Hemolitik Anemiler ve Hemoglobinopatiler

55 soru

Soru 1Soru

3232 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır özellikle sabahları daha belirgin olan koyu renkli idrar çıkarma, halsizlik ve zaman zaman tekrarlayan künt karakterli karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar hafif ikterik saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.48.4 g/dL, lökosit 3.2003.200/mm³, trombosit 95.00095.000/mm³, retikülosit %5\%5, LDH 12001200 U/L (Normal: <250), haptoglobin saptanamayacak düzeyde düşük ve indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL bulunuyor. Direkt Coombs testi negatif sonuçlanıyor. Bu hastada kesin tanı için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonunun değerlendirilmesi

Cevap

Periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonunun değerlendirilmesi en uygun kesin tanı yöntemidir.
Hastanın klinik tablosu (hemoglobinüri, pansitopeni, karın ağrısı) PNH'yı işaret etmektedir. PNH'da kompleman düzenleyici proteinler olan CD55 (DAF) ve CD59 (MIRL) hücre yüzeyinde eksiktir. Bu eksikliğin akım sitometrisi ile gösterilmesi kesin tanıyı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada intravasküler hemoliz bulguları (yüksek LDH, düşük haptoglobin, hemoglobinüri), pansitopeni ve negatif Coombs testi saptanmıştır.
Bu bulgular immün olmayan bir hemolitik süreçle birlikte kemik iliği yetmezliğini düşündürür.
2
Ayırıcı tanı ve patognomonik bulguların değerlendirilmesi
Özellikle sabahları belirginleşen hemoglobinüri ve karın ağrısı (olası bir mezenterik ven trombozu lehine), Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısını ön plana çıkarır.
PNH; hemoliz, tromboz eğilimi ve sitopenilerle karakterize edinsel bir kök hücre hastalığıdır.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Akım sitometrisi (flow cytometry) seçilir.
PIG-A gen mutasyonu sonucu oluşan GPI-çapalı proteinlerin (CD55 ve CD59) eksikliğini göstermek PNH için en duyarlı ve özgül tanı yöntemidir.

Anahtar Kavram

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tanısında akım sitometrisi altın standarttır.

Alternatif Yöntem

PNH tanısında FLAER (fluorescent aerolysin) testi, akım sitometrisi ile birlikte GPI çapalarına direkt bağlanarak daha yüksek duyarlılık sağlayabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

6262 yaşında erkek hasta, parmak uçları ve kulak kepçesinde soğukla temas sonrası gelişen siyanoz ve ağrı şikayeti ile başvuruyor. Yaklaşık iki hafta önce "atipik pnömoni" tanısıyla tedavi aldığı öğrenilen hastanın laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.88.8 g/dL, retikülosit %7\%7, indirekt bilirubin 3.23.2 mg/dL ve LDH 640640 U/L (N:<250N: <250) saptanıyor. Oda sıcaklığında hazırlanan periferik yaymasında eritrositlerin düzensiz kümeler oluşturduğu gözleniyor.

Bu hastada tanıyı doğrulamak için yapılması gereken Direkt Antiglobulin (Coombs) testinde en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece C3d (kompleman) pozitifliği

Cevap

Direkt Antiglobulin (Coombs) testinde sadece C3d (kompleman) pozitifliğinin saptanması
Hastanın klinik tablosu (atipik pnömoni sonrası akrosiyanoz) ve periferik yayma bulguları (RBC aglütinasyonu) Soğuk Aglütinin Hastalığı (CAD) tanısını koydurur. CAD vakalarında patojen antikor IgM yapısındadır. IgM, düşük sıcaklıkta komplemanı (C3) aktive eder; ancak eritrositler sıcak bölgelere döndüğünde IgM yüzeyden ayrılır. Direkt Coombs testi yapıldığında, eritrosit yüzeyinde antikor (IgG) saptanmaz, sadece kompleman parçası olan C3d saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını ve tetikleyici faktörleri analiz et.
Hastada atipik pnömoni (Mycoplasma pneumoniaeMycoplasma\ pneumoniae) sonrası gelişen akrosiyanoz ve hemoliz bulguları Soğuk Aglütinin Hastalığı'na (CAD) işaret eder.
MycoplasmaMycoplasma enfeksiyonları eritrosit yüzeyindeki I antijenine karşı IgM yapısında soğuk aglütinin oluşumunu tetikleyebilir.
2
Periferik yayma bulgusunu değerlendir.
Eritrositlerin oda ısısında kümeleşmesi (aglütinasyon), soğuk aglütininlerin varlığını kanıtlar.
IgM molekülleri pentamerik yapıları sayesinde birden fazla eritrositi birbirine bağlayarak düzensiz kümeler oluşturur; bu durum eritrositlerin rulo (stack of coins) yapmasından farklıdır.
3
Patofizyolojiye dayalı laboratuvar testini belirle.
Eritrosit yüzeyinde sadece C3d'nin saptanması beklenir.
IgM antikorları düşük sıcaklıkta komplemanı bağlar, ancak vücut sıcaklığında (3737 °C) eritrositten ayrılır; geride sadece komplemanın yıkım ürünü olan C3d kalır.

Anahtar Kavram

Soğuk aglütinin hastalığında (CAD) tanısal Coombs profili.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

2525 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve kot kavisini 44 cm geçen belirgin splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

- Hemoglobin: 8.88.8 g/dL
- Hematokrit: %2828
- MCV: 6464 fL
- RDW: %1919
- Retikülosit: %4.54.5
- Serum demiri ve ferritin: Normal

Periferik yaymanın parlak krezil mavisi (brilliant cresyl blue) ile boyanmasında eritrositlerin içinde "golf topu" görünümü veren çok sayıda küçük, homojen dağılımlı inklüzyon cisimciği izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan ve "golf topu" görünümüne neden olan hemoglobin yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β4\beta_4

Cevap

Hemoglobin H hastalığındaki golf topu görünümünden sorumlu olan yapı β4\beta_4 tetramerleridir.
Doğru olan seçenek β4\beta_4 tetramerlerini içermektedir. Alfa talaseminin 3 gen delesyonu ile seyreden formunda (HbH hastalığı), alfa zincir sentezi yetersiz kaldığı için fazla beta zincirleri birleşerek β4\beta_4 tetramerlerini oluşturur. Bu tetramerler süpravital boyalarla boyandığında eritrosit içinde "golf topu" görünümündeki inklüzyon cisimcikleri şeklinde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Splenomegali ve belirgin mikrositer anemi ile birlikte retikülositoz saptanması, hastada kronik bir hemolitik sürecin (özellikle talasemi spektrumu) olduğunu gösterir.
Serum demir parametrelerinin normal olması, mikrositozun demir eksikliğine bağlı olmadığını düşündürür.
2
Spesifik boyanma özelliğinin yorumlanması
Parlak krezil mavisi gibi süpravital boyalarla ortaya çıkan "golf topu" görünümü, Hemoglobin H (HbH) hastalığı için karakteristiktir.
HbH, eritrosit içinde presipite olan hemoglobin H inklüzyonlarından kaynaklanır.
3
Moleküler yapının belirlenmesi
Alfa talasemi (3 gen delesyonu) durumunda alfa zincir sentezi belirgin azalır, serbest kalan beta zincirleri kendi aralarında β4\beta_4 tetramerlerini oluşturur.
HbH hastalığının patofizyolojik temeli fazla beta zincirlerinin oluşturduğu bu tetramerdir.

Anahtar Kavram

Hemoglobin H (HbH) Hastalığı ve β4\beta_4 Tetramerleri

Daha Fazla Pratik

HbH hastalığında splenektomi endikasyonlarını ve demir yüklenmesi riskini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

32 yaşında kadın hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve göz aklarında sararma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar ikterik ve traube alanı kapalı (splenomegali) saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.48.4 g/dL
MCV9494 fL
Retikülosit%7\%7
LDH920920 U/L
İndirekt Bilirubin3.83.8 mg/dL
HaptoglobinÖlçülemeyecek kadar düşük

Periferik yaymada polikromazi ve yaygın sferositler görülüyor. Yapılan direkt Coombs testi IgG ile (+)(+) pozitif, C3 ile ()(-) negatif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcak tip otoimmün hemolitik anemi

Cevap

Sıcak tip otoimmün hemolitik anemi
Vakada sunulan klinik tablo (halsizlik, ikter, splenomegali) ve laboratuvar bulguları (normositik anemi, retikülositoz, indirekt hiperbilirubinemi) hemolitik anemiyi destekler. Periferik yaymadaki sferositler, eritrosit membranının bir kısmının dalaktaki makrofajlarca koparıldığını gösterir. Direkt Coombs testinin IgG ile pozitif olması, bu sürecin immün kökenli olduğunu ve spesifik olarak sıcak tip otoimmün hemolitik anemi olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığının teyit edilmesi
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek LDH ve indirekt bilirubin ile düşük haptoglobin değerleri aktif bir hemoliz sürecini kanıtlar.
Anemiye eşlik eden yıkım ürünlerinin artışı ve telafi edici kemik iliği yanıtı hemolizi gösterir.
2
Hemolizin mekanizmasının (immün/non-immün) belirlenmesi
Direkt Coombs testinin pozitif bulunması, hemolizin immün aracılı olduğunu (otoantikor varlığını) gösterir.
Coombs testi eritrosit yüzeyindeki antikor veya kompleman varlığını saptayan temel tanı aracıdır.
3
Antikor tipine göre spesifik tanıya gidilmesi
IgG pozitifliği ve C3 negatifliği, genellikle ekstravasküler hemoliz yapan 'Sıcak Tip' antikorları işaret eder.
Sıcak tip AIHA'da IgG sınıfı antikorlar eritrositlere 3737°C'de bağlanır ve dalakta makrofajlar tarafından parsiyel fagositoza (sferosit oluşumu) neden olur.

Anahtar Kavram

Sıcak tip AIHA ile Herediter Sferositoz ayrımında Direkt Coombs testinin önemi.

Daha Fazla Pratik

Sıcak tip AIHA saptanan hastalarda altta yatan SLE (Sistemik Lupus Eritematozus) veya KLL (Kronik Lenfositik Lösemi) varlığını araştırmayı unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Bilinen orak hücreli anemi tanısı olan 1919 yaşında erkek hasta, son iki gündür artan halsizlik, solukluk ve yaygın kemik ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk saptanıyor, ancak yeni gelişen bir organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin düzeyi 5.15.1 g/dLg/dL (hastanın bazal değeri 8.28.2 g/dLg/dL), lökosit sayısı 10.500/mm310.500/mm^3, trombosit sayısı 195.000/mm3195.000/mm^3 ve retikülosit oranı %0.1\%0.1 olarak saptanıyor. Bu klinik tabloda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik kriz

Cevap

Aplastik kriz
Doğru seçenek olan tanı, orak hücreli anemi hastalarında eritrositlerin kısa ömürlü olması nedeniyle kemik iliği üretiminin kısa süreli durmasını dahi kompanse edememesi sonucunda ortaya çıkar. Parvovirüs B19 enfeksiyonunun tetiklediği bu durumda, kemik iliği eritroid seride duraklama yaşandığı için hastada derin anemiye rağmen retikülosit yanıtı gözlenmez (retikülositopeni).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Orak hücreli anemili bir hastada ani hemoglobin düşüşü (8.28.2 \rightarrow 5.15.1 g/dLg/dL) mevcut.
Aneminin şiddeti ve gelişim hızı kriz tipini belirlemek için kritiktir.
2
Retikülosit sayısını değerlendir
Retikülosit oranı %0.1\%0.1 (belirgin düşük).
Derin anemiye rağmen retikülositin düşük olması, kemik iliğinde eritrosit üretiminin durduğunu (eritropoez arresti) gösterir.
3
Etiyolojik eşleştirmeyi yap
Orak hücreli anemi + Akut Derin Anemi + Retikülositopeni = Aplastik Kriz (Parvovirüs B19).
Parvovirüs B19, eritroid öncül hücrelerini enfekte ederek geçici üretim durmasına yol açar; eritrosit ömrü kısa olan hastalarda bu durum hızla derin anemiye neden olur.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide 'Aplastik Kriz', Parvovirüs B19 enfeksiyonu sonucu gelişen ve retikülositopeni ile karakterize akut bir durumdur.
Soru 6Soru

26 yaşında kadın hasta, halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin10,210,2 g/dL12,016,012,0 - 16,0
Hematokrit%31%36 - 46
MCV6464 fL8010080 - 100
RBC5,1×106/μL5,1 \times 10^6/\mu L4,05,54,0 - 5,5
Ferritin66 ng/mL1515015 - 150
HbA22,7%2,7\%2,03,5%2,0 - 3,5\%

Bu bulgulara göre, hastada eşlik eden bir beta-talasemi taşıyıcılığını (minor) kesin olarak dışlamak için izlenmesi gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması

Cevap

Demir eksikliği tedavisi tamamlandıktan sonra hemoglobin elektroforezinin tekrarlanması en uygun yaklaşımdır.
Beta-talasemi taşıyıcılığının (minor) en önemli laboratuvar göstergesi HbA2 düzeyinin %3,5\%3,5 üzerinde olmasıdır. Ancak demir eksikliği, hem sentezini ve δ\delta-globin zincir birleşmesini olumsuz etkileyerek HbA2 düzeylerini düşürür. Bu durum, eşlik eden bir talasemi taşıyıcılığının saptanmasını engelleyebilir. Bu nedenle, mikrositozu ferritin düşüklüğü ile tam açıklanamayan (RBC yüksekliği gibi bulguları olan) hastalarda demir tedavisi sonrası elektroforezin tekrarlanması altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Hastada mikrositer anemi (MCV=64MCV=64 fL) ve belirgin demir eksikliği (Ferritin=6Ferritin=6 ng/mL) mevcuttur.
Aneminin temel nedenini belirlemek için depo demiri ve hücre hacmi değerlendirilir.
2
Talasemi ve demir eksikliği ayrımı
Düşük ferritin değerine rağmen RBC sayısının (5,1×106/μL5,1 \times 10^6/\mu L) yüksekliği ve Mentzer indeksinin (64/5,112,564 / 5,1 \approx 12,5) 13'ün altında olması talasemi taşıyıcılığını kuvvetle düşündürür.
Sadece demir eksikliğinde RBC sayısı genellikle düşüktür; talasemide ise kompansatuar olarak yüksektir.
3
HbA2 değerinin yorumlanması
HbA2 düzeyi (%2,7) normal aralıktadır, ancak bu değer mevcut demir eksikliği nedeniyle baskılanmış olabilir.
Demir eksikliği δ\delta-globin zincir sentezini azaltarak HbA2 düzeyinin yalancı normal çıkmasına neden olur.
4
Tanısal kararın verilmesi
Demir depoları doldurulduktan sonra HbA2 düzeyi tekrar ölçülerek gerçek değer saptanmalıdır.
Beta-talasemi taşıyıcılığı tanısı için HbA2'nin >%3,5>\%3,5 olması beklenir; maskelenmiş bir durumu atlamamak için bu adım zorunludur.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisi, beta-talasemi taşıyıcılığında tanısal önemi olan HbA2 yüksekliğini maskeleyebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

77 yaşında erkek çocuk, 1010 gün önce geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsünü takiben, dışarıda soğuk havada oyun oynadıktan kısa bir süre sonra gelişen ani halsizlik, karın ağrısı ve koyu kırmızı renkte idrar yapma şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk ve hafif ikter saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 6.56.5 g/dLg/dL, retikülosit %9\%9, laktat dehidrogenaz (LDHLDH) 18501850 U/LU/L, indirekt bilirubin 4.24.2 mg/dLmg/dL ve haptoglobin ölçülemeyecek kadar düşük bulunuyor. Direkt Antiglobülin Testi (DATDAT); C3d pozitif, IgG negatif olarak saptanıyor. Periferik yaymada polikromazi ve belirgin sferositoz izleniyor. Bu hastada patogenezden sorumlu olan ve Donath-Landsteiner antikoru olarak bilinen antikorun özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük sıcaklıkta eritrosit yüzeyindeki P antijenine bağlanan, sıcaklık arttığında ise komplemanı aktive ederek intravasküler hemolize yol açan bifazik IgG yapısında olması

Cevap

Donath-Landsteiner antikoru, düşük sıcaklıkta eritrosit yüzeyindeki P antijenine bağlanan ve sıcaklık arttığında komplemanı aktive ederek intravasküler hemolize yol açan bifazik bir IgG'dir.
Klinik tablo (çocuk, enfeksiyon sonrası, soğuk tetiklemeli hemoglobinüri) ve laboratuvar bulguları (C3d pozitif DAT) klasik bir Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi vakasını işaret etmektedir. Bu hastalığın patogenezinden sorumlu olan Donath-Landsteiner antikoru, bifazik bir IgG olup düşük sıcaklıkta eritrositlerin P antijenine bağlanır ve vücut ısısında (3737 C^\circ C) kompleman kaskadını tamamlayarak şiddetli intravasküler hemolize neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Çocuk hasta, viral enfeksiyon sonrası soğuk maruziyeti ile tetiklenen ani intravasküler hemoliz (hemoglobinüri) tablosu.
Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi (PSH), çocuklarda akut otoimmün hemolitik aneminin en sık nedenidir.
2
Laboratuvar ve DAT bulgularının değerlendirilmesi
C3d pozitif, IgG negatif DAT; belirgin LDH yüksekliği ve düşük haptoglobin.
PSH'de antikor (IgG) soğukta bağlanıp sıcakta ayrıldığı için DAT'ta sadece fikse ettiği kompleman (C3d) saptanır.
3
Antikor spesifitesinin belirlenmesi
Donath-Landsteiner testi ile bifazik IgG ve P antijeni özgüllüğünün doğrulanması.
Bu antikorun en karakteristik özelliği soğukta (44 C^\circ C) bağlanıp, sıcakta (3737 C^\circ C) hemoliz yapmasıdır.

Anahtar Kavram

Paroksizmal Soğuk Hemoglobinürisi ve Donath-Landsteiner Antikoru

Daha Fazla Pratik

Soğuk aglütinin hastalığı (CAD) ve PSH arasındaki antikor tipi, antijen hedefi ve hemoliz tipi farklarını içeren bir tablo oluşturarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

2828 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri devam eden halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivaların soluk olduğu izleniyor ve palpasyonla dalak kot kavisini 33 cm geçiyor (splenomegali). Laboratuvar incelemesinde şu bulgular saptanıyor:

- Hemoglobin (HbHb): 8.68.6 g/dL
- MCVMCV: 6262 fL
- Eritrosit sayısı (RBCRBC): 5.3×106/μL5.3 \times 10^6/\mu L
- RDWRDW: %19\%19
- Serum demiri, total demir bağlama kapasitesi ve ferritin: Normal
- Hemoglobin elektroforezi: HbAHbA %86\%86, HbA2HbA_2 %1.4\%1.4, HbFHbF %1.1\%1.1

Periferik yaymanın parlak krezil mavisi (brilliant cresyl blue) ile boyanmasında eritrositler içinde çok sayıda ince granüler inklüzyonlar ("golf topu" görünümü) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HbHHbH hastalığı

Cevap

HbHHbH hastalığı
Doğru seçenek HbHHbH hastalığıdır. Hastadaki kronik mikrositer anemi, yüksek eritrosit sayısı ve normal demir parametreleri bir hemoglobinopatiyi işaret etmektedir. Hemoglobin elektroforezinde HbA2HbA_2 düzeyinin artmamış olması β\beta-talasemi taşıyıcılığını dışlar. Parlak krezil mavisi boyasıyla görülen ince taneli inklüzyonlar ("golf topu" görünümü), serbest kalan beta zincirlerinin oluşturduğu HbHHbH tetramerleridir ve bu bulgu 33 alfa geninin delesyonu ile giden HbHHbH hastalığına özgüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi parametrelerini değerlendir.
Belirgin mikrositoz (MCV62MCV 62) ve yüksek eritrosit sayısı (RBC5.3RBC 5.3) saptandı.
Mikrositer anemiye rağmen eritrosit sayısının yüksek olması (Mentzer indeksi <13< 13) demir eksikliğinden ziyade talasemileri düşündürür.
2
Demir parametrelerini ve elektroforezi analiz et.
Demir depoları normal, HbA2HbA_2 düzeyi ise düşük/normal (%1.4\%1.4) bulundu.
Normal demir depoları demir eksikliğini dışlarken, düşük/normal HbA2HbA_2 düzeyi β\beta-talasemi taşıyıcılığından uzaklaştırıp α\alpha-talasemi lehine kanıt oluşturur.
3
Özel boyama bulgusunu yorumla.
Parlak krezil mavisi ile "golf topu" görünümü veren inklüzyonlar saptandı.
Bu inklüzyonlar, alfa zinciri eksikliğinde oluşan fazla beta zincirlerinin tetramerleşmesiyle meydana gelen HbHHbH (beta-4) presipitatlarıdır ve HbHHbH hastalığı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

α\alpha-Talasemi ayırıcı tanısında HbA2HbA_2 düzeyi ve HbHHbH inklüzyonlarının önemi.

Daha Fazla Pratik

Alfa-talasemi sessiz taşıyıcılık, alfa-talasemi trait ve hidrops fetalis (Bart's hemoglobini) durumlarındaki gen delesyon sayılarını ve elektroforez bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

22 yaşında erkek hasta, evlilik öncesi tarama testlerinde saptanan anemi nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın herhangi bir şikayeti bulunmuyor ve fizik muayenesi tamamen normal saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin10.5g/dL10.5 \, g/dL13.517.5g/dL13.5 - 17.5 \, g/dL
MCV62fL62 \, fL80100fL80 - 100 \, fL
Eritrosit (RBC)6.2×1012/L6.2 \times 10^{12}/L4.55.9×1012/L4.5 - 5.9 \times 10^{12}/L
RDW%13\%13%11.514.5\%11.5 - 14.5
Ferritin85ng/mL85 \, ng/mL20250ng/mL20 - 250 \, ng/mL

Periferik yaymasında belirgin mikrositoz ve hedef hücreleri (target cells) izlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta talasemi minör

Cevap

Belirgin mikrositoza eşlik eden yüksek eritrosit sayısı ve normal ferritin düzeyi ile karakterize olan Beta talasemi minör.
Hastada saptanan 10.5g/dL10.5 \, g/dL hemoglobin değerine karşılık eritrosit sayısının 6.2×1012/L6.2 \times 10^{12}/L (artmış) olması ve Mentzer indeksinin (MCV/RBCMCV/RBC) 10 (13'ün altında) olarak hesaplanması Beta talasemi minör tanısı için oldukça tipiktir. Ayrıca RDW değerinin normal olması ve ferritin düzeyinin normal sınırlarda saptanması, ayırıcı tanıda en çok karışan durum olan demir eksikliği anemisini dışlamaktadır. Periferik yaymadaki hedef hücreleri (target cells) de hemoglobinopatilerde sık görülen bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipini belirlemek için MCV değerini değerlendirin.
MCV: 62fL62 \, fL. Hasta belirgin mikrositer anemiye sahiptir.
MCV 80 fL'nin altında olması mikrositozu gösterir.
2
Eritrosit sayısını (RBC) ve Mentzer İndeksini analiz edin.
RBC: 6.2×1012/L6.2 \times 10^{12}/L. Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) = 62/6.2=1062 / 6.2 = 10.
Mentzer indeksinin 13'ten küçük olması talasemi taşıyıcılığını, 13'ten büyük olması demir eksikliğini destekler.
3
Demir depolarını ve eritrosit dağılım genişliğini (RDW) kontrol edin.
RDW (%13\%13) ve Ferritin (85ng/mL85 \, ng/mL) normal sınırlardadır.
Normal RDW ve normal ferritin düzeyleri, demir eksikliği anemisini dışlar.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde Beta talasemi minör ile demir eksikliği anemisi ayrımında eritrosit sayısı ve Mentzer indeksi kullanımı.

Alternatif Yöntem

Mentzer İndeksi Formülü: MCV/RBCMCV / RBC. Eğer sonuç <13< 13 ise Talasemi, >13> 13 ise Demir Eksikliği lehinedir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 10Soru

2828 yaşında erkek hasta, idrar yolu enfeksiyonu nedeniyle trimetoprim-sulfametoksazol kullanmaya başladıktan üç gün sonra halsizlik, göz aklarında sararma ve koyu renkli idrar yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenesinde ikter ve hafif splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin: 9.29.2 g/dLg/dL, Retikülosit: %7\%7, İndirekt bilirubin: 3.43.4 mg/dLmg/dL ve LDH: 850850 U/LU/L olarak saptanıyor. Periferik yayma preparatında "ısırılmış hücreler" (bite cells) izlenirken, kristal viyole boyası ile yapılan incelemede eritrosit içi inklüzyonlar (Heinz gövdeleri) görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği

Cevap

Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği
Doğru yanıt olan hastalıkta, pentoz fosfat yolundaki enzim eksikliği nedeniyle eritrositler oksidatif hasara karşı savunmasız kalır. Sülfa grubu ilaçlar gibi tetikleyicilerle hemoglobin denatüre olur ve inklüzyonlar oluşturur. Bu durumun periferik yaymadaki yansıması ısırılmış hücreler ve Heinz gövdeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tetikleyiciyi değerlendir.
Hastanın sulfonamid içeren bir antibiyotik kullanımı sonrası akut hemoliz tablosuna girdiği görülmektedir.
G6PD eksikliğinde oksidatif stres (ilaç, enfeksiyon, bakla) hemolitik atakları tetikler.
2
Morfolojik bulguları analiz et.
Periferik yaymadaki "ısırılmış hücreler" ve kristal viyole ile görülen "Heinz gövdeleri" saptanmıştır.
Oksidatif stres sonucu denatüre olan hemoglobin eritrosit içinde çökelerek Heinz gövdelerini oluşturur; dalak makrofajları bu inklüzyonları temizlerken hücreden parça kopararak ısırılmış hücre görünümüne neden olur.
3
Ayırıcı tanı yap ve sonuca ulaş.
Klinik hikaye ve spesifik yayma bulguları G6PD eksikliği tanısını doğrular.
Diğer hemolitik anemi nedenlerinde (HS, PNH, AIHA) bu spesifik morfolojik kombinasyon izlenmez.

Anahtar Kavram

G6PD eksikliği, oksidatif stres altında hemoglobinin denatüre olup çökelmesi (Heinz gövdeleri) ve bu inklüzyonların dalakta temizlenmesi sonucu oluşan morfolojik değişikliklerle (ısırılmış hücreler) karakterize bir enzimopatidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

3232 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır aralıklı karın ağrısı ve sabahları daha belirgin olan idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde iki yıl önce saptanan ve nedeni açıklanamayan portal ven trombozu öyküsü mevcut. Fizik muayenede hafif ikter ve konjonktivalarda solukluk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.28.2 g/dL, retikülosit %6\%6, indirekt bilirubin 3.43.4 mg/dL, LDH 950950 U/L ve haptoglobin saptanamayacak düzeyde düşük bulunuyor. Direkt Coombs testi negatif saptanan bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kanda akım sitometrisi (CD55 ve CD59 ekspresyonu)

Cevap

Paroksismal noktürnal hemoglobinüri (PNH) tanısını kesinleştirmek için en uygun tetkik, periferik kanda akım sitometrisi ile CD55 ve CD59 ekspresyonu eksikliğinin gösterilmesidir.
Hastanın klinik tablosu (hemoliz bulguları, negatif Coombs, atipik venöz tromboz ve sabahları belirginleşen hemoglobinüri) Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) ile tam uyumludur. PNH, PIG-A gen mutasyonu sonucu GPI (glikozilfosfatidilinozitol) çapa proteinlerinin sentezlenememesiyle oluşur. Bu durum, eritrosit yüzeyinde komplemana karşı koruyucu olan CD55 (DAF) ve CD59 (MIRL) eksikliğine yol açarak kronik intravasküler hemolize neden olur. Akım sitometrisi bu proteinlerin eksikliğini göstermede en duyarlı ve özgül yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz parametrelerinin değerlendirilmesi
Yüksek retikülosit, yüksek LDH, yüksek indirekt bilirubin ve düşük haptoglobin değerleri hemoliz varlığını kanıtlar.
Hastanın anemisinin etiyolojisini belirlemek için ilk adım hemoliz varlığını ortaya koymaktır.
2
İmmünite kontrolü
Direkt Coombs testinin negatif olması, hemolizin immün kaynaklı olmadığını (non-immün) gösterir.
Otoimmün hemolitik anemileri dışlamak için gereklidir.
3
Klinik ipuçlarının (tromboz ve hemoglobinüri) birleştirilmesi
Sabah belirginleşen koyu renkli idrar (hemoglobinüri) ve atipik yerleşimli venöz tromboz (portal ven) varlığı PNH tanısını kuvvetle düşündürür.
PNH, hemoliz, tromboz ve sitopeni triadı ile karakterize edinsel bir kök hücre hastalığıdır.
4
Tanısal doğrulama
Akım sitometrisi ile eritrosit, nötrofil veya monositlerde GPI-çapalı proteinlerin (CD55, CD59) eksikliği saptanır.
PNH tanısında güncel altın standart yöntem budur.

Anahtar Kavram

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

Geçirdiği atipik pnömoni kliniği sonrası halsizlik ve koyu renkli idrar çıkarma şikayetleriyle başvuran bir hastada, laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.87.8 g/dL, MCHC 4040 g/dL ve MCV 108108 fL saptanıyor. Periferik yaymada yaygın eritrosit aglütinasyonları izleniyor. Direkt Coombs testinde anti-C3d pozitifliği saptanırken, anti-IgG negatif bulunuyor.

Bu hastadaki tablonun patogenezi ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemolizden sorumlu antikorlar eritrosit I (büyük I) antijenine spesifiktir

Cevap

Hemolizden sorumlu antikorlar eritrosit I (büyük I) antijenine spesifiktir
Hastanın öyküsündeki atipik pnömoni (muhtemelen Mycoplasma pneumoniae kaynaklı), yüksek MCHC (soğuk aglütinasyon artefaktı) ve C3d pozitifliği Soğuk Aglütinin Hastalığı tanısını koydurur. Mycoplasma enfeksiyonlarında gelişen soğuk aglütininler poliklonal IgM yapısındadır ve eritrosit yüzeyindeki I (Büyük I) antijenine karşı gelişir. (Unutmamak için: 'M'ycoplasma = 'M'acro I = Büyük I).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını analiz et
Atipik pnömoni öyküsü, yüksek MCHC (aglütinasyon belirtisi), C3d pozitifliği ve IgG negatifliği, hastada 'Soğuk Aglütinin Hastalığı' (Soğuk Tip OİHA) olduğunu gösterir.
MCHC'nin fizyolojik sınırların (36-37 g/dL) çok üzerinde olması ve periferik yaymada aglütinasyon görülmesi, soğuk aglütinin varlığının en güçlü işaretidir.
2
Etiyoloji ve antikor özgüllüğünü belirle
Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonları ile ilişkili soğuk aglütininler, eritrosit yüzeyindeki 'I' (büyük I) antijenine spesifik IgM tipi antikorlardır.
Enfeksiyöz Mononükleoz (EBV) ise genellikle 'i' (küçük i) antijenine karşı antikor oluşturur.
3
Tedavi ve prognoz özelliklerini değerlendir
Soğuk tip OİHA'da hemoliz kompleman aracılıdır ve karaciğerde gerçekleşir; bu nedenle steroidler ve splenektomi genellikle etkisizdir.
Sıcak tip OİHA (IgG, dalak sekestrasyonu) ile Soğuk tip OİHA (IgM, karaciğer sekestrasyonu) ayrımı tedavi için kritiktir.

Anahtar Kavram

Soğuk Aglütinin Hastalığı (Mycoplasma ilişkili)

İpuçları

1
Coombs testinde sadece kompleman (C3d) pozitifliği ve IgG negatifliği, Sıcak Tip yerine Soğuk Tip OİHA'yı işaret eder.
2
Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu sonrası gelişen hemoliz tipik olarak 'I' antijenine karşı gelişen antikorlarla ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Sıcak Tip OİHA ile Soğuk Tip OİHA'nın periferik yayma bulgularını (Sferosit vs Aglütinasyon) karşılaştıran bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Herediter sferositoz tanısı ile takip edilen 2222 yaşında kadın hasta, son 33 gündür halsizlik, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın laboratuvar değerleri ve bazal (eski) değerleri aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreMevcut DeğerBazal Değer
Hemoglobin5.25.2 g/dLg/dL11.511.5 g/dLg/dL
Retikülosit%\% 0.20.2%\% 7.57.5
İndirekt Bilirubin0.80.8 mg/dLmg/dL2.82.8 mg/dLmg/dL
MCV8484 fLfL8282 fLfL

Bu klinik tabloya neden olan en olası patojen aşağıdakilerinden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parvovirüs B19

Cevap

Kronik hemolitik anemi zemininde gelişen ani hemoglobin düşüşü ve retikülositopeni ile karakterize aplastik krizin en olası nedeni Parvovirüs B19'dur.
Doğru seçenek olan patojen, eritroid öncül hücrelerdeki P antijenine bağlanarak bu hücreleri enfekte eder ve hücre ölümüne yol açarak eritropoezi geçici olarak durdurur. Kronik hemolizi olan hastalarda eritrosit ömrü zaten kısa olduğu için (102010-20 gün), üretimin durması hızla derin anemiye yol açar. Retikülositopeni ve bilirubin düşüklüğü bu tablo için tanısal öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik zemini ve mevcut şikayetleri değerlendirilir.
Herediter sferositoz (kronik hemolitik anemi) tanısı olan bir hastada ani gelişen derin anemi semptomları saptanmıştır.
Zemin hastalığı, beklenen komplikasyonların tipini belirler.
2
Laboratuvar parametrelerindeki değişim analiz edilir.
Hemoglobin 11.511.5 g/dLg/dL'den 5.25.2 g/dLg/dL'ye düşerken, retikülositlerin %\% 7.57.5'ten %\% 0.20.2'ye (belirgin retikülositopeni) düştüğü görülür.
Retikülositopeni, kemik iliğinde eritroid üretimin durduğunu (aplastik süreç) gösterir.
3
Bilirubin düzeyindeki değişim yorumlanır.
İndirekt bilirubinin bazal değerin altına düşmesi, hemolizin devam etmediğini aksine üretimin durduğunu destekler.
Aplazi durumunda, hemoliz edilecek yeni eritrosit üretilemediği için bilirubin düzeyleri düşer.
4
Klinik tablo en olası etkenle eşleştirilir.
Parvovirüs B19, eritroid öncül hücreleri enfekte ederek aplastik krize yol açan en spesifik patojendir.
Literatürde ve sınav formatında aplastik kriz-Parvovirüs B19 ilişkisi yüksek verimlidir.

Anahtar Kavram

Herediter sferositoz gibi kronik hemolitik anemilerde Parvovirüs B19 enfeksiyonu sonucu gelişen 'Aplastik Kriz', derin anemi ve retikülositopeni ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

Akut üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle sulfonamid tedavisi başlanan 2929 yaşında erkek hastada, tedavinin 44. gününde ani gelişen halsizlik, skleralarda sararma ve idrar renginde belirgin koyulaşma şikayetleri ortaya çıkmıştır. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin: 8.9 g/dL8.9 \text{ g/dL}, retikülosit: %8\%8, indirekt bilirubin: 3.6 mg/dL3.6 \text{ mg/dL} ve LDH: 920 U/L920 \text{ U/L} saptanmıştır. Periferik yaymada polikromazi ile birlikte 'bite cells' (ısırılmış hücreler) ve Heinz cisimcikleri gözlenmiştir.

Bu hastada kesin tanı için uygulanması gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut hemoliz atağı düzeldikten 8128-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi

Cevap

Kesin tanı için akut hemoliz atağı düzeldikten yaklaşık 8-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi gerekir.
Kesin tanı için akut hemoliz atağı düzeldikten 8-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi ifadesi doğrudur. G6PD eksikliğinde, oksidatif stres altında enzim düzeyi en düşük olan yaşlı eritrositler ilk olarak parçalanır. Bu sırada kemik iliği yanıtı olarak kana yeni salınan genç eritrositlerin (retikülositlerin) enzim aktivitesi normal veya yüksektir. Bu durum, akut fazda yapılan enzim ölçümlerinin yanlışlıkla normal çıkmasına (yalancı negatiflik) neden olur. Gerçek bazal enzim düzeyini görmek için retikülositozun yatışması beklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
İlaç tetikleyici (sulfonamid), 'bite cells' ve Heinz cisimcikleri varlığı Glikoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliğine işaret eder.
G6PD eksikliği, oksidatif stres (ilaç, enfeksiyon, bakla) sonrası ani gelişen intravasküler ve ekstravasküler hemoliz ile karakterizedir.
2
Tanısal zamanlamayı analiz et
Akut atak sırasında retikülositoz mevcuttur ve retikülositler enzim içeriği bakımından zengindir.
Atak sırasında enzim düzeyi düşük olan yaşlı eritrositler hemolize uğradığı için, ölçülen enzim aktivitesi yanlış bir şekilde normal çıkabilir (yalancı negatiflik).
3
Doğru tanı yöntemini belirle
Hemoliz durduktan ve retikülosit sayısı normale döndükten (yaklaşık 2-3 ay) sonra kantitatif enzim analizi yapılmalıdır.
Eritrosit popülasyonu stabilize olduğunda gerçek enzim aktivitesi doğru ölçülebilir.

Anahtar Kavram

G6PD eksikliğinde tanısal yalancı negatifliği önlemek için test zamanlamasının önemi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

18 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri aralıklı olarak tekrarlayan halsizlik ve göz aklarında hafif sararma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanıyor ve dalak kot kavsini 33 cm geçecek şekilde palpabl bulunuyor. Laboratuvar incelemelerinde şu bulgular saptanıyor:

ParametreSonuç
Hemoglobin9.89.8 g/dL
MCV9494 fL
Retikülosit%8.28.2
İndirekt Bilirubin3.43.4 mg/dL
LDH720720 U/L
Direkt CoombsNegatif

Periferik yaymasında "ekinositler" (dikenli hücreler) görülen ve hemoglobin-oksijen disosiasyon eğrisinde sağa kayma saptanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirüvat kinaz eksikliği

Cevap

Vakada tarif edilen bulgular pirüvat kinaz eksikliğini işaret etmektedir.
Pirüvat kinaz eksikliği, glikoliz yolundaki distal bir enzim eksikliği olduğu için proksimalde yer alan 2,3-difosfogliseratın (2,3-DPG) hücre içinde birikmesine neden olur. Bu madde, hemoglobinin oksijeni bırakmasını kolaylaştırarak eğriyi sağa kaydırır. Morfolojik olarak ekinosit (dikenli hücre) görülmesi de bu tanı için karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını değerlendir
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek indirekt bilirubin ve yüksek LDH değerleri aktif bir hemolitik süreci doğrular.
Anemi ile birlikte indirekt hiperbilirubinemi ve laktat dehidrogenaz artışı tipik hemoliz göstergeleridir.
2
İmmüniteyi kontrol et
Direkt Coombs testinin negatif olması, hemolizin otoimmün kaynaklı olmadığını gösterir.
Antikor aracılı hemolizleri dışlamak için Coombs testi temel bir basamaktır.
3
Spesifik morfolojik ve fizyolojik ipuçlarını analiz et
Periferik yaymadaki ekinositler ve oksijen eğrisindeki sağa kayma (azalmış oksijen afinitesi), pirüvat kinaz eksikliğine özgüdür.
Pirüvat kinaz enzim bloğu sonrası biriken ara ürünler (2,3-DPG), oksijen-hemoglobin eğrisini sağa kaydırarak doku oksijenlenmesini artırır.

Anahtar Kavram

Pirüvat kinaz eksikliğinde 2,3-DPG birikimine bağlı hemoglobin oksijen afinitesinin azalması (sağa kayma).

Daha Fazla Pratik

Pirüvat kinaz eksikliği olan hastaların, hemoglobin düzeylerine göre beklenenden daha az semptomatik olmalarının nedenini 2,3-DPG artışıyla ilişkilendirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

2222 yaşında erkek hasta, halsizlik ve göz aklarında hafif sarılık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali, kafa kemiklerinde belirginleşme (sincap yüzü görünümü) ve maksiller genişleme saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.68.6 g/dL
MCV6464 fL
Retikülosit%4.2\%4.2
İndirekt Bilirubin2.82.8 mg/dL
LDH450450 U/L
Direkt CoombsNegatif

Hastanın çocukluğundan beri benzer hemoglobin seviyelerine sahip olduğu ancak bu zamana kadar hiç düzenli kan transfüzyonu almadığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik seyir ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doku hipoksisini önlemek ve kemik deformitelerini durdurmak amacıyla tanıyla birlikte aylık düzenli eritrosit transfüzyon programına başlanmalıdır.

Cevap

Tedavi yönetiminde tanıyla birlikte aylık düzenli eritrosit transfüzyon programına başlanması gerektiği ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek (tanıyla birlikte düzenli transfüzyon programı) yanlıştır çünkü Beta-talasemi İntermedia tanısı alan hastalar tanım gereği 'transfüzyon bağımlı olmayan talasemi' (NTDT) grubuna girer. Bu hastalarda düzenli transfüzyon, büyüme gelişme geriliği, kemik deformitelerinin ilerlemesi veya splenomegaliye bağlı komplikasyonlar gibi spesifik durumlar gelişmedikçe uygulanmaz. Düzenli transfüzyon tedavisi Beta-talasemi Majör için standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Düşük MCVMCV (6464 fL), orta derece anemi (HbHb 8.68.6 g/dL), hemoliz bulguları (bilirubin ve LDHLDH yüksekliği) ve belirgin kemik değişiklikleri (sincap yüzü) saptandı.
Hastanın anemi tipini ve ciddiyetini belirlemek için başlangıç adımıdır.
2
Transfüzyon öyküsü ve yaşı değerlendir
Hastanın çocukluğundan beri transfüzyon almadan bu yaşa gelebilmiş olması, Beta-talasemi Majör tanısını eler.
Majör formda yaşamın ilk iki yılında transfüzyon bağımlılığı başlar.
3
Tanıyı netleştir
Klinik tablo Beta-talasemi İntermedia ile uyumludur.
Orta şiddette anemi ve transfüzyon bağımsızlığı İntermedia için karakteristiktir.
4
Tedavi prensiplerini hatırla
İntermedia hastalarında rutin aylık transfüzyon yapılmaz; tedavi semptomatiktir ve komplikasyon izlemine dayanır.
Düzenli transfüzyonlar sadece büyüme başarısızlığı veya fonksiyonel kısıtlılık durumunda Majör protokolüne benzer şekilde uygulanır.

Anahtar Kavram

Beta-Talasemi İntermedia ile Majör arasındaki en temel fark transfüzyon bağımlılığıdır.
Soru 17Soru

2828 yaşında kadın hasta, son 22 haftadır giderek artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar hafif ikterik saptanıyor ve yapılan batın muayenesinde Traub alanı kapalı bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7,87,8 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 9494 fL, retikülosit %\% 99, haptoglobin <5< 5 mg/dL (N: 3020030-200), laktat dehidrogenaz (LDH) 850850 U/L ve indirekt bilirubin 3,23,2 mg/dL olarak ölçülüyor. Periferik yaymada belirgin polikromazi ve sferositler izleniyor. Direkt Coombs testi IgG ile (++) pozitif, C3 ile (-) negatif bulunuyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları temelinde, hastadaki eritrosit yıkımının birincil olarak gerçekleştiği bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalak

Cevap

Eritrosit yıkımının temel bölgesi dalaktır.
Hastada saptanan bulgular (SLE öyküsü, sferositler, Direkt Coombs IgG pozitifliği) sıcak tip otoimmün hemolitik anemiye işaret etmektedir. Bu tabloda eritrositler IgG ile kaplıdır. Dalaktaki makrofajlar, üzerlerindeki Fc reseptörleri aracılığıyla bu IgG'li eritrositleri yakalar. Bu etkileşim sonucu eritrosit membranının bir kısmı koparılır (sferosit oluşumu) ve hücreler nihayetinde dalak sinüzoidlerinde parçalanır. Dolayısıyla birincil yıkım yeri dalaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını doğrula
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek LDH, yüksek indirekt bilirubin ve düşük haptoglobin hemolizi kanıtlar.
Aneminin etiyolojisini belirlemek için ilk adım hemolitik-nonhemolitik ayrımıdır.
2
Hemolizin mekanizmasını belirle
Direkt Coombs testinin IgG ile pozitif olması, sıcak tip otoimmün hemolitik anemi (S-OTHA) tanısını koydurur.
İmmün aracılı hemolizi konjenital nedenlerden ayırt etmek için Direkt Coombs testi kullanılır.
3
Yıkım bölgesini tanımla
IgG ile kaplı eritrositler, dalaktaki makrofajların Fc reseptörleri tarafından tanınır ve ekstravasküler olarak yıkılır.
Sıcak tip OTHA'da temel patoloji dalakta gerçekleşen ekstravasküler hemolizdir.

Anahtar Kavram

Sıcak tip otoimmün hemolitik anemide (IgG aracılı) eritrositler, dalaktaki makrofajlar tarafından kısmi fagositoza uğrayarak sferositlere dönüşür ve birincil olarak dalakta yıkılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilen 21 yaşındaki erkek hasta, son günlerde gelişen aşırı halsizlik, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın öyküsünden, bir hafta önce yeğeninde 'yüzünde tokat atılmış gibi kızarıklık' ile seyreden döküntülü bir hastalık olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede cilt ve mukozalar soluk, skleralar subikterik görünümdedir. Dalak palpe edilmiyor.

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

* Hemoglobin: 4.84.8 g/dL
* Lökosit: 8.5008.500/µL
* Trombosit: 210.000210.000/µL
* Retikülosit: %0.1\%0.1
* LDH: 650650 U/L
* İndirekt Bilirubin: 3.13.1 mg/dL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik kriz

Cevap

Aplastik kriz
Soruda tarif edilen vaka, orak hücreli anemi zemininde gelişen bir aplastik kriz tablosudur. Bu tanıyı destekleyen en önemli bulgular şunlardır:
1. Derin Anemi: Hemoglobinin hastanın bazal düzeyinin (genellikle 8-9 g/dL) çok altına (4.84.8 g/dL) düşmesi.
2. Retikülositopeni: Hemolitik anemilerde normalde retikülosit sayısı artmışken, burada kemik iliği eritroid serisinin duraklaması nedeniyle retikülositin çok düşük (%0.1\%0.1) olması.
3. Parvovirus B19 Teması: Yeğenindeki 'tokatlanmış yanak' bulgusu, Parvovirus B19 enfeksiyonunu (5. Hastalık) işaret eder. Bu virüs, eritroid progenitör hücrelere tropizm göstererek geçici aplaziye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın zemin hastalığını ve mevcut klinik tablosunu tanımla.
Orak hücreli anemi hastasında ani gelişen derin anemi (Hb: 4.8 g/dL).
Kronik hemolitik anemili hastalarda hemoglobinin bazal değerin çok altına düşmesi akut bir krizi işaret eder.
2
Aneminin kemik iliği yanıtını (retikülosit) değerlendir.
Retikülosit %0.1 (Ciddi retikülositopeni).
Normalde hemolitik anemide retikülositin yüksek olması beklenir. Düşük olması kemik iliğinin baskılandığını gösterir.
3
Etiyolojik ipuçlarını değerlendir.
Öyküde 'tokat atılmış gibi kızarıklık' (Eritema İnfeksiyozum - Parvovirus B19) teması var.
Parvovirus B19, eritroid öncül hücreleri enfekte ederek geçici saf kırmızı hücre aplazisine (aplastik kriz) neden olur.
4
Ayırıcı tanıları dışla.
Sekestrasyon ve hiperhemolitik krizlerde retikülosit yüksektir. Vazo-oklüzif krizde ağrı ön plandadır.
Retikülositopeni ve öykü birleştiğinde tanı kesinleşir.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide Parvovirus B19 enfeksiyonuna bağlı gelişen aplastik krizin tanınması (Derin anemi + Düşük retikülosit).
Soru 19Soru

2626 yaşında erkek hasta, daha önce bilinen bir sağlık sorunu olmadığını ifade etmektedir. Arkadaşlarıyla çıktığı yüksek irtifa dağ tırmanışı sırasında aniden başlayan şiddetli sol üst kadran ağrısı, bulantı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sol üst kadranda belirgin hassasiyet ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları: Hemoglobin 13.813.8 g/dL, Hematokrit %41\%41, BK 10.500/mm310.500/mm^3, Trombosit 220.000/mm3220.000/mm^3. Batın tomografisinde dalakta kama şeklinde hipodens enfarkt alanları izleniyor. Hemoglobin elektroforezinde HbA:%62HbA: \%62, HbS:%35HbS: \%35, HbA2:%3HbA_2: \%3 ve HbF:%0HbF: \%0 saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS)

Cevap

Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS)
Hastanın hemoglobin düzeyinin normal olması ve elektroforezde HbAHbA oranının HbSHbS oranından yüksek olması (HbA>HbSHbA > HbS), tabloyu orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS) olarak tanımlar. HbASHbAS taşıyıcıları normalde asemptomatiktir; ancak yüksek irtifa gibi düşük oksijen basıncına maruz kalınan durumlarda dalak mikrosirkülasyonunda oraklaşma ve buna bağlı enfarkt gelişebilir. Ayrıca HbSSHbSS hastalarında dalak genellikle çocukluk çağında oto-splenektomiye uğradığı için erişkin dönemde splenomegali ve akut dalak enfarktı beklenmez; bu bulgu da HbASHbAS tanısını destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Daha önce sağlıklı olan bir gençte, yüksek irtifada (hipoksi tetikleyici) akut sol üst kadran ağrısı ve dalak enfarktı gelişmiş.
Yüksek irtifadaki düşük oksijen basıncı, oraklaşma eğilimi olan hücrelerin dalak mikrosirkülasyonunda tıkanıklığa yol açmasına neden olur.
2
Hemoglobin elektroforezini yorumla
HbA:%62HbA: \%62, HbS:%35HbS: \%35, HbA2:%3HbA_2: \%3.
HbAHbA'nın HbSHbS'den fazla olması (HbA>HbSHbA > HbS) ve normal HbA2HbA_2 düzeyi, orak hücreli taşıyıcılığın (HbASHbAS) kesin göstergesidir.
3
Ayırıcı tanı yap
Normal hemoglobin düzeyi (13.813.8 g/dL) anemiyi dışlar, bu durum taşıyıcılıkla uyumludur.
Orak hücreli anemi (HbSSHbSS) veya HbS/βHbS/\beta-talasemi vakalarında genellikle belirgin anemi mevcuttur.

Anahtar Kavram

Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS) genellikle asemptomatik olsa da, aşırı hipoksi (yüksek irtifa gibi), dehidratasyon veya asidoz durumlarında dalak enfarktı veya renal papiller nekroz (hematüri) gibi komplikasyonlara yol açabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

2323 yaşında erkek hasta, acil servise 33 gündür devam eden şiddetli halsizlik, gözlerde sararma ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın bilincinin hafif konfüze olduğu ve sorulanlara gecikmeli yanıt verdiği gözleniyor. Özgeçmişinde bilinen bir kronik hastalık öyküsü bulunmuyor.

Fizik muayenede skleralar belirgin ikterik, batın muayenesinde sağ üst kadranda hassasiyet mevcut, ancak belirgin organomegali saptanmıyor. Nörolojik muayenede hafif 'flapping tremor' (asteriksis) izleniyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin7.87.8 g/dL
MCV102102 fL
Trombosit115.000115.000 /mm³
Lökosit10.50010.500 /mm³
Retikülosit%14\%14
Total Bilirubin2626 mg/dL
Direkt Bilirubin99 mg/dL
AST210210 U/L
ALT7575 U/L
Alkalen Fosfataz (ALP)1414 U/L
INR1.91.9
Direkt CoombsNegatif
Haptoglobin<10<10 mg/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki hemolitik aneminin etyolojisinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wilson hastalığı

Cevap

Wilson hastalığı (Fulminan başlangıçlı)
Bu vaka, Wilson hastalığının fulminan başlangıcını temsil eden klasik bir 'TUS spot' bilgisidir. Genç bir hastada Coombs negatif hemolitik anemi ve akut karaciğer yetmezliği birlikteliği güçlü bir şekilde Wilson hastalığını düşündürmelidir. Tanıyı destekleyen en spesifik laboratuvar bulgusu ise Alkalen Fosfataz (ALP) düşüklüğüdür (<40<40 U/L) veya Alkalen Fosfataz / Total Bilirubin oranının <2<2 olmasıdır. Serbest bakırın kana karışması hem oksidatif hasarla hemolize neden olur hem de çinko kofaktörünün yerini alarak ALP enzim aktivitesini bozar. AST düzeyinin ALT'den belirgin yüksek olması da mitokondriyal hasarı yansıtır ve Wilson lehinedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını doğrula
Düşük Hb (7.87.8), yüksek retikülosit (%14), düşük haptoglobin ve yüksek indirekt bilirubin hemolizi gösterir.
Aneminin mekanizmasını (yapım azlığı vs. yıkım fazlalığı) belirlemek.
2
Hemoliz tipini belirle
Direkt Coombs negatif olduğu için otoimmün nedenler (AIHA) dışlanır. Non-immün bir hemoliz mevcuttur.
Otoimmün ve non-immün nedenleri ayırt etmek.
3
Eşlik eden organ bulgularını analiz et
Sarılık, koagülopati (INR 1.91.9) ve ensefalopati (konfüzyon, asteriksis) akut karaciğer yetmezliğini işaret eder.
Hemolizin sistemik bir hastalığın parçası olup olmadığını anlamak.
4
Spesifik ipuçlarını (AST/ALT ve ALP) değerlendir
AST > ALT oranı yüksektir (Wilson'da tipiktir). En kritik bulgu Alkalen Fosfataz (ALP) düzeyinin çok düşük (1414 U/L) olmasıdır.
Ayırıcı tanıyı kesinleştirmek. Wilson hastalığında bakırın ALP enzimini inhibe etmesi nedeniyle ALP aşırı düşük saptanır.

Anahtar Kavram

Wilson hastalığı; genç erişkinlerde Coombs negatif hemolitik anemi, akut karaciğer yetmezliği ve şaşırtıcı derecede düşük ALP düzeyi (<40 U/L) triadı ile prezente olabilir.

İpuçları

1
Hastada hemoliz var (Hb düşük, retikülosit yüksek), ancak Coombs testi negatif. Yani sorun antikorlar değil.
2
Hemolize akut karaciğer yetmezliği (INR yüksek, konfüzyon) eşlik ediyor. Sarılık çok yüksek ama Alkalen Fosfataz (ALP) şaşırtıcı derecede düşük.
3
Bakır metabolizması bozukluğu olan bu hastalıkta, serbest bakır kana karışarak eritrositleri parçalar ve ALP enzimini inhibe eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Hemolitik Anemiler ve Hemoglobinopatiler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin