Kardiyoloji

409 soru

Soru 1Soru

64 yaşında erkek hasta, akut inferior miyokard enfarktüsü tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesine yatırılıyor. Primer perkütan girişim sonrası izlenen hastanın yatışının 3. gününde ani gelişen nefes darlığı, terleme ve hipotansiyon tablosu ortaya çıkıyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/50 mmHg, kalp hızı 110/dk olarak ölçülüyor. Oskültasyonda akciğer bazallerinde krepitan raller ve apekste en iyi duyulan, koltuk altına yayılım gösteren 3/6 şiddetinde pansistolik bir üfürüm saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Papiller kas rüptürü

Cevap

Papiller kas rüptürü
Hastada akut inferior miyokard enfarktüsü sonrası erken dönemde (3. gün) ani gelişen sol kalp yetersizliği (akciğer ödemi) ve hipotansiyon tablosu mevcuttur. Apekste duyulan ve koltuk altına yayılan pansistolik üfürüm, akut mitral yetmezliğini gösterir. Inferior MI, posteromedial papiller kasın kanlanmasını sağlayan (genellikle RCA kaynaklı) PDA'yı etkileyebilir. Posteromedial papiller kas sadece tek bir arterden beslendiği için iskemiye ve rüptüre en duyarlı kastır. Bu durum akut ciddi mitral yetmezliğine ve 'flash' pulmoner ödeme yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Inferior MI sonrası 3. gün, ani hipotansiyon ve akciğer ödemi (nefes darlığı, raller) gelişmiş.
Mekanik bir komplikasyon şüphesi oluşturur.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Apekste duyulan ve koltuk altına yayılan pansistolik üfürüm.
Bu üfürüm karakteri akut Mitral Yetmezliğini (MY) işaret eder.
3
MI lokalizasyonu ile ilişkilendir
Inferior MI, posteromedial papiller kası besleyen damarı (genellikle RCA) etkiler.
Posteromedial papiller kas tek damardan beslendiği için rüptüre en yatkın kastır ve sonucu akut MY'dir.

Anahtar Kavram

Inferior MI sonrası gelişen ani akciğer ödemi ve apekste pansistolik üfürüm, posteromedial papiller kas rüptürünü düşündürmelidir.

İpuçları

1
Hastanın üfürümünün lokalizasyonuna (apeks) ve yayılımına (koltuk altı) dikkat edin.
2
Akciğer ödemi bulguları (krepitan raller) akut gelişen bir sol kalp problemini (kapak yetmezliği gibi) işaret ediyor.
3
Inferior MI özellikle tek kanlanması olan posteromedial papiller kası etkileyerek mitral yetmezliğine neden olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Kardiyoloji polikliniğinde değerlendirilen 58 yaşında erkek hastanın ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %32 olarak ölçülüyor. Evre C kalp yetersizliği tanısı konulan ve övolemik olduğu belirlenen hastaya kılavuzlara uygun medikal tedavi düzenleniyor. Hastanın tedavisine mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış bir beta bloker eklenecektir. Aşağıdaki ilaçlardan hangisinin tercih edilmesi bu endikasyon için en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metoprolol süksinat

Cevap

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış beta bloker metoprolol süksinattır.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tedavisinde mortaliteyi azalttığı büyük randomize çalışmalarla kanıtlanmış sadece üç temel beta bloker vardır: Bisoprolol (CIBIS-II), Carvedilol (COPERNICUS) ve Metoprolol Süksinat (MERIT-HF). Bu nedenle, seçenekler arasında doğru tercih Metoprolol Süksinat'tır. Bu ilaçlar nörohormonal blokaj sağlayarak sol ventrikül remodelingini tersine çevirir ve ani ölüm riskini azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve tedavi hedefini belirle
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF, EF <%40) mevcut ve mortaliteyi azaltmak hedefleniyor.
Soruda EF %32 verilmiş ve mortalite faydası olan bir ilaç sorulmuştur.
2
Kalp yetersizliğinde kanıta dayalı beta blokerleri hatırla
Carvedilol, Bisoprolol ve Metoprolol Süksinat (ve yaşlılarda Nebivolol).
Kılavuzlar sadece bu spesifik ajanların HFrEF tedavisinde sağkalımı artırdığını belirtir.
3
Seçenekler arasındaki ayrıma dikkat et
Metoprolol tartrat değil, metoprolol süksinat seçilmelidir.
Metoprololün sadece uzun etkili süksinat formu (MERIT-HF çalışması) kalp yetersizliğinde mortalite faydası göstermiştir.

Anahtar Kavram

Kalp yetersizliğinde mortaliteyi azaltan beta blokerler sadece Metoprolol Süksinat, Bisoprolol ve Carvedilol'dür.
Soru 3Soru

5252 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/45155/45 mmHg, nabız 9292/dakika ve sıçrayıcı (Corrigan) karakterde saptanıyor. Apeks vuruşu 66. interkostal aralıkta, ön aksiller hatta ve hiperdinamik olarak alınıyor. Oskültasyonda sternumun sol kenarı 33. interkostal aralıkta (Erb odağı) hastayı öne eğmekle ve ekspiryum sonunda belirginleşen yüksek frekanslı erken diyastolik dekreşendo üfürüm duyuluyor. Ayrıca apeks odağında düşük frekanslı, mid-diyastolik bir rulman (üfürüm) saptanıyor. Buna göre, hastadaki apikal diyastolik rulmanın oluşum mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aort yetersizlik jetinin mitral ön kapağa çarparak kapağın ventrikül içine açılmasını kısıtlaması

Cevap

Hastadaki apikal diyastolik rulmanın mekanizması, aort yetersizliği jetinin mitral ön kapağa çarparak kapağın açılmasını fiziksel olarak kısıtlamasıdır (Austin Flint üfürümü).
Aort yetersizliği jeti, sol ventrikül içine geri dönerken mitral kapağın ön yaprakçığına (anterior leaflet) çarpar. Bu çarpma, kapağı ventrikül lümenine doğru (septuma yakınlaştırarak) yer değiştirir. Sonuç olarak, sol atriyumdan gelen kanın geçişi için gereken açıklık daralır ve 'fonksiyonel mitral darlığı' tablosu oluşur. Bu klinik durum Austin Flint üfürümü olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Geniş nabız basıncı (155/45155/45 mmHg), Corrigan nabzı ve Erb odağındaki diyastolik üfürüm, hastada kronik aort yetersizliği (AY) olduğunu gösterir.
Aort yetersizliğinde diyastolde aorttan ventriküle kan kaçışı periferik nabız basıncını artırır ve tipik erken diyastolik üfürümü oluşturur.
2
Apikal bulguyu tanımlama
Aort yetersizliği zemininde apeks odağında duyulan mid-diyastolik rulman 'Austin Flint üfürümü' olarak adlandırılır.
Aort yetersizliği olan hastalarda mitral darlığına benzer bir diyastolik rulman duyulabilir.
3
Mekanizmayı açıklama
AY jeti mitral ön kapağa çarparak onu septum yönünde itmekte ve sol atriyumdan gelen kanın geçişini zorlaştırarak fonksiyonel bir darlık yaratmaktadır.
Bu mekanizma, organik bir darlık olmaksızın diyastolik rulman duyulmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Austin Flint Üfürümü Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Aort yetersizliğinin diğer periferik bulgularını (Quincke, De Musset, Duroziez) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

5555 yaşında erkek hasta, ani başlayan ve 22 saattir devam eden retrosternal baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/6090/60 mmHgmmHg, nabız 110/dk110/dk, solunum sayısı 24/dk24/dk ve akciğer oskültasyonunda her iki akciğer bazalinde raller saptanıyor. Elektrokardiyografisinde (EKGEKG) V1V4V_1-V_4 derivasyonlarında 232-3 mmmm ST segment elevasyonu ve yeni geliştiği bilinen sağ dal bloğu (RBBBRBBB) izleniyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan tıkayıcı lezyonun en olası lokalizasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proksimal sol ön inen arter (LADLAD)

Cevap

Proksimal sol ön inen arter (LAD) tıkanıklığı
Hastanın EKG'sinde V1V4V_1-V_4 derivasyonlarında ST segment yükselmesi izlenmesi anterior miyokard enfarktüsünü (MI) tanımlar. Bu bölge sol ön inen arter (LADLAD) tarafından beslenir. EKG'de eşlik eden sağ dal bloğu (RBBBRBBB), septal perforatör dalların (özellikle ilk septal dal olan S1S_1) etkilendiğini kanıtlar. S1S_1 dalı LADLAD'nin proksimalinden köken aldığı için, tıkanıklık bu dalın çıkışından önce gerçekleşmiştir. Ayrıca hastadaki hipotansiyon ve raller, enfarktüs alanının genişliğini ve dolayısıyla proksimal tıkanıklığı destekleyen klinik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarını analiz et
V1V4V_1-V_4 arası ST yükselmesi anterior duvar miyokard enfarktüsüne işaret eder.
Anterior duvarın ana besleyicisi sol ön inen arterdir (LADLAD).
2
Eşlik eden ileti bozukluğunu değerlendir
Yeni gelişen sağ dal bloğu (RBBBRBBB), iletim sisteminin (His demeti ve sağ dal) etkilendiğini gösterir.
İletim sistemini besleyen ilk septal dal (S1S_1), LADLAD'nin proksimal segmentinden ayrılır.
3
Klinik tabloyu ve hemodinamiyi birleştir
Hipotersiyon ve akciğerlerde raller (sol kalp yetmezliği), etkilenen miyokard alanının geniş olduğunu gösterir.
Proksimal LADLAD tıkanıklığı, sol ventrikülün büyük bir kısmını etkileyerek ciddi hemodinamik bozulmaya yol açar.

Anahtar Kavram

Anterior STEMI'de Proksimal LAD Tıkanıklığı ve Sağ Dal Bloğu İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

58 yaşında erkek hasta, kronik kalp yetersizliği tanısıyla takip edilmektedir. Yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %28\%28 olarak saptanmıştır. Hastanın mevcut tedavisi ramipril 10 mg/gu¨n10 \text{ mg/gün}, karvedilol 25 mg 2x125 \text{ mg 2x1}, spironolakton 25 mg/gu¨n25 \text{ mg/gün} ve empagliflozin 10 mg/gu¨n10 \text{ mg/gün} şeklindedir. Bu tedaviye rağmen hastanın NYHANYHA sınıf III semptomları (hafif eforla nefes darlığı) devam etmektedir. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70 mmHg110/70 \text{ mmHg}, nabız 74/dk74\text{/dk}, juguler venöz dolgunlukta hafif artış, her iki akciğer bazalinde ince raller ve apekste S3S_3 gallop ritmi mevcuttur. Laboratuvar tetkiklerinde potasyum: 4.6 mEq/L4.6 \text{ mEq/L}, kreatinin: 1.2 mg/dL1.2 \text{ mg/dL} ve NTproBNP:2200 pg/mLNT-proBNP: 2200 \text{ pg/mL} ölçülmüştür. Bu hastanın sağkalımını iyileştirmek için medikal tedavisinde yapılması gereken bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramipril'in kesilerek 36 saatlik ara sonrası sakubitril/valsartan tedavisine geçilmesi

Cevap

Ramipril'in kesilerek 36 saatlik ara sonrası sakubitril/valsartan tedavisine geçilmesi
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan ve uygun dozda ACE inhibitörü, beta-bloker, mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) ve SGLT2 inhibitörü almasına rağmen semptomatik kalan hastalarda, sağkalımı daha fazla iyileştirmek için ACE inhibitörünün bir anjiyotensin reseptör-neprilisin inhibitörü (ARNI) olan sakubitril/valsartan ile değiştirilmesi önerilir (Sınıf I öneri). ACE inhibitörleri ile neprilisin inhibitörlerinin kombine edilmesi ciddi anjiyoödem riskine yol açtığından, geçiş sırasında en az 36 saatlik bir ara verilmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve mevcut tedavisini değerlendir
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF, EF %28) ve NYHA Sınıf III semptomlara sahiptir. Standart dörtlü tedavinin (ACEi, BB, MRA, SGLT2i) tüm bileşenlerini almaktadır.
Tedavi optimizasyonu için hastanın hangi basamakta olduğu belirlenmelidir.
2
Mortaliteyi azaltacak bir sonraki basamağı belirle
Güncel kılavuzlara göre, ACE inhibitörü altında semptomatik kalan hastalarda ACEi yerine ARNI (Sakubitril/Valsartan) kullanımı mortalite ve morbiditeyi daha fazla azaltır.
PARADIGM-HF çalışması, ARNI'nin Enalapril'e göre üstünlüğünü kanıtlamıştır.
3
İlaç değişim protokolünü uygula
Anjiyoödem riskini önlemek için ACE inhibitörü kesildikten sonra en az 36 saat beklenmeli, ardından ARNI başlanmalıdır.
Eş zamanlı ACE ve Neprilisin inhibisyonu bradikinin düzeylerini aşırı artırarak anjiyoödeme yol açabilir.

Anahtar Kavram

HFrEF hastalarında ACE inhibitöründen ARNI tedavisine geçişte 36 saatlik yıkanma (washout) süresi zorunluluğu ve bu değişimin mortalite üzerindeki ek yararı.
Soru 6Soru

3232 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol sternal kenar boyunca duyulan, Valsalva manevrası ve ayağa kalkmakla (standing) şiddeti belirgin şekilde artan 3/63/6 derecesinde kaba bir sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. EKG'de sol ventrikül hipertrofisi ve prekordiyal derivasyonlarda derin 'septal' Q dalgaları izleniyor. Bu hastanın tedavisinde semptomların rahatlatılması ve diyastolik doluş süresinin artırılması amacıyla ilk seçenek olarak kullanılması gereken ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metoprolol süksinat

Cevap

Metoprolol süksinat, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) hastalarında semptom kontrolü için ilk tercih edilen ilaçtır.
HOKM tedavisinde temel amaç, sol ventrikül çıkış yolundaki (LVOT) gradiyenti azaltmak ve diyastolik fonksiyonları iyileştirmektir. Metoprolol süksinat gibi beta blokerler, negatif kronotropik ve inotropik etkileri sayesinde bu hedefleri karşılayan ilk basamak tedavi seçeneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç hastada efor dispnesi, septal Q dalgaları ve Valsalva ile artan sistolik üfürüm HOKM tanısını gösterir.
HOKM'de üfürüm, sol ventrikül hacmi azaldığında (Valsalva, ayağa kalkma) artar; bu özellik onu aort stenozundan ayırır.
2
Tedavi hedeflerini belirle.
Kalp hızının yavaşlatılması ve negatif inotropik etki sağlanmalıdır.
Diyastolik doluş süresinin artması ventrikül dolumunu iyileştirir ve obstrüksiyonu azaltır.
3
Uygun ilaç grubunu seç.
Beta blokerler (örn. Metoprolol) ilk seçenek olarak tercih edilir.
Beta blokerler hem taşikardiyi önler hem de kontraktiliteyi azaltarak gradiyenti düşürür.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopatide (HOKM) fizik muayene manevraları ve farmakolojik tedavi prensipleri.
Soru 7Soru

34 yaşında erkek hasta, ani başlayan nefes darlığı ve fenalık hissi ile acil servise başvuruyor. Yaklaşık 1010 gün önce üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 120120/dakika ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Dinlemekle kalp seslerinin derinden geldiği ve inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lık bir düşüş olduğu belirleniyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perikard tamponadı

Cevap

Perikard tamponadı
Doğru seçenek olan perikard tamponadı, hastadaki Beck triadı (hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk, derinden gelen kalp sesleri) ve pulsus paradoksus (>10> 10 mmHg düşüş) bulgularını tam olarak açıklar. Hastanın 1010 gün önceki viral enfeksiyon öyküsü, akut perikardit sonrası gelişen hızlı sıvı birikimini ve tamponad tablosunu destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezi
Hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck Triadı) saptandı.
Bu üçlü bulgu, perikard boşluğunda basınç artışına bağlı kardiyak dolumun engellendiğini gösterir.
2
Pulsus paradoksus değerlendirmesi
İnspiryumda sistolik kan basıncında 1515 mmHg düşüş (> 1010 mmHg) belirlendi.
Tamponadda sağ ventrikülün inspiryumda artan dolumu, ortak perikardiyal alan kısıtlılığı nedeniyle interventriküler septumu sola iter ve sol ventrikül atım hacmini düşürür.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Viral prodrom öyküsü ile akut efüzyonel perikardit sonrası tamponad gelişimi doğrulandı.
Viral enfeksiyonlar perikardit ve buna bağlı perikardiyal efüzyonun en sık nedenlerindendir.

Anahtar Kavram

Perikard Tamponadı ve Beck Triadı

Daha Fazla Pratik

Perikard tamponadı tanısı kesinleşen bu hastada bir sonraki acil basamak tedaviyi (perikardiyosentez) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

64 yaşında kadın hasta, eforla gelen nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden 2 yıl önce miyokard enfarktüsü geçirdiği ve kalp yetersizliği tanısı ile takip edildiği öğreniliyor. Mevcut tedavisinde maksimal tolere edilebilir dozlarda enalapril ve karvedilol bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 7878/dk ve ritmik saptanıyor. Oskültasyonda apeksde S3 duyuluyor ve akciğer bazallerinde ince raller mevcut. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %2828 olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum potasyum düzeyi 4.24.2 mEq/L, kreatinin 1.01.0 mg/dL bulunuyor. Bu aşamada hastanın uzun dönem sağkalımını artırmak (mortaliteyi azaltmak) amacıyla tedaviye eklenmesi en uygun ilaç hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spironolakton

Cevap

Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti (MRA) olan Spironolakton
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tedavisinde nörohormonal blokaj esastır. ACE inhibitörü (veya ARNI) ve Beta bloker tedavisi altında halen semptomatik olan ve LVEF \leq %3535 saptanan hastalarda, aldosteron antagonistlerinin (Spironolakton veya Eplerenon) tedaviye eklenmesi, tüm nedenlere bağlı mortaliteyi ve hastaneye yatışları anlamlı ölçüde azaltır (RALES çalışması). Hastanın potasyum ve kreatinin değerleri bu ilaç grubunu başlamak için uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve mevcut tedavisini değerlendir
HFrEF (LVEF %28), semptomatik (NYHA II-III), ACE inhibitörü ve Beta bloker kullanıyor.
Tedavi optimizasyonu için temel kriterlerin belirlenmesi.
2
Kılavuzlara göre bir sonraki tedavi basamağını belirle
ACEi ve Beta blokere rağmen LVEF \leq %35 olan ve semptomatik devam eden hastalarda MRA (Spironolakton veya Eplerenon) eklenmesi önerilir (Sınıf I öneri).
Mortalite ve morbiditeyi azaltan kanıta dayalı tedavinin uygulanması.
3
Kontrendikasyonları kontrol et
Potasyum 4.24.2 mEq/L (< 5.05.0) ve Kreatinin 1.01.0 mg/dL (GFR > 3030).
MRA tedavisi başlanabilmesi için böbrek fonksiyonlarının ve potasyum düzeyinin uygun olması gerekir.

Anahtar Kavram

HFrEF tedavisinde mortaliteyi azaltan dört temel ilaç grubu: ARNI/ACEi/ARB, Beta Blokerler, MRA ve SGLT2 İnhibitörleridir. Diüretikler ve digoksin semptomatik iyileşme sağlar ancak mortaliteyi azaltmaz.

İpuçları

1
Aradığınız ilaç, sadece semptomları (ödem, nefes darlığı) rahatlatmakla kalmayıp, hastalığın nörohormonal patogenezine (RAAS sistemi) etki ederek yaşam süresini uzatmalıdır.
2
Bu ilaç grubu, potasyum tutucu özellik gösterir ve RALES çalışması ile kalp yetersizliğinde sağkalım avantajı kanıtlanmıştır.
3
Hastada zaten ACE inhibitörü ve Beta bloker var. 'Dörtlü Tedavi' prensibine göre eksik olan ve aldosteron reseptörlerini bloke eden ajanı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Benzer klinik tabloya sahip bir hastada SGLT2 inhibitörlerinin tedaviye eklenme kriterlerini ve etki mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

4545 yaşında kadın hasta, aniden başlayan ve yaklaşık 11 saattir devam eden çarpıntı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde genel durumu iyi, bilinci açık olup kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 170170/dakika ve solunum sayısı 1818/dakika olarak saptanıyor. Hastanın çekilen elektrokardiyogramında (EKG) düzenli, geniş QRS'li (>0.14>0.14 saniye) taşikardi izleniyor ve bazı derivasyonlarda AV disosiasyon bulguları saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde en uygun ilk basamak tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Intravenöz amiodaron uygulaması

Cevap

Stabil monomorfik ventriküler taşikardi tanısı konulan bu hastada en uygun ilk basamak tedavi intravenöz amiodaron uygulamasıdır.
Hastanın EKG bulguları (geniş QRS, düzenli taşikardi ve AV disosiasyon) ventriküler taşikardi (VT) tanısını koydurur. Kan basıncının normal olması ve akut organ hipoperfüzyonu bulgularının olmaması hastanın stabil olduğunu gösterir. Stabil monomorfik VT yönetiminde intravenöz amiodaron veya prokainamid kullanımı ilk basamak farmakolojik yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ritim analizi yapılması
Geniş QRS (>0.14>0.14 sn), düzenli ritim ve AV disosiasyon varlığı.
AV disosiasyon varlığı, geniş QRS'li taşikardilerde ventriküler taşikardi (VT) tanısı için son derece özgüldür.
2
Hemodinamik stabilite değerlendirmesi
Kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, bilinç açık, şok bulgusu yok.
Tedavi stratejisini (elektriksel vs. farmakolojik) belirlemek için hastanın stabil olup olmadığı değerlendirilmelidir.
3
Tedavi seçimi
Stabil VT olgusunda intravenöz antiaritmik kullanımı.
Hemodinamik olarak stabil olan VT olgularında amiodaron veya prokainamid gibi antiaritmikler ilk tercihtir.

Anahtar Kavram

Geniş QRS'li taşikardilerde stabiliteye göre tedavi yaklaşımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

4848 yaşında kadın hasta, son 33 gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde meme kanseri nedeniyle radyoterapi öyküsü mevcut. Fizik muayenede kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 118/dakika118/dakika ve pulsus paradoksus saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastada, inspiryum sırasında juguler venöz basınçta düşme gözleniyor (Kussmaul belirtisi negatif). Kardiyak oskültasyonda seslerin derinden geldiği duyuluyor. Juguler venöz nabız traseleri incelendiğinde belirgin bir "xx" inişi izlenirken, "yy" inişinin saptanamadığı (silikleştiği) dikkati çekiyor. Bu klinik tablo için en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil perikardiyosentez uygulanması

Cevap

Hipotansiyon, pulsus paradoksus ve juguler venöz traselerde 'y' inişinin silikleşmesi ile karakterize olan kardiyak tamponad tablosunda en uygun adım acil perikardiyosentezdir.
Hastada saptanan hipotansiyon, pulsus paradoksus ve derinden gelen kalp sesleri kardiyak tamponadı düşündürür. Juguler venöz traselerdeki silik 'y' inişi, ventriküler doluşun diyastolün başında bile ciddi şekilde kısıtlandığını göstererek tamponad tanısını kesinleştirir. Bu tablo acil dekompresyon gerektirdiğinden en uygun yaklaşım perikardiyosentezdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hipotansiyon, taşikardi, derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ve pulsus paradoksus tespiti.
Hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu ve perikardiyal bir patolojinin (sıvı birikimi) ventriküler doluşu engellediğini anlamak için.
2
Hemodinamik traselerin (JVP) değerlendirilmesi
Belirgin 'x' inişi ve silik/yok 'y' inişi.
Kardiyak tamponadda intraperikardiyal basınç diyastol boyunca yüksek kaldığından, erken diyastolik doluşu temsil eden 'y' inişi silikleşir. Bu bulgu tamponadı konstriktif perikarditten (derin 'y') ayırır.
3
Tedavi kararı
Acil perikardiyosentez.
Tamponad hayatı tehdit eden bir tıbbi acildir ve perikardiyal mesafedeki basıncın acilen düşürülmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponadda JVP traselerinde 'y' inişinin silikleşmesi ve pulsus paradoksus en karakteristik bulgulardır; konstriktif perikarditte ise 'y' inişi derinleşir (Friedreich belirtisi) ve Kussmaul belirtisi pozitiftir.
Soru 11Soru

54 yaşında erkek hasta, yaklaşık 3 saattir devam eden şiddetli, baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede hastanın genel durumu orta, cilt soğuk ve terli, arteriyel kan basıncı 85/50 mmHg, kalp hızı 38/dakika ve solunum sayısı 22/dakika olarak ölçülüyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de V1-V4 derivasyonlarında ST segment elevasyonu ve sağ dal bloğu (RBBB) görünümü izleniyor. Ritim şeridinde P dalgaları 90/dakika hızında düzenli, ventriküler hız 38/dakika ve düzenli, QRS süresi 140 ms olarak saptanıyor. Nadir iletilen atımlarda PR mesafesi sabit izleniyor. Bu hastanın bradiaritmi yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil geçici transvenöz pacemaker takılması

Cevap

Acil geçici transvenöz pacemaker takılması
Hastada akut ön duvar miyokard enfarktüsü (Anterior MI) ve buna eşlik eden semptomatik, hemodinamik instabilite yaratan yüksek dereceli bir AV blok mevcuttur. Geniş QRS kompleksi (140 ms) ve RBBB görünümü, bloğun His demeti distalinde (infranodal) olduğunu işaret eder. İnfranodal bloklar genellikle geniş nekroz alanına işaret eder ve vagal tonustan bağımsızdır; bu nedenle atropine yanıt vermezler. Hemodinamik instabilite (hipotansiyon) varlığında en uygun ve hayat kurtarıcı yaklaşım acil geçici transvenöz pacemaker takılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve EKG bulgularını analiz et
Hasta hipotansif (85/50 mmHg) ve bradikardik (38/dk). EKG'de Ön Duvar MI (V1-V4 ST elevasyonu) ve geniş QRS'li (140 ms) yüksek dereceli AV blok (P>QRS, PR sabit) mevcut.
Hemodinamik instabilite ve MI lokalizasyonu tedavi seçimini belirler.
2
Blok seviyesini belirle
Geniş QRS, RBBB ve Anterior MI varlığı, bloğun His demeti distali (infranodal) seviyesinde olduğunu gösterir.
İnferior MI genellikle AV nodu (supranodal) etkilerken, Anterior MI septal nekroz ile his-purkinje sistemini (infranodal) etkiler.
3
Uygun tedaviyi seç
İnfranodal bloklar parasempatolitiklere (atropin) yanıtsızdır. Hemodinamik bozukluk olduğu için acil pacemaker endikasyonu vardır.
Atropin bu hastalarda etkisizdir ve sinüs hızını artırarak blok derecesini kötüleştirebilir. Kesin çözüm pacing işlemidir.

Anahtar Kavram

Anterior MI seyri sırasında gelişen, geniş QRS kompleksli AV bloklar genellikle infranodal (His-Purkinje sistemi) kaynaklıdır, atropine yanıt vermezler ve yüksek mortalite riski nedeniyle acil pacemaker takılmasını gerektirirler.
Soru 12Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde oskültasyonda S3S_3 galo ritmi duyuluyor, juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve her iki akciğer bazalinde rallere rastlanıyor. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (SVEFSVEF) %32\%32 olarak saptanıyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve her iki böbrek arterinde ciddi darlık (bilateral renal arter stenozu) öyküsü olan hastanın laboratuvar incelemesinde serum potasyumu 4.44.4 mEq/LmEq/L ve kreatinin 1.41.4 mg/dLmg/dL olarak bulunuyor. Bu hastada semptomların kontrolü ve mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi en uygun olan sağkalımı artıran (survival-improving) ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Empagliflozin

Cevap

Kalp yetersizliğinde sağkalımı artıran ve bu hastadaki bilateral renal arter stenozu kontrendikasyonundan etkilenmeyen seçenek olan Empagliflozin'dir.
SGLT2 inhibitörleri (Empagliflozin), düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan tüm hastalarda (kontrendike olmadıkça) mortalite ve hastaneye yatış riskini azaltmak için önerilen temel tedavi bileşenidir. Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda ACE inhibitörleri, ARB'ler ve ARNI'ler renal perfüzyon basıncını tehlikeli düzeyde düşürebileceği için kontrendikedir. Bu durumda Empagliflozin, hem güvenli hem de sağkalımı iyileştiren en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastada düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (SVEF<%40SVEF < \%40) ve belirgin konjesyon bulguları (S3S_3, raller, JVD) mevcuttur.
Tedavi stratejisini belirlemek için hastanın kalp yetersizliği tipini ve klinik evresini anlamak gerekir.
2
Kontrendikasyonların değerlendirilmesi
Bilateral renal arter stenozu varlığı; ACE inhibitörü, ARB ve ARNI (Sakubitril/Valsartan) kullanımını kesin olarak engeller.
Eferent arteriyol vazokonstriksiyonunun bu ilaçlarla ortadan kalkması, bilateral darlık durumunda filtrasyon basıncının düşmesine ve akut böbrek hasarına yol açar.
3
Mortalite yararı olan alternatif ajanın seçilmesi
SGLT2 inhibitörleri (Dapagliflozin veya Empagliflozin), kalp yetersizliği tedavisinin dört temel sütunundan biridir ve bu hastada güvenle kullanılabilir.
SGLT2 inhibitörleri böbrek hemodinamiğini RAAS inhibitörlerinden farklı şekilde etkiler ve sağkalım yararı bilateral RAS hastalarında da geçerlidir.

Anahtar Kavram

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) sağkalımı artıran temel ilaçlar ACEi/ARB/ARNI, Beta-blokerler, MRA'lar ve SGLT2 inhibitörleridir; ancak bilateral renal arter stenozu durumunda RAAS inhibitörleri kullanılamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Anamnezinde çocukluk döneminde geçirilmiş eklem ağrıları ve ateş öyküsü bulunan 3838 yaşındaki kadın hasta, eforla gelen nefes darlığının son bir haftada istirahatte de görülmeye başlaması üzerine acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; nabız 115115/dakika, düzensiz; kan basıncı 105/65105/65 mmHg ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda apekste şiddetli S1S1, S2S2'den hemen sonra duyulan mitral açılma sesi ve diyastol ortasında düşük frekanslı bir rulman duyuluyor. EKG'de ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyon izlendiği saptanıyor. Bu hastada atriyal fibrilasyon varlığı nedeniyle aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin duyulması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Presistolik aksantüasyon

Cevap

Atriyal fibrilasyon gelişen bir mitral darlığı hastasında, aktif atriyal kontraksiyon gerektiren presistolik aksantüasyonun duyulması beklenmez.
Doğru seçenek olan bulgu, diyastolün sonunda gerçekleşen aktif atriyal kasılmanın mitral kapaktaki daralmış ostiumdan geçen kanın hızını artırması sonucu oluşur. Atriyal fibrilasyonda bu etkin mekanik kasılma ortadan kalktığı için diyastolün bu fazındaki ses şiddetlenmesi (presistolik aksantüasyon) duyulamaz hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
Anamnez ve fizik muayene bulguları (sert S1, açılma sesi, diyastolik rulman) romatizmal mitral darlığı ile uyumludur.
Düzensiz nabız ve EKG bulgusu hastada atriyal fibrilasyon (AF) geliştiğini doğrular.
2
Atriyal fibrilasyonun hemodinamik etkisini değerlendir.
AF'de atriyumlarda koordineli mekanik kontraksiyon (atriyal kick) kaybolur.
Kapak seslerinin ve üfürümlerin hangi fazda atriyal yardıma ihtiyaç duyduğunu belirlemek gerekir.
3
Mitral darlığı bulgularını atriyal kontraksiyonla ilişkilendir.
Presistolik aksantüasyon, diyastol sonunda atriyal kasılmanın kapak üzerinden geçen akımı hızlandırmasıyla oluşur.
Aktif kasılma olmadığı için diyastol sonundaki bu ses artışı (aksantüasyon) gerçekleşmez.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında duyulan presistolik aksantüasyon, aktif atriyal kontraksiyonun bir sonucudur ve atriyal fibrilasyon geliştiğinde kaybolur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 14Soru

62 yaşında erkek hasta, son 3 aydır yokuş çıkarken veya hızlı yürürken göğsünün ortasında yanma ve baskı hissettiğini, bu şikayetinin 3-4 dakika dinlenmekle tamamen geçtiğini belirtiyor. Hastanın özgeçmişinde sigara kullanımı mevcut olup, fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHg ve nabız 8282/dakika olarak ölçülüyor; diğer sistem muayeneleri ise doğal bulunuyor. Stabil anjina pektoris tanısı konulan bu hastada, semptomları kontrol etmek ve egzersiz kapasitesini artırmak amacıyla ilk basamak anti-anjinal tedavide başlanması önerilen ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta-blokerler

Cevap

Stabil anjina pektoris tanılı hastalarda semptomları kontrol altına almak için ilk basamakta tercih edilmesi gereken ilaç grubu Beta-blokerlerdir.
Stabil anjina pektoris tedavisinde temel amaç miyokardiyal oksijen arzı ve talebi arasındaki dengeyi sağlamaktır. Beta-blokerler; kalp hızını, kan basıncını ve miyokardiyal kontraktilitiyi azaltarak oksijen talebini düşürürler. Güncel kılavuzlarda, belirgin bir kontrendikasyon yoksa semptom kontrolü ve egzersiz toleransını artırmak için ilk basamak tedavi olarak sınıf I düzeyinde önerilmektedirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Eforla gelen ve istirahatle geçen tipik göğüs ağrısı (Stabil Anjina Pektoris)
Doğru tedavi seçimi için öncelikle anjina tipinin belirlenmesi gerekir.
2
Kılavuzlara göre ilk basamak anti-anjinal ilacı belirle
Beta-bloker kullanımı
Beta-blokerler, miyokardın oksijen ihtiyacını azaltarak anjinal eşiği yükseltirler.

Anahtar Kavram

Stabil koroner arter hastalığında farmakolojik tedavi prensipleri
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

6060 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır efor sarf etmekle ortaya çıkan, dinlenince gerileyen göğüs sıkışması ve nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 165/105165/105 mmHg, nabız 8888/dakika ve ritmik saptanıyor. Kardiyolojik değerlendirme sonucunda hastaya stabil angina pektoris tanısı konuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatinin 1,11,1 mg/dL ve potasyum 4,24,2 mEq/L olarak ölçülüyor. Bu hasta için antihipertansif tedavi planlanırken, eşlik eden komorbiditesi göz önüne alındığında ilk seçenek olarak tercih edilmesi en uygun olan ilaç kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ACE inhibitörü + Beta bloker

Cevap

ACE inhibitörü + Beta bloker kombinasyonu
Stabil angina pektorisi olan hipertansif hastalarda beta blokerler, kalp hızını ve miyokard kontraktilitesini azaltarak anti-iskemik etkinlik gösterdikleri için tedavinin temelini oluşturur. ACE inhibitörleri ise vasküler koruma, sol ventrikül hipertrofisinde gerileme ve mortalite yararı nedeniyle kombinasyona eklenir. Güncel kılavuzlar (ESH 2023), koroner arter hastalığı olanlarda bu iki grubun veya kalsiyum kanal blokerlerinin ilk basamakta tercih edilmesini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve hipertansiyon evresini değerlendir
Hasta 165/105165/105 mmHg ile Evre 2 hipertansiyondur ve stabil angina pektoris tanısı almıştır.
Tedavi seçimi hipertansiyonun derecesine ve eşlik eden hastalıklara göre yapılır.
2
Eşlik eden hastalığa (stabil angina) özgü kılavuz önerilerini hatırla
ESC/ESH kılavuzlarına göre koroner arter hastalığı olanlarda ilk basamakta ACE inhibitörü/ARB ve Beta bloker (veya KKB) kombinasyonu önerilir.
Beta blokerler hem semptomatik angina kontrolü sağlar hem de kalbin iş yükünü azaltır.
3
En uygun ilaç kombinasyonunu seç
ACE inhibitörü ve Beta bloker kombinasyonu belirlendi.
Bu kombinasyon hem vasküler koruma sağlar hem de hastanın angina semptomlarını yönetir.

Anahtar Kavram

Koroner arter hastalığı (stabil angina) varlığında hipertansiyon tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

3232 yaşında kadın hasta, eforla artan nefes darlığı ve zaman zaman olan çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde çocukluk döneminde geçirilmiş akut romatizmal ateş öyküsü mevcuttur. Yapılan fizik muayenesinde apekste düşük frekanslı diyastolik rulman, birinci kalp sesinde (S1S_1) sertleşme ve açılma sesi (opening snap) duyuluyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral darlığı

Cevap

Klinik bulgular ışığında en olası tanı Mitral darlığıdır.
Vakada tanımlanan apekste diyastolik rulman, sertleşmiş birinci kalp sesi (S1S_1) ve açılma sesi (opening snap) üçlüsü, özellikle romatizmal kalp hastalığı öyküsü olan bir hastada mitral darlığı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün zamanlamasını ve duyulduğu odağı belirle.
Diyastolik zamanlama ve apeks odağı saptandı.
Üfürümün karakterini anlamak için lokalizasyon ve zamanlama kritiktir.
2
Ek sesleri ve S1S_1 karakterini değerlendir.
Sert S1S_1 ve açılma sesi (opening snap) mevcut.
Bu bulgular mitral kapağın hareketliliğinin azaldığı ancak hala kalsifiye olmadığını (erken evre/orta darlık) gösteren spesifik bulgulardır.
3
Özgeçmiş verisiyle birleştir.
Akut romatizmal ateş öyküsü, mitral darlığının en sık nedenidir.
Etiyolojik ipucu tanıyı destekler.

Anahtar Kavram

Mitral darlığının klasik oskültasyon bulguları (sert S1S_1, açılma sesi ve diyastolik rulman).
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

2626 yaşında kadın hasta, zaman zaman olan çarpıntı ve göğüs kafesinde kuş kanadı çırpınması hissi ile kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan kardiyak oskültasyonda apekste mezosistolik klik ve kliği takip eden geç sistolik üfürüm saptanıyor. Bu hastada uygulanan fizik muayene manevralarının oskültasyon bulguları üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayakta durma manevrası ile sol ventrikül son diyastolik hacmi azaldığı için klik birinci kalp sesine (S1S1) yaklaşır.

Cevap

Ayakta durma manevrası ile sol ventrikül hacmi azaldığı için klik birinci kalp sesine (S1S1) yaklaşır.
Ayakta durma manevrası, yer çekimi etkisiyle alt ekstremitelerde kan göllenmesine ve venöz dönüşün azalmasına neden olur. Azalan preload, sol ventrikül son diyastolik hacmini küçültür. Mitral valv prolapsusunda (MVP), ventrikül hacmi ne kadar küçükse korda tendinealar sistolün o kadar erken döneminde gevşer ve yaprakçıklar sol atriyuma daha erken prolabe olur. Bu durum, klik sesinin birinci kalp sesine (S1S1) yaklaşmasına ve ardından gelen geç sistolik üfürümün daha erken başlayarak süresinin uzamasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tanıyı belirle.
Mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm kombinasyonu tipik olarak Mitral Valv Prolapsusu (MVP) lehinedir.
Oskültasyon bulguları MVP'nin en karakteristik özelliğidir.
2
Dinamik oskültasyon prensibini hatırla.
MVP'de klik ve üfürümün zamanlaması sol ventrikül (LV) hacmine bağlıdır.
LV hacmi küçüldükçe mitral kapak yaprakçıkları sistolün daha erken döneminde gerilir ve prolabe olur.
3
Manevraların LV hacmi üzerindeki etkisini analiz et.
Ayakta durma manevrası venöz dönüşü azaltarak LV hacmini küçültür. Bu durum kliğin S1S1'e yaklaşmasına ve üfürümün süresinin uzamasına neden olur.
Preload azaldığında korda tendinealar daha erken gevşer ve kapak daha erken prolabe olur.

Anahtar Kavram

Mitral Valv Prolapsusu'nda dinamik oskültasyon (Küçük LV hacmi = Erken klik; Büyük LV hacmi = Geç klik)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

3232 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kalp hızı 8888/dakika, kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda apekste düşük frekanslı diyastolik rulman ve birinci kalp sesinde (S1S_1) şiddetlenme saptanıyor. Bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral darlığı

Cevap

Fizik muayene bulguları (apeks yerleşimi, diyastolik zamanlama ve şiddetli S1S_1) mitral darlığını işaret etmektedir.
Apekste duyulan düşük frekanslı diyastolik rulman ve birinci kalp sesinin (S1S_1) şiddetlenmesi, mitral darlığı tanısı için karakteristiktir. Genç kadın hastalarda bu tablo sıklıkla romatizmal kalp hastalığına bağlı gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Üfürümün odağını belirleyin.
Üfürüm kalp tepesinde (apeks) duyulmaktadır.
Apeks, mitral kapak patolojilerinin en iyi değerlendirildiği odaktır.
2
Üfürümün zamanlamasını ve karakterini analiz edin.
Düşük frekanslı diyastolik rulman saptanmıştır.
Mitral kapaktan diyastolde kan geçişinin zorlaştığı durumlarda (darlık) bu spesifik ses oluşur.
3
Ek sesleri (S1S_1) değerlendirin.
Şiddetli S1S_1 saptanmıştır.
Mitral darlığında kapak yaprakçıklarının diyastol sonunda hala açık olması ve ventrikül sistolüyle hızla kapanması şiddetli S1S_1'e neden olur.

Anahtar Kavram

Mitral darlığının temel fizik muayene bulguları: Şiddetli S1S_1, açılma sesi (opening snap) ve apekste diyastolik rulman.
Soru 19Soru

6262 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan efor dispnesi ve her iki bacakta ödem yakınmasıyla başvuruyor. Fizik muayenesinde boyun venöz dolgunluğu ve derin inspiryumda jugüler venöz basınçta artış (KussmaulKussmaul bulgusu) saptanıyor. Ekokardiyografide ejeksiyon fraksiyonu %55\%55 olup, her iki atriumda belirgin dilatasyon izleniyor; ancak perikardiyal kalınlaşma veya efüzyon saptanmıyor. Konstriktif perikardit ile restriktif kardiyomiyopati ayırımı için yapılan kardiyak kateterizasyonda aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, restriktif kardiyomiyopati tanısını en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol ventrikül diyastol sonu basıncı (LVEDPLVEDP) ile sağ ventrikül diyastol sonu basıncı (RVEDPRVEDP) arasındaki farkın 5 mmHg5 \text{ mmHg}'den fazla olması

Cevap

Sol ventrikül diyastol sonu basıncı ile sağ ventrikül diyastol sonu basıncı arasındaki farkın 5 mmHg5 \text{ mmHg}'den büyük olması restriktif kardiyomiyopati lehinedir.
Restriktif kardiyomiyopatide miyokardiyal sertlik nedeniyle ventriküller arası bağımsızlık korunur. Bu durumda sol ventrikül doluş basınçları genellikle sağ ventrikülden belirgin derecede yüksektir ve aradaki farkın 5 mmHg5 \text{ mmHg}'den fazla olması RCM lehine en güçlü invaziv kriterlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri değerlendir.
Hastada sağ kalp yetersizliği bulguları ve korunmuş ejeksiyon fraksiyonu ile restriktif fizyoloji mevcuttur.
Konstriktif perikardit ve restriktif kardiyomiyopati (RCM) benzer klinik tablolar sunar.
2
İnvaziv hemodinamik parametreleri karşılaştır.
RCM'de ventriküller arası etkileşim düşüktür ve sol ventrikül doluş basınçları (LVEDPLVEDP) sağ ventrikülden (RVEDPRVEDP) belirgin yüksektir (fark >5 mmHg>5 \text{ mmHg}).
Konstriktif perikarditte rigid perikard tüm odacıkları sınırladığı için diyastolik basınçlar eşitlenir (fark 5 mmHg\leq 5 \text{ mmHg}).
3
Ventriküler etkileşimi (diskordans vs konkordans) analiz et.
İnspiryumda sağ ve sol ventrikül sistolik basınçlarının aynı yönde değişmesi (konkordans) RCM tanısını destekler.
Zıt yönlü değişim (diskordans) konstriksiyonun temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Restriktif kardiyomiyopati ile konstriktif perikardit ayırımında invaziv hemodinamik basınç farkları ve ventriküler etkileşim parametreleri.

Daha Fazla Pratik

Kardiyak amiloidozda EKG'de düşük voltaj ve ekoda 'apical sparing' (tepe korunması) paterni kombinasyonunu inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Laboratuvar bulgusu olarak BNP düzeyi de kullanılabilir; BNP değerinin belirgin yüksekliği (>400 pg/mL>400 \text{ pg/mL}) restriktif kardiyomiyopatiyi, normal veya hafif yüksekliği ise konstriktif perikarditi destekler.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 20Soru

5252 yaşında kadın hasta, ani başlayan çarpıntı ve fenalık hissi şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde paroksismal atriyal fibrilasyon nedeniyle sotalol kullandığı öğreniliyor. Acil servis monitörizasyonu sırasında polimorfik geniş QRS taşikardi atağı saptanıyor. Bu sırada yapılan fizik muayenede kan basıncı 115/70115/70 mmHg, nabız 200200/dakika ve solunum sayısı 1818/dakika olarak ölçülüyor. Hastanın EKG’sinde QTcQTc mesafesinin 560560 ms olduğu ve RRR-R aralığının yaklaşık 1,51,5 büyük kare olduğu görülüyor. Buna göre, bu hastada izlenen ritim bozukluğunun akut yönetiminde ilk tercih edilmesi gereken yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz magnezyum sülfat

Cevap

İntravenöz magnezyum sülfat
Hastada sotalol kullanımına bağlı olarak gelişen QTQT uzaması (560560 ms) ve bu zemin üzerinde oluşan polimorfik ventriküler taşikardi (Torsades de Pointes - TdP) tablosu mevcuttur. Hemodinamik olarak stabil olan (Kan basıncı 115/70115/70 mmHg) TdP hastalarında ilk tercih edilen tedavi yöntemi, serum magnezyum düzeyi normal olsa dahi intravenöz magnezyum sülfattır.

Adım Adım Çözüm

1
Ritim analizi yapılması
Polimorfik geniş QRS taşikardi (Torsades de Pointes) saptanması
Sotalol kullanımı ve uzun QT (QTc>500QTc > 500 ms) zemininde gelişen tipik bir tablodur.
2
Hemodinamik stabilite değerlendirmesi
Hastanın kan basıncının (115/70115/70 mmHg) stabil olduğunun belirlenmesi
Tedavi yönteminin (medikal vs elektriksel) belirlenmesi için stabilite kritiktir.
3
Farmakolojik tedavi seçimi
İlk seçenek olarak intravenöz magnezyum sülfat başlanması
Magnezyum, serum düzeyi normal olsa bile TdP tedavisinde membran stabilizasyonu sağlayarak ilk tercih edilen ilaçtır.

Anahtar Kavram

Uzun QT zemininde gelişen Torsades de Pointes tedavisinde hemodinamik olarak stabil hastalarda ilk tercih intravenöz magnezyumdur.
Tahmini Süre:3m 0s
Sayfa 1 / 21Sonraki
Kardiyoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin