RARA füzyon genidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Halsizlik, kanama diyatezi (ekimoz, peteşi) ve pansitopeni saptanmıştır.
Hastanın akut lösemi tablosunda olduğunu ve ciddi trombositopeni/kanama riski taşıdığını belirlemek için.
2
Morfolojik bulguları değerlendir.
Periferik yaymada 'faggot hücreleri' (çok sayıda Auer çubuğu içeren blastlar) görülmektedir.
Bu bulgu Akut Promyelositer Lösemi (AML-M3) için oldukça karakteristiktir.
3
Lösemi tipi ile genetik anomaliyi eşleştir.
APL tanısında temel genetik defekt t(15;17)t(15;17) translokasyonudur.
Tanıyı kesinleştirmek ve ATRA gibi hedefe yönelik tedavilere karar vermek için bu genetik anomali saptanmalıdır.

Anahtar Kavram

Akut Promyelositer Lösemi (AML-M3) tanısında morfolojik olarak faggot hücreleri, genetik olarak ise t(15;17)t(15;17) translokasyonu karakteristiktir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

4242 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan halsizlik, bacaklarda morluklar oluşması ve diş etlerinde hafif şişlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve palpabl splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.6 g/dL8.6\text{ g/dL}, trombosit 42.000/μL42.000/\mu\text{L} ve lökosit 64.000/μL64.000/\mu\text{L} olarak bulunuyor. Periferik yayma ve kemik iliği aspirasyon incelemesinde sitoplazmalarında Auer rodları içeren, monositik diferansiyasyon gösteren blastlar izleniyor. Kemik iliği incelemesinde ayrıca eozinofilik seride artış ve bu hücrelerde büyük, atipik mor-bazofilik granüller saptanıyor. Bu klinik ve morfolojik tabloyla başvuran hastada en olası genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)

Cevap

Kemik iliğinde atipik mor-bazofilik granüllü eozinofillerin izlendiği Akut Miyelomonositik Lösemi tablosu için en olası genetik anomali inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)'dir.
Hastada saptanan monositik diferansiyasyon gösteren blastlar ve özellikle kemik iliğinde izlenen büyük, bazofilik granüllü anormal eozinofiller inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16)t(16;16) genetik anomalisi için tanısal bir morfolojidir. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınıflamasında 'inv(16) veya t(16;16) ile giden AML' olarak adlandırılır ve genellikle iyi prognozla ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Anemi, trombositopeni ve lökositoz eşliğinde blastların görülmesi akut lösemiyi doğrular.
Hastanın sitopenileri ve yüksek blast oranı akut lösemi tanısını düşündürür.
2
Morfolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Diş eti hiperplazisi ve monositik diferansiyasyon, miyelomonositik kökeni (M4/M5) işaret eder.
Monositik lösemilerde diş eti infiltrasyonu sıktır.
3
Spesifik genetik-morfolojik eşleştirme
Büyük, mor-bazofilik granüllü atipik eozinofiller inv(16)inv(16) veya t(16;16)t(16;16) anomalisi için patognomoniktir.
Bu anomali CBFBMYH11CBFB-MYH11 füzyonuna yol açar ve karakteristik bir eozinofili ile seyreder.

Anahtar Kavram

AML'de inv(16)/t(16;16)inv(16)/t(16;16) varlığı, anormal kemik iliği eozinofilleri ve miyelomonositik diferansiyasyon ile karakterizedir.

Alternatif Yöntem

Akış sitometrisinde CD13 ve CD33 gibi miyeloid belirteçlerin yanı sıra monositik diferansiyasyonu gösteren CD14, CD64, CD11b veya CD11c pozitifliği de tanıyı destekler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

3434 yaşında kadın hasta, bir haftadır devam eden halsizlik ve burun kanaması şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın ekimoz ve peteşiler saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8.28.2 g/dL, lökosit 74.000/mm374.000/\text{mm}^3, trombosit 22.000/mm322.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Koagülasyon panelinde fibrinojen 105105 mg/dL (N: 200200-400400) ve D-dimer 4.54.5 μ\mu g/mL (N: <0.50.5) olarak saptanıyor. Periferik yaymada "böbreksi" (reniform) nükleuslu, geniş sitoplazmalı ve granülleri belirgin olmayan blastik hücreler izleniyor. Akım sitometrisinde bu hücrelerin Myeloperoksidaz (MPO) ile güçlü pozitif boyandığı; Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), CD34 ve HLA-DR negatif olduğu saptanıyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için öncelikle hangi genetik inceleme istenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)t(15;17) (PML-RARA)

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) mikrogranüler varyantı (M3v) ile uyumludur ve bu durumda saptanması gereken genetik anomali t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Hastadaki yaygın kanama diyatezi (DIC bulguları), blastların HLA-DR ve CD34 negatifliği ile birlikte güçlü MPO pozitifliği göstermesi Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için karakteristiktir. Yüksek lökosit sayısı ve reniform nükleus yapısı, APL'nin 'mikrogranüler varyantı' (M3v) olduğunu gösterir. Bu alt tipin genetik temeli, klasik APL'de olduğu gibi t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) füzyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre serisinin belirlenmesi
Miyeloid seri (AML)
Blasların Myeloperoksidaz (MPO) ile güçlü pozitif boyanması, hücrelerin miyeloid kökenli olduğunu kanıtlar ve lenfoblastik lösemi (ALL) ihtimalini dışlar.
2
İmmünofenotipik analiz
APL şüphesi
Akut lösemilerde HLA-DR ve CD34 negatifliği, güçlü MPO pozitifliği ile birleştiğinde Akut Promiyelositik Lösemi (AML-M3) için oldukça spesifiktir.
3
Morfolojik ve varyant ayrımı
Mikrogranüler varyant (M3v)
Yüksek lökosit sayısı ve "böbreksi" (reniform) nükleus yapısı, klasik APL'den ziyade mikrogranüler varyantı (M3v) düşündürür. Bu varyant morfolojik olarak monositik lösemiye benzer ancak markerları farklıdır.
4
Komplikasyon ve genetik ilişki kurma
t(15;17)t(15;17) tanısı
Düşük fibrinojen ve yüksek D-dimer ile karakterize yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) tablosu APL'de çok sıktır. Tüm APL varyantları t(15;17)t(15;17) translokasyonu ile ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) mikrogranüler varyantı (M3v), yüksek lökosit sayısı ve monositoid morfolojisi ile yanıltıcı olabilir; ancak CD34/HLA-DR negatifliği ve DIC tablosu ile tanınır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

3434 yaşında erkek hasta, son bir aydır artan halsizlik, ateş ve inatçı burun kanaması şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede solukluk ve alt ekstremitelerde peteşiyel döküntüler saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit 32.000/mm332.000/mm^3, hemoglobin 8.28.2 g/dL, trombosit 28.000/mm328.000/mm^3 olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda hem granülositik hem de monositik diferansiasyon gösteren blastik hücreler artmış izleniyor. Ayrıca sitoplazmalarında büyük, mor-menekşe rengi anormal granüller içeren displastik eozinofillerin varlığı dikkat çekiyor. Bu hastadaki klinik ve morfolojik bulgulara eşlik etmesi en muhtemel sitogenetik anomali ve ilgili füzyon geni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(16) – CBFB-MYH11

Cevap

inv(16) anomalisi ve CBFB-MYH11 füzyon geni
Soruda tarif edilen vaka, hem granülositik hem de monositik seriye ait blastların görüldüğü ve en önemlisi 'anormal/displastik eozinofillerin' eşlik ettiği bir tablodur. Bu morfoloji FAB sınıflamasına göre AML-M4Eo (Eozinofili ile giden Akut Miyelomonositer Lösemi) ile uyumludur. Bu alt tipin karakteristik sitogenetik bozukluğu inv(16)(p13.1q22) veya daha nadiren t(16;16) olup, moleküler düzeyde CBFB-MYH11 füzyon geni ile sonuçlanır. Bu grup hastalar 'Core Binding Factor (CBF) AML' kategorisinde yer alır ve genellikle yüksek doz Ara-C (HiDAC) tedavisine iyi yanıt vererek iyi prognoz gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Hem granülositik hem monositik diferansiasyon gösteren blastlar (Miyelomonositer lösemi - M4) ve 'anormal displastik eozinofiller' (M4Eo alt tipi) tespit edilmiştir.
Lösemi alt tipini belirlemek, ilişkili genetik bozukluğu tahmin etmek için ilk adımdır.
2
AML-M4Eo ile ilişkili spesifik genetik anomaliyi hatırla
Anormal eozinofillerle giden AML (M4Eo), karakteristik olarak 16. kromozom inversiyonu [inv(16)] veya t(16;16) ile ilişkilidir.
Bu morfolojik bulgu doğrudan Core Binding Factor (CBF) lösemilerinden birini işaret eder.
3
İlgili füzyon genini belirle
inv(16) anomalisi, CBFB ve MYH11 genlerinin birleşmesiyle CBFB-MYH11 füzyon genini oluşturur.
Bu genetik belirteç tanı ve prognoz takibi için esastır.

Anahtar Kavram

AML-M4Eo (Eozinofili ile giden Akut Miyelomonositer Lösemi) tanısında kemik iliğinde displastik eozinofillerin varlığı patognomoniktir ve bu durum inv(16) / CBFB-MYH11 genetik anomalisi ile ilişkilidir.

İpuçları

1
Kemik iliğindeki 'displastik eozinofiller' bu vakanın en ayırt edici özelliğidir.
2
Bu lösemi tipi, t(8;21) ile birlikte 'Core Binding Factor (CBF) AML' grubuna girer ve iyi prognozludur.

Daha Fazla Pratik

t(8;21) ve inv(16) anomalilerinin tedavi protokollerinde hangi kemoterapi ajanının yüksek dozda kullanıldığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Sitogenetik incelemesi 'normal karyotip' olarak raporlanan bir Akut Miyeloid Lösemi (AML) hastasında, risk sınıflandırması için moleküler analiz yapılmaktadır. Aşağıdaki moleküler mutasyon profillerinden hangisinin saptanması, bu hastada en kötü prognoz ile ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FLT3-ITD mutasyonu pozitif, NPM1 negatif

Cevap

FLT3-ITD mutasyonu pozitif, NPM1 negatif profili en kötü prognoz ile ilişkilidir.
Normal karyotip AML hastalarında prognoz, moleküler genetik belirteçlere göre belirlenir. FLT3-ITD (Fms-like Tyrosine Kinase 3 - Internal Tandem Duplication) mutasyonu varlığı, özellikle NPM1 (Nükleofosmin) mutasyonu yokluğunda (NPM1 negatif / FLT3-ITD pozitif), 'Yüksek Risk' (Kötü Prognoz) grubunu tanımlar. Bu hastalar remisyon sonrası nüks riski en yüksek olan gruptadır ve genellikle allojeneik kök hücre nakli endikasyonu doğar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel özelliğini belirle
Normal Karyotip AML (Sitogenetik olarak ne iyi ne kötü, standart grup)
Normal karyotip AML hastalarında prognozu belirlemek için moleküler belirteçlere bakılması gerekir.
2
Moleküler belirteçlerin risk gruplarını hatırla
NPM1(+) ve CEBPA(bialelik) iyi prognoz; FLT3-ITD(+) kötü prognoz belirtecidir.
Avrupa Lösemi Ağı (ELN) kılavuzlarına göre risk stratifikasyonu bu genlere dayanır.
3
Kombinasyonların etkisini değerlendir
NPM1 pozitifliği, FLT3-ITD'nin olumsuz etkisini kısmen nötralize edebilir. Ancak NPM1 negatif iken FLT3-ITD pozitifliği yüksek nüks riski ve kötü sağkalım (Yüksek Risk) göstergesidir.
Bu hastalar genellikle transplantasyon adayıdır.

Anahtar Kavram

Normal Karyotip AML'de Moleküler Risk Sınıflandırması

İpuçları

1
Normal karyotip AML'de, NPM1 mutasyonu genellikle 'iyi' gidişatla ilişkilidir.
2
FLT3 geni üzerindeki mutasyonlar (ITD), kontrolsüz hücre çoğalmasına neden olur ve genellikle agresif seyirle ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

AML tedavisinde FLT3 inhibitörlerinin (midostaurin, gilteritinib) yeri nedir?
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 10Soru

3232 yaşında kadın hasta, son bir aydır artan halsizlik ve sağ gözünde dışarıya doğru büyüme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk ve sağ orbital bölgede sert, fikse kitle (kloroma) tespit ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.2g/dL8.2 g/dL, lökosit 2.800/μL2.800/\mu L ve trombosit 42.000/μL42.000/\mu L olarak saptanıyor. Periferik yaymada %40\%40 oranında, sitoplazmalarında belirgin Auer çubukları bulunan miyeloblastlar görülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına sahip hastada en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

Auer çubukları ve kloroma (granülositik sarkom) varlığıyla karakterize bu tabloda en olası sitogenetik anomali t(8;21)t(8;21) translokasyonudur.
Hastada saptanan Auer çubukları AML tanısını kesinleştirirken, orbital bölgedeki kloroma (granülositik sarkom) varlığı özellikle AML-M2 (matürasyon gösteren AML) alt tipini ve bu tiple ilişkili olan t(8;21)t(8;21) translokasyonunu düşündürür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Pansitopeni ve %40\%40 blast oranı ile Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısı konuldu.
Kemik iliği veya periferik kanda %20\%20 ve üzeri blast varlığı akut lösemi tanısı için yeterlidir.
2
Morfolojik belirteçlerin değerlendirilmesi
Auer çubuklarının varlığı tanının miyeloid seri (AML) olduğunu kesinleştirdi.
Auer çubukları lenfoblastlarda bulunmaz, sadece miyeloid seriye ait blastlarda (miyeloblast) görülür.
3
Ekstramedüller bulguların yorumlanması
Orbital kitle (kloroma/granülositik sarkom) varlığı AML-M2 alt tipiyle ilişkilendirildi.
AML-M2 alt tipi, ekstramedüller bir miyeloid kitle olan kloroma ile en sık ilişkili formdur.
4
Sitogenetik korelasyonun kurulması
AML-M2 için karakteristik olan t(8;21)t(8;21) translokasyonu belirlendi.
AML-M2 olgularının yaklaşık %1520\%15-20'sinde t(8;21)t(8;21) saptanır ve bu durum genellikle iyi prognoza işaret eder.

Anahtar Kavram

AML alt tiplerinde spesifik klinik bulgular ve sitogenetik anomaliler arasındaki ilişki (Örn: AML-M2 ve t(8;21)t(8;21)).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

4545 yaşında kadın hasta, iki yıl önce evre IIII meme kanseri tanısıyla adriyamisin (antrasiklin) ve etoposid içeren kemoterapi protokolü almıştır. Rutin kontrollerinde halsizlik şikayeti olan hastanın tam kan sayımında Hb:8.5g/dLHb: 8.5 g/dL, WBC:3.200/μLWBC: 3.200/\mu L, Plt:62.000/μLPlt: 62.000/\mu L saptanıyor. Periferik yaymada %40\%40 oranında, geniş sitoplazmalı, nükleolü belirgin blastik hücreler görülüyor. Kemik iliği biyopsisi "Akut Monositik Lösemi" (AML-M5) morfolojisi ile uyumlu geliyor. Bu hastada saptanması en olası sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11q2311q23 (KMT2AKMT2A) rearanjmanı

Cevap

Topoizomeraz II inhibitörü olan etoposid kullanımına bağlı gelişen tedavi ilişkili AML'de en olası anomali 11q2311q23 (KMT2AKMT2A) rearanjmanıdır.
Doğru yanıt olan 11q2311q23 (KMT2AKMT2A) rearanjmanı, etoposid ve antrasiklinler gibi topoizomeraz II inhibitörlerine bağlı gelişen sekonder AML'lerin (t-AML) tipik özelliğidir. Bu vakalarda latens süre kısa (131-3 yıl) olup, genellikle öncül bir miyelodisplastik sendrom (MDS) fazı görülmez ve morfoloji sıklıkla AML-M4 veya M5 (monositik) karakterindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Etiyolojik faktörü tanımla
Hastanın 22 yıl önce etoposid (Topoizomeraz II inhibitörü) aldığı saptandı.
Sekonder AML tiplerini ayırt etmek için kullanılan ilaç grubu kritiktir.
2
Latens süreyi ve morfolojiyi değerlendir
22 yıllık kısa latens süre ve monositik morfoloji (M5) izlendi.
Topoizomeraz II inhibitörleri kısa sürede (131-3 yıl) ve genellikle monositik ağırlıklı lösemilere yol açar.
3
Sitogenetik eşleştirmeyi yap
Kısa latensli, monositik morfolojili t-AML için tipik bulgu 11q2311q23 hasarıdır.
Alkilleyici ajanların aksine bu grupta 5/75/7 delesyonu değil, dengeli translokasyonlar/kırılmalar ön plandadır.

Anahtar Kavram

Tedavi ilişkili (Sekonder) AML ayırıcı tanısı

Daha Fazla Pratik

Sekonder AML'lerde alkilleyici ajanlar ve topoizomeraz inhibitörleri arasındaki farkları içeren bir tabloyu tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

26 yaşında kadın hasta, son bir haftadır diş eti kanaması ve vücudunda yaygın morluklar şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular şöyledir:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.87.8 g/dL
Lökosit1.5001.500/mm³
Trombosit12.00012.000/mm³
PT / aPTTUzamış
Fibrinojen110110 mg/dL

Periferik yaymada sitoplazmasında çok sayıda Auer cisimciği (faggot hücreleri) içeren blastlar izleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ile başvuran hastada en olası sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17)

Cevap

En olası sitogenetik bozukluk t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.
Hastada saptanan pansitopeni, ağır kanama eğilimi ve hipofibrinojenemi ile karakterize koagülopati tablosu Akut Promiyelositik Lösemi'nin (APL) klinik sunumudur. Periferik yaymada görülen ve çok sayıda Auer cisimciği içeren hücrelerin (faggot cells) varlığı bu tanıyı kesinleştirir. APL tanısında saptanan temel genetik bozukluk ise t(15;17) translokasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada pansitopeni ve Disemine İntravasküler Koagülasyon (DİK) tablosu (uzamış koagülasyon testleri, düşük fibrinojen) mevcuttur.
Kanama semptomları ve laboratuvar değerleri akut bir löseminin tüketim koagülopatisi ile komplike olduğunu gösterir.
2
Morfolojik bulguyu yorumla.
Sitoplazmada çok sayıda Auer cisimciği içeren 'faggot' hücrelerinin görülmesi Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3) için patognomoniktir.
Auer cisimciklerinin demetler halinde bulunması M3 alt tipinin en ayırıcı özelliğidir.
3
Tanıya özgü sitogenetik bozukluğu belirle.
AML M3 tanısında %95'ten fazla oranda t(15;17) translokasyonu saptanır.
Bu translokasyon 15. kromozomdaki PML geni ile 17. kromozomdaki RARA geninin birleşmesine yol açarak promiyelositik matürasyonu durdurur.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3), t(15;17) translokasyonu ve eşlik eden ağır DİK tablosu ile karakterize medikal bir acildir.

Alternatif Yöntem

Koagülopati (DİK) bulgusu görüldüğünde AML alt tipleri içinde ilk olarak M3 (Promiyelositik) ve M5 (Monositik) düşünülmelidir. Auer cisimciği (faggot) varlığı tanıyı M3'e yönlendirir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 13Soru

2828 yaşında erkek hasta, bir aydır devam eden halsizlik, kemik ağrıları ve bacaklarında yeni gelişen morluklar nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.4 g/dL8.4\text{ g/dL}, lökosit 14.200/mm314.200\text{/mm}^3 ve trombosit 32.000/mm332.000\text{/mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada %4545 oranında, geniş sitoplazmalı, bazıları Auer cisimciği içeren blastik hücreler görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastlar saptanırken; akım sitometrisinde bu hücrelerin CD13, CD33 ve CD34'ün yanı sıra CD19 ve CD56 eksprese ettiği belirleniyor. Bu hastada en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

Hücrelerin myeloid belirteçlerin (CD13, CD33, MPO) yanı sıra atipik olarak B-lenfosit belirteci olan CD19 ve CD56 eksprese etmesi t(8;21)t(8;21) translokasyonu için karakteristiktir.
Vakada tanımlanan blastlar miyeloid kökenli (MPO+, Auer rods+) olmasına rağmen, CD19 ve CD56 gibi atipik belirteçler taşımaktadır. Bu immünofenotipik profil, WHO sınıflandırmasında t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22) (RUNX1-RUNX1T1) mutasyonu ile seyreden AML için oldukça spesifiktir. Ayrıca bu grupta CD56 ekspresyonunun bulunması kötü prognostik bir gösterge olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Anemi, trombositopeni ve periferik yaymada Auer cisimciği içeren blastlar Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısını koydurur.
Blastlarda Auer cisimciğinin görülmesi miyeloid seriye spesifiktir.
2
İmmünofenotipik belirteçlerin analizi
CD13, CD33 ve MPO pozitifliği miyeloid lineage'ı doğrular; CD19 ve CD56 ise 'lineage infidelity' (seri dışı ekspresyon) gösterir.
Bazı sitogenetik alt gruplar kendilerine özgü atipik yüzey antijenleri eksprese ederler.
3
Sitogenetik eşleştirme
AML'de CD19 pozitifliği en sık t(8;21)t(8;21) ile ilişkilidir.
t(8;21)(q22;q22)t(8;21)(q22;q22) translokasyonu (RUNX1-RUNX1T1), karakteristik olarak bu immünofenotipi sergiler.

Anahtar Kavram

AML'de t(8;21)t(8;21) translokasyonu, morfolojik olarak FAB M2 (olgunlaşan AML) ile uyumludur ve sıklıkla CD19, CD56 ve CD34 gibi belirteçlerin eş zamanlı ekspresyonu ile tanınır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

5252 yaşında erkek hasta, son bir aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve sık tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk dışında ek bir bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.28.2 g/dL, lökosit 22,500/μL22,500/\mu L (periferik yaymada %65\%65 oranında miyeloblastik hücreler mevcut) ve trombosit sayısı 580,000/μL580,000/\mu L olarak saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, %45\%45 oranında miyeloperoksidaz (MPO) pozitif blastik hücreler ve çok sayıda küçük, mononükleer megakaryositler (mikromegakaryosit) izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastada en olası genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2)

Cevap

inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) genetik anomalisi, Akut Miyeloid Lösemi'de (AML) atipik bir bulgu olan normal veya yüksek trombosit sayısı ve karakteristik mikromegakaryosit varlığı ile ilişkilidir.
Hastadaki temel ipucu, akut lösemi tablosuna (anemi, blastik lökositoz) eşlik eden trombositoz ve kemik iliğindeki mikromegakaryositlerdir. inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) genetik anomalisi, distal bir enhancer elemanının MECOM(EVI1)MECOM (EVI1) genini ektopik olarak aktive etmesi sonucu ortaya çıkar. Bu tabloya tipik olarak normal veya artmış trombosit sayısı ile anormal megakaryositer morfoloji eşlik eder ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınıflamasında kötü prognostik faktör olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı ve periferik yayma bulgularını analiz et.
Blastik lökositoz ve aneminin yanında, AML için beklenmedik bir bulgu olan trombositoz (580,000/μL580,000/\mu L) saptandı.
Çoğu akut lösemi olgusunda trombositopeni beklenirken, belirli genetik alt tiplerde trombositoz görülebilir.
2
Kemik iliği morfolojik özelliklerini değerlendir.
MPO pozitif blastlar miyeloid kökeni kanıtlarken, mikromegakaryositlerin (küçük, mononükleer megakaryositler) varlığı spesifik bir tanıyı işaret eder.
Mikromegakaryositler, 3q3q anomalileri ile seyreden miyelodisplastik sendromlar ve AML'nin morfolojik bir özelliğidir.
3
Klinik-morfolojik bulguları genetik verilerle sentezle.
Trombositoz + Mikromegakaryositler + AML = inv(3)inv(3) veya t(3;3)t(3;3) (MECOM/EVI1 geni tutulumu).
Bu genetik anomali, distal bir enhancer'ın MECOM(EVI1)MECOM (EVI1) genini aktive etmesi sonucu megakaryositer farklılaşmada anomaliye ve yüksek trombosit sayısına yol açar.

Anahtar Kavram

Akut Miyeloid Lösemi'de inv(3)(q21.3;q26.2)inv(3)(q21.3;q26.2) veya t(3;3)(q21.3;q26.2)t(3;3)(q21.3;q26.2) varlığı, yüksek/normal trombosit sayısı ve mikromegakaryosit varlığı ile karakterize olan, çok kötü prognozlu bir alt gruptur.
Soru 15Soru

66 yaşında erkek çocuk; son iki haftadır devam eden ateş, bacak ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 38,4C38,4^{\circ}C, yaygın servikal lenfadenopati ve kot kavsini 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 8,4 g/dL8,4 \text{ g/dL}, trombosit sayısı 32.000/μL32.000/\mu L ve lökosit sayısı 48.000/μL48.000/\mu L olarak bulunuyor. Periferik yaymada dar sitoplazmalı, nükleolü belirgin olmayan blastik hücreler gözleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan incelemelerde, blastik hücrelerde aşağıdaki belirteçlerden hangisinin pozitif saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT)

Cevap

Çocuk yaş grubunda lenfadenopati ve splenomegali ile seyreden akut lösemi tablosunda, lenfoblastlara özgü olan Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) pozitifliği en olası bulgudur.
Hastanın klinik tablosu (çocuk yaş, lenfadenopati, splenomegali) ve morfolojik bulguları Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ile uyumludur. Terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT), lenfoid öncü hücrelerin çekirdeklerinde bulunan bir enzimdir ve ALL hastalarının %9599\%95-99'unda pozitif saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik verileri analiz et
66 yaşındaki bir çocukta kemik ağrısı, lenfadenopati ve organomegali ile birlikte görülen pansitopeni/lökositoz tablosu öncelikle Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) lehinedir.
ALL, çocukluk çağının en sık görülen malignitesidir ve bu klinik bulgularla prezente olur.
2
Morfolojik bulguları immünfenotipleme ile birleştir
Periferik yaymadaki dar sitoplazmalı ve nükleolü belirgin olmayan blastlar lenfoblast morfolojisidir.
Lösemi ayırıcı tanısında morfoloji ilk adımdır, ancak kesin tanı immünfenotipleme ile konur.
3
Spesifik tanısal markerı belirle
Lenfoblastik seriyi gösteren en temel enzim belirteci TdT'dir.
TdT, olgunlaşmamış lenfoid hücrelerde bulunan bir DNA polimerazdır ve ALL olgularının büyük çoğunluğunda pozitiftir.

Anahtar Kavram

Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısında lenfoblastik belirteçlerin (TdT, CD10, CD19 vb.) kullanımı.
Soru 16Soru

Halsizlik, yaygın ekimozlar ve diş eti kanaması şikayetleriyle acil servise başvuran 42 yaşındaki erkek hastanın periferik yaymasında %85 oranında blastik hücreler görülüyor. Yapılan akım sitometri incelemesinde blastların CD13, CD33 ve MPO pozitif; ancak CD34 ve HLA-DR negatif olduğu saptanıyor. Koagülasyon testlerinde PT ve aPTT süresinde uzama ve fibrinojen düşüklüğü tespit ediliyor.

Bu hasta için en olası sitogenetik anomali ve beklenen prognoz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17) - İyi prognoz

Cevap

t(15;17) translokasyonu ve iyi prognoz seçeneği doğrudur.
Verilen vaka tipik bir Akut Promiyelositik Lösemi (APL) tablosudur. APL'nin en önemli klinik özelliği, hücrelerin içerdiği prokoagülan granüllerin salınımıyla tetiklenen Yaygın Damar İçi Pıhtılaşma (DIC) riskidir (uzamış PT/aPTT, düşük fibrinojen). İmmünofenotipik olarak APL, miyeloid antijenleri (CD13, CD33) ifade ederken, diğer AML türlerinden farklı olarak tipik bir şekilde CD34 ve HLA-DR negatiftir. Bu hastalığın patognomonik genetik değişimi t(15;17) translokasyonudur. Bu translokasyon PML-RARA füzyon genini oluşturur ve ATRA (All-trans retinoik asit) tedavisine mükemmel yanıt vererek 'iyi prognoz' grubunda yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Halsizlik, kanama diyatezi (ekimoz, diş eti kanaması) ve DIC bulguları (PT/aPTT uzun, fibrinojen düşük) mevcuttur. Bu tablo hematolojik maligniteler içinde özellikle bir alt tipi işaret eder.
Yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) ile en sık prezente olan lösemi türü Akut Promiyelositik Lösemidir (APL).
2
İmmünofenotipik profili değerlendir
Hücreler miyeloid belirteçler (CD13, CD33, MPO) pozitifken, kök hücre belirteçleri (CD34) ve HLA-DR negatiftir.
Klasik AML vakalarının aksine, APL (FAB M3) tipik olarak CD34 ve HLA-DR negatifliği ile karakterizedir. Bu 'negatiflik' paterni tanı koydurucudur.
3
Sitogenetik ilişkiyi ve prognozu belirle
APL, t(15;17)(q22;q12) translokasyonu (PML-RARA füzyon geni) ile karakterizedir. All-trans retinoik asit (ATRA) tedavisi ile kür şansı çok yüksektir (İyi prognoz).
Tanı kesinleştirildikten sonra genetik anomali ve prognoz eşleştirmesi yapılır.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (APL/AML-M3) Tanısı

İpuçları

1
Hastada ciddi bir kanama bozukluğu (DIC) ve blastlarda miyeloid belirteçler var, ancak kök hücre belirteçleri (CD34) eksik.
2
CD34 ve HLA-DR negatifliği, AML'nin spesifik bir alt tipi olan ve 'Medikal Acil' kabul edilen türü için çok karakteristiktir.
3
Bu hastalık A vitamin türevi ilaçlarla (ATRA) tedavi edilir ve 15. ile 17. kromozomlar arası parça değişimi görülür.

Daha Fazla Pratik

APL tedavisinde kullanılan ATRA'nın yan etkisi olan Diferansiasyon Sendromu'nun klinik bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

6565 yaşında kadın hasta; halsizlik, yorgunluk ve son bir haftadır bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde yaygın ekimozlar ve solukluk dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 9.29.2 g/dLg/dL, lökosit 68.000/mm368.000/mm^3 ve trombosit 28.000/mm328.000/mm^3 ölçülüyor. Periferik yaymada %85\%85 oranında dar sitoplazmalı, belirgin nükleollü blastik hücreler izleniyor. Kemik iliği aspiratının akım sitometrisi sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

BelirteçSonuç
CD7CD7Pozitif
Sitoplazmik CD3CD3 (cCD3cCD3)Pozitif
Miyeloperoksidaz (MPOMPO)Pozitif
CD13CD13, CD33CD33Pozitif
CD34CD34Pozitif
CD1aCD1a, CD8CD8Negatif
CD19CD19, CD10CD10, CD79aCD79aNegatif

Bu bulgular ışığında, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miks fenotipli akut lösemi, T/miyeloid

Cevap

Miks fenotipli akut lösemi, T/miyeloid
Hastanın blastlarında hem T-hücre serisine özgü en spesifik belirteç olan sitoplazmik CD3CD3 (cCD3cCD3) hem de miyeloid seriye özgü en spesifik belirteç olan miyeloperoksidaz (MPOMPO) pozitifliği mevcuttur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre, tek bir blast popülasyonunda bu iki serinin spesifik belirteçlerinin bir arada bulunması 'Miks Fenotipli Akut Lösemi (MPAL), T/miyeloid' tanısını koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Blastlardaki T-hücre serisi belirteçlerini değerlendir.
Sitoplazmik CD3 (cCD3) pozitifliği saptandı.
cCD3, T-hücre serisi için en spesifik tanısal belirteçtir.
2
Blastlardaki miyeloid seri belirteçlerini değerlendir.
Miyeloperoksidaz (MPO) pozitifliği saptandı.
MPO, miyeloid seriye özgü en spesifik tanısal belirteçtir.
3
DSÖ sınıflandırma kriterlerine göre bulguları birleştir.
Miks fenotipli akut lösemi (MPAL), T/miyeloid tanısına ulaşılır.
Tek bir blast popülasyonunda hem cCD3 hem de MPO pozitifliği MPAL tanımı için yeterlidir.

Anahtar Kavram

Miks fenotipli akut lösemi (MPAL) tanı kriterlerinde seriye özgü spesifik belirteçlerin (MPO ve cCD3) aynı blast popülasyonunda gösterilmesi esastır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 18Soru

2626 yaşında erkek hasta; son iki haftadır giderek artan halsizlik, ateş ve yaygın kemik ağrıları şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde servikal ve aksiller bölgelerde multipl, ağrısız lenfadenopatiler ve bst çizgisinin 3 cm3\text{ cm} altında palpe edilen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde:

ParametreDeğer
Hemoglobin8,8 g/dL8,8\text{ g/dL}
Beyaz Küre (WBC)52.000/μL52.000/\mu L
Trombosit28.000/μL28.000/\mu L

Periferik yaymada %8585 oranında; dar sitoplazmalı, belirgin nükleolü olmayan, kaba kromatinli blastik hücreler izleniyor. Akım sitometrik incelemede bu hücrelerin TdT(+)TdT (+), CD19(+)CD19 (+), CD10(+)CD10 (+) ve MPO()MPO (-) olduğu saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı ve bu tanı için erişkin yaş grubunda en kötü prognozla ilişkili sitogenetik anomali aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut Lenfoblastik Lösemi - t(9;22)t(9;22)

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) ile uyumlu olup, erişkinlerde bu hastalık için en kötü prognostik belirteç Philadelphia kromozomu yani t(9;22)t(9;22) translokasyonudur.
Hastada saptanan TdTTdT pozitifliği hücrelerin lenfoblast olduğunu kesinleştirir. B-hücreli yüzey belirteçleri (CD19CD19, CD10CD10) ile birlikte tanı B-ALL'dir. Erişkin yaş grubundaki ALL vakalarında Philadelphia kromozomu (t(9;22)t(9;22)) varlığı, klasik kemoterapiye düşük yanıt oranı ve yüksek nüks riski nedeniyle en kötü prognostik faktör olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Genç erişkin hasta, lenfadenopati, splenomegali ve kemik ağrısı mevcut. Bu bulgular lenfoproliferatif süreçleri (ALL, Lenfoma) öncelikle düşündürür.
ALL'de organomegali ve LAP, AML'ye göre daha sıktır.
2
Laboratuvar ve immünfenotipi analiz et
Blastlar TdT(+)TdT (+) (lenfoblast belirteci) ve MPO()MPO (-) (miyeloid belirteç negatifliği). CD10CD10 (CALLA) ve CD19CD19 pozitifliği B-hücreli seriyi doğrular.
Hücrelerin orijinini belirlemek tedavi ve prognoz için kritiktir.
3
Prognostik anomalileri karşılaştır
Erişkin ALL vakalarında t(9;22)t(9;22) varlığı %253025-30 oranında görülür ve en kötü prognoz göstergesidir.
Philadelphia kromozomu (BCRABL1BCR-ABL1) varlığı hedefe yönelik tedavi (TKI) gerektirir ancak standart kemoterapiye dirençlidir.

Anahtar Kavram

Erişkin Akut Lenfoblastik Lösemi Tanısı ve Philadelphia Kromozomu (t(9;22)t(9;22)) Prognostik Önemi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

2222 yaşında erkek hasta, son iki haftadır giderek artan nefes darlığı, öksürük ve yüzünde şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ön mediastende kitle ile uyumlu matite saptanıyor ve venöz dolgunluk gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde; lökosit 85.000/mm385.000/mm^3, hemoglobin 9,2g/dL9,2 g/dL ve trombosit 45.000/mm345.000/mm^3 olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda yaygın blastik hücreler gözleniyor. Akım sitometrisinde blastların TdTTdT, CD3CD3 ve CD7CD7 pozitif; CD19CD19 ve miyeloperoksidaz (MPOMPO) negatif olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: T-hücreli akut lenfoblastik lösemi

Cevap

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı T-hücreli akut lenfoblastik lösemidir.
T-hücreli akut lenfoblastik lösemi (T-ALL), akut lenfoblastik lösemilerin yaklaşık %15-20'sini oluşturur ve tipik olarak genç erkek hastalarda mediastinal kitle, plevral efüzyon ve yüksek beyaz küre sayısı ile ortaya çıkar. Blastlar immünolojik olarak TdT (Terminal deoksinükleotidil transferaz) pozitifliği ile lenfoid seriye ait olduklarını, CD3 ve CD7 pozitifliği ile de T-hücre soyundan geldiklerini kanıtlarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin ve hemogram tablosunun değerlendirilmesi
Genç erişkin hasta, mediastinal kitle (Superior Vena Cava sendromu bulguları) ve pansitopeni (lökositoz ile birlikte) ile başvurmuştur.
Bu kombinasyon, mediastinal tutulumun sık görüldüğü akut lösemi tiplerini akla getirmelidir.
2
Hücre serisinin (Lineage) belirlenmesi
Blastlarda TdTTdT pozitifliği lenfoid seriyi, MPOMPO negatifliği ise miyeloid serinin olmadığını doğrular.
Akut lösemilerde lenfoid ve miyeloid ayrımı tedavinin belirlenmesi için kritiktir.
3
Spesifik immünofenotipleme yapılması
Blastlar CD3CD3 ve CD7CD7 pozitif, CD19CD19 negatiftir.
CD3CD3 ve CD7CD7 T-hücre belirteçleridir ve tanıyı T-hücreli ALL'ye yönlendirir.

Anahtar Kavram

T-hücreli ALL (T-ALL), genellikle genç erişkin erkeklerde mediastinal kitle ve yüksek lökosit sayısı ile prezante olur; immünofenotipik olarak TdT ve T-hücre yüzey markerları (CD2, CD3, CD5, CD7) pozitiftir.
Soru 20Soru

4848 yaşında kadın hasta, son bir aydır artan halsizlik, ateş ve diş etlerinde belirgin şişkinlik şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk, yaygın diş eti hiperplazisi ve servikal lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.8 g/dL8.8\ g/dL, lökosit 42,000/mm342,000/mm^3 ve trombosit 35,000/mm335,000/mm^3 olarak ölçülüyor. Periferik yaymada bol sitoplazmalı, nükleusları katlantılı blastlar izleniyor. Bu blastların histokimyasal incelemesinde non-spesifik esteraz (NSE) boyanması yaygın pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monoblastik lösemi (AML-M5)

Cevap

Akut monoblastik lösemi (AML-M5)
Hastada görülen yaygın diş eti hiperplazisi, blastların doku infiltrasyonuna (ekstramedüller tutulum) işaret eder. Histokimyasal olarak non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptanması, bu blastların monositik kökenli olduğunu kanıtlar. Bu iki bulgu birleştiğinde en olası tanı Akut monoblastik lösemi (AML-M5) olarak belirlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Diş eti hiperplazisi ve lenfadenopati saptandı.
Diş eti hiperplazisi, lösemik hücrelerin ekstramedüller dokulara sızdığını gösterir ve özellikle monositik lösemilerde (M4/M5) görülür.
2
Laboratuvar ve periferik yayma bulgularını analiz et
Anemi, trombositopeni ve lökositoz ile birlikte nükleusu katlantılı blastlar görüldü.
Bu tablo akut lösemi tanısını destekler; nükleer katlantılar monositik diferansiyasyonu düşündürür.
3
Sitokimyasal boyanma özelliklerini yorumla
Non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptandı.
NSE pozitifliği, monositik seriye ait hücrelerin en önemli histokimyasal belirtecidir ve tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

AML-M5'te diş eti hiperplazisi ve NSE pozitifliği tanısal ipuçlarıdır.
Sayfa 1 / 2Sonraki
Akut Lösemiler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin