Alkoller

24 soru

Soru 1Soru

Acil servise konfüzyon, bulantı ve oligüri şikayetleriyle getirilen 3232 yaşında bir hastanın idrar tetkikinde zarf şeklinde kalsiyum oksalat kristalleri saptanmıştır. Etilen glikol zehirlenmesi tanısıyla fomepizol tedavisine başlanan hastada, metabolizmayı toksik olmayan yollara kaydırmak amacıyla kofaktör desteği planlanmaktadır. Bu klinik tabloda, gliyoksilatın daha az toksik olan metabolitlere dönüşümünü sağlamak için kullanılan kofaktörler ve ilgili metabolik yollarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piridoksin (Vitamin B6B_6), gliyoksilatın glisine dönüşümünü katalize eden transaminasyon reaksiyonunda kofaktör olarak görev yapar.

Cevap

Piridoksin (Vitamin B6B_6), gliyoksilatın glisine dönüşümünü katalize eden transaminasyon reaksiyonunda kofaktör olarak görev yaparak toksik oksalat oluşumunu azaltır.
Doğru yanıt olan seçenek, etilen glikol metabolizmasındaki kritik bir yan yolu tanımlar. Gliyoksilatın glisine dönüşümü piridoksin (B6B_6) bağımlı bir transaminasyon işlemidir. Bu tedavi, fomepizolün sağladığı ana blokajın yanı sıra ara ürünlerin toksik olmayan yollara yönlendirilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Toksik ajanı ve klinik bulguları tanımla.
Oligüri ve kalsiyum oksalat kristalleri etilen glikol zehirlenmesini işaret eder.
Etilen glikolün son metabolitlerinden biri olan oksalik asit, kalsiyum ile birleşerek böbreklerde çöker.
2
Metabolik yolağı analiz et.
Etilen glikol \rightarrow Glikolaldehit \rightarrow Glikolik asit \rightarrow Gliyoksilat \rightarrow Oksalat.
Ana toksisite yolu ADH ve ALDH üzerinden oksalat oluşumuna gider.
3
Kofaktörlerin 'şant' (yan yol) rollerini belirle.
Gliyoksilat, Piridoksin (B6B_6) ile Glisine; Tiamin (B1B_1) ile alfa-hidroksi-beta-ketoadipata dönüşür.
Bu yan yollar aktive edilerek toksik oksalat oluşumu minimuma indirilmeye çalışılır.

Anahtar Kavram

Etilen glikol zehirlenmesinde metabolik şant kofaktörleri (B1 ve B6).
Soru 2Soru

Şiddetli karaciğer sirozu nedeniyle takip edilen ve böbrek fonksiyon testleri normal sınırlarda olan 5252 yaşındaki bir hasta, alkol bağımlılığına yönelik yatarak detoksifikasyon programını yeni tamamlamıştır. Hasta, taburculuk sonrası alkol aşermesini (craving) kontrol altında tutmak ve nüksü önlemek için medikal tedavi talep etmektedir.

Mevcut klinik tablosu göz önüne alındığında, bu hasta için tercih edilmesi gereken en uygun idame ilacının etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glutamaterjik NMDA reseptörlerinin antagonizması ve GABAerjik aktivitenin modülasyonu

Cevap

Glutamaterjik NMDA reseptörlerinin antagonizması ve GABAerjik aktivitenin modülasyonu
Doğru seçenek, akamprosatın etki mekanizmasını göstermektedir. Alkol bağımlılığının idame tedavisinde temel olarak akamprosat, naltrekson ve disülfiram kullanılır. Naltrekson (mü-opioid antagonisti) ve disülfiram (aldehit dehidrogenaz inhibitörü) hepatotoksik potansiyelleri nedeniyle şiddetli karaciğer yetmezliğinde kontrendikedir. Akamprosat ise karaciğerde metabolize olmaz, değişmeden böbrekler yoluyla atılır. Böbrek fonksiyonları normal olan sirozlu bu hastada nüksü önlemek için en güvenli ajan akamprosattır. Akamprosat, glutamaterjik NMDA reseptörlerini zayıf olarak antagonize eder ve GABAerjik sistemi modüle ederek etki gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel klinik problemini ve tedavi hedefini belirlemek
Alkol bağımlılığında detoksifikasyon sonrası nüksü önlemek (aşermeyi azaltmak) hedeflenmektedir.
Tedavi endikasyonu kullanılacak ilaç grubunu (idame tedavisi ajanları) belirler.
2
Hastanın komorbiditesine göre kontrendike olan ajanları ekarte etmek
Şiddetli karaciğer sirozu nedeniyle hepatotoksik olan veya karaciğerde metabolize edilen naltrekson ve disülfiram seçenekleri elenir.
Naltrekson doza bağımlı hepatotoksisite yapar; disülfiram ise karaciğer yetmezliğinde kontrendikedir.
3
Böbrek fonksiyonları normal olan bu hasta için en güvenli idame ajanını ve mekanizmasını seçmek
Böbreklerden değişmeden atılan akamprosat seçilir. Akamprosatın mekanizması NMDA antagonizması ve GABAerjik modülasyondur.
Karaciğer yetmezliğinde farmakokinetik profili en güvenli olan ajan akamprosattır.

Anahtar Kavram

Alkol bağımlılığı idame tedavisinde komorbiditeye (karaciğer yetmezliği) göre farmakolojik ajan seçimi

İpuçları

1
Hastanın şiddetli karaciğer sirozu olması, hepatotoksik potansiyeli olan veya tamamen karaciğerde metabolize olan ilaçların kullanımını engeller.
2
Alkol bağımlılığı idame tedavisinde kullanılan temel ilaçlar naltrekson, disülfiram ve akamprosattır. Bunlardan sadece biri doğrudan böbrek yoluyla atılır.
3
Karaciğer yetmezliğinde güvenle kullanılabilen akamprosat, yapısal olarak GABA'ya benzer ve eksitatör NMDA reseptörlerini inhibe ederek aşermeyi azaltır.

Daha Fazla Pratik

Karaciğer yetmezliği olan alkolik hastalarda akut yoksunluk krizinde (deliryum tremens) tercih edilmesi gereken kısa etkili benzodiazepinleri (lorazepam, oksazepam) gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken kontrendikasyonlar üzerinden eleme yapabilirsiniz. Şiddetli karaciğer yetmezliği vurgulandığı için hepatotoksisite riski olan naltrekson (mü-opioid antagonisti) ve disülfiramı (ALDH inhibitörü) doğrudan eleyerek sorunun doğru yanıtına ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Acil servise bulantı, kusma ve konfüzyon şikayetleriyle getirilen 35 yaşındaki bir hastanın yapılan laboratuvar incelemesinde anyon açığı artmış metabolik asidoz saptanmıştır. İdrar tetkikinde 'zarf şeklinde' (oktahedral) kristallerin görülmesi üzerine hastaya etilen glikol zehirlenmesi tanısı konulmuştur. Bu hastada toksik bir metabolit olan oksalat birikimini azaltmak ve metabolizmayı toksik olmayan ürünlere kaydırmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken vitamin çifti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piridoksin ve tiamin

Cevap

Etilen glikol zehirlenmesinde toksik metabolit oksalat oluşumunu azaltmak için piridoksin (B6) ve tiamin (B1) kullanılır.
Etilen glikolün metabolizması sırasında oluşan gliyoksalat ara ürünü, piridoksin (B6 vitamini) varlığında glisine; tiamin (B1 vitamini) varlığında ise alfa-hidroksi-beta-ketoadipat'a dönüşür. Bu iki yolak, gliyoksalatın nefrotoksik olan oksalik asit (oksalat) oluşturmasını engellediği için tedaviye bu vitaminlerin eklenmesi önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendirerek toksik ajanı tanımla.
Zarf şeklinde kristaller ve metabolik asidoz bulguları etilen glikol zehirlenmesine işaret eder.
Zarf şeklindeki kalsiyum oksalat kristalleri etilen glikol intoksikasyonu için karakteristiktir.
2
Etilen glikolün metabolik yolağındaki kofaktör gereksinimlerini belirle.
Gliyoksalatın metabolize edilmesi için piridoksin ve tiamin gereklidir.
Gliyoksalat, piridoksin varlığında glisine; tiamin varlığında ise alfa-hidroksi-beta-ketoadipata dönüşür.
3
Tedavi amacına uygun olan vitamin çiftini seç.
Piridoksin ve tiamin kombinasyonu en uygun seçenektir.
Bu vitaminler toksik olan oksalik asit oluşumunu azaltarak metabolizmayı güvenli yollara kaydırır.

Anahtar Kavram

Etilen glikol metabolizmasında gliyoksalatı toksik olmayan ürünlere şant eden vitamin kofaktörleri (B1 ve B6).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

4848 yaşında bir hasta, ev yapımı alkollü bir içecek tükettikten yaklaşık 1616 saat sonra gelişen şiddetli karın ağrısı, bulantı ve nefes darlığı nedeniyle acil servise getirilmiştir. Hastanın oftalmolojik muayenesinde retinada yaygın ödem ve görme keskinliğinde belirgin azalma saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde anyon açığı artmış metabolik asidoz (pH:7.12pH: 7.12, HCO3:10HCO_3: 10 mEq/L) tespit edilmiştir. Bu hastada gelişen ağır metabolik asidoz ve retinotoksisiteden sorumlu olan temel metabolitin hücresel düzeydeki etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Formik asidin mitokondriyal sitokrom c oksidaz enzimini inhibe ederek hücresel solunumu ve ATP üretimini durdurması

Cevap

Metanol zehirlenmesinde asıl toksisiteden sorumlu olan formik asit, mitokondriyal sitokrom c oksidaz enzimini inhibe ederek hücresel solunumu bozar.
Metanol, vücuda alındıktan sonra alkol dehidrogenaz (ADH) aracılığıyla önce formaldehite, ardından aldehit dehidrogenaz (ALDH) aracılığıyla formik aside (format) oksitlenir. Formik asit, mitokondriyal elektron taşıma zincirindeki sitokrom c oksidaz enzimini (Kompleks IV) inhibe eder. Bu durum, özellikle retinal hücreler gibi enerji ihtiyacı yüksek dokularda ATP üretimini durdurarak 'kar fırtınası' şeklinde tarif edilen görme kaybına ve belirgin anyon açığı olan metabolik asidoza yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Metanolün metabolik yolunu analiz etme
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik asit
Toksisiteyi oluşturan maddenin hangi basamakta üretildiğini belirlemek için gereklidir.
2
Metabolitlerin toksisite mekanizmalarını değerlendirme
Formik asit, elektron taşıma zincirinde sitokrom c oksidazı (kompleks IV) inhibe eder.
Retinal hasar ve metabolik asidozun hücresel temelini anlamak için gereklidir.
3
Klinik bulgularla eşleştirme
Sitokrom c oksidaz inhibisyonu \rightarrow ATP azalması \rightarrow Hücresel hipoksi \rightarrow Retinal ödem ve optik atrofi.
Hastadaki 'kar fırtınası' görme kaybı ve asidozu açıklayan mekanizmayı doğrular.

Anahtar Kavram

Metanol zehirlenmesinde formik asit birikimi, mitokondriyal solunumun terminal basamağını inhibe ederek 'sitotoksik hipoksi' ve ağır metabolik asidoz oluşturur.
Soru 5Soru

Acil servise antifriz (etilen glikol) içtiği şüphesiyle getirilen bir hastada, anyon açığı artmış metabolik asidoz ve idrar incelemesinde kalsiyum oksalat kristalleri saptanmıştır. Bu hastada toksik metabolitlerin oluşumunu engellemek amacıyla kullanılan fomepizolün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol dehidrogenaz inhibisyonu

Cevap

Fomepizol, alkol dehidrogenaz enzimini inhibe ederek etilen glikolün toksik ürünlere dönüşmesini engeller.
Doğru seçenek olan alkol dehidrogenaz inhibisyonu, fomepizolün temel etki mekanizmasıdır. Etilen glikol bu enzim tarafından glikolaldehite dönüştürülür. Fomepizol bu basamağı bloke ederek glikolik asit ve oksalik asit gibi nefrotoksik metabolitlerin oluşmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kliniğini analiz et
Antifriz (etilen glikol) alımı sonrası gelişen asidoz ve oksalat kristalleri saptandı.
Etilen glikol metabolizması sonucu oluşan oksalik asit, kalsiyum ile birleşerek böbreklerde kalsiyum oksalat kristallerine ve tübüler hasara yol açar.
2
Tedavi stratejisini belirle
Metabolizmanın ilk basamağını durdurmak gerekir.
Zehirlenmenin asıl sebebi etilen glikolün kendisi değil, alkol dehidrogenaz (ADH) tarafından dönüştürüldüğü metabolitlerdir.
3
Fomepizolün mekanizmasını hatırla
Alkol dehidrogenaz inhibisyonu.
Fomepizol, ADH enzimine etanolden ve etilen glikolden daha yüksek afiniteyle bağlanarak toksik dönüşümü durdurur.

Anahtar Kavram

Etilen glikol ve metanol zehirlenmelerinde spesifik antidot olan fomepizol, alkol dehidrogenaz (ADH) enzimini inhibe ederek etki gösterir.

Daha Fazla Pratik

Metanol zehirlenmesinde görme kaybına neden olan 'formik asit' oluşumunu engellemek için hangi kofaktörün (folat/lökovorin) destekleyici tedavide kullanıldığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 6Soru

Alkol bağımlılığı tedavisi amacıyla kullanılan bir ilaç, karaciğerde asetaldehitin asetata dönüşümünü engelleyerek kanda asetaldehit düzeyinin yükselmesine ve buna bağlı olarak şiddetli flushing (kızarma), taşikardi, bulantı ve baş ağrısı gibi semptomların ortaya çıkmasına neden olur. Bu klinik tabloya (disülfiram-benzeri reaksiyon) yol açan ilacın irreversibl olarak inhibe ettiği temel enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aldehit dehidrogenaz

Cevap

Disülfiram-benzeri reaksiyondan sorumlu olan, asetaldehitin oksidasyonunu engelleyen aldehit dehidrogenaz enzimidir.
Doğru yanıt olan aldehit dehidrogenaz, etanol metabolizmasının ikinci basamağında asetaldehitin asetata dönüşümünü sağlar. Disülfiram bu enzimi irreversibl olarak inhibe ettiğinde, alkol alındığında oluşan asetaldehit vücuttan uzaklaştırılamaz ve kanda birikerek flushing, taşikardi ve bulantı gibi rahatsız edici semptomlara yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etanol metabolizması basamaklarını hatırla.
Etanol ADH\xrightarrow{ADH} Asetaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Asetat.
Vücutta alkolün ana yıkım yolu bu iki enzim üzerinden gerçekleşir.
2
Disülfiramın etki mekanizmasını belirle.
Disülfiram, aldehit dehidrogenaz (ALDH) enzimini irreversibl olarak inhibe eder.
Bu ilaç, alkol tüketimini caydırmak için metabolik bir engel oluşturur.
3
İnhibisyonun metabolik sonucunu değerlendir.
Kanda asetaldehit düzeyleri normalin 5105-10 katına çıkar.
Asetaldehitin asetata dönüşümü durduğu için sistemde birikir.
4
Klinik belirtilerle eşleştir.
Asetaldehit birikimi; flushing, taşikardi, hipotansiyon ve bulantıya neden olur.
Asetaldehit, damar genişletici ve sempatik sistemi uyarıcı etkileri olan toksik bir metabolittir.

Anahtar Kavram

Disülfiram, ALDH enzimini inhibe ederek asetaldehit birikimine yol açar ve alkol alımını caydırıcı bir reaksiyon oluşturur.

İpuçları

1
İlaç, alkolün ikinci yıkım basamağını engelleyerek zehirli bir ara ürünün birikmesine neden olur.
2
Biriken madde asetaldehittir. Bu maddenin yıkımından sorumlu enzimi düşünün.
3
Fomepizol ADH'yi inhibe ederken, alkol bağımlılığında kullanılan bu ilaç ALDH'yi hedef alır.

Daha Fazla Pratik

Metronidazol ve bazı sefalosporinlerin neden olduğu 'disülfiram-benzeri' etkileri gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 7Soru

Acil servise görme bulanıklığı ve konfüzyon ile getirilen, kaçak alkol tüketimi öyküsü olan bir hastada, toksik metabolitlerin oluşumunu engellemek amacıyla fomepizol tedavisi uygulanmasına karar verilmiştir. Bu ilaç ve metanol metabolizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aldehit dehidrogenaz enzimini de inhibe ederek vücutta asetaldehit birikimini artırıcı etki gösterir.

Cevap

Aldehit dehidrogenaz enzimini de inhibe ederek asetaldehit birikimini artırıcı etki gösterir ifadesi yanlıştır.
Fomepizol, alkol dehidrogenaz (ADH) enziminin güçlü bir inhibitörüdür. Aldehit dehidrogenaz (ALDH) enzimi üzerinde inhibitör etkisi yoktur. Seçenekte belirtilen ALDH inhibisyonu ve asetaldehit birikimi, alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan disülfiramın etki mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metanol metabolizmasını analiz et.
Metanol -> Formaldehit (ADH ile) -> Formik Asit (ALDH ile).
Toksisiteden sorumlu olan formik asit oluşum basamaklarını belirlemek için gereklidir.
2
Fomepizolün etki mekanizmasını belirle.
Fomepizol, Alkol Dehidrogenaz (ADH) enzimini güçlü bir şekilde inhibe eder.
Antidotun hangi basamağı durdurduğunu anlamak için gereklidir.
3
Etanol ve fomepizol tedavilerini karşılaştır.
Fomepizol; MSS depresyonu yapmaz, hipoglisemiye neden olmaz ve ADH afinitesi çok yüksektir.
Tedavi avantajlarını ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Fomepizol, metanol ve etilen glikol zehirlenmelerinde alkol dehidrogenaz (ADH) enzimini kompetitif olarak inhibe ederek toksik metabolit oluşumunu engelleyen spesifik antidottur.
Soru 8Soru

Acil servise konfüzyon, ataksi ve konuşma bozukluğu ile getirilen 3535 yaşındaki bir erkek hastanın kan etanol düzeyi 180180 mg/dL olarak ölçülmüştür. Takip eden saatlerde yapılan ölçümlerde, hastanın kan alkol düzeyinin her saat yaklaşık 1515 mg/dL gibi sabit bir hızla azaldığı saptanmıştır. Bu hastada gözlenen ve plazma konsantrasyonundan bağımsız olan bu eliminasyon özelliğinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol dehidrogenaz (ADHADH) enziminin düşük plazma konsantrasyonlarında bile doymuş (satu¨resatüre) olması

Cevap

Alkol dehidrogenaz (ADHADH) enziminin düşük plazma konsantrasyonlarında bile doymuş (satu¨resatüre) olması
Doğru seçenek, alkol dehidrogenaz (ADHADH) enziminin doymuş olmasını belirtmektedir. Etanol metabolizmasında kullanılan ADHADH enziminin KmK_m değeri oldukça düşüktür ( 45~4-5 mg/dL). Bu durum, kan düzeyi bu seviyenin üzerinde olan her hastada (sosyal içiciler dahil) enzimin tam kapasite çalışmasına ve daha fazla alkol olsa bile hızı artıramamasına (sıfırıncı derece kinetik) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki eliminasyon hızını analiz edin.
Kan alkol düzeyinin saatte 1515 mg/dL sabit hızla azalması, eliminasyonun ilaç konsantrasyonundan bağımsız olduğunu gösterir.
Birim zamanda sabit miktarda ilacın atılması, sıfırıncı derece (zero-order) kinetiğin temel özelliğidir.
2
Etanol metabolizmasından sorumlu temel enzimi belirleyin.
Etanolün asetaldehite dönüşümünden sorumlu olan ana enzim alkol dehidrogenazdır (ADHADH).
Sıfırıncı derece kinetiğin nedeni, bu enzimin doymuş olmasıdır.
3
Enzimin doygunluk mekanizmasını açıklayın.
ADHADH enziminin KmK_m değeri çok düşüktür (yaklaşık 11 mmol/L).
Bu düşük değer, sosyal içicilik düzeylerinde bile enzimin tamamen doymasına ve kapasitesinin üzerine çıkılamamasına neden olur; bu da hızı sabitler.

Anahtar Kavram

Etanol, alkol dehidrogenaz (ADHADH) enziminin düşük konsantrasyonlarda doyması nedeniyle sıfırıncı derece kinetik ile elimine edilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

Kronik alkol kullanımı olan 4545 yaşında bir erkek hasta, uzun süreli açlık sonrası gelişen terleme, çarpıntı ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Yapılan değerlendirmede kan glukoz düzeyi 4242 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Bu hastada görülen hipogliseminin altında yatan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol metabolizması sırasında artan NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının glukoneogenezi inhibe etmesi

Cevap

Hipogliseminin temel nedeni, etanol metabolizması sırasında artan NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının glukoneogenezi inhibe etmesidir.
Etanolün ADHADH ve ALDHALDH aracılığıyla metabolize edilmesi sırasında ortamdaki NAD+NAD^+ hızla tüketilir ve NADHNADH miktarı artar. Bu yüksek NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranı, glukoneogenezin önemli öncülleri olan piruvat ve oksaloasetatın kullanılabilirliğini azaltarak (piruvatın laktata, oksaloasetatın malata kayması nedeniyle) glikoz sentezini durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Etanol metabolizmasının incelenmesi
Etanol \rightarrow Asetaldehit ve Asetaldehit \rightarrow Asetat dönüşümleri.
Alkol dehidrogenaz (ADHADH) ve aldehit dehidrogenaz (ALDHALDH) enzimleri bu reaksiyonları katalizler.
2
Kofaktör değişiminin belirlenmesi
Her iki basamakta da NAD+NAD^+ kullanılarak NADHNADH üretilir.
Bu durum sitozolde ve mitokondride NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranının dramatik şekilde artmasına yol açar.
3
Glukoneogenez üzerindeki etkinin analizi
Yüksek NADHNADH, piruvatın laktata ve oksaloasetatın malata dönüşümünü zorlar.
Glukoneogenez için gerekli olan piruvat ve oksaloasetatın azalması, özellikle açlık durumunda kan şekerinin üretilememesine neden olur.

Anahtar Kavram

Etanol metabolizması sonucu artan NADH düzeyi, karaciğerde glukoneogenezi inhibe ederek açlık hipoglisemisine yol açar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

3030 yaşındaki bir hasta, intihar amacıyla bir miktar antifriz (etilen glikol) içtikten yaklaşık 1010 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon ve kussmaul solunumu saptanan hastanın laboratuvar incelemesinde belirgin anyon açığı artmış metabolik asidoz, serum kreatinin düzeyinde artış ve hipokalsemi (6.2 mg/dL6.2\text{ mg/dL}) tespit ediliyor. İdrar mikroskopisinde çok sayıda zarf şeklinde kristaller izleniyor.

Bu hastada gelişen böbrek yetmezliği ve hipokalsemiden doğrudan sorumlu olan etilen glikol metaboliti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oksalik asit

Cevap

Etilen glikol zehirlenmesinde kalsiyum ile çökerek kristal oluşturan ve hipokalsemiye neden olan metabolit oksalik asittir.
Oksalik asit, kalsiyum iyonlarına yüksek afinite göstererek kalsiyum oksalat tuzlarını oluşturur. Bu tuzlar böbrek tübüllerinde çökerek 'zarf' (envelope) şeklinde kristallerin görülmesine ve akut tübüler nekroza (akut böbrek yetmezliği) neden olur. Ayrıca serbest kalsiyumun çökmesi sistemik hipokalsemiye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etilen glikol metabolizmasını analiz et.
Etilen glikol \rightarrow Glikolaldehit \rightarrow Glikolik asit \rightarrow Glikoksilik asit \rightarrow Oksalik asit.
Toksisiteden sorumlu olanın ana madde değil, metabolitleri olduğunu anlamak için metabolik yolu bilmek gerekir.
2
Klinik bulgularla metabolitleri eşleştir.
Glikolik asit asidoza, oksalik asit ise kristalüri ve hipokalsemiye yol açar.
Soruda spesifik olarak renal hasar ve kalsiyum düşüklüğü sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Etilen glikolün toksik metabolitleri farklı klinik tablolardan sorumludur; asidoz için glikolik asit, böbrek yetmezliği ve hipokalsemi için oksalik asit kritiktir.
Soru 11Soru

Kaçak içki tüketimi sonrası acil servise başvuran 42 yaşındaki erkek hastada görme bulanıklığı, şiddetli karın ağrısı ve yüksek anyon açıklı metabolik asidoz saptanmıştır. Metanol zehirlenmesi tanısı alan bu hastada, retina hasarından birincil derecede sorumlu olan ve eliminasyonu folat ko-faktörüne bağımlı olan metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Formik asit

Cevap

Metanol zehirlenmesinde oküler toksisite ve asidozdan sorumlu olan, folat bağımlı yolla karbondioksit ve suya yıkılan temel metabolit formik asittir.
Formik asit, metanolün metabolizması sonucu oluşan son üründür ve retina hücrelerinde sitokrom oksidazı inhibe ederek hücresel hipoksiye ve hasara yol açar. Ayrıca metabolik asidozun temel nedenidir. Formik asidin detoksifikasyon yolu folat kofaktörüne bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metanolün biyotransformasyon yolunu belirleme
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik asit
Alkol dehidrogenaz (ADH) ve aldehit dehidrogenaz (ALDH) enzimleri metanolün toksik ürünlere dönüşümünü sağlar.
2
Toksisiteden sorumlu ana maddeyi tanımlama
Formik asit birikimi
Formik asit, mitokondriyal sitokrom oksidazı inhibe ederek retinal hasara ve anyon açıklı metabolik asidoza yol açar.
3
Eliminasyon kofaktörünü belirleme
Folat bağımlı yıkım
İnsanlarda formik asidin karbondioksit (CO2CO_2) ve suya (H2OH_2O) dönüşümü folat (tetrahidrofolat) bağımlı bir reaksiyondur; bu nedenle tedavide folinik asit de kullanılır.

Anahtar Kavram

Metanol toksisitesinde doku hasarı metanolün kendisinden değil, metaboliti olan formik asitten kaynaklanır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru

Ev yapımı içki tükettikten yaklaşık 18 saat sonra görme bulanıklığı, şiddetli karın ağrısı ve bulantı şikayetleriyle acil servise getirilen 48 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde pupillerin ışığa yanıtının zayıf olduğu izleniyor. Laboratuvar incelemesinde belirgin anyon açıklıklı metabolik asidoz saptanan hastada metanol zehirlenmesinden şüpheleniliyor. Bu hastada toksik metabolitlerin oluşumunu engellemek amacıyla tercih edilen fomepizolün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol dehidrogenaz enziminin inhibisyonu

Cevap

Alkol dehidrogenaz enziminin inhibisyonu
Doğru seçenek olan mekanizma, fomepizolün Alkol Dehidrogenaz (ADH) enzimini inhibe ederek metanolün formaldehit ve formik asit gibi toksik ara ürünlere dönüşümünü durdurmasını açıklar. Bu, metanol zehirlenmesindeki temel tedavi stratejisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Görme kaybı ve anyon açıklıklı metabolik asidoz metanol zehirlenmesini işaret eder.
Metanolün metaboliti olan formik asit retinal hasara ve asidoza neden olur.
2
Metabolizma yolunun analizi
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik Asit.
Toksisiteyi önlemek için bu zincirin en başında yer alan ADH enziminin durdurulması gerekir.
3
Antidot mekanizmasının belirlenmesi
Fomepizol, ADH enzimini kompetitif olarak inhibe eder.
Böylece metanol metabolize edilmeden idrarla atılır ve toksik ürünler oluşmaz.

Anahtar Kavram

Metanol ve etilen glikol zehirlenmelerinde toksik metabolit oluşumunu engellemek için Alkol Dehidrogenaz (ADH) enziminin fomepizol ile inhibe edilmesi.
Soru 13Soru

Acil servise, bilinci kapalı halde getirilen 52 yaşındaki erkek hastanın arteryel kan gazı analizinde pH: 6.98, HCO3: 8 mEq/L ve anyon açığı: 34 mEq/L olarak saptanıyor. Hastanın yakınları, hastanın yaklaşık 24 saat önce kolonya benzeri bir sıvıyı yanlışlıkla içtiğini ve bilincini kaybetmeden önce 'etrafı karlı bir dağ manzarası gibi beyaz gördüğünden' yakındığını ifade ediyor. İdrar analizinde kalsiyum oksalat kristalleri görülmüyor. Bu hastada, biriken toksik metabolitin, 10-formiltetrahidrofolat sentetaz enzimi aracılığıyla karbondioksite dönüşümünü hızlandırarak retinotoksisiteyi azaltmak amacıyla tedavi protokolüne eklenmesi gereken ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Folinik asit (Lökovorin)

Cevap

Metabolik asidoz ve görme bozukluğuna neden olan formatın eliminasyonunu hızlandıran Folinik asittir.
Hastadaki klinik bulgular (derin asidoz, 'kar yağışı' şeklinde görme bozukluğu, yüksek anyon açığı) metanol zehirlenmesi ile uyumludur. Metanolün toksik metaboliti olan formik asit (format), karaciğerde 10-formiltetrahidrofolat sentetaz enzimi aracılığıyla CO2 ve suya metabolize edilir. Bu reaksiyon folat bağımlıdır. Tedaviye Folinik asit (Lökovorin) eklenmesi, hücre içi folat havuzunu artırarak formatın toksik olmayan son ürünlere dönüşümünü hızlandırır ve toksisiteyi sınırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Derin metabolik asidoz (pH 6.98), yüksek anyon açığı, tipik görme bozukluğu ('karlı manzara') ve oksalat kristali yokluğu Metanol zehirlenmesini işaret eder.
Etilen glikolde oksalat kristalleri görülür, metanolde ise görme bozuklukları ön plandadır.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Metanol, alkol dehidrogenaz ile formaldehite, o da aldehit dehidrogenaz ile formik asite (format) dönüşür. Toksisiteden format sorumludur.
Format birikimi mitokondriyal sitokrom oksidazı inhibe ederek histotoksik hipoksiye ve retinotoksisiteye neden olur.
3
Eliminasyon yolağına uygun kofaktörü seç
Format, tetrahidrofolat (THF) bağımlı bir yolla CO2 ve suya parçalanır. Folinik asit (Lökovorin), aktif THF sağlayarak bu süreci hızlandırır.
Primatlarda ve insanlarda bu basamak, folat eksikliği durumunda hız kısıtlayıcıdır; dışarıdan folat desteği toksik metabolitin atılımını artırır.

Anahtar Kavram

Metanol toksisitesinde biriken formatın eliminasyonu folat bağımlı bir süreçtir; bu nedenle tedaviye adjuvan olarak folinik asit eklenir.
Soru 14Soru

Kronik alkol bağımlılığı olan 4545 yaşındaki bir erkek hasta, şiddetli bir baş ağrısı nedeniyle standart dozlarda parasetamol kullanmaya başlamıştır. Kısa bir süre sonra hastada akut karaciğer yetmezliği bulguları gelişmiştir. Bu hastada, parasetamolün toksik metaboliti olan NN-asetil-pp-benzokinon imin (NAPQINAPQI) miktarının artmasına ve hepatotoksisiteye zemin hazırlayan temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CYP2E1CYP2E1 enziminin indüklenmesi

Cevap

Kronik alkol kullanımı sonucu indüklenen CYP2E1CYP2E1 enzimi, parasetamolün toksik metabolitine dönüşümünü hızlandırır.
Kronik alkol kullanımı, karaciğerde mikrozomal etanol oksitleme sisteminde (MEOS) yer alan CYP2E1CYP2E1 izoenzimini indükler. Parasetamol normalde büyük oranda faz 22 reaksiyonları (glukuronidasyon ve sülfasyon) ile atılırken, küçük bir kısmı CYP2E1CYP2E1 üzerinden hepatotoksik bir metabolit olan NAPQINAPQI'ye dönüşür. CYP2E1CYP2E1 indüklendiğinde, standart dozlarda bile NAPQINAPQI üretimi artar ve glutatyon depoları bu toksik metaboliti nötralize etmeye yetmeyerek karaciğer nekrozuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etanolün metabolizma yollarını değerlendir.
Etanol normalde ADHADH ile metabolize olurken, kronik kullanımda Mikrozomal Etanol Oksitleme Sistemi (MEOSMEOS) devreye girer.
Yüksek doz ve kronik kullanımda ADHADH yolu doygunluğa ulaşır ve alternatif yollar önem kazanır.
2
MEOSMEOS sistemindeki ana enzimi belirle.
CYP2E1CYP2E1 enzimi kronik alkol tüketimiyle indüklenir.
MEOSMEOS sisteminin temel bileşeni CYP2E1CYP2E1 izoenzimidir.
3
Parasetamol ile etkileşimi kur.
CYP2E1CYP2E1 indüksiyonu, parasetamolün toksik ara ürünü olan NAPQINAPQI oluşumunu artırır.
Parasetamolün bir kısmı CYP2E1CYP2E1 üzerinden toksik metabolitlere dönüşür; enzim indüklendiğinde bu dönüşüm hızlanır.

Anahtar Kavram

Alkol-İlaç Etkileşimi ve Enzim İndüksiyonu
Soru 15Soru

Uzun yıllardır günlük 9090 gramın üzerinde alkol tüketen bir birey, hafif bir viral enfeksiyon sırasında gelişen kas ağrılarını gidermek amacıyla günde 33 gram parasetamol (asetaminofen) kullanmıştır. İki gün sonra bulantı, kusma ve sağ üst kadran ağrısı ile başvuran hastanın yapılan tetkiklerinde transaminaz düzeylerinin (ASTAST, ALTALT) >5000> 5000 U/LU/L olduğu ve karaciğer yetmezliği tablosunun geliştiği saptanmıştır. Bu hastada, normalde güvenli sayılabilecek dozlarda parasetamol kullanımına bağlı olarak gelişen ağır hepatotoksisitenin temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik etanol tüketimi ile indüklenen mikrozomal CYP2E1CYP2E1 enziminin, parasetamolü toksik NAPQINAPQI metabolitine dönüşümünü hızlandırması

Cevap

Kronik etanol tüketimi ile indüklenen mikrozomal CYP2E1CYP2E1 enziminin, parasetamolü toksik NAPQINAPQI metabolitine dönüşümünü hızlandırması
Kronik alkol tüketimi, karaciğerde mikrozomal etanol oksitleme sisteminin (MEOS) önemli bir bileşeni olan CYP2E1CYP2E1 enzimini indükler. Parasetamolün normal şartlarda çok küçük bir kısmı bu enzim aracılığıyla toksik bir metabolit olan NN-asetil-pp-benzokinon imine (NAPQINAPQI) dönüşür. Ancak CYP2E1CYP2E1 indüklendiğinde, parasetamolün bu toksik yolağa giren miktarı belirgin şekilde artar. Kronik alkoliklerde yetersiz beslenme ve alkol metabolizması nedeniyle glutatyon depoları da azaldığından, oluşan fazla NAPQINAPQI nötralize edilemez ve masif hepatosit nekrozuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın alkol kullanım durumunun analiz edilmesi
Kronik alkol kullanımı mikrozomal etanol oksitleme sistemindeki (MEOS) CYP2E1CYP2E1 enzimini indükler.
Alkolün kronik tüketimi, düşük konsantrasyonlarda çalışan ADH yolunun ötesinde mikrozomal sistemlerin aktivitesini artırır.
2
Parasetamol metabolizması ile etkileşimin değerlendirilmesi
Parasetamolün normalde minör bir yolağı olan CYPCYP üzerinden oksidasyonu (NAPQINAPQI oluşumu) hızlanır.
İndüklenen CYP2E1CYP2E1, parasetamolü reaktif ve toksik bir ara ürün olan NN-asetil-pp-benzokinon imin (NAPQINAPQI) formuna daha fazla dönüştürür.
3
Toksisite mekanizmasının belirlenmesi
Artan NAPQINAPQI, glutatyon depolarını tüketerek karaciğer hücrelerinde oksidatif hasar ve masif nekroz yapar.
Kronik alkoliklerde glutatyon depoları zaten düşük olma eğilimindedir; artan toksik yük karşısında koruyucu mekanizmalar yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

Alkol-İlaç Etkileşimi ve Enzim İndüksiyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

4848 yaşındaki kronik alkol bağımlısı bir hasta, son iki gündür yemek yemeden aşırı miktarda alkol tükettikten sonra halsizlik, terleme ve konfüzyon şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Hastanın laboratuvar incelemesinde kan şekeri 45 mg/dL45 \text{ mg/dL} (hipoglisemi) ve kan laktat düzeyi belirgin olarak yüksek saptanmıştır. Bu hastada görülen metabolik tablonun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NADH/NAD+NADH / NAD^+ oranının artmasıyla glukoneogenezin baskılanması

Cevap

Metabolik tablonun temel nedeni, ethanol oksidasyonu sırasında artan NADH / NAD+ oranının glukoneogenezi baskılamasıdır.
Etanolün hem sitozoldeki (alkol dehidrogenaz) hem de mitokondrideki (aldehit dehidrogenaz) oksidasyonu sırasında büyük miktarda NADHNADH oluşur. Artan NADH/NAD+NADH / NAD^+ oranı, pirüvatın laktata dönüşümünü (laktik asidoz) ve oksaloasetatın malata dönüşümünü tetikler. Glukoneogenez için kritik olan bu iki ara ürünün tükenmesi, özellikle açlık durumunda karaciğerin glikoz üretme yeteneğini baskılayarak hipoglisemiye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Etanol metabolizmasını analiz etme
Etanol \rightarrow Asetaldehit (ADH ile) ve Asetaldehit \rightarrow Asetat (ALDH ile) reaksiyonları gerçekleşir.
Her iki adımda da NAD+NAD^+ kullanılarak NADHNADH üretilir.
2
Kofaktör değişiminin etkisini değerlendirme
Hücre içinde NADH/NAD+NADH / NAD^+ oranı şiddetli şekilde yükselir.
Bu oran, hücredeki redoks dengesini ve diğer metabolik yolları doğrudan etkiler.
3
Glukoneogenez üzerindeki etkiyi belirleme
Yüksek NADHNADH, pirüvatın laktata (laktik asidoz) ve oksaloasetatın malata dönüşümünü tercih ettirir.
Glukoneogenezin öncül maddeleri (pirüvat, oksaloasetat) eksildiği için glikoz sentezi durur ve açlık durumunda hipoglisemi gelişir.

Anahtar Kavram

Etanol metabolizması ve NADH / NAD+ oranı

Alternatif Yöntem

Kofaktör dengesi (NADH artışı) üzerinden giden bu süreç, aynı zamanda yağ asidi oksidasyonunu da inhibe ederek kronik kullanımda 'karaciğer yağlanması' (steatoz) tablosunun temelini oluşturur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

Kronik alkol kullanım öyküsü olan ve bir sanayi tesisinde çalışan işçi, kazara maruz kaldığı bir kimyasal madde sonrası şiddetli karaciğer yetmezliği tablosuyla acil servise getirilmiştir. Yapılan incelemelerde, hastanın maruz kaldığı maddenin, kronik alkol kullanımı nedeniyle karaciğerde indüklenen mikrozomal enzimler (CYP2E1CYP2E1) tarafından yüksek oranda reaktif toksik radikallere dönüştürüldüğü saptanmıştır. Bu hastada gözlenen klinik tablonun şiddetlenmesinden sorumlu olan ve CYP2E1CYP2E1 indüksiyonu ile toksisitesi artan kimyasal madde aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon tetraklorür (CCl4CCl_4)

Cevap

Kronik alkol kullanımı ile indüklenen CYP2E1 enziminin etkisiyle toksisitesi artan madde karbon tetraklorürdür (CCl4CCl_4)
Karbon tetraklorür, farmakolojik literatürde kronik alkol kullanımının neden olduğu CYP2E1 indüksiyonu ile toksisitesi dramatik şekilde artan en tipik ksenobiyotik örneğidir. İndüklenen bu enzim CCl4CCl_4'ü, karaciğerde yaygın nekroza ve lipid peroksidasyonuna yol açan triklormetil (CCl3CCl_3 \cdot) serbest radikaline çevirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kronik alkol kullanım öyküsü ile enzim durumu arasındaki ilişkiyi belirle.
Kronik alkol tüketimi, karaciğerde mikrozomal bir enzim olan CYP2E1'i indükler.
Etanol hem bir CYP2E1 substratıdır hem de kronik kullanımda bu enzimin sentezini artırır.
2
Seçeneklerdeki maddelerin CYP2E1 tarafından aktivasyon potansiyelini değerlendir.
Karbon tetraklorür (CCl4CCl_4), CYP2E1 tarafından triklormetil radikaline (CCl3CCl_3 \cdot) dönüştürülür.
Triklormetil radikali membran lipid peroksidasyonuna ve fulminan hepatik nekroza neden olan çok reaktif bir maddedir.
3
Klinik tabloyu doğrula.
İndüklenmiş CYP2E1 aktivitesi, CCl4CCl_4 maruziyetinde normalden çok daha fazla toksik radikal oluşmasına ve ağır karaciğer yetmezliğine yol açar.
Alkolik bireylerin CCl4CCl_4 ve parasetamol gibi maddelerin toksisitesine daha duyarlı olmasının temel nedeni budur.

Anahtar Kavram

Kronik etanol kullanımı CYP2E1 enzimini indükleyerek karbon tetraklorür ve parasetamol gibi maddelerin toksik metabolitlere (radikallere) dönüşümünü artırır.

Daha Fazla Pratik

Aynı mekanizmanın parasetamol toksisitesindeki (NAPQI oluşumu) rolünü ve glutatyon depoları üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

Bir kimya laboratuvarında çalışan 4040 yaşındaki erkek hasta, yanlışlıkla maruz kaldığı metanol (odun alkolü) sonrası gelişen görme bulanıklığı ve derin anyon açıklıklı metabolik asidoz tablosuyla acil servise getirilmiştir. Hastaya standart tedavi protokolü çerçevesinde fomepizol ve sodyum bikarbonat tedavisi başlanmıştır. Bu hastada toksik metabolitlerin eliminasyonunu hızlandırmak amacıyla tedaviye folinik asit (leukovorin) eklenmesinin temel farmakolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Formatın (formik asit) karbondioksit (CO2CO_2) ve suya (H2OH_2O) detoksifikasyonunu sağlayan folata bağımlı yolu hızlandırmak

Cevap

Folinik asit, formatın (formik asit) karbondioksit ve suya detoksifikasyonunu sağlayan folata bağımlı yolu hızlandırarak etki gösterir.
Metanol zehirlenmesinde retina hasarı ve anyon açıklıklı asidozdan sorumlu olan temel toksik metabolit formik asittir. Formik asit, folat bağımlı bir yolak aracılığıyla karbondioksit (CO2CO_2) ve suya (H2OH_2O) dönüştürülerek vücuttan uzaklaştırılır. Folinik asit (veya folik asit) verilmesi, bu basamakta kofaktör görevi görerek toksik formatın detoksifikasyonunu hızlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Metanol metabolizması analizi
Metanol ADH\xrightarrow{ADH} Formaldehit ALDH\xrightarrow{ALDH} Formik asit (Format)
Toksisiteden ve asidozdan sorumlu olan temel bileşenin formik asit olduğunun saptanması gerekir.
2
Format eliminasyon yolağının belirlenmesi
Format + Tetrahidrofolat \rightarrow 10-formil-THF \rightarrow CO2+H2OCO_2 + H_2O
Vücudun formik asidi zararsız bileşenlere dönüştürmek için folat kofaktörlerine ihtiyaç duyduğunun hatırlanması gerekir.
3
Folinik asit (Leukovorin) rolünün eşleştirilmesi
Folinik asit desteği ile folat bağımlı oksidasyonun hızlanması
Dışarıdan verilen folinik asidin bu yoldaki kofaktör havuzunu destekleyerek toksin eliminasyonunu artırdığı sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Metanol zehirlenmesinde folinik asit kullanımı, formatın folat bağımlı yolak üzerinden CO2CO_2 ve H2OH_2O'ya oksidasyonunu hızlandırarak detoksifikasyon sağlar.

Alternatif Yöntem

Metanol zehirlenmesinde birincil tedavi ADH inhibisyonu (Fomepizol/Etanol) olsa da, anyon açığını kapatmak için Sodyum Bikarbonat ve toksin temizliğini hızlandırmak için hemodiyaliz de diğer kritik seçeneklerdir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 19Soru

4848 yaşında erkek hasta, ev yapımı olduğu belirtilen bir içkiyi tükettikten 1212 saat sonra bulantı, kusma ve şiddetli yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde yüksek anyon açıklı metabolik asidoz (pH:7.12pH: 7.12, HCO3:12HCO_3^-: 12 mEq/L) ve artmış osmolal açık saptanıyor. Tam idrar tetkikinin mikroskobik incelemesinde zarf şeklinde kristaller gözleniyor. Bu hastada progresif böbrek yetmezliğini önlemek amacıyla başlanması planlanan fomepizolün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alkol dehidrogenaz enzimini kompetitif olarak inhibe ederek toksik metabolit oluşumunu engellemek

Cevap

Fomepizol, alkol dehidrogenaz enzimini kompetitif olarak inhibe ederek etilen glikolün toksik metabolitlerine (glikolik asit ve oksalik asit) dönüşümünü engeller.
Hastada saptanan zarf şeklinde kalsiyum oksalat kristalleri etilen glikol toksisitesine özgüdür. Fomepizol, bu toksisitede hızı kısıtlayan ilk basamak olan alkol dehidrogenaz (ADH) enzimini kompetitif olarak inhibe ederek, etilen glikolün nefrotoksik olan glikolik asit ve oksalik aside dönüşümünü durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve idrarda zarf şeklinde (kalsiyum oksalat) kristaller etilen glikol zehirlenmesini işaret eder.
Etilen glikolün son metaboliti olan oksalik asit, kalsiyum ile birleşerek böbrek tübüllerinde kristal oluşturur.
2
Metabolik yolak kontrolü
Etilen glikol \rightarrow Alkol Dehidrogenaz (ADH) \rightarrow Glikoaldehit \rightarrow Aldehit Dehidrogenaz (ALDH) \rightarrow Glikolik Asit \rightarrow Oksalik Asit.
Toksisiteden sorumlu olan ana basamak ADH tarafından katalizlenen ilk basamaktır.
3
Farmakolojik müdahale seçimi
Fomepizol, ADH enzimini inhibe eder.
Ana bileşiğin (etilen glikol) toksik olmayan haliyle atılmasını sağlamak için metabolizmanın ilk basamağı durdurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Etilen glikol zehirlenmesinde fomepizol kullanımı ve ADH inhibisyonu

Daha Fazla Pratik

Etanolün fomepizole göre kinetik dezavantajlarını ve tedavi sırasında neden daha sık kan düzeyi takibi gerektirdiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

3838 yaşındaki erkek hasta, kazara bir miktar antifriz (etilen glikol) içtikten yaklaşık 66 saat sonra acil servise başvuruyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde belirgin anyon açığı olan metabolik asidoz (pHpH: 7,127,12, HCO3HCO_3^-: 1010 mEq/LmEq/L) ve idrar sedimentinde zarf şeklinde (kalsiyum oksalat) kristaller saptanıyor. Bu hastada izlenen metabolik asidoz tablosundan birincil olarak sorumlu olan temel metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikolik asit

Cevap

Anyon açığı artmış metabolik asidozun temel sorumlusu glikolik asittir.
Etilen glikol zehirlenmesinde, alkol dehidrogenaz (ADH) ve aldehit dehidrogenaz (ALDH) enzimleri yoluyla çeşitli metabolitler oluşur. Glikolik asit, bu yolakta en yüksek miktarda biriken ve pKa değeri düşük olması nedeniyle asidoz tablosundan birincil olarak sorumlu olan metabolittir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın maruz kaldığı maddeyi ve klinik bulguları değerlendir
Antifriz (etilen glikol) alımı, anyon açığı artmış metabolik asidoz ve kalsiyum oksalat kristalleri.
Etilen glikol zehirlenmesinin tipik laboratuvar ve klinik seyrini doğrulamak için gereklidir.
2
Etilen glikolün metabolik yolağını gözden geçir
Etilen Glikol → Glikolaldehit → Glikolik Asit → Glikoksilik Asit → Oksalik Asit.
Zehirlenmeye neden olan spesifik metabolitleri tanımlamak için enzimlerin etkisini bilmek gerekir.
3
Metabolitlerin patofizyolojik etkilerini ayrıştır
Glikolik asit = Asidoz; Oksalik asit = Kristalüri ve böbrek hasarı.
Hangi klinik bulgudan hangi metabolitin sorumlu olduğunu belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Etilen glikol metabolizmasında biriken glikolik asit metabolik asidozun, oksalik asit ise böbrek yetmezliğinin ana nedenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 2Sonraki
Alkoller Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin