Romatoloji

547 soru

Soru 161Soru

5252 yaşında erkek hasta; 22 aydır süregelen halsizlik, 66 kg kilo kaybı ve her iki bacakta ağrılı cilt döküntüleri şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bacaklarda livedo reticularis, sağ testis hassasiyeti ve sağ el bileğinde ekstansiyon zaafiyeti (düşük el) saptanıyor. Kan basıncı 175/105175/105 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde; sedimentasyon 9292 mm/saat, CRP 115115 mg/L, HBsAg(+)HBsAg(+), antiHCV()anti-HCV(-), PANCAP-ANCA ve CANCAC-ANCA negatif bulunuyor. İdrar mikroskopisinde eritrosit silindiri saptanmıyor ve kreatinin düzeyi 1.11.1 mg/dL (normal) olarak ölçülüyor. Akciğer grafisinde patolojik bulgu saptanmıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliarteritis nodosa

Cevap

Poliarteritis nodosa
Doğru seçenek olan vaskülit tipi, orta çaplı damarların nekrotizan tutulumu ile karakterizedir. Vakada sunulan livedo reticularis, mononöritis mültipleks ve testis ağrısı gibi bulgular bu damar çapı tutulumuna özgüdür. Özellikle idrar sedimentinin temiz olması (glomerülonefrit yokluğu) ve akciğerlerin korunmuş olması, bu hastalığı küçük damar vaskülitlerinden (MPA, GPA) ayıran en temel özelliktir. Ayrıca Hepatit B pozitifliği bu tabloyla klasik olarak ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hasta; sistemik semptomlar (ateş, kilo kaybı), livedo reticularis (cilt), düşük el (mononöritis mültipleks), testis hassasiyeti ve hipertansiyon ile başvurmuştur.
Bu multiorgan tutulumu sistemik bir vasküliti düşündürür.
2
Damar çapını ve organ tutulumunu değerlendir
Hipertansiyon mevcut ancak idrar sedimenti normal (eritrosit silindiri yok), kreatinin normal ve akciğer grafisi temiz.
Glomerülonefrit ve akciğer tutulumunun olmaması, küçük damar vaskülitlerini (MPA, GPA) dışlayıp orta çaplı damar vaskülitlerine (PAN) yönlendirir.
3
Serolojik belirteçleri kontrol et
HBsAg(+)HBsAg(+) ve ANCA negatifliği saptanmıştır.
Hepatit B ile güçlü ilişki ve ANCA negatifliği PAN için tipiktir (MPA ve GPA genellikle ANCA pozitiftir).
4
Chapel Hill 2012 kriterlerine göre tanı koy
Tanı Poliarteritis Nodosa (PAN).
Orta çaplı arterlerin nekrotizan vasküliti olup arteriol, kapiller ve venülleri (küçük damarları) tutmaz; dolayısıyla glomerülonefrit yapmaz.

Anahtar Kavram

Poliarteritis nodosa (PAN), orta çaplı arterleri tutan, akciğerleri ve glomerülleri koruyan, sıklıkla Hepatit B ile ilişkili olan nekrotizan bir vaskülittir.

Daha Fazla Pratik

PAN tanısında altın standart tanı yöntemlerini (biyopsi ve anjiyografi) ve 'mikroanevrizma' görünümünün önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 162Soru

Bel ağrısından ziyade her iki bacakta uyuşma ve yorgunluktan yakınan 7575 yaşındaki erkek hastanın öyküsünden; semptomların yürümekle ve ayakta durmakla tetiklendiği, ancak alışveriş arabasına yaslanarak öne eğilmekle veya oturmakla 121-2 dakika içinde hızla geçtiği öğreniliyor. Fizik muayenede alt ekstremite nabızları normal ve cilt doğal görünümlü saptanıyor. Nörolojik muayenede ise hafif duyu kusuru dışında motor defisit veya refleks kaybı saptanmıyor. Bu hastanın klinik tablosunu açıklayan en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lomber ekstansiyon sırasında daralan spinal kanalda gelişen venöz konjesyon ve sinir kökü iskemisi

Cevap

En olası mekanizma lomber ekstansiyon sırasında spinal kanalın daralmasıyla gelişen venöz konjesyon ve sinir kökü iskemisidir.
Lomber spinal stenozda semptomlar dinamiktir. Hasta ayakta durduğunda veya yürüdüğünde (lomber ekstansiyon), ligamentum flavumun içeri doğru katlanması ve intervertebral diskin arkaya doğru yer değiştirmesiyle spinal kanal hacmi azalır. Bu daralma, cauda equina köklerini çevreleyen venöz pleksuslarda konjesyona ve dolayısıyla mikrovasküler iskemiye neden olur. Öne eğilmek (fleksiyon) ise kanal hacmini artırarak bu iskemi ve konjesyonu hızla rahatlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezentasyonu analiz et
Hastada nörojenik klodikasyon (yürümekle artan, öne eğilmekle azalan bacak ağrısı) mevcuttur.
Semptomların pozisyonel karakteri (alışveriş arabası belirtisi) spinal stenoza özgüdür.
2
Vasküler nedenleri dışla
Nabızların normal olması ve ABI (ayak bileği-kol indeksi) düşüklüğü olmaması vasküler klodikasyonu dışlar.
Vasküler ağrı sadece durmakla geçerken, nörojenik ağrı genellikle omurgayı fleksiyona getirmeyi gerektirir.
3
Dinamik kanal hacmi değişimlerini değerlendir
Lomber ekstansiyon kanal çapını daraltırken, fleksiyon (öne eğilme) çapı artırır.
Ekstansiyonda ligamentum flavumun katlanması ve disk kabarıklığı kanal hacmini kritik seviyenin altına düşürür.
4
Patofizyolojik süreci tanımla
Daralan kanalda venöz drenaj bozulur, venöz hipertansiyon gelişir ve sinir köklerinde iskemi başlar.
Bu durum nörojenik klodikasyonun tipik ağrı ve uyuşma şikayetlerine yol açar.

Anahtar Kavram

Nörojenik Klodikasyo ve Spinal Stenoz Patofizyolojisi

Daha Fazla Pratik

Nörojenik klodikasyonun ayırıcı tanısında kullanılan 'Bisiklet Testi' (Van Gelderen testi) ve 'Treadmill Testi' arasındaki farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

Aşağıdaki tabloda periyodik ateş ile seyreden üç farklı otoinflamatuar hastalığa ait bazı karakteristik özellikler verilmiştir:

ÖzellikHastalık IHastalık IIHastalık III
Atak Süresi131-3 gün141-4 hafta464-6 gün
KalıtımOtozomal resesifOtozomal dominantOtozomal resesif
Tipik Klinik BulguErizipel benzeri eritemPeriorbital ödemServikal lenfadenopati

Bu tabloya göre, periyodik ateş sendromları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalık III tanılı hastalarda ataklar sırasında idrarda mevalonik asit düzeyinde artış saptanabilir.

Cevap

Hastalık III olarak tanımlanan Hiper-IgD Sendromu (veya Mevalonat Kinaz Eksikliği) olan hastalarda, ataklar sırasında idrarda mevalonik asit düzeyleri yükselir.
Hastalık III (Hiper-IgD Sendromu), mevalonat kinaz enzimini kodlayan MVK genindeki mutasyonlar nedeniyle oluşur. Bu tabloda atak süresinin 4-6 gün olması, otozomal resesif geçiş ve servikal lenfadenopati bulgusu bu tanıyı destekler. Bu hastalarda patognomonik olarak ataklar sırasında idrarda mevalonik asit atılımı artmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki hastalıkları tanımla
Hastalık I: FMF (kısa atak, resesif, eritem); Hastalık II: TRAPS (uzun atak, dominant, periorbital ödem); Hastalık III: HIDS/MKD (orta süre, resesif, LAP).
Karakteristik özellikler (süre, kalıtım, klinik) tanı koydurucudur.
2
Hastalık III'ün biyokimyasal özelliğini doğrula
HIDS/MKD'de mevalonat kinaz mutasyonu sonucu ataklar sırasında idrarda mevalonik asit artar.
Tanısal biyokimyasal belirteçlerin bilinmesi ayırıcı tanı için kritiktir.
3
Diğer seçeneklerdeki yanlışları ele
FMF'de ilk seçenek kolşisindir, TRAPS kolşisine yanıt vermez, FMF'de amiloidoz sessiz seyredebilir.
Tedavi protokolleri ve patogenez bilgilerini test etmek.

Anahtar Kavram

Herediter Periyodik Ateş Sendromları Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

FMF'de kolşisin direnci kriterlerini ve amiloidoz şüphesinde tanısal altın standart tetkikleri gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 164Soru

3434 yaşında kadın hasta; sağ bacakta ani gelişen ağrı ve şişlik (derin ven trombozu) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 12.12. gebelik haftasında gerçekleşmiş bir adet abortus öyküsü olduğu öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde aPTT süresi 5858 saniye (Normal: 263626-36 sn) saptanıyor. Normal plazma ile yapılan karıştırma çalışmasında (mixing study) aPTT süresinde düzelme izlenmiyor.

Bu hastada Antifosfolipid Sendromu (APS) tanısını kesinleştirmek ve saptanan inhibitörü karakterize etmek için yapılan laboratuvar testleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lupus antikoagülanı; in vitro ortamda fosfolipide bağımlı pıhtılaşma testlerini uzatan, ancak ortama fazla fosfolipid eklenmesiyle bu uzamanın düzeldiği patolojik bir inhibitördür.

Cevap

Lupus antikoagülanı; in vitro ortamda fosfolipide bağımlı pıhtılaşma testlerini uzatan, ancak ortama fazla fosfolipid eklenmesiyle bu uzamanın düzeldiği patolojik bir inhibitördür.
Lupus antikoagülanı (LA), Antifosfolipid Sendromu'nda tromboz riski ile en güçlü ilişkisi olan laboratuvar parametresidir. Laboratuvar ortamında fosfolipide bağımlı testleri (aPTT, DRVVT) uzatmasına rağmen, hastada kanama eğilimi değil aksine tromboz eğilimi yaratır. LA tanısı koymak için tarama testinin (uzamış aPTT) ardından karıştırma çalışmasıyla düzelmediği gösterilmeli ve son olarak ortama fazla fosfolipid eklenerek pıhtılaşma süresinin kısaldığı ispatlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Tromboz + gebelik kaybı + aPTT uzaması tablosu Antifosfolipid Sendromu (APS) şüphesini doğurur.
APS tanısı için hem klinik (vasküler tromboz veya gebelik morbiditesi) hem de laboratuvar kriterlerinin karşılanması gerekir.
2
Karıştırma çalışması (Mixing study) yorumu
aPTT süresinin normal plazma ile düzelmemesi, ortamda bir 'inhibitör' olduğunu gösterir.
Faktör eksikliklerinde eksik faktör normal plazmadan sağlandığı için süre düzelir; inhibitör varlığında ise süre uzun kalmaya devam eder.
3
Lupus antikoagülanı (LA) doğrulama prensibinin uygulanması
Ortama ekzojen fosfolipid eklendiğinde aPTT süresinin kısalması LA tanısını doğrular.
LA, antikorların test ortamındaki kısıtlı fosfolipidlere bağlanarak pıhtılaşmayı in vitro geciktirmesidir; fosfolipid miktarı artırıldığında bu etki nötralize olur.
4
Sınıflama kriterlerinin ve zamanlamanın kontrolü
Tanı için 1212 hafta kuralı ve spesifik antikorların (LA, aCL, aB2GP1) varlığı sorgulanmalıdır.
Kalıcı ve klinik olarak anlamlı antifosfolipid antikorlarını belirlemek için 1212 haftalık ara kriteri zorunludur.

Anahtar Kavram

Lupus Antikoagülanı Tanı Algoritması ve APS Kriterleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 165Soru

3838 yaşında kadın hasta; yaklaşık 33 yıldır soğukta parmaklarda renk değişikliği (Raynaud fenomeni), son 66 aydır ise el parmaklarında yaygın şişlik ("puffy hands"), yutma güçlüğü ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede tırnak yatağında belirgin kapiller genişlemeler (megakapiller), proksimal kaslarda hassasiyet ve yüzün sağ tarafında dokunma duyusunda azalma saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:12.8001:12.800 (benekli), Anti-U1 RNP antikorları yüksek titreli pozitif saptanırken; Anti-Sm, Anti-dsDNA ve Anti-Scl-70 negatif bulunuyor. Serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 12001200 U/L olarak saptanıyor.

Bu hasta ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proksimal kas güçsüzlüğü ve yüksek CK düzeyleri ile giden inflamatuar miyozit komponenti, glukokortikoid tedavisine genellikle dirençlidir.

Cevap

Miyozit komponentinin glukokortikoid tedavisine dirençli olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) bulgularının bir karışımı ile seyreder. Bu hastalıkta 'SLE-benzeri' (artrit, serozit) ve 'PM-benzeri' (miyozit) bulgular glukokortikoid tedavisine genellikle mükemmel yanıt verir. Aksine, 'skleroderma-benzeri' bulgular (Raynaud fenomeni, sklerodaktili, pulmoner arteriyel hipertansiyon) tedaviye dirençli olma eğilimindedir. Bu nedenle miyozitin dirençli olduğu ifadesi tıbben yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Raynaud, puffy hands, miyozit, özofagus dismotilitesi ve trigeminal nöropati bulguları ile yüksek titreli Anti-U1 RNP varlığı saptandı.
Bu bulgular tipik bir Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tablosunu tanımlar.
2
Serolojik kriterleri değerlendir
Anti-U1 RNP pozitif, Anti-Sm ve Anti-Scl-70 negatif.
MCTD tanısı için Anti-U1 RNP şarttır; Anti-Sm pozitifliği SLE'ye, Anti-Scl-70 ise Sistemik Skleroza yönlendirir.
3
Prognoz ve tedavi yanıtını değerlendir
MCTD'nin SLE ve PM benzeri özellikleri steroidlere iyi yanıt verirken, skleroderma benzeri özellikler (PAH, Raynaud) dirençlidir.
Miyozit PM benzeri bir özellik olduğu için steroid yanıtı genellikle iyidir.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) klinik spektrumu ve tedavi yanıtı farklılıkları.

Daha Fazla Pratik

MCTD tanılı bir hastada pulmoner tutulumu taramak için yapılacak PFT bulgularını (izole DLCO düşüklüğü gibi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 166Soru

4848 yaşında kadın hasta, ağız ve göz kuruluğu şikayetleriyle yapılan tetkikler sonucunda primer Sjögren sendromu tanısı alıyor. Hastanın rutin kontrollerinde saptanan laboratuvar bulguları aşağıdadır:

* Serum potasyum (K+K^+): 2.92.9 mEq/LmEq/L
* Serum klor (ClCl^-): 112112 mEq/LmEq/L
* Serum bikarbonat (HCO3HCO_3^-): 1515 mEq/LmEq/L
* İdrar pHpH: 6.56.5
* Anyon açığı: Normal

Bu hastada saptanan elektrolit ve asit-baz bozukluğunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Distal (Tip 1) renal tübüler asidoz

Cevap

Sjögren sendromlu hastada saptanan hipokalemi, normal anyon açıklı metabolik asidoz ve alkali idrar pH'ı (>5.5> 5.5) Distal (Tip 1) renal tübüler asidoz ile uyumludur.
Doğru seçenek olan distal (Tip 1) renal tübüler asidoz, Sjögren sendromunda tübüllerin lenfositik infiltrasyonu sonucu hidrojen salgı kapasitesinin bozulmasıyla karakterizedir. Bu durumda hasta sistemik asidozda olmasına rağmen idrarını asidifiye edemez (pH >5.5> 5.5) ve distalde sodyum-potasyum değişimi arttığı için belirgin hipokalemi gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu değerlendir
Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz (HCO3HCO_3: 1515, Anyon açığı: 142(112+15)=15142 - (112+15) = 15, normal)
RTA tiplerini ayırt etmek için ilk adımdır.
2
İdrar pH'ını kontrol et
İdrar pH: 6.56.5 (Alkali)
Sistemik asidoza rağmen idrarın asidifiye edilememesi (pH >5.5> 5.5) distal tübüler fonksiyon bozukluğunu gösterir.
3
Primer hastalıkla ilişkilendir
Sjögren sendromu ve Distal RTA ilişkisi
Sjögren sendromunda tübülointerstisyel lenfositik infiltrasyon en sık Distal RTA'ya yol açar.

Anahtar Kavram

Sjögren sendromunda ekstraglandüler renal tutulum en sık tübülointerstisyel nefrit ve buna bağlı Distal (Tip 1) RTA şeklinde görülür.

Daha Fazla Pratik

Sjögren sendromunda gelişen kriyoglobulinemiye bağlı böbrek tutulumunun (MPGN) özelliklerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

Psoriyatik artrit (PsA) klinik özellikleri, tanısı ve radyolojik bulguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastaların büyük çoğunluğunda eklem tutulumu, psoriasis deri lezyonları ortaya çıkmadan aylar veya yıllar önce başlar.

Cevap

Psoriyatik artritte eklem tutulumu genellikle deri lezyonlarından sonra başlar.
Psoriyatik artrit olgularının yaklaşık %70'inde deri lezyonları (sedef hastalığı) eklem tutulumundan aylar veya yıllar önce başlar. Olguların sadece %15'inde eklem tutulumu deri bulgularından önce görülür (arthritis sine psoriasis), geri kalan %15'te ise her iki bulgu eş zamanlı ortaya çıkar. Dolayısıyla, hastaların büyük çoğunluğunda eklem tutulumunun deriden önce başladığı ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Deri ve eklem bulgularının zamansal ilişkisini değerlendir.
PsA olgularının %70'inde psoriasis deride başlar, %15'inde eş zamanlıdır, %15'inde ise artrit önce gelir.
Hastalığın tipik seyrini belirlemek için klinik epidemiyoloji bilgisi kullanılır.
2
Daktilit ve DİF eklem özelliklerini kontrol et.
Daktilit (tenosinovit + sinovit) ve DİF tutulumu PsA için ayırt edici özelliklerdir.
Romatoid artritten ayrımda bu bölgelerin tutulumu kritiktir.
3
Tanı kriterlerini (CASPAR) gözden geçir.
RF negatifliği, tırnak bulguları ve daktilit öyküsü kriterlerin parçasıdır.
Sınıflandırma kriterleri tanısal doğruluğu sağlar.

Anahtar Kavram

Psoriyatik Artrit Klinik Seyri ve Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 168Soru

2929 yaşında kadın hasta; halsizlik ve idrarda köpürme şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde ANAANA pozitif (1:1601:160, granüler patern), 2424 saatlik idrarda 1.2gram1.2 gram proteinüri ve serum kompleman C4C4 düzeyinde düşüklük saptanıyor.

**2019 EULAR/ACR kriterleri göz önüne alındığında, bu hastada Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısı koyabilmek için aşağıdakilerden hangisinin eşlik etmesi tek başına yeterlidir?**

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lökopeni (3500/mm33500/mm^3)

Cevap

Lökopeni (3500/mm33500/mm^3) seçeneği, hastanın mevcut puanını tanı eşiği olan 10'a tamamladığı için yeterlidir.
2019 EULAR/ACR kriterlerine göre, lökopeni (<4000/mm3< 4000/mm^3) hematolojik domainde 33 puan değerindedir. Hastanın giriş kriteri olan ANAANA pozitifliği mevcuttur. Mevcut bulgularından proteinüri (44 puan) ve düşük C4C4 (33 puan) ile toplam 77 puanı olan hastaya lökopeni (33 puan) eklendiğinde toplam 1010 puana ulaşılır ve tanı kesinleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et.
ANAANA pozitifliği (1:1601:160).
2019 EULAR/ACR kriterlerine göre SLE tanısı için 1:801:80 ve üzeri ANAANA pozitifliği zorunlu giriş kriteridir.
2
Mevcut klinik ve laboratuvar bulgularını puanla.
Proteinüri (>0.5g/gu¨n> 0.5 g/gün) = 44 puan; Düşük C4C4 = 33 puan.
Renal domain ve İmmünoloji domainindeki en yüksek puanlı bulgular seçilir.
3
Toplam puanı hesapla ve hedeflenen eşiği belirle.
Mevcut: 77 puan. Hedef: 10\geq 10 puan.
Kesin SLE tanısı için en az bir klinik kriter varlığında toplam 1010 puan gereklidir.
4
Seçeneklerdeki ek bulguların puan katkısını değerlendir.
Lökopeni (+3+3), Oral ülser (+2+2), Lenfopeni (00), Artralji (00).
Sadece lökopeni eklenmesiyle (7+3=107+3=10) tanı eşiğine ulaşılmaktadır.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflama Kriterleri Puanlama Sistemi
Soru 169Soru

2019 EULAR/ACR2019\ EULAR/ACR Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sınıflandırma kriterleri temel alındığında, aşağıdaki klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastalardan hangisi 'SLE' olarak sınıflandırılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ANA 1:160ANA\ 1:160, en az iki eklemde şişlik ve sabah tutukluğu ile giden artrit, lökopeni (3200/mm33200/mm^3), ateş (38.5 C38.5\ ^\circ C)

Cevap

İki eklemde şişlik ve sabah tutukluğu ile giden artrit, lökopeni ve ateş bulguları olan hasta
Doğru seçenek olan hastada üç farklı klinik alandan gelen puanlar (Eklemler: 6, Hematoloji: 3, Konstitüsyonel: 2) toplamda 11 puan yapmaktadır. Bu puan 10 olan eşik değeri geçmekte ve hastada klinik kriterler mevcut olduğu için 2019 EULAR/ACR2019\ EULAR/ACR kriterlerine göre SLE tanısı konulabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş kriterini kontrol et
Tüm seçeneklerde ANA ≥ 1:80 (1:160) olduğu için giriş kriteri sağlanmıştır.
2019 kriterlerine göre ANA pozitifliği olmayan hasta SLE olarak sınıflandırılamaz.
2
Klinik kriter şartını kontrol et
Sadece antikor ve kompleman düşüklüğü olan hastada klinik puan 0'dır.
Sınıflandırma için en az bir adet klinik (immünolojik olmayan) kriter puanı gereklidir.
3
Alan içi en yüksek ağırlık kuralını uygula
Deri, serozit ve hematoloji gibi alanlarda birden fazla bulgu olsa da sadece en yüksek puanlı olanı toplama dahil edilir.
Bir alan (domain) içinde birden fazla kriterin puanı toplanmaz.
4
Toplam puanı hesapla
Artrit (6) + Lökopeni (3) + Ateş (2) = 11 puan.
10 puan ve üzeri alan ve en az bir klinik kriteri olan hasta SLE kabul edilir.

Anahtar Kavram

2019 EULAR/ACR SLE Sınıflandırma Kriterleri Mantığı

Daha Fazla Pratik

2019 kriterlerinde böbrek biyopsisinde Evre III veya IV Lupus Nefriti saptanmasının tek başına 10 puan değerinde olduğunu ve ANA pozitifliği ile birlikte direkt tanı koydurduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 170Soru

4545 yaşında kadın hasta, bir yıldır Raynaud fenomeni ve gövdeye uzanan yaygın cilt sertleşmesi (diffüz kutanöz sistemik skleroz) tanılarıyla izlenmektedir. El eklemlerindeki ağrı ve şişlik nedeniyle iki hafta önce 4040 mg/gu¨nmg/gün dozunda prednizolon tedavisi başlanmıştır. Hasta; ani gelişen şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve idrar çıkışında azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 200/115200/115 mmHgmmHg saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyinin 3,83,8 mg/dLmg/dL (bazal: 0,80,8 mg/dLmg/dL) olduğu, periferik yaymada ise şistositlerin varlığı dikkat çekiyor. Bu hastada gelişen klinik tablo ile en güçlü ilişkili olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-RNA polimeraz III

Cevap

Anti-RNA polimeraz III antikoru, diffüz sistemik skleroz hastalarında skleroderma renal krizi gelişimi ile en güçlü ilişkili otoantikordur.
Bu hastada gelişen ani hipertansiyon, akut böbrek yetmezliği ve mikroanjiopatik hemolitik anemi (şistositler) tablosu skleroderma renal krizidir (SRC). Diffüz kutanöz sistemik skleroz hastalarında, özellikle yüksek doz kortikosteroid kullanımı sonrasında gelişen bu tablo ile Anti-RNA polimeraz III antikorları arasında çok güçlü bir korelasyon vardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini belirle
Hasta diffüz kutanöz sistemik skleroz tanısına sahiptir.
Diffüz tutulum, iç organ komplikasyonları açısından daha yüksek risk taşır.
2
Tetikleyici faktörü ve semptomları analiz et
Yüksek doz kortikosteroid kullanımı sonrası malign hipertansiyon ve akut böbrek hasarı gelişmiştir.
Yüksek doz (>15>15 mg/gu¨nmg/gün) steroid kullanımı, skleroderma renal krizi (SRC) için majör risk faktörüdür.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla
Kreatinin artışı ve periferik yaymadaki şistositler, mikroanjiopatik hemolitik anemiyi (MAHA) işaret eder.
SRC tablosu tipik olarak renal yetmezlik, hipertansif ensefalopati ve MAHA triadı ile prezante olur.
4
Spesifik antikor eşleşmesini yap
Bu tablo ile en ilişkili antikor Anti-RNA polimeraz III'tür.
Anti-RNA polimeraz III pozitifliği, diffüz deri tutulumunun hızı ve renal kriz riski ile doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Skleroderma Renal Krizi (SRC) Tanısı ve Risk Faktörleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 171Soru

74 yaşında erkek hasta, polikliniğe özellikle kavanoz kapaklarını açarken ve kapı anahtarını çevirirken sağ el başparmak kökünde hissettiği şiddetli ağrı nedeniyle başvuruyor. Öyküsünden ağrının elini kullandıkça arttığı, istirahatle azaldığı ve sabahları ellerinde 10-15 dakika süren bir tutukluk olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sağ el 1. karpometakarpal eklemde ve her iki elin distal interfalangeal eklemlerinde kemik sertliğinde şişlikler (nodüller) saptanıyor. Bu hastanın el radyografisinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subkondral skleroz ve osteofitler

Cevap

Subkondral skleroz ve osteofitler
Hastanın yaşı, mekanik ağrı paterni (hareketle artan), kısa sabah tutukluğu ve tutulan eklemler (DİF ve 1. CMC - Rizartroz) tipik El Osteoartriti tablosudur. Osteoartritin en karakteristik radyolojik bulguları; yük binen bölgelerde eklem aralığında asimetrik daralma, subkondral kemikte skleroz (beyazlaşma) ve eklem kenarlarında yeni kemik oluşumları olan osteofitlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptomlarını ve tutulum yerlerini analiz et
Mekanik karakterde ağrı (hareketle artan), kısa süreli sabah tutukluğu (<30 dk), 1. Karpometakarpal (CMC) ve Distal İnterfalangeal (DIF) eklem tutulumu.
Bu patern tipik olarak El Osteoartritini (özellikle rizartroz ve Heberden nodülleri) işaret eder.
2
Tanımlanan hastalığın karakteristik radyolojik bulgularını belirle
Osteoartritin radyolojik triadı: Eklem aralığında daralma, subkondral skleroz (kemik yoğunluğunda artış) ve osteofitlerdir.
Diğer seçenekler inflamatuar artritlere (RA, PsA) veya depo hastalıklarına aittir.

Anahtar Kavram

El osteoartriti; tipik olarak 1. CMC ve DİF eklemleri tutar, mekanik ağrı ile seyreder ve radyografide subkondral skleroz, osteofitler ve asimetrik eklem daralması görülür.

İpuçları

1
Hastanın ağrısı 'mekanik' karakterde (kullandıkça artıyor) ve tutulan eklemler parmak uçları (DİF) ile başparmak köküdür.
2
Bu tablo inflamatuar (Romatoid Artrit gibi) bir süreçten ziyade, dejeneratif (kireçlenme) bir süreci işaret etmektedir.
3
Dejeneratif eklem hastalıklarında (Osteoartrit) kemik yıkımı (erozyon) değil, tamir çabası (skleroz ve osteofit) ön plandadır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 172Soru

66 yaşında erkek çocuk, bebeklik döneminden itibaren tekrarlayan, genellikle 464-6 gün süren yüksek ateş, karın ağrısı, kusma ve ishal atakları ile getirilmiştir. Fizik muayenesinde atak sırasında ağrılı servikal lenfadenopati ve gövdede yaygın makülopapüler döküntü saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde atak döneminde belirgin lökositoz ve CRPCRP yüksekliği izlenmiş, idrar analizinde ise mevalonik asit düzeyinin anlamlı derecede arttığı belirlenmiştir. Bu hastada aşağıdaki genlerin hangisinde mutasyon saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MVKMVK

Cevap

Sorumlu genetik defekt MVKMVK genidir.
Hastada saptanan 464-6 günlük ateş atakları, gastrointestinal sistem bulguları (kusma, ishal), servikal lenfadenopati ve özellikle idrarda mevalonik asit artışı, Mevalonat Kinaz Eksikliği (eskiden Hiper-IgD Sendromu olarak bilinirdi) tanısını koydurur. Bu hastalık MVKMVK genindeki mutasyonlar sonucu gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve atak süresinin değerlendirilmesi
Atakların 464-6 gün sürmesi ve eşlik eden ishal, kusma ve servikal lenfadenopati bulguları saptanmıştır.
Otoinflamatuar hastalıkların ayırıcı tanısında atak süresi ve eşlik eden organ tutulumları birincil öneme sahiptir.
2
Biyokimyasal belirtecin yorumlanması
İdrarda mevalonik asit artışı saptanmıştır.
Mevalonik asidüri, Mevalonat Kinaz Eksikliği (HIDSHIDS) için patognomonik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Hastalık ve gen eşleştirmesinin yapılması
HIDSHIDS tablosu, MVKMVK genindeki mutasyonlar sonucu gelişen bir metabolik/otoinflamatuar bozukluktur.
MVKMVK geni, mevalonat kinaz enzimini kodlar ve eksikliği bu klinik tabloya yol açar.

Anahtar Kavram

Mevalonat Kinaz Eksikliği (HIDSHIDS) Tanısal İpuçları ve Genetik Temeli
Soru 173Soru

2929 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 yıldır devam eden, özellikle sabahları belirgin olan ve hareket etmekle azalan kronik bel ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede modifiye Schober testi 3 cm3\text{ cm} (<5 cm<5\text{ cm}) olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda aort odağında 2/62/6 derecesinde diyastolik üfürüm saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankilozan spondilit

Cevap

Verilen klinik bulgular doğrultusunda en olası tanı Ankilozan Spondilit'tir.
Hastanın kronik inflamatuar karakterdeki bel ağrısı (sabah tutukluğu, hareketle düzelme), genç yaşta olması ve fizik muayenede saptanan Schober kısıtlılığı spondiloartropati grubunu, özellikle aksiyel tutulumun baskın olduğu Ankilozan Spondilit'i (AS) düşündürür. Aort yetmezliği, AS'nin klasik ekstra-artiküler (eklem dışı) bulgularından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Ağrı karakterinin analizi
Hareketle azalan ve sabahları belirginleşen ağrı 'inflamatuar bel ağrısı' olarak tanımlanır.
Mekanik ve inflamatuar ağrıyı ayırt etmek tanının ilk basamağıdır.
2
Fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Schober testindeki kısıtlılık (<5 cm<5\text{ cm} artış), aksiyel iskelet tutulumunu ve spinal mobilite kaybını gösterir.
Spondiloartropati grubunda objektif hareket kısıtlılığının gösterilmesi kritiktir.
3
Ekstra-artiküler bulguların entegrasyonu
Aort odağındaki diyastolik üfürüm 'Aort Yetmezliği'ni işaret eder.
Ankilozan spondilitte aortiti takiben aort yetmezliği ve iletim blokları görülebilir.
4
Sentez ve Tanı
İnflamatuar bel ağrısı + spinal kısıtlılık + kardiyak tutulum = Ankilozan Spondilit.
Klinik verilerin tamamı bu tanıyı desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Ankilozan spondilit, inflamatuar bel ağrısı ve spinal mobilite kısıtlılığı ile karakterize bir hastalıktır; aort yetmezliği ve iletim kusurları en sık görülen kardiyak tutulumlarıdır.

Daha Fazla Pratik

Ankilozan spondilitte görülen diğer ekstra-artiküler bulguları (Uveit, IgA nefropatisi, üst lob fibrozisi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 174Soru

4848 yaşında, diffüz kutanöz sistemik skleroz tanısı ile takip edilen kadın hastaya, deri bulgularının hızla ilerlemesi nedeniyle yüksek doz (4040 mg/gün) prednizolon tedavisi başlanıyor. Tedavinin ikinci haftasında hastada ani gelişen şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı, 190/110190/110 mmHg kan basıncı yüksekliği ve oligüri gelişiyor. Laboratuvar incelemesinde kreatinin düzeyi 0.80.8 mg/dL'den 2.62.6 mg/dL'ye yükselmiş saptanıyor ve periferik yaymada şistositler izleniyor. Bu klinik tablo ile en güçlü ilişkisi olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-RNA polimeraz III

Cevap

Anti-RNA polimeraz III
Anti-RNA polimeraz III antikoru, sistemik sklerozda hızlı ilerleyen deri kalınlaşması ve Skleroderma Renal Krizi (SRK) gelişimi ile çok güçlü bir korelasyona sahiptir. Hastanın kliniği (ağır HT, AKH, şistositler) ve yüksek doz steroid öyküsü bu tabloyu doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Skleroderma Renal Krizi (SRK)
Ani gelişen ağır hipertansiyon, akut böbrek hasarı ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler) varlığı SRK'yı gösterir.
2
Tetikleyici faktörü belirleme
Yüksek doz kortikosteroid kullanımı
Sistemik skleroz hastalarında >15>15 mg/gün dozunda prednizolon kullanımı SRK için en önemli risk faktörlerinden biridir.
3
Otoantikor ilişkisini kurma
Anti-RNA polimeraz III pozitifliği
Bu antikor hem hızlı ilerleyen cilt tutulumu hem de SRK gelişimi için yüksek prediktif değere sahiptir.

Anahtar Kavram

Skleroderma renal krizi (SRK) klinik prezentasyonu, risk faktörleri (yüksek doz steroid) ve ilişkili spesifik antikor (Anti-RNA polimeraz III) eşleşmesi.

Daha Fazla Pratik

Skleroderma renal krizinde kreatinin yüksekliğine rağmen ilk tercih edilecek tedavi edici ilaç grubunu (ACE inhibitörleri) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 175Soru

3232 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 yıldır devam eden ve istirahatle artıp hareketle azalan bel ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde son 33 yıl içerisinde iki kez tekrarlayan tek taraflı ağrılı göz kızarıklığı ve görme bulanıklığı (anterior üveit) atağı öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde Schober testi kısıtlı (<4< 4 cm) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitifliği ve C-reaktif protein (CRPCRP) yüksekliği saptanıyor. Çekilen sakroiliak grafisinde evre 33 bilateral sakroiliit izleniyor. İki farklı non-steroid anti-enflamatuar (NSAI˙NSAİ) ilacı maksimum dozda en az dörder hafta kullanmasına rağmen şikayetleri gerilemeyen bu hasta için en uygun bir sonraki tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adalimumab

Cevap

Tekrarlayan anterior üveit eşlik eden ankilozan spondilit hastasında NSAİ direnci sonrası en uygun tedavi seçeneği monoklonal TNF antikoru olan Adalimumab'dır.
Doğru seçenek olan Adalimumab, bir monoklonal TNF-alfa antikorudur. Ankilozan spondilitin aksiyel semptomlarını kontrol altına alırken, aynı zamanda hastadaki tekrarlayan anterior üveit ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmada en etkili ajanlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal değerlendirme yapılması
Hastada enflamatuar bel ağrısı, Schober kısıtlılığı, HLA-B27 pozitifliği ve radyolojik sakroiliit mevcut.
Bu bulguların kombinasyonu hastaya kesin Ankilozan Spondilit (AS) tanısı koydurur.
2
Ekstraartiküler tutulumun belirlenmesi
Hastada tekrarlayan anterior üveit atakları öyküsü bulunuyor.
Tedavi seçimi yapılırken aksiyel tutulumun yanı sıra bu durumun da yönetilmesi gerekir.
3
Mevcut tedavi yanıtının sorgulanması
İki farklı NSAİ ilacın uygun süre ve dozda kullanılmasına rağmen yanıt alınamamış.
ASAS/EULAR kılavuzlarına göre NSAİ direnci gelişen aksiyel SpA hastalarında biyolojik tedaviye (TNF inhibitörleri veya IL-17 inhibitörleri) geçiş endikedir.
4
Spesifik biyolojik ajanın seçilmesi
Anterior üveit eşlik ettiği için monoklonal TNF antikorları (Adalimumab veya Infliximab) tercih edilir.
Etanercept ve Sekukinumab üveit profilaksisinde yetersiz kalırken, monoklonal TNF antikorları hem aksiyel hem de üveit tutulumunda yüksek etkinliğe sahiptir.

Anahtar Kavram

Ankilozan spondilit tedavisinde biyolojik ajan seçimi, eşlik eden ekstraartiküler tutulumlara (üveit, İBH, sedef) göre kişiselleştirilmelidir.

Daha Fazla Pratik

TNF inhibitörü kullanan bir hastada tedavi sırasında yeni gelişen sedef döküntülerini (paradoksal psoriyazis) ve yönetimini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 176Soru

2424 yaşında erkek hasta; her iki alt ekstremitede belirgin olan palpabl purpuralar, kolik tarzda karın ağrısı ve ayak bileklerinde ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde trombosit sayısı normal, idrar analizinde ise mikroskobik hematüri saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IgA vasküliti (Henoch-Schönlein purpurası)

Cevap

IgA vasküliti (Henoch-Schönlein purpurası)
Hastada saptanan palpabl purpura, karın ağrısı, eklem ağrısı ve hematüri bulguları Henoch-Schönlein purpurasının klasik tetradını oluşturmaktadır. Trombosit sayısının normal olması vaskülitik purpurayı, trombositopenik purpuradan (ITP gibi) ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntünün karakterini ve trombosit sayısını değerlendir
Palpabl purpura ve normal trombosit sayısı vaskülit lehinedir (ITP dışlanır).
Vaskülitik döküntüler inflamasyon nedeniyle ele gelir, trombositopenik döküntüler ise düzdür.
2
Eşlik eden sistemik bulguları analiz et
Deri (purpura), eklem (artralji), GİS (karın ağrısı) ve böbrek (hematüri) tutulumu saptandı.
Bu kombinasyon küçük damar vaskülitlerinde 'immün kompleks' aracılı bir süreci düşündürür.
3
En olası klinik tanıyı belirle
Genç erişkinde saptanan bu tetrad IgA vasküliti (Henoch-Schönlein) tanısına götürür.
Chapel Hill sınıflandırmasına göre küçük damar vaskülitleri içinde bu tabloya en uygun olanıdır.

Anahtar Kavram

IgA vasküliti, küçük damarları tutan, palpabl purpura, artralji, GİS tutulumu ve nefrit ile karakterize immün kompleks vaskülitidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 177Soru

5252 yaşında kadın hasta; halsizlik, son bir haftadır gelişen öksürük ve kanlı balgam çıkarma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 160/95160/95 mmHg, her iki akciğer bazalinde raller ve alt ekstremitelerde palpabl purpurik döküntüler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8.48.4 g/dL, sedimentasyon 105105 mm/saat, kreatinin 3.83.8 mg/dL (bazal değeri: 0.80.8 mg/dL) saptanıyor. İdrar mikroskopisinde her sahada >20>20 dismorfik eritrosit ve eritrosit silendirleri görülüyor. Akciğer grafisinde bilateral yama tarzında alveolar infiltrasyonlar izleniyor. Serolojik incelemede pp-ANCA (anti-MPO) pozitif; cc-ANCA ve anti-GBM negatif bulunuyor. Böbrek biyopsisinde "pauci-immune" nekrotizan kresentik glomerulonefrit izleniyor.

Buna göre, bu hastadaki klinik tabloyu klasik Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısından kesin olarak ayıran (ekarte eden) en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glomerülonefrit ve alveolar kapillerit varlığı

Cevap

Glomerülonefrit ve alveolar kapillerit varlığı
Doğru seçenek olan 'Glomerülonefrit ve alveolar kapillerit varlığı', hastadaki tabloyu Poliarteritis Nodosa'dan (PAN) kesin olarak ayırır. PAN; orta ve küçük çaplı arterlerin nekrotizan vaskülitidir ve Chapel Hill tanımına göre kapillerleri, venülleri ve arteriyolleri tutmaz. Bu nedenle PAN hastalarında glomerülonefrit (eritrosit silendirleri ile karakterize) ve alveolar hemoraji (akciğer tutulumu) beklenmez. Mikroskobik Polianjitis (MPA) ise küçük damarları tutar ve bu iki bulgu MPA için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada pulmoner-renal sendrom (hemoptizi + glomerulonefrit) ve sistemik vaskülit bulguları (purpura, HT) mevcut.
Multiorgan tutulumu gösteren vaskülit tipini belirlemek için klinik ipuçlarını toplamak gerekir.
2
Serolojik ve patolojik verileri değerlendir
pp-ANCA (+) ve pauci-immune nekrotizan kresentik glomerulonefrit bulguları Mikroskobik Polianjitis (MPA) tanısını doğrular.
ANCA ilişkili küçük damar vaskülitlerini diğer sistemik vaskülitlerden ayırmak için seroloji ve biyopsi altın standarttır.
3
PAN ve MPA ayırıcı tanısını yap
PAN orta ve küçük arterleri tutar, kapiller yatağı (glomerül ve alveolar kapillerler) tutmaz.
Chapel Hill 2012 sınıflandırmasına göre damar çapı tutulumu en temel ayırıcı özelliktir.

Anahtar Kavram

Vaskülitlerin damar çapına göre sınıflandırılması ve PAN-MPA ayırımı

İpuçları

1
İdrar mikroskopisindeki eritrosit silendirleri hangi anatomik yapının tutulduğunu gösterir?
2
PAN ve MPA arasındaki en temel fark, inflamasyonun kapiller yatağa (glomerül ve akciğer) ulaşıp ulaşmadığıdır.

Daha Fazla Pratik

PAN hastalarında görülen böbrek tutulumunun radyolojik (anjiyografi) bulgularını ve neden glomerülonefrit yapmadığını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 178Soru

32 yaşında kadın hasta; soğukta ellerde beyazlaşma ve morarma (Raynaud fenomeni), parmaklarda difüz şişlik ve yaygın eklem ağrıları şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede sklerodaktili saptanmıyor ancak el parmaklarında "sosis parmak" görünümü ve proksimal kas güçsüzlüğü tespit ediliyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:1280 benekli patern pozitif, Anti-U1 RNP yüksek titrede pozitif saptanırken; Anti-dsDNA, Anti-Sm ve Anti-Scl-70 negatif bulunuyor. Mikst Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konulan bu hastada, aşağıdaki klinik tablolardan hangisinin görülme olasılığı diğerlerine göre en düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Skleroderma renal krizi

Cevap

Skleroderma renal krizi
Doğru cevap, skleroderma renal krizidir. Mikst Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD); SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir örtüşme sendromudur. Ancak, MCTD hastalarında Sistemik Skleroz'un karakteristik bir komplikasyonu olan 'Skleroderma Renal Krizi' gelişimi son derece nadirdir (<%1-2). MCTD'de böbrek tutulumu genellikle immün kompleks glomerülonefriti (membranöz nefropati) şeklindedir ve renal kriz tablosu beklenmez. Bu özellik, MCTD'yi Sistemik Skleroz'dan ayıran önemli bir klinik ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Raynaud fenomeni, sosis parmak, miyozit bulguları ve yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği (diğer spesifik antikorlar negatif) Mikst Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısını koydurur.
MCTD tanısı için klinik özelliklerin (SLE, SSc, PM benzeri) ve serolojik belirtecin (Anti-U1 RNP) bir arada olması gerekir.
2
MCTD'nin klinik spektrumunu ve beklenen komplikasyonlarını değerlendir.
MCTD; Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) özelliklerini taşır.
Bu hastalıkların örtüşmesi nedeniyle birçok organ tutulumu görülür.
3
Seçeneklerdeki komplikasyonların MCTD'de görülme sıklığını karşılaştır.
Trigeminal nevralji, pulmoner hipertansiyon, özofagus dismotilitesi ve miyozit sık görülürken; skleroderma renal krizi çok nadirdir.
MCTD hastalarında böbrek tutulumu (genellikle membranöz glomerülonefrit) görülebilir ancak skleroderma renal krizi tipik SSc'ye özgü olup MCTD'de beklenmez.

Anahtar Kavram

MCTD Klinik Özellikleri ve Negatif Bulgular
Soru 179Soru

5858 yaşında kadın hasta, sağ el başparmak kökünde yaklaşık 11 yıldır devam eden ve özellikle kavanoz kapağı açma, anahtar çevirme gibi günlük aktivitelerle şiddetlenen ağrı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede birinci karpometakarpal eklem üzerinde hassasiyet saptanıyor ve hastanın başparmağına eksenel yük bindirilerek yapılan rotasyonel manevrası (Grind testi) ağrılı olarak değerlendiriliyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rizartroz

Cevap

Klinik öykü ve Grind testi pozitifliği ile en olası tanı Rizartroz (birinci karpometakarpal eklem osteoartriti) olarak belirlenir.
Rizartroz tanısı, hastanın yaş grubuyla uyumlu olup, başparmak kökünde (1. CMC eklem) kullanım ile artan ağrı ve muayenede eklem yüzeylerindeki harabiyeti gösteren Grind testinin pozitif olmasıyla doğrulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Ağrının lokalizasyonunu belirle
Ağrı başparmak kökünde (birinci karpometakarpal eklem) lokalize.
Bu bölge osteoartritin eldeki en tipik tutulum yerlerinden biridir.
2
Ağrının karakterini analiz et
Kavanoz açma gibi zorlayıcı mekanik hareketlerle artan ağrı mevcut.
Mekanik ağrı, enflamatuar süreçlerden ziyade dejeneratif süreçleri (osteoartrit) destekler.
3
Fizik muayene bulgusunu (Grind testi) yorumla
Grind testi pozitifliği, eklem yüzeylerindeki kıkırdak kaybı ve krepitasyonu gösterir.
Grind testi rizartroz tanısı için spesifik bir fizik muayene manevrasıdır.

Anahtar Kavram

Birinci karpometakarpal (CMC) eklem osteoartriti (Rizartroz), el osteoartritinin en sık görülen ve fonksiyonel kısıtlılığa yol açan formlarından biridir; tanısı tipik olarak mekanik ağrı ve Grind testi pozitifliği ile konur.

Daha Fazla Pratik

Erozif osteoartritin radyolojik bulgularını (martı kanadı görünümü) ve nodüler osteoartrit (Heberden-Bouchard nodülleri) dağılımını gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanıda ağrının tam yerini belirlemek için hastadan ağrılı bölgeyi göstermesi istenir; başparmak kökündeki 'omuz belirtisi' (eklemdeki subluksasyona bağlı çıkıntı) rizartroz için görsel bir ipucudur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 180Soru

Osteoartrit (OA), eklem kıkırdağının dejenerasyonu ve yeni kemik oluşumu ile karakterize, inflamatuar olmayan kronik bir eklem hastalığıdır. Klinik ve radyolojik değerlendirme tanıda temel rol oynar. Buna göre, osteoartrit tanısı düşünülen bir hastanın etkilenen eklem radyografisinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periartiküler osteoporoz

Cevap

Periartiküler osteoporoz osteoartrit radyografisinde beklenen bir bulgu değildir.
Periartiküler osteoporoz, romatoid artrit gibi inflamatuar artritlerin erken dönem bulgusudur. Osteoartrit ise non-inflamatuar, dejeneratif bir hastalıktır ve radyografisinde kemik yoğunluğunda artışı ifade eden subkondral skleroz görülür. Osteoartritin tipik radyolojik bulguları 'LOSS' akronimi ile hatırlanabilir: L (Loss of joint space - Eklem mesafesi kaybı), O (Osteophytes - Osteofitler), S (Subchondral Sclerosis - Subkondral skleroz), S (Subchondral Cysts - Subkondral kistler).

Adım Adım Çözüm

1
Osteoartritin temel patofizyolojisini hatırla.
Osteoartrit dejeneratif bir süreçtir ve mekanik yüklenme ile kemik yoğunluğunda artış (skleroz) ve osteofit oluşumu ile seyreder.
Tanısal radyolojik bulguları ayırt etmek için hastalığın doğasını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki radyolojik bulguları hastalıklarla eşleştir.
Eklem daralması, skleroz, osteofit ve subkondral kistler osteoartritin dört temel bulgusudur; periartiküler osteoporoz ise inflamatuar süreçleri (Romatoid Artrit gibi) gösterir.
Ayırıcı tanı yapmak için karakteristik bulguları karşılaştırmak esastır.

Anahtar Kavram

Osteoartrit Radyolojik Bulguları

İpuçları

1
İnflamatuar ve dejeneratif eklem hastalıkları arasındaki farkı düşünün.
2
Osteoartrit kemik yapan (skleroz), Romatoid Artrit ise kemik yıkan (erozyon, osteoporoz) bir süreçtir.

Daha Fazla Pratik

Osteoartritin fizik muayene bulguları olan Heberden ve Bouchard nodüllerinin hangi eklemlerde görüldüğünü tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 9 / 28Sonraki
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 9 | Examkin