Koroner Arter Hastalıkları

49 soru

Soru 1Soru

64 yaşında erkek hasta, akut inferior miyokard enfarktüsü tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesine yatırılıyor. Primer perkütan girişim sonrası izlenen hastanın yatışının 3. gününde ani gelişen nefes darlığı, terleme ve hipotansiyon tablosu ortaya çıkıyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/50 mmHg, kalp hızı 110/dk olarak ölçülüyor. Oskültasyonda akciğer bazallerinde krepitan raller ve apekste en iyi duyulan, koltuk altına yayılım gösteren 3/6 şiddetinde pansistolik bir üfürüm saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Papiller kas rüptürü

Cevap

Papiller kas rüptürü
Hastada akut inferior miyokard enfarktüsü sonrası erken dönemde (3. gün) ani gelişen sol kalp yetersizliği (akciğer ödemi) ve hipotansiyon tablosu mevcuttur. Apekste duyulan ve koltuk altına yayılan pansistolik üfürüm, akut mitral yetmezliğini gösterir. Inferior MI, posteromedial papiller kasın kanlanmasını sağlayan (genellikle RCA kaynaklı) PDA'yı etkileyebilir. Posteromedial papiller kas sadece tek bir arterden beslendiği için iskemiye ve rüptüre en duyarlı kastır. Bu durum akut ciddi mitral yetmezliğine ve 'flash' pulmoner ödeme yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Inferior MI sonrası 3. gün, ani hipotansiyon ve akciğer ödemi (nefes darlığı, raller) gelişmiş.
Mekanik bir komplikasyon şüphesi oluşturur.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Apekste duyulan ve koltuk altına yayılan pansistolik üfürüm.
Bu üfürüm karakteri akut Mitral Yetmezliğini (MY) işaret eder.
3
MI lokalizasyonu ile ilişkilendir
Inferior MI, posteromedial papiller kası besleyen damarı (genellikle RCA) etkiler.
Posteromedial papiller kas tek damardan beslendiği için rüptüre en yatkın kastır ve sonucu akut MY'dir.

Anahtar Kavram

Inferior MI sonrası gelişen ani akciğer ödemi ve apekste pansistolik üfürüm, posteromedial papiller kas rüptürünü düşündürmelidir.

İpuçları

1
Hastanın üfürümünün lokalizasyonuna (apeks) ve yayılımına (koltuk altı) dikkat edin.
2
Akciğer ödemi bulguları (krepitan raller) akut gelişen bir sol kalp problemini (kapak yetmezliği gibi) işaret ediyor.
3
Inferior MI özellikle tek kanlanması olan posteromedial papiller kası etkileyerek mitral yetmezliğine neden olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

5555 yaşında erkek hasta, ani başlayan ve 22 saattir devam eden retrosternal baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/6090/60 mmHgmmHg, nabız 110/dk110/dk, solunum sayısı 24/dk24/dk ve akciğer oskültasyonunda her iki akciğer bazalinde raller saptanıyor. Elektrokardiyografisinde (EKGEKG) V1V4V_1-V_4 derivasyonlarında 232-3 mmmm ST segment elevasyonu ve yeni geliştiği bilinen sağ dal bloğu (RBBBRBBB) izleniyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan tıkayıcı lezyonun en olası lokalizasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proksimal sol ön inen arter (LADLAD)

Cevap

Proksimal sol ön inen arter (LAD) tıkanıklığı
Hastanın EKG'sinde V1V4V_1-V_4 derivasyonlarında ST segment yükselmesi izlenmesi anterior miyokard enfarktüsünü (MI) tanımlar. Bu bölge sol ön inen arter (LADLAD) tarafından beslenir. EKG'de eşlik eden sağ dal bloğu (RBBBRBBB), septal perforatör dalların (özellikle ilk septal dal olan S1S_1) etkilendiğini kanıtlar. S1S_1 dalı LADLAD'nin proksimalinden köken aldığı için, tıkanıklık bu dalın çıkışından önce gerçekleşmiştir. Ayrıca hastadaki hipotansiyon ve raller, enfarktüs alanının genişliğini ve dolayısıyla proksimal tıkanıklığı destekleyen klinik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarını analiz et
V1V4V_1-V_4 arası ST yükselmesi anterior duvar miyokard enfarktüsüne işaret eder.
Anterior duvarın ana besleyicisi sol ön inen arterdir (LADLAD).
2
Eşlik eden ileti bozukluğunu değerlendir
Yeni gelişen sağ dal bloğu (RBBBRBBB), iletim sisteminin (His demeti ve sağ dal) etkilendiğini gösterir.
İletim sistemini besleyen ilk septal dal (S1S_1), LADLAD'nin proksimal segmentinden ayrılır.
3
Klinik tabloyu ve hemodinamiyi birleştir
Hipotersiyon ve akciğerlerde raller (sol kalp yetmezliği), etkilenen miyokard alanının geniş olduğunu gösterir.
Proksimal LADLAD tıkanıklığı, sol ventrikülün büyük bir kısmını etkileyerek ciddi hemodinamik bozulmaya yol açar.

Anahtar Kavram

Anterior STEMI'de Proksimal LAD Tıkanıklığı ve Sağ Dal Bloğu İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

62 yaşında erkek hasta, son 3 aydır yokuş çıkarken veya hızlı yürürken göğsünün ortasında yanma ve baskı hissettiğini, bu şikayetinin 3-4 dakika dinlenmekle tamamen geçtiğini belirtiyor. Hastanın özgeçmişinde sigara kullanımı mevcut olup, fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHg ve nabız 8282/dakika olarak ölçülüyor; diğer sistem muayeneleri ise doğal bulunuyor. Stabil anjina pektoris tanısı konulan bu hastada, semptomları kontrol etmek ve egzersiz kapasitesini artırmak amacıyla ilk basamak anti-anjinal tedavide başlanması önerilen ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta-blokerler

Cevap

Stabil anjina pektoris tanılı hastalarda semptomları kontrol altına almak için ilk basamakta tercih edilmesi gereken ilaç grubu Beta-blokerlerdir.
Stabil anjina pektoris tedavisinde temel amaç miyokardiyal oksijen arzı ve talebi arasındaki dengeyi sağlamaktır. Beta-blokerler; kalp hızını, kan basıncını ve miyokardiyal kontraktilitiyi azaltarak oksijen talebini düşürürler. Güncel kılavuzlarda, belirgin bir kontrendikasyon yoksa semptom kontrolü ve egzersiz toleransını artırmak için ilk basamak tedavi olarak sınıf I düzeyinde önerilmektedirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Eforla gelen ve istirahatle geçen tipik göğüs ağrısı (Stabil Anjina Pektoris)
Doğru tedavi seçimi için öncelikle anjina tipinin belirlenmesi gerekir.
2
Kılavuzlara göre ilk basamak anti-anjinal ilacı belirle
Beta-bloker kullanımı
Beta-blokerler, miyokardın oksijen ihtiyacını azaltarak anjinal eşiği yükseltirler.

Anahtar Kavram

Stabil koroner arter hastalığında farmakolojik tedavi prensipleri
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

48 yaşında kadın hasta, son iki gündür göğüs ön duvarında baskı hissi ve yanma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hasta şu an ağrısız olduğunu belirtiyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg, kalp hızı 78/dk ve ritmik saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de V2 ve V3 derivasyonlarında bifazik T dalgaları izleniyor, ancak ST segment elevasyonu veya patolojik Q dalgası saptanmıyor. Hastanın ilk troponin I değeri normal sınırlarda ölçülüyor.

Buna göre, bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vakit kaybetmeden koroner anjiyografi planlanması

Cevap

Vakit kaybetmeden koroner anjiyografi planlanması
Hastanın EKG'sinde V2 ve V3 derivasyonlarında izlenen bifazik T dalgaları, özellikle göğüs ağrısının geçtiği dönemde görülmesiyle tipik Wellens Sendromu (Tip A) bulgusudur. Bu durum, Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik bir darlık olduğunu gösterir. Hastalar şu an stabil görünse de, yakın gelecekte gelişebilecek geniş bir anterior miyokard enfarktüsü açısından çok yüksek risk altındadırlar. Bu nedenle doğru yaklaşım, iskemi provokasyon testleri (eforlu EKG vb.) ile zaman kaybetmeden ve riske girmeden koroner anjiyografi ile anatomik yapının gösterilmesi ve revaskülarizasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını ve klinik tabloyu analiz et
Ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları (Wellens paterni) tespit edildi.
Bu spesifik EKG bulgusu, hastanın şu an ağrısız olmasına rağmen kritik bir anatomik sorunu işaret eder.
2
Tanıyı koy
Wellens Sendromu (Tip A).
Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik darlığın klasik işaretidir.
3
Tedavi stratejisini belirle
Geniş anterior MI riski nedeniyle erken invaziv girişim (anjiyografi) gereklidir.
LAD'nin tam tıkanması ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden, provokatif testlerden kaçınılmalı ve damar görüntülenmelidir.

Anahtar Kavram

Wellens Sendromu Yönetimi
Soru 5Soru

3838 yaşında, günde 11 paket sigara içen kadın hasta, yaklaşık 22 haftadır sabaha karşı 04:0005:0004:00-05:00 saatlerinde istirahatte gelen, yaklaşık 101510-15 dakika süren şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Ağrı sırasında çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG) DIIDII, DIIIDIII ve aVFaVF derivasyonlarında 22 mm STST segment yükselmesi saptanıyor. Hastaya uygulanan dilaltı nitrat sonrası ağrısı tamamen geçiyor ve kontrol EKGEKG'si normale dönüyor. Yapılan koroner anjiyografisinde koroner arterlerin normal olduğu izleniyor.

Bu hasta için en uygun uzun dönem profilaktik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diltiazem

Cevap

Varyant (Prinzmetal) anjina tanısı konulan bu hastada en uygun profilaktik tedavi kalsiyum kanal blokeri olan diltiazemdir.
Varyant (Prinzmetal) anjina, koroner arterlerin geçici spazmı sonucu gelişen, istirahatte gelen ve ST segment yükselmesiyle karakterize bir tablodur. Kalsiyum kanal blokerleri (Diltiazem, Amlodipin vb.) bu spazmı önlemede en etkili ve ilk tercih edilen ilaçlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Genç yaş, sigara kullanımı, istirahat ağrısı (özellikle sabaha karşı) ve geçici ST yükselmesi Varyant (Prinzmetal) anjinayı düşündürür.
Vazospastik anjina tipik olarak eforla değil, istirahatte ve sirkadiyen ritme uygun olarak gece/sabah saatlerinde görülür.
2
Anjiyografi bulgularının yorumlanması
Anjiyografide koroner arterlerin normal bulunması, iskeminin altında yatan ana nedenin sabit bir stenoz değil, vazospazm olduğunu doğrular.
Varyant anjinada epikardiyal koroner arterlerde geçici ve şiddetli vazospazm gelişir.
3
Uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesi
Diltiazem gibi kalsiyum kanal blokerleri veya nitratlar seçilmelidir.
Kalsiyum kanal blokerleri damar düz kaslarını gevşeterek spazmı önleyen temel tedavi grubudur.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) anjinada klinik tablo (istirahat ağrısı + geçici ST yükselmesi) ve ilk seçenek tedavi (Kalsiyum kanal blokerleri).

Daha Fazla Pratik

Varyant anjinası olan bir hastada nitratlara ek olarak sigaranın bırakılmasının önemi ve kaçınılması gereken ilaçlar (triptanlar, beta blokerler) konusunu gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Varyant anjina tanısı konulurken koroner anjiyografi sırasında 'ergonovin' veya 'asetilkolin' provokasyon testleri ile spazmın tetiklenmesi de bir yöntemdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

6565 yaşında kadın hasta, 44 gün önce geçirdiği inferior miyokard enfarktüsü sonrası stabil seyretmekteyken aniden gelişen şiddetli nefes darlığı ve terleme şikayetleriyle acil servise tekrar başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabız 115/dakika115/dakika, solunum sayısı 26/dakika26/dakika ve oksijen satürasyonu %88\%88 ölçülüyor. Dinlemekle akciğer bazallerinde bilateral raller saptanıyor. Kardiyak muayenesinde mezokardiyak odakta duyulan, tüm prekordiyuma yayılan 4/64/6 şiddetinde pansistolik bir üfürüm ve bu odağa uyan bölgede tril palpe ediliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler septal defekt

Cevap

Pansistolik üfürüm ve tril ile karakterize olan Ventriküler septal defekt en olası tanıdır.
Ventriküler septal defekt, miyokard enfarktüsü (özellikle anterior veya inferior) sonrası ilk bir hafta içinde gelişen ağır bir mekanik komplikasyondur. Akut gelişen soldan sağa şant nedeniyle akciğerlerde raller (pulmoner ödem) ve sistemik hipotansiyon görülür. Mezokardiyak odakta duyulan pansistolik üfürümün yanı sıra tril saptanması, bu tanıyı papiller adale rüptüründen ayıran en önemli klinik ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zamanlamayı değerlendir
MI sonrası 44. gün olması mekanik komplikasyon riskinin en yüksek olduğu dönemi işaret eder.
Miyokardın en yumuşak ve nekrotik olduğu evre 33-55. günlerdir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et
Hipotansiyon, raller (akut sol kalp yetmezliği), pansistolik üfürüm ve tril saptanmıştır.
Bu bulgular soldan sağa şantın veya ağır kapak yetmezliğinin göstergesidir.
3
Üfürümün lokalizasyonu ve trili değerlendir
Mezokardiyak odak ve tril varlığı saptanmıştır.
Ventriküler septal defektte (VSD) tril sıktır ve üfürüm mezokardiyak alanda en şiddetlidir; papiller adale rüptüründe tril nadirdir ve üfürüm apekstedir.

Anahtar Kavram

Miyokard enfarktüsü sonrası mekanik komplikasyonların ayırıcı tanısı.

Daha Fazla Pratik

Post-MI mekanik komplikasyonların kesin tanısında ekokardiyografinin rolünü ve cerrahi zamanlamasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

5454 yaşında erkek hasta, 22 saattir devam eden şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 100/60100/60 mmHg, nabız 110110/dakika ve solunum hızı 2424/dakika olarak saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller duyuluyor, nörolojik muayenesi doğal ve periferik nabızları simetrik alınıyor. EKG’de V4V6V_4-V_6 derivasyonlarında 22 mm ST segment depresyonu ve troponin I yüksekliği saptanıyor. Aspirin, tikagrelor ve anfraksiyone heparin başlanan; ancak intravenöz nitrogliserin infüzyonuna rağmen göğüs ağrısı devam eden ve dispnesi derinleşen bu hastada en uygun yönetim hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 22 saat içerisinde acil invaziv girişim planlanması

Cevap

Dirençli göğüs ağrısı ve akut kalp yetersizliği bulguları nedeniyle hastaya 2 saat içerisinde acil invaziv girişim planlanmalıdır.
Doğru yanıt olan acil invaziv girişim seçeneği, hastanın 'çok yüksek risk' (very high risk) kriterlerini karşılaması nedeniyle en uygun yaklaşımdır. NSTEMI tanısı alan bir hastada medikal tedaviye (nitrat, antikoagülan, antiplatelet) rağmen devam eden iskemi, hemodinamik bozukluk (hipotansiyon), akut kalp yetersizliği bulguları veya hayatı tehdit eden aritmiler varlığında koroner anjiyografi ve revaskülarizasyon 22 saat içerisinde (hemen) yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve EKG bulgularının değerlendirilmesi
ST segment depresyonu ve troponin yüksekliği ile NSTEMI tanısı konuldu.
Hastanın risk kategorisini belirlemek için ilk adımdır.
2
Risk sınıflaması kriterlerinin kontrol edilmesi
Medikal tedaviye dirençli iskemi ve akut sol kalp yetersizliği bulguları (raller, dispne) 'çok yüksek risk' olarak sınıflandırıldı.
Girişimsel tedavinin zamanlamasını belirlemek için risk düzeyinin saptanması gerekir.
3
Uygun revaskülarizasyon zamanlamasına karar verilmesi
Çok yüksek riskli hastalarda hedef sürenin < 2 saat olduğu belirlendi.
Güncel kılavuzlar instabil seyreden NSTEMI vakalarında acil (hemen) invaziv stratejiyi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

NSTEMI'de 'Çok Yüksek Risk' Kriterleri ve İnvaziv Girişim Zamanlaması

Daha Fazla Pratik

NSTEMI hastalarında GRACE risk skorunun hangi parametreleri içerdiğini ve hangi skorun 'yüksek risk' sınırını (140) belirlediğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

6464 yaşında erkek hasta, 33 saat önce başlayan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Çekilen EKG'de DII,DIIID_{II}, D_{III} ve aVFaVF derivasyonlarında 2 mm2\text{ mm} ST segment elevasyonu saptanıyor. Hastaya acil olarak primer perkütan koroner girişim uygulanıyor ve sağ koroner arter (RCARCA) proksimalindeki tam tıkanıklık stent ile açılıyor. Yatışının 44. gününde hastada ani gelişen şiddetli nefes darlığı, ortopne ve hipotansiyon tablosu gelişiyor. Fizik muayenede apekste 4/64/6 şiddetinde, aksillaya yayılan pansistolik bir üfürüm duyuluyor; prekordiyal bölgede palpasyonla tril saptanmıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki sahada yaygın raller mevcut. Bu hastanın klinik tablosunu açıklayan en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde belirgin "v" dalgalarının gözlenmesi

Cevap

Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde belirgin "v" dalgalarının gözlenmesi
Hastada inferior MI sonrası (RCA tıkanıklığı) 44. günde ani gelişen hipotansiyon ve akciğer ödemi tablosu, apekste aksillaya yayılan üfürümle birleştiğinde akut papiller adale rüptürüne bağlı mitral yetersizliğini işaret eder. Akut gelişen şiddetli mitral yetersizliğinde, sol atriyum henüz genişlemeye vakit bulamadığı için kompliyansı düşüktür. Sistolde ventrikülden atriyuma kaçan kan, atriyal basıncı hızla yükselterek pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde karakteristik dev 'v' dalgaları oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk prezentasyonun ve sorumlu damarın belirlenmesi
DII,DIII,aVFD_{II}, D_{III}, aVF elevasyonu inferior MI olduğunu ve primer suçlu damarın RCARCA olduğunu gösterir.
Papiller adale rüptürünün tipini ve riskini anlamak için infarktüs lokalizasyonu kritiktir.
2
Klinik kötüleşme ve fizik muayene bulgularının analizi
Post-MI 44. günde ani sol kalp yetmezliği ve apekste aksillaya yayılan, trilsiz pansistolik üfürüm saptanmıştır.
Bu tablo akut mitral yetersizliğini (MY) ventriküler septal defektten (VSD) ayırır; VSD'de genellikle tril vardır ve üfürüm sternum kenarındadır.
3
Hemodinamik karşılığın belirlenmesi
Akut MY'de sol atriyum henüz genişlememiştir ve serttir (kompliyan değildir).
Sistolde sol atriyuma yüksek basınçla kaçan kan, PCWP trasesinde karakteristik dev 'v' dalgaları oluşturur.

Anahtar Kavram

Post-MI Mekanik Komplikasyonlar: Akut Mitral Yetersizliği vs VSD

Daha Fazla Pratik

Akut mitral yetersizliği ile ventriküler septal defektin üfürüm yayılımı ve hemodinamik izlem (sağ kalp kateterizasyonu) farklarını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 9Soru

6565 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 saattir devam eden, sol kola yayılan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ve soğuk terleme şikayeti ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve 4040 paket-yıl sigara öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 92/dk92/dk ve solunum sayısı 18/dk18/dk olarak saptanıyor. Çekilen 1212 derivasyonlu yüzey EKG'sinde V1V_1, V2V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında belirgin ST segment depresyonu, uzun RR dalgaları (R/S>1R/S > 1) ve dik TT dalgaları izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut posterior miyokard enfarktüsü

Cevap

Akut posterior miyokard enfarktüsü
V1-V3 derivasyonları kalbin ön yüzüne yerleştirildiği için, kalbin arka (posterior) duvarında gerçekleşen transmural iskemik olayları bir ayna görüntüsü gibi ters yansıtır. Posterior MI'da arka duvarda oluşan ST elevasyonu, göğüs derivasyonlarında (V1-V3) ST depresyonu olarak; arka duvardaki patolojik Q dalgaları ise bu derivasyonlarda uzun R dalgaları olarak izlenir. Dik T dalgaları da bu 'ters dönmüş STEMI' görüntüsünü tamamlar. Tanıyı kesinleştirmek için hastaya arka duvarı doğrudan gören V7, V8 ve V9 derivasyonları çekilmeli ve buralarda 0.5\geq 0.5 mm ST elevasyonu aranmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarındaki değişikliklerin lokalizasyonunu belirle.
V1, V2 ve V3 derivasyonlarında ST depresyonu ve uzun R dalgaları saptandı.
V1-V3 derivasyonları kalbin anterior yüzüne bakarken, posterior duvardaki elektriksel olayları ters yansıtır.
2
R dalga morfolojisini ve T dalga yönelimini analiz et.
V2'de R/S oranının 1'den büyük olması ve dik T dalgaları posterior MI için tipiktir.
Posterior duvardaki patolojik Q dalgası V1-V2'de uzun R dalgası olarak, ST elevasyonu ise ST depresyonu olarak görülür.
3
Bulguları klinik tablo ile birleştirerek tanıya ulaş.
Tipik göğüs ağrısı ve V1-V3'teki resiprok bulgular posterior MI tanısını doğrular.
Bu patern bir STEMI eşdeğeridir ve acil reperfüzyon stratejisi gerektirir.

Anahtar Kavram

Posterior MI Tanısı ve Resiprok EKG Değişiklikleri

Daha Fazla Pratik

Posterior MI saptanan bir hastada, tanıyı doğrulamak için arka duvar derivasyonlarının (V7-V9) çekilmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

6262 yaşında erkek hasta, son 44 aydır merdiven çıkarken veya hızlı yürürken göğüs kemiğinin arkasında sıkıştırıcı bir ağrı oluştuğunu, durup dinlenince 232-3 dakika içinde tamamen geçtiğini ifade ederek polikliniğe başvuruyor. Ağrının nefes alıp vermekle veya vücut hareketiyle değişmediği öğreniliyor. Özgeçmişinde 2020 paket-yıl sigara ve hipertansiyon öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesi ve istirahat EKGEKG'si normal saptanıyor. Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi tanımlayan durum hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stabil anjina pektoris

Cevap

Stabil anjina pektoris
Stabil anjina pektoris; miyokardın oksijen sunumu ile gereksinimi arasındaki dengesizliğe bağlı olarak ortaya çıkan, eforla veya emosyonel stresle tetiklenen, istirahat veya dilaltı nitratla 5105-10 dakika içinde geçen tipik göğüs ağrısı tablosudur. Hastanın eforla gelen ve dinlenmekle geçen semptomları bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ağrı karakteristiğini değerlendir
Eforla (merdiven çıkma) gelen ve istirahatle geçen retrosternal baskı ağrısı saptandı
Tipik anjina pektorisin en önemli üç kriterinden ikisi eforla tetiklenme ve dinlenmekle rahatlamadır.
2
Ayırıcı tanı için ek bulguları kontrol et
Ağrının nefesle veya hareketle değişmemesi plöritik veya kas-iskelet kaynaklı ağrı olasılığını azaltır
Koroner arter hastalığına bağlı iskemik ağrı genellikle pozisyondan bağımsızdır.
3
Klinik tabloyu sentezle
Sabit bir eşikte (efor) ortaya çıkan kronik semptomlar stabil anjina tanısına yönlendirir
Hastanın risk faktörleri (sigara, HT, yaş) ve klinik seyri stabil iskemik kalp hastalığını destekler.

Anahtar Kavram

Tipik Anjina Pektoris Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

3838 yaşında erkek hasta, son bir aydır özellikle gece istirahatte gelen ve yaklaşık 152015-20 dakika süren, baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden yoğun sigara kullandığı öğrenilen hastanın, ağrı sırasında çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) prekordiyal derivasyonlarda belirgin ST segment yükselmesi izleniyor. Dilaltı nitrat sonrası ağrısı hızla geçen hastanın kontrol EKG'sinin tamamen normale döndüğü görülüyor. Yapılan koroner anjiyografisinde epikardiyal koroner arterlerin yapısal olarak normal olduğu saptanıyor.

Bu hastanın uzun dönemli yönetiminde en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyum kanal blokerleri

Cevap

Varyant (Prinzmetal) angina tedavisinde kalsiyum kanal blokerleri tercih edilmelidir.
Varyant (Prinzmetal) angina, epikardiyal koroner arterlerin geçici spazmı ile karakterizedir. Anjiyografide koronerlerin normal saptanması ve istirahatte gelen geçici ST yükselmesi tanıyı doğrular. Tedavide düz kas gevşemesi sağlayan kalsiyum kanal blokerleri ve nitratlar ilk seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç hasta, sigara kullanımı, istirahat (gece) ağrısı ve geçici ST yükselmesi.
Bu bulgular tipik olarak Varyant (Prinzmetal) anginasını düşündürür.
2
Anjiyografi bulgularını yorumla
Normal koroner arterler.
ST yükselmesinin sabit bir darlığa bağlı değil, koroner vazospazma bağlı olduğunu doğrular.
3
Uygun farmakolojik tedaviyi seç
Kalsiyum kanal blokerleri veya nitratlar.
Vazospazmı çözerek semptomları ve iskemiyi önlerler.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) Angina Tanı ve Tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

6464 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 saattir devam eden şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/55 mmHg85/55\text{ mmHg}, nabız 52/dakika52/\text{dakika} ve solunum sayısı 18/dakika18/\text{dakika} olarak saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki hemitoraks doğal, ancak boyun venöz dolgunluğu belirgin izleniyor. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) II, III ve aVF derivasyonlarında 3 mm3\text{ mm} ST segment elevasyonu gözleniyor. Bu hasta için en uygun ilk tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz izotonik sodyum klorür infüzyonu

Cevap

Hipotansif seyreden sağ ventrikül enfarktüsünde en uygun ilk tedavi adımı intravenöz izotonik sodyum klorür infüzyonudur.
İnferior MI seyri sırasında ortaya çıkan hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve boyun venöz dolgunluğu tablosu sağ ventrikül enfarktüsünü (RV MI) düşündürür. Sağ ventrikül, pompa fonksiyonu azaldığında debiyi korumak için yüksek ön yüke (preload) ihtiyaç duyar. Bu nedenle, RV MI'da hipotansiyonun düzeltilmesi için ilk ve en önemli adım agresif sıvı (izotonik sodyum klorür) resüsitasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularının analizi
II, III, aVF'de ST elevasyonu, inferior duvar miyokard enfarktüsünü (MI) gösterir.
İnferior MI hastalarının yaklaşık yarısında sağ ventrikül (RV) tutulumu eşlik edebilir.
2
Klinik ve fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve venöz dolgunluk triadı saptandı.
Bu triad, sağ ventrikül enfarktüsünün klasik klinik sunumudur ve sağ kalbin preload (ön yük) bağımlı olduğunu gösterir.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Preload'u azaltan ajanlardan kaçınılarak sıvı yüklemesi yapılması kararlaştırıldı.
RV MI'da sağ ventrikül kontraktilitesi azaldığı için sistemik dolaşımın devamı pasif doluşa (yüksek venöz basınç) bağlıdır.

Anahtar Kavram

Sağ Ventrikül Enfarktüsü Yönetimi

İpuçları

1
EKG'deki inferior derivasyonlara (II, III, aVF) ve fizik muayenedeki temiz akciğer seslerine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Sağ ventrikül enfarktüsünden şüphelenilen durumlarda EKG'de hangi ek derivasyonların çekilmesi gerektiğini gözden geçirin (V3RV4RV_{3R}-V_{4R}).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

3838 yaşında kadın hasta, son bir aydır özellikle sabaha karşı uykudan uyandıran, yaklaşık 1515 dakika süren ve istirahatle kendiliğinden geçen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde günde 11 paket sigara kullanımı dışında ek özellik saptanmıyor. Fizik muayenesi ve rutin laboratuvar tetkikleri normal sınırlarda bulunuyor. Hastanın ağrılı dönemde çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) prekordial derivasyonlarda belirgin ST segment yükselmesi izleniyor; ancak ağrı geçtikten 2020 dakika sonra çekilen kontrol EKG'si tamamen normal olarak değerlendiriliyor. Bu hastada semptomların kontrolü için en uygun ilk basamak farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyum kanal blokerleri

Cevap

Varyant (Prinzmetal) angina tanısı konulan bu hastada en uygun ilk basamak tedavi kalsiyum kanal blokerleridir.
Varyant (Prinzmetal) angina, koroner arterlerin bir veya birden fazla segmentinde meydana gelen yoğun vazospazm sonucu ortaya çıkan bir klinik tablodur. Tipik olarak istirahatte, sıklıkla gece yarısı ile sabaha karşı olan saatlerde ortaya çıkar. EKG'de ağrı sırasında geçici ST segment yükselmesi izlenmesi karakteristiktir. Kalsiyum kanal blokerleri (örneğin diltiazem, amlodipin), düz kas hücresine kalsiyum girişini azaltarak vazodilatasyon yapar ve spazmı önlemede ilk basamak tedavi olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Genç kadın hasta, sigara kullanımı, sabaha karşı gelen istirahat anginası ve geçici ST yükselmesi bulguları Varyant (Prinzmetal) anginayı işaret etmektedir.
Varyant angina, koroner arterlerin epikardiyal segmentlerindeki geçici spazm sonucu oluşur.
2
Patofizyolojik mekanizmaya yönelik ilaç seçimi
Vasküler düz kas hücrelerinde kalsiyum girişini engelleyerek vazodilatasyon sağlayan ajanlar tercih edilmelidir.
Kalsiyum kanal blokerleri hem akut atağı sonlandırmada hem de proflakside en etkili ajanlardır.
3
Kontrendike ilaçların dışlanması
Beta bloker kullanımından kaçınılmalıdır.
Beta blokaj, alfa reseptörleri üzerinden vazokonstriksiyonu şiddetlendirebilir.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) Angina Tanı ve Tedavisi

İpuçları

1
Hastanın ağrısının tipik olarak istirahatte ve sabaha karşı olması patofizyolojik bir ipucudur.

Daha Fazla Pratik

Varyant angina tanısı için yapılan provokatif testleri (örneğin ergonovin veya asetilkolin testi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

52 yaşında kadın hasta, 2 gündür aralıklı olarak gelen ve istirahatte de devam eden göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Başvuru sırasında ağrısız olan hastanın fizik muayenesi ve vital bulguları normal saptanıyor. İlk troponin değeri sınırda yüksek (üst sınırın hemen üzerinde) bulunuyor. Ağrısız dönemde çekilen 12 derivasyonlu EKG'de V2 ve V3 derivasyonlarında bifazik T dalgaları izleniyor; Q dalgası veya ST segment değişikliği saptanmıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kritik LAD darlığı şüphesiyle koroner anjiyografi planlamak

Cevap

Kritik LAD darlığı şüphesiyle koroner anjiyografi planlamak
Hastanın kliniği ve EKG bulguları (ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları) Wellens Sendromu ile uyumludur. Bu tablo, sol ön inen arterin (LAD) proksimalinde kritik bir darlığın göstergesidir ve tedavi edilmezse kısa sürede geniş bir anterior miyokard enfarktüsüne dönüşme riski çok yüksektir. Bu nedenle en uygun yaklaşım, darlığı görüntülemek ve tedavi etmek için zaman kaybetmeden koroner anjiyografi yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını ve klinik tabloyu analiz et.
Ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları ve sınırda troponin yüksekliği saptandı.
Bu bulgular Wellens Sendromu (Tip A) için karakteristiktir.
2
Olası patolojiyi ve risk düzeyini belirle.
Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik darlık ve yaklaşmakta olan geniş anterior MI riski mevcuttur.
Wellens sendromu, tam tıkanıklık öncesi bir uyarı işaretidir.
3
Uygun yönetim stratejisini seç.
Erken koroner anjiyografi ve revaskülarizasyon gereklidir.
Stres testleri kontrendikedir çünkü infarktüsü tetikleyebilir; medikal takip ise yetersizdir.

Anahtar Kavram

Wellens Sendromu Yönetimi
Soru 15Soru

Yetmiş iki yaşında erkek hasta, anterior duvar miyokard enfarktüsü (STEMISTEMI) tanısıyla yatırılarak primer perkütan koroner girişim uygulandıktan 33 gün sonra ani gelişen şiddetli nefes darlığı ve konfüzyon şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/45mmHg85/45 mmHg, nabız 115/dakika115/dakika ölçülüyor; ekstremitelerin soluk ve soğuk olduğu gözleniyor. Oskültasyonda mezokardiyak odakta yeni duyulan, sternumun sol kenarı boyunca yayılan şiddetli holosistolik bir üfürüm ve bu bölgede belirgin tril saptanıyor. Hastaya yapılan sağ kalp kateterizasyonunda elde edilen veriler aşağıdadır:

- Sağ atriyum (RARA) oksijen satürasyonu: %62\%62
- Sağ ventrikül (RVRV) oksijen satürasyonu: %82\%82
- Pulmoner arter (PAPA) oksijen satürasyonu: %81\%81
- Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP): 24mmHg24 mmHg (belirgin v-dalgası saptanmadı)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler septal rüptür

Cevap

Ventriküler septal rüptür
Hastada saptanan sağ ventrikül oksijen satürasyonunun (%82\%82) sağ atriyumdan (%62\%62) anlamlı derecede yüksek olması, ventriküller arası bir açıklıktan (rüptür) sağa kan geçişini (soldan sağa şant) gösterir. Bu bulgu, yeni gelişen mezokardiyak holosistolik üfürüm ile birleştiğinde ventriküler septal rüptür için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Post-MI 33. günde ani hipotansiyon ve yeni holosistolik üfürüm saptanması mekanik bir komplikasyonu (VSR veya Akut MR) düşündürür.
Miyokard enfarktüsü sonrası nekrozun en zayıf olduğu dönemde (3-5. günler) mekanik kopmalar sık görülür.
2
Sağ kalp kateterizasyonu verilerindeki oksijen değerlerini karşılaştır.
RVRV oksijen satürasyonu (%82\%82), RARA satürasyonundan (%62\%62) anlamlı derecede yüksektir (Oksijen basamağı artışı = %20\%20).
Sağ ventriküldeki belirgin oksijen artışı, sol ventrikülden sağa temiz kan geçişini (soldan sağa şant) kanıtlar.
3
PCWPPCWP trasesini ve v-dalgası varlığını incele.
PCWPPCWP yüksek (24mmHg24 mmHg) ancak dev v-dalgası yok; bu durum mitral yetmezliği olasılığını dışlar.
Akut mitral yetmezliğinde atrium dolumuna bağlı PCWP trasesinde karakteristik yüksek v-dalgaları oluşur.
4
Tanıyı netleştir.
Hem klinik üfürüm lokalizasyonu (tril ile birlikte sternumun sol kenarı) hem de oksijen artışı ventriküler septal rüptür (VSR) ile uyumludur.
VSR tanısı için sağ kalp kateterizasyonunda sağ ventrikülde saptanan >%7> \%7 oksijen artışı altın standart tanısal kriterlerden biridir.

Anahtar Kavram

Miyokard enfarktüsü sonrası gelişen ventriküler septal rüptürün (VSR) hemodinamik tanısında sağ ventriküldeki oksijen basamağı artışı (oxygen step-up) karakteristiktir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 16Soru

6868 yaşında erkek hasta, son 22 saattir devam eden, istirahatle tam geçmeyen ve sol kola yayılan baskı tarzında göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde tip 22 diyabet ve hipertansiyon öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg, nabız 9292/dk ve solunum sayısı 1818/dk saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor, akciğer bazallerinde rall saptanmıyor. Başvuru anındaki EKG'de V4V6V_4-V_6 derivasyonlarında 1.51.5 mm horizontal ST segment depresyonu izleniyor. Laboratuvar incelemesinde başvuru troponin I değeri 0.40.4 ng/mL (Normal: <0.04<0.04), 11. saat kontrol troponin I değeri ise 1.81.8 ng/mL olarak saptanıyor. GRACE risk skoru 152152 olarak hesaplanan bu hasta için en uygun revaskülarizasyon stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken invaziv strateji (<24<24 saat içerisinde koroner anjiyografi)

Cevap

Erken invaziv strateji (<24 saat içerisinde koroner anjiyografi)
Hastada troponin artışı ve iskemik ST segment depresyonu ile NSTEMI tanısı konulmuştur. ESC kılavuzlarına göre; GRACE risk skorunun >140>140 olması, troponin pozitifliği veya dinamik ST/T değişikliklerinin varlığı 'Yüksek Risk' göstergesidir ve bu hastalarda erken invaziv strateji (<24<24 saat içinde anjiyografi) uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendirerek tanı koyma
Hastada troponin değerlerinde anlamlı artış (pozitifleşme) ve iskemik EKG değişiklikleri (ST depresyonu) mevcuttur; tanı ST yükselmesiz miyokard enfarktüsüdür (NSTEMI).
Tedavi zamanlamasını belirlemek için öncelikle tanının netleştirilmesi gerekir.
2
Risk sınıflandırması yapma
Hastanın GRACE skoru 152'dir (>140), dinamik ST değişiklikleri vardır ve troponini pozitiftir. Akut kalp yetmezliği veya hemodinamik bozukluk ise yoktur.
Kılavuzlar (ESC/ACC), NSTEMI hastalarını 'Çok Yüksek', 'Yüksek' ve 'Düşük' risk gruplarına ayırarak anjiyografi zamanlamasını belirler.
3
Revaskülarizasyon zamanlamasına karar verme
GRACE skoru >140 olan yüksek riskli hastalar için önerilen süre <24 saattir (Erken İnvaziv Strateji).
Yüksek riskli grupta erken girişim, iskemik olayların tekrarlamasını ve mortaliteyi azaltır.

Anahtar Kavram

NSTEMI hastalarında risk skorlamasına (GRACE) göre invaziv girişim zamanlamasının belirlenmesi.

Alternatif Yöntem

TIMI risk skoru da kullanılabilir ancak GRACE skoru prognostik değer ve anjiyografi zamanlaması açısından daha spesifik veriler sunar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

5656 yaşında erkek hasta, 11 saat önce başlayan şiddetli retrosternal baskı tarzı ağrı ve terleme ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg, nabız 8888/dakika ölçülüyor. EKGEKG'de DIIDII, DIIIDIII ve aVFaVF derivasyonlarında 22 mmmm STST elevasyonu izleniyor. Hastaya ağrı kontrolü için dilaltı nitrat uygulandıktan 55 dakika sonra kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg'ye düşüyor. Juguler venöz dolgunluğu belirginleşen hastanın akciğer oskültasyonunda raller saptanmıyor. Bu hastada tanıya yönelik en uygun ileri tetkik ve ilk tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ prekordial derivasyonlar (V4RV_4R) - IVIV izotonik sıvı resüsitasyonu

Cevap

Sağ prekordial derivasyonlar (V4RV_4R) ile tanının doğrulanması ve IVIV izotonik sıvı resüsitasyonu ile ön yükün desteklenmesi.
İnferior duvar enfarktüsü geçiren hastalarda sağ ventrikül tutulumu sık görülür. Bu hastalarda juguler venöz dolgunluk, hipotansiyon ve akciğer oskültasyonunun normal olması karakteristiktir. Nitratlar gibi venodilatörler ön yükü azaltarak bu tabloyu tetikleyebilir. Tanı için en spesifik yöntem V4RV_4R derivasyonunda STST elevasyonu görülmesidir ve tedavi öncelikle IVIV sıvılarla ön yükün artırılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi.
İnferior MI seyrinde nitrat sonrası gelişen hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve akciğerlerin temiz olması sağ ventrikül MI (RV-MI) tanısını düşündürür.
Sağ ventrikül tutulumu olan hastalarda kalp debisi büyük oranda sağ ventrikül ön yüküne (preload) bağımlıdır.
2
Tanısal doğrulama için uygun derivasyon seçimi.
Sağ prekordial derivasyonlar, özellikle V4RV_4R, sağ ventrikül iskemi/enfarktüsünü göstermede en duyarlı derivasyondur.
Standart 1212 derivasyonlu EKGEKG sağ ventrikül serbest duvarını yeterince temsil etmez.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi.
Hızlı IVIV sıvı resüsitasyonu (genellikle 5001000500-1000 mlml izotonik) uygulanmalıdır.
Artmış ön yük, disfonksiyonel sağ ventrikülün kanı akciğerlere ve dolayısıyla sol ventriküle pompalamasına yardımcı olur.

Anahtar Kavram

İnferior miyokard enfarktüsünde sağ ventrikül tutulumu ve yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Acil servise 22 saat önce başlayan, istirahatte geçmeyen ve sol kola yayılan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile başvuran 5454 yaşındaki erkek hastanın özgeçmişinde sigara kullanımı ve hipertansiyon mevcuttur. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 140/85140/85 mmHg, nabız 9292/dakika ve akciğer oskültasyonu normal olarak değerlendirilmiştir. Çekilen 1212 derivasyonlu elektrokardiyogramda (EKG) V1,V2V_1, V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında 22 mm ST segment depresyonu, V2V_2 derivasyonunda uzun R dalgası (R/S>1R/S > 1) ve dik T dalgaları saptanmıştır. Bu tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Posterior miyokard enfarktüsü

Cevap

Posterior miyokard enfarktüsü
Posterior miyokard enfarktüsü, kalbin arka duvarının tutulduğu bir STEMI tablosudur. Standart 1212 derivasyonlu EKG'de bu bölgeyi doğrudan gören derivasyon yoktur. Bu nedenle, posterior duvarın ST elevasyonu, tam karşıdaki anterior derivasyonlarda (V1V3V_1-V_3) ST segment depresyonu, uzun R dalgası ve dik T dalgaları şeklinde bir 'ayna görüntüsü' (resiprok değişiklik) oluşturur. Bu bulgular klinik olarak STEMI kabul edilir ve primer perkütan koroner girişim endikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Hastada tipik iskemik göğüs ağrısı ve kardiyovasküler risk faktörleri (sigara, HT) mevcuttur, bu da akut koroner sendrom ön tanısını destekler.
Tanısal süreci başlatmak için hastanın risk profilini belirlemek gerekir.
2
EKG bulgularının analizi
V1-V3 derivasyonlarında ST depresyonu, baskın R dalgası ve dik T dalgaları saptanmıştır.
Bu patern, standart derivasyonlarda görülmeyen posterior duvar ST elevasyonunun prekordial derivasyonlardaki yansımasıdır.
3
Ayırıcı tanı ve konfirmasyon
V1-V3'teki bu değişikliklerin posterior MI (STEMI eşdeğeri) olduğu belirlenmiştir. Gerekirse V7-V9 derivasyonları çekilerek ST elevasyonu doğrulanabilir.
Posterior MI, rutin EKG'de ST elevasyonu yerine depresyonla başvuran ve acil reperfüzyon gerektiren kritik bir durumdur.

Anahtar Kavram

Posterior duvar miyokard enfarktüsü (STEMI eşdeğeri) EKG bulguları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

5454 yaşında erkek hasta, son 22 aydır yokuş çıkarken ortaya çıkan ve dinlenmekle 55 dakikada geçen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde tip 22 diyabet ve hiperlipidemi öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 7272/dakika ritmik saptanıyor. İstirahat elektrokardiyografisinde (EKG) sol dal bloğu (LBBB) izleniyor. Bu hasta için koroner arter hastalığı tanısını kesinleştirmek amacıyla yapılması en uygun non-invaziv test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenozin ile miyokard perfüzyon sintigrafisi

Cevap

Adenozin ile miyokard perfüzyon sintigrafisi, sol dal bloğu olan hastalarda koroner arter hastalığı tanısı için en uygun non-invaziv yaklaşımdır.
Sol dal bloğu (LBBB) olan hastalarda istirahat EKG'sinde sekonder ST-T değişiklikleri olduğu için eforlu treadmill testi yorumlanamaz. Ayrıca bu hastalarda egzersizle kalp hızının artması, interventriküler septumda perfüzyonun asenkron hale gelmesine ve sintigrafide yalancı pozitif sonuçlara neden olur. Bu nedenle taşikardiye yol açmayan adenozin gibi farmakolojik ajanlarla yapılan sintigrafi en güvenilir yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
Eforla gelen ve dinlenmekle geçen ağrı tipi, hastayı 'Kararlı Angina Pektoris' (Kronik Koroner Sendrom) grubuna sokar.
Tanısal test seçimi öncesi olasılık ve semptom analizi gereklidir.
2
İstirahat EKG'sindeki anormalliği test seçimiyle ilişkilendir.
Sol dal bloğu (LBBB), eforlu treadmill testinde iskemik ST-T değişikliklerinin yorumlanmasını engeller.
EKG'de bazal iletim bozukluğu olması testi non-diagnostik kılar.
3
LBBB varlığında sintigrafi yöntemini belirle.
Eforlu sintigrafi yerine farmakolojik stres (adenozin/dipiridamol) tercih edilmelidir.
Eforla artan kalp hızı, LBBB'de septumun doluş zamanını bozarak gerçek bir darlık olmasa bile septumda düşük tutulum (yalancı pozitiflik) gösterir.

Anahtar Kavram

Sol dal bloğu (LBBB) varlığında koroner arter hastalığı tanısı için eforlu testler yerine farmakolojik stresli görüntüleme yöntemleri tercih edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

68 yaşında erkek hasta, akut anterior miyokard enfarktüsü tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Yatışının 4. gününde hastada ani gelişen nefes darlığı, göğüs ağrısı ve hipotansiyon tablosu ortaya çıkıyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/50 mmHg, nabız 112/dk saptanıyor. Oskültasyonda sol sternal kenarda 4. interkostal aralıkta en iyi duyulan ve ele gelen trilin eşlik ettiği şiddetli pansistolik üfürüm tespit ediliyor. Akciğer bazallerinde krepitan raller duyuluyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler septal rüptür

Cevap

Ventriküler septal rüptür
Sorudaki hasta akut anterior MI sonrası 4. günde hemodinamik bozulma (kardiyojenik şok) ve yeni gelişen bir üfürüm ile başvurmaktadır. Bu tablo MI'ın mekanik komplikasyonlarını düşündürür. Sol sternal kenarda (mezokardiyak odak) duyulan şiddetli pansistolik üfürüm ve eşlik eden thrill (tril), akut Ventriküler Septal Rüptür (VSR) için tipiktir. VSR, özellikle geniş anterior MI'lardan sonra, nekrozun miyokardı zayıflattığı 3-5. günlerde görülür ve sol-sağ şant nedeniyle akciğer ödemi ve şok tablosuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerini analiz et
Hasta akut anterior MI sonrası 4. günde (subakut dönem) kötüleşiyor.
Mekanik komplikasyonların zamanlaması tanıda kritiktir (genellikle 3-5. gün).
2
Fizik muayene bulgularını yorumla
Hipotansiyon (şok), sol sternal kenarda pansistolik üfürüm ve thrill (titreşim) var.
Sol sternal kenarda thrill ile beraber şiddetli pansistolik üfürüm ventriküler septal defekti (VSD) işaret eder.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Anterior MI hikayesi ve üfürümün lokalizasyonu (sol sternal kenar) papiller kas rüptürünü (apeks) ve serbest duvar rüptürünü (tamponad) dışlar.
Anterior MI daha çok septal rüptüre, İnferior MI ise papiller kas rüptürüne neden olur.

Anahtar Kavram

Miyokard enfarktüsü sonrası gelişen mekanik komplikasyonların (VSR vs PMR) fizik muayene ve MI lokalizasyonu ile ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın kesin tanısı için en uygun ilk görüntüleme yöntemi ekokardiyografidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Koroner Arter Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin