Nefroloji

568 soru

Soru 41Soru

7474 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır kan basıncı kontrolünün bozulması ve halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde yaygın aterosklerotik damar hastalığı ve tip 22 diyabet öyküsü olan hastaya 33 hafta önce koroner anjiyografi yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 175/105175/105 mmHg saptanıyor; her iki alt ekstremitede livedo reticularis ve ayak parmaklarında ağrılı, siyanoze (mavi parmak) lezyonlar dikkati çekiyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 3.93.9 mg/dL (bazal: 1.41.4 mg/dL) olarak saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum kompleman (C3, C4) düzeylerinde düşüklük ve periferik eozinofili saptanması tanıyı destekleyen bulgulardır.

Cevap

Serum kompleman düzeylerinde düşüklük ve eozinofili saptanması tanıyı destekleyen önemli laboratuvar bulgularıdır.
Vasküler girişimlerden sonra görülenlivedo reticularis, mavi parmak sendromu, subakut böbrek hasarı ve dirençli hipertansiyon birlikteliği kolesterol embolizasyon sendromu için karakteristiktir. Bu tabloda eozinofili, eozinofilüri ve kompleman tüketimi (C3, C4 düşüklüğü) tanıyı destekleyen en tipik laboratuvar ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Vasküler girişim (anjiyografi) sonrası gelişen subakut böbrek hasarı, dirençli hipertansiyon ve livedo reticularis/mavi parmak sendromu saptandı.
Bu kombinasyon, damar içindeki aterom plaklarından kopan kolesterol kristallerinin küçük arterleri tıkadığı 'Kolesterol Embolizasyon Sendromu' (CES) için klasiktir.
2
Laboratuvar bulgularını ve ayırıcı tanıyı analiz et
Zamanlama (33 hafta) kontrast nefropatisinden (ilk 4848 saat) uzaklaştırır. Eozinofili ve hipokomplemanemi CES için spesifik olmayan ama destekleyici bulgulardır.
Kolesterol kristalleri kompleman sistemini aktive ederek C3 ve C4 düzeylerini düşürebilir.
3
Yönetim stratejisini belirle
Tedavi destekleyicidir; statinler plak stabilizasyonu için kullanılır, antikoagülanlardan ve yeni girişimlerden kaçınılmalıdır.
Aktif böbrek hasarı varken ACE inhibitörü kullanımı GFR'yi daha da düşürebilir.

Anahtar Kavram

Kolesterol Embolizasyon Sendromu (Ateroembolik Böbrek Hastalığı)
Soru 42Soru

6262 yaşında kadın hasta, üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle siprofloksasin tedavisi başlandıktan 11 hafta sonra halsizlik ve idrar miktarında azalma şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinin 0.90.9 mg/dL'den 2.82.8 mg/dL'ye yükseldiği saptanıyor. İdrar mikroskopisinde bol lökosit ve lökosit silindirleri saptanırken, idrar kültüründe üreme olmuyor. Fizik muayenede gövdede yaygın makülopapüler döküntü izleniyor.

Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

Klinik bulgular ışığında en olası tanı akut interstisyel nefrittir.
Doğru yanıt olan tanı, siprofloksasin gibi tetikleyici bir ilacın ardından gelişen akut böbrek hasarı, sistemik döküntü ve idrarda lökosit silindirleri ile birlikte görülen steril piyüri bulgularının klasik kombinasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ilaç öyküsünü değerlendir.
Yeni başlanan bir antibiyotik (siprofloksasin) mevcuttur.
Birçok ilaç, böbrekte aşırı duyarlılık reaksiyonunu tetikleyerek interstisyel inflamasyona yol açabilir.
2
Fizik muayene ve idrar bulgularını analiz et.
Makülopapüler döküntü ve steril piyüri (kültürde üreme olmayan lökositüri) saptanmıştır.
Döküntü sistemik hipersensitiviteyi, steril piyüri ise böbrekteki interstisyel inflamasyonu gösteren anahtar ipuçlarıdır.
3
Böbrek fonksiyonlarındaki değişikliği yorumla.
Kreatinin düzeyinde belirgin artış (akut böbrek hasarı) gözlenmektedir.
Tübulointerstisyel dokudaki ödem ve inflamasyon, filtrasyon fonksiyonunu bozarak akut yetmezliğe neden olur.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı Akut İnterstisyel Nefrit (AİN), tipik olarak yeni bir ilaç başlanmasından sonra gelişen akut böbrek hasarı, döküntü, ateş ve idrarda lökosit (özellikle eozinofil) bulunmasıyla karakterize bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır giderek artan bel ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde bel ağrısı nedeniyle son iki haftadır yoğun non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAI˙I˙NSAİİ) kullanımı öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, pretibial ödem saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyinin bazal değeri olan 1.01.0 mg/dLmg/dL'den 3.43.4 mg/dLmg/dL'ye yükseldiği görülüyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda özetlenmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin9.29.2 g/dLg/dL
Serum Kalsiyum11.611.6 mg/dLmg/dL
Total Protein9.49.4 g/dLg/dL
Albumin3.13.1 g/dLg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})4545 mEq/LmEq/L
FENaFENa%2.6\%2.6
İdrar Tetkiki (DipstickDipstick)1+1+ Protein, sedimentte asellüler silendirler

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi)

Cevap

Bu hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi) tablosudur.
Doğru cevap olan Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi), hastadaki klinik tabloyu (bel ağrısı, anemi, hiperkalsemi) ve laboratuvar verilerini (intrinsik ABHABH paterni ve globulin açığı) bütünsel olarak açıklar. Kast nefropatisinde monoklonal hafif zincirler distal tübüllerde Tamm-Horsfall proteini ile birleşerek obstrüktif silendirler oluşturur ve tübüler hasara yol açar. İdrar çubuğunun (dipstickdipstick) sadece albumine duyarlı olması nedeniyle, hafif zincirlerin (globulinlerin) idrardaki yoğunluğu bu testle tam olarak yansıtılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek hasarının tipini belirle
FENa>%1FENa > \%1 ve UNa>40U_{Na} > 40 mEq/LmEq/L bulunması
Bu değerler sürecin prerenal değil, intrinsik renal bir hasar (tübüler veya interstisyel) olduğunu gösterir.
2
Sistemik bulguları analiz et (CRAB kriterleri)
Kalsiyum yüksek (11.611.6), Böbrek hasarı var (Cr:3.4Cr: 3.4), Anemi mevcut (Hb:9.2Hb: 9.2), Kemik/bel ağrısı var.
Bu dörtlü (Kalsiyum, Renal, Anemi, Bone) Multiple Miyeloma için klasik tanısal ipuçlarıdır.
3
Protein farkını (globulin gap) hesapla
9.43.1=6.39.4 - 3.1 = 6.3 g/dLg/dL
Total protein ile albumin arasındaki farkın 44 g/dLg/dL'den fazla olması, monoklonal gamopati (aşırı immünglobulin üretimi) lehinedir.
4
İdrar bulgularını yorumla
DipstickDipstick proteinüri az (1+1+), sediment asellüler.
Kast nefropatisinde idrara çıkan proteinler esasen hafif zincirlerdir (BenceJonesBence-Jones). Standart dipstickdipstick yöntemleri sadece albumini saptadığı için, ağır proteinüriye rağmen dipstickdipstick yalancı düşük sonuç verebilir.

Anahtar Kavram

Multiple Miyeloma'da kast nefropatisi (Miyeloma böbreği), intrinsik akut böbrek hasarının önemli bir nedenidir ve hiperkalsemi ile anemi eşliğinde değerlendirilmelidir.
Soru 44Soru

5252 yaşında kadın hasta, son bir haftadır halsizlik, hafif ateş ve gövdesinde yeni gelişen döküntü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden iki hafta önce dispeptik yakınmaları nedeniyle lansoprazol tedavisine başlandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde gövdede yaygın makülopapüler döküntü saptanıyor ve kan basıncı 125/80125/80 mmHg ölçülüyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin2,92,9 mg/dL (Bazal: 0,90,9 mg/dL)
Kan Üre Azotu (BUN)4242 mg/dL
İdrar Sodyumu4848 mEq/L
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%1,8\%1,8

Tam idrar tetkikinde; dansite 10141014, protein (+), idrar sedimentinde bol lökosit ve lökosit silindirleri saptanıyor; ancak idrar kültüründe üreme izlenmiyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

Akut interstisyel nefrit
Akut interstisyel nefrit, genellikle ilaçlara karşı gelişen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Proton pompa inhibitörleri (lansoprazol vb.) günümüzde en sık neden olan ilaç grupları arasındadır. Ateş, döküntü ve böbrek fonksiyonlarında bozulma klasik triadıdır. İdrar sedimentinde lökosit silindirlerinin görülmesi, tübül ve interstisyumun tutulduğunu kanıtlar. Ayrıca steril piyüri (kültürde üreme olmaksızın lökosit varlığı) bu tablo için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ilaç öyküsü ve sistemik bulgularını değerlendir.
İki hafta önce başlanan Proton Pompa İnhibitörü (lansoprazol) kullanımı ile ortaya çıkan ateş ve döküntü, aşırı duyarlılık reaksiyonunu düşündürür.
İlaca bağlı akut interstisyel nefrit (AİN), tipik olarak ilaç kullanımından 1-2 hafta sonra gelişir.
2
Laboratuvar ve idrar bulgularını analiz et.
Kreatinin artışı böbrek hasarını gösterirken; FENa değerinin >%1>\%1 olması intrinsik (renal) tipte bir hasarı, idrar sedimentindeki lökosit silindirleri ve steril piyüri ise interstisyel enflamasyonu işaret eder.
Lökosit silindirleri, lökositlerin tübül içinde silindir haline gelmesiyle oluşur ve tübülointerstisyel hastalıklar için karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Prerenal nedenler düşük FENa ile, ATN granüler silindirlerle, post-renal nedenler ise obstrüksiyon bulgularıyla dışlanır.
Hastadaki döküntü ve steril piyüri eşliğindeki lökosit silindirleri kombinasyonu en çok AİN tanısını destekler.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı gelişen Akut İnterstisyel Nefrit tanısında klinik (ateş, döküntü) ve idrar (steril piyüri, lökosit silindirleri) bulgularının sentezi.
Soru 45Soru

1919 yaşında erkek hasta, askeri okul muayenesi sırasında saptanan mikroskobik hematüri nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluğundan beri bilateral işitme cihazı kullandığı öğrenilen hastanın soygeçmişinde, dayısının 3030 yaşında son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize girdiği belirtiliyor. Fizik muayenede kan basıncı 120/80120/80 mmHg saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 0.90.9 mg/dL, serum albümin 3.93.9 g/dL, tam idrar tetkikinde her sahada bol eritrosit ve 2424 saatlik idrarda 750750 mg proteinüri saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alport sendromu

Cevap

En olası tanı Alport sendromudur.
Alport sendromu, tip IVIV kollajen sentezindeki genetik defektlere bağlı gelişen bir hastalıktır. Genç erkek hastalarda hematüriye eşlik eden sensörinöral işitme kaybı ve ailede böbrek yetmezliği öyküsü varlığı bu tanı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada hematüri ve hafif proteinüri ile giden nefritik bir tablo saptanmıştır.
Primer böbrek tutulum paternini belirlemek.
2
Ekstrarenal bulguların değerlendirilmesi
Bilateral sensörinöral işitme kaybı saptanmıştır.
Hematüriye eşlik eden sistemik veya kalıtsal hastalıkları araştırmak.
3
Aile öyküsü ile bulguların birleştirilmesi
Dayıda erken yaşta gelişen böbrek yetmezliği ve hastadaki işitme kaybı birlikteliği saptanmıştır.
Tip IVIV kollajen mutasyonlarını düşündüren kalıtsal nefrit tanısına ulaşmak.

Anahtar Kavram

Alport sendromu; persistan hematüri, progresif böbrek yetmezliği ve sensörinöral işitme kaybı ile karakterize kalıtsal bir hastalıktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru

6565 yaşında erkek hasta, üç farklı grup antihipertansif ilaç kullanmasına rağmen kan basıncının 160/100160/100 mmHg seyretmesi üzerine polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde batın bölgesinde her iki üst kadranda belirgin sistolik üfürüm saptanıyor. Bu hastada renovasküler hipertansiyon tanısında "altın standart" olarak kabul edilen tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA)

Cevap

Renovasküler hipertansiyon tanısında altın standart yöntem Dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA) yöntemidir.
Dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA), renal arter lümenindeki daralmayı doğrudan görüntülemesi, eş zamanlı olarak arter içi basınç gradyenti ölçümüne izin vermesi ve gerektiğinde tedavi edici girişimlerin (balon/stent) aynı seansta uygulanabilmesine olanak sağlaması nedeniyle renovasküler hipertansiyon tanısında altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
İleri yaş (6565 yaş), dirençli hipertansiyon (3 ilaçla kontrol altına alınamayan HT) ve abdominal üfürüm varlığı.
Bu bulgular, özellikle aterosklerotik zeminli renal arter darlığını (Renovasküler HT) güçlü bir şekilde düşündürür.
2
Tanı basamaklarını belirle
Tarama için Doppler USG veya BT/MR anjiyografi tercih edilebilir.
Kesin tanı ve gerekirse müdahale için en güvenilir yöntemi seçmek gerekir.
3
Altın standart yöntemi seç
Dijital subtraksiyon anjiyografi (DSA).
DSA, vasküler yapıyı en yüksek çözünürlükle gösteren ve basınç ölçümü ile darlığın ciddiyetini kanıtlayan kesin referans yöntemdir.

Anahtar Kavram

Renovasküler hipertansiyonun tanısal yaklaşımı ve altın standart inceleme.
Soru 47Soru

5 yıllık hemodiyaliz öyküsü olan 62 yaşında erkek hasta, giderek artan yaygın kemik ağrıları ve kas güçsüzlüğü şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın rutin tedavisinde kalsiyum asetat ve kalsitriol bulunmaktadır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuçNormal Değer
Serum Kalsiyum10.8 mg/dL8.5-10.5
Serum Fosfor6.5 mg/dL2.5-4.5
Serum Albümin4.0 g/dL3.5-5.5
İntakt PTH65 pg/mL15-65
Alkalen Fosfataz45 U/L40-130

Bu hasta için en olası tanı ve tedavi yaklaşımı açısından aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adinamik kemik hastalığı mevcuttur; kalsiyum içeren bağlayıcılar ve kalsitriol kesilmelidir.

Cevap

Adinamik kemik hastalığı mevcuttur; kalsiyum içeren bağlayıcılar ve kalsitriol kesilmelidir.
Diyaliz hastalarında İntakt PTH hedefi normalin üst sınırının 2 ila 9 katıdır. 65 pg/mL PTH düzeyi, diyaliz hastası için belirgin şekilde düşüktür ve 'Adinamik Kemik Hastalığı' tanısını koydurur. Adinamik kemik hastalığında kemik metabolizması çok yavaştır, kemik kalsiyum ve fosforu içine alamaz (tamponlayamaz), bu nedenle serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri yükselir. Tedavide amaç, PTH üzerindeki baskıyı kaldırarak kemik döngüsünü artırmaktır. Bu nedenle PTH'yi baskılayan D vitamini (kalsitriol) ve kalsiyum yükü oluşturan fosfor bağlayıcılar (kalsiyum asetat) kesilmelidir. Fosfor kontrolü için kalsiyum içermeyen bağlayıcılar (sevelamer vb.) tercih edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
PTH düzeyini diyaliz hastası hedeflerine göre değerlendir.
İntakt PTH 65 pg/mL. Diyaliz hastalarında beklenen hedef değer (KDIGO'ya göre normalin üst sınırının 2-9 katı, yani yaklaşık 130-600 pg/mL) altındadır. Bu durum 'düşük devirli kemik hastalığı'nı (adinamik kemik hastalığı) işaret eder.
Diyaliz hastalarında kemik direncinden dolayı normal PTH değerleri aslında relatif hipoparatiroidi kabul edilir.
2
Kalsiyum ve Fosfor dengesini analiz et.
Kalsiyum yüksek (10.8), Fosfor yüksek (6.5). Bu durum, kemiğin tamponlama kapasitesinin kaybolduğunu (adinamik kemik) ve dışarıdan alınan kalsiyum/fosforun serumda biriktiğini gösterir.
Adinamik kemikte mineral döngüsü durduğu için diyetle alınan mineraller kemiğe giremez ve hiperkalsemi/hiperfosfatemi yapar.
3
Mevcut ilaçların etkisini değerlendir.
Hasta kalsiyum asetat (Ca yükü) ve kalsitriol (PTH baskılayıcı, Ca/P emilimini artırıcı) kullanıyor. Bu ilaçlar tabloyu yaratan iatrojenik nedenlerdir.
Aşırı PTH baskılanması adinamik kemik hastalığının temel nedenidir.
4
Tedavi kararını ver.
PTH'nin yükselmesine izin verilmeli (baskılayıcı ilaçlar kesilmeli) ve kalsiyum yükü azaltılmalı (Ca içermeyen bağlayıcıya geçilmeli).
Adinamik kemik hastalığının tedavisi, kemik döngüsünü tekrar başlatmak için PTH'nin serbest bırakılmasıdır.

Anahtar Kavram

Adinamik Kemik Hastalığı

İpuçları

1
Diyaliz hastalarında 'normal' kabul edilen PTH aralığı, sağlıklı bireylerden farklıdır; kemik direnci nedeniyle daha yüksek değerler hedeflenir.
2
Hastanın PTH düzeyi 65 pg/mL'dir. Bu değer bir diyaliz hastası için 'düşük' kabul edilir ve kemik döngüsünün durduğunu (dinamik olmadığını) gösterir.
3
Düşük PTH ve yüksek kalsiyum varlığında, PTH'yi daha da düşürecek veya kalsiyum yükünü artıracak tedavilerden (D vitamini, kalsiyum tuzları) kaçınmak gerekir.

Daha Fazla Pratik

Adinamik kemik hastalığı ile osteitis fibroza kistika arasındaki biyokimyasal ve radyolojik farkları karşılaştıran bir soru çözünüz.

Alternatif Yöntem

Düşük kalsiyumlu diyalizat (örneğin 2.5 mEq/L) kullanarak serum kalsiyumunu düşürmek ve PTH salınımını stimüle etmek de tedavinin bir parçası olabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 48Soru

1919 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve günlük 454-5 litreye varan idrar çıkarma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, konjunktivalar soluk saptanıyor; ödem saptanmıyor. Laboratuvar bulgularında; serum kreatinin 3.23.2 mg/dL, hemoglobin 9.29.2 g/dL, serum sodyum 138138 mEq/L, potasyum 4.14.1 mEq/L saptanıyor. Tam idrar tetkikinde dansite 10051005 olup proteinüri veya aktif idrar sedimenti saptanmıyor. Renal ultrasonografide her iki böbrek boyutu 7.57.5 cm (küçük) saptanıyor ve kortikomedüller bileşkede milimetrik kistler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nefronofitizis

Cevap

Nefronofitizis (NPHP), genç yaşta progresif renal yetmezlik, küçük böbrekler ve kortikomedüller kistler ile karakterize en olası tanıdır.
Nefronofitizis (NPHP), otozomal resesif geçişli bir hastalık olup çocukluk ve gençlik döneminde poliüri, polidipsi, anemi ve progresif böbrek yetmezliği ile başvurur. Ultrasonografide böbreklerin küçük olması ve kortikomedüller kistlerin varlığı patognomonik bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Hastadaki poliüri, polidipsi ve düşük idrar dansitesi (10051005) tübüler konsantrasyon yeteneğinin bozulduğunu gösterir.
Herediter tübülointerstisyel hastalıklarda ilk bulgu genellikle idrarı konsantre etme yeteneğinin kaybıdır.
2
Görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi
Böbrek boyutlarının küçük (7.57.5 cm) olması ve kistlerin kortikomedüller bileşkede yerleşmesi.
Bu bulgular polikistik böbrek hastalığının (büyük böbrekler) ve medüller sünger böbreğin (normal boyut/toplayıcı kanal dilatasyonu) dışlanmasını sağlar.
3
Laboratuvar ve yaş uyumunun kontrolü
Anemi ve 1919 yaşında renal yetmezlik tablosu.
Nefronofitizis çocuklarda ve genç erişkinlerde son dönem böbrek yetmezliğinin en sık genetik nedenidir.

Anahtar Kavram

Nefronofitizis, küçük böbrekler, kortikomedüller kistler ve konsantrasyon kusuru (poliüri) triadıyla tanınan bir silio-patidir.

İpuçları

1
Hastadaki böbrek boyutlarının küçülmüş olması ve idrar sedimentinin 'sessiz' olması ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Poliüri ve polidipsi gibi belirtiler tübüler fonksiyonların erken dönemde bozulduğunu (konsantrasyon kusuru) gösterir.

Daha Fazla Pratik

Nefronofitizis'in ekstra-renal bulguları (örneğin retinitis pigmentosa ile giden Senior-Loken sendromu) hakkında okuma yapılması önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Atriyal fibrilasyon nedeniyle uzun süredir varfarin kullanan ve son dönem böbrek yetmezliği tanısıyla 4 yıldır hemodiyaliz programında olan 68 yaşındaki erkek hasta, her iki uyluk iç yüzünde ve karın alt kadranında gelişen, dayanılamayacak şiddette ağrılı cilt lezyonları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede, palpasyonla sert (indüre), çevresinde retiküler tarzda morluklar (livedo) bulunan ve merkezinde siyah nekrotik eskar izlenen plaklar saptanıyor. Periferik nabızlar normal palpe ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde;

ParametreSonuç
Serum Kalsiyum9.8 mg/dL
Serum Fosfor7.6 mg/dL
Parathormon (PTH)620 pg/mL
Albümin3.1 g/dL

Bu hasta için en uygun ve öncelikli tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varfarin tedavisinin kesilmesi ve intravenöz sodyum tiyosülfat başlanması

Cevap

Varfarin tedavisinin kesilmesi ve intravenöz sodyum tiyosülfat başlanması
Hastadaki klinik tablo (ağrılı, indüre, nekrotik eskarlaşan lezyonlar) ve risk faktörleri (diyaliz, varfarin kullanımı, hiperfosfatemi) Kalsifilaksi (Kalsifik Üremik Arteriyolopati) ile uyumludur. Varfarin, damar duvarında kalsifikasyonu önleyen Matrix Gla Protein'in (MGP) aktivasyonunu engelleyerek kalsifilaksiyi tetikler. Tedavideki en kritik basamak varfarinin kesilmesi ve kalsiyum birikimini çözmeye yardımcı olan Sodyum Tiyosülfatın başlanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanıla
Diyaliz hastası + Varfarin kullanımı + Ağrılı nekrotik cilt lezyonları + Yüksek Ca x P çarpımı = Kalsifilaksi (Kalsifik Üremik Arteriyolopati).
Bu tetrad kalsifilaksi için çok tipiktir ve acil müdahale gerektiren yüksek mortaliteli bir durumdur.
2
Risk faktörlerini analiz et
Varfarin, kalsifikasyonu engelleyen 'Matrix Gla Proteini'ni inhibe ederek damar kalsifikasyonunu tetikler.
Etiyolojideki en önemli değiştirilebilir risk faktörü varfarindir.
3
Tedavi planını belirle
Varfarin kesilmeli, kalsiyum içermeyen fosfor bağlayıcılar seçilmeli ve sodyum tiyosülfat (kalsiyum şelatörü/antioksidan) başlanmalıdır.
Hastalığın ilerlemesini durdurmak için presipite eden faktör ortadan kaldırılmalıdır.

Anahtar Kavram

Kalsifilaksi Yönetimi ve Varfarin İlişkisi

İpuçları

1
Hastanın kullandığı kan sulandırıcı ilaç (varfarin), kemik ve damar sağlığıyla ilgili spesifik bir proteini inhibe ederek bu hastalığa zemin hazırlar.
2
Bu hastalıkta kalsiyum ve fosforun damar duvarında birikmesi söz konusudur. Tedavi, bu birikimi artıran faktörleri (ilaçlar, yüksek kalsiyum) ortadan kaldırmayı hedefler.

Daha Fazla Pratik

KBY hastalarında kemik-mineral bozukluğu tipleri (Adinamik kemik vs Osteitis fibroza) ve PTH hedefleri üzerine bir soru çözülmesi önerilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 50Soru

5555 yaşında kadın hasta, son 22 gündür devam eden yüksek ateş, titreme ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/50 mmHg80/50\text{ mmHg}, nabız 110/dk110/\text{dk}, ateş 39.2C39.2^\circ\text{C} saptanıyor. Hastaya intravenöz sıvı ve ampirik antibiyotik tedavisi başlanıyor. Yatışının 33. gününde idrar miktarının azaldığı (300 mL/gu¨n300\text{ mL/gün}) fark ediliyor.

TetkikSonuç
Serum Kreatinin3.2 mg/dL3.2\text{ mg/dL} (Yatışta: 1.1 mg/dL1.1\text{ mg/dL})
BUN52 mg/dL52\text{ mg/dL}
İdrar Sodyumu50 mEq/L50\text{ mEq/L}
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%2.8\%2.8
İdrar sedimentiKahverengi (çamur rengi) granüler silendirler

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut tübüler nekroz

Cevap

Akut tübüler nekroz
Hastada saptanan belirgin hipotansiyon ve sepsis, böbreklerin iskemik hasar görmesine neden olmuştur. Laboratuvar bulgularında Fraksiyone Sodyum Ekskresyonunun (FENa) %1'in (ve hatta %2'nin) üzerinde olması ile idrar sodyumunun 40 mEq/L'den yüksek bulunması, böbrek tübüllerinin sodyumu tutma fonksiyonunu kaybettiğini (intrinsik hasar) gösterir. İdrar mikroskobisinde görülen kahverengi 'çamur rengi' granüler silendirler ise dökülen tübüler hücrelerin oluşturduğu tipik bir Akut Tübüler Nekroz (ATN) bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir.
Hasta sepsis ve derin hipotansiyon (80/50 mmHg80/50\text{ mmHg}) tablosundadır; bu durum böbrek perfüzyonunu bozarak iskemik hasar riskini artırır.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı risk faktörlerini belirlemektir.
2
Böbrek fonksiyon testlerini analiz et.
Kreatinin değerinin 1.11.1'den 3.23.2'ye yükselmesi ve oligüri (300 mL/gu¨n300\text{ mL/gün}), KDIGO kriterlerine göre evre 3 Akut Böbrek Hasarı ile uyumludur.
Böbrek hasarının varlığı ve şiddeti kreatinin artışıyla teyit edilir.
3
Laboratuvar parametrelerini Prerenal/Renal ayrımı için kullan.
FENa'nın %2.8\%2.8 (>%2>\%2) ve idrar sodyumunun 50 mEq/L50\text{ mEq/L} (>40 mEq/L>40\text{ mEq/L}) olması, tübüllerin sodyum geri emme yeteneğini kaybettiğini, yani parankimal (renal) hasar geliştiğini gösterir.
FENa ve idrar sodyumu, böbreğin konsantrasyon ve geri emilim kapasitesini ölçer.
4
İdrar sediment bulgusunu yorumla.
Kahverengi (çamur rengi) granüler silendirler, dökülen tübül epitellerini temsil eder ve Akut Tübüler Nekroz (ATN) için patognomoniktir.
Sediment bulguları, hasarın anatomik bölgesini doğrular.

Anahtar Kavram

İskemik Akut Tübüler Nekroz (ATN) Tanısı

Daha Fazla Pratik

Prerenal azotemiden ATN'ye geçiş sürecindeki patofizyolojik değişiklikleri ve idrar ozmolaritesindeki değişimleri inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru

71 yaşında erkek hasta, yaklaşık 3 aydır artarak devam eden halsizlik, iştahsızlık ve 6 kg istemsiz kilo kaybı nedeniyle başvuruyor. Özgeçmişinde 15 yıldır hipertansiyon ve 4 ay önce tanısı konulan gastroözofageal reflü hastalığı öyküsü bulunuyor. Kullandığı ilaçların amlodipin ve lansoprazol olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg ölçülüyor, ciltte döküntü veya periferik ödem izlenmiyor. Sistemik muayene doğal bulunuyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
Serum Kreatinin: 2.3 mg/dL (6 ay önceki kontrolünde 0.9 mg/dL)
BUN: 48 mg/dL
Hemoglobin: 10.8 g/dL
İdrar incelemesinde: Dansite 1.012, pH 6.0, Protein (+), Lökosit 10-15/HPF, Eritrosit 1-2/HPF.
İdrar mikroskopisinde lökosit silendirleri görülüyor, bakteri izlenmiyor.
İdrar kültürü: Üreme yok.
Periferik yaymada eozinofili saptanmıyor (%2).
Renal USG: Böbrek boyutları normal, parankim ekojenitesi grade 1 artmış, hidronefroz yok.

Bu hastadaki akut böbrek yetmezliği tablosunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lansoprazol ilişkili akut tübülointerstisyel nefrit

Cevap

Lansoprazol ilişkili akut tübülointerstisyel nefrit
Hastada akut/subakut gelişen böbrek yetmezliği, idrar incelemesinde steril piyüri (lökosit var, üreme yok) ve lökosit silendirleri saptanmıştır. Bu tablo 'Tübülointerstisyel Nefrit' için karakteristiktir. Hastanın 4 ay önce kullanmaya başladığı Lansoprazol (Proton Pompa İnhibitörü), bu tablonun en olası nedenidir. PPI'lara bağlı interstisyel nefritler, antibiyotiklerin aksine genellikle sinsi seyreder; ateş, döküntü ve eozinofili gibi klasik hipersensitivite bulguları hastaların çoğunda bulunmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu özetle
Yaşlı hasta, subakut (3 ay) böbrek yetmezliği, kilo kaybı ve halsizlik ile başvuruyor. Yeni başlanan ilaç (Lansoprazol) var.
Etiyolojiyi belirlemek için zaman çizelgesi ve risk faktörleri önemlidir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Steril piyüri (lökosit var, bakteri yok) ve Lökosit silendirleri mevcut. Eozinofili yok.
Lökosit silendirleri, glomerül veya enfeksiyon dışlandığında tübülointerstisyel inflamasyonun en güçlü göstergesidir.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Enfeksiyon (kültür negatif) ve Glomerülonefrit (eritrosit silendiri yok) dışlandı. Geriye ilaç ilişkili interstisyel nefrit kalıyor.
Proton Pompa İnhibitörleri (PPI), yaşlılarda sinsi seyreden, sistemik allerjik bulguların (döküntü, eozinofili) nadir olduğu önemli bir AIN nedenidir.

Anahtar Kavram

İlaç ilişkili Akut Tübülointerstisyel Nefrit (ATIN) tanısında, özellikle PPI kullanımına bağlı vakalarda klasik 'hipersensitivite triadı'nın (ateş, döküntü, eozinofili) sıklıkla görülmediği ve tablonun sinsi seyredebildiği unutulmamalıdır.

İpuçları

1
Hastanın idrarında lökosit ve lökosit silendirleri var ancak kültürde üreme yok. Bu durum 'steril inflamasyon'u işaret eder.
2
Yakın zamanda başlanan ilaçlardan biri (mide koruyucu), böbrek parankiminde sinsi bir inflamasyona neden olabilir.
3
Eozinofili veya döküntü olmaması İlaç İlişkili İnterstisyel Nefrit tanısını ekarte ettirmez; özellikle PPI kullanımında bu bulgular nadirdir.

Daha Fazla Pratik

İlaç ilişkili akut interstisyel nefrit ile akut tübüler nekrozun idrar sodyumu ve osmolalitesi ile ayrımını gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Hastanın kullandığı ilaçların yan etkileri sorgulanarak, böbrek yetmezliği ile bilinen ilişkisi olan ajanlar (PPI) üzerinden tanıya gidilebilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 52Soru

2424 yaşında kadın hasta, son 22 haftadır devam eden halsizlik, düşük dereceli ateş ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Son 33 gündür her iki gözünde kızarıklık, ağrı ve ışığa hassasiyet geliştiği öğreniliyor. Özgeçmişinde herhangi bir ilaç kullanım öyküsü saptanmıyor. Yapılan tetkiklerinde; serum kreatinin 2.32.3 mg/dL (bazal: 0.90.9 mg/dL), tam idrar tetkikinde dansite 10121012, pH 6.06.0, protein (+1)(+1) saptanıyor. İdrar mikroskopisinde 202520-25 lökosit/hpf (kültür negatif), lökosit silindirleri (+)(+) ve Wright-Giemsa boyamasında eozinofilüri izleniyor. Akciğer grafisi normal olan hastanın göz muayenesinde bilateral akut anterior üveit tespit ediliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TINU (Tübulointerstisyel nefrit ve üveit) sendromu

Cevap

Verilen klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı TINU (Tübulointerstisyel nefrit ve üveit) sendromudur.
TINU sendromu, özellikle adölesan ve genç erişkin kadınlarda görülen, sistemik semptomların (ateş, kilo kaybı) eşlik ettiği akut tübulointerstisyel nefrit ve bilateral anterior üveit birlikteliğidir. Laboratuvar incelemesinde kreatinin artışı, steril piyüri ve eozinofilüri saptanması tanıyı destekleyen güçlü bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek fonksiyonlarının ve idrar bulgularının analizi
Serum kreatinin düzeyinde ani artış (0.90.9'dan 2.32.3 mg/dL'ye), hafif proteinüri, steril piyüri (kültür negatif lökositüri), lökosit silindirleri ve eozinofilüri saptanması.
Bu bulgular tipik bir 'Akut İnterstisyel Nefrit' (AİN) tablosunu işaret eder.
2
Sistemik ve ekstrarenal bulguların değerlendirilmesi
Genç kadın hastada ateş, halsizlik ve bilateral akut anterior üveit varlığı.
AİN ile birlikte üveit varlığı spesifik sendromları akla getirmelidir.
3
Ayırıcı tanı ve dışlama
Akciğer grafisinin normal olması Sarkoidozu; idrarda hematüri ve silindir olmaması vaskülitleri ve glomerülonefritleri dışlar.
İlaç kullanım öyküsü olmaması idiyopatik veya sistemik hastalıklara bağlı AİN nedenlerini ön plana çıkarır.
4
Tanının konulması
AİN + Akut Anterior Üveit + Genç Kadın = TINU Sendromu.
TINU sendromu, ilaç kullanımı olmaksızın gelişen AİN vakalarında önemli bir ayırıcı tanıdır.

Anahtar Kavram

TINU sendromu, genç yaş grubunda görülen, nedeni bilinmeyen (idiyopatik) bir akut tübulointerstisyel nefrit ve anterior üveit birlikteliğidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

Kırk sekiz yaşında erkek hasta, 2020 yıldır gemi söküm ve tersane sanayinde boya raspalama ve kaynak işlerinde çalışmaktadır. Rutin kontrollerinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg, serum kreatinin düzeyi 1.71.7 mg/dL saptanıyor. Hastanın yapılan spot idrar analizinde dipstick (çubuk) testi ile protein (+) saptanırken, mikroskobik incelemede sedimentte hücre veya silindir izlenmiyor. Hastanın idrar proteinüri profili aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğerNormal Sınır
Spot İdrar Protein/Kreatinin Oranı (PCR)19001900 mg/g< 150150 mg/g
Spot İdrar Albümin/Kreatinin Oranı (ACR)140140 mg/g< 3030 mg/g

Bu hastadaki proteinüri tablosunun en olası fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proksimal tübül hücre hasarı sonucu düşük molekül ağırlıklı proteinlerin geri emiliminin bozulması

Cevap

Proksimal tübül hücre hasarı sonucu düşük molekül ağırlıklı proteinlerin (β2\beta_2-mikroglobulin, RBP vb.) geri emiliminin bozulması (Tübüler Proteinüri)
İdrarda toplam protein (PCR) yüksekken albümin miktarının (ACR) düşük kalması (ACR/PCR < 0.4), idrarda albümin dışı proteinlerin (β2\beta_2-mikroglobulin, hafif zincirler vb.) bulunduğunu gösterir. Kurşun gibi ağır metal maruziyetleri proksimal tübüllerde geri emilimi bozarak düşük molekül ağırlıklı proteinlerin idrarla atılmasına (tübüler proteinüri) neden olur. Kurşun nefropatisi ayrıca hipertansiyon ve kronik böbrek yetmezliği ile seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
ACR/PCR oranının hesaplanması ve yorumlanması
140/19000.07140 / 1900 \approx 0.07 (%7)
Albüminin toplam protein içindeki payının çok düşük olması, proteinürinin glomerüler kaynaklı (albümin ağırlıklı) olmadığını gösterir.
2
Klinik bağlamın (Mesleki maruziyet) değerlendirilmesi
Gemi söküm ve kaynak işleri \rightarrow Kronik Kurşun Maruziyeti
Kurşun, böbreklerde öncelikle proksimal tübül epiteli ve interstisyumda hasar yaparak kronik tübülointerstisyel nefrite yol açar.
3
Non-albümin proteinüri nedenleri arasında ayırıcı tanı yapılması
Tübüler Proteinüri vs. Taşma Proteinürisi ayrımı
Sedimentin temiz olması ve kurşun nefropatisi öyküsü, proksimal tübülün geri emilim fonksiyonunun bozulmasına bağlı tübüler proteinüriyi birincil tanı haline getirir.

Anahtar Kavram

Proteinüri Tipleri ve ACR/PCR Diskordanlığı
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 54Soru

Araç içi trafik kazası sonrası kafa travması geçiren ve yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilatör desteğinde izlenen 4545 yaşında erkek hastanın takibinin üçüncü gününde idrar miktarının 300300 mL/saat düzeyine çıktığı fark ediliyor. Hastanın güncel vücut ağırlığı 8080 kg olup laboratuvar değerleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Serum Sodyum161161 mEq/L
Serum Potasyum4.24.2 mEq/L
Serum Osmolalitesi335335 mOsm/kg
İdrar Osmolalitesi110110 mOsm/kg
İdrar Sodyumu1515 mEq/L

Bu hastada serum sodyum düzeyini 140140 mEq/L'ye düşürmek için hesaplanan toplam vücut su açığı (serbest su açığı) yaklaşık kaç litredir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 7.27.2

Cevap

Hesaplanan toplam vücut su açığı 7.27.2 litredir.
Kafa travması sonrası gelişen poliüri, hipernatremi ve düşük idrar osmolalitesi tablosu Santral Diyabetes İnsipidus (SDİ) ile uyumludur. Bu hastada sodyum değerini düzeltmek için gereken serbest su açığı; TVS×[(Gu¨ncel Na/Hedef Na)1]TVS \times [(\text{Güncel Na} / \text{Hedef Na}) - 1] formülüyle hesaplanır. 4545 yaşında 8080 kg bir erkek için TVS=80×0.6=48TVS = 80 \times 0.6 = 48 litredir. Formülde yerine konulduğunda 48×(161/1401)=48×0.15=7.248 \times (161/140 - 1) = 48 \times 0.15 = 7.2 litre sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın toplam vücut suyunun (TVS) hesaplanması
TVS=80 kg×0.6=48 litreTVS = 80 \text{ kg} \times 0.6 = 48 \text{ litre}
4545 yaşında yetişkin bir erkek hastada vücut su oranı yaklaşık %60\%60 (0.60.6) olarak kabul edilir.
2
Serbest su açığı formülünün uygulanması
Su Ac¸ıg˘ı=48×[(161140)1]\text{Su Açığı} = 48 \times [(\frac{161}{140}) - 1]
Hipernatremide eksik olan su miktarını belirlemek için mevcut sodyumun hedef sodyuma oranı kullanılır.
3
Matematiksel işlemin tamamlanması
48×(1.151)=48×0.15=7.2 litre48 \times (1.15 - 1) = 48 \times 0.15 = 7.2 \text{ litre}
Sodyum değerini 140140 mEq/L'ye düşürmek için gereken net su miktarı bu şekilde hesaplanır.

Anahtar Kavram

Hipernatremide serbest su açığı hesabı ve kafa travması sonrası gelişen santral diyabetes insipidus.

Daha Fazla Pratik

Santral ve nefrojenik diyabetes insipidus ayrımında vazopressin yanıtının önemini tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Alternatif olarak, TVS hesaplandıktan sonra 'Mevcut Na x Mevcut TVS = Hedef Na x Hedef TVS' denklemi üzerinden (161×48)/140=55.2(161 \times 48) / 140 = 55.2 bulunup, aradaki fark (55.248=7.255.2 - 48 = 7.2) hesaplanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 55Soru

7474 yaşında erkek hasta, koroner arter hastalığı nedeniyle yapılan stent uygulamasından 1010 gün sonra idrar miktarında azalma ve halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 150/90mmHg150/90 \, mmHg, nabız 84/dk84/dk saptanıyor. Alt ekstremite muayenesinde her iki ayak parmaklarında morarma (mavi parmak sendromu) ve uyluk bölgesinde livedo reticularis izleniyor. Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin3.4mg/dL3.4 \, mg/dL0.71.2mg/dL0.7 - 1.2 \, mg/dL
BUN72mg/dL72 \, mg/dL1020mg/dL10 - 20 \, mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})18mEq/L18 \, mEq/L-
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.7\%0.7-
Tam Kan SayımıEozinofili (%9\%9)-

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateroembolik renal hastalık

Cevap

Ateroembolik renal hastalık
Doğru cevap olan ateroembolik renal hastalık; vasküler girişimlerden günler veya haftalar sonra ortaya çıkan, livedo reticularis, mavi parmak sendromu ve eozinofili ile karakterize bir tablodur. FENa değerinin düşük saptanması, yamalı mikrovasküler tıkanıklığın yol açtığı ve tübüler nekrozun henüz tam yerleşmediği iskemik süreci yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve zamanlamanın değerlendirilmesi
Girişimden 1010 gün sonra başlayan renal fonksiyon kaybı, kontrast nefropatisinden ziyade daha geç ortaya çıkan nedenleri düşündürür.
Zamanlama, akut böbrek hasarı ayırıcı tanısında en kritik parametrelerden biridir.
2
Deri bulgularının analizi
Livedo reticularis ve mavi parmak sendromu, sistemik kolesterol kristal embolizasyonunun tipik göstergeleridir.
Vasküler girişim sırasında plakların yerinden oynaması distal embolilere yol açar.
3
Laboratuvar verilerinin (FENa ve eozinofili) yorumlanması
FENa değerinin %0.7\%0.7 (\%1'den küçük) olması yamalı mikrovasküler iskemiyi, eozinofili ise kristal embolizasyonuna ikincil inflamasyonu destekler.
Ateroembolik hastalıkta başlangıçta tübüler hasardan ziyade iskemik süreç baskın olduğu için FENa düşük kalabilir.
4
Ayırıcı tanının kesinleştirilmesi
Eozinofili, tipik deri lezyonları ve uygun zamanlama ile en olası tanı ateroembolik renal hastalıktır.
TUS sınav formatında bu üçlü bulgu kombinasyonu doğrudan ateroemboliyi işaret eder.

Anahtar Kavram

Vasküler girişim sonrası gelişen ateroembolik renal hastalıkta 'livedo reticularis', 'eozinofili' ve 'geç başlangıç' (Kontrast nefropatisine göre daha geç) anahtar tanısal özelliklerdir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

2828 yaşında erkek hasta, akut tonsillofarenjit nedeniyle penisilin tedavisi başlandıktan 11 hafta sonra yaygın makülopapüler döküntü ve ateş şikayeti ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.12.1 mg/dL (bazal: 0.90.9 mg/dL) ve periferik yaymada eozinofili saptanıyor. Bu hastanın idrar tetkikinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en muhtemeldir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Steril piyüri ve eozinofilüri

Cevap

Steril piyüri ve eozinofilüri
Penisilin kullanımı sonrası gelişen ateş, döküntü ve serum kreatinin artışı ile karakterize tablo Akut İnterstisyel Nefrit'tir (AİN). AİN'de idrar incelemesinde lökositler (piyüri) saptanır ancak idrar kültüründe üreme olmaz (steril piyüri). Ayrıca, Hansel boyası ile yapılan idrar sedimenti incelemesinde eozinofillerin saptanması (eozinofilüri) bu tanıya güçlü bir kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
İlaç kullanımı (Penisilin) sonrası gelişen ateş, döküntü ve akut böbrek hasarı saptandı.
Bu klinik triad Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir.
2
Tanıyı destekleyen laboratuvar bulgularını belirleme
AİN tanısında idrarda piyüri varken kültürün negatif olması (steril piyüri) ve eozinofillerin görülmesi (eozinofilüri) beklenir.
Tübulointerstisyel inflamasyon idrar sedimentinde bu spesifik hücrelerin görülmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) ve idrar bulguları
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru

2222 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, yaklaşık 11 ay önce bir futbol maçında karın bölgesine aldığı künt travma sonrası son haftalarda giderek şiddetlenen baş ağrısı ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 190/110190/110 mmHg olarak ölçülüyor; hastanın özgeçmişinde daha önce hipertansiyon öyküsü bulunmadığı ve travma öncesi kontrollerinin normal olduğu öğreniliyor. Batın ultrasonografisinde sol böbreği çepeçevre saran, renal parankimi belirgin şekilde dıştan sıkıştıran 55 cm kalınlığında organize subkapsüler hematom saptanıyor. Sağ böbrek ise normal boyut ve yapıdadır. Bu hastada görülen hipertansiyonun en olası patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hematomun yaptığı basının renal perfüzyonu azaltarak renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini aktive etmesi

Cevap

Hematomun yaptığı basının renal perfüzyonu azaltarak renin-anjiyotensin-aldosteron sistemini aktive etmesi (Page Böbreği mekanizması)
Doğru seçenek, hematomun parankime yaptığı bası sonucu gelişen renal iskemi ve RAAS aktivasyonunu tanımlamaktadır. Bu tablo literatürde 'Page Böbreği' olarak adlandırılır. Hematomun dıştan yaptığı bası, jukstaglomerüler aparatta hipoperfüzyon algısı yaratarak renin salınımını tetikler ve bu da sistemik kan basıncının dramatik şekilde yükselmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın travma öyküsü ve klinik sunumunu analiz et
Travmadan 11 ay sonra başlayan ve ultrasonografide subkapsüler hematomun eşlik ettiği yeni başlangıçlı dirençli hipertansiyon saptandı.
Page böbreği, travma sonrası subkapsüler hematomun böbrek parankimine dıştan bası yaparak iskemiye yol açtığı klasik bir ikincil hipertansiyon nedenidir.
2
Renal parankimal basının hormonal etkisini değerlendir
Bası nedeniyle jukstaglomerüler hücrelerin perfüzyonu azalır ve renin salınımı artar.
Bu durum, deneysel Goldblatt '2-böbrek, 1-klip' modeline benzer şekilde renin-bağımlı bir hipertansiyon oluşturur.
3
Karşı böbreğin fizyolojik yanıtını incele
Sistemik kan basıncı yükseldiğinde normal olan karşı böbrek basınç natriürezi ile sodyum atar.
Bu mekanizma nedeniyle hastada belirgin bir volüm fazlalığı görülmez, hipertansiyon tamamen hormonal (renin) kaynaklıdır.

Anahtar Kavram

Page Böbreği (Page Kidney): Subkapsüler hematomun renal parankimi sıkıştırması sonucu gelişen renin-bağımlı hipertansiyon.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

6464 yaşında kadın hasta, Evre 3b3b Kronik Böbrek Hastalığı (eGFR:38eGFR: 38 mL/dak/1.731.73 m 2^2) ve hipertansiyon tanılarıyla poliklinikte takip edilmektedir. Hasta 2020 mg/gün lisinopril ve 55 mg/gün amlodipin kullanmaktadır. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 146/92146/92 mmHg, nabız 7676/dakika saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Potasyum5.45.4 mEq/L3.55.13.5 - 5.1 mEq/L
Serum Kreatinin1.81.8 mg/dL0.61.20.6 - 1.2 mg/dL
Albümin/Kreatinin Oranı (ACRACR)120120 mg/g<30< 30 mg/g

Bu hastada kan basıncı hedefine ulaşmak ve serum potasyum düzeyini kontrol altında tutmak için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedaviye düşük doz klortalidon veya furosemid eklemek

Cevap

Tedaviye düşük doz klortalidon veya furosemid gibi bir diüretik eklemek hem kan basıncı kontrolünü sağlar hem de potasyum dengesine yardımcı olur.
Kronik Böbrek Hastalığı olan hastalarda ACE inhibitörleri (lisinopril gibi) progresyonu yavaşlatmak ve albuminüriyi azaltmak için temel tedavidir. Ancak bu ilaçlar potasyum tutulumuna neden olabilir. Hastanın kan basıncı hedefi (<120< 120 mmHg sistolik) karşılanmamışken ve potasyumu hafif yüksekken (5.45.4 mEq/L), tedaviye potasyum atılımını artıran ve tansiyonu düşüren bir diüretik (klortalidon veya furosemid) eklemek en mantıklı ve rehberlere uygun adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve hedeflerini değerlendir
Hasta Evre 3b3b KBH, kan basıncı 146/92146/92 mmHg (hedef <120< 120 mmHg) ve potasyum 5.45.4 mEq/L (hafif yüksek).
Tedavi değişikliğinin gerekliliğini ve riskleri belirlemek için temel verileri analiz etmek gerekir.
2
ACE inhibitörü kullanımını ve potasyum etkileşimini analiz et
ACE inhibitörü (lisinopril) proteinüri ve renal progresyon için kritiktir ancak hiperkalemiye eğilim yaratır.
Mevcut ilaçların yan etkileri ile hastanın laboratuvar bulguları arasındaki ilişkiyi kurmak önemlidir.
3
Hem tansiyonu düşüren hem de potasyumu dengeleyen ajanı seç
Tiyazid benzeri (klortalidon) veya kıvrım (furosemid) diüretikleri her iki amaca da hizmet eder.
KDIGO rehberlerine göre diüretik eklenmesi, ACEi/ARB kullanan KBH hastalarında hiperkalemiyi yönetmek için önerilen bir stratejidir.

Anahtar Kavram

KBH hastalarında ACE inhibitörü/ARB kullanımı sırasında gelişen hafif hiperkalemi ve dirençli hipertansiyon yönetiminde diüretiklerin (tiyazid veya kıvrım diüretikleri) rolü.
Soru 59Soru

Üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle reçete edilen siprofloksasin kullanımının birinci haftasında halsizlik, yaygın vücut döküntüsü ve 38.3C38.3^\circ C ateş şikayetleri gelişen 5555 yaşındaki bir erkek hastanın laboratuvar tetkiklerinde plazma kreatinin düzeyinin 2.9mg/dL2.9 mg/dL (bazal: 1.0mg/dL1.0 mg/dL) olduğu görülüyor. Tam idrar tetkikinde lökosit silendirleri saptanıyor ancak idrar kültüründe üreme olmuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

Akut interstisyel nefrit
Doğru yanıt olan durum, yeni bir ilaç (siprofloksasin) başlanmasını takiben gelişen ateş, döküntü ve akut böbrek yetmezliği tablosudur. İdrar mikroskopisinde lökosit silendirlerinin saptanması, hasarın glomerüllerden ziyade tübülointerstisyel alanda olduğunu gösterir. Kültürün negatif olması (steril piyüri) ise tablonun enfeksiyöz değil, immünolojik bir süreç olan akut interstisyel nefrit olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Siprofloksasin (ilaç) kullanımı sonrası 7. günde ateş ve döküntü gelişimi saptandı.
İlaçlara bağlı akut interstisyel nefrit (AİN) genellikle maruziyetten 1-2 hafta sonra hipersensitivite bulguları ile ortaya çıkar.
2
Böbrek fonksiyonlarının analizi
Kreatinin düzeyinde bazale göre yaklaşık 3 kat artış (Akut Böbrek Hasarı) saptandı.
AİN, böbrek interstisyumunda gelişen inflamasyon ve ödem nedeniyle ani fonksiyon kaybına yol açar.
3
İdrar sedimentinin yorumlanması
Lökosit silendirleri ve steril piyüri (kültür negatifliği) izlendi.
Lökosit silendirleri tübülointerstisyel inflamasyonun en spesifik göstergelerinden biridir; steril piyüri ise enfeksiyon dışı inflamasyonu destekler.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı Akut İnterstisyel Nefrit (AİN) tanısı

Alternatif Yöntem

Ateş, döküntü ve eozinofili (veya eozinofilüri) triadı vakaların sadece %10-15'inde tam olarak bulunur; ancak bu bulgulardan birkaçının ilaç öyküsüyle birlikteliği doğrudan AİN'i düşündürmelidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 60Soru

6464 yaşında erkek hasta, 88 yıldır diabetes mellitus ve hipertansiyon tanılarıyla izlenmektedir. Son yapılan tetkiklerinde eGFR:14eGFR: 14 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2 (66 ay önce 1616 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) saptanmıştır. Hasta son birkaç gündür iştahsızlık, bulantı ve derin nefes alırken şiddetlenen, öne eğilmekle hafifleyen göğüs ağrısı şikayetiyle başvurmuştur. Fizik muayenede mezokardiyak odakta sistolo-diyastolik frotman duyulmaktadır. Kan basıncı 135/85135/85 mmHg saptanmış olup akciğer bazallerinde hafif ralleri mevcuttur.

Bu hasta için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil hemodiyaliz programına alınması

Cevap

Hastanın acil hemodiyaliz programına alınması en uygun yaklaşımdır.
Evre 55 kronik böbrek hastalığı olan bir hastada perikardiyal frotman duyulması 'üremik perikardit' tanısını koydurur. Üremik perikardit, böbrek yerine koyma tedavisine (diyaliz) başlanması için kesin ve acil bir endikasyondur. Bu tablo, üremik toksinlerin perikard yapraklarını irrite etmesi sonucu oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın böbrek fonksiyon evresini değerlendir
eGFR<15eGFR < 15 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2 olduğu için hasta Evre 55 (son dönem) böbrek yetmezliği tablosundadır.
Yönetim planı hastanın mevcut böbrek rezervine göre belirlenir.
2
Klinik semptom ve fizik muayene bulgularını yorumla
Göğüs ağrısı, öne eğilmekle rahatlama ve duyulan frotman 'üremik perikardit' ile uyumludur.
Üremiye bağlı seröz zarların inflamasyonu bu tabloya yol açar.
3
Diyaliz endikasyonlarını gözden geçir
Üremik perikardit, diyalize başlanması için 'kesin' (mutlak) bir endikasyondur.
Tedavi edilmeyen üremik perikardit tamponad veya ciddi kardiyak komplikasyonlara ilerleyebilir.

Anahtar Kavram

Kronik böbrek hastalığında üremik perikardit ve acil diyaliz endikasyonları
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 29Sonraki
Nefroloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin